Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

80. Sûre · Mekke · 42 Ayet

عبس

ABESE SÛRESİ

Surat Ekşitti

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ

Yüzünü ekşitti ve arkasını döndü.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَبَسَsurat astı
وَتَوَلَّىٰٓve döndü

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yüzünü buruşturdu ve arkasını döndü.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ

Kendisine o âmâ geldi diye.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنdiye
جَآءَهُona geldi
ٱلْأَعْمَىٰkör

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hidayet bulmaları ümidiyle müşriklerin ileri gelenleriyle meşgul olduğu bir esnada, gözleri görmeyen bir kimse olan Abdullah b. Ümmü Mektum, doğru yola hidayet bulmak için geldi. Bu sebeple Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yüzünü ekşitti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ

Ne bilirsin belki o temizlenecekti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve ne?
يُدْرِيكَbilirsin
لَعَلَّهُۥbelki o
يَزَّكَّىٰٓarınacaktır

-Ey Peygamber!- Ne biliyorsun? Belki de bu âmâ adam günahlarından arınacak.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ

Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt ona fayda verecekti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْyahut
يَذَّكَّرُöğüt dinleyecektir
فَتَنفَعَهُve kendisine yarayacaktır
ٱلذِّكْرَىٰٓöğüt

Veyahut senden duyduğu nasihatlerden öğüt alacak ve onlardan faydalanacaktı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ

Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمَّاama
مَنِkimse ise
ٱسْتَغْنَىٰkendisini muhtaç hissetmeyen

Fakat sahip olduğu servetinden ötürü, senin getirdiklerine iman etmekten kendini müstağni gören kimseye gelince;

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ

Sen, ona yöneliyorsun.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَنتَsen
لَهُۥona
تَصَدَّىٰyöneliyorsun

Sen ona dönüyor ve yöneliyorsun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ

(İstemiyorsa) arınmamasından sen sorumlu değilsin!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاnedir?
عَلَيْكَsana düşen
أَلَّاonun arınmamasından
يَزَّكَّىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

O, Allah’a tövbe ederek günahlarından temizlenmiyorsa sana ne düşer ki?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ

Fakat koşup sana gelen kimse;

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَمَّاfakat
مَنkimse ise
جَآءَكَsana gelen
يَسْعَىٰkoşarak

Fakat koşarak gelen kimse hayır arayarak sana geldi ise;

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَهُوَ يَخْشَىٰ

(Allah'tan) korkuğu halde;

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَهُوَve o
يَخْشَىٰsaygı duyarak

Rabbinden korktuğu halde,

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ

Sen onu bırakıp oyalanıyorsun.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَنتَsen
عَنْهُonunla
تَلَهَّىٰilgilenmiyorsun

Sen; başkasıyla, müşriklerin ileri gelenlerinden biriyle oyalanıyorsun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌۭ

Hayır. Bu ancak bir öğüttür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَلَّآhayır
إِنَّهَاelbette o
تَذْكِرَةٌۭbir hatırlatmadır

Bu iş hiçte öyle değildir. Şüphesiz o, kabul edenler için ancak bir öğüt ve hatırlatmadır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

Artık dileyen kimse ondan öğüt alır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَمَنkimse
شَآءَdileyen
ذَكَرَهُۥonu düşünür öğüt alır

Kim Allah’ı anmak isterse onu ansın ve bu Kur’an’da bulunan nasihatlerden öğüt alsın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

فِى صُحُفٍۢ مُّكَرَّمَةٍۢ

(O) şerefli sahifelerdedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فِىiçindedir
صُحُفٍۢsahifeler
مُّكَرَّمَةٍۢdeğer verilen

Bu Kur’an, meleklerin katında bulunan değerli sayfalardadır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

مَّرْفُوعَةٍۢ مُّطَهَّرَةٍۭ

Yüce ve tertemiz olan.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّرْفُوعَةٍۢ(saygı ile) yükseltilen
مُّطَهَّرَةٍۭtertemiz

Yüce bir mekâna yükseltilmiş, kendisine hiçbir kir ve leke bulaşmamış, tertemizdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

بِأَيْدِى سَفَرَةٍۢ

Kâtiplerin ellerinde.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بِأَيْدِىellerinde
سَفَرَةٍۢyazıcıların

O, elçi meleklerin ellerindedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

كِرَامٍۭ بَرَرَةٍۢ

Değerli ve itaatkâr olan (Meleklerin).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كِرَامٍۭdeğerli
بَرَرَةٍۢiyilik sahibi

Rablerinin katında değerli, pek çok iyi işler yapan ve itaatkâr Melekler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

قُتِلَ ٱلْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ

Kahrolası (inkârcı) insan! Ne nankördür o!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُتِلَkahrolası
ٱلْإِنسَٰنُinsan
مَآne kadar
أَكْفَرَهُۥnankördür

Kâfir olan insana lanet edilmiştir. İnsan Allah'a karşı ne kadar da çok inkârcıdır!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ

Allah, onu hangi şeyden yarattı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مِنْhangi-den?
أَىِّhangi
شَىْءٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَلَقَهُۥonu yarattı

Allah onu hangi şeyden yarattı da yeryüzünde kibirleniyor ve Allah’ı inkâr ediyor?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ

Bir nutfeden yarattı ve belli bir şekle soktu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مِنnutfe (sperm)den
نُّطْفَةٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَلَقَهُۥonu yarattı
فَقَدَّرَهُۥsonra ona biçim verdi

Onu, az bir sudan yarattı ve yaradılışını aşama aşama takdir etti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ

Sonra da ona yolu kolaylaştırdı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
ٱلسَّبِيلَyolu
يَسَّرَهُۥona kolaylaştırdı

Sonra ona, bu aşamaların ardından annesinin karnından çıkışı kolaylaştırdı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ

Sonra da onu öldürüp kabre koydu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
أَمَاتَهُۥonu öldürdü
فَأَقْبَرَهُۥkabre koydurdu

Sonra ona, hayatta belli bir ömrü takdir etmesinin ardından onu öldürdü. Ve ona yeniden diriltileceği zamana kadar içinde kalacağı bir kabir kıldı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ

Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
إِذَاzaman
شَآءَdilediği
أَنشَرَهُۥonu diriltip kaldırdı

Sonra dilediği zaman hesap sormak ve karşılığını vermek üzere onu yeniden diriltecek.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ

Hayır. O (Rabbinin) kendisine emrettiğini yerine getirmedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَلَّاhayır
لَمَّاyerine getirmedi
يَقْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآşeyi
أَمَرَهُۥO'nun kendisine emrettiği

Bu mesele o kâfirin zannettiği gibi değildir. O, Rabbinin üzerine yüklediği hakları yerine getirmediği gibi, Rabbinin ona zorunlu kıldığı farzları da yerine getirmiş değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ

İnsan yiyeceğine bir baksın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلْيَنظُرِo halde baksın
ٱلْإِنسَٰنُinsan
إِلَىٰşu yiyeceğine
طَعَامِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah'a iman etmeyip kâfir olan insan, yediği yemeğin nasıl hazır hale geldiğine bir baksın!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّۭا

Şüphesiz biz suyu/yağmuru döktükçe döktük.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنَّاbiz
صَبَبْنَاdöktük
ٱلْمَآءَsuyu
صَبًّۭاiyice döküşle

Suyun aslı, gökyüzünden kuvvetle ve bolca inen yağmurdan gelir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّۭا

Sonra toprağı iyiden iyiye yardık!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
شَقَقْنَاyardık
ٱلْأَرْضَtoprağı
شَقًّۭاgüzel bir yarışla

Sonra toprağı açtık ki böylece bitkiler için yarılıp, açıldı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّۭا

Ve orada taneler bitirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَنۢبَتْنَاve bitirdik
فِيهَاorada
حَبًّۭاdane

Böylece toprakta buğday, mısır ve diğer tahıllardan yetiştirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

وَعِنَبًۭا وَقَضْبًۭا

Üzümler ve yoncalar,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَعِنَبًۭاve üzüm
وَقَضْبًۭاve yonca

Ve taze üzüm yetiştirdik. Hayvanlarına yem olması için orada yonca yetiştirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

وَزَيْتُونًۭا وَنَخْلًۭا

Zeytinler ve hurmalar,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَزَيْتُونًۭاve zeytin
وَنَخْلًۭاve hurma

Ve orada zeytinler ve hurmalar yetiştirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

وَحَدَآئِقَ غُلْبًۭا

Sık ağaçlı bahçeler,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَحَدَآئِقَve bahçeler
غُلْبًۭاiri ve gür

Orada çok ağaçlı bahçeler yetiştirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

وَفَٰكِهَةًۭ وَأَبًّۭا

Meyveler ve otlaklar,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَفَٰكِهَةًۭve meyva
وَأَبًّۭاve çayır

Ve orada meyveler ve hayvanlarınızın otladığı otlaklar yetiştirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

مَّتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ

Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّتَٰعًۭاgeçim olarak
لَّكُمْsizin için
وَلِأَنْعَٰمِكُمْve hayvanlarınız için

Hem sizin, hem de hayvanlarınızın faydalanması için.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ

Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِذَاzaman
جَآءَتِgeldiği
ٱلصَّآخَّةُkulakları sağır eden o ses

Kulakları sağır eden büyük çığlık geldiği zaman ki o, sura ikinci üfleyiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ

O gün kişi kardeşinden kaçar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَişte o gün
يَفِرُّkaçar
ٱلْمَرْءُkişi
مِنْkardeşinden
أَخِيهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

O gün kişi kardeşinden kaçar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ

Anasından ve babasından,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأُمِّهِۦve anasından
وَأَبِيهِve babası(ndan)

Annesinden ve babasından kaçar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ

Eşinden ve evladından,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَصَٰحِبَتِهِۦve eşi(nden)
وَبَنِيهِve oğulları(ndan)

Karısından ve çocuklarından kaçar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

لِكُلِّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍۢ شَأْنٌۭ يُغْنِيهِ

O gün herkes için kendine yetecek bir işi vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِكُلِّhepsinin vardır
ٱمْرِئٍۢher kişinin
مِّنْهُمْonlardan
يَوْمَئِذٍۢo gün
شَأْنٌۭbir derdi
يُغْنِيهِkendisine yeter

O günün sıkıntısının şiddeti sebebiyle, onlardan her birini başkalarından alıkoyan bir meşguliyeti vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ مُّسْفِرَةٌۭ

O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وُجُوهٌۭyüzler (var ki)
يَوْمَئِذٍۢo gün
مُّسْفِرَةٌۭparıl parıl

O gün iyilerin yüzleri ışık saçar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

ضَاحِكَةٌۭ مُّسْتَبْشِرَةٌۭ

Güleç ve neşelidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ضَاحِكَةٌۭgüleçtir
مُّسْتَبْشِرَةٌۭsevinçlidir

Yüce Allah’ın kendi rahmetinden onlar için hazırladığı şeylerden ötürü mutlu olup, gülecekler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

وَوُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۭ

Öyle yüzler de var ki o gün üzerini toz kaplamıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَوُجُوهٌۭve yüzler (vardır)
يَوْمَئِذٍo gün
عَلَيْهَاüzeri
غَبَرَةٌۭtozlanmış

Ve o gün kötülerin yüzleri toz toprak içindedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ

Onları bir siyahlık bürür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَرْهَقُهَاonları bürümüş
قَتَرَةٌkaranlık

O yüzleri bir karanlık kaplayacak.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ

İşte onlar kâfirler, facirlerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlar
ٱلْكَفَرَةُkafirlerdir
ٱلْفَجَرَةُHak'tan sapanlardır

İşte bu vasıflarla nitelenen o kimseler, küfür ve fücuru bir araya toplamış kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Abese Sûresi, 42 ayetten oluşan Mekke dönemine ait bir sûredir. Adını yüzünü ekşitti ifadesinden alır. Abese ismi belirli bir kelimeden gelir; okuma yalnız o kelimenin geçtiği ayetlerle sınırlandırılmamalıdır. Görme engelli Abdullah b. Ümmü Mektûm’un soru sorması sırasında yaşanan olay üzerinden tebliğde statü ayrımını eleştirir; vahyin herkes için öğüt olduğunu bildirir. Abdullah b. Ümmü Mektûm, vahyin değeri, insanın yaratılışı, nimetler, kıyamet günü yakınlardan kaçış. Abese içindeki kıssa, uyarı ve ahiret sahneleri aynı soruya döner: Bilgi davranışa mı dönüşüyor, çıkar karşısında geri mi çekiliyor? Abese içindeki bu kurgu, erişilebilirlik temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Ayetleri Peygamber’e saygısızlık üretmek için değil, vahyin onun davranışını da eğittiğini ve kırılgan kişinin önceliğini gösterdiğini dikkate alarak okumak gerekir. Abese hakkında modern benzetme yapılırken tarihî bağlam silinmemeli; yorum açık anlamın yerine geçirilmemelidir. Bugüne bakan yönü ise engellilik erişimi, randevu ve hizmet tasarımında görünür statü yerine gerçek ihtiyacı öncelemeyi öğretir. Bu çerçevede Abese, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Erişilebilirlik
  • Tebliğde eşitlik
  • Vahyin öğüdü
  • Nimetler
  • Kıyamet

Ne Zaman Okunur?

Abese için sahih kaynaklarda bütün okuyuculara bağlanan zorunlu bir gün veya tekrar sayısı yoktur. Erişilebilirlik, tebliğde eşitlik ve vahyin öğüdü üzerinde çalışırken sûreyi bölüm bölüm okumak mümkündür. Tilavet, mekanik sonuç beklentisiyle değil, anlam ve davranış muhasebesiyle desteklenmelidir.

Popüler bölümün dışına çıkmak

Abese çoğu zaman erişilebilirlik başlığıyla hatırlansa da vahyin öğüdü ve kıyamet aynı derecede önemlidir. Abese tek bir meşhur ayete kapatılmamalı; tekrar eden kelimeler ve sonuç cümleleri ayrı not edilmelidir. Bu yaklaşım bağlam dışı vaat üretme riskini azaltır.

Güncel örneği ölçü olarak kullanmak

Abese bugüne taşınırken erişilebilirlik konusu modern bir örnekle açıklanabilir; fakat örnek ayetin yerine geçmez. Abese güncele taşınırken kişi veya kurumlar geçmiş topluluklarla birebir özdeşleştirilmemeli; davranış kalıpları ihtiyatla karşılaştırılmalıdır.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Abese Sûresi kaç ayettir ve hangi dönemde inmiştir?

Abese 42 ayettir ve yaygın kabule göre Mekke döneminde inmiştir. Özel ayetlerin nüzul zamanı hakkında ayrıntı gerektiğinde sûre tefsirine bakılmalıdır.

Abese adı ne anlama gelir?

İsim yüzünü ekşitti anlamına gelir. Abese adı ayırt edici bir kelime veya sahneyi gösterir; metnin tamamının tek cümlelik özeti değildir.

Abese Sûresi’nde hangi konular öne çıkar?

Erişilebilirlik, Tebliğde eşitlik, Vahyin öğüdü, Nimetler, Kıyamet başlıkları öne çıkar. Abese içindeki bu konular inanç, davranış ve sonuç ilişkisini farklı açılardan kurar.

Abese Sûresi nasıl çalışılabilir?

Önce erişilebilirlik ile ilgili ayetler, sonra vahyin öğüdü ve kıyamet bölümleri işaretlenebilir. Aynı kelimenin farklı pasajlarda nasıl kullanıldığı karşılaştırılabilir.

Abese için özel bir tekrar sayısı var mı?

Abese hakkında güvenilir kaynakta sabit bir tekrar sayısı yoksa sayı veya kesin sonuç vaadi verilmez. Sûre genel tilavet, hatim ve anlam çalışması içinde okunabilir.

Tüm sorular →

Kaynaklar