90. Sûre · Mekke · 20 Ayet
البلد
BELED SÛRESİ
Şehir
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
Yemin olsun bu şehre!
Ayet sayfası →وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
Sen de bu beldede bulunuyorsun.
Ayet sayfası →وَوَالِدٍۢ وَمَا وَلَدَ
Babaya ve doğan çocuğa yemin olsun.
Ayet sayfası →لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ
Ki şüphesiz, biz insanı (dünyada) bir zorluk içinde yarattık.
Ayet sayfası →أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌۭ
O hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanır?
Ayet sayfası →يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًۭا لُّبَدًا
O der ki: "Ben yığın yığın mal tükettim."
Ayet sayfası →أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
O kimsenin kendisini asla görmediğini mi zanneder?
Ayet sayfası →أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ
Biz, ona iki göz vermedik mi?
Ayet sayfası →وَلِسَانًۭا وَشَفَتَيْنِ
Bir de bir dil ve iki dudak.
Ayet sayfası →وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ
Ona iki de yol gösterdik.
Ayet sayfası →فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ
Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.
Ayet sayfası →وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ
Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?
Ayet sayfası →فَكُّ رَقَبَةٍ
(O) Köle azat etmektir.
Ayet sayfası →أَوْ إِطْعَٰمٌۭ فِى يَوْمٍۢ ذِى مَسْغَبَةٍۢ
Veya açlık gününde doyurmaktır.
Ayet sayfası →يَتِيمًۭا ذَا مَقْرَبَةٍ
Yakınlığı olan bir yetimi.
Ayet sayfası →أَوْ مِسْكِينًۭا ذَا مَتْرَبَةٍۢ
Yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Ayet sayfası →ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ
Sonra iman edip, birbirlerine sabır tavsiye edenlerden ve birbirlerine merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.
Ayet sayfası →أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
İşte bunlar sağdakilerdir.
Ayet sayfası →وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
Ayetlerimize küfredenler ise işte onlar soldakilerdir.
Ayet sayfası →عَلَيْهِمْ نَارٌۭ مُّؤْصَدَةٌۢ
Onlara, üzerlerine kapıları kapatılmış bir ateş vardır.
Ayet sayfası →