Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

44. Sûre · Mekke · 59 Ayet

الدخان

DUHÂN SÛRESİ

Duman

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 2

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

حمٓ

Hâ, Mîm.1

  1. [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
حمٓHâ Mîm

(Hâ, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

Apaçık kitaba andolsun ki.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْكِتَٰبِKitaba andolsun ki
ٱلْمُبِينِapaçık

Yüce Allah, hak yolunun hidayetini açıklayan Kur'an'a yemin etti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ فِى لَيْلَةٍۢ مُّبَٰرَكَةٍ ۚ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّآelbette biz
أَنزَلْنَٰهُonu indirdik
فِىbir gecede
لَيْلَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّبَٰرَكَةٍmübarek
إِنَّاçünkü biz
كُنَّاbiz
مُنذِرِينَuyarıcıyız

Şüphesiz biz Kur'an'ı Kadir gecesinde indirdik ve bu gecede çok hayırlar vardır. Şüphesiz biz bu Kur'an ile korkuturuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

O gecede hikmetli her bir iş tarafımızdan bir emir ile ayrılır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فِيهَاonda (o gecede)
يُفْرَقُayırdedilir
كُلُّher
أَمْرٍemir
حَكِيمٍhikmetli

Bu gece; Yüce Allah tarafından gelecek sene içinde rızık, ecel ve diğer tüm hususlarla ilgili işler hikmetle ayrılır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

أَمْرًۭا مِّنْ عِندِنَآ ۚ إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

Tarafımızdan bir emir olarak. Doğrusu biz, (rasûller) gönderenleriz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْرًۭاemir
مِّنْkatımızdan olan
عِندِنَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّاçünkü biz
كُنَّاbiz
مُرْسِلِينَelçi göndericiyiz

Biz her muhkem olan işi kendi katımızdan ayırırız . Şüphesiz biz, resulleri göndereniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

رَحْمَةًۭ مِّن رَّبِّكَ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Rabbinden bir rahmet olarak. Şüphesiz O; her şeyi işitendir, bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَحْمَةًۭrahmet olarak
مِّنRabbinden
رَّبِّكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّهُۥdoğrusu O
هُوَO
ٱلسَّمِيعُişitendir
ٱلْعَلِيمُbilendir

-Ey Resul!- Biz, resulleri gönderildikleri toplumlara Rabbinden bir rahmet olarak gönderiyoruz. Şüphesiz her noksanlıktan münezzeh olan Allah, kullarının söylemiş oldukları her şeyi işitendir. Yapmış oldukları bütün fiillerini ve niyetlerini bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

Göklerin, yerin ve arasındakilerin Rabbidir. Eğer gerçekten bilenler iseniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَبِّRabbidir
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
وَمَاve bulunanların
بَيْنَهُمَآikisi arasında
إِنeğer
كُنتُمiseniz
مُّوقِنِينَkesin olarak inanıyor

Eğer kesin olarak inanıyorsanız resulüme iman ediniz. İyi bilin ki Allah; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ ۖ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

O’ndan başka (hak) ilah yoktur. Diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz, sizden önceki atalarınızın da Rabbidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَآyoktur
إِلَٰهَtanrı
إِلَّاbaşka
هُوَO'ndan
يُحْىِۦyaşatır
وَيُمِيتُve öldürür
رَبُّكُمْsizin de Rabbinizdir
وَرَبُّve Rabbidir
ءَابَآئِكُمُatalarınızın
ٱلْأَوَّلِينَönceki

O'ndan başka hak mabut (ilah) yoktur. Diriltir ve öldürür. O'ndan başka dirilten ve öldüren yoktur. Sizin de Rabbiniz ve sizden önceki atalarınızın da Rabbidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

بَلْ هُمْ فِى شَكٍّۢ يَلْعَبُونَ

Fakat, onlar şüphe içinde oynayıp eğlenirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلْama
هُمْonlar
فِىiçinde
شَكٍّۢşüphe
يَلْعَبُونَoynuyorlar

Müşrikler tekrar dirilişe kesin olarak iman etmiş değillerdir. Bilakis onlar bulundukları batıl içinde tekrar öldükten sonra dirilme ile ilgili şüphe içinde eğlenip duruyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍۢ مُّبِينٍۢ

Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱرْتَقِبْo halde gözetle
يَوْمَgünü
تَأْتِىgetireceği
ٱلسَّمَآءُgöğün
بِدُخَانٍۢbir duman
مُّبِينٍۢaçık

-Ey Rasûl!- Sen kavminin başına yakında gelecek azabı bekle. Açlığın şiddetinden gözleriyle apaçık görecekleri o gün gökyüzü, dumanını getirecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

يَغْشَى ٱلنَّاسَ ۖ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌۭ

O insanları bürür. Bu, acı bir azaptır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَغْشَىsarar
ٱلنَّاسَinsanları
هَٰذَاbu
عَذَابٌbir azabdır
أَلِيمٌۭacı

Bu azap, kavminin her tarafını saracaktır ve onlara şöyle denecektir: "Bu, sizin başınıza gelen acı verici bir azaptır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ

"Rabbimiz! Azabı bizden kaldır. Doğrusu biz iman eden kimseleriz. (derler)"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَّبَّنَاRabbimiz
ٱكْشِفْkaldır
عَنَّاbizden
ٱلْعَذَابَazabı
إِنَّاçünkü biz
مُؤْمِنُونَinanıyoruz

Şöyle söyleyerek Rablerine yalvarıp yakarırlar: "Rabbimiz! Bize göndermiş olduğun azabı üzerimizden kaldır. Şüphesiz eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, biz sana ve resulüne iman edenleriz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌۭ مُّبِينٌۭ

Nerede onlarda öğüt almak? Hâlbuki kendilerine apaçık bir rasûl gelmişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنَّىٰne kadar uzak
لَهُمُonlar için
ٱلذِّكْرَىٰöğüt almak
وَقَدْoysa elbette
جَآءَهُمْkendilerine gelmişti
رَسُولٌۭbir elçi
مُّبِينٌۭapaçık

Onlar nerede düşünüp öğüt alıp, Rablerine dönmek nerede? Hâlbuki kesin olarak kendilerine mesajı apaçık olan bir resul geldi ve onun sadık, emin olduğunu da biliyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌۭ مَّجْنُونٌ

Sonra ondan yüz çevirmişler ve: "Öğretilmiş bir mecnun/deli." demişlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
تَوَلَّوْا۟yüz çevirdiler
عَنْهُondan
وَقَالُوا۟ve dediler
مُعَلَّمٌۭöğretilmiştir
مَّجْنُونٌcinlenmiştir

Sonra onu tasdik etmekten yüz çevirdiler ve onun hakkında şöyle dediler: "O başka biri tarafından öğretilmiş biridir, resul değildir." Onun hakkında şöyle demişlerdi: "O bir delidir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

إِنَّا كَاشِفُوا۟ ٱلْعَذَابِ قَلِيلًا ۚ إِنَّكُمْ عَآئِدُونَ

Biz, bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski hâlinize döneceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاelbette biz
كَاشِفُوا۟kaldırırız
ٱلْعَذَابِazabı
قَلِيلًاbirazcık
إِنَّكُمْama siz
عَآئِدُونَdönersiniz

Biz sizin üzerinizden azabı biraz kaldırdığımız zaman, şüphesiz siz tekrar küfrünüze ve yalanlamanıza döneceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

يَوْمَ نَبْطِشُ ٱلْبَطْشَةَ ٱلْكُبْرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ

Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette intikam alacağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَo gün
نَبْطِشُvururuz
ٱلْبَطْشَةَvuruşla
ٱلْكُبْرَىٰٓbüyük
إِنَّاzira biz
مُنتَقِمُونَöc alıcıyız

-Ey Resul!- Bedir gününde ve kıyametin şiddetli azap gününde kavminin kâfirlerini kuvvetlice yakalamamızı bekle. Allah'a küfür etmeleri ve resulünü yalanlamaları sebebi ile biz de onlardan intikamımızı mutlaka alacağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

۞ وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَآءَهُمْ رَسُولٌۭ كَرِيمٌ

Onlardan önce Firavun kavmini de imtihan etmiştik. Onlara şerefli bir elçi gelmişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
فَتَنَّاsınadık
قَبْلَهُمْonlardan önce
قَوْمَtoplumunu
فِرْعَوْنَFir'avn
وَجَآءَهُمْve onlara geldi
رَسُولٌۭbir elçi
كَرِيمٌdeğerli

Ant olsun onlardan önce Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara Allah tarafından kendilerini Allah'ın birliğine ve ibadetine davet eden değerli ve şerefli bir resul olan Musa -aleyhisselam- gelmişti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ ۖ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ

"Allah’ın kullarını (İsrailoğulları'nı) bana verin/teslim edin. Ben güvenilir bir peygamberim." demişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنْdiye
أَدُّوٓا۟teslim edin
إِلَىَّbana
عِبَادَkullarını
ٱللَّهِAllah'ın
إِنِّىçünkü ben
لَكُمْsizin için
رَسُولٌbir elçiyim
أَمِينٌۭgüvenilir

Musa Firavun ve kavmine şöyle dedi: "İsrailoğulları'nı bana verin. Onlar Allah'ın kullarıdır. Sizin onları köle etmeye bir hakkınız yoktur. Şüphesiz ben, Allah tarafından bana emredileni hiç eksiltmeden ve artırmadan size tebliğ etmem için gönderilmiş güvenilir bir resulum."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ۖ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَٰنٍۢ مُّبِينٍۢ

Allah’a karşı üstünlük taslamayın. Ben size apaçık bir delil getiriyorum.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنve diye
لَّاululanmayın
تَعْلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَىkarşı
ٱللَّهِAllah'a
إِنِّىٓelbette ben
ءَاتِيكُمsize getiriyorum
بِسُلْطَٰنٍۢbir delil
مُّبِينٍۢapaçık

Allah'a ibadeti terk ederek O'na karşı kibirlenip, kullarına da üstünlük taslamayın. Şüphesiz ben, size apaçık bir delil getiriyorum.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ

Ve ben, beni taşlamanızdan sizin de Rabbiniz olan Rabbime sığındım.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنِّىve elbette ben
عُذْتُsığındım
بِرَبِّىbenim Rabbim
وَرَبِّكُمْve sizin Rabbiniz olana
أَنbeni taşla(yıp öldür)menizden
تَرْجُمُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şüphesiz ki beni taşlayarak öldürmenizden benim de sizin de Rabbiniz olan Yüce Rabbime sığındım.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَإِن لَّمْ تُؤْمِنُوا۟ لِى فَٱعْتَزِلُونِ

Eğer bana iman etmediyseniz, benden uzak durun.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve eğer
لَّمْinanmadınızsa
تُؤْمِنُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِىbana
فَٱعْتَزِلُونِbenden uzaklaşın

Eğer benim getirdiğimi tasdik etmiyorsanız, hiç değilse bana bir kötülük dokundurmadan benden uzaklaşın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌۭ مُّجْرِمُونَ

Mûsâ: "Bunlar, günahkâr bir toplumdur." diyerek Rabbine dua etmişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَدَعَاsonra du'a etti
رَبَّهُۥٓRabbine
أَنَّki gerçekten
هَٰٓؤُلَآءِbunlar
قَوْمٌۭbir toplumdur
مُّجْرِمُونَsuç işleyen

Musa -aleyhisselam- Rabbine şöyle dua etmişti: "Şüphesiz bu kavim -Firavun ve ileri gelenleri- suçlu bir kavimdir. Cezalarının acele getirilmesini hak ediyorlar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

فَأَسْرِ بِعِبَادِى لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

Kullarımı geceleyin yola çıkar, siz takip olunacaksınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَسْرِo halde yürüt
بِعِبَادِىkullarımı
لَيْلًاgeceleyin
إِنَّكُمçünkü
مُّتَّبَعُونَtakibedileceksiniz

Allah, Musa'ya kavmini geceleyin yola çıkarmasını emretti. Firavun ve kavmi tarafından takip edileceklerinin haberini verdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا ۖ إِنَّهُمْ جُندٌۭ مُّغْرَقُونَ

Denizi sakın olarak bırak! Şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱتْرُكِve bırak
ٱلْبَحْرَdenizi
رَهْوًاaçık
إِنَّهُمْçünkü onlar
جُندٌۭbir ordudur
مُّغْرَقُونَboğulacak

Yüce Allah Musa'ya, İsrailoğulları ile beraber denizi geçtikten sonra daha önce sakin halde olduğu gibi denizi kendi halinde sakin bırakmasını emretti. Şüphesiz Firavun ve askerleri denizde boğularak helak olacak bir ordudur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

كَمْ تَرَكُوا۟ مِن جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍۢ

Onlar, nice bahçeleri ve pınarları terk ettiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَمْnice şeyler
تَرَكُوا۟onlar geride bıraktılar
مِنbahçelerden
جَنَّٰتٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَعُيُونٍۢve çeşmeler(den)

Firavun ve kavmi geride nice bahçeler ve akan pınarlar bıraktılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

وَزُرُوعٍۢ وَمَقَامٍۢ كَرِيمٍۢ

Ekinleri, güzel konakları.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَزُرُوعٍۢve ekinler(den)
وَمَقَامٍۢve makamlar(dan)
كَرِيمٍۢgüzel

Onlar, geride nice ekinler ve değerli konaklar bıraktılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَنَعْمَةٍۢ كَانُوا۟ فِيهَا فَٰكِهِينَ

İçinde eğlenip durdukları nimetleri.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنَعْمَةٍۢve ni'metler(den)
كَانُوا۟onlar
فِيهَاorada
فَٰكِهِينَzevkü sefa sürüyorlardı

Onlar arkalarında zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler bırakmışlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

كَذَٰلِكَ ۖ وَأَوْرَثْنَٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ

İşte böyle! Biz onları başka bir kavme miras verdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَٰلِكَişte böyle oldu
وَأَوْرَثْنَٰهَاve biz onları miras verdik
قَوْمًاbir topluma
ءَاخَرِينَbaşka

İşte böyle halleri size vasfedildiği gibi vuku buldu. Onların bahçelerini, pınarlarını, ekinlerini ve o değerli köşklerini başka bir kavme miras bıraktık ve onlar da İsrailoğulları'dır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ

Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Onlar mühlet verilenler de olmadı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَمَاağlamadı
بَكَتْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْهِمُonlara
ٱلسَّمَآءُgök
وَٱلْأَرْضُve yer
وَمَاve
كَانُوا۟olmadılar
مُنظَرِينَfırsat verilenlerden

Firavun ve kavminin suda boğulup helak olmaları ile gök de yer de ağlamadı. tövbe edinceye kadar kendilerine mühlet de verilmedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ

Andolsun ki biz İsrailoğullarını o aşağılayıcı azaptan kurtardık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
نَجَّيْنَاbiz kurtardık
بَنِىٓoğullarını
إِسْرَٰٓءِيلَİsrail
مِنَazabdan
ٱلْعَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمُهِينِküçültücü

Gerçek şu ki, İsrailoğulları'nı alçaltıcı azaptan kurtardık. Öyle ki; Firavun ve kavmi çocuklarını öldürüyor ve kadınlarına hizmetçilik yaptırarak küçük düşürüyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

مِن فِرْعَوْنَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًۭا مِّنَ ٱلْمُسْرِفِينَ

Firavun'dan. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مِنFir'avndan
فِرْعَوْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّهُۥçünkü o
كَانَidi
عَالِيًۭاululanan
مِّنَsınırı aşanlardan
ٱلْمُسْرِفِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Biz, onları Firavun'un azabından kurtardık. Şüphesiz o, Allah'ın emrine ve dinine karşı haddi aşmış bir zorba idi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

وَلَقَدِ ٱخْتَرْنَٰهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

Şüphesiz biz onları bir ilim üzere âlemlere karşı üstün kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدِve andolsun
ٱخْتَرْنَٰهُمْbiz onları üstün kıldık
عَلَىٰgöre
عِلْمٍbir bilgiye
عَلَىüzerine
ٱلْعَٰلَمِينَalemler

Ant olsun İsrailoğulları'nı bizden bir ilim üzere peygamberlerinin çokluğu ile dönemlerinde dünya milletlerinin üzerine seçip tercih ettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

وَءَاتَيْنَٰهُم مِّنَ ٱلْءَايَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٌۭا۟ مُّبِينٌ

Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَءَاتَيْنَٰهُمve onlara verdik
مِّنَayetlerden
ٱلْءَايَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاbulunan
فِيهِiçinde
بَلَٰٓؤٌۭا۟bir sınav
مُّبِينٌaçık

Biz onlara, kendileriyle Musa'yı desteklediğimiz açık nimet olan kudret helvası ve bıldırcın gibi mucizeler ve apaçık deliller verdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ

Şüphesiz bunlar elbette şöyle diyorlar:

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّgerçekten
هَٰٓؤُلَآءِşunlar
لَيَقُولُونَdiyorlar ki

Şüphesiz ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edip yalanlayan müşrikler şöyle diyorlar:

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ

"Bir defa öldükten sonra başka bir şey yoktur. Biz, yeniden diriltilecek de değiliz."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنْdeğildir
هِىَo
إِلَّاbaşkası
مَوْتَتُنَاölümümüzden
ٱلْأُولَىٰilk
وَمَاve değiliz
نَحْنُbiz
بِمُنشَرِينَdiriltilecek

"İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur ve ondan sonra bir hayat da yoktur. Biz bu ölümden sonra tekrar diriltilecek de değiliz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Eğer doğru söylüyorsanız, haydi atalarımızı getirin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأْتُوا۟getirin
بِـَٔابَآئِنَآbabalarımızı
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
صَٰدِقِينَdoğrulardan

Onlar şöyle dediler -Ey Muhammed!- "Sen ve sana tabi olanlarla beraber eğer iddianızda doğru söylüyorsanız ve gerçekten Allah ölüleri hesap ve ceza için tekrardan diriltiyor ise, haydi ölen atalarımızı tekrar canlı olarak geri getirin bakalım."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍۢ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ أَهْلَكْنَٰهُمْ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

Onlar mı hayırlı; yoksa Tubba halkı ve onlardan öncekiler mi? Biz, onları helâk ettik. Çünkü onlar suçlu/günahkâr idiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَهُمْonlar mı
خَيْرٌhayırlı
أَمْyoksa
قَوْمُkavmi
تُبَّعٍۢTubba'
وَٱلَّذِينَve
مِنonlardan öncekiler (mi?)
قَبْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَهْلَكْنَٰهُمْbiz onları helak ettik
إِنَّهُمْçünkü onlar
كَانُوا۟idiler
مُجْرِمِينَsuç işliyorlar

-Ey Resul!- Seni yalanlayan müşrikler mi güç, kuvvet ve direnç bakımından daha hayırlı, yoksa Tubba kavmi ile öncekiler mi? Âd ve Semûd gibi, biz onların hepsini helak etmiştik. Şüphesiz onlar suçlu/günahkâr idiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ

Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
خَلَقْنَاbiz yaratmadık
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
وَمَاve bulunanları
بَيْنَهُمَاbunlar arasında
لَٰعِبِينَeğlenmek için

Biz gökleri, yeri ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

مَا خَلَقْنَٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Onları ancak hak ile yarattık. Fakat onların çoğu bilmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاonları yaratmadık
خَلَقْنَٰهُمَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاdışında bir sebeple
بِٱلْحَقِّhikmetli bir gaye
وَلَٰكِنَّfakat
أَكْثَرَهُمْonların çoğu
لَاbilmiyorlar
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Biz gökleri ve yeri ancak açık bir hikmet için yarattık. Fakat müşriklerin çoğu onu bilmiyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ

Muhakkak ki hüküm/ayırt etme günü onların hepsi için tayin edilmiş bir vakittir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
يَوْمَgünü
ٱلْفَصْلِhüküm
مِيقَٰتُهُمْvaracağı gündür
أَجْمَعِينَhepsinin

Şüphesiz Yüce Allah'ın kulları arasında hüküm verip, birbirlerinden ayırt edeceği kıyamet günü, bütün yaratılmışlar için belirlenmiş bir vakittir. Muhakkak Yüce Allah bu günde bütün yaratılmışları bir araya toplar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًۭى شَيْـًۭٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

O gün, dostun dosta hiçbir şekilde faydası olmaz. Onlara yardım da olunmaz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَo gün
لَاsavamaz
يُغْنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَوْلًىdost
عَنdostundan
مَّوْلًۭىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَيْـًۭٔاbir şey
وَلَاve olmaz
هُمْonlar
يُنصَرُونَyardım edilenlerden

O gün hiçbir yakının yakınına ve bir dostun da dosta hiçbir faydası olmadığı bir gündür. Ve onlardan Allah'ın azabını engelleyemezler. Çünkü o günde mülk Allah'ındır. Hiçbir kimse hiçbir şeye sahip olduğunu iddia da edemeyecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Allah’ın rahmet ettikleri müstesnâ. Şüphesiz ki o Azîzdir, Rahîmdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاancak hariçtir
مَنkimseler
رَّحِمَacıdığı
ٱللَّهُAllah'ın
إِنَّهُۥşüphesiz O
هُوَO
ٱلْعَزِيزُüstündür
ٱلرَّحِيمُesirgeyendir

İnsanlardan ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler bunların dışındadır. Çünkü önceden yapmış olduğu salih amellerden faydalanır. Yüce Allah hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz/mutlak galiptir. tövbe eden kullarına karşı çok merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ

Zakkum ağacı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
شَجَرَتَağacı
ٱلزَّقُّومِZakkum

Yüce Allah'ın bitirdiği Zakkum ağacı cehennemin dibindedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ

Günahkârın yemeğidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
طَعَامُyemeğidir
ٱلْأَثِيمِgünahkarların

Büyük ve çok günah sahibinin yemeğidir. O kimse kâfir kimsedir ve bu ağacın iğrenç meyvesinden yer.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ

Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَٱلْمُهْلِerimiş maden gibi
يَغْلِىkaynar
فِىkarınlarda
ٱلْبُطُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Zakkum ağacının meyvesi siyah zeytin yağı gibidir. Aşırı sıcaklığının şiddetinden dolayı o kimselerin karınlarında kaynayıp durur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ

Kaynar suyun kaynaması gibi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَغَلْىِkaynaması gibi
ٱلْحَمِيمِsıcak suyun

Son derece sıcak suyun kaynaması gibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

"Onu şiddetle tutun, Cehennem'in ortasına atın."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
خُذُوهُtutun onu
فَٱعْتِلُوهُsürükleyin
إِلَىٰortasına
سَوَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْجَحِيمِcehennemin

Cehennem zebanilerine şöyle denilir: "Onu şiddetle ve kabaca tutun, cehennemin ortasına doğru sürükleyerek atın."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ

"Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
صُبُّوا۟dökün
فَوْقَüstüne
رَأْسِهِۦbaşının
مِنْazabından
عَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْحَمِيمِkaynar su

"Sonra bu azap edilen kimsenin başının üzerinden aşırı kaynar suyu boşaltın. Zira bu azap orada sürekli devam eder."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ

"Tat bakalım! Hani sen güçlü ve şerefliydin."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذُقْtad
إِنَّكَzira sen
أَنتَkendince
ٱلْعَزِيزُüstündün
ٱلْكَرِيمُşerefliydin

Alay edilerek ona şöyle denilir: "Acı verici bu azabı tat bakalım. Şüphesiz sen kavminde değerli ve şerefliydin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

إِنَّ هَٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ

İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
هَٰذَاo
مَاşeydir
كُنتُمolduğunuz
بِهِۦondan
تَمْتَرُونَkuşkulanmış

Şüphesiz bu, kıyamet gününde gerçekleşmesi hakkında şüphe ettiğiniz azaptır. Ne var ki azabı gördüğünüz vakit daha önceden duyduğunuz şüpheniz artık ortadan kalkmıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

59 ayetlik Duhân Sûresi, duman anlamındaki adıyla Mekke döneminin temel inanç ve ahlâk tartışmalarını taşır. Duhân başlığının çağrıştırdığı olay önemlidir; ana mesaj ise onun çevresinde kurulan tevhid ve hesap bilincidir. Kur'an'ın mübarek bir gecede indirildiğini bildirir; ilâhî uyarıyı erteleyen toplumların karşılaşacağı sonuçları ‘duman' sahnesi ve Firavun kıssasıyla anlatır. Mübarek gece, duhân uyarısı, Mûsâ ve Firavun, Tübba‘ kavmi, cennet-cehennem tasvirleri. Duhân içindeki kıssa, uyarı ve ahiret sahneleri aynı soruya döner: Bilgi davranışa mı dönüşüyor, çıkar karşısında geri mi çekiliyor? Duhân içindeki bu kurgu, kur'an'ın indirilişi temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Duhân ayetlerini her tarihî sis veya felakete kesin biçimde uyarlamak yerine, tefsirlerdeki farklı açıklamaları ve metnin uyarı amacını birlikte sunmak gerekir. Duhân ayetlerini tartışmada silah yapmak yerine okuyucunun önce kendi sorumluluğunu sorgulaması gerekir. Bugüne bakan yönü ise kriz geçince verilen sözleri unutma eğilimini ve rahatlık döneminde sorumluluğu ertelemeyi sorgulatır. Bu çerçevede Duhân, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Kur'an'ın indirilişi
  • Duhân uyarısı
  • Mûsâ ve Firavun
  • Tübba‘ kavmi
  • Ahiret sahneleri

Ne Zaman Okunur?

Duhân, günlük tilavet, hatim veya konu çalışması içinde serbestçe okunur. Duhân için ileri sürülen sayı ve dünyevî sonuçlar kaynakla doğrulanmadıkça aktarılmaz. Ana hedef, kur'an'ın indirilişi ile tübba‘ kavmi arasındaki bağı kavramaktır.

Popüler bölümün dışına çıkmak

Duhân çoğu zaman kur'an'ın indirilişi başlığıyla hatırlansa da Mûsâ ve Firavun ve ahiret sahneleri aynı derecede önemlidir. Duhân tek bir meşhur ayete kapatılmamalı; tekrar eden kelimeler ve sonuç cümleleri ayrı not edilmelidir. Bu yaklaşım bağlam dışı vaat üretme riskini azaltır.

Bugünkü probleme ihtiyatla bağlanmak

Duhân Sûresi tübba‘ kavmi bakımından güncel tartışmalara ışık tutabilir. Buna rağmen tarihî hüküm bugüne aynen kopyalanamaz. Duhân okunurken ilke, amaç ve ahlâkî sınır taşınır; özel savaş, aile veya toplum şartları uzmanlık gerektiren ayrı meseleler olarak korunur.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Duhân Sûresi'nin ayet sayısı nedir?

59 ayettir. Kur'an'daki mushaf sırası 44 olup yaygın nüzul sınıflandırması Mekke şeklindedir.

Duhân ismi neyi ifade eder?

Duman anlamını taşır. İsim, sûreyi diğerlerinden ayıran bir işaret olarak kullanılır.

Duhân Sûresi hangi sorulara cevap verir?

Sûre özellikle kur'an'ın indirilişi, duhân uyarısı ve tübba‘ kavmi hakkında insanın nasıl düşünmesi ve davranması gerektiğini tartışır.

Duhân Sûresi'nin bağlamı neden önemlidir?

Bağlam, Mûsâ ve Firavun hakkındaki ayetlerin kime, hangi olay veya tartışma içinde yöneldiğini anlamaya yardım eder. Duhân bağlamı silindiğinde metin kolayca slogana dönüşebilir.

Duhân Sûresi için kısa bir okuma önerisi nedir?

Önce meal baştan sona okunabilir, sonra ahiret sahneleri bölümüne güvenilir tefsirle dönülebilir. Son olarak kişisel bir davranış notu yazılabilir.

Tüm sorular →

Kaynaklar