Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

45. Sûre · Mekke · 37 Ayet

الجاثية

CÂSİYE SÛRESİ

Diz Çöken

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

حمٓ

Hâ, Mîm.1

  1. [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
حمٓHâ Mîm

(Hâ, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ

Bu kitap; Azîz ve Hakîm olan Allah tarafından indirilmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَنزِيلُindirilmesi
ٱلْكِتَٰبِKitabın
مِنَ(tarafın)dandır
ٱللَّهِAllah
ٱلْعَزِيزِüstün
ٱلْحَكِيمِhüküm ve hikmet sahibi

(Bu) Kur'an, hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz/mutlak galip, yaratmasında, takdir etmesinde ve işleri çekip çevirmesinde hikmet sahibi olan Allah tarafından indirilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

إِنَّ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَءَايَٰتٍۢ لِّلْمُؤْمِنِينَ

Şüphesiz göklerde ve yerde iman edenler için ayetler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
لَءَايَٰتٍۢibretler vardır
لِّلْمُؤْمِنِينَinananlar için

Şüphesiz göklerde ve yerde Müminler için Yüce Allah'ın kudretine ve birliğine delil olan ayetler vardır. Çünkü ayetlerden ve delillerden ibret alanlar ancak Müminlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

وَفِى خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِن دَآبَّةٍ ءَايَٰتٌۭ لِّقَوْمٍۢ يُوقِنُونَ

Sizin yaratılışınızda da yeryüzünde yaydığı canlılarda da iyice bilen bir toplum için ayetler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَفِىve
خَلْقِكُمْsizin yaratılışınızda
وَمَاve
يَبُثُّyaymakta olduğunda
مِنcanlılardan
دَآبَّةٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَايَٰتٌۭibretler vardır
لِّقَوْمٍۢkavimler için
يُوقِنُونَkesin olarak inanan

-Ey İnsanlar!- Sizin nutfeden/meniden sonra çiğnemlik et parçasından sonra embriyodan yaratılmanızda ve Yüce Allah'ın yeryüzünde yaydığı çeşit çeşit hayvanların yaratılışında Yüce Allah'ın bir ve tek yaratıcı olduğuna iman eden kimseler için çok açık deliller vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن رِّزْقٍۢ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ ءَايَٰتٌۭ لِّقَوْمٍۢ يَعْقِلُونَ

Gece ve gündüzün değişip durmasında, Allah’ın gökten bir rızık indirip onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgârları evirip çevirmesinde de aklını kullanan bir topluluk için ayetler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱخْتِلَٰفِve değişmesinde
ٱلَّيْلِgecenin
وَٱلنَّهَارِve gündüzün
وَمَآve
أَنزَلَindirmesinde
ٱللَّهُAllah'ın
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِن(sebebi)
رِّزْقٍۢrızık
فَأَحْيَاve diriltmesinde
بِهِonunla
ٱلْأَرْضَyeri
بَعْدَsonra
مَوْتِهَاölümünden
وَتَصْرِيفِve estirmesinde
ٱلرِّيَٰحِrüzgarları
ءَايَٰتٌۭibretler vardır
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يَعْقِلُونَdüşünen

Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, Yüce Allah'ın gökten rızık olarak indirdiği yağmur ile ölümünden sonra yeryüzünde hiçbir bitki yok iken onunla tekrar yeryüzüne hayat vermesinde, sizin faydanıza olması için rüzgârları bazen bir yönden bazen de başka bir yönden estirmesinde aklını kullanan kimseler için deliller/işaretler vardır. Bunlarla da Allah'ın birliğine, ölümden sonra tekrar diriltmesine ve her şeye kadir olmasına delil getirirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱللَّهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِٱلْحَقِّ ۖ فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَ ٱللَّهِ وَءَايَٰتِهِۦ يُؤْمِنُونَ

İşte bunlar, sana hak olarak okuduğumuz Allah’ın ayetleridir. Artık Allah’tan ve onun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تِلْكَişte şunlar
ءَايَٰتُayetleridir
ٱللَّهِAllah'ın
نَتْلُوهَاonları okuyoruz
عَلَيْكَsana
بِٱلْحَقِّgerçek ile
فَبِأَىِّhangi
حَدِيثٍۭsöze
بَعْدَsonra
ٱللَّهِAllah'tan
وَءَايَٰتِهِۦve O'nun ayetlerinden
يُؤْمِنُونَinanacaklar

-Ey Resul!- Bunlar sana hak olarak okuduğumuz Allah'ın ayetleri ve kesin delilleridir. Şayet Yüce Allah'ın kuluna indirilen sözüne delilleri ile iman etmiyorlar ise bundan sonra tasdik edip hangi söze ve hangi kesin delillere inanacaklardır?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَيْلٌۭ لِّكُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍۢ

Yazıklar olsun yalancı günahkâra!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيْلٌۭyuh olsun
لِّكُلِّher
أَفَّاكٍyalancı
أَثِيمٍۢgünah yüklü kimseye

Çokça yalan söyleyen her günahkâra Yüce Allah tarafından helak ve azap vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

يَسْمَعُ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًۭا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا ۖ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍۢ

O Allah’ın ayetleri kendisine okunurken işitir de sonra onları işitmemiş gibi büyüklük taslayarak ısrar eder. İşte ona çok acıklı bir azabı müjdele!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَسْمَعُo işitir
ءَايَٰتِayetlerinin
ٱللَّهِAllah'ın
تُتْلَىٰokunduğunu
عَلَيْهِkendisine
ثُمَّsonra
يُصِرُّdirenir
مُسْتَكْبِرًۭاbüyüklük taslar
كَأَنsanki
لَّمْhiç onları işitmemiş
يَسْمَعْهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَبَشِّرْهُonu müjdele
بِعَذَابٍbir azab ile
أَلِيمٍۢacı

Bu kâfir, Kur'an'da Yüce Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra kendi nefsinde hakka karşı büyüklük taslayarak sanki kendisine o okunan ayetleri duymamış gibi direnir. Ey Resul! O kimseye ahiretinde onun için kötü olacak şeyleri haber ver. O, kendisini bekleyen acı verici azabın ta kendisidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَإِذَا عَلِمَ مِنْ ءَايَٰتِنَا شَيْـًٔا ٱتَّخَذَهَا هُزُوًا ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌۭ مُّهِينٌۭ

Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde de o, onları alaya alır. İşte onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاzaman
عَلِمَöğrendiği
مِنْbizim ayetlerimizden
ءَايَٰتِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَيْـًٔاbir şey
ٱتَّخَذَهَاonu edinir
هُزُوًاalay konusu
أُو۟لَٰٓئِكَişte
لَهُمْöyleleri için vardır
عَذَابٌۭbir azab
مُّهِينٌۭalçaltıcı

Kendisine Kur'an'dan bir şey ulaştığı zaman onu alay konusu haline getirir. Kur'an'a karşı alay etme vasfıyla vasıflanan o kimseler için kıyamet gününde alçaltıcı bir azap vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

مِّن وَرَآئِهِمْ جَهَنَّمُ ۖ وَلَا يُغْنِى عَنْهُم مَّا كَسَبُوا۟ شَيْـًۭٔا وَلَا مَا ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْلِيَآءَ ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Önlerinden Cehennem (beklemektedir)! Kazandıkları hiçbir şey, Allah’ın dışında edindikleri evliyalar onlara fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مِّنötelerinden de
وَرَآئِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَهَنَّمُcehennem
وَلَاve
يُغْنِىbir yarar sağlamaz
عَنْهُمkendilerine
مَّاkazandıkları
كَسَبُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَيْـًۭٔاşeyler
وَلَاve (sağlamaz)
مَاşeyler
ٱتَّخَذُوا۟edindikleri
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
أَوْلِيَآءَveliler
وَلَهُمْve onlar için vardır
عَذَابٌbir azab
عَظِيمٌbüyük

Önlerinde cehennem, onları ahirette beklemektedir. Onların kazanmış oldukları mallar, Allah'a karşı onlara hiçbir şey fayda vermez. Allah'tan başka ibadet ettikleri putlar onların üzerinden hiçbir şeyi kaldıramaz. Kıyamet gününde onlar için büyük bir azap vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

هَٰذَا هُدًۭى ۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ لَهُمْ عَذَابٌۭ مِّن رِّجْزٍ أَلِيمٌ

Bu (kitap), bir hidayettir. Rablerinin ayetlerine kâfirlik edenlere acı bir azap vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاişte budur
هُدًۭىyol gösterici
وَٱلَّذِينَve kimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
بِـَٔايَٰتِayetlerini
رَبِّهِمْRablerinin
لَهُمْonlar için vardır
عَذَابٌۭbir azab
مِّنçok çetin
رِّجْزٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَلِيمٌincitici

Resulümüz Muhammed'e indirdiğimiz bu kitap hak yola hidayet eden bir rehberdir. Resulune indirilen Rablerinin ayetlerini inkâr edenlere kötü ve acı verici bir azap vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

۞ ٱللَّهُ ٱلَّذِى سَخَّرَ لَكُمُ ٱلْبَحْرَ لِتَجْرِىَ ٱلْفُلْكُ فِيهِ بِأَمْرِهِۦ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

İçinde emri ile gemiler akıp gitsin, O’nun lütfunu arayasınız ve şükredesiniz diye Allah denizleri sizin hizmetinize vermiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱللَّهُAllah'tır
ٱلَّذِىO ki
سَخَّرَboyun eğdirdi
لَكُمُsize
ٱلْبَحْرَdenizi
لِتَجْرِىَakıp gitsin diye
ٱلْفُلْكُgemiler
فِيهِonun içinde
بِأَمْرِهِۦbuyruğuyla
وَلِتَبْتَغُوا۟ve payınızı arayasınız diye
مِنO'nun lutfundan
فَضْلِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَعَلَّكُمْve umulur ki
تَشْكُرُونَşükredersiniz

-Ey İnsanlar!- O'nun emriyle denizde gemilerin akıp gitmesi ve çeşitli mübah kazançlar elde ederek fazlından istemeniz ve Yüce Allah'ın üzerinizdeki nimetlerine şükretmeniz için tek olan Yüce Allah denizi sizin hizmetinize vermiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًۭا مِّنْهُ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يَتَفَكَّرُونَ

Göklerde bulunan şeyleri de, yerde bulunan şeylerin hepsini de (kendi katından) sizin hizmetinize sunmuştur. İşte bunda da düşünen bir toplum için ayetler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَسَخَّرَve boyun eğdirdi
لَكُمsize
مَّاbulunan şeyleri
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve bulunan şeyleri
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَمِيعًۭاhepsini
مِّنْهُkendisinden
إِنَّelbette
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢibretler
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يَتَفَكَّرُونَdüşünen

Allah -Subhânehû ve Teâlâ- size göklerde bulunan güneşi, ayı ve yıldızları, yeryüzünde bulunan nehirler, ağaçlar, dağlar ve diğer pek çok canlıyı hizmetinize vermiştir. Bu nimetlerin hepsi Yüce Allah'ın lütfu ve ihsanındandır. Bunları sizin hizmetinize vermesinde Allah'ın kudretini, birliğini, ayetlerini düşünen ve onlardan ibret alan bir toplum için elbette ibretler vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

قُل لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَغْفِرُوا۟ لِلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ أَيَّامَ ٱللَّهِ لِيَجْزِىَ قَوْمًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

İman edenlere söyle. Allah'ın (azap) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah, her kavmi kazandıklarıyla cezalandıracaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلsöyle
لِّلَّذِينَkimselere
ءَامَنُوا۟inanan(lara)
يَغْفِرُوا۟affetsinler
لِلَّذِينَkimseleri
لَاummayan(ları)
يَرْجُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَيَّامَgünlerini
ٱللَّهِAllah'ın
لِيَجْزِىَcezalandırması için
قَوْمًۢاbir toplumu
بِمَاsebebiyle
كَانُوا۟oldukları
يَكْسِبُونَyapıyorlar

-Ey Resul!- Allah'a iman eden ve resullerini tasdik edenlere söyle. Sizlere kötülük yapan kâfirleri ve Allah'ın nimetlerine veya gazabına aldırış etmeyenleri bağışlayınız. Şüphesiz Allah, sabreden Müminleri ve dünyada yapmış oldukları kötü amellerle hakka tecavüz eden kâfirlerin yaptıklarının karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

مَنْ عَمِلَ صَٰلِحًۭا فَلِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَنْ أَسَآءَ فَعَلَيْهَا ۖ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

Kim salih amel yaparsa kendisi içindir. Kim de kötülük yaparsa o da kendi aleyhinedir. Sonunda Rabbinize döndürüleceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَنْkim
عَمِلَyaparsa
صَٰلِحًۭاiyi bir iş
فَلِنَفْسِهِۦyararı kendisinedir
وَمَنْve kim
أَسَآءَkötülük yaparsa
فَعَلَيْهَاzararı kendisinedir
ثُمَّsonunda
إِلَىٰRabbinize
رَبِّكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تُرْجَعُونَdöndürüleceksiniz

Kim salih amel işlerse salih amelinin neticesi ona aittir. Yüce Allah, onun yapmış olduğu amele ihtiyaç duymaz. Kim kötü amel işlerse kötü amelinin akıbeti de ona aittir. Onun kötülüğü Allah'a zarar veremez. Sonra herkesin hak ettiğinin karşılığını vermemiz için ahirette yalnız bize döneceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحُكْمَ وَٱلنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَفَضَّلْنَٰهُمْ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

İsrailoğulları'na da kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Onları temiz şeylerle rızıklandırmış ve âlemlere üstün kılmıştık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
ءَاتَيْنَاbiz verdik
بَنِىٓoğullarına
إِسْرَٰٓءِيلَİsrail
ٱلْكِتَٰبَKitap
وَٱلْحُكْمَve hüküm
وَٱلنُّبُوَّةَve peygamberlik
وَرَزَقْنَٰهُمve onları besledik
مِّنَgüzel rızıklarla
ٱلطَّيِّبَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَفَضَّلْنَٰهُمْve onları üstün kıldık
عَلَىüzerine
ٱلْعَٰلَمِينَalemler

Gerçek şu ki, İsrailoğulları'na Tevrat'ı ve hikmetle insanların arasını ayırmayı bahşettik. Peygamberlerin çoğunu onlardan, İbrahim -aleyhisselam-'ın zürriyetinden kıldık. Onları çeşitli temiz şeylerle rızıklandırdık ve onları zamanlarının insanlarına üstün kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

وَءَاتَيْنَٰهُم بَيِّنَٰتٍۢ مِّنَ ٱلْأَمْرِ ۖ فَمَا ٱخْتَلَفُوٓا۟ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ بَغْيًۢا بَيْنَهُمْ ۚ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Din konusunda onlara apaçık deliller vermiştik. Kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki bağy/zulüm yüzünden anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü aralarında anlaşmazlığa düştükleri konuda hüküm verecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَءَاتَيْنَٰهُمve onlara verdik
بَيِّنَٰتٍۢaçık deliller
مِّنَbu işde
ٱلْأَمْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَمَاonlar ayrılığa düşmediler
ٱخْتَلَفُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاsadece (yüzünden)
مِنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاkendilerine geldikten
جَآءَهُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْعِلْمُbilgi
بَغْيًۢاçekememezlik
بَيْنَهُمْaralarındaki
إِنَّşüphesiz
رَبَّكَRabbin
يَقْضِىhüküm verecektir
بَيْنَهُمْonlar arasında
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
فِيمَاşeylerde
كَانُوا۟oldukları
فِيهِonda
يَخْتَلِفُونَayrılığa düşüyor(lar)

Onlara din hususunda hakkı batıldan ayıran açık deliller verdik. Onlara hüccet ikame edilip peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- gönderildikten sonra ihtilafa düştüler. Onları bu ihtilafa sürükleyen ise ancak liderlik, şan hırsına kapılıp birbirlerine haksızlık etmeleri sebebiyledir. -Ey Resul!- Şüphesiz ki Rabbin, dünyada hakkında ayrılığa düştükleri şeylerde, kimin haklı ve kimin haksız olduğunu açığa çıkarıp kıyamet günü onların arasında hüküm verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

ثُمَّ جَعَلْنَٰكَ عَلَىٰ شَرِيعَةٍۢ مِّنَ ٱلْأَمْرِ فَٱتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

Sonra sana da emrimiz ile bir şeriat/yol gösterdik. Ona uy, bilmeyenlerin heveslerine uyma.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
جَعَلْنَٰكَseni koyduk
عَلَىٰüzerine
شَرِيعَةٍۢbir şeriat
مِّنَemrimizden
ٱلْأَمْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَٱتَّبِعْهَاsen ona uy
وَلَاve
تَتَّبِعْuyma
أَهْوَآءَkeyiflerine
ٱلَّذِينَkimselerin
لَاbilmeyen(lerin)
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Sonra da seni kendi buyruğumuz ile senden önceki resullerimize emrettiğimiz yol, sünnet ve metot üzerine kıldık ki bununla imana ve salih amele davet ediyorsun. Sen bu şeriata tabi ol ve hakkı bilmeyenlerin heveslerine tabi olma. Zira onların hevesleri haktan saptırır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

إِنَّهُمْ لَن يُغْنُوا۟ عَنكَ مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًۭٔا ۚ وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍۢ ۖ وَٱللَّهُ وَلِىُّ ٱلْمُتَّقِينَ

Zira onlar Allah’tan gelecek bir şeyi senden savamazlar. Zalimler, birbirlerinin velisidir. Allah da takva sahiplerinin velisidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّهُمْçünkü onlar
لَنasla
يُغْنُوا۟savamazlar
عَنكَsenden
مِنَAllahtan
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَيْـًۭٔاhiçbir şeyi
وَإِنَّve şüphesiz
ٱلظَّٰلِمِينَzalimler
بَعْضُهُمْbir kısmı
أَوْلِيَآءُvelisidirler
بَعْضٍۢdiğerinin
وَٱللَّهُAllah ise
وَلِىُّvelisidir
ٱلْمُتَّقِينَmuttakilerin

Şüphesiz hakkı bilmeyenlerin hevâlarına uyarsan, Allah'tan gelecek herhangi bir azabı önleme hususunda, sana asla fayda sağlayamazlar. Şüphesiz bütün uluslar/dinler ve inançlar birbirlerine yardım edip Müminlere karşı destek olurlar. Yüce Allah ise emirlerine uyan ve yasaklarından kaçınan muttakilere yardım eder ve zafer bahşeder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

هَٰذَا بَصَٰٓئِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًۭى وَرَحْمَةٌۭ لِّقَوْمٍۢ يُوقِنُونَ

Bu (Kur’an), insanlar için basiret ve iyice bilen bir toplum için hidayet ve rahmettir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاbu (Kur'an)
بَصَٰٓئِرُkanıtlar(sunmakta)dır
لِلنَّاسِinsanlara
وَهُدًۭىve yol göstericidir
وَرَحْمَةٌۭve rahmettir
لِّقَوْمٍۢkavimler için
يُوقِنُونَkesin olarak inanan

Peygamberimize indirilen bu Kur'an, hakkı batıldan ayırıp insanların bütün işlerinde doğruyu görmelerini ve şüphesiz hakka iman eden bir kavim için de hak yolunu gösteren bir rehber ve rahmettir. Çünkü onlar, Rableri onlardan razı olması için onun hidayetiyle doğru yolu bulurlar ve (Rableri) onları cennete sokar ve cehennemden uzaklaştırır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ ٱجْتَرَحُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن نَّجْعَلَهُمْ كَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَوَآءًۭ مَّحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْ ۚ سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

Yoksa kötülük işleyenler, ölümlerinde ve hayatlarında kendilerini iman edip salih amel yapanlarla bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü hüküm veriyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
حَسِبَsandılar (mı ki?)
ٱلَّذِينَkimseler
ٱجْتَرَحُوا۟işleyen
ٱلسَّيِّـَٔاتِkötülükleri
أَنonları yapacağımızı
نَّجْعَلَهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَٱلَّذِينَkimseler gibi
ءَامَنُوا۟inanan
وَعَمِلُوا۟ve yapan
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi ameller
سَوَآءًۭbir olacak (öyle mi?)
مَّحْيَاهُمْyaşamaları
وَمَمَاتُهُمْve ölümleri
سَآءَne kötü
مَاhüküm veriyorlar
يَحْكُمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yoksa uzuvlarıyla küfür ve günah işleyenleri Allah'a iman edip salih amel işleyenler gibi dünyada ve ahirette yaptıklarının karşılığını almalarında bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne kadar çirkin hüküm veriyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

وَخَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَلِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Allah, her nefis kazanmakta olduklarıyla karşılık görsün diye gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Onlara zulmedilmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَخَلَقَve yaratmıştır
ٱللَّهُAllah
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
بِٱلْحَقِّgerçek olarak
وَلِتُجْزَىٰcezalandırılsın diye
كُلُّher
نَفْسٍۭcan
بِمَاşey ile
كَسَبَتْkazandığı
وَهُمْve onlara
لَاasla
يُظْلَمُونَhaksızlık edilmesin

Allah gökleri ve yeri büyük ve açık bir hikmetle yarattı. Asla boş yere yaratmadı. Her nefse hiçbir haksızlığa uğramadan kendi kazanmış olduğu hayır ve şerrin karşılığını vermek için yarattı. Yüce Allah, onların yapmış oldukları iyiliklerini eksilterek ve kötülüklerini de artırarak onlara zulmetmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

أَفَرَءَيْتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَٰهَهُۥ هَوَىٰهُ وَأَضَلَّهُ ٱللَّهُ عَلَىٰ عِلْمٍۢ وَخَتَمَ عَلَىٰ سَمْعِهِۦ وَقَلْبِهِۦ وَجَعَلَ عَلَىٰ بَصَرِهِۦ غِشَٰوَةًۭ فَمَن يَهْدِيهِ مِنۢ بَعْدِ ٱللَّهِ ۚ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağı ve kalbi üzerine mühür vurduğu ve gözü üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Hâlâ ibret almayacak mısınız?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَرَءَيْتَgördün mü?
مَنِkimseyi
ٱتَّخَذَedinen
إِلَٰهَهُۥtanrı
هَوَىٰهُkeyfini
وَأَضَلَّهُve saptırdığı
ٱللَّهُAllah'ın
عَلَىٰbir bilgiye göre
عِلْمٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَخَتَمَve mühürlediği
عَلَىٰüzerini
سَمْعِهِۦkulağının
وَقَلْبِهِۦve kalbini
وَجَعَلَve çektiği
عَلَىٰüstüne
بَصَرِهِۦgözünün
غِشَٰوَةًۭperde
فَمَنşimdi kim?
يَهْدِيهِona doğru yolu gösterecek
مِنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
أَفَلَاdüşünmüyor musunuz?
تَذَكَّرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Hevâsına uyan ve onu kendisine muhalefet etmeyeceği mabudu yerine koyana bir bak. Yüce Allah onu kendi ilmi uyarınca saptırmıştır. Çünkü saptırılmayı hak etmiştir. Onun kalbini mühürlemiştir. Artık faydalanacağı şeyleri duymaz hale gelmiştir. Allah onun gözüne hakkı görmeyi engelleyen bir perde çekmiştir. Yüce Allah'ın onu saptırmasından sonra artık kim onu hakka yönelmeye muvaffak kılabilir. Hevâlarına tabi olanların uğrayacakları zararları ve Allah'ın şeriatına tabi olanların elde edecekleri menfaatleri hiç düşünüp, akıl etmiyor musunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

وَقَالُوا۟ مَا هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا يُهْلِكُنَآ إِلَّا ٱلدَّهْرُ ۚ وَمَا لَهُم بِذَٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِنْ هُمْ إِلَّا يَظُنُّونَ

"Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi zamandan başka bir şey yok etmez." derler. Onların bu konuda bir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca zannederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالُوا۟ve dediler ki
مَاyoktur
هِىَbaşka bir şey
إِلَّاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَيَاتُنَاhayatımızdan
ٱلدُّنْيَاdünya
نَمُوتُölürüz
وَنَحْيَاve yaşarız
وَمَاve
يُهْلِكُنَآbizi helak etmiyor
إِلَّاbaşkası
ٱلدَّهْرُzamandan
وَمَاfakat yoktur
لَهُمonların
بِذَٰلِكَbu hususta
مِنْhiçbir
عِلْمٍbilgileri
إِنْ(hayır)
هُمْonlar
إِلَّاsadece
يَظُنُّونَzannediyorlar

Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden kâfirler dediler ki: "Hayat sadece bu dünya hayatıdır ve bundan başka bir hayat yoktur. Nesiller ölür ve bir daha geri dönmezler ve ardından yeni nesiller yaşar. Bizi ancak gece ve gündüzün birbirini takip etmesi öldürür." Onların öldükten sonra tekrar dirilmeyle ilgili inkâr etmeleri hususunda hiçbir bilgileri yoktur. Onların bütün bildikleri sadece zandan ibarettir. Şüphesiz hiçbir zaman zan hakkın yerine geçmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍۢ مَّا كَانَ حُجَّتَهُمْ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Kendilerine ayetlerimiz apaçık okunduğunda onların bütün delilleri: “Eğer doğru söyleyenler iseniz haydi babalarınızı getiriniz” demekten ibaretti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
تُتْلَىٰokunduğu
عَلَيْهِمْonlara
ءَايَٰتُنَاayetlerimiz
بَيِّنَٰتٍۢaçık açık
مَّاolmamıştır
كَانَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حُجَّتَهُمْbir delilleri
إِلَّآbaşka
أَنdemelerinden
قَالُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱئْتُوا۟getirin
بِـَٔابَآئِنَآbabalarımızı
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
صَٰدِقِينَdoğrular(dan)

Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden müşriklere apaçık olan ayetlerimizi okuduğu zaman onların Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabına söyledikleri şu sözden başka ortaya koyacakları hiçbir delilleri yoktur: "Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz; bizim öldükten sonra tekrar dirileceğimiz kesin ise, öyleyse ölmüş olan atalarımızı diriltip geri getirin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

قُلِ ٱللَّهُ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يَجْمَعُكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

De ki: "Size hayat veren sonra öldürecek olan sonra da hakkında şüphe olmayan kıyamet gününde bir araya getirecek olan Allah’tır." Fakat insanların çoğu bilmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلِde ki
ٱللَّهُAllah
يُحْيِيكُمْsizi yaşatıyor
ثُمَّsonra
يُمِيتُكُمْsizi öldürüyor
ثُمَّsonra
يَجْمَعُكُمْsizi toplayıp getirecektir
إِلَىٰgününe
يَوْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
لَاasla
رَيْبَşüphe yoktur
فِيهِbunda
وَلَٰكِنَّama
أَكْثَرَçoğu
ٱلنَّاسِinsanların
لَاbilmezler
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Onlara de ki: "Allah sizi yoktan var edip size hayat vererek yaşatır. Ölümünüzden sonra sizi kendisinde hiç şüphe bulunmayan kıyamet gününde hesap ve ceza için tekrardan bir araya getirecektir. Kendisinde hiçbir şüphe olmayan o gün mutlaka gelecektir." Fakat insanların çoğu bilmiyorlar. Bundan dolayı onun için salih amellerle hazırlık yapmıyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍۢ يَخْسَرُ ٱلْمُبْطِلُونَ

Göklerle yerin mülkü Allah’ındır. Kıyametin kopacağı günde, işte o günde batıl peşinde gidenler zarara uğrayacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلِلَّهِAllah'ındır
مُلْكُmülkü
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
وَيَوْمَve gün
تَقُومُbaşladığı
ٱلسَّاعَةُsa'at
يَوْمَئِذٍۢişte o gün
يَخْسَرُhüsrana uğrayacaktır
ٱلْمُبْطِلُونَiptalciler

Göklerin mülkü ve yerin mülkü tek başına Yüce Allah'ındır. Göklerde ve yerde hak ile O'ndan başka bir varlığa ibadet edilmez. Kıyametin koptuğu gün, Allah o vakitte ölüleri hesap ve ceza için tekrar diriltir. Allah'tan başkasına ibadet eden batıl ehli, hakkı geçersiz ve batılı hak olarak gerçekleştirmek isteyenler hüsrana uğrayacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

وَتَرَىٰ كُلَّ أُمَّةٍۢ جَاثِيَةًۭ ۚ كُلُّ أُمَّةٍۢ تُدْعَىٰٓ إِلَىٰ كِتَٰبِهَا ٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

O gün, her ümmeti diz üstü çökmüş görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır: "Bugün, yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz!" denir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَتَرَىٰve görürsün
كُلَّher
أُمَّةٍۢümmeti
جَاثِيَةًۭtoplanmış
كُلُّher
أُمَّةٍۢümmet
تُدْعَىٰٓçağırılır
إِلَىٰkendi Kitabına
كِتَٰبِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْيَوْمَbugün
تُجْزَوْنَcezalandırılacaksınız
مَاşeylerle
كُنتُمْolduğunuz
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

-Ey Resul!- O gün her ümmeti diz üstü çökmüş, kendisine ne yapılacağını bekler halde görürsün. Her ümmet yazıcı meleklerin yazmış olduğu amel defterlerine çağrılır. -Ey insanlar!- Bugün, dünyada yaptığınız hayır ve şerrin karşılığını göreceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

هَٰذَا كِتَٰبُنَا يَنطِقُ عَلَيْكُم بِٱلْحَقِّ ۚ إِنَّا كُنَّا نَسْتَنسِخُ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

"İşte bu, size karşı hakkı söyleyen kitabımızdır. Esasen biz sizin işlediklerinizi yazdırıyorduk"(denilecek).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاişte
كِتَٰبُنَاKitabımız
يَنطِقُsöylüyor
عَلَيْكُمaleyhinize
بِٱلْحَقِّgerçeği
إِنَّاçünkü biz
كُنَّاidik
نَسْتَنسِخُyazıyor
مَاşeyleri
كُنتُمْolduğunuz
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Bu meleklerimizin sizler tarafından yapılan amelleri yazdıkları kitabımızdır. Sizin hakkınızda hak ile şahitlik etmektedir. Haydi onu okuyunuz. Şüphesiz biz yazıcı meleklere sizin dünyada yapmış olduğunuz amelleri yazmalarını emrediyorduk.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ فِى رَحْمَتِهِۦ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْمُبِينُ

İman edip, salih amelleri işleyenlere gelince; Rableri onları rahmetine/Cennet'ine sokacaktır. İşte bu, apaçık kurtuluştur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَمَّاgelince
ٱلَّذِينَkimselere
ءَامَنُوا۟inanan(lara)
وَعَمِلُوا۟ve yapanlara
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
فَيُدْخِلُهُمْonları sokar
رَبُّهُمْRableri
فِىrahmetine
رَحْمَتِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ذَٰلِكَişte
هُوَbudur
ٱلْفَوْزُbaşarı
ٱلْمُبِينُapaçık

İman edenler ve salih ameller işleyenlere gelince her türlü noksanlıktan münezzeh olan Rableri, onları rahmetiyle cennetine sokacaktır. Yüce Allah'ın onlara vermiş olduğu bu mükâfat ise, apaçık olan ve onun derecesine hiçbir kurtuluşun ulaşamadığı kurtuluştur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَفَلَمْ تَكُنْ ءَايَٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنتُمْ قَوْمًۭا مُّجْرِمِينَ

Kâfir olanlara gelince: “Ayetlerim sizlere okunmadı mı? Siz de büyüklük taslayıp, günahkâr kimseler olmadınız mı?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَمَّاama gelince
ٱلَّذِينَkimselere
كَفَرُوٓا۟inkar eden(lere)
أَفَلَمْdeğil mi?
تَكُنْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَايَٰتِىayetlerim
تُتْلَىٰokunurdu
عَلَيْكُمْsize
فَٱسْتَكْبَرْتُمْfakat siz büyüklük tasladınız
وَكُنتُمْve oldunuz
قَوْمًۭاbir toplum
مُّجْرِمِينَsuçlulardan

Allah'ı küfredenlere gelince, azarlamak için onlara şöyle denilir: "Ayetlerim size okunmadı mı? Fakat siz onlara iman etmeyip onlara karşı büyüklük tasladınız. Küfür edip günah işleyen suçlu bir kavim olmuştunuz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

وَإِذَا قِيلَ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّۭ وَٱلسَّاعَةُ لَا رَيْبَ فِيهَا قُلْتُم مَّا نَدْرِى مَا ٱلسَّاعَةُ إِن نَّظُنُّ إِلَّا ظَنًّۭا وَمَا نَحْنُ بِمُسْتَيْقِنِينَ

"Allah’ın verdiği söz haktır ve kıyametin kopacağında şüphe yoktur." denildiği zaman: "Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz. Yalnız onun hakkında (gerçekten olacağını) sadece zannediyoruz. Bu konuda kesin bir bilgi sahibi değiliz" derdiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
قِيلَdendiği
إِنَّşüphesiz
وَعْدَva'di
ٱللَّهِAllah'ın
حَقٌّۭgerçektir
وَٱلسَّاعَةُve sa'atte
لَاyoktur
رَيْبَşüphe
فِيهَاonda
قُلْتُمdemiştiniz
مَّاbilmiyoruz
نَدْرِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاnedir
ٱلسَّاعَةُSa'at
إِن(hayır)
نَّظُنُّsanıyoruz ki
إِلَّاsadece
ظَنًّۭاbir kuruntudur
وَمَاve değiliz
نَحْنُbiz
بِمُسْتَيْقِنِينَinananlardan

Sizlere"Allah'ın -kullarını tekrar diriltip hak ettikleri karşılıklarını vereceği sözü- haktır; gerçekten onda bir şüphe yoktur." denildiği zaman siz de şöyle derdiniz: "Biz bu kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz. Biz yalnızca onun meydana geleceği hakkında zayıf bir zan içindeyiz. Kıyametin kopacağına dair kesin bir bilgi sahibi değiliz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَبَدَاve göründü
لَهُمْonlara
سَيِّـَٔاتُkötülükleri
مَاşeylerin
عَمِلُوا۟yaptıkları
وَحَاقَve kuşattı
بِهِمonları
مَّاşey
كَانُوا۟oldukları
بِهِۦonunla
يَسْتَهْزِءُونَalay ediyor(lar)

Dünyada iken küfür ve masiyet olarak yapmış oldukları kötülükler ortaya çıkmış ve uyarıldıkları halde kendisi ile alay ettikleri azap onların üzerine inivermişti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

وَقِيلَ ٱلْيَوْمَ نَنسَىٰكُمْ كَمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَا وَمَأْوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّٰصِرِينَ

(Kendilerine) şöyle denir: "Siz bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz gibi biz de bugün sizi unuturuz. Barınağınız ateştir ve sizin için yardımcılar da yoktur."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقِيلَve denildi
ٱلْيَوْمَbugün
نَنسَىٰكُمْsizi unuttuk
كَمَاgibi
نَسِيتُمْunuttuğunuz
لِقَآءَkarşılaşmayı
يَوْمِكُمْgününüzle
هَٰذَاbu
وَمَأْوَىٰكُمُve yeriniz
ٱلنَّارُateştir
وَمَاve yoktur
لَكُمsizin için
مِّنhiçbir
نَّٰصِرِينَyardımcınız

Allah Teâlâ onlara şöyle buyurur: "Bugününüzü unuttuğunuz ve bu güne iman ve salih amel ile hazırlanmadığınız gibi biz de sizi ateşte terk edip bırakırız. Sizin varıp yerleşeceğiniz yer ateştir. Sizden Yüce Allah'ın azabını savacak yardımcılarınız da yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

ذَٰلِكُم بِأَنَّكُمُ ٱتَّخَذْتُمْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًۭا وَغَرَّتْكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا ۚ فَٱلْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

Bu, Allah'ın ayetlerini alaya aldığınız ve dünya hayatı sizi aldattığı içindir. Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكُمböyledir
بِأَنَّكُمُçünkü siz
ٱتَّخَذْتُمْedindiniz
ءَايَٰتِayetlerini
ٱللَّهِAllah'ın
هُزُوًۭاeğlence
وَغَرَّتْكُمُve sizi aldattı
ٱلْحَيَوٰةُhayatı
ٱلدُّنْيَاdünya
فَٱلْيَوْمَartık bugün
لَاonlar çıkarılmazlar
يُخْرَجُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْهَاondan (ateşten)
وَلَاve olmaz
هُمْonlar
يُسْتَعْتَبُونَmazeret istenenlerden

Sizin kendisi ile azap olunduğunuz bu azap, Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının lezzetleri ve arzuları ile sizi aldatmış olması sebebiyledir. İşte Allah'ın ayetleri ile alay eden o kâfirler, bugün ateşten çıkarılmayacaklardır. Aksine onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Salih ameller işlemek için dünya hayatına geri döndürülmeyecekler ve Rableri onlardan razı olmayacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

فَلِلَّهِ ٱلْحَمْدُ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَرَبِّ ٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Hamt, göklerin Rabbi, yerin Rabbi, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلِلَّهِAllah'a mahsustur
ٱلْحَمْدُhamd
رَبِّRabbi
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَرَبِّve Rabbi
ٱلْأَرْضِyerin
رَبِّRabbi
ٱلْعَٰلَمِينَbütün alemlerin

hamt; göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve bütün yaratılmışların Rabbi olan Allah'a mahsustur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

وَلَهُ ٱلْكِبْرِيَآءُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Büyüklük ve azamet göklerde ve yerde yalnız Onundur. O, Azîzdir, Hakîmdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَهُyalnız O'na aittir
ٱلْكِبْرِيَآءُululuk
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
وَهُوَve O
ٱلْعَزِيزُazizdir
ٱلْحَكِيمُhakimdir

Göklerde ve yerde azamet ve yücelik O'nundur. O; Aziz'dir/hiç kimsenin mücadele edemeyeceği mutlak galiptir. O; yaratmasında, takdir etmesinde, idare etmesinde ve dininde hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Câsiye Sûresi, 37 ayetten oluşan Mekke dönemine ait bir sûredir. Adını diz çöken ifadesinden alır. Câsiye ismi belirli bir kelimeden gelir; okuma yalnız o kelimenin geçtiği ayetlerle sınırlandırılmamalıdır. Kâinattaki işaretleri, vahyin rehberliğini ve hesap günü bütün ümmetlerin diz çökeceği sahneyi bir araya getirir. Arzusunu ilâh edinen insan tipi sûrenin dikkat çekici eleştirilerindendir. Yaratılış delilleri, İsrailoğulları'na verilen nimetler, hevâyı ilâhlaştırma, amel defterleri, ümmetlerin diz çökmesi. Câsiye, soyut inanç cümlelerini gerçek karar anlarıyla sınar; korku, servet, itibar ve otorite bu sınavın araçlarıdır. Câsiye içindeki bu kurgu, kâinattaki ayetler temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: ‘Hevâsını ilâh edinmek' her farklı görüş sahibini damgalamak için değil, delil ve ahlâk yerine arzunun hükmetmesini sorgulamak için kullanılır. Câsiye hakkında modern benzetme yapılırken tarihî bağlam silinmemeli; yorum açık anlamın yerine geçirilmemelidir. Bugüne bakan yönü ise kişisel tercihi mutlak hakikat sayma, algoritmaların arzuyu sürekli beslemesi ve hesap verebilirlik konularında güncel bir okuma sunar. Bu çerçevede Câsiye, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Kâinattaki ayetler
  • Vahiy ve şeriat
  • Hevâyı ilâhlaştırmak
  • Amel defteri
  • Diz çöken ümmetler

Ne Zaman Okunur?

Câsiye için sahih kaynaklarda bütün okuyuculara bağlanan zorunlu bir gün veya tekrar sayısı yoktur. Kâinattaki ayetler, vahiy ve şeriat ve hevâyı ilâhlaştırmak üzerinde çalışırken sûreyi bölüm bölüm okumak mümkündür. Tilavet, mekanik sonuç beklentisiyle değil, anlam ve davranış muhasebesiyle desteklenmelidir.

Bir okuma defteriyle ilerlemek

Câsiye okunurken sayfa iki sütuna ayrılabilir: bir tarafta vahiy ve şeriat ile ilgili uyarılar, diğer tarafta amel defteri ile ilgili olumlu örnekler. Sonunda diz çöken ümmetler başlığının bu iki sütunu nasıl bağladığı yazılabilir. Böyle bir çalışma, uzun metni küçük ama anlamlı adımlara böler.

Güncel örneği ölçü olarak kullanmak

Câsiye bugüne taşınırken kâinattaki ayetler konusu modern bir örnekle açıklanabilir; fakat örnek ayetin yerine geçmez. Câsiye güncele taşınırken kişi veya kurumlar geçmiş topluluklarla birebir özdeşleştirilmemeli; davranış kalıpları ihtiyatla karşılaştırılmalıdır.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Câsiye Sûresi kaç ayettir ve hangi dönemde inmiştir?

Câsiye 37 ayettir ve yaygın kabule göre Mekke döneminde inmiştir. Özel ayetlerin nüzul zamanı hakkında ayrıntı gerektiğinde sûre tefsirine bakılmalıdır.

Câsiye adı ne anlama gelir?

İsim diz çöken anlamına gelir. Câsiye adı ayırt edici bir kelime veya sahneyi gösterir; metnin tamamının tek cümlelik özeti değildir.

Câsiye Sûresi'nde hangi konular öne çıkar?

Kâinattaki ayetler, Vahiy ve şeriat, Hevâyı ilâhlaştırmak, Amel defteri, Diz çöken ümmetler başlıkları öne çıkar. Câsiye içindeki bu konular inanç, davranış ve sonuç ilişkisini farklı açılardan kurar.

Câsiye Sûresi nasıl çalışılabilir?

Önce kâinattaki ayetler ile ilgili ayetler, sonra hevâyı ilâhlaştırmak ve diz çöken ümmetler bölümleri işaretlenebilir. Aynı kelimenin farklı pasajlarda nasıl kullanıldığı karşılaştırılabilir.

Câsiye için özel bir tekrar sayısı var mı?

Câsiye hakkında güvenilir kaynakta sabit bir tekrar sayısı yoksa sayı veya kesin sonuç vaadi verilmez. Sûre genel tilavet, hatim ve anlam çalışması içinde okunabilir.

Tüm sorular →

Kaynaklar