Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

15. Sûre · Mekke · 99 Ayet

الحجر

HİCR SÛRESİ

Hicr

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 2

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

الٓر ۚ تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَقُرْءَانٍۢ مُّبِينٍۢ

Elif, Lâm, Râ.1 İşte bunlar kitabın, apaçık Kur'an'ın ayetleridir.

  1. [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
الٓرElif Lam Ra
تِلْكَşunlar
ءَايَٰتُayetleridir
ٱلْكِتَٰبِKitabın
وَقُرْءَانٍۢve Kur'an'ın
مُّبِينٍۢapaçık

(Elif, Lam, Ra) Bunun benzeri harfler hakkındaki sözler Bakara suresinin başında geçmiştir. Yüksek öneme sahip, Allah’ın katından indirildiğine delalet eden bu ayetler, Kur'an’ın tevhidi ve dinî kuralları açıklayan ayetleridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ كَانُوا۟ مُسْلِمِينَ

Kâfirler (kıyamet günü) keşke Müslüman olsaydık diye temenni ederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رُّبَمَاbir zaman gelir ki
يَوَدُّarzu ederler
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
لَوْkeşke
كَانُوا۟olsaydılar (diye)
مُسْلِمِينَmüslüman

Kıyamet günü durum onlar için açıkça ortaya çıkınca ve dünyada içinde bulundukları küfrün batıl olduğu aşikâr olunca, kâfirler Müslüman olmayı temenni edecekler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا۟ وَيَتَمَتَّعُوا۟ وَيُلْهِهِمُ ٱلْأَمَلُ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Onları bırak da yesinler, eğlensinler, beklentileri onları oyalasın. Nasıl olsa öğrenecekler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَرْهُمْbırak onları
يَأْكُلُوا۟yesinler
وَيَتَمَتَّعُوا۟ve eğlensinler
وَيُلْهِهِمُve onları oyalasın
ٱلْأَمَلُarzu
فَسَوْفَyakında
يَعْلَمُونَbileceklerdir

-Ey Peygamber!- O yalanlayanları bırak da hayvanlar gibi yesinler, geçici dünya lezzetlerinden faydalansınlar. Uzun emelleri onları iman ve salih amellerden alıkoysun. Onlar, kıyamet günü Allah’ın huzuruna çıktıkları zaman içinde bulundukları hüsranı öğrenecekler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌۭ مَّعْلُومٌۭ

Biz, bilinen bir yazgısı olmadan hiçbir ülkeyi yok etmedik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآbiz yok etmedik
أَهْلَكْنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنhiçbir
قَرْيَةٍkenti
إِلَّاdışında
وَلَهَاolanların
كِتَابٌۭbir yazısı
مَّعْلُومٌۭbilinen

Biz, zalim ülkelerden hiçbir ülkeyi Allah’ın ilminde öne alınmayan ve ertelenmeyecek belli bir eceli olmadan helak etmedik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ

Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّاne
تَسْبِقُgeçebilir
مِنْhiçbir
أُمَّةٍmillet
أَجَلَهَاsüresini
وَمَاne de
يَسْتَـْٔخِرُونَgeri kalır

Hiçbir toplumun vadesi dolmadan ölüm vakti gelmez, vadesi dolduğunda da ölümünü erteleyemez. Zalimlerin, Allah’ın onlara süre vermesine aldanmaması gerekir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

وَقَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌۭ

Dediler ki: "Ey kendisine Kur'an indirilen! Sen mutlaka bir delisin!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالُوا۟dediler ki
يَٰٓأَيُّهَاEy
ٱلَّذِىkimse
نُزِّلَindirilmiş olan
عَلَيْهِkendisine
ٱلذِّكْرُZikir (Kitap)
إِنَّكَsen mutlaka
لَمَجْنُونٌۭdelisin

Mekke ahalisi kâfirler, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e şöyle dediler: "Ey kendisine kitap indirildiğini iddia eden! Şüphesiz sen bu iddialarla bir delisin, bu şekilde delilerin yaptığını yapıyorsun."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

“Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّوْneden
مَاbize getirmiyorsun
تَأْتِينَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِٱلْمَلَٰٓئِكَةِmelekleri
إِنeğer
كُنتَisen
مِنَsalihlerden
ٱلصَّٰدِقِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şayet doğru sözlü gönderilen bir peygambersen, şüphesiz bize bir azap inecekse, haydi bize sana şahitlik edecek melekler getir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

مَا نُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَا كَانُوٓا۟ إِذًۭا مُّنظَرِينَ

Biz, melekleri ancak hakikatle indiririz. O zaman da o kâfirlere hiç mühlet verilmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاbiz indirmeyiz
نُنَزِّلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمَلَٰٓئِكَةَmelekleri
إِلَّاolmaksızın
بِٱلْحَقِّhak ile
وَمَاve olmaz
كَانُوٓا۟onların
إِذًۭاo zaman da
مُّنظَرِينَmühletleri

Yüce Allah, onların meleklerin gelmesi hakkında ileri sürdükleri önerilerine cevap olarak şöyle buyurdu: Biz melekleri ancak azapla helak olma vaktiniz geldiği zaman hikmetin gereğine uygun olarak indireceğiz. Melekleri getirdiğimiz zaman iman etmezler. Bilakis cezaları çok çabuk görülecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ

Kur’an’ı şüphesiz biz indirdik. O’nu koruyacak olan da şüphesiz biziz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاşüphesiz
نَحْنُbiz
نَزَّلْنَاindirdik
ٱلذِّكْرَO Zikri (Kitap)ı
وَإِنَّاve elbette biziz
لَهُۥO'nun
لَحَٰفِظُونَkoruyucuları

Muhakkak bu Kur’an’ı, insanlara bir öğüt olması için Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kalbine biz indirdik. Elbette o Kur’an’a bir şey eklenmesinden veya çıkartılmasından, değiştirilmesinden veya bozulmasından koruyacak olan da biziz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى شِيَعِ ٱلْأَوَّلِينَ

Kesinlikle senden önce de, geçmiş toplumlara rasûller göndermiştik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
أَرْسَلْنَاelçiler gönderdik
مِنsenden önceki
قَبْلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىiçine
شِيَعِmilletlerin
ٱلْأَوَّلِينَgeçmiş

-Ey Peygamber!- Kesinlikle senden önce de geçmiş kâfir topluluklara peygamberler gönderdik ve onlar da peygamberlerini yalanladılar. Ümmetinin seni yalanlamasında (yalanlanan) ilk peygamber değilsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Onlara kendilerine gelen her rasûlle alay ediyorlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاonlara gelmezdi
يَأْتِيهِمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنhiçbir
رَّسُولٍelçi
إِلَّاolmadıkları
كَانُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦonunla
يَسْتَهْزِءُونَalay ediyor

Geçmiş kâfir topluluklar, kendilerine gelen her bir peygamberi yalanladılar ve onunla alay ettiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

İşte böylece biz onu, (yalanlamayı) suçluların (Mekkeli müşriklerin) kalplerine sokarız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَٰلِكَişte böyle
نَسْلُكُهُۥonu sokarız
فِىiçine
قُلُوبِkalbleri
ٱلْمُجْرِمِينَsuçluların

O geçmiş ümmetlerin kalplerine inkârcılığı yerleştirdiğimiz gibi, aynı şekilde yüz çevirmeleri ve inat etmelerinden ötürü onu Mekkeli müşriklerin kalplerine de yerleştiririz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ ۖ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ

Onlar ona (indirilen kitaba) iman etmezler, oysaki evvelkilerin sünneti de böyle olup gitmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَاinanmazlar
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦona
وَقَدْelbette
خَلَتْgeçtiği halde
سُنَّةُsünneti
ٱلْأَوَّلِينَöncekilerin

Allah’ın, peygamberlerinin getirdiklerini yalanlayanları helak etmedeki sünneti geçmişte yaşandığı halde yine de Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilmiş olan Kur’an’a iman etmiyorlar. O yalanlayanlar muhakkak senden ibret alsınlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًۭا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ

Onlara gökten bir kapı açsak da onlar oradan yukarı çıksalar bile...

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْşayet
فَتَحْنَاaçsak da
عَلَيْهِمonlara
بَابًۭاbir kapı
مِّنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَظَلُّوا۟olsalardı
فِيهِoraya
يَعْرُجُونَçıkacak

Onu yalanlayanlar inatçıdırlar. Hak onlara apaçık delillerle açıklansa dahi, onlara gökte bir kapı açsak bile onlar tırmanmaya devam ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

لَقَالُوٓا۟ إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَٰرُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌۭ مَّسْحُورُونَ

Yine de: “Gözlerimiz perdelendi, belki de hepimiz büyülendik” derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَقَالُوٓا۟derlerdi
إِنَّمَاherhalde
سُكِّرَتْdöndürüldü
أَبْصَٰرُنَاgözlerimiz
بَلْdoğrusu
نَحْنُbiz
قَوْمٌۭbir topluluğuz
مَّسْحُورُونَbüyülenmiş

Doğruyu söylemezler de şöyle derler: "Kuşkusuz gözlerimiz doğruyu görmekten alıkonuldu, belki de bizler büyülendik ve görmekte olduğumuz şey bir sihirdir. Biz büyülendik."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًۭا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ

Gökte burçlar (yıldızlar) var ettik ve onları bakanlar için süsledik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
جَعَلْنَاbiz yaptık
فِىgökte
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بُرُوجًۭاburçlar
وَزَيَّنَّٰهَاve onu süsledik
لِلنَّٰظِرِينَbakanlar için

Elbette biz, gökyüzüne insanların yolculuklarda kara ve denizlerin karanlığında yollarını bulduğu çok büyük yıldızlar koyduk ve onları, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın kudretinin bir delili olması için bakan ve gören kimseler için güzelleştirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

وَحَفِظْنَٰهَا مِن كُلِّ شَيْطَٰنٍۢ رَّجِيمٍ

Onu (göğü) kovulmuş şeytanlardan koruduk.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَحَفِظْنَٰهَاve onu koruduk
مِنher
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَيْطَٰنٍۢşeytandan
رَّجِيمٍrecim (taşlanmış)

Gökyüzünü Allah’ın rahmetinden kovulmuş bütün şeytanlardan muhafaza ettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌۭ مُّبِينٌۭ

Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da ardına açık (yakıcı) bir alev düşer.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاancak hariçtir
مَنِkimse
ٱسْتَرَقَhırsızlığı eden
ٱلسَّمْعَkulak
فَأَتْبَعَهُۥonu kovalar
شِهَابٌۭbir alev
مُّبِينٌۭparlak

Melekler topluluğunu gizlice dinleyen (şeytan ve cin) ise bundan müstesnadır. Ona da parlak bir gök cismi yetişir ve onu yakıverir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىْءٍۢ مَّوْزُونٍۢ

Yeri de yaydık. Oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada her şeyden ölçüsü bilinen şeyler bitirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْأَرْضَve arzı
مَدَدْنَٰهَاyaydık
وَأَلْقَيْنَاve attık
فِيهَاoraya
رَوَٰسِىَsağlam dağlar
وَأَنۢبَتْنَاve bitirdik
فِيهَاorada
مِنher
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَىْءٍۢşey(den)
مَّوْزُونٍۢölçülü mütenasib

İnsanların üzerinde yerleşip, yaşaması için yeryüzünü döşeyerek serdik. Ve oraya sabit dağlar yerleştirdik ki (yeryüzü dengesiz hareket etmesin) insanlar sarsılmasın. Ve orada hikmet gereğince takdir edilmiş çeşitli bitkilerden sınırlı bir şekilde yetiştirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسْتُمْ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ

Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız canlılar için geçimlikler kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلْنَاve var ettik
لَكُمْsizin için
فِيهَاorada
مَعَٰيِشَgeçimlikler
وَمَنve canlılar için
لَّسْتُمْolmadığınız
لَهُۥonları
بِرَٰزِقِينَrızıklandırıcı

-Ey insanlar!- Dünya hayatında olduğunuz sürece sizleri yaşatacak olan yiyecekler ve içecekler var ettik. Sizden başka sizin rızıklandırmadığınız insan ve hayvanlar için de yeryüzünde onları yaşatacak rızık var ettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ

Hazineleri bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak biz onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve yoktur
مِّنhiçbir
شَىْءٍşey
إِلَّاsadece
عِندَنَاbizim yanımızdadır
خَزَآئِنُهُۥhazineleri
وَمَاve
نُنَزِّلُهُۥٓbiz indirmeyiz
إِلَّاdışında
بِقَدَرٍۢbir miktar
مَّعْلُومٍۢbilinen

İnsan ve hayvanların faydalandığı her şeyi var etmeye ve insanları faydalandırmaya yalnız biz kadiriz. Bunlardan var ettiğimiz her şeyi hikmetimiz ve irademizin gereğine göre sınırlı miktarda var ederiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

وَأَرْسَلْنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ فَأَسْقَيْنَٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمْ لَهُۥ بِخَٰزِنِينَ

Rüzgârları da (bulutlara yağmur) aşılayıcılar olarak gönderdik. Sonra gökten (buluttan) su indirdik de onunla sizleri suladık ve onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَرْسَلْنَاve gönderdik
ٱلرِّيَٰحَrüzgarları
لَوَٰقِحَaşılayıcı olarak
فَأَنزَلْنَاindirdik
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۭsu
فَأَسْقَيْنَٰكُمُوهُböylece sizi suladık
وَمَآve değilsiniz
أَنتُمْsiz
لَهُۥonu
بِخَٰزِنِينَdepolayan

Biz, bulutları aşılayan rüzgârları gönderdik. Ve aşılanmış bulutlardan yağmur indirdik. Sizleri bu yağmur sularıyla suladık. -Ey insanlar!- Bu suyu yeryüzünde kaynak ve kuyu olması için depolayan siz değilsiniz. Elbette yeryüzünde onu Allah Teâlâ depolar ve korur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحْنُ ٱلْوَٰرِثُونَ

Doğrusu ancak biz, hayat verir ve de öldürürüz. Hepsinin sonrasında (herşeye )varis olanlar da bizleriz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّاbiziz
لَنَحْنُelbette biz
نُحْىِۦyaşatırız;
وَنُمِيتُve öldürürüz
وَنَحْنُve biziz
ٱلْوَٰرِثُونَgerçek varis olan

Muhakkak ki ancak biz, onları yoktan var ederek ve ölümlerinin ardından da tekrar dirilterek ölülere hayat veririz ve vadeleri dolduğu zaman da dirileri öldürürüz. Yeryüzünün ve üzerinde olan her şeyin ardından mirasçı olarak kalacak olan da yalnızca biziz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ مِنكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ

Sizden önce geçenleri bildiğimiz gibi sizden sonra gelecekleri de biliriz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْandolsun
عَلِمْنَاbiliriz
ٱلْمُسْتَقْدِمِينَönce geçenleri
مِنكُمْsizden
وَلَقَدْve elbette
عَلِمْنَاbiliriz
ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَgeri kalanları da

Elbette sizden önce gelenlerin doğum ve ölümlerini bildiğimiz gibi sizden sonra gelen kimselerin de doğum ve ölümlerini biliriz. Bunlardan hiçbir şey bize gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ ۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌۭ

Şüphesiz yalnızca senin Rabbin onların hepsini bir araya toplayacak. Muhakkak O, hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve gerçekten
رَبَّكَRabbindir
هُوَO
يَحْشُرُهُمْonları toplayacak olan
إِنَّهُۥmuhakak O
حَكِيمٌHakîmdir
عَلِيمٌۭBilendir

-Ey Peygamber!- Senin Rabbin kıyamet günü ihsan edenleri ihsanlarından ötürü ödüllendirmek ve kötülük edenleri de kötülüğünden dolayı cezalandırmak için hepsini bir araya toplayacaktır. Muhakkak O, yönetiminde hikmet ve ilim sahibidir. Ona hiçbir şey gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍۢ مِّنْ حَمَإٍۢ مَّسْنُونٍۢ

İnsanı kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) bir balçıktan yarattık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
خَلَقْنَاbiz yarattık
ٱلْإِنسَٰنَinsanı
مِنpişmemiş çamurdan
صَلْصَٰلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنْcıvık balçıktan
حَمَإٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّسْنُونٍۢdeğişmiş

Biz Âdem’i oyulup, kazınması halinde ses çıkaran kuru bir çamurdan yarattık. Onun yaratıldığı bu çamur, çok uzun beklemesi sebebiyle rengi kara, kokusu değişmiş bir çamurdu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ

Daha önce de cinleri yakıp kavuran bir ateşten yaratmıştık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْجَآنَّve Cinleri
خَلَقْنَٰهُyarattık
مِنdaha önce
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنateşten
نَّارِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلسَّمُومِnüfuz eden

Âdem -aleyhisselam-’ı yaratmadan önce de cinlerin atasını sıcaklığı çok yüksek bir ateşten yarattık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًۭا مِّن صَلْصَٰلٍۢ مِّنْ حَمَإٍۢ مَّسْنُونٍۢ

Rabbin, meleklere şöyle demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) balçıktan bir beşer yaratacağım."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذْve bir zaman
قَالَdemişti ki
رَبُّكَRabbin
لِلْمَلَٰٓئِكَةِmeleklere
إِنِّىmuhakkak ben
خَٰلِقٌۢyaratacağım
بَشَرًۭاbir insan
مِّنkupkuru çamurdan
صَلْصَٰلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنْbalçıktan
حَمَإٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّسْنُونٍۢdeğişken

-Ey Peygamber!- Hani Rabbinin meleklere ve onlarla beraber olan İblis'e "Ben oyulduğu zaman ses çıkaran, kokusu değişmiş, kara, kuru çamurdan bir insan yaratacağım” dediği zamanı hatırla.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ

Onu bir şekle sokup, ruhumdan üflediğim zaman onun için hemen secdeye kapanın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِذَاzaman
سَوَّيْتُهُۥonu düzenlediğim
وَنَفَخْتُve üflediğimde
فِيهِona
مِنruhumdan
رُّوحِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَقَعُوا۟hemen kapanın
لَهُۥona
سَٰجِدِينَsecdeye

Onun suretini/şeklini değiştirip yaratılışını tamamladığımda, emrimi yerine getirmek ve onu selamlamak için hemen ona secde edin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ

Meleklerin hepsi de topluca ona secde etmişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَسَجَدَsecde ettiler
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُmelekler
كُلُّهُمْhepsi
أَجْمَعُونَtopluca

Meleklerin hepsi, Rablerinin onlara emrettiği gibi emrine boyun eğerek ona secde etmişlerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

Bundan bir tek İblis müstesnaydı. O, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّآyalnız
إِبْلِيسَİblis
أَبَىٰٓkabul etmedi
أَنolmayı
يَكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَعَberaber
ٱلسَّٰجِدِينَsecde edenlerle

Fakat -meleklerle beraber ancak bir melek olmayan- (İblis), Âdem’e melekler gibi secde etmekten kaçındı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

قَالَ يَٰٓإِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

Allah: "Ey İblis, senin secde edenlerle beraber olmanı engelleyen nedir?" dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
يَٰٓإِبْلِيسُEy İblis
مَاne (oldu)
لَكَsana
أَلَّاsen olmadın
تَكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَعَberaber
ٱلسَّٰجِدِينَsecde edenlerle

Yüce Allah, Âdem’e secde etmekten kaçındıktan sonra İblis'e şöyle dedi: "Benim emrime uyarak secde eden meleklerle beraber seni secde etmemeye taşıyan ve bundan seni alıkoyan nedir?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُۥ مِن صَلْصَٰلٍۢ مِّنْ حَمَإٍۢ مَّسْنُونٍۢ

"(İblis) Ben, kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) bir balçıktan yarattığın bir beşere secde edecek değilim" dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
لَمْben edemem
أَكُنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِّأَسْجُدَsecde
لِبَشَرٍinsana
خَلَقْتَهُۥyarattığın
مِنbir çamurdan
صَلْصَٰلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنْbir balçıktan
حَمَإٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّسْنُونٍۢdeğişken

İblis kibirlenerek şöyle dedi: "Benim, değişmiş siyah bir balçık olan kuru çamurdan yarattığın insana secde etmem doğru olmaz.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌۭ

Allah dedi ki: Öyleyse ''Cennet'ten çık git. Sen artık kovuldun!.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
فَٱخْرُجْöyleyse çık
مِنْهَاoradan
فَإِنَّكَçünkü sen
رَجِيمٌۭkovuldun

Yüce Allah, İblis'e şöyle dedi: "Cennetten çık git. Artık sen kovuldun.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

وَإِنَّ عَلَيْكَ ٱللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ

"Şüphesiz hesap gününe kadar lânet senin üzerinedir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
عَلَيْكَüzerine
ٱللَّعْنَةَla'net edilecektir
إِلَىٰkadar
يَوْمِgününe
ٱلدِّينِceza

Kıyamet gününe kadar üzerine lanet olacak ve rahmetimden kovulmuş olacaksın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

İblis: “Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver!” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
رَبِّRabbim
فَأَنظِرْنِىٓ(bari) beni ertele
إِلَىٰkadar
يَوْمِgüne
يُبْعَثُونَtekrar dirilecekleri

İblis de şöyle dedi: "Ey Rabbim! mahlukatın yeniden dirileceği güne kadar bana süre ver ve beni öldürme.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ

Allah dedi ki: “O halde sen, kendisine mühlet verilenlerdensin.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
فَإِنَّكَhaydi sen
مِنَertelenmişlerdensin
ٱلْمُنظَرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah İblise dedi ki: “Öyleyse sen, vadesi ertelenerek kendisine mühlet verilenlerdensin.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ

Vakti bilinen bir güne kadar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَىٰkadar
يَوْمِgününe
ٱلْوَقْتِvaktin
ٱلْمَعْلُومِbilinen

Bütün mahlukatın öldüğü, Sûr'un ilk üflendiği vakte kadar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

İblis: “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, hepsini saptıracağım.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
رَبِّRabbim
بِمَآötürü
أَغْوَيْتَنِىbeni azdırmandan
لَأُزَيِّنَنَّandolsun (günahları) süsleyeceğim
لَهُمْonlara
فِىyer yüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَأُغْوِيَنَّهُمْve onları azdıracağım
أَجْمَعِينَhepsini

İblis de şöyle dedi: "Ey Rabbim! Beni saptırman sebebiyle, ben de yeryüzünde günahları onlara güzel göstereceğim ve onların hepsini doğru yoldan saptıracağım."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ

Ancak, içlerinde ihlas sahibi kulların hariç.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاancak hariç
عِبَادَكَkulların
مِنْهُمُiçlerinden
ٱلْمُخْلَصِينَihlâslı

Ancak sana ibadet etmesi için seçtiğin kulların hariç.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

قَالَ هَٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسْتَقِيمٌ

(Allah Teâlâ:) "Bu benim gösterdiğim dosdoğru yoldur." dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَbuyurdu ki
هَٰذَاişte budur
صِرَٰطٌyol
عَلَىَّbana varan
مُسْتَقِيمٌdosdoğru

Allah Teâlâ şöyle buyurdu: "İşte bu, bana ulaştıran ölçülü bir yoldur.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ

Senin, kullarım üzerinde hiçbir gücün yoktur, sana uyan azgınlar dışında.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
عِبَادِىbenim kullarım
لَيْسَyoktur
لَكَsenin
عَلَيْهِمْüzerinde
سُلْطَٰنٌbir gücün
إِلَّاdışında
مَنِkimseler
ٱتَّبَعَكَsana uyan
مِنَazgınlardan
ٱلْغَاوِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şüphesiz benim ihlaslı kullarım üzerinde senin hiçbir gücün yoktur. Sana tabi olmuş sapıkların dışında, yoldan çıkarmak için onlara musallat olamazsın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ

Onların hepsine vadolunan yer Cehennem'dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
جَهَنَّمَCehennem
لَمَوْعِدُهُمْonların buluşma yeridir
أَجْمَعِينَhepsinin

Cehennem, iblis ve ona tabi olan sapıkların hepsinin toplanma yeridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَٰبٍۢ لِّكُلِّ بَابٍۢ مِّنْهُمْ جُزْءٌۭ مَّقْسُومٌ

Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan ayrılmış belli bir pay vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَهَاonun vardır
سَبْعَةُyedi
أَبْوَٰبٍۢkapısı
لِّكُلِّher
بَابٍۢkapıya
مِّنْهُمْonlardan
جُزْءٌۭbir bölüm
مَّقْسُومٌayrılmıştır

Cehennemin yedi kapısı vardır, (kâfirler) oradan girerler. Kapılarından her bir kapıdan İblis'e uymuş olanlardan sayıları belirlenmiş kimseler cehenneme gireceklerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍ

Takva sahibi olanlar ise, Cennetlerde ve pınarlardadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmuhakkak
ٱلْمُتَّقِينَmuttakiler
فِىcennetlerde
جَنَّٰتٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَعُيُونٍpınar başlarındadırlar

Emrine uyarak ve yasakladığından sakınarak Rablerinden korkanlar cennetler ve pınarlar içindedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ءَامِنِينَ

Selametle ve güvenle girin oraya!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱدْخُلُوهَاoraya girin
بِسَلَٰمٍesenlikle
ءَامِنِينَgüven içinde

Oraya girerken onlara şöyle denir: "Oraya, musibetlerden selamette ve korkulan şeylerden güven içinde olarak girin.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍۢ مُّتَقَٰبِلِينَ

Biz, onların kalplerindeki tüm kini söküp attık. Onlar, kardeşler olarak karşılıklı koltuklarda otururlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنَزَعْنَاçıkarıp atmışızdır
مَاolan
فِىgöğüslerindeki
صُدُورِهِمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنْkini
غِلٍّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِخْوَٰنًاkardeşler olarak
عَلَىٰüzerinde
سُرُرٍۢdivanlar
مُّتَقَٰبِلِينَkarşı karşıya otururlar

Kalplerinde olan bütün kin ve düşmanlığı yok ettik. Birbirini seven kardeşler birbirine bakarak koltuklarda otururlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌۭ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ

Onlara, orada hiçbir yorgunluk yoktur. Ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَاonlara dokunmaz
يَمَسُّهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِيهَاorada
نَصَبٌۭhiçbir yorgunluk
وَمَاve değillerdir
هُمonlar
مِّنْهَاoradan
بِمُخْرَجِينَçıkarılacak

Orada onlara bir yorgunluk isabet etmeyeceği gibi, oradan çıkartılacak da değildirler. Tam aksine orada sonsuza kadar kalıcıdırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

۞ نَبِّئْ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

Kullarıma benim, çok mağfiret edici, çok merhametli olduğumu haber ver.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
نَبِّئْhaber ver
عِبَادِىٓkullarıma
أَنِّىٓşüphesiz
أَنَاben
ٱلْغَفُورُbağışlayanım
ٱلرَّحِيمُesirgeyenim

-Ey Peygamber!- Onlardan tövbe edenleri bağışlayacağımı ve merhamet edeceğimi kullarıma bildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلْعَذَابُ ٱلْأَلِيمُ

Azabıma gelince de o, çok acı veren bir azaptır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنَّfakat
عَذَابِىbenim azabım
هُوَo
ٱلْعَذَابُbir azabdır
ٱلْأَلِيمُçok acı

Yine onlara, azabımın çok acı veren bir azap olduğunu bildir. Mağfiretime nail olmak ve azabımdan güvende olabilmek için bana tövbe etsinler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Hicr Sûresi, vahyin korunmuşluğu, insanın yaratılışı ve inkârcı toplumların tarihî sonu arasında güçlü bir bağ kurar. Sûrenin adı, kayalık bir bölgede yaşayan Semûd kavminin yurdu olan Hicr'den gelir. İlk ayetlerde Kur'an'ın apaçık bir kitap olduğu bildirilir; "Zikri biz indirdik, onu koruyacak olan da biziz" ifadesi, Kur'an'ın korunması konusunda İslam düşüncesinin temel dayanaklarından biri kabul edilir. Bu güvence, insanın metni anlamak, öğretmek ve hayatında ciddiyetle taşımak sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Hz. Âdem'in yaratılması ve İblîs'in secde emrine karşı çıkması sûrede yeniden anlatılır. İblîs'in kendisine süre istemesi ve insanları saptıracağını söylemesi karşısında, samimi kullar üzerinde zorlayıcı bir güce sahip olmadığı vurgulanır. Ardından cennet ve cehennem tasvirleri gelir. Hz. İbrâhim'e gelen misafirlerin hem evlat müjdesi hem de Lût kavmine yönelik uyarı getirmesi, rahmet ve hesabın aynı anlatı içinde yer almasını sağlar. Hicr halkı, dağları oyarak güvenli evler kurmasına rağmen peygamberi yalanlamış ve maddî tahkimatın kendilerini koruyacağını düşünmüştür. Sûre, insanın teknik güç ve sağlam yapılarla mutlak güven elde edemeyeceğini hatırlatır. Son bölümde Hz. Peygamber'e inkârcıların sözleri karşısında göğsünün daraldığının bilindiği söylenir; çözüm olarak Allah'ı tesbih etmesi, secde edenlerden olması ve kulluğa devam etmesi istenir. Bu kapanış, psikolojik yükü küçümsemez. Üzüntüyü inkâr etmek yerine, ibadet ve süreklilik içinde taşımanın yolunu gösterir. Hicr Sûresi, korunmuş vahiy ile kırılgan insan kalbi arasındaki ilişkiyi böyle kurar.

Ana Temalar

  • Kur'an'ın korunması
  • Hz. Âdem ve İblîs'in itirazı
  • Hz. İbrâhim'in misafirleri ve Lût kavmi
  • Hicr halkının maddî güven yanılgısı
  • Göğüs daralması karşısında ibadette süreklilik

Ne Zaman Okunur?

Hicr Sûresi'ne özgü, sahih kaynaklarla sabit bir okuma vakti bulunmaz. Kur'an'ın korunması, yaratılış, İblîs'in sınırları veya peygamberin yaşadığı duygusal baskı üzerinde çalışırken bölüm bölüm okunabilir. Son ayetleri yalnız "sıkıntıyı anında gideren" bir reçete gibi sunmak yerine, tesbih, secde ve ibadette süreklilik çağrısı olarak anlamak gerekir.

Vahyin korunması ve insanın sınırlılığı

Hicr Sûresi Kur'an'ın Allah tarafından indirildiğini ve korunacağını bildirirken, onu küçümseyenlerin tavrını da anlatır. Bu güvence, her insan yorumunun hatasız olduğu anlamına gelmez. Metnin korunmuşluğu ile okuyucunun anlama çabasının sınırlılığı birbirinden ayrılmalıdır. Tefsir geleneği, dil bilgisi ve bağlam çalışması tam da bu nedenle önem taşır.

Hicr halkını yalnız arkeolojik meraka indirgememek

Semûd kavminin kayalara oyduğu güvenli evler, teknik başarı ve maddî dayanıklılığın ahlâkî güvence olmadığını gösterir. Kıssa, "kalıntılar nerede?" sorusundan önce "güçlü yapılar adaletsizliği örter mi?" sorusunu gündeme getirir. Bugünün şehirleri ve kurumları da fiziksel sağlamlık kadar hak, emanet ve sorumluluk üzerinden değerlendirilmelidir.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Hicr Sûresi adını nereden alır?

Sûre, Semûd kavminin yaşadığı ve kayalık alanları oyarak evler yaptığı Hicr bölgesinden adını alır. Bu topluluk maddî yapılarının güvenine rağmen peygamberi yalanlamış ve uyarıyı dikkate almamıştır.

Hicr 9. ayette Kur'an'ın korunması nasıl anlatılır?

"Zikri biz indirdik, onu koruyacak olan da biziz" anlamındaki ayet, vahyin ilâhî koruma altında olduğunu bildirir. İslam âlimleri bu ayeti Kur'an metninin korunmuşluğu konusunda temel delillerden biri olarak değerlendirmiştir.

Hicr Sûresi'nin son ayetleri ne öğütler?

Peygamberin inkârcı sözler sebebiyle yaşadığı daralma kabul edilir; ardından tesbih, secde ve kulluğa devam etmesi istenir. Mesaj, duyguyu bastırmak değil, zorluk içinde ibadet ve yönelişi sürdürebilmektir.

Hicr 9. ayet Kur'an'ın korunmasını nasıl ifade eder?

"Zikri biz indirdik, onun koruyucusu da elbette biziz" denir. İslam geleneğinde bu ayet Kur'an metninin ilâhî korumasının temel dayanaklarından sayılır. Koruma inancı, çeviri ve yorumların hatasız olduğu anlamına gelmez.

Hicr Sûresi'ndeki "yedi tekrarlanan" nedir?

87. ayette verilen "seb‘an mine'l-mesânî" ifadesi çoğunlukla yedi ayetli Fâtiha Sûresi olarak açıklanır. Başka yorumlar da aktarılmıştır; yaygın kabul Fâtiha'nın namazlarda tekrar tekrar okunmasıyla ilişkilidir.

Tüm sorular →

Kaynaklar