Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

16. Sûre · Mekke · 128 Ayet

النحل

NAHL SÛRESİ

Bal Arısı

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 3

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

أَتَىٰٓ أَمْرُ ٱللَّهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُ ۚ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Allah’ın emri geldi. Artık onun vaktinden önce gelmesini istemeyin. Allah, onların şirk koştuklarından çok yücedir ve münezzehtir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَتَىٰٓgeldi
أَمْرُemri
ٱللَّهِAllah'ın
فَلَاartık
تَسْتَعْجِلُوهُonu acele istemeyin
سُبْحَٰنَهُۥ(Allah) uzaktır
وَتَعَٰلَىٰve yücedir
عَمَّاortak koştuklarından
يُشْرِكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Kâfirler!- Allah’ın sizler için takdir ettiği azabınız çok yaklaştı, vaktinden önce gelmesini istemeyip durmayın! Allah Teâlâ, müşriklerin O'na koştukları ortaklardan münezzehtir ve yücedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

يُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ بِٱلرُّوحِ مِنْ أَمْرِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ أَنْ أَنذِرُوٓا۟ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱتَّقُونِ

O kendi emri ile kullarından dilediği kimseler üzerine vahiy ile melekleri: ‘Benden başka hiçbir ilah olmadığını bildirin. O halde benden korkun’ desinler diye indirir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يُنَزِّلُindirir
ٱلْمَلَٰٓئِكَةَMelekleri
بِٱلرُّوحِruh ile
مِنْemrinden (olan)
أَمْرِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَىٰüzerine
مَنkimseler
يَشَآءُdilediği
مِنْkullarından
عِبَادِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنْdiye
أَنذِرُوٓا۟uyarsın
أَنَّهُۥmuhakkak
لَآyoktur
إِلَٰهَtanrı
إِلَّآbaşka
أَنَا۠benden
فَٱتَّقُونِbenden korkun

Allah, dilediği peygambere: “Ey elçiler! İnsanları Allah’a ortaklar koşmaktan sakındırın! Ey İnsanlar! Benden başka hak mabut (ibadet edilecek hak ilah) yoktur. Öyleyse emirlerimi yerine getirerek ve yasaklarımdan sakınarak benden korkun!” Diye takdir ettiği vahyi, melekleriyle birlikte indirir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۚ تَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Gökleri ve yeri hak ile yarattı ve müşriklerin şirk koşmalarından çok yücedir/yüksektedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
خَلَقَyarattı
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
بِٱلْحَقِّhak ile
تَعَٰلَىٰyücedir
عَمَّاortak koştuklarından
يُشْرِكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah, gökleri ve yeryüzünü daha önce bir örneği yaratılmamış şekilde hak ile yarattı. Ve onları boşu boşuna yaratmadı. Aksine onları kendisinin ne kadar yüce olduğunun bilinmesine delil olması için yarattı. Öyleyse başkalarının O'na ortak koşmalarından münezzehtir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍۢ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌۭ مُّبِينٌۭ

İnsanı bir nutfeden (meniden) yarattı. Buna rağmen insan apaçık bir hasım kesildi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
خَلَقَyarattı
ٱلْإِنسَٰنَinsanı
مِنnutfeden
نُّطْفَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَإِذَاbirden
هُوَo (insan)
خَصِيمٌۭbir hasım (olup çıktı)
مُّبِينٌۭapaçık

O, insanı bir damla hakir sudan yarattı. Fakat o, geliştikçe gelişti ve sonunda birde bakmışsın ki o, apaçık olan batılla hakkı yok etmek için aşırı mücadele eden biri olmuş.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

وَٱلْأَنْعَٰمَ خَلَقَهَا ۗ لَكُمْ فِيهَا دِفْءٌۭ وَمَنَٰفِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

Ve O, hayvanları (Deve, inek, koyun, keçi) yarattı. Onlarda sizin için ısıtıcı (şeyler) ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yemektesiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْأَنْعَٰمَve hayvanları da
خَلَقَهَاyarattı
لَكُمْsizin için vardır
فِيهَاonlarda
دِفْءٌۭısınma
وَمَنَٰفِعُve menfaatler
وَمِنْهَاve onlardan
تَأْكُلُونَyersiniz

-Ey insanlar!- O, deve, inek ve koyun gibi hayvanları sizin faydalanmanız için yarattı. Onların yünleri ve tüyleriyle ısınmanız bu faydalardandır. Diğer faydalar da sütlerinde, postlarında ve sırtlarında vardır. Ayrıca bu hayvanların bazılarının (etlerinden) yersiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

وَلَكُمْ فِيهَا جَمَالٌ حِينَ تُرِيحُونَ وَحِينَ تَسْرَحُونَ

Ayrıca onları ağıllarına sokarken ve otlamaya salarken de sizin için ayrı bir güzellik vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَكُمْve sizin için vardır
فِيهَاonlarda
جَمَالٌbir güzellik
حِينَzaman
تُرِيحُونَakşamleyin getirdiğiniz
وَحِينَve zaman
تَسْرَحُونَsabahleyin götürdüğünüz

Ayrıca akşam onları ağıllarına sokarken ve sabah otlak için onları çıkartırken de sizler için bir güzellik vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَىٰ بَلَدٍۢ لَّمْ تَكُونُوا۟ بَٰلِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ ٱلْأَنفُسِ ۚ إِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌۭ رَّحِيمٌۭ

Kendisine ancak ağır sıkıntıya katlanarak varabileceğiniz uzaklıktaki beldelere, yüklerinizi taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatlidir, merhametlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَتَحْمِلُve taşırlar
أَثْقَالَكُمْağırlıklarınızı
إِلَىٰ(uzak)
بَلَدٍۢşehirlere
لَّمْolmadığınız
تَكُونُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَٰلِغِيهِvarıyor
إِلَّاdışında
بِشِقِّzahmetler çekmek
ٱلْأَنفُسِcanlar(ınız)
إِنَّdoğrusu
رَبَّكُمْRabbiniz
لَرَءُوفٌۭçok şefkatlidir
رَّحِيمٌۭçok acıyandır

Sizler için yaratmış olduğumuz bu hayvanlar, yolculuklarınızda ağır yüklerinizi, insanın ancak büyük zorluklarla ulaşması mümkün olan ülkelere taşırlar. -Ey insanlar!- Şüphesiz Rabbinizin bu hayvanları sizin hizmetinize sunması, size karşı çok şefkatli ve merhametli olmasındandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

وَٱلْخَيْلَ وَٱلْبِغَالَ وَٱلْحَمِيرَ لِتَرْكَبُوهَا وَزِينَةًۭ ۚ وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْخَيْلَve atları
وَٱلْبِغَالَve katırları
وَٱلْحَمِيرَve merkepleri
لِتَرْكَبُوهَاbinmeniz için
وَزِينَةًۭve süs için
وَيَخْلُقُyaratmaktadır
مَاşeyleri
لَاsizin bilmediklerinizi
تَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Allah Subhânehu ve Teâlâ sizlere, binmeniz, üzerlerinde yüklerini taşımanız ve insanlar arasında sizler için bir süs olması için atları, katırları ve merkepleri (eşekleri) yarattı. Onlar dışında da yaratmak istediği daha bilmediğiniz nice şeyler yaratır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَعَلَى ٱللَّهِ قَصْدُ ٱلسَّبِيلِ وَمِنْهَا جَآئِرٌۭ ۚ وَلَوْ شَآءَ لَهَدَىٰكُمْ أَجْمَعِينَ

Doğru yolu göstermek Allah’a aittir ama o yollardan bazısı da eğridir. (Allah) dileseydi elbette hepinizi toptan hidayete erdirirdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَعَلَىve aittir
ٱللَّهِAllah'a
قَصْدُdoğru
ٱلسَّبِيلِyol
وَمِنْهَاfakat onun vardır
جَآئِرٌۭeğrisi de
وَلَوْşayet
شَآءَdileseydi
لَهَدَىٰكُمْdoğru yola iletirdi
أَجْمَعِينَhepinizi

Yüce Allah'ın rızasına ulaştıran dosdoğru yol üzere bulunan İslam dininin açıklamasını ancak Yüce Allah yapar. Bazı yollar şeytanın yolu olup, haktan sapmıştır. İslam dışında kalan bütün yollar haktan uzaktır. Şayet yüce Allah sizlerin hepinizi iman etmeye muvaffak kılmak isteseydi hepinizi imanlı kılardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ ۖ لَّكُم مِّنْهُ شَرَابٌۭ وَمِنْهُ شَجَرٌۭ فِيهِ تُسِيمُونَ

Sizin için gökten bir su indiren O'dur. O sudan içersiniz ve hayvanları otlatacağınız bitkileri de onunla yetiştirirsiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هُوَO'dur
ٱلَّذِىٓindiren
أَنزَلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۭbir su
لَّكُمsizin için
مِّنْهُondandır
شَرَابٌۭiçeceğ(iniz)
وَمِنْهُve ondandır
شَجَرٌۭ(bitkiler)
فِيهِonda
تُسِيمُونَhayvanları otlattığınız

Sizlere bulutlardan su indiren de Allah -Subhânehu ve Teâlâ-’dır. Bu suyun bir kısmı içtiğiniz ve hayvanlarınıza içirdiğiniz içecektir. Bir kısmıyla ise hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler yetişir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

يُنۢبِتُ لَكُم بِهِ ٱلزَّرْعَ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلنَّخِيلَ وَٱلْأَعْنَٰبَ وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَتَفَكَّرُونَ

Allah, onunla size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzüm ve her türlü ürünü yetiştirir. Düşünen bir toplum için bunda ayetler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يُنۢبِتُbitirmektedir
لَكُمsize
بِهِonunla
ٱلزَّرْعَekinler
وَٱلزَّيْتُونَve zeytin
وَٱلنَّخِيلَve hurma
وَٱلْأَعْنَٰبَve üzümler
وَمِنve
كُلِّher çeşitten
ٱلثَّمَرَٰتِmeyvalar
إِنَّşüphesiz
فِىbunda
ذَٰلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَءَايَةًۭibret vardır
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يَتَفَكَّرُونَdüşünen

Allah -Subhânehu ve Teâlâ- bu su ile size yediğiniz ekinleri, zeytin, hurma, üzüm ve bütün meyveleri/ürünleri yetiştirir. Şüphesiz bu suda ve ondan hayat bulan şeylerde onun yarattıklarını düşünen ve onlarla Allah’ın büyüklüğüne delil getiren topluluklar için Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın kudretini gösteren deliller vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ وَٱلنُّجُومُ مُسَخَّرَٰتٌۢ بِأَمْرِهِۦٓ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يَعْقِلُونَ

Geceyi, gündüzü, Güneşi ve Ay'ı sizin hizmetinize vermiştir. Yıldızlar da O’nun emri ile size boyun eğmiştir. Bunların her birinde düşünen bir toplum için ayetler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَسَخَّرَhizmetinize verdi
لَكُمُsizin
ٱلَّيْلَgeceyi
وَٱلنَّهَارَve gündüzü
وَٱلشَّمْسَve güneşi
وَٱلْقَمَرَve ay'ı
وَٱلنُّجُومُve yıldızlar da
مُسَخَّرَٰتٌۢboyun eğdirilmiştir
بِأَمْرِهِۦٓO'nun emriyle
إِنَّşüphesiz
فِىbunda
ذَٰلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَءَايَٰتٍۢibretler vardır
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يَعْقِلُونَaklını kullanan

Sükûnet bulasınız ve dinlenesiniz diye Yüce Allah geceyi; yaşamınız için gerekli olan kazancı elde edesiniz diye de gündüzü sizin hizmetinize verdi. Güneşi ve ayı da sizin hizmetinize sunarak güneşi bir ışık kaynağı ve ayı da bir aydınlatıcı kıldı. Allah’ın kaderi emriyle yıldızları da sizin hizmetinize sundu. Yeryüzü ve denizlerin karanlığında onlarla yolunuzu buluyor, zamanı onlarla biliyor ve daha başka faydalar elde ediyorsunuz. İşte bütün bunları sizin hizmetinize sunmasında aklını kullanan topluluklar için, muhakkak Allah Teâlâ’nın kudretini gösteren apaçık deliller vardır. Bunların hikmetini idrak edenler de o kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَمَا ذَرَأَ لَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥٓ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَذَّكَّرُونَ

Yeryüzünde sizin için rengârenk yarattıklarında da öğüt alan bir toplum için gerçek bir ibret vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve vardır
ذَرَأَyarattıklarında
لَكُمْsizin için
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُخْتَلِفًاçeşitli
أَلْوَٰنُهُۥٓrenklerdeki
إِنَّşüphesiz
فِىbunda
ذَٰلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَءَايَةًۭibret vardır
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يَذَّكَّرُونَöğüt alan

Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, yeryüzünde renklerini birbirinden farklı olarak yarattığı madenleri, hayvanları, bitkileri ve ekinleri de sizlerin hizmetine sundu. Bu zikredilenlerin yaratılması ve hizmetinize sunulmasında, ibret alan/düşünen ve Allah’ın her şeye kadir olduğunu, nimet veren olduğunu idrak eden topluluklar için, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-’nın kudretini gösteren büyük deliller vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَهُوَ ٱلَّذِى سَخَّرَ ٱلْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا۟ مِنْهُ لَحْمًۭا طَرِيًّۭا وَتَسْتَخْرِجُوا۟ مِنْهُ حِلْيَةًۭ تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى ٱلْفُلْكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Yine taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz ziynet eşyasını çıkarasınız diye denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde suları yara yara akıp gittiklerini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَهُوَO'dur
ٱلَّذِىhizmetinize veren
سَخَّرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْبَحْرَdenizi
لِتَأْكُلُوا۟yemeniz için
مِنْهُondan
لَحْمًۭاet
طَرِيًّۭاtaptaze
وَتَسْتَخْرِجُوا۟ve çıkarmanız için
مِنْهُondan
حِلْيَةًۭsüsler
تَلْبَسُونَهَاkuşanacağınız
وَتَرَىve görüyorsun ki
ٱلْفُلْكَgemiler
مَوَاخِرَdenizi yara yara gitmektedir
فِيهِonun içinde
وَلِتَبْتَغُوا۟aramanız için
مِنO'nun lutfunu
فَضْلِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَعَلَّكُمْve olur ki
تَشْكُرُونَşükredersiniz

Denizleri sizlerin hizmetinize sunan, avladığınız balıkların taze yumuşak etini yemeniz için denize girmeyi ve inci gibi, takındığınız ve kadınlarınızın taktığı süs eşyaları için denizin içinde bulunanları çıkartmayı mümkün kılan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'dır. Denizin coşkun dalgalarını yaran gemiler görürsün. Allah’ın lütfuyla hasıl olacak ticaret kazancını elde etmek için ve Allah’ın sizlere verdiği nimetlere karşılık O'na hakkıyla şükretmeyi ve O'nu ibadetinizde birlemeyi ümit ederek o gemilere binersiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَأَنْهَٰرًۭا وَسُبُلًۭا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağları koydu, nehirler (yarattı) ve yolunuzu bulmanız içinde yollar kıldı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَلْقَىٰve attı
فِىyeryüzüne
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَوَٰسِىَdağlar
أَنdiye
تَمِيدَsarsmasın
بِكُمْsizi
وَأَنْهَٰرًۭاve ırmaklar
وَسُبُلًۭاve yollar
لَّعَلَّكُمْumulur ki
تَهْتَدُونَdoğru yolu bulursunuz

Yeryüzü hareket edip kaymasın diye onu sabit kılması için üzerine dağlar kondurdu. İçmenizi, hayvanlarınızı ve ekinlerinizi sulamanız için üzerine nehirler akıttı. Kaybolmadan yürümeniz ve arzu ettiğiniz yere ulaşmanız için de yollar yarattı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

وَعَلَٰمَٰتٍۢ ۚ وَبِٱلنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ

Daha (başka) işaretler (de yarattı) yıldızlar ile de onlar yollarını bulurlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَعَلَٰمَٰتٍۢve (nice) işaretler
وَبِٱلنَّجْمِve yıldız(lar)la
هُمْonlar
يَهْتَدُونَyol bulurlar

Ve sizlere, gündüzleri yaptığınız yolculuklarda yolunuzu bulmanız için yeryüzünde görünen alametler ve geceleri yolunuzu bulmanız için de gökyüzünde yıldızlar yarattı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

أَفَمَن يَخْلُقُ كَمَن لَّا يَخْلُقُ ۗ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Şu halde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَمَنmidir?
يَخْلُقُyaratan
كَمَنkimse gibi
لَّاyaratmayan
يَخْلُقُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَفَلَاdüşünmüyor musunuz?
تَذَكَّرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şu halde bunları ve daha başka şeyleri yaratan, hiçbir şey yaratmayan kimse gibi olur mu? Her şeyi yaratan Allah’ın azametini aklınıza getirmez misiniz? O'nu ibadetlerinizde birleyin ve O'na, hiç bir şey yaratmayan şeyleri ortak koşmayın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

Hâlbuki Allah’ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve eğer
تَعُدُّوا۟saysanız
نِعْمَةَni'metini
ٱللَّهِAllah'ın
لَاsayamazsınız
تُحْصُوهَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّdoğrusu
ٱللَّهَAllah
لَغَفُورٌۭçok bağışlayandır
رَّحِيمٌۭçok esirgeyendir;

-Ey İnsanlar!- Eğer Allah’ın sizleri nimetlendirdiği çok sayıdaki nimetlerini saymaya ve tespit etmeye kalksanız, çok fazla ve çeşitli olmaları sebebiyle bunu yapamazsınız. Şüphesiz Allah, bunlara şükretmekten gafil olduğunuz halde sizleri cezalandırmaması sebebiyle çok bağışlayıcı ve işlediğiniz günahlar ve şükretmekte gösterdiğiniz eksikliklere karşılık sizlerden bu nimetleri kesmemesiyle de çok merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ

Allah, sizin gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱللَّهُve Allah
يَعْلَمُher şeyi bilir
مَاgizlediğiniz
تُسِرُّونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve
تُعْلِنُونَaçığa vurduğunuz

-Ey Allah’ın Kulları!- Allah sizin yaptığınız amellerinizden gizlediklerinizi de, açığa vurduğunuz amellerinizi de bilir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığınızı verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًۭٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ

Allah'tan başka dua (ibadet) ettikleri (ilahlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَkimseler
يَدْعُونَtaptıkları
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
لَاyaratamazlar
يَخْلُقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَيْـًۭٔاhiçbir şey
وَهُمْzaten onlar
يُخْلَقُونَyaratılmaktadırlar

Müşriklerin, Allah’ın dışında ibadet ettikleri ilahlar, küçük olsa bile hiçbir şey yaratamazlar. Allah ile birlikte ibadet edenler bu ilahları kendileri yapmışlardır. Öyleyse nasıl olur da kendi elleriyle yaptıkları putlara, Allah’ı bırakıp da ibadet ederler?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

أَمْوَٰتٌ غَيْرُ أَحْيَآءٍۢ ۖ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْوَٰتٌonlar ölüdürler
غَيْرُdeğildirler
أَحْيَآءٍۢdiri
وَمَا(fakat)
يَشْعُرُونَbilmezler
أَيَّانَne zaman
يُبْعَثُونَdirileceklerini

Putlara tapanlar o putları kendi elleriyle yapmışlardır. Bu putlar ne canlıdırlar ve ne de ilim sahibidirler. Putlar, kıyamet günü onlara ibadet edenlerle birlikte cehennem ateşine atılmak için ne zaman diriltilecekler onu da bilmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌۭ وَٰحِدٌۭ ۚ فَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ قُلُوبُهُم مُّنكِرَةٌۭ وَهُم مُّسْتَكْبِرُونَ

Sizin ilâhınız tek bir ilâhtır. Ahirete iman etmeyenlerin kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَٰهُكُمْsizin tanrınız
إِلَٰهٌۭtanrıdır
وَٰحِدٌۭbir tek
فَٱلَّذِينَama
لَاinanmayanların
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِٱلْءَاخِرَةِahirete
قُلُوبُهُمkalbleri
مُّنكِرَةٌۭinkarcıdır
وَهُمve onlar
مُّسْتَكْبِرُونَbüyüklük taslarlar

Sizlerin gerçek mabudu hiçbir ortağı olmayan, tek hak mabut olan Allah’tır. Yaptıklarının karşılığını görmek için tekrardan diriltileceklerine iman etmeyenlerin kalpleri Allah’ın birliğini inkâr ederler. Bunun sebebi kalplerinde bir korku olmamasıdır. O kalpler, hesaba çekileceklerine ve ceza göreceklerine iman etmezler. Onlar kibirlidirler, hakkı kabul etmezler ve ona boyun eğmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

لَا جَرَمَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُسْتَكْبِرِينَ

Muhakkak, Allah onların içlerinde gizlediklerini de açığa koyduklarını da elbette bilir. O, büyüklenenleri hiç sevmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَاgizli kalmaz
جَرَمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّgerçekten
ٱللَّهَAllah'a
يَعْلَمُbilir
مَاşeyleri
يُسِرُّونَonların gizledikleri
وَمَاve şeyleri
يُعْلِنُونَaçığa vurdukları
إِنَّهُۥşüphesiz O
لَاsevmez
يُحِبُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمُسْتَكْبِرِينَbüyüklük taslayanları

Muhakkak Allah, onların gizledikleri ve açıkça yaptıkları amellerini hakkıyla bilir. Ona hiçbir şey gizli kalmaz. Onlara yaptıklarının karşılıklarını verecektir. Şüphesiz Allah, kendisine ibadet etmeyerek büyüklenenleri ve kendisine boyun eğmeyenleri sevmez. Bilakis onlardan çok aşırı nefret eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

وَإِذَا قِيلَ لَهُم مَّاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ ۙ قَالُوٓا۟ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

Onlara “Rabbiniz ne indirdi?” denildiği zaman, “Öncekilerin masalları” dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve ne zaman ki
قِيلَdendi
لَهُمonlara
مَّاذَآne
أَنزَلَindirdi
رَبُّكُمْRabbiniz
قَالُوٓا۟derler
أَسَٰطِيرُmasalları
ٱلْأَوَّلِينَevvelkilerin

Yüce yaratıcının birliğini ve yeniden dirilişi inkâr eden bu kimselere: "Allah, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ne indirdi?” diye sorulduğunda, "Ona hiçbir şey indirmedi. Hiç kuşkusuz o, kendinden öncekilerin kıssa ve uydurmalarından getirdi.'' diyerek cevap verirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

لِيَحْمِلُوٓا۟ أَوْزَارَهُمْ كَامِلَةًۭ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۙ وَمِنْ أَوْزَارِ ٱلَّذِينَ يُضِلُّونَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ ۗ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Bak ki yüklenecekleri şey ne kötüdür!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِيَحْمِلُوٓا۟yüklenmeleri için
أَوْزَارَهُمْkendi günahlarını
كَامِلَةًۭtam olarak
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
وَمِنْve bir kısmını
أَوْزَارِgünahlarının
ٱلَّذِينَsaptırdıkları kimselerin
يُضِلُّونَهُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِغَيْرِbilgisizce
عِلْمٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَلَاbak
سَآءَne kötü
مَاşey
يَزِرُونَyükleniyorlar

Böylece kendi günahlarını eksiksiz olarak yüklenecekleri gibi, cehalet ve geleneklerine dayanarak İslam'dan saptırdıkları kimselerin günahlarının bir kısmını da taşıyacaklardır. Kendi günahları dışında, onlara uyanların günahlarını taşımaları ne kadar da kötüdür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

قَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَى ٱللَّهُ بُنْيَٰنَهُم مِّنَ ٱلْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ ٱلسَّقْفُ مِن فَوْقِهِمْ وَأَتَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah’ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَدْkuşkusuz
مَكَرَtuzak kurmuşlardı
ٱلَّذِينَkimseler
مِنonlardan önceki
قَبْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَأَتَىyıktı (söktü)
ٱللَّهُAllah
بُنْيَٰنَهُمbinalarını
مِّنَtemellerinden
ٱلْقَوَاعِدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَخَرَّçökmüştü
عَلَيْهِمُbaşlarına
ٱلسَّقْفُtavan
مِنüstlerindeki
فَوْقِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَتَىٰهُمُve onlara gelmişti
ٱلْعَذَابُazab
مِنْyerden
حَيْثُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَاummadıkları
يَشْعُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Bunlardan önceki kâfirler de peygamberlerine kurdukları tuzaklarla gelmişlerdi. Allah, onların binalarını temellerinden yıktı. Böylece çatıları da onların üzerlerine çöküverdi. Cezaları olan azap onlara hiç hesap etmedikleri bir yerden gelmişti. Onlar, binalarının kendilerini koruyacağını zannediyorlardı. Oysa binalarıyla beraber helak oldular.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يُخْزِيهِمْ وَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تُشَٰٓقُّونَ فِيهِمْ ۚ قَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ إِنَّ ٱلْخِزْىَ ٱلْيَوْمَ وَٱلسُّوٓءَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: “Haklarında (Müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?” Kendilerine ilim verilenler derler ki: “Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük, kâfirlerin üstünedir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
يُخْزِيهِمْonları rezil eder
وَيَقُولُve derki
أَيْنَhani nerede?
شُرَكَآءِىَortaklarım
ٱلَّذِينَettiğiniz
كُنتُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تُشَٰٓقُّونَdüşmanlık
فِيهِمْhaklarında
قَالَderler
ٱلَّذِينَolanlar
أُوتُوا۟verilmiş
ٱلْعِلْمَilim
إِنَّşüphesiz
ٱلْخِزْىَrezillik
ٱلْيَوْمَbugün
وَٱلسُّوٓءَve kötülük
عَلَىüzerinedir
ٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Sonra kıyamet günü Allah Teâlâ azap ederek rezil ve zelil kılar ve onlara şöyle der: "Hani ibadette bana ortak koştuğunuz, peygamberlerime ve Müminlere onlar sebebiyle düşmanlık ettiğiniz (sizin iddia ettiğiniz) ortaklarım nerede?'' Rabbani âlimler ise şöyle derler: “Kıyamet günü rezillik ve azap şüphesiz kâfirler üzerinde vuku bulacaktır.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ ظَالِمِىٓ أَنفُسِهِمْ ۖ فَأَلْقَوُا۟ ٱلسَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِن سُوٓءٍۭ ۚ بَلَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

O kâfirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, ''Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk” derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) ''Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَkimseler
تَتَوَفَّىٰهُمُcanlarını aldığı
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerin
ظَالِمِىٓzulmederlerken
أَنفُسِهِمْnefislerine
فَأَلْقَوُا۟diyerek
ٱلسَّلَمَteslim olurlar
مَاbiz
كُنَّاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَعْمَلُyapmıyorduk
مِنhiçbir
سُوٓءٍۭkötülük
بَلَىٰٓhayır
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
عَلِيمٌۢbiliyor
بِمَاşeyleri
كُنتُمْsizin
تَعْمَلُونَyaptıklarınız

Ölüm meleği ve onun meleklerden olan yardımcılarının ruhlarını kabzettiği, Allah’ı inkâr ederek kendilerine zulmetmiş suçlu kimseler kendilerine gelen ölüme teslim olup, boyun eğdiler. Ve inkâr etmenin kendilerine fayda vereceğini zannederek içinde bulundukları küfür ve günahları inkâr ettiler. Onlara şöyle denir: "Yalan söylüyorsunuz! Sizler günah işleyen inkârcılardınız. Muhakkak ki Yüce Allah dünya hayatında yapmış olduklarınızı bilir. O konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olanı da size verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

فَٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَا ۖ فَلَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ

“Haydi, içinde ebedî kalacağınız Cehennem'in kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱدْخُلُوٓا۟onun için girin
أَبْوَٰبَkapılarına
جَهَنَّمَcehennemin
خَٰلِدِينَsürekli kalmak üzere
فِيهَاiçinde
فَلَبِئْسَne kötüdür
مَثْوَىyeri
ٱلْمُتَكَبِّرِينَkibirlenenlerin

Onlara denir ki: "Yaptığınız amellere göre sonsuza kadar kalacağınız cehennemin kapılarından girin! Orası Allah’a iman etmekten ve bir tek O'na ibadet etmekten kibirlenen kimseler için ne kadar da kötü bir ikamet yurdudur.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

۞ وَقِيلَ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ مَاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ ۚ قَالُوا۟ خَيْرًۭا ۗ لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌۭ ۚ وَلَدَارُ ٱلْءَاخِرَةِ خَيْرٌۭ ۚ وَلَنِعْمَ دَارُ ٱلْمُتَّقِينَ

Allah’tan sakınan/takvalı olan kimselere; “Rabbiniz size ne indirdi?” denildiğinde, “İyilik/hayır!” diye karşılık verirler. Bu dünyada güzel amel işleyenlere “iyilik” vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Allah’tan sakınanların/takvalı olanların yurdu ne güzeldir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقِيلَve dendi ki
لِلَّذِينَkimselere
ٱتَّقَوْا۟korunan(lara)
مَاذَآne?
أَنزَلَindirdi
رَبُّكُمْRabbiniz
قَالُوا۟dediler
خَيْرًۭاhayr
لِّلَّذِينَkimseler için vardır
أَحْسَنُوا۟güzel iş yapan(lara)
فِىbu
هَٰذِهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلدُّنْيَاdünyada
حَسَنَةٌۭgüzellik
وَلَدَارُve yurdu ise
ٱلْءَاخِرَةِahiret
خَيْرٌۭdaha hayırlıdır
وَلَنِعْمَve ne güzeldir
دَارُyurdu
ٱلْمُتَّقِينَkorunanların

Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Rablerinden korkanlara şöyle denir: "Rabbiniz Peygamberiniz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ne indirdi?" Onlar da şöyle cevap verirler: "Ona çok büyük bir hayır indirmiştir." Bu dünya hayatında Yüce Allah’a güzelce ibadet edenler ve onun yarattıklarına güzel muamele edenler için güzel bir karşılık vardır. Bu karşılığın bir parçası da zafer ve geniş rızıktır. Yüce Allah’ın ahiret hayatına ertelediği sevap onlar için dünya hayatında verdiği karşılıktan daha hayırlıdır. Ahiret yurdu, Rabbinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan takva sahipleri için ne kadar da güzel bir yurttur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

جَنَّٰتُ عَدْنٍۢ يَدْخُلُونَهَا تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۖ لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ ۚ كَذَٰلِكَ يَجْزِى ٱللَّهُ ٱلْمُتَّقِينَ

İçinden nehirler akan Adn Cennetleri'ne gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükâfatlandırır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
جَنَّٰتُcennetlerine
عَدْنٍۢadn
يَدْخُلُونَهَاgirerler
تَجْرِىakan
مِنaltlarından
تَحْتِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَنْهَٰرُırmaklar
لَهُمْonlar için vardır
فِيهَاorada
مَاher şey
يَشَآءُونَdiledikleri
كَذَٰلِكَişte böyle
يَجْزِىmükafatlandırır
ٱللَّهُAllah
ٱلْمُتَّقِينَkorunanları

Saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan, içine girdikleri kalıcı ve devamlı cennetler vardır. Bu cennetlerde onların canlarının çektiği yemekler, içecekler ve daha nice şeyler vardır. Yüce Allah, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmetinden takva sahiplerine verdiği bu mükâfatın aynısını geçmiş ümmetlerdeki takva sahiplerine de verir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ طَيِّبِينَ ۙ يَقُولُونَ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمُ ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Melekler, tertemiz ve hoş olarak canlarını aldığı o kimselere: “Selam olsun size! Yaptığınız amelleriniz sebebiyle girin Cennet'e!” derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَkimselere
تَتَوَفَّىٰهُمُcanlarını aldıkları
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُmelekler
طَيِّبِينَiyi insanlar olarak
يَقُولُونَderler
سَلَٰمٌselam
عَلَيْكُمُsize
ٱدْخُلُوا۟girin
ٱلْجَنَّةَcennete
بِمَاkarşılık
كُنتُمْolduklarınıza
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Ölüm meleği ve yardımcı melekler kalpleri küfürden tertemiz olan kimselerin ruhlarını aldıklarında onlara şöyle seslenirler: "Selamet sizin üzerinize olsun! Artık bütün afetlerden esenliktesiniz. Dünyada sahip olduğunuz doğru inanç ve salih amellerinizle cennete girin!''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ أَمْرُ رَبِّكَ ۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

(Kâfirler) kendilerine o meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin emrinin gelip çatmasından başkasını mı beklerler? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَلْmi?
يَنظُرُونَbekliyorlar
إِلَّآille
أَنkendilerine gelmesini
تَأْتِيَهُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerin
أَوْyahut
يَأْتِىَgelmesini
أَمْرُemrinin
رَبِّكَRabbinin
كَذَٰلِكَöyle
فَعَلَyapmıştı
ٱلَّذِينَkimseler (de)
مِنonlardan önceki
قَبْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاonlara zulmetmedi
ظَلَمَهُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
وَلَٰكِنfakat
كَانُوٓا۟onlar
أَنفُسَهُمْkendi kendilerine
يَظْلِمُونَzulmediyorlardı

O yalanlayıcı müşrikler, ölüm meleği ve onun yardımcısı olan meleklerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak ruhlarını kabzetmek için gelmesinden yahut onları dünyada yok edecek olan Yüce Allah’ın azap emrinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Mekke’deki müşriklerin yapmakta olduklarının aynısını daha önceki müşrikler de yapmışlardı da Allah Teâlâ onları helak etti. Yüce Allah onları helak ettiği zaman onlara zulmetmemişti. Fakat onlar Allah’ı inkâr etmek suretiyle kendilerini helak olma yollarına atarak kendilerine zulmediyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Onlara, yapmış oldukları amellerin kötülüğü dokunup, isabet etti ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşattı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَصَابَهُمْnihayet onlara ulaştı
سَيِّـَٔاتُkötülükleri
مَاyaptıklarının
عَمِلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَحَاقَve kuşattı
بِهِمonları
مَّاşey
كَانُوا۟onunla
بِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَسْتَهْزِءُونَalay ettikleri

Yaptıkları amellerin cezaları onları buldu ve kendilerine hatırlatıldığı zaman alay ettikleri azap onları kuşatıverdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

وَقَالَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍۢ نَّحْنُ وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍۢ ۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ فَهَلْ عَلَى ٱلرُّسُلِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye ibadet etmezdik, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالَve dediler
ٱلَّذِينَkimseler
أَشْرَكُوا۟ortak koşan(lar)
لَوْeğer
شَآءَdileseydi
ٱللَّهُAllah
مَاtapmazdık
عَبَدْنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنO'ndan başka
دُونِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنhiçbir
شَىْءٍۢşeye
نَّحْنُ(ne) biz
وَلَآne de
ءَابَآؤُنَاatalarımız
وَلَاve haram kılmazdık
حَرَّمْنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنO'nsuz
دُونِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنhiçbir
شَىْءٍۢşeyi
كَذَٰلِكَböyle
فَعَلَyapmıştı
ٱلَّذِينَkimseler de
مِنonlardan önceki(ler)
قَبْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَهَلْdeğil midir?
عَلَىdüşen
ٱلرُّسُلِelçilere
إِلَّاyalnız
ٱلْبَلَٰغُtebliğ etmek
ٱلْمُبِينُaçıkça

Allah’tan başkasına ibadet ederek O'na ortak koşanlar ibadetleri için şöyle dediler: "Eğer Allah, bir tek O'na ibadet etmemizi ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamamızı dileseydi, ne biz, ne de bizden önce gelen atalarımız O'ndan başkasına asla ibadet etmezdik. Eğer bizden hiçbir şeyi haram kılmamamızı isteseydi, onları haram kılmazdık.” Geçmiş kâfirler de bunlar gibi batıl kanıtlar ileri sürdüler. Oysa peygamberlerin tek sorumluluğu kendisine tebliğ edilmesi emredilen şeyleri apaçık tebliğ etmektir. Nitekim onlar da kesinlikle tebliğ görevlerini kusursuz olarak yerine getirdiler. Allah onlara isteme ve seçim hakkı verdikten ve onlara peygamberler gönderdikten sonra, kâfirlerin kaderi mazeret/bahane olarak sunmaları yersizdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍۢ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ ۖ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَٰلَةُ ۚ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

Andolsun biz, her ümmete, “Yalnızca Allah’a ibadet edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
بَعَثْنَاbiz gönderdik
فِىiçinde
كُلِّher
أُمَّةٍۢmillet
رَّسُولًاbir elçi
أَنِdiye
ٱعْبُدُوا۟kulluk edin
ٱللَّهَAllah'a
وَٱجْتَنِبُوا۟ve kaçının
ٱلطَّٰغُوتَtagutdan
فَمِنْهُمonlardan
مَّنْkimine
هَدَىhidayet etti
ٱللَّهُAllah
وَمِنْهُمve onlardan
مَّنْkimine de
حَقَّتْhak oldu
عَلَيْهِüzerlerine
ٱلضَّلَٰلَةُsapıklık
فَسِيرُوا۟işte gezin
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَٱنظُرُوا۟ve bakın
كَيْفَnasıl
كَانَolmuş
عَٰقِبَةُsonu
ٱلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

Muhakkak bizler geçmiş her bir ümmete; kavimlerine bir tek Allah'a ibadet edip; put, şeytan ve daha başka şeylere ibadet etmeyi terk etmelerini emreden bir peygamber gönderdik. Bunlardan bazılarını Allah muvaffak kıldı. O'na iman edip peygamberinin getirdiklerine uydular. Bazıları da Allah’ı inkâr ederek peygamberine karşı geldiler. Yüce Allah da onları muvaffak kılmadı. Onlar da sapıklığı hak ettiler. Azap ve helak onlara gelince yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu gözlerinizle görmek için yeryüzünü dolaşın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

إِن تَحْرِصْ عَلَىٰ هُدَىٰهُمْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَن يُضِلُّ ۖ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ

Sen, onların doğru yola erişmelerini ne kadar çok istesen de Allah saptırdığı kimselere hidayet etmez. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنşayet
تَحْرِصْne kadar istesen de
عَلَىٰonların yola gelmelerini
هُدَىٰهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَإِنَّkuşkusuz
ٱللَّهَAllah
لَاyola getirmez
يَهْدِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَنkimseyi
يُضِلُّşaşırttığı
وَمَاve olmaz
لَهُمonların
مِّنhiçbir
نَّٰصِرِينَyardımcıları

-Ey Peygamber!- Sen onları davet etmek için gücünün yettiği kadar çabalasan, onların hidayet bulmasını ne kadar çok istesen ve bunun için gereken sebepleri yapsan da, şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola muvaffak kılmaz. Allah’ın dışında onlardan azabı engelleyip onlara yardım edebilecek başka hiç kimse yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ ۙ لَا يَبْعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُ ۚ بَلَىٰ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّۭا وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Onlar, “Allah, ölen bir kimseyi diriltmez” diye var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah’ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَقْسَمُوا۟ve yemin ettiler
بِٱللَّهِAllah'a
جَهْدَbütün şiddetiyle
أَيْمَٰنِهِمْyeminlerinin
لَاdiriltmez (diye)
يَبْعَثُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
مَنkimseyi
يَمُوتُölen
بَلَىٰhayır
وَعْدًاverdiği sözdür
عَلَيْهِO'nun onlara
حَقًّۭاgerçek olarak
وَلَٰكِنَّama
أَكْثَرَçoğu
ٱلنَّاسِinsanların
لَاbilmezler
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ölümden sonra yeniden dirilişi yalanlayanlar tüm gayretleriyle en güçlü yeminler ile pekiştirilmiş yeminler ettiler ve bu konu hakkında hiçbir delilleri olmadığı halde "Allah ölen kimseleri yeniden diriltmeyecektir." dediler. Bilakis, Allah vadettiği üzere, ölen herkesi gerçek manada tekrardan diriltecektir. Fakat insanların çoğu, Allah’ın ölülere hayat vereceğini bilmeyerek öldükten sonra yeniden dirilişi inkâr ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

لِيُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى يَخْتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَٰذِبِينَ

(Bu diriliş,) Hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklasın, inkâr edenler de kendilerinin gerçekten yalancı kimseler olduklarını bilsinler diyedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِيُبَيِّنَaçıklasın (diye)
لَهُمُonlara
ٱلَّذِىihtilaf ettiklerini
يَخْتَلِفُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِيهِhakkında
وَلِيَعْلَمَve bilsinler (diye)
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)
أَنَّهُمْonların
كَانُوا۟olduklarını
كَٰذِبِينَyalancılar

Yüce Allah onlara tevhit, yeniden diriliş ve peygamberliğe dair ayrılığa düştükleri konuların hakikatini açıklamak, kâfirlerin, Allah'ın ortakları olduğuna ve yeniden dirilişi inkâr etmelerine dair ileri sürdükleri iddialarında yalan söylediklerini anlamaları için onların hepsini kıyamet günü yeniden diriltecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

إِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَىْءٍ إِذَآ أَرَدْنَٰهُ أَن نَّقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

Biz, bir şeyi dilediğimiz zaman, sözümüz sadece ona “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّمَاşüphesiz
قَوْلُنَاsöyleyeceğimiz söz
لِشَىْءٍbir şeyi
إِذَآzaman
أَرَدْنَٰهُistediğimiz
أَنsadece
نَّقُولَdememizdir
لَهُۥona
كُنol
فَيَكُونُderhal oluverir

Biz, ölülere hayat vermeyi ve yeniden diriltmeyi istersek, bunu yapmamıza mani olacak hiçbir engel yoktur. Muhakkak biz, bir şeyi istediğimizde sadece ona "Ol!" deriz ve o da kaçınılmaz olarak oluverir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةًۭ ۖ وَلَأَجْرُ ٱلْءَاخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

Zulme uğradıktan sonra, Allah için hicret edenleri elbette dünyada güzel bir şekilde barındıracağız. Ahiretteki mükâfatları ise çok daha büyüktür, eğer bunu bilselerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَgöç edenleri
هَاجَرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىuğrunda
ٱللَّهِAllah
مِنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاkendilerine zulmedildikten
ظُلِمُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَنُبَوِّئَنَّهُمْyerleştireceğiz
فِىdünyada
ٱلدُّنْيَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَسَنَةًۭgüzelce
وَلَأَجْرُve mükafatı ise
ٱلْءَاخِرَةِahiret
أَكْبَرُdaha büyüktür
لَوْkeşke
كَانُوا۟onlar
يَعْلَمُونَbilselerdi

Kâfirlerin onlara işkence etmeleri ve baskı yapmalarının ardından; öz yurtlarını, ailelerini ve mallarını terk edip Allah’ın rızasını arzulayarak küfür diyarından İslam ülkesine hicret eden Müslümanları dünya hayatında, içinde izzetli olacakları bir yurtta barındıracağız. Ahiretteki mükâfatları ise bundan çok daha büyük olacaktır o ise cennettir. Eğer hicret etmekten geri kalanlar, hicret edenlerin mükâfatını bilselerdi hicret etmekten asla geri kalmazlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Onlar, sabreder ve Rablerine tevekkül ederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَonlar ki
صَبَرُوا۟sabrettiler
وَعَلَىٰve sadece
رَبِّهِمْRablerine
يَتَوَكَّلُونَdayanmaktadırlar

Allah yolunda hicret edenler, kavimlerinin eziyetlerine, ailelerinden ve vatanlarından ayrı kalmaya ve Allah'a itaat etmeye sabırlı olan kimselerdir. Onlar her işlerinde sadece Rablerine güvenirler. Bu yüzden Allah da onlara bu büyük mükâfatı vermiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًۭا نُّوحِىٓ إِلَيْهِمْ ۚ فَسْـَٔلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Biz, senden önce de yalnızca kendilerine vahyettiğimiz bir takım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim ehline sorun.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve
أَرْسَلْنَاbiz göndermedik
مِنsenden önce
قَبْلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاbaşkasını
رِجَالًۭاerkeklerden
نُّوحِىٓvahyettiğimiz
إِلَيْهِمْkendilerine
فَسْـَٔلُوٓا۟sorun
أَهْلَehline
ٱلذِّكْرِzikir
إِنeğer
كُنتُمْsiz
لَاbilmiyorsanız
تَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Peygamber!- Senden önce yalnızca kendilerine vahyettiğimiz insanlardan erkek peygamberler gönderdik. Meleklerden peygamberler göndermedik. İşte bu, bizim kesin ve değişmeyen bir yasamızdır. Eğer peygamberlerin beşer olduklarını bilmiyor ve bunu inkâr ediyorsanız, sizden önce gönderilmiş kitap ehline sorun, peygamberlerin insan olduklarını ve melek olmadıklarını size haber verirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ ۗ وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

(Onları) apaçık belgelerle ve kitaplarla (gönderdik). İnsanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler diye sana da bu Zikri indirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بِٱلْبَيِّنَٰتِaçık kanıtları
وَٱلزُّبُرِve Kitapları
وَأَنزَلْنَآve indirdik
إِلَيْكَsana
ٱلذِّكْرَZikr'i
لِتُبَيِّنَaçıklayasın diye
لِلنَّاسِinsanlara
مَاşeyi
نُزِّلَindirilen
إِلَيْهِمْkendilerine
وَلَعَلَّهُمْta ki
يَتَفَكَّرُونَdüşünüp öğüt alsınlar

Apaçık deliller ve indirilen kitaplarla birlikte o peygamberleri insanlardan gönderdik. -Ey Peygamber!- Sana da insanlara açıklanmasına ihtiyaç duyulan şeyleri açıklayasın diye Kur'an'ı indirdik. Umulur ki zihinlerini çalıştırırlar ve içeriğinden ders alırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

أَفَأَمِنَ ٱلَّذِينَ مَكَرُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن يَخْسِفَ ٱللَّهُ بِهِمُ ٱلْأَرْضَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

Kötülük tuzakları kuranlar, Allah’ın kendilerini yerin dibine batırmayacağından veyahut farkında olmadıkları bir yerden başlarına azabın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَأَمِنَemin midirler?
ٱلَّذِينَkimseler
مَكَرُوا۟yapmayı kuran(lar)
ٱلسَّيِّـَٔاتِkötülükler
أَنgeçirmeyeceğinden
يَخْسِفَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah'ın
بِهِمُkendilerini
ٱلْأَرْضَyer(in dibin)e
أَوْyahut
يَأْتِيَهُمُkendilerine gelmeyeceğinden
ٱلْعَذَابُazabın
مِنْhiçbir
حَيْثُyerden
لَاhiç
يَشْعُرُونَummadıkları

Allah’ın yolundan alıkoymak için tuzak kuranlar, Allah’ın daha önce Karun'u batırdığı gibi, onları yerin dibine batırmasından veya gelmesini hiç beklemedikleri bir yerden onlara azap gelmesinden emin mi oldular?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

أَوْ يَأْخُذَهُمْ فِى تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ

Yahut onlar dönüp dolaşırken Allah’ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, Allah’ı âciz bırakacak değillerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْyahut
يَأْخُذَهُمْkendilerini yakalamayacağından?
فِىdönüp dolaşırlarken
تَقَلُّبِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَمَاdeğillerdir
هُمonlar
بِمُعْجِزِينَengel olacak da

Yahut onlar, yolculuklarında ve kazançlarının peşinden gidip gelirken azabın kendilerini bulmayacağından emin mi oldular? Onlar bundan ne kaçabilirler ve ne de engel olabilirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

أَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلَىٰ تَخَوُّفٍۢ فَإِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌۭ رَّحِيمٌ

Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْyahut
يَأْخُذَهُمْkendilerini yakalamayacağından?
عَلَىٰüzerinde
تَخَوُّفٍۢbir korku
فَإِنَّdoğrusu
رَبَّكُمْRabbiniz
لَرَءُوفٌۭçok şefkatlidir
رَّحِيمٌçok acıyandır

Ya da O'ndan korktukları halde, Allah’ın azabının başlarına gelmesinden emin mi oldular? Allah Teâlâ her hâlükârda onlara azap etmeye kadirdir. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli ve merhametlidir. Umulur da kulları O'na tövbe eder diye onları cezalandırmak için acele etmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَىٰ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍۢ يَتَفَيَّؤُا۟ ظِلَٰلُهُۥ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَٱلشَّمَآئِلِ سُجَّدًۭا لِّلَّهِ وَهُمْ دَٰخِرُونَ

Allah’ın yarattığı şeylerin gölgelerinin zillet ve tevazu ile boyun eğerek durmadan sağa sola dönüp Allah’a secde ettiklerini görmüyorlar mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوَلَمْgörmediler mi?
يَرَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىٰşeyleri
مَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَلَقَyarattığı
ٱللَّهُAllah'ın
مِنher şeyden
شَىْءٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَتَفَيَّؤُا۟döndüğünü
ظِلَٰلُهُۥgölgelerinin
عَنِsağdan
ٱلْيَمِينِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلشَّمَآئِلِve soldan
سُجَّدًۭاsecde ederek
لِّلَّهِAllah'a
وَهُمْve onlar
دَٰخِرُونَsürünerek

O yalanlayanlar Allah’ın yarattıklarına tefekkür bakışıyla hiç bakmadılar mı? O mahlukatın gölgeleri Güneş'in hareketine, gündüz vakti seyrine göre ve gece vakti de Ay'a uyarak, Rabbine boyun eğmiş, ona gerçek secde ile secde etmiş, alçalmış olarak sağa ve sola meylederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مِن دَآبَّةٍۢ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ

Göklerde ve yerde olan tüm canlılar ve melekler hiç büyüklenmeden Allah’a secde ederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلِلَّهِve Allah'a
يَسْجُدُsecde ederler
مَاne varsa
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve ne varsa
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنcanlılardan
دَآبَّةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve meleklerden
وَهُمْve onlar
لَاasla
يَسْتَكْبِرُونَbüyük taslamazlar

Göklerde ve yerde bulunan bütün canlılar sadece Allah’a secde ederler. Melekler de bir tek O'na secde ederler. Onlar (melekler) Allah’a ibadet ve itaat etmekten kibirlenmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ ۩

Yukarılarında olan Rablerinden korkarlar ve yalnızca kendilerine emredileni yaparlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَخَافُونَkorkarlar
رَبَّهُمRablerinden
مِّنüstlerindeki
فَوْقِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيَفْعَلُونَve yaparlar
مَاşeyi
يُؤْمَرُونَemredildikleri

Onlar, devamlı ibadet ve itaat halinde olmalarıyla birlikte; zatı, kahrı ve egemenliğiyle üzerlerinde olan Rablerinden korkarlar. Rablerinin onlara yapmalarını emrettiği itaatleri yerine getirirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Nahl Sûresi, insanın çoğu zaman sıradanlaştırdığı nimetleri tek tek hatırlatarak tevhid ve şükür bilinci kurar. Göklerin ve yerin yaratılışı, hayvanlar, yağmur, ekinler, gece ile gündüzün düzeni, denizler, yollar ve insanın yararlandığı farklı imkânlar Allah'ın rahmet ve kudretinin işaretleri olarak sunulur. Sûre adını, arıya dağlarda, ağaçlarda ve insanların kurduğu kovanlarda yuva edinmesinin ilham edildiğini anlatan 68-69. ayetlerden alır; balın insanlar için şifa niteliği taşımasına dikkat çekilir. 90. ayette adalet, iyilik ve yakınlara yardım emredilir; hayasızlık, kötülük ve taşkınlık yasaklanır. Bu ayet, İslâm ahlâkının en kapsamlı özetlerinden biri olarak sıkça okunur. 125. ayette ise Allah'ın yoluna hikmet, güzel öğüt ve en iyi tartışma yöntemiyle çağırma ilkesi verilir. Sûre, nimetleri yalnız tüketilecek imkânlar olarak değil, şükür ve sorumluluk doğuran emanetler olarak görür. Hz. İbrâhim'in tek başına bir ümmet gibi örnek gösterilmesi de inançta tutarlılık, şükür ve doğru yönelişin kişisel bir duruşla başlayabileceğini anlatır. Nimetleri saymak, yalnızca duygusal bir teşekkür değil; adalet, paylaşım, ölçülülük ve doğru kullanım sorumluluğuna dönüşmelidir.

Ana Temalar

  • Nimetleri fark etmek ve şükür
  • Arı ve yaratılıştaki düzen
  • Adalet, iyilik ve toplumsal sorumluluk
  • Hikmetli ve güzel iletişim
  • Hz. İbrâhim'in örnekliği

Ne Zaman Okunur?

Nahl Sûresi'nin yalnızca belirli bir vakitte okunacağına dair sahih bir hüküm yoktur. Şükür, adalet, tebliğ dili ve Allah'ın nimetleri üzerinde düşünmek isteyenler sûreyi meal ve tefsiriyle okuyabilir. Bal veya şifa ayetlerini tıbbî tedavinin yerine koymak doğru değildir; dinî okuma ile sağlık hizmeti birbirini dışlamaz.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Nahl Sûresi neden "Arı Sûresi" diye bilinir?

Nahl kelimesi "arı" anlamına gelir. Sûrenin 68-69. ayetlerinde Allah'ın arıya yuva edinmesini ve çeşitli meyvelerden beslenerek kendisine kolaylaştırılan yollarda ilerlemesini ilham ettiği anlatılır. Ardından balın farklı renklerde oluşuna ve insanlar için şifa niteliği taşımasına dikkat çekilir.

Nahl Sûresi 90. ayet neyi emreder?

Ayet adaleti, ihsanı ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, kötülüğü ve taşkınlığı yasaklar. Bu üçlü yapı, hem bireysel ahlâkı hem aile ve toplum ilişkilerini kapsar. Ayetin cuma hutbelerinin sonunda okunması birçok İslâm toplumunda yerleşmiş bir uygulamadır.

"Rabbinin yoluna hikmetle çağır" hangi ayettir?

Bu çağrı Nahl Sûresi 125. ayettedir. Ayet, tebliğ ve iletişimde hikmetli davranmayı, güzel öğüt kullanmayı ve tartışma gerekiyorsa en iyi yöntemle konuşmayı bildirir. Amaç karşı tarafı aşağılamak değil; gerçeği açık, ölçülü ve insan onurunu koruyan bir dille anlatmaktır.

Tüm sorular →

Kaynaklar