Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

50. Sûre · Mekke · 45 Ayet

ق

KÂF SÛRESİ

Kâf

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

قٓ ۚ وَٱلْقُرْءَانِ ٱلْمَجِيدِ

Kâf.1 Çok şerefli Kur’an’a and olsun.

  1. [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قٓKaf
وَٱلْقُرْءَانِKur'an'a andolsun
ٱلْمَجِيدِuyarıcı şerefli

(Kâf) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir. Allah Teâlâ, içerisindeki manalardan, hayır ve bereketin çokluğundan dolayı Kur'an'a yemin etmiştir. Şüphesiz kıyamet günü, hesap ve karşılık için diriltileceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

بَلْ عَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌۭ مِّنْهُمْ فَقَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا شَىْءٌ عَجِيبٌ

Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar da, o kâfirler: "Bu, şaşılacak bir şeydir." dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلْdoğrusu
عَجِبُوٓا۟şaştılar
أَنgelmesine
جَآءَهُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّنذِرٌۭbir uyarıcı
مِّنْهُمْiçlerinden
فَقَالَdediler
ٱلْكَٰفِرُونَkafirler
هَٰذَاbu
شَىْءٌbir şeydir
عَجِيبٌtuhaf

Onların seni reddetmelerinin sebebi; senin yalan söylemiş olabilme ihtimalin değildir. Onlar, senin doğruluğunu bilmektedirler. Bilakis onlar, bir meleğin değil de kendilerine kendi cinslerinden bir kimsenin uyarıcı olarak gelmesine şaşırmışlar ve şöyle demişlerdir: "Elçinin insanlardan bir kimse olarak bize gelmesi şaşılacak bir şeydir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا ۖ ذَٰلِكَ رَجْعٌۢ بَعِيدٌۭ

Biz öldükten ve toprak olduktan sonra mı? Bu ne uzak bir dönüştür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَءِذَاzaman mı?
مِتْنَاbiz öldüğümüz
وَكُنَّاve olduğumuz
تُرَابًۭاtoprak
ذَٰلِكَbu
رَجْعٌۢbir dönüştür
بَعِيدٌۭuzak

Öldükten ve toprak olduktan sonra diriltilecek miyiz? Bu diriliş ve çürüdükten sonra bedenlerimize hayatın geri dönmesi, gerçekleşmesi mümkün olan bir şey değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنقُصُ ٱلْأَرْضُ مِنْهُمْ ۖ وَعِندَنَا كِتَٰبٌ حَفِيظٌۢ

Yerin onlardan (cesetlerinden) ne eksilteceğini biliriz. Katımızda koruyup saklayan bir kitap vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَدْandolsun
عَلِمْنَاbiz bilmişizdir
مَاne
تَنقُصُeksilttiğini
ٱلْأَرْضُyerin
مِنْهُمْonlardan
وَعِندَنَاve yanımızda vardır
كِتَٰبٌbir Kitap
حَفِيظٌۢ(her şeyi) zapteden

Biz, onlar öldükten sonra yerin onların bedenlerinden neyi yiyip yok ettiğini bilmekteyiz. O hususta bize hiçbir şey gizli kalmaz. Katımızda ise hayatlarında ve ölümlerinden sonra da Yüce Allah'ın kendileri hakkında takdir ettiğini muhafaza edip kaydeden bir kitap vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

بَلْ كَذَّبُوا۟ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ فَهُمْ فِىٓ أَمْرٍۢ مَّرِيجٍ

Hayır! Onlar, kendilerine hak gelince yalanladılar. Şimdi onlar şaşkınlık içindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلْdoğrusu
كَذَّبُوا۟onlar yalanladılar
بِٱلْحَقِّhak ile
لَمَّاkendilerine gelince
جَآءَهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَهُمْşimdi onlar
فِىٓiçindedirler
أَمْرٍۢbir durumun
مَّرِيجٍçalkantılı

Bilakis o müşrikler, Peygamber kendilerine Kur'an'ı getirince onu yalanladılar. Onlar, karışık ve tedirgin haldedirler. Onlar, o Kur'an hakkında sabit bir görüşe sahip değildirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

أَفَلَمْ يَنظُرُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَٰهَا وَزَيَّنَّٰهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجٍۢ

Üzerlerindeki göğe hiç bakmıyorlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl süsledik? Onda bir çatlak da yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَلَمْbakmadılar mı?
يَنظُرُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىgöğe
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَوْقَهُمْüstlerindeki
كَيْفَnasıl
بَنَيْنَٰهَاonu bina ettik
وَزَيَّنَّٰهَاve onu süsledik
وَمَاve yoktur
لَهَاonun
مِنhiçbir
فُرُوجٍۢçatlağı

Yeniden dirilmeyi inkâr eden o kimseler, üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Biz o göğü nasıl yaratmış, bina etmiş ve oraya koyduğumuz yıldızlar ile onu nasıl süslemişiz? Göğü kusurlu kılacak yarıklar da yoktur. Bu göğü yaratan ölüleri diriltmekten aciz değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍۢ

Ve yeryüzünü nasıl yayıp, üzerinde sabit dağlar yerleştirdik. Orada her çeşit iç açıcı güzel bitkiler yetiştirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْأَرْضَve arzı
مَدَدْنَٰهَاyaydık onu
وَأَلْقَيْنَاve attık
فِيهَاona
رَوَٰسِىَsağlam dağlar
وَأَنۢبَتْنَاve bitirdik
فِيهَاonda
مِنher-ten
كُلِّher
زَوْجٍۭAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَهِيجٍۢgüzel

Yeryüzünü yaydık ve yerleşmeye uygun kıldık. Kargaşanın olmaması için oraya sabit dağlar yerleştirdik ve orada güzel görünümlü her sınıf bitkiden ve ağaçtan bitirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

تَبْصِرَةًۭ وَذِكْرَىٰ لِكُلِّ عَبْدٍۢ مُّنِيبٍۢ

(Bize) yönelen bütün kullar için (bunları) bir basiret ve öğüt kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَبْصِرَةًۭbasirettir;
وَذِكْرَىٰve ibrettir
لِكُلِّhepsi için
عَبْدٍۢkul(ların)
مُّنِيبٍۢyönelen

Bütün bunları Rabbine taatle yönelen her kula göstermek ve öğüt vermek için yarattık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَنَزَّلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ مُّبَٰرَكًۭا فَأَنۢبَتْنَا بِهِۦ جَنَّٰتٍۢ وَحَبَّ ٱلْحَصِيدِ

Gökten bereketli bir su indirdik de onunla bahçeler ve biçilecek ekinler bitirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنَزَّلْنَاve indirdik
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۭbir su
مُّبَٰرَكًۭاbereketli
فَأَنۢبَتْنَاbitirdik
بِهِۦonunla
جَنَّٰتٍۢbahçeler
وَحَبَّve daneler
ٱلْحَصِيدِbiçilecek

Gökten çok faydalı ve hayırlı bir su indirdik ve o su ile sizin için bostanlar ve hasadını yaptığınız arpa tanelerini ve diğerlerini bitirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَٱلنَّخْلَ بَاسِقَٰتٍۢ لَّهَا طَلْعٌۭ نَّضِيدٌۭ

Ve uzunca boylu hurma ağaçları da yetiştirdik ki, onlar için birbiri üstüne konmuş muntazam salkımlar, tomurcuklar vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلنَّخْلَve hurmalar
بَاسِقَٰتٍۢyüksek
لَّهَاolan
طَلْعٌۭtomurcukları
نَّضِيدٌۭbirbirine girmiş

O su ile birbirine girmiş, küme küme salkımları olan uzun boylu hurma ağaçları yetiştirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

رِّزْقًۭا لِّلْعِبَادِ ۖ وَأَحْيَيْنَا بِهِۦ بَلْدَةًۭ مَّيْتًۭا ۚ كَذَٰلِكَ ٱلْخُرُوجُ

Kullara rızık olarak. O su ile ölü beldeye hayat verdik. İşte (kabirden) çıkış da böyledir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رِّزْقًۭاrızıktır
لِّلْعِبَادِkullar için
وَأَحْيَيْنَاve can verdik
بِهِۦonunla (su ile)
بَلْدَةًۭbir ülkeye
مَّيْتًۭاölü
كَذَٰلِكَişte öyledir
ٱلْخُرُوجُçıkış

Bunlardan kullara rızık olarak yedikleri bitkileri bitirdik. O su ile bitki bitmeyen beldeye hayat verdik. İçerisinde bitki olmayan beldeye yağmur ile hayat verdiğimiz gibi ölüleri de dirilteceğiz. Böylece onlar kabirlerinden diri bir şekilde çıkacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍۢ وَأَصْحَٰبُ ٱلرَّسِّ وَثَمُودُ

Onlardan önce Nûh’un kavmi, Ress halkı ve Semûd da yalanlamıştı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبَتْyalanlamıştı
قَبْلَهُمْonlardan önce
قَوْمُkavmi
نُوحٍۢNuh
وَأَصْحَٰبُve halkı
ٱلرَّسِّRes
وَثَمُودُve Semud

-Ey Peygamber!- Seni yalanlayan bu kimselerden önce peygamberlerin kavimleri de peygamberlerini yalanlamıştı. Nuh’un kavmi, Kuyu Ashabı ve Semûd kavmi de yalanlamıştı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَعَادٌۭ وَفِرْعَوْنُ وَإِخْوَٰنُ لُوطٍۢ

Âd ve Firavun ile Lût’un kardeşleri de (yalanladılar).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَعَادٌۭve Ad
وَفِرْعَوْنُve Fir'avn
وَإِخْوَٰنُve kardeşleri
لُوطٍۢLut'un

Âd ve Firavun ile Lût kavmi de yalanladılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَأَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍۢ ۚ كُلٌّۭ كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ

Eyke halkı, Tubba kavmi de. Hepsi de elçileri yalanladı ve böylece benim tehdidim (onların üzerine) hak oldu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَصْحَٰبُve halkı
ٱلْأَيْكَةِEyke
وَقَوْمُve kavmi
تُبَّعٍۢTubba'
كُلٌّۭbunların hepsi
كَذَّبَyalanlayıp
ٱلرُّسُلَelçileri
فَحَقَّhak ettiler
وَعِيدِtehdidimi

Şuayb -aleyhisselam-'ın kavmi Eyke halkı ve Yemen Kralı Tubba'nın halkı da yalanlamıştı. Bu kavimlerin hepsi kendilerine gönderilen Allah'ın peygamberlerini yalanlamışlardı da, Allah'ın kendilerini tehdit etmiş olduğu o azap onlar hakkında gerçek olmuştu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

أَفَعَيِينَا بِٱلْخَلْقِ ٱلْأَوَّلِ ۚ بَلْ هُمْ فِى لَبْسٍۢ مِّنْ خَلْقٍۢ جَدِيدٍۢ

İlk yaratmakta acizlik mi gösterdik? Hayır onlar yeni yaratıştan şüphe ve tereddüt içindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَعَيِينَاaciz mi kaldık?
بِٱلْخَلْقِyaratışta
ٱلْأَوَّلِilk
بَلْdoğrusu
هُمْonlar
فِىiçindedirler
لَبْسٍۢkuşku
مِّنْbir yaratmadan
خَلْقٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَدِيدٍۢyeni

Sizi ilk olarak yaratmamızda acizlik mi gösterdik ki sizi yeniden diriltmekten aciz olalım? Hayır! Onlar, ilk yaratılışlarından sonra yeni bir yaratılış (diriliş) hakkında şüphe etmektedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِۦ نَفْسُهُۥ ۖ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ ٱلْوَرِيدِ

Şüphesiz insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu da biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
خَلَقْنَاbiz yarattık
ٱلْإِنسَٰنَinsanı
وَنَعْلَمُve biliriz
مَاne
تُوَسْوِسُfısıldadığını
بِهِۦona
نَفْسُهُۥnefsinin
وَنَحْنُçünkü biz
أَقْرَبُdaha yakınız
إِلَيْهِona
مِنْşah damarından
حَبْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْوَرِيدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ant olsun, insanı biz yarattık ve biz, nefsinin kendisine fısıldadığı düşünceleri biliriz. Biz ona kalbe bağlı olan ve boynunda bulunan damardan/şah damarından daha yakınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

إِذْ يَتَلَقَّى ٱلْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ قَعِيدٌۭ

Sağ tarafta ve sol tarafta oturan iki alıcı (melek) oturmuş (kayıt yapmaktadır).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْo zaman
يَتَلَقَّىkaydetmektedir
ٱلْمُتَلَقِّيَانِiki alıcı (melek)
عَنِonun sağında
ٱلْيَمِينِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَعَنِve
ٱلشِّمَالِsolunda
قَعِيدٌۭoturan

Biri sağında ve diğeri solunda olmak üzere oturan iki melek insanın amellerini yazmaktadırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

مَّا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌۭ

İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّاsöylemez
يَلْفِظُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنhiçbir
قَوْلٍsöz
إِلَّاolmadan
لَدَيْهِyanında
رَقِيبٌgözetleyiciler
عَتِيدٌۭhazır bulunan

İnsan bir söz söylediğinde yanında bulunup onu gözetleyen melek onun söylediklerini yazmaya hazırdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

وَجَآءَتْ سَكْرَةُ ٱلْمَوْتِ بِٱلْحَقِّ ۖ ذَٰلِكَ مَا كُنتَ مِنْهُ تَحِيدُ

Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona; “İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir.” denir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَآءَتْve geldi
سَكْرَةُsarhoşluğu
ٱلْمَوْتِölüm
بِٱلْحَقِّgerçekten
ذَٰلِكَişte bu
مَاşeydir
كُنتَsenin olduğun
مِنْهُondan
تَحِيدُkaçmış

İnsanın kendisinden kaçacağı yeri olmayan ölümün şiddetli hali gerçekten gelir de insana; "-Ey gafil insan!- İşte bu; senin erteleyip durduğun ve kendisinden kaçtığın şeydir." denir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ ۚ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْوَعِيدِ

Sûr’a üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنُفِخَve üflendi
فِىSur'a
ٱلصُّورِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ذَٰلِكَişte bu
يَوْمُgündür
ٱلْوَعِيدِkendisine karşı uyarılan

Sûr'a üflemek ile görevli kılınmış olan melek, o Sûr'a ikinci kez üflediğinde işte o gün kıyamet günüdür. O gün, kâfirler ve âsiler için azap günüdür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَجَآءَتْ كُلُّ نَفْسٍۢ مَّعَهَا سَآئِقٌۭ وَشَهِيدٌۭ

Her kişi yanında bir sevkedici/sürücü ve şahit ile gelecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَآءَتْve geldi
كُلُّher
نَفْسٍۢcan
مَّعَهَاyanında
سَآئِقٌۭbir sürücü
وَشَهِيدٌۭve şahidle

Her kişi yanında biri sevk edici/sürücü ve diğeri amellerine şahitlik eden olmak üzere iki melek ile gelir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

لَّقَدْ كُنتَ فِى غَفْلَةٍۢ مِّنْ هَٰذَا فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَآءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلْيَوْمَ حَدِيدٌۭ

Sen, bundan gafil idin. Gözünden perdeyi kaldırdık. Artık bugün görüşün keskindir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّقَدْandolsun
كُنتَsen idin
فِىiçinde
غَفْلَةٍۢgaflet
مِّنْbundan
هَٰذَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَكَشَفْنَاbiz açtık
عَنكَsenden
غِطَآءَكَperdeni
فَبَصَرُكَartık gözün
ٱلْيَوْمَbugün
حَدِيدٌۭkeskindir

Sürülüp götürülen bu insana şöyle denir: "İstek ve arzularının seni aldatması sebebi ile sen dünyada iken bugün hakkında gaflette idin. Artık açıkça müşahede ettiğin azap ve sıkıntı ile senin üzerindeki gafleti kaldırdık. Daha önce kendisi hakkında gaflette olduğun şeyleri görmede gözlerin ise oldukça keskindir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

وَقَالَ قَرِينُهُۥ هَٰذَا مَا لَدَىَّ عَتِيدٌ

Beraberindeki (melek) şöyle der: “İşte bu yanımdaki hazırdır.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالَve dedi ki
قَرِينُهُۥarkadaşı
هَٰذَاişte
مَاyanımdaki
لَدَىَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَتِيدٌhazır

Onunla beraber olan görevli melek şöyle der: "Yanımda olan kimsenin ameli ne bir eksik ve ne de bir fazladır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

أَلْقِيَا فِى جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍۢ

Her inatçı kâfiri Cehennem'e atın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلْقِيَاhaydi ikiniz atın
فِىcehenneme
جَهَنَّمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كُلَّher
كَفَّارٍnankörü
عَنِيدٍۢinatçı

Allah Teâlâ, biri sevk edici/sürücü ve diğeri şahitlik eden olmak üzere iki meleğe şöyle buyurur: "Haydi ikiniz hakkı inkâr eden her inatçı kâfiri cehenneme atın."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

مَّنَّاعٍۢ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍۢ مُّرِيبٍ

Hayra bütün gücüyle engel olanı, azgın şüpheciyi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّنَّاعٍۢengel olan
لِّلْخَيْرِhayra
مُعْتَدٍۢsaldırgan
مُّرِيبٍşüpheciyi

Allah Teâlâ'nın farz kıldığı hakkı çokça engelleyen, Allah'ın koyduğu sınırları çiğneyen ve Yüce Allah'ın vaat ve tehdit olarak haber verdiği şeylerde şüphe eden kimseyi cehenneme atın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

ٱلَّذِى جَعَلَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَأَلْقِيَاهُ فِى ٱلْعَذَابِ ٱلشَّدِيدِ

Allah ile birlikte başka bir ilah edineni atın şiddetli azaba.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِىo ki
جَعَلَedindi
مَعَile beraber
ٱللَّهِAllah
إِلَٰهًاtanrılar
ءَاخَرَbaşka
فَأَلْقِيَاهُbundan dolayı onu atın
فِىbir azaba
ٱلْعَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلشَّدِيدِçetin

(O iki meleğe;) "İbadette Allah ile birlikte başka bir ilah/mabut edineni şiddetli azaba atın." denir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

۞ قَالَ قَرِينُهُۥ رَبَّنَا مَآ أَطْغَيْتُهُۥ وَلَٰكِن كَانَ فِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍۢ

Arkadaşı (olan Şeytan) der ki: “Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
قَرِينُهُۥarkadaşı
رَبَّنَاRabbimiz
مَآben onu azdırmadım
أَطْغَيْتُهُۥAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَٰكِنzaten
كَانَidi
فِىiçinde
ضَلَٰلٍۭbir sapıklık
بَعِيدٍۢderin

Şeytanlardan olan arkadaşı ondan beri olduğunu söyleyerek der ki: "Rabbimiz! Onu ben saptırmadım. Fakat o, haktan çok uzak bir sapıklık içinde idi."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا۟ لَدَىَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ إِلَيْكُم بِٱلْوَعِيدِ

O esnada (Allah) buyurur: Huzurumda çekişmeyin! Ben size daha önce uyarı göndermiştim!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَ(Allah) buyurdu ki
لَاçekişmeyin
تَخْتَصِمُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَدَىَّuzurumda
وَقَدْve andolsun
قَدَّمْتُönceden yaptım
إِلَيْكُمsize
بِٱلْوَعِيدِuyarı

Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Benim yanımda çekişmeyin. Zira bunun bir faydası yoktur. Şüphesiz ben, sizler dünyada iken sizlere beni inkâr eden ve bana isyan edenler için olan şiddetli azabımı peygamberlerim ile haber vermiştim."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَىَّ وَمَآ أَنَا۠ بِظَلَّٰمٍۢ لِّلْعَبِيدِ

“Benim yanımda söz değiştirilmez ve ben kullara asla zulmedici de değilim.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاdeğiştirilmez
يُبَدَّلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقَوْلُsöz
لَدَىَّbenim huzurumda
وَمَآve değil(im)
أَنَا۠ben
بِظَلَّٰمٍۢzulmedici
لِّلْعَبِيدِkullara

Benim huzurumda söz değiştirilmez. Sözümden dönülmez. Ben, ne iyiliklerini eksilterek ve ne de kötülüklerini artırarak kullara zulmetmem. Bilakis onlara amellerine göre karşılık veririm.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِن مَّزِيدٍۢ

O gün, Cehennem'e: "Doldun mu?" deriz. O da: "Daha var mı?" der.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَ(o) gün
نَقُولُderiz
لِجَهَنَّمَcehenneme
هَلِdoldunmu?
ٱمْتَلَأْتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَتَقُولُve der
هَلْhiç (yok)mu?
مِنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّزِيدٍۢdaha

O gün, cehenneme şöyle deriz: "Sana atılan kâfirler ve isyankârlar ile doldun mu?" Daha fazlasını isteyerek ve Rabbi için kızarak; O da Rabbine şöyle cevap verir: "Daha var mı?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ غَيْرَ بَعِيدٍ

Cennet ise takva sahiplerine uzak olmayıp, yakınlaştırılmış olacaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأُزْلِفَتِve yaklaştırılmıştır
ٱلْجَنَّةُcennet
لِلْمُتَّقِينَkorunanlara
غَيْرَdeğildir
بَعِيدٍuzak

Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Rablerinden sakınanlar için cennet yakınlaştırılmıştır. Onlar, kendilerinden uzakta olmayacak şekilde orada bulunan nimetleri müşahede ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍۢ

İşte size vaat edilen budur! yönelen ve (emirlerini) koruyan herkes içindir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاişte budur
مَاsize va'dedilen
تُوعَدُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِكُلِّdaima
أَوَّابٍ(Allah'a) yüz tutan
حَفِيظٍۢkoruyan

Onlara şöyle denir: "Bu; tövbe ederek Rabbine dönen ve Rabbinin kendilerini sorumlu kıldığı şeyleri yerine getiren her kişi için Allah tarafından vadolunandır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

مَّنْ خَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ وَجَآءَ بِقَلْبٍۢ مُّنِيبٍ

Görmediği halde Rahman’dan korkan ve (O'na) yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّنْkimse(lere)
خَشِىَsaygı gösteren
ٱلرَّحْمَٰنَRahman'a
بِٱلْغَيْبِgörmeden
وَجَآءَve getiren
بِقَلْبٍۢbir yürek
مُّنِيبٍ(Hakka) dönük

Kendisini Yüce Allah'tan başka hiç kimsenin görmediği (gizli) hallerde dahi Rabbinden korkan ve selim bir kalp ile Rabbine çokça yönelen kimseler içindir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍۢ ۖ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُلُودِ

Oraya esenlikle girin, bugün sonsuzluk günüdür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱدْخُلُوهَاona girin
بِسَلَٰمٍۢselam (esenlik) ile
ذَٰلِكَbu
يَوْمُgünüdür
ٱلْخُلُودِsüreklilik

Onlara şöyle denir: "Hoşlanmadığınız şeylerden selamette (güvende) olduğunuz bir halde cennete girin. İşte bugün, kendisinden sonra yokluğun olmadığı ebedî kalış günüdür."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

لَهُم مَّا يَشَآءُونَ فِيهَا وَلَدَيْنَا مَزِيدٌۭ

Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. Katımızda dahası da vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَهُمonlara vardır
مَّاherşey
يَشَآءُونَistedikleri
فِيهَاorada
وَلَدَيْنَاve katımızda vardır
مَزِيدٌۭdaha fazlası

Onlar için orada bitmek tükenmek bilmeyen nimetlerden diledikleri her şey ve katımızda da daha önce hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve daha önce hiçbir beşerin kalbine düşüncesi gelmemiş olan nimetlerden vardır. İşte Allah Teâlâ'yı görmek de bu nimetlerdendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَشَدُّ مِنْهُم بَطْشًۭا فَنَقَّبُوا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ هَلْ مِن مَّحِيصٍ

Biz, onlardan önce kendilerinden daha güçlü olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri helâk etmişizdir. Kurtuluş var mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَمْve nicesini
أَهْلَكْنَاhelak etmiştik
قَبْلَهُمbunlardan önce
مِّنkuşaklardan
قَرْنٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
هُمْonlar
أَشَدُّdaha kuvvetli idi
مِنْهُمbunlardan
بَطْشًۭاtutuşu
فَنَقَّبُوا۟gezip dolaşmışlardı
فِىülkelerde
ٱلْبِلَٰدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
هَلْ(var) mı?
مِنhiç
مَّحِيصٍkaçacak yer

Mekke ehlinden yalanlayan bu müşriklerden önce ne kadar çok ümmeti helak ettik. Onlar güç kuvvet olarak bunlardan daha üstündü. Onlar; diyar diyar dolaşarak azaptan kurtulacakları bir yer aradılar, fakat bulamadılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى ٱلسَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌۭ

Şüphesiz bunda, kalbi olana veya kulak verene ve şahit olana bir ibret vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmuhakkak ki
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَذِكْرَىٰbir öğüt
لِمَنkimse için
كَانَolan
لَهُۥonun
قَلْبٌkalbi
أَوْyahut
أَلْقَىveren
ٱلسَّمْعَkulak
وَهُوَve o
شَهِيدٌۭşahid olarak

Şüphesiz önceki ümmetlerin helakının zikredilmesinde, kendisi ile akıl ettiği bir kalbi olan yahut gafil olmayan ve hazır olan bir kalp ile işiten kimseler için bir hatırlatma ve bir öğüt vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍۢ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍۢ

Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Hiçbir yorgunluk da dokunmadı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
خَلَقْنَاbiz yarattık
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
وَمَاve bulunanları
بَيْنَهُمَاikisi arasında
فِىaltı
سِتَّةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَيَّامٍۢgünde
وَمَاve
مَسَّنَاbize dokunmadı
مِنhiçbir
لُّغُوبٍۢyorgunluk

Ant olsun biz; gökleri, yeri ve gökler ile yer arasında bulunanları bir anda yaratmaya kadir olmakla birlikte bunları altı günde yarattık. Yahudilerin iddia ettiği gibi bize hiçbir yorgunluk da dokunmadı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ

Onların dediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabbini hamdederek tesbih et!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱصْبِرْo halde sabret
عَلَىٰüzerine
مَاonların dedikleri
يَقُولُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَسَبِّحْve tesbih et
بِحَمْدِövgü ile
رَبِّكَRabbini
قَبْلَönce
طُلُوعِdoğmadan
ٱلشَّمْسِgüneş
وَقَبْلَve önce
ٱلْغُرُوبِbatmadan

-Ey Peygamber!- Yahudilerin ve diğerlerinin dediklerine sabret. Rabbin için Güneş'in doğuşundan önce sabah namazını kıl. Batmasından önce ikindi namazını da Rabbine hamt ederek kıl.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَأَدْبَٰرَ ٱلسُّجُودِ

Gecenin bir kısmında ve secdelerin arkasından O'nu tesbih et.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنَve bir kısmında
ٱلَّيْلِgecenin
فَسَبِّحْهُO'nu tesbih et
وَأَدْبَٰرَve arkalarında
ٱلسُّجُودِsecde

Geceleyin O'nun için namaz kıl ve namazlardan sonra O'nu tespih et.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

وَٱسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ ٱلْمُنَادِ مِن مَّكَانٍۢ قَرِيبٍۢ

O gün yakın bir yerden seslenecek olanın çağrısına kulak ver.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱسْتَمِعْve dinle
يَوْمَ(o) gün
يُنَادِçağırır
ٱلْمُنَادِo ünleyici
مِنbir yerden
مَّكَانٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَرِيبٍۢyakın

-Ey Peygamber!-İkinci kez Sûr'a üflemekle görevlendirilmiş olan meleğin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

يَوْمَ يَسْمَعُونَ ٱلصَّيْحَةَ بِٱلْحَقِّ ۚ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُرُوجِ

O gün, o çığlığı bir gerçek (hak) olarak işitirler. İşte o gün (kabirlerden) çıkış günüdür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَ(o) gün
يَسْمَعُونَduyarlar
ٱلصَّيْحَةَçağrıyı
بِٱلْحَقِّgerçek olarak
ذَٰلِكَişte bu
يَوْمُgünüdür
ٱلْخُرُوجِçıkış

O gün yaratılmışlar, yeniden dirilişin sesini içerisinde şüphe olmayan hak ile işitirler. İşte onu işittikleri gün; ölülerin hesap ve karşılık için kabirlerinden çıkış günüdür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

إِنَّا نَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا ٱلْمَصِيرُ

Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş de ancak bizedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاelbette biz
نَحْنُbiz
نُحْىِۦyaşatırız
وَنُمِيتُve öldürürüz
وَإِلَيْنَاve bizedir
ٱلْمَصِيرُdönüş

Şüphesiz biz diriltir ve biz öldürürüz. Bizim dışımızda ne bir dirilten ve ne de bir öldüren vardır. Kıyamet günü, hesap ve ceza için kulların dönüşü de sadece bizedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

يَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًۭا ۚ ذَٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌۭ

O günde yer üzerlerinden yarılır, hızlıca çıkarlar. Bu bizim için kolay olan bir toplamadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَ(o) gün
تَشَقَّقُyarılır
ٱلْأَرْضُyer
عَنْهُمْonlar(ın üstün)den
سِرَاعًۭاsür'atle koşarlar
ذَٰلِكَişte bu
حَشْرٌtoplamadır
عَلَيْنَاbize göre
يَسِيرٌۭkolaydır

O gün yeryüzü, onların süratle ayrılmaları için yarılır. Onlar hızlı bir şekilde çıkarlar. Bu bir toplanmadır ki, bize göre kolaydır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ ۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِجَبَّارٍۢ ۖ فَذَكِّرْ بِٱلْقُرْءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ

Onların söylediklerini biz daha iyi biliriz. Sen, onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur'an'la öğüt ver.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
نَّحْنُbiz
أَعْلَمُbiliyoruz
بِمَاşeyleri
يَقُولُونَonların dedikleri
وَمَآve değilsin
أَنتَsen
عَلَيْهِمonların üstünde
بِجَبَّارٍۢbir zorlayıcı
فَذَكِّرْöğüt ver
بِٱلْقُرْءَانِKur'an ile
مَنkimselere
يَخَافُkorkan
وَعِيدِtehdidimden

Biz, o yalancıların ne söylediklerini çok iyi bilmekteyiz. -Ey Peygamber! Sen iman etmeleri için onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Sen ancak, Allah'ın sana emrettiklerini tebliğ eden bir tebliğcisin. Benim tehdidimden korkan kâfirlere ve isyan edenlere Kur’an ile öğüt ver. Çünkü korkan kimse öğüt alır ve hatırlatılınca düşünür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Kâf Sûresi, 45 ayetten oluşan Mekke dönemine ait bir sûredir. Adını başındaki Kâf harfi ifadesinden alır. Kâf adı metni tek konuya kapatmaz; farklı pasajlar aynı ahlâkî soruya farklı açılardan yaklaşır. Ölümden sonra dirilişi, insanın iç dünyasının Allah'ın bilgisi altında oluşunu ve sözlerin kayda geçirilişini güçlü sahnelerle anlatır. Yeryüzünün diriltilmesi, iki kayıt meleği, ölüm sarhoşluğu, sûr, cennet-cehennem, önceki toplumlar. Kâf içindeki kıssa, uyarı ve ahiret sahneleri aynı soruya döner: Bilgi davranışa mı dönüşüyor, çıkar karşısında geri mi çekiliyor? Kâf içindeki bu kurgu, diriliş delilleri temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: ‘Şah damarından yakın' ifadesi Allah'ı fiziksel bir mekâna yerleştirmek değil, ilim ve kudretinin insana tam nüfuzunu anlatmak için yorumlanır. Kâf hakkında modern benzetme yapılırken tarihî bağlam silinmemeli; yorum açık anlamın yerine geçirilmemelidir. Bugüne bakan yönü ise söz üretmenin çok kolaylaştığı dijital ortamda her cümlenin ahlâkî ağırlığını ve geri dönüşsüz etkisini düşünmeye çağırır. Bu çerçevede Kâf, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Diriliş delilleri
  • Allah'ın yakınlığı
  • Sözlerin kaydı
  • Ölüm ve sûr
  • Cennet ve cehennem

Ne Zaman Okunur?

Kâf için sahih kaynaklarda bütün okuyuculara bağlanan zorunlu bir gün veya tekrar sayısı yoktur. Diriliş delilleri, Allah'ın yakınlığı ve sözlerin kaydı üzerinde çalışırken sûreyi bölüm bölüm okumak mümkündür. Tilavet, mekanik sonuç beklentisiyle değil, anlam ve davranış muhasebesiyle desteklenmelidir.

Popüler bölümün dışına çıkmak

Kâf çoğu zaman diriliş delilleri başlığıyla hatırlansa da sözlerin kaydı ve cennet ve cehennem aynı derecede önemlidir. Kâf tek bir meşhur ayete kapatılmamalı; tekrar eden kelimeler ve sonuç cümleleri ayrı not edilmelidir. Bu yaklaşım bağlam dışı vaat üretme riskini azaltır.

Güncel örneği ölçü olarak kullanmak

Kâf bugüne taşınırken diriliş delilleri konusu modern bir örnekle açıklanabilir; fakat örnek ayetin yerine geçmez. Kâf güncele taşınırken kişi veya kurumlar geçmiş topluluklarla birebir özdeşleştirilmemeli; davranış kalıpları ihtiyatla karşılaştırılmalıdır.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Kâf Sûresi kaç ayettir ve hangi dönemde inmiştir?

Kâf 45 ayettir ve yaygın kabule göre Mekke döneminde inmiştir. Özel ayetlerin nüzul zamanı hakkında ayrıntı gerektiğinde sûre tefsirine bakılmalıdır.

Kâf adı ne anlama gelir?

İsim başındaki Kâf harfi anlamına gelir. Kâf adı ayırt edici bir kelime veya sahneyi gösterir; metnin tamamının tek cümlelik özeti değildir.

Kâf Sûresi'nde hangi konular öne çıkar?

Diriliş delilleri, Allah'ın yakınlığı, Sözlerin kaydı, Ölüm ve sûr, Cennet ve cehennem başlıkları öne çıkar. Kâf içindeki bu konular inanç, davranış ve sonuç ilişkisini farklı açılardan kurar.

Kâf Sûresi nasıl çalışılabilir?

Önce diriliş delilleri ile ilgili ayetler, sonra sözlerin kaydı ve cennet ve cehennem bölümleri işaretlenebilir. Aynı kelimenin farklı pasajlarda nasıl kullanıldığı karşılaştırılabilir.

Kâf için özel bir tekrar sayısı var mı?

Kâf hakkında güvenilir kaynakta sabit bir tekrar sayısı yoksa sayı veya kesin sonuç vaadi verilmez. Sûre genel tilavet, hatim ve anlam çalışması içinde okunabilir.

Tüm sorular →

Kaynaklar