Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

68. Sûre · Mekke · 52 Ayet

القلم

KALEM SÛRESİ

Kalem

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 2

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

نٓ ۚ وَٱلْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ

Nûn.1 Kaleme ve yazdıklarına yemin olsun.

  1. [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
نٓNun
وَٱلْقَلَمِkaleme andolsun
وَمَاve
يَسْطُرُونَyazdıklarına

(Nun) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir. Allah, kaleme ve insanların kalemleriyle yazdıklarına yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

مَآ أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۢ

Sen, Rabbinin nimeti sayesinde bir deli değilsin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَآdeğilsin
أَنتَsen
بِنِعْمَةِni'metiyle
رَبِّكَRabbinin
بِمَجْنُونٍۢcinlenmiş (deli)

-Ey Resul!- Allah’ın sana verdiği peygamberlik nimetiyle delirmiş değilsin. Sen, müşriklerin iftira ettiği delilikten çok uzaksın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍۢ

Senin için tükenmez bir ecir vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
لَكَsenin için vardır
لَأَجْرًاbir mükafat
غَيْرَolmayan
مَمْنُونٍۢkesintisi

Şüphesiz insanlara bu mesajı taşımandan ötürü çektiğin çileye karşılık sana kesintisiz ve hiç kimseye onun için minnet etmeyeceğin bir mükâfat vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍۢ

Şüphesiz sen, çok büyük bir ahlâk üzeresin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّكَve şüphesiz sen
لَعَلَىٰüzerindesin
خُلُقٍbir ahlak
عَظِيمٍۢbüyük

Şüphesiz sen, Kur’an’ın getirdiği çok büyük bir ahlak üzeresin. Onun içinde bulunanları en eksiksiz şekilde ahlak edinmişsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ

Sen de göreceksin, onlar da görecekler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَسَتُبْصِرُgöreceksin
وَيُبْصِرُونَonlar da görecekler

Sende göreceksin, o yalanlayanlar da görecekler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ

Hanginizin delirmiş olduğunu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بِأَييِّكُمُhanginiz
ٱلْمَفْتُونُfitnelenmiştir

Hakikat ortaya çıktığı zaman hanginizin delirmiş olduğu ortaya çıkacak.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

Doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi en iyi bilendir. Hidayete erenleri de en iyi bilen O'dur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
رَبَّكَRabbin
هُوَO'dur
أَعْلَمُen iyi bilen
بِمَنkim(ler)
ضَلَّsapmıştır
عَنkendi yolundan
سَبِيلِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُوَve O'dur
أَعْلَمُen iyi bilen
بِٱلْمُهْتَدِينَdoğru yoldadır

-Ey Rasul!- Şüphesiz Rabbin; yolundan sapanları da, o yolu bulmuş olanları da çok iyi biliyor. Ayrıca onların yoldan sapmış kimselerden olduğunu ve senin de onun doğru yolu üzerine olduğunu da çok iyi biliyor.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

فَلَا تُطِعِ ٱلْمُكَذِّبِينَ

Sakın yalanlayanlara itaat etme!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَاöyleyse
تُطِعِita'at etme
ٱلْمُكَذِّبِينَyalanlayanlara

-Ey Rasul!- Sakın senin getirdiklerini yalanlayanlara itaat etme!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَدُّوا۟ لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ

Onlar ister ki, sen müsamaha gösterip, yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَدُّوا۟istediler ki
لَوْkeşke
تُدْهِنُsen yağcılık yapasın
فَيُدْهِنُونَonlar da yağcılık yapsınlar

Din adına onlara yumuşak davranmanı ve iyilik yapmanı arzu ederler ki, böylece onlar da sana yumuşak davranıp iyilik yapsınlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍۢ مَّهِينٍ

Sakın itaat etme çokça yemin eden, aşağılık ve değersiz her kişiye.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve
تُطِعْita'at etme
كُلَّhiçbirine
حَلَّافٍۢyemin edip duran
مَّهِينٍaşağılık

Yalan yere çokça yemin eden hakir kimseye asla itaat etme!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

هَمَّازٍۢ مَّشَّآءٍۭ بِنَمِيمٍۢ

Arkadan çekiştirip, laf götürüp getirene.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَمَّازٍۢkötüleyip duran
مَّشَّآءٍۭgötürüp getiren
بِنَمِيمٍۢsöz

İnsanların çokça arkasından konuşan, bolca laf taşıyarak aralarını açan kimseye.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

مَّنَّاعٍۢ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

İyiliğe engel olan, saldırgan günahkâra.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّنَّاعٍۢengel olan
لِّلْخَيْرِhayra
مُعْتَدٍsaldırgan
أَثِيمٍgünahkar

Hayra çokça mani olan; insanların mallarına, ırzlarına ve canlarına kast eden, çok günah ve suç sahibi kimseye.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

عُتُلٍّۭ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ

Kabaya sonra da soysuza.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عُتُلٍّۭkaba
بَعْدَsonra da
ذَٰلِكَbundan
زَنِيمٍkötülükle damgalı

Sert, hoyrat ve kavmiyle sözde bir bağı olan kimseye.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

أَن كَانَ ذَا مَالٍۢ وَبَنِينَ

O mal ve oğullar sahibi oldu diye.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنdiye
كَانَolmuş
ذَاsahibi
مَالٍۢmal
وَبَنِينَve oğullar

Serveti ve evlatları olması sebebiyle kibirlenip Allah’a ve resulüne iman etmedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

Karşısında ayetlerimiz okunduğunda “öncekilerin masallarıdır” der.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذَاzaman
تُتْلَىٰokunduğu
عَلَيْهِkendisine
ءَايَٰتُنَاayetlerimiz
قَالَder
أَسَٰطِيرُmasallarıdır
ٱلْأَوَّلِينَeskilerin

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman şöyle der: “Bunlar öncekilerin yazdığı hurafelerdir.”

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ

Yakında biz onun burnu üzerine damga vuracağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سَنَسِمُهُۥbiz onu damgalayacağız
عَلَىüzerini
ٱلْخُرْطُومِburnunun

Biz onun burnuna, onu lekeleyen ve ona yapışıp kalan bir alamet koyacağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

إِنَّا بَلَوْنَٰهُمْ كَمَا بَلَوْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا۟ لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ

Gerçek şu ki biz o bahçe sahiplerini sınadığımız gibi bunları da sınadık: Hani sabah vaktinde onu mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاelbette biz
بَلَوْنَٰهُمْbunlara da bela verdik
كَمَاgibi
بَلَوْنَآbela verdiğimiz
أَصْحَٰبَsahiplerine
ٱلْجَنَّةِbahçe
إِذْhani
أَقْسَمُوا۟onlar yemin etmişlerdi
لَيَصْرِمُنَّهَاbahçeyi mutlaka devşireceklerine
مُصْبِحِينَsabah olunca

Meyvelerden fakirlerin yememesi için bahçelerinin meyvelerini sabah vakti alelacele toplayacaklarına dair yemin eden bahçe sahiplerini imtihan ettiğimiz gibi, o müşrikleri de kıtlık ve açlıkla imtihan ettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

وَلَا يَسْتَثْنُونَ

(İnşaallah diyerek, yeminlerinde) istisna da yapmıyorlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve
يَسْتَثْنُونَistisna da etmiyorlardı

Ettikleri yeminlerinde (inşallah) diyerek bir istisna da yapmıyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌۭ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ

Onlar uyurken, Rabbin tarafından bir kuşatıcı (ateş) bahçeyi sarıverdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَطَافَfakat sardı
عَلَيْهَاonu
طَآئِفٌۭdolaşıcı bir bela
مِّنRabbinden
رَّبِّكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُمْve onlar
نَآئِمُونَuyurlarken

Allah Teâlâ da onlara bir ateş gönderdi. Sahiplerinin uykuda olduğu esnada bahçelerini yutuveren o ateşi uzaklaştıramadılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ

Bahçeler bir anda kapkara kesildi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَصْبَحَتْ(bahçe) kesiliverdi
كَٱلصَّرِيمِsimsiyah

Bahçeleri bir anda kapkaranlık gece gibi simsiyah oldu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

فَتَنَادَوْا۟ مُصْبِحِينَ

Sabah vakti birbirlerine seslendiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَتَنَادَوْا۟birbirlerine seslendiler
مُصْبِحِينَsabahleyin

Sabah vakti birbirlerine seslendiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

أَنِ ٱغْدُوا۟ عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰرِمِينَ

Eğer mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنِdiye
ٱغْدُوا۟erkenden gidin
عَلَىٰekininize
حَرْثِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنeğer
كُنتُمْdevşirecekseniz
صَٰرِمِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şöyle diyorlardı: "Eğer meyveleri toplayacaksanız fakirler gelmeden, mahsulünüz için bir an önce yola çıkın.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

فَٱنطَلَقُوا۟ وَهُمْ يَتَخَٰفَتُونَ

Kendi aralarında fısıldaşarak yola koyuldular.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱنطَلَقُوا۟derken yürüdüler
وَهُمْve onlar
يَتَخَٰفَتُونَfısıldaşıyorlardı

Birbiriyle kısık bir sesle konuşarak alelacele mahsullerinin yanına gittiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا ٱلْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌۭ

"Sakın bugün oraya bir yoksul girip yanınıza sokulmasın" diye.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنdiye
لَّاsakın sokulmasın
يَدْخُلَنَّهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْيَوْمَbugün
عَلَيْكُمyanınıza
مِّسْكِينٌۭhiçbir yoksul

Birbirlerine şöyle diyorlardı: “Bahçede sizin yanınıza hiçbir fakir kesinlikle girmesin.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

وَغَدَوْا۟ عَلَىٰ حَرْدٍۢ قَٰدِرِينَ

(Yoksulları) alıkoymaya güçleri yetiyormuş gibi erkenden gittiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَغَدَوْا۟ve erkenden gittiler
عَلَىٰengellemeye
حَرْدٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَٰدِرِينَgüçleri yettiği halde

Fakirlerin meyvelerinden almalarını engellemek için kararlı bir halde sabahın ilk vaktinde gittiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوٓا۟ إِنَّا لَضَآلُّونَ

Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde; “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!” dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَمَّاfakat
رَأَوْهَاbahçeyi görünce
قَالُوٓا۟dediler
إِنَّاelbette biz
لَضَآلُّونَbiz (yolu) şaşırdık

Bahçeyi yanmış olarak gördüklerinde birbirlerine şöyle dediler: “Biz bahçenin yolunu şaşırdık.”

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

Bilâkis biz, mahrum bırakıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلْhayır
نَحْنُbiz
مَحْرُومُونَmahrum bırakıldık

Bilakis, fakirleri engellemeye dair bizden sadır olan karardan ötürü bahçenin meyvelerini toplamaktan mahrum bırakıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

Onların en mu'tedil/insaflı olanı: "Ben size, keşke Allah’ı tesbih etseydiniz dememiş miydim?" dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
أَوْسَطُهُمْorta yol üzere olanları
أَلَمْben demedim mi?
أَقُلAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَّكُمْsize
لَوْلَاgerekmez miydi?
تُسَبِّحُونَtesbih etmeniz

Aralarından en iyi olanı dedi ki: "Yoksulları mahsulden mahrum etme kararını verdiğiniz zaman size; Allah’ı tespih edip, O'na tövbe etmeyecek misiniz demedim mi?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Onlar; “Rabbimizi tesbih ederiz. Şüphesiz biz, zalim kimseler imişiz.” dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
سُبْحَٰنَtesbih ederiz
رَبِّنَآRabbimizi
إِنَّاdoğrusu biz
كُنَّاzulmedenlermişiz
ظَٰلِمِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Dediler ki: “Rabbimiz! Seni tenzih ederiz. Şüphesiz biz, bahçelerimizin meyvelerinden yoksulları mahrum etmeye karar verdiğimizde, kendi nefislerimize zulmeden zalim kimselerdendik.”

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ يَتَلَٰوَمُونَ

Karşılıklı olarak birbirlerini kınamaya başladılar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَقْبَلَdönüp başladılar
بَعْضُهُمْbir kısmı
عَلَىٰdiğerini
بَعْضٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَتَلَٰوَمُونَkınamağa

Sonra da birbirlerini kınamaya başladılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ

Şöyle dediler: “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
يَٰوَيْلَنَآey yazık bize
إِنَّاelbette biz
كُنَّاazgınlarmışız
طَٰغِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Pişmanlık içinde şöyle dediler: ''Yazıklar olsun bizlere! Yoksulları haklarından mahrum bırakmamız sebebiyle biz haddi aşmış kimselerdik.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًۭا مِّنْهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ

“Umulur ki, Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz artık Rabbimizi arzulayanlarız.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَسَىٰbelki
رَبُّنَآRabbimiz
أَنbize onun yerine verir
يُبْدِلَنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَيْرًۭاdaha iyisini
مِّنْهَآondan
إِنَّآelbette biz
إِلَىٰRabbimizi
رَبِّنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَٰغِبُونَarzulayanlarız

Umulur ki, Rabbimiz bize bu bahçeden daha hayırlısını verir. Biz, bir tek Rabbimizi arzuluyor, O'ndan bağışlanma diliyor ve O'ndan hayır istiyoruz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ ۖ وَلَعَذَابُ ٱلْءَاخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَٰلِكَişte böyledir
ٱلْعَذَابُazab
وَلَعَذَابُve azabı ise
ٱلْءَاخِرَةِahiret
أَكْبَرُdaha büyüktür
لَوْkeşke
كَانُوا۟idi
يَعْلَمُونَbilseler

İşte böyle, rızıktan mahrum bırakan azap gibi, bize asi olanlara azap ederiz. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. O azabın şiddetini ve devamlılığını keşke biliyor olsalardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında Naîm Cennetleri vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
لِلْمُتَّقِينَmuttakiler için vardır
عِندَkatında
رَبِّهِمْRableri
جَنَّٰتِbahçeleri
ٱلنَّعِيمِni'met

Şüphesiz emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak Allah’a karşı takvalı olanlar için Rablerinin katında, içinde bolluğun olduğu nimetleri hiç kesilmeyen cennetler vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ

Biz hiç, Müslümanlarla suçluları bir tutar mıyız?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَنَجْعَلُbiz yapar mıyız?
ٱلْمُسْلِمِينَmüslümanları
كَٱلْمُجْرِمِينَsuçlular gibi

Mekke halkından müşriklerin iddia ettikleri gibi, ceza verirken hiç Müslümanlarla kâfirleri bir tutar mıyız?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاneyiniz var?
لَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَيْفَnasıl
تَحْكُمُونَhüküm veriyorsunuz

-Ey müşrikler!- Size ne oluyor da bu adaletsiz çarpık hükmü veriyorsunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

أَمْ لَكُمْ كِتَٰبٌۭ فِيهِ تَدْرُسُونَ

Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan mı okuyorsunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
لَكُمْsizin var mı?
كِتَٰبٌۭbir Kitabınız
فِيهِonda (mı?)
تَدْرُسُونَokuyorsunuz

Yoksa sizin, içinde itaat edenlerin ve günahkârların eşit olduğunu okuduğunuz bir kitabınız mı var?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ

Onda, “Beğendiğiniz her şey sizindir” (diye mi yazılı?)

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
لَكُمْsizin için var
فِيهِonda
لَمَاher şey
تَخَيَّرُونَistediğiniz

Bu kitapta, ahirette kendiniz için beğenip seçtiğiniz şeyler mi yazılı?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

أَمْ لَكُمْ أَيْمَٰنٌ عَلَيْنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ ۙ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ

Yoksa; “Neye hükmederseniz o yerine getirilir.” diye kıyamete kadar geçerli olacak, size verilmiş yeminler/sözler mi var?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
لَكُمْsizin -mı var?
أَيْمَٰنٌAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْنَاüzerimizde
بَٰلِغَةٌsürecek
إِلَىٰkadar
يَوْمِgününe
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
إِنَّşüphesiz
لَكُمْsizindir
لَمَاne
تَحْكُمُونَhükmederseniz

Yoksa kendiniz için ne hüküm verirseniz size verilecektir diye yeminlerle pekiştirilmiş olarak size verdiğimiz sözlerimiz mi var?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

سَلْهُمْ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ

Sor onlara; hangileri bunun savunuculuğunu yapacak?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سَلْهُمْsor onlara
أَيُّهُمonların hangisi?
بِذَٰلِكَbuna
زَعِيمٌkefildir

-Ey Peygamber!- Bunu söyleyenlere hangisinin bunu savunacağını sor?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

أَمْ لَهُمْ شُرَكَآءُ فَلْيَأْتُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ

Yoksa onların ortakları mı var? Eğer doğru söyleyenler iseler o halde ortaklarını getirsinler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
لَهُمْkendilerinin -mı var?
شُرَكَآءُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَلْيَأْتُوا۟o halde çağırsınlar
بِشُرَكَآئِهِمْortaklarını
إِنeğer
كَانُوا۟iseler
صَٰدِقِينَdoğrulardan

Yoksa onların Müminlere verilecek karşılığın aynısını kendilerine de verecek Allah’tan başka ortakları mı var? Onların Müminlere verilecek karşılığın aynısının kendilerine de vereceği hakkında ileri sürdükleri iddiaları doğru ise; haydi ortaklarını çağırıp, getirsinler bakalım.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍۢ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ

Baldırın açılacağı o günde onlar secde etmeye davet edilecekler. Fakat buna güç yetiremezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَgün
يُكْشَفُaçılacağı sıvanacağı'
عَنbacakların
سَاقٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيُدْعَوْنَve da'vet edilecekleri
إِلَىsecdeye;
ٱلسُّجُودِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَلَاgüçleri yetmez
يَسْتَطِيعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kıyamet günü korku ve dehşet ortaya çıkar. Rabbimiz baldırını açar ve insanlar secde etmeye çağırılırlar. Müminler secde eder, fakat kâfirler ve münafıklar öylece kalıp, secde etmeye güç yetiremezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۭ ۖ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ

Gözleri korku içinde, yüzlerini zillet bürümüştür. Oysa onlar, sağ salim iken secde etmeye çağrılmışlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
خَٰشِعَةًkorkuyla
أَبْصَٰرُهُمْgözleri
تَرْهَقُهُمْonları kaplar
ذِلَّةٌۭbir zillet
وَقَدْhalbuki
كَانُوا۟da'vet edilirlerdi
يُدْعَوْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىsecdeye
ٱلسُّجُودِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُمْonlar
سَٰلِمُونَsağlam iken

Bakışları utanç içinde, onları zillet ve pişmanlık kaplamış bir haldeydiler. Oysa onlar dünyada bugün içinde bulundukları halden selamette iken onlardan Allah’a secde etmeleri istenmişti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ ۖ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ

Artık beni ve bu sözü yalanlayanları baş başa bırak. Biz onları bilmeyecekleri bir yerden derece derece azaba yaklaştıracağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَذَرْنِىbana bırak
وَمَنkimseyi
يُكَذِّبُyalanlayan
بِهَٰذَاbu
ٱلْحَدِيثِsözü
سَنَسْتَدْرِجُهُمonları derece derece yaklaştıracağız
مِّنْyerden
حَيْثُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَاbilmedikleri
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Sana indirilmiş bu Kur’an’ı yalanlayanları bana bırak. Bunun onlar için bir tuzak ve aldatma olduğunun farkına varmadan onları yavaş yavaş azaba doğru süreceğim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

وَأُمْلِى لَهُمْ ۚ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ

Onlara mühlet veriyorum. Çünkü benim tuzağım çok sağlamdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأُمْلِىmühlet veriyorum
لَهُمْonlara
إِنَّdoğrusu
كَيْدِىbenim tuzağım
مَتِينٌsağlamdır

Günahlarında ısrar etmelerinde onlara mühlet vereceğim. Şüphesiz benim tuzağım kâfirlere ve yalanlayanlara karşı çok güçlüdür. Benden asla kaçamazlar ve cezalandırmamdan kurtulamazlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًۭا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍۢ مُّثْقَلُونَ

Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç yükü altına mı girmişlerdir?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
تَسْـَٔلُهُمْsen istiyorsun (da)
أَجْرًۭاbir ücret (mi?)
فَهُمonlardan
مِّنborçtan (dolayı)
مَّغْرَمٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّثْقَلُونَağır bir yük altındadırlar

-Ey Resul!- Onları davet ettiğin şeye karşılık onlardan bir mükâfat mı istiyorsun ki; bu yüzden çok ağır bir yük taşıyorlar da, bu da onların senden yüz çevirmesine sebep oluyor? Oysa durum bunun tam aksinedir. Sen onlardan bir mükâfat istemiyorsun. Öyleyse sana tabi olmalarına engel olan nedir?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

Yoksa gayb onların yanındadır da onlar mı yazıyorlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
عِندَهُمُyanlarında (mıdır?)
ٱلْغَيْبُgayb
فَهُمْonlar
يَكْتُبُونَyazıyorlar

Yoksa gayb ilmine sahipler de, hoşlarına giden ve sana karşı delil olarak sundukları şeyleri onlar mı yazıyorlar?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ ٱلْحُوتِ إِذْ نَادَىٰ وَهُوَ مَكْظُومٌۭ

Rabbinin hükmünü sabırla bekle! Balık sahibi/Yunus gibi olma! Hani o, dertli bir sesle Rabbine seslenmişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱصْبِرْsen sabret
لِحُكْمِhükmüne
رَبِّكَRabbinin
وَلَاve
تَكُنolma
كَصَاحِبِsahibi gibi (Yunus)
ٱلْحُوتِbalık
إِذْhani
نَادَىٰseslenmişti
وَهُوَve o
مَكْظُومٌۭsıkıntıdan yutkunarak

-Ey Peygamber!- Rabbinin bir aldatma olarak onlara mühlet verilmesi hükmüne sabret. Sakın balığın arkadaşı kavmine gücenen Yunus -aleyhisselam- gibi olma! Hani denizin ve balinanın karnının karanlığı içinde sıkıntılı bir halde Rabbine seslenmişti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

لَّوْلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعْمَةٌۭ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ مَذْمُومٌۭ

Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir hâlde ıssız bir yere atılacaktı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّوْلَآeğer olmasaydı
أَنona yetişmesi
تَدَٰرَكَهُۥAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نِعْمَةٌۭbir ni'metin
مِّنRabbinden
رَّبِّهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَنُبِذَelbette atılırdı
بِٱلْعَرَآءِçıplak bir yere
وَهُوَve o
مَذْمُومٌۭkınananrak

Şayet Allah'ın Rahmeti onu bulmasaydı, balık onu ıssız bir toprak parçasına kınanmış bir halde atmış olacaktı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

فَٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

Ancak Rabbi onu seçti ve onu salihlerden kıldı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱجْتَبَٰهُonun du'asını kabul etti
رَبُّهُۥRabbi
فَجَعَلَهُۥve onu yaptı
مِنَsalihlerden
ٱلصَّٰلِحِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Oysa Rabbi onu seçti ve onu salih kullarından biri kıldı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Mushaf sıralamasında 68. sırada bulunan Kalem Sûresi 52 ayettir ve Mekke dönemi sûreleri arasında değerlendirilir. İsmi kalem demektir. Kalem adı dikkat çekici bir sahneyi öne çıkarır; sûre boyunca birbirini tamamlayan başka temalar da gelişir. Kaleme ve yazdıklarına yeminle Peygamber'in yüce ahlâkını savunur; servetine güvenen inkârcı tipini, bahçe sahiplerinin cimriliğini ve Yûnus peygamberin sabır dersini anlatır. Kalem ve yazı, Peygamber'in ahlâkı, kötü karakter tasviri, bahçe sahipleri, Yûnus kıssası. Kalem içindeki kıssa, uyarı ve ahiret sahneleri aynı soruya döner: Bilgi davranışa mı dönüşüyor, çıkar karşısında geri mi çekiliyor? Kalem içindeki bu kurgu, kalem ve bilgi temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: 51-52. ayetleri ‘nazar ayeti' diye kesin koruma formülüne indirgemek yerine, inkârcıların düşmanca bakışı ve Kur'an'ın öğüt oluşu bağlamı korunmalıdır. Kalem için sağlıklı okuma geçmiş bağlamı korur ve metni müze nesnesine çevirmeden bugünün sorularına açar. Bugüne bakan yönü ise içerik üretimi ve medya çağında kalemin sorumluluğunu, servetin paylaşılmamasıyla bereketin kaybı arasındaki ahlâkî bağı düşünmeye çağırır. Bu çerçevede Kalem, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Kalem ve bilgi
  • Yüce ahlâk
  • Kötü karakter
  • Bahçe sahipleri
  • Yûnus ve sabır

Ne Zaman Okunur?

Sûrenin okunması için sabit bir gece veya gün tayin edilmemiştir. Okuyucu kötü karakter ve yûnus ve sabır başlıklarında not alarak ilerleyebilir; uzun pasajlarda meal ve tefsiri birlikte kullanabilir. Okuma, tedbir veya uzman desteğinin alternatifi gibi sunulmamalıdır.

Popüler bölümün dışına çıkmak

Kalem çoğu zaman kalem ve bilgi başlığıyla hatırlansa da kötü karakter ve yûnus ve sabır aynı derecede önemlidir. Kalem tek bir meşhur ayete kapatılmamalı; tekrar eden kelimeler ve sonuç cümleleri ayrı not edilmelidir. Bu yaklaşım bağlam dışı vaat üretme riskini azaltır.

Kesin bilgi ile yorumu ayırmak

Kalem hakkında anlatılan rivayet, yorum ve popüler uygulamalar aynı güven düzeyinde değildir. Kalem içeriğinde ayetin açık ifadesi, güvenilir tefsir yorumu ve kültürel gelenek ayrı başlıklarla sunulmalıdır. Yûnus ve sabır konusunda sonuç garantisi veren cümlelerden özellikle kaçınılmalıdır.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Kalem Sûresi'nin temel bilgileri nelerdir?

Sûre 52 ayettir, mushaf sırası 68'dir ve yaygın kabule göre Mekke döneminde inmiştir. Adı kalem anlamına gelir.

Kalem Sûresi'nin ana fikri hangi temalarda görülür?

Ana fikir özellikle kalem ve bilgi, kötü karakter ve yûnus ve sabır arasında kurulan bağda görülür.

Kalem Sûresi'ndeki olayları tarih bilgisi olarak okumak yeterli mi?

Hayır. Olaylar, insan davranışının gerekçe ve sonucunu göstermek için anlatılır. Yüce ahlâk ile ilgili pasajlar bu açıdan ayrıca değerlendirilmelidir.

Kalem ne zaman okunabilir?

Belirli bir vakitle sınırlandırılmaz. Günlük tilavet, hatim veya kalem ve bilgi konulu çalışma içinde okunabilir.

Kalem için kesin fazilet vaadi verilebilir mi?

Yalnız güvenilir kaynakta açıkça bulunan teşvikler ihtiyatlı dille aktarılabilir. Kalem içeriğinde kaynaksız sayı, para, sağlık, evlilik veya korunma garantisi verilemez.

Tüm sorular →

Kaynaklar