Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

67. Sûre · Mekke · 30 Ayet

الملك

MÜLK SÛRESİ

Hâkimiyet

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Mülk Sûresi metin ve meal olarak bu cihaza kaydedilir. Ses dosyaları kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

تَبَٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلْمُلْكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌ

Bütün mülk elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve Onun her şeye gücü yeter.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَبَٰرَكَne mübarektir
ٱلَّذِىbulunan
بِيَدِهِelinde
ٱلْمُلْكُmülk
وَهُوَve O'nun
عَلَىٰüzerine
كُلِّher
شَىْءٍۢşey
قَدِيرٌgücü yeter

Bütün mülk, bir tek kendi elinde olan Allah’ın hayrı yücedir ve çoktur. Onun her şeye gücü yeter, hiçbir şey onu aciz bırakamaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًۭا ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفُورُ

O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O; mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِىO ki
خَلَقَyarattı
ٱلْمَوْتَölümü
وَٱلْحَيَوٰةَve hayatı
لِيَبْلُوَكُمْsizi denemek için
أَيُّكُمْhanginizin
أَحْسَنُdaha güzel
عَمَلًۭاiş yapacağınızı
وَهُوَve O
ٱلْعَزِيزُüstündür
ٱلْغَفُورُbağışlayandır

-Ey insanlar!- Hanginiz daha iyi amel ediyorsunuz diye sizleri denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, hiç kimsenin üstün gelemeyeceği Aziz olan ve kullarından tövbe edenlerin günahlarını bağışlayandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

ٱلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍۢ طِبَاقًۭا ۖ مَّا تَرَىٰ فِى خَلْقِ ٱلرَّحْمَٰنِ مِن تَفَٰوُتٍۢ ۖ فَٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ هَلْ تَرَىٰ مِن فُطُورٍۢ

Gökleri, üst üste yedi kat yaratan O’dur. Rahman’ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Gözünü çevir de bak, (gökte) bir çatlak görüyor musunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِىki O
خَلَقَyarattı
سَبْعَyedi
سَمَٰوَٰتٍۢgöğü
طِبَاقًۭاtabaka tabaka
مَّاgörmezsin
تَرَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىyaratmasında
خَلْقِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلرَّحْمَٰنِRahman'ın
مِنhiçbir
تَفَٰوُتٍۢaykırılık uygunsuzluk'
فَٱرْجِعِdöndür de (bak)
ٱلْبَصَرَgözü(nü)
هَلْgörüyormusun?
تَرَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنhiçbir
فُطُورٍۢbozukluk

Yedi kat gökyüzünü, her bir gök kendisinden öncekinin üzerinde bir kat halinde, hiçbiri birbirine temas etmeden yaratan O’dur. -Ey bakmakta olan!- Allah’ın yarattıkları içinde herhangi bir düzensizlik veya uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, herhangi bir çatlak veya gedik görüyor musun? Şüphesiz; sapasağlam, kusursuz bir yaratılmıştan başka bir şey göremezsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

ثُمَّ ٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنقَلِبْ إِلَيْكَ ٱلْبَصَرُ خَاسِئًۭا وَهُوَ حَسِيرٌۭ

Sonra gözünü iki kere daha çevir (de bak). Göz hakir ve umudunu kesmiş bir halde sana döner.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
ٱرْجِعِdöndür (bak)
ٱلْبَصَرَgözü(nü)
كَرَّتَيْنِiki kez daha
يَنقَلِبْdöner
إِلَيْكَsana
ٱلْبَصَرُgöz
خَاسِئًۭاumudu keserek
وَهُوَve o
حَسِيرٌۭhor ve bitkin

Sonra gözlerini çevir, bir kaç defa daha bak! O zayıf, kesik görüşlü bakışların, semanın yaratılışında bir kusur veya hata görmeden utanç içinde sana dönecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

وَلَقَدْ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلْنَٰهَا رُجُومًۭا لِّلشَّيَٰطِينِ ۖ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ

Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları Şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
زَيَّنَّاbiz donattık
ٱلسَّمَآءَgöğü
ٱلدُّنْيَاen yakın
بِمَصَٰبِيحَlambalarla
وَجَعَلْنَٰهَاve onları yaptık
رُجُومًۭاtaşlamalar
لِّلشَّيَٰطِينِşeytanlar için
وَأَعْتَدْنَاve hazırladık
لَهُمْonlara
عَذَابَazabı
ٱلسَّعِيرِçılgın ateş

Muhakkak yeryüzüne en yakın semayı ışıldayan yıldızlarla süsledik ve bu yıldızları, gizlice kulak kabartıp dinleyen şeytanları taşlayan ve onları yakan gök taşlarına dönüştürdük. Onlar için, ahirette alevlenmiş bir ateş hazırladık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

وَلِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

Rablerini inkâr edenlere cehennem azabı vardır. Orası ne kötü bir varış yeri!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلِلَّذِينَiçin vardır
كَفَرُوا۟inkar edenler
بِرَبِّهِمْRablerini
عَذَابُazabı
جَهَنَّمَcehennem
وَبِئْسَve ne kötü
ٱلْمَصِيرُgidilecek sonuçtur

Rablerini küfredenler için kıyamet günü tutuşmuş bir cehennem azabı vardır. Orası, kendisine dönülen ne kötü bir dönüş yeridir!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

إِذَآ أُلْقُوا۟ فِيهَا سَمِعُوا۟ لَهَا شَهِيقًۭا وَهِىَ تَفُورُ

Oraya atıldıklarında o kaynayıp coşarken onun korkunç sesini işitirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذَآzaman
أُلْقُوا۟atıldıkları
فِيهَاoraya
سَمِعُوا۟işitirler
لَهَاonun
شَهِيقًۭاhomurtusunu
وَهِىَve o
تَفُورُkaynıyor

Ateşe atıldıkları zaman kazanın kaynaması gibi kaynayan Cehennem'den gelen şiddetli çirkin bir ses duyarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلْغَيْظِ ۖ كُلَّمَآ أُلْقِىَ فِيهَا فَوْجٌۭ سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَآ أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌۭ

Neredeyse Cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara; “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye sorarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَكَادُneredeyse
تَمَيَّزُçatlayacak
مِنَöfkeden
ٱلْغَيْظِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كُلَّمَآher biri
أُلْقِىَatıldıkça
فِيهَاonun içine
فَوْجٌۭtopluluk
سَأَلَهُمْonlara sordu(lar)
خَزَنَتُهَآonun bekçileri
أَلَمْsize gelmedi mi?
يَأْتِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَذِيرٌۭbir uyarıcı

İçine atılan kimselere duyduğu öfkenin şiddetinden az kalsın birbirinden ayrılarak parçalanacaktı. Cehennem ashabından kâfir olan her bir topluluk içine atıldığı zaman, orada sorumlu melekler onlara azarlama sorusu sordular: "Dünyada, sizi Allah’ın azabına karşı korkutan bir peygamber gelmedi mi?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌۭ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍۢ كَبِيرٍۢ

Onlar da şöyle derler: “Evet! Bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
بَلَىٰevet
قَدْandolsun
جَآءَنَاbize geldi
نَذِيرٌۭuyarıcı
فَكَذَّبْنَاama biz yalanladık
وَقُلْنَاve dedik ki
مَاindirmedi
نَزَّلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
مِنhiçbir
شَىْءٍşey
إِنْhayır
أَنتُمْsiz
إِلَّاancak
فِىiçindesiniz
ضَلَٰلٍۢbir sapıklık
كَبِيرٍۢbüyük

Kâfirler şöyle dediler: “Evet! Elbette bizi Allah’ın azabından korkutan bir peygamber geldi. Fakat biz onu yalanlayarak şöyle dedik: Allah hiçbir vahiy indirmemiştir. -Ey Peygamberler!- Sizler hakikatten uzaklaşmış büyük bir sapıklıktan başka bir yerde değilsiniz.”

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَقَالُوا۟ لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ أَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِىٓ أَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

Yine derler ki: "Eğer biz dinleseydik ve aklımızı kullanmış olsaydık, cehennemlikler arasında olmazdık."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالُوا۟ve dediler ki
لَوْeğer
كُنَّاbiz
نَسْمَعُsöz dinleseydik
أَوْyahut
نَعْقِلُdüşünseydik
مَاbulunmazdık
كُنَّاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىٓarasında
أَصْحَٰبِhalkı
ٱلسَّعِيرِçılgın ateşin

Kâfirler şöyle dediler: “İstifade edeceğimiz bir şekilde dinliyor ya da hak ile batılı birbirinden ayırt edebilecek şekilde düşünebiliyor olsaydık, cehennem ashabı zümresinden biri olmaz, bilakis peygamberlere iman edip getirdiklerini tasdik edenlerden ve cennet ehlinden biri olurduk.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

فَٱعْتَرَفُوا۟ بِذَنۢبِهِمْ فَسُحْقًۭا لِّأَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah’ın rahmetinden uzak olsun!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱعْتَرَفُوا۟itiraf ettiler
بِذَنۢبِهِمْgünahlarını
فَسُحْقًۭاuzak olsun
لِّأَصْحَٰبِhalkı
ٱلسَّعِيرِçılgın ateş

Kendi aleyhlerine kâfir olduklarını ve yalanladıklarını ikrar ettiler. Böylece cehennemi hak ettiler. Uzak olsun o cehennem ashabı!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

إِنَّ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ لَهُم مَّغْفِرَةٌۭ وَأَجْرٌۭ كَبِيرٌۭ

Görmediği halde Rablerinden korkup çekinen kimseler için de elbette bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَkimseler
يَخْشَوْنَsaygılı olan(lar)
رَبَّهُمRablerine
بِٱلْغَيْبِgörmedikleri halde
لَهُمonlar için vardır
مَّغْفِرَةٌۭbağış(lama)
وَأَجْرٌۭve mükafat
كَبِيرٌۭbüyük

Yalnız başlarına iken Allah'tan korkan kimseler, onların günahları için bir bağışlanma ve karşılığı cennet olan çok büyük bir mükâfat vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَأَسِرُّوا۟ قَوْلَكُمْ أَوِ ٱجْهَرُوا۟ بِهِۦٓ ۖ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Sözünüzü ister gizleyin ve isterse onu açığa vurun. Şüphesiz O gönüllerde olanı bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَسِرُّوا۟gizleyin
قَوْلَكُمْsözünüzü
أَوِyahut
ٱجْهَرُوا۟açığa vurun
بِهِۦٓonu
إِنَّهُۥçünkü O
عَلِيمٌۢbilir
بِذَاتِözünü
ٱلصُّدُورِgöğüslerin

-Ey insanlar!- İster sözünüzü gizleyin, isterseniz de açığa vurun, şüphesiz Allah onu bilir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- kullarının kalplerinde olanları bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلْخَبِيرُ

Yaratan bilmez mi? O latiftir, her şeyden haberdar olandır.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَاbilmez mi?
يَعْلَمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَنْkimse
خَلَقَyaratan
وَهُوَve O
ٱللَّطِيفُlatiftir
ٱلْخَبِيرُhaber alandır

Bütün varlıkları yaratan (Allah), gizli sırları ve sırlardan daha gizli olanları bilmez mi? O, kullarına karşı çok lütufkârdır. Onların durumlarını bilir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ ذَلُولًۭا فَٱمْشُوا۟ فِى مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا۟ مِن رِّزْقِهِۦ ۖ وَإِلَيْهِ ٱلنُّشُورُ

O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هُوَO
ٱلَّذِىyapandır
جَعَلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَكُمُsize
ٱلْأَرْضَyeri
ذَلُولًۭاboynu eğik
فَٱمْشُوا۟haydi yürüyün
فِىonun omuzlarında (yeryüzünde)
مَنَاكِبِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَكُلُوا۟ve yeyin
مِنO'nun rızkından
رِّزْقِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِلَيْهِve O'nadır
ٱلنُّشُورُdönüş

Üzerine yerleşmeniz için size yeryüzünü kolay ve yumuşak kılan O'dur. Yeryüzünün her bucağında, her tarafında gezin ve orada sizin için hazırladığı rızıklarından yiyin. Sonunda hesap verip karşılığını görmek üzere bir tek O'na döndürüleceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

ءَأَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يَخْسِفَ بِكُمُ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا هِىَ تَمُورُ

Gökte olanın, yeryüzü sarsıldığı zaman sizi yerin dibine batırmayacağından emin mi oldunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ءَأَمِنتُمemin misiniz?
مَّنolanın
فِىgökte
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنbatırmayacağından
يَخْسِفَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِكُمُsizi
ٱلْأَرْضَyere
فَإِذَاO zaman
هِىَo (yer)
تَمُورُbirden sallanır

Semada olan Allah’ın, Karun’un ayaklarının altındaki toprağı yardığı gibi, üzerine yerleşmeniz için kolay ve hizmete hazır olan ayaklarınızın altındaki toprağı yarmayacağından emin mi oldunuz? Sapasağlam bir haldeyken birdenbire sizi sarsıverir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

أَمْ أَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًۭا ۖ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ

Yoksa gökte olanın üzerinize taş yağdıran (fırtınalı) bir rüzgâr göndermeyeceğinden emin misiniz? Siz o takdirde benim uyarmam nasılmış bilip öğreneceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
أَمِنتُمsiz emin misiniz?
مَّنolanın
فِىgökte
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنgöndermeyeceğinden
يُرْسِلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْكُمْüzerine
حَاصِبًۭاtaş yağdıran (bir fırtına)
فَسَتَعْلَمُونَbileceksiniz
كَيْفَnasıldır
نَذِيرِtehdidim

Yoksa göklerin üzerinde olan Allah’ın, Lût kavmine yağdırdığı gibi sizlere de gökyüzünden taşlar yağdırmayacağından emin mi oldunuz? Sizlere olan azabımı ve uyarımı gözlerinizle gördüğünüz zaman bunu öğreneceksiniz. Fakat, azabın gözle görülmesinin ardından ondan faydalanamayacaksınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

وَلَقَدْ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

Andolsun ki onlardan öncekiler de yalanladılar. Fakat benim inkârım nasıl oldu?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
كَذَّبَyalanladılar
ٱلَّذِينَkimseler
مِنonlardan önceki
قَبْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَكَيْفَama nasıl?
كَانَoldu
نَكِيرِbenim inkarım

O müşriklerden önce yaşamış ümmetler de elbette yalanlamışlardı. İnkârlarında ve yalanlamalarında ısrar ettikleri için üzerine Allah’ın azabı iniverdi. Benim onları inkâr etmem nasıldı? Doğrusu çok şiddetli bir inkârdı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٰٓفَّٰتٍۢ وَيَقْبِضْنَ ۚ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحْمَٰنُ ۚ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَىْءٍۭ بَصِيرٌ

Üstlerinde kanatlarını açarak ve kapayarak uçan kuşları görmediler mi? Onları Rahman'dan başkası tutmuyor. Doğrusu O, her şeyi görendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوَلَمْgörmüyorlar mı?
يَرَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىuçan kuşları
ٱلطَّيْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَوْقَهُمْüstlerinde
صَٰٓفَّٰتٍۢsıra sıra
وَيَقْبِضْنَaçıp yumarak
مَاonları (havada) tutmuyor
يُمْسِكُهُنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاbaşkası
ٱلرَّحْمَٰنُRahman'dan
إِنَّهُۥdoğrusu O
بِكُلِّher
شَىْءٍۭşeyi
بَصِيرٌgörmektedir

O yalanlayanlar, ardı ardına kanatlarını havada açıp kapayarak üzerlerinde uçan kuşları görmüyorlar mı? Allah'tan başkası onları yere konmadan havada tutamaz. Şüphesiz o hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى هُوَ جُندٌۭ لَّكُمْ يَنصُرُكُم مِّن دُونِ ٱلرَّحْمَٰنِ ۚ إِنِ ٱلْكَٰفِرُونَ إِلَّا فِى غُرُورٍ

Rahman olan Allah'a karşı şu size yardım edecek askerleriniz hani kimlerdir? Kâfirler ancak boş bir gurur/aldanış içindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمَّنْyahut kimdir?
هَٰذَاşu
ٱلَّذِىolan
هُوَo
جُندٌۭaskeriniz
لَّكُمْsizin
يَنصُرُكُمsize yardım edecek
مِّنdışında
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلرَّحْمَٰنِRahman'nın
إِنِhayır
ٱلْكَٰفِرُونَkafirler
إِلَّاancak
فِىiçindedirler
غُرُورٍderin bir gaflet ve aldanma

-Ey kâfirler!- Azap etmek istediği zaman, sizleri Allah’ın azabından alıkoyacak hiçbir askeriniz yoktur. Kâfirler ancak aldanmış kimselerdir. Şeytan onları kandırmış ve onlar da ona aldanmışlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى يَرْزُقُكُمْ إِنْ أَمْسَكَ رِزْقَهُۥ ۚ بَل لَّجُّوا۟ فِى عُتُوٍّۢ وَنُفُورٍ

Eğer O, rızkınızı kesecek olsa size rızık verecek olan kimdir? Bilâkis onlar azgınlık ve nefret içinde inatla direnmektedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمَّنْyahut kimdir?
هَٰذَاo
ٱلَّذِىolan
يَرْزُقُكُمْsize rızık verecek
إِنْeğer
أَمْسَكَtutacak olursa
رِزْقَهُۥO rızkını
بَلdoğrusu
لَّجُّوا۟onlar direnmektedirler
فِىiçinde
عُتُوٍّۢazgınlık
وَنُفُورٍve nefret

Allah; rızkının size ulaşmasına engel olsa, başka hiç kimse sizi rızıklandıramaz. Bilakis gerçek şu ki, kâfirler inat edip büyüklük taslamakta ve haktan geri durmakta ısrar ediyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

أَفَمَن يَمْشِى مُكِبًّا عَلَىٰ وَجْهِهِۦٓ أَهْدَىٰٓ أَمَّن يَمْشِى سَوِيًّا عَلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ

O halde, yüzüstü kapanarak yürüyen mi daha çok hidâyete erendir, yoksa dosdoğru bir yol üzerinde dimdik yürüyen kimse mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَمَنkimse mi?
يَمْشِىyürüyen
مُكِبًّاkapanarak
عَلَىٰyüzüstü
وَجْهِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَهْدَىٰٓdoğru gider
أَمَّنyoksa kimse mi?
يَمْشِىyürüyen
سَوِيًّاdüzgün
عَلَىٰüzerinde
صِرَٰطٍۢyol
مُّسْتَقِيمٍۢdosdoğru

O halde yüzü üzerine düşmüş, onun üzerinde sürünerek yürüyen -O, müşrik- kimse mi daha doğru bir yol üzeredir, yoksa dosdoğru yol üzerinde dimdik yürüyen Müminler mi?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

قُلْ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۖ قَلِيلًۭا مَّا تَشْكُرُونَ

Deki: "Sizi yaratan size işitme (için kulaklar), gözler ve kalpler veren odur. Ne kadar az şükredersiniz."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
هُوَO'dur
ٱلَّذِىٓsizi yaratan
أَنشَأَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَجَعَلَve veren
لَكُمُsize
ٱلسَّمْعَişitme (duyusu)
وَٱلْأَبْصَٰرَve gözler
وَٱلْأَفْـِٔدَةَve gönüller
قَلِيلًۭاne kadar az
مَّاşükrediyorsunuz
تَشْكُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Peygamber!- O yalanlayan müşriklere de ki: “Sizleri yaratan, sizlere kendisiyle işittiğiniz duyma yetisini, kendisiyle gördüğünüz görme yetisini ve kendisiyle düşündüğünüz kalpler veren Allah’tır. Sizlere verdiği nimetlere ne kadar da az şükrediyorsunuz!''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

قُلْ هُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

Deki: "O sizi yeryüzüne dağıtıp, yayandır. Yalnız onun huzuruna toplanıp götürüleceksiniz."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
هُوَO'dur
ٱلَّذِىsizi üreten
ذَرَأَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِلَيْهِve O'na
تُحْشَرُونَhuzuruna toplanacaksınız

-Ey Peygamber!- O yalanlayan müşriklere de ki: “Sizleri yeryüzüne gönderen ve orada yayan, hiçbir şey yaratamayan putlarınız değil, Allah’tır. Kıyamet günü, hesap vermek ve karşılığını görmek üzere putlarınızın huzuruna değil, bir tek onun huzurunda toplanacaksınız. O'ndan korkun ve sadece O'na ibadet edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

“Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَقُولُونَve diyorlar
مَتَىٰne zaman?
هَٰذَاbu
ٱلْوَعْدُtehdid(ettiğiniz azab)
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
صَٰدِقِينَdoğru (söylüyor)

Yeniden dirilişi inkâr edenler, yeniden dirilişin imkânsız olduğunu düşünerek şöyle derler: "-Ey Muhammed!- Eğer onun geleceğine dair iddianızda doğru söylüyorsanız, sen ve ashabının bizi tehdit ettiği bu vaat ne zaman gerçekleşecek?''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

قُلْ إِنَّمَا ٱلْعِلْمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ

De ki: “Bunun bilgisi yalnız Allah’ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
إِنَّمَاşüphesiz
ٱلْعِلْمُbilgi
عِندَyanındadır
ٱللَّهِAllah'ın
وَإِنَّمَآve ancak
أَنَا۠ben
نَذِيرٌۭbir uyarıcıyım
مُّبِينٌۭapaçık

-Ey Peygamber!- De ki: “Kıyamet gününün bilgisi sadece Allah’ın katındadır. Ne zaman kopacağını ancak O bilir. Ben, size yaptığım uyarımda sadece apaçık bir uyarıcıyım.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

فَلَمَّا رَأَوْهُ زُلْفَةًۭ سِيٓـَٔتْ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَقِيلَ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ

Onun yaklaştığını gördükleri zaman, kâfirlerin yüzleri kötüleşir ve onlara; “İşte, isteyip durduğunuz şey budur!” denir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَمَّاne zaman ki
رَأَوْهُonu görünce
زُلْفَةًۭyakından
سِيٓـَٔتْkötüleşti
وُجُوهُyüzleri
ٱلَّذِينَkimselerin
كَفَرُوا۟inkar eden(lerin)
وَقِيلَve dendi
هَٰذَاişte budur
ٱلَّذِىolduğunuz şey
كُنتُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦonu
تَدَّعُونَçağırıyor(lar)

Kıyamet günü tehdit olundukları şeyin gerçekleştiği, çok yakın olan azabı gözleriyle gördükleri zaman kâfirlerin yüzleri değişir ve simsiyah olur. Onlara; “İşte dünya hayatında arzuladığınız ve onun için acele ettiğiniz buydu.” denir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَهْلَكَنِىَ ٱللَّهُ وَمَن مَّعِىَ أَوْ رَحِمَنَا فَمَن يُجِيرُ ٱلْكَٰفِرِينَ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍۢ

De ki: “Söyleyin bakalım: "Eğer Allah beni ve beraberimdekileri helâk etse yahut bize merhamet ederse kâfirleri acıklı bir azaptan kim kurtarabilir?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
أَرَءَيْتُمْbaksanıza
إِنْeğer
أَهْلَكَنِىَbeni öldürse
ٱللَّهُAllah
وَمَنve olanları
مَّعِىَbenimle beraber
أَوْyahut
رَحِمَنَاbize acısa da
فَمَنkim?
يُجِيرُkurtarabilir
ٱلْكَٰفِرِينَkafirleri
مِنْazabdan
عَذَابٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَلِيمٍۢacıklı

-Ey Peygamber!- Yalanlayıcı o müşrikleri kınayarak de ki: "Bana haber verin bakalım! Eğer Allah beni ve benimle beraber olan Müminleri öldürse ya da bize rahmet edip ecellerimizi geciktirse kâfirleri elem verici bir azaptan kim kurtarabilir? Onları hiç kimse bu azaptan kurtaramayacaktır.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

قُلْ هُوَ ٱلرَّحْمَٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَا ۖ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍۢ

De ki: “O, Rahman’dır. O'na iman ettik ve O'na tevekkül ettik. Kimin apaçık bir dalalette olduğunu yakında öğreneceksiniz.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
هُوَO
ٱلرَّحْمَٰنُçok merhametlidir
ءَامَنَّاinanmışşızdır
بِهِۦO'na
وَعَلَيْهِve O'na
تَوَكَّلْنَاdayanmışızdır
فَسَتَعْلَمُونَyakında bileceksiniz
مَنْkimdir
هُوَO
فِىiçinde olan
ضَلَٰلٍۢbir sapıklık
مُّبِينٍۢapaçık

-Ey Resul!- O müşriklere de ki: “O, sizi bir tek kendine ibadet etmeye davet eden Rahman’dır. Biz, bir tek ona iman ettik ve işlerimizde bir tek ona güvendik. Dosdoğru yolda olan kimselerden ayrılarak apaçık dalalete düşenin kimlerin olduğunu -kaçınılmaz olarak- öğreneceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَصْبَحَ مَآؤُكُمْ غَوْرًۭا فَمَن يَأْتِيكُم بِمَآءٍۢ مَّعِينٍۭ

De ki: “Söyleyin bakalım: Suyunuz çekiliverse, size kim temiz bir akar su getirir?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
أَرَءَيْتُمْbaksanıza
إِنْeğer
أَصْبَحَolsa
مَآؤُكُمْsuyunuz
غَوْرًۭاçekilmiş
فَمَنkim
يَأْتِيكُمsize getirebilir?
بِمَآءٍۢbir su
مَّعِينٍۭakar

-Ey Resul!- O müşriklere de ki: “Bana haber verin bakalım; içtiğiniz suyunuz ulaşamayacağınız şekilde yerin derinliklerine batıverse, akan bolca suyu kim size getirecek? Allah’tan başka hiç kimse getiremez.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Mülk Sûresi, 30 ayetiyle Allah'ın mülkünü ve kâinat üzerindeki mutlak hâkimiyetini, ölüm-hayat imtihanını ve kıyamet sahnelerini anlatır. Bir hadis rivayetinde bu sûrenin okuyanını kabir azabından koruyan bir vesile olduğu aktarıldığı için bazı kaynaklarda "münciye" (kurtarıcı) olarak da anılır.

Ana Temalar

  • Allah'ın mülkü ve hâkimiyeti
  • Kâinattaki düzen ve denge
  • Ölüm-hayat imtihanı
  • Kabir azabından koruma rivayeti

Ne Zaman Okunur?

Mülk Sûresi'nin yatmadan önce okunmasına dair rivayet Tirmizî gibi hadis kaynaklarında yer alır; bu nedenle sûre yaygın olarak gece virdi listelerinde yer alır. Sened değerlendirmesi hadis âlimleri arasında farklılık gösterebilir.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Mülk Suresi ne zaman okunur?

Mülk Sûresi günün her saatinde okunabilir. Gece ve uyku öncesi okunmasına dair rivayetler ve güçlü bir gelenek vardır. Sûre ölüm-hayat imtihanı, yaratılış düzeni ve ilâhî hâkimiyet üzerinde düşünmeye çağırır. Okumayı ‘hiçbir zarar görmeme’ garantisine çevirmemek gerekir. Her gece tamamı okunamıyorsa bölüm bölüm okumak veya belirli günlere yerleştirmek mümkündür. Bu yanıt kişisel şartlar değiştiğinde otomatik fetvaya dönüşmez; mezhep, sağlık ve güvenlik ayrıntıları ayrıca değerlendirilir.

Mülk Suresi kabir azabına karşı korur mu?

Mülk Sûresi hakkında şefaat ve azaptan koruma temalı rivayetler bulunur; hadis âlimleri rivayetlerin derecelerini değerlendirir. Müslüman gelenekte bu nedenle gece okunması teşvik edilmiştir. Buna rağmen sûrenin yalnız mekanik tekrarının kişinin bütün sorumluluklarını sileceği söylenemez. Sûrenin iman, davranış ve hesap bilincine çağrısı okuma pratiğinin merkezinde olmalıdır. Kaynağa ulaşmadan sayı, vakit veya sonuç iddiası paylaşılmamalı; kişisel ayrıntı varsa güvenilir bir uzmana yönelinmelidir.

Mülk Sûresi ne anlatır?

Allah'ın hükümranlığı, ölüm ve hayatın imtihan oluşu, göklerdeki düzen, hesap günü, insanın sınırlılığı ve su nimeti sûrenin ana konularıdır. Sûre, gündelik nimetlerden hareketle ahiret sorumluluğuna yöneltir.

Mülk Sûresi uyumadan önce okunur mu?

Hz. Peygamber'in gece yatmadan önce Mülk Sûresi'ni okuduğuna dair rivayetler bulunmaktadır. Bu sebeple gece okumak yaygındır; ancak sûre günün başka zamanlarında da okunabilir.

Mülk Sûresi kabir azabından korur mu?

Sûrenin okuyan kişiye şefaat edeceği ve koruyucu olacağı yönünde rivayetler vardır. Bunlar ibadete teşvik olarak değerlendirilir; kişinin iman, davranış ve sorumluluklarından bağımsız otomatik bir güvence şeklinde yorumlanmamalıdır.

Tüm sorular →

İlgili İçerik

Kaynaklar