Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

54. Sûre · Mekke · 55 Ayet

القمر

KAMER SÛRESİ

Ay

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 2

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ

O saat/Kıyamet yaklaştı ve Ay yarıldı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱقْتَرَبَتِyaklaştı
ٱلسَّاعَةُsa'at
وَٱنشَقَّve yarıldı
ٱلْقَمَرُay

Kıyametin gelişi yaklaştı ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zamanında Ay yarıldı. Ay'ın yarılması Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözle görülen mucizelerindendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

وَإِن يَرَوْا۟ ءَايَةًۭ يُعْرِضُوا۟ وَيَقُولُوا۟ سِحْرٌۭ مُّسْتَمِرٌّۭ

Onlar, bir mucize görseler yüz çevirirler ve; “Süregelen bir sihirdir.” derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve eğer
يَرَوْا۟görecek olsalar
ءَايَةًۭbir mu'cize
يُعْرِضُوا۟yüz çevirirler
وَيَقُولُوا۟ve derler
سِحْرٌۭbir büyüdür
مُّسْتَمِرٌّۭsüregelen

Şayet müşrikler Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğuna delalet eden apaçık deliller görseler onu kabul etmekten yüz çevirirler ve şöyle derler: "Görmüş olduğumuz bu apaçık delil ve kanıtlar batıl bir sihirdir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

وَكَذَّبُوا۟ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ ۚ وَكُلُّ أَمْرٍۢ مُّسْتَقِرٌّۭ

Yalanladılar ve kendi hevalarına uydular; hâlbuki her işin ulaşacağı bir yer vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَذَّبُوا۟ve yalanladılar
وَٱتَّبَعُوٓا۟ve uydular
أَهْوَآءَهُمْheveslerine
وَكُلُّve her
أَمْرٍۢ
مُّسْتَقِرٌّۭyerini bulacaktır

Kendilerine gelen hakkı yalanladılar ve onu yalanlamada heveslerine uydular. Bütün işler -hayır ya da şer- kıyamet günü hak ettiği şekilde vuku bulacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّنَ ٱلْأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ

Muhakkak (onları bu hallerinden) korkutup vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
جَآءَهُمonlara geldi
مِّنَhaberlerden
ٱلْأَنۢبَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاolan
فِيهِiçinde
مُزْدَجَرٌönleyici

Ant olsun Yüce Allah'ın, küfürleri ve zulümleri sebebiyle helak ettiği geçmiş ümmetlerin haberleri onlara geldi de; onları küfür ve zulümlerinden döndürmeye yetmedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

حِكْمَةٌۢ بَٰلِغَةٌۭ ۖ فَمَا تُغْنِ ٱلنُّذُرُ

(Kur'an) büyük bir hikmettir. Fakat uyarılar bir yarar sağlamadı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
حِكْمَةٌۢhikmettir
بَٰلِغَةٌۭüstün
فَمَاama
تُغْنِfayda vermiyor
ٱلنُّذُرُuyarılar

Üzerilerine hüccetin ikame edilmesi için tam bir hikmet gelmiştir. Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen kimseler için uyarılar fayda sağlamaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

فَتَوَلَّ عَنْهُمْ ۘ يَوْمَ يَدْعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَىْءٍۢ نُّكُرٍ

Onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı, onları korkunç olan bir şeye çağırır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَتَوَلَّöyleyse sen de yüz çevir
عَنْهُمْonlardan
يَوْمَgün
يَدْعُçağıracağı
ٱلدَّاعِçağırıcının
إِلَىٰbir şeye
شَىْءٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نُّكُرٍgörülmemiş tanınmamış

-Ey Resul- Eğer doğru yola gelmezlerse onları bırakıp, terk et. Görevli meleğin Sur'a üfürerek daha önceden hiçbir canlının benzerini görmediği o dehşet verici olayın yaşanacağı günü bekle ve onlardan yüz çevir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

خُشَّعًا أَبْصَٰرُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ جَرَادٌۭ مُّنتَشِرٌۭ

Gözleri düşkün (zillet içinde), sanki yayılan çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
خُشَّعًاkorkarak
أَبْصَٰرُهُمْgözleri
يَخْرُجُونَçıkarlar
مِنَkabirlerden
ٱلْأَجْدَاثِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَأَنَّهُمْtıpkı gibidirler
جَرَادٌۭçekirgeler
مُّنتَشِرٌۭyayılan

Bakışları zelildir. Kabirlerinden çıkarak etrafa dağılmış çekirgeler gibi hesaplarının görülmesi için bir toplanma yerine giderler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

مُّهْطِعِينَ إِلَى ٱلدَّاعِ ۖ يَقُولُ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌۭ

Davetçiye doğru koşarlarken kâfirler; “Bu zor bir gün!” derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مُّهْطِعِينَkoşarlarken
إِلَىdoğru
ٱلدَّاعِçağırana
يَقُولُderler
ٱلْكَٰفِرُونَkafirler
هَٰذَاbu
يَوْمٌbir gündür
عَسِرٌۭçetin;

O toplanma yerine çağıran davetçiye hızla koşarken kâfirler şöyle derler: "İçinde barındırdığı şiddet ve dehşet verici olaylardan dolayı bu gerçekten zor bir gündür."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

۞ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍۢ فَكَذَّبُوا۟ عَبْدَنَا وَقَالُوا۟ مَجْنُونٌۭ وَٱزْدُجِرَ

Onlardan önce Nûh kavmi de yalanladı. Kulumuzu yalanladılar da mecnun (cinlenmiş) dediler. Ve (Nûh, davetten vazgeçmeye) zorlandı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبَتْyalanlamıştı
قَبْلَهُمْonlardan önce
قَوْمُkavmi
نُوحٍۢNuh'un
فَكَذَّبُوا۟yalanladılar
عَبْدَنَاkulumuzu
وَقَالُوا۟ve dediler
مَجْنُونٌۭcinlenmiştir
وَٱزْدُجِرَve o menedildi

-Ey Resul!- Bunlar senin davetini yalanlamadan önce Nuh'un kavmi de yalanladı. Kulumuz Nuh -aleyhisselam-'ı onlara gönderdiğimiz zaman da yalanladılar. Onun hakkında şöyle dediler: "O delidir. Eğer onları davet etmeyi bırakmazsa; çeşitli küfür, sövme ve tehditler ile onu azarlayıp kovun."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَغْلُوبٌۭ فَٱنتَصِرْ

O da Rabbine; “Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et!” diye dua etti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَدَعَاbunun üzerine yalvardı
رَبَّهُۥٓRabbine
أَنِّىben
مَغْلُوبٌۭyenik düştüm
فَٱنتَصِرْyardım et

Nuh -aleyhisselam- şöyle söyleyerek Rabbine dua etti: "Kavmim bana galip geldi ve bana icabet etmedi. Onlara indireceğin bir ceza/azap ile bana yardım et."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

فَفَتَحْنَآ أَبْوَٰبَ ٱلسَّمَآءِ بِمَآءٍۢ مُّنْهَمِرٍۢ

Bunun üzerine biz de göğün kapılarını şiddetle boşanan sulara açtık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَفَتَحْنَآbiz de açtık
أَبْوَٰبَkapılarını
ٱلسَّمَآءِgöğün
بِمَآءٍۢbir su ile
مُّنْهَمِرٍۢboşalan

Bunun üzerine biz de göğün kapılarını aralıksız bolca akan sularla açtık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَفَجَّرْنَا ٱلْأَرْضَ عُيُونًۭا فَٱلْتَقَى ٱلْمَآءُ عَلَىٰٓ أَمْرٍۢ قَدْ قُدِرَ

Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَفَجَّرْنَاve fışkırttık
ٱلْأَرْضَyeri
عُيُونًۭاkaynaklar halinde
فَٱلْتَقَىsonra birleşti
ٱلْمَآءُsu(ları)
عَلَىٰٓiçin
أَمْرٍۢbir iş
قَدْtakdir edilmiş
قُدِرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yeryüzünü yardık ve içinden sular fışkıran pınarlar haline getirdik. Yüce Allah'ın ezelde takdir ettiği üzere gökten inen su ile yerden çıkan su bir araya gelerek birleşti. Yüce Allah'ın kurtardıkları hariç bütün herkes boğuldu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَحَمَلْنَٰهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلْوَٰحٍۢ وَدُسُرٍۢ

Onu levhaları ve çivileri olan (gemi) üzerinde taşıdık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَحَمَلْنَٰهُOnu (Nuh'u) taşıdık
عَلَىٰüzerinde
ذَاتِ(yapılanın)
أَلْوَٰحٍۢtahtalarla
وَدُسُرٍۢve çivilerle

Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik. Onu ve yanındakileri boğulmaktan kurtardık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

تَجْرِى بِأَعْيُنِنَا جَزَآءًۭ لِّمَن كَانَ كُفِرَ

İnkâr edilmiş olana (Nûh'a) bir mükâfat olmak üzere gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَجْرِىakıp gidiyordu
بِأَعْيُنِنَاgözlerimizin önünde
جَزَآءًۭbir mükafat olmak üzere
لِّمَنkimseye
كَانَedilen
كُفِرَnankörlük

Gemi hırçın dalgalar içinde gözetimimiz ve korumamız altında akıp gidiyordu. Bunu kavminin kendisini yalanladığı ve Allah'ın katından getirdiğini inkâr eden kişilere karşı Nuh'a yardım etmek için yaptık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

وَلَقَد تَّرَكْنَٰهَآ ءَايَةًۭ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍۢ

Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدve andolsun
تَّرَكْنَٰهَآonu bıraktık
ءَايَةًۭbir ibret olarak
فَهَلْyok mudur?
مِنhiç
مُّدَّكِرٍۢibret alan

Kendilerini cezalandırdığımız bu azabı öğüt ve ibret olması için bıraktık. Bundan düşünüp öğüt alan var mıdır?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

(Bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَكَيْفَnasıl
كَانَimiş
عَذَابِىbenim azabım
وَنُذُرِve uyarılarım

Yalanlayanlar için azabım nasılmış gördüler! Ve onları helak etmek için uyarım nasılmış onu da gördüler!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍۢ

Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
يَسَّرْنَاbiz kolaylaştırdık
ٱلْقُرْءَانَKur'an'ı
لِلذِّكْرِöğüt almak için
فَهَلْyok mudur?
مِنhiç
مُّدَّكِرٍۢöğüt alan

Muhakkak ki biz Kur'an'ı, ibret ve öğüt almak için kolaylaştırdık. Onda bulunan ibret ve öğütten ibret alan var mı?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

كَذَّبَتْ عَادٌۭ فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

Âd (kavmi) de yalanladı. İşte (bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبَتْyalanladı
عَادٌۭAd (da)
فَكَيْفَama nasıl?
كَانَoldu
عَذَابِىazabım
وَنُذُرِve uyarılarım

Âd kavmi peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'ı yalanladı. -Ey Mekke Halkı!- Onlara olan azabım nasılmış bir düşünün! Onların azabı ile başkalarını uyarmam nasılmış?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًۭا صَرْصَرًۭا فِى يَوْمِ نَحْسٍۢ مُّسْتَمِرٍّۢ

Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّآelbette biz
أَرْسَلْنَاgönderdik
عَلَيْهِمْonların üstüne
رِيحًۭاbir kasırga
صَرْصَرًۭاuğultulu
فِىbir günde
يَوْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَحْسٍۢuğursuzluğu
مُّسْتَمِرٍّۢdevam eden

Biz, onların üzerine soğuk, şiddetli olan bir rüzgârı kesintisiz bir şekilde kötü ve uğursuz gördükleri günde cehenneme ulaşana kadar gönderdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

تَنزِعُ ٱلنَّاسَ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍۢ مُّنقَعِرٍۢ

İnsanları koparıp atıyordu. Sanki onlar kökünden kopmuş hurma kütükleri idiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَنزِعُkoparıp deviriyordu
ٱلنَّاسَinsanları
كَأَنَّهُمْsanki gibi
أَعْجَازُkütükleri
نَخْلٍۢhurma
مُّنقَعِرٍۢköklerinden sökülmüş

İnsanları yerden söküp, onları başları üzerine atıyordu. Sanki onlar yerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

(Bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَكَيْفَnasıl?
كَانَoldu
عَذَابِىbenim azabım
وَنُذُرِve uyarılarım

-Ey Mekke Halkı!- Onlara olan azabım nasılmış bir düşünün! Onların azabı ile başkalarını uyarmam nasılmış?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍۢ

Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
يَسَّرْنَاbiz kolaylaştırdık
ٱلْقُرْءَانَKur'an'ı
لِلذِّكْرِöğüt almak için
فَهَلْyok mudur?
مِنhiç
مُّدَّكِرٍۢöğüt alan

Muhakkak ki biz, Kur'an'ı hatırlayıp öğüt almak için kolaylaştırdık. Onda bulunan ibret ve öğütten ibret alan var mı?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِٱلنُّذُرِ

Semûd kavmi de uyarıcıları yalanladı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبَتْyalandı
ثَمُودُSemud (da)
بِٱلنُّذُرِuyarıları

Semûd kavmi kendilerini uyaran resulleri Salih -aleyhisselam-'ı yalanladı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

فَقَالُوٓا۟ أَبَشَرًۭا مِّنَّا وَٰحِدًۭا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذًۭا لَّفِى ضَلَٰلٍۢ وَسُعُرٍ

"İçimizden bir beşere mi uyacağız? O takdirde biz kesin bir sapıklık ve delilik içinde (kalmış) oluruz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَقَالُوٓا۟dediler
أَبَشَرًۭاinsana mı?
مِّنَّاbizden
وَٰحِدًۭاbir
نَّتَّبِعُهُۥٓuyacağız
إِنَّآelbette biz
إِذًۭاo takdirde
لَّفِىiçine düşmüş oluruz
ضَلَٰلٍۢapaçık bir sapıklık
وَسُعُرٍve çılgınlık

Kınayarak şöyle dediler: "Bizim gibi bir beşere mi tabi olalım? Eğer biz bu durumda ona tabi olursak; doğrudan uzak, sapmış ve sıkıntıda oluruz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

أَءُلْقِىَ ٱلذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنۢ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ أَشِرٌۭ

"Aramızdan vahiy ona mı gönderildi? Hayır, o kendini beğenmiş yalancının biridir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَءُلْقِىَZikir-mı bırakıldı?
ٱلذِّكْرُZikir
عَلَيْهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنۢaramızdan
بَيْنِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَلْhayır
هُوَo
كَذَّابٌyalancıdır
أَشِرٌۭküstahtır

"Aramızdan sadece özel olarak tek ona mı vahiy indirildi? Hayır, o kibirli bir yalancıdır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

سَيَعْلَمُونَ غَدًۭا مَّنِ ٱلْكَذَّابُ ٱلْأَشِرُ

Yarın kimin kendini beğenmiş yalancı olduğunu bilecekler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سَيَعْلَمُونَonlar bilecekler
غَدًۭاyarın
مَّنِkim olduğunu
ٱلْكَذَّابُyalancı
ٱلْأَشِرُküstahın

Kıyamet günü Salih'in mi yoksa onların mı zorba yalancı olduğunu görecekler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

إِنَّا مُرْسِلُوا۟ ٱلنَّاقَةِ فِتْنَةًۭ لَّهُمْ فَٱرْتَقِبْهُمْ وَٱصْطَبِرْ

Gerçekten onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاelbette biz
مُرْسِلُوا۟onlara göndereceğiz
ٱلنَّاقَةِdişi deveyi
فِتْنَةًۭsınamak için
لَّهُمْkendilerini
فَٱرْتَقِبْهُمْsen onları gözetle
وَٱصْطَبِرْve sabret

Şüphesiz biz dişi deveyi kayadan çıkaracağız ve onu imtihan olması için onlara göndereceğiz. -Ey Salih!- Ona (dişi deveye) ne yapacaklarını ve onlara ne olacağını gözet. Onların eziyetlerine sabret.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ ٱلْمَآءَ قِسْمَةٌۢ بَيْنَهُمْ ۖ كُلُّ شِرْبٍۢ مُّحْتَضَرٌۭ

Onlara suyun aralarında taksim edildiğini de haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنَبِّئْهُمْonlara haber ver
أَنَّmuhakkak
ٱلْمَآءَsuyun
قِسْمَةٌۢpaylaştırılacağını
بَيْنَهُمْaralarında
كُلُّher
شِرْبٍۢiçme (sırası gelen)
مُّحْتَضَرٌۭhazır bulunsun (suyunu alsın)

Onlara kuyularından çıkan suyun kendileri ve dişi deve arasında ortak olduğunu haber ver. Sıra bir gün dişi devenin, bir gün onlarındır. Kendine tahsis edilen günü geldiğinde herkes tek başına orada hazır bulunsun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

فَنَادَوْا۟ صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ

Arkadaşlarını çağırdılar, o da (kılıcı) alıp, deveyi kesti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَنَادَوْا۟çağırdılar
صَاحِبَهُمْbir arkadaşlarını
فَتَعَاطَىٰo da bıçağı çekti
فَعَقَرَ(deveyi) kesti

Dişi deveyi öldürmesi için arkadaşlarını çağırdılar. O da kılıcı aldı, kavminin emrine itaat ederek deveyi öldürdü.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

(Bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَكَيْفَama nasıl?
كَانَoldu
عَذَابِىazabım
وَنُذُرِve uyarılarım

-Ey Mekke halkı!- Onlara olan azabım nasılmış bir düşünün! Onların azabı ile başkalarını uyarmam nasılmış?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ فَكَانُوا۟ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ

Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de onlar, ağıldaki (hayvanların çiğneyip ufaladıkları) kuru çöpler gibi oldular.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّآelbette biz
أَرْسَلْنَاgönderdik
عَلَيْهِمْonların üzerine
صَيْحَةًۭsayha (korkunç bir ses)
وَٰحِدَةًۭtek
فَكَانُوا۟oldular
كَهَشِيمِkuru ot gibi
ٱلْمُحْتَظِرِağıldaki

Onların üzerine tek bir ses gönderdik de, bu ses onları helak ediverdi. Koyun ağılı için kullanılan kuru ot gibi oldular.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍۢ

Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْave ndolsun
يَسَّرْنَاbiz kolaylaştırdık
ٱلْقُرْءَانَKur'an'ı
لِلذِّكْرِöğüt almak için
فَهَلْyok mudur?
مِنhiç
مُّدَّكِرٍۢöğüt alan

Muhakkak ki biz, Kur'an'ı hatırlayıp öğüt almak için kolaylaştırdık. Onda bulunan ibret ve öğütten ibret alan var mı?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۭ بِٱلنُّذُرِ

Lût’un kavmi de uyarıldıkları şeyi yalanladılar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبَتْyalanladı
قَوْمُkavmi
لُوطٍۭLut'un
بِٱلنُّذُرِuyarıları

Lût'un kavmi, resulleri Lût -aleyhisselam-'ın kendilerini uyardığı şeyi yalanladılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا إِلَّآ ءَالَ لُوطٍۢ ۖ نَّجَّيْنَٰهُم بِسَحَرٍۢ

Biz de üzerlerine taş yağdıran fırtına gönderdik. Ancak Lût’un ailesini seher vakti kurtarmıştık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّآelbette biz
أَرْسَلْنَاgönderdik
عَلَيْهِمْüstlerine
حَاصِبًاbir fırtına
إِلَّآdışında
ءَالَailesi
لُوطٍۢLut
نَّجَّيْنَٰهُمonları kurtardık
بِسَحَرٍۢseher vakti

Biz de üzerlerine taş yağdıran fırtına gönderdik. Ancak Lût -aleyhisselam-'ın ailesi bundan müstesnaydı. Onlara azap isabet etmedi. Şüphesiz biz onları bu azaptan kurtardık. Gecenin son kısmında azap vuku bulmadan önce (Lût) onları alıp gitti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

نِّعْمَةًۭ مِّنْ عِندِنَا ۚ كَذَٰلِكَ نَجْزِى مَن شَكَرَ

Katımızdan bir nimet olarak şükredenleri işte böyle ödüllendiririz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
نِّعْمَةًۭbir ni'met olarak
مِّنْkatımızdan
عِندِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَذَٰلِكَböyle
نَجْزِىbiz mükafatlandırırız
مَنkimseyi
شَكَرَşükreden

Katımızdan bir nimet olarak onları azaptan kurtardık. Lût'a vermiş olduğumuz bu mükâfatın aynısını, nimetlerinden dolayı Yüce Allah'a şükredenlere de vereceğiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

وَلَقَدْ أَنذَرَهُم بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا۟ بِٱلنُّذُرِ

Lût, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşıladılar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
أَنذَرَهُمonları uyarmıştı
بَطْشَتَنَاbizim yakalamamıza karşı
فَتَمَارَوْا۟fakat kuşku duydular
بِٱلنُّذُرِuyarılara karşı

Ant olsun ki Lût, onları azabımızla korkuttu. Onun bu uyarılarına karşı mücadele ettiler ve onu yalanladılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

وَلَقَدْ رَٰوَدُوهُ عَن ضَيْفِهِۦ فَطَمَسْنَآ أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ

Onlar Lût'un misafirlerini elde etmeye kalkıştılar. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik; "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
رَٰوَدُوهُmurad almağa kalkıştılar
عَنonun konuklarından
ضَيْفِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَطَمَسْنَآbiz de siliverdik
أَعْيُنَهُمْgözlerini
فَذُوقُوا۟haydi tadın
عَذَابِىazabımı
وَنُذُرِve uyarılarımı

Lût'un kavmi, fuhuş yapmak için kendilerini misafirleri ile baş başa bırakmasını istediler. Onların gözlerini silme kör ettik de onları göremediler. Onlara şöyle buyurduk: "Azabımı tadın ve bu size uyarımın neticesidir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌۭ مُّسْتَقِرٌّۭ

Andolsun ki, bir sabah erkenden kalıcı bir azap üzerlerine çöküverdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
صَبَّحَهُمsabah onları yakaladı
بُكْرَةًerken
عَذَابٌۭbir azab
مُّسْتَقِرٌّۭkararlı

Ant olsun ki onlara sabah vakti ahirete ulaşana dek devam edecek bir azap geldi. Bunun akabinde de elbet ahiretin azabı gelecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ

"Tadın azabımı ve tehdidimi!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَذُوقُوا۟haydi tadın
عَذَابِىazabımı
وَنُذُرِve uyarılarımı

Onlara şöyle denildi: "Size indirmiş olduğum azabımı ve Lût'un sizi uyarmasının neticesi tadın!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍۢ

Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
يَسَّرْنَاbiz kolaylaştırdık
ٱلْقُرْءَانَKur'an'ı
لِلذِّكْرِöğüt almak için
فَهَلْyok mudur?
مِنhiç
مُّدَّكِرٍۢöğüt alan

Muhakkak ki biz, Kur'an'ı hatırlayıp öğüt almak için kolaylaştırdık. Onda bulunan ibret ve öğütten ibret alan var mı?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

وَلَقَدْ جَآءَ ءَالَ فِرْعَوْنَ ٱلنُّذُرُ

Şüphesiz Firavun’un kavmine de uyarıcılar gelmişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
جَآءَgelmiştir
ءَالَkavmine
فِرْعَوْنَFir'avn'ın
ٱلنُّذُرُuyarılar

Ant olsun ki Firavun ailesine, Musa ve Harun -aleyhisselam-'ın dili ile uyarılarımız geldi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذْنَٰهُمْ أَخْذَ عَزِيزٍۢ مُّقْتَدِرٍ

Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü olanın yakalamasıyla yakalayıverdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبُوا۟yalanladılar
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizi
كُلِّهَاbütün
فَأَخَذْنَٰهُمْbiz de onları yakaladık
أَخْذَyakalaması gibi
عَزِيزٍۢaziz olanın
مُّقْتَدِرٍve güçlü olanın

Katımızdan kendilerine gelen apaçık delilleri ve kanıtları yalanladılar. Bunları yalanlamalarından dolayı kimsenin galip gelemediği, hiçbir kimsenin kendisini aciz bırakamadığı müktedir olanın cezası ile cezalandırdık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

أَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌۭ مِّنْ أُو۟لَٰٓئِكُمْ أَمْ لَكُم بَرَآءَةٌۭ فِى ٱلزُّبُرِ

Sizin kâfirleriniz onlardan daha hayırlı mıdırlar yoksa kitaplarda sizin için bir berat mı var?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَكُفَّارُكُمْsizin kafirleriniz mi?
خَيْرٌۭhayırlı
مِّنْötekilerinizden
أُو۟لَٰٓئِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَمْyoksa
لَكُمsizin için (var mı?)
بَرَآءَةٌۭbir beraet
فِىKitaplarda
ٱلزُّبُرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Mekke Ehli!- Sizin kâfirleriniz; zikri geçmiş olan Nuh'un kavmi, Âd, Semûd ve Lût'un kavmi, Firavun ve kavminin kâfirlerinden daha mı hayırlıdır? Yoksa semavi kitapların getirmiş olduğu Allah Teâlâ'nın azabından sizin için bir kurtuluş mu vardır?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

أَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَمِيعٌۭ مُّنتَصِرٌۭ

Yoksa onlar, “Biz yardımlaşan (güçlü) bir topluluğuz” mu diyorlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
يَقُولُونَdiyorlar (mı?)
نَحْنُbiz
جَمِيعٌۭbir topluluğuz
مُّنتَصِرٌۭmuzaffer (yenilmez)

Yoksa Mekke'nin o kâfirleri: "Bizim hakkımızda kötülük isteyenlere ve birliğimizi bozmak isteyenlere karşı biz yenilmez bir topluluğuz mu diyorlar?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

سَيُهْزَمُ ٱلْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ ٱلدُّبُرَ

Yakında o topluluk yenilecek ve arkalarını dönerek kaçacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سَيُهْزَمُbozulacak
ٱلْجَمْعُo topluluk
وَيُوَلُّونَve dönüp kaçacaklardır
ٱلدُّبُرَgeriye

Kâfirlerin bu topluluğu hezimete uğrayacak ve Müminlerin önünden arkalarını dönüp kaçacaklar. Bu durum Bedir'de gerçekleşmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

بَلِ ٱلسَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَٱلسَّاعَةُ أَدْهَىٰ وَأَمَرُّ

Asıl onlara vaat olunan vakit kıyamettir ve o kıyamet daha büyük bela ve daha acıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلِhayır
ٱلسَّاعَةُo sa'attir
مَوْعِدُهُمْbuluşma zamanları
وَٱلسَّاعَةُve o sa'at
أَدْهَىٰcidden çok fecidir
وَأَمَرُّve acıdır

Bilakis onların yalanladıkları ve kendilerine azap vadedilen vakit kıyamettir. Kıyamet, Bedir gününde karşılaştıkları dünya azabından daha büyük ve daha şiddetli olacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَٰلٍۢ وَسُعُرٍۢ

Şüphesiz günahkârlar sapıklık ve azap içindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلْمُجْرِمِينَsuçlular
فِىiçindedir
ضَلَٰلٍۢbir sapıklık
وَسُعُرٍۢve çılgınlık

Şüphesiz günahkârlar; küfür ve günahlar ile haktan uzak sapıklık, azap ve sıkıntı içindedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا۟ مَسَّ سَقَرَ

O gün yüzleri üstüne ateşe sürüklenecekler. "Cehennemin dokunuşunu tadın."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَo gün
يُسْحَبُونَsürüklenecekler
فِىiçine
ٱلنَّارِateş
عَلَىٰüzerine
وُجُوهِهِمْyüzleri
ذُوقُوا۟tadın
مَسَّdokunuşunu
سَقَرَcehennemin

Yüzleri üzere cehenneme sürüklendikleri gün, kınamak için onlara şöyle denir: "Haydi cehennem azabını tadın!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

إِنَّا كُلَّ شَىْءٍ خَلَقْنَٰهُ بِقَدَرٍۢ

Biz her şeyi bir kaderle yarattık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاelbette biz
كُلَّher
شَىْءٍşeyi
خَلَقْنَٰهُyarattık
بِقَدَرٍۢbir kadere göre

Gerçekten biz, bu alemdeki her şeyi daha önce takdir ettiğimiz, ilim ve dilememize bağlı olarak Levh-i Mahfûz'da yazdığımız şekilde yarattık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

وَمَآ أَمْرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٌۭ كَلَمْحٍۭ بِٱلْبَصَرِ

Bizim buyruğumuz sadece bir tektir. Bir göz kırpmak gibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve yoktur
أَمْرُنَآbizim buyruğumuz
إِلَّاdışında
وَٰحِدَةٌۭbir tek
كَلَمْحٍۭgöz açıp yumma gibi
بِٱلْبَصَرِbakış ile

Bir şey dilediğimizde, emrimiz ancak bir tek kelimedir. O da; "Ol!" sözüdür, dilediğimiz şey göz kırpması gibi hemen oluverir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

55 ayetlik Kamer Sûresi, ay anlamındaki adıyla Mekke döneminin temel inanç ve ahlâk tartışmalarını taşır. Kamer adı dikkat çekici bir sahneyi öne çıkarır; sûre boyunca birbirini tamamlayan başka temalar da gelişir. Ayın yarılması işaretiyle başlayan sûre, Nûh, Âd, Semûd, Lût ve Firavun topluluklarını art arda hatırlatır. ‘Andolsun Kur'an'ı öğüt için kolaylaştırdık' cümlesi bölüm aralarında tekrar eder. Ayın yarılması, tufan, Âd fırtınası, Semûd ve deve, Lût kavmi, tekrar eden öğüt çağrısı. Kamer içindeki bu anlatılar kronolojik özetten çok, seçimlerin sonuçlarını gösteren örnekler gibi ilerler. Kamer içindeki bu kurgu, ayın yarılması temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Kur'an'ın ‘öğüt için kolaylaştırılması', bütün dil ve yorum sorunlarının önemsiz olduğu anlamına gelmez; temel mesajın erişilebilirliği ile uzmanlık gerektiren ayrıntılar ayrılmalıdır. Kamer ayetlerini tartışmada silah yapmak yerine okuyucunun önce kendi sorumluluğunu sorgulaması gerekir. Bugüne bakan yönü ise aynı hatayı farklı biçimlerde tekrarlayan toplumların ortak yönlerini görmeye ve uyarıyı alışkanlıkla etkisizleştirmemeye çağırır. Bu çerçevede Kamer, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Ayın yarılması
  • Tekrarlanan kıssalar
  • Kur'an'ın öğüt oluşu
  • İnkârın sonuçları
  • Ahiret

Ne Zaman Okunur?

Kamer, günlük tilavet, hatim veya konu çalışması içinde serbestçe okunur. Kamer için ileri sürülen sayı ve dünyevî sonuçlar kaynakla doğrulanmadıkça aktarılmaz. Ana hedef, ayın yarılması ile inkârın sonuçları arasındaki bağı kavramaktır.

Temaları birbiriyle ilişkilendirmek

Kamer için ilk okuma haritası ayın yarılması, tekrarlanan kıssalar ve kur'an'ın öğüt oluşu başlıklarından kurulabilir. Kamer okumasında ilk tema değer zeminini, ikinci tema insan cevabını, üçüncü tema ise bu cevabın sonucunu görünür kılar. Kamer ayetleri arasında geçiş yapılırken her başlığın önceki bölümü nasıl tamamladığı not edilmelidir.

Bugünkü probleme ihtiyatla bağlanmak

Kamer Sûresi inkârın sonuçları bakımından güncel tartışmalara ışık tutabilir. Buna rağmen tarihî hüküm bugüne aynen kopyalanamaz. Kamer okunurken ilke, amaç ve ahlâkî sınır taşınır; özel savaş, aile veya toplum şartları uzmanlık gerektiren ayrı meseleler olarak korunur.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Kamer Sûresi'nin ayet sayısı nedir?

55 ayettir. Kur'an'daki mushaf sırası 54 olup yaygın nüzul sınıflandırması Mekke şeklindedir.

Kamer ismi neyi ifade eder?

Ay anlamını taşır. İsim, sûreyi diğerlerinden ayıran bir işaret olarak kullanılır.

Kamer Sûresi hangi sorulara cevap verir?

Sûre özellikle ayın yarılması, tekrarlanan kıssalar ve inkârın sonuçları hakkında insanın nasıl düşünmesi ve davranması gerektiğini tartışır.

Kamer Sûresi'nin bağlamı neden önemlidir?

Bağlam, kur'an'ın öğüt oluşu hakkındaki ayetlerin kime, hangi olay veya tartışma içinde yöneldiğini anlamaya yardım eder. Kamer bağlamı silindiğinde metin kolayca slogana dönüşebilir.

Kamer Sûresi için kısa bir okuma önerisi nedir?

Önce meal baştan sona okunabilir, sonra ahiret bölümüne güvenilir tefsirle dönülebilir. Son olarak kişisel bir davranış notu yazılabilir.

Tüm sorular →

Kaynaklar