Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

53. Sûre · Mekke · 62 Ayet

النجم

NECM SÛRESİ

Yıldız

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ

Battığı zaman yıldıza andolsun.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَٱلنَّجْمِyıldıza andolsun
إِذَاzaman
هَوَىٰaşağı kaydığı

Allah -Subhanehu ve Teâlâ- yıldızın batışına yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ

Arkadaşınız (doğru yoldan) çıkmadı, sapıtmadı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
مَاsapmadı
ضَلَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
صَاحِبُكُمْarkadaşınız
وَمَاve
غَوَىٰazmadı

Allah'ın resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- doğru yoldan çıkmadı, sapıtmadı. O ancak hak yolu izleyen bir kimsedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ

Kendi hevasından konuşmaz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمَاve
يَنطِقُO konuşmaz
عَنِhevadan
ٱلْهَوَىٰٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Bu Kur'an (ayetleri) ile konuşması, hevâsına uyduğu için değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌۭ يُوحَىٰ

(Size okuduğu) Kur'an, ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِنْdeğildir
هُوَO
إِلَّاbaşka bir şey
وَحْىٌۭvahiy(den)
يُوحَىٰkendisine vahyedilen

Bu Kur'an, Yüce Allah'ın Cebrail -aleyhisselam- aracılığı ile ona vahyettiği vahiyden başka bir şey değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ

Bunu, ona çok güçlü biri öğretti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
عَلَّمَهُۥonu öğretti
شَدِيدُmühtiş olan
ٱلْقُوَىٰkuvvetleri

Kendisine onu çok güçlü bir melek olan Cebrail -aleyhisselam- öğretti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

ذُو مِرَّةٍۢ فَٱسْتَوَىٰ

Güç sahibi ve güzel görünüşlüdür. (Derken en yüksek ufukta) yükseliverdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ذُوsahibi
مِرَّةٍۢüstün akıl
فَٱسْتَوَىٰve doğruldu

Cebrail -aleyhisselam- güzel görünüşlüdür. Cebrail -aleyhisselam- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in karşısında Allah'ın yarattığı hal üzere açık bir şekilde görünüp (en yüksek ufukta) yükseliverdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ

O, en yüksek ufukta idi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَهُوَo iken
بِٱلْأُفُقِufukta
ٱلْأَعْلَىٰyüksek

Cebrail gökyüzündeki en yüksek ufukta idi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ

Sonra (Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ثُمَّsonra
دَنَاyaklaştı
فَتَدَلَّىٰve sarktı

Sonra Cebrail -aleyhisselam- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-e yaklaştı. Derken daha da yakınlaştı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ

Böylece iki yay (boyu) kadar hatta daha da yaklaştı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَكَانَkaldı
قَابَuzunluğu kadar
قَوْسَيْنِiki yay
أَوْyahut
أَدْنَىٰdaha yakın

(Cebrail'in) yakınlığı iki yay boyu kadardı veya daha yakındı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ

Cebrail, Allah'ın kuluna vahyettiğini vahyetti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَأَوْحَىٰٓsonra vahyetti
إِلَىٰkuluna
عَبْدِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآvahyettiğini
أَوْحَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Cebrail, Allah'ın kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e vahyedilmesi gerekeni vahyetti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ

(Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
مَاyanılmadı
كَذَبَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْفُؤَادُgönül
مَاgördüğünde
رَأَىٰٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kalbi gözleri ile gördüğünü yalanlamadı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

أَفَتُمَٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ

(Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَفَتُمَٰرُونَهُۥkuşku mu duyuyorsunuz?
عَلَىٰhakkında
مَاşey
يَرَىٰonun gördüğü

-Ey müşrikler!- Şimdi, İsra gecesi Yüce Allah'ın ona gösterdiği şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ

Andolsun ki o, Cebrâîl’i bir başka inişte daha görmüştü.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَقَدْve andolsun
رَءَاهُonu görmüştü
نَزْلَةًinişinde
أُخْرَىٰbaşka bir

Kendisinin götürüldüğü İsra gecesi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Cebrail'i aslî suretinde bir kere daha görmüştü.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ

Sidre-i Müntehâ’nın yanında.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
عِندَyanında
سِدْرَةِSidretü'l
ٱلْمُنتَهَىٰMüntehâ'nın

Sidre-i Müntehâ’nın yanında yedinci semada bulunan çok büyük bir ağaçtır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ

Cennetü'l-Me'va da onun yanındadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
عِندَهَا(ki) onun yanındadır
جَنَّةُCennet'ül (bahçe)
ٱلْمَأْوَىٰٓMe'vâ (oturulacak)

Cennetü'l-Me'va da bu ağacın yanındadır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ

O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِذْhani
يَغْشَىkaplıyordu
ٱلسِّدْرَةَSidre'yi
مَاkaplayan
يَغْشَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah'ın emri ile Sidre'yi büyük bir şey kapladı. İşin aslını Yüce Allah'tan başkası bilmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ

Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
مَاşaşmadı
زَاغَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْبَصَرُgöz(ü)
وَمَاve
طَغَىٰazmadı

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözü sağa sola kaymadı. Kendisine belirlenen sınırı aşmadı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ

Andolsun ki o Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
لَقَدْandolsun
رَأَىٰgördü
مِنْbazılarını
ءَايَٰتِayetlerinden
رَبِّهِRabbinin
ٱلْكُبْرَىٰٓbüyük

Ant olsun, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Mirac'a çıkarıldığı gece Rabbinin kudretine delalet eden büyük ayetlerden/mucizelerden bazısını gördü. Cenneti, cehennemi ve bunun dışındaki şeyleri de gördü.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ

Gördünüz mü o Lât ve Uzzâ’yı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَفَرَءَيْتُمُgördünüz mü?
ٱللَّٰتَLat
وَٱلْعُزَّىٰve 'Uzza'yı

-Ey müşrikler!- Allah'tan başka ibadet ettiğiniz bu putları; Lat ve Uzza'yı gördünüz mü?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ

Ve üçüncüleri olan ötekini, Menât'ı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمَنَوٰةَve Menat'ı?
ٱلثَّالِثَةَüçüncüsünü
ٱلْأُخْرَىٰٓöteki

Putlarınızdan diğer üçüncüsü Menat'ı (gördünüz mü?).Bana haber verin. Onlar size bir fayda ya da zarar vermeye malik midirler?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ

Erkekler sizin; dişiler O’nun mu?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَلَكُمُsize midir?
ٱلذَّكَرُerkek
وَلَهُve O'na
ٱلْأُنثَىٰkadın

-Ey müşrikler!- O sevdiğiniz erkek çocuklar sizin; o sizin kötü gördüğünüz kız çocuklar Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın öyle mi?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

تِلْكَ إِذًۭا قِسْمَةٌۭ ضِيزَىٰٓ

Öyle ise bu çok insafsızca bir taksimdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
تِلْكَbu
إِذًۭاo halde
قِسْمَةٌۭbir taksimdir
ضِيزَىٰٓinsafsızca

Hevânıza uyarak taksim ettiğiniz bu paylaştırma, ne adaletsiz bir taksimdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌۭ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ ۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ ۖ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ

Bunlar (putlar) sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah, onlar hakkında bir delil indirmemiştir. Onlar, ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. Oysa, onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِنْdeğildir
هِىَonlar
إِلَّآbaşka bir şey
أَسْمَآءٌۭisimler(den)
سَمَّيْتُمُوهَآisimlendirdiğiniz
أَنتُمْsizin
وَءَابَآؤُكُمve babalarınızın
مَّآindirmemiştir
أَنزَلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
بِهَاonlara
مِنhiçbir
سُلْطَٰنٍgüç
إِنhayır
يَتَّبِعُونَonlar uyuyorlar
إِلَّاancak
ٱلظَّنَّzanna
وَمَاve
تَهْوَىhevesine
ٱلْأَنفُسُnefislerin
وَلَقَدْoysa
جَآءَهُمkendilerine gelmiştir
مِّنtarafından
رَّبِّهِمُRableri
ٱلْهُدَىٰٓyol gösterici

Bu putlar manası boş isimlerden başka bir şey değildir. İlahlık sıfatlarından hiçbir payları yoktur. Onları, siz ve atalarınız kendi nefislerinizden uydurarak isimlendirdiniz. Yüce Allah, bu hususta hiçbir delil indirmemiştir. İtikatları sadece zan ve nefislerinin arzusuna uygun olarak şeytanın kalplerini süslediği müşriklere uymayın. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in lisanı ile Rableri tarafından kendilerine hidayet gelmiştir. Ancak onlar bununla hidayet bulmamışlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

أَمْ لِلْإِنسَٰنِ مَا تَمَنَّىٰ

Yoksa insan her arzu ettiği şeye sahip mi olacaktır?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَمْyoksa
لِلْإِنسَٰنِinsan için midir?
مَاher
تَمَنَّىٰarzu ettiği

Yoksa insan için Allah'ın katında temenni ettiği putların şefaati mi vardır?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

فَلِلَّهِ ٱلْءَاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ

Ahiret de dünya da Allah’ındır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَلِلَّهِAllah'ındır
ٱلْءَاخِرَةُson (ahiret)
وَٱلْأُولَىٰve ilk (dünya)

Hayır! İnsan için temenni ettiği her şey onun olmaz. Dünya ve ahiret yalnızca Allah'ındır. Dilediğine o ikisinden verir ve dilediğine vermez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

۞ وَكَم مِّن مَّلَكٍۢ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ

Göklerde nice melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe onların şefaatı hiçbir fayda vermez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَكَمnicesi var ki
مِّنmelek(ler)den
مَّلَكٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَاişe yaramaz
تُغْنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَفَٰعَتُهُمْonların şefa'ati
شَيْـًٔاhiçbir
إِلَّاdışında
مِنۢsonrası
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنizin vermesinden
يَأْذَنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah'ın
لِمَنkimseye
يَشَآءُdilediği
وَيَرْضَىٰٓve razı olduğu

Göklerde nice melekler vardır ki, bir kimseye şefaat etmek istediklerinde şefaatleri ona bir fayda sağlamaz. Ancak Allah'ın onlardan dilediğine şefaat edilmesi için izin verdikleri ve kendisine şefaat edilmesinden razı olduğu kimse bundan müstesnadır. Yüce Allah, şirk koşan kimseye şefaat edilmesi için izin vermez ve Allah Teâlâ'nın dışında başka ilahlara ibadet eden kimseden asla razı olmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ

Doğrusu ahirete iman etmeyenler, melekleri dişi isimlerle isimlendirirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَkimseler
لَاinanmayan(lar)
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِٱلْءَاخِرَةِahirete
لَيُسَمُّونَadlandırıyorlar
ٱلْمَلَٰٓئِكَةَmeleklere
تَسْمِيَةَadlarını
ٱلْأُنثَىٰdişilerin

Ahirette yeniden dirilişe iman etmeyenler, Allah'ın kızları olduğuna inandıkları için melekleri dişi isimleriyle isimlendiriyorlardı. Yüce Allah onların bu sözünden yüce ve büyüktür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ ۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًۭٔا

Hâlbuki onların buna dair bilgileri yoktur. Onlar ancak zanna uyarlar. Zan ise hiç şüphesiz hak adına hiçbir şey ifade etmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمَاve yoktur
لَهُمonların
بِهِۦbu hususta
مِنْhiçbir
عِلْمٍbilgileri
إِنhayır
يَتَّبِعُونَonlar uyuyorlar
إِلَّاsadece
ٱلظَّنَّzanna
وَإِنَّve elbette
ٱلظَّنَّzan
لَاkazandırmaz
يُغْنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَyana
ٱلْحَقِّhak(tan)
شَيْـًۭٔاhiçbir şey

Onların melekleri dişi olarak isimlendirmelerinde dayandıkları hiç bir delil yoktur. Bu hususta ancak yalan ve zanna tabi olmaktadırlar. Hiç şüphe yok ki zan ise hakkın yerine geçip bir şey ifade etmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

فَأَعْرِضْ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

Bu sebeple sen, zikrimizden/Kur'an'dan yüz çevirenden ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenden uzak dur!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَأَعْرِضْo halde yüz çevir
عَنkimseden
مَّنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَوَلَّىٰyüz çeviren
عَنbizi anmaktan
ذِكْرِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَمْve
يُرِدْistemeyen
إِلَّاbaşka bir şey
ٱلْحَيَوٰةَhayatından
ٱلدُّنْيَاdünya

-Ey Resul!- Allah'ı zikretmekten yüz çeviren ve ona aldırış etmeyen, dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimseden yüz çevir. O kimse ahireti için amel etmez. Çünkü ona iman etmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ

İşte onların erişebilecekleri ilim budur. Şüphesiz Rabbin, kimin yolundan saptığını en iyi bilendir. Kimin hidayet üzere olduğunu da en iyi bilen O’dur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ذَٰلِكَişte budur
مَبْلَغُهُمonların erişebilecekleri
مِّنَbilgiden
ٱلْعِلْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّşüphesiz
رَبَّكَRabbin
هُوَO
أَعْلَمُiyi bilir
بِمَنkimseyi
ضَلَّsapan
عَنyolundan
سَبِيلِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُوَve O
أَعْلَمُiyi bilir
بِمَنِkimseyi
ٱهْتَدَىٰyola gelen

Müşriklerin söyledikleri bu söz -melekleri dişi olarak isimlendirmek- onların ulaşabilecekleri ilmin son sınırıdır. Çünkü onlar cahillerdir, gerçek ilme ulaşamamışlardır. -Ey Resul!- Senin Rabbin hak yolundan sapanları en iyi bilendir ve kimin de kendi yolunda hidayet üzere olduğunu en iyi bilendir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى

Göklerde olan da yerde olan da Allah’ındır. Kötülük edenleri yaptıkları sebebiyle cezalandıracak, iyilik edenleri de en iyisi ile ödüllendirecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلِلَّهِAllah'ındır
مَاherşey
فِىbulunan
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerde
وَمَاve ne varsa
فِىbulunan
ٱلْأَرْضِyerde
لِيَجْزِىَcezalandırsın diye
ٱلَّذِينَkimseleri
أَسَٰٓـُٔوا۟kötülük eden(leri)
بِمَاyaptıklarıyle
عَمِلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيَجْزِىَve mükafatlandırsın diye
ٱلَّذِينَkimseleri
أَحْسَنُوا۟güzel davranan(ları)
بِٱلْحُسْنَىgüzellikle

Göklerdeki ve yerdeki her şey; mülk, yaratma ve idare etme bakımından yalnızca Yüce Allah'a aittir. Dünyada kötü amel işleyenleri hak ettikleri azap ile cezalandıracak ve iyi amel işleyen Müminleri de cennet ile mükâfatlandıracaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ ۚ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌۭ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ ۖ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ

Onlar küçük kusurlar dışında günâhların büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar. Şüphesiz Rabbin, mağfireti çok geniş olandır. Sizi topraktan meydana getirdiği zaman da ve siz, annelerinizin karnında cenin halinde iken de sizi en iyi O bilir. Öyleyse kendi kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu en iyi O bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ٱلَّذِينَki onlar
يَجْتَنِبُونَkaçınırlar
كَبَٰٓئِرَbüyüklerinden
ٱلْإِثْمِgünahın
وَٱلْفَوَٰحِشَve çirkin işlerden
إِلَّاdışında
ٱللَّمَمَküçük hatalar
إِنَّşüphesiz
رَبَّكَRabbinin
وَٰسِعُgeniştir
ٱلْمَغْفِرَةِaffı
هُوَO
أَعْلَمُdaha iyi bilir
بِكُمْsizi
إِذْzaman
أَنشَأَكُمsizi inşa ettiği
مِّنَtopraktan
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِذْve zaman
أَنتُمْsiz
أَجِنَّةٌۭcenin halinde iken
فِىkarınlarında
بُطُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أُمَّهَٰتِكُمْannelerinizin
فَلَاartık
تُزَكُّوٓا۟övüp yüceltmeyin
أَنفُسَكُمْkendinizi
هُوَO
أَعْلَمُdaha iyi bilir
بِمَنِkimseyi
ٱتَّقَىٰٓkorunan

Onlar; küçük günahlar dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Bu küçük günahlar büyükleri terk edip, itaatleri artırmak suretiyle bağışlanır. -Ey Rasûl!- Şüphesiz ki Rabbin, mağfireti bol olan, tövbe eden kullarının günahlarını bağışlayandır. O -Subhânehû ve Teâlâ- babanız Adem'i topraktan yarattığında ve annelerinizin karnında yaratılış evrelerinde iken ahvalinizi ve işlerinizi en iyi bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Kendi nefislerinizi takva ile methederek övmeyiniz. Allah -Subhânehû ve Teâlâ- emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak kendisine karşı takvalı olanları hakkıyla bilir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ

Yüz çeviren kimseyi gördün mü?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَفَرَءَيْتَgördün mü?
ٱلَّذِىkimseyi
تَوَلَّىٰarkasını dönen

İslam'a yakınlaştıktan sonra ondan yüz çeviren kimsenin halinin ne kadar çirkin olduğunu gördün mü?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

وَأَعْطَىٰ قَلِيلًۭا وَأَكْدَىٰٓ

Ve az bir şey verip sımsıkı tutanı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَعْطَىٰve vereni
قَلِيلًۭاazıcık
وَأَكْدَىٰٓve gerisini elinde tutanı

Malından azıcık verip sonra men eder. Çünkü cimrilik onun tabiatıdır. Bununla beraber kendi nefsini temize çıkarır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

أَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ

Gaybın ilmi onun yanında da, o mu görüyor?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَعِندَهُۥkendi yanında mı?
عِلْمُbilgisi
ٱلْغَيْبِgayb'ın
فَهُوَve o (mu?)
يَرَىٰٓgörüyor

Gaybın ilmi onun yanında da, o görüyor ve gaybtan haber mi veriyor?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ

Yoksa ona Mûsâ'nın sahifelerinde olan haber verilmedi mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَمْyoksa
لَمْhaber verilmedi mi?
يُنَبَّأْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِمَاbulunan
فِىsahifelerinde
صُحُفِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُوسَىٰMusa'nın

Yoksa o Allah'a iftira mı atıyor? Yoksa Allah adına yalan uyduran bu kimseye Yüce Allah'ın Musa'ya indirdiği ilk sahifelerde olanlar haber verilmedi mi?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ

Ve ahdine vefa gösteren İbrahim'in (sahifelerinde)

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَإِبْرَٰهِيمَve İbrahim'in
ٱلَّذِىki
وَفَّىٰٓçok vefalıdır

Rabbinin kendisini sorumlu tuttuğu görevi tamamlayan İbrahim'in sahifelerinde olanlar (haber verilmedi mi?)

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌۭ وِزْرَ أُخْرَىٰ

Gerçekten hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَلَّاyüklenmez
تَزِرُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَازِرَةٌۭhiçbir günahkar
وِزْرَ(günah) yükünü
أُخْرَىٰbaşkasının

Şüphesiz hiçbir insan başkasının günahını yüklenemez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ

İnsan için çalıştığından başkası yoktur.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَنve
لَّيْسَyoktur
لِلْإِنسَٰنِinsana
إِلَّاbaşka bir şey
مَاçalışmasından
سَعَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İnsan için ancak işlemiş olduğu amelin karşılığı vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

وَأَنَّ سَعْيَهُۥ سَوْفَ يُرَىٰ

Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَنَّve muhakkak
سَعْيَهُۥonun çalışması
سَوْفَyakında
يُرَىٰgörülecektir

Şüphesiz kıyamet günü ameli ayan beyan görülecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ

Sonra da karşılığı eksiksiz tam olarak verilecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ثُمَّsonra
يُجْزَىٰهُona verilecektir
ٱلْجَزَآءَkarşılığı
ٱلْأَوْفَىٰtastamam

Sonra işlemiş olduğu amelinin karşılığı tastamam eksiksiz olarak kendisine verilecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ

Ve kuşkusuz en son varış Rabbinedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَنَّve sonunda
إِلَىٰsenin Rabbine
رَبِّكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمُنتَهَىٰvarılacaktır

-Ey Rasul!- Öldükten sonra kulların varacağı yer ve dönüşleri ancak Rabbinedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ

Güldüren de, ağlatan da O’dur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَنَّهُۥve şüphesiz O
هُوَO'dur
أَضْحَكَgüldüren
وَأَبْكَىٰve ağlatan

Şüphesiz O dilediğini mutlu edip güldüren ve dilediğini hüzünlendirip ağlatandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا

Öldüren de, dirilten de O’dur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَنَّهُۥve şüphesiz O
هُوَO'dur
أَمَاتَöldüren
وَأَحْيَاve yaşatan

Dünyada canlıları öldüren ve yeniden dirilterek ölülere hayat veren O'dur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ

Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O’dur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَنَّهُۥve şüphesiz O
خَلَقَyarattı
ٱلزَّوْجَيْنِiki çifti
ٱلذَّكَرَerkeği
وَٱلْأُنثَىٰve dişiyi

Erkek ve dişi olarak iki sınıfı yaratan O’dur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ

Bir nutfeden rahimlere döküldüğü zaman.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
مِنnutfe(sperm)den
نُّطْفَةٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِذَاzaman
تُمْنَىٰatıldığı

Bir nutfeden rahime konulduğu zaman.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ

Şüphesiz tekrar diriltmek de O’na aittir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَنَّve şüphesiz
عَلَيْهِO'nun işidir
ٱلنَّشْأَةَyaratmak
ٱلْأُخْرَىٰtekrar

Öldükten sonra yeniden diriliş için o ikisinin tekrardan yaratılması O'na aittir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ

Zengin kılan da, varlıklı eden de O’dur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَنَّهُۥve şüphesiz O
هُوَO'dur
أَغْنَىٰzengin eden
وَأَقْنَىٰve bol veren

Mal mülk vererek kullarından dilediğini zengin kılan ve insanların kazanç olarak elde ettikleri maldan onlara verendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ

Şi’râ (yıldızı)nın Rabbi de O’dur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَنَّهُۥve şüphesiz O
هُوَO'dur
رَبُّRabbi
ٱلشِّعْرَىٰŞi'ra'nın

Şüphesiz Şi'râ yıldızının da Rabbi O'dur. Bu, bazı müşriklerin Yüce Allah ile beraber ibadet ettikleri bir yıldızdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ

Ve şüphesiz ki, önceki Âd Kavmi’ni O helâk etti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَنَّهُۥٓve şüphesiz O
أَهْلَكَhelak etti
عَادًاAd'ı
ٱلْأُولَىٰönce gelen

Hûd'un kavmi olan önceki Âd'ı helak eden O'dur. Onlar küfürlerinde ısrar ettikleri için helak edilmişlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

51

وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ

Semûd'u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَثَمُودَا۟ve Semud'u
فَمَآgeriye bırakmadı
أَبْقَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Salih'in kavmi Semûd'u da helak eden O'dur. Onlardan hiçbirini bırakmadı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

وَقَوْمَ نُوحٍۢ مِّن قَبْلُ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ

Daha önce de Nûh’un kavmini helâk etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَقَوْمَve kavmini (helak etmişti)
نُوحٍۢNuh
مِّنönceden
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّهُمْçünkü onlar
كَانُوا۟idiler
هُمْonlar
أَظْلَمَdaha zalim
وَأَطْغَىٰve azgın

Âd ve Semûd kavimlerinden önce Nuh'un kavmini helak etmişti. Nuh'un kavmi, Âd ve Semûd kavimlerinden daha zalim ve azgın kimselerdi. Çünkü Nuh -aleyhisselam- dokuz yüz elli sene onların arasında kaldı ve onları Allah'ı birlemeye davet etti. Ancak ona icabet etmediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ

O, (Lût kavminin) altüst olan şehirlerini de böyle yaptı

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَٱلْمُؤْتَفِكَةَaltı üstüne getirilen kentleri
أَهْوَىٰdevirip yıktı

Lut kavminin şehirlerini gökyüzüne kaldırdı, sonra ters çevirdi, sonra da yeryüzüne geçirdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ

Onlara bürüyen (şiddetli bir azap) bürüdü.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَغَشَّىٰهَاsardırttı onlara
مَاsardırdığını
غَشَّىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Gökyüzüne kaldırıp yere geçirdikten sonra onlara taşlar isabet edip (azap) bürüdü.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ

O halde, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَبِأَىِّo halde hangi?
ءَالَآءِni'metinden
رَبِّكَRabbinin
تَتَمَارَىٰkuşku duyuyorsun

-Ey insan!- Şimdi Rabbinin kudretine delalet eden hangi nimetine karşı koyarak ondan öğüt almıyorsun?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

هَٰذَا نَذِيرٌۭ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ

İşte bu, önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
هَٰذَاbu
نَذِيرٌۭbir uyarıcıdır
مِّنَuyarıcılardan
ٱلنُّذُرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأُولَىٰٓilk

Size gönderilen bu resul daha önceden gönderilen resullerdendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

أَزِفَتِ ٱلْءَازِفَةُ

Yaklaşmakta olan (kıyamet iyice) yaklaştı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَزِفَتِyaklaştı
ٱلْءَازِفَةُyaklaşıcı

Yakın olan o kıyamet yaklaştı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ

Onu (vaktini) Allah’tan başka açığa çıkaracak yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
لَيْسَyoktur
لَهَاonu
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
كَاشِفَةٌaçacak kimse

Yüce Allah'tan başka onu defedecek ve onu bilecek kimse yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

أَفَمِنْ هَٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ

Şimdi siz bu söze mi şaşıyorsunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَفَمِنْbu-den mi?
هَٰذَاbu
ٱلْحَدِيثِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَعْجَبُونَşaşıyorsunuz

Şimdi siz, kendinize okunan bu Kur'an'ın Allah katından olduğuna mı şaşırıyorsunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ

Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَتَضْحَكُونَve gülüyorsunuz
وَلَاve
تَبْكُونَağlamıyorsunuz

Onunla alay edip gülüyor ve içindeki öğütleri duyunca ağlamıyorsunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

وَأَنتُمْ سَٰمِدُونَ

Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَنتُمْve siz
سَٰمِدُونَbaş kaldırıyorsunuz

Ve sizler onu önemsemiyor, ihtimam da göstermiyorsunuz!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟ ۩

Artık, (sadece) Allah’a secde edin. O’na ibadet edin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَٱسْجُدُوا۟haydi secde edin
لِلَّهِAllah'a
وَٱعْبُدُوا۟ve kulluk edin

O halde yalnızca Yüce Allah'a secde edin ve ibadeti O'na has kılın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Mushaf sıralamasında 53. sırada bulunan Necm Sûresi 62 ayettir ve Mekke dönemi sûreleri arasında değerlendirilir. İsmi yıldız demektir. Vahyin Peygamber'in kişisel arzusu olmadığını bildirir; müşriklerin put adlarını ve varsayımlarını eleştirir, insanın ancak çabasının karşılığını bulacağını söyler. Vahyin güvenilirliği, büyük işaretlerin görülmesi, Lât-Menât-Uzzâ eleştirisi, kişisel sorumluluk, önceki toplumlar. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Miraç ve görme ayetleri hakkında tefsirlerde farklı açıklamalar vardır; hangi ayrıntının kesin, hangisinin yorum olduğunu ayırmak gerekir. Bugüne bakan yönü ise başkasının itibarıyla kurtulma beklentisini değil, samimi çaba ve hesap verebilirliği öne çıkarır.

Ana Temalar

  • Vahyin kaynağı
  • Büyük işaretler
  • Putların eleştirisi
  • Kişisel çaba
  • Secde

Ne Zaman Okunur?

Sûrenin okunması için sabit bir gece veya gün tayin edilmemiştir. Okuyucu putların eleştirisi ve secde başlıklarında not alarak ilerleyebilir; uzun pasajlarda meal ve tefsiri birlikte kullanabilir. Okumak, gerekli tedbirin veya uzman desteğinin yerine geçmez.

Hızlı Bağlantılar

Kaynaklar