Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

70. Sûre · Mekke · 44 Ayet

المعارج

MEÂRİC SÛRESİ

Yükselme Yerleri

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍۢ وَاقِعٍۢ

İsteyen kimse inecek olan azabı istedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
سَأَلَsordu
سَآئِلٌۢbir soran
بِعَذَابٍۢazabı
وَاقِعٍۢvuku bulacak

Müşriklerden dua eden bir davetçi, eğer bir azap gerçekleşecekse bu azabın kendine ve kavmine olması için dua etti. Bunu yaparak dalga geçiyordu. Oysa bu kıyamet günü gerçekleşecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

لِّلْكَٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌۭ

Kâfirler için onu (azabı) önleyecek hiç kimse yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
لِّلْكَٰفِرِينَkafirler için
لَيْسَyoktur
لَهُۥonu
دَافِعٌۭdef edecek

Allah'ın kâfir olanların üzerine göndereceği bu azabı hiç kimse engelleyemez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ

(O azap) Yüksek dereceler sahibi olan Allah tarafındandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
مِّنَAllahtan
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ذِىsahibi
ٱلْمَعَارِجِyüksek makamların

Bu, yücelik, yükseklik mertebe, erdem ve nimetlerin sahibi Allah tarafındandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

تَعْرُجُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍۢ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍۢ

Melekler ve Ruh (Cebrâîl) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
تَعْرُجُçıkar
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُmelekler
وَٱلرُّوحُve ruh
إِلَيْهِO'na
فِىiçinde
يَوْمٍۢbir gün
كَانَolan
مِقْدَارُهُۥmiktarı
خَمْسِينَelli
أَلْفَbin
سَنَةٍۢyıl

Melekler ve Cebrail, kıyamet günü bu derecelerde O'na yükselir ve o gün, elli bin sene kadar uzun bir gündür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

فَٱصْبِرْ صَبْرًۭا جَمِيلًا

Öyleyse sen de güzel bir sabırla sabret!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَٱصْبِرْşimdi sen sabret
صَبْرًۭاbir sabırla
جَمِيلًاgüzel

-Ey Peygamber!- O halde hüzne düşmeden ve şikayet etmeden sabret!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًۭا

Doğrusu onlar, o günü çok uzak görüyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِنَّهُمْonlar
يَرَوْنَهُۥonu görüyor(lar)
بَعِيدًۭاuzak

Şüphesiz onlar; bu azabın gerçekleşmesini imkânsız, çok uzak bir ihtimal olarak görüyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَنَرَىٰهُ قَرِيبًۭا

Oysa biz onu çok yakın görüyoruz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَنَرَىٰهُbiz ise onu görüyoruz
قَرِيبًۭاyakın

Oysa biz onun kaçınılmaz olarak çok yakında gerçekleşeceğini görüyoruz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

يَوْمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلْمُهْلِ

O gün, gökyüzü erimiş yağ/maden (tortusu) gibi olur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
يَوْمَo gün
تَكُونُolur
ٱلسَّمَآءُgök
كَٱلْمُهْلِerimiş maden gibi

O gün; gökyüzü erimiş bakır, altın ve diğer madenler gibi olur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ

Dağlar ise saçılmış yünler gibi olacaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَتَكُونُve olur
ٱلْجِبَالُdağlar
كَٱلْعِهْنِrenkli yün gibi

Dağlar ise atılmış (uçuşan, hafif) yün gibi olur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًۭا

Hiçbir yakın dost bir yakınını sormaz bile.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَاve
يَسْـَٔلُsormaz
حَمِيمٌdost
حَمِيمًۭاdostun halini

Hiçbir yakın dost hiçbir yakınının halini sormaz bile. Çünkü herkes kendisiyle meşguldür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

يُبَصَّرُونَهُمْ ۚ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ

Onlar birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse, o günün azabından (kurtuluş için) oğullarını fidye olarak vermek ister.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
يُبَصَّرُونَهُمْbirbirlerine gösterilirler
يَوَدُّister
ٱلْمُجْرِمُsuçlu olan
لَوْkeşke
يَفْتَدِىfidye versin
مِنْazabından (kurtarmak için)
عَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَوْمِئِذٍۭo günün
بِبَنِيهِoğullarını

Her insan yakınlarını görür, ona gizli kalmazlar. Bununla beraber hiç kimse o durumun dehşeti sebebiyle kimseyi soruşturmaz. Cehennemi hak eden kimseler ise, kendileri yerine azap görmeleri için çocuklarını sunmayı arzular.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَصَٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ

Eşini ve kardeşini.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَصَٰحِبَتِهِۦve eşini
وَأَخِيهِve kardeşini

Karısını ve kardeşini feda eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ

Kendisini barındıran sülalesini.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَفَصِيلَتِهِve tüm ailesini
ٱلَّتِىkendisini barındıran
تُـْٔوِيهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ve sıkıntılar karşısında onun yanında duran akrabalarını sülalesini feda eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًۭا ثُمَّ يُنجِيهِ

Yeryüzünde olanların hepsini de. Sonra (ister ki) kendini kurtarsın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمَنve bulunanları
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَمِيعًۭاhepsini
ثُمَّsonra
يُنجِيهِkendisini kurtarsın

Ve yeryüzünde bulunan insan, cin ve diğer herkesi feda etmek ister ki; bu fedakârlık onu cehennem azabından esenlikte kılıp, kurtarsın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

كَلَّآ ۖ إِنَّهَا لَظَىٰ

Asla! Çünkü o alevli bir ateştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
كَلَّآhayır
إِنَّهَاşüphesiz O
لَظَىٰalevlenen bir ateştir

Durum bu günahkârın temenni ettiği gibi değildir. Şüphesiz ahiret yurdunun ateşi yanmış ve alevlenmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

نَزَّاعَةًۭ لِّلشَّوَىٰ

Deriyi yakıp kavurur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
نَزَّاعَةًۭkavurur soyar
لِّلشَّوَىٰderileri

Sıcaklığının ve alevlerinin şiddetinden kafanın derisi hızlıca soyulup ayrılır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ

(Hakka) Arkasını dönüp yüz çevireni çağırır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
تَدْعُوا۟çağırır
مَنْkimseyi
أَدْبَرَsırtını dönen
وَتَوَلَّىٰve yüz çevireni

Haktan yüz çeviren, ondan uzaklaşarak ona iman etmeyen ve amel işlemeyen kimseyi çağırır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ

Mal toplayıp biriktireni.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَجَمَعَtoplayıp
فَأَوْعَىٰٓbiriktireni

Mal toplayanı ve Allah yolunda harcamakta cimrilik yapanı çağırır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

۞ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا

İnsan, çok hırslı olarak yaratılmıştır.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِنَّdoğrusu
ٱلْإِنسَٰنَinsan
خُلِقَyaratılmıştır
هَلُوعًاhırslı (ve huysuz)

Şüphesiz insan, aşırı hırslı yaratılmıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًۭا

Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanır, feryat eder.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِذَاzaman
مَسَّهُkendisine dokunduğu
ٱلشَّرُّkötülük
جَزُوعًۭاsızlanır

Kendisine hastalık veya fakirlik sıkıntısı isabet etse çok az sabreder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا

Ona bir iyilik dokununca da cimrilik eder.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَإِذَاzaman
مَسَّهُdokunduğu
ٱلْخَيْرُhayır
مَنُوعًاeli sıkıdır

Eğer ona insanı mutlu eden bir bolluk veya zenginlik isabet ederse de onu Allah yolunda harcamaz, çok cimrilik eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ

Ancak namaz kılanlar müstesna.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِلَّاancak bunun dışındadır
ٱلْمُصَلِّينَnamaz kılanlar

Ama namaz kılanlar bundan müstesna. Onlar bu kötü sıfatlardan esenliktedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ

Onlar ki, namazlarını devamlı kılarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ٱلَّذِينَki
هُمْonlar
عَلَىٰnamazlarında
صَلَاتِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
دَآئِمُونَdaimdirler

Onlar, düzenli olarak namazlarına devam ederler. Ondan başka şeylerle meşgul olmaz ve namazlarını onun için belirlenmiş vaktinde eda ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّۭ مَّعْلُومٌۭ

Onların mallarında belli bir hak vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَٱلَّذِينَve
فِىٓvardır
أَمْوَٰلِهِمْonların mallarında
حَقٌّۭbir hak (hisse)
مَّعْلُومٌۭbelli

Onların mallarında farz kılınmış belirli bir pay vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ

İsteyene ve (istemekten utanıp) mahrum kalana.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
لِّلسَّآئِلِisteyenler için
وَٱلْمَحْرُومِve mahrumlar için

Onlar, mallarını kendilerine gelip isteyenlere ve herhangi bir sebepten ötürü rızıktan mahrum kalıp, istemeyenlere verirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

Onlar hesap gününü tasdik ederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَٱلَّذِينَve
يُصَدِّقُونَtasdik ederler
بِيَوْمِgününü
ٱلدِّينِceza

Onlar ki; Allah’ın herkese hak ettiği karşılığı vereceği o günü kıyamet gününü tasdik ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ

Onlar Rablerinin azabından korkarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَٱلَّذِينَve
هُمonlar
مِّنْazabından
عَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَبِّهِمRablerinin
مُّشْفِقُونَkorkarlar

Onlar ki, işlemiş oldukları salih amellere rağmen Rablerinin azabından korkarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۢ

Gerçekten Rablerinin azabından güvende olunmaz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِنَّçünkü
عَذَابَazabına
رَبِّهِمْRablerinin
غَيْرُolmaz
مَأْمُونٍۢgüven

Şüphesiz Rablerinin azabı korkutucudur. Akıllı kimse kendini güvende hissetmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ

Onlar, mahrem yerlerini/ırzlarını koruyan kimselerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَٱلَّذِينَve
هُمْonlar
لِفُرُوجِهِمْırzlarını
حَٰفِظُونَkorurlar

Onlar, iffetlerini (haram işlemekten) koruyup, fuhuştan uzak tutarak muhafaza ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

Ancak eşlerine ve sahip oldukları cariyelerine karşı müstesna. Çünkü onlar (bundan dolayı) kınanmazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِلَّاdışındadır
عَلَىٰٓeşleri
أَزْوَٰجِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْya da
مَاaltında bulunanlar
مَلَكَتْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَيْمَٰنُهُمْellerinin
فَإِنَّهُمْşüphesiz onlar
غَيْرُkınanmazlar
مَلُومِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ancak eşleri veya sahip oldukları cariyeleri bunun dışındadır. Şüphesiz ki onlar; bu cariyeler ile cinsel ilişkiye girmeleri ve bunun dışında onlardan istifade etmelerinden dolayı kınanmazlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ

Bundan ötesini arayanlar, işte onlar haddi aşmış olanlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَمَنِama kim
ٱبْتَغَىٰararsa
وَرَآءَötesini
ذَٰلِكَbundan
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlar
ٱلْعَادُونَ(sınırı) aşanlardır

Her kim de zikri geçen eşler ve cariyeler dışındakilerden faydalanmak isterse, şüphesiz onlar Allah’ın sınırlarını aşan kimseler olurlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ

Onlar, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَٱلَّذِينَve
هُمْonlar
لِأَمَٰنَٰتِهِمْemanetlerini
وَعَهْدِهِمْve ahidlerini
رَٰعُونَgözetirler

Onlar kendilerine emanet edilen malları, sırları ve diğer şeyleri koruyup, muhafaza ederler. İnsanlara verdikleri sözleri tutarlar. Emanetlerine ihanet etmez, verdikleri sözleri bozmazlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَٰدَٰتِهِمْ قَآئِمُونَ

Onlar, şahitliklerini (gerektiği gibi) yerine getirirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَٱلَّذِينَve
هُمonlar
بِشَهَٰدَٰتِهِمْşahidliklerini
قَآئِمُونَyaparlar

Onlar şahitliklerini, yakınlık veya düşmanlığın etkisi altında kalmadan olması gerektiği gibi yerine getirirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

Onlar namazlarını aksatmadan gereği gibi kılarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَٱلَّذِينَve
هُمْonlar
عَلَىٰnamazlarını
صَلَاتِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُحَافِظُونَkorurlar

Onlar; namazlarını zamanında, güzel abdest alarak ve tadil-i erkana riayet ederek sürekli kılarlar. Hiçbir şey onları namazlarından alıkoymaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

أُو۟لَٰٓئِكَ فِى جَنَّٰتٍۢ مُّكْرَمُونَ

İşte onlar, Cennetler'de ağırlanacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlar
فِىcennetlerde
جَنَّٰتٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّكْرَمُونَağırlanırlar

İşte bu sıfatlarla nitelenen o kimseler, karşılaşacakları kalıcı nimetlerle ve Allah’ın kerim yüzüne bakarak, cennetlerde ağırlanacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ

O kâfirlere ne oluyor ki, sana doğru koşuyorlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَمَالِne oluyor?
ٱلَّذِينَkimselere
كَفَرُوا۟inkar eden(lere)
قِبَلَكَsana doğru
مُهْطِعِينَkoşuyorlar

-Ey Peygamber!- Halkından olan bu müşrikleri, senin etrafına sürükleyerek seni yalanlamak için acele ettiren şey nedir?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ

Sağdan soldan, bölük bölük.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
عَنِsağdan
ٱلْيَمِينِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَعَنِve
ٱلشِّمَالِsoldan
عِزِينَayrı ayrı gruplar halinde

Sağından ve solundan, çepeçevre, bölük bölük seni kuşatmışlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍۢ

Yoksa onların her biri Nâim Cennet'ine konulacağını mı umuyor?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَيَطْمَعُumuyor mu?
كُلُّher
ٱمْرِئٍۢbiri
مِّنْهُمْonlardan
أَنsokulacağını
يُدْخَلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَنَّةَcennetine
نَعِيمٍۢni'met

Yoksa onlardan her biri kâfir olarak kaldığı halde Allah’ın onları, içinde bulunan kalıcı nimetlerden faydalanacağı, nimetlerle dolu cennetine yerleştireceğini mi ümit ediyor?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

كَلَّآ ۖ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ

Asla! Biz onları bildikleri o şeyden yarattık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
كَلَّآhayır
إِنَّاelbette biz
خَلَقْنَٰهُمonları yarattık
مِّمَّاşeyden
يَعْلَمُونَbildikleri

Durum hiç de onların tasavvur ettiği gibi değildir. Biz onları bildikleri o şeyden yarattık. Doğrusu biz onları değersiz bir sudan yarattık. Onlar, kendilerine ne bir fayda sağlayabilecek, ne de bir zarar verebilecek kadar çok zayıftırlar. Öyleyse nasıl oluyor da kibirleniyorlar?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَٰرِقِ وَٱلْمَغَٰرِبِ إِنَّا لَقَٰدِرُونَ

Hayır, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki mutlaka biz güç yetirenleriz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَلَآhayır
أُقْسِمُyemin ederim ki
بِرَبِّRabbine
ٱلْمَشَٰرِقِdoğuların
وَٱلْمَغَٰرِبِve batıların
إِنَّاelbette bizim
لَقَٰدِرُونَgücümüz yeter

Doğunun, batının, Güneş'in, Ay'ın ve bütün yıldızların Rabbi olan Yüce Allah, kendisi adına yemin ederek demiştir ki; “Şüphesiz bizim gücümüz yeter.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيْرًۭا مِّنْهُمْ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

Onların yerlerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeye. Ve bizim önümüze geçilemez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
عَلَىٰٓonları değiştirmeğe
أَنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نُّبَدِّلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَيْرًۭاdaha hayırlısıyla
مِّنْهُمْkendilerinden
وَمَاve değil(iz)
نَحْنُbiz
بِمَسْبُوقِينَönüne geçilecek

Onları, Allah Teâlâ'ya itaat eden başka kimselerle değiştirmeye ve helak etmeye gücümüz yeter. Bunu yapmaktan aciz de değiliz. İstediğimiz zaman onları yok ederek başkalarıyla değiştirmekten yenik düşmüş de değiliz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

Bırak onları; kendilerine söz verilen gün gelinceye kadar dalıp oynasınlar!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَذَرْهُمْbırak onları
يَخُوضُوا۟dalsınlar
وَيَلْعَبُوا۟ve oynasınlar
حَتَّىٰkadar
يُلَٰقُوا۟kavuşuncaya
يَوْمَهُمُgünlerine
ٱلَّذِىkendilerine va'dedilen
يُوعَدُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Peygamber!- Kur’an’da onlara vadedilen kıyamet günüyle karşılaşıncaya kadar onları içinde bulundukları batıl ve dalalette bırak, oyalansınlar ve dünya hayatında oynayıp dursunlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًۭا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍۢ يُوفِضُونَ

O gün onlar sanki dikilmiş putlara süratle gidiyorlarmış gibi kabirlerinden hızlıca çıkarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
يَوْمَo gün
يَخْرُجُونَçıkarlar
مِنَkabirlerden
ٱلْأَجْدَاثِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سِرَاعًۭاhızlı hızlı
كَأَنَّهُمْonlar gibidirler
إِلَىٰdoğru
نُصُبٍۢdikilenlere (putlara)
يُوفِضُونَkoşuyorlar

O gün onlar, sanki bir sancağa doğru yarışıyorlarmış gibi, kabirlerinden aceleyle koşarak çıkarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۭ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

Gözleri yere yıkılmış, (yüzlerini) zillet bürümüştür. İşte bu, onlara söz verilen gündür!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
خَٰشِعَةًkorkulu
أَبْصَٰرُهُمْgözleri
تَرْهَقُهُمْonları bürümüş
ذِلَّةٌۭalçaklık
ذَٰلِكَişte budur
ٱلْيَوْمُgün
ٱلَّذِىolan
كَانُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُوعَدُونَonlara va'dedilmiş

Bakışları utanç içinde, onları zillet kaplamış bir haldedirler. İşte, dünyada kendilerine vadedilen ve umursamadıkları gün, bu gündür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Meâric Sûresi, 44 ayetten oluşan Mekke dönemine ait bir sûredir. Adını yükseliş yolları ifadesinden alır. Ahireti uzak gören insanın aceleciliğini, meleklerin yükselişini ve ibadetle olgunlaşan kişiliği anlatır. Azabın istenmesi, uzun gün, insanın sabırsızlığı, namazı sürdürenler, malda yoksul hakkı, emanet ve şahitlik. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: İnsanın ‘çok hırslı ve sabırsız’ yaratılması değişmez kader değil, namaz, paylaşım ve emanet bilinciyle eğitilmesi gereken bir eğilimdir. Bugüne bakan yönü ise kaygı, tüketim ve hemen sonuç alma baskısı karşısında düzenli ibadet ve sosyal sorumluluğun dönüştürücü rolünü öne çıkarır.

Ana Temalar

  • Meâric
  • İnsan sabırsızlığı
  • Namaz sürekliliği
  • Yoksulun hakkı
  • Emanet

Ne Zaman Okunur?

Meâric için sahih kaynaklarda bütün okuyuculara bağlanan zorunlu bir gün veya tekrar sayısı yoktur. Meâric, insan sabırsızlığı ve namaz sürekliliği üzerinde çalışırken sûreyi bölüm bölüm okumak mümkündür. Tilavet, mekanik sonuç beklentisiyle değil, anlam ve davranış muhasebesiyle desteklenmelidir.

Hızlı Bağlantılar

Kaynaklar