70. Sûre · Mekke · 44 Ayet
المعارج
MEÂRİC SÛRESİ
Yükselme Yerleri
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍۢ وَاقِعٍۢ
İsteyen kimse inecek olan azabı istedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Müşriklerden dua eden bir davetçi, eğer bir azap gerçekleşecekse bu azabın kendine ve kavmine olması için dua etti. Bunu yaparak dalga geçiyordu. Oysa bu kıyamet günü gerçekleşecektir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لِّلْكَٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌۭ
Kâfirler için onu (azabı) önleyecek hiç kimse yoktur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Allah'ın kâfir olanların üzerine göndereceği bu azabı hiç kimse engelleyemez.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ
(O azap) Yüksek dereceler sahibi olan Allah tarafındandır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bu, yücelik, yükseklik mertebe, erdem ve nimetlerin sahibi Allah tarafındandır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
تَعْرُجُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍۢ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍۢ
Melekler ve Ruh (Cebrâîl) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Melekler ve Cebrail, kıyamet günü bu derecelerde O'na yükselir ve o gün, elli bin sene kadar uzun bir gündür.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَٱصْبِرْ صَبْرًۭا جَمِيلًا
Öyleyse sen de güzel bir sabırla sabret!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Peygamber!- O halde hüzne düşmeden ve şikayet etmeden sabret!
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًۭا
Doğrusu onlar, o günü çok uzak görüyorlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz onlar; bu azabın gerçekleşmesini imkânsız, çok uzak bir ihtimal olarak görüyorlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَنَرَىٰهُ قَرِيبًۭا
Oysa biz onu çok yakın görüyoruz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Oysa biz onun kaçınılmaz olarak çok yakında gerçekleşeceğini görüyoruz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَوْمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلْمُهْلِ
O gün, gökyüzü erimiş yağ/maden (tortusu) gibi olur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O gün; gökyüzü erimiş bakır, altın ve diğer madenler gibi olur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ
Dağlar ise saçılmış yünler gibi olacaktır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Dağlar ise atılmış (uçuşan, hafif) yün gibi olur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًۭا
Hiçbir yakın dost bir yakınını sormaz bile.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Hiçbir yakın dost hiçbir yakınının halini sormaz bile. Çünkü herkes kendisiyle meşguldür.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يُبَصَّرُونَهُمْ ۚ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ
Onlar birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse, o günün azabından (kurtuluş için) oğullarını fidye olarak vermek ister.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Her insan yakınlarını görür, ona gizli kalmazlar. Bununla beraber hiç kimse o durumun dehşeti sebebiyle kimseyi soruşturmaz. Cehennemi hak eden kimseler ise, kendileri yerine azap görmeleri için çocuklarını sunmayı arzular.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَصَٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ
Eşini ve kardeşini.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Karısını ve kardeşini feda eder.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ
Kendisini barındıran sülalesini.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ve sıkıntılar karşısında onun yanında duran akrabalarını sülalesini feda eder.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًۭا ثُمَّ يُنجِيهِ
Yeryüzünde olanların hepsini de. Sonra (ister ki) kendini kurtarsın.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ve yeryüzünde bulunan insan, cin ve diğer herkesi feda etmek ister ki; bu fedakârlık onu cehennem azabından esenlikte kılıp, kurtarsın.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
كَلَّآ ۖ إِنَّهَا لَظَىٰ
Asla! Çünkü o alevli bir ateştir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Durum bu günahkârın temenni ettiği gibi değildir. Şüphesiz ahiret yurdunun ateşi yanmış ve alevlenmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
نَزَّاعَةًۭ لِّلشَّوَىٰ
Deriyi yakıp kavurur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sıcaklığının ve alevlerinin şiddetinden kafanın derisi hızlıca soyulup ayrılır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ
(Hakka) Arkasını dönüp yüz çevireni çağırır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Haktan yüz çeviren, ondan uzaklaşarak ona iman etmeyen ve amel işlemeyen kimseyi çağırır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ
Mal toplayıp biriktireni.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Mal toplayanı ve Allah yolunda harcamakta cimrilik yapanı çağırır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
۞ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا
İnsan, çok hırslı olarak yaratılmıştır.
Ayet sayfası →Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz insan, aşırı hırslı yaratılmıştır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًۭا
Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanır, feryat eder.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kendisine hastalık veya fakirlik sıkıntısı isabet etse çok az sabreder.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا
Ona bir iyilik dokununca da cimrilik eder.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Eğer ona insanı mutlu eden bir bolluk veya zenginlik isabet ederse de onu Allah yolunda harcamaz, çok cimrilik eder.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ
Ancak namaz kılanlar müstesna.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ama namaz kılanlar bundan müstesna. Onlar bu kötü sıfatlardan esenliktedirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ
Onlar ki, namazlarını devamlı kılarlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar, düzenli olarak namazlarına devam ederler. Ondan başka şeylerle meşgul olmaz ve namazlarını onun için belirlenmiş vaktinde eda ederler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّۭ مَّعْلُومٌۭ
Onların mallarında belli bir hak vardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onların mallarında farz kılınmış belirli bir pay vardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ
İsteyene ve (istemekten utanıp) mahrum kalana.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar, mallarını kendilerine gelip isteyenlere ve herhangi bir sebepten ötürü rızıktan mahrum kalıp, istemeyenlere verirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
Onlar hesap gününü tasdik ederler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar ki; Allah’ın herkese hak ettiği karşılığı vereceği o günü kıyamet gününü tasdik ederler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ
Onlar Rablerinin azabından korkarlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar ki, işlemiş oldukları salih amellere rağmen Rablerinin azabından korkarlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۢ
Gerçekten Rablerinin azabından güvende olunmaz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz Rablerinin azabı korkutucudur. Akıllı kimse kendini güvende hissetmez.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ
Onlar, mahrem yerlerini/ırzlarını koruyan kimselerdir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar, iffetlerini (haram işlemekten) koruyup, fuhuştan uzak tutarak muhafaza ederler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ
Ancak eşlerine ve sahip oldukları cariyelerine karşı müstesna. Çünkü onlar (bundan dolayı) kınanmazlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ancak eşleri veya sahip oldukları cariyeleri bunun dışındadır. Şüphesiz ki onlar; bu cariyeler ile cinsel ilişkiye girmeleri ve bunun dışında onlardan istifade etmelerinden dolayı kınanmazlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ
Bundan ötesini arayanlar, işte onlar haddi aşmış olanlardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Her kim de zikri geçen eşler ve cariyeler dışındakilerden faydalanmak isterse, şüphesiz onlar Allah’ın sınırlarını aşan kimseler olurlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ
Onlar, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar kendilerine emanet edilen malları, sırları ve diğer şeyleri koruyup, muhafaza ederler. İnsanlara verdikleri sözleri tutarlar. Emanetlerine ihanet etmez, verdikleri sözleri bozmazlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَٰدَٰتِهِمْ قَآئِمُونَ
Onlar, şahitliklerini (gerektiği gibi) yerine getirirler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar şahitliklerini, yakınlık veya düşmanlığın etkisi altında kalmadan olması gerektiği gibi yerine getirirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ
Onlar namazlarını aksatmadan gereği gibi kılarlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar; namazlarını zamanında, güzel abdest alarak ve tadil-i erkana riayet ederek sürekli kılarlar. Hiçbir şey onları namazlarından alıkoymaz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أُو۟لَٰٓئِكَ فِى جَنَّٰتٍۢ مُّكْرَمُونَ
İşte onlar, Cennetler'de ağırlanacaklardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İşte bu sıfatlarla nitelenen o kimseler, karşılaşacakları kalıcı nimetlerle ve Allah’ın kerim yüzüne bakarak, cennetlerde ağırlanacaklardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ
O kâfirlere ne oluyor ki, sana doğru koşuyorlar?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Peygamber!- Halkından olan bu müşrikleri, senin etrafına sürükleyerek seni yalanlamak için acele ettiren şey nedir?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ
Sağdan soldan, bölük bölük.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sağından ve solundan, çepeçevre, bölük bölük seni kuşatmışlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍۢ
Yoksa onların her biri Nâim Cennet'ine konulacağını mı umuyor?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yoksa onlardan her biri kâfir olarak kaldığı halde Allah’ın onları, içinde bulunan kalıcı nimetlerden faydalanacağı, nimetlerle dolu cennetine yerleştireceğini mi ümit ediyor?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
كَلَّآ ۖ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ
Asla! Biz onları bildikleri o şeyden yarattık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Durum hiç de onların tasavvur ettiği gibi değildir. Biz onları bildikleri o şeyden yarattık. Doğrusu biz onları değersiz bir sudan yarattık. Onlar, kendilerine ne bir fayda sağlayabilecek, ne de bir zarar verebilecek kadar çok zayıftırlar. Öyleyse nasıl oluyor da kibirleniyorlar?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَٰرِقِ وَٱلْمَغَٰرِبِ إِنَّا لَقَٰدِرُونَ
Hayır, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki mutlaka biz güç yetirenleriz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Doğunun, batının, Güneş'in, Ay'ın ve bütün yıldızların Rabbi olan Yüce Allah, kendisi adına yemin ederek demiştir ki; “Şüphesiz bizim gücümüz yeter.''
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيْرًۭا مِّنْهُمْ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
Onların yerlerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeye. Ve bizim önümüze geçilemez.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onları, Allah Teâlâ'ya itaat eden başka kimselerle değiştirmeye ve helak etmeye gücümüz yeter. Bunu yapmaktan aciz de değiliz. İstediğimiz zaman onları yok ederek başkalarıyla değiştirmekten yenik düşmüş de değiliz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ
Bırak onları; kendilerine söz verilen gün gelinceye kadar dalıp oynasınlar!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Peygamber!- Kur’an’da onlara vadedilen kıyamet günüyle karşılaşıncaya kadar onları içinde bulundukları batıl ve dalalette bırak, oyalansınlar ve dünya hayatında oynayıp dursunlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًۭا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍۢ يُوفِضُونَ
O gün onlar sanki dikilmiş putlara süratle gidiyorlarmış gibi kabirlerinden hızlıca çıkarlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O gün onlar, sanki bir sancağa doğru yarışıyorlarmış gibi, kabirlerinden aceleyle koşarak çıkarlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۭ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ
Gözleri yere yıkılmış, (yüzlerini) zillet bürümüştür. İşte bu, onlara söz verilen gündür!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bakışları utanç içinde, onları zillet kaplamış bir haldedirler. İşte, dünyada kendilerine vadedilen ve umursamadıkları gün, bu gündür.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
Sûre Hakkında
Meâric Sûresi, 44 ayetten oluşan Mekke dönemine ait bir sûredir. Adını yükseliş yolları ifadesinden alır. Ahireti uzak gören insanın aceleciliğini, meleklerin yükselişini ve ibadetle olgunlaşan kişiliği anlatır. Azabın istenmesi, uzun gün, insanın sabırsızlığı, namazı sürdürenler, malda yoksul hakkı, emanet ve şahitlik. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: İnsanın ‘çok hırslı ve sabırsız’ yaratılması değişmez kader değil, namaz, paylaşım ve emanet bilinciyle eğitilmesi gereken bir eğilimdir. Bugüne bakan yönü ise kaygı, tüketim ve hemen sonuç alma baskısı karşısında düzenli ibadet ve sosyal sorumluluğun dönüştürücü rolünü öne çıkarır.
Ana Temalar
- Meâric
- İnsan sabırsızlığı
- Namaz sürekliliği
- Yoksulun hakkı
- Emanet
Ne Zaman Okunur?
Meâric için sahih kaynaklarda bütün okuyuculara bağlanan zorunlu bir gün veya tekrar sayısı yoktur. Meâric, insan sabırsızlığı ve namaz sürekliliği üzerinde çalışırken sûreyi bölüm bölüm okumak mümkündür. Tilavet, mekanik sonuç beklentisiyle değil, anlam ve davranış muhasebesiyle desteklenmelidir.
Hızlı Bağlantılar
Kaynaklar
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri, Meâric Sûresi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Meâric Sûresi” maddesi