Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

71. Sûre · Mekke · 28 Ayet

نوح

NÛH SÛRESİ

Nuh (AS)

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

إِنَّآ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦٓ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌۭ

Şüphesiz biz Nûh’u kavmine; “Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar!” diye gönderdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّآelbette biz
أَرْسَلْنَاgönderdik
نُوحًاNuh'u
إِلَىٰkavmine
قَوْمِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنْdiye
أَنذِرْuyar
قَوْمَكَkavmini
مِنönce
قَبْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنonlara gelmeden
يَأْتِيَهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَذَابٌbir azab
أَلِيمٌۭacıklı

Doğrusu biz, Allah’a şirk koşuyor olmaları sebebiyle acı veren bir azap gelmeden önce onları korkutması için Nûh'u, kavmine davet etsin diye gönderdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

قَالَ يَٰقَوْمِ إِنِّى لَكُمْ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌ

Dedi ki: "Ey kavmim! Ben, sizin için açık bir uyarıcıyım.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
يَٰقَوْمِey kavmim
إِنِّىşüphesiz ben
لَكُمْsizin için
نَذِيرٌۭbir uyarıcıyım
مُّبِينٌaçık

Nûh kavmine şöyle dedi: “Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için Allah’a tövbe etmemeniz halinde sizi bekleyen azaba karşı uyarısı apaçık olan bir uyarıcıyım.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ

"Allah’a ibadet edin, ondan sakının ve bana itaat edin.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنِki
ٱعْبُدُوا۟kulluk edin
ٱللَّهَAllah'a
وَٱتَّقُوهُve O'ndan korkun
وَأَطِيعُونِve bana da ita'at edin

"Size olan uyarım gereğince size söylemeliyim ki; yalnızca bir tek Allah'a ibadet edin. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak O'ndan korkun ve size emrettiğim şeylerde bana itaat edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّى ۚ إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا جَآءَ لَا يُؤَخَّرُ ۖ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

Ta ki günahlarımızdan bir kısmını mağfiret buyursun ve sizi belli bir süreye kadar geciktirsin. Şüphesiz ki Allah’ın takdir ettiği vakit geldi mi geri bırakılmaz. Keşke bilseydiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَغْفِرْbağışlasın
لَكُمsizin için
مِّنbir kısmını
ذُنُوبِكُمْgünahlarınızdan
وَيُؤَخِّرْكُمْve sizi ertelesin
إِلَىٰٓkadar
أَجَلٍۢbir süreye
مُّسَمًّىbelli
إِنَّzira
أَجَلَsüresi
ٱللَّهِAllah'ın
إِذَاzaman
جَآءَgeldiği
لَاertelenmez
يُؤَخَّرُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَوْkeşke
كُنتُمْolsaydınız
تَعْلَمُونَbilenlerden

Şüphesiz siz bunu yaparsanız, Allah da sizin başkalarının haklarını yemek dışında olan diğer günahlarınızı bağışlar ve dünya hayatında size verdiği süreyi, kendi ilminde belirlemiş olduğu o sınırlı vakte kadar uzatır. Buna devam ettiğiniz sürece yeryüzünde ömür süreceksiniz. Eğer ölüm gelirse de artık ertelenemez. Bunu biliyor olsaydınız; bir an önce Allah’a iman eder ve içinde bulunduğunuz şirk ve sapıklıktan tövbe etmede acele ederdiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

قَالَ رَبِّ إِنِّى دَعَوْتُ قَوْمِى لَيْلًۭا وَنَهَارًۭا

Dedi ki: “Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet ettim.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
رَبِّRabbim
إِنِّىşüphesiz ben
دَعَوْتُda'vet ettim
قَوْمِىkavmimi
لَيْلًۭاgece
وَنَهَارًۭاve gündüz

Nûh dedi ki: “Ey Rabbim! Ben kavmimi gece ve gündüz sürekli sana ibadet etmeye ve seni birlemeye davet ettim.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَآءِىٓ إِلَّا فِرَارًۭا

"Davetim onların kaçmasından başka bir şeyi artırmadı."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَمْfakat
يَزِدْهُمْonların artırmadı
دُعَآءِىٓbenim da'vetim
إِلَّاbaşka bir şey
فِرَارًۭاkaçışlarından

“Ama davetim, onları kendisine davet ettiğim şeyden kaçma ve uzaklaşmadan başka bir şeyi artırmadı.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَإِنِّى كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُوٓا۟ أَصَٰبِعَهُمْ فِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَٱسْتَغْشَوْا۟ ثِيَابَهُمْ وَأَصَرُّوا۟ وَٱسْتَكْبَرُوا۟ ٱسْتِكْبَارًۭا

Doğrusu ben onları bağışlaman için her davet edişimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, örtülerini başlarına çektiler, direttiler ve kibirlendikçe kibirlendiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنِّىve elbette ben
كُلَّمَاher nezaman
دَعَوْتُهُمْonları da'vet ettimse
لِتَغْفِرَbağışlaman için
لَهُمْonları
جَعَلُوٓا۟koydular
أَصَٰبِعَهُمْparmaklarını
فِىٓkulaklarına
ءَاذَانِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱسْتَغْشَوْا۟ve başlarına çektiler
ثِيَابَهُمْörtülerini
وَأَصَرُّوا۟ve direttiler
وَٱسْتَكْبَرُوا۟ve böbürlendiler
ٱسْتِكْبَارًۭاkibirle

Şüphesiz ben onları, günahlarının bağışlanma sebebi olan bir tek sana ibadet etmeye, senin ve resulünün emirlerine uymaya her davet ettiğimde, onlar davetimi işitmelerine engel olmak için parmaklarıyla kulaklarını tıkadılar. Beni görmemek için elbiseleriyle yüzlerini kapadılar ve içinde bulundukları şirke devam ettiler. Onları davet ettiğim şeyi kabul etmede ve boyun eğmede büyüklendikçe büyüklendiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

ثُمَّ إِنِّى دَعَوْتُهُمْ جِهَارًۭا

Sonra, ben onları açıktan açığa davet ettim.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
إِنِّىelbette ben
دَعَوْتُهُمْonları da'vet ettim
جِهَارًۭاaçıkça

Sonra -Ey Rabbim!- Ben onları açıkça davet ettim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

ثُمَّ إِنِّىٓ أَعْلَنتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًۭا

Sonra onları açıktan açığa da, gizli gizli de davet ettim.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
إِنِّىٓşüphesiz ben
أَعْلَنتُaçıktan söyledim
لَهُمْonlara
وَأَسْرَرْتُve gizli söyledim
لَهُمْonlara
إِسْرَارًۭاsır olarak

Sonra ben, davet üslubumu değiştirerek onlara davetimde sesimi de yükselttim. Gizli olarak, kısık bir sesle de davet ettim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

فَقُلْتُ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ غَفَّارًۭا

Onlara dedim ki: "Rabbinizden bağışlanma dileyin. Çünkü O, çok bağışlayıcıdır.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَقُلْتُdedim ki
ٱسْتَغْفِرُوا۟mağfiret dileyin
رَبَّكُمْRabbinizden
إِنَّهُۥçünkü O
كَانَçok bağışlayandır
غَفَّارًۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onlara dedim ki: "Ey kavmim! O'na tövbe ederek Rabbinizden bağışlanma dileyin! Şüphesiz O Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarından kendisine tövbe edenlerin günahlarını çokça bağışlar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

يُرْسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيْكُم مِّدْرَارًۭا

Gökten size bol bol yağmur yağdırsın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يُرْسِلِgöndersin
ٱلسَّمَآءَgökten
عَلَيْكُمüzerinize
مِّدْرَارًۭاbol yağmur

Şüphesiz siz bunu yaparsanız, Allah Teâlâ da her ihtiyaç duymanıza bağlı olarak sizin üzerinize yağmur indirir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَيُمْدِدْكُم بِأَمْوَٰلٍۢ وَبَنِينَ وَيَجْعَل لَّكُمْ جَنَّٰتٍۢ وَيَجْعَل لَّكُمْ أَنْهَٰرًۭا

Sizi, mallar ve oğullarla desteklesin; sizin için bahçeler var etsin, ırmaklar akıtsın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيُمْدِدْكُمve size yardım etsin
بِأَمْوَٰلٍۢmallarla
وَبَنِينَve oğullarla
وَيَجْعَلve versin
لَّكُمْsize
جَنَّٰتٍۢbahçeler
وَيَجْعَلve versin
لَّكُمْsize
أَنْهَٰرًۭاırmaklar

Size çokça mallar ve çocuklar verir, meyvelerinden yiyeceğiniz bostanlar ve suyundan içeceğiniz, ekinlerinizi ve hayvanlarınızı sulayacağınız nehirler yaratır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

مَّا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًۭا

Size ne oluyor da Allah için bir vakar (saygınlık, büyüklük) ummuyorsunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّاne?
لَكُمْoluyor size
لَاummuyorsunuz
تَرْجُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِلَّهِAllah için
وَقَارًۭاsaygı

-Ey kavim!- Sizin neyiniz var da umursamadan O'na karşı gelerek Allah’ın azametinden korkmuyorsunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَقَدْ خَلَقَكُمْ أَطْوَارًا

Oysa O, sizi aşamalar halinde yarattı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَدْoysa
خَلَقَكُمْO sizi yarattı
أَطْوَارًاaşama aşama

Oysa O; sizi bir su damlası, bir kan pıhtısı ve bir çiğnemlik et aşamalarından geçirerek yarattı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

أَلَمْ تَرَوْا۟ كَيْفَ خَلَقَ ٱللَّهُ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍۢ طِبَاقًۭا

Allah’ın yedi göğü kat kat nasıl yarattığını görmüyor musunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmediniz mi?
تَرَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَيْفَnasıl
خَلَقَyarattı
ٱللَّهُAllah
سَبْعَyedi
سَمَٰوَٰتٍۢgöğü
طِبَاقًۭاtabaka tabaka

Allah’ın yedi kat göğü üst üste nasıl yarattığını görmüyor musunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

وَجَعَلَ ٱلْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًۭا وَجَعَلَ ٱلشَّمْسَ سِرَاجًۭا

Onların içinde Ay’a bir ışık vermiş, Güneş'i de bir kandil yapmıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلَve yaptı
ٱلْقَمَرَAy'ı
فِيهِنَّbunların içinde
نُورًۭاnur
وَجَعَلَve yaptı;
ٱلشَّمْسَgüneşi
سِرَاجًۭاbir lamba

Onların arasında, dünya semasında dünya ahalisine ışığının geldiği Ay'ı yarattı ve Güneş'i de bir ışık kaynağı kıldı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ نَبَاتًۭا

Allah sizi bir bitki gibi topraktan bitirmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱللَّهُve Allah
أَنۢبَتَكُمsizi bitirdi
مِّنَyerden
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَبَاتًۭاbir bitki olarak

Allah, atanız Âdem’i topraktan yarattı. Böylece sizi de topraktan yarattı. Bunun ardından sizler, Yüce Allah'ın sizler için yerden bitirdiği şeylerle beslenmektesiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

ثُمَّ يُعِيدُكُمْ فِيهَا وَيُخْرِجُكُمْ إِخْرَاجًۭا

Sonra sizi oraya geri döndürecek ve tekrar oradan çıkaracaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
يُعِيدُكُمْgeri çevirecektir
فِيهَاoraya
وَيُخْرِجُكُمْve tekrar çıkaracaktır
إِخْرَاجًۭاmükemmel çıkarışla

Sonra ölümünüzün ardından sizi oraya tekrar geri döndürecek ve hesap günü için sizi oradan tekrar geri çıkartacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ بِسَاطًۭا

Allah sizin için yeryüzünü bir döşek kıldı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱللَّهُve Allah
جَعَلَyaptı
لَكُمُsizin için
ٱلْأَرْضَyeri
بِسَاطًۭاbir sergi

Allah sizin için yeryüzünü yayılmış olarak iskân etmeye hazır kıldı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

لِّتَسْلُكُوا۟ مِنْهَا سُبُلًۭا فِجَاجًۭا

Geniş yollarında gezip dolaşmanız için.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِّتَسْلُكُوا۟gidesiniz diye
مِنْهَاondaki
سُبُلًۭاyollarda
فِجَاجًۭاgeniş geniş

Orada helal kazanç elde etmenin geniş yollarını kullanmanızı umarak.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

قَالَ نُوحٌۭ رَّبِّ إِنَّهُمْ عَصَوْنِى وَٱتَّبَعُوا۟ مَن لَّمْ يَزِدْهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا خَسَارًۭا

Nûh: "Rabbim! Onlar bana isyan ettiler. Malı ve evladı kendisine hüsrandan başka bir şey artırmayan kimseye uyup, tabi oldular." dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
نُوحٌۭNuh
رَّبِّRabbim
إِنَّهُمْelbette onlar
عَصَوْنِىbana karşı geldiler
وَٱتَّبَعُوا۟ve uydular
مَنbir adama
لَّمْartırmayan
يَزِدْهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَالُهُۥmalı
وَوَلَدُهُۥٓve çocuğu
إِلَّاdışında
خَسَارًۭاziyan

Nûh şöyle dedi: “Ey Rabbim! Şüphesiz kavmim, seni birlemeyi ve bir tek sana ibadet etmeyi kendilerine emrettiğimde bana karşı geldiler. Aralarından sefil kimseler, mal ve çocuklar vererek nimetlendirdiğin önderlerine ittiba ettiler. Kendilerine nimetler verdiğin kimseler, onların sapkınlıklarını artırmaktan başka bir işe yaramadı.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

وَمَكَرُوا۟ مَكْرًۭا كُبَّارًۭا

"Ve büyük bir tuzak kurdular.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَكَرُوا۟ve tuzaklar kurdular
مَكْرًۭاtuzaklarla
كُبَّارًۭاbüyük büyük

Onların ileri gelenleri, aşağılık kimseleri Nûh’a karşı kışkırtarak çok büyük bir tuzak kurdular.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

وَقَالُوا۟ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّۭا وَلَا سُوَاعًۭا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًۭا

Ve; "Sakın ilahlarınızı bırakmayın! Sakın Ved’i, Suvâ’yı, Yeğûs’u, Yeûk’u ve Nesr’i bırakmayın!" dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالُوا۟ve dediler ki
لَاbırakmayın
تَذَرُنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَالِهَتَكُمْtanrılarınızı
وَلَاve
تَذَرُنَّbırakmayın
وَدًّۭاVedd'i
وَلَاve ne de
سُوَاعًۭاSuva'ı
وَلَاve ne de
يَغُوثَve Yeğus'u
وَيَعُوقَve Ye'uk'u
وَنَسْرًۭاve Nesr'i

Onlar kendilerine tabi olan kimselere şöyle dediler: "Sakın ilahlarınıza ibadet etmeyi bırakmayın! Sakın putlarınız, Ved’e, Suvâ’ya, Yeğus’a, Yeuk’a ve Nesr’e ibadet etmeyi bırakmayın!''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

وَقَدْ أَضَلُّوا۟ كَثِيرًۭا ۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًۭا

Birçoklarını saptırdılar. Sen de o zalimlerin sapıklıklarından başka bir şeylerini artırma.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَدْve andolsun
أَضَلُّوا۟yoldan çıkardılar
كَثِيرًۭاçoklarını
وَلَاve
تَزِدِsen (de) artırma
ٱلظَّٰلِمِينَo zalimlere
إِلَّاbaşka bir şey
ضَلَٰلًۭاşaşkınlıktan

Onlar bu putlarıyla birçok insanı yoldan çıkardılar. -Ey Rabbim!- "Sen de kâfirlikte ve günahlarda ısrar ederek kendilerine zulmeden kimselerin haktan sapmışlığını artır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

مِّمَّا خَطِيٓـَٰٔتِهِمْ أُغْرِقُوا۟ فَأُدْخِلُوا۟ نَارًۭا فَلَمْ يَجِدُوا۟ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارًۭا

Günahlarından dolayı suda boğuldular ve ateşe atıldılar. Kendilerine Allah dışında bir yardımcı da bulamadılar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مِّمَّاdolayı
خَطِيٓـَٰٔتِهِمْhatalarından
أُغْرِقُوا۟boğuldular
فَأُدْخِلُوا۟sokuldular
نَارًۭاateşe
فَلَمْve
يَجِدُوا۟bulamadılar
لَهُمkendilerine
مِّنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
أَنصَارًۭاyardımcılar

İşledikleri hataları sebebiyle dünyada sel baskınıyla boğuldular ve ölümlerinin ardından doğruca cehenneme atıldılar. Onları boğulmaktan ve cehennemden kurtaracak Yüce Allah’tan başka yardımcılar da bulamadılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

وَقَالَ نُوحٌۭ رَّبِّ لَا تَذَرْ عَلَى ٱلْأَرْضِ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ دَيَّارًا

Nûh dedi ki: "Rabbim! Yeryüzünde dolaşan tek bir kâfir bile bırakma!''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالَve dedi ki
نُوحٌۭNuh
رَّبِّRabbim
لَاbırakma
تَذَرْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَkafirlerden
ٱلْكَٰفِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
دَيَّارًاtek kişi

Allah ona, kavminden iman etmiş olanlar dışında başka hiç kimsenin iman etmeyeceğini haber verdiği zaman, Nûh şöyle dedi: “Ey Rabbim! Yeryüzünde dolaşan ve hareket eden hiç bir kâfir bırakma!''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

إِنَّكَ إِن تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا۟ عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوٓا۟ إِلَّا فَاجِرًۭا كَفَّارًۭا

"Eğer onları bırakırsan, senin kullarını yoldan çıkarırlar ve yalnızca ahlâksız, kâfir insanlar dünyaya getirirler."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّكَçünkü sen
إِنeğer
تَذَرْهُمْonları bırakırsan
يُضِلُّوا۟şaşırtırlar
عِبَادَكَkullarını
وَلَاve
يَلِدُوٓا۟doğurmazlar
إِلَّا(olandan) başkasını
فَاجِرًۭاahlaksız
كَفَّارًۭاinkarcı

-Rabbimiz!- "Eğer onları bırakır ve onlara mühlet verirsen Mümin kullarını yoldan çıkarırlar. Onlar, yalnızca sana itaat etmeyen ahlaksız kimseler ve nimetlerine şükretmeyen azılı kâfirler doğururlar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

رَّبِّ ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِىَ مُؤْمِنًۭا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا تَبَارًۢا

"Rabbim! Beni bağışla! Anamı, babamı ve iman ederek evime giren erkek ve kadın Mü'minleri de. Zalimlerin de ancak helâkini arttır."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَّبِّRabbim
ٱغْفِرْbağışla
لِىbeni
وَلِوَٰلِدَىَّve babamı-anamı
وَلِمَنve kimseyi
دَخَلَgiren
بَيْتِىَevime
مُؤْمِنًۭاinanarak
وَلِلْمُؤْمِنِينَve inanan erkekleri
وَٱلْمُؤْمِنَٰتِve inanan kadınları
وَلَاve
تَزِدِartırma
ٱلظَّٰلِمِينَzalimlerin
إِلَّاdışında bir şeyi
تَبَارًۢاhelaki

"Rabbim! Benim günahlarımı bağışla! Annemi, babamı bağışla! İman etmiş olarak evime giren kimseleri bağışla! Mümin erkekleri ve kadınları bağışla! Kendilerine küfür ve günahlarla zulmeden kimselerin de yalnızca hüsranını ve kayıplarını artır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Kur’an’ın 71. sûresi olan Nûh, 28 ayetlik Mekke dönemi metnidir; sûre adı Hz. Nûh anlamına gelir. Nûh adı metni tek konuya kapatmaz; farklı pasajlar aynı ahlâkî soruya farklı açılardan yaklaşır. Hz. Nûh’un kavmini gece-gündüz, açık-gizli farklı yöntemlerle uyarmasını; istiğfar, yaratılış delilleri ve uzun soluklu tebliğ sabrını anlatır. Davet yöntemleri, istiğfar ve nimet, gökler-ay-güneş, put adları, tufan duası. Nûh Sûresi’nin ritmi okuyucuyu pasif bırakmaz; geçmiş örnekleri bugünkü niyet ve davranışlarla karşılaştırmaya çağırır. Nûh içindeki bu kurgu, tebliğ sabrı temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Nûh’un çok yönlü çağrısı, aynı cümleyi daha yüksek sesle tekrarlamak yerine muhatabın şartına göre dil ve yöntem geliştirmeyi öğretir. Nûh Sûresi’nin güncel değeri slogan üretmekte değil, kurduğu ölçüyü bugünkü kararlara dürüstçe uygulamaktadır. Bugüne bakan yönü ise eğitim, ebeveynlik ve toplumsal iletişimde sonuç geciktiğinde yöntemi gözden geçirirken temel ilkeden vazgeçmemeyi gösterir. Bu çerçevede Nûh, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Tebliğ sabrı
  • Açık ve gizli çağrı
  • İstiğfar
  • Yaratılış delilleri
  • Tufan

Ne Zaman Okunur?

Bu sûre herhangi bir vakitle sınırlandırılmaz. Hatim sırasında baştan sona okunabileceği gibi tebliğ sabrı veya yaratılış delilleri konusu incelenirken ilgili ayetler tefsirle birlikte ele alınabilir. Kaynaksız sayı ve kesin fazilet iddiası eklenmemelidir.

Sorularla derin okuma yapmak

Nûh için üç soru yeterli bir başlangıç sağlar: Tebliğ sabrı hangi gerçeği kuruyor? İstiğfar insanın hangi zaafını veya imkânını gösteriyor? Tufan hangi sorumlulukla bitiyor? Cevaplar sûre içinden bulunmalı; dışarıdan eklenen hikâyeler ana metnin önüne geçirilmemelidir.

Slogandan önce bağlamı kontrol etmek

Nûh Sûresi’nden kısa bir cümle paylaşılacaksa önce bulunduğu pasaj okunmalıdır. Özellikle açık ve gizli çağrı veya yaratılış delilleri hakkında hüküm kurarken meal, tefsir ve tarihî bağlam birbirinden ayrılmamalıdır. Paylaşım dili kesin fetva izlenimi vermemelidir.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Nûh Kur’an’da kaçıncı sûredir?

Mushaf sıralamasında 71. sûredir, 28 ayetten oluşur ve yaygın sınıflandırmada Mekke dönemi metnidir.

Sûre neden Nûh adıyla anılır?

Hz. nûh anlamındaki isim, metindeki belirgin bir işaretten alınmıştır. Nûh örneğinde sûre adı içeriğin tamamını değil, hafızada kalan bir unsuru yansıtır.

Nûh Sûresi’nin merkezindeki üç tema nedir?

Tebliğ sabrı, açık ve gizli çağrı ve istiğfar ana omurgayı kurar. Diğer bölümler bu temaların ahlâkî ve tarihî sonuçlarını açar.

Nûh güncel hayata nasıl bağlanabilir?

Yaratılış delilleri başlığı, bugünkü karar ve ilişkileri değerlendirmek için kullanılabilir. Ancak tarihî kişi ve olaylarla günümüz aktörleri birebir özdeşleştirilmemelidir.

Nûh okunurken hangi kaynak kullanılmalı?

Nûh için meal temel anlamı gösterir; ayrıntıda Kur’an Yolu tefsiri ve TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi kullanılabilir. Hukukî sonuçlarda uzman görüşü gerekir.

Tüm sorular →

Kaynaklar