Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

66. Sûre · Medine · 12 Ayet

التحريم

TAHRÎM SÛRESİ

Yasaklama

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَآ أَحَلَّ ٱللَّهُ لَكَ ۖ تَبْتَغِى مَرْضَاتَ أَزْوَٰجِكَ ۚ وَٱللَّهُ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını aramak için ne diye Allah’ın sana helâl kıldığını (kendine) haram ediyorsun? Allah; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلنَّبِىُّpeygamber
لِمَniçin?
تُحَرِّمُharam kılıyorsun
مَآşeyi
أَحَلَّhelal kıldığı
ٱللَّهُAllah'ın
لَكَsana
تَبْتَغِىisteyerek
مَرْضَاتَhatırını
أَزْوَٰجِكَeşlerinin
وَٱللَّهُAllah
غَفُورٌۭbağışlayadır
رَّحِيمٌۭesirgeyendir

-Ey Peygamber!- Allah'ın sana helal kıldığı cariyen olan Mariya'dan istifade etmeyi niçin kendine haram kılıyorsun? Bununla, onu kıskanan eşlerini hoşnut mu etmek istiyorsun? Allah, seni çokça bağışlayıcıdır. Sana karşı çok merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

قَدْ فَرَضَ ٱللَّهُ لَكُمْ تَحِلَّةَ أَيْمَٰنِكُمْ ۚ وَٱللَّهُ مَوْلَىٰكُمْ ۖ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ

Allah, yeminlerinizin (kefaretle) çözülmesini size meşru kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır. O; Alîm'dir, Hakîm'dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَدْandolsun
فَرَضَmeşru' kılmıştır
ٱللَّهُAllah
لَكُمْsize
تَحِلَّةَçözmeyi
أَيْمَٰنِكُمْyeminlerinizi
وَٱللَّهُve Allah
مَوْلَىٰكُمْsizin sahibinizdir
وَهُوَve O
ٱلْعَلِيمُbilendir
ٱلْحَكِيمُhüküm ve hikmet sahibidir

Eğer yeminlerinizi yerine getirmekten daha hayırlı bir şey bulduysanız Yüce Allah, yeminlerinizin kefaretle çözülmesini size meşru kılmıştır. Yüce Allah, sizin yardımcınızdır. O, sizin her halinizi ve neyin sizin için daha iyi olduğunu hakkıyla bilendir. O, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

وَإِذْ أَسَرَّ ٱلنَّبِىُّ إِلَىٰ بَعْضِ أَزْوَٰجِهِۦ حَدِيثًۭا فَلَمَّا نَبَّأَتْ بِهِۦ وَأَظْهَرَهُ ٱللَّهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُۥ وَأَعْرَضَ عَنۢ بَعْضٍۢ ۖ فَلَمَّا نَبَّأَهَا بِهِۦ قَالَتْ مَنْ أَنۢبَأَكَ هَٰذَا ۖ قَالَ نَبَّأَنِىَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْخَبِيرُ

Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu eşine haber verince o: "Bunu sana kim haber verdi?" dedi. "Bana, Alîm ve haberdar olan (Allah) haber verdi." dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذْve hani
أَسَرَّgizlice söylemişti
ٱلنَّبِىُّpeygamber
إِلَىٰbirine
بَعْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَزْوَٰجِهِۦeşlerinden
حَدِيثًۭاbir söz
فَلَمَّاne zaman ki
نَبَّأَتْ(eşi) haber verdi
بِهِۦonu (sözü)
وَأَظْهَرَهُve onu muttali kıldı
ٱللَّهُAllah
عَلَيْهِona (peypambere)
عَرَّفَbildirmişti
بَعْضَهُۥonun bir kısmını
وَأَعْرَضَve vazgeçmişti
عَنۢbir kısmından da
بَعْضٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَلَمَّاne zaman ki
نَبَّأَهَاeşine haber verince
بِهِۦbunu
قَالَتْ(eşi) dedi
مَنْkim?
أَنۢبَأَكَsana söyledi
هَٰذَاbunu
قَالَdedi ki
نَبَّأَنِىَbana söyledi
ٱلْعَلِيمُbilen
ٱلْخَبِيرُhaber alan

Hani Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımı Hafsa -radıyallahu anha-'ya cariyesi Mâriya'ya yaklaşmayacağına dair gizli bir şey söylemişti de Hafsa -radıyallah anha- bunu Âişe -radıyallahu anha-'ya haber vermişti. Yüce Allah da Peygamberine, onun sırrını ifşa ettiğini bildirmiş; bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Hafsa'yı azarlayarak bunun bir kısmını kendisine bildirmiş, bir kısmı hususunda ise sükut etmişti. Hafsa, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e; "Sana bunu kim haber verdi?" diye sormuş, bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-; "Bunu bana her şeyi hakkıyla bilen ve gizli olan, her şeyden hakkıyla haberdar olan Yüce Allah haber verdi." demişti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

إِن تَتُوبَآ إِلَى ٱللَّهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَا ۖ وَإِن تَظَٰهَرَا عَلَيْهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ مَوْلَىٰهُ وَجِبْرِيلُ وَصَٰلِحُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۖ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذَٰلِكَ ظَهِيرٌ

Eğer sizler (iki hanımı) Allah'a tevbe ederseniz (ne iyi); çünkü kalpleriniz eğrilik gösterdi. Eğer ona karşı birbirinize arka çıkarsanız, kuşkusuz onun velisi Allah’tır. Cebrâîl, salih Müminler ve melekler de bundan sonra ona yardımcılardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنeğer
تَتُوبَآikiniz tevbe ederseniz
إِلَىAllah'a
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَقَدْdolayı
صَغَتْsapmış olmasından
قُلُوبُكُمَاkalblerinizin
وَإِنve eğer
تَظَٰهَرَاbirbirinize arka olursanız
عَلَيْهِona karşı
فَإِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah'tır
هُوَO
مَوْلَىٰهُonun koruyucusu
وَجِبْرِيلُve Cibril'dir
وَصَٰلِحُve iyileridir
ٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerin
وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve melekler
بَعْدَsonra
ذَٰلِكَbundan
ظَهِيرٌona arkadır

(Ey Peygamber eşleri!) İkinizin tövbe etmesi üzerinize bir haktır. Çünkü kalpleriniz, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hoşlanmadığı şey olan cariyesinden uzaklaşıp onu kendisine haram kılmasına meyletmiştir. Eğer ikiniz, onun aleyhine bir araya gelmek hususunda ısrar edecek olursanız şüphesiz Allah, onun yardımcısı ve velisidir. Aynı şekilde Cebrail, Müminlerin hayırlıları ve melekler de ona eziyet eden kimselere karşı Allah'ın yardımından sonra onun yardımcısı ve dostudurlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبْدِلَهُۥٓ أَزْوَٰجًا خَيْرًۭا مِّنكُنَّ مُسْلِمَٰتٍۢ مُّؤْمِنَٰتٍۢ قَٰنِتَٰتٍۢ تَٰٓئِبَٰتٍ عَٰبِدَٰتٍۢ سَٰٓئِحَٰتٍۢ ثَيِّبَٰتٍۢ وَأَبْكَارًۭا

Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona sizden daha hayırlı, Müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَسَىٰbelki de
رَبُّهُۥٓonun Rabbi
إِنeğer
طَلَّقَكُنَّo sizi boşarsa
أَنonu değiştirir
يُبْدِلَهُۥٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَزْوَٰجًاeşlerle
خَيْرًۭاdaha hayırlı
مِّنكُنَّsizden
مُسْلِمَٰتٍۢ(kendisini Allah'a) teslim eden
مُّؤْمِنَٰتٍۢinanan
قَٰنِتَٰتٍۢgönülden ita'at eden
تَٰٓئِبَٰتٍtevbe eden
عَٰبِدَٰتٍۢibadet eden
سَٰٓئِحَٰتٍۢseyahat eden
ثَيِّبَٰتٍۢdul
وَأَبْكَارًۭاve bakire

Eğer Allah'ın Peygamberi sizi boşayacak olursa Rabbi Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ona, sizden daha hayırlı Müslüman, emirlerine itaat eden, Allah'a ve resulüne iman eden, Allah'a itaat eden ve günahlarından tövbe edip çokça ibadet eden, oruç tutan dul ve ondan önce hiç kimsenin birlikte olmadığı bakire kadınlar verebilir. Fakat o onları boşamamıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًۭا وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌۭ شِدَادٌۭ لَّا يَعْصُونَ ٱللَّهَ مَآ أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ

Ey iman edenler! Kendinizi ve ailelerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında gayet haşin, sert; Allah'ın kendilerine emrettiğine karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yapan melekler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
قُوٓا۟koruyun
أَنفُسَكُمْkendinizi
وَأَهْلِيكُمْve ailenizi
نَارًۭاbir ateşten
وَقُودُهَاonun yakıtı ise
ٱلنَّاسُinsanlardır
وَٱلْحِجَارَةُve taşlardır
عَلَيْهَاonun başında
مَلَٰٓئِكَةٌmelekler vardır
غِلَاظٌۭgayet katı;
شِدَادٌۭşiddetli
لَّاkarşı gelmeyen
يَعْصُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهَAllah'ın
مَآşeye
أَمَرَهُمْkendilerine buyurduğu
وَيَفْعَلُونَve yapan
مَاşeyi
يُؤْمَرُونَemredildikleri

Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! İnsanlar ve taşlar ile tutuşturulan o büyük ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun. Bu ateşin başında katı, oraya giren kimselere karşı acımasız ve Allah'ın kendilerine emrettiklerine karşı gelmeyen gevşeklik ve yorgunluk olmaksızın Allah'ın kendilerine emrettiklerini yapan melekler vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَعْتَذِرُوا۟ ٱلْيَوْمَ ۖ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Ey kafirler! O gün mazeret ileri sürmeyin. Ancak yaptıklarınızın karşılığını çekeceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
لَاözür dilemeyin
تَعْتَذِرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْيَوْمَbugün
إِنَّمَاçünkü ancak
تُجْزَوْنَsiz cezalandırılıyorsunuz
مَاşeylerle
كُنتُمْolduğunuz
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Kıyamet günü kâfirlere şöyle denir: "Ey Allah'ı inkâr edenler! Bugün (dünyada iken) üzerine olduğunuz inkâr ve masiyetlerden dolayı özür dilemeyin! Sizin özrünüz asla kabul edilmeyecektir. Sizler bugün ancak Allah'ı inkâr ve peygamberleri yalanlamak gibi dünyada iken işlemekte olduğunuz amellerinizin karşılığını çekeceksiniz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ تُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ تَوْبَةًۭ نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يَوْمَ لَا يُخْزِى ٱللَّهُ ٱلنَّبِىَّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ ۖ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَٰنِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَٱغْفِرْ لَنَآ ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌۭ

Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle (nasuh) tevbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan Cennetler'e sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla! Çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter.” derler.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
تُوبُوٓا۟tevbe edin
إِلَىAllah'a
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَوْبَةًۭtevbe ile
نَّصُوحًاyürekten
عَسَىٰumulur ki
رَبُّكُمْRabbiniz
أَنörter
يُكَفِّرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنكُمْsizden
سَيِّـَٔاتِكُمْkötülüklerinizi
وَيُدْخِلَكُمْsizi sokar
جَنَّٰتٍۢcennetlere
تَجْرِىakan
مِنaltlarından
تَحْتِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَنْهَٰرُırmaklar
يَوْمَgünde
لَاutandırmayacağı
يُخْزِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah'ın
ٱلنَّبِىَّpeygamberi
وَٱلَّذِينَve olanları
ءَامَنُوا۟inanmış
مَعَهُۥonunla beraber
نُورُهُمْonların nuru
يَسْعَىٰkoşar
بَيْنَönleriden
أَيْدِيهِمْönleriden
وَبِأَيْمَٰنِهِمْve sağ yanlarından
يَقُولُونَderler ki
رَبَّنَآRabbimiz
أَتْمِمْtamamla
لَنَاbize
نُورَنَاnurumuzu
وَٱغْفِرْve bağışla
لَنَآbizi
إِنَّكَdoğrusu senin
عَلَىٰüzerine
كُلِّher
شَىْءٍۢşey
قَدِيرٌۭgücün yeter

Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! (Bir daha geri dönmemek üzere) Sadık bir tövbe ile Allah’a tövbe edin. Umulur ki Rabbiniz, günahlarınızı örter. Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, kıyamet günü içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Nurları Sırat'ta önlerinden ve yanlarından koşar. Şöyle derler: "Rabbimiz! Bizim nurumuzu tamamla ki cennete girelim. Sırat'ta nurları sönen münafıklar gibi olmayalım. Bizim günahlarımızı bağışla. Şüphesiz sen her şeye gücü yetensin. Bizim nurumuzu tamamlamada ve günahlarımızı bağışlama da aciz değilsin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ جَٰهِدِ ٱلْكُفَّارَ وَٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱغْلُظْ عَلَيْهِمْ ۚ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

Ey Peygamber! Kâfirlerle ve münafıklarla cihat et, onlara karşı sert davran. Onların barınma yeri Cehennem'dir. O, pek de kötü bir dönüş yeridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلنَّبِىُّPeygamber
جَٰهِدِcihad et
ٱلْكُفَّارَkafirlerle
وَٱلْمُنَٰفِقِينَve münafıklarla
وَٱغْلُظْve katı davran
عَلَيْهِمْonlara karşı
وَمَأْوَىٰهُمْonların varacağı yer
جَهَنَّمُcehennemdir
وَبِئْسَne kötü
ٱلْمَصِيرُvarılacak yerdir

Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı kılıç, dil ve had cezaları uygulayarak cihat et ve onlara karşı sert ve çetin ol ki, senden korksunlar. Kıyamet günü onların varacakları yer cehennemdir. Onların varış yeri ne kötü bir varış yeridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱمْرَأَتَ نُوحٍۢ وَٱمْرَأَتَ لُوطٍۢ ۖ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَٰلِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًۭٔا وَقِيلَ ٱدْخُلَا ٱلنَّارَ مَعَ ٱلدَّٰخِلِينَ

Allah, kâfir olanlara Nûh'un karısı ile Lût’un karısını örnek olarak veriyor. İkisi de, salih kullarımızdan iki kulun nikahı altında idiler. Onlara (dinlerinde) ihanet etmişlerdi. Onlar da Allah’tan gelen hiçbir şeye mani olamamışlardı. O kadınlara: "Girenlerle birlikte ateşe girin!" denildi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ضَرَبَanlattı
ٱللَّهُAllah
مَثَلًۭاmisal ile
لِّلَّذِينَkimseler için
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
ٱمْرَأَتَkarısını
نُوحٍۢNuh'un
وَٱمْرَأَتَve karısını
لُوطٍۢLut'un
كَانَتَاbu ikisi idiler
تَحْتَ(nikahı) altında
عَبْدَيْنِiki kulun
مِنْkullarımızdan
عِبَادِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
صَٰلِحَيْنِsalih
فَخَانَتَاهُمَاfakat ihanet ettiler
فَلَمْ(kocaları) savamadı
يُغْنِيَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنْهُمَاonlardan
مِنَAllahtan
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَيْـًۭٔا(hiçbir) şeyi
وَقِيلَve denildi
ٱدْخُلَاhaydi girin
ٱلنَّارَateşe
مَعَberaber
ٱلدَّٰخِلِينَgirenlerle

Allah Teâlâ, Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenlere iki peygemberin eşleri olan Nuh'un karısı ile Lut’un karısını örnek olarak vermiştir. Peygamberlerin eşleriyle olan bağları eşlerine bir fayda vermemişti. İkisi de salih kullarımızdan olan iki peygamberin hanımları idiler. Allah'ın yolundan alıkoyarak ve kavimlerinden olan inkâr/küfür ehline yardım ederek kocalarına ihanet ettiler. O iki kadının, salih iki kul olan kimselerin karıları olmaları onlara bir fayda vermedi. O kadınlara şöyle denildi: "İnkâr eden kâfirler ve fasıklar topluluğu ile birlikte ateşe girin!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱمْرَأَتَ فِرْعَوْنَ إِذْ قَالَتْ رَبِّ ٱبْنِ لِى عِندَكَ بَيْتًۭا فِى ٱلْجَنَّةِ وَنَجِّنِى مِن فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهِۦ وَنَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Allah, iman edenlere de Firavun’un karısını örnek veriyor. Hani O: "Rabbim! Katındaki Cennet'te benim için bir ev yap. Beni Firavun'dan ve onun (kötü) işinden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!" demişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَضَرَبَve anlattı
ٱللَّهُAllah
مَثَلًۭاmisal ile
لِّلَّذِينَhakkında
ءَامَنُوا۟inananlar
ٱمْرَأَتَkarısını
فِرْعَوْنَFir'avn'ın
إِذْhani
قَالَتْdemişti
رَبِّRabbim
ٱبْنِyap
لِىbana
عِندَكَkatında
بَيْتًۭاbir ev
فِىiçinde
ٱلْجَنَّةِcennetin
وَنَجِّنِىve beni kurtar
مِنFir'avndan
فِرْعَوْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَعَمَلِهِۦve onun (kötü) işinden
وَنَجِّنِىve beni kurtar
مِنَtopluluğundan
ٱلْقَوْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلظَّٰلِمِينَzalimler

Yüce Allah, Allah'a ve Allah'ın peygamberlerine iman edenlere ise Firavun’un karısını örnek vermiştir ki, inkâr edenler ile bağları olsa bile hak üzerinde istikamet üzere olmaya devam ettikleri sürece bu bağ onlara bir zarar vermez. Hani Firavun'un karısı şöyle demişti: "Rabbim, katındaki cennette benim için bir ev yap. Beni Firavun'un gücünden, aşırılığından ve onun kötü işlerinden koru ve beni zulmünde ve aşırılığında Firavun'a tabi olarak kendilerine zulmetmiş olan kimseler topluluğundan kurtar!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَمَرْيَمَ ٱبْنَتَ عِمْرَٰنَ ٱلَّتِىٓ أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَٰتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِۦ وَكَانَتْ مِنَ ٱلْقَٰنِتِينَ

İffetini koruyan İmran’ın kızı Meryem'i de... Ona ruhumuzdan üflemiştik. O da Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etmişti. O, itaatkârlardan biri idi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَرْيَمَve Meryem'i
ٱبْنَتَkızı
عِمْرَٰنَİmran'ın
ٱلَّتِىٓO
أَحْصَنَتْkorumuştu
فَرْجَهَاırzını
فَنَفَخْنَاbiz de üflemiştik
فِيهِona
مِنruhumuzdan
رُّوحِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَصَدَّقَتْve doğrulamıştı
بِكَلِمَٰتِkelimelerini
رَبِّهَاRabbinin
وَكُتُبِهِۦve Kitaplarını
وَكَانَتْve olmuştu
مِنَgönülden ita'at edenlerden
ٱلْقَٰنِتِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah, Allah'a ve Allah'ın peygamberlerine iman edenlere iffetini zinadan korumuş olan İmran'ın kızı Meryem'i de örnek gösterdi. Allah, Cebrail -aleyhisselam-a ona ruh üflemesini emretti. Allah'ın kudreti ile Meryem -aleyhisselam- babasız bir şekilde İsa'ya hamile kaldı. Meryem, Allah'ın hükümlerini ve peygamlerlerine indirmiş olduğu kitaplarını tasdik etti. O, emirlerini yerine getirip yasaklarından geri durarak Allah'a itaat edenlerden idi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Kur'an'ın 66. sûresi olan Tahrîm, 12 ayetlik Medine dönemi metnidir; sûre adı yasaklama anlamına gelir. Tahrîm ismi belirli bir kelimeden gelir; okuma yalnız o kelimenin geçtiği ayetlerle sınırlandırılmamalıdır. Peygamber'in aile hayatındaki bir olay üzerinden helâl olanı kendine yasaklamanın sınırlarını, sır saklamayı, samimi tövbeyi ve aile sorumluluğunu işler. Helâli yasaklama, aile içi sır, eşlere uyarı, nasuh tövbesi, Nûh-Lût eşleri ile Firavun'un eşi ve Meryem örnekleri. Tahrîm içindeki bu anlatılar kronolojik özetten çok, seçimlerin sonuçlarını gösteren örnekler gibi ilerler. Tahrîm içindeki bu kurgu, helâli yasaklama temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Peygamber ailesine dair rivayet ayrıntılarında kesin olmayan anlatıları çoğaltmak yerine Kur'an'ın açık ahlâkî mesajına bağlı kalmak gerekir. Tahrîm Sûresi'nin güncel değeri slogan üretmekte değil, kurduğu ölçüyü bugünkü kararlara dürüstçe uygulamaktadır. Bugüne bakan yönü ise aile içinde manipülasyon, sır ihlali ve bireysel sorumluluğu başkasının dindarlığına yükleme eğilimini sorgular. Bu çerçevede Tahrîm, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Helâli yasaklama
  • Aile içi güven
  • Nasuh tövbesi
  • Bireysel sorumluluk
  • Kadın örnekleri

Ne Zaman Okunur?

Bu sûre herhangi bir vakitle sınırlandırılmaz. Hatim sırasında baştan sona okunabileceği gibi helâli yasaklama veya bireysel sorumluluk konusu incelenirken ilgili ayetler tefsirle birlikte ele alınabilir. Kaynaksız sayı ve kesin fazilet iddiası eklenmemelidir.

Temaları birbiriyle ilişkilendirmek

Tahrîm için ilk okuma haritası helâli yasaklama, aile içi güven ve nasuh tövbesi başlıklarından kurulabilir. Tahrîm okumasında ilk tema değer zeminini, ikinci tema insan cevabını, üçüncü tema ise bu cevabın sonucunu görünür kılar. Tahrîm ayetleri arasında geçiş yapılırken her başlığın önceki bölümü nasıl tamamladığı not edilmelidir.

Slogandan önce bağlamı kontrol etmek

Tahrîm Sûresi'nden kısa bir cümle paylaşılacaksa önce bulunduğu pasaj okunmalıdır. Özellikle aile içi güven veya bireysel sorumluluk hakkında hüküm kurarken meal, tefsir ve tarihî bağlam birbirinden ayrılmamalıdır. Paylaşım dili kesin fetva izlenimi vermemelidir.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Tahrîm Kur'an'da kaçıncı sûredir?

Mushaf sıralamasında 66. sûredir, 12 ayetten oluşur ve yaygın sınıflandırmada Medine dönemi metnidir.

Sûre neden Tahrîm adıyla anılır?

Yasaklama anlamındaki isim, metindeki belirgin bir işaretten alınmıştır. Tahrîm örneğinde sûre adı içeriğin tamamını değil, hafızada kalan bir unsuru yansıtır.

Tahrîm Sûresi'nin merkezindeki üç tema nedir?

Helâli yasaklama, aile içi güven ve nasuh tövbesi ana omurgayı kurar. Diğer bölümler bu temaların ahlâkî ve tarihî sonuçlarını açar.

Tahrîm güncel hayata nasıl bağlanabilir?

Bireysel sorumluluk başlığı, bugünkü karar ve ilişkileri değerlendirmek için kullanılabilir. Ancak tarihî kişi ve olaylarla günümüz aktörleri birebir özdeşleştirilmemelidir.

Tahrîm okunurken hangi kaynak kullanılmalı?

Tahrîm için meal temel anlamı gösterir; ayrıntıda Kur'an Yolu tefsiri ve TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi kullanılabilir. Hukukî sonuçlarda uzman görüşü gerekir.

Tüm sorular →

İlgili İçerik

Kaynaklar