Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

77. Sûre · Mekke · 50 Ayet

المرسلات

MÜRSELÂT SÛRESİ

Gönderilenler

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًۭا

Yemin olsun, ardı ardına gönderilenlere.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْمُرْسَلَٰتِandolsun gönderilenlere
عُرْفًۭاbirbiri ardınca

Yüce Allah, at yelesi gibi ardı ardına gelen rüzgârlara yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًۭا

Şiddetle esip savuranlara.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱلْعَٰصِفَٰتِesip
عَصْفًۭاsavuranlara

Şiddetle esip savuran rüzgârlara yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًۭا

Yaydıkça yayanlara.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلنَّٰشِرَٰتِve yayanlara
نَشْرًۭاyaydıkça

Yağmurları yayan rüzgârlara yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًۭا

Ayırdıkça ayıranlara.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱلْفَٰرِقَٰتِve ayıranlara
فَرْقًۭاayırdıkça

Hak ve batılı birbirinden ayıranı indiren meleklere yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا

Zikri getirip, bırakanlara.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱلْمُلْقِيَٰتِve bırakanlara
ذِكْرًاöğüt

Vahyi getiren meleklere yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

عُذْرًا أَوْ نُذْرًا

Gerek özür için olsun, gerek uyarı için.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عُذْرًاözür
أَوْyahut
نُذْرًاuyarı

Allah’tan insanlara bir ikaz olarak veya Allah’ın azabına karşı insanları korkutmak için vahiyle inerler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌۭ

Şüphe yok ki, size vaadedilen mutlaka gerçekleşecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّمَاki mutlaka
تُوعَدُونَsize va'dedilen
لَوَٰقِعٌۭelbette olacaktır

Şüphesiz size vadedilen yeniden diriliş, hesap ve karşılıkların verilmesi kaçınılmaz olarak muhakkak gerçekleşecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ

Yıldızların ışığı söndüğü zaman.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِذَاzaman
ٱلنُّجُومُyıldızların
طُمِسَتْsilindiği

Yıldızların parıltısı silinip ışığı kaybolduğu zaman.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ

Gök yarıldığında.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
ٱلسَّمَآءُgök
فُرِجَتْyarıldığı

Gökyüzü, meleklerin inişi sebebiyle parçalandığı zaman.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ

Dağlar parçamparça olup savrulduğunda.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
ٱلْجِبَالُdağlar
نُسِفَتْufalanıp savrulduğu

Dağlar yerlerinden sökülüp toz tanelerine dönüşünceye kadar paramparça edildiği zaman.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ

Peygamberlere ümmetleri hakkında şahitlik vakitleri bildirildiği zaman.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
ٱلرُّسُلُelçilere
أُقِّتَتْvakit belirlendiği

Peygamberler belli bir vakit için toplandığı zaman.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ

Bu, hangi güne ertelenmiş?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِأَىِّhangisi için?
يَوْمٍgünün
أُجِّلَتْertelenmiştir

Çok büyük bir gün için, ümmetlerine karşı şahitlikleri ertelenmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ

Ayrım (hüküm) gününe (ertelenmiştir).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِيَوْمِgünü için
ٱلْفَصْلِhüküm

Kulların arasında ayrımın (hükmün) olacağı gün için (ertelenmiştir). Böylece haklı olan haksız olandan ve mutlu olan bedbaht olandan ayrılarak ortaya çıkacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ

Hüküm gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآnereden?
أَدْرَىٰكَbileceksin
مَاnedir
يَوْمُgünü
ٱلْفَصْلِhüküm

-Ey Peygamber!- Hüküm gününün ne olduğunu sana ne öğretti?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيْلٌۭvay haline
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

O gün; helak, azap ve hüsran peygamberlerinin Allah’ın katından getirdiklerini yalanlayan o inkârcıların üzerine olsun!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ

Biz, öncekileri helak etmedik mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْhelak etmedik mi?
نُهْلِكِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَوَّلِينَöncekileri

Biz, Allah'a karşı inkârcı oldukları ve resulleri yalanladıkları zaman geçmiş ümmetleri helak etmedik mi?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْءَاخِرِينَ

Sonra arkadan gelenleri de onların arkasına takacağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
نُتْبِعُهُمُonların ardına takarız
ٱلْءَاخِرِينَgeridekileri

Ardından, sonradan gelenleri de o inkârcılara katacağız ve onları helak ettiğimiz gibi onları da helak edeceğiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَٰلِكَböyle
نَفْعَلُyaparız
بِٱلْمُجْرِمِينَsuçlulara

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini yalanlayan mücrim kimseleri, o ümmetlerin helak edildiği gibi helak edeceğiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيْلٌۭvay haline
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

O gün; helak, azap ve hüsran Yüce Allah’ın günahkârları cezalandırma vaadini yalanlayanların üzerine olsun!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ

Sizi basit bir sudan yaratmadık mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْsizi yaratmadık mı?
نَخْلُقكُّمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنbir sudan
مَّآءٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّهِينٍۢâdi

Ey insanlar! Sizleri meni damlası olan değersiz azıcık bir sudan yaratmadık mı?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍ

Ve onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَجَعَلْنَٰهُonu koyduk
فِىbir karar yerine
قَرَارٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّكِينٍsağlam

Bu değersiz suyu korunaklı bir yer olan kadının rahmine yerleştirmedik mi?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

إِلَىٰ قَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ

Belli bir süreye kadar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَىٰkadar
قَدَرٍۢbir süreye
مَّعْلُومٍۢbelirli

Bilinen bir süre olan hamilelik dönemine kadar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ

Buna gücümüz yeter. Ne güzel güç yetirenleriz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَقَدَرْنَاve biçimlendirdik
فَنِعْمَne güzel
ٱلْقَٰدِرُونَbiçim vereniz biz

Biz; doğan çocuğun vasıflarını, boyunu, rengini ve bunlar dışındaki her şeyi takdir ettik. Biz bütün bunları ne güzel takdir ederiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün yalanlayanların vay haline!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيْلٌۭvay haline
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

O gün; helak, azap ve hüsran Allah’ın kudretini yalanlayanların üzerine olsun!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا

Biz, yeryüzünü bir toplanma yeri kılmadık mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْyapmadık mı?
نَجْعَلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَرْضَarz'ı
كِفَاتًاtoplanma yeri

Biz, yeryüzünü tüm insanları içine alacak bir şekilde yaratmadık mı?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

أَحْيَآءًۭ وَأَمْوَٰتًۭا

Diri olanları da, ölü olanları da.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَحْيَآءًۭdiriler (için)
وَأَمْوَٰتًۭاve ölüler (için)

Yeryüzü, üzerinde hayat süren insanları ve toprağa gömülen ölüleri kapsamaktadır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍۢ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءًۭ فُرَاتًۭا

Orada yüksek dağlar yaratıp size tatlı su içirmedik mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلْنَاve meydana getirmedik mi?
فِيهَاorada
رَوَٰسِىَdağlar
شَٰمِخَٰتٍۢyüksek yüksek
وَأَسْقَيْنَٰكُمve size içirmedik mi?
مَّآءًۭsu(lar)
فُرَاتًۭاtatlı

-Ey insanlar!- Yeryüzünün sarsılmasını önleyen yüksek sabit dağlar yarattık ve sizlere tatlı su verdik. Bunları yaratan sizleri tekrar diriltmekten aciz değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün yalanlayanların vay haline!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيْلٌۭvay haline
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

O gün; helak, azap ve hüsran Allah’ın onlara verdiği nimetleri yalanlayanların üzerine olsun!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Yalanlamış olduğunuza (azaba) doğru yürüyün bakalım!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱنطَلِقُوٓا۟haydi gidin
إِلَىٰşeye
مَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كُنتُمolduğunuz
بِهِۦonu
تُكَذِّبُونَyalanlamış

Peygamberlerinin getirmiş olduklarını yalanlayanlara şöyle denir: "-Ey yalanlayanlar!- Yalanlayıp durduğunuz azaba girin bakalım!''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّۢ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍۢ

Üç kollu (ateşin) gölgesine doğru yürüyün!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱنطَلِقُوٓا۟gidin
إِلَىٰbir gölgeye
ظِلٍّۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ذِىolan
ثَلَٰثِüç
شُعَبٍۢdalı

Üç kola ayrılmış ateşin dumanının gölgesine doğru yürüyün bakalım!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

لَّا ظَلِيلٍۢ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ

Ne gölgelendirir, ne alevden korur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاgölgelendirmez
ظَلِيلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَاve ne de
يُغْنِىkorumaz
مِنَalevden
ٱللَّهَبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Orada gölge soğuk değildir. O gölge, ateşin alevinin ve sıcaklığının size ulaşmasını engellemez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍۢ كَٱلْقَصْرِ

O, her biri saraylar gibi olan kıvılcımlar saçar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّهَاgerçekten o
تَرْمِىsaçar
بِشَرَرٍۢkıvılcım(lar)
كَٱلْقَصْرِkütük gibi

Ateş, kıvılcımlar savurur ve onun her bir kıvılcımının büyüklüğü sanki bir saray kadardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌۭ صُفْرٌۭ

Her biri sarı develer gibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَأَنَّهُۥsanki o
جِمَٰلَتٌۭbir halattır
صُفْرٌۭsapsarı

Savurduğu kıvılcımlar karanlık ve büyüklük olarak sanki kara develer gibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün yalanlayanların vay haline!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيْلٌۭvay haline
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

O gün helak, azap ve hüsran Allah’ın azabını yalanlayanların üzerine olsun!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ

Bu, onların konuşamayacakları bir gündür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاbu
يَوْمُgündür
لَاkonuşamayacakları
يَنطِقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kendilerine izin de verilmez ki özür bildirsinler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ

Onların özür dilemelerine dahi izin verilmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve
يُؤْذَنُizin verilmez
لَهُمْkendilerine
فَيَعْتَذِرُونَözür dilesinler

Onların küfürleri ve kötülüklerinden ötürü Rablerinden özür dilemelerine dahi izin verilmez ki, O'ndan özür dileyebilsinler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün yalanlayanların vay haline!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيْلٌۭvay haline
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

O gün; helak, azap ve hüsran o gün hakkındaki haberleri yalanlayanların üzerine olsun!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ

Bu, ayırma (hüküm) günüdür. Sizi ve evvelkileri bir araya toplarız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاişte bu
يَوْمُgünüdür
ٱلْفَصْلِhüküm;
جَمَعْنَٰكُمْsizi bir araya topladık
وَٱلْأَوَّلِينَve öncekileri

İşte bu, kulların arasının birbirinden ayrılacağı gündür. Sizleri ve geçmiş ümmetleri bir alanda toplarız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌۭ فَكِيدُونِ

Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana karşı tuzak kurun!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنeğer
كَانَvarsa
لَكُمْsizin
كَيْدٌۭbir hileniz
فَكِيدُونِhaydi bana hile yapın

Eğer Allah’ın azabından kurtulmak için kurnazca başvuracağınız bir hileniz varsa, durmayın hile yapın!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün, yalanlayanların vay haline!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيْلٌۭvay haline
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

O gün; helak, azap ve hüsran ayrım/hüküm gününü yalanlayanların üzerine olsun!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍۢ وَعُيُونٍۢ

Şüphesiz ki takva sahipleri, gölgelerde pınar başlarındadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلْمُتَّقِينَmuttakiler ise
فِىaltındadır
ظِلَٰلٍۢgölgeler
وَعُيُونٍۢve çeşme başındadırlar

Şüphesiz emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınmak suretiyle Rablerinden korkan kimseler cennet ağaçlarının yapraklarının geniş gölgeliklerinde ve akan tatlı su pınarlarında olacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ

Ve canlarının çekip-arzu ettiği meyveler (arasındadırlar).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَفَوَٰكِهَve meyvalar (içindedirler)
مِمَّاşeylerden
يَشْتَهُونَgönüllerinin çektiği

Ve de yemeyi arzuladıkları meyvelerin arasındadırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Yaptığınız ameller sebebi ile afiyetle yiyin, için.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كُلُوا۟yeyin
وَٱشْرَبُوا۟ve için
هَنِيٓـًٔۢاafiyetle
بِمَاkarşılık
كُنتُمْolduğunuza
تَعْمَلُونَyapıyor(sunuz)

Onlara şöyle denir: “Dünyada yapmış olduğunuz salih ameller sebebi ile, tertemiz yiyeceklerden yiyin ve içinde rahatsız edici bir şey bulunmayan içeceklerden afiyetle için.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاelbette biz
كَذَٰلِكَböyle
نَجْزِىmükafatlandırırız
ٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananları

Muhakkak biz, sizi ödüllendirdiğimiz bu mükâfatın aynısıyla, amellerinde ihsan sahibi olan kimseleri de ödüllendireceğiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün yalanlayanların vay haline!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيْلٌۭvay haline
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

O gün helak, azap ve hüsran; Allah’ın takva sahipleri için hazırladıklarını yalanlayanların üzerine olsun!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ

Yiyin ve biraz yararlanın; muhakkak ki siz günahkârlarsınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كُلُوا۟yiyin
وَتَمَتَّعُوا۟ve sefa sürün
قَلِيلًاazıcık
إِنَّكُمsiz
مُّجْرِمُونَsuçlularsınız

Yalanlayanlara da şöyle denir: “Sizler de yiyin ve az bir süre dünya hayatının lezzetlerinden faydalanın bakalım. Kuşkusuz siz, Allah’a karşı olan inkârınız ve resullerini yalanlamanız sebebiyle günahkâr kimselersiniz.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün, yalanlayanların vay haline!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيْلٌۭvay haline
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

O gün helak, azap ve hüsran; hesap günü kendilerine verilecek cezaları yalanlayanların üzerine olsun!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ

Onlara; “Rükû edin!” denildiği zaman rükû etmezlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
قِيلَdendiği
لَهُمُonlara
ٱرْكَعُوا۟rüku' edin
لَاrüku' etmezler
يَرْكَعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

O yalanlayanlara; "Allah için namaz kılınız!” denildiği zaman, O'nun için namaz kılmazlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün yalanlayanların vay haline!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيْلٌۭvay haline
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

O gün helak, azap ve hüsran; peygamberlerinin Allah’ın katından getirdiklerini yalanlayan o inkârcıların üzerine olsun!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ

Onlar bundan (Kur'an'dan) sonra artık hangi söze iman edecekler?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَبِأَىِّhangi?
حَدِيثٍۭsöze
بَعْدَهُۥbundan sonra
يُؤْمِنُونَinanacaklar

Onlar, Rablerinden indirilmiş olan bu Kur’an’a iman etmeyeceklerse, ondan başka hangi söze iman edecekler?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Mürselât adı gönderilenler anlamını taşır. 50 ayetten oluşan sûre, yaygın kabule göre Mekke döneminde inmiştir. Mürselât adlandırması yalnız bir sahneyi işaret eder; metnin bütünü daha geniş bir inanç ve sorumluluk örgüsü kurar. Peş peşe yeminler ve tekrar eden ‘o gün yalanlayanların vay hâline’ cümlesiyle kıyamet, yaratılış ve geçmiş toplumlar üzerinden güçlü bir uyarı ritmi kurar. Gönderilen rüzgârlar/melekler yorumları, yıldızların sönmesi, insanın yaratılışı, gölge ve ateş, takvâ sahipleri. Mürselât Sûresi’nin ritmi okuyucuyu pasif bırakmaz; geçmiş örnekleri bugünkü niyet ve davranışlarla karşılaştırmaya çağırır. Mürselât içindeki bu kurgu, yeminler temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Tekrarlanan tehdit dili, insanları manipüle etmek için değil, sürekli ertelenen ahlâkî yüzleşmeyi kırmak için kullanılır. Mürselât metnini bugüne taşımak, güncel olayı nüzul sebebi ilan etmek değil; davranış kalıplarını dikkatle karşılaştırmaktır. Bugüne bakan yönü ise uyarıya alışıp etkisizleşme, iklim ve adalet krizlerini sürekli erteleme davranışını sorgulatır. Bu çerçevede Mürselât, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Yeminler
  • Kıyamet
  • Tekrarlanan uyarı
  • Yaratılış
  • Takvâ

Ne Zaman Okunur?

Mürselât Sûresi namaz dışında her zaman okunabilir. Mürselât hakkında özel sonuç için belirli tekrar gerektiğine dair güvenilir delil yoksa böyle bir öneri yapılmamalıdır. Daha verimli yaklaşım, kıyamet temasını sûrenin bütünü içinde takip etmektir.

Sorularla derin okuma yapmak

Mürselât için üç soru yeterli bir başlangıç sağlar: Yeminler hangi gerçeği kuruyor? Tekrarlanan uyarı insanın hangi zaafını veya imkânını gösteriyor? Takvâ hangi sorumlulukla bitiyor? Cevaplar sûre içinden bulunmalı; dışarıdan eklenen hikâyeler ana metnin önüne geçirilmemelidir.

Ahlâkî ölçüyü önce kendine yöneltmek

Mürselât içindeki tekrarlanan uyarı uyarısı, başkalarını kolayca sınıflandırma aracı yapılmamalıdır. Okuyucu önce kendi alışkanlıklarını, dilini ve kararlarını bu ölçüyle karşılaştırmalıdır. Böylece metin tartışma kazanma aracından kişisel sorumluluk kaynağına dönüşür.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Mürselât Mekki mi Medeni mi?

Yaygın kabule göre Mekke sûresidir. Mürselât için bu bilgi muhatap ve konu ortamını anlamaya yardım eder; bütün ayetlerin tek tarihte indiği anlamına gelmez.

Mürselât kelimesinin Türkçe karşılığı nedir?

Kelime gönderilenler demektir. Adın seçilmesi, sûrenin o kelimeyle sınırlı olduğu anlamına gelmez.

Mürselât Sûresi'nde hangi beş başlık takip edilebilir?

Okuma planı yeminler, kıyamet, tekrarlanan uyarı, yaratılış, takvâ başlıkları üzerinden kurulabilir. Her başlık için ilgili ayet numaraları ayrıca not edilebilir.

Mürselât Sûresi tek oturumda mı okunmalı?

50 ayetlik yapı okuyucunun hızına göre tek veya birkaç oturumda okunabilir. Bölünüyorsa konu geçişleri dikkate alınmalı ve önceki bölüm kısa notla hatırlanmalıdır.

Mürselât hakkında popüler anlatılar nasıl kontrol edilir?

Mürselât hakkındaki anlatının önce ayette bulunup bulunmadığına, sonra sahih hadis veya güvenilir tefsir kaynağına bakılmalıdır. Kaynağı belirsiz sonuç ve fazilet cümleleri eklenmemelidir.

Tüm sorular →

Kaynaklar