Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

78. Sûre · Mekke · 40 Ayet

النبأ

NEBE SÛRESİ

Haber

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ

Birbirlerine neyi soruyorlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَمَّhangi şeyden?
يَتَسَآءَلُونَbirbirlerine soruyorlar

Yüce Allah kendilerine, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i gönderdikten sonra, bu müşrikler hâlâ hangi şey hakkında soru sorup duruyorlar?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ

O büyük haberi mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَنِhaberden (mi?)
ٱلنَّبَإِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْعَظِيمِbüyük

Onlar birbirine büyük bir haber hakkında soruyorlar. O da, yeniden diriliş haberini barındıran peygamberlerine indirilmiş olan bu Kur'an’dır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ

Ki onlar, onda ihtilafa düşmüşlerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِىki
هُمْonlar
فِيهِonda
مُخْتَلِفُونَayrılığa düşmektedirler

Onlar bu Kur’an’ı; sihir, şiir, kehanet veya eskilerin hikâyeleri olarak nitelendirirken kendi aralarında ihtilaf etmektedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

كَلَّا سَيَعْلَمُونَ

Hayır! Onlar yakında öğrenecekler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَلَّاhayır
سَيَعْلَمُونَyakında bilecekler

Bu durum hiç de onların iddia ettiği gibi değildir. Kur'an'ı yalanlayan o kimseler, yakında yalanlamalarının kötü akıbetini öğrenecekler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ

Sonra tekrar hayır! Yakında öğrenecekler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
كَلَّاhayır
سَيَعْلَمُونَyakında bilecekler

Sonra bu, onlar için kesin olacak.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًۭا

Yeri bir döşek kılmadık mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْyapmadık mı?
نَجْعَلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَرْضَarzı
مِهَٰدًۭاbir beşik

Yeryüzünü onlar için yayılmış, üzerinde karar kılmalarına elverişli bir hale dönüştürmedik mi?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًۭا

Dağları da birer kazık kılmadık mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْجِبَالَve dağları
أَوْتَادًۭاbirer kazık

Ve yeryüzünde dağları, onun sarsılmasını engelleyen kazıklar kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًۭا

Sizleri (erkekli dişili) eşler halinde yarattık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَخَلَقْنَٰكُمْve sizi yarattık
أَزْوَٰجًۭاçift çift

-Ey insanlar!- Bazılarınızı erkek, bazılarınızı da dişi olarak sınıf sınıf yarattık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًۭا

Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلْنَاve yaptık
نَوْمَكُمْuykunuzu
سُبَاتًۭاdinlenme

Uykunuzu da, işlerinizden dinlenmeniz için bir istirahat sebebi kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًۭا

Geceyi örtü bir kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلْنَاve yaptık
ٱلَّيْلَgeceyi
لِبَاسًۭاbir giysi

Avretlerinizi örttüğünüz elbiseler gibi geceyi de karanlığıyla örten bir örtü kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًۭا

Gündüzü de geçim zamanı kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلْنَاve yaptık
ٱلنَّهَارَgündüzü
مَعَاشًۭاgeçim zamanı

Ve gündüzü de bir kazanç ve rızık arama sahası kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًۭا شِدَادًۭا

Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَبَنَيْنَاve bina ettik
فَوْقَكُمْüstünüzde
سَبْعًۭاyedi (gök)
شِدَادًۭاsağlam

Üzerinize de dayanıklı ve sağlamlaştırılmış yapılı yedi kat gök bina ettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا

Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلْنَاve yarattık
سِرَاجًۭاbir lamba
وَهَّاجًۭاparıl parıl parlayan

Ve Güneşi de, güçlü alevli ve aydınlatan bir lamba yaptık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا

Ve yağmur yüklü bulutlardan şarıl şarıl akan bir su indirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنزَلْنَاve indirdik
مِنَsıkışan(bulut)lardan
ٱلْمُعْصِرَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۭsu
ثَجَّاجًۭاşarıl şarıl

Ve yağmur yağdırmasının vakti gelmiş bulutlardan bolca dökülen su indirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّۭا وَنَبَاتًۭا

Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِّنُخْرِجَçıkaralım diye
بِهِۦonunla
حَبًّۭاdane(ler)
وَنَبَاتًۭاve bitki(ler)

Onunla çeşitli tohumlar ve çeşitli bitkiler çıkaralım diye.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا

Ve birbirine girmiş sarmaş dolaş bahçeler yetiştirelim diye.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَنَّٰتٍve bahçeler
أَلْفَافًاbirbirine sarmaş dolaş

Ve ağaç dallarının birbirine girip, dolaşmış bahçeler yetiştirelim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًۭا

Şüphe yok ki hüküm verip, ayırt etme günü belirlenmiş bir vakittir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmuhakkak ki
يَوْمَgünü
ٱلْفَصْلِhüküm
كَانَbelirlenmiş bir vakittir
مِيقَٰتًۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şüphesiz mahlukatın arasında hüküm verilip, ayırt etme günü, hiç kimsenin geç kalmayacağı sabit bir buluşma vaktidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا

Sur’a üflendiği gün bölük bölük geleceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَo gün
يُنفَخُüflenir
فِىSur'a
ٱلصُّورِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَتَأْتُونَgelirsiniz
أَفْوَاجًۭاbölük bölük

-Ey insanlar!- O gün melek, ikinci defa boynuza üfleyecek ve siz bölük bölük geleceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًۭا

Ve gökyüzü açılarak orada pek çok kapılar oluşur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَفُتِحَتِve açılmıştır
ٱلسَّمَآءُgök
فَكَانَتْve olmuştur
أَبْوَٰبًۭاkapı kapı

Ve gökyüzü açılır ve içinde açık kapılar gibi gedik ve yarıklar oluşur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا

Dağlar yürütülüp bir seraba dönüşür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَسُيِّرَتِve yürütülmüştür
ٱلْجِبَالُdağlar
فَكَانَتْolmuştur
سَرَابًاbir serab

Dağlar, saçılmış toz toprağa dönüşünceye kadar yürütülür ve tıpkı bir serap gibi olur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًۭا

Şüphesiz Cehennem de bir gözetleme yeridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
جَهَنَّمَcehennem
كَانَتْolmuştur
مِرْصَادًۭاgözetleme yeri

Şüphesiz cehennem de pusuda bekleyen bir gözcüdür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًۭا

Azgınların varacağı sığınaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِّلطَّٰغِينَazgınların
مَـَٔابًۭاvaracağı yerdir

Zalimlerin kendisine dönecekleri dönüş yeridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًۭا

Orada çağlar boyu kalacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّٰبِثِينَkalacaklardır
فِيهَآorada
أَحْقَابًۭاçağlar boyu

Orada sonu olmayan çağlar ve asırlar boyunca kalacaklar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا

Orada ne bir serinlik, ne de bir içecek tadacaklar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاtadmazlar
يَذُوقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِيهَاorada
بَرْدًۭاbir serinlik
وَلَاve ne de
شَرَابًاiçilecek bir şey

Orada, onlardan ateşin sıcaklığını giderecek ne soğuk bir hava, ne de tat alınan bir içecek tadacaklar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

إِلَّا حَمِيمًۭا وَغَسَّاقًۭا

Yalnızca kaynar su ve irinden içecekler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاyalnız (içerler)
حَمِيمًۭاkaynar su
وَغَسَّاقًۭاve irin

Çok sıcak su ve cehennem halkından akan irinler dışında bir şey tatmayacaklar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

جَزَآءًۭ وِفَاقًا

(Dünyada yaptıklarına karşılık) Uygun bir ceza olarak.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
جَزَآءًۭbir ceza olarak
وِفَاقًاuygun

İçinde bulundukları küfür ve sapıklığa çok uygun bir ceza.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا

Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّهُمْçünkü onlar
كَانُوا۟idiler
لَاummuyor(lar)
يَرْجُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حِسَابًۭاbir hesap

Onlar dünyadayken, ahirette Allah’ın onları hesaba çekeceğinden korkmuyorlardı. Çünkü onlar yeniden dirilişe inanmıyorlardı. Eğer yeniden dirilişten korksalardı, elbette Allah’a iman eder ve salih ameller işlerlerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًۭا

Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَذَّبُوا۟ve yalanlamışlardı
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizi
كِذَّابًۭاtekzib ile

Gönderdiğimiz elçiye inen ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ كِتَٰبًۭا

Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) tamamiyle sayıp tespit ettik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكُلَّve her
شَىْءٍşeyi
أَحْصَيْنَٰهُsaymıştık
كِتَٰبًۭاyazmıştık

Yaptıkları her şeyi kayıt ettik ve saydık. O onların amel kitaplarında yazılıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا

Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَذُوقُوا۟şimdi tadın
فَلَنartık asla
نَّزِيدَكُمْsize artırmayacağız
إِلَّاbaşka bir şey
عَذَابًاazabdan

-Ey azgınlar!- Bu elem verici ebedî azabı tadın bakalım! Sizlere, azabınız üzerine eklenen azaptan başka bir şey artırılmayacak.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا

Şüphesiz takva sahipleri için bir kurtuluş vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
لِلْمُتَّقِينَmuttakiler için vardır
مَفَازًاbaşarı ödülü

Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar için istedikleri kazancı elde ettikleri kazanma yeri vardır. İşte orası cennettir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

حَدَآئِقَ وَأَعْنَٰبًۭا

Bahçeler ve üzümler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
حَدَآئِقَbahçeler
وَأَعْنَٰبًۭاve bağlar

Bahçeler ve üzüm bağları vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًۭا

Göğüsleri olgun yaşıt kızlar vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَوَاعِبَve göğüsleri tomurcuklanmış
أَتْرَابًۭاyaşıt kızlar

Göğüsleri belirgin aynı yaşta kadınlar vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

وَكَأْسًۭا دِهَاقًۭا

Dolu dolu kadehler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَأْسًۭاve kadeh(ler)
دِهَاقًۭاdolu

Ve içki dolu kadehler vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا

Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاişitmezler
يَسْمَعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِيهَاorada
لَغْوًۭاboş söz
وَلَاve ne de
كِذَّٰبًۭاyalan

Cennette batıl ve yalan bir söz işitmez ve birbirlerine yalan söylemezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا

Rabbinden bir karşılık olmak üzere yeterli bir bağıştır bu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
جَزَآءًۭbir karşılık
مِّنRabbinden
رَّبِّكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَطَآءًbir bağış olarak
حِسَابًۭاyeterli

Bunların hepsi Allah’ın size bağışladığı, yeterli olan ihsan ve hediyesidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا

Bunlar; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahman olan Rabbindendir. Ona hitap etmeye güç yetiremezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَّبِّRabbi
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
وَمَاve bulunanların
بَيْنَهُمَاikisi arasında
ٱلرَّحْمَٰنِçok merhametli
لَاgüçleri yetmez
يَمْلِكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْهُO'nun huzurunda
خِطَابًۭاkonuşmaya

Göklerin, yeryüzünün ve ikisinin arasında bulunan her şeyin Rabbi olan dünya ve ahiret hayatının Rahman'ı Yüce Allah'ın izni olmadan yeryüzünde ve gökyüzünde bulunanların hiçbiri O'ndan bir şey isteme hakkına sahip değildirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا

Ruh'un ve meleklerin sıra sıra duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşamazlar. Onlar da doğruyu söylerler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَo gün
يَقُومُdururlar
ٱلرُّوحُRuh
وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve melekler
صَفًّۭاsıra sıra
لَّاkonuşamaz
يَتَكَلَّمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاdışındakiler
مَنْkimseler
أَذِنَizin verdiği
لَهُkendisine
ٱلرَّحْمَٰنُRahman'ın
وَقَالَve o da söyler
صَوَابًۭاdoğruyu

Cebrail ve meleklerin saf olmuş bir halde kıyama durduğu gün, Rahman olan Allah’ın şefaat etmesine izin verdiği kimseler dışında hiç kimse şefaat etmek için konuşamaz ve ancak kelime-i tevhit gibi dosdoğru olan söz söylerler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا

İşte bu o hak gündür. O halde dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَişte bu
ٱلْيَوْمُgünüdür
ٱلْحَقُّhak
فَمَنartık kimse
شَآءَdileyen
ٱتَّخَذَtutar
إِلَىٰvaran
رَبِّهِۦRabbine
مَـَٔابًاbir yol

Size tarif edilen o gün, vuku bulacağı hususunda hiçbir şüphe olmayan bir gündür. Kim bu günde Allah’ın azabından kurtulmayı diliyorsa, Rabbini razı eden salih amellerden buna götüren bir yol edinsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا

Biz, sizi çok yakın bir azapla uyardık. Herkes o gün, kendi elleriyle ne yaptığına bir bakar ve kâfir olanlar da: "Keşke toprak olsaydım!" der.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّآelbette biz
أَنذَرْنَٰكُمْsiz uyardık
عَذَابًۭاbir azab ile
قَرِيبًۭاyakın
يَوْمَo gün
يَنظُرُbakar
ٱلْمَرْءُkişi
مَاişlere
قَدَّمَتْöne sürdüğü
يَدَاهُellerinin
وَيَقُولُve der
ٱلْكَافِرُkafir
يَٰلَيْتَنِىey keşke
كُنتُben olsaydım
تُرَٰبًۢاtoprak

Ey insanlar! Biz sizi çok yakında olacak bir azaba karşı uyardık. O gün herkes, dünyada yapmış olduğu amellerine bakacak ve kâfirler azaptan kurtulmayı temenni ederek şöyle diyecekler: "Kıyamet günü hayvanlara "Artık toprak olun!" denildiği zaman keşke ben de hayvanlar gibi toprağa dönüşseydim.”

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Nebe Sûresi, insanların hakkında tartıştığı "büyük haber" ile başlar; bu ifade kıyamet ve ölümden sonra diriliş gerçeğine işaret eder. Sûre önce yeryüzünün döşek, dağların kazık gibi yaratılması, insanın çiftler hâlinde var edilmesi, uykunun dinlenme, gecenin örtü ve gündüzün çalışma zamanı kılınması gibi günlük tecrübeleri sıralar. Yedi sağlam gök, ışık saçan güneş ve yağmurla canlanan bahçeler, yeniden dirilişin mümkünlüğüne delil olarak sunulur. Ardından hüküm günü, sûra üfürülmesi, dağların yürütülmesi ve cehennemin gözetleme yeri oluşu anlatılır. Buna karşılık sorumluluk bilinci taşıyanlar için bahçeler, üzüm bağları ve huzur tasvir edilir. Son bölümde meleklerin saf saf durduğu, yalnız izin verilenlerin konuşabileceği ve insanın önceden yaptıklarına bakacağı gün hatırlatılır. Sûre, kıyameti yalnız korkutucu bir sahne olarak değil; düzenli yaratılışın, ahlâkî sorumluluğun ve adalet beklentisinin kaçınılmaz sonucu olarak açıklar. Sûrenin başlangıcındaki tabiat düzeni ile sonundaki hesap günü aynı delil zincirinin parçalarıdır. Gece, uyku, yağmur ve bitki günlük hayatı sürdüren nimetlerken aynı zamanda düzenli yaratılışı gösterir. Bu düzeni kuran kudretin insanı yeniden yaratması, sûrenin mantığında tutarlı ve mümkündür. Nebe Sûresi Kur'an'ın 30. cüzünün ilk sûresidir; bu sebeple 30. cüz halk arasında "Amme cüzü" olarak da anılır.

Ana Temalar

  • Büyük haber ve diriliş
  • Yaratılıştaki günlük deliller
  • Hüküm günü
  • Cehennem ve sorumluluk
  • Takvâ sahipleri için ödül

Ne Zaman Okunur?

Nebe Sûresi'nin belirli bir gün veya sayıyla sınırlandırılmış okuma hükmü yoktur. Kısa ve güçlü ayet yapısı nedeniyle namazlarda, ezber çalışmalarında ve 30. cüz okumalarında sıkça tercih edilir. Ahiret ayetleri, korku diliyle tek başına değil; yaratılış delilleri ve adalet bağlamıyla birlikte okunmalıdır. Ezber yapılırken yalnız ses değil, ayetlerdeki yaratılış ve hesap bağlantısı da öğrenilmelidir.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Nebe ne demektir?

"Nebe", önemli ve büyük haber anlamına gelir. Sûrenin ilk ayetlerinde insanların tartıştığı "büyük haber"den söz edilir; tefsirlerde bunun kıyamet ve ölümden sonra diriliş olduğu açıklanır.

Nebe Sûresi ne anlatır?

Yaratılıştaki düzen, gece-gündüz, yağmur ve bitkiler, kıyamet, hesap, cehennem ve takvâ sahiplerine hazırlanan nimetler sûrenin temel konularıdır. Görülen dünya, dirilişin delili olarak sunulur.

Nebe Sûresi hangi cüzdedir?

Nebe Sûresi Kur'an'ın 30. cüzünün ilk sûresidir. Bu sebeple 30. cüz halk arasında "Amme cüzü" olarak da anılır; adlandırma sûrenin ilk kelimelerinden gelir.

Tüm sorular →

Kaynaklar