78. Sûre · Mekke · 40 Ayet
النبأ
NEBE SÛRESİ
Haber
Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ
Birbirlerine neyi soruyorlar?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yüce Allah kendilerine, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i gönderdikten sonra, bu müşrikler hâlâ hangi şey hakkında soru sorup duruyorlar?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ
O büyük haberi mi?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar birbirine büyük bir haber hakkında soruyorlar. O da, yeniden diriliş haberini barındıran peygamberlerine indirilmiş olan bu Kur'an’dır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ
Ki onlar, onda ihtilafa düşmüşlerdir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar bu Kur’an’ı; sihir, şiir, kehanet veya eskilerin hikâyeleri olarak nitelendirirken kendi aralarında ihtilaf etmektedirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Hayır! Onlar yakında öğrenecekler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bu durum hiç de onların iddia ettiği gibi değildir. Kur'an'ı yalanlayan o kimseler, yakında yalanlamalarının kötü akıbetini öğrenecekler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Sonra tekrar hayır! Yakında öğrenecekler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sonra bu, onlar için kesin olacak.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًۭا
Yeri bir döşek kılmadık mı?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yeryüzünü onlar için yayılmış, üzerinde karar kılmalarına elverişli bir hale dönüştürmedik mi?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًۭا
Dağları da birer kazık kılmadık mı?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ve yeryüzünde dağları, onun sarsılmasını engelleyen kazıklar kıldık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًۭا
Sizleri (erkekli dişili) eşler halinde yarattık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey insanlar!- Bazılarınızı erkek, bazılarınızı da dişi olarak sınıf sınıf yarattık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًۭا
Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Uykunuzu da, işlerinizden dinlenmeniz için bir istirahat sebebi kıldık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًۭا
Geceyi örtü bir kıldık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Avretlerinizi örttüğünüz elbiseler gibi geceyi de karanlığıyla örten bir örtü kıldık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًۭا
Gündüzü de geçim zamanı kıldık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ve gündüzü de bir kazanç ve rızık arama sahası kıldık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًۭا شِدَادًۭا
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Üzerinize de dayanıklı ve sağlamlaştırılmış yapılı yedi kat gök bina ettik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ve Güneşi de, güçlü alevli ve aydınlatan bir lamba yaptık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا
Ve yağmur yüklü bulutlardan şarıl şarıl akan bir su indirdik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ve yağmur yağdırmasının vakti gelmiş bulutlardan bolca dökülen su indirdik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّۭا وَنَبَاتًۭا
Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onunla çeşitli tohumlar ve çeşitli bitkiler çıkaralım diye.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا
Ve birbirine girmiş sarmaş dolaş bahçeler yetiştirelim diye.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ve ağaç dallarının birbirine girip, dolaşmış bahçeler yetiştirelim.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًۭا
Şüphe yok ki hüküm verip, ayırt etme günü belirlenmiş bir vakittir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz mahlukatın arasında hüküm verilip, ayırt etme günü, hiç kimsenin geç kalmayacağı sabit bir buluşma vaktidir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا
Sur’a üflendiği gün bölük bölük geleceksiniz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey insanlar!- O gün melek, ikinci defa boynuza üfleyecek ve siz bölük bölük geleceksiniz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًۭا
Ve gökyüzü açılarak orada pek çok kapılar oluşur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ve gökyüzü açılır ve içinde açık kapılar gibi gedik ve yarıklar oluşur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا
Dağlar yürütülüp bir seraba dönüşür.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Dağlar, saçılmış toz toprağa dönüşünceye kadar yürütülür ve tıpkı bir serap gibi olur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًۭا
Şüphesiz Cehennem de bir gözetleme yeridir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz cehennem de pusuda bekleyen bir gözcüdür.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًۭا
Azgınların varacağı sığınaktır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Zalimlerin kendisine dönecekleri dönüş yeridir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًۭا
Orada çağlar boyu kalacaklardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Orada sonu olmayan çağlar ve asırlar boyunca kalacaklar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا
Orada ne bir serinlik, ne de bir içecek tadacaklar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Orada, onlardan ateşin sıcaklığını giderecek ne soğuk bir hava, ne de tat alınan bir içecek tadacaklar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِلَّا حَمِيمًۭا وَغَسَّاقًۭا
Yalnızca kaynar su ve irinden içecekler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Çok sıcak su ve cehennem halkından akan irinler dışında bir şey tatmayacaklar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
جَزَآءًۭ وِفَاقًا
(Dünyada yaptıklarına karşılık) Uygun bir ceza olarak.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İçinde bulundukları küfür ve sapıklığa çok uygun bir ceza.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar dünyadayken, ahirette Allah’ın onları hesaba çekeceğinden korkmuyorlardı. Çünkü onlar yeniden dirilişe inanmıyorlardı. Eğer yeniden dirilişten korksalardı, elbette Allah’a iman eder ve salih ameller işlerlerdi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًۭا
Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Gönderdiğimiz elçiye inen ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ كِتَٰبًۭا
Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) tamamiyle sayıp tespit ettik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yaptıkları her şeyi kayıt ettik ve saydık. O onların amel kitaplarında yazılıdır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا
Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey azgınlar!- Bu elem verici ebedî azabı tadın bakalım! Sizlere, azabınız üzerine eklenen azaptan başka bir şey artırılmayacak.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا
Şüphesiz takva sahipleri için bir kurtuluş vardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar için istedikleri kazancı elde ettikleri kazanma yeri vardır. İşte orası cennettir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
حَدَآئِقَ وَأَعْنَٰبًۭا
Bahçeler ve üzümler vardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bahçeler ve üzüm bağları vardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًۭا
Göğüsleri olgun yaşıt kızlar vardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Göğüsleri belirgin aynı yaşta kadınlar vardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَكَأْسًۭا دِهَاقًۭا
Dolu dolu kadehler vardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ve içki dolu kadehler vardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا
Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Cennette batıl ve yalan bir söz işitmez ve birbirlerine yalan söylemezler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا
Rabbinden bir karşılık olmak üzere yeterli bir bağıştır bu.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bunların hepsi Allah’ın size bağışladığı, yeterli olan ihsan ve hediyesidir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا
Bunlar; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahman olan Rabbindendir. Ona hitap etmeye güç yetiremezler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Göklerin, yeryüzünün ve ikisinin arasında bulunan her şeyin Rabbi olan dünya ve ahiret hayatının Rahman'ı Yüce Allah'ın izni olmadan yeryüzünde ve gökyüzünde bulunanların hiçbiri O'ndan bir şey isteme hakkına sahip değildirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا
Ruh'un ve meleklerin sıra sıra duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşamazlar. Onlar da doğruyu söylerler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Cebrail ve meleklerin saf olmuş bir halde kıyama durduğu gün, Rahman olan Allah’ın şefaat etmesine izin verdiği kimseler dışında hiç kimse şefaat etmek için konuşamaz ve ancak kelime-i tevhit gibi dosdoğru olan söz söylerler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا
İşte bu o hak gündür. O halde dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Size tarif edilen o gün, vuku bulacağı hususunda hiçbir şüphe olmayan bir gündür. Kim bu günde Allah’ın azabından kurtulmayı diliyorsa, Rabbini razı eden salih amellerden buna götüren bir yol edinsin.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا
Biz, sizi çok yakın bir azapla uyardık. Herkes o gün, kendi elleriyle ne yaptığına bir bakar ve kâfir olanlar da: "Keşke toprak olsaydım!" der.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ey insanlar! Biz sizi çok yakında olacak bir azaba karşı uyardık. O gün herkes, dünyada yapmış olduğu amellerine bakacak ve kâfirler azaptan kurtulmayı temenni ederek şöyle diyecekler: "Kıyamet günü hayvanlara "Artık toprak olun!" denildiği zaman keşke ben de hayvanlar gibi toprağa dönüşseydim.”
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
Sûre Hakkında
Nebe Sûresi, insanların hakkında tartıştığı "büyük haber" ile başlar; bu ifade kıyamet ve ölümden sonra diriliş gerçeğine işaret eder. Sûre önce yeryüzünün döşek, dağların kazık gibi yaratılması, insanın çiftler hâlinde var edilmesi, uykunun dinlenme, gecenin örtü ve gündüzün çalışma zamanı kılınması gibi günlük tecrübeleri sıralar. Yedi sağlam gök, ışık saçan güneş ve yağmurla canlanan bahçeler, yeniden dirilişin mümkünlüğüne delil olarak sunulur. Ardından hüküm günü, sûra üfürülmesi, dağların yürütülmesi ve cehennemin gözetleme yeri oluşu anlatılır. Buna karşılık sorumluluk bilinci taşıyanlar için bahçeler, üzüm bağları ve huzur tasvir edilir. Son bölümde meleklerin saf saf durduğu, yalnız izin verilenlerin konuşabileceği ve insanın önceden yaptıklarına bakacağı gün hatırlatılır. Sûre, kıyameti yalnız korkutucu bir sahne olarak değil; düzenli yaratılışın, ahlâkî sorumluluğun ve adalet beklentisinin kaçınılmaz sonucu olarak açıklar. Sûrenin başlangıcındaki tabiat düzeni ile sonundaki hesap günü aynı delil zincirinin parçalarıdır. Gece, uyku, yağmur ve bitki günlük hayatı sürdüren nimetlerken aynı zamanda düzenli yaratılışı gösterir. Bu düzeni kuran kudretin insanı yeniden yaratması, sûrenin mantığında tutarlı ve mümkündür. Nebe Sûresi Kur'an'ın 30. cüzünün ilk sûresidir; bu sebeple 30. cüz halk arasında "Amme cüzü" olarak da anılır.
Ana Temalar
- Büyük haber ve diriliş
- Yaratılıştaki günlük deliller
- Hüküm günü
- Cehennem ve sorumluluk
- Takvâ sahipleri için ödül
Ne Zaman Okunur?
Nebe Sûresi'nin belirli bir gün veya sayıyla sınırlandırılmış okuma hükmü yoktur. Kısa ve güçlü ayet yapısı nedeniyle namazlarda, ezber çalışmalarında ve 30. cüz okumalarında sıkça tercih edilir. Ahiret ayetleri, korku diliyle tek başına değil; yaratılış delilleri ve adalet bağlamıyla birlikte okunmalıdır. Ezber yapılırken yalnız ses değil, ayetlerdeki yaratılış ve hesap bağlantısı da öğrenilmelidir.
Hızlı Bağlantılar
Sık Sorulan Sorular
Nebe ne demektir?
"Nebe", önemli ve büyük haber anlamına gelir. Sûrenin ilk ayetlerinde insanların tartıştığı "büyük haber"den söz edilir; tefsirlerde bunun kıyamet ve ölümden sonra diriliş olduğu açıklanır.
Nebe Sûresi ne anlatır?
Yaratılıştaki düzen, gece-gündüz, yağmur ve bitkiler, kıyamet, hesap, cehennem ve takvâ sahiplerine hazırlanan nimetler sûrenin temel konularıdır. Görülen dünya, dirilişin delili olarak sunulur.
Nebe Sûresi hangi cüzdedir?
Nebe Sûresi Kur'an'ın 30. cüzünün ilk sûresidir. Bu sebeple 30. cüz halk arasında "Amme cüzü" olarak da anılır; adlandırma sûrenin ilk kelimelerinden gelir.