52. Sûre · Mekke · 49 Ayet
الطور
TÛR SÛRESİ
Dağ
Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
وَٱلطُّورِ
Tûr’a yemin olsun.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yüce Allah, Musa -aleyhisselam- ile konuştuğu yer olan, Tur dağı adına yemin etmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَكِتَٰبٍۢ مَّسْطُورٍۢ
Ve yazılmış kitaba.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ve yazılmış kitaba (Ku'an-ı Kerim'e) yemin etmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فِى رَقٍّۢ مَّنشُورٍۢ
Yayılmış sahifeler içindeki.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Önceden indirilmiş kitaplarda olduğu gibi yayılmış sahifeler içinde.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلْبَيْتِ ٱلْمَعْمُورِ
Beyt-i Ma'mur'a.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yüce Allah, meleklerin gökyüzünde Allah'a ibadet ederek imar ettikleri eve yemin etmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلسَّقْفِ ٱلْمَرْفُوعِ
Yükseltilmiş tavana (göğe).
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yerin tavanı olan yükseltilmiş göğe yemin etmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلْبَحْرِ ٱلْمَسْجُورِ
Taşkın denize.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yüce Allah, su ile dolu denize yemin etmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَٰقِعٌۭ
Rabbinin azabı elbette vuku bulacaktır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Rabbinin azabı kâfirler üzerine mutlaka vuku bulacaktır, bunda hiç şüphe yoktur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
مَّا لَهُۥ مِن دَافِعٍۢ
Onu önleyebilecek yoktur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlardan bunu defedecek ve gerçekleşmesine mani olacak hiçbir şey yoktur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَوْمَ تَمُورُ ٱلسَّمَآءُ مَوْرًۭا
O gün gök şiddetle sallanıp çalkalanır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O gün gök hareket eder, kıyametin gelişini çalkalanarak haber verir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَتَسِيرُ ٱلْجِبَالُ سَيْرًۭا
Dağlar yürüdükçe yürür.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Dağlar yerlerinden hareket edip yürür.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَوَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlayanların vay haline!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yalanlayanların hüsrana ve helaka uğrayacak olmalarından dolayı vay onların hallerine! Zira Yüce Allah o günde kâfirleri azabı ile tehdit etmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱلَّذِينَ هُمْ فِى خَوْضٍۢ يَلْعَبُونَ
Ki onlar, daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır. Onlar yeniden dirilecek olmalarını önemseyip, umursamazlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَوْمَ يُدَعُّونَ إِلَىٰ نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّا
O gün itile kakıla Cehennem ateşine atılacaklardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O gün zor kullanarak itile kakıla cehennem ateşine atılacaklardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
هَٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِى كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ
İşte bu sizin yalan saydığınız ateştir (denilir).
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Azarlamak için onlara şöyle denilir: "Resulleriniz sizi kendisi ile korkuttuğu halde işte bu yalanlayıp durduğunuz ateşin ta kendisidir."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَفَسِحْرٌ هَٰذَآ أَمْ أَنتُمْ لَا تُبْصِرُونَ
Bu da mı sihir? Yoksa siz mi görmüyorsunuz?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Gözlerinizle apaçık gördüğünüz azap da mı sihirdir? Yoksa siz onu görmüyor musunuz?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱصْلَوْهَا فَٱصْبِرُوٓا۟ أَوْ لَا تَصْبِرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْكُمْ ۖ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Girin oraya! Sabretseniz de sabretmeseniz de artık sizin için birdir. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığına çarptırılacaksınız.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bu ateşin sıcaklığını ve acısını tadın. Onun sıcaklığına ister sabredin ister sabretmeyin; sizin için birdir. Bugün sabretseniz de sabretmeseniz de dünyada işlemiş olduğunuz küfür ve günahların karşılığına çarptırılacaksınız.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍۢ وَنَعِيمٍۢ
Muttakiler hiç şüphe yok ki, Cennetler ve nimetler içindedirler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar cennetler ve kesintiye uğramayacak büyük nimetler içindedirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَٰكِهِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ
Rablerinin kendilerine verdikleri ile sefa sürerler. Rableri, onları çılgın alevin azabından korumuştur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yüce Allah'ın kendilerine vermiş olduğu yiyecek, içecek ve evlilikten alacakları lezzetlerin sefasını sürerler. Rableri -Subhanehu ve Teâlâ- onları alevli ateşin azabından korur. Talep ettikleri lezzetli şeyleri elde ederek ve sıkıntı verecek şeylerden de korunarak kazançlı çıkarlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
"Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için!"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlara şöyle denilir: "Canınızın çektiği şeylerden afiyetle yiyip için. Dünyada yapmış olduğunuz güzel amellerinizin karşılığı olarak, yiyip içtiğiniz şeylerin bir eziyet ve zarar vermesinden korkmayın."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍۢ مَّصْفُوفَةٍۢ ۖ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍۢ
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanmışlardır ve onları iri gözlü beyaz tenli huriler ile evlendiririz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Karşılıklı sıra sıra dizilmiş süslenmiş koltuklara oturmuşlardır. Ve onları iri gözlü beyaz tenli kadınlarla (huriler) onları evlendiririz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍۢ ۚ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌۭ
İman edip, soyları iman ile kendilerine uyanların biz evlatlarını da kendilerine katarız. Amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz. Her kişi kendi kazandıkları karşılığında bir rehinedir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İman edenleri ve iman etmede onlara tabi olan evlatlarını onlarla bir araya getirdik ki gönülleri rahatlasın. Velev ki amelleri bu dereceye ulaşmasa bile, onların amellerinin sevaplarından da bir şey eksiltmedik. Her insan, kendi yapıp kazanmakta olduğu kötü amele karşılık rehindir, hiçbir kimse onun amelinden bir şeyi yüklenemez.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَمْدَدْنَٰهُم بِفَٰكِهَةٍۢ وَلَحْمٍۢ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Cennet ehline canlarının çektiği çeşit çeşit meyvelerden ve etlerden bol bol verdik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَتَنَٰزَعُونَ فِيهَا كَأْسًۭا لَّا لَغْوٌۭ فِيهَا وَلَا تَأْثِيمٌۭ
Orada birbirlerine kadeh sunarlar. Ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır, ne de günaha girmek.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Cennette birbirilerine kadeh sunarlar. Dünyada içildiğinde sarhoşluk vermesi sebebiyle meydana gelen günah ve batıl söz söyleme sonucunu doğurmaz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
۞ وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌۭ لَّهُمْ كَأَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌۭ مَّكْنُونٌۭ
Etraflarında sedefleri içinde gizlenmiş incileri andıran delikanlı hizmetçiler dolaşır, durur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Hizmetlerine sunulmuş gençler etraflarında dolanıp dururlar. Sanki onlar ciltlerinin beyazlığı ve temizliğinden dolayı kabuğunda saklı inci gibidirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ يَتَسَآءَلُونَ
Birbirlerine dönüp karşılıklı olarak sorarlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Cennetlikler birbirlerine dönüp dünyadaki hallerini birbirilerine sorarlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا قَبْلُ فِىٓ أَهْلِنَا مُشْفِقِينَ
"Biz, ailemizin yanında daha önce (Allah'ın azabı hakkında) korku içindeydik." derler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Birbirlerine şöyle cevap verirler: "Şüphesiz biz, dünyada ailemizin yanındayken Yüce Allah'ın azabından korkardık."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ
"Allah bize lütfetti de, bizi o şiddetli ateşin azabından korudu."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Allah, İslam'a hidayet ederek bize lütufta bulundu ve şiddetli azaptan bizleri korudu."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلُ نَدْعُوهُ ۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْبَرُّ ٱلرَّحِيمُ
"Hiç şüphesiz biz bundan önce O'na dua (ibadet) ederdik. Gerçekten O, çokça iyilik sahibidir, çokça merhametlidir."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bizler, dünya hayatında O'na ibadet ediyorduk. cehennem azabından bizi koruması için O'na dua ediyorduk. O kullarına karşı vadettiği hususlarda sadık ve ihsan sahibidir. Onlara karşı çok merhametlidir. Bize olan rahmeti ve ihsanından dolayı bizleri imana erdirdi. Bizleri cennete koydu ve cehennemden uzaklaştırdı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَذَكِّرْ فَمَآ أَنتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍۢ وَلَا مَجْنُونٍ
Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Sen Kur'an ile öğüt ver. Allah'ın sana bahşetmiş olduğu iman ve akıl sebebiyle sen kâhin değilsin. Sana görünen cinler vardır ve sen deli de değilsin.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌۭ نَّتَرَبَّصُ بِهِۦ رَيْبَ ٱلْمَنُونِ
Yoksa; o, bir şairdir, zaman (içinde) başına sıkıntılar ve ölümün gelmesini bekliyoruz mu diyorlar?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yoksa bu yalanlayanlar şöyle mi diyorlar?: "Muhammed resul değildir, bilakis o şairdir. Ölümün onu kıskıvrak yakalamasını bekliyoruz ki, ondan kurtulalım."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ
De ki: "Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Onlara de ki: "Ölümümü bekleyin, ben de beni yalanlamanızdan dolayı başınıza gelecek azabı bekliyorum."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ تَأْمُرُهُمْ أَحْلَٰمُهُم بِهَٰذَآ ۚ أَمْ هُمْ قَوْمٌۭ طَاغُونَ
Bunu kendilerine akılları mı emrediyor yoksa onlar azgın bir topluluk mudurlar?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Şüphesiz o kâhin ve delidir." sözlerini onlara akılları mı emrediyor? Bir kişide bir arada bulunması mümkün olmayan şeyleri bir araya getirmeye çalışıyorlar. Bilakis onlar, haddi aşan bir topluluktur. Dine ve sahih akla dönmezler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۥ ۚ بَل لَّا يُؤْمِنُونَ
Yoksa; o Kur’an’ı kendisi uydurup söyledi mi diyorlar? Hayır! Onlar iman etmiyorlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yoksa onlar; Muhammed bu Kur'an'ı kendisi uydurdu, bunlar ona vahyolmadı mı diyorlar? Kur'an'ı o uydurmadı, bilakis onlar ona iman etme hususunda kibirleniyorlar. Buna rağmen hâlâ onu uydurdu diyorlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَلْيَأْتُوا۟ بِحَدِيثٍۢ مِّثْلِهِۦٓ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ
Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Eğer onun uydurma olduğunu iddia ettiklerinde sadık iseler, uydurma da olsa onun misli bir söz getirsinler!
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ خُلِقُوا۟ مِنْ غَيْرِ شَىْءٍ أَمْ هُمُ ٱلْخَٰلِقُونَ
Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yoksa onlar kendilerini yaratan bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa onlar kendilerini mi yarattılar? Yaratıcı olmadan mahlukatın olması imkansızdır. Hiçbir mahluk yaratamaz. O halde neden kendilerini yaratana ibadet etmiyorlar?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ خَلَقُوا۟ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ ۚ بَل لَّا يُوقِنُونَ
Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Onlar kesin olarak inanmıyorlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır! Yüce Allah'ın, onların yaratıcısı olduğuna yakinen iman etmiyorlar. Şayet gerçekten iman etmiş olsalardı O'nu birler ve resullerine iman ederlerdi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ عِندَهُمْ خَزَآئِنُ رَبِّكَ أَمْ هُمُ ٱلْمُصَۣيْطِرُونَ
Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hâkim olan kendileri midir?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yoksa, Rabbinin rızık hazineleri onların yanında mıdır ki dilediklerini bağışlasınlar? Peygamberliği de dilediklerine verip dilediklerine de engel olup vermesinler. Yoksa onlar dilediği gibi tasarruf eden hakimiyet sahibi kimseler midir?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌۭ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ ۖ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُم بِسُلْطَٰنٍۢ مُّبِينٍ
Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahî vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yoksa onların gökyüzüne yükseldikleri bir merdivenleri mi var da; orada Yüce Allah'ın onların hak olduğuna dair vahyini mi duydular? Onlardan kim bu vahyi duyduysa, hak üzerine olduklarına dair kendilerini tasdik eden apaçık delilleri getirsin.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ لَهُ ٱلْبَنَٰتُ وَلَكُمُ ٱلْبَنُونَ
Yoksa kızlar Allah'ın da, oğullar sizin mi?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O kötü gördüğünüz kızlar, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın da; sevdiğiniz erkek çocukları sizin mi?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًۭا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍۢ مُّثْقَلُونَ
Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Yoksa sen Rabbinden tebliğ ettiğin şeyler karşılığında onlardan bir ücret istiyorsun da, bundan dolayı onlar taşımaya güç yetiremedikleri bir borcun altına mı giriyorlar?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ
Yoksa gayp onların yanında da, onlar mı yazıyorlar?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yoksa gayp ilmi onların yanında da, gayptan bildiklerini insanlar için yazıyorlar ve onlara gayptan dilediklerini mi haber veriyorlar?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ يُرِيدُونَ كَيْدًۭا ۖ فَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هُمُ ٱلْمَكِيدُونَ
Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Tuzağa düşecek olanlar kâfir olanlardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yoksa bu yalanlayanlar sana ve içinde bulunduğun dine tuzak mı kurmak istiyorlar? Yüce Allah'ı ve resulünü küfredenlerin kendisi tuzağa düşenlerdir, sen değilsin.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَمْ لَهُمْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ ۚ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Yoksa, onların Allah’tan başka bir (hak) ilahları mı var? Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir/uzaktır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yoksa onların Yüce Allah'tan başka hak ilahları mı var? Yüce Allah, onların zatına nispet ettikleri ortaklardan münezzeh ve yücedir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِن يَرَوْا۟ كِسْفًۭا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطًۭا يَقُولُوا۟ سَحَابٌۭ مَّرْكُومٌۭ
Gökten düşmekte olan parçalar görseler; “Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır.” derler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Eğer gökten bir parça düştüğünü görseler; “Bunlar her zaman olduğu gibi üst üste yığılmış bulutlardır.” derler. Bundan öğüt almaz ve iman da etmezler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَذَرْهُمْ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى فِيهِ يُصْعَقُونَ
Şimdi onları yıkılıp, helak olacakları günleri ile karşılaşana kadar bırak.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Azap görecekleri günlerine ulaşıncaya kadar onları inkâr ve inatları üzerine bırak. O gün kıyamet günüdür.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَوْمَ لَا يُغْنِى عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًۭٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ
O gün tuzakları kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir ve kendilerine yardım da edilmeyecektir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Az ya da çok o gün kurdukları tuzakları kendilerinden bir şey def edemez ve azaptan kurtarılmak için de onlara yardım edilmez.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ عَذَابًۭا دُونَ ذَٰلِكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Zalimler için bundan başka da azap vardır. Fakat onların çoğu bilmezler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şirk ve günahlar ile kendilerine zulmedenler ahiret azabından önce dünya hayatında ölüm ve esir alınır, berzah aleminde de kabir azabına uğrarlar. Ancak onların çoğu bunu bilmezler. Bundan dolayı küfürleri üzerine devam ederler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا ۖ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ
Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. (Gece) kalktığında Rabbini hamt ile tespih et.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Rabbinin emrine ve şeri hükmüne sabret. Şüphesiz ki, sen gözümüzün önünde ve korumamız altındasın. Uykudan uyandığında Rabbini hamt ile tespih et.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَإِدْبَٰرَ ٱلنُّجُومِ
Gecenin bir kısmında ve yıldızlar battıktan sonra da onu tespih et!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Gecenin bir kısmında Rabbini tespih et, O'na dua et ve sabah namazını yıldızlar battıktan sonra gündüzün ışığı (fecrin doğuşu) ile kıl.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
Sûre Hakkında
Tûr adı Tûr dağı anlamını taşır. 49 ayetten oluşan sûre, yaygın kabule göre Mekke döneminde inmiştir. Tûr ismi belirli bir kelimeden gelir; okuma yalnız o kelimenin geçtiği ayetlerle sınırlandırılmamalıdır. Tûr dağına ve yazılı kitaba yemin ederek ahiret gerçeğini vurgular; Peygamber'e yöneltilen ‘şair, kâhin' suçlamalarını reddeder ve sabrı öğütler. Tûr'a yemin, azap ve cennet sahneleri, ailelerin cennette buluşması, vahyin kaynağı, sabır ve gece ibadeti. Tûr içindeki her sahne farklı bir insan tipini görünür kılar; cevap bazen şükür, bazen kibir, bazen dürüst dönüştür. Tûr içindeki bu kurgu, tûr ve vahiy temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Cennet tasvirleri yalnız maddî ödül listesi gibi okunmamalı; güven, kaygının sona ermesi ve aile bağlarının iyilik içinde sürmesi de vurgulanır. Tûr metnini bugüne taşımak, güncel olayı nüzul sebebi ilan etmek değil; davranış kalıplarını dikkatle karşılaştırmaktır. Bugüne bakan yönü ise haksız etiketlenme karşısında kimliğini savunurken öfkeye teslim olmama ve uzun vadeli sabır geliştirme konusunda örnek sunar. Bu çerçevede Tûr, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.
Ana Temalar
- Tûr ve vahiy
- Ahiret
- Cennet ailesi
- Peygamber'e iftiralar
- Sabır
Ne Zaman Okunur?
Tûr Sûresi namaz dışında her zaman okunabilir. Tûr hakkında özel sonuç için belirli tekrar gerektiğine dair güvenilir delil yoksa böyle bir öneri yapılmamalıdır. Daha verimli yaklaşım, ahiret temasını sûrenin bütünü içinde takip etmektir.
İddia ve sonuç zincirini takip etmek
Tûr Sûresi'nde önce tûr ve vahiy hakkında bir temel kurulur, sonra ahiret üzerinden insan tavrı sınanır ve sabır ile sonuç ufku açılır. Bu zinciri izlemek, pasaj değişikliklerini rastgele görmeyi engeller. Her bölüm için ‘iddia, cevap, sonuç' şeklinde kısa not alınabilir.
Ahlâkî ölçüyü önce kendine yöneltmek
Tûr içindeki cennet ailesi uyarısı, başkalarını kolayca sınıflandırma aracı yapılmamalıdır. Okuyucu önce kendi alışkanlıklarını, dilini ve kararlarını bu ölçüyle karşılaştırmalıdır. Böylece metin tartışma kazanma aracından kişisel sorumluluk kaynağına dönüşür.
Hızlı Bağlantılar
Sık Sorulan Sorular
Tûr Mekki mi Medeni mi?
Yaygın kabule göre Mekke sûresidir. Tûr için bu bilgi muhatap ve konu ortamını anlamaya yardım eder; bütün ayetlerin tek tarihte indiği anlamına gelmez.
Tûr kelimesinin Türkçe karşılığı nedir?
Kelime Tûr dağı demektir. Adın seçilmesi, sûrenin o kelimeyle sınırlı olduğu anlamına gelmez.
Tûr Sûresi'nde hangi beş başlık takip edilebilir?
Okuma planı tûr ve vahiy, ahiret, cennet ailesi, peygamber'e iftiralar, sabır başlıkları üzerinden kurulabilir. Her başlık için ilgili ayet numaraları ayrıca not edilebilir.
Tûr Sûresi tek oturumda mı okunmalı?
49 ayetlik yapı okuyucunun hızına göre tek veya birkaç oturumda okunabilir. Bölünüyorsa konu geçişleri dikkate alınmalı ve önceki bölüm kısa notla hatırlanmalıdır.
Tûr hakkında popüler anlatılar nasıl kontrol edilir?
Tûr hakkındaki anlatının önce ayette bulunup bulunmadığına, sonra sahih hadis veya güvenilir tefsir kaynağına bakılmalıdır. Kaynağı belirsiz sonuç ve fazilet cümleleri eklenmemelidir.