Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

52. Sûre · Mekke · 49 Ayet

الطور

TÛR SÛRESİ

Dağ

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

وَٱلطُّورِ

Tûr’a yemin olsun.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلطُّورِandolsun Tur'a

Yüce Allah, Musa -aleyhisselam- ile konuştuğu yer olan, Tur dağı adına yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

وَكِتَٰبٍۢ مَّسْطُورٍۢ

Ve yazılmış kitaba.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكِتَٰبٍۢve Kitaba
مَّسْطُورٍۢsatır satır yazılmış

Ve yazılmış kitaba (Ku'an-ı Kerim'e) yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

فِى رَقٍّۢ مَّنشُورٍۢ

Yayılmış sahifeler içindeki.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فِىince deri üzerine
رَقٍّۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّنشُورٍۢyayılmış

Önceden indirilmiş kitaplarda olduğu gibi yayılmış sahifeler içinde.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

وَٱلْبَيْتِ ٱلْمَعْمُورِ

Beyt-i Ma'mur'a.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْبَيْتِve eve (Ka'be'ye)
ٱلْمَعْمُورِbakımlı

Yüce Allah, meleklerin gökyüzünde Allah'a ibadet ederek imar ettikleri eve yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

وَٱلسَّقْفِ ٱلْمَرْفُوعِ

Yükseltilmiş tavana (göğe).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلسَّقْفِve tavana (göğe)
ٱلْمَرْفُوعِyükseltilmiş

Yerin tavanı olan yükseltilmiş göğe yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

وَٱلْبَحْرِ ٱلْمَسْجُورِ

Taşkın denize.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْبَحْرِve denize
ٱلْمَسْجُورِkaynatılmış

Yüce Allah, su ile dolu denize yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَٰقِعٌۭ

Rabbinin azabı elbette vuku bulacaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmutlaka
عَذَابَazabı
رَبِّكَRabbinin
لَوَٰقِعٌۭvukubulacaktır

-Ey Resul!- Rabbinin azabı kâfirler üzerine mutlaka vuku bulacaktır, bunda hiç şüphe yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

مَّا لَهُۥ مِن دَافِعٍۢ

Onu önleyebilecek yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّاyoktur
لَهُۥona
مِنhiçbir şey
دَافِعٍۢengel olacak

Onlardan bunu defedecek ve gerçekleşmesine mani olacak hiçbir şey yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

يَوْمَ تَمُورُ ٱلسَّمَآءُ مَوْرًۭا

O gün gök şiddetle sallanıp çalkalanır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَ(o) gün
تَمُورُçalkanır;
ٱلسَّمَآءُgök
مَوْرًۭاbir çalkalanış

O gün gök hareket eder, kıyametin gelişini çalkalanarak haber verir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَتَسِيرُ ٱلْجِبَالُ سَيْرًۭا

Dağlar yürüdükçe yürür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَتَسِيرُyürür
ٱلْجِبَالُdağlar
سَيْرًۭاbir yürüyüş

Dağlar yerlerinden hareket edip yürür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

فَوَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

O gün yalanlayanların vay haline!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَوَيْلٌۭvay haline
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

Yalanlayanların hüsrana ve helaka uğrayacak olmalarından dolayı vay onların hallerine! Zira Yüce Allah o günde kâfirleri azabı ile tehdit etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

ٱلَّذِينَ هُمْ فِى خَوْضٍۢ يَلْعَبُونَ

Ki onlar, daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَOnlar ki
هُمْiçinde
فِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَوْضٍۢbatıl şeyler
يَلْعَبُونَoynayıp dururlar

Onlar daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır. Onlar yeniden dirilecek olmalarını önemseyip, umursamazlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

يَوْمَ يُدَعُّونَ إِلَىٰ نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّا

O gün itile kakıla Cehennem ateşine atılacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَo gün
يُدَعُّونَkakılırlar
إِلَىٰateşine
نَارِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَهَنَّمَcehennem
دَعًّاsürüklenerek

O gün zor kullanarak itile kakıla cehennem ateşine atılacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

هَٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِى كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

İşte bu sizin yalan saydığınız ateştir (denilir).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذِهِişte budur
ٱلنَّارُateş
ٱلَّتِىolduğunuz
كُنتُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهَاonu
تُكَذِّبُونَyalanlamış

Azarlamak için onlara şöyle denilir: "Resulleriniz sizi kendisi ile korkuttuğu halde işte bu yalanlayıp durduğunuz ateşin ta kendisidir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

أَفَسِحْرٌ هَٰذَآ أَمْ أَنتُمْ لَا تُبْصِرُونَ

Bu da mı sihir? Yoksa siz mi görmüyorsunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَسِحْرٌbüyü müymüş?
هَٰذَآbu
أَمْyoksa
أَنتُمْsiz (mi?)
لَاgörmüyormuşsunuz
تُبْصِرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Gözlerinizle apaçık gördüğünüz azap da mı sihirdir? Yoksa siz onu görmüyor musunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

ٱصْلَوْهَا فَٱصْبِرُوٓا۟ أَوْ لَا تَصْبِرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْكُمْ ۖ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Girin oraya! Sabretseniz de sabretmeseniz de artık sizin için birdir. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığına çarptırılacaksınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱصْلَوْهَاgirin ona
فَٱصْبِرُوٓا۟ve sabredin
أَوْveyahut
لَاsabretmeyin
تَصْبِرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَوَآءٌbirdir
عَلَيْكُمْsizin için
إِنَّمَاancak
تُجْزَوْنَcezalandırılacaksınız
مَاgöre
كُنتُمْolduklarınıza
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Bu ateşin sıcaklığını ve acısını tadın. Onun sıcaklığına ister sabredin ister sabretmeyin; sizin için birdir. Bugün sabretseniz de sabretmeseniz de dünyada işlemiş olduğunuz küfür ve günahların karşılığına çarptırılacaksınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍۢ وَنَعِيمٍۢ

Muttakiler hiç şüphe yok ki, Cennetler ve nimetler içindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلْمُتَّقِينَkorunanlar
فِىiçindedirler
جَنَّٰتٍۢcennetler
وَنَعِيمٍۢve ni'metler

Emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar cennetler ve kesintiye uğramayacak büyük nimetler içindedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

فَٰكِهِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ وَوَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

Rablerinin kendilerine verdikleri ile sefa sürerler. Rableri, onları çılgın alevin azabından korumuştur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٰكِهِينَsefa sürerler
بِمَآşeylerle
ءَاتَىٰهُمْkendilerine verdikleri
رَبُّهُمْRablerinin
وَوَقَىٰهُمْve onları korumuştur
رَبُّهُمْRableri
عَذَابَazabından
ٱلْجَحِيمِcehennem

Yüce Allah'ın kendilerine vermiş olduğu yiyecek, içecek ve evlilikten alacakları lezzetlerin sefasını sürerler. Rableri -Subhanehu ve Teâlâ- onları alevli ateşin azabından korur. Talep ettikleri lezzetli şeyleri elde ederek ve sıkıntı verecek şeylerden de korunarak kazançlı çıkarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

"Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كُلُوا۟yeyin
وَٱشْرَبُوا۟ve için
هَنِيٓـًٔۢاafiyetle
بِمَاkarşılık
كُنتُمْolduklarınıza
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Onlara şöyle denilir: "Canınızın çektiği şeylerden afiyetle yiyip için. Dünyada yapmış olduğunuz güzel amellerinizin karşılığı olarak, yiyip içtiğiniz şeylerin bir eziyet ve zarar vermesinden korkmayın."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍۢ مَّصْفُوفَةٍۢ ۖ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍۢ

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanmışlardır ve onları iri gözlü beyaz tenli huriler ile evlendiririz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مُتَّكِـِٔينَyaslanarak
عَلَىٰüzerine
سُرُرٍۢkoltuklar
مَّصْفُوفَةٍۢsıra sıra dizilmiş
وَزَوَّجْنَٰهُمonları evlendirmişizdir
بِحُورٍhurilerle
عِينٍۢiri gözlü

Karşılıklı sıra sıra dizilmiş süslenmiş koltuklara oturmuşlardır. Ve onları iri gözlü beyaz tenli kadınlarla (huriler) onları evlendiririz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍۢ ۚ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌۭ

İman edip, soyları iman ile kendilerine uyanların biz evlatlarını da kendilerine katarız. Amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz. Her kişi kendi kazandıkları karşılığında bir rehinedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve kimseler
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
وَٱتَّبَعَتْهُمْve kendilerine uyanlar
ذُرِّيَّتُهُمzürriyetleri de
بِإِيمَٰنٍimanda
أَلْحَقْنَاkattık
بِهِمْkendilerine
ذُرِّيَّتَهُمْzürriyetlerini
وَمَآve
أَلَتْنَٰهُمeksiltmedik
مِّنْkendi amellerinden
عَمَلِهِمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنhiçbir
شَىْءٍۢşey
كُلُّher
ٱمْرِئٍۭkişi
بِمَاşeye
كَسَبَkendi kazandığı
رَهِينٌۭbağlıdır

İman edenleri ve iman etmede onlara tabi olan evlatlarını onlarla bir araya getirdik ki gönülleri rahatlasın. Velev ki amelleri bu dereceye ulaşmasa bile, onların amellerinin sevaplarından da bir şey eksiltmedik. Her insan, kendi yapıp kazanmakta olduğu kötü amele karşılık rehindir, hiçbir kimse onun amelinden bir şeyi yüklenemez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

وَأَمْدَدْنَٰهُم بِفَٰكِهَةٍۢ وَلَحْمٍۢ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَمْدَدْنَٰهُمve onlara bol bol verdik
بِفَٰكِهَةٍۢmeyvadan
وَلَحْمٍۢve etten
مِّمَّاcanlarının istediği
يَشْتَهُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Cennet ehline canlarının çektiği çeşit çeşit meyvelerden ve etlerden bol bol verdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

يَتَنَٰزَعُونَ فِيهَا كَأْسًۭا لَّا لَغْوٌۭ فِيهَا وَلَا تَأْثِيمٌۭ

Orada birbirlerine kadeh sunarlar. Ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır, ne de günaha girmek.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَتَنَٰزَعُونَkapışırlar
فِيهَاorada
كَأْسًۭاbir kadeh
لَّاyoktur
لَغْوٌۭsaçmalama
فِيهَاiçinde
وَلَاve yoktur
تَأْثِيمٌۭgünaha sokma

Cennette birbirilerine kadeh sunarlar. Dünyada içildiğinde sarhoşluk vermesi sebebiyle meydana gelen günah ve batıl söz söyleme sonucunu doğurmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

۞ وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌۭ لَّهُمْ كَأَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌۭ مَّكْنُونٌۭ

Etraflarında sedefleri içinde gizlenmiş incileri andıran delikanlı hizmetçiler dolaşır, durur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَطُوفُçevrelerinde dolaşır
عَلَيْهِمْonların
غِلْمَانٌۭcivanlar
لَّهُمْkendilerine mahsus
كَأَنَّهُمْgibi
لُؤْلُؤٌۭinci
مَّكْنُونٌۭsaklanmış

Hizmetlerine sunulmuş gençler etraflarında dolanıp dururlar. Sanki onlar ciltlerinin beyazlığı ve temizliğinden dolayı kabuğunda saklı inci gibidirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ يَتَسَآءَلُونَ

Birbirlerine dönüp karşılıklı olarak sorarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَقْبَلَve dönmüş(ler)
بَعْضُهُمْbirkısmı
عَلَىٰdiğerine
بَعْضٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَتَسَآءَلُونَsoruyorlar

Cennetlikler birbirlerine dönüp dünyadaki hallerini birbirilerine sorarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

قَالُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا قَبْلُ فِىٓ أَهْلِنَا مُشْفِقِينَ

"Biz, ailemizin yanında daha önce (Allah'ın azabı hakkında) korku içindeydik." derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوٓا۟dediler
إِنَّاelbette biz
كُنَّاidik
قَبْلُdaha önce
فِىٓiçinde
أَهْلِنَاailemiz
مُشْفِقِينَkorku içinde

Birbirlerine şöyle cevap verirler: "Şüphesiz biz, dünyada ailemizin yanındayken Yüce Allah'ın azabından korkardık."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ

"Allah bize lütfetti de, bizi o şiddetli ateşin azabından korudu."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَمَنَّlutfetti
ٱللَّهُAllah
عَلَيْنَاbize
وَوَقَىٰنَاve bizi korudu
عَذَابَazabdan
ٱلسَّمُومِhücrelere işleyen

"Allah, İslam'a hidayet ederek bize lütufta bulundu ve şiddetli azaptan bizleri korudu."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلُ نَدْعُوهُ ۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْبَرُّ ٱلرَّحِيمُ

"Hiç şüphesiz biz bundan önce O'na dua (ibadet) ederdik. Gerçekten O, çokça iyilik sahibidir, çokça merhametlidir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاelbette biz
كُنَّاidik
مِنbundan önce
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَدْعُوهُyalnız O'na yalvarır
إِنَّهُۥçünkü O
هُوَO'dur
ٱلْبَرُّiyilik eden
ٱلرَّحِيمُesirgeyen

Bizler, dünya hayatında O'na ibadet ediyorduk. cehennem azabından bizi koruması için O'na dua ediyorduk. O kullarına karşı vadettiği hususlarda sadık ve ihsan sahibidir. Onlara karşı çok merhametlidir. Bize olan rahmeti ve ihsanından dolayı bizleri imana erdirdi. Bizleri cennete koydu ve cehennemden uzaklaştırdı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

فَذَكِّرْ فَمَآ أَنتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍۢ وَلَا مَجْنُونٍ

Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَذَكِّرْsen hatırlat
فَمَآdeğilsin
أَنتَsen
بِنِعْمَتِni'meti sayesinde
رَبِّكَRabbinin
بِكَاهِنٍۢkahin
وَلَاve değilsin
مَجْنُونٍmecnun

-Ey Resul!- Sen Kur'an ile öğüt ver. Allah'ın sana bahşetmiş olduğu iman ve akıl sebebiyle sen kâhin değilsin. Sana görünen cinler vardır ve sen deli de değilsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

أَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌۭ نَّتَرَبَّصُ بِهِۦ رَيْبَ ٱلْمَنُونِ

Yoksa; o, bir şairdir, zaman (içinde) başına sıkıntılar ve ölümün gelmesini bekliyoruz mu diyorlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
يَقُولُونَdiyorlar (mı?)
شَاعِرٌۭbir şa'irdir
نَّتَرَبَّصُgözetliyoruz
بِهِۦonun
رَيْبَfelaketlerine çarpılmasını
ٱلْمَنُونِzamanın

Yoksa bu yalanlayanlar şöyle mi diyorlar?: "Muhammed resul değildir, bilakis o şairdir. Ölümün onu kıskıvrak yakalamasını bekliyoruz ki, ondan kurtulalım."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ

De ki: "Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
تَرَبَّصُوا۟gözetleyin
فَإِنِّىelbette ben de
مَعَكُمsizinle beraber
مِّنَgözetleyenlerdenim
ٱلْمُتَرَبِّصِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Onlara de ki: "Ölümümü bekleyin, ben de beni yalanlamanızdan dolayı başınıza gelecek azabı bekliyorum."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

أَمْ تَأْمُرُهُمْ أَحْلَٰمُهُم بِهَٰذَآ ۚ أَمْ هُمْ قَوْمٌۭ طَاغُونَ

Bunu kendilerine akılları mı emrediyor yoksa onlar azgın bir topluluk mudurlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
تَأْمُرُهُمْemrediyor
أَحْلَٰمُهُمakılları (mı?)
بِهَٰذَآbunu
أَمْyoksa
هُمْonlar
قَوْمٌۭbir topluluk (mudur?)
طَاغُونَazgın

"Şüphesiz o kâhin ve delidir." sözlerini onlara akılları mı emrediyor? Bir kişide bir arada bulunması mümkün olmayan şeyleri bir araya getirmeye çalışıyorlar. Bilakis onlar, haddi aşan bir topluluktur. Dine ve sahih akla dönmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

أَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۥ ۚ بَل لَّا يُؤْمِنُونَ

Yoksa; o Kur’an’ı kendisi uydurup söyledi mi diyorlar? Hayır! Onlar iman etmiyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
يَقُولُونَdiyorlar
تَقَوَّلَهُۥonu uydurdu (mu?)
بَلhayır
لَّاonlar inanmıyorlar
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yoksa onlar; Muhammed bu Kur'an'ı kendisi uydurdu, bunlar ona vahyolmadı mı diyorlar? Kur'an'ı o uydurmadı, bilakis onlar ona iman etme hususunda kibirleniyorlar. Buna rağmen hâlâ onu uydurdu diyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

فَلْيَأْتُوا۟ بِحَدِيثٍۢ مِّثْلِهِۦٓ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ

Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلْيَأْتُوا۟haydi getirsinler
بِحَدِيثٍۢbir söz
مِّثْلِهِۦٓonun gibi
إِنeğer
كَانُوا۟iseler
صَٰدِقِينَdoğru(lardan)

Eğer onun uydurma olduğunu iddia ettiklerinde sadık iseler, uydurma da olsa onun misli bir söz getirsinler!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

أَمْ خُلِقُوا۟ مِنْ غَيْرِ شَىْءٍ أَمْ هُمُ ٱلْخَٰلِقُونَ

Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
خُلِقُوا۟yaratıldılar
مِنْhiçbir
غَيْرِolmadan (mı?)
شَىْءٍşey
أَمْyoksa
هُمُkendileri (midir?)
ٱلْخَٰلِقُونَyaratanlar

Yoksa onlar kendilerini yaratan bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa onlar kendilerini mi yarattılar? Yaratıcı olmadan mahlukatın olması imkansızdır. Hiçbir mahluk yaratamaz. O halde neden kendilerini yaratana ibadet etmiyorlar?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

أَمْ خَلَقُوا۟ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ ۚ بَل لَّا يُوقِنُونَ

Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Onlar kesin olarak inanmıyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
خَلَقُوا۟yarattılar
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri (mi?)
وَٱلْأَرْضَve yeri
بَلhayır
لَّاonlar düşünüp inanmazlar
يُوقِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır! Yüce Allah'ın, onların yaratıcısı olduğuna yakinen iman etmiyorlar. Şayet gerçekten iman etmiş olsalardı O'nu birler ve resullerine iman ederlerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

أَمْ عِندَهُمْ خَزَآئِنُ رَبِّكَ أَمْ هُمُ ٱلْمُصَۣيْطِرُونَ

Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hâkim olan kendileri midir?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
عِندَهُمْonların yanında (mıdır?)
خَزَآئِنُhazineleri
رَبِّكَRabbinin
أَمْyahut
هُمُkendileri (midir?)
ٱلْمُصَۣيْطِرُونَhakim olan

Yoksa, Rabbinin rızık hazineleri onların yanında mıdır ki dilediklerini bağışlasınlar? Peygamberliği de dilediklerine verip dilediklerine de engel olup vermesinler. Yoksa onlar dilediği gibi tasarruf eden hakimiyet sahibi kimseler midir?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌۭ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ ۖ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُم بِسُلْطَٰنٍۢ مُّبِينٍ

Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahî vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
لَهُمْonların (var mıdır?)
سُلَّمٌۭbir merdivenleri
يَسْتَمِعُونَdinleyecekleri
فِيهِorada
فَلْيَأْتِöyleyse getirsin
مُسْتَمِعُهُمdinleyenleri
بِسُلْطَٰنٍۢbir delil
مُّبِينٍaçık

Yoksa onların gökyüzüne yükseldikleri bir merdivenleri mi var da; orada Yüce Allah'ın onların hak olduğuna dair vahyini mi duydular? Onlardan kim bu vahyi duyduysa, hak üzerine olduklarına dair kendilerini tasdik eden apaçık delilleri getirsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

أَمْ لَهُ ٱلْبَنَٰتُ وَلَكُمُ ٱلْبَنُونَ

Yoksa kızlar Allah'ın da, oğullar sizin mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
لَهُO'nun (mudur?)
ٱلْبَنَٰتُkızlar
وَلَكُمُve sizin (midir?)
ٱلْبَنُونَoğullar

O kötü gördüğünüz kızlar, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın da; sevdiğiniz erkek çocukları sizin mi?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًۭا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍۢ مُّثْقَلُونَ

Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
تَسْـَٔلُهُمْonlardan istiyorsun (da)
أَجْرًۭاbir ücret
فَهُمve onlar
مِّنbir borç
مَّغْرَمٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّثْقَلُونَyükü altında (mıdır?)

-Ey Resul!- Yoksa sen Rabbinden tebliğ ettiğin şeyler karşılığında onlardan bir ücret istiyorsun da, bundan dolayı onlar taşımaya güç yetiremedikleri bir borcun altına mı giriyorlar?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

Yoksa gayp onların yanında da, onlar mı yazıyorlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
عِندَهُمُonların yanında (mıdır?)
ٱلْغَيْبُgayb
فَهُمْkendileri (mi?)
يَكْتُبُونَyazıyorlar

Yoksa gayp ilmi onların yanında da, gayptan bildiklerini insanlar için yazıyorlar ve onlara gayptan dilediklerini mi haber veriyorlar?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

أَمْ يُرِيدُونَ كَيْدًۭا ۖ فَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هُمُ ٱلْمَكِيدُونَ

Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Tuzağa düşecek olanlar kâfir olanlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
يُرِيدُونَistiyorlar
كَيْدًۭاbir tuzak kurmak (mı?)
فَٱلَّذِينَoysa (asıl)
كَفَرُوا۟inkar edenler
هُمُonlardır
ٱلْمَكِيدُونَtuzağa düşecek olanlar

Yoksa bu yalanlayanlar sana ve içinde bulunduğun dine tuzak mı kurmak istiyorlar? Yüce Allah'ı ve resulünü küfredenlerin kendisi tuzağa düşenlerdir, sen değilsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

أَمْ لَهُمْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ ۚ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Yoksa, onların Allah’tan başka bir (hak) ilahları mı var? Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir/uzaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
لَهُمْonların (var mı?)
إِلَٰهٌbir tanrısı
غَيْرُbaşka
ٱللَّهِAllah'tan
سُبْحَٰنَşanı yücedir
ٱللَّهِAllah'ın
عَمَّاşeylerden
يُشْرِكُونَonların ortak koştukları

Yoksa onların Yüce Allah'tan başka hak ilahları mı var? Yüce Allah, onların zatına nispet ettikleri ortaklardan münezzeh ve yücedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

وَإِن يَرَوْا۟ كِسْفًۭا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطًۭا يَقُولُوا۟ سَحَابٌۭ مَّرْكُومٌۭ

Gökten düşmekte olan parçalar görseler; “Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır.” derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve eğer
يَرَوْا۟görseler
كِسْفًۭاbir parçanın
مِّنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَاقِطًۭاdüştüğünü
يَقُولُوا۟derler
سَحَابٌۭbulutlardır
مَّرْكُومٌۭüst üste yığılmış

Eğer gökten bir parça düştüğünü görseler; “Bunlar her zaman olduğu gibi üst üste yığılmış bulutlardır.” derler. Bundan öğüt almaz ve iman da etmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

فَذَرْهُمْ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى فِيهِ يُصْعَقُونَ

Şimdi onları yıkılıp, helak olacakları günleri ile karşılaşana kadar bırak.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَذَرْهُمْbırak onları
حَتَّىٰkadar
يُلَٰقُوا۟kavuşuncaya
يَوْمَهُمُgünlerine
ٱلَّذِىorada
فِيهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُصْعَقُونَkorkudan bayılacakları

-Ey Resul!- Azap görecekleri günlerine ulaşıncaya kadar onları inkâr ve inatları üzerine bırak. O gün kıyamet günüdür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

يَوْمَ لَا يُغْنِى عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًۭٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

O gün tuzakları kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir ve kendilerine yardım da edilmeyecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَ(o) gün
لَاsağlamaz
يُغْنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنْهُمْkendilerine
كَيْدُهُمْtuzakları
شَيْـًۭٔاhiçbir (yarar)
وَلَاve değildir
هُمْonlara
يُنصَرُونَyardım edilecek

Az ya da çok o gün kurdukları tuzakları kendilerinden bir şey def edemez ve azaptan kurtarılmak için de onlara yardım edilmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

وَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ عَذَابًۭا دُونَ ذَٰلِكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Zalimler için bundan başka da azap vardır. Fakat onların çoğu bilmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
لِلَّذِينَvardır
ظَلَمُوا۟zulmedenlere
عَذَابًۭاbir azab
دُونَbaşka
ذَٰلِكَbundan
وَلَٰكِنَّfakat
أَكْثَرَهُمْçokları
لَاbilmezler
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şirk ve günahlar ile kendilerine zulmedenler ahiret azabından önce dünya hayatında ölüm ve esir alınır, berzah aleminde de kabir azabına uğrarlar. Ancak onların çoğu bunu bilmezler. Bundan dolayı küfürleri üzerine devam ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

وَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا ۖ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. (Gece) kalktığında Rabbini hamt ile tespih et.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱصْبِرْo halde sabret
لِحُكْمِhükmüne
رَبِّكَRabbinin
فَإِنَّكَçünkü sen
بِأَعْيُنِنَاgözlerimizin önündesin
وَسَبِّحْve tesbih et
بِحَمْدِövgü ile
رَبِّكَRabbini
حِينَzaman
تَقُومُkalktığın

-Ey Resul!- Rabbinin emrine ve şeri hükmüne sabret. Şüphesiz ki, sen gözümüzün önünde ve korumamız altındasın. Uykudan uyandığında Rabbini hamt ile tespih et.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَإِدْبَٰرَ ٱلنُّجُومِ

Gecenin bir kısmında ve yıldızlar battıktan sonra da onu tespih et!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنَbir kısmında
ٱلَّيْلِgecenin
فَسَبِّحْهُO'nu tesbih et
وَإِدْبَٰرَve ardından
ٱلنُّجُومِyıldızların

Gecenin bir kısmında Rabbini tespih et, O'na dua et ve sabah namazını yıldızlar battıktan sonra gündüzün ışığı (fecrin doğuşu) ile kıl.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Tûr adı Tûr dağı anlamını taşır. 49 ayetten oluşan sûre, yaygın kabule göre Mekke döneminde inmiştir. Tûr ismi belirli bir kelimeden gelir; okuma yalnız o kelimenin geçtiği ayetlerle sınırlandırılmamalıdır. Tûr dağına ve yazılı kitaba yemin ederek ahiret gerçeğini vurgular; Peygamber'e yöneltilen ‘şair, kâhin' suçlamalarını reddeder ve sabrı öğütler. Tûr'a yemin, azap ve cennet sahneleri, ailelerin cennette buluşması, vahyin kaynağı, sabır ve gece ibadeti. Tûr içindeki her sahne farklı bir insan tipini görünür kılar; cevap bazen şükür, bazen kibir, bazen dürüst dönüştür. Tûr içindeki bu kurgu, tûr ve vahiy temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Cennet tasvirleri yalnız maddî ödül listesi gibi okunmamalı; güven, kaygının sona ermesi ve aile bağlarının iyilik içinde sürmesi de vurgulanır. Tûr metnini bugüne taşımak, güncel olayı nüzul sebebi ilan etmek değil; davranış kalıplarını dikkatle karşılaştırmaktır. Bugüne bakan yönü ise haksız etiketlenme karşısında kimliğini savunurken öfkeye teslim olmama ve uzun vadeli sabır geliştirme konusunda örnek sunar. Bu çerçevede Tûr, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Tûr ve vahiy
  • Ahiret
  • Cennet ailesi
  • Peygamber'e iftiralar
  • Sabır

Ne Zaman Okunur?

Tûr Sûresi namaz dışında her zaman okunabilir. Tûr hakkında özel sonuç için belirli tekrar gerektiğine dair güvenilir delil yoksa böyle bir öneri yapılmamalıdır. Daha verimli yaklaşım, ahiret temasını sûrenin bütünü içinde takip etmektir.

İddia ve sonuç zincirini takip etmek

Tûr Sûresi'nde önce tûr ve vahiy hakkında bir temel kurulur, sonra ahiret üzerinden insan tavrı sınanır ve sabır ile sonuç ufku açılır. Bu zinciri izlemek, pasaj değişikliklerini rastgele görmeyi engeller. Her bölüm için ‘iddia, cevap, sonuç' şeklinde kısa not alınabilir.

Ahlâkî ölçüyü önce kendine yöneltmek

Tûr içindeki cennet ailesi uyarısı, başkalarını kolayca sınıflandırma aracı yapılmamalıdır. Okuyucu önce kendi alışkanlıklarını, dilini ve kararlarını bu ölçüyle karşılaştırmalıdır. Böylece metin tartışma kazanma aracından kişisel sorumluluk kaynağına dönüşür.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Tûr Mekki mi Medeni mi?

Yaygın kabule göre Mekke sûresidir. Tûr için bu bilgi muhatap ve konu ortamını anlamaya yardım eder; bütün ayetlerin tek tarihte indiği anlamına gelmez.

Tûr kelimesinin Türkçe karşılığı nedir?

Kelime Tûr dağı demektir. Adın seçilmesi, sûrenin o kelimeyle sınırlı olduğu anlamına gelmez.

Tûr Sûresi'nde hangi beş başlık takip edilebilir?

Okuma planı tûr ve vahiy, ahiret, cennet ailesi, peygamber'e iftiralar, sabır başlıkları üzerinden kurulabilir. Her başlık için ilgili ayet numaraları ayrıca not edilebilir.

Tûr Sûresi tek oturumda mı okunmalı?

49 ayetlik yapı okuyucunun hızına göre tek veya birkaç oturumda okunabilir. Bölünüyorsa konu geçişleri dikkate alınmalı ve önceki bölüm kısa notla hatırlanmalıdır.

Tûr hakkında popüler anlatılar nasıl kontrol edilir?

Tûr hakkındaki anlatının önce ayette bulunup bulunmadığına, sonra sahih hadis veya güvenilir tefsir kaynağına bakılmalıdır. Kaynağı belirsiz sonuç ve fazilet cümleleri eklenmemelidir.

Tüm sorular →

Kaynaklar