Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

37. Sûre · Mekke · 182 Ayet

الصافات

SÂFFÂT SÛRESİ

Dizi Dizi Dizilmiş

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 4

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفًّۭا

Andolsun saf saf dizilenlere.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلصَّٰٓفَّٰتِandolsun
صَفًّۭاsıra sıra dizilenlere

Yüce Allah, sıkı saflar halinde kendisine ibadet etmek için saf tutan meleklere yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجْرًۭا

Sürüp sevk edenlere.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱلزَّٰجِرَٰتِve sürenlere
زَجْرًۭاbağırıp

Bulutları, Allah'ın yağmuru yağdırmak istediği yere sürüp sevk eden meleklere yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

فَٱلتَّٰلِيَٰتِ ذِكْرًا

Zikri okuyanlara.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱلتَّٰلِيَٰتِve okuyanlara
ذِكْرًاzikir

Allah'ın kelâmını okuyan meleklere yemin etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

إِنَّ إِلَٰهَكُمْ لَوَٰحِدٌۭ

Sizin ilahınız tek bir ilahtır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
إِلَٰهَكُمْTanrınız
لَوَٰحِدٌۭelbette birdir

Ey insanlar! Şüphesiz hak olan mabudunuz tektir, birdir. O, hiçbir ortağı olmayan Yüce Allah'tır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ

O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, doğuların da Rabbidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَّبُّRabbidir
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
وَمَاve ne varsa
بَيْنَهُمَاbunlar arasında
وَرَبُّve Rabbidir
ٱلْمَشَٰرِقِdoğuların

Göklerin, yerin, bu ikisi arasında bulunanların ve bütün sene içinde Güneş'in doğduğu ve battığı yerlerin de Rabbidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ

Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاelbette biz
زَيَّنَّاsüsledik
ٱلسَّمَآءَsemasını
ٱلدُّنْيَاdünya
بِزِينَةٍbir zinetle
ٱلْكَوَاكِبِyıldızlarla

Biz; yeryüzüne en yakın göğü, bakıldığında pırıl pırıl parlayan mücevherler gibi gözüken yıldızlarla süsledik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَحِفْظًۭا مِّن كُلِّ شَيْطَٰنٍۢ مَّارِدٍۢ

Ve onu (göğü) kovulmuş Şeytanlar'dan koruduk.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَحِفْظًۭاve (onu) koruduk
مِّنkarşı
كُلِّher türlü
شَيْطَٰنٍۢşeytana
مَّارِدٍۢita'at dışına çıkan

Biz dünya semasını itaatten çıkan kovulmuş asi bütün şeytanlardan yıldızlarla koruduk. Bu yıldızlarla bu şeytanlar taşlanır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰ وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍۢ

Onlar, artık mele-i a'la'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاdinleyemezler
يَسَّمَّعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىmelekleri
ٱلْمَلَإِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَعْلَىٰyüce
وَيُقْذَفُونَve taşlanırlar
مِنher
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَانِبٍۢyandan

Bu Şeytanlar, meleklerin gökte birbirleri ile Allah'ın meleklere vahyettiği şeriatı ve kaderi ile ilgili emirlerini konuştukları zaman dinlemeye muktedir olamayacaklardır. Her taraftan şeytanlar gök taşları ile taşlanırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

دُحُورًۭا ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌۭ وَاصِبٌ

Kovularak uzaklaştırılmış (olurlar) ve onlar için elem dolu bir azap vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
دُحُورًۭاkovulurlar
وَلَهُمْve onlar için vardır
عَذَابٌۭbir azab
وَاصِبٌsürekli

Onları dinlemekten kovulup uzaklaştırılırlar. Ahirette onlar için kesintisiz elem dolu bir azap vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

إِلَّا مَنْ خَطِفَ ٱلْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌۭ ثَاقِبٌۭ

Ancak bir (söz) çalıp kapan olursa onu da parlak bir ateş izler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّا(fakat) yalnız
مَنْkimseyi
خَطِفَkapan
ٱلْخَطْفَةَbir söz
فَأَتْبَعَهُۥonu izler
شِهَابٌۭbir şihab (ışın)
ثَاقِبٌۭdelici

Meleklerin görüşüp müzakere ettikleri ve bilgisi yeryüzündekilere henüz ulaşmayan sözü şeytanlardan kapan olursa, onu parlar bir alev izleyip yakar kül eder. Bazen şeytan, kaptığı o kelimeyi alev onu yakmadan önce kardeşlerine aktarır ve böylece kâhinlere ulaşır. Kahinler bu söze yüz yalan katarak (gaybı bildiklerini) iddia ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

فَٱسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَآ ۚ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّن طِينٍۢ لَّازِبٍۭ

Şimdi onlara sor: “Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa bizim yarattıklarımız mı?” Doğrusu biz onları, yapışkan bir çamurdan yarattık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱسْتَفْتِهِمْşimdi onlara sor
أَهُمْkendileri mi?
أَشَدُّdaha çetin
خَلْقًاyaratılış bakımından
أَمyoksa
مَّنْkimseler (mi?)
خَلَقْنَآbizim yarattıklarımız
إِنَّاelbette biz
خَلَقْنَٰهُمonları yarattık
مِّنbir çamurdan
طِينٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَّازِبٍۭyapışkan

Ey Muhammed! Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden kâfirlere bedenleri ve uzuvlarının, yarattığımız göklerden, yerden ve meleklerden daha büyük ve kuvvetli olduğunu kendilerine sor. Şüphesiz biz, onları yapışkan bir çamurdan yarattık. Nasıl olur da öldükten sonra tekrar dirilmeyi inkâr ediyorlar? Hâlbuki kendileri zayıf yapışkan çamurdan yaratılmışlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ

Hayır, sen şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلْhayır
عَجِبْتَsen şaşıyorsun
وَيَسْخَرُونَonlar ise alay ediyorlar

Ey Muhammed! Belki sen Allah'ın kudretine ve yarattıklarının işlerini idare etmesine hayret ediyorsun. Aynı zamanda müşriklerin ölümden sonra tekrar dirilmeyi yalanlamalarına da hayret ediyorsun. Onlar kıyameti şiddetli bir şekilde yalanlamakta ve bu hususta senin söylediklerinle alay etmektedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا يَذْكُرُونَ

Kendilerine öğüt verildiğinde öğüt almazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve ne zaman
ذُكِّرُوا۟öğüt verilse
لَاöğüt almazlar
يَذْكُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Bu müşriklere öğüt verildiği zaman kalplerinin katılığından dolayı ondan öğüt alıp faydalanmazlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَإِذَا رَأَوْا۟ ءَايَةًۭ يَسْتَسْخِرُونَ

Bir ayet (mucize) gördüklerinde alaya alırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve ne zaman
رَأَوْا۟görseler
ءَايَةًۭbir mu'cize
يَسْتَسْخِرُونَalay ederler

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğunu gösteren bir mucize gördükleri zaman ona karşı şaşırıp alaya alma hususunda aşırıya kaçarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

وَقَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌۭ مُّبِينٌ

"Bu, ancak apaçık bir büyüdür." derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالُوٓا۟ve diyorlar
إِنْdeğildir
هَٰذَآbu
إِلَّاbaşka bir şey
سِحْرٌۭbir büyüden
مُّبِينٌapaçık

Müşrikler; "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği apaçık bir sihirden başka bir şey değildir." derler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

"Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı gerçekten biz mi diriltileceğiz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَءِذَاzaman mı?
مِتْنَاöldüğümüz
وَكُنَّاve olduğumuz
تُرَابًۭاtoprak
وَعِظَٰمًاve kemik
أَءِنَّاbiz mi?
لَمَبْعُوثُونَdiriltileceğiz

"Biz; ölüp toprak, çürümüş parçalanmış kemikler haline geldiğimiz zaman biz ondan sonra yeniden mi diriltileceğiz? Şüphesiz mümkün değil." dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

“Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوَءَابَآؤُنَاatalarımız da mı?
ٱلْأَوَّلُونَevvelki

Bizden önce ölen atalarımız da mı diriltilecekler?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ

De ki: “Evet! Hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
نَعَمْevet
وَأَنتُمْve siz
دَٰخِرُونَaşağılanacaksınız

Ey Muhammed! Onlara cevap olarak de ki: "Evet! Toprak ve çürümüş kemikler olduktan sonra tekrar diriltileceksiniz ve önceden gelip geçmiş atalarınız da diriltilecekler. Sizler hepiniz hor ve hakir olarak diriltileceksiniz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ

Çünkü o, korkunç bir sesten ibarettir. O zaman etrafa bakıp dururlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنَّمَاsadece ibarettir
هِىَo (iş)
زَجْرَةٌۭkorkunç sesten
وَٰحِدَةٌۭbir tek
فَإِذَاhemen
هُمْonlar
يَنظُرُونَbakıp kalırlar

O sadece Sûr'a (ikinci üfürmeden) ibarettir. O zaman onların hepsi kıyametin korkunç dehşetine bakıp dururlar ve Allah'ın onlara ne yapacağını beklerler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَقَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ

"Eyvah bize! İşte bu, hesap günüdür." derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالُوا۟ve dediler
يَٰوَيْلَنَاeyvah bize
هَٰذَاbu
يَوْمُgünüdür
ٱلدِّينِceza

Öldükten sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden müşrikler; "Eyvah bize! İşte bu, Yüce Allah'ın dünya hayatındayken kulların işlemiş oldukları amellere karşılığını vereceği hesap günüdür!" derler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

“İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür.” denilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاbu
يَوْمُgünüdür
ٱلْفَصْلِhüküm
ٱلَّذِىolduğunuz
كُنتُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦonu
تُكَذِّبُونَyalanlıyor

Onlara; "İşte bu, dünyada yalanlamakta ve inkâr etmekte olduğunuz kullar arasındaki hüküm ve ayırım günüdür." denilir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

۞ ٱحْشُرُوا۟ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَأَزْوَٰجَهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ

Zalimleri, onların eşlerini ve tapmakta olduklarını toplayın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱحْشُرُوا۟toplayın
ٱلَّذِينَkimseleri
ظَلَمُوا۟(o) zalim(leri)
وَأَزْوَٰجَهُمْve onların eşlerini
وَمَاve
كَانُوا۟olduklarını
يَعْبُدُونَtapıyor(lar)

O gün meleklere şöyle denilir: "Şirkleri ile zalim olan müşrikleri, onlara şirkte benzeyenleri, yalanlamada onlara taraftar olanları ve Allah'tan başka ibadet ettikleri putları bir araya toplayın. Onlara cehennemin yolunu gösterin, onun yoluna koyun ve onları cehenneme sürün. Çünkü o, onların varacağı yerdir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهْدُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْجَحِيمِ

Allah'tan başka (ibadet etmiş olduklarını) Cehennem yoluna iletin!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
فَٱهْدُوهُمْonları götürün
إِلَىٰyoluna
صِرَٰطِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْجَحِيمِcehennemin

O gün meleklere şöyle denilir: "Şirkleri ile zalim olan müşrikleri, onlara şirkte benzeyenleri, yalanlamada onlara taraftar olanları ve Allah'tan başka ibadet ettikleri putları bir araya toplayın. Onlara cehennemin yolunu gösterin, onun yoluna koyun ve onları cehenneme sürün. Çünkü o, onların varacağı yerdir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

وَقِفُوهُمْ ۖ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ

Durdurun onları; çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقِفُوهُمْve durdurun onları
إِنَّهُمçünkü onlar
مَّسْـُٔولُونَsorguya çekileceklerdir

Onları cehenneme sokmadan önce sorguya çekmek için hapsedin. Çünkü onlar hesaba çekileceklerdir. Sonra da cehennem ateşine sürün.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ

Size ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاsize ne oldu ki?
لَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَاbirbirinize yardım etmiyorsunuz
تَنَاصَرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onlar azarlanarak şöyle denir: "Size ne oluyor da dünyada birbirinize yardım ettiğiniz gibi yardımlaşmıyorsunuz? Putlarınızın size yardım edeceğini mi iddia ediyorsunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

بَلْ هُمُ ٱلْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ

Hayır! Onlar, bugün tamamen teslim olmuşlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلْhayır
هُمُonlar
ٱلْيَوْمَo gün
مُسْتَسْلِمُونَteslim olmuşlardır

Hayır! Onlar bugün Allah'ın emrine tamamıyla boyun eğmiş ve zelil kimselerdir. Acizlik ve çaresizliklerinden dolayı birbirlerine hiç yardım edemezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ يَتَسَآءَلُونَ

(İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kısmı, diğerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalışırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَقْبَلَve döner
بَعْضُهُمْbir kısmı
عَلَىٰdiğerine
بَعْضٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَتَسَآءَلُونَsorar

Husumet ve ayıplamanın fayda vermediği günde birbirlerine husumet edip ayıplarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ

"Siz, bize sağdan geliyordunuz." derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوٓا۟dediler ki
إِنَّكُمْşüphesiz siz
كُنتُمْbize gelirdiniz
تَأْتُونَنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنِsağdan
ٱلْيَمِينِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Tabi olanlar ileri gelenlere; "Ey büyüklerimiz! Siz, bizlere din ve hak yönünden geliyordunuz. Bizlere Allah'ı küfretmeyi, şirk koşmayı ve günah işlemeyi güzel göstermeye çalışıyordunuz. Bizleri, resullerin Allah katından getirdikleri haktan nefret ettiriyordunuz." dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

قَالُوا۟ بَل لَّمْ تَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

Diğerleri de derler ki: "Hayır! Siz iman eden kimseler değildiniz."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
بَلhayır
لَّمْzaten siz değildiniz
تَكُونُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُؤْمِنِينَinanan insanlar

İleri gelenler kendilerine uyanlara; "Mesele sizin iddia ettiğiniz gibi değil. Bilakis sizler küfür üzerindeydiniz, iman edenlerden değildiniz. Bilakis inkârcıydınız." dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍۭ ۖ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًۭا طَٰغِينَ

Bizim sizin üzerinizde zorlayıcı bir gücümüz yoktu. Fakat siz, zaten azgın bir toplum idiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve yoktu
كَانَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَنَاbizim
عَلَيْكُمsizi zorlayacak
مِّنhiçbir
سُلْطَٰنٍۭgücümüz
بَلْbilakis
كُنتُمْsiz idiniz
قَوْمًۭاbir toplum
طَٰغِينَazgın

İleri gelenler tabilerine; "Ey bize tabi olanlar! Bizim sizin üzerinizde herhangi bir zorlayıcı bir gücümüz yoktu ki; sizi küfre, şirke ve günah işlemeye düşürebilelim. Bilakis siz, zaten küfürde ve sapıklıkta azgın bir toplum idiniz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ ۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ

Artık Rabbimizin hakkımızdaki sözü gerçekleşti. Kesinlikle biz onu (azabı) tadacağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَحَقَّartık hak oldu
عَلَيْنَاbize
قَوْلُsözü
رَبِّنَآRabbimizin
إِنَّاelbette biz
لَذَآئِقُونَtadacağız

Rabbimizin; "Ant olsun cehennemi seninle ve sana uyanların hepsiyle dolduracağım!" (Sad: 85) ayetindeki vaadi sizin ve bizim üzerimize gerçekleşti. Şüphesiz Rabbimizin hakkımızdaki (azap) vaadini orada hiç şüphesiz tadacağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

فَأَغْوَيْنَٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ

Evet! Sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimseler idik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَغْوَيْنَٰكُمْsizi azdırdık
إِنَّاçünkü biz
كُنَّاkendimiz
غَٰوِينَazmıştık

Biz, sizi sapıklığa ve küfre davet ettik. Çünkü biz gerçekten hidayet yolundan sapkın kimselerdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍۢ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ

Hiç şüphe yok ki, o gün onlar azapta ortaktırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنَّهُمْonlar
يَوْمَئِذٍۢo gün
فِىazabda
ٱلْعَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُشْتَرِكُونَortaktırlar

Şüphesiz tabi olanlarla ileri gelenlerin hepsi kıyamet gününde azapta ortaktırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاbiz
كَذَٰلِكَişte böyle
نَفْعَلُyaparız
بِٱلْمُجْرِمِينَsuçlulara

Şüphesiz biz, bunlara azabı tattırdığımız gibi, bunların dışındaki günahkârlara da böyle yaparız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ

Çünkü onlar, kendilerine; "Allah’tan başka (hak) ilah yoktur." denildiği zaman büyüklenirlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّهُمْçünkü onlar
كَانُوٓا۟idiler
إِذَاzaman
قِيلَdendiği
لَهُمْonlara
لَآyoktur
إِلَٰهَtanrı
إِلَّاbaşka
ٱللَّهُAllah'tan
يَسْتَكْبِرُونَbüyüklük tasıyor(lar)

Şüphesiz bu müşrikler, dünyada kendilerine; "Allah'tan başka (hak) ilah yoktur ve onun gereği ile amel edin ve ona muhalif olan amelleri terk edin!" denildiği zaman, buna icabet etmeyi reddettiler. Hakka karşı kibirlenip, kendilerini üstün görüp itaat etmediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍۢ مَّجْنُونٍۭ

"Bir mecnun şair için ilahlarımızı terk mi edeceğiz?" derlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَقُولُونَve derlerdi
أَئِنَّاbiz mi?
لَتَارِكُوٓا۟terk edeceğiz
ءَالِهَتِنَاtanrılarımızı
لِشَاعِرٍۢbir şair için
مَّجْنُونٍۭcinlenmiş

Küfürlerini savunarak, bir mecnun şair için ilahlarımıza ibadeti terk mi edeceğiz? derlerdi. Onlar bu sözleriyle Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i kastediyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Hayır! O, hakkı getirdi ve peygamberleri doğruladı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلْhayır
جَآءَo getirmişti
بِٱلْحَقِّgerçeği
وَصَدَّقَve doğrulamıştı
ٱلْمُرْسَلِينَelçileri

Kesinlikle söyledikleri iftira çok büyüktü. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ne mecnundu ve ne de şairdi. Bilakis, Allah'ın tevhidine ve resullerine tabi olmaya davet eden Kur'an'ı getirdi. Resullerin Allah'ın katından getirdikleri tevhidi ve yeniden dirilmeyi tasdik etti ve onlara hiçbir şeyde muhalefet etmedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ

Kuşkusuz siz acı azabı tadacaksınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّكُمْşüphesiz siz
لَذَآئِقُوا۟tadacaksınız
ٱلْعَذَابِazabı
ٱلْأَلِيمِacı

Ey müşrikler! Mutlaka siz, kıyamet gününde küfrünüz ve resulleri yalanlamanız sebebi ile elem verici azabı tadacaksınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
تُجْزَوْنَcezalandırılmayacaksınız
إِلَّاdışında
مَاşeyler
كُنتُمْolduğunuz
تَعْمَلُونَyapmış

Ey müşrikler! Dünyada Allah'ı küfretmeniz ve işlemiş olduğunuz günahların karşılığı ile cezalandırılacaksınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

Ancak, Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّا(ve) hariçtir
عِبَادَkulları
ٱللَّهِAllah'ın
ٱلْمُخْلَصِينَhalis

Ancak, Yüce Allah'a ibadeti en güzel şekilde yapan ve O'na ibadet etmekte ihlaslı olanlar Allah'ın azabından kurtulan kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌۭ مَّعْلُومٌۭ

Onlar için bilinen rızıklar vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَişte
لَهُمْonlar için vardır
رِزْقٌۭbir rızık
مَّعْلُومٌۭbilinen

İşte o ihlaslı olan kullara Yüce Allah'ın bahşettiği rızıklar vardır. Güzel, temiz ve devamlılığı ile bilinmektedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

فَوَٰكِهُ ۖ وَهُم مُّكْرَمُونَ

Çeşitli meyveler. Onlar ikram edilenlerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَوَٰكِهُ(türlü) meyvalar
وَهُمve onlar
مُّكْرَمُونَağırlanırlar

Bu rızık canlarının çektiği en iyi yiyecek ve çeşitli meyvelerdir. Bunun da üzerinde Yüce Allah'ın yüzüne bakma nimetine ve derecelerinin artmasına nail olurlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Onlar, Nimet Cennetleri'ndedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فِىcennetlerinde
جَنَّٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلنَّعِيمِNi'met

Zikredilen bütün bu nimetler ebedî ikamet edilip, hiç kesintiye uğramayan Naim cennetlerindedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

عَلَىٰ سُرُرٍۢ مُّتَقَٰبِلِينَ

Tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَلَىٰüzerinde
سُرُرٍۢtahtlar
مُّتَقَٰبِلِينَkarşılıklı otururlar

Karşılıklı birbirlerine bakarak tahtlarına kurulurlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍۢ مِّن مَّعِينٍۭ

Etraflarında pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يُطَافُdolaştırılır
عَلَيْهِمönlerinde
بِكَأْسٍۢkadehler
مِّنakan kaynaktan
مَّعِينٍۭAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Nehirde akan su kadar berrak (cennet) şarabından bardaklarla onlara ikram edilip dolaştırılır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

بَيْضَآءَ لَذَّةٍۢ لِّلشَّٰرِبِينَ

Bembeyazdır, içenlere lezzet verir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَيْضَآءَberrak
لَذَّةٍۢlezzetli
لِّلشَّٰرِبِينَiçenler için

Cennetin şarabının rengi beyazdır ve ondan içen tam bir lezzet alır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

لَا فِيهَا غَوْلٌۭ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ

Onda ne baş dönmesi vardır, ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَاyoktur
فِيهَاonda
غَوْلٌۭsersemletme
وَلَاve olmazlar
هُمْonlar
عَنْهَاonunla
يُنزَفُونَsarhoş

Bu dünyadaki şarap gibi değildir. Onda aklı baştan alan sarhoşluk yoktur. Onu içen başında ağrı hissetmez, aklı ve bedeni selamette olur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌۭ

Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَعِندَهُمْve yanlarında (vardır)
قَٰصِرَٰتُkendilerini hapsetmiş
ٱلطَّرْفِbakışlarıyla
عِينٌۭiri gözlü (eşler)

Cennette onların yanlarında iffetli eşler vardır. Gözlerini eşlerinden başkasına çevirmeyen güzel gözlü eşler vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌۭ مَّكْنُونٌۭ

Sanki onlar örtülü yumurtalar gibi bembeyazdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَأَنَّهُنَّonlar gibi (eşlerdir)
بَيْضٌۭbembeyaz yumurta
مَّكْنُونٌۭsaklı

Sanki onlar bembeyaz renklerinde el değmemiş, kuş yumurtaları gibi pürüzsüzdürler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ يَتَسَآءَلُونَ

Birbirlerine dönüp sorarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَقْبَلَdönmüş
بَعْضُهُمْbiri
عَلَىٰdiğerine
بَعْضٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَتَسَآءَلُونَsoruyorlar

Cennet ehlinin bazısı bazısına dönüp dünyadaki geçmişlerinden ve olup bitenden sorarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Sâffât adı saf saf duranlar anlamını taşır. 182 ayetten oluşan sûre, yaygın kabule göre Mekke döneminde inmiştir. Sâffât başlığının çağrıştırdığı olay önemlidir; ana mesaj ise onun çevresinde kurulan tevhid ve hesap bilincidir. Tevhid, vahiy ve ahiret inancını peş peşe gelen canlı sahnelerle kurar. Meleklerin saf tutmasıyla başlayan sûre, putların güçsüzlüğünü, peygamberlerin ortak çağrısını ve hesap gününü aynı çizgide buluşturur. Hz. Nûh, İbrâhim, Mûsâ, Hârûn, İlyâs, Lût ve Yûnus kıssaları; Hz. İbrâhim'in oğlunu kurban etme imtihanı; Yûnus'un balık tarafından yutulması. Sâffât bölümleri arasında konu değişse de insanın hakikat karşısındaki tutumu ortak eksen olarak korunur. Sâffât içindeki bu kurgu, tevhid ve putların eleştirisi temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Kurban kıssasını yalnız dramatik bir baba-oğul hikâyesine indirgemeden teslimiyet, vahiy ve insan kurbanı geleneğinden ayrışma bağlamında okumak gerekir. Sâffât metnini bugüne taşımak, güncel olayı nüzul sebebi ilan etmek değil; davranış kalıplarını dikkatle karşılaştırmaktır. Bugüne bakan yönü ise sûre, inanç iddiasının gösteriş değil sadakat, şükür ve ortak bir peygamberlik mirası olduğunu hatırlatır. Bu çerçevede Sâffât, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Tevhid ve putların eleştirisi
  • Meleklerin saf tutması
  • Hz. İbrâhim'in imtihanı
  • Peygamberlerin ortak mesajı
  • Ahiret ve hesap

Ne Zaman Okunur?

Sâffât Sûresi namaz dışında her zaman okunabilir. Sâffât hakkında özel sonuç için belirli tekrar gerektiğine dair güvenilir delil yoksa böyle bir öneri yapılmamalıdır. Daha verimli yaklaşım, meleklerin saf tutması temasını sûrenin bütünü içinde takip etmektir.

Kıssa ile hükmü aynı çizgide görmek

Sâffât içindeki anlatı parçaları yalnız tarihî bilgi değildir. Tevhid ve putların eleştirisi ile peygamberlerin ortak mesajı yan yana okunduğunda, sûrenin hem düşünceyi hem davranışı dönüştürmek istediği görülür. Sâffât okuyucusu olay adlarını ezberlemek yerine onaylanan ve eleştirilen tutumları işaretleyebilir.

Ahlâkî ölçüyü önce kendine yöneltmek

Sâffât içindeki hz. İbrâhim'in imtihanı uyarısı, başkalarını kolayca sınıflandırma aracı yapılmamalıdır. Okuyucu önce kendi alışkanlıklarını, dilini ve kararlarını bu ölçüyle karşılaştırmalıdır. Böylece metin tartışma kazanma aracından kişisel sorumluluk kaynağına dönüşür.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Sâffât Mekki mi Medeni mi?

Yaygın kabule göre Mekke sûresidir. Sâffât için bu bilgi muhatap ve konu ortamını anlamaya yardım eder; bütün ayetlerin tek tarihte indiği anlamına gelmez.

Sâffât kelimesinin Türkçe karşılığı nedir?

Kelime saf saf duranlar demektir. Adın seçilmesi, sûrenin o kelimeyle sınırlı olduğu anlamına gelmez.

Sâffât Sûresi'nde hangi beş başlık takip edilebilir?

Okuma planı tevhid ve putların eleştirisi, meleklerin saf tutması, hz. İbrâhim'in imtihanı, peygamberlerin ortak mesajı, ahiret ve hesap başlıkları üzerinden kurulabilir. Her başlık için ilgili ayet numaraları ayrıca not edilebilir.

Sâffât Sûresi tek oturumda mı okunmalı?

182 ayetlik yapı okuyucunun hızına göre tek veya birkaç oturumda okunabilir. Bölünüyorsa konu geçişleri dikkate alınmalı ve önceki bölüm kısa notla hatırlanmalıdır.

Sâffât hakkında popüler anlatılar nasıl kontrol edilir?

Sâffât hakkındaki anlatının önce ayette bulunup bulunmadığına, sonra sahih hadis veya güvenilir tefsir kaynağına bakılmalıdır. Kaynağı belirsiz sonuç ve fazilet cümleleri eklenmemelidir.

Tüm sorular →

Kaynaklar