Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

36. Sûre · Mekke · 83 Ayet

يس

YÂSÎN SÛRESİ

Yâ-Sîn

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Yâsîn Sûresi metin ve meal olarak bu cihaza kaydedilir. Ses dosyaları kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 2

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

يسٓ

Yâ Sîn.1

  1. [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يسٓYâ Sîn

(Yâ Sîn) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

وَٱلْقُرْءَانِ ٱلْحَكِيمِ

Hakîm olan Kur'an'a yemin olsun!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْقُرْءَانِKur'an'a andolsun
ٱلْحَكِيمِhikmetli

Allah Teâlâ; ayetleri muhkem kılınmış olan Kur'an'a yemin etmiştir. Zira ona ne önünden ve ne de arkasından bir batıl yaklaşabilir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

إِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Şüphesiz sen elbette gönderilen rasûllerdensin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّكَkuşkusuz sen
لَمِنَgönderilmiş elçilerdensin
ٱلْمُرْسَلِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ey Resul! Şüphesiz sen; Allah'ın kullarına, O'nu birlemeleri ve sadece O'na ibadet etmelerini emretmek için gönderdiği peygamberlerden birisin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

عَلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ

Dosdoğru bir yol üzerinesin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَلَىٰüzerinde
صِرَٰطٍۢbir yol
مُّسْتَقِيمٍۢdosdoğru

Sen; dosdoğru bir yol ve din üzerinesin. Dosdoğru olan bu yol ve bu din; hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği Azîz olan Rabbin tarafından indirilmiştir. O; iman eden kullarına karşı çok merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

تَنزِيلَ ٱلْعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ

(Bu Kur'an) üstün, güçlü ve çok merhametli olan (Allah) tarafından indirilmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَنزِيلَindirdiği (üzerindesin)
ٱلْعَزِيزِüstün olanın
ٱلرَّحِيمِçok esirgeyenin

Sen; dosdoğru bir yol ve din üzeresin. Dosdoğru olan bu yol ve din, hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği Azîz olan Rabbin tarafından indirilmiştir. O; iman eden kullarına karşı çok merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

لِتُنذِرَ قَوْمًۭا مَّآ أُنذِرَ ءَابَآؤُهُمْ فَهُمْ غَٰفِلُونَ

Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (bu kitap indirilmiştir.)

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِتُنذِرَuyarman için
قَوْمًۭاbir toplumu
مَّآuyarılmamış
أُنذِرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَابَآؤُهُمْbabaları
فَهُمْbu yüzden onlar
غَٰفِلُونَgaflet içindedirler

Bunu sana; kendilerine daha önce onları uyaracak bir peygamber gelmemiş olan Arap bir kavmi korkutman ve uyarman için indirdik. Onlar; imandan ve tevhitten uzak idiler. İşte kendilerine gönderilen uyarı ile aralarındaki bağ kesilmiş olan her ümmetin durumu böyledir. Bu ümmetler, kendilerine (imanı ve tevhidi) hatırlatacak ve uyaracak peygamberlere ihtiyaç duyarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

لَقَدْ حَقَّ ٱلْقَوْلُ عَلَىٰٓ أَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَقَدْandolsun
حَقَّhak oldu
ٱلْقَوْلُo söz
عَلَىٰٓüzerine
أَكْثَرِهِمْonların çoğu
فَهُمْartık onlar
لَاinanmazlar
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şüphesiz peygamberlerinin dili ile Allah'tan gelen hak kendilerine ulaştıktan sonra bunların çoğunun üzerine Allah tarafından gelen azap kaçınılmaz olmuştur. Ona iman etmeyip küfürleri üzerinde kalmışlardır. Onlar, Allah'a da resulüne de iman etmez ve haktan getirdikleri ile de amel etmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

إِنَّا جَعَلْنَا فِىٓ أَعْنَٰقِهِمْ أَغْلَٰلًۭا فَهِىَ إِلَى ٱلْأَذْقَانِ فَهُم مُّقْمَحُونَ

Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاelbette biz
جَعَلْنَاgeçirdik
فِىٓonların boyunlarına
أَعْنَٰقِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَغْلَٰلًۭاhalkalar
فَهِىَo (halkalar)
إِلَىçenelere kadar dayanır
ٱلْأَذْقَانِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَهُمbu yüzden onların
مُّقْمَحُونَkafaları kalkıktır

Bunların misali, boyunlarına halkalar takılmış olan kimselerin misali gibidir. Onların elleri boyunları ile bir araya getirilip çenelerinin altında toplanmıştır. Bundan dolayı başlarını semaya doğru kaldırmak zorunda kalmışlardır. Başlarını aşağı doğru indiremezler. Bunlar, Allah'a imanı kabul etmezler ve O'na boyun eğmezler. Bundan dolayı başlarını indirmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَجَعَلْنَا مِنۢ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّۭا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّۭا فَأَغْشَيْنَٰهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ

Biz onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلْنَاve kıldık (çektik)
مِنۢönlerinden
بَيْنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَيْدِيهِمْönlerinden
سَدًّۭاbir sed
وَمِنْve
خَلْفِهِمْarkalarından
سَدًّۭاbir sed
فَأَغْشَيْنَٰهُمْve onları kapattık
فَهُمْartık onlar
لَاgörmezler
يُبْصِرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onların önlerine ve arkalarına hak ile onların arasını ayıran setler çektik ve onların gözlerini hakka karşı kapattık. Onlar; hakkı kendilerine fayda verecek şekilde göremezler. Bu durum, onların küfürlerinde ısrar etmelerinin ve inat etmelerinin ortaya çıkmasından sonra olmuştur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَسَوَآءٌ عَلَيْهِمْ ءَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Kâfirlere gelince; onları uyarsan da uyarmasan da birdir, iman etmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَسَوَآءٌbirdir
عَلَيْهِمْonlar için
ءَأَنذَرْتَهُمْuyarsan (da)
أَمْyada
لَمْuyarmasan (da)
تُنذِرْهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَاinanmazlar
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ey Muhammed! İnatla hakka karşı çıkan bu kâfirleri korkutsan da, korkutmasan da onlar için birdir. Onlar, senin Allah katından getirdiklerine iman etmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّكْرَ وَخَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ ۖ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍۢ وَأَجْرٍۢ كَرِيمٍ

Sen, ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّمَاancak
تُنذِرُsen uyarabilirsin
مَنِkimseyi
ٱتَّبَعَuyan
ٱلذِّكْرَZikre
وَخَشِىَve korkan
ٱلرَّحْمَٰنَRahman'dan
بِٱلْغَيْبِgörmeden
فَبَشِّرْهُişte öylesini müjdele
بِمَغْفِرَةٍۢbir mağfiretle
وَأَجْرٍۢve bir mükafatla
كَرِيمٍgüzel

Gerçekten senin uyarmandan ancak bu Kur'an'ı doğrulayan, Kur'an'da gelen şeylere tabi olan ve kimsenin görmeyeceği yerde yalnız başına iken Rabbinden korkan kimse istifade eder. Böyle özelliklere sahip olan kimseye, Allah tarafından günahlarının silinip bağışlanması kendisini sevindiren ve ahirette kendisini bekleyen büyük bir mükâfatı haber ver. İşte bu mükâfat cennettir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

إِنَّا نَحْنُ نُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا۟ وَءَاثَٰرَهُمْ ۚ وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ فِىٓ إِمَامٍۢ مُّبِينٍۢ

Muhakkak biz ölüleri diriltiriz. Onların ileri gönderdiklerini de, geride bıraktıklarını (izlerini) da yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfûz'da) sayıp yazmışızdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاşüphe yokki biz
نَحْنُbiz
نُحْىِdiriltiriz
ٱلْمَوْتَىٰölüleri
وَنَكْتُبُve yazarız
مَاşeyleri (işleri)
قَدَّمُوا۟öne sürdükleri
وَءَاثَٰرَهُمْve eserlerini
وَكُلَّve her
شَىْءٍşeyi
أَحْصَيْنَٰهُayrıntılı kaydettik
فِىٓbir sicile
إِمَامٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّبِينٍۢapaçık

Şüphesiz hesap için kıyamet günü ölüleri ancak biz diriltiriz. Onların dünya hayatında iken işlemiş oldukları salih amelleri ve kötü amelleri yazarız. Aynı şekilde ölümlerinden sonra onlardan geriye kalan sadaka-i câriye gibi salih olan şeyleri yahut küfür gibi kötü amelleri de yazarız. Biz, her şeyi kesin bir şekilde apaçık bir kitapta yazmışızdır ki, o kitap Levh-i Mahfûz'dur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَٱضْرِبْ لَهُم مَّثَلًا أَصْحَٰبَ ٱلْقَرْيَةِ إِذْ جَآءَهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

Onlara, şu şehir halkını misal getir: Hani onlara elçiler gelmişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱضْرِبْve anlat
لَهُمonlara
مَّثَلًاmisal olarak
أَصْحَٰبَhalkını
ٱلْقَرْيَةِşu kent
إِذْzaman
جَآءَهَاgeldiği
ٱلْمُرْسَلُونَelçiler

Ey Resul! Yalanlayan ve inatçılık eden bu kimselere ibret olması için, kendilerine elçiler gelmiş olan belde halkının kıssasını anlat.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

إِذْ أَرْسَلْنَآ إِلَيْهِمُ ٱثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍۢ فَقَالُوٓا۟ إِنَّآ إِلَيْكُم مُّرْسَلُونَ

Hani onlara iki elçi göndermiştik de onları yalanlamışlardı. Bir üçüncüsü ile onlara destek vermiştik. (Onlar:) "Biz, size gönderilen elçileriz." demişlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْbiz gönderdik
أَرْسَلْنَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَيْهِمُonlara
ٱثْنَيْنِiki (elçi)
فَكَذَّبُوهُمَاonları yalanladılar
فَعَزَّزْنَاbiz de destekledik
بِثَالِثٍۢüçüncüsüyle
فَقَالُوٓا۟dediler ki
إِنَّآbiz elbette
إِلَيْكُمsize
مُّرْسَلُونَgönderilen elçileriz

Kendilerini Allah'ı birlemeye ve Allah'a ibadet etmeye davet etmeleri için onlara iki elçi gönderdiğimizde o iki elçiyi yalanladılar. Bunun üzerine biz, üçüncü bir elçi daha göndererek o iki elçiyi güçlendirdik. O üç elçi belde halkına şöyle dediler: -Biz üç kişi- "Sizleri Allah'ı birlemeye ve O'nun dinine tabi olmaya davet etmek için gönderilmiş olan elçileriz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

قَالُوا۟ مَآ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌۭ مِّثْلُنَا وَمَآ أَنزَلَ ٱلرَّحْمَٰنُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَكْذِبُونَ

Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman, herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler ki
مَآdeğilsiniz
أَنتُمْsiz
إِلَّاbaşka bir şey
بَشَرٌۭinsandan
مِّثْلُنَاbizim gibi
وَمَآve
أَنزَلَindirmemiştir
ٱلرَّحْمَٰنُRahman
مِنhiçbir
شَىْءٍşey
إِنْhayır!
أَنتُمْsiz
إِلَّاsadece
تَكْذِبُونَyalan söylüyorsunuz

Belde halkı gönderilen elçilere şöyle dediler: Sizler bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsiniz. Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Rahman size bir vahiy indirmemiştir ve siz, iddianızla ancak Allah'a yalan isnatta bulunuyorsunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

قَالُوا۟ رَبُّنَا يَعْلَمُ إِنَّآ إِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ

Elçiler ise: "Rabbimiz biliyor ki biz, size gönderilen elçileriz." diye karşılık verdiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler ki
رَبُّنَاRabbimiz
يَعْلَمُbilir ki
إِنَّآbiz elbette
إِلَيْكُمْsize
لَمُرْسَلُونَgönderilmiş elçileriz

O üç elçi, belde halkının yalanlamasına karşılık olarak şöyle dediler: "Ey belde halkı! Rabbimiz biliyor ki bizler, size O'nun katından gönderilmiş elçileriz. Delil olarak bu bize yeter."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

وَمَا عَلَيْنَآ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

"Bizim görevimiz apaçık tebliğden başka bir şey değildir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve yoktur
عَلَيْنَآüzerimize düşen
إِلَّاbaşka bir şey
ٱلْبَلَٰغُduyurmaktan
ٱلْمُبِينُaçıkça

"Bizim görevimiz, size tebliğ etmekle emrolunduğumuz şeyleri apaçık tebliğ etmektir. Biz, size hidayet etmekle sorumlu değiliz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

قَالُوٓا۟ إِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْ ۖ لَئِن لَّمْ تَنتَهُوا۟ لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌۭ

Onlar dediler ki: "Doğrusu siz, bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi taşlarız ve bizden size acı bir azap dokunur."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوٓا۟dediler ki
إِنَّاdoğrusu biz
تَطَيَّرْنَاuğursuzluğa uğradık
بِكُمْsizin yüzünüzden
لَئِنeğer
لَّمْvazgeçmezseniz
تَنتَهُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَنَرْجُمَنَّكُمْsizi mutlaka taşlarız
وَلَيَمَسَّنَّكُمve size dokunur
مِّنَّاbizden
عَذَابٌbir azab
أَلِيمٌۭacıklı

Belde halkı, gönderilmiş olan elçilere şöyle dediler: "Şüphesiz siz, bize uğursuz geldiniz. Eğer bizleri tevhide davet etmekten vazgeçmezseniz; sizi ölünceye kadar taşlamakla ve acıklı bir azap ile cezalandıracağız."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

قَالُوا۟ طَٰٓئِرُكُم مَّعَكُمْ ۚ أَئِن ذُكِّرْتُم ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌۭ مُّسْرِفُونَ

(Elçiler) dediler ki: "Sizin uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz çok ileri giden bir topluluksunuz".

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler ki
طَٰٓئِرُكُمuğursuzluğunuz
مَّعَكُمْsizin kendinizdedir
أَئِنsize öğüt verildiğiiçin mi?
ذُكِّرْتُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَلْhayır
أَنتُمْsiz
قَوْمٌۭbir kavimsiniz
مُّسْرِفُونَaşırı giden

Elçiler onlara cevap olarak şöyle dediler: "Allah'ı inkâr etmeniz ve O'nun peygamberlerine tabi olmayı terk etmeniz sebebi ile uğursuzluğunuz sizinle beraberdir. Size Allah'ı hatırlattığımız ve sizi O'na davet ettiğimiz için mi bizi uğursuz sayıyorsunuz? Hayır! Bilakis siz; günah işleyip isyan ederek aşırı giden bir topluluksunuz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَجَآءَ مِنْ أَقْصَا ٱلْمَدِينَةِ رَجُلٌۭ يَسْعَىٰ قَالَ يَٰقَوْمِ ٱتَّبِعُوا۟ ٱلْمُرْسَلِينَ

Derken beldenin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve; "Ey kavmim! Bu elçilere uyunuz." dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَآءَve geldi
مِنْen uzak yerinden
أَقْصَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمَدِينَةِkentin
رَجُلٌۭbir adam
يَسْعَىٰkoşarak
قَالَdedi
يَٰقَوْمِey kavmim
ٱتَّبِعُوا۟uyun
ٱلْمُرْسَلِينَelçilere

Derken beldenin uzak bir yerinden bir adam; kavminin elçileri yalanlamasından, onları öldürmek ve eziyet etmekle tehdit etmesinden korkarak koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey Kavmim! Bu elçilerin getirdiklerine uyunuz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

ٱتَّبِعُوا۟ مَن لَّا يَسْـَٔلُكُمْ أَجْرًۭا وَهُم مُّهْتَدُونَ

Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tabi olun. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱتَّبِعُوا۟uyun
مَنkimselere
لَّاsizden istemeyen
يَسْـَٔلُكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَجْرًۭاbir ücret
وَهُمve onlar
مُّهْتَدُونَdoğru yoldadırlar

Ey Kavmim! Size tebliğ ettikleri şey karşılığında sizden herhangi bir ücret istemeyen kimselere uyun. Onlar Allah'ın vahyinden tebliğ ettikleri şeyler hususunda hidayet üzeredirler. Kim böyle ise işte tabi olunmaya layık olan kimse odur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

وَمَا لِىَ لَآ أَعْبُدُ ٱلَّذِى فَطَرَنِى وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Ben, beni yaratana ne diye ibadet etmeyecekmişim? Üstelik siz yalnız ona döndürüleceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
لِىَben niçin?
لَآkulluk etmeyeyim
أَعْبُدُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلَّذِىbeni yaratana
فَطَرَنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِلَيْهِve O'na
تُرْجَعُونَdöndürüleceksiniz

Nasihatçı olan bu adam şöyle dedi: "Ve hangi engel beni yaratan Allah'a ibadet etmekten alıkoyabilir? Ve hangi engel sizleri yaratan Allah'a ibadet etmekten alıkoyabilir? Öyle ki, yeniden dirilme ile birlikte hepiniz karşılık için sadece O'na döndürüleceksiniz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

ءَأَتَّخِذُ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةً إِن يُرِدْنِ ٱلرَّحْمَٰنُ بِضُرٍّۢ لَّا تُغْنِ عَنِّى شَفَٰعَتُهُمْ شَيْـًۭٔا وَلَا يُنقِذُونِ

“O’nu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman; bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ءَأَتَّخِذُedinir miyim?
مِنO'ndan başka
دُونِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَالِهَةًtanrılar
إِنeğer
يُرِدْنِbana dilese
ٱلرَّحْمَٰنُRahman
بِضُرٍّۢbir zarar vermek
لَّاsağlamaz
تُغْنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنِّىbana
شَفَٰعَتُهُمْonların şefa'ati
شَيْـًۭٔاhiçbir (fayda)
وَلَاve asla
يُنقِذُونِonlar beni kurtaramazlar

"Ben, beni yaratan Allah'tan başka ilahlara hak etmemelerine rağmen ibadet edip, onları ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman; bana bir kötülük isabet ettirmek isterse, kendilerine ibadet olunan bu ilahlar bana bir fayda veremedikleri gibi benden bir kötülüğü de savamazlar. Eğer ben küfür üzere ölürsem Allah'ın benim hakkımda dilediği kötülükten de beni kurtaramazlar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

إِنِّىٓ إِذًۭا لَّفِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍ

Bu takdirde ben muhakkak apaçık bir sapıklık içinde olurum.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنِّىٓşüphesiz ben
إِذًۭاo takdirde
لَّفِىiçinde olurum
ضَلَٰلٍۢbir sapıklık
مُّبِينٍapaçık

"Eğer ben Allah'tan gayrı kendilerine ibadet olunanları ilahlar edinirsem, apaçık bir hata içinde olurum. Öyle ki ibadeti hak etmeyenlere ibadet edip, ibadeti hak eden Allah'a ibadet etmeyi terk ederek apaçık bir sapıklık ile sapmış olurum."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

إِنِّىٓ ءَامَنتُ بِرَبِّكُمْ فَٱسْمَعُونِ

"Şüphesiz ben; Rabbinize iman ettim. Beni dinleyin!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنِّىٓşüphesiz ben
ءَامَنتُinandım
بِرَبِّكُمْsizin Rabbinize
فَٱسْمَعُونِbeni dinleyin

"Ey Kavmim! Şüphesiz ben; sizin Rabbiniz ve benim Rabbim olan Allah'a iman ettim. Beni dinleyin. Ben sizin, beni kendisiyle tehdit ettiğiniz ölümden de korkmuyorum." dedi. Kavmi onu öldürdü. Allah da onu cennetine koydu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

قِيلَ ٱدْخُلِ ٱلْجَنَّةَ ۖ قَالَ يَٰلَيْتَ قَوْمِى يَعْلَمُونَ

Ona: "Cennet'e gir!" denildi. O da: "Keşke kavmim bilseydi." dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قِيلَdenilince
ٱدْخُلِgir!
ٱلْجَنَّةَcennete
قَالَdedi ki
يَٰلَيْتَey keşke
قَوْمِىkavmim
يَعْلَمُونَbilseydi

Şehit edilmesinden sonra kendisine ikram olarak şöyle denildi: "Cennete gir." O, cennete girip de oradaki nimetleri müşahede edince temenni içinde şöyle dedi: "Keşke beni yalanlayan ve öldüren kavmim de günahlarımın bağışlandığını ve Rabbimin bana olan ikramını bilseydi. Benim gibi İman eder ve benim ulaştığım mükâfata ulaşırdı."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

بِمَا غَفَرَ لِى رَبِّى وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُكْرَمِينَ

"Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama layık kimselerden kıldığını."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بِمَاne yüzden
غَفَرَbağışladığını
لِىbeni
رَبِّىRabbimin
وَجَعَلَنِىve beni kıldığını
مِنَağırlananlardan
ٱلْمُكْرَمِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şehit edilmesinden sonra kendisine ikram olarak şöyle denildi: "Cennete gir." O, cennete girip de oradaki nimetleri müşahede edince temenni ederek şöyle dedi: "Keşke beni yalanlayan ve öldüren kavmim de günahlarımın bağışlandığını ve Rabbimin bana olan ikramını bilseydi. Benim gibi iman eder ve benim ulaştığım mükâfata ulaşırdı."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

۞ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنۢ بَعْدِهِۦ مِن جُندٍۢ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ

Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve
أَنزَلْنَاbiz indirmedik
عَلَىٰüzerine
قَوْمِهِۦkavminin
مِنۢondan sonra
بَعْدِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنhiçbir
جُندٍۢordu
مِّنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve
كُنَّاdeğildik
مُنزِلِينَindirici

Kendisini yalanlayan ve öldüren kavmini helak etmek için üzerlerine gökten bir melek ordusu indirmedik. Bir kavmi helak ettiğimizde her zaman onların üzerine melek indirmeyiz. Onları başka yollarla helak etmemiz melek indirmekten bizim için daha kolaydır. Onların helakını azap meleklerini üzerlerine indirerek değil, gökten korkunç bir ses ile olmasını takdir ettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ فَإِذَا هُمْ خَٰمِدُونَ

(Onları helâk eden) Korkunç sesten başka bir şey değildi. Bir anda sönüp gittiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنhayır
كَانَتْoldu
إِلَّاsadece
صَيْحَةًۭkorkunç gürültü
وَٰحِدَةًۭbir tek
فَإِذَاhemen
هُمْonlar
خَٰمِدُونَsönüverdiler

Onun kavminin helak edilme kıssası ise sadece onlara gönderdiğimiz korkunç bir sesten ibarettir. Sonra onlar yanıp sönen ateşten geride bir iz kalmadığı gibi kendilerinden de geriye herhangi bir iz kalmamıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

يَٰحَسْرَةً عَلَى ٱلْعِبَادِ ۚ مَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Yazıklar olsun o kullara! Ne zaman kendilerine bir peygamber gelse muhakkak onunla alay ederlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰحَسْرَةًey (ah!) yazık
عَلَىşu kullara
ٱلْعِبَادِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاonlara gelmez ki
يَأْتِيهِمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنhiçbir
رَّسُولٍelçi
إِلَّاmutlaka
كَانُوا۟onlar
بِهِۦonunla
يَسْتَهْزِءُونَalay ederlerdi

Kıyamet günü, azabı gördüklerinde hüsrana uğrayan ve yalanlayan kulların pişmanlıklarına yazıklar olsun. Şüphesiz onlar, dünyadayken Allah tarafından kendilerine gönderilen her peygamberi küçümser ve onunla alay ederlerdi. Onların kıyamet günündeki akıbeti, Allah'ın emirlerine karşı gelmelerinden dolayı pişmanlıktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

أَلَمْ يَرَوْا۟ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ أَنَّهُمْ إِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ

Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmüyorlar mı? Onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmediler mi?
يَرَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَمْnice
أَهْلَكْنَاyok ettik
قَبْلَهُمkendilerinden önce
مِّنَnesillerden
ٱلْقُرُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّهُمْonlar
إِلَيْهِمْkendilerine
لَاbir daha dönmezler
يَرْجِعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Resullerle alay edip yalanlayanlar, kendilerinden önce helak ettiğimiz ümmetleri görüp ibret almadılar mı? Kesinlikle onların hepsi öldüler ve dünyaya bir daha asla dönmeyecekler. Bilakis daha önce yaptıkları ameller ile karşılaşacaklar ve Yüce Allah, bu yaptıklarının karşılığını onlara verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

وَإِن كُلٌّۭ لَّمَّا جَمِيعٌۭ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ

Ve hepsi toplanıp huzurumuza çıkarılacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنancak
كُلٌّۭhepsi
لَّمَّاzaman
جَمِيعٌۭtoplandığı
لَّدَيْنَاhuzurumuza
مُحْضَرُونَgetirileceklerdir

Kıyamet günü, istisnasız bütün ümmetler yeniden diriltildikten sonra yaptıkları amellerin karşılığını almaları için huzurumuza çıkarılacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

وَءَايَةٌۭ لَّهُمُ ٱلْأَرْضُ ٱلْمَيْتَةُ أَحْيَيْنَٰهَا وَأَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّۭا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ

Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَءَايَةٌۭve bir ayettir
لَّهُمُonlar için
ٱلْأَرْضُtoprak
ٱلْمَيْتَةُölü
أَحْيَيْنَٰهَاbiz onu dirilttik
وَأَخْرَجْنَاve çıkardık
مِنْهَاondan
حَبًّۭاdane
فَمِنْهُve ondan
يَأْكُلُونَyiyorlar

Gökyüzünden üzerine yağmur indirdiğimiz, bununla çeşit çeşit bitkiyi ve insanların yemesi için farklı farklı daneleri çıkardığımız bu kurak verimsiz toprak, ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edenler için bir delildir. Yağmur yağdırıp bitkiyi çıkararak bu yeryüzüne hayat veren, ölüleri tekrar diriltip hayat vermeye kadirdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

وَجَعَلْنَا فِيهَا جَنَّٰتٍۢ مِّن نَّخِيلٍۢ وَأَعْنَٰبٍۢ وَفَجَّرْنَا فِيهَا مِنَ ٱلْعُيُونِ

Biz, yeryüzünde nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلْنَاve yarattık
فِيهَاorada
جَنَّٰتٍۢbahçeleri
مِّنhurma
نَّخِيلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَعْنَٰبٍۢve üzüm
وَفَجَّرْنَاve akıttık
فِيهَاorada
مِنَçeşmelerden
ٱلْعُيُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Üzerine yağmur yağdırdığımız yerden nice hurma ve üzüm bahçeleri çıkardık. Bunları sulayan pınarlar fışkırttık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

لِيَأْكُلُوا۟ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتْهُ أَيْدِيهِمْ ۖ أَفَلَا يَشْكُرُونَ

Ürünlerinden ve yetiştirdiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmiyorlar mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِيَأْكُلُوا۟yemeleri için
مِنonun ürününden
ثَمَرِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve
عَمِلَتْهُemeğinden
أَيْدِيهِمْellerinin
أَفَلَاhala şükretmiyorlar mı?
يَشْكُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İnsanlar, Allah'ın kendilerine nimet olarak vermiş olduğu ve hiçbir çaba sarf etmedikleri bahçelerin ürünlerinden yesinler diye. Hâlâ bu nimetlerinden dolayı yalnızca Allah'a ibadet edip resullerine iman ederek şükretmeyecekler mi?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

سُبْحَٰنَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْأَزْوَٰجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلْأَرْضُ وَمِنْ أَنفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ

Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah) çok münezzehtir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سُبْحَٰنَne yücedir
ٱلَّذِىO (Allah) ki
خَلَقَyaratmıştır
ٱلْأَزْوَٰجَçiftleri
كُلَّهَاbütün
مِمَّاbitirdiklerinden
تُنۢبِتُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَرْضُtoprağın
وَمِنْve
أَنفُسِهِمْkendilerinden
وَمِمَّاve nice şeylerden
لَاbilmedikleri
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah, yarattığı çeşitli bitkiler ve ağaçlardan, erkek ve kadın olarak yarattığı insanlardan, kara, deniz ve bu ikisinin dışında insanların bilmediği mahlukatından münezzehtir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

وَءَايَةٌۭ لَّهُمُ ٱلَّيْلُ نَسْلَخُ مِنْهُ ٱلنَّهَارَ فَإِذَا هُم مُّظْلِمُونَ

Gece de kendileri için bir delildir. Gündüzü ondan sıyırarak çekip alırız. Bir de bakarsın ki karanlık içinde kalmışlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَءَايَةٌۭve bir ayettir
لَّهُمُonlar için
ٱلَّيْلُgece
نَسْلَخُsoyup alırız
مِنْهُondan
ٱلنَّهَارَgündüzü
فَإِذَاbirden
هُمonlar
مُّظْلِمُونَkaranlıkta kalıverirler

Gündüzün gitmesi ve gecenin gelmesi ile gündüzü çekip alıp aydınlığı gidermemiz, insanlar için Yüce Allah'ın birliğinin delilidir. Gündüzün gitmesi ile karanlığı getiririz de insanlar karanlık içinde kalırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

وَٱلشَّمْسُ تَجْرِى لِمُسْتَقَرٍّۢ لَّهَا ۚ ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ

Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. İşte bu, Azîz ve Alîm olan Allah'ın takdiridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلشَّمْسُve güneş
تَجْرِىakıp gider
لِمُسْتَقَرٍّۢkarar bulacağı yere
لَّهَاkendinin
ذَٰلِكَbu
تَقْدِيرُtakdiridir
ٱلْعَزِيزِüstün olanın
ٱلْعَلِيمِve bilenin

Yüce Allah'ın ilmi dahilinde olup takdirinin dışına çıkmadan yörüngesinde akıp giden bu Güneş, onlar için Allah'ın birliğinin delilidir. İşte bu takdir, kimsenin kendisine galip gelemediği Azîz ve yarattıklarının işlerinden hiçbir şeyin kendisine gizli kalmadığı Alîm olan Allah'ın takdiridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

وَٱلْقَمَرَ قَدَّرْنَٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلْعُرْجُونِ ٱلْقَدِيمِ

Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْقَمَرَve aya
قَدَّرْنَٰهُtayin ettik
مَنَازِلَkonaklar
حَتَّىٰnihayet
عَادَbir hale geldi
كَٱلْعُرْجُونِhurma sapına benzer
ٱلْقَدِيمِeski kuru'

Küçük olarak başlayıp sonra büyüyen sonra da tekrar küçülüp incelik, eğrilik, sararma, eskime ve gözden kaybolma bakımından hurma salkımı gibi (hilal) olan her gece yörüngesini belirlediğimiz bu Ay, onlar için Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın birliğine delalet eden bir delildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

لَا ٱلشَّمْسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدْرِكَ ٱلْقَمَرَ وَلَا ٱلَّيْلُ سَابِقُ ٱلنَّهَارِ ۚ وَكُلٌّۭ فِى فَلَكٍۢ يَسْبَحُونَ

Ne Güneş Ay'a yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَاne
ٱلشَّمْسُgüneş
يَنۢبَغِىmümkün olur
لَهَآona (aya)
أَنerişmesi
تُدْرِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقَمَرَaya
وَلَاne de
ٱلَّيْلُgece
سَابِقُönüne geçebilir
ٱلنَّهَارِgündüzün
وَكُلٌّۭve hepsi
فِىbir felekte (yörüngede)
فَلَكٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَسْبَحُونَyüzmektedirler

Güneş, Ay, gece ve gündüz Allah'ın dilemesi ile takdir edilmiş delillerdir. Takdir edildikleri şeyi aşıp geçemezler. Ne Güneş, Ay'ın yörüngesini değiştirmek ya da aydınlığını gidermek için Ay'a yetişebilir. Ne de gece, vakti dolmadan önce girip gündüzü geçebilir. Bütün ilahi emre boyun eğen bu mahlukat, bunların dışındaki diğer gezegen ve galaksilerin hepsinin Allah'ın takdiri ve muhafazası altında kendilerine has yörüngeleri vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

وَءَايَةٌۭ لَّهُمْ أَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَءَايَةٌۭve bir ayet
لَّهُمْonlar için
أَنَّاtaşımamızdır
حَمَلْنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ذُرِّيَّتَهُمْonların çoçuklarını
فِىgemide
ٱلْفُلْكِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمَشْحُونِdolu

Yüce Allah'ın birliğine delalet eden ve kullarına olan nimetinin bir delili de Nuh zamanında Âdem'in zürriyetinden tufandan kurtulanları Allah'ın mahlukatı ile dolu olan gemide taşımamızdır. Şüphesiz Yüce Allah, onlardan her cinsten bir çift taşımıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

وَخَلَقْنَا لَهُم مِّن مِّثْلِهِۦ مَا يَرْكَبُونَ

Ve onlar için bindikleri daha başka taşıtlar da yarattık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَخَلَقْنَاve yaratmamızdır
لَهُمkendilerine
مِّنonun gibi
مِّثْلِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاşeyler
يَرْكَبُونَbinecekleri

Yüce Allah'ın birliğine delalet eden ve kullarına olan nimetinin bir delili olarak Nuh'un gemisi gibi binekleri yarattık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

وَإِن نَّشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَرِيخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنقَذُونَ

Eğer dilersek, onları suda boğarız da kimse de yardımlarına gelemez. İşte o zaman onlar için bir kurtuluş da yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve eğer
نَّشَأْdilesek
نُغْرِقْهُمْonları (suda) boğarız
فَلَاolmaz
صَرِيخَimdad (eden)
لَهُمْonlara
وَلَاve ne de
هُمْonlar
يُنقَذُونَkurtarılmazlar

Eğer biz onları boğmak isteseydik, onları suda boğardık. Şayet onların boğulmasını dileseydik, onlara hiçbir yardımcı yardım edemezdi. Eğer onlar emrimiz ve hükmümüzle boğulsalardı, hiçbir kurtarıcı da onları kurtaramazdı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

إِلَّا رَحْمَةًۭ مِّنَّا وَمَتَٰعًا إِلَىٰ حِينٍۢ

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاancak
رَحْمَةًۭbir rahmet (vardır)
مِّنَّاbizden
وَمَتَٰعًاve yaşatma
إِلَىٰkadar
حِينٍۢbir süreye

Ancak onları boğulmaktan kurtararak rahmet etmemiz ve aşamayacakları belirli bir zamana kadar istifade etmeleri için hayatta bırakmamız bundan müstesnadır. Umulur ki, bundan ibret alıp iman ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّقُوا۟ مَا بَيْنَ أَيْدِيكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Önünüzdekinden ve arkanızdakinden (dünya ve ahiret azabından) sakının. Umulur ki, size merhamet olunur denildiğinde (yüz çevirirler).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
قِيلَdendiği
لَهُمُonlara
ٱتَّقُوا۟sakının
مَاolanlardan
بَيْنَönünüzdeki
أَيْدِيكُمْönünüzdeki
وَمَاve olanlardan
خَلْفَكُمْarkanızdaki
لَعَلَّكُمْumulur ki
تُرْحَمُونَesirgenirsiniz

İman etmekten yüz çeviren bu müşriklere: "Kendisine doğru ilerlediğiniz ahiretten ve geride bıraktığınız dünyadan ve onun zorluklarından sakının. Umulur ki, Yüce Allah rahmeti ile lütufta bulunur denildiğinde, buna riayet etmezler. Bilakis bundan hiç umursamadan yüz çevirirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

وَمَا تَأْتِيهِم مِّنْ ءَايَةٍۢ مِّنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِمْ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

Onlara, ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاzaten
تَأْتِيهِمonlara gelmez
مِّنْhiçbir
ءَايَةٍۢayet
مِّنْayetlerinden
ءَايَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَبِّهِمْRabblerinin
إِلَّاolmadıkları
كَانُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنْهَاondan
مُعْرِضِينَyüz çevirmiş

Bu inatçı müşriklere, Allah'ın birliğine ve ibadetin yalnızca O'na layık olduğunu gösteren ayetler her geldiğinde, onlardan ibret almadan mutlaka yüz çevirirlerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ أَنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنُطْعِمُ مَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطْعَمَهُۥٓ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍۢ

Kendilerine; "Allah’ın size verdiği rızıklardan infak edin!" denildiği zaman kâfirler, iman edenlere derler ki; "Allah'ın dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi acaba biz mi doyuracağız? Gerçekten siz apaçık bir sapıklık içindesiniz.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
قِيلَdendiği
لَهُمْonlara
أَنفِقُوا۟infak edin
مِمَّاsize verdiği rızıktan
رَزَقَكُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah'ın
قَالَderler
ٱلَّذِينَnankörler
كَفَرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِلَّذِينَkimselere
ءَامَنُوٓا۟inanan(lara)
أَنُطْعِمُbiz mi yedirelim?
مَنkimseye
لَّوْdilediği takdirde
يَشَآءُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah'ın
أَطْعَمَهُۥٓyedireceği
إِنْhayır
أَنتُمْsiz
إِلَّاdoğrusu
فِىiçindesiniz
ضَلَٰلٍۢbir sapıklık
مُّبِينٍۢapaçık

Bu inatçı kâfirlere; "Allah'ın size rızık olarak verdiği mallardan fakirlere ve miskinlere yardım edin." denildiği zaman; büyüklük taslayanlar iman edenlere: "Allah'ın dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi acaba biz mi doyuracağız? Biz O'nun dilemesine muhalefet etmiyoruz. Ey Müminler! Siz ancak apaçık bir hatanın içinde ve haktan uzaksınız." derler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

"Eğer, doğru söylüyorsanız bu vaat/tehdit ne zaman?" derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَقُولُونَve diyorlar
مَتَىٰne zaman?
هَٰذَاbu
ٱلْوَعْدُtehdid (ettiğiniz azab)
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
صَٰدِقِينَdoğru söylüyor(lar)

Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edenler ve yalanlayıp onun imkânsız olduğunu düşünenler; "Ey Müminler! Bu iddianızda sadıksanız, bu tehdit ne zaman gerçekleşecektir?" derler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

مَا يَنظُرُونَ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ

Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini ansızın yakalayacak korkunç bir sesi bekliyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاbeklemiyorlar
يَنظُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاbaşka bir şey
صَيْحَةًۭkorkunç sesten
وَٰحِدَةًۭbir tek
تَأْخُذُهُمْansızın onları yakalar
وَهُمْve onlar
يَخِصِّمُونَçekişip dururlarken

Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden ve onun imkânsız olduğunu düşünenler, Sur'a ilk olarak üfürülmesinden başkasını beklemiyorlar. Bu korkunç ses onları alışveriş, tarla sulama ve hayvanları otlatma gibi dünya meşgaleleriyle uğraştıkları zaman ansızın yakalayacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

فَلَا يَسْتَطِيعُونَ تَوْصِيَةًۭ وَلَآ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ

İşte o anda onlar; ne bir vasiyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَاartık
يَسْتَطِيعُونَgüçleri yetmez
تَوْصِيَةًۭbir vasiyete
وَلَآne de
إِلَىٰٓailelerine
أَهْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَرْجِعُونَdönmeye

Bu korkunç ses, onları ansızın yakaladığı zaman birbirlerine herhangi bir vasiyette bulunmaya, evlerine ve ailelerine dönmeye güç yetiremezler. Bilakis onlar, bu meşgaleleri ile uğraşırken öleceklerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Yâsîn Sûresi, 83 ayetiyle tevhid, peygamberlik ve öldükten sonra dirilişi merkeze alır; ayrıca elçilerin gönderildiği bir şehir halkının direnişini anlatan bir ibret kıssasına yer verir. Bazı hadis rivayetlerinde sûrenin Kur'an içindeki önemine dikkat çekilmiş, "Kur'an'ın kalbi" gibi ifadelerle anılmıştır; bu rivayetlerin sened değerlendirmesi hadis âlimleri arasında farklılık gösterir.

Ana Temalar

  • Tevhid ve peygamberlik
  • Öldükten sonra diriliş
  • Ashâb-ı Karye kıssası (ibret)
  • Kâinattaki yaratılış delilleri

Ne Zaman Okunur?

Yâsîn'in hasta ziyaretlerinde veya vefat anında okunması Türkiye'de yaygın bir gelenektir; bu uygulamanın dayandığı rivayetler âlimler arasında tartışmalıdır. Sûrenin genel tilavet olarak her an okunmasında bir sakınca yoktur.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Yâsîn Suresi ne için okunur?

Yâsîn Sûresi tevhid, peygamberlik, diriliş ve hesap temalarını işler. Hastalık, ölüm veya özel günlerde okunması toplumda yaygındır; fakat sûreyi yalnız bir dileğin gerçekleşmesi için kullanılan formüle indirgemek içeriğini daraltır. Okuma sırasında meal ve ana temalar takip edilmelidir. Ölüm döşeğindeki kişiye okunmasına dair rivayetlerin sıhhat değerlendirmeleri farklıdır; uygulama kesin zorunluluk gibi sunulmamalıdır. Yâsîn Suresi ne için okunur? hakkında verilen bilgi başkasına baskı kurmak için değil, kişinin kendi uygulamasını bilinçli düzenlemesi için kullanılmalıdır.

Yâsîn Suresi kaç ayettir, hangi cüzdedir?

Yâsîn Sûresi 83 ayetten oluşur ve Mekke döneminde inmiştir; Kur'an'ın 22. cüzünde yer alır.

Yâsîn Sûresi ne anlatır?

Yâsîn; peygamberlik, tevhid, evrendeki ilâhî deliller, insanın sorumluluğu ve ölümden sonra diriliş konularını işler. Şehir halkına gönderilen elçiler ve iman eden kişinin kıssası sûrenin dikkat çeken bölümlerindendir.

Yâsîn Sûresi yalnız cenazelerde mi okunur?

Hayır. Sûre genel Kur'an tilavetinin bir parçasıdır ve iman esaslarını düşünmek amacıyla her zaman okunabilir. Cenazelerde okunması yaygın bir gelenektir; sûrenin anlam alanını yalnız bu uygulamayla sınırlandırmak doğru olmaz.

Yâsîn'e neden "Kur'an'ın kalbi" denir?

Bu ifade bir hadis rivayetinde geçer; ancak rivayetin sıhhati konusunda farklı değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu sebeple ifade, sûrenin tevhid ve ahiret gibi merkezî konuları güçlü biçimde işlemesine dair yaygın bir niteleme olarak temkinli kullanılmalıdır.

Tüm sorular →

Kaynaklar