26. Sûre · Mekke · 227 Ayet
الشعراء
ŞUARÂ SÛRESİ
Şairler
Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ
Bunlar apaçık kitabın ayetleridir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bunlar hakkı batıldan ayıran apaçık olan Kur'an'ın ayetleridir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَعَلَّكَ بَٰخِعٌۭ نَّفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ
(Ey Muhammed!) İman etmiyorlar diye adeta kendini helâk edeceksin!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Onların hidayete ermeleri için aşırı hırsından ve üzüntünden dolayı neredeyse kendini mahvedeceksin.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةًۭ فَظَلَّتْ أَعْنَٰقُهُمْ لَهَا خَٰضِعِينَ
Dilersek, üzerlerine gökten bir ayet/mucize indiririz de boyunları öne eğilip kalır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Eğer biz onların üzerine gökten bir mucize indirmeyi dilersek, onu indiririz. Böylece boyunları zillet içinde eğilip kalır. Fakat biz onları imtihan etmek için böyle yapmak istemedik. Acaba onlar gayba iman edecekler mi?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍۢ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهُ مُعْرِضِينَ
Rahman’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bu müşrikler, Rahman olan Allah Teâlâ'dan tevhidini ve peygamberinin doğruluğunu gösteren delillerden yeni bir hatırlatma indirildiğinde, onlar mutlaka bunu dinlemekten ve tasdik etmekten yüz çevirirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَقَدْ كَذَّبُوا۟ فَسَيَأْتِيهِمْ أَنۢبَٰٓؤُا۟ مَا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ
Onlar (Allah’ın ayetlerini) yalanladılar. Fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar, resullerinin kendilerine getirdiğini yalanladılar. Alay edip durdukları şeyin haberleri kendilerine yakında gelecektir ve azap başlarına inecektir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلْأَرْضِ كَمْ أَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۢ كَرِيمٍ
Yeryüzüne bakmazlar mı ki biz orada her güzel çiftten nice bitkiler bitirdik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bunlar küfürleri üzerine ısrar etmeyi sürdürüp yeryüzüne bakmıyorlar mı? Orada her çeşit bitkiden güzel görünümlü ve faydaları çok olan nice bitkiler yetiştirdik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
Şüphesiz bunlarda (Allah’ın varlığına) bir delil vardır, ancak onların çoğu iman etmezler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz yeryüzünde çeşitli bitkilerin filizlendirilmesinde, onları filizlendirenin (Allah'ın) ölüleri yeniden diriltme kudretine apaçık bir delil vardır. Buna rağmen onların çoğu Mümin değildirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
Muhakkak Rabbin Azîz, Rahîm'dir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Şüphesiz Rabbin, O'nu hiçbir kimsenin yenemeyeceği mutlak galiptir. Kullarına çokça merhamet edendir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ
Hani Rabbin, Mûsâ'ya ’ya: "Zalim kavme git!" diye seslenmişti.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Rabbin Musa'ya: "Allah'a küfreden ve Musa'nın kavmini köle yapan o zalim kavme git!" diye seslenip emrettiğini hatırla!
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَوْمَ فِرْعَوْنَ ۚ أَلَا يَتَّقُونَ
Firavun’un kavmine. Onlar hâlâ sakınmayacaklar mı?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar Firavun'un kavmidir. Onlara emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkmayı yumuşaklık ve şefkatle emretti.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ
Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa -aleyhisselam- şöyle dedi: "Senin hakkında onlara yapacağım tebliğimde beni yalanlamalarından korkuyorum."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ
“Ve göğsüm daralır, dilim çözülmez; bunun için Hârûn da (vahiy) gönder.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Beni yalanlamalarından dolayı göğsüm daralır, dilim tutulup konuşamaz hale gelirim. Benimle beraber olup bana yardımcı olması için Cebrail -aleyhisselam-'ı kardeşim Harun'a da gönder.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَهُمْ عَلَىَّ ذَنۢبٌۭ فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ
“Bir de onların benim aleyhimde bir suç (davaları) var. Dolayısıyla beni öldürmelerinden korkuyorum.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Kıptiyi öldürmem sebebi ile onlara karşı işlediğim bir suç davam var. Bundan dolayı beni öldürmelerinden korkarım."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ كَلَّا ۖ فَٱذْهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآ ۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ
Allah dedi ki: “Hayır, korkma! İkiniz ayetlerimizle gidin. Muhakkak biz sizinle birlikteyiz, işitenleriz.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Allah Musa-aleyhisselam-'a şöyle buyurdu: "Hayır! Seni asla öldüremezler. Sen ve kardeşin Harun doğruluğunuzu ispat eden ayetlerimizle birlikte gidin. Şüphesiz ki, biz yardımımız ve desteğimizle sizinle beraberiz. Sizin söylediğiniz ve size söylenen her şeyi işitmekteyiz. Ondan hiçbir şey bizden kaçmaz."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
İkiniz Firavun’a gidin ve deyin ki: "Gerçekten biz âlemlerin Rabbinin rasulleriyiz."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun'a gidin ve ona şöyle deyin: "Gerçekten biz bütün yaratılmışların Rabbi tarafından sana gönderilmiş iki resulüz."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًۭا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ
Firavun, şöyle dedi: “Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütüp, yetiştirmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun ise Musa - aleyhisselam-'a şöyle dedi: "Çocukken seni yanımızda yetiştirmedik mi? Sen ömrünün pek çok senelerini bizim aramızda geçirmedin mi? O halde senin peygamberlik iddiasında bulunmanı gerektiren sebep nedir?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ
“(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Sen kavminden bir adama yardım edip Kıptî'yi öldürdüğün zaman büyük bir suç işledin ve sen, sana yaptığım iyiliklerime karşı nankörlük edenlerdensin."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًۭا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ
Mûsâ, şöyle dedi: “Ben onu yaptığım zaman ne yaptığını bilmezlerdendim.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa -aleyhisselam- Firavun'a itiraf ederek şöyle dedi: "Bana vahiy gelmeden önce ben o adamı öldürdüğüm zaman cahillerdendim."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكْمًۭا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ
“Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Ben o adamı öldürdükten sonra, onu öldürmem sebebiyle beni cezalandırarak öldürmenizden korktuğum için Medyen şehrine kaçtım. Rabbim bana ilim verdi ve beni insanlara gönderdiği resullerden biri yaptı."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَتِلْكَ نِعْمَةٌۭ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنْ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ
"Benim başıma o nimeti kakmaktasın. (Halbuki) Sen İsariloğullarını kendine köle edindin."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Beni, İsrailoğullarını köle edindiğin gibi köle edinmeden yetiştirmene karşılık benim üzerime olan iyiliğini minnet etmen haktır. Ama bu benim seni (iman etmeye) davet etmeme engel değildir."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Firavun: “Âlemlerin Rabbi de nedir?” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun, Musa -aleyhisselam-'a şöyle dedi: "Resulü olduğunu iddia ettiğin tüm yaratılmışların Rabbi de nedir?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ
Dedi ki: “Eğer yakin sahibi iseniz, (biliniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa -aleyhisselam-, Firavun'a cevap vererek şöyle dedi: "O, bütün yaratılmışların Rabbidir. O; göklerin, yerin ve her ikisinin arasında bulunanların Rabbidir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız bu böyledir. Şüphesiz O, onların Rabbidir. Yalnız O'na ibadet edin."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُۥٓ أَلَا تَسْتَمِعُونَ
(Firavun) Etrafında bulunanlara: “İşitmiyor musunuz” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun etrafında bulunan kavminin ileri gelenlerine şöyle dedi: "Musa'nın bu cevabını ve iddia ettiği yalanını duyup, işitiyor musunuz?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ
Mûsâ: “O; sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir.” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa, onlara şöyle dedi: "Allah sizin Rabbinizdir ve daha önceki atalarınızın da Rabbidir."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌۭ
(Firavun): “Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun şöyle dedi: "Şüphesiz resul olarak size gönderildiğini iddia eden bu adam delidir. Kendisine sorulanlara nasıl cevap vereceğini idrak edemiyor. Akıl edemediği şeyler söylüyor."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ رَبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ
(Mûsâ): “Doğunun, batının ve onların etrafında olanların Rabbidir. Eğer akıl ederseniz” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa dedi ki: "Eğer aklınızı kullanacak olursanız, sizi kendisine imana davet ettiğim Yüce Allah doğunun Rabbidir, batının Rabbidir ve aralarında bulunan her şeyin Rabbidir."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذْتَ إِلَٰهًا غَيْرِى لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ ٱلْمَسْجُونِينَ
“Eğer benden başka ilâh edinirsen elbette seni zindana atılanlar arasına katarım” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onun (Musa) ile olan mücadelesinde aciz kalınca Firavun, Musa'ya şöyle dedi: "Eğer benden başka bir ilaha ibadet edecek olursan, muhakkak ki seni zindana girenlerden kılarım."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَىْءٍۢ مُّبِينٍۢ
Mûsâ: “Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa -aleyhisselam- Firavun'a şöyle dedi: "Benim doğruluğumu ve sana getirdiğimin Yüce Allah katından olduğunu gösteren bir şey getirmiş olsam da mı beni zindana atılanlardan kılacaksın?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ
Firavun: “Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu!” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun da şöyle demişti: "İddia ettiğinde doğru söyleyenlerden isen, doğruluğuna işaret eden şeyleri, haydi getir bakalım!"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌۭ مُّبِينٌۭ
(Mûsâ) bunun üzerine asasını bıraktı. O da hemen apaçık bir yılan oluverdi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bunun üzerine Musa asasını yere atıverdi. Asa birden görgü tanıklarına apaçık bir yılan oluverdi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيْضَآءُ لِلنَّٰظِرِينَ
Elini koynundan çıkardı. Bir de ne görsünler, bakanlara bembeyaz olmuş.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Elini koynuna soktuğunda beyaz değildi. Ama elini koynundan çıkardığında elinde bir alaca hastalığı olmadan nurlu bir beyazlıkla çıkardı. Bakanlar da bu şekilde görüyorlardı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُۥٓ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٌۭ
Firavun, çevresindeki ileri gelenlere: “Şüphesiz bu, bilgin bir sihirbazdır.” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun etrafındaki ileri gelenlere şöyle demişti: "Muhakkak ki bu adam sihri iyi bilen bir sihirbazdır."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يُرِيدُ أَن يُخْرِجَكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِۦ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ
“Sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor; ya siz ne buyurursunuz?”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Şüphesiz (yapmış olduğu) sihri ile sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor. O halde onun hakkında alacağımız karar ile ilgili görüşünüz nedir?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالُوٓا۟ أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَٱبْعَثْ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ
Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder.''
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ona şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini alıkoy. Onları cezalandırmada acele etme. Mısır şehirlerine de sihirbazları toplayacak olan görevlileri gönder."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍۢ
“Sana bütün usta sihirbazları getirsinler.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Sana, sihri bilen bütün bilgiç sihirbazları getirsinler."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَٰتِ يَوْمٍۢ مَّعْلُومٍۢ
Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bunun üzerine Firavun, sihirbazlarını Musa ile karşılaşmaları için belli bir günde, belirlenen bir yerde bir araya getirdi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ
İnsanlara da; “Siz de toplanır mısınız?” denildi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İnsanlara da şöyle denildi: "Siz, galip gelenin Musa mı yoksa sihirbazlar mı olduğunu görmek için toplanır mısınız?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ
“Umarız ki sihirbazlar galip gelirlerse biz de onlara uyarız.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Eğer Musa'ya galip gelen sihirbazlar olursa, biz de onların dinine tabi olmayı umarız.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُوا۟ لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِن كُنَّا نَحْنُ ٱلْغَٰلِبِينَ
Sihirbazlar gelince, Firavun’a: “Eğer biz üstün gelirsek, gerçekten bize bir mükâfat var mı?” dediler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sihirbazlar; Musa ile mücadeleye geldikleri zaman Firavun'a şöyle dediler: "Eğer Musa'ya galip gelirsek, bize maddi veya manevi karşılık var mı?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًۭا لَّمِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ
Firavun: “Evet! Hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerden olacaksınız.” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun onlara şöyle dedi: "Evet! Sizin için mükâfat vardır. Sizin Musa'ya galip gelmeniz durumunda sizlere yüksek makamlar verilerek bana yakın kimselerden olacaksınız."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُوا۟ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ
Mûsâ onlara: “Hadi ortaya atacağınız şeyi atın!” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa -aleyhisselam- Allah'ın yardımdan emin olduktan ve kendisinin yanındakinin bir sihir olmadığını açıkladıktan sonra onlara şöyle dedi: "Asalarınızdan ve iplerinizden ne atacaksanız atın."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَلْقَوْا۟ حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا۟ بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ ٱلْغَٰلِبُونَ
Bunun üzerine onlar iplerini ve asalarını attılar ve; “Firavun’un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz.” dediler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bunun üzerine sihirbazlar iplerini ve asalarını attılar ve onları atarken şöyle dediler: "Firavun'un gücüyle şüphesiz biz galip geleceğiz ve Musa da mağlup olacaktır."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ
Mûsâ asasını bırakır bırakmaz onların hile ile yaptıklarını yutuverdi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa da asasını attı ve hemen yılana dönüştü. Onların sihirle insanları aldattıkları şeyleri hemen yutmaya başladı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ
Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bunun üzerine sihirbazlar Musa'nın asasının onların bütün attıkları sihirleri yuttuğunu görünce, hep birden secdeye kapandılar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
"Âlemlerin Rabbine iman ettik." dediler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Dediler ki: "Bütün yaratılmışların Rabbine iman ettik."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ
Mûsâ’nın ve Hârûn’un Rabbine iman ettik dediler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa ve Harun -aleyhimesselam-'ın Rabbine.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ ۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍۢ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ
Dedi ki: “Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Demek ki o, size sihri öğreten büyüğünüzmüş. Yakında bileceksiniz. Mutlaka el ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi toptan asacağım.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun ise, sihirbazların iman etmelerini kabul etmeyerek şöyle demişti: "Ben size izin vermeden Musa'ya iman mı ettiniz? Şüphe yoktur ki Musa, size sihri öğreten bir büyüğünüzdür. Mısır ahalisini oradan çıkarmak için gizli karar aldınız. Ama şimdi size vereceğim cezayı görecek ve bileceksiniz. Her birinizin sağ ayağını sol eli ile veyahut da tersi bir şekilde çaprazlama keseceğim. Hepinizi hurma ağaçlarının gövdelerine astıracağım. Sizden hiçbirinizi sağ bırakmayacağım."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالُوا۟ لَا ضَيْرَ ۖ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ
"Hiç zararı yok. Biz muhakkak Rabbimize döneceğiz."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sihirbazlar Firavun'a şöyle dediler: "Bizi dünyada ellerimizi ve ayaklarımızı çaprazlamasına kesme ve asmayla tehdit etmende bir zarar yoktur. Senin azabın geçicidir, gider. Biz ise Rabbimize döneceğiz ve bizi daimî olan rahmetine sokacaktır."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
Sûre Hakkında
Şuarâ Sûresi, peygamberlerin tebliğ biçimini art arda kıssalar üzerinden gösteren ritmik bir yapıya sahiptir. Adı "şairler" anlamına gelir ve son bölümde sözü edilen şairlerden gelir. Mekke müşrikleri Hz. Muhammed'i şairlikle suçlarken sûre, vahiy ile şiir arasındaki farkı ortaya koyar: Vahiy hakikate ve sorumluluğa çağırır; sözüyle davranışı birbirini tutmayan, her vadide dolaşan şair tipi ise eleştirilir. Bununla birlikte iman edip iyi işler yapan ve haksızlığa uğradıktan sonra hakkını savunan şairler bu genellemenin dışında tutulur. En geniş kıssa Hz. Mûsâ ile Firavun arasındaki mücadeledir. Mûsâ'nın görev karşısındaki kaygısı, kardeşi Hârûn'un desteğini istemesi, sihirbazların iman etmesi ve denizin yarılması anlatılır. Ardından İbrâhim, Nûh, Hûd, Sâlih, Lût ve Şuayb peygamberlerin kavimleri gelir. Kıssalarda benzer bir cümle düzeni tekrar eder: Peygamber güvenilir olduğunu söyler, karşılık beklemediğini belirtir ve toplumu Allah'a karşı sorumluluğa çağırır. Bu tekrar, mesajın tarih boyunca aynı ahlâkî çekirdeği taşıdığını hissettirir. Şuarâ Sûresi güçlü anlatımıyla birlikte tebliğ yöntemine dair ölçüler sunar. Peygamberler insanlardan ücret talep etmez; sosyal statüleri düşük diye müminleri yanlarından uzaklaştırmaz; mucize talebini gösteriye dönüştürmez. Hz. İbrâhim'in duasında bağışlanma, doğru bir hatıra ve selim kalple Allah'a gelme arzusu yer alır. Sûre, etkileyici sözün tek başına değer olmadığını öğretir. Kelimenin ahlâkî ağırlığı, konuşanın çıkar gözetip gözetmediği, davranışıyla sözünü destekleyip desteklemediği ve zayıfları dışlayıp dışlamadığıyla ölçülür.
Ana Temalar
- Hz. Mûsâ ve Firavun mücadelesi
- Peygamber kıssalarında tekrar eden çağrı
- Tebliğde ücret ve çıkar beklememek
- Hz. İbrâhim'in selim kalp duası
- Şiir, söz ve davranışın tutarlılığı
Ne Zaman Okunur?
Şuarâ Sûresi için özel bir tilavet vakti aktarılmaz. Peygamber kıssalarını karşılaştırmalı okumak, tebliğ dili veya sözün ahlâkı üzerine çalışmak isteyenler için bölüm bölüm okunmaya uygundur. Son ayetlerdeki şair eleştirisi bütün sanat ve şiiri yasaklayan genel hüküm gibi anlaşılmamalı; metnin istisna ettiği iman, iyi amel ve hak savunusu birlikte görülmelidir.
Tekrar yapısının anlatıdaki işlevi
Şuarâ'da peygamber kıssaları benzer cümlelerle ilerler. Bu tekrar, metni uzatan bir kusur değil, her toplulukta değişmeyen tebliğ ahlâkını duyuran ritmik bir yapıdır: güvenilirlik, Allah'a karşı sorumluluk ve ücret beklememe. Ayrıntılar değiştikçe ortak çekirdek daha görünür olur; okuyucu hangi itirazların tarih boyunca tekrarlandığını fark eder.
Şairler bölümünü sanat yasağına çevirmemek
Sûrenin sonunda her vadide dolaşan ve yapmadığını söyleyen şair tipi eleştirilir; hemen ardından iman eden, iyi işler yapan ve haksızlığa karşı duran şairler istisna edilir. Bu açık istisna görülmeden bütün şiiri, müziği veya sanatı din karşıtı saymak metnin dengesini bozar. Eleştirinin hedefi estetik ifade değil, söz ile davranış arasındaki ahlâkî kopuştur.
Hızlı Bağlantılar
Sık Sorulan Sorular
Şuarâ ne demektir?
"Şuarâ", şairler demektir. Sûrenin son bölümünde her vadide dolaşan ve yapmadıklarını söyleyen şairler eleştirilir; iman edip iyi işler yapan ve hakkı savunan şairler ise bu eleştirinin dışında tutulur.
Şuarâ Sûresi'nde neden kıssalar benzer cümlelerle tekrar edilir?
Tekrar eden yapı, farklı dönemlerdeki peygamberlerin aynı tevhid ve sorumluluk çağrısını taşıdığını gösterir. Her kıssanın ayrıntısı değişse de güvenilir tebliğ, karşılık beklememe ve toplumun kibirli direnci ortak çizgidir.
Şuarâ Sûresi şiiri yasaklar mı?
Sûre bütün şiiri veya sanatı reddetmez. Sözü davranıştan koparan, insanları yanıltan ve sorumluluk taşımayan şair tipini eleştirir; iman eden, iyi işler yapan ve haksızlık karşısında hakkı savunanları açıkça istisna eder.
Şuarâ Sûresi adını nereden alır?
Son ayetlerde sözü edilen şairlerden alır. Davranışıyla sözü uyuşmayan ve insanları yanıltan şair tipi eleştirilir; iman eden, iyi işler yapan ve haksızlığa uğradıktan sonra hakkını savunanlar açıkça istisna edilir.
Şuarâ 88–89'daki "selim kalp" nedir?
Mal ve çocukların fayda vermeyeceği günde Allah'a selim kalple gelenlerin kurtulacağı belirtilir. Selim kalp; şirk, kibir ve ahlâkî bozulmadan arınmaya yönelen, samimi ve teslim olmuş kalp şeklinde açıklanır.