56. Sûre · Mekke · 96 Ayet
الواقعة
VÂKIA SÛRESİ
Kıyamet
Vâkıa Sûresi metin ve meal olarak bu cihaza kaydedilir. Ses dosyaları kaydedilmez.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ
Kıyamet koptuğu zaman.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kıyametin kopması kaçınılmazdır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ
Onun gerçekleşmesine artık yalan diyecek yoktur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Dünyada yalanladıkları gibi artık kıyametin kopmasını kimse yalanlayamayacaktır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
خَافِضَةٌۭ رَّافِعَةٌ
O; alçaltıcı, yükselticidir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kâfir ve fâcirleri cehenneme koyarak alçaltıcı; Mümin ve takva sahiplerini cennete koyarak yükselticidir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّۭا
Yer şiddetle sarsılınca.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yer büyük bir sarsıntı ile sarsıldığında.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّۭا
Dağlar paramparça olduğunda.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Dağlar paramparça olduğu zaman.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَكَانَتْ هَبَآءًۭ مُّنۢبَثًّۭا
Derken toz toprak halinde dağılıp savrulduğu zaman.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bu paramparça olmaktan dolayı yerinde sebat edemeden toz duman haline geldiği zaman.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًۭا ثَلَٰثَةًۭ
Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O günde sizler üç sınıf olduğunuz zaman.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
Sağdakiler, (ne mutlu) o sağdakilere!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sağ taraf ehli öyle kimselerdir ki, imanları sebebiyle kitaplarını sağ taraftan alırlar. Onların makamları ne büyük, ne yüksektir!
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
Soldakiler, ne bahtsızdır onlar!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sol taraf ehli öyle kimselerdir ki, kitaplarını sol taraflarından alırlar. Onların makamları ne kötü, ne aşağılıktır!
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ
(Hayırda) önde olanlar, öncülerdir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Dünyada hayır işleme hususunda yarışanlar, ahirette cennete girme hususunda da en önce olanlardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ
İşte onlar, yakınlaştırılmış olanlardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İşte onlar, Allah'ın katında yakınlaştırılmış kimselerdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ
Onlar Naim Cennetleri'ndedirler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar Naim cennetlerindedirler. Çeşitli nimetlerden faydalanmaktadırlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
Bir çoğu öncekilerdendir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar bu ümmetten ve geçmiş ümmetlerden oluşan bir topluluktur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَقَلِيلٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ
Birazı da sonrakilerdendir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İnsanların az bir kısmı da ahir zamanda hayırda yarışıp yakınlaştırılmış kimselerdendir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
عَلَىٰ سُرُرٍۢ مَّوْضُونَةٍۢ
(Altın ile) işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Altınla dokunmuş tahtlar üzerindedirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ
Karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Karşılıklı oturup bu tahtlara yaslanırlar. Onlardan hiçbiri başkasının ensesine bakmaz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌۭ مُّخَلَّدُونَ
Onların etrafında ölümsüz genç hizmetçiler dolaşır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kendilerine yaşlılık ve fanilik isabet etmeyen gençler, onlara hizmet etmek için etraflarında dolaşır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
بِأَكْوَابٍۢ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍۢ مِّن مَّعِينٍۢ
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
(O hizmetçiler) kulpsuz kadehler, kulplu testiler ve cennetten akıp gelen ve kesintiye uğramayan şaraplarla dolu kadehlerle etraflarında dolaşırlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ
Ondan başları da ağrımaz ve akılları da giderilmez.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Dünyadaki içkiler gibi değildir. Onu içenin ne başı ağrır, ne de aklı gider.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَفَٰكِهَةٍۢ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ
Beğendikleri meyveler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O hizmetlerinde bulunan gençler, istedikleri meyveler ile etraflarında dolanırlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَحْمِ طَيْرٍۢ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
Canlarının çektiği kuş etleri.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Nefislerinin arzuladığı kuş etleriyle de etraflarında dolanırlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَحُورٌ عِينٌۭ
Ve iri gözlü huriler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Cennette onlar için gözleri iri güzel kadınlar vardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ
Saklı inciler gibi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sanki sedefinin içinde saklı inciler gibi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
İşledikleri amellere karşılık olarak (verilir.)
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
(Bütün bunlar) dünyada işlemiş oldukları salih amellerin karşılığında mükâfat olarak verilir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا تَأْثِيمًا
Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Cennette ne boş bir söz, ne de sahibine günah getirecek söz işitirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِلَّا قِيلًۭا سَلَٰمًۭا سَلَٰمًۭا
Söylenen; yalnızca "Selâm, selâm!" dır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Meleklerin kendilerine verdiği selam ve birbirleri arasındaki selamlaşmalardan başka bir şey işitmezler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ
Sağdakiler, (ne mutlu) o sağdakilere!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sağ taraf ehli; öyle kimselerdir ki, imanları sebebiyle kitapları sağ taraflarından verilir. Allah katında onların makamları ne büyük, ne yücedir!
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فِى سِدْرٍۢ مَّخْضُودٍۢ
Dikensiz sedir ağaçlarında.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Dikenleri olmayan ve kimseye eziyet vermeyen sedir ağaçlarında.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَطَلْحٍۢ مَّنضُودٍۢ
Salkım salkım muz ağaçlarında.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Salkımları bir araya toplanmış muz ağaçlarında.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَظِلٍّۢ مَّمْدُودٍۢ
Uzamış gölgeler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yok olmayacak devamlı uzun gölgeler vardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَمَآءٍۢ مَّسْكُوبٍۢ
Çağlayarak akan sular.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Durmadan akan sular vardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَفَٰكِهَةٍۢ كَثِيرَةٍۢ
Bir çok meyveler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sınırsız bir çok meyve vardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَّا مَقْطُوعَةٍۢ وَلَا مَمْنُوعَةٍۢ
Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O (meyveler) kesinlikle tükenmez, mevsime ihtiyaç duymazlar. Hangi vakit isterseler bir mani olmadan ulaşırlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَفُرُشٍۢ مَّرْفُوعَةٍ
Ve yüksek döşekler içindedirler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Tahtların üzerinde yükseltilmiş döşekler içindedirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءًۭ
Biz, o hurileri yeni bir yaratılışla yarattık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Biz bu zikredilen hurileri alışılmışın dışında yeniden yarattık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا
Onları bakireler kıldık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onları daha önceden el değmemiş bakireler kıldık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
عُرُبًا أَتْرَابًۭا
Eşlerine düşkün ve yaşıt.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onları aynı yaşta, eşlerine sevgili kıldık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ
Sağ taraftakiler için.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Mutluluklarının göstergesi olarak sağ taraf ehli için onları (hurileri) yarattık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
Bir çoğu öncekilerden.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar, geçmiş ümmetlere (gönderilmiş) peygamberlerin topluluklarıdır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ
Bir çoğu da sonrakilerdendir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ümmetlerin sonuncusu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümetinden bir topluluktur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ
Soldakiler, ne bahtsızdır onlar!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sol taraf ehli öyle kimselerdir ki, kitaplarını sol taraflarından verilir. Onların halleri ve akibetleri ne kötüdür!
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فِى سَمُومٍۢ وَحَمِيمٍۢ
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sıcaklığı şiddetli olan rüzgârlar ve sıcaklığı şiddetli olan sular içindedirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَظِلٍّۢ مِّن يَحْمُومٍۢ
Simsiyah bir duman gölgesinde.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kapkara duman gölgesinin içindedirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَّا بَارِدٍۢ وَلَا كَرِيمٍ
Ne bir serinlik, ne de bir güzellik!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Güzel bir esinti de yoktur, güzel bir manzara da yoktur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ
Çünkü onlar, bundan önce (arzularının hoşuna giden şeyler içinde) şımarmış kimselerdi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz ki onlar, bu azaba uğratılmadan önce dünyada bolluk içinde yaşıyorlardı. Onlar ancak arzularını önemsiyorlardı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ
Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Allah'ı küfretmek ve O'nun dışında putlara ibadet etmekte ısrar ediyorlardı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
"Biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra tekrar mı dirileceğiz?" diyorlardı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yeniden dirilişi inkâr edip, alay ederek ve bunun olmasını uzak görerek şöyle diyorlardı: "Ölüp, toprak ve çürümüş kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ
"Daha önceki atalarımız da mı?"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Bizden önce ölen atalarımız da mı diriltilecekler?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْءَاخِرِينَ
De ki: "Hem öncekiler, hem sonrakiler."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Yeniden dirilişi inkâr edene de ki: "Şüphesiz hem öncekiler, hem sonrakiler (diriltileceklerdir)."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍۢ مَّعْلُومٍۢ
Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Hesap ve karşılık için kıyamet gününde bir araya getirileceklerdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
Sûre Hakkında
Vâkıa Sûresi, 96 ayetiyle kıyamet gününü ve o gün insanların üç gruba (Allah'a yakın kılınanlar, sağ ehli, sol ehli) ayrılacağını anlatır; ölüm anının tasviri ve yaratılış delilleriyle devam eder. Sûrenin "rızık sûresi" olarak anılması yaygın bir halk inanışıdır; bu bağlamda aktarılan hadisin sened durumu hadis usulcüleri arasında tartışmalıdır ve ihtiyatla değerlendirilmelidir.
Ana Temalar
- Kıyamet ve üç grup insan
- Ölüm anının tasviri
- Yaratılış delilleri
- Cennet ve cehennem tasviri
Ne Zaman Okunur?
Vâkıa'nın her gece okunmasını teşvik eden bir rivayet aktarılsa da bu rivayetin güvenilirliği tartışmalıdır; sûre genel tilavet olarak dilenilen her an okunabilir.
Hızlı Bağlantılar
İlgili İçerik
Kaynaklar
- TDV İslam Ansiklopedisi, "Vâkıa Sûresi" maddesi
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Tefsiri (Vâkıa Sûresi girişi)