Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

56. Sûre · Mekke · 96 Ayet

الواقعة

VÂKIA SÛRESİ

Kıyamet

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Vâkıa Sûresi metin ve meal olarak bu cihaza kaydedilir. Ses dosyaları kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 2

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

Kıyamet koptuğu zaman.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذَاzaman
وَقَعَتِolduğu
ٱلْوَاقِعَةُolacak vak'a

Kıyametin kopması kaçınılmazdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

Onun gerçekleşmesine artık yalan diyecek yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَيْسَyoktur
لِوَقْعَتِهَاonun oluşunu
كَاذِبَةٌyalanlayacak

Dünyada yalanladıkları gibi artık kıyametin kopmasını kimse yalanlayamayacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

خَافِضَةٌۭ رَّافِعَةٌ

O; alçaltıcı, yükselticidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
خَافِضَةٌۭo alçaltıcıdır;
رَّافِعَةٌyükselticidir

Kâfir ve fâcirleri cehenneme koyarak alçaltıcı; Mümin ve takva sahiplerini cennete koyarak yükselticidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّۭا

Yer şiddetle sarsılınca.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذَاzaman
رُجَّتِsarsıldığı
ٱلْأَرْضُyer
رَجًّۭاşiddetle sarsılarak

Yer büyük bir sarsıntı ile sarsıldığında.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّۭا

Dağlar paramparça olduğunda.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَبُسَّتِve serpildiği (zaman)
ٱلْجِبَالُdağlar
بَسًّۭاserpildikçe

Dağlar paramparça olduğu zaman.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

فَكَانَتْ هَبَآءًۭ مُّنۢبَثًّۭا

Derken toz toprak halinde dağılıp savrulduğu zaman.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَكَانَتْhaline geldiği (zaman)
هَبَآءًۭtoz duman
مُّنۢبَثًّۭاdağılan

Bu paramparça olmaktan dolayı yerinde sebat edemeden toz duman haline geldiği zaman.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًۭا ثَلَٰثَةًۭ

Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكُنتُمْve sizler olduğunuz (zaman)
أَزْوَٰجًۭاsınıf (gurup)
ثَلَٰثَةًۭüç

O günde sizler üç sınıf olduğunuz zaman.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

Sağdakiler, (ne mutlu) o sağdakilere!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَصْحَٰبُadamları
ٱلْمَيْمَنَةِsağın
مَآne (kutludurlar)
أَصْحَٰبُadamları
ٱلْمَيْمَنَةِsağın

Sağ taraf ehli öyle kimselerdir ki, imanları sebebiyle kitaplarını sağ taraftan alırlar. Onların makamları ne büyük, ne yüksektir!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

Soldakiler, ne bahtsızdır onlar!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَصْحَٰبُadamları
ٱلْمَشْـَٔمَةِsolun
مَآne (uğursuzlardır)
أَصْحَٰبُadamları
ٱلْمَشْـَٔمَةِsolun

Sol taraf ehli öyle kimselerdir ki, kitaplarını sol taraflarından alırlar. Onların makamları ne kötü, ne aşağılıktır!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ

(Hayırda) önde olanlar, öncülerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلسَّٰبِقُونَve öne geçenler ise
ٱلسَّٰبِقُونَöne geçenler

Dünyada hayır işleme hususunda yarışanlar, ahirette cennete girme hususunda da en önce olanlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

İşte onlar, yakınlaştırılmış olanlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlardır
ٱلْمُقَرَّبُونَyaklaştırılanlar

İşte onlar, Allah'ın katında yakınlaştırılmış kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Onlar Naim Cennetleri'ndedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فِىcennetlerinde
جَنَّٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلنَّعِيمِNi'met

Onlar Naim cennetlerindedirler. Çeşitli nimetlerden faydalanmaktadırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

Bir çoğu öncekilerdendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُلَّةٌۭçoğu bir ümmettir
مِّنَöncekilerden
ٱلْأَوَّلِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onlar bu ümmetten ve geçmiş ümmetlerden oluşan bir topluluktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَقَلِيلٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ

Birazı da sonrakilerdendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَلِيلٌۭve birazı da
مِّنَsonrakilerden
ٱلْءَاخِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İnsanların az bir kısmı da ahir zamanda hayırda yarışıp yakınlaştırılmış kimselerdendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

عَلَىٰ سُرُرٍۢ مَّوْضُونَةٍۢ

(Altın ile) işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَلَىٰüzerindedirler
سُرُرٍۢtahtlar
مَّوْضُونَةٍۢaltın ve cevahirle işlenmiş

Altınla dokunmuş tahtlar üzerindedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ

Karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مُّتَّكِـِٔينَyaslanırlar
عَلَيْهَاonların üzerinde
مُتَقَٰبِلِينَkarşılıklı

Karşılıklı oturup bu tahtlara yaslanırlar. Onlardan hiçbiri başkasının ensesine bakmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌۭ مُّخَلَّدُونَ

Onların etrafında ölümsüz genç hizmetçiler dolaşır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَطُوفُdolaşır
عَلَيْهِمْçevrelerinde
وِلْدَٰنٌۭgençler
مُّخَلَّدُونَebedi yaşamağa erdirilmiş

Kendilerine yaşlılık ve fanilik isabet etmeyen gençler, onlara hizmet etmek için etraflarında dolaşır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

بِأَكْوَابٍۢ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍۢ مِّن مَّعِينٍۢ

Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بِأَكْوَابٍۢtestilerle
وَأَبَارِيقَve ibrikler
وَكَأْسٍۢve kadehlerle
مِّنkaynağından doldurulmuş
مَّعِينٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

(O hizmetçiler) kulpsuz kadehler, kulplu testiler ve cennetten akıp gelen ve kesintiye uğramayan şaraplarla dolu kadehlerle etraflarında dolaşırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

Ondan başları da ağrımaz ve akılları da giderilmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاbaşları ağrıtmayan
يُصَدَّعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنْهَاondan
وَلَاve
يُنزِفُونَakılları gidermeyen

Dünyadaki içkiler gibi değildir. Onu içenin ne başı ağrır, ne de aklı gider.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَفَٰكِهَةٍۢ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

Beğendikleri meyveler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَفَٰكِهَةٍۢve meyva(lar)
مِّمَّاşeylerden
يَتَخَيَّرُونَbeğendikleri

O hizmetlerinde bulunan gençler, istedikleri meyveler ile etraflarında dolanırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَلَحْمِ طَيْرٍۢ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

Canlarının çektiği kuş etleri.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَحْمِve eti
طَيْرٍۢkuş
مِّمَّاcanlarının çektiği
يَشْتَهُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Nefislerinin arzuladığı kuş etleriyle de etraflarında dolanırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

وَحُورٌ عِينٌۭ

Ve iri gözlü huriler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَحُورٌve huriler
عِينٌۭiri gözlü

Cennette onlar için gözleri iri güzel kadınlar vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ

Saklı inciler gibi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَأَمْثَٰلِgibi
ٱللُّؤْلُؤِinciler
ٱلْمَكْنُونِsaklı

Sanki sedefinin içinde saklı inciler gibi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

İşledikleri amellere karşılık olarak (verilir.)

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
جَزَآءًۢkarşılık olarak
بِمَاnedeniyle
كَانُوا۟olmaları
يَعْمَلُونَyapıyor(lar)

(Bütün bunlar) dünyada işlemiş oldukları salih amellerin karşılığında mükâfat olarak verilir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا تَأْثِيمًا

Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَاişitmezler
يَسْمَعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِيهَاorada
لَغْوًۭاboş bir söz
وَلَاve ne de
تَأْثِيمًاgünaha sokan bir laf

Cennette ne boş bir söz, ne de sahibine günah getirecek söz işitirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

إِلَّا قِيلًۭا سَلَٰمًۭا سَلَٰمًۭا

Söylenen; yalnızca "Selâm, selâm!" dır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاyalnızca
قِيلًۭاdenilir
سَلَٰمًۭاselam
سَلَٰمًۭاselam

Meleklerin kendilerine verdiği selam ve birbirleri arasındaki selamlaşmalardan başka bir şey işitmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ

Sağdakiler, (ne mutlu) o sağdakilere!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَصْحَٰبُve adamları
ٱلْيَمِينِsağın
مَآnedir
أَصْحَٰبُadamları
ٱلْيَمِينِsağın

Sağ taraf ehli; öyle kimselerdir ki, imanları sebebiyle kitapları sağ taraflarından verilir. Allah katında onların makamları ne büyük, ne yücedir!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

فِى سِدْرٍۢ مَّخْضُودٍۢ

Dikensiz sedir ağaçlarında.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فِىiçindedirler
سِدْرٍۢsedir ağaçları
مَّخْضُودٍۢdikensiz

Dikenleri olmayan ve kimseye eziyet vermeyen sedir ağaçlarında.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

وَطَلْحٍۢ مَّنضُودٍۢ

Salkım salkım muz ağaçlarında.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَطَلْحٍۢve muz ağaçları
مَّنضُودٍۢmeyvaları dizili

Salkımları bir araya toplanmış muz ağaçlarında.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

وَظِلٍّۢ مَّمْدُودٍۢ

Uzamış gölgeler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَظِلٍّۢve gölge(ler)
مَّمْدُودٍۢuzamış

Yok olmayacak devamlı uzun gölgeler vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

وَمَآءٍۢ مَّسْكُوبٍۢ

Çağlayarak akan sular.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآءٍۢve sular
مَّسْكُوبٍۢfışkıran

Durmadan akan sular vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

وَفَٰكِهَةٍۢ كَثِيرَةٍۢ

Bir çok meyveler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَفَٰكِهَةٍۢve meyvalar
كَثِيرَةٍۢpek çok

Sınırsız bir çok meyve vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

لَّا مَقْطُوعَةٍۢ وَلَا مَمْنُوعَةٍۢ

Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاtükenmeyen
مَقْطُوعَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَاve ne de
مَمْنُوعَةٍۢyasaklanmayan

O (meyveler) kesinlikle tükenmez, mevsime ihtiyaç duymazlar. Hangi vakit isterseler bir mani olmadan ulaşırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

وَفُرُشٍۢ مَّرْفُوعَةٍ

Ve yüksek döşekler içindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَفُرُشٍۢve döşekler (üstündedirler)
مَّرْفُوعَةٍyükseltilmiş

Tahtların üzerinde yükseltilmiş döşekler içindedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءًۭ

Biz, o hurileri yeni bir yaratılışla yarattık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّآelbette biz
أَنشَأْنَٰهُنَّkadınları inşa' etmişizdir
إِنشَآءًۭ(yeni bir) inşa' ile

Biz bu zikredilen hurileri alışılmışın dışında yeniden yarattık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا

Onları bakireler kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَجَعَلْنَٰهُنَّonları yapmışızdır
أَبْكَارًاbakireler

Onları daha önceden el değmemiş bakireler kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

عُرُبًا أَتْرَابًۭا

Eşlerine düşkün ve yaşıt.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عُرُبًاsevgililer
أَتْرَابًۭاhep yaşıt

Onları aynı yaşta, eşlerine sevgili kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

Sağ taraftakiler için.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِّأَصْحَٰبِadamları için
ٱلْيَمِينِsağın

Mutluluklarının göstergesi olarak sağ taraf ehli için onları (hurileri) yarattık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

Bir çoğu öncekilerden.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُلَّةٌۭbir bölümü
مِّنَöncekilerdendir
ٱلْأَوَّلِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onlar, geçmiş ümmetlere (gönderilmiş) peygamberlerin topluluklarıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

وَثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ

Bir çoğu da sonrakilerdendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَثُلَّةٌۭbir bölümü de
مِّنَsonrakilerdendir
ٱلْءَاخِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ümmetlerin sonuncusu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümetinden bir topluluktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ

Soldakiler, ne bahtsızdır onlar!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَصْحَٰبُve adamları
ٱلشِّمَالِsolun
مَآnedir
أَصْحَٰبُadamları
ٱلشِّمَالِsolun

Sol taraf ehli öyle kimselerdir ki, kitaplarını sol taraflarından verilir. Onların halleri ve akibetleri ne kötüdür!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

فِى سَمُومٍۢ وَحَمِيمٍۢ

İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فِىiçindedirler
سَمُومٍۢiliklere işleyen bir ateş
وَحَمِيمٍۢve kaynar su

Sıcaklığı şiddetli olan rüzgârlar ve sıcaklığı şiddetli olan sular içindedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

وَظِلٍّۢ مِّن يَحْمُومٍۢ

Simsiyah bir duman gölgesinde.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَظِلٍّۢve gölgededirler
مِّنkara dumandan
يَحْمُومٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kapkara duman gölgesinin içindedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

لَّا بَارِدٍۢ وَلَا كَرِيمٍ

Ne bir serinlik, ne de bir güzellik!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاolmayan
بَارِدٍۢserin
وَلَاve olmayan
كَرِيمٍfaydası

Güzel bir esinti de yoktur, güzel bir manzara da yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ

Çünkü onlar, bundan önce (arzularının hoşuna giden şeyler içinde) şımarmış kimselerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّهُمْçünkü onlar
كَانُوا۟idiler
قَبْلَönce
ذَٰلِكَbundan
مُتْرَفِينَvarlık içinde şımartılmış

Şüphesiz ki onlar, bu azaba uğratılmadan önce dünyada bolluk içinde yaşıyorlardı. Onlar ancak arzularını önemsiyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَانُوا۟ve ediyorlardı
يُصِرُّونَısrar
عَلَىüzere
ٱلْحِنثِgünah (işlemek)
ٱلْعَظِيمِbüyük

Allah'ı küfretmek ve O'nun dışında putlara ibadet etmekte ısrar ediyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

"Biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra tekrar mı dirileceğiz?" diyorlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَانُوا۟ve
يَقُولُونَdiyorlardı ki
أَئِذَاzaman mı?
مِتْنَاbiz öldükten
وَكُنَّاve olduğumuz
تُرَابًۭاtoprak
وَعِظَٰمًاve kemik yığını
أَءِنَّاbiz mi?
لَمَبْعُوثُونَbir daha diriltileceğiz

Yeniden dirilişi inkâr edip, alay ederek ve bunun olmasını uzak görerek şöyle diyorlardı: "Ölüp, toprak ve çürümüş kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

"Daha önceki atalarımız da mı?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوَءَابَآؤُنَاatalarımız da mı?
ٱلْأَوَّلُونَönceki

"Bizden önce ölen atalarımız da mı diriltilecekler?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْءَاخِرِينَ

De ki: "Hem öncekiler, hem sonrakiler."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
إِنَّşüphesiz
ٱلْأَوَّلِينَöncekiler de
وَٱلْءَاخِرِينَve sonrakiler de

-Ey Resul!- Yeniden dirilişi inkâr edene de ki: "Şüphesiz hem öncekiler, hem sonrakiler (diriltileceklerdir)."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍۢ مَّعْلُومٍۢ

Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَمَجْمُوعُونَmutlaka toplanacaklardır
إِلَىٰiçin
مِيقَٰتِbuluşma vakti
يَوْمٍۢbir günün
مَّعْلُومٍۢbelli

Hesap ve karşılık için kıyamet gününde bir araya getirileceklerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Vâkıa Sûresi, 96 ayetiyle kıyamet gününü ve o gün insanların üç gruba (Allah'a yakın kılınanlar, sağ ehli, sol ehli) ayrılacağını anlatır; ölüm anının tasviri ve yaratılış delilleriyle devam eder. Sûrenin "rızık sûresi" olarak anılması yaygın bir halk inanışıdır; bu bağlamda aktarılan hadisin sened durumu hadis usulcüleri arasında tartışmalıdır ve ihtiyatla değerlendirilmelidir.

Ana Temalar

  • Kıyamet ve üç grup insan
  • Ölüm anının tasviri
  • Yaratılış delilleri
  • Cennet ve cehennem tasviri

Ne Zaman Okunur?

Vâkıa'nın her gece okunmasını teşvik eden bir rivayet aktarılsa da bu rivayetin güvenilirliği tartışmalıdır; sûre genel tilavet olarak dilenilen her an okunabilir.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Vâkıa Suresi gerçekten rızık için mi okunur?

Vâkıa Sûresi’nin yoksulluğu önleyeceğine dair yaygın rivayetin hadis sıhhati tartışmalıdır. Sûre esas olarak kıyamet, insanların üç gruba ayrılması ve Allah’ın yaratma kudretini anlatır. Rızık için okunabilir ve dua edilebilir; fakat iş, bütçe, borç planı ve meslekî çabanın yerine geçirilmemelidir. ‘Her gece oku, kesin zengin ol’ ifadesi dinî kaynak ve finansal gerçeklik açısından doğru değildir. Bu cevapta vâkıa suresi gerçekten rızık için mi okunur? konusu korku veya sonuç garantisi yerine kaynak, anlam ve sorumluluk dengesiyle ele alınır.

Vâkıa Sûresi ne anlatır?

Kıyametin gerçekleşmesi, insanların ahirette üç gruba ayrılması, cennet ve azap sahneleri, yaratılış, su, ekin ve ateş gibi nimetler sûrenin ana konularıdır. İnsan sahip olduğu imkânların kaynağını düşünmeye çağrılır.

Vâkıa Sûresi rızık için okunur mu?

Rızık niyetiyle okunması yaygın bir gelenektir; fakat her gece okuyanın asla fakir olmayacağına dair rivayetler hadis âlimlerince zayıf kabul edilmiştir. Tilavet dua ve tefekkürle sürdürülebilir, ancak kesin maddî sonuç vaat edilmez.

Vâkıa ne demektir?

"Vâkıa", meydana gelmesi kesin olan büyük olay anlamına gelir ve sûrede kıyameti ifade eder. Ad, ilk ayetteki "O kaçınılmaz olay gerçekleştiğinde" anlamındaki ifadeden alınmıştır.

Tüm sorular →

İlgili İçerik

Kaynaklar