Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

8. Sûre · Medine · 75 Ayet

الأنفال

ENFÂL SÛRESİ

Ganimetler

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 2

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَنفَالِ ۖ قُلِ ٱلْأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ ۖ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَصْلِحُوا۟ ذَاتَ بَيْنِكُمْ ۖ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Sana Enfâl'i soruyorlar. De ki: Enfâl Allah’ın ve Rasûl’ündür. Allah’tan sakının (takvalı olun), aranızı düzeltin. Eğer Mümin iseniz Allah’a ve Rasûlüne itaat ediniz."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَسْـَٔلُونَكَsana sorarlar
عَنِganimetlerden
ٱلْأَنفَالِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُلِde ki
ٱلْأَنفَالُganimetler
لِلَّهِAllah'ındır
وَٱلرَّسُولِve Elçi(si)nindir
فَٱتَّقُوا۟korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَأَصْلِحُوا۟ve düzeltin
ذَاتَhali;
بَيْنِكُمْaranızdaki
وَأَطِيعُوا۟ita'at edin
ٱللَّهَAllah'a
وَرَسُولَهُۥٓve Elçisine
إِنeğer
كُنتُمsiz (gerçekten) iseniz
مُّؤْمِنِينَinananlar

Ey Resul! Ashabın: "Ganimetlerin taksim edilmesi nasıl olur ve taksim edilen ganimetler kimlere verilir? diye sana soruyorlar. Ey Resul! Onların sorularına cevap olarak şöyle de: Ganimetler, Allah'a ve resulüne aittir. Ganimetlerin tasarruf ve dağıtımındaki hüküm Allah'a ve resulüne aittir. Sizin üzerinize düşen sadece boyun eğip teslim olarak Yüce Allah'tan korkmanızdır. Ey Müminler! Allah'ın emirlerine uyarak, yasaklarından kaçınarak Yüce Allah'tan korkun. Aranızdaki ayrılık ve düşmanlığı, sevgiyle, birbirinizle bağlarınızı devam ettirerek, güzel ahlak ve affedici olarak ıslah ediniz. Eğer gerçekten Müminseniz; Allah'ın ve resulünün itaatine bağlı kalınız. Çünkü iman, itaat etmeyi ihya edip harekete geçirir, isyan etmekten ve günah işlemekten alıkoyar. Bu soru sorma hadisesi Bedir savaşının ardında gerçekleşmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

إِنَّمَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُهُۥ زَادَتْهُمْ إِيمَٰنًۭا وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Gerçek Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri titrer, ayetleri okunduğu zaman (bu), onların imanını artırır ve onlar ancak Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّمَاgerçekten
ٱلْمُؤْمِنُونَMü'minler
ٱلَّذِينَo kimselerdir ki
إِذَاzaman
ذُكِرَanıldığı
ٱللَّهُAllah
وَجِلَتْürperir
قُلُوبُهُمْyürekleri
وَإِذَاve zaman
تُلِيَتْokunduğu
عَلَيْهِمْkendilerine
ءَايَٰتُهُۥO'nun ayetleri
زَادَتْهُمْartırır
إِيمَٰنًۭاimanlarını
وَعَلَىٰve
رَبِّهِمْRablerine
يَتَوَكَّلُونَtevekkül ederler

Gerçek Müminler, ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ- anıldığı zaman kalpleri korkan, kalpleri ve bedenleri itaat etmeye yönelenlerdir. Kendilerine Yüce Allah'ın ayetleri okunduğunda onları iyice düşünürler ve bu onların imanlarını kat kat artırır. Yararlı olan şeyleri elde etme ve zararlı olan şeyleri de def etmede yalnızca Rablerine itimat edip güvenirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

Onlar namazlarını dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَonlar ki
يُقِيمُونَkılarlar
ٱلصَّلَوٰةَnamazlarını
وَمِمَّاve verdiğimiz rızıktan
رَزَقْنَٰهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُنفِقُونَ(Allah için) harcarlar

Onlar, namazlarını vaktinde dosdoğru eksiksiz bütün vasıflarıyla kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden farz ve nafile olarak sadakalar verenlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّۭا ۚ لَّهُمْ دَرَجَٰتٌ عِندَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌۭ وَرِزْقٌۭ كَرِيمٌۭ

İşte onlar gerçek Müminlerin ta kendileridir. Onlar için Rableri katında dereceler, mağfiret ve cömert bir rızık vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlardır
ٱلْمُؤْمِنُونَmü'minler
حَقًّۭاgerçek
لَّهُمْonlara vardır
دَرَجَٰتٌdereceler
عِندَkatında
رَبِّهِمْRablerinin
وَمَغْفِرَةٌۭve bağışlanma
وَرِزْقٌۭve rızık
كَرِيمٌۭtükenmez

İman ve İslam'ın açık özelliklerini bir arada topladıkları için işte bu sıfatlarla vasıflananlar gerçek Müminlerin ta kendisidir. Mükâfatları Rableri katında yüksek dereceler, günahlarının bağışlanması, değerli rızık ve Yüce Allah'ın onlar için hazırlamış olduğu nimetlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

كَمَآ أَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنۢ بَيْتِكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ فَرِيقًۭا مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ لَكَٰرِهُونَ

Nitekim Rabbin, seni hak uğrunda evinden çıkardığında gerçekten Müminlerden bir kesim isteksizdiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَمَآnitekim
أَخْرَجَكَseni çıkardığı zaman
رَبُّكَRabbin
مِنۢevinden
بَيْتِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِٱلْحَقِّhak uğruna
وَإِنَّgerçekten de
فَرِيقًۭاbir kısmı
مِّنَmü'minlerden
ٱلْمُؤْمِنِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَكَٰرِهُونَbundan hoşlanmıyordu

Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ganimetlerin dağıtılmasında anlaşmazlığa düştükten sonra ganimetlerin bölüştürülmesini sizden almıştır. Bu hususu kendisine ve resulü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ait kıldı. Ey Resul! Müminlerden bir grup hoşnut olmamasına rağmen Rabbin sana indirmiş olduğu vahiy ile Medine'den müşriklerle karşılaşmak için çıkmanı emretmişti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

يُجَٰدِلُونَكَ فِى ٱلْحَقِّ بَعْدَمَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى ٱلْمَوْتِ وَهُمْ يَنظُرُونَ

Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra bile, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle bu hususta tartışıyorlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يُجَٰدِلُونَكَseninle tartışıyorlardı
فِىdair
ٱلْحَقِّhakka
بَعْدَمَاsonra
تَبَيَّنَortaya çıktıktan
كَأَنَّمَاgibi
يُسَاقُونَsürülüyorlarmış
إِلَىölüme
ٱلْمَوْتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُمْve onlar
يَنظُرُونَgözleri göre göre

Ey Resul! Müşriklerle savaşın ayan beyan olacağı anlaşıldıktan sonra Müminlerden bu taife seninle tartışıyordu. Sanki ölüme bakarak sürüklendiklerini gözlerinin önüne getirdiler. Bu da savaştan şiddetli derecede hoşlanmadıklarını göstermekteydi. Çünkü savaşmak için herhangi bir hazırlık yapmamış ve donanıma sahip değillerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَإِذْ يَعِدُكُمُ ٱللَّهُ إِحْدَى ٱلطَّآئِفَتَيْنِ أَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ أَنَّ غَيْرَ ذَاتِ ٱلشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُحِقَّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَيَقْطَعَ دَابِرَ ٱلْكَٰفِرِينَ

Hani Allah, size iki taifeden (ordu ya da kervandan) birini, o sizindir diye vadediyordu. Siz de güçsüz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, kelimeleriyle hakkı/İslamı yüceltmek, kâfirlerin ardını/kökünü kesmek istiyordu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذْo zaman
يَعِدُكُمُsize va'dediyordu
ٱللَّهُAllah
إِحْدَىbirinin
ٱلطَّآئِفَتَيْنِiki topluluktan
أَنَّهَاmuhakkak
لَكُمْsizin olduğunu
وَتَوَدُّونَsiz de istiyordunuz
أَنَّgerçekten
غَيْرَhali
ذَاتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلشَّوْكَةِkuvvetsiz olanın
تَكُونُolmasını
لَكُمْsizin
وَيُرِيدُoysa istiyordu
ٱللَّهُAllah
أَنgerçekleştirmek
يُحِقَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْحَقَّhakkı
بِكَلِمَٰتِهِۦsözleriyle
وَيَقْطَعَve kesmek
دَابِرَardını
ٱلْكَٰفِرِينَkafirlerin

Ey münakaşa eden Müminler! Hani Yüce Allah, müşriklerin iki taifesinden birisi üzerinde sizlerin zafer kazanacağını vadetmişti. O iki taifeden ya ticaret mallarını taşıyan kafileyi ve mallarını ganimet olarak alacaksınız ya da savaşmak için gelen birlikle karşılaşacak, onlarla savaşıp, galip geleceksiniz. Sizler ticaret kervanını istemektesiniz. Çünkü savaş yapmadan üstünlük kurup, ele geçirmenin kolay olacağını düşünüyorsunuz. Yüce Allah ise, hakkı sizin kuvvetinizle müşriklerin kahramanlarını öldürmeniz ve onların bir çoğunu da esir almanız için savaşla ortaya koymak istiyor. Böylece İslam'ın kuvveti apaçık ortaya çıksın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

لِيُحِقَّ ٱلْحَقَّ وَيُبْطِلَ ٱلْبَٰطِلَ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ

Bu, günahkârların hoşuna gitmese de hakkı (İslamı) yüceltmek ve batılı da ortadan kaldırmak içindir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِيُحِقَّta ki gerçekleştirsin
ٱلْحَقَّhakkı
وَيُبْطِلَve ortadan kaldırsın
ٱلْبَٰطِلَbatılı
وَلَوْşayet
كَرِهَistemese (bile)
ٱلْمُجْرِمُونَsuçlular

Yüce Allah hakkı, İslam ve ehlini üstün kılarak gerçekleştirir. Bu da hakikati ve doğruluğu delilleri ile ortaya çıkararak olur. Aynı zamanda Allah -Subhanehu ve Teâlâ- müşrikler hoşlanmasalar da delilleri ortaya koyarak batılı apaçık bir şekilde ortaya koyar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَٱسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّى مُمِدُّكُم بِأَلْفٍۢ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُرْدِفِينَ

Hani siz Rabbinizden imdat istiyordunuz da: “Muhakkak Ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım ediyorum” diye duanıza karşılık vermişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
تَسْتَغِيثُونَsiz yardım istiyordunuz
رَبَّكُمْRabbinizden
فَٱسْتَجَابَkarşılık vermişti
لَكُمْsize
أَنِّىşüphesiz ben
مُمِدُّكُمsize yardım edeceğim
بِأَلْفٍۢbin
مِّنَile
ٱلْمَلَٰٓئِكَةِmelekler
مُرْدِفِينَbirbiri ardınca

Ey Müminler! Bedir gününde Yüce Allah'tan düşmanınıza karşı yardım istediğiniz zamanı hatırlayın. Allah da size yardım edeceğine dair duanıza icabet etmişti. Bir de size peş peşe bin melekle yardım edeceğini bildirmişti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشْرَىٰ وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِۦ قُلُوبُكُمْ ۚ وَمَا ٱلنَّصْرُ إِلَّا مِنْ عِندِ ٱللَّهِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Allah, bunu yanlızca bir müjde olması ve kalplerinizin yatışması için yaptı. Yardım yalnızca Allah katındandır. Şüphe yok ki Allah mutlak galiptir, Hakîm'dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
جَعَلَهُbunu yapmadı
ٱللَّهُAllah
إِلَّاancak (yaptı)
بُشْرَىٰmüjde olsun diye
وَلِتَطْمَئِنَّve yatışsın diye
بِهِۦbununla
قُلُوبُكُمْkalbiniz
وَمَاve yoktur
ٱلنَّصْرُyardım
إِلَّاbaşkaca
مِنْkatından
عِندِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
عَزِيزٌdaima üstün
حَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Ey Müminler! Yüce Allah'ın sizleri meleklerle desteklemesi, ancak düşmanınıza karşı sizin yardımcınız olduğunun bir müjdesidir. Aynı zamanda size yardım edildiğine dair emin olmanız ve kalplerinizin yatışıp rahatlaması içindir. Hâlbuki zafer, sayının çok olmasıyla ve donanımın fazla bulunmasıyla değil; sadece ve sadece Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın katındandır. Şüphesiz Yüce Allah, mülkünde Aziz'dir, hiçbir kimse O'na galip gelemez. Kader ve koyduğu hükümlerde hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

إِذْ يُغَشِّيكُمُ ٱلنُّعَاسَ أَمَنَةًۭ مِّنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ لِّيُطَهِّرَكُم بِهِۦ وَيُذْهِبَ عَنكُمْ رِجْزَ ٱلشَّيْطَٰنِ وَلِيَرْبِطَ عَلَىٰ قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ ٱلْأَقْدَامَ

Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden Şeytan'ın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْO zaman
يُغَشِّيكُمُsizi bürüyordu
ٱلنُّعَاسَhafif bir uyku
أَمَنَةًۭbir güven olmak üzere
مِّنْهُO'ndan (Allah'tan)
وَيُنَزِّلُve indiriyordu
عَلَيْكُمüzerinize
مِّنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۭbir su
لِّيُطَهِّرَكُمsizi temizlemek için
بِهِۦonunla
وَيُذْهِبَve gidermek için
عَنكُمْsizden
رِجْزَpisliğini
ٱلشَّيْطَٰنِşeytanın
وَلِيَرْبِطَve (birbirine) bağlamak için
عَلَىٰüzerini
قُلُوبِكُمْkalblerinizin
وَيُثَبِّتَve pekiştirmek için
بِهِonunla
ٱلْأَقْدَامَayakları(nızı)

Ey Müminler! Düşmanlarınızdan korku hasıl olduğunda Allah size kendisinden bir emniyet olmak üzere hafif bir uyku vermişti. Kendisiyle sizi temizlemek, şeytanın pisliğini ve vesveselerini sizden gidermek, bedenlerinizi düşmanla karşılaşma esnasında sabitleştirmek için kalplerinize sebat vermek ve ayaklarınızı da kumlu yerde batmaması ve üstünde sabit kalması için size gökten bir de yağmur indiriyordu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

إِذْ يُوحِى رَبُّكَ إِلَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ أَنِّى مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ۚ سَأُلْقِى فِى قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلرُّعْبَ فَٱضْرِبُوا۟ فَوْقَ ٱلْأَعْنَاقِ وَٱضْرِبُوا۟ مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍۢ

O an Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim, iman edenlere sebat verin! Ben kâfirlerin kalbine korku salacağım. Artık onların boyunlarının üstüne de vurun, onların her parmağına da vurun.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
يُوحِىvahyediyordu
رَبُّكَRabbin
إِلَىmeleklere
ٱلْمَلَٰٓئِكَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنِّىşüphesiz ben
مَعَكُمْsizinle beraberim
فَثَبِّتُوا۟siz pekiştirin
ٱلَّذِينَkimseleri
ءَامَنُوا۟inananları
سَأُلْقِىben salacağım
فِىiçine
قُلُوبِyüreklerine
ٱلَّذِينَkimselerin
كَفَرُوا۟inkar edenlerin
ٱلرُّعْبَkorku
فَٱضْرِبُوا۟vurun
فَوْقَüstüne
ٱلْأَعْنَاقِboyunların(ın)
وَٱضْرِبُوا۟ve vurun
مِنْهُمْonların
كُلَّher
بَنَانٍۢparmağına

Ey Peygamber! Bedir'de Müminlerin yardımına göndermiş olduğu meleklere Rabbin şöyle vahyetmişti: "Ey melekler! Şüphesiz ki yardım ve desteğim ile sizinle birlikteyim. Müminlerin azimlerini ve kararlılıklarını düşmanlarıyla savaşmalarını kuvvetlendirin. Ben küfredenlerin kalplerine şiddetli korku salacağım. Ey Müminler! Kâfirlerin ölmesi için onların boyunlarını vurun, onların mafsallarına ve parmak uçlarına sizinle savaşamayacak hale gelmeleri için vurun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ شَآقُّوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ ۚ وَمَن يُشَاقِقِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Bu, onların Allah’a ve Rasûlüne karşı gelmelerindendir. Her kim de Allah’a ve Rasûlüne karşı gelirse; bilsin ki Allah’ın cezası şiddetlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَböyle (olacak)
بِأَنَّهُمْçünkü onlar
شَآقُّوا۟karşı geldiler
ٱللَّهَAllah'a
وَرَسُولَهُۥve Elçisine
وَمَنkim
يُشَاقِقِkarşı gelirse
ٱللَّهَAllah'a
وَرَسُولَهُۥve Elçisine
فَإِنَّmuhakkak ki
ٱللَّهَAllah'ın
شَدِيدُçetin olur
ٱلْعِقَابِcezası

Kâfirler ile savaşılması, onların parmak uçlarının vurulması, Allah ve resulüne muhalefet edip, yapılmasını emrettiği şeylere uymamak ve yasak ettiklerinden de sakınmamak sebebiyledir. Kim bu hususlarda Allah'a ve resulüne muhalefet ederse, kuşkusuz Allah o kimseyi dünyada ölümle ve esaretle, ahirette de cehennemin şiddetli azabıyla cezalandırır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

ذَٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَأَنَّ لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابَ ٱلنَّارِ

İşte bu sizin; tadın bunu. (Ahirette) kâfirler için bir de Cehennem azabı vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكُمْişte siz
فَذُوقُوهُşimdi tadın onu
وَأَنَّve şüphesiz
لِلْكَٰفِرِينَkafirler için vardır
عَذَابَazabı
ٱلنَّارِateş

Ey Allah'a ve resulüne muhalefet edenler! Zikredilen o azap sizindir. Dünya hayatında bir an önce gelen bu azabı tadın. Küfür ve inadınız üzere ölürseniz ahirette sizin için bir de cehennem azabı vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ زَحْفًۭا فَلَا تُوَلُّوهُمُ ٱلْأَدْبَارَ

Ey iman edenler, (savaş için) toplu bir halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönüp kaçmayın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)
إِذَاne zaman ki
لَقِيتُمُkarşılaşırsanız
ٱلَّذِينَkimselerle
كَفَرُوا۟inkar edenlerle
زَحْفًۭاtoplu halde
فَلَاasla
تُوَلُّوهُمُonlara döndürmeyin
ٱلْأَدْبَارَarkalar(ınız)ı

Ey Allah'a iman edip, resulüne tabi olanlar! Savaş esnasında müşriklerle yakın mesafede karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönüp , korkarak kaçmayınız. Onlara karşı sabit durunuz ve onlarla savaşmada sabırlı davranın. Yüce Allah, yardım ve desteği ile sizlerle beraberdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

وَمَن يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍۢ دُبُرَهُۥٓ إِلَّا مُتَحَرِّفًۭا لِّقِتَالٍ أَوْ مُتَحَيِّزًا إِلَىٰ فِئَةٍۢ فَقَدْ بَآءَ بِغَضَبٍۢ مِّنَ ٱللَّهِ وَمَأْوَىٰهُ جَهَنَّمُ ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

-Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse; mutlaka o, Allah’ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de Cehennem'dir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنve kim
يُوَلِّهِمْdöner(kaçar)sa
يَوْمَئِذٍۢo gün
دُبُرَهُۥٓarkasını
إِلَّاdışında
مُتَحَرِّفًۭاbir tarafa çekilmek
لِّقِتَالٍsavaşmak için
أَوْya da
مُتَحَيِّزًاkatılmak
إِلَىٰ(başka) bir birliğe
فِئَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَقَدْmuhakkak
بَآءَuğrar
بِغَضَبٍۢbir gazaba
مِّنَAllahtan
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَأْوَىٰهُve onun yeri
جَهَنَّمُcehennemdir
وَبِئْسَve o ne kötü
ٱلْمَصِيرُvarılacak bir yerdir

Kim savaş taktiği olarak savaş esnasında arkasını dönüp kaçıyormuş gibi gösterip, tuzağa düşürmek için hile yaparsa veya Müslümanların başka bir birliğine katılmak veya onlardan yardım istemek dışında savaştan firar ederse, Allah'ın gazabını hak etmiş olur. Ahiretteki kalacağı yer cehennemdir. Orası, varılacak ve dönülecek ne kötü yerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ قَتَلَهُمْ ۚ وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ رَمَىٰ ۚ وَلِيُبْلِىَ ٱلْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ بَلَآءً حَسَنًا ۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌۭ

(Bedir'de) onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü. Attığında da sen atmadın, fakat Allah attı. Müminleri güzel bir imtihanla denemek için (böyle yaptı). Şüphesiz Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَمْonları siz öldürmediniz
تَقْتُلُوهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَٰكِنَّfakat
ٱللَّهَAllah
قَتَلَهُمْonları öldürdü
وَمَاsen atmadın
رَمَيْتَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِذْzaman
رَمَيْتَattığın
وَلَٰكِنَّfakat
ٱللَّهَAllah
رَمَىٰattı
وَلِيُبْلِىَsınamak için
ٱلْمُؤْمِنِينَMü'minleri
مِنْهُkendinden
بَلَآءًbir imtihanla
حَسَنًاgüzel
إِنَّdoğrusu
ٱللَّهَAllah
سَمِيعٌişitendir
عَلِيمٌۭbilendir

Ey Müminler! Siz Bedir gününde müşrikleri, kendi gücünüzle ve kuvvetinizle öldürmediniz. Fakat Allah size yardım etti. Ey Peygamber! Sen müşriklere attığın zaman sen atmadın, fakat senin okunu onlara ulaştırması ile Yüce Allah attı. Allah, Müminlerin sayı bakımından az ve silahlarının eksik olmasına rağmen vermiş olduğu bu nimetle imtihan etti ki şükredesiniz. Şüphesiz Allah, dualarınızı ve söylediklerinizi duyandır, yaptıklarınızı ve sizin için uygun olanları hakkıyla bilendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

ذَٰلِكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ مُوهِنُ كَيْدِ ٱلْكَٰفِرِينَ

İşte durum bu. Bir de Allah, kâfirlerin tuzağını zayıf düşürendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكُمْişte size böyle yaptı
وَأَنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
مُوهِنُzayıflatır
كَيْدِtuzağını
ٱلْكَٰفِرِينَkafirlerin

Müşriklerin öldürülmesi, hezimete uğrayıncaya kadar ok yağmuruna tutulmaları ve dönüp kaçmaları, Müminlerin düşmanlarına karşı üstün gelmeleri için onlara Yüce Allah tarafından verilmiş bir nimettir. Yüce Allah, muhakkak kâfirlerin İslam'a karşı hazırlamış oldukları tuzaklarını zayıflatır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

إِن تَسْتَفْتِحُوا۟ فَقَدْ جَآءَكُمُ ٱلْفَتْحُ ۖ وَإِن تَنتَهُوا۟ فَهُوَ خَيْرٌۭ لَّكُمْ ۖ وَإِن تَعُودُوا۟ نَعُدْ وَلَن تُغْنِىَ عَنكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـًۭٔا وَلَوْ كَثُرَتْ وَأَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

(Ey kâfirler!) Fetih istiyorsanız, işte size fetih gelmiştir. Eğer (küfrünüze ve savaşa) son verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Ve eğer tekrar dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz kalabalık olsa bile size bir fayda vermeyecektir. Çünkü Allah, Müminlerle beraberdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنeğer
تَسْتَفْتِحُوا۟fetih istiyorsanız
فَقَدْişte
جَآءَكُمُsize geldi
ٱلْفَتْحُfetih
وَإِنeğer
تَنتَهُوا۟vazgeçerseniz
فَهُوَbu
خَيْرٌۭiyidir
لَّكُمْsizin için
وَإِنama yine
تَعُودُوا۟dönerseniz
نَعُدْbiz de döneriz
وَلَنsağlayamaz
تُغْنِىَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنكُمْsize
فِئَتُكُمْtopluluğunuz
شَيْـًۭٔاhiçbir şey (yarar)
وَلَوْşayet
كَثُرَتْçok da olsa
وَأَنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
مَعَberaberdir
ٱلْمُؤْمِنِينَinananlarla

Ey müşrikler! Şayet Yüce Allah'ın azap ve şiddetinin saldırgan zalimlerin üzerine gelmesini istiyorsanız; kesinlikle şunu bilin ki, Yüce Allah talep ettiğinizi başınıza indirmiştir. Bu sizin için ceza ve işkencedir, muttakiler için de ibret ve öğüttür. Eğer bunu talep etmekten vazgeçerseniz, sizin için daha iyi olur. Belki de Yüce Allah size mühlet verip, sizden intikam almayı ertelemiştir. Eğer tekrar bunu talep etmeye ve Müminlerle savaşmaya dönerseniz, biz de tekrar üzerinize azabı indirir ve Müminleri de sizin üzerinize muzaffer kılarız. Müminlerin sayı bakımından az, sizlerin ve size yardım edenlerin sayısı ve silahları çok olsa da bu sizlere asla fayda vermeyecektir. Kuşkusuz Yüce Allah, yardım ve desteği ile Müminlerle beraberdir. Şüphesiz Yüce Allah kiminle beraber olursa onu mağlup edecek kimse yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَأَنتُمْ تَسْمَعُونَ

Ey iman edenler! Allah’a ve Rasûlüne itaat edin! İşitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)
أَطِيعُوا۟ita'at edin
ٱللَّهَAllah'a
وَرَسُولَهُۥve Elçisine
وَلَاve asla
تَوَلَّوْا۟dönmeyin
عَنْهُondan
وَأَنتُمْve siz
تَسْمَعُونَişittiğiniz halde

Ey Allah'a iman edenler ve resulüne tabi olanlar! Emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak Allah'a ve resulüne itaat ediniz. Yüce Allah'ın ayetleri sizlere okunup duruyorken emirlerine muhalefet ederek ve yasaklarını işleyerek asla O'ndan yüz çevirmeyin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ قَالُوا۟ سَمِعْنَا وَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

Dinlemedikleri halde; “İşittik” diyenler gibi de olmayın!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve asla
تَكُونُوا۟olmayın
كَٱلَّذِينَgibi
قَالُوا۟diyenler
سَمِعْنَاişittik
وَهُمْve onlar
لَاişitmedikleri halde
يَسْمَعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ey Müminler! Kendilerine Allah'ın ayetleri okunduğunda; Kur'an'dan bize okunanı kulaklarımızla duyduk diyen münafık ve müşrikler gibi olmayınız. Onlar düşünüp öğüt alma kastıyla dinlemedikleri için duyduklarından istifade edemiyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

۞ إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلصُّمُّ ٱلْبُكْمُ ٱلَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ

Allah katında canlıların en kötüsü (hakka karşı) sağır ve dilsiz kimselerdir ki, onlar akletmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
شَرَّen kötüsü
ٱلدَّوَآبِّcanlıların
عِندَkatında
ٱللَّهِAllah
ٱلصُّمُّsağırlar
ٱلْبُكْمُve dilsizlerdir
ٱلَّذِينَonlar ki
لَاdüşünmezler
يَعْقِلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şüphesiz Allah katında yeryüzünde hareket eden canlıların en şerlisi, hakkı kabul edecek şekilde duymayan sağırlar ve konuşamayan dilsizlerdir. Onlar Allah'ın emirlerini ve yasaklarını idrak edemeyenlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

وَلَوْ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمْ خَيْرًۭا لَّأَسْمَعَهُمْ ۖ وَلَوْ أَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوا۟ وَّهُم مُّعْرِضُونَ

Allah, onlarda bir hayır olduğunu bilseydi; elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi, onlar yine de yüz çevirerek dönerlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْşayet
عَلِمَbilseydi
ٱللَّهُAllah
فِيهِمْonlarda vardır
خَيْرًۭاbir iyilik
لَّأَسْمَعَهُمْelbette onlara işittirirdi
وَلَوْşayet
أَسْمَعَهُمْonlara işittirseydi de
لَتَوَلَّوا۟yine dönerlerdi
وَّهُمonlar
مُّعْرِضُونَaldırmayarak

Eğer Allah, yalanlayan bu müşriklerde hayır olduğunu bilseydi elbette onlara faydalanacakları apaçık delil ve burhanları anlamalarını sağlardı. Fakat onlarda hayır olmadığını biliyordu. Şayet Allah -Subhanehu ve Teâlâ- bunu işitmelerini takdir etseydi, onlar inatlarından dolayı yine imandan yüz çevirip dönerlerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱسْتَجِيبُوا۟ لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ ۖ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ ٱلْمَرْءِ وَقَلْبِهِۦ وَأَنَّهُۥٓ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah ve Rasûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
ٱسْتَجِيبُوا۟çağrısına koşun
لِلَّهِAllah'ın
وَلِلرَّسُولِve Elçisinin
إِذَاzaman
دَعَاكُمْsizi çağırdığı
لِمَاşeylere
يُحْيِيكُمْsizi yaşatacak
وَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin ki
أَنَّmuhakkak
ٱللَّهَAllah
يَحُولُgirer
بَيْنَarasına
ٱلْمَرْءِkişi ile
وَقَلْبِهِۦonun kalbi
وَأَنَّهُۥٓve siz
إِلَيْهِO'nun huzuruna
تُحْشَرُونَtoplanacaksınız

Ey Allah'a iman edenler ve resulüne tabi olanlar! Size hayat verecek şeylere sizi davet ettiği zaman emrettiklerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Yüce Allah'a ve resulüne icabet ediniz. Kuşkusuz Allah'ın her şeye kadir olduğuna içtenlikle iman ediniz. Siz hakkı reddettikten sonra, O sizinle hakka uymanız arasına girmeye kadirdir. O'na dönmeye acele etmelisiniz. Kıyamet gününde yalnız Allah'ın huzurunda toplanacağınıza kesin olarak iman ediniz. Zira O, dünyada yapmış olduğunuz amellerinizin karşılığını size verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

وَٱتَّقُوا۟ فِتْنَةًۭ لَّا تُصِيبَنَّ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنكُمْ خَآصَّةًۭ ۖ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

İçinizden sadece zalimlere dokunmakla kalmayacak olan bir fitneden de sakının. Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu bilin!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱتَّقُوا۟sakının
فِتْنَةًۭfitneden
لَّاerişmekle kalmaz
تُصِيبَنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلَّذِينَkimselere
ظَلَمُوا۟haksızlık edenlere
مِنكُمْaranızdan
خَآصَّةًۭyalnızca
وَٱعْلَمُوٓا۟bilin ki
أَنَّmuhakkak
ٱللَّهَAllah'ın
شَدِيدُçetindir
ٱلْعِقَابِazabı

Ey Müminler! Sadece içinizden zulmedenlere isabet etmeyecek olan bir azaptan sakının. Bilakis bu azap hem zalimlere ve hem de başkalarına isabet edecektir. Bu zulüm ortaya çıkar ve onu değiştirenler bulunmaz ise gerçekleşir. Yüce Allah'ın isyan edenlere karşı cezasının çok şiddetli olduğunu kesin olarak bilin. O'na karşı günah işlemekten de sakının.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ أَنتُمْ قَلِيلٌۭ مُّسْتَضْعَفُونَ فِى ٱلْأَرْضِ تَخَافُونَ أَن يَتَخَطَّفَكُمُ ٱلنَّاسُ فَـَٔاوَىٰكُمْ وَأَيَّدَكُم بِنَصْرِهِۦ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱذْكُرُوٓا۟düşünün ki
إِذْbir zaman
أَنتُمْsiz
قَلِيلٌۭaz idiniz
مُّسْتَضْعَفُونَhırpalanıyordunuz
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَخَافُونَkorkuyordunuz
أَنsizi kapıp götürmesinden
يَتَخَطَّفَكُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلنَّاسُinsanların
فَـَٔاوَىٰكُمْ(Allah) sizi barındırdı
وَأَيَّدَكُمve sizi destekledi
بِنَصْرِهِۦyardımıyle
وَرَزَقَكُمve sizi besledi
مِّنَgüzel şeylerle
ٱلطَّيِّبَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَعَلَّكُمْbelki
تَشْكُرُونَşükredersiniz

Ey Müminler! Hatırlayın ki, siz Mekke'de iken sayınız azdı ve Mekkeliler sizi zayıf görüyor, baskı yapıyordu. Sizler de düşmanlarınızın sizi hızla kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Yüce Allah, sizi sığınacağınız bir barınakta barındırdı. Bu barınma yeriniz Medine'dir. Bir de sizi düşmanlarınıza karşı harp meydanlarında zaferlerle kuvvetlendirdi. Muzaffer olduğunuz bu harplerden birisi de Bedir savaşıdır. Size helal ve temiz rızık verdi. Bu rızıkların bir kısmı düşmanlarınızdan ganimet olarak aldıklarınızdır. Umulur ki, Yüce Allah'ın size vermiş olduğu bu nimetlerine şükredersiniz. Eğer böyle yaparsanız Yüce Allah bahşettiği nimetleri arttırır. Bu nimetlere karşı nankörlük ederseniz, elinizden çekip alır ve size azap eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَخُونُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ وَتَخُونُوٓا۟ أَمَٰنَٰتِكُمْ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ

Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hainlik etmeyin; (sonra) bile bile kendi emanetlerinize hainlik etmiş olursunuz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
لَاhiyanet etmeyin
تَخُونُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهَAllah'a
وَٱلرَّسُولَve Elçisine
وَتَخُونُوٓا۟hiyanet ederek
أَمَٰنَٰتِكُمْemanetlerinize
وَأَنتُمْve siz
تَعْلَمُونَbildiğiniz halde

Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Emirlerini terk edip yasaklarından sakınmayarak Allah'a ve resulüne karşı hainlik etmeyin. Size emanet edilen din ve başka hususlarda hainlik etmeyin. Sizler yapmış olduğunuzun hıyanet olduğunu biliyorsunuz. Böylece hainlerden olursunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَآ أَمْوَٰلُكُمْ وَأَوْلَٰدُكُمْ فِتْنَةٌۭ وَأَنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥٓ أَجْرٌ عَظِيمٌۭ

Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız bir imtihandır. Allah katında ise büyük mükâfat vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin ki
أَنَّمَآşüphesiz
أَمْوَٰلُكُمْmallarınız
وَأَوْلَٰدُكُمْve çocuklarınız
فِتْنَةٌۭbirer fitne(sınav)dır
وَأَنَّve süphesiz
ٱللَّهَAllah('a gelince)
عِندَهُۥٓo'nun yanındadır
أَجْرٌmükafat
عَظِيمٌۭbüyük

Ey Müminler biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız ancak sizin için Allah katından sıkıntı ve imtihandır. Sizi ahiretin amellerinden alıkoyabilir ve sizi ihanete sevk eder. Ve iyi biliniz ki, Allah katında büyük mükâfat vardır. Bu sevabı mallarınızı ve çocuklarınızı himaye etme, gözetip kollama uğruna kaçırmayınız ve onlar için hıyanete de düşmeyiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تَتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّكُمْ فُرْقَانًۭا وَيُكَفِّرْ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ۗ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ

Ey iman edenler! Eğer Allah’tan sakınırsanız. O size iyiyi kötüden ayıracak bir anlayış verir. Ve sizin günahlarınızı örter, sizi bağışlar. Allah son derece büyük lütuf sahibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاEy
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)
إِنeğer
تَتَّقُوا۟korkarsanız
ٱللَّهَAllah'tan
يَجْعَلO verir
لَّكُمْsize
فُرْقَانًۭاiyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış
وَيُكَفِّرْve örter
عَنكُمْsizin
سَيِّـَٔاتِكُمْkötülüklerinizi
وَيَغْفِرْve bağışlar
لَكُمْsizi
وَٱللَّهُAllah
ذُوsahibidir
ٱلْفَضْلِlutuf
ٱلْعَظِيمِbüyük

Ey Allah'a iman edenler ve resulüne tabi olanlar! Şunu iyi bilin ki, eğer emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkarsanız; size hakkı batıldan ayırt edecek bir anlayış verir, hak ve batıl hakkında kafanız karışmaz. İşlemiş olduğunuz günahları affeder ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah, çok büyük lütuf ve kerem sahibidir. Bu büyük olan lütfu ve kereminin birisi de kendisinden sakınan kullarına ikram olarak hazırlamış olduğu cennetidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

وَإِذْ يَمْكُرُ بِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيُثْبِتُوكَ أَوْ يَقْتُلُوكَ أَوْ يُخْرِجُوكَ ۚ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ ٱللَّهُ ۖ وَٱللَّهُ خَيْرُ ٱلْمَٰكِرِينَ

Hani o kâfirler seni tutup bağlamak yahut öldürmek yahut seni (Mekke’den) çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı kurarlarken Allah da bunun karşılığında kendilerine tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذْve hani
يَمْكُرُtuzak kuruyorlardı
بِكَsana
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar edenler
لِيُثْبِتُوكَseni tutup bağlamaları için
أَوْveya
يَقْتُلُوكَöldürmeleri için
أَوْya da
يُخْرِجُوكَsürmeleri için
وَيَمْكُرُونَonlar tuzak kurarlarken
وَيَمْكُرُtuzak kuruyordu
ٱللَّهُAllah da
وَٱللَّهُAllah
خَيْرُen iyisidir
ٱلْمَٰكِرِينَtuzak kuranların

Ey Resul! Müşrikler seni hapsetmek, seni öldürmek veya seni yurdundan başka bir yurda gitmen için çıkarmak üzere sana karşı birleşip tuzak kuruyorlardı. Allah da onların kurmuş oldukları bu tuzağı kendilerine döndürdü. Onlar sana tuzak kurarken Allah da onlara tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا قَالُوا۟ قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَآءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هَٰذَآ ۙ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman: “İşittik, eğer dilersek biz de bunun benzerini elbette söylerdik. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” demişlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاzaman
تُتْلَىٰokunduğu
عَلَيْهِمْonlara
ءَايَٰتُنَاayetlerimiz
قَالُوا۟dediler
قَدْmuhakkak
سَمِعْنَاİşittik
لَوْşayet
نَشَآءُistesek
لَقُلْنَاbiz de söyleriz
مِثْلَgibisini
هَٰذَآbunun
إِنْbu
هَٰذَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّآancak
أَسَٰطِيرُmasallarındandır
ٱلْأَوَّلِينَevvelkilerin

Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman hakka karşı inat ederek ve küçümseyerek şöyle derler: "Zaten biz bunu daha önceden işittik. İstesek biz de işittiğimiz bu Kur'an'ın bir benzerini söyleyebiliriz. Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir. Biz buna asla iman etmeyeceğiz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

وَإِذْ قَالُوا۟ ٱللَّهُمَّ إِن كَانَ هَٰذَا هُوَ ٱلْحَقَّ مِنْ عِندِكَ فَأَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةًۭ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ أَوِ ٱئْتِنَا بِعَذَابٍ أَلِيمٍۢ

Hani onlar: “Ey Allah’ım! Eğer bu senin katından gelen bir hak ise başımıza gökten taş yağdır, yahut bize acı bir azap ver!” demişlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذْve hani
قَالُوا۟demişlerdi
ٱللَّهُمَّAllah'ım
إِنeğer
كَانَise
هَٰذَاbu
هُوَ(kişi)
ٱلْحَقَّbir gerçek
مِنْsenin yanından gelmiş
عِندِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَأَمْطِرْyağdır
عَلَيْنَاbaşımıza
حِجَارَةًۭtaş
مِّنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوِyahut
ٱئْتِنَاbize getir
بِعَذَابٍbir azab
أَلِيمٍۢacıklı

Ey Resul! Müşriklerin: "Allah'ım! Eğer Muhammed'in getirdiği senin katından bir hak ise gökten üzerimize bizi helak edecek taş yağdır veya bize şiddetli bir azap ver dediği zamanı hatırla."Onlar inkâr, reddetme ve aşırı gitmeleri sebebi ile böyle söylemişlerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَأَنتَ فِيهِمْ ۚ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildir. Onlar istiğfar edip dururken de Allah onları azablandıracak değildir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاoysa
كَانَdeğildi
ٱللَّهُAllah
لِيُعَذِّبَهُمْonlara azab edecek
وَأَنتَve sen
فِيهِمْonların içinde bulundukça
وَمَاve
كَانَdeğildi
ٱللَّهُAllah
مُعَذِّبَهُمْonlara azab edecek
وَهُمْve onlar
يَسْتَغْفِرُونَistiğfar ederlerken

Ey Muhammed! Sen onların arasında hayatta olduğun müddetçe, ister sana iman etmiş ümmetinden olsunlar yahut davet ümmetinden olsunlar; Allah ümmetini kökünden yok edecek bir azapla yok edecek değildir. Senin onların arasında bulunman, azap edilmelerine karşı onlar için bir güvence ve emandır. Onlar günahlarından dolayı Allah'tan mağfiret dilerken de Allah onlara azap edecek değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

وَمَا لَهُمْ أَلَّا يُعَذِّبَهُمُ ٱللَّهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَمَا كَانُوٓا۟ أَوْلِيَآءَهُۥٓ ۚ إِنْ أَوْلِيَآؤُهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُتَّقُونَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Onlar Mescid-i Haram’dan (Müminleri) men ederken, Allah onlara ne diye azap etmesin ki! Üstelik onlar Allah'ın evliyaları da değiller. Allah'ın evliyaları yalnızca muttakilerdir. Fakat onların çokları bunu bilmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاneden
لَهُمْonlara
أَلَّاazabetmesin?
يُعَذِّبَهُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
وَهُمْonlar
يَصُدُّونَgeri çevirdikleri
عَنِMescid-i
ٱلْمَسْجِدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْحَرَامِharamdan
وَمَاve
كَانُوٓا۟olmadıkları halde
أَوْلِيَآءَهُۥٓonun velisi
إِنْonun velileri
أَوْلِيَآؤُهُۥٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاsadece
ٱلْمُتَّقُونَkorunanlardır
وَلَٰكِنَّfakat
أَكْثَرَهُمْçokları
لَاbilmezler
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İnsanların Mescid-i Haram'da tavaf etmelerini ve orada namaz kılmalarını engelleyerek azabın üzerlerine gönderilmesini gerekli kılan yasakları işleyenlere azabın gelmesine ne engel olabilir? Müşrikler, Allah'ın velileri değildir. Allah'ın emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak sakınanlar ancak Allah'ın velileridir. Müşriklerin çoğu, Allah'ın velileri olduklarını iddia ederlerken Allah'ın velileri olmadıklarını bilmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِندَ ٱلْبَيْتِ إِلَّا مُكَآءًۭ وَتَصْدِيَةًۭ ۚ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

Onların Kâbe’deki namazları, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Öyleyse küfrünüzden dolayı tadın azabı!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
كَانَdeğildir
صَلَاتُهُمْonların namazları
عِندَyanındaki
ٱلْبَيْتِBeyt(ullah)
إِلَّاbaşka
مُكَآءًۭıslık çalmadan
وَتَصْدِيَةًۭve el çırpmadan
فَذُوقُوا۟O halde tadın
ٱلْعَذَابَazabı
بِمَاdolayı
كُنتُمْolmanızdan
تَكْفُرُونَinkar ediyor(lar)

Müşriklerin Mescid-i Haram'daki namazları, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Ey müşrikler! Allah'ı küfretmeniz ve resulünü yalanlamanız karşılığında Bedir savaşında öldürülerek ve esir alınarak haydi tadın azabı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ لِيَصُدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۚ فَسَيُنفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةًۭ ثُمَّ يُغْلَبُونَ ۗ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِلَىٰ جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَ

Kâfirler, mallarını Allah’ın yolundan alıkoymak için harcarlar. Daha da harcayacaklardır. Sonra bu, onlara bir yürek acısı olacaktır. Sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. Kâfir olanlar toplanıp Cehennem'e sürüleceklerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
يُنفِقُونَharcarlar
أَمْوَٰلَهُمْmallarını
لِيَصُدُّوا۟engel olmak için
عَنyoluna
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
فَسَيُنفِقُونَهَاve harcayacaklar
ثُمَّsonra (bu)
تَكُونُolacak
عَلَيْهِمْkendilerine
حَسْرَةًۭdert
ثُمَّnihayet
يُغْلَبُونَyenilecekler
وَٱلَّذِينَve kimseler
كَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)
إِلَىٰcehenneme
جَهَنَّمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُحْشَرُونَsürüleceklerdir

Şüphesiz küfredenler, mallarını Allah'ın yolundan alıkoymak için harcarlar. Daha da harcayacaklardır ama istedikleri asla gerçekleşmeyecektir. Sonra mallarını bu uğurda harcamalarının akıbeti kendileri için bir pişmanlık olacaktır. Çünkü bu davranışlarıyla hem malları boşa gitmiş, hem de arzuladıklarını elde edememiş olacaklardır. Sonra kâfirler, Müminlerin onlara galip gelmesiyle yenilgiye uğrayacaklar. Allah'a küfredenler kıyamet gününde cehenneme sürülecek ve orada ebedî kalacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

لِيَمِيزَ ٱللَّهُ ٱلْخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَيَجْعَلَ ٱلْخَبِيثَ بَعْضَهُۥ عَلَىٰ بَعْضٍۢ فَيَرْكُمَهُۥ جَمِيعًۭا فَيَجْعَلَهُۥ فِى جَهَنَّمَ ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

Bu Allah'ın pis olanı temizden ayırması, pis olanları üst üste koyup hepsini yığarak Cehennem'e koyması içindir. İşte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِيَمِيزَayıklasın diye
ٱللَّهُAllah
ٱلْخَبِيثَmurdarı
مِنَtemizden
ٱلطَّيِّبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيَجْعَلَve koyup
ٱلْخَبِيثَbütün murdarları
بَعْضَهُۥbirini
عَلَىٰüzerine
بَعْضٍۢdiğerinin
فَيَرْكُمَهُۥyığsın da
جَمِيعًۭاhepsini
فَيَجْعَلَهُۥatsın
فِىcehenneme
جَهَنَّمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlardır
ٱلْخَٰسِرُونَziyana uğrayanlar

Allah yolundan men etmek kastıyla mallarını harcayan kâfirler cehennem ateşine sürülür. Böylece Yüce Allah, pis olan kâfirler topluluğunu temiz olan Müminler topluluğundan ayırır ve pis olan şahısları, amelleri ve malları birbirinin üzerine yığarak hepsini topluca cehennem ateşinde toplar. İşte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir. Çünkü onlar, kendi nefislerini ve ailelerini kıyamet gününde hüsrana uğratmışlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِن يَنتَهُوا۟ يُغْفَرْ لَهُم مَّا قَدْ سَلَفَ وَإِن يَعُودُوا۟ فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ ٱلْأَوَّلِينَ

Kâfir olanlara (küfürlerinden) vazgeçerlerse önceden yaptıklarının bağışlanacağını, tekrar dönerlerse öncekiler hakkında uygulanan ilahi kanunun onlara da uygulanacağını söyle.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلsöyle
لِّلَّذِينَkimselere
كَفَرُوٓا۟inkar eden(lere)
إِنeğer
يَنتَهُوا۟vazgeçerlerse
يُغْفَرْbağışlanır
لَهُمkendilerine
مَّاolanlar
قَدْgeçmiştekiler
سَلَفَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِنyok yine
يَعُودُوا۟dönerlerse
فَقَدْelbette
مَضَتْgeçerlidir
سُنَّتُkanunu
ٱلْأَوَّلِينَöncekilerin

Ey Resul! Kavminden Allah'a ve resulüne iman etmeyip, kafir olanlara de ki: Eğer Allah'ı ve resulünü küfretmekten, Allah'ın yolundan ve O'na iman edenleri alıkoymaktan vazgeçerler ise; Yüce Allah, onların geçmiş günahlarını bağışlar. İslam kendisinden önce işlenen bütün günahları siler. Eğer tekrar önceden bulundukları küfürlerine dönerler ise, önceden yaşayanların başına gelen Allah'ın sünneti gerçekleşir. Şüphesiz onlar yalanladılar ve küfürleri üzere devam ettiler de azap gelip onları yakalayıverdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

وَقَٰتِلُوهُمْ حَتَّىٰ لَا تَكُونَ فِتْنَةٌۭ وَيَكُونَ ٱلدِّينُ كُلُّهُۥ لِلَّهِ ۚ فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَصِيرٌۭ

Hiçbir fitne kalmayıncaya ve din bütünüyle Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, muhakkak Allah ne yaptıklarını iyice görmektedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَٰتِلُوهُمْve onlarla savaşın
حَتَّىٰkadar
لَاkalmayıncaya
تَكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِتْنَةٌۭfitne
وَيَكُونَve oluncaya (kadar)
ٱلدِّينُdin
كُلُّهُۥtamamen
لِلَّهِAllah'ın
فَإِنِeğer
ٱنتَهَوْا۟son verirlerse
فَإِنَّmuhakkak ki
ٱللَّهَAllah
بِمَاne
يَعْمَلُونَyaptıklarını
بَصِيرٌۭgörmektedir

Ey Müminler! Kâfir olan düşmanlarınızla hiçbir şirk ve Müslümanları Allah'ın dininden engelleme faaliyetleri kalmayıncaya ve yalnızca ibadet, hiçbir ortağı olmayan Allah'a yapılıncaya kadar onlarla savaşın. Eğer kâfirler üzerinde bulunmuş oldukları şirk ve Allah'ın yoluna engel olmaktan vazgeçerlerse onları bırakın. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarını en iyi görendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

وَإِن تَوَلَّوْا۟ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ مَوْلَىٰكُمْ ۚ نِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ

Eğer yüz çevirirlerse bilin ki, Allah sizin mevlanızdır. O ne güzel mevlâ, ne güzel yardımcıdır!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنeğer
تَوَلَّوْا۟dönerlerse
فَٱعْلَمُوٓا۟bilin ki
أَنَّmuhakkak
ٱللَّهَAllah
مَوْلَىٰكُمْsizin sahibinizdir
نِعْمَO ne güzel'
ٱلْمَوْلَىٰsahip
وَنِعْمَve ne güzel
ٱلنَّصِيرُyardımcıdır

Eğer emredildikleri küfrü terk etmekten ve Allah'ın yolundan alıkoymaktan vazgeçme hususunda yüz çevirirlerse; ey Müminler! Bilmiş olasınız ki, Allah onlara karşı size yardım edecektir. O kendisine veli olana ne güzel Mevla'dır, yardım ettiklerine de ne güzel yardımcıdır. Kim Allah'ı veli edinirse kazananlardan olur ve Allah kime yardımcı olursa o muzaffer olur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

۞ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا غَنِمْتُم مِّن شَىْءٍۢ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا يَوْمَ ٱلْفُرْقَانِ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ ۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌ

Eğer Allah’a, Furkân günü (Bedir'de) olan iki ordunun birbirleriyle karşılaştıkları günde kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz, bilin ki ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a, Râsûlün’e, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Allah her şeye gücü yetendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱعْلَمُوٓا۟bilin ki
أَنَّمَاaldığınız ganimetlerin
غَنِمْتُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنherbirinin
شَىْءٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَأَنَّmuhakkak
لِلَّهِAllah'a aittir
خُمُسَهُۥbeşte biri
وَلِلرَّسُولِve Elçisine
وَلِذِىve akrabalara
ٱلْقُرْبَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْيَتَٰمَىٰve yetimlere
وَٱلْمَسَٰكِينِve yoksullara
وَٱبْنِve yolcu(lar)a
ٱلسَّبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
ءَامَنتُمinanmış
بِٱللَّهِAllah'a
وَمَآve
أَنزَلْنَاindirdiğimize
عَلَىٰkulumuza
عَبْدِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَوْمَgününde
ٱلْفُرْقَانِayrılma
يَوْمَgünde
ٱلْتَقَىkarşılaştığı
ٱلْجَمْعَانِo iki topluluğun
وَٱللَّهُAllah
عَلَىٰüzerine
كُلِّher
شَىْءٍۢşey
قَدِيرٌkadirdir

-Ey Müminler!- Allah yolunda cihat ederken kâfirlerden onları mağlup ederek aldığınız ganimetler beşer pay olarak taksim edilir. Bunun beşte dördü mücahitlere paylaştırılır. Geri kalan beşte bir ise beşe bölünür: Bunun beşte biri, Allah ve resulü içindir ki bu, Müslümanların genel ihtiyaçları için sarf edilir. Diğer bir kısım Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, Haşimoğulları'ndan ve Abdulmuttalipoğullarından olan yakınları için, bir kısım yetimler için, bir kısım fakir ve yoksullar için, diğer bir kısım ise yolda kalmışlar içindir. Eğer Allah’a ve kulumuz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e düşmanlarına karşı yardım ederek, Allah'ın hak ve batılı birbirinden ayırdığı Bedir gününde indirdiğimize iman ediyorsanız, bu böyledir. Allah Teâlâ size yardım etmiştir ve O, her şeye gücü yetendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

إِذْ أَنتُم بِٱلْعُدْوَةِ ٱلدُّنْيَا وَهُم بِٱلْعُدْوَةِ ٱلْقُصْوَىٰ وَٱلرَّكْبُ أَسْفَلَ مِنكُمْ ۚ وَلَوْ تَوَاعَدتُّمْ لَٱخْتَلَفْتُمْ فِى ٱلْمِيعَٰدِ ۙ وَلَٰكِن لِّيَقْضِىَ ٱللَّهُ أَمْرًۭا كَانَ مَفْعُولًۭا لِّيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَنۢ بَيِّنَةٍۢ وَيَحْيَىٰ مَنْ حَىَّ عَنۢ بَيِّنَةٍۢ ۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَسَمِيعٌ عَلِيمٌ

Hatırlayın ki, (Bedir Savaşı'nda) siz vâdinin yakın kenarında (Medine tarafında) idiniz, onlar da uzak kenarında (Mekke tarafında) idiler. Kervan da sizden daha aşağıda (deniz sahilinde) idi. Eğer (savaş için) sözleşmiş olsaydınız, sözleştiğiniz vakit hususunda ihtilâfa düşerdiniz. Fakat Allah, gerekli olan emri yerine getirmesi, helâk olanın açık bir delille (gözüyle gördükten sonra) helâk olması, yaşayanın da açık bir delille yaşaması için (böyle yaptı). Çünkü Allah hakkıyla işitendir, bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْo vakit
أَنتُمsiz
بِٱلْعُدْوَةِvadinin
ٱلدُّنْيَاyakın kenarında idiniz
وَهُمve onlar da
بِٱلْعُدْوَةِvadinin
ٱلْقُصْوَىٰuzak kenarında idiler
وَٱلرَّكْبُve kervan da
أَسْفَلَdaha aşağıda idi
مِنكُمْsizden
وَلَوْve eğer
تَوَاعَدتُّمْsözleşmiş olsaydınız dahi
لَٱخْتَلَفْتُمْbuluşamazdınız
فِىsözleştiğiniz vakitte
ٱلْمِيعَٰدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَٰكِنfakat bu
لِّيَقْضِىَyerine getirmesi içindir
ٱللَّهُAllah'ın
أَمْرًۭاbir işi
كَانَyapılması gereken
مَفْعُولًۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِّيَهْلِكَhelak olsun diye
مَنْkimse
هَلَكَhelak olan
عَنۢaçık delille
بَيِّنَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيَحْيَىٰve yaşasın diye
مَنْkimse (de)
حَىَّyaşayan
عَنۢaçık delille
بَيِّنَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
لَسَمِيعٌişitendir
عَلِيمٌbilendir

Hatırlayın ki, (Bedir savaşında) siz vadinin yakın kenarında Medine tarafında idiniz, müşrikler ise uzak kenarında Mekke tarafındaydılar. Kervan da sizden daha aşağıda Kızıl deniz sahilindeydi. Eğer sizler ve müşrikler, Bedir'de birbiriniz ile savaşmak için sözleşmiş olsaydınız, (sözleştiğiniz vakit hususunda) ihtilafa düşerdiniz. Fakat Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, gerekli olan emri yerine getirmesi, yani Müminlere yardım etmesi ve kâfirlerin helak olması, dininin yüce olması ve şirkin alçalması için aranızda sözleşme olmadan sizi Bedir'de bir araya getirdi. Aynı zamanda bu, sayı ve hazırlık bakımından daha az olmalarına rağmen onlara karşı Müminlerin muzaffer olmasıyla müşriklerden ölen kimsenin hüccet ikame edilmesinin ardından ölmesi içindir. Yaşayan kimsenin de Yüce Allah'ın, kendisine izhar ettiği açık delil üzere yaşaması ve hiçbir kimsenin Allah'a karşı bir hüccet getireceği bir delili olmaması için böyle yaptı. Allah Teâlâ, hepsinin sözlerini hakkıyla işitendir. Yaptıklarını hakkıyla bilendir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak onları mükâfatlandıracaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

إِذْ يُرِيكَهُمُ ٱللَّهُ فِى مَنَامِكَ قَلِيلًۭا ۖ وَلَوْ أَرَىٰكَهُمْ كَثِيرًۭا لَّفَشِلْتُمْ وَلَتَنَٰزَعْتُمْ فِى ٱلْأَمْرِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ سَلَّمَ ۗ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
يُرِيكَهُمُsana onları gösteriyordu
ٱللَّهُAllah
فِىuykunda
مَنَامِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَلِيلًۭاaz
وَلَوْve eğer
أَرَىٰكَهُمْsana onları gösterseydi
كَثِيرًۭاçok
لَّفَشِلْتُمْçekinirdiniz
وَلَتَنَٰزَعْتُمْve çekişirdiniz
فِى(savaş) iş(in)de
ٱلْأَمْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَٰكِنَّfakat
ٱللَّهَAllah
سَلَّمَkurtardı
إِنَّهُۥdoğrusu O
عَلِيمٌۢbilir
بِذَاتِözünü
ٱلصُّدُورِgöğüslerin

-Ey Peygamber!- Hatırla ki, Allah'ın sana ve Müminlere olan nimetlerinden biri de, uykunda sana onları sayı olarak az göstermesidir. Sen de Müminleri cihada hayırla müjdeleyerek çıkardın. Böylece onların düşmana karşı savaşma azimleri kuvvetlendi. Eğer Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, rüyanda sana müşrikleri çok göstermiş olsaydı senin ashabının azimleri zayıflardı. Bundan dolayı savaşmaktan korkarlardı. Fakat Yüce Allah, sizleri bundan selamette kıldı ve yenilgiye uğramaktan korudu. Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözünde onları az gösterdi. O; kalplerin, nefislerin gizlediklerini hakkıyla bilendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

وَإِذْ يُرِيكُمُوهُمْ إِذِ ٱلْتَقَيْتُمْ فِىٓ أَعْيُنِكُمْ قَلِيلًۭا وَيُقَلِّلُكُمْ فِىٓ أَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِىَ ٱللَّهُ أَمْرًۭا كَانَ مَفْعُولًۭا ۗ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذْta ki
يُرِيكُمُوهُمْonları gösteriyor
إِذِzaman
ٱلْتَقَيْتُمْkarşılaştığınız
فِىٓsizin gözlerinize
أَعْيُنِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَلِيلًۭاaz
وَيُقَلِّلُكُمْve sizi de azaltıyordu
فِىٓonların gözlerinde
أَعْيُنِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِيَقْضِىَyerine getirmesi için
ٱللَّهُAllah'ın
أَمْرًۭاbir işi
كَانَyapılması gereken
مَفْعُولًۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِلَىve
ٱللَّهِAllah'a
تُرْجَعُdöndürülecektir
ٱلْأُمُورُ(bütün) işler

-Ey Müminler!- Hatırlayın ki Allah, müşrikler ile karşılaştığınızda size onları az gösteriyor, sizi savaşmak üzere düşmana doğru cesaretle atılmaya sevk ediyor ve sizin ile savaşa yanaşmaları için onların gözlerinde sizleri az gösteriyordu. Onlar, Allah'ın müşrikler hakkında takdir ettiği öldürülme ve esir edilme hükmünün yerine gelmesi, düşmana karşı yardım ve zafer nimeti ile Müminlerin nimetlendirilmesi için savaştan geri dönmeyi düşünmediler. İşler sadece tek olan Allah'a döndürülür. O, kötülük yapanın yaptığı kötülüğünün karşılığını verecektir. İyilik sahiplerini de iyilikleri sebebi ile mükâfatlandıracaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةًۭ فَٱثْبُتُوا۟ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًۭا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاEy
ٱلَّذِينَkimseler;
ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)
إِذَاzaman
لَقِيتُمْkarşılaştığınız
فِئَةًۭbir toplulukla
فَٱثْبُتُوا۟sebat edin
وَٱذْكُرُوا۟ve anın
ٱللَّهَAllah'ı
كَثِيرًۭاçok
لَّعَلَّكُمْbelki
تُفْلِحُونَbaşarıya erişirsiniz

Ey Allah'a iman edip O'nun resulüne tabi olanlar! Eğer kâfir bir topluluk ile karşılaşacak olursanız sebat edin ve sakın korkmayın. Yüce Allah'ı çokça zikredin, onlara karşı size yardım etmeye kadir olan O'dur. Sizi, istediğinize ulaştırması ve sakındığınız şeyden uzaklaştırması için O'na dua edin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَنَٰزَعُوا۟ فَتَفْشَلُوا۟ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ ۖ وَٱصْبِرُوٓا۟ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Allah’a ve Rasûlüne itaat edin; çekişip ayrılığa düşmeyin. Yoksa korkar ve gücünüzü kaybedersiniz. Sabredin! Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَطِيعُوا۟ve ita'at edin
ٱللَّهَAllah'a
وَرَسُولَهُۥve Elçisine
وَلَاbirbirinizle çekişmeyin
تَنَٰزَعُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَتَفْشَلُوا۟yoksa korkuya kapılırsınız da
وَتَذْهَبَve gider
رِيحُكُمْgücünüz (devletiniz)
وَٱصْبِرُوٓا۟ve sabredin
إِنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
مَعَberaberdir
ٱلصَّٰبِرِينَsabredenlerle

Sözlerinizde, fiillerinizde ve her halinizde Allah'a ve resulüne itaat edin. Sakın görüşlerinizde ayrılığa düşmeyin. Şüphesiz ihtilaf etmek (görüşlerde ayrılığa düşmek) sizin zayıflamanıza, korkmanıza ve gücünüzün gitmesine sebebiyet verir. Düşmanlarınızla karşılaştığınız zaman sabredin. Şüphesiz Allah, yardımı ve desteği ile sabrendenlerle beraberdir. Yüce Allah, kiminle beraber olursa işte o kimsenin üstün gelmesi ve kendisine yardım olunması kaçınılmazdır, bu gerçekleşecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بَطَرًۭا وَرِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۚ وَٱللَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌۭ

Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاolmayın
تَكُونُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَٱلَّذِينَgibi
خَرَجُوا۟çıkan
مِنyurtlarından
دِيَٰرِهِمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَطَرًۭاçalım satarak
وَرِئَآءَve gösteriş yaparak
ٱلنَّاسِinsanlara
وَيَصُدُّونَve men'edenler
عَنyolundan
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
وَٱللَّهُve Allah
بِمَاonların bütün yaptıklarını
يَعْمَلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُحِيطٌۭkuşatmıştı

Mekke'den kibirlenerek ve insanlara gösteriş yaparak çıkan, insanları Allah'ın dininden ve Allah'ın dinine girmekten alıkoyan müşrikler gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna karşılık olarak onları cezalandıracaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

وَإِذْ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلْيَوْمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّى جَارٌۭ لَّكُمْ ۖ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَقَالَ إِنِّى بَرِىٓءٌۭ مِّنكُمْ إِنِّىٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوْنَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ ۚ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Hani Şeytan, onlara yaptıklarını süslemiş ve; “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (Şeytan), gerisin geriye dönüp; “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır.” demişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذْO zaman
زَيَّنَsüslemiş
لَهُمُonlara
ٱلشَّيْطَٰنُşeytan
أَعْمَٰلَهُمْyaptıkları işi
وَقَالَve demişti
لَاyoktur
غَالِبَyenecek kimse
لَكُمُsizi
ٱلْيَوْمَbugün
مِنَinsanlardan
ٱلنَّاسِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِنِّىve elbette ben
جَارٌۭyanınızdayım
لَّكُمْsizin
فَلَمَّاfakat ne zaman
تَرَآءَتِbirbirini görünce
ٱلْفِئَتَانِiki topluluk
نَكَصَ(geriye) dönüp
عَلَىٰüzerine
عَقِبَيْهِiki ökçesi
وَقَالَve dedi ki
إِنِّىelbette ben
بَرِىٓءٌۭuzağım
مِّنكُمْsizden
إِنِّىٓelbette ben
أَرَىٰgörüyorum
مَاşeyleri
لَاsizin görmediğinizi
تَرَوْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنِّىٓelbette ben
أَخَافُkorkarım
ٱللَّهَAllah'tan
وَٱللَّهُzira Allah'ın
شَدِيدُçetindir
ٱلْعِقَابِcezası

-Ey Müminler!- Allah'ın sizin üzerinize olan nimetlerini hatırlayın. Hani şeytan müşriklere yapmış oldukları amellerini güzel göstermiş, onları savaşmak için Müslümanlarla karşılaşmaları hususunda cesaretlendirmiş ve onlara şöyle demişti: "Bugün sizi yenecek bir kimse yoktur. Şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, sizi düşmanlarınıza karşı korurum." İki grup karşılaştığında: Müminlerin grubu, kendilerine yardım eden meleklerle beraberdi. Müşriklerin grubunun beraberlerinde ise şeytan vardı. Öyle ki o onları alçalttı, onları terk ederek kaçtı ve müşriklere şöyle dedi: "Ben, sizden uzağım, ben (sizin görmediklerinizi) Müminlere yardım etmek için gelen melekleri görüyorum. Ben, Allah'ın beni helak etmesinden korkarım. Allah'ın cezalandırması şiddetlidir. Hiç kimse O'nun cezalandırmasına tahammül edemez."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

إِذْ يَقُولُ ٱلْمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ غَرَّ هَٰٓؤُلَآءِ دِينُهُمْ ۗ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌۭ

Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler; “Bunları, dinleri aldatmış.” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْo vakit
يَقُولُdiyorlardı
ٱلْمُنَٰفِقُونَMünafıklar
وَٱلَّذِينَve kimseler
فِىbulunan
قُلُوبِهِمkalblerinde
مَّرَضٌhastalık
غَرَّaldatmış
هَٰٓؤُلَآءِbunları
دِينُهُمْdinleri
وَمَنoysa kim
يَتَوَكَّلْdayanırsa
عَلَىAllah'a
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَإِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
عَزِيزٌdaima galibtir
حَكِيمٌۭhüküm ve hikmet sahibidir

Münafıkların ve imanları zayıf olan kimselerin dediklerini hatırla! Hani onlar şöyle demişlerdi: "Bu Müslümanları sayılarının azlığı ve güçlerinin zayıflığı ve düşmanlarının sayılarının çokluğu ve donanımlarının kuvveti ile beraber düşmanlarına karşı kendilerine yardım etme vaadinde bulunan dinleri aldatmıştır. Oysa bu münafıklar ve zayıf iman sahipleri tek olan Allah'a güvenip dayanan kimsenin gücü ne kadar zayıf olursa olsun Yüce Allah'ın O'nun yardımcısı olacağını idrak edememişlerdir. Muhakkak ki Allah Teâlâ, onların yardımcısıdır. Ne kadar zayıf olurlarsa olsunlar, onları asla yenilgiye uğratmayacaktır. Allah Aziz'dir (güçlüdür) ve hiç kimse O'na üstün gelemez. O; takdirinde ve dininde hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ يَتَوَفَّى ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ۙ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَأَدْبَٰرَهُمْ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve ardlarına vura vura ve; “Haydi tadın bakalım ateşin azabını!” diyerek canlarını alırken bir görseydin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْve keşke
تَرَىٰٓgörseydin
إِذْcanlarını alırken
يَتَوَفَّىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلَّذِينَkimseleri
كَفَرُوا۟o inkar eden(leri)
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُMelekler
يَضْرِبُونَvuruyorlar
وُجُوهَهُمْyüzlerine
وَأَدْبَٰرَهُمْve kıçlarına
وَذُوقُوا۟haydi tadın
عَذَابَazabını
ٱلْحَرِيقِyangın

-Ey Peygamber- Meleklerin, Allah'ı ve resulünü İnkâr eden kimselerin ruhlarını alırken bir görseydin. Onların ruhlarını alırken yüzlerine ve kaçışmaya çalışırken de sırtlarına vurarak; "-Ey kâfirler!- yakıcı azabı tadın." derken şahit olsaydın, gerçekten büyük bir şeye şahit olurdun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Enfâl Sûresi, Bedir Savaşı'nın ardından ortaya çıkan ganimet, disiplin ve toplumsal birlik meselelerini ele alır. "Enfâl" kelimesi ganimetler veya ilave bağışlar anlamına gelir. Sûre daha ilk ayette ganimet tartışmasını müminlerin Allah'a karşı sorumluluğu, aralarındaki ilişkileri düzeltmeleri ve Peygamber'e itaat etmeleri çağrısına bağlar. Böylece savaşta elde edilen mal, zaferin asıl anlamının önüne geçirilmez. Bedir'e çıkan topluluğun sayıca ve imkân bakımından zayıf olduğu, buna rağmen ilâhî yardım ve sebatla ayakta kaldığı hatırlatılır. Metin, askerî başarıyı kontrolsüz şiddet veya kişisel kahramanlıkla açıklamaz. Safların korunması, emirlere uyulması, çekişmenin gücü dağıtacağı ve savaşın zorunlu hukukî-ahlâkî sınırlar içinde yürütülmesi gerektiği vurgulanır. Düşmanın barışa yönelmesi hâlinde barışa eğilim gösterilmesi emredilir. Antlaşmaları bozanlarla ilişkilerde bile önceden açık bildirim yapılması, gizli ihanetin meşrulaştırılmaması istenir. Bu hükümler, sûrenin bağlamının savaş olmasına rağmen merkezinde keyfî güç değil, sorumluluk bulunduğunu gösterir. Enfâl ayrıca kalbin ürpermesi, ayetler okunduğunda imanın artması, namaz ve infak gibi mümin özelliklerini sıralar. Böylece savaş alanındaki disiplin ile gündelik ibadet ahlâkı arasında bağ kurulur. Zaferden sonra paylaşım kavgasına düşen bir topluluğa verilen ilk ders, "daha fazla güç" değil, iç barış ve niyet temizliğidir. Sûreyi modern çatışmalara doğrudan slogan olarak taşımak, tarihî bağlamı ve İslam hukukundaki geniş yorum birikimini yok sayar. Enfâl'in kalıcı mesajı, gücün en kritik anda bile ahlâkî sınırdan bağımsız olmadığıdır.

Ana Temalar

  • Bedir Savaşı ve ilâhî yardım
  • Ganimet, paylaşım ve niyet
  • Disiplin, sabır ve iç çekişmeden kaçınma
  • Antlaşma ve savaş ahlâkı
  • Barış teklifine olumlu yaklaşım

Ne Zaman Okunur?

Enfâl Sûresi'ni zafer kazanmak için belli sayıda okunacak bir savaş duası gibi sunan güvenilir bir dinî kural yoktur. Bedir tarihi, savaş ahlâkı, ganimet ve antlaşma konuları incelenirken okunabilir. Güncel siyasî veya askerî olaylara ayetleri doğrudan uygulamadan önce tarih, hukuk ve güvenilir ilmî açıklamalar dikkate alınmalıdır; aksi yaklaşım metni şiddet söylemine indirgeme riski taşır.

Bedir sonrasında güç ve paylaşım sınavı

Enfâl'in savaş sonrasında inmesi önemlidir: Zaferin hemen ardından ganimetin kime ait olduğu, disiplin, birlik ve verilen söz ele alınır. Bu, başarının ahlâkî sınavı bitirmediğini gösterir. Bir topluluk güç kazandığında kaynakların paylaşımı, liderlik dili ve zayıflara yaklaşımı daha kritik hâle gelir. Sûre zaferi bireysel kahramanlık anlatısına değil, Allah'ın yardımı, hazırlık ve ortak sorumluluk dengesine yerleştirir.

Savaş ayetlerini bağlamından koparmamak

Enfâl'deki çatışma hükümleri belirli bir savaş, antlaşmalar ve saldırı şartları içinde konuşur. Bu ayetleri barış içindeki kişilere karşı sınırsız şiddet izni gibi okumak hem tarihî bağlamı hem de sûredeki antlaşmaya sadakat ve barışa yönelme emirlerini ihmal eder. Güncel hukukî veya siyasî sonuçlar çıkarılırken klasik tefsir, siyer, fıkıh ve uluslararası hukuk tartışmaları birlikte ele alınmalıdır.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Enfâl ne demektir?

"Enfâl", ganimetler veya fazladan verilen bağışlar anlamına gelir. Bedir Savaşı sonrasında ganimetlerin paylaşımı hakkında sorular ortaya çıktığı için sûre bu konuyla başlar ve adını buradan alır.

Enfâl Sûresi yalnız savaş hükümlerini mi anlatır?

Savaş ve antlaşma hükümleri önemli yer tutar; fakat sûre iman, namaz, infak, toplumsal birlik, iç çekişmeden kaçınma, hicret ve dayanışma gibi konuları da işler. Askerî bağlamı ahlâkî sorumlulukla sınırlar.

Enfâl 61. ayet barış hakkında ne söyler?

Karşı taraf barışa yönelirse barışa eğilim gösterilmesi ve Allah'a güvenilmesi emredilir. Ayet, çatışmanın kendiliğinden amaç olmadığını; güvenli ve gerçek bir barış imkânının dikkate alınması gerektiğini gösterir.

Enfâl 61 barış hakkında ne söyler?

Karşı taraf barışa yönelirse barışa yönelmek ve Allah'a güvenmek emredilir. Bu ayet, sûredeki savaş hükümlerinin sürekli çatışma arzusu taşımadığını; güvenilir bir barış imkânının değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.

Tüm sorular →

Kaynaklar