Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

ESMAÜL HÜSNA — ALLAH'IN GÜZEL İSİMLERİ

"Esmâü'l-hüsnâ" ifadesi, "en güzel isimler" anlamında Allah'a nispet edilen isimler için kullanılır — Kur'an'ın kendisinde geçen bir tabirdir (bkz. A'râf 7:180: "En güzel isimler Allah'ındır, O'na o isimlerle dua edin"). Buhârî ve Müslim'de rivayet edilen bir hadiste Allah'ın doksan dokuz isminin bulunduğu ve bunları "ihsâ eden" kimsenin cennete gireceği bildirilir — buradaki "ihsâ", yalnızca ezberlemek değil, bilmek, anlamak ve kulluk bilincine yansıtmak olarak açıklanır. Allah'ın isimlerinin bu 99 isimle sınırlı olduğu iddia edilmez; Kur'an ve hadislerde Allah'a nispet edilen başka isim ve sıfatlar da bulunur — bu sayfa Diyanet/Tirmizî tertibindeki yaygın 99 ismin tamamını kendi canonical sırasıyla, ayrıca Kur'an'da geçen önemli bir isim olan El-Ahad'ı (canonical 99 sayımına dahil edilmeden, ayrı bir bölümde) listeler.

Yaygın 99 İsim Tertibi

99 canonical isim · 1 ek Kur'anî isim

الله

Allah

Yaratıcı, tek ve gerçek ilah

الرحمن

Er-Rahmân

Rahmeti bütün varlıkları kuşatan

الرحيم

Er-Rahîm

Müminlere özel merhametiyle muamele eden

الملك

El-Melik

Mutlak hükümranlığın ve mülkün sahibi

القدوس

El-Kuddûs

Her türlü noksanlıktan uzak, tertemiz olan

السلام

Es-Selâm

Her türlü kusur ve afetten salim olan, güven ve esenlik kaynağı

المؤمن

El-Mü'min

Güven ve emniyet veren

العزيز

El-Azîz

Karşı konulamaz güçte, eşsiz ve galip olan

المهيمن

El-Müheymin

Her şeyi gözetip koruyan

الجبار

El-Cebbâr

Dilediğini zorla da olsa yaptıran, kudreti karşı konulamaz olan

المتكبر

El-Mütekebbir

Azamet ve yüceliği yalnız kendisine yaraşan; yaratılmışların eksikliklerinden aşkın olan.

الخالق

El-Hâlık

Her şeyi yoktan var eden yaratıcı

البارئ

El-Bâri'

Varlıkları örneksiz biçimde meydana getiren ve yaratılışlarını uyumlu kılan.

المصور

El-Musavvir

Her varlığa kendine özgü biçim, özellik ve görünüş veren.

الغفار

El-Gaffâr

Bağışlamayı tekrar tekrar, sürekli olarak gerçekleştiren

القهار

El-Kahhâr

Kudreti karşısında hiçbir gücün bağımsız kalamadığı mutlak galip.

الوهاب

El-Vehhâb

Karşılıksız, sürekli bağışta bulunan

الرزاق

Er-Rezzâk

Bütün yaratılmışların rızkını veren

الفتاح

El-Fettâh

Hak ile hükmeden; rahmet, rızık ve çözüm kapılarını açan.

العليم

El-Alîm

Her şeyi, gizli-açık, bilen

القابض

El-Kâbız

Hikmetiyle tutan, daraltan ve dilediği ölçüde sınırlandıran.

الباسط

El-Bâsıt

Hikmetiyle genişleten, rızık ve imkânları yayan.

الخافض

El-Hâfıd

Hikmeti ve adaletiyle alçaltan, dereceleri düşüren.

الرافع

Er-Râfi'

Dereceleri yükselten, dilediğini hikmetiyle yücelten.

المعز

El-Muiz

İzzet ve onur veren, dilediğini değerli kılan.

المذل

El-Müzil

Hikmet ve adaletiyle zillete düşüren, sahte izzeti gideren.

السميع

Es-Semî'

Her sesi ve her şeyi işiten

البصير

El-Basîr

Her şeyi eksiksiz gören

الحكم

El-Hakem

Son ve mutlak hükmü veren; hükmünde yanılmayan.

العدل

El-Adl

Mutlak adalet sahibi; hükmünde haksızlık bulunmayan.

اللطيف

El-Latîf

İnce işleri gören, nazik ve şefkatli davranan

الخبير

El-Habîr

Her şeyin iç yüzünden, en gizli ayrıntısından haberdar olan.

الحليم

El-Halîm

Günahkâra karşı yumuşak davranan, cezayı erteleyen

العظيم

El-Azîm

Zâtı ve sıfatları yaratılmış ölçülerinin ötesinde yüce olan.

الغفور

El-Gafûr

Günahları çokça bağışlayan

الشكور

Eş-Şekûr

Az ameli çok mükâfatla karşılayan

العلي

El-Aliyy

İzzet, hükümranlık ve kemal bakımından en yüce, aşkın olan.

الكبير

El-Kebîr

Büyüklüğü mutlak, her türlü beşerî ölçünün üstünde olan.

الحفيظ

El-Hafîz

Her şeyi koruyup gözeten; hiçbir şeyi bilgisinden kaçırmayan.

المقيت

El-Mukît

Her canlının maddî ve mânevî gıdasını veren; her şeye gücü yetip gözeten.

الحسيب

El-Hasîb

Hesabı eksiksiz gören; kuluna yeten.

الجليل

El-Celîl

Azamet, ululuk ve yücelik sahibi.

الكريم

El-Kerîm

Karşılık beklemeden bol bol veren, cömert

الرقيب

Er-Rakîb

Her an gözeten, hiçbir şey kendisinden gizli kalmayan.

المجيب

El-Mücîb

Duaya karşılık veren, çağrıya icabet eden.

الواسع

El-Vâsi'

İlmi, rahmeti ve lütfu her şeyi kuşatan

الحكيم

El-Hakîm

Her işi yerli yerinde, hikmetle yapan

الودود

El-Vedûd

Çok seven ve çok sevilen

المجيد

El-Mecîd

Şanı, şerefi, lütfu ve övgüye değer nitelikleri sınırsız olan.

الباعث

El-Bâis

Ölüleri dirilten; kulları ve elçileri görevlendirip harekete geçiren.

الشهيد

Eş-Şehîd

Her şeye bizzat şahit olan; hiçbir olay bilgisi dışında kalmayan.

الحق

El-Hak

Varlığı ve ulûhiyeti mutlak gerçek olan; hükmü ve vaadi gerçek.

الوكيل

El-Vekîl

Kendisine güvenilip dayanılan; işleri en iyi şekilde yöneten.

القوي

El-Kaviyy

Kudreti tam ve hiçbir zayıflıkla nitelenmeyen.

المتين

El-Metîn

Kudreti sarsılmaz, gücü ve hükmü son derece sağlam olan.

الولي

El-Veliyy

Müminlerin dostu, yardımcısı, koruyucusu ve işlerini üstlenen.

الحميد

El-Hamîd

Her durumda övgüye lâyık; bütün gerçek övgülerin sahibi.

المحصي

El-Muhsî

Her şeyi tek tek bilen, sayan ve hiçbir ayrıntıyı kaçırmayan.

المبدئ

El-Mübdi'

Yaratmayı ilk defa başlatan.

المعيد

El-Muîd

Yaratmayı tekrar eden, ölümden sonra yeniden dirilten.

المحيي

El-Muhyî

Hayat veren, ölüleri dirilten.

المميت

El-Mümît

Ölümü yaratan ve canlıların ecelini gerçekleştiren.

الحي

El-Hayy

Ezelî ve ebedî diri olan

القيوم

El-Kayyûm

Her şeyi kendi zâtıyla ayakta tutan

الواجد

El-Vâcid

Hiçbir şeye muhtaç olmayan; dilediğini dilediği anda bulan ve gerçekleştiren.

الماجد

El-Mâcid

Şanı büyük, keremi geniş ve nitelikleri yüce olan.

الواحد

El-Vâhid

Tek olan, ortağı ve benzeri bulunmayan

الصمد

Es-Samed

Herkesin ihtiyaçla yöneldiği, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan.

القادر

El-Kâdir

Her şeye gücü yeten; kudreti hiçbir engelle sınırlanmayan

المقتدر

El-Muktedir

Kudreti tam, dilediğini ölçü ve hâkimiyetle gerçekleştiren.

المقدم

El-Mukaddim

Hikmetiyle öne alan, öncelik veren ve yaklaştıran.

المؤخر

El-Muahhir

Hikmetiyle geriye bırakan, erteleyen ve sırasını sonraya alan.

الأول

El-Evvel

Varlığının başlangıcı olmayan; her şeyden önce var olan.

الآخر

El-Âhir

Varlığının sonu olmayan; her şey sona erdiğinde bâki kalan.

الظاهر

Ez-Zâhir

Varlığı ve birliği delilleriyle apaçık olan; her şeyin üstünde hüküm sahibi.

الباطن

El-Bâtın

Zâtının mahiyeti idrak edilemeyen; her şeyin iç yüzünü bilen.

الوالي

El-Vâlî

Kâinatı yöneten, hüküm ve tasarrufu altında bulunduran.

المتعالي

El-Müteâlî

Her türlü eksiklikten ve yaratılmış ölçüsünden aşkın, çok yüce olan.

البر

El-Berr

İyiliği ve lütfu bol; vaadini yerine getiren.

التواب

Et-Tevvâb

Kulunun tövbesini çokça kabul eden

المنتقم

El-Müntakim

Israrcı zulüm ve suçu adaletiyle cezalandıran.

العفو

El-Afüv

Günahı silip sorumluluğu kaldıracak şekilde affeden.

الرؤوف

Er-Raûf

Kullarına son derece şefkatli ve merhametli olan.

مالك الملك

Mâlikü'l-Mülk

Bütün mülkün ve hükümranlığın gerçek sahibi.

ذو الجلال والإكرام

Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm

Azamet, yücelik, kerem ve ikram sahibi.

المقسط

El-Muksit

Adaletle hükmeden, hakları yerli yerine koyan.

الجامع

El-Câmi'

Kıyamet günü bütün insanları toplayan; dilediğini bir araya getiren.

الغني

El-Ganî

Hiçbir şeye muhtaç olmayan; bütün varlıkların kendisine muhtaç olduğu.

المغني

El-Muğnî

İhtiyaçları gideren, yeterlilik ve zenginlik veren.

المانع

El-Mâni'

Hikmetiyle dilediği şeyin gerçekleşmesine engel olan; koruyup önleyen.

الضار

Ed-Dârr

Zararın gerçekleşmesini de ilmi, iradesi ve hikmeti dışında bırakmayan.

النافع

En-Nâfi'

Fayda ve hayrı yaratan, dilediğine ulaştıran.

النور

En-Nûr

Göklerin ve yerin nuru; hakikati ve doğru yolu aydınlatan.

الهادي

El-Hâdî

Doğru yolu gösteren ve hidayete ulaştıran.

البديع

El-Bedî'

Gökleri ve yeri örneksiz, eşsiz biçimde yaratan.

الباقي

El-Bâkī

Varlığının sonu olmayan, ebedî olarak kalan.

الوارث

El-Vâris

Bütün yaratılmışlar fâni olduktan sonra mülk kendisine kalan gerçek sahip.

الرشيد

Er-Reşîd

Bütün işleri isabetli ve doğru olan; doğruya yönelten.

الصبور

Es-Sabûr

Cezayı aceleyle vermeyen, kullarına mühlet tanıyan.

Kur'an'da Geçen Diğer İlahî İsimler

Allah'ın isimleri seçilen 99 tertibiyle sınırlı değildir. Aşağıdaki isim Kur'an'da Allah için geçen sahih bir isimdir; bu sitede kullanılan yaygın Diyanet/Tirmizî 99 sıralamasında ayrı bir canonical sıra olarak sayılmaz.

Bu Sayfa Nasıl Hazırlanıyor

Her isim iki ayrı katmanda ele alınır. Birinci katman — anlam, kök, Kur'an'daki geçtiği ayetler ve ebced değeri — doğrulanabilir kaynaklara dayanır ve bağımsız olarak çapraz kontrol edilir. İkinci katman — geleneksel zikir uygulamaları — her zaman "bazı kaynaklarda aktarılır" çerçevesiyle, kesin sonuç vaat etmeyen bir dille sunulur ve konuyla ilgili sabit bir uyarı metniyle birlikte gösterilir.

Kaynak seçim politikamız için Kaynak Politikası sayfasına bakabilirsiniz. İçerikler, belirtilen kaynaklarla karşılaştırılarak editoryal kontrolden geçirilir. Ayet ve Sure bir fetva makamı değildir; uzman incelemesi yapılmış özel içeriklerde bu durum ayrıca ve açıkça belirtilir.

Esmaül Hüsna'nın Kur'an'daki Dayanağı

"En güzel isimler Allah'ındır" ifadesi dört ayrı yerde açıkça geçer. İsrâ 17:110'da "İster Allah diye dua edin, ister Rahmân diye; hangisiyle dua ederseniz edin, en güzel isimler O'nundur" buyrularak farklı güzel isimlerin farklı ilâhları değil, tek Allah'ın kemal sıfatlarını ifade ettiği bildirilir. Tâhâ 20:8'de aynı ifade tevhid vurgusuyla tekrarlanır: "Allah, O'ndan başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O'nundur." Haşr 59:22-24'te ise Rahmân, Rahîm, Melik, Kuddûs, Selâm, Mü'min, Müheymin, Azîz, Cebbâr ve Hâlık gibi isimler art arda anılır — bu, isimlerin birbirinden kopuk sloganlar değil, tevhid bütünlüğü içinde anlaşılması gerektiğini gösterir.

Kur'an isimleri çoğu zaman ikişerli eşleştirir: "Gafûr-Rahîm" bağışlamanın merhametle, "Azîz-Hakîm" kudretin hikmetle, "Semî'-Alîm" işitmenin eksiksiz bilgiyle birlikte olduğunu gösterir. Bu eşleşmeler, bir isme yalnız tek başına, bağlamından koparılmış bir "formül" gibi yaklaşmamayı hatırlatır.

İlgili Ayetler

İlgili Sayfalar