Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

22. Sûre · Medine · 78 Ayet

الحج

HAC SÛRESİ

Hac

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 2

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ ۚ إِنَّ زَلْزَلَةَ ٱلسَّاعَةِ شَىْءٌ عَظِيمٌۭ

Ey insanlar! Rabbinizden sakının. Çünkü kıyametin sarsıntısı büyük bir şeydir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلنَّاسُinsanlar
ٱتَّقُوا۟korkun
رَبَّكُمْRabbinizden
إِنَّçünkü
زَلْزَلَةَdepremi
ٱلسَّاعَةِsa'atin
شَىْءٌbir şeydir
عَظِيمٌۭcidden korkunç

Ey İnsanlar! Emrettiklerini yerine getirerek ve yasakladıklarından kaçınarak Rabbinizden korkun. Şüphesiz ki, yeryüzünün sarsıntısı ve diğer dehşet veren şeyler kıyamete eşlik edecek büyük işlerdir. Yüce Allah'ı razı edecek amel ile o güne hazırlanmak gerekir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّآ أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى ٱلنَّاسَ سُكَٰرَىٰ وَمَا هُم بِسُكَٰرَىٰ وَلَٰكِنَّ عَذَابَ ٱللَّهِ شَدِيدٌۭ

Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَgün
تَرَوْنَهَاonu gördüğünüz
تَذْهَلُunutur
كُلُّher
مُرْضِعَةٍemziren
عَمَّآemzirdiğini
أَرْضَعَتْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَتَضَعُve bırakır
كُلُّher
ذَاتِ(sahibi) gebe
حَمْلٍ(yük) gebe
حَمْلَهَاyükünü
وَتَرَىve görürsün
ٱلنَّاسَinsanları
سُكَٰرَىٰsarhoş
وَمَاoysa değillerdir
هُمonlar
بِسُكَٰرَىٰsarhoş
وَلَٰكِنَّama
عَذَابَazabı
ٱللَّهِAllah'ın
شَدِيدٌۭşiddetlidir

Onu göreceğiniz gün her emzikli kadın emzirdiği çocuğunu unutur. Korkunun şiddetinden dolayı her hamile kadın karnındaki bebeğini düşürür. Akıllarının gitmesinden dolayı insanları sarhoş gibi görürsün. Bunun sebebi durumun dehşetinin büyüklüğüdür. Onlar içki içmekten sarhoş değillerdir. Ancak Allah'ın azabı şiddetlidir. Onlara, akıllarını kaybettirmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۢ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَٰنٍۢ مَّرِيدٍۢ

İnsanlardan kimi vardır ki, hiçbir bilgisi olmadığı hâlde, Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın Şeytan'ın ardına düşer.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنَve
ٱلنَّاسِinsanlardan
مَنkimi
يُجَٰدِلُtartışır
فِىhakkında
ٱللَّهِAllah
بِغَيْرِolmaksızın
عِلْمٍۢbilgisi
وَيَتَّبِعُve uyar
كُلَّher
شَيْطَٰنٍۢşeytana
مَّرِيدٍۢkaba (şarlatan)

İnsanlardan bazısı dayandığı bir ilim olmadan Allah'ın ölüleri diriltmeye kadir olması hakkında tartışır. Rabbine karşı isyankâr şeytanların ve sapık önderlerin itikat ve sözlerine tabi olur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

كُتِبَ عَلَيْهِ أَنَّهُۥ مَن تَوَلَّاهُ فَأَنَّهُۥ يُضِلُّهُۥ وَيَهْدِيهِ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

Şeytan hakkında şöyle yazılmıştır: "Her kim onu dost edinirse, mutlaka o kimseyi saptırır ve onu Cehennem azabına sürükler."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كُتِبَyazılmıştır
عَلَيْهِonun hakkında
أَنَّهُۥşüphesiz o
مَنkim
تَوَلَّاهُonu takibederse
فَأَنَّهُۥmuhakkak bu
يُضِلُّهُۥonu saşırtır
وَيَهْدِيهِve onu götürür
إِلَىٰazabına
عَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلسَّعِيرِalevli ateş

Kim insanlardan ve cinlerden olan isyankâr şeytanlara tabi olur ve onu tasdik ederse, bu şeytanlar o kimseyi haktan saptırır, küfür ve günahlarla ve cehennem azabına sürükler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمْ فِى رَيْبٍۢ مِّنَ ٱلْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَٰكُم مِّن تُرَابٍۢ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍۢ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍۢ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍۢ مُّخَلَّقَةٍۢ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍۢ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ ۚ وَنُقِرُّ فِى ٱلْأَرْحَامِ مَا نَشَآءُ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّۭى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًۭا ثُمَّ لِتَبْلُغُوٓا۟ أَشُدَّكُمْ ۖ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّىٰ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنۢ بَعْدِ عِلْمٍۢ شَيْـًۭٔا ۚ وَتَرَى ٱلْأَرْضَ هَامِدَةًۭ فَإِذَآ أَنزَلْنَا عَلَيْهَا ٱلْمَآءَ ٱهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنۢبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍۢ

Ey insanlar! Eğer tekrar dirilmekten şüphede iseniz; şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden (meniden), sonra alakadan (embriyodan), sonra (cesedi) biçimlenen ve biçimlenmeyen bir çiğnem et parçasından yarattık ki, size (kudretimizi) açıkça gösterelim. Dilediğimizi adı konmuş bir süreye kadar rahimlerde tutar ve sizi bebek olarak çıkarırız. Sonra siz yetişip, güçlü çağınıza gelirsiniz. Kiminiz vefat eder, kiminiz de bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin diye ömrünün en düşkün dönemine ulaştırılır. Yeryüzünü kupkuru görürsün de biz ona su indirince harekete geçer, kabarır ve her çeşit güzel bitkiyi çift çift bitirir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلنَّاسُinsanlar
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
فِىiçinde
رَيْبٍۢkuşku
مِّنَyeniden dirilmekten
ٱلْبَعْثِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَإِنَّا(bilin ki) biz
خَلَقْنَٰكُمsizi yarattık
مِّن(önce) topraktan
تُرَابٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثُمَّsonra
مِنnutfe(sperm)den
نُّطْفَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثُمَّsonra
مِنْalaka(embriyo)dan
عَلَقَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثُمَّsonra
مِنbir çiğnem et parçasından
مُّضْغَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّخَلَّقَةٍۢbiçimlenmiş
وَغَيْرِve
مُخَلَّقَةٍۢbiçimlenmemiş
لِّنُبَيِّنَaçıkça göstermek için
لَكُمْsize
وَنُقِرُّve tutarız
فِىrahimlerde
ٱلْأَرْحَامِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاdilediğimizi
نَشَآءُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىٰٓbir süreye kadar
أَجَلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّسَمًّۭىbelirtilmiş
ثُمَّsonra
نُخْرِجُكُمْsizi çıkarırız;
طِفْلًۭاbir bebek olarak
ثُمَّsonra
لِتَبْلُغُوٓا۟ermeniz için
أَشُدَّكُمْgüçlerinize
وَمِنكُمve içinizden
مَّنkimi
يُتَوَفَّىٰöldürülür
وَمِنكُمve içinizden
مَّنkimi de
يُرَدُّitilir
إِلَىٰٓen kötü çağına
أَرْذَلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْعُمُرِömrün
لِكَيْلَاhale gelmesi için
يَعْلَمَbilmez
مِنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عِلْمٍۢbilen kimse iken
شَيْـًۭٔاbir şey
وَتَرَىve görürsün
ٱلْأَرْضَyeri
هَامِدَةًۭkurumuş ölmüş
فَإِذَآzaman
أَنزَلْنَاbiz indirdiğimiz
عَلَيْهَاonun üzerine
ٱلْمَآءَsuyu
ٱهْتَزَّتْtitreşir
وَرَبَتْve kabarır
وَأَنۢبَتَتْve bitirir
مِنher
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
زَوْجٍۭçifti
بَهِيجٍۢgüzel

Ey İnsanlar! Öldükten sonra sizi yeniden diriltmeye kadir oluşumuzda şüpheniz var ise yaratılışınızı düşünün. Babanız Âdem'i topraktan yarattık. Zürriyetinden gelen insanları ise erkeğin hanımının rahmine bıraktığı meniden yarattık. Ardından bu meni bir kan pıhtısına ve daha sonra da bu kan pıhtısı çiğnenmiş et parçasına benzer hale dönüşür. Sonra bu et parçası sağlıklı bir şekilde rahimde yaşayan bir çocuk olarak dünyaya gelene kadar kalıp, bekler ya da sağlıklı olmayan bir bebek olarak rahim onu düşürür. Bütün bunlar sizi evreler halinde yaratış kudretimizi açıklamak içindir. Rahimlere belirli bir vakitte doğana kadar dilediğimiz ceninleri yerleştiririz, bunun vakti dokuz aydır. Sonra analarınızın karınlarından bebek olarak çıkarır, sonra da kuvvetin ve aklın en kamil olduğu yaşa kadar ulaşırsınız. Kiminiz de bu vakit gelmeden önce vefat eder. Bazınız da aklının ve gücünün zayıfladığı ihtiyarlık yaşına kadar yaşar. Hatta çocuktan bile kötü halde olur ve bildiği şeyleri bilmez hale gelir. Yeryüzünü bitkisi olmayan bir halde görürsün, üzerine yağmur suyunu indirdiğimizde bitkiler açar. Bitkilerinin büyümesi ile yükselir ve bitkilerden her bir çeşit güzel manzaralar oluşturur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّهُۥ يُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَأَنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌۭ

Bu böyledir. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve O, her şeye hakkıyla kadirdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَbu böyledir
بِأَنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
هُوَO
ٱلْحَقُّtek gerçektir
وَأَنَّهُۥve O
يُحْىِdiriltir
ٱلْمَوْتَىٰölüleri
وَأَنَّهُۥve O
عَلَىٰüzerine
كُلِّher
شَىْءٍۢşey
قَدِيرٌۭkadirdir

Sizlere zikretmiş olduğumuz bu şeyler -yaratılışınızın başlangıcı ve sizden dünyaya gelenlerin yaratılış evreleri- sizleri yaratan ve kendisi hakkında hiç bir şüphe bulunmayan, tek hak ilah olan Yüce Allah'a iman etmeniz ve O'nun ölüleri dirilteceğini, her şeye kadir olduğunu ve hiçbir şeyin O'nu aciz bırakamayacağını kabul etmeniz içindir. Müşriklerin ibadet ettikleri putlar ise asla böyle değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌۭ لَّا رَيْبَ فِيهَا وَأَنَّ ٱللَّهَ يَبْعَثُ مَن فِى ٱلْقُبُورِ

Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنَّve muhakkak
ٱلسَّاعَةَo sa'at
ءَاتِيَةٌۭgelecektir
لَّاyoktur
رَيْبَşüphe
فِيهَاonda
وَأَنَّve şüphesiz
ٱللَّهَAllah
يَبْعَثُdiriltecektir
مَنolanları
فِىkabirlerde
ٱلْقُبُورِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şüphesiz ki kıyamet gelecektir ve gelmesinde hiçbir şüphe yoktur. O halde iman edin. Muhakkak ki Yüce Allah amellerinin karşılığını vermek için ölüleri kabirlerinden diriltecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۢ وَلَا هُدًۭى وَلَا كِتَٰبٍۢ مُّنِيرٍۢ

İnsanlardan kimisi Allah hakkında bilgisiz, delilsiz ve aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın tartışır durur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنَinsanlardan
ٱلنَّاسِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَنkimi
يُجَٰدِلُtartışır
فِىhakkında
ٱللَّهِAllah
بِغَيْرِolmaksızın
عِلْمٍۢbilgisi
وَلَاve olmadan
هُدًۭىbir yol göstereni
وَلَاve olmadan
كِتَٰبٍۢbir Kitabı
مُّنِيرٍۢaydınlatıcı

Bazı kâfirler kendilerini hakka ulaştıracak ilimleri olmadan, Allah Teâlâ'nın birliği hakkında münakaşa ederler. Onları hakka götürecek ne tebaaları ve ne de Allah katından indirilmiş aydınlatıcı bir kitapları vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

ثَانِىَ عِطْفِهِۦ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۖ لَهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا خِزْىٌۭ ۖ وَنُذِيقُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

İnsanları Allah’ın yolundan saptırmak için büyüklenerek yüz çevirir. Dünyada onun için rüsvalık vardır, kıyamet günü de biz ona yakıcı ateş azabını tattırırız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثَانِىَöteye döndürür
عِطْفِهِۦboynunu
لِيُضِلَّşaşırtmak için
عَنyolundan
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
لَهُۥonun için vardır
فِىdünyada
ٱلدُّنْيَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خِزْىٌۭbir kepazelik
وَنُذِيقُهُۥve ona taddıracağız
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
عَذَابَazabını
ٱلْحَرِيقِyangın

İnsanları imandan ve Yüce Allah'ın dinine girmekten alıkoymak için kibirlenerek boynunu çevirir. Durumu böyle olan kimse kendisini yakalayacak olan ceza ile dünyada zelil olur ve ahirette yakıcı ateşin azabını ona tattırırız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّٰمٍۢ لِّلْعَبِيدِ

(Ona): “İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir.” (denir.)

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَişte bu
بِمَاyüzündendir
قَدَّمَتْönceden yaptıkları
يَدَاكَsenin ellerinin
وَأَنَّve şüphesiz
ٱللَّهَAllah
لَيْسَdeğildir
بِظَلَّٰمٍۢzulmedici
لِّلْعَبِيدِkullara

Ona şöyle denilir: "Bu tatmış olduğun azap küfür ve masiyetler işleyip onları yüklenmen sebebiyledir. Allah Teâlâ kuluna ancak günahları sebebiyle azap eder."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَعْبُدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ حَرْفٍۢ ۖ فَإِنْ أَصَابَهُۥ خَيْرٌ ٱطْمَأَنَّ بِهِۦ ۖ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ ٱنقَلَبَ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ خَسِرَ ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ

İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse, gerisin geri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنَve
ٱلنَّاسِinsanlardan
مَنkimi
يَعْبُدُibadet eder
ٱللَّهَAllah'a
عَلَىٰbir kenardan (uçurumdan)
حَرْفٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَإِنْeğer
أَصَابَهُۥkendisine gelirse
خَيْرٌbir hayır
ٱطْمَأَنَّhuzura kavuşur
بِهِۦonunla
وَإِنْve eğer
أَصَابَتْهُbaşına gelirse
فِتْنَةٌbir kötülük
ٱنقَلَبَdöner
عَلَىٰüstü
وَجْهِهِۦyüz
خَسِرَo kaybetmiştir
ٱلدُّنْيَاdünyayı
وَٱلْءَاخِرَةَve ahireti
ذَٰلِكَişte budur
هُوَo
ٱلْخُسْرَانُziyan
ٱلْمُبِينُapaçık

Bazı insanlar vardır ki şaşkındır, Allah Teâlâ'ya şüphe ile ibadet eder. Eğer kendisine sağlık, zenginlik gibi hayır isabet ederse iman etmeye ve Allah'a ibadet etmeye devam eder. Eğer hastalık, fakirlik gibi bir musibet isabet ederse dininde karamsar olur ve dinden çıkar. Dünyası hüsrana uğramıştır. İçinde bulunduğu küfrü dünyada kendisi için yazılmış olan nasibinden bir şeyi arttırmaz. Karşılaşacağı Allah'ın azabı ile ahireti de hüsrana uğrar. İşte apaçık gerçek hüsran budur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُۥ وَمَا لَا يَنفَعُهُۥ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ

O, Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere ibadet eder. İşte bu uzak sapıklığın ta kendisidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَدْعُوا۟yalvarır
مِنayrı olarak
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
مَاşeylere
لَاona zarar veremeyen
يَضُرُّهُۥAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve şeylere
لَاyarar sağlamayan
يَنفَعُهُۥAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ذَٰلِكَişte budur
هُوَo
ٱلضَّلَٰلُsapma
ٱلْبَعِيدُuzak(lara)

Allah'ı bırakıp da karşı geldiği zaman kendisine zarar veremeyecek ve ona itaat ettiği zaman fayda sağlayamayacak olan putlara ibadet ediyor. Putlara yapılan dua ne fayda verir ne de zarar. İşte haktan uzak gerçek sapıklık budur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

يَدْعُوا۟ لَمَن ضَرُّهُۥٓ أَقْرَبُ مِن نَّفْعِهِۦ ۚ لَبِئْسَ ٱلْمَوْلَىٰ وَلَبِئْسَ ٱلْعَشِيرُ

O, zarar vermesi, fayda vermesinden daha yakın olana ibadet eder. Ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir arkadaştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَدْعُوا۟yalvarır
لَمَنolana
ضَرُّهُۥٓzararı
أَقْرَبُdaha yakın
مِنfaydasından
نَّفْعِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَبِئْسَne kötü
ٱلْمَوْلَىٰbir yardımcı
وَلَبِئْسَve ne kötü
ٱلْعَشِيرُbir arkadaştır

Bu kâfir; zararı kesin, faydası ise olmayan putlara dua edip, ibadet eder. Zararı faydasından daha yakın olan bu ilah ne kötüdür. O, kendisinden yardım talep eden kimse için ne kötü bir yardımcı, arkadaşlık eden kimse için de ne kötü bir arkadaştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ

Muhakkak ki Allah, iman edip salih ameller işleyenleri içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يُدْخِلُsokacaktır
ٱلَّذِينَkimseleri
ءَامَنُوا۟inanan
وَعَمِلُوا۟ve yapanları
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
جَنَّٰتٍۢcennetlere
تَجْرِىakan
مِنaltlarından
تَحْتِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَنْهَٰرُırmaklar
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يَفْعَلُyapar
مَاşeyi
يُرِيدُistediği

Şüphesiz ki Yüce Allah kendisine iman eden ve salih amelleri işleyenleri saraylarının altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Şüphesiz Yüce Allah rahmet ettiğine rahmeti, cezalandırdığı kimseye cezası ile dilediğini yapar. Kimse Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya zorla bir şey yaptıramaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

مَن كَانَ يَظُنُّ أَن لَّن يَنصُرَهُ ٱللَّهُ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ إِلَى ٱلسَّمَآءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُۥ مَا يَغِيظُ

Her kim ona (Muhammed’e) Allah’ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın. Başvurduğu (bu yöntem), öfkelendiği şeyi giderecek mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَنkim
كَانَise
يَظُنُّsanıyor
أَنdiye
لَّنkendisine yardım etmeyecek
يَنصُرَهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
فِىdünyada
ٱلدُّنْيَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْءَاخِرَةِve ahirette
فَلْيَمْدُدْuzansın
بِسَبَبٍbir sebep(ip)le
إِلَىgöğe
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثُمَّsonra
لْيَقْطَعْkessin
فَلْيَنظُرْve baksın
هَلْmi?
يُذْهِبَنَّgiderebilecek
كَيْدُهُۥbu düzeni
مَاşeyi
يَغِيظُöfkelendiği

Kim Yüce Allah'ın dünyada ve ahirette peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yardım etmeyeceğini zannediyorsa, evinin tavanına bir ip gersin sonra da yerden kendini keserek o iple kendini assın. Sonra nefsinde hissettiği öfkesi geçmiş mi bir baksın. İnat eden kimse ister razı olsun isterse de razı olmasın Yüce Allah peygamberine yardım edecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍۢ وَأَنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يُرِيدُ

Nitekim, biz onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini doğru yola iletir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَذَٰلِكَve işte böyle
أَنزَلْنَٰهُbiz O'nu indirdik
ءَايَٰتٍۭayetler olarak
بَيِّنَٰتٍۢaçık açık
وَأَنَّve şüphesiz
ٱللَّهَAllah
يَهْدِىdoğru yola iletir
مَنkimseyi
يُرِيدُdilediği

Size yeniden dirilmeyi apaçık delillerle açıkladığımız gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an'ı apaçık ayetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah, lütfu ile dilediğini doğru yola yönlendirir ve muvaffak kılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلصَّٰبِـِٔينَ وَٱلنَّصَٰرَىٰ وَٱلْمَجُوسَ وَٱلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ شَهِيدٌ

Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler, Hristiyanlar, Mecûsiler ve Allah’a ortak koşanlar var ya; Allah, kıyamet günü onların aralarında mutlaka hüküm verecektir. Çünkü Allah, her şeye şahittir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inananlar
وَٱلَّذِينَve kimseler
هَادُوا۟yahudiler
وَٱلصَّٰبِـِٔينَve sabiiler
وَٱلنَّصَٰرَىٰve hırıstiyanlar
وَٱلْمَجُوسَve mecusiler
وَٱلَّذِينَve kimseler
أَشْرَكُوٓا۟ortak koşanlar
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يَفْصِلُhüküm verecektir
بَيْنَهُمْbunlar arasında
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
عَلَىٰüzerine
كُلِّher
شَىْءٍۢşey
شَهِيدٌşahittir

Bu ümmetten Allah'a iman edenler, Yahudiler, Sâbiiler (bazı peygamberlere tabi olan topluluklar), Hristiyanlar, ateşe ve putlara tapanlar hakkında Yüce Allah kıyamet gününde hükmedecek, Mümin olanlar cennete diğerleri ise cehenneme gireceklerdir. Şüphesiz ki Yüce Allah, kullarının bütün söz ve fiillerine şahittir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre onlara karşılıklarını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسْجُدُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلْجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٌۭ مِّنَ ٱلنَّاسِ ۖ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ ٱلْعَذَابُ ۗ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكْرِمٍ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ ۩

Göklerde ve yerde olanlar, Güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, canlılar ve bir çok insanın Allah’a secde ettiklerini görmüyor musun? Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi alçaltırsa onu değerli kılacak yoktur. Allah, dilediğini yapar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmedin mi
تَرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّkuşkusuz
ٱللَّهَAllah'a
يَسْجُدُsecde ediyorlar
لَهُۥO'na
مَنkimseler
فِىgöklerdeki
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَنve kimseler
فِىyerdeki
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلشَّمْسُve güneş
وَٱلْقَمَرُve ay
وَٱلنُّجُومُve yıldızlar
وَٱلْجِبَالُve dağlar
وَٱلشَّجَرُve ağaçlar
وَٱلدَّوَآبُّve hayvanlar
وَكَثِيرٌۭve birçoğu
مِّنَinsanlardan
ٱلنَّاسِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَكَثِيرٌama birçoğu
حَقَّhak olmuştur
عَلَيْهِüzerine
ٱلْعَذَابُazab
وَمَنve kimi
يُهِنِaşağılatırsa
ٱللَّهُAllah
فَمَاartık olmaz
لَهُۥona
مِنhiç
مُّكْرِمٍdeğer veren
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يَفْعَلُyapar
مَاşeyi
يَشَآءُdilediği

-Ey Resul- Bilmez misin ki, gökyüzünde bulunan melekler, yeryüzündeki insanlardan ve cinlerden Mümin olanlar itaat ederek Yüce Allah'a secde ederler. Güneş, Ay, gökteki yıldızlar, dağlar, ağaçlar ve yeryüzünde yaşayan hayvanlar da itaat ederek secde ederler. İnsanların bir çoğu itaat ederek secde eder. Bir çoğu da Yüce Allah'a secde etmekten imtina eder. Onlar küfürlerinden dolayı Allah'ın azabını hak etmişlerdir. Yüce Allah, kimin hakkında küfründen dolayı zillet ve alçaklığa hükmetti ise kimse onu değerli kılamaz. Yüce Allah dilediğini yapar. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'yı kimse bir şey yapmaya zorlayamaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

۞ هَٰذَانِ خَصْمَانِ ٱخْتَصَمُوا۟ فِى رَبِّهِمْ ۖ فَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌۭ مِّن نَّارٍۢ يُصَبُّ مِن فَوْقِ رُءُوسِهِمُ ٱلْحَمِيمُ

İşte bunlar Rableri hakkında tartışan iki hasımdır. Kâfir olanlar için ateşten elbiseler biçilir. Başları üzerinden gayet kaynar su dökülür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَانِişte şunlar
خَصْمَانِiki hasım taraf
ٱخْتَصَمُوا۟çekişen
فِىhakkında
رَبِّهِمْRableri
فَٱلَّذِينَkimselere
كَفَرُوا۟inkar eden(lere)
قُطِّعَتْbiçildi
لَهُمْonlara
ثِيَابٌۭgiysi
مِّنateşten
نَّارٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُصَبُّdökülüyor
مِنüstünden
فَوْقِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رُءُوسِهِمُbaşlarının
ٱلْحَمِيمُkaynar su

Bu ikisi Rableri hakkında tartışan iki topluluktur. Hangisi daha hak sahibidir? İman eden topluluk mu yoksa küfür topluluğu mu? Elbisenin insanı kuşattığı gibi küfür topluluğunu da cehennemde ateş kuşatır. Başlarından aşağı son derece sıcak olan bir su dökülür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

يُصْهَرُ بِهِۦ مَا فِى بُطُونِهِمْ وَٱلْجُلُودُ

Onunla karınlarında ne varsa eritilir, derileri de.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يُصْهَرُeritiliyor
بِهِۦonunla
مَاşeyler
فِىiçindeki
بُطُونِهِمْkarınlarının
وَٱلْجُلُودُve derileri

Bu suyun sıcaklığından karınlarındaki iç organlar erir. Derilerine ulaşır ve bunun akabinde onu da eritir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَلَهُم مَّقَٰمِعُ مِنْ حَدِيدٍۢ

Onlar için bir de demirden topuzlar vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَهُمve onlar için vardır
مَّقَٰمِعُkamçılar
مِنْdemirden
حَدِيدٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Cehennemde onlar için demirden topuzlar vardır. Melekler bunlarla başlarına vurur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَا مِنْ غَمٍّ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

Her ne zaman Cehennem'den, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara: “Yakıcı ateşin azabını tadın!” denilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كُلَّمَآher sefer
أَرَادُوٓا۟istedikleri
أَنçıkmak
يَخْرُجُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْهَاoradan
مِنْ(o) gamdan
غَمٍّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أُعِيدُوا۟geri çevrilirler
فِيهَاoraya
وَذُوقُوا۟ve tadın (denilir)
عَذَابَazabını
ٱلْحَرِيقِyangın

Cehennemde karşılaştıkları sıkıntının şiddetinden dolayı oradan çıkmayı her denediklerinde ona geri döndürülürler. Onlara:" Yakıcı ateşin azabını tadın!" denir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍۢ وَلُؤْلُؤًۭا ۖ وَلِبَاسُهُمْ فِيهَا حَرِيرٌۭ

Şüphesiz Allah, iman edip salih ameller işleyenleri içlerinden ırmaklar akan Cennetlere sokacak, orada altından bileziklerle, incilerle süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise ipektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يُدْخِلُsokar
ٱلَّذِينَkimseleri
ءَامَنُوا۟inanan(ları)
وَعَمِلُوا۟ve yapanları
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
جَنَّٰتٍۢcennetlere
تَجْرِىakan
مِنaltlarından
تَحْتِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَنْهَٰرُırmaklar
يُحَلَّوْنَtakınırlar
فِيهَاorada
مِنْbilezikler
أَسَاوِرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنaltından
ذَهَبٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلُؤْلُؤًۭاve inci(ler)
وَلِبَاسُهُمْve giysileri
فِيهَاorada
حَرِيرٌۭipektir

İman topluluğu, Allah'a iman eden ve salih amelleri işleyenlerdir. Yüce Allah onları saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Yüce Allah onları altın bilezikler ve inci takılar ile süsler. Oradaki elbiseleri ise ipektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

وَهُدُوٓا۟ إِلَى ٱلطَّيِّبِ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَهُدُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْحَمِيدِ

Onlar hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَهُدُوٓا۟ve iletilmişlerdir
إِلَىgüzeline
ٱلطَّيِّبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَsözün
ٱلْقَوْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُدُوٓا۟ve iletilmişlerdir
إِلَىٰyoluna
صِرَٰطِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْحَمِيدِçok övülen(Allah)ın

Yüce Allah dünya hayatında onları Lâ ilâhe illâllah, tekbir getirmek ve hamt etmek gibi güzel sözlere yönlendirmiştir. Aynı zamanda övgüye layık olan İslam yoluna sevk etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ٱلَّذِى جَعَلْنَٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلْعَٰكِفُ فِيهِ وَٱلْبَادِ ۚ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍۭ بِظُلْمٍۢ نُّذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍۢ

Muhakkak kâfirlere, Allah'ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eşit kılınan Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara ve de orada zulüm ile haktan sapmak isteyenlere, elim bir azaptan tattırırız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
وَيَصُدُّونَve geri çevirenler
عَنyolundan
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
وَٱلْمَسْجِدِve Mescid-i (Haram'dan)
ٱلْحَرَامِ(ve Mescid-i) Haram'dan
ٱلَّذِىyaptığımız
جَعَلْنَٰهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِلنَّاسِbütün insanlar için
سَوَآءًeşit (ibadet yeri)
ٱلْعَٰكِفُyerli olan
فِيهِorada
وَٱلْبَادِve dışarıdan gelen
وَمَنve kim
يُرِدْisterse
فِيهِorada (böyle)
بِإِلْحَادٍۭhaktan sapmak
بِظُلْمٍۢzulüm ile
نُّذِقْهُona taddırırız
مِنْbir azabtan
عَذَابٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَلِيمٍۢacı

Şüphesiz ki Allah Teâlâ'yı inkâr edenlere, İslam'a girmek isteyen diğer kimseleri engelleyenlere ve Hudeybiye yılında müşriklerin yaptığı gibi Mescid-i Haram'dan insanları alıkoyanlara elem verici azabı tattıracağız. Biz o mescidi, insanlar için namazlarında kıble, hac ve umrenin eda edildiği bir yer kıldık. Orayı Mekke'de ikamet eden ile Mekke ehli dışındakiler için eşit kıldık. Kim orada haktan meylederek günahlardan birini kasıtlı olarak işlemek isterse ona elem dolu azabı tattırırız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَٰهِيمَ مَكَانَ ٱلْبَيْتِ أَن لَّا تُشْرِكْ بِى شَيْـًۭٔا وَطَهِّرْ بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْقَآئِمِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ

Hani biz İbrahim’e Beytin yerini belirtip şöyle demiştik: “Bana hiçbir şeyi ortak koşma, tavaf edenler, orada ikamet edenler, rükû ve secde edenler için Beytimi temizle.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذْbir zamanlar
بَوَّأْنَاkondurmuştuk
لِإِبْرَٰهِيمَİbrahim'i
مَكَانَyerine
ٱلْبَيْتِBeyt(Ka'be'n)in
أَنdiye
لَّاortak koşma
تُشْرِكْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِىbana
شَيْـًۭٔاhiçbir şeyi
وَطَهِّرْve temizle
بَيْتِىَevimi
لِلطَّآئِفِينَtavaf edenler için
وَٱلْقَآئِمِينَve ayakta duranlar için
وَٱلرُّكَّعِve rüku' edenler için
ٱلسُّجُودِsecde edenler için

-Ey Resul!- Hani İbrahim -aleyhisselam-'a Kâbe'nin yerini ve önceden bilinmeyen sınırlarını belirlediğimizde bana ibadette hiçbir şeyi ortak koşma, bilakis yalnızca bana ibadet et ve evimi tavaf edenler ve orada namaz kılanlar için hissi ve manevi pisliklerden temizle diye vahyettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَأَذِّن فِى ٱلنَّاسِ بِٱلْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًۭا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِرٍۢ يَأْتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍۢ

İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَذِّنve ilan et
فِىiçinde
ٱلنَّاسِinsanlar
بِٱلْحَجِّhaccı
يَأْتُوكَsana gelsinler
رِجَالًۭاyaya olarak
وَعَلَىٰve üzerinde
كُلِّher
ضَامِرٍۢyorgun deve
يَأْتِينَgelen
مِن(türlü)
كُلِّher
فَجٍّyollardan
عَمِيقٍۢuzak

Sana inşa etmeni emrettiğimiz Beyti hac etmeleri için insanlar arasında yüksek sesle seslen. Yürüyerek ya da seferden dolayı zayıflayan develer üzerinde sana gelsinler. Develer onları her uzak yoldan taşıyarak getirsinler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

لِّيَشْهَدُوا۟ مَنَٰفِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ فِىٓ أَيَّامٍۢ مَّعْلُومَٰتٍ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَٰمِ ۖ فَكُلُوا۟ مِنْهَا وَأَطْعِمُوا۟ ٱلْبَآئِسَ ٱلْفَقِيرَ

Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin; yoksula, fakire de yedirin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِّيَشْهَدُوا۟şahit olmaları için
مَنَٰفِعَbirtakım faydalara
لَهُمْkendileri için
وَيَذْكُرُوا۟ve anmaları için
ٱسْمَadını
ٱللَّهِAllah'ın
فِىٓgünlerde
أَيَّامٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّعْلُومَٰتٍbelirli
عَلَىٰüzerine
مَاşeyleri
رَزَقَهُمonlara rızık olarak verilen
مِّنۢyürüyen-dan
بَهِيمَةِyürüyen
ٱلْأَنْعَٰمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَكُلُوا۟yeyin
مِنْهَاonlardan
وَأَطْعِمُوا۟ve yedirin
ٱلْبَآئِسَsıkıntı içinde bulunan
ٱلْفَقِيرَfakire

İnsanlar günahlardan bağışlanma, sevaplar elde etme ve tek bir ümmet olma gibi faydalarına olan şeylere tanık olmak için hacca gelsinler. Belirli günlerde, Zilhicce'nin onuncu günü ve sonrasındaki üç günde kesecekleri hac kurbanlarını keserken Yüce Allah'ın ismini zikretsinler. Bunu koyun, inek ve develer ile kendilerini rızıklandıran Yüce Allah'a şükür olsun diye yapsınlar. Bu hac kurbanlarından yiyin ve çok fakir olan ihtiyaç sahiplerine yedirin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

ثُمَّ لْيَقْضُوا۟ تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا۟ نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا۟ بِٱلْبَيْتِ ٱلْعَتِيقِ

(Hacılar) Sonra da kirlerini gidersinler (saç ve tırnaklarını kessinler), adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kâbe’yi) tavaf etsinler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
لْيَقْضُوا۟gidersinler
تَفَثَهُمْkirlerini
وَلْيُوفُوا۟ve yerine getirsinler
نُذُورَهُمْadaklarını
وَلْيَطَّوَّفُوا۟ve tavaf etsinler
بِٱلْبَيْتِ(Eski) Evi [Kâbe'yi]
ٱلْعَتِيقِEski (Evi) [Kâbe'yi]

Hac ibadetlerini yaparken üzerlerinde kalan kirlerinden arınsınlar ve saçlarını tıraş ederek, tırnaklarını keserek ve ihramlı olmaları sebebiyle üzerlerinde biriken kirlerini temizleyerek ihramdan çıksınlar. Hac, umre ve kurbanlardan kendi üzerlerine zorunlu kıldıkları ibadetleri yerine getirsinler. Allah Teâlâ'nın zorbaların elinden kurtardığı Kâbe'nin etrafında ifada tavafını (hac tavafını) yapsınlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَٰتِ ٱللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌۭ لَّهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ ۗ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ ٱلْأَنْعَٰمُ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ ۖ فَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلرِّجْسَ مِنَ ٱلْأَوْثَٰنِ وَٱجْتَنِبُوا۟ قَوْلَ ٱلزُّورِ

Bu böyle. Kim Allah’ın hürmet edilmesini emrettiği şeyleri tazim ederse bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. (Haram olduğu) size okunanların dışında kalan hayvanlar size helâl kılındı. Şu halde pisliğin ta kendisi olan putlardan uzak durun ve yalan söylemekten de kaçının.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَişte öyle
وَمَنve kim
يُعَظِّمْsaygı gösterirse
حُرُمَٰتِyasaklarına
ٱللَّهِAllah'ın
فَهُوَişte o
خَيْرٌۭhayırlıdır
لَّهُۥkendisi için
عِندَyanında
رَبِّهِۦRabbinin
وَأُحِلَّتْve size helal kılınmıştır
لَكُمُsizin için
ٱلْأَنْعَٰمُhayvanlar
إِلَّاdışındaki
مَاşeyler
يُتْلَىٰoku(nup açıkla)nan
عَلَيْكُمْsize
فَٱجْتَنِبُوا۟artık kaçının
ٱلرِّجْسَpis
مِنَputlardan
ٱلْأَوْثَٰنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱجْتَنِبُوا۟ve kaçının
قَوْلَsözden
ٱلزُّورِyalan

Size emrolunanlar - başlarınızı tıraş etmek, tırnaklarızı kesmek, pisliklerden arınmak, ihramdan çıkmak, adakları yerine getirmek ve Kâbe'yi tavaf etmek- Yüce Allah'ın üzerinize farz kıldığı şeylerdir. Allah Teâlâ'nın üzerinize farz kıldıklarını tazim edin. Kim ihramda iken Yüce Allah'ın sınırlarını tazim ederek Allah'ın sakınılmasını emrettiği şeylerden kaçınır ve haram kıldığı şeyleri de helal görmeden sakınırsa, bu o kimse için Rabbi -Subhânehu ve Teâlâ- katında daha hayırlıdır. -Ey İnsanlar!- Koyun, inek ve deve gibi hayvanlar size mübah kılınmıştır. Bunlardan Hâmi, Bahîra ve Vasîle olarak isimlendirdiklerinizi sizlere haram kılmamıştır. Kur'an'da zikredilen leş, kan ve bu ikisi dışındaki haram kılınanlardan başka bir şeyi haram kılmamıştır. İğrenç ve pislik olan putlardan uzak durun. Yüce Allah adına ya da yarattıkları adına söylenmiş yalan ve her batıl sözden uzak durun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

حُنَفَآءَ لِلَّهِ غَيْرَ مُشْرِكِينَ بِهِۦ ۚ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَكَأَنَّمَا خَرَّ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَتَخْطَفُهُ ٱلطَّيْرُ أَوْ تَهْوِى بِهِ ٱلرِّيحُ فِى مَكَانٍۢ سَحِيقٍۢ

Allah’a yönelen, O’na ortak koşmayan kimseler (olun). Kim Allah’a şirk koşarsa, o sanki gökyüzünden düşüp, kuşların kaptığı yahut rüzgârın kendisini uzak bir yere attığı kimseye benzer.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
حُنَفَآءَhanifler olun
لِلَّهِAllah'ı
غَيْرَortak koşmadan
مُشْرِكِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦO'na
وَمَنve kim
يُشْرِكْortak koşarsa
بِٱللَّهِAllah'a
فَكَأَنَّمَاsanki gibidir
خَرَّdüşmüş
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَتَخْطَفُهُve kendisini kapıyor
ٱلطَّيْرُkuş
أَوْveya
تَهْوِىsürüklüyor
بِهِonu
ٱلرِّيحُrüzgar
فِىbir yere
مَكَانٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَحِيقٍۢuzak

Yüce Allah'ın razı olduğu tek din İslam hariç bütün dinlerden uzak durarak, yönünüzü (İslam'a) çevirin. İbadette O'na hiçbir kimseyi ortak koşmayın. Yüce Allah'a şirk koşan kimse sanki gökten aşağı düşen, etlerini ve kemiklerini kuşların kaptığı veya rüzgârın uzak bir yere attığı kimseye benzer.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ شَعَٰٓئِرَ ٱللَّهِ فَإِنَّهَا مِن تَقْوَى ٱلْقُلُوبِ

Bu böyle. Her kim de Allah’ın şeairini/nişanelerini yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah’a karşı gelmekten sakınmasından)dır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَişte böyle
وَمَنve kim
يُعَظِّمْsaygı gösterirse
شَعَٰٓئِرَnişanlarına
ٱللَّهِAllah'ın
فَإِنَّهَاşüphesiz bu
مِنtakvasındandır
تَقْوَىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقُلُوبِkalblerin

Yüce Allah tevhidi, kendisine ihlasla (ibadet edilmesini), putlardan ve yalan sözden sakınmayı emreder. Kim dinin nişanelerini tazim ederse -Hac ibadetleri ve hac kurbanı bundandır- elbette bu, Rabbine karşı kalplerin takvasından ileri gelir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

لَكُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّۭى ثُمَّ مَحِلُّهَآ إِلَى ٱلْبَيْتِ ٱلْعَتِيقِ

Onlarda sizin için belirli bir süreye kadar faydalar vardır. Sonra onların varacakları yer Beyt-i Atik (Kâbe)dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَكُمْsizin için vardır
فِيهَاonlarda
مَنَٰفِعُmenfaatler
إِلَىٰٓbir süreye kadar
أَجَلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّسَمًّۭىbelirli
ثُمَّsonra
مَحِلُّهَآonların varacakları yer
إِلَى(Eski) Ev'dir [Kâbe]
ٱلْبَيْتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْعَتِيقِEski (Ev'dir) [Kâbe]

Mekke'de kestiğiniz hac kurbanlarında binek olarak kullanma, yünleri, doğurmaları ve sütleri gibi sizin için birçok faydalar vardır. Sizin bu faydalanmanız Yüce Allah'ın zalimlerin hükmünden arındırdığı Beytullah'ın civarında kurbanlarınızı belirli bir vakitte kesene kadar devam eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

وَلِكُلِّ أُمَّةٍۢ جَعَلْنَا مَنسَكًۭا لِّيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَٰمِ ۗ فَإِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌۭ وَٰحِدٌۭ فَلَهُۥٓ أَسْلِمُوا۟ ۗ وَبَشِّرِ ٱلْمُخْبِتِينَ

Biz, kendilerine rızık olarak verdiğimiz kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar diye her ümmete kurban kesmeyi meşru kıldık. İlahınız bir tek ilahtır. O halde ona teslim olun. İtaatkâr ve alçak gönüllü olanları müjdele.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلِكُلِّve hepsi için
أُمَّةٍۢümmetin
جَعَلْنَاbiz koyduk
مَنسَكًۭاbir kurban ibadeti
لِّيَذْكُرُوا۟anmaları için
ٱسْمَadını
ٱللَّهِAllah'ın
عَلَىٰüzerine
مَاşey
رَزَقَهُمrızık olarak verilen
مِّنۢhayvanlardan
بَهِيمَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَنْعَٰمِ(kurbanlık)
فَإِلَٰهُكُمْtanrınız
إِلَٰهٌۭtanrıdır
وَٰحِدٌۭbir tek
فَلَهُۥٓyalnız O'na
أَسْلِمُوا۟teslim olun
وَبَشِّرِve müjdele
ٱلْمُخْبِتِينَsamimi insanları

Geçmiş her ümmete de kurban kesme ibadetini meşru kıldık ki, Allah'a yakınlaşmak için kan akıtsınlar. Böylece Allah'ın kendilerine bahşettiği koyun, inek ve develeri Yüce Allah'a şükretmek için O'nun adını anarak keserler. -Ey İnsanlar!- Hak olan ilahınız tektir, O'nun hiçbir ortağı yoktur. Yalnızca O'na itaat ve bağlılık ile boyun eğin. -Ey Resul!- İtaatkâr olan ihlaslı kullara onları mutlu edecek şeyleri haber ver.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَٱلصَّٰبِرِينَ عَلَىٰ مَآ أَصَابَهُمْ وَٱلْمُقِيمِى ٱلصَّلَوٰةِ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَonlar ki
إِذَاzaman
ذُكِرَanıldığı
ٱللَّهُAllah
وَجِلَتْtitrer
قُلُوبُهُمْkalbleri
وَٱلصَّٰبِرِينَve sabrederler
عَلَىٰ(başlarına)
مَآedene
أَصَابَهُمْisabet
وَٱلْمُقِيمِىve kılarlar
ٱلصَّلَوٰةِnamazı
وَمِمَّاve şeylerden
رَزَقْنَٰهُمْkendilerini rızıkandırdığımız
يُنفِقُونَ(Allah yoluna) harcarlar

Yüce Allah anıldığında O'nun azabından korkarlar, emrine muhalefet etmekten uzak dururlar. Kendilerine bir musibet isabet ettiğinde sabrederler, namazı tam bir şekilde eda ederler ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiğinden hayır yolunda infak ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

وَٱلْبُدْنَ جَعَلْنَٰهَا لَكُم مِّن شَعَٰٓئِرِ ٱللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌۭ ۖ فَٱذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَيْهَا صَوَآفَّ ۖ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا۟ مِنْهَا وَأَطْعِمُوا۟ ٱلْقَانِعَ وَٱلْمُعْتَرَّ ۚ كَذَٰلِكَ سَخَّرْنَٰهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Kurbanlık develeri, sizin için Allah’ın nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar ayakları üzere iken kendilerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin; istemeyen fakire de, istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْبُدْنَkurbanlık develeri
جَعَلْنَٰهَاyaptık
لَكُمsizin için
مِّنişaretlerinden
شَعَٰٓئِرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
لَكُمْsizin için vardır
فِيهَاonlarda
خَيْرٌۭhayır
فَٱذْكُرُوا۟anın (da boğazlayın)
ٱسْمَadını
ٱللَّهِAllah'ın
عَلَيْهَاüzerlerine
صَوَآفَّ(kurban için) sıra halinde dururlarken
فَإِذَاzaman
وَجَبَتْdüştüğünde
جُنُوبُهَاyanları üzerine (canları çıkınca)
فَكُلُوا۟yeyin
مِنْهَاonlardan
وَأَطْعِمُوا۟ve yedirin
ٱلْقَانِعَkanaat edip isteyemeyene
وَٱلْمُعْتَرَّve isteyene
كَذَٰلِكَişte böyle
سَخَّرْنَٰهَاonları boyun eğdirdi
لَكُمْsize
لَعَلَّكُمْumulur ki
تَشْكُرُونَşükredersiniz

Beytullah'a hediye olarak gönderilen deve ve ineği sizin için dinin alameti ve nişanesi kıldık. Onlarda sizler için dünyevi ve uhrevi faydalar vardır. Kaçmaması için ön bacağı bağlanıp ayakta dururken kesmek istediğinizde "Bismillah" diyin. -Ey bu kurbanı kesenler!- Kesildikten sonra yanı üzerine düştüğünde ondan yiyin, istemekten çekinen fakire ve ondan kendisine verilmesini isteyen fakire de verin. O hayvanları taşıma amaçlı kullanmayı ve binmeyi hizmetinize sunduysak, onları Allah'a yakınlaşmak için kesmek istediğinizde de size teslim olmaları için hizmetinize sunduk. Umulur ki, Yüce Allah'ın onları sizin hizmetinize verme nimetine şükredersiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

لَن يَنَالَ ٱللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَآؤُهَا وَلَٰكِن يَنَالُهُ ٱلتَّقْوَىٰ مِنكُمْ ۚ كَذَٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ ۗ وَبَشِّرِ ٱلْمُحْسِنِينَ

Onların etleri de, kanları da Allah’a asla ulaşmaz. Fakat sizden ona takvâ ulaşır. Size hidayet ettiği için Allah'ı tekbir edin diye O, bunları sizin emrinize vermiştir. İhsan sahiplerine müjde ver.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَنulaşmaz
يَنَالَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهَAllah'a
لُحُومُهَاonların etleri
وَلَاve ne de
دِمَآؤُهَاkanları
وَلَٰكِنfakat
يَنَالُهُO'na ulaşır
ٱلتَّقْوَىٰtakvanız
مِنكُمْsizin
كَذَٰلِكَböylece
سَخَّرَهَاonları boyun eğdirdi
لَكُمْsize
لِتُكَبِّرُوا۟anmanız için
ٱللَّهَAllah'ı
عَلَىٰüzere
مَاdiye
هَدَىٰكُمْsizi doğru yola iletti
وَبَشِّرِve müjdele
ٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananları

Kesmiş olduğunuz kurbanların etleri de kanları da Allah'a ulaşmaz. Ancak bu hayvanları kesme emrine uymanızdan dolayı itaatinizdeki takvanız Allah Teâlâ'ya yükseltilir. Aynı zamanda Yüce Allah kendisini tekbir edip sizi hakka muvaffak kıldığına şükretmeniz için bu hayvanları hizmetinize sunmuştur. -Ey Resul!- Rablerine ibadetlerinde ve kulları ile muamelelerinde ihsanda bulunanları kendilerini mutlu edecek şeyler ile müjdele.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

۞ إِنَّ ٱللَّهَ يُدَٰفِعُ عَنِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍۢ كَفُورٍ

Hiç şüphesiz Allah, iman edenleri savunur. Gerçekten Allah, hain ve nankör olan kimseyi sevmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يُدَٰفِعُdefeder (şerri)
عَنِkimselerden
ٱلَّذِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
لَاsevmez
يُحِبُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كُلَّhiçbir
خَوَّانٍۢhain
كَفُورٍinkarcıyı

Yüce Allah kendisine iman edenleri, düşmanlarının şerrinden muhafaza eder. Şüphesiz Yüce Allah, emanetine ihanet eden ve nimetlerine karşı nankörlük edenleri sevmez. Onlar bu nimetlerden dolayı Allah'a şükretmez, bilakis buğuz eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَٰتَلُونَ بِأَنَّهُمْ ظُلِمُوا۟ ۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ نَصْرِهِمْ لَقَدِيرٌ

Kendilerine savaş açılan Müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah’ın onlara yardım etmeye gücü yeter.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُذِنَizin verildi
لِلَّذِينَkendileriyle
يُقَٰتَلُونَsavaşılanlara
بِأَنَّهُمْyüzünden
ظُلِمُوا۟onlara zulmedilmeleri
وَإِنَّve şüphesiz
ٱللَّهَAllah
عَلَىٰonlara yardım etmeğe
نَصْرِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَقَدِيرٌkadirdir

Yüce Allah, düşmanları tarafından kendilerine zulüm edildiğinde müşriklere karşı savaşmaları için Müminlere izin verdi. Şüphesiz Allah, düşmanlarıyla savaşmadan da Müminlere yardım etmeye kadirdir. Fakat hikmeti kâfirlerle savaşarak Müminleri sınamayı gerektirmektedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ ۗ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍۢ لَّهُدِّمَتْ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٌۭ وَصَلَوَٰتٌۭ وَمَسَٰجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا ٱسْمُ ٱللَّهِ كَثِيرًۭا ۗ وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

Onlar sadece; “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkartılmışlardır. Eğer Allah’ın insanların bir kısmını, bir kısmıyla bertaraf etmesi olmasaydı manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edene elbette yardım eder. Muhakkak Allah güçlüdür, Azizdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَonlar
أُخْرِجُوا۟çıkarıldılar
مِنyurtlarından
دِيَٰرِهِمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِغَيْرِetmedikleri halde
حَقٍّhak
إِلَّآsadece
أَنdiye
يَقُولُوا۟diyorlar
رَبُّنَاRabbimiz
ٱللَّهُAllah'tır
وَلَوْلَاeğer olmasaydı
دَفْعُsavunması
ٱللَّهِAllah'ın
ٱلنَّاسَinsanların
بَعْضَهُمbazılarını
بِبَعْضٍۢdiğer bazılarıyle
لَّهُدِّمَتْyıkılırdı
صَوَٰمِعُmanastırlar
وَبِيَعٌۭve kiliseler
وَصَلَوَٰتٌۭve havralar
وَمَسَٰجِدُve mescidler
يُذْكَرُanılan
فِيهَاiçlerinde
ٱسْمُismi
ٱللَّهِAllah'ın
كَثِيرًۭاçokca
وَلَيَنصُرَنَّve elbette yardım eder
ٱللَّهُAllah
مَنkimseye
يَنصُرُهُۥٓkendine yardım eden
إِنَّkuşkusuz
ٱللَّهَAllah
لَقَوِىٌّkuvvetlidir
عَزِيزٌgalibdir

Kâfirlerin zulümle diyarlarından çıkardığı kimselerin bir suçu yoktu. Zulme uğrayanlar şöyle demişlerdi: "Bizim Rabbimiz Allah'tır. Ondan başka Rabbimiz yoktur." Yüce Allah peygamber ve Müminlere düşmanlarına karşı savaşmayı meşru kılmamış olsaydı; o kâfirler ibadet edilen yerlere saldırırlar, ruhbanların manastırlarını, Hristiyanların kiliselerini, Yahudilerin ibadethanelerini ve Müslümanların namaz kılmak için hazırlayıp içinde Yüce Allah'ı çokça andıkları mescitleri yerle bir ederlerdi. Şüphesiz Yüce Allah, dinine ve peygamberine yardım edenleri muzaffer kılar. Muhakkak ki Yüce Allah dinine yardım edenlere yardım etmeye kadirdir. Kimsenin kendisine galip gelemediği Azîz olandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

ٱلَّذِينَ إِن مَّكَّنَّٰهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ أَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَمَرُوا۟ بِٱلْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا۟ عَنِ ٱلْمُنكَرِ ۗ وَلِلَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ

Onlar öyle kimselerdir ki, şâyet kendilerine yeryüzünde imkân ve iktidar versek; namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin âkıbeti Allah’a aittir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَeğer
إِنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّكَّنَّٰهُمْonları iktidara getirirsek
فِىyer yüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَقَامُوا۟kılarlar
ٱلصَّلَوٰةَnamazı
وَءَاتَوُا۟ve verirler
ٱلزَّكَوٰةَzekatı
وَأَمَرُوا۟ve emrederler
بِٱلْمَعْرُوفِiyiliği
وَنَهَوْا۟ve vazgeçirmeğe çalışırlar
عَنِkötülükten
ٱلْمُنكَرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلِلَّهِve Allah'a aittir
عَٰقِبَةُsonu
ٱلْأُمُورِbütün işlerin

Muzaffer kılınmak ile vadolunan bu kimseleri, yeryüzünde düşmanlarına karşı zaferle desteklesek, namazı en kamil şekilde eda eder, mallarının zekâtlarını verir, dinin emrettiğini emreder ve yasakladığını da yasaklardı. İşlerin sevap ve ceza olarak karşılığı yalnızca Yüce Allah'a aittir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

وَإِن يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍۢ وَعَادٌۭ وَثَمُودُ

Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nûh, Âd ve Semûd kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve eğer
يُكَذِّبُوكَseni yalanlıyorlarsa
فَقَدْgerçekten
كَذَّبَتْyalanlamıştı
قَبْلَهُمْbunlardan önce
قَوْمُkavmi de
نُوحٍۢNuh
وَعَادٌۭve 'Ad
وَثَمُودُve Semud

-Ey Resul!- Kavmin seni yalanlarsa sabret, kavimlerinin resullerini yalanladığı ilk peygamber sen değilsin. Ant olsun ki senin kavminden önce de Nuh'un kavmi Nuh'u, Ad kavmi Hûd'u ve Semûd kavmi de Salih'i yalanlamışlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

وَقَوْمُ إِبْرَٰهِيمَ وَقَوْمُ لُوطٍۢ

İbrahim’in kavmi ile Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَوْمُve kavmi
إِبْرَٰهِيمَİbrahim
وَقَوْمُve kavmi
لُوطٍۢLut

İbrahim'in kavmi İbrahim'i, Lût'un kavmi de Lût'u yalanlamıştı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

وَأَصْحَٰبُ مَدْيَنَ ۖ وَكُذِّبَ مُوسَىٰ فَأَمْلَيْتُ لِلْكَٰفِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ ۖ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

Medyen halkı da (Şuayb'ı yalanladı). Mûsâ da yalanlandı. Kâfirlere mühlet verdim, sonra da onları yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَصْحَٰبُve halkı
مَدْيَنَMedyen
وَكُذِّبَve yalanlanmıştı
مُوسَىٰMusa
فَأَمْلَيْتُben de bir süre vermiştim
لِلْكَٰفِرِينَkafirlere
ثُمَّsonra
أَخَذْتُهُمْonları yakalamıştım
فَكَيْفَnasıl
كَانَoldu
نَكِيرِbenim inkarım

Ve Medyen halkı da Şuayb'ı yalanladı. Firavun ve kavmi de Musa -aleyhisselam-'ı yalanladı. Azgınlıklarında devam etmeleri için bu peygamberlerin kavimlerinden cezayı erteledim. Sonra onları azap ile yakalayıverdim. Düşün bakalım; benim onları cezalandırmam nasılmış. Onları küfürlerinden dolayı helak ettim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

فَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌۭ فَهِىَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَبِئْرٍۢ مُّعَطَّلَةٍۢ وَقَصْرٍۢ مَّشِيدٍ

(Ahalisi) zalim iken kendilerini helâk ettiğimiz bu yüzden çökmüş çatıları üzerine duvarları yıkılmış, kuyuları sahipsiz, yüksek köşkleri (ıssız) kalmış nice şehirler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَكَأَيِّنniceleri vardır
مِّنkentlerden
قَرْيَةٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَهْلَكْنَٰهَاhelak ettiğimiz
وَهِىَo
ظَالِمَةٌۭzulmederken
فَهِىَve o
خَاوِيَةٌçökmüştür
عَلَىٰüstüne
عُرُوشِهَاtavanları
وَبِئْرٍۢve kuyu
مُّعَطَّلَةٍۢkullanılmaz olmuştur
وَقَصْرٍۢve saraylar
مَّشِيدٍsağlam

Küfür içinde yaşayan ve zalim olan nice beldeleri helak ederek, yok ettik. Böylece onların yaşadıkları yurtları içinde sakinleri olmayan harabe yerlere, insanların helak olması nedeniyle nice kuyular kuru ve boş bir hale gelmiştir. Nice süslerle bezenmiş yüksek saraylar, içinde oturanları gönderilen azaptan koruyamamıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌۭ يَعْقِلُونَ بِهَآ أَوْ ءَاذَانٌۭ يَسْمَعُونَ بِهَا ۖ فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى ٱلْأَبْصَٰرُ وَلَٰكِن تَعْمَى ٱلْقُلُوبُ ٱلَّتِى فِى ٱلصُّدُورِ

Acaba onlar kendileri ile akledecekleri kalplerinin, kendileri ile işitecekleri kulaklarının olması için yeryüzünde neden gezip dolaşmazlar? Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler kör olur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَلَمْhiç
يَسِيرُوا۟gezmediler mi?
فِىyer yüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَتَكُونَolsun
لَهُمْonların
قُلُوبٌۭkalbleri
يَعْقِلُونَdüşünecekleri
بِهَآonunla
أَوْveyahut
ءَاذَانٌۭkulakları
يَسْمَعُونَişitecekleri
بِهَاonunla
فَإِنَّهَاzira
لَاkör olmaz
تَعْمَىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَبْصَٰرُgözler
وَلَٰكِنfakat
تَعْمَىkör olur
ٱلْقُلُوبُkalbler
ٱلَّتِىiçindeki
فِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلصُّدُورِgöğüsler

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiğini yalanlayan bu kimseler helak edilmiş bu beldelerin eserlerini görmek için yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Böylece akılları ile tefekkür edip ibret alırlar, onlara ait kıssaları öğüt almak için kulak verip, dinlerler. Asıl körlük, gözlerin kör olması değildir. Bilakis helak eden asıl körlük basiret körlüğüdür. Öyle ki, bu durumda olan kimse ne ibret ve ne de öğüt alırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَلَن يُخْلِفَ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ ۚ وَإِنَّ يَوْمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍۢ مِّمَّا تَعُدُّونَ

Senden azabı çabucak getirmeni isterler. Allah sözünden asla caymaz. Gerçek şu ki, Rabbinin yanında bir gün, sayacağınız bin yıl gibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَسْتَعْجِلُونَكَve senden çabucak istiyorlar
بِٱلْعَذَابِazabı
وَلَنfakat
يُخْلِفَcaymaz
ٱللَّهُAllah
وَعْدَهُۥsözünden
وَإِنَّve şüphesiz;
يَوْمًاbir gün
عِندَyanında
رَبِّكَRabbinin
كَأَلْفِbin (yıl) gibidir
سَنَةٍۢyıl
مِّمَّاsizin saydıklarınızdan
تَعُدُّونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Kavminden kâfir olanlar kendisi ile korkutuldukları azabın dünyada kendilerine hemen gönderilmesini ve ahiret azabının başlarına gelmesini istemektedirler. Yüce Allah onlara vadettiği bu vaadinden asla dönmez. Acele ettikleri azabın bir kısmı Bedir günü başlarına gelmiştir. İçinde azap olan ahiretteki bir gün dünyadaki hesabınıza göre bin sene gibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌۭ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ

Zalim oldukları halde kendilerine mühlet verdiğim nice memleketler vardır. Sonra onları (azap ile) yakaladım, dönüş yalnız banadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَأَيِّنve niceleri var ki
مِّنkentlerden
قَرْيَةٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَمْلَيْتُbiraz süre vermişimdir
لَهَاona
وَهِىَo
ظَالِمَةٌۭzulmederken
ثُمَّsonra
أَخَذْتُهَاonu yakalamışımdır
وَإِلَىَّancak banadır
ٱلْمَصِيرُdönüş

Küfür içinde yaşayan ve zalim olan nice beldelere helak edici azabı hemen göndermeyerek mühlet verdim. İçinde bulundukları küfrün artması için üzerlerine gönderilen azabı hemen göndermedim. Başlarına gelen yok edici azap ile onları aniden yakaladım. Kıyamet gününde onların dönüşü yalnız bana olacaktır. Küfürlerinden dolayı daimî bir azap ile onları cezalandırırım.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَآ أَنَا۠ لَكُمْ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ

De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلنَّاسُinsanlar
إِنَّمَآşüphesiz
أَنَا۠ben
لَكُمْsizin için
نَذِيرٌۭbir uyarıcıyım
مُّبِينٌۭapaçık

De ki: Ey İnsanlar! Ben gönderildiğim şeyi size ulaştırmakla görevlendirilmiş bir uyarıcıyım. Benim uyarım apaçıktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُم مَّغْفِرَةٌۭ وَرِزْقٌۭ كَرِيمٌۭ

Artık iman edip salih ameller işleyenler var ya; işte onlar için bir bağışlama, güzel bir nimet (Cennet) vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱلَّذِينَve
ءَامَنُوا۟inananlar için
وَعَمِلُوا۟ve yapanlar için
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
لَهُمonlara vardır
مَّغْفِرَةٌۭmağfiret
وَرِزْقٌۭve rızık
كَرِيمٌۭbol

İşte Yüce Allah'a iman edip salih ameller işleyenlere, Rableri katından günahları için bir bağışlanma ve cennette kesintisiz bir rızık vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Hac Sûresi, kıyametin sarsıcılığını anlatarak başlar ve insanı hem ahiret hem de yeryüzündeki kulluk düzeni üzerinde düşünmeye çağırır. Sûrenin bazı ayetleri Mekke, bazı ayetleri Medine döneminin özelliklerini taşır; bu nedenle nüzul yeri konusunda farklı değerlendirmeler bulunur. Adını hac ibadetinin ilanı, Kâbe, kurban ve ziyaret hükümlerinin ele alındığı bölümden alır. Hz. İbrâhim'e Kâbe'nin yerinin gösterilmesi ve insanların hacca çağrılması, ibadetin tarihî hafızasını kurar. Sûre, insanın bir damla sudan, sonra aşamalı biçimde yaratılmasını ve yağmurla ölü toprağın canlanmasını dirilişin delili olarak sunar. Ardından Allah hakkında bilgisizce tartışan kişiler eleştirilir. Hac ibadetinin dış görünüşü kadar iç anlamı da vurgulanır: Kurbanların ne eti ne kanı Allah'a ulaşır; O'na ulaşan takvâdır. Bu ifade, ibadetin gösteri, tüketim veya sosyal statü aracına dönüşmesini engelleyen güçlü bir ölçüdür. Hac Sûresi'nde zulme uğradıkları için kendilerine savaş izni verilen kişilerden de söz edilir. Gerekçe yalnız Müslümanların değil, içinde Allah'ın adı anılan manastır, kilise, havra ve mescitlerin korunmasıyla birlikte açıklanır. Böylece din özgürlüğü ve ibadet mekânlarının güvenliği geniş bir çerçevede ele alınır. Sûre, Allah yolunda çaba göstermeyi, namazı, zekâtı ve iyiliği birlikte anar. Hac ibadeti de yalnız bireysel arınma değil; tarih, beden, mal, topluluk ve sorumluluğun kesiştiği bir eğitimdir. Sûreyi sadece hac mevsiminde okunacak hükümler bütünü olarak görmek, kıyamet, yaratılış ve zulme karşı duruş başlıklarını eksik bırakır.

Ana Temalar

  • Kıyamet sarsıntısı ve diriliş
  • Hz. İbrâhim ve haccın ilanı
  • Kurban, takvâ ve paylaşım
  • İbadet mekânlarının korunması
  • Zulme karşı savunma ve toplumsal sorumluluk

Ne Zaman Okunur?

Hac Sûresi hac ve kurban döneminde anlamı üzerinde çalışmak için doğal bir bağlam sunar; ancak yalnız bu günlere ait değildir. Hac yapacak kişilerin ayetleri uygulama rehberi olarak tek başına kullanması yeterli olmaz; ibadetin ayrıntıları için güvenilir fıkıh kaynakları ve yetkili rehberlik gerekir. Kurban ayetleri de etin dağıtımı kadar niyet, takvâ ve ihtiyaç sahibini gözetme yönüyle okunmalıdır.

Hac ibadetinin sembollerini tevhid ekseninde görmek

Hac Sûresi Kâbe, kurban, tavaf ve hac çağrısını anlatırken şeklin arkasındaki amacı sürekli hatırlatır. Kurbanların et ve kanının Allah'a ulaşmayacağı, O'na ulaşanın takvâ olduğu belirtilir. Bu ifade ibadetin görünür biçimini önemsizleştirmez; biçimin gösteriş, rekabet veya tüketim kültürüne dönüşmesini engelleyen iç ölçüyü kurar.

Savaş izninin savunma bağlamı

Sûrede kendilerine savaş açılan ve haksız yere yurtlarından çıkarılanlara mücadele izni verilir. Devamında manastır, kilise, havra ve mescitlerin korunmasından söz edilmesi dikkat çekicidir. Bu pasaj, dinî mekânları ve inanç özgürlüğünü yok eden saldırganlığa karşı savunma bağlamı taşır; her politik çatışmaya doğrudan uygulanabilecek sınırsız bir şiddet yetkisi değildir.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Hac Sûresi Mekke'de mi Medine'de mi inmiştir?

Sûrenin hem Mekke hem Medine döneminin özelliklerini taşıdığı belirtilir. Ayetlerin farklı zamanlarda inmiş olabileceği yönünde görüşler vardır; bu nedenle kaynaklarda sûrenin bütünü için tek bir sınıflandırma üzerinde tam görüş birliği bulunmaz.

"Kurbanların eti ve kanı Allah'a ulaşmaz" ne demektir?

Hac 37. ayet, ibadetin maddî görüntüsünün değil takvâ ve samimi sorumluluk bilincinin değer taşıdığını bildirir. Kurban kesmek gösteriş veya üstünlük aracı değil, Allah'a bağlılık ve paylaşım amacı taşımalıdır.

Hac 40. ayette neden kilise ve havralar da anılır?

Ayet, zulüm engellenmediğinde manastır, kilise, havra ve mescitlerin yıkılabileceğini söyler. Tefsirlerde bu ifade, içinde Allah'ın adının anıldığı ibadet mekânlarının ve dinî hayatın korunmasının geniş anlamına dikkat çeker.

Hac Sûresi Mekki mi Medeni mi?

Sûrede hem Mekke hem Medine dönemine ait özellikler bulunduğu kabul edilir; ayetlerin nüzul yeri konusunda farklı rivayetler vardır. Bu karma yapı, tevhid ve kıyamet uyarılarıyla hac hükümleri ve savunma iznini aynı sûrede buluşturur.

Hac 37 kurban hakkında ne söyler?

Kurbanların etlerinin ve kanlarının Allah'a ulaşmayacağı, O'na ulaşanın insanların takvâsı olduğu belirtilir. Ayet ibadetin maddî yönünü reddetmez; kurbanın gösteriş, statü veya yalnız gelenek hâline gelmemesi gerektiğini vurgular.

Tüm sorular →

Kaynaklar