Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Hac Sûresi 51–78. Ayetler

51–78. AyetlerSayfa 2 / 2
51

وَٱلَّذِينَ سَعَوْا۟ فِىٓ ءَايَٰتِنَا مُعَٰجِزِينَ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlara gelince, işte onlar Cehennem ehlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَçalışanlara gelince
سَعَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىٓeyetlerimizi
ءَايَٰتِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُعَٰجِزِينَetkisiz bırakmak için
أُو۟لَٰٓئِكَonlar
أَصْحَٰبُashabıdır
ٱلْجَحِيمِcehennem

Yüce Allah'ı aciz bırakacaklarını düşünerek, ayetleri unutup, Allah'ın kendilerine azap etmeyeceğini zannedenler ve ayetlerimizi yalanlamak için çaba sarf edenler var ya, işte onlar cehennem ehlidir. Dostun dostla birlikteliği nasıl ise onların da cehennem ile birlikteliği öyle olacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍۢ وَلَا نَبِىٍّ إِلَّآ إِذَا تَمَنَّىٰٓ أَلْقَى ٱلشَّيْطَٰنُ فِىٓ أُمْنِيَّتِهِۦ فَيَنسَخُ ٱللَّهُ مَا يُلْقِى ٱلشَّيْطَٰنُ ثُمَّ يُحْكِمُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌۭ

Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, o temenni ettiği (Kur'an okuduğu) zaman, Şeytan onun temennisine (okuyuşuna) bir vesvese atmış olmasın. Ama Allah, Şeytan'ın attığını iptal eder, sonra kendi ayetlerini sağlamlaştırıp pekiştirir. Allah her şeyi bilendir, Hakim'dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve
أَرْسَلْنَاgöndermemiştik
مِنsenden önce
قَبْلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنhiçbir
رَّسُولٍۢresul
وَلَاve ne de
نَبِىٍّnebi
إِلَّآolmayan
إِذَاzaman
تَمَنَّىٰٓtemenni ettiği
أَلْقَى(bir düşünce) atmış
ٱلشَّيْطَٰنُşeytan
فِىٓonun temennisine
أُمْنِيَّتِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَيَنسَخُfakat siler
ٱللَّهُAllah
مَاşeyi
يُلْقِىattığı
ٱلشَّيْطَٰنُşeytanın
ثُمَّsonra
يُحْكِمُsağlamlaştırır
ٱللَّهُAllah
ءَايَٰتِهِۦkendi ayetlerini
وَٱللَّهُve Allah
عَلِيمٌalim(bilen)dir
حَكِيمٌۭhakimdir

-Ey Resul!- Senden önce hiçbir resul ve peygamber göndermedik ki, o Allah'ın kitabını okumak istediği zaman şeytan onun bu okumasına şüphe atarak insanların zihinlerini karıştırmış olmasın. Yüce Allah şeytanın attığı bu şüpheyi iptal eder ve ayetlerini sağlamlaştırıp pekiştirir. Yüce Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yaratmasında, takdir etmesinde ve yönetmesinde hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

لِّيَجْعَلَ مَا يُلْقِى ٱلشَّيْطَٰنُ فِتْنَةًۭ لِّلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌۭ وَٱلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ ۗ وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَفِى شِقَاقٍۭ بَعِيدٍۢ

Allah, Şeytan'ın attığı o vesveseyi kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseler için bir fitne kılmıştır. Muhakkak zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِّيَجْعَلَyapmak için
مَاşeyi
يُلْقِىattığı
ٱلشَّيْطَٰنُşeytanın
فِتْنَةًۭbir imtihan
لِّلَّذِينَolanlara
فِىkalblerinde
قُلُوبِهِمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّرَضٌۭbir hastalık
وَٱلْقَاسِيَةِve katılaşanlara
قُلُوبُهُمْkalbleri
وَإِنَّve şüphesiz
ٱلظَّٰلِمِينَzalimler
لَفِىiçindedirler
شِقَاقٍۭbir ayrılık
بَعِيدٍۢuzak

Şeytan peygamberin okuyuşuna şüphe atar, Allah Teâlâ da onun attığı bu şüpheyi münafıklara ve müşriklerden kalpleri kaskatı kesilmiş kimselere imtihan olması için bir fitne sebebi kılar. Şüphesiz ki müşrik ve münafıklardan zalim olan kimseler, Allah'a ve resulüne düşmanlık içinde olup hak ve doğruluktan uzaktırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَيُؤْمِنُوا۟ بِهِۦ فَتُخْبِتَ لَهُۥ قُلُوبُهُمْ ۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ

Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı duyup, boyun eğsin diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah, iman edenleri doğru yola iletir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلِيَعْلَمَve bilsinler diye
ٱلَّذِينَkendilerine
أُوتُوا۟verilenler
ٱلْعِلْمَilim
أَنَّهُonun (Kur'an'ın)
ٱلْحَقُّbir hak (gerçek) olduğunu
مِنRabbinden
رَّبِّكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَيُؤْمِنُوا۟ve inansınlar diye
بِهِۦona
فَتُخْبِتَböylece saygı duysun
لَهُۥona
قُلُوبُهُمْkalbleri
وَإِنَّve şüphesiz
ٱللَّهَAllah
لَهَادِmutlaka iletir
ٱلَّذِينَkimseleri
ءَامَنُوٓا۟inanan(ları)
إِلَىٰyola
صِرَٰطٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّسْتَقِيمٍۢdoğru

Yüce Allah'ın kendilerine ilim verdiği kimseler, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen Kuran'ın hak olduğuna kesin olarak iman etsinler. Öyle ki -Ey Resul!- Allah ona karşı imanları artsın ve kalpleri ona boyun eğip huşu içinde olsun diye onu sana vahyetmiştir. Şüphesiz Yüce Allah Kur'an'a iman edenleri ona olan teslimiyetlerinin karşılığı olarak eğriliğin bulunmadığı dosdoğru olan hak yola iletecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى مِرْيَةٍۢ مِّنْهُ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً أَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقِيمٍ

Kâfirler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur’an’dan bir şüphe içinde kalırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve
يَزَالُbitmez
ٱلَّذِينَinkar edenlerin
كَفَرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىiçinde (olmaları)
مِرْيَةٍۢkuşku
مِّنْهُo(Kur'a)ndan
حَتَّىٰkadar
تَأْتِيَهُمُkendilerine gelinceye
ٱلسَّاعَةُo sa'at
بَغْتَةًansızın
أَوْyahut
يَأْتِيَهُمْkendilerine gelinceye kadar
عَذَابُazabı
يَوْمٍgünün
عَقِيمٍkısır (hayırsız)

Allah'a iman etmede küfre düşen ve rasûlünü yalanlayanlar Yüce Allah'ın sana indirdiği Kur'an hakkında şüphe içindedirler. Kıyamet günü yani içinde rahmet ve hayrın bulunmadığı günün azabı ansızın onlara gelene kadar bu hal üzere olmaya devam ederler. Kıyamet günü onlar için hayır ve rahmet yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

ٱلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍۢ لِّلَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ ۚ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

İşte o gün mülk Allah’ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih ameller işlemiş olanlar Naîm Cennetleri’ndedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلْمُلْكُmülk
يَوْمَئِذٍۢo gün
لِّلَّهِAllah'ındır
يَحْكُمُhükmeder
بَيْنَهُمْonların aralarında
فَٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inananlar
وَعَمِلُوا۟ve yapanlar
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
فِىcennetlerindedirler
جَنَّٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلنَّعِيمِni'met

Kıyamet günü mülk yalnızca Yüce Allah'a aittir. O gün onlar tehdit edildikleri azap için tekrardan dirilirler. Bu konuda itiraz edecek hiçbir kimse yoktur. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- Müminler ve kâfirler arasında hükmeder. Herkese hak ettiğinin karşılığını verir. Yüce Allah'a iman edip, salih ameller işleyenler için büyük mükâfat olarak kesintisiz nimetleri olan Naim cennetleri vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌۭ مُّهِينٌۭ

Kâfir olup ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve
كَفَرُوا۟inkar edenler
وَكَذَّبُوا۟ve yalanlayanlar
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizi
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlar
لَهُمْonlara vardır
عَذَابٌۭbir azab
مُّهِينٌۭalçaltan

Allah Teâlâ'ya iman etmede kafir olup, resulüne indirdiği ayetleri yalanlayanlara gelince, Allah'ın cehennemde onları zelil kıldığı alçaltıcı bir azap vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ قُتِلُوٓا۟ أَوْ مَاتُوا۟ لَيَرْزُقَنَّهُمُ ٱللَّهُ رِزْقًا حَسَنًۭا ۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, Allah onlara muhakkak güzel bir rızık verecektir. Şüphe yok ki Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve kimseler
هَاجَرُوا۟hicret eden(ler)
فِىyolunda
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
ثُمَّsonra
قُتِلُوٓا۟öldürülenler
أَوْveya
مَاتُوا۟ölenler
لَيَرْزُقَنَّهُمُonları rızıklandıracaktır
ٱللَّهُAllah
رِزْقًاbir rızıkla
حَسَنًۭاen güzel
وَإِنَّve doğrusu
ٱللَّهَAllah
لَهُوَelbette o
خَيْرُen hayırlısıdır
ٱلرَّٰزِقِينَrızık verenlerin

Yüce Allah'ın rızasını kazanmak ve dinini izzetli kılmak için vatanlarını, beldelerini terk eden sonra Allah yolunda cihat ederken öldürülen ya da ölen kimseleri Yüce Allah kesintisiz daimî güzel bir rızık ile cennetinde rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

لَيُدْخِلَنَّهُم مُّدْخَلًۭا يَرْضَوْنَهُۥ ۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَلِيمٌ حَلِيمٌۭ

Elbette onları, hoşnut olacakları bir yere (Cennete) sokacaktır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, Halîm'dir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَيُدْخِلَنَّهُمelbette onları sokacaktır
مُّدْخَلًۭاbir yere
يَرْضَوْنَهُۥrazı olacakları
وَإِنَّve doğrusu
ٱللَّهَAllah
لَعَلِيمٌbilendir
حَلِيمٌۭhalimdir

Muhakkak Allah onları razı olacakları bir yere koyacaktır ve orası cennettir. Şüphesiz Yüce Allah onların niyet ve amellerini hakkıyla bilendir. Halîm, işlemiş oldukları hatadan dolayı onları cezalandırmada acele etmeyendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

۞ ذَٰلِكَ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِهِۦ ثُمَّ بُغِىَ عَلَيْهِ لَيَنصُرَنَّهُ ٱللَّهُ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌۭ

İşte böyle; kim kendisine yapılan bir eziyete o ölçüde karşılık verir, sonra yine kendisine zulmedilirse, elbette Allah ona yardım eder. Şüphesiz Allah; çok affedicidir, çok mağfiret edicidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَişte böyle
وَمَنْve kim
عَاقَبَceza verir de
بِمِثْلِdengiyle
مَاyapılan cezanın
عُوقِبَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦkendisine
ثُمَّsonra
بُغِىَtekrar saldırılırsa
عَلَيْهِkendisine
لَيَنصُرَنَّهُelbette ona yardım eder
ٱللَّهُAllah
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
لَعَفُوٌّaffedendir
غَفُورٌۭbağışlayındır

Allah yolunda hicret eden muhacirlerin cennete sokulacağı ve kişinin kendisine yapılan eziyete misli ile mukabelede bulunmasına izin verilmesi ve bundan dolayı günahkâr olmayacağı zikredilmiştir. Bu eziyeti eden, eziyetini tekrarlarsa şüphesiz Yüce Allah eziyete uğrayana yardım eder. Şüphesiz Yüce Allah, Müminlerin günahlarını affeden ve onları bağışlayandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌۭ

Bu (böyledir). Çünkü Allah geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir, her şeyi görendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَişte böyle
بِأَنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يُولِجُsokar
ٱلَّيْلَgeceyi
فِىiçine
ٱلنَّهَارِgündüzün
وَيُولِجُve sokar
ٱلنَّهَارَgündüzü
فِىiçine
ٱلَّيْلِgecenin
وَأَنَّve doğrusu
ٱللَّهَAllah
سَمِيعٌۢişitendir
بَصِيرٌۭgörendir

Eziyete uğrayana Yüce Allah yardım eder. Çünkü Allah Teâlâ, dilediğini yapmaya kadirdir. Birini arttırıp diğerini azaltarak geceyi gündüze, gündüzü de geceye katmak O'nun kudretindendir. Şüphesiz Yüce Allah, kullarının söylediklerini hakkıyla işiten, yaptıklarını hakkıyla bilendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre onlara karşılıklarını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ هُوَ ٱلْبَٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ

İşte bu böyledir. Çünkü hak olan ancak Allah'tır. Ondan başka taptıkları ise bizatihi batıldır. Allah; üstündür/yüksektedir, büyüktür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَişte böyle
بِأَنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
هُوَo
ٱلْحَقُّHak'tır
وَأَنَّve gerçekten
مَاşeyler
يَدْعُونَyalvardıkları
مِنO'ndan başka
دُونِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
هُوَo
ٱلْبَٰطِلُbatıldır
وَأَنَّve gerçek şu ki
ٱللَّهَAllah
هُوَO
ٱلْعَلِىُّçok yücedir
ٱلْكَبِيرُçok büyüktür

Yüce Allah'ın geceyi gündüze katması ve gündüzü geceye katması böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. Dini haktır, vaadi haktır, Müminlere yardımı haktır. Müşriklerin Allah'tan başkasına ibadet ettikleri putlar ise aslı olmayan birer batıldır. Şüphesiz Allah, zatı ile mahlukatının üstünde, şanı yüce ve mutlak galip olan; celal, azamet ve ululuğu ile büyük olandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ فَتُصْبِحُ ٱلْأَرْضُ مُخْضَرَّةً ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌۭ

Allah’ın gökten su indirmesiyle yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Allah; Latif'tir, her şeyden haberdardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmedin mi
تَرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّkesinlikle
ٱللَّهَAllah
أَنزَلَindirir
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۭbir su
فَتُصْبِحُböylece olur
ٱلْأَرْضُyeryüzü
مُخْضَرَّةًyemyeşil
إِنَّdoğrusu
ٱللَّهَAllah
لَطِيفٌlatiftir
خَبِيرٌۭhabirdir

-Ey Resul!- Şüphesiz Yüce Allah'ın gökten yağmuru indirdiğini görmedin mi? Böylece yağmur indikten sonra bitkilerin bitmesi ile yeryüzü yemyeşil oldu. Yüce Allah yağmuru indirerek ve yeryüzünden bitkiyi bitirerek kullarına karşı lütufta bulunan, onların faydalarını en iyi bilendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Şüphesiz Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır, elbette övgüye lâyıktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّهُۥhep O'nundur
مَاne varsa
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve ne varsa
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِنَّve ancak
ٱللَّهَAllah
لَهُوَişte O'dur
ٱلْغَنِىُّzengin olan
ٱلْحَمِيدُövülmeğe layık olan

Göklerde ve yerde ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah’ındır. Şüphesiz Yüce Allah mutlak zengindir, yaratmış olduğu hiçbir mahlukatına muhtaç olmaz. Her halukârda kendisine hamt edilendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلْفُلْكَ تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِأَمْرِهِۦ وَيُمْسِكُ ٱلسَّمَآءَ أَن تَقَعَ عَلَى ٱلْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِۦٓ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌۭ رَّحِيمٌۭ

Görmedin mi Allah, yerdeki her şeyi ve emri ile denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmemesi için tutar. Allah, insanlara karşı gerçekten çok şefkatli ve merhametlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmedin mi?
تَرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّki
ٱللَّهَAllah
سَخَّرَbuyruğunuza verdi
لَكُمsizin
مَّاolanları
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْفُلْكَve gemileri
تَجْرِىakıp giden
فِىdenizde
ٱلْبَحْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِأَمْرِهِۦemriyle
وَيُمْسِكُve tutuyor
ٱلسَّمَآءَgöğü
أَنdiye
تَقَعَdüşmesin
عَلَىüstüne
ٱلْأَرْضِyerin
إِلَّاdışında
بِإِذْنِهِۦٓO'nun izni
إِنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
بِٱلنَّاسِinsanlara
لَرَءُوفٌۭçok şefkatlidir
رَّحِيمٌۭçok merhametlidir

- Ey Resul!- Allah'ın, faydalanmanız ve ihtiyaçlarını görmeniz için yeryüzündeki hayvanları ve cansız varlıkları senin ve insanların hizmetine sunduğunu görmez misin? Denizde emri ile hareket eden ve bir beldeden başka bir beldeye gitmenizi kolaylaştıran gemileri sizin hizmetinize sunmuştur. Göğü de kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmemesi için tutar. Eğer düşmesi için izin verse hemen düşerdi. Allah, insanlara karşı gerçekten çok şefkatli ve merhametlidir. Öyle ki, kendi içlerindeki zulme rağmen bu şeyleri onların hizmetine sunmuştur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ۗ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَكَفُورٌۭ

O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَهُوَve O'dur
ٱلَّذِىٓsizi dirilten
أَحْيَاكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثُمَّsonra
يُمِيتُكُمْsizi öldüren
ثُمَّsonra (yine)
يُحْيِيكُمْsizi dirilten
إِنَّgerçekten
ٱلْإِنسَٰنَinsan
لَكَفُورٌۭçok nankördür

Allah, sizi yoktan var ederek hayat verendir. Sonra ömürleriniz tükendiğinde sizi öldürecek, öldükten sonra amellerinizden dolayı hesaba çekmek için sizi yeniden diriltecektir. Yaptıklarınızın karşılığını size verecektir. Şüphesiz insan, Allah'ın nimetleri -apaçık olmasına rağmen- başkasına ibadet ederek çokça nankörlük eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

لِّكُلِّ أُمَّةٍۢ جَعَلْنَا مَنسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ ۖ فَلَا يُنَٰزِعُنَّكَ فِى ٱلْأَمْرِ ۚ وَٱدْعُ إِلَىٰ رَبِّكَ ۖ إِنَّكَ لَعَلَىٰ هُدًۭى مُّسْتَقِيمٍۢ

Her ümmete uygulamakta oldukları bir ibadet yolu belirledik. Öyleyse, bu iş/din hususunda seninle tartışmasınlar. Rabbine davet et. Hiç kuşkusuz sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِّكُلِّher
أُمَّةٍۢümmete
جَعَلْنَاbelirledik
مَنسَكًاibadet şekli
هُمْonların
نَاسِكُوهُuydukları
فَلَاasla
يُنَٰزِعُنَّكَseninle çekişmesinler
فِىbu işte
ٱلْأَمْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱدْعُçağır
إِلَىٰRabbine
رَبِّكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّكَkuşkusuz sen
لَعَلَىٰüzerindesin
هُدًۭىbir yol
مُّسْتَقِيمٍۢdosdoğru

Biz her bir millete şeriat verdik. Onlar kendi şeriatları ile amel ederler. -Ey Resul!- Müşrikler ve başka dinlere mensup olanlar senin şeriatin hakkında seninle tartışmasınlar. Sen tartışmaya onlardan daha hak sahibisin. Çünkü onlar batıl ehlidir. İnsanları ihlasla Allah'ı birlemeye çağır. Şüphesiz sen hiçbir eğriliğin bulunmadığı dosdoğru yol üzeresin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

وَإِن جَٰدَلُوكَ فَقُلِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

Eğer seninle mücadele ederlerse, de ki: “Allah, yapmakta olduğunuzu daha iyi bilmektedir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve eğer
جَٰدَلُوكَseninle mücadele ederlerse
فَقُلِde ki
ٱللَّهُAllah
أَعْلَمُdaha iyi bilir
بِمَاşeyleri
تَعْمَلُونَyaptıklarınız

Hüccet kendilerine ikame edildikten ve işleri Allah'a havale edildikten sonra hâlâ seninle tartışmaya devam ederlerse onları tehdit ederek şöyle de: "Allah yaptığınız her ameli hakkıyla bilir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığınızı verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

ٱللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

Hakkında ayrılığa düşüp durduğunuz şeyler konusunda, kıyamet günü Allah aranızda hüküm verecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱللَّهُAllah
يَحْكُمُhükmedecektir
بَيْنَكُمْaranızda
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
فِيمَاhususlarda
كُنتُمْolduğunuz
فِيهِonda
تَخْتَلِفُونَayrılığa düşüyor

Yüce Allah kıyamet günü, din ile alakalı ayrılığa düştükleri meselelerde Mümin ve kâfir bütün kulları arasında hükmedecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ ۗ إِنَّ ذَٰلِكَ فِى كِتَٰبٍ ۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌۭ

Bilmez misin ki Allah, gökte ve yerde olan her şeyi bilir. Şüphesiz ki bütün bunlar bir kitaptadır. Gerçekten bu Allah’a çok kolaydır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْbilmez misin?
تَعْلَمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّkuşkusuz
ٱللَّهَAllah
يَعْلَمُbilir
مَاne varsa
فِىgökte
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
إِنَّkuşkusuz
ذَٰلِكَbunların hepsi
فِىbir Kitaptadır
كِتَٰبٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّşüphesiz
ذَٰلِكَbu
عَلَىiçin
ٱللَّهِAllah
يَسِيرٌۭkolaydır

-Ey Resul!- Şüphesiz ki Yüce Allah'ın, gökte ve yerde olan her şeyi hakkıyla bildiğini bilmez misin? Göklerde ve yerde olan hiç bir şey O'na gizli kalmaz. Bütün bunların ilmi Levh-i Mahfuz'da kaydedilmiştir. Bütün bunların ilmi Yüce Allah için çok kolaydır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًۭا وَمَا لَيْسَ لَهُم بِهِۦ عِلْمٌۭ ۗ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍۢ

Onlar; Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere ibadet ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَعْبُدُونَve tapıyorlar
مِنşeylere
دُونِdışında
ٱللَّهِAllah'ın
مَاindirmemiştir
لَمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُنَزِّلْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦonlara
سُلْطَٰنًۭاhiçbir delil
وَمَاve
لَيْسَyoktur
لَهُمkendilerinin
بِهِۦonun hakkında
عِلْمٌۭbir bilgileri
وَمَاve yoktur
لِلظَّٰلِمِينَo zalimlerin
مِنhiçbir
نَّصِيرٍۢyardımcısı

Müşrikler, Allah'ın kendilerine ibadet edileceğine dair kitaplarında hiçbir hüccet indirmediği Allah'tan başka putlara taparlar. Bu hususta onların ilmi hiçbir delili yoktur. Onların tek dayanağı babalarını körü körüne taklit etmeleridir. Zalimler için Allah'ın azabından onları koruyacak hiçbir yardımcıları yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍۢ تَعْرِفُ فِى وُجُوهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمُنكَرَ ۖ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِٱلَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا ۗ قُلْ أَفَأُنَبِّئُكُم بِشَرٍّۢ مِّن ذَٰلِكُمُ ۗ ٱلنَّارُ وَعَدَهَا ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârı anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kâfirlere vadetti. O, ne kötü sondur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
تُتْلَىٰokunduğu
عَلَيْهِمْkendilerine
ءَايَٰتُنَاayetlerimiz
بَيِّنَٰتٍۢapaçık
تَعْرِفُanlarsın
فِىyüzlerinde
وُجُوهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلَّذِينَkimselerin
كَفَرُوا۟inkar eden
ٱلْمُنكَرَhoşnutsuzluk
يَكَادُونَneredeyse
يَسْطُونَüzerine saldıracaklar
بِٱلَّذِينَokuyanların
يَتْلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْهِمْkendilerine
ءَايَٰتِنَاayetlerimizi
قُلْde ki
أَفَأُنَبِّئُكُمsize haber vereyim mi?
بِشَرٍّۢdaha kötü bir şey
مِّنbundan
ذَٰلِكُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلنَّارُateş!
وَعَدَهَاve onu va'detmiştir
ٱللَّهُAllah
ٱلَّذِينَkimselere
كَفَرُوا۟inkar eden
وَبِئْسَve ne kötü
ٱلْمَصِيرُsondur

Onlara, Kur'an'dan apaçık ayetlerimizi okunduğunda kâfirlerin asık suratlı yüzlerinden, o ayetleri işittikleri zaman inkâr ettiklerini anlarsın. Öfkelerinin şiddetinden neredeyse ayetlerimizi kendilerine okuyanların üzerine atlarlar. -Ey Resul!- Onlara de ki: Sizlerin öfkesi ve yüzlerinizin asıklığından daha şiddetli bir şeyi haber vereyim mi? O, Allah'ın kâfirleri içine gireceğini vadettiği cehennemdir. Onların varacağı bu yer ne kötü bir yerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌۭ فَٱسْتَمِعُوا۟ لَهُۥٓ ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَن يَخْلُقُوا۟ ذُبَابًۭا وَلَوِ ٱجْتَمَعُوا۟ لَهُۥ ۖ وَإِن يَسْلُبْهُمُ ٱلذُّبَابُ شَيْـًۭٔا لَّا يَسْتَنقِذُوهُ مِنْهُ ۚ ضَعُفَ ٱلطَّالِبُ وَٱلْمَطْلُوبُ

-Ey insanlar!- Bir örnek veriliyor, onu iyice dinleyin! Sizin Allah’ın dışında dua ettikleriniz (ilahlar) bir araya gelseler bile bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de zayıftır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلنَّاسُinsanlar
ضُرِبَsize verildi
مَثَلٌۭbir temsil
فَٱسْتَمِعُوا۟dinleyin
لَهُۥٓonu
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَyalvardıklarınız
تَدْعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
لَنyaratamazlar
يَخْلُقُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ذُبَابًۭاbir sinek dahi
وَلَوِşayet
ٱجْتَمَعُوا۟bir araya toplansalar
لَهُۥonların hepsi
وَإِنve eğer
يَسْلُبْهُمُonlardan kapsa
ٱلذُّبَابُsinek
شَيْـًۭٔاbir şey
لَّاbunu kurtaramazlar
يَسْتَنقِذُوهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْهُondan
ضَعُفَaciz
ٱلطَّالِبُisteyen de
وَٱلْمَطْلُوبُistenen de

-Ey İnsanlar!- size bir misal verildi, onu iyice dinleyin ve ondan ibret alın. Şüphesiz Allah'tan başka ibadet ettiğiniz putlar ve diğerleri, acizliklerinden dolayı küçücük bir sineği dahi yaratamazlar. Onların hepsi sineği yaratmak için bir araya gelse onu yaratamazlar. Sinek onların üzerinde olan kokudan ya da benzeri bir şeyden kapsa, onu ondan kurtaramazlar. Sineği yaratmaktan ve ondan bir şey kurtarmaktan aciz oldukları için ondan daha büyük bir şeyi yaratmaktan da aciz oldukları ortaya çıkmıştır. -Onlar aciz olmalarına rağmen- nasıl olur da Allah Teâlâ'dan başkasına ibadet ederler? İsteyen zayıftır. O, sineğin kendisinden aldığını kurtarmaya güç yetiremeyen ve kendisine ibadet edilen puttur. Kendisinden istenilen de zayıftır. O da sinektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

مَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦٓ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاtakdir edemediler
قَدَرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهَAllah'ı
حَقَّhakkıyle
قَدْرِهِۦٓkadrini
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
لَقَوِىٌّkuvvetlidir
عَزِيزٌüstündür

Onlar Allah'ın yaratmış olduğu bazı canlılara ibadet ederek Yüce Allah'ı hakkıyla tazim edemediler. Şüphesiz Yüce Allah güçlüdür, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri yaratması güç ve kudretindendir. Müşriklerin ibadet ettiği hiçbir şeyi yaratamayan, zelil ve zayıf putların aksine Yüce Allah hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği mutlak güç sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

ٱللَّهُ يَصْطَفِى مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلًۭا وَمِنَ ٱلنَّاسِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌۭ

Allah, meleklerden de rasûller seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱللَّهُAllah
يَصْطَفِىseçer
مِنَmeleklerden
ٱلْمَلَٰٓئِكَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رُسُلًۭاelçiler
وَمِنَve
ٱلنَّاسِinsanlardan
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
سَمِيعٌۢişitendir
بَصِيرٌۭgörendir

Allah -Subhanehu ve Teâlâ- meleklerden elçiler seçer ve aynı şekilde insanlardan da elçiler seçer. Cebrail gibi bazı melekleri peygamberlere gönderir. Allah Cebrail'i insanlar içinden seçilen elçilere göndermiştir. İnsanlardan olan resulleri de insanlara gönderir. Şüphesiz Allah, müşriklerin resulleri hakkında ne söylediğini hakkıyla işitendir, risaleti/elçiliği için seçtiklerini de hakkıyla görendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

76

يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۗ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

Onların önceden yaptıklarını da, yapacaklarını da bilir. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَعْلَمُbilir
مَاolanı
بَيْنَarasında (önlerinde)
أَيْدِيهِمْelleri (önlerinde)
وَمَاve olanı
خَلْفَهُمْarkalarında
وَإِلَىve
ٱللَّهِAllah'a
تُرْجَعُdöndürülür
ٱلْأُمُورُbütün işler

Allah -Subhanehu ve Teâlâ- melekler ve insanlardan olan elçilerinin yaratılmadan önce ve vefat ettikten sonra üzerlerinde oldukları hali bilir. Kıyamet günü bütün işler Yüce Allah'a döner. Öyle ki kullarını yeniden diriltip, yapmış oldukları amellerden dolayı onlara karşılıklarını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

77

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱرْكَعُوا۟ وَٱسْجُدُوا۟ وَٱعْبُدُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱفْعَلُوا۟ ٱلْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ ۩

Ey iman edenler! Rüku edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inanan
ٱرْكَعُوا۟rüku' edin
وَٱسْجُدُوا۟ve secde edin
وَٱعْبُدُوا۟ve ibadet edin
رَبَّكُمْRabbinize
وَٱفْعَلُوا۟ve işleyin
ٱلْخَيْرَhayır
لَعَلَّكُمْumulur ki
تُفْلِحُونَkurtuluşa erersiniz

Ey Allah'a iman edenler ve Yüce Allah'ın din ile belirlediği ibadetlerle yalnızca O'na ibadet edenler! Namazlarınızda yalnızca Allah için rüku ve secde edin. Sadaka, akrabalık bağı gibi hayır işlerini işleyin, umulur ki talep edileni kazanır, korkulandan da kurtulursunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

78

وَجَٰهِدُوا۟ فِى ٱللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِۦ ۚ هُوَ ٱجْتَبَىٰكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلدِّينِ مِنْ حَرَجٍۢ ۚ مِّلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَٰهِيمَ ۚ هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلْمُسْلِمِينَ مِن قَبْلُ وَفِى هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ ۚ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱعْتَصِمُوا۟ بِٱللَّهِ هُوَ مَوْلَىٰكُمْ ۖ فَنِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ

Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti, dinde üzerinize bir zorluk yüklemedi. (Bu) Babanız İbrahim’in dinidir. Allah, bundan önce ve bunda (Kur’an’da) size "Müslüman" ismini vermiştir. (Hesap günü) Rasûl size şahit olsun, siz de insanlığa şahit olun diye. Öyleyse namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah’a sımsıkı bağlanın. O, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَٰهِدُوا۟ve cihad edin
فِىuğrunda
ٱللَّهِAllah
حَقَّhakkıyla
جِهَادِهِۦcihadın
هُوَO
ٱجْتَبَىٰكُمْsizi seçti
وَمَاve
جَعَلَyüklemedi
عَلَيْكُمْsize
فِىdinde
ٱلدِّينِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْhiç bir
حَرَجٍۢgüçlük
مِّلَّةَdinine
أَبِيكُمْbabanız
إِبْرَٰهِيمَİbrahim'in
هُوَO
سَمَّىٰكُمُsize adını verdi
ٱلْمُسْلِمِينَmüslümanlar
مِنbundan önce
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَفِىve
هَٰذَاbu(Kur'a)nda
لِيَكُونَolması için
ٱلرَّسُولُElçi'nin
شَهِيدًاşahid
عَلَيْكُمْsize
وَتَكُونُوا۟ve sizin olmanız için
شُهَدَآءَşahid
عَلَىüzerine
ٱلنَّاسِinsanlar
فَأَقِيمُوا۟haydi kılın
ٱلصَّلَوٰةَnamazı
وَءَاتُوا۟ve verin
ٱلزَّكَوٰةَzekatı
وَٱعْتَصِمُوا۟ve sarılın
بِٱللَّهِAllah'a
هُوَO'dur
مَوْلَىٰكُمْmevlanız (sahibiniz)
فَنِعْمَne güzel
ٱلْمَوْلَىٰmevladır
وَنِعْمَve ne güzel
ٱلنَّصِيرُyardımcıdır

Allah'ın yüzünü umarak ihlaslı bir şekilde Allah yolunda cihat edin. O, sizi seçti ve dininizi içinde şiddet ve zorluğun olmadığı kolaylık dini kıldı. Bu din, babanız İbrahim -aleyhisselam'ın da dinidir. Resul tebliğ etmekle sorumlu olduğu şeyi size tebliğ ederek sizin üzerinize şahit olması ve sizlerin de geçmiş ümmetlere resullerinin tebliğ ettiğine şahitlik etmeniz için Yüce Allah geçmiş kitaplarda ve Kur'an'da sizi Müslümanlar olarak isimlendirmiştir. Namazı en kamil şekilde eda ederek Allah'a şükredin, mallarınızın zekâtını verin, Allah'a sığının, işlerinizde ona itimat edin. O -Subhanehu ve Teâlâ- Müminlerden kendisini veli edinenler için ne güzel bir dost ve O'ndan yardım dileyen Mümin kulları için ne güzel yardımcıdır. O'nu dost edinin ki sizin dostunuz olsun. Ondan yardım dileyin ki size yardım etsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir