Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

19. Sûre · Mekke · 98 Ayet

مريم

MERYEM SÛRESİ

Meryem (AS)

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

Meryem Sûresi ne anlatır?

Meryem Sûresi 98 ayettir. Hz. Zekeriyyâ ve Yahyâ, Hz. Meryem ve Hz. Îsâ, Hz. İbrâhim ve başka peygamberlerden bölümler içerir. Ana eksen Allah'ın rahmeti, dua, kulluk ve peygamberlerin tevhid çağrısıdır.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 2

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

كٓهيعٓصٓ

Kâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd.1

  1. [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كٓهيعٓصٓKaf ha ya 'ayn sad

(Kâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُۥ زَكَرِيَّآ

Bu, Rabbinin Zekeriya kuluna olan merhametinin zikredilmesidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذِكْرُbu anmasıdır'
رَحْمَتِrahmetini
رَبِّكَRabbinin
عَبْدَهُۥkulu
زَكَرِيَّآZekeriyya'ya

Bu, Rabbinin Zekeriya -aleyhisselam- kuluna olan rahmetinin zikredilmesidir. Düşünüp ibret alasınız diye o kıssayı sana anlatacağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥ نِدَآءً خَفِيًّۭا

Hani o, Rabbine gizlice yalvarmıştı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
نَادَىٰyalvarmıştı
رَبَّهُۥRabbine
نِدَآءًbir seslenişle
خَفِيًّۭاgizli

Hani o, duasının kabul edilmesi için Rabbi -Subhânehu ve Teâlâ-'ya gizlice yalvarmıştı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

قَالَ رَبِّ إِنِّى وَهَنَ ٱلْعَظْمُ مِنِّى وَٱشْتَعَلَ ٱلرَّأْسُ شَيْبًۭا وَلَمْ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيًّۭا

O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim zayıflayıp gevşedi ve ağarmış saçıyla başım yaşlılık aleviyle tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiç bir zaman bedbaht olmadım."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
رَبِّRabbim
إِنِّىşüphesiz ben
وَهَنَgevşedi
ٱلْعَظْمُkemik(lerim)
مِنِّىbenim
وَٱشْتَعَلَve tutuştu
ٱلرَّأْسُbaşım
شَيْبًۭاihtiyarlık aleviyle
وَلَمْve
أَكُنۢolmadım
بِدُعَآئِكَsana du'a ile
رَبِّRabbim
شَقِيًّۭاbahtsız

Dedi ki: "Ey Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçlarımdaki beyazlıklar arttı. Sana yapmış olduğum duamda hiç hayal kırıklığına uğramadım. Bilakis sana her dua ettiğimde duama icabet ettin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

وَإِنِّى خِفْتُ ٱلْمَوَٰلِىَ مِن وَرَآءِى وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًۭا فَهَبْ لِى مِن لَّدُنكَ وَلِيًّۭا

"Ben arkamdan gelecek yakınlarım için endişeliyim. Karım ise kısırdır, bana katından bir evlat bağışla."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنِّىdoğrusu ben
خِفْتُkorktum
ٱلْمَوَٰلِىَyerime geçecek yakınlarımdan
مِنarkamdan
وَرَآءِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَكَانَتِve
ٱمْرَأَتِىkarım da
عَاقِرًۭاkısırdır
فَهَبْ(Ne olur) lutfet
لِىbana
مِنkatından
لَّدُنكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلِيًّۭاbir veli(aht)

Ben öldükten sonra akrabalarımın dünya ile meşgul olarak dini hakkıyla yaşamamalarından dolayı endişe içindeyim. Hanımım da kısır olduğu için çocuk doğuramaz. Bundan dolayı kendi katından bana yardımcı olacak bir çocuk bağışla.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

يَرِثُنِى وَيَرِثُ مِنْ ءَالِ يَعْقُوبَ ۖ وَٱجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّۭا

"Bana da Yakupoğulları'na mirasçı olsun. Rabbim onu razı olacağın bir kimse kıl."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَرِثُنِىbana mirasçı olsun
وَيَرِثُve mirasçı olsun
مِنْoğullarına
ءَالِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَعْقُوبَYa'kub
وَٱجْعَلْهُve onu yap
رَبِّRabbim
رَضِيًّۭاrazı olduklarından

Benden ve Yakup -aleyhisselam-'ın oğullarından peygamberliği miras alsın. -Ey Rabbim!- Onu dininden, ahlakından ve amelinden razı olacağın bir kimse kıl.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسْمُهُۥ يَحْيَىٰ لَمْ نَجْعَل لَّهُۥ مِن قَبْلُ سَمِيًّۭا

“Ey Zekeriya! Gerçekten biz sana Yahya adında bir oğul müjdeleriz. Bundan önce kimseye bu adı vermemiştik.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰزَكَرِيَّآEy Zekeriyya
إِنَّاşüphesiz biz
نُبَشِّرُكَsana müjdeleriz
بِغُلَٰمٍbir oğul
ٱسْمُهُۥonun adı
يَحْيَىٰYahya'dır
لَمْyapmadık
نَجْعَلAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَّهُۥona
مِنdaha önce
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَمِيًّۭاadaş

Yüce Allah, duasına icabet etti ve ona ey Zekeriya! diye seslendi. Şüphesiz ki seni mutlu edecek bir şeyi haber vereceğiz. Duana icabet ettik ve sana Yahya isminde bir oğul verdik. Ondan önce bu ismi kimseye vermedik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌۭ وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًۭا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ ٱلْكِبَرِ عِتِيًّۭا

“Rabbim! Hanımım kısır ve ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olur ki?”dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
رَبِّRabbim
أَنَّىٰnasıl olur?
يَكُونُbenim
لِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
غُلَٰمٌۭoğlum
وَكَانَتِve
ٱمْرَأَتِىkarım da
عَاقِرًۭاkısırdır
وَقَدْve gerçekten
بَلَغْتُben ulaştım
مِنَihtiyarlığın
ٱلْكِبَرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عِتِيًّۭاson sınırına

Zekeriya Allah'ın kudreti karşısında hayrete kapılarak şöyle dedi: Hanımım kısır olduğu için çocuk doğuramazken ve ben ise ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış ve kemiklerim zayıflamışken nasıl olur da benim çocuğum olur?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌۭ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِن قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًۭٔا

(Melek) Dedi ki: “Öyle. (Ama) Rabbin buyurdu ki: Bu, benim için pek kolaydır. Çünkü sen daha önce bir şey değilken seni yarattım.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
كَذَٰلِكَöyledir
قَالَdedi;
رَبُّكَsenin Rabbin
هُوَO
عَلَىَّbana
هَيِّنٌۭkolaydır
وَقَدْve gerçekten
خَلَقْتُكَseni de yaratmıştım
مِنdaha önce
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَمْve değilken
تَكُsen
شَيْـًۭٔاhiçbir şey

Melek dedi ki: Evet dediğin gibi hanımın doğuramaz ve sen de ihtiyarlığın son noktasına gelmiş ve kemiklerin zayıflamış bir yaştasın. Ancak Rabbin şöyle buyurdu: Allah'ın Yahya'yı kısır bir anneden ve ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış bir babadan yaratması çok kolaydır. Ey Zekeriya! Ben seni daha önceden zikredilen bir şey değilken yoktan var ettim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةًۭ ۚ قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَ لَيَالٍۢ سَوِيًّۭا

Zekeriyya: “Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver.” dedi. Allah da: “Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır.” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
رَبِّRabbim
ٱجْعَل(öyle ise) ver
لِّىٓbana
ءَايَةًۭbir işaret
قَالَdedi
ءَايَتُكَsenin işaretin
أَلَّاkonuşamamandır
تُكَلِّمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلنَّاسَinsanlarla
ثَلَٰثَüç
لَيَالٍۢgece
سَوِيًّۭاsapasağlam olduğun halde

Zekeriya -aleyhisselam- dedi ki: Ey Rabbim! Meleklerin beni müjdelediği şeyin gerçekleşeceğine işaret eden mutmain olacağım bir işaret göster. Müjdelendiğin şeyin gerçekleşeceğine dair işaret, hiçbir sebebi olmamasına ve sağlık ve afiyet üzere olmana rağmen (üç gün) üç gece insanlarla konuşmaya güç yetiremeyecek olmandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنَ ٱلْمِحْرَابِ فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ أَن سَبِّحُوا۟ بُكْرَةًۭ وَعَشِيًّۭا

Derken Zekeriya mabedden halkının karşısına çıktı ve onlara “Sabah akşam (Allah’ı) tesbih edin!” diye işaret etti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَخَرَجَçıkıp
عَلَىٰkarşısına
قَوْمِهِۦkavminin
مِنَma'bedden
ٱلْمِحْرَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَأَوْحَىٰٓişaret etti
إِلَيْهِمْonlara
أَنdiye
سَبِّحُوا۟tesbih edin
بُكْرَةًۭsabah
وَعَشِيًّۭاve akşam

Zekeriya ibadet ettiği yerden kavminin karşısına çıktı. Konuşmadan: "Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'yı sabah akşam tespih edin." diye işaret etti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

يَٰيَحْيَىٰ خُذِ ٱلْكِتَٰبَ بِقُوَّةٍۢ ۖ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْحُكْمَ صَبِيًّۭا

“Ey Yahya! Kitabı tam bir kuvvetle tut.” Biz ona daha çocukken hikmeti verdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰيَحْيَىٰEy Yahya
خُذِtut
ٱلْكِتَٰبَKitabı
بِقُوَّةٍۢkuvvetle
وَءَاتَيْنَٰهُve ona verdik
ٱلْحُكْمَhikmet
صَبِيًّۭاçocuk iken

Yahya dünyaya geldi ve kendisine hitap edilecek yaşa ulaştı. Ardından ona: "Ey Yahya! Tevrat'ı ciddiyet ve gayret ile al." dedik. Daha çocuk yaştayken ona anlayış, ilim, ciddiyet ve kararlılık verdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَحَنَانًۭا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةًۭ ۖ وَكَانَ تَقِيًّۭا

Katımızdan bir merhamet ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَحَنَانًۭاve bir rahmet
مِّنkatımızdan
لَّدُنَّاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَزَكَوٰةًۭve temizlik
وَكَانَve oldu
تَقِيًّۭاsakınan (bir kimse)

Katımızdan ona bir rahmet verdik, onu günahlardan temizledik. Allah'ın emirlerini emreden ve yasaklarından sakınan takvalı bir kimseydi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَيْهِ وَلَمْ يَكُن جَبَّارًا عَصِيًّۭا

Ana babasına karşı itaatkârdı. Büyüklük taslayan ve isyankâr bir kimse değildi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَبَرًّۢاve iyilik ediciydi
بِوَٰلِدَيْهِana babasına
وَلَمْve
يَكُنdeğildi
جَبَّارًاbaş kaldıran
عَصِيًّۭاbir zorba

Ana babasına karşı lütufta ve ihsanda bulunan itaatkâr birisiydi. Rabbine ve ana babasına itaatte büyüklük taslayan ve isyankâr biri olmadı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

وَسَلَٰمٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّۭا

Doğduğu gün, öldüğü gün ve yeniden dirileceği gün ona selam olsun.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَسَلَٰمٌselam olsun!
عَلَيْهِona
يَوْمَgün
وُلِدَdoğduğu
وَيَوْمَve gün
يَمُوتُöleceği
وَيَوْمَve gün
يُبْعَثُkaldırılacağı
حَيًّۭاdiri olarak

Doğduğu gün, bu hayattan ölerek çıkacağı gün ve kıyamet günü diriltileceği gün Allah'ın selameti ve emaneti onun üzerine olsun. Bu üç yer insanın başından geçecek en zor yerdir. Eğer buralarda emanda olursa buraların dışında onun için korku yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَرْيَمَ إِذِ ٱنتَبَذَتْ مِنْ أَهْلِهَا مَكَانًۭا شَرْقِيًّۭا

Kitapta Meryem’i de an! Hani o, ailesinden ayrılarak doğu tarafında inzivaya çekilmişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱذْكُرْan (hatırla)
فِىKitapta
ٱلْكِتَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَرْيَمَMeryem'i
إِذِbir zaman
ٱنتَبَذَتْo ayrılıp çekilmişti
مِنْailesinden
أَهْلِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَكَانًۭاbir yere
شَرْقِيًّۭاdoğu yönünde

-Ey Resul!- Sana indirilen Kur'an'da Meryem -aleyhisselam-'ın haberini de zikret. Hani ailesinden ayrılıp tek başına doğu yönündeki bir yerde inzivaya çekildi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

فَٱتَّخَذَتْ مِن دُونِهِمْ حِجَابًۭا فَأَرْسَلْنَآ إِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًۭا سَوِيًّۭا

Sonra onlarla kendi arasında bir perde germişti. Derken biz ona ruhumuzu (Cebrâil’i) gönderdik. Ona tam bir insan suretinde göründü.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱتَّخَذَتْçekmişti
مِنonlarla arasına
دُونِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حِجَابًۭاbir perde
فَأَرْسَلْنَآbiz de gönderdik
إِلَيْهَاona
رُوحَنَاruhumuzu (Cebrail'i)
فَتَمَثَّلَgöründü
لَهَاona
بَشَرًۭاbir insan şeklinde
سَوِيًّۭاdüzgün

Kavmi ile kendisi arasına Rabbine olan ibadetini görmeyecekleri bir perde edindi. Biz ona Cebrail -aleyhisselam-'ı gönderdik. Tam bir insan suretinde ona gözüktü. Meryem de bu kimsenin ona zarar vermek istemesinden korktu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

قَالَتْ إِنِّىٓ أَعُوذُ بِٱلرَّحْمَٰنِ مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيًّۭا

Meryem: “Senden Rahman’a sığınırım, eğer takvâ sahibi bir kimse isen” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَتْ(Meryem) dedi ki
إِنِّىٓşüphesiz ben
أَعُوذُsığınırım
بِٱلرَّحْمَٰنِRahman'a
مِنكَsenden
إِنeğer
كُنتَisen
تَقِيًّۭاkorkuyor

Onu kendisine doğru yönelmiş, normal yaratılışta bir insan suretinde görünce ona: "Eğer Allah’tan korkan takvalı bir kimse isen, sana karşı Rahman'ın himayesini dilerim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

قَالَ إِنَّمَآ أَنَا۠ رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَٰمًۭا زَكِيًّۭا

Cebrail: “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim.” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
إِنَّمَآsadece
أَنَا۠ben
رَسُولُelçisiyim
رَبِّكِRabbinin
لِأَهَبَhediye edeyim diye
لَكِsana
غُلَٰمًۭاbir erkek çocuğu
زَكِيًّۭاtertemiz

Cebrail -aleyhisselam-: "Ben beşer değilim. Ancak ben Rabbinin sana tertemiz bir oğul bahşetmesinden dolayı sana gönderdiği elçisiyim." dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

قَالَتْ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌۭ وَلَمْ يَمْسَسْنِى بَشَرٌۭ وَلَمْ أَكُ بَغِيًّۭا

Meryem: “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَتْdedi
أَنَّىٰnasıl
يَكُونُolur
لِىbenim
غُلَٰمٌۭoğlum
وَلَمْbana dokunmadı
يَمْسَسْنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَشَرٌۭbir insan
وَلَمْve
أَكُben değilim
بَغِيًّۭاiffetsiz

Meryem şaşırmış bir halde: "Bana bir eş ya da başkası yaklaşmamış ve ben zinakâr biri olmadığım halde nasıl bir oğlum olabilir?" dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌۭ ۖ وَلِنَجْعَلَهُۥٓ ءَايَةًۭ لِّلنَّاسِ وَرَحْمَةًۭ مِّنَّا ۚ وَكَانَ أَمْرًۭا مَّقْضِيًّۭا

Cebrâil: “Evet, öyle! Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir.” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
كَذَٰلِكِöyledir
قَالَdedi
رَبُّكِRabbin
هُوَO
عَلَىَّbana
هَيِّنٌۭkolaydır
وَلِنَجْعَلَهُۥٓonu kılmak için
ءَايَةًۭbir mu'cize
لِّلنَّاسِinsanlara
وَرَحْمَةًۭve bir rahmet
مِّنَّاbizden
وَكَانَve olup
أَمْرًۭا
مَّقْضِيًّۭاkarara bağlanarak

Cebrail ona: "Evet böyle. Sana bir eş ya da başkası dokunmamıştır ve sen zinakâr biri de olmadın." dedi. Fakat Rabbin -Subhanehu ve Teâlâ- şöyle buyurdu: "Babasız bir çocuk yaratmak bana çok kolaydır. Sana bahşedilen bu çocuk Allah'ın kudretine dair insanlar için bir alamet, sana ve ona iman edenlere bir rahmet olacaktır. Senin çocuğunun yaratılması Allah tarafından takdir edilmiş ve Levh-i Mahfuz'da yazılmış bir husustur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

۞ فَحَمَلَتْهُ فَٱنتَبَذَتْ بِهِۦ مَكَانًۭا قَصِيًّۭا

Böylelikle ona gebe kaldı da böylece onunla ıssız bir yere çekildi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَحَمَلَتْهُona gebe kaldı
فَٱنتَبَذَتْve çekildi
بِهِۦonunla
مَكَانًۭاbir yere
قَصِيًّۭاuzak

Meryem meleğin kendisine çocuğun ruhunu üfledikten sonra hamile kaldı ve insanlardan uzak bir yerde inzivaya çekildi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

فَأَجَآءَهَا ٱلْمَخَاضُ إِلَىٰ جِذْعِ ٱلنَّخْلَةِ قَالَتْ يَٰلَيْتَنِى مِتُّ قَبْلَ هَٰذَا وَكُنتُ نَسْيًۭا مَّنسِيًّۭا

Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. “Keşke bundan önce ölseydim de büsbütün unutulup gitmiş olsaydım!” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَجَآءَهَاve onu getirdi
ٱلْمَخَاضُdoğum sancısı
إِلَىٰdalı(nın altı)na
جِذْعِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلنَّخْلَةِbir hurma
قَالَتْdedi
يَٰلَيْتَنِىey keşke
مِتُّölseydim
قَبْلَönce
هَٰذَاbundan
وَكُنتُve idim
نَسْيًۭاunutulsa
مَّنسِيًّۭاunutulanlar gibi

Doğum sancısı onu bir hurma ağacına (dayanmaya) sevk etti. Meryem -aleyhisselam-: "Keşke bugünden önce ölseydim, benim hakkımda kötü düşünmemeleri için unutulup gitseydim." dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

فَنَادَىٰهَا مِن تَحْتِهَآ أَلَّا تَحْزَنِى قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّۭا

Bunun üzerine (İsâ) Onun (Meryem'in) altından şöyle seslendi: “Üzülme, Rabbin senin alt tarafından bir su arkı kılmıştır.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَنَادَىٰهَاona şöyle seslendi
مِنaltından
تَحْتِهَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَلَّاüzülme
تَحْزَنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَدْgerçekten
جَعَلَvar etti
رَبُّكِRabbin
تَحْتَكِalt tarafında
سَرِيًّۭاbir su arkı

Ayaklarının altından İsa ona seslenerek: "Üzülme sakın! Rabbin ayaklarının altından kendisinden içeceğin bir su arkı kılmıştır." dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

وَهُزِّىٓ إِلَيْكِ بِجِذْعِ ٱلنَّخْلَةِ تُسَٰقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًۭا جَنِيًّۭا

'Hurma ağacını kendine doğru silkele ki, sana taze hurma dökülsün.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَهُزِّىٓsilkele
إِلَيْكِsana doğru
بِجِذْعِdalını
ٱلنَّخْلَةِhurma
تُسَٰقِطْdökülsün
عَلَيْكِüzerine
رُطَبًۭاolgun hurma
جَنِيًّۭاtaze

Hurma ağacını sıkıca tut ve silkele ki senin için toplayacağın taze hurma dökülsün.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

فَكُلِى وَٱشْرَبِى وَقَرِّى عَيْنًۭا ۖ فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلْبَشَرِ أَحَدًۭا فَقُولِىٓ إِنِّى نَذَرْتُ لِلرَّحْمَٰنِ صَوْمًۭا فَلَنْ أُكَلِّمَ ٱلْيَوْمَ إِنسِيًّۭا

Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan; “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım.” de!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَكُلِىye
وَٱشْرَبِىve iç
وَقَرِّىve aydın olsun
عَيْنًۭاgözün
فَإِمَّاeğer
تَرَيِنَّgörürsen
مِنَinsanlardan
ٱلْبَشَرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَحَدًۭاbirini
فَقُولِىٓde ki
إِنِّىşüphesiz ben
نَذَرْتُadadım
لِلرَّحْمَٰنِRahman için
صَوْمًۭاoruç
فَلَنْasla
أُكَلِّمَkonuşmayacağım
ٱلْيَوْمَbugün
إِنسِيًّۭاhiçbir insanla

Taze hurmadan ye, sudan iç, yeni doğan bebeğinden dolayı mutlu ol, sakın üzülme. İnsanlardan birini görür de sana yeni doğan bebeğinden sorarsa ona de ki: "Ben Rabbim için kendime konuşmamayı adadım. Bugün hiç bir kimseyle konuşmayacağım."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

فَأَتَتْ بِهِۦ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۥ ۖ قَالُوا۟ يَٰمَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًۭٔا فَرِيًّۭا

Onu taşıyarak kavmine götürdü: “Ey Meryem! Gerçekten sen görülmedik bir iş yaptın” dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَتَتْgetirdi
بِهِۦonu
قَوْمَهَاkavmine
تَحْمِلُهُۥtaşıyarak
قَالُوا۟dediler
يَٰمَرْيَمُEy Meryem
لَقَدْgerçekten
جِئْتِsen yaptın
شَيْـًۭٔاbir iş
فَرِيًّۭاtuhaf korkunç'

Meryem çocuğunu taşıyarak halkının yanına geldi. Halkı, onun bu yaptığını kötü gördü ve şöyle dedi: "Ey Meryem! Çok büyük bir kötülükle, babası olmayan bir çocukla geldin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

يَٰٓأُخْتَ هَٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمْرَأَ سَوْءٍۢ وَمَا كَانَتْ أُمُّكِ بَغِيًّۭا

"Ey Hârûn’un kızkardeşi! Baban kötü birisi değildi, annen de iffetsiz değildi." dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأُخْتَey kızkardeşi
هَٰرُونَHarun'un
مَاdeğildi
كَانَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَبُوكِbaban
ٱمْرَأَbir adam
سَوْءٍۢkötü
وَمَاve
كَانَتْdeğildi
أُمُّكِannen de
بَغِيًّۭاiffetsiz

"Ey ibadet etmede Harun'a benzeyen kadın! Senin baban da annen de zinakâr biri değildi. Sen salihliği ile bilinen temiz bir ailedensin. Nasıl olur da babası olmayan bir çocukla gelirsin?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ ۖ قَالُوا۟ كَيْفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِى ٱلْمَهْدِ صَبِيًّۭا

Bunun üzerine (çocuğu) işaret etti. "Onlar da biz, beşikteki bir çocukla nasıl konuşabiliriz?" dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَشَارَتْ(çocuğu) gösterdi
إِلَيْهِonlara
قَالُوا۟dediler ki
كَيْفَnasıl
نُكَلِّمُkonuşuruz
مَنkimseyle
كَانَolan
فِىbeşikte
ٱلْمَهْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
صَبِيًّۭاçocukla

Meryem kundakta bulunan oğlu İsa -aleyhisselam-'ı işaret etti. Halkı da şaşkın bir şekilde: "Kundaktaki bir çocukla nasıl konuşabiliriz?" dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

قَالَ إِنِّى عَبْدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِىَ ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلَنِى نَبِيًّۭا

Dedi ki: "Muhakkak ben Allah’ın kuluyum. Bana o kitabı vermiş ve beni nebî kılmıştır."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَ(Çocuk) dedi
إِنِّىşüphesiz ben
عَبْدُkuluyum
ٱللَّهِAllah'ın
ءَاتَىٰنِىَbana verdi
ٱلْكِتَٰبَKitabı
وَجَعَلَنِىve beni yaptı
نَبِيًّۭاpeygamber

İsa -aleyhisselam- konuşarak şöyle dedi: "Şüphesiz ki ben Allah'ın kuluyum, bana İncil'i verdi ve beni peygamberlerinden biri kıldı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

وَجَعَلَنِى مُبَارَكًا أَيْنَ مَا كُنتُ وَأَوْصَٰنِى بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمْتُ حَيًّۭا

"Nerede olursam olayım beni mübarek kıldı ve yaşadığım müddetçe namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلَنِىve beni kıldı
مُبَارَكًاbereketli
أَيْنَnerede
مَاolursam
كُنتُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَوْصَٰنِىve bana emretti
بِٱلصَّلَوٰةِnamaz kılmayı
وَٱلزَّكَوٰةِve zekat vermeyi
مَاolduğum sürece
دُمْتُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَيًّۭاsağ

"Nerede olursam olayım kullar için beni çok faydalı kıldı. Hayatım boyunca bana namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَتِى وَلَمْ يَجْعَلْنِى جَبَّارًۭا شَقِيًّۭا

“Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَبَرًّۢاve iyilik eder (kıldı)
بِوَٰلِدَتِىanneme
وَلَمْve beni yapmadı
يَجْعَلْنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَبَّارًۭاbir zorba
شَقِيًّۭاbaş kaldıran

"Beni anneme itaatkâr biri kıldı. Rabbimin itaatine büyüklük taslayan ve O'na isyan eden biri kılmadı."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىَّ يَوْمَ وُلِدتُّ وَيَوْمَ أَمُوتُ وَيَوْمَ أُبْعَثُ حَيًّۭا

“Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selâm olsun.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلسَّلَٰمُve esenlik verilmiştir
عَلَىَّbana
يَوْمَgün
وُلِدتُّdoğduğum
وَيَوْمَve gün
أَمُوتُöleceğim
وَيَوْمَve gün
أُبْعَثُkaldırılacağım
حَيًّۭاdiri olarak

"Doğduğum gün, öldüğüm gün ve kıyamette diriltileceğim gün, şeytan ve avenelerinden bana eman verildi. Bu dehşet verici üç durumda şeytan beni kandıramayacaktır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

ذَٰلِكَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ ۚ قَوْلَ ٱلْحَقِّ ٱلَّذِى فِيهِ يَمْتَرُونَ

İşte hakkında şüpheye düştükleri Meryem oğlu İsâ hak söze göre budur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَişte
عِيسَىÎsa
ٱبْنُoğlu
مَرْيَمَMeryem
قَوْلَsöz
ٱلْحَقِّgerçek
ٱلَّذِىhakkında
فِيهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَمْتَرُونَşüphe edip ayrılığa düştükleri

İşte bu vasıflarla zikredilen kişi Meryem oğlu İsa -aleyhisselam-'dır. Bu söz onun hakkında söylenmiş hak olan sözdür. Onun hakkında ihtilafa düşen sapkınların söylediği gibi değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

مَا كَانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٍۢ ۖ سُبْحَٰنَهُۥٓ ۚ إِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًۭا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

Allah’ın çocuk edinmesi olacak bir şey değildir. O, bundan münezzehtir. Bir işe hükmettiğinde ona yalnızca “Ol!” der, o da oluverir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاyakışmaz
كَانَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِلَّهِAllah'a
أَنedinmek
يَتَّخِذَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنhiçbir
وَلَدٍۢçocuk
سُبْحَٰنَهُۥٓO'nun şanı yücedir
إِذَاzaman
قَضَىٰٓhükmettiği
أَمْرًۭاbir işi
فَإِنَّمَاsadece
يَقُولُder
لَهُۥona
كُنol!
فَيَكُونُ(o da) olur

Yüce Allah'ın çocuk edinmesi düşünülemez. Yüce Allah bundan yüce ve münezzehtir. Bir işe hükmettiğinde Allah -Subhanehu ve Teâlâ- için ona (Ol!) demesi yeterlidir. Muhakkak oluverir. İşte kim bu vasıflara sahipse çocuk edinmekten münezzehtir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ ۚ هَٰذَا صِرَٰطٌۭ مُّسْتَقِيمٌۭ

Şüphesiz Allah, benim de sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (sadece) O’na ibadet edin. Dosdoğru yol budur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
ٱللَّهَAllah
رَبِّىbenim Rabbimdir
وَرَبُّكُمْve sizin Rabbinizdir
فَٱعْبُدُوهُO'na kulluk edin
هَٰذَاişte budur
صِرَٰطٌۭyol
مُّسْتَقِيمٌۭdosdoğru

Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- benim ve sizin Rabbinizdir. İbadeti yalnızca O'na has kılın. Size bahsetmiş olduğum Allah'ın rızasına ulaştıracak dosdoğru yoldur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ ۖ فَوَيْلٌۭ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن مَّشْهَدِ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Fırkalar, kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Büyük bir günü görüp yaşayacakları için kâfirlerin vay haline.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱخْتَلَفَayrılığa düştüler
ٱلْأَحْزَابُhizipler
مِنۢkendi aralarından
بَيْنِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَوَيْلٌۭartık vay haline
لِّلَّذِينَkimselerin
كَفَرُوا۟inkar eden
مِنötürü
مَّشْهَدِgörmekten
يَوْمٍbir günü
عَظِيمٍbüyük

Onlar İsa -aleyhisselam- hakkında ihtilaf ettiler ve kavimleri içinde farklı gruplara ayrıldılar. Bazısı ona iman edip: "O resuldür." dedi. Yahudiler'den oluşan diğer grup da onu inkâr etti. Bazı gruplar da onun hakkında aşırılığa giderek bazısı: "O Allah'tır." dediler. Kimileri ise: "O, Allah'ın oğludur." dediler. Allah Teâlâ bu söylediklerinden uzak ve yücedir. Kıyamet sahnesini, hesabı ve cezayı görecek olmalarına rağmen onun hakkında ihtilafa düşenlerin vay haline.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

أَسْمِعْ بِهِمْ وَأَبْصِرْ يَوْمَ يَأْتُونَنَا ۖ لَٰكِنِ ٱلظَّٰلِمُونَ ٱلْيَوْمَ فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍۢ

Bize gelecekleri gün, ne kadar iyi işitecek, ne kadar da iyi görecekler! Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَسْمِعْne güzel işitirler
بِهِمْonlar
وَأَبْصِرْne güzel görürler
يَوْمَgün
يَأْتُونَنَاbize geldikleri
لَٰكِنِama
ٱلظَّٰلِمُونَzalimler
ٱلْيَوْمَbugün
فِىiçindedirler
ضَلَٰلٍۢsapıklık
مُّبِينٍۢapaçık

O gün (gerçekleri) ne iyi işitip, ne iyi görecekler. Duydukları zaman duymaları onlara fayda sağlamayacağı zaman duyacaklar, gördükleri zaman görmeleri onlara fayda sağlamayacağı zaman görecekler. Fakat zalimler dünya hayatında dosdoğru yoldan sapmış kimselerdir. Onlar zulüm etmeye devam ederken kıyamet ansızın gelir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْحَسْرَةِ إِذْ قُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍۢ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Onları işin hükme bağlanacağı hasret günüyle uyar! Onlar (dünyada bu hususta) gaflet içindedirler ve onlar iman etmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنذِرْهُمْonları uyar
يَوْمَgününe (karşı)
ٱلْحَسْرَةِhasret
إِذْo zaman
قُضِىَhükmedilir
ٱلْأَمْرُişe
وَهُمْonlar
فِىiçinde iken
غَفْلَةٍۢgaflet
وَهُمْve onlar
لَاiman etmezlerken
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Kötülük yapanın yaptığı kötülüğe pişman olacağı, iyilik yapanın da çokça ibadet etmediğine pişman olacağı gün hakkında insanları uyar. Öyle ki, kulların defterleri kapatılıp hesapları görüldüğünde, herkes yapmış olduğunun karşılığını bulur. Onlar dünya hayatlarında aldanmışlardır. Ahireti umursamayan ve kıyamet gününe de iman etmeyen kimselerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

إِنَّا نَحْنُ نَرِثُ ٱلْأَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ

Arza ve üzerindekilere elbet biz mirasçı oluruz ve yalnız bize döndürülürler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاancak biz
نَحْنُbiz
نَرِثُvaris oluruz
ٱلْأَرْضَdünyaya
وَمَنْve bulunanlara
عَلَيْهَاonun üzerinde
وَإِلَيْنَاve bize
يُرْجَعُونَdöndürülürler

Şüphesiz yaratılmışlar fani olduktan sonra biz kalıcı olacak, yeryüzünün mirasçıları olacağız. Onlar fani olup biz kalıcı olduktan sonra yeryüzünün üzerinde olan şeylerin sahibi ve mirasçısı olacağız. Dilediğimiz gibi onlar hakkında tasarrufta bulunacağız. Kıyamet günü hesap ve ceza için yalnızca bize döndürülecekler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِبْرَٰهِيمَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًۭا نَّبِيًّا

Kitapta İbrahim’i de an. O son derece doğru sözlü bir peygamberdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱذْكُرْan (hatırla)
فِىKitapta
ٱلْكِتَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِبْرَٰهِيمَİbrahim'i
إِنَّهُۥgerçekten o
كَانَidi
صِدِّيقًۭاçok doğru
نَّبِيًّاbir peygamber

-Ey Resul!- Sana indirilen Kur'an'da İbrahim -aleyhisselam-'ın haberini de zikret. Şüphesiz ki o, çok doğru sözlü, Allah'ın ayetlerini tasdik eden, Yüce Allah'ın katından gönderilmiş peygamberdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ يَٰٓأَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنِى عَنكَ شَيْـًۭٔا

"Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin ibadet ediyorsun?" dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
قَالَdemişti ki
لِأَبِيهِbabasına
يَٰٓأَبَتِey babacığım
لِمَniçin?
تَعْبُدُtapıyorsun
مَاşeylere
لَاişitmeyen
يَسْمَعُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَاve
يُبْصِرُgörmeyen
وَلَاve
يُغْنِىyararı olmayan
عَنكَsana
شَيْـًۭٔاhiçbir

Hani babası Azer'e şöyle demişti: "Ey Babacığım! Allah'ın dışında dua ettiğinde duanı işitmeyen, ibadet ettiğinde ibadetini görmeyen, senden zararı gideremeyen ve sana fayda sağlamayacak puta neden tapıyorsun?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

يَٰٓأَبَتِ إِنِّى قَدْ جَآءَنِى مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَٱتَّبِعْنِىٓ أَهْدِكَ صِرَٰطًۭا سَوِيًّۭا

"Babacığım! Gerçekten sana gelmeyen ilim bana gelmiştir. Hadi bana uy da seni dosdoğru bir yola ileteyim."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَبَتِey babacığım
إِنِّىbana
قَدْelbette
جَآءَنِىbana geldi
مِنَbir bilgi
ٱلْعِلْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاsana gelmeyen
لَمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَأْتِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَٱتَّبِعْنِىٓbana uy
أَهْدِكَseni ileteyim
صِرَٰطًۭاbir yola
سَوِيًّۭاdüzgün

"Ey Babacığım! Vahiy aracılığıyla sana gelmeyen ilim bana gelmiştir. Bana uy ki, seni dosdoğru bir yola ileteyim."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

يَٰٓأَبَتِ لَا تَعْبُدِ ٱلشَّيْطَٰنَ ۖ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلرَّحْمَٰنِ عَصِيًّۭا

"Babacığım! Şeytan'a ibadet etme! Çünkü Şeytan Rahman’a asi olmuştur."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَبَتِey babacığım
لَاtapma
تَعْبُدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلشَّيْطَٰنَşeytana
إِنَّçünkü
ٱلشَّيْطَٰنَşeytan
كَانَRahman'a
لِلرَّحْمَٰنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَصِيًّۭاisyan etmiştir

"Ey Babacığım! Şeytana itaat ederek ona ibadet etme. Şüphesiz şeytana Âdem'e secde etmesi emredildiğinde secde etmeyerek Rahman'a karşı asi olmuştur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

يَٰٓأَبَتِ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يَمَسَّكَ عَذَابٌۭ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَٰنِ وَلِيًّۭا

“Babacığım, doğrusu Rahman’ın azabı sana dokunur da şeytanın velisi olursun, diye korkarım.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَبَتِey babacığım
إِنِّىٓelbette ben
أَخَافُkorkuyorum
أَنdiye
يَمَسَّكَsana dokunacak
عَذَابٌۭbir azab
مِّنَRahmandan
ٱلرَّحْمَٰنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَتَكُونَo zaman olursun
لِلشَّيْطَٰنِşeytanın
وَلِيًّۭاdostu

"Ey Babacığım! Küfrün üzerine ölürsen Rahman'ın azabının sana isabet etmesinden ve Şeytan'a olan dostluğundan dolayı azapta onun arkadaşı olmandan korkuyorum.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنْ ءَالِهَتِى يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ ۖ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ لَأَرْجُمَنَّكَ ۖ وَٱهْجُرْنِى مَلِيًّۭا

"Ey İbrahim! Benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bundan vazgeçmezsen seni elbette taşlarım. Uzun bir müddet benden uzak dur." dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
أَرَاغِبٌyüz mü çeviriyorsun?
أَنتَsen
عَنْbenim tanrılarımdan
ءَالِهَتِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَٰٓإِبْرَٰهِيمُEy İbrahim
لَئِنeğer
لَّمْvazgeçmezsen
تَنتَهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَأَرْجُمَنَّكَandolsun seni taşlarım
وَٱهْجُرْنِىbenden ayrıl git'
مَلِيًّۭاuzun süre

Azer, oğlu İbrahim -aleyhisselam-'a şöyle dedi: "Ey İbrahim! Sen benim ibadet ettiğim ilahlarımdan mı yüz çeviriyorsun? Eğer ilahlarıma sövmeyi terk etmezsen seni mutlaka taşlarım. Uzun bir zaman benden uzak ol, benimle konuşma, benimle aynı ortamda da olma."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيْكَ ۖ سَأَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبِّىٓ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّۭا

İbrahim: "Selam olsun sana!" dedi. "Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o bana çok merhamet edip lütfeder."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
سَلَٰمٌselam
عَلَيْكَsana
سَأَسْتَغْفِرُmağfiret dileyeceğim
لَكَsenin için
رَبِّىٓRabbimden
إِنَّهُۥçünkü O
كَانَbana
بِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَفِيًّۭاçok lutufkardır

İbrahim -aleyhisselam- babasına şöyle dedi: "Benden selam olsun sana, benden hoşnut olmadığın şey sana ulaşmaz. Rabbimden senin için hidayet ve bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz ki, O -Subhanehu ve Teâlâ- bana karşı çok lütufkârdır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

وَأَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَأَدْعُوا۟ رَبِّى عَسَىٰٓ أَلَّآ أَكُونَ بِدُعَآءِ رَبِّى شَقِيًّۭا

“Ben sizi de, sizin Allah’tan başka taptıklarınızı da terk ediyorum. Yalnız Rabbime dua ediyorum. Rabbime dua etmekle bedbaht olmayacağımı ümit ederim.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَعْتَزِلُكُمْsizden ayrılıyorum
وَمَاve
تَدْعُونَyalvardıklarınızdan
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
وَأَدْعُوا۟ve yalnız yalvarıyorum
رَبِّىRabbime
عَسَىٰٓumarım ki
أَلَّآolmam
أَكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِدُعَآءِyalvarmakla
رَبِّىRabbime
شَقِيًّۭاbahtsız

Sizi ve Allah'tan başka ilah edinip ibadet ettiğiniz ilahlarınızı terk ediyorum. Hiçbir şeyi ortak koşmadığım Rabbime dua ediyorum. Dua ettiğimde beni men etmeyeceğini ve bu duam ile bedbahtlardan olmayacağımı ümit ediyorum.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ ۖ وَكُلًّۭا جَعَلْنَا نَبِيًّۭا

Onlardan ve Allah’tan başka ibadet ettikleri (ilahlardan) uzaklaşınca, O’na İshak’ı ve Ya'kûb ’u bahşettik. Hepsini de peygamber yaptık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَمَّاne zaman ki
ٱعْتَزَلَهُمْonlardan ayrıldı
وَمَاve
يَعْبُدُونَonların taptıklarından
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
وَهَبْنَاbiz armağan ettik
لَهُۥٓona
إِسْحَٰقَİshak'ı
وَيَعْقُوبَve Ya'kub'u
وَكُلًّۭاve hepsini
جَعَلْنَاyaptık
نَبِيًّۭاpeygamber

Onları ve ibadet ettikleri ilahlarını terk edince, ehlini kaybetmesine karşılık olarak ona oğlu İshak'ı bağışladık. Ve ona torunu Yakup'u bahşettik. Onlardan her ikisini de peygamber kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

وَوَهَبْنَا لَهُم مِّن رَّحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّۭا

Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَوَهَبْنَاve lutfettik
لَهُمonlara
مِّنrahmetimizden
رَّحْمَتِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَجَعَلْنَاve verdik
لَهُمْonlar için
لِسَانَdili
صِدْقٍbir doğruluk
عَلِيًّۭاyüce

Onlara, peygamberlikle birlikte birçok hayrı rahmetimizden bağışladık. Kulların dilinde sürekli olarak hayırla yâd edilmelerini sağladık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Meryem Sûresi, ilâhî rahmeti farklı peygamber kıssaları ve aile tecrübeleri üzerinden anlatır. Sûre, yaşlılık döneminde çocuk sahibi olmayı dileyen Hz. Zekeriyyâ'nın gizli duasıyla başlar; Hz. Yahyâ'nın doğumu, karakteri ve anne babasına iyi davranışı aktarılır. Ardından Hz. Meryem'in insanlardan uzaklaşması, Hz. Îsâ'ya mucizevî biçimde hamile kalması, doğum sancısı, toplumunun ağır ithamlarıyla karşılaşması ve beşikteki Îsâ'nın konuşması anlatılır. Bu bölüm, Hz. Meryem'in iffetini açıkça savunurken Hz. Îsâ'yı Allah'ın kulu ve peygamberi olarak tanımlar. Sûrenin devamında Hz. İbrâhim'in babasıyla saygılı fakat ilkeli konuşması; Mûsâ, İsmâil ve İdrîs peygamberlerden kesitler yer alır. 58. ayet, Allah'ın ayetleri okunduğunda secdeye kapanıp ağlayan peygamberleri ve seçkin kulları hatırlatır. Sûre, rahmet kelimesinin güçlü tekrarlarıyla duanın, ümidin ve kulluğun merkezini kurar; aynı zamanda Allah'a çocuk isnat edilmesini kesin biçimde reddeder. Böylece Meryem Sûresi, aile özlemi, yalnızlık, iffet, iftira karşısında sabır, kuşaklar arası inanç ve tevhid konularını duygu yoğunluğu yüksek bir anlatımla birleştirir. Hz. Meryem'in itibarı korunurken Hz. Îsâ'nın peygamberliği tevhid çerçevesinde açıklanır.

Ana Temalar

  • Hz. Zekeriyyâ'nın duası ve Hz. Yahyâ
  • Hz. Meryem'in iffeti ve Hz. Îsâ'nın doğumu
  • İlâhî rahmet ve ümit
  • Aile içinde saygılı tebliğ
  • Tevhid ve Allah'a çocuk isnadının reddi

Ne Zaman Okunur?

Meryem Sûresi için hamilelikte veya doğumda okunmasını zorunlu kılan, kolay doğumu garanti eden sahih bir delil yoktur. Kur'an'ın her bölümü gibi dua ve manevi destek niyetiyle okunabilir. Hamilelik ve doğumla ilgili sağlık kararları ise hekim ve ebe takibiyle yürütülmelidir.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Meryem Sûresi hamilelikte okunur mu?

Kişi hamilelikte Kur'an okuyabilir ve Meryem Sûresi'ni de manevi destek, dua ve tefekkür niyetiyle okuyabilir. Ancak sûrenin belirli sayıda okunmasının kolay doğumu veya sağlıklı bebeği garanti ettiğine dair sahih bir dinî delil yoktur. Tıbbî takip ihmal edilmemelidir.

Hz. Îsâ beşikte ne söyledi?

Meryem 30-33. ayetlerde Hz. Îsâ kendisinin Allah'ın kulu olduğunu, kendisine kitap verileceğini ve peygamber kılındığını bildirir; namazı, zekâtı ve annesine iyi davranmayı vurgular. Bu konuşma Hz. Meryem'i iftiradan koruyan bir mucize olarak anlatılır.

Meryem Sûresi'nde secde ayeti var mı?

Sûrenin 58. ayeti tilâvet secdesi ayetlerinden kabul edilir. Ayette Allah'ın nimet verdiği peygamberler ve seçkin kulların, Rahmân'ın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapandıkları bildirilir. Uygulamanın fıkhî ayrıntıları mezheplere göre açıklanır.

Tüm sorular →

Kaynaklar