Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Meryem Sûresi 51–98. Ayetler

51–98. AyetlerSayfa 2 / 2
51

وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مُوسَىٰٓ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ مُخْلَصًۭا وَكَانَ رَسُولًۭا نَّبِيًّۭا

Kitapta Mûsâ'yı da an. Şüphesiz o, ihlâsa erdirilmiş bir rasul ve bir peygamberdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱذْكُرْan
فِىKitapta
ٱلْكِتَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُوسَىٰٓMusa'yı da
إِنَّهُۥçünkü o
كَانَidi
مُخْلَصًۭاiçi temiz
وَكَانَve idi
رَسُولًۭاbir peygamber
نَّبِيًّۭاnebi

-Ey Resul!- Sana indirilen Kur'an'da Musa -aleyhisselam-'ın haberini de zikret. O seçilmiş seçkin bir kul, resul ve nebiydi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

وَنَٰدَيْنَٰهُ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنِ وَقَرَّبْنَٰهُ نَجِيًّۭا

Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنَٰدَيْنَٰهُve ona seslendik
مِنtarafından
جَانِبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلطُّورِTur'un
ٱلْأَيْمَنِsağ
وَقَرَّبْنَٰهُve onu yaklaştırdık
نَجِيًّۭاözel konuşmak için

Musa -aleyhisselam-'ın durduğu yere göre Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yakınlaştırdık. Öyle ki Yüce Allah kelamını ona işittirdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

وَوَهَبْنَا لَهُۥ مِن رَّحْمَتِنَآ أَخَاهُ هَٰرُونَ نَبِيًّۭا

O’na rahmetimizden kardeşi Hârûn’u peygamber olarak bağışlamıştık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَوَهَبْنَاve armağan ettik
لَهُۥona
مِنdolayı
رَّحْمَتِنَآacıdığımızdan
أَخَاهُkardeşi
هَٰرُونَHarun'u
نَبِيًّۭاpeygamber olarak

Ona olan rahmetimiz ve nimetimizin sonucu olarak kardeşi Harun -aleyhisselam-'ı peygamber kıldık. Zira o Rabbinden kardeşinin peygamber olmasını dilediği zaman duasına icabet edildi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِسْمَٰعِيلَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًۭا نَّبِيًّۭا

Kitapta İsmail’i de an. O, sözüne sadıktı ve rasûl bir peygamber idi .

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱذْكُرْan
فِىKitapta
ٱلْكِتَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِسْمَٰعِيلَİsma'il'i de
إِنَّهُۥçünkü o
كَانَidi
صَادِقَsadık
ٱلْوَعْدِsözünde
وَكَانَve idi
رَسُولًۭاbir peygamber
نَّبِيًّۭاnebi

-Ey Resul!- Sana indirilen Kur'an'da İsmail -aleyhisselam-'ın haberini de zikret. O doğru sözlü bir kimse idi. Bir vaatte bulunsa onu yerine getirirdi. Bir resul, bir nebi idi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّۭا

Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَانَve
يَأْمُرُemrederdi
أَهْلَهُۥhalkına
بِٱلصَّلَوٰةِnamaz kılmayı
وَٱلزَّكَوٰةِzekat vermeyi
وَكَانَve idi
عِندَyanında
رَبِّهِۦRabbi
مَرْضِيًّۭاbeğenilmişlerden

Ailesine namazı kılmayı ve zekâtı vermeyi emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِدْرِيسَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًۭا نَّبِيًّۭا

Kitapta İdris'i de an. Gerçekten o çok doğru sözlü bir peygamberdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱذْكُرْve an
فِىKitapta
ٱلْكِتَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِدْرِيسَİdris'i de
إِنَّهُۥçünkü o
كَانَidi
صِدِّيقًۭاçok doğru
نَّبِيًّۭاbir peygamber

-Ey Resul!- Sana indirilen Kur'an'da İdris -aleyhisselam-'ın haberini de zikret. Şüphesiz ki o, çok doğru sözlü, Allah'ın ayetlerini tasdik eden, Yüce Allah'ın katından gönderilmiş bir peygamberdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

وَرَفَعْنَٰهُ مَكَانًا عَلِيًّا

Biz onu yüce bir makama yükselttik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَرَفَعْنَٰهُonu yükseltmiştik
مَكَانًاbir yere
عَلِيًّاyüce

Kendisine vermiş olduğumuz peygamberlikle onun zikrini yücelttik. O, yüksek bir makamdaydı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّۦنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۢ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ ۚ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُ ٱلرَّحْمَٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًۭا وَبُكِيًّۭا ۩

İşte onlar, Âdem’in ve Nûh ile birlikte taşıdıklarımızın soyundan gelen, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerden ve İbrahim’in, İsrail'in/Ya'kûb'un soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir. Onlara Rahman’ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَişte bunlar
ٱلَّذِينَkimselerdir
أَنْعَمَni'met verdiği
ٱللَّهُAllah'ın
عَلَيْهِمkendilerine
مِّنَpeygamberlerden
ٱلنَّبِيِّۦنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنneslinden
ذُرِّيَّةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَادَمَAdem
وَمِمَّنْve kimselerdendir
حَمَلْنَاtaşıdıklarımız
مَعَile beraber
نُوحٍۢNuh
وَمِنve
ذُرِّيَّةِneslindendir
إِبْرَٰهِيمَİbrahim
وَإِسْرَٰٓءِيلَve İsrail (Ya'kub)
وَمِمَّنْve kimselerdendir
هَدَيْنَاyol gösterdiğimiz
وَٱجْتَبَيْنَآve seçtiğimiz
إِذَاzaman
تُتْلَىٰokunduğu
عَلَيْهِمْonlara
ءَايَٰتُayetleri
ٱلرَّحْمَٰنِRahman'ın
خَرُّوا۟kapanırlardı
سُجَّدًۭاsecdeye
وَبُكِيًّۭاağlayarak

Bu surede Zekeriya -aleyhisselam-'ın zikri ile başlayıp İdris -aleyhisselam- ile biten ismi zikredilen herkes Âdem -aleyhisselam-'ın, Nuh -aleyhisselam- ile gemide taşıdığımız kimselerin, İbrahim ve Yakup -aleyhimesselam-'ın ve İslam'a muvaffak kıldığımız kimselerin soyundan gelen Allah'ın peygamberlikle nimetlendirdiği kimselerdir. Onları seçip peygamberler kıldık. Allah Teâlâ'nın ayetleri okunurken duyduklarında Yüce Allah'ın korkusundan ağlayarak secdeye kapanırlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

۞ فَخَلَفَ مِنۢ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ أَضَاعُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّبَعُوا۟ ٱلشَّهَوَٰتِ ۖ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا

Ama onların ardından namazı zayi eden ve şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte onlar gayy ile karşılaşacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَخَلَفَyerlerine geldi
مِنۢonlardan sonra
بَعْدِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَلْفٌöyle bir nesil
أَضَاعُوا۟onlar zayi ettiler
ٱلصَّلَوٰةَnamazı
وَٱتَّبَعُوا۟ve uydular
ٱلشَّهَوَٰتِşehvetlerine
فَسَوْفَyakında
يَلْقَوْنَonlar bulacaklardır
غَيًّاkötülük

Bu seçilmiş peygamberlerin ardından sapıklık ve kötülüğe tabi olan bir nesil geldi. Namazı zayi ederek istenilen şekilde kılmadılar. Zina gibi nefislerinin arzuladığı günahları işlediler. Onlar cehennem ve hüsrana uğrayarak şer ile karşılaşacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًۭا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًۭٔا

Ancak tevbe edip, iman ederek salih amel işleyenler, işte bunlar Cennet'e girecekler ve hiçbir şekilde haksızlığa uğramayacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاancak
مَنkimseler
تَابَtevbe eden
وَءَامَنَve inananlar
وَعَمِلَve yapanlar
صَٰلِحًۭاiyi işler
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlar
يَدْخُلُونَgirecekler
ٱلْجَنَّةَcennete
وَلَاve
يُظْلَمُونَhaksızlığa uğratılmayacaklardır
شَيْـًۭٔاhiç

İhmalkâr ve gevşek davranışlarından dolayı tövbe eden ve Allah'a iman edip salih amel işleyenler müstesnadır. Bu vasıflarla nitelenenler cennete girecek, yapmış oldukları amelleri az olsa bile ecirleri eksilmeyecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

جَنَّٰتِ عَدْنٍ ٱلَّتِى وَعَدَ ٱلرَّحْمَٰنُ عِبَادَهُۥ بِٱلْغَيْبِ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ وَعْدُهُۥ مَأْتِيًّۭا

Rahman’ın kullarına gayb ile vaat ettiği Adn cennetlerine (gireceklerdir). Onun vaadi şüphesiz yerine gelecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
جَنَّٰتِcennetleri(ne gireceklerdir)
عَدْنٍAdn
ٱلَّتِىva'dettiği
وَعَدَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلرَّحْمَٰنُRahman'ın
عِبَادَهُۥkullarına
بِٱلْغَيْبِgıyaben
إِنَّهُۥşüphesiz O'nun
كَانَva'di
وَعْدُهُۥAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَأْتِيًّۭاyerine gelecektir

Rahman’ın salih kullarına görmedikleri halde gireceklerine dair vadettiği yerleşip kalacakları cennetleridir. Onlar bu cennetleri görmedikleri halde iman etmiştir. Allah'ın cenneti vadetmesi -gayb olsa bile- geleceği hususunda hiçbir şüphe yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا إِلَّا سَلَٰمًۭا ۖ وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فِيهَا بُكْرَةًۭ وَعَشِيًّۭا

Orada boş söz işitmezler. Ancak selam (işitirler). Ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاişitmezler
يَسْمَعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِيهَاorada
لَغْوًاboş söz
إِلَّاyalnızca
سَلَٰمًۭاselam
وَلَهُمْve hazırdır
رِزْقُهُمْrızıkları da
فِيهَاorada
بُكْرَةًۭsabah
وَعَشِيًّۭاve akşam

Orada boş ve çirkin söz işitmezler. Bilakis birbirlerine verdikleri selamı ve meleklerin verdiği selamı işitirler. Orada canlarının çektiği yemekler sabah akşam onlara sunulur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

تِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِى نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِيًّۭا

İşte kullarımızdan takvâ sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz cennet budur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تِلْكَişte budur
ٱلْجَنَّةُcennet
ٱلَّتِىvereceğimiz
نُورِثُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْkullarımızdan
عِبَادِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَنkorunanlara
كَانَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَقِيًّۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İşte bu vasıflarla nitelendirilen cennet, emirleri yerine getirip yasaklardan sakınan kullarımıza miras olarak vereceğiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمْرِ رَبِّكَ ۖ لَهُۥ مَا بَيْنَ أَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذَٰلِكَ ۚ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّۭا

Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasındaki her şey O’na aittir. Rabbin unutmuş değildir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
نَتَنَزَّلُbiz inmeyiz
إِلَّاdışında
بِأَمْرِemri
رَبِّكَRabbinin
لَهُۥO'na aittir
مَاolan herşey
بَيْنَönümüzde
أَيْدِينَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve olan
خَلْفَنَاarkamızda
وَمَاve olan
بَيْنَarasında
ذَٰلِكَbunlar
وَمَاasla değildir
كَانَRabbin
رَبُّكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَسِيًّۭاunutkan

-Ey Cibril!- Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e de ki: Şüphesiz ki melekler kendi isteğiyle inmezler. Ancak Allah'ın emri ile inerler. İlerideki ahiret işleri, geride bıraktığımız dünya işleri, dünya ve ahiret arasındaki her iş ancak Yüce Allah'a aittir. -Ey Resul!- Rabbin hiçbir şeyi unutmuş değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَٱعْبُدْهُ وَٱصْطَبِرْ لِعِبَٰدَتِهِۦ ۚ هَلْ تَعْلَمُ لَهُۥ سَمِيًّۭا

O; göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O halde sadece O’na ibadet et ve ibadet etmede sabırlı, sebatkâr ol. O’nun hiç adaşının/benzerinin olduğunu biliyor musun?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَّبُّRabbidir
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِyerin
وَمَاve şeylerin
بَيْنَهُمَاbunlar arasında bulunan
فَٱعْبُدْهُO'na kulluk et
وَٱصْطَبِرْve sabret
لِعِبَٰدَتِهِۦO'na kullukta
هَلْbiliyormusun?
تَعْلَمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُۥO'nun
سَمِيًّۭاadaşını

Göklerin ve yerin yaratıcısı O'dur. O ikisinin sahibi ve işlerini yönetendir. O ikisinin arasındakileri yaratan, sahibi ve işlerini idare edendir. Yalnızca O'na ibadet et. İbadeti yalnızca hak eden O'dur. Ona ibadette sebat et/devam et. İbadette O'na ortak olacak bir eşi ve benzeri yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

وَيَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ أَءِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ أُخْرَجُ حَيًّا

İnsan: “Ben öldükten sonra mı diriltilip çıkarılacakmışım?” der.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَقُولُve diyor ki
ٱلْإِنسَٰنُinsan
أَءِذَاzaman mı?
مَاöldüğüm
مِتُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَسَوْفَmuhakkak
أُخْرَجُçıkarılacağım
حَيًّاdiri olarak

Yeniden dirilmeyi inkâr eden kâfir alaya alarak şöyle der: "Ben öldükten sonra mı diriltilip, kabrimden ikinci bir hayat için çıkarılacağım? Şüphesiz bu uzak bir şeydir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

أَوَلَا يَذْكُرُ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًۭٔا

İnsan, daha önce hiçbir şey değilken kendisini yarattığımızı hiç düşünmüyor mu?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوَلَاdüşünmüyor mu?
يَذْكُرُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْإِنسَٰنُinsan
أَنَّاbizim
خَلَقْنَٰهُonu yarattığımızı
مِنönceden
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَمْve
يَكُdeğilken
شَيْـًۭٔاhiçbir şey

Yeniden dirilmeyi inkâr eden, o hiçbir şey değilken kendisini yarattığımızı düşünmez mi? İlk yaratılışı, ikinci yaratılışa delil getirmiştir. Bununla birlikte ikinci yaratılış daha kolay ve basittir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَٱلشَّيَٰطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّۭا

Rabbine andolsun ki, onları ve Şeytanları bir araya toplayacağız ve sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette Cehennem'in çevresinde hazır bulunduracağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَوَرَبِّكَRabbine andolsun ki
لَنَحْشُرَنَّهُمْonları mutlaka toplayacağız
وَٱلشَّيَٰطِينَve şeytanları
ثُمَّsonra
لَنُحْضِرَنَّهُمْonları bulunduracağız
حَوْلَçevresinde
جَهَنَّمَcehennemin
جِثِيًّۭاdiz çökmüş vaziyette

-Ey Resul!- Rabbine ant olsun olsun ki onları sapıklığa sürükleyen şeytanlarıyla birlikte kabirlerinden mahşere çıkaracağız. Sonra onları zelil, dizleri üzerine çökmüş olarak cehennemin kapısına doğru sürükleyeceğiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِيعَةٍ أَيُّهُمْ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحْمَٰنِ عِتِيًّۭا

Sonra her bir topluluktan, Rahman’a karşı en isyankâr olanları mutlaka çekip çıkaracağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
لَنَنزِعَنَّayıracağız
مِنher
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شِيعَةٍmilletten
أَيُّهُمْhangisinin
أَشَدُّen çok
عَلَىkarşı
ٱلرَّحْمَٰنِRahman'a
عِتِيًّۭاisyan edeni

Sonra her sapık topluluktan en isyankar olanlarını şiddetli ve sert bir şekilde çekip çıkarırız. Onlar o topluluğun önderleridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

ثُمَّ لَنَحْنُ أَعْلَمُ بِٱلَّذِينَ هُمْ أَوْلَىٰ بِهَا صِلِيًّۭا

Sonra biz ona (Cehennem'e) girmeye kimlerin en layık olduğunu daha iyi bilmekteyiz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
لَنَحْنُelbette biz
أَعْلَمُdaha iyi biliriz
بِٱلَّذِينَkimlerin
هُمْonlar
أَوْلَىٰuygun olduğunu
بِهَاoraya
صِلِيًّۭاgirmeğe

Sonra biz cehenneme girmeye, sıcağına ve sıkıntılarına dayanmaya daha layık olan kimseleri bilmekteyiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا ۚ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًۭا مَّقْضِيًّۭا

Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükmüdür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve yoktur
مِّنكُمْiçinizden
إِلَّاhiç kimse
وَارِدُهَاoraya gitmeyecek
كَانَ(bu)
عَلَىٰüzerine
رَبِّكَRabbinin
حَتْمًۭاbir borçtur
مَّقْضِيًّۭاkesin

-Ey İnsanlar!- Cehennemin ortasına kurulmuş Sırat köprüsünden geçmeyecek kimse kalmayacaktır. Bu geçiş Allah'ın kesin bir hükme bağladığı bir husustur. O'nun bu hükmünü kimse geri çeviremez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّۭا

Sonra, takva sahiplerini kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
نُنَجِّىkurtarırız
ٱلَّذِينَkimseleri
ٱتَّقَوا۟muttakileri (sakınanları)
وَّنَذَرُve bırakırız
ٱلظَّٰلِمِينَzalimleri
فِيهَاorada
جِثِيًّۭاdiz üstü çökmüş olarak

Sonra Sırat köprüsünden bu geçişin ardından Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak korkanları selamette kılacağız. Zalimleri diz üstü çökmüş bir vaziyette bırakırız. Ondan kaçmaya güç yetiremeyeceklerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍۢ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ خَيْرٌۭ مَّقَامًۭا وَأَحْسَنُ نَدِيًّۭا

Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, kâfir olanlar, iman edenlere; "İki gruptan hangisi makam bakımından daha iyi ve topluluk bakımından daha güzeldir?" dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
تُتْلَىٰokunduğu
عَلَيْهِمْonlara
ءَايَٰتُنَاayetlerimiz
بَيِّنَٰتٍۢaçık açık
قَالَderler
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar edenler
لِلَّذِينَkimseler için
ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)
أَىُّhangisinin
ٱلْفَرِيقَيْنِiki topluluktan
خَيْرٌۭdaha hayırlıdır
مَّقَامًۭاmakamı
وَأَحْسَنُve daha güzeldir?
نَدِيًّۭاmeclisi (mevkii)

İnsanlara resulümüze indirilen apaçık ayetler okunduğunda, kâfirler Müminlere şöyle dediler: "Kalacak ve yerleşecek, meclis ve topluluk bakımından hangimizin grubu daha hayırlıdır. Bizim grubumuz mu sizin grubunuz mu?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَحْسَنُ أَثَٰثًۭا وَرِءْيًۭا

Biz onlardan önce mal, mülk ve görünüm bakımından daha güzel olan nice nesilleri helâk ettik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَمْve nice
أَهْلَكْنَاhelak ettik
قَبْلَهُمonlardan önce
مِّنnesiller
قَرْنٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
هُمْonlar
أَحْسَنُdaha güzeldi
أَثَٰثًۭاeşyaca
وَرِءْيًۭاve gösterişce

Bu kâfirlerden önce içinde bulundukları maddi imkanların üstünlüğü ile övünen nice ümmetleri helak ettik. Onlardan daha çok servete sahip, güzelliğinden dolayı görünüş olarak daha güzel elbiseler giyen kimselerdi ve nimetler içinde yüzüyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

قُلْ مَن كَانَ فِى ٱلضَّلَٰلَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ مَدًّا ۚ حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلْعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّۭ مَّكَانًۭا وَأَضْعَفُ جُندًۭا

De ki: “Kim sapıklıkta ise Rahman ona verdiği mühleti uzattıkça uzatır. Nihayet kendilerine vaat olunanı, ya azabı yahut kıyameti göreceklerinde hangisinin makamca daha kötü ve askerce daha zayıf olduğunu bileceklerdir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
مَنkim
كَانَise
فِىiçinde
ٱلضَّلَٰلَةِsapıklık
فَلْيَمْدُدْsüre versin
لَهُona
ٱلرَّحْمَٰنُRahman
مَدًّاbi süre
حَتَّىٰٓnihayet;
إِذَاzaman
رَأَوْا۟gördükleri
مَاşeyleri
يُوعَدُونَva'dedildikleri
إِمَّاya
ٱلْعَذَابَazabı
وَإِمَّاveya
ٱلسَّاعَةَ(duruşma) sa'ati(ni)
فَسَيَعْلَمُونَbileceklerdir
مَنْkimin
هُوَo
شَرٌّۭdaha kötüdür
مَّكَانًۭاmekanı
وَأَضْعَفُve daha zayıftır
جُندًۭاadamları

-Ey Resul!- De ki: "Kim sapıklık içinde debeleniyorsa, Rahman onun sapıklığı artana kadar mühlet verir. Dünyada kendilerine vadedilen azabı ya da kıyamete ertelenen azabı bizzat gördüklerinde kimin yerinin daha kötü olduğunu ve yardımcısının az olacağını anlayacaklar. Onların grubu mu yoksa Müminlerin grubu mu?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

76

وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ هُدًۭى ۗ وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًۭا وَخَيْرٌۭ مَّرَدًّا

Allah hidayete erenlerin hidayetini arttırır. Kalıcı olan salih ameller ise sevap bakımından da Rabbin yanında hayırlıdır, âkıbetçe de daha hayırlıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَزِيدُve artırır
ٱللَّهُAllah
ٱلَّذِينَkimselerin
ٱهْتَدَوْا۟yola gelen(lerin)
هُدًۭىhidayetini
وَٱلْبَٰقِيَٰتُve kalıcı olan
ٱلصَّٰلِحَٰتُyararlı işler
خَيْرٌdaha hayırlıdır
عِندَyanında
رَبِّكَRabbinin
ثَوَابًۭاmükafat bakımından
وَخَيْرٌۭve daha iyidir
مَّرَدًّاvarılacak yer bakımından

Sapıklıklarını arttırmaları için onlara mühlet vermesinin karşılığında, Yüce Allah hidayet bulanların iman ve itaatlerini artırır. -Ey Resul!- Rabbinin katında, karşılık ve hayırlı akıbet bakımından ebedî saadete götüren salih ameller daha faydalıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

77

أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى كَفَرَ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالًۭا وَوَلَدًا

(Rasûlüm) Ayetlerimizi inkâr eden ve muhakkak; “Bana elbette mal ve evlat verilecek!” diyen kimseyi gördün mü?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَرَءَيْتَgördün mü?
ٱلَّذِىkimseleri
كَفَرَinkar eden(leri)
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizi
وَقَالَve diyeni
لَأُوتَيَنَّbana verilecek
مَالًۭاmal
وَوَلَدًاve evlad

-Ey Resul!- Delillerimiz ve tehdidimiz hakkında kâfir olup: "Ben ölüp yeniden diriltildiğimde bana çok mal ve evlat verilecek!" diyen kimseyi gördün mü?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

78

أَطَّلَعَ ٱلْغَيْبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًۭا

O gaybı mı tanık oldu, yoksa Rahman’dan bir söz mü almış?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَطَّلَعَbildi mi?
ٱلْغَيْبَgaybı
أَمِyoksa
ٱتَّخَذَaldı mı?
عِندَhuzurunda
ٱلرَّحْمَٰنِRahman'ın
عَهْدًۭاbir söz

O gaybı bildi de elinde bir kanıt olduğu için mi böyle söyledi? Yoksa Rabbinden kendisini cennete girdireceğine, mal ve evlat verileceğine dair bir söz mü aldı?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

79

كَلَّا ۚ سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُۥ مِنَ ٱلْعَذَابِ مَدًّۭا

Hayır! Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَلَّاhayır
سَنَكْتُبُbiz yazacağız
مَاşeyi
يَقُولُonun dediği
وَنَمُدُّve uzatacağız
لَهُۥonun için
مِنَazabı
ٱلْعَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَدًّۭاuzattıkça

İş onun iddia ettiği gibi değildir. Onun söylediklerini de yaptıklarını da yazacağız. Batıl bir iddiada bulunduğu için azabına azap katacağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

80

وَنَرِثُهُۥ مَا يَقُولُ وَيَأْتِينَا فَرْدًۭا

Onun söylemekte olduğuna (mal ve çocuklarına) biz mirasçı olacağız. O tek başına bize gelecek.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنَرِثُهُۥve varis olacağız
مَاşeye
يَقُولُdediği
وَيَأْتِينَاve o bize gelecek
فَرْدًۭاtek başına

Biz onu helak ettikten sonra bıraktığı malının ve evlatlarının mirasçısı olacağız. Kıyamet günü keyif sürdüğü malı ve makamı kendisinden alınmış bir şekilde tek başına bize gelecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

81

وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةًۭ لِّيَكُونُوا۟ لَهُمْ عِزًّۭا

Kendilerine güç (izzet) sağlasınlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱتَّخَذُوا۟ve edindiler
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
ءَالِهَةًۭtanrılar
لِّيَكُونُوا۟olsun diye
لَهُمْkendilerine
عِزًّۭاitibar

Kendilerine yardım edip destekçi olsunlar diye müşrikler, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

82

كَلَّا ۚ سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا

Hayır! O ilahlar, onların kendilerine yaptığı ibadeti inkâr edecekler ve onlara karşı olacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَلَّاhayır
سَيَكْفُرُونَinkar edecekler
بِعِبَادَتِهِمْbunların tapmalarını
وَيَكُونُونَve olacaklardır
عَلَيْهِمْbunlara
ضِدًّاzıd

İş onların iddia ettiği gibi değildir. Allah'tan başka ibadet ettikleri bu ilahları, kıyamet günü müşriklerin kendilerine yaptığı ibadeti inkâr edecek, onlardan uzak olacaklar ve onların düşmanı olacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

83

أَلَمْ تَرَ أَنَّآ أَرْسَلْنَا ٱلشَّيَٰطِينَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ تَؤُزُّهُمْ أَزًّۭا

Bilmez misin ki biz şeytanları kâfirler üzerine salarız da onları alabildiğine (isyana) kışkırtırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmedin mi?
تَرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّآbiz
أَرْسَلْنَاgönderdik
ٱلشَّيَٰطِينَşeytanları
عَلَىüzerine
ٱلْكَٰفِرِينَkafirler
تَؤُزُّهُمْonları kışkırtıyorlar
أَزًّۭاkışkırttıkça

-Ey Resul!- Şeytanları kâfirlere gönderdiğimizi bilmez misin? Onları kâfirlere musallat ettik. Böylece onları günah işlemeye kışkırtıp, Allah'ın dininden uzaklaştırmak için harekete geçirdiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

84

فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْ ۖ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّۭا

O halde onlar için acele etme. Biz onların günlerini sayıp duruyoruz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَاasla
تَعْجَلْacele etme
عَلَيْهِمْonlar hakkında
إِنَّمَاelbette
نَعُدُّbiz sayıyoruz
لَهُمْonlar için
عَدًّۭاsaydıkça

-Ey Resul!- Onların helak edilmelerini Allah Teâlâ'dan istemede aceleci davranma. Biz onların günlerini sayıyor ve onlara verilen müddet bittiğinde hak ettikleri cezayı vereceğiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

85

يَوْمَ نَحْشُرُ ٱلْمُتَّقِينَ إِلَى ٱلرَّحْمَٰنِ وَفْدًۭا

O gün, muttakileri konuk olarak Rahman’ın huzurunda toplarız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَo gün
نَحْشُرُtoplayacağız
ٱلْمُتَّقِينَmuttakileri (sakınanları)
إِلَىhuzurunda
ٱلرَّحْمَٰنِRahmanın
وَفْدًۭاkonuk olarak

-Ey Rasûl!- Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan müttakileri, kıyamet günü ikram edilip hürmet edilen konuklar olarak Rablerinin huzurunda toplayacağımız günü hatırla.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

86

وَنَسُوقُ ٱلْمُجْرِمِينَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرْدًۭا

Günahkârları ise susuz olarak Cehennem'e süreriz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنَسُوقُve süreceğiz
ٱلْمُجْرِمِينَsuçluları da
إِلَىٰcehenneme
جَهَنَّمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وِرْدًۭاyaya ve susuz olarak

Günahkârları ise susamış oldukları halde cehenneme süreriz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

87

لَّا يَمْلِكُونَ ٱلشَّفَٰعَةَ إِلَّا مَنِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًۭا

Rahman’ın katında söz almış olanlardan başka hiçbir kimse şefaat edemez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاasla
يَمْلِكُونَgüçleri yetmeyecektir
ٱلشَّفَٰعَةَşefa'ate
إِلَّاdışındakilerin
مَنِkimselerin
ٱتَّخَذَalan
عِندَhuzurunda
ٱلرَّحْمَٰنِRahman'ın
عَهْدًۭاsöz

Kâfirler kıyamet gününde birbirlerine şefaat etme yetkisine sahip olamayacaklar. Ancak dünyada Allah'a ve resullerine iman etmelerinden dolayı kendilerine söz verilenlere bu yetki verilecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

88

وَقَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَلَدًۭا

Onlar: "Rahman, bir çocuk edindi." dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالُوا۟ve dediler
ٱتَّخَذَedindi
ٱلرَّحْمَٰنُRahman
وَلَدًۭاçocuk

Yahudiler, Hristiyanlar ve bazı müşrikler: "Rahman, çocuk edindi." dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

89

لَّقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا إِدًّۭا

Andolsun ki siz, pek çirkin bir şey söylediniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّقَدْandolsun ki
جِئْتُمْsiz bulundunuz
شَيْـًٔاbir şeyde (cür'ette)
إِدًّۭاpek kötü

- Ey bu sözü söyleyenler!- Çok büyük bir şey ile geldiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

90

تَكَادُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنشَقُّ ٱلْأَرْضُ وَتَخِرُّ ٱلْجِبَالُ هَدًّا

Bu söz yüzünden neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَكَادُneredeyse
ٱلسَّمَٰوَٰتُgökler
يَتَفَطَّرْنَçatlayacak
مِنْهُondan dolayı
وَتَنشَقُّve yarılacak
ٱلْأَرْضُyer
وَتَخِرُّve dağılacak
ٱلْجِبَالُdağlar
هَدًّاyıkılıp

Bu kötü sözden dolayı neredeyse gök parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

91

أَن دَعَوْا۟ لِلرَّحْمَٰنِ وَلَدًۭا

Rahman’a çocuk iddiasında bulundular.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنiddia etmelerinden
دَعَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِلرَّحْمَٰنِRahman için
وَلَدًۭاçocuk

Bunların hepsi Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayıdır. Allah Teâlâ onların bu söylediklerinin ötesindedir, yücedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

92

وَمَا يَنۢبَغِى لِلرَّحْمَٰنِ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا

Hâlbuki Rahman’a bir çocuk edinmek yakışmaz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
يَنۢبَغِىyakışmaz
لِلرَّحْمَٰنِRahman'a
أَنedinmek
يَتَّخِذَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَدًاçocuk

Bundan münezzeh olduğu için Rahman'ın çocuk edinmesi O'na yakışmaz

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

93

إِن كُلُّ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّآ ءَاتِى ٱلرَّحْمَٰنِ عَبْدًۭا

Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman’ın huzuruna ancak kul olarak gelir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنhepsi
كُلُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَنkimselerin
فِىbulunan
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerde
وَٱلْأَرْضِve yerde
إِلَّآancak
ءَاتِىgelecektir
ٱلرَّحْمَٰنِRahman'a
عَبْدًۭاkul olarak

Göklerde ve yerde bulunan melek, insan ve cinlerden herkes kıyamet günü boyun eğerek Rabbinin huzuruna gelecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

94

لَّقَدْ أَحْصَىٰهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّۭا

O, onların hepsini (ilmi ile kuşatmış) ve onları bir bir saymıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّقَدْmuhakkak
أَحْصَىٰهُمْonları kuşatmış
وَعَدَّهُمْve onları saymıştır
عَدًّۭاbir bir

Allah Teâlâ, onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır. Onlar ile alakalı hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

95

وَكُلُّهُمْ ءَاتِيهِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فَرْدًا

Hepsi de ona kıyamet günü tek olarak gelecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكُلُّهُمْve onların hepsi
ءَاتِيهِO'na gelecektir
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
فَرْدًاtek başına

Onlardan her biri kıyamet günü malı ve kendisine yardım edecek birisi olmadan tek başına gelecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

96

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ وُدًّۭا

Muhakkak iman edip, salih amel işleyenlere Rahman bir sevgi verecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَkimseler (için)
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
وَعَمِلُوا۟ve yapanlar (için)
ٱلصَّٰلِحَٰتِfaydalı işler
سَيَجْعَلُyaratacaktır
لَهُمُonlar için
ٱلرَّحْمَٰنُRahman
وُدًّۭاbir sevgi

Şüphesiz Allah'a iman edip Allah Teâlâ'nın katında razı olunan salih amel işleyenler için Yüce Allah, onlara kendi sevgisini verecek ve onları kullarına sevdirecek bir sevgi var edecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

97

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًۭا لُّدًّۭا

Muttakileri müjdelemen ve inatçı bir kavmi uyarman için, bu Kur’an’ı senin dilin ile kolaylaştırdık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنَّمَاşüphesiz biz
يَسَّرْنَٰهُO'nu kolaylaştırdık
بِلِسَانِكَsenin diline
لِتُبَشِّرَmüjdelemen için
بِهِonunla
ٱلْمُتَّقِينَmuttakileri (sakınanları)
وَتُنذِرَve uyarman için
بِهِۦonunla
قَوْمًۭاbir kavmi
لُّدًّۭاinatçı

-Ey Resul!- Emirlerimi yerine getirip, yasaklarımdan sakınan muttakileri müjdelemen, hakka itaat etmede kibirlenen ve husumette şiddetli olan kavmi kendisi ile korkutman için bu Kur'an'ı senin diline indirerek kolaylaştırdık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

98

وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُم مِّنْ أَحَدٍ أَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًۢا

Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor veya onlara ait en küçük bir ses işitiyor musun?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَمْve nicesini
أَهْلَكْنَاhelak ettik
قَبْلَهُمonlardan önce
مِّنnesillerden
قَرْنٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
هَلْhissediyormusun?
تُحِسُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْهُمonlardan
مِّنْhiç
أَحَدٍbirini
أَوْyahut
تَسْمَعُişitiyor (musun?)
لَهُمْonların
رِكْزًۢاcılız bir sesini

Senin kavminden önce nice kavimleri helak ettik. Bugün o kavimlerden birini hissediyor musun? Onlara ait en ufak bir ses işitiyor musun? Allah izin verdiğinde onlara isabet eden başkalarına da isabet edebilir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir