Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

47. Sûre · Medine · 38 Ayet

محمد

MUHAMMED SÛRESİ

Muhammed (SAV)

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ أَضَلَّ أَعْمَٰلَهُمْ

Kâfir olup, Allah yolundan alıkoyanlar var ya; işte Allah onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَkimselerin
كَفَرُوا۟inkar eden(lerin)
وَصَدُّوا۟ve engel olanların
عَن(Allah) yoludan
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
أَضَلَّboşa çıkarmıştır
أَعْمَٰلَهُمْişlerini

Allah Teâlâ; kafir olup, insanları Allah’ın dininden saptıranların amellerini iptal edip boşa çıkarmıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَءَامَنُوا۟ بِمَا نُزِّلَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍۢ وَهُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ ۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ

İman edip salih amel işleyenlerin ve Rableri tarafından hak olarak Muhammed'e indirilen kitaba iman edenlerin kötülüklerini Allah örter ve durumlarını ıslah eder.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve kimselerin
ءَامَنُوا۟inanan(ların)
وَعَمِلُوا۟ve yapanların
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
وَءَامَنُوا۟ve inananların
بِمَاindirilene
نُزِّلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَىٰMuhammed'e
مُحَمَّدٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُوَki o
ٱلْحَقُّgerçektir
مِنtarafından
رَّبِّهِمْRableri
كَفَّرَörtmüştür
عَنْهُمْonlardan
سَيِّـَٔاتِهِمْgünahlarını
وَأَصْلَحَve düzeltmiştir
بَالَهُمْhallerini

Allah'a iman edenler, salih ameller işleyenler ve Allah'ın, resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hak olarak indirmiş olduğuna iman edenler var ya; Allah onların günahlarını örtmüştür, onları günahlarından dolayı sorumlu tutmayacaktır. Yüce Allah, onların dünyevi ve uhrevi işlerini düzeltmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱتَّبَعُوا۟ ٱلْبَٰطِلَ وَأَنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّبَعُوا۟ ٱلْحَقَّ مِن رَّبِّهِمْ ۚ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ أَمْثَٰلَهُمْ

Bu, kâfirlerin batıla; iman edenlerin ise Rablerinden gelen hakka tabi olmalarından dolayıdır. İşte Allah, insanlara kendi örneklerini böyle verip göstermektedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَbu böyledir
بِأَنَّçünkü
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
ٱتَّبَعُوا۟uymuşlardır
ٱلْبَٰطِلَbatıla
وَأَنَّve şüphesiz
ٱلَّذِينَki
ءَامَنُوا۟inananlar ise
ٱتَّبَعُوا۟uymuşlardır
ٱلْحَقَّhakka
مِنgelen
رَّبِّهِمْRablerinden
كَذَٰلِكَişte böyle
يَضْرِبُanlatır
ٱللَّهُAllah
لِلنَّاسِinsanlara
أَمْثَٰلَهُمْonların durumlarını

İki gruba verileceği zikredilen bu karşılık, kâfirlerin Allah'ı inkâr edip batıla tabi olmaları; Allah'a iman edenlerin ise Rablerinden gelen hak hususunda Allah'ın resulüne tabi olmaları sebebiyledir. Uğrunda çabaladıkları şeylerin farklı olması sebebi ile bu iki grubun alacakları karşılık farklıdır. Allah'ın bu iki grup hakkındaki hükmünü beyan ettiği gibi bunlar; Müminler grubu ve kâfirler grubudur. İşte Yüce Allah, her grubun kendi benzerini bulması için insanlara örneklerini böyle verir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

فَإِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَضَرْبَ ٱلرِّقَابِ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَثْخَنتُمُوهُمْ فَشُدُّوا۟ ٱلْوَثَاقَ فَإِمَّا مَنًّۢا بَعْدُ وَإِمَّا فِدَآءً حَتَّىٰ تَضَعَ ٱلْحَرْبُ أَوْزَارَهَا ۚ ذَٰلِكَ وَلَوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَٱنتَصَرَ مِنْهُمْ وَلَٰكِن لِّيَبْلُوَا۟ بَعْضَكُم بِبَعْضٍۢ ۗ وَٱلَّذِينَ قُتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَن يُضِلَّ أَعْمَٰلَهُمْ

Kâfirlerle, (savaşta) karşılaştığınız zaman boyunlarına vurun! Onları iyice bozguna uğratınca (esirleri) sımsıkı bağlayın. Sonra savaş, yüklerini atıp sona erince de onları ya karşılıksız olarak ya da fidye ile salıverin. İşte böyle! Eğer Allah dileseydi, (iman edenler, kâfirlere karşı savaş yapmadan da) galip gelirdi. Fakat bu, sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülenlerin amellerini Allah asla boşa çıkarmayacaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِذَاzaman
لَقِيتُمُkarşılaştığınız
ٱلَّذِينَkimselerle
كَفَرُوا۟inkar eden(lerle)
فَضَرْبَvurun
ٱلرِّقَابِboyunlarını
حَتَّىٰٓnihayet
إِذَآzaman
أَثْخَنتُمُوهُمْonları iyice vurup sindirdiğiniz
فَشُدُّوا۟sıkıca bağlayın
ٱلْوَثَاقَbağı
فَإِمَّاister
مَنًّۢاiyilikle (bırakırsınız)
بَعْدُondan sonra
وَإِمَّاveya
فِدَآءًfidye alırsınız
حَتَّىٰkadar
تَضَعَbırakıncaya
ٱلْحَرْبُharb
أَوْزَارَهَاağırlıklarını
ذَٰلِكَişte
وَلَوْşayet
يَشَآءُdileseydi
ٱللَّهُAllah
لَٱنتَصَرَöc alırdı
مِنْهُمْonlardan
وَلَٰكِنfakat
لِّيَبْلُوَا۟denemek için
بَعْضَكُمbir kısmınızı
بِبَعْضٍۢdiğeriyle
وَٱلَّذِينَkimselerin
قُتِلُوا۟öldürülen(lerin)
فِى(Allah) yolunda
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
فَلَنasla
يُضِلَّzayi etmeyecektir
أَعْمَٰلَهُمْyaptıkları işleri

-Ey Müminler!- Size karşı savaşan kâfirler ile karşılaştığınız zaman kılıçlarınızla onların boyunlarını vurun. Onlardan çoğunu öldürene kadar onlarla savaşmaya devam edin. Böylece onların gücünü iyice kırın. Onlardan pek çok kişiyi öldürdükten sonra onları esir alın. Onları esir aldıktan sonra çıkarınız neyi gerektiriyorsa onlara ona göre davranın. İster onları karşılıksız olarak salıverin, ister bir mal yahut başka bir şey karşılığında fidye ile salıverin. Onlarla savaşmayı ve onları esir almayı kâfirler Müslüman oluncaya yahut sizinle anlaşıncaya kadar devam ettirin. İşte burada zikredilmiş olanlar; Müminlerin kâfirler ile imtihanı, bazı zamanlarda Müslümanların ve bazı zamanlarda da kâfirlerin birbirlerine galip gelmesi Allah'ın hükmüdür. İşte böyle! Eğer Allah dileseydi, iman edenler kâfirlere karşı savaş yapmadan da galip gelirdi. Fakat O; sizi birbiriniz ile imtihan etmek için cihadı meşru kıldı. Böylece O; Müminlerden kim savaşacak kim de savaşmayacak onu imtihan eder. Aynı şekilde kâfiri, Mümin ile imtihan eder. Eğer Mümin öldürülürse cennete girer. Eğer Mümin kimse kâfiri öldürürse bu durumda kâfir cehenneme girer. Allah yolunda öldürülenlerin amellerini Allah Teâlâ asla boşa çıkarmayacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

سَيَهْدِيهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْ

Onlara hidayet edecek ve hallerini düzeltecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سَيَهْدِيهِمْonları doğru yola iletecektir
وَيُصْلِحُve düzeltecektir
بَالَهُمْdurumlarını

Allah, onları dünya hayatında hakka tabi kılarak muvaffak kılacak ve onların işlerini düzeltecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

وَيُدْخِلُهُمُ ٱلْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ

Onları, kendilerine tanıttığı Cennet'e koyacaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيُدْخِلُهُمُonları sokacaktır
ٱلْجَنَّةَcennete
عَرَّفَهَاtanımladığı
لَهُمْkendilerine

Kıyamet günü onları, dünyada iken kendilerine özelliklerini açıklayıp tanıttığı cennete koyacaktır. Aynı şekilde onlara ahiretteki yerlerini de tanıtmıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تَنصُرُوا۟ ٱللَّهَ يَنصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ

Ey İman edenler! Eğer Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım edecek ve ayaklarınızı sabit kılacaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)
إِنeğer
تَنصُرُوا۟siz yardım ederseniz
ٱللَّهَAllah(ın dinin)e
يَنصُرْكُمْ(O da) size yardım eder
وَيُثَبِّتْve sağlam tutar
أَقْدَامَكُمْayaklarınızı

Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Eğer siz; Allah'ın peygamberine ve dinine yardım ederek ve kâfirler ile savaşarak Allah'a yardım ederseniz, O da sizleri onlara karşı üstün kılarak size yardım eder ve onlarla savaşta karşı karşıya geldiğiniz zaman sizin ayaklarınızı sabit kılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَتَعْسًۭا لَّهُمْ وَأَضَلَّ أَعْمَٰلَهُمْ

Kâfirlere gelince, helâk onlaradır ve (Allah) onların amellerini boşa çıkaracaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَkimselere ise
كَفَرُوا۟inkar eden(lere)
فَتَعْسًۭاyıkım
لَّهُمْonlara olsun
وَأَضَلَّve boşa çıkarmıştır
أَعْمَٰلَهُمْonların işlerini

Allah'ı ve Peygamberini inkâr edenlere gelince; hüsran ve helak onlar içindir. Allah, onların amellerinin sevaplarını iptal edip boşa çıkarmıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَرِهُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأَحْبَطَ أَعْمَٰلَهُمْ

Bu, Allah'ın indirdiğini hoşlanmamalarından ötürüdür. O da onların amellerini boşa çıkarmıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَböyledir
بِأَنَّهُمْçünkü onlar
كَرِهُوا۟hoşlanmamışlardır
مَآindirdiğinden
أَنزَلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah'ın
فَأَحْبَطَ(Allah da) heder etmiştir
أَعْمَٰلَهُمْonların amellerini

Onlar hakkında gerçekleşen bu ceza; onların Allah Teâlâ'nın, resulü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiği, içerisinde Allah'ı birlemek olan Kur'an'dan hoşlanmamaları sebebiyledir. Bundan dolayı Allah, onların amellerini iptal etmiştir. Böylece onlar, dünyada ve ahirette hüsrana uğramışlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

۞ أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ ۖ وَلِلْكَٰفِرِينَ أَمْثَٰلُهَا

Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah onları yerle bir etti. O kâfirler için de bunun bir benzeri vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَلَمْgezip dolaşmadılar mı?
يَسِيرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَيَنظُرُوا۟görsünler
كَيْفَnasıl
كَانَolduğunu
عَٰقِبَةُsonunun
ٱلَّذِينَkimselerin
مِنkendilerinden önceki
قَبْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
دَمَّرَyıkıp başlarına geçirmiştir
ٱللَّهُAllah
عَلَيْهِمْonları
وَلِلْكَٰفِرِينَkafirlere de vardır
أَمْثَٰلُهَاonun benzeri sonuçlar

Yalanlayan o kimseler, yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bakıp, düşünmezler mi? Onların sonları gerçekten çok acı oldu. Allah, onların evlerini kendi üzerlerine yıkıp yerle bir etti. Onları ve onların evlatlarını ve mallarını da helak etti. Kâfirler için her zaman ve her mekânda bu cezaların benzerleri vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ مَوْلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَأَنَّ ٱلْكَٰفِرِينَ لَا مَوْلَىٰ لَهُمْ

Bu, Allah'ın, iman edenlerin velisi olmasından dolayıdır. Küfre sapanlar (var ya), onların velisi yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَbu böyledir
بِأَنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
مَوْلَىkoruyucusudur
ٱلَّذِينَkimselerin
ءَامَنُوا۟inanan(ların)
وَأَنَّve şüphesiz
ٱلْكَٰفِرِينَkafirlerin ise
لَاyoktur
مَوْلَىٰkoruyucuları
لَهُمْonların

Burada zikredilen karşılık iki grup içindir. Zira Yüce Allah, iman edenlerin yardımcısıdır. Kâfirlere gelince, onların bir yardımcısı yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ ٱلْأَنْعَٰمُ وَٱلنَّارُ مَثْوًۭى لَّهُمْ

Şüphesiz Allah, iman edip, salih ameller işleyenleri içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacaktır. Kâfirler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يُدْخِلُsokar
ٱلَّذِينَkimseleri
ءَامَنُوا۟inanan(ları)
وَعَمِلُوا۟ve yapanları
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
جَنَّٰتٍۢcennetlere
تَجْرِىakan;
مِنaltlarından
تَحْتِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَنْهَٰرُırmaklar
وَٱلَّذِينَkimseler ise
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
يَتَمَتَّعُونَ(dünyada) biraz yaşarlar
وَيَأْكُلُونَve yerler
كَمَاgibi
تَأْكُلُyediği
ٱلْأَنْعَٰمُhayvanların
وَٱلنَّارُve ateştir
مَثْوًۭىyerleri
لَّهُمْonların

Şüphesiz Allah Teâlâ, Allah'a ve resulüne iman edip salih ameller işleyenleri sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah'ı ve Allah'ın resulünü inkâr edenlere gelince onlar, dünyada arzularına göre istifade ederler. Hayvanların yedikleri gibi yerler. Onların, karınları ve cinsel arzuları dışında bir kaygıları yoktur. Kıyamet günü onların varıp yerleşeceği yer ateştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ هِىَ أَشَدُّ قُوَّةًۭ مِّن قَرْيَتِكَ ٱلَّتِىٓ أَخْرَجَتْكَ أَهْلَكْنَٰهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ

(Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helâk ettik. Onların hiçbir yardımcısı da olmadı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَأَيِّنnicesini
مِّنkent(ler)den
قَرْيَةٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
هِىَ(öyle ki)
أَشَدُّdaha şiddetliydi
قُوَّةًۭkuvvet bakımından
مِّنsenin kentinden
قَرْيَتِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلَّتِىٓseni çıkardıkları
أَخْرَجَتْكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَهْلَكْنَٰهُمْbiz yok ettik
فَلَاve olmadı
نَاصِرَyardım eden
لَهُمْonlara

Peygamberlerini yalanlamaları sebebiyle seni Mekke'den çıkaran Mekke halkından daha güçlü ve daha çok mala ve evlada sahip olan önceki ümmetlerden nicelerini helak ettik. Allah'ın azabı kendilerine geldiğinde onlardan bu azabı savacak bir yardımcıları da yoktu. Bunun içindir ki, şayet dilersek Mekke halkını da helak ederiz de bu konuda hiçbir şey bizi aciz bırakamaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍۢ مِّن رَّبِّهِۦ كَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُم

Şimdi Rabbinden apaçık bir delil üzere bulunan kimse, kötü ameli kendisine süslü gösterilmiş ve kendi hevalarına uyan kimse gibi midir?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَمَنkimse olur mu?
كَانَolan
عَلَىٰüzerinde
بَيِّنَةٍۢbir delil
مِّنRabbinden
رَّبِّهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَمَنkimseler gibi
زُيِّنَsüslendirilen
لَهُۥkendilerine
سُوٓءُkötü
عَمَلِهِۦişi
وَٱتَّبَعُوٓا۟ve uyan
أَهْوَآءَهُمkeyiflerine

Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan ve basiret ile Rabbine ibadet eden kimse, şeytanın kötü amelini kendisine süslü gösterdiği, hevâ ve heveslerinin kendilerini putlara ibadet etmeye, günah işlemeye ve peygamberleri yalanlamaya sevk ettiği kimse gibi olur mu?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ ۖ فِيهَآ أَنْهَٰرٌۭ مِّن مَّآءٍ غَيْرِ ءَاسِنٍۢ وَأَنْهَٰرٌۭ مِّن لَّبَنٍۢ لَّمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۥ وَأَنْهَٰرٌۭ مِّنْ خَمْرٍۢ لَّذَّةٍۢ لِّلشَّٰرِبِينَ وَأَنْهَٰرٌۭ مِّنْ عَسَلٍۢ مُّصَفًّۭى ۖ وَلَهُمْ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَمَغْفِرَةٌۭ مِّن رَّبِّهِمْ ۖ كَمَنْ هُوَ خَٰلِدٌۭ فِى ٱلنَّارِ وَسُقُوا۟ مَآءً حَمِيمًۭا فَقَطَّعَ أَمْعَآءَهُمْ

Muttakilere vadedilen Cennet'in misali (şudur): İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. O; ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّثَلُdurumu (şudur)
ٱلْجَنَّةِcennetin
ٱلَّتِىsöz verilen
وُعِدَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمُتَّقُونَmuttakilere
فِيهَآiçinde vardır
أَنْهَٰرٌۭırmakları
مِّنsudan
مَّآءٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
غَيْرِolmayan
ءَاسِنٍۢbozulma
وَأَنْهَٰرٌۭve ırmakları
مِّنsütten
لَّبَنٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَّمْdeğişmeyen
يَتَغَيَّرْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
طَعْمُهُۥtadı
وَأَنْهَٰرٌۭve ırmakları
مِّنْşaraptan
خَمْرٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَّذَّةٍۢlezzet veren
لِّلشَّٰرِبِينَiçenlere
وَأَنْهَٰرٌۭve ırmakları
مِّنْbaldan
عَسَلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّصَفًّۭىsüzme
وَلَهُمْve onlar için vardır
فِيهَاorada
مِنher çeşitten
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلثَّمَرَٰتِmeyvalar
وَمَغْفِرَةٌۭve bağışlama (vardır)
مِّنRablerinden
رَّبِّهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَمَنْkimseler gibi olur mu?
هُوَo
خَٰلِدٌۭebedi kalan
فِىateşte
ٱلنَّارِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَسُقُوا۟ve içirildiği
مَآءًsuyun
حَمِيمًۭاsıcak
فَقَطَّعَparça parça kesen
أَمْعَآءَهُمْbarsaklarını

Allah'ın, -emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınan- müttakîlere vadetmiş olduğu ve onları koyacağı cennetin özellikleri şöyledir; uzun müddet kaldığı halde içinde tadı ve kokusu değişip bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve tortulardan arındırılmış süzme baldan ırmaklar vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi ve diledikleri her şey vardır. Bir de bunun üzerine Rablerinden günahlarını bağışlama vardır. O, günahlarından dolayı onları hesaba çekmez. Karşılığı bu olan kimselerin durumu ile ateşte ebedî kalan ve oradan asla çıkamayacak olan, sıcaklığının şiddeti sebebi ile bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ حَتَّىٰٓ إِذَا خَرَجُوا۟ مِنْ عِندِكَ قَالُوا۟ لِلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مَاذَا قَالَ ءَانِفًا ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ

Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine ilim verilmiş olanlara; “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar; Allah’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنْهُمve onlardan
مَّنkimisi
يَسْتَمِعُseni dinler
إِلَيْكَgelip
حَتَّىٰٓnihayet
إِذَاzaman
خَرَجُوا۟çıktıkları
مِنْsenin yanından
عِندِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَالُوا۟derler
لِلَّذِينَolanlara
أُوتُوا۟verilmiş
ٱلْعِلْمَbilgi
مَاذَاne?
قَالَsöyledi
ءَانِفًاaz önce
أُو۟لَٰٓئِكَonlar
ٱلَّذِينَkimselerdir
طَبَعَmühürlediği
ٱللَّهُAllah'ın
عَلَىٰüzerini
قُلُوبِهِمْkalbleri
وَٱتَّبَعُوٓا۟ve ardına düşmüş
أَهْوَآءَهُمْkeyiflerinin

-Ey Peygamber!- Münafıklardan bazıları sana kulak verirler. Ancak onların bu kulak verişleri kabul ettikleri için değildir. Bilakis onlar yüz çevirirler. Öyle ki onlar, senin yanından çıktıklarında Allah'ın kendisine ilim verdiği kimseye; "O, az önce ne söylemişti?" derler. Onlar bunu bilmezlikten gelerek ve yüz çevirerek yaparlar. İşte bunlar, Allah'ın kalplerinin üzerine mühür vurduğu kimselerdir. Onların kalplerine hayır ulaşmaz. Onlar, hevâlarına tabi olurlar. Öyle ki hevâları sebebiyle hakkı göremezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

وَٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ زَادَهُمْ هُدًۭى وَءَاتَىٰهُمْ تَقْوَىٰهُمْ

Hidayete (doğru yola) erenler ise, (Allah) onların hidayetlerini artırmış ve onlara takvalarını vermiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَkimselere gelince
ٱهْتَدَوْا۟hidayet bulan(lara)
زَادَهُمْonların artırmıştır
هُدًۭىhidayetlerini
وَءَاتَىٰهُمْve onlara vermiştir
تَقْوَىٰهُمْkorunmalarını

Hak yola hidayet edilenlere ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerine tabi olanlara gelince Rableri, kendilerini hayırda muvaffak kılarak onların hidayetini artırmış ve onlara, kendilerini ateşten koruyacak amelleri ilham etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

فَهَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةًۭ ۖ فَقَدْ جَآءَ أَشْرَاطُهَا ۚ فَأَنَّىٰ لَهُمْ إِذَا جَآءَتْهُمْ ذِكْرَىٰهُمْ

Onlar, kendilerine ansızın gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar? Oysa onun alametleri gelmiştir. Kendilerine geldiği zaman nasıl öğüt alacaklar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَهَلْbekliyorlarmı?
يَنظُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاyalnızca
ٱلسَّاعَةَsa'atin
أَنkendilerine gelmesini
تَأْتِيَهُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَغْتَةًۭansızın
فَقَدْişte
جَآءَgeldi
أَشْرَاطُهَاonun belirtileri
فَأَنَّىٰneden mümkün olsun?
لَهُمْonlara
إِذَاsonra
جَآءَتْهُمْkendilerine geldikten
ذِكْرَىٰهُمْöğüt almaları

O kâfirler, kendisinden habersiz oldukları bir anda kıyametin habersiz bir şekilde aniden gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gönderilmesi ve Ay'ın yarılması kıyametin alametlerindendir. Onların, kıyamet kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

فَٱعْلَمْ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ۗ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوَىٰكُمْ

Öyleyse bil ki, Allah’tan başka (hak) ilah yoktur. Hem kendinin hem de Mümin erkeklerin ve Mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah; sizin gezip dolaştığınız yeri de, duracağınız yeri de bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱعْلَمْbil ki
أَنَّهُۥki o
لَآyoktur
إِلَٰهَtanrı
إِلَّاbaşka
ٱللَّهُAllah'tan
وَٱسْتَغْفِرْve mağfiret dile
لِذَنۢبِكَkendi günahın için
وَلِلْمُؤْمِنِينَve inanan erkekler için
وَٱلْمُؤْمِنَٰتِve inanan kadınlar için
وَٱللَّهُve Allah
يَعْلَمُbilir
مُتَقَلَّبَكُمْdönüp dolaşacağınız yeri
وَمَثْوَىٰكُمْve varıp duracağınız yeri

-Ey Peygamber!- Yakinen bil ki, Allah'tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Kendi günahlarının, Mümin erkeklerin ve Mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını Yüce Allah'tan dile! Muhakkak ki Allah, sizin gündüzlerinizde ne yaptığınızı da gecelerinizde duracağınız yerlerinizi de bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌۭ ۖ فَإِذَآ أُنزِلَتْ سُورَةٌۭ مُّحْكَمَةٌۭ وَذُكِرَ فِيهَا ٱلْقِتَالُ ۙ رَأَيْتَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌۭ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ نَظَرَ ٱلْمَغْشِىِّ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْمَوْتِ ۖ فَأَوْلَىٰ لَهُمْ

İman edenler: “Bir sure indirilmeli değil miydi?” derler. Muhkem bir sure indirilip de içinde savaş emri verilince kalplerinde hastalık bulunanların üzerlerine ölüm baygınlığı gelmiş gibi sana baktıklarını görürsün. O onlara yakın olandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَقُولُve derler
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
لَوْلَاdeğil miydi?
نُزِّلَتْindirilmeli
سُورَةٌۭbir sure
فَإِذَآzaman
أُنزِلَتْindirildiği
سُورَةٌۭbir sure
مُّحْكَمَةٌۭhükmü açık
وَذُكِرَve söz edilince
فِيهَاonda
ٱلْقِتَالُsavaştan
رَأَيْتَgörürsün
ٱلَّذِينَkimselerin
فِىbulunan
قُلُوبِهِمkalblerinde
مَّرَضٌۭhastalık
يَنظُرُونَbaktıklarını
إِلَيْكَsana
نَظَرَbakışı gibi
ٱلْمَغْشِىِّbaygınlık çökmüş
عَلَيْهِüzerine
مِنَölümden
ٱلْمَوْتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَأَوْلَىٰdaha yakın
لَهُمْonlara

Allah'a iman edenler -Allah Teâlâ'nın, resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e cihat hakkında bir sure indirmesini temenni ederek- şöyle derler: "Keşke cihat hakkında bir sure indirilmiş olsaydı!" Allah Teâlâ, açıklamaları ve hükümleri içerisinde savaşın zikredildiği muhkem bir sure indirdiğinde -Ey Peygamber!- Sen, münafıklardan kalplerinde şüphe bulunanların kalplerindeki korkunun şiddeti ile sana ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi baktıklarını görürsün. Yüce Allah, savaştan geri dönmeleri ve korkmaları sebebi ile onları kendilerine yaklaşmakta olan azap ile tehdit edip korkutmuştur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

طَاعَةٌۭ وَقَوْلٌۭ مَّعْرُوفٌۭ ۚ فَإِذَا عَزَمَ ٱلْأَمْرُ فَلَوْ صَدَقُوا۟ ٱللَّهَ لَكَانَ خَيْرًۭا لَّهُمْ

(Onlar'a düşen) itaat edip güzel söz söylemektir. İş ciddileşince Allah’a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
طَاعَةٌۭita'at etmektir
وَقَوْلٌۭve söylemektir
مَّعْرُوفٌۭgüzel
فَإِذَاzaman
عَزَمَazmedildiği
ٱلْأَمْرُişe
فَلَوْşayet
صَدَقُوا۟sadık kalsalardı
ٱللَّهَAllah'a
لَكَانَelbette olurdu
خَيْرًۭاdaha iyi
لَّهُمْkendileri için

Oysa onların Allah'ın emrine itaat etmeleri ve içerisinde hoşnutsuzluğun olmadığı güzel söz söylemeleri daha hayırlı olurdu. Cihat gerçekten farz kılınınca onlar, Allah'a olan imanlarında ve O'na itaatlerinde sadık olsalardı onlar için nifaktan ve Allah'ın emirlerine isyan etmekten daha hayırlı olurdu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

فَهَلْ عَسَيْتُمْ إِن تَوَلَّيْتُمْ أَن تُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَتُقَطِّعُوٓا۟ أَرْحَامَكُمْ

Demek yüz çevirirseniz yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak, akrabalık bağlarını keseceksiniz öyle mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَهَلْöyle mi?
عَسَيْتُمْbelki de
إِنeğer
تَوَلَّيْتُمْişbaşına gelecek olursanız
أَنbozgunculuk yapacaksınız
تُفْسِدُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَتُقَطِّعُوٓا۟ve koparacaksınız
أَرْحَامَكُمْrahimleri (akrabalık bağlarını)

Eğer siz, Allah'a iman etmekten ve O'na taatte bulunmaktan yüz çevirirseniz, cahiliye dönemindeki halinizde olduğu gibi yine inkâr ve masiyetler ile yeryüzünde bozgunculuk yapacak ve akrabalık bağlarını keseceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فَأَصَمَّهُمْ وَأَعْمَىٰٓ أَبْصَٰرَهُمْ

İşte onlar; Allah’ın kendilerine lanet ettiği ve bu sebeple kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَonlar
ٱلَّذِينَkimselerdir
لَعَنَهُمُla'netlediği
ٱللَّهُAllah'ın
فَأَصَمَّهُمْsağır yaptığı
وَأَعْمَىٰٓve kör ettiği
أَبْصَٰرَهُمْgözlerini

İşte yeryüzünde bozgunculuk yapmak ve akrabalık bağlarını kesmek ile vasıflanmış olan bu kimseleri Allah Teâlâ; rahmetinden uzaklaştırmış, onların kulaklarını kabul ve itaat etmek için olması gereken işitmekten sağır kılmış ve gözlerini hakkı görüp haktan ibret almak hususunda da kör etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

أَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ ٱلْقُرْءَانَ أَمْ عَلَىٰ قُلُوبٍ أَقْفَالُهَآ

Onlar, Kur’an’ı hiç düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَلَاdüşünmüyorlar mı?
يَتَدَبَّرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقُرْءَانَKur'an'ı
أَمْyoksa
عَلَىٰüzerinde
قُلُوبٍkalbler(inin)
أَقْفَالُهَآkilitleri (-mi var?)

O yüz çevirenler Kur'an'ı düşünmezler mi ve Kur'an'ın içindekilere dikkat etmezler mi? Eğer onlar, Kur'an'ı iyice düşünmüş olsalardı; o Kur'an onları her hayra iletir ve her şerden ise uzaklaştırırdı. Yoksa onların kalplerinin üzerinde onların kalplerinin kapalı olmasına hükmeden ve bundan dolayı Kur'an'ın kalplerine fayda vermesini ve uyarısının kalplerine ulaşmasını engelleyen kilitler mi var?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱرْتَدُّوا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَٰرِهِم مِّنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَى ۙ ٱلشَّيْطَٰنُ سَوَّلَ لَهُمْ وَأَمْلَىٰ لَهُمْ

Kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra, gerisin geriye (küfre) dönenlere, Şeytan (kendilerine kötü amellerini) süslemiş ve onları uzunca emellere düşürmüştür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَkimselere
ٱرْتَدُّوا۟dönen(lere)
عَلَىٰٓüzerine
أَدْبَٰرِهِمarkaları
مِّنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاbelli olduktan
تَبَيَّنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُمُkendilerine
ٱلْهُدَىdoğru yol
ٱلشَّيْطَٰنُşeytan
سَوَّلَsürüklemiştir
لَهُمْonları
وَأَمْلَىٰve uzun emellere düşürmüştür
لَهُمْonları

Deliller kendilerine açıklandıktan ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğu ortaya çıktıktan sonra inkâr ve nifak ile imanlarından dönenler var ya; şüphesiz şeytan, onlara inkârı ve nifakı süsleyip kolaylaştırmış ve onları uzun emellere düşürmüştür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوا۟ لِلَّذِينَ كَرِهُوا۟ مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ سَنُطِيعُكُمْ فِى بَعْضِ ٱلْأَمْرِ ۖ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ إِسْرَارَهُمْ

Bu, onların Allah'ın indirdiklerinden hoşlanmayanlara: "Bazı işlerde size itaat edeceğiz" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah onların gizlediklerini bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَbu böyledir
بِأَنَّهُمْçünkü onlar
قَالُوا۟dediler
لِلَّذِينَkimselere
كَرِهُوا۟hoşlanmayan(lara)
مَاindirdiğinden
نَزَّلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah'ın
سَنُطِيعُكُمْsize ita'at edeceğiz
فِىbazısında
بَعْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَمْرِişin
وَٱللَّهُoysa Allah
يَعْلَمُbiliyor
إِسْرَارَهُمْonların gizlediklerini

Bu sapmanın sebebi; onların, Allah'ın, Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirmiş olduğu vahyi beğenmeyen müşriklere şöyle demeleridir: "Cihattan alıykoymak gibi hususlarda size itaat edeceğiz." Yüce Allah, onların açığa vurduklarını da gizlediklerini de bilir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Bunlardan dilediğini Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem- için ortaya çıkarır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

فَكَيْفَ إِذَا تَوَفَّتْهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَأَدْبَٰرَهُمْ

Melekler, onların yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman (onların halleri) nasıl olacak?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَكَيْفَnice olur?
إِذَاcanlarını alırken
تَوَفَّتْهُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُmelekler
يَضْرِبُونَvurarak
وُجُوهَهُمْyüzlerine
وَأَدْبَٰرَهُمْve arkalarına

Ruhlarını almakla görevlendirilmiş olan melekler, demir kırbaçlarla sırtlarına ve yüzlerine vurarak onların ruhlarını kabzettiği zaman, sen onların içinde oldukları azabı ve rezil durumu bir görsen.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱتَّبَعُوا۟ مَآ أَسْخَطَ ٱللَّهَ وَكَرِهُوا۟ رِضْوَٰنَهُۥ فَأَحْبَطَ أَعْمَٰلَهُمْ

Bu, onların Allah'ı gazaplandıran şeylere uymaları ve O'nun rızasından hoşlanmamaları yüzündendir. Bu yüzden (Allah) amellerini boşa çıkardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَbu böyledir
بِأَنَّهُمُçünkü onlar
ٱتَّبَعُوا۟ardınca gittiler
مَآşeylerin
أَسْخَطَkızdıran
ٱللَّهَAllah'ı
وَكَرِهُوا۟ve hoşlanmadılar
رِضْوَٰنَهُۥO'nu razı edecek şeylerden
فَأَحْبَطَve boşa çıkardı
أَعْمَٰلَهُمْonların amellerini

Bu azap; onların inkâr, nifâk, Allah'ın ve resulünün sınırlarını aşmak gibi Allah'ın kendilerine gazap etmesine neden olan her şeye uymaları ve kendilerini Rablerine yakınlaştıracak Allah'a iman etmek ve O'nun resulüne tabi olmak gibi üzerlerine Allah'ın rızasının inmesine vesile olacak amellerden hoşlanmamaları sebebiyledir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَن لَّن يُخْرِجَ ٱللَّهُ أَضْغَٰنَهُمْ

Yoksa kalplerinde hastalık olanlar, Allah’ın onların kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
حَسِبَsandılar (mı?)
ٱلَّذِينَbulunanlar
فِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُلُوبِهِمkalblerinde
مَّرَضٌhastalık
أَنasla
لَّنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُخْرِجَortaya çıkarmayacağını
ٱللَّهُAllah'ın
أَضْغَٰنَهُمْkinlerini

Münafıklardan kalplerinde şüphe bulunan kimseler, Yüce Allah'ın onların kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı zannettiler? İmanında sadık olanlar ile yalancı olanları birbirinden ayırmak ve Müminin açıkça ortaya çıkması, münafığın da rezilliğinin açıkça ortaya çıkması için Allah, onların içindeki kini kendilerini imtihan edeceği felaketler ve sıkıntılar ile ortaya çıkaracaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

وَلَوْ نَشَآءُ لَأَرَيْنَٰكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُم بِسِيمَٰهُمْ ۚ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ فِى لَحْنِ ٱلْقَوْلِ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ أَعْمَٰلَكُمْ

Dileseydik onları sana elbette gösterirdik. Sen de onları simalarından tanırdın. Sen zaten onları konuşma uslûplarından da tanırsın. Allah, amellerinizi bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْşayet
نَشَآءُbiz dileseydik
لَأَرَيْنَٰكَهُمْonları sana gösterirdik
فَلَعَرَفْتَهُمsen onları tanırdın
بِسِيمَٰهُمْsimalarından
وَلَتَعْرِفَنَّهُمْve onları tanırdın
فِىüslubundan
لَحْنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقَوْلِsözlerinin
وَٱللَّهُve Allah
يَعْلَمُbilir
أَعْمَٰلَكُمْyaptığınız işleri

-Ey Peygamber!- Eğer onları sana tanıtmak isteseydik bunu yapardık ve sen onları işaretlerinden tanırdın. Yine de sen onları konuşma üsluplarından tanırsın. Allah, sizin amellerinizi bilir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılık verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتَّىٰ نَعْلَمَ ٱلْمُجَٰهِدِينَ مِنكُمْ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَنَبْلُوَا۟ أَخْبَارَكُمْ

Andolsun ki, içinizden cihad edenlerle sabredenleri belirleyinceye ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihan edeceğiz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْandolsun biz sizi deneyeceğiz
حَتَّىٰkadar
نَعْلَمَbilinceye
ٱلْمُجَٰهِدِينَcihadedenleri
مِنكُمْiçinizden
وَٱلصَّٰبِرِينَve sabredenleri
وَنَبْلُوَا۟ve sınayacağız
أَخْبَارَكُمْsöylediğiniz sözleri

-Ey Müminler!- And olsun ki sizleri; cihat, düşmana karşı savaş ve onları öldürmek ile imtihan edeceğiz. Ta ki sizden Allah yolunca cihat edenleri ve Allah'ın düşmanlarına karşı savaşta sabırlı olanları bilelim. Sizi imtihan ederek sizden sadık olanları ve yalancıları ortaya çıkaracağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَشَآقُّوا۟ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَىٰ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًۭٔا وَسَيُحْبِطُ أَعْمَٰلَهُمْ

Şüphe yok ki kâfir olanlar, Allah’ın yolundan alıkoyanlar ve hidayet kendilerine apaçık göründükten sonra rasule karşı gelenler Allah’a asla hiçbir zarar veremezler ve o bunların amellerini boşa çıkaracaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
وَصَدُّوا۟ve engel olanlar
عَنyolundan
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
وَشَآقُّوا۟ve incitenler
ٱلرَّسُولَElçiyi
مِنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاbelli olduktan
تَبَيَّنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُمُkendilerine
ٱلْهُدَىٰdoğru yol
لَنasla
يَضُرُّوا۟zarar veremezler
ٱللَّهَAllah'a
شَيْـًۭٔاhiçbir
وَسَيُحْبِطُve boşa çıkaracaktır
أَعْمَٰلَهُمْonların işlerini

Allah'ı ve O'nun Rasûlünü inkâr edenler, kendilerini ve başkalarını Allah'ın yolundan alıkoyanlar ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinin hak olduğu apaçık ortaya çıktıktan sonra ona düşmanlık edenler var ya; işte onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlar ancak kendilerine zarar verirler. Allah, onların amellerini (yaptıklarını) boşa çıkaracaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

۞ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُوٓا۟ أَعْمَٰلَكُمْ

Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)
أَطِيعُوا۟ita'at edin
ٱللَّهَAllah'a
وَأَطِيعُوا۟ve ita'at edin
ٱلرَّسُولَElçi'ye
وَلَاve
تُبْطِلُوٓا۟boşa çıkarmayın
أَعْمَٰلَكُمْişlerinizi

Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Emirlerini yerini getirerek ve yasakladıklarından kaçınarak Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Küfür, riya ve bunun dışındaki başka şeylerle amellerinizi iptal edip boşa çıkarmayın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ مَاتُوا۟ وَهُمْ كُفَّارٌۭ فَلَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَهُمْ

Hiç şüphesiz küfre sapanlar, Allah'ın yolundan alıkoyanlar, sonra da kâfir olarak ölenler (var ya), işte Allah onlara kesinlikle mağfiret etmeyecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
وَصَدُّوا۟ve engel olanlar
عَنyolundan
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
ثُمَّsonra
مَاتُوا۟ölenler
وَهُمْonlar
كُفَّارٌۭkafir olarak
فَلَنasla
يَغْفِرَaffetmeyecektir
ٱللَّهُAllah
لَهُمْonları

Allah'ı inkâr edenler, hem kendilerini ve hem de insanları Allah'ın dininden alıkoyanlar ve sonra da tövbe etmeden küfürleri (inkârları) üzerine ölenler var ya; Yüce Allah, onların günahlarını bağışlamayacak, aksine onları günahlarından dolayı hesaba çekecek ve onları içinde ebedî kalacakları ateşe koyacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

فَلَا تَهِنُوا۟ وَتَدْعُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّلْمِ وَأَنتُمُ ٱلْأَعْلَوْنَ وَٱللَّهُ مَعَكُمْ وَلَن يَتِرَكُمْ أَعْمَٰلَكُمْ

Üstün durumda iken gevşeyip barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O amellerinizi asla eksiltmeyecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَاasla
تَهِنُوا۟gevşemeyin
وَتَدْعُوٓا۟ve davet etmeyin
إِلَىbarışa
ٱلسَّلْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَنتُمُsiz iken
ٱلْأَعْلَوْنَgalip durumda
وَٱللَّهُAllah
مَعَكُمْsizinle beraberdir
وَلَنve asla
يَتِرَكُمْzayi etmeyecektir
أَعْمَٰلَكُمْsizin amellerinizi

-Ey Müminler!- Düşmanlarınızla karşı karşıya gelmek hususunda zayıflık göstermeyin ve onlar sizi barış yapmaya davet etmeden önce sakın siz onları barış yapmaya davet etmeyin. Zira siz, onlara karşı üstün durumdasınız ve Yüce Allah da yardımı ile sizinle beraberdir. O, sizin amellerinizin sevabından hiçbir şeyi eksiltmeyecektir. Aksine kendisinden bir ihsan olarak artıracaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

إِنَّمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا لَعِبٌۭ وَلَهْوٌۭ ۚ وَإِن تُؤْمِنُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ يُؤْتِكُمْ أُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ أَمْوَٰلَكُمْ

Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder ve takvalı olursanız size mükâfatınızı verir ve sizden mallarınızı istemez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّمَاşüphesiz
ٱلْحَيَوٰةُhayatı
ٱلدُّنْيَاdünya
لَعِبٌۭbir oyundur
وَلَهْوٌۭve eğlencedir
وَإِنve eğer
تُؤْمِنُوا۟inanırsanız
وَتَتَّقُوا۟ve korunursanız
يُؤْتِكُمْsize verir
أُجُورَكُمْmükafatlarınızı
وَلَاve
يَسْـَٔلْكُمْsizden istemez
أَمْوَٰلَكُمْmallarınızı

Dünya hayatı sadece bir oyun ve eğlencedir. Akıllı olan bir kimse dünya hayatının oyun ve eğlencesi ile meşgul olarak ahiret amellerinden geri kalmaz. Eğer Allah'a ve resulüne iman eder, emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan sakınırsanız; size amellerinizin karşılığı hiçbir şey eksiltilmeksizin tastamam verilir. Sizden mallarınızın tamamı da istenmez. O, sizden ancak farz olan zekâtı ister.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

إِن يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا۟ وَيُخْرِجْ أَضْغَٰنَكُمْ

Eğer o sizden onları istese ve bu hususta sizi zora koşsa o takdirde cimrilik edersiniz, bu da kinlerinizi açığa çıkarır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنeğer
يَسْـَٔلْكُمُوهَاonları isteseydi
فَيُحْفِكُمْve sizi sıkıştırsaydı
تَبْخَلُوا۟cimrilik ederdiniz
وَيُخْرِجْve ortaya çıkarırdı
أَضْغَٰنَكُمْkinlerinizi

Eğer sizden mallarınızın tamamını isteseydi ve bu isteğinde sizi zorlasaydı; sizler bu hususta cimrilik ederdiniz. O'nun yolunda etmek hususunda kalplerinizin kin ve nefretini ortaya çıkarırdı. Mallarınızın tamamını O'nun yolunda infak etmenizin istenmemesi O'nun size karşı olan merhametindendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

هَٰٓأَنتُمْ هَٰٓؤُلَآءِ تُدْعَوْنَ لِتُنفِقُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَمِنكُم مَّن يَبْخَلُ ۖ وَمَن يَبْخَلْ فَإِنَّمَا يَبْخَلُ عَن نَّفْسِهِۦ ۚ وَٱللَّهُ ٱلْغَنِىُّ وَأَنتُمُ ٱلْفُقَرَآءُ ۚ وَإِن تَتَوَلَّوْا۟ يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُونُوٓا۟ أَمْثَٰلَكُم

İşte siz, Allah yolunda harcamaya davet olunan kimselersiniz. Fakat, sizden cimrilik edenler vardır. Kim cimrilik ederse ancak kendi aleyhine cimrilik eder. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir. Artık onlar sizin gibi de olmazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰٓأَنتُمْişte sizler
هَٰٓؤُلَآءِonlarsınız ki
تُدْعَوْنَçağrılıyorsunuz
لِتُنفِقُوا۟infak etmeye
فِىyolunda
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
فَمِنكُمama içinizden
مَّنkimisi
يَبْخَلُcimrilik ediyor
وَمَنve kimse
يَبْخَلْcimrilik eden
فَإِنَّمَاşüphesiz
يَبْخَلُcimrilik etmiş olur
عَنkarşı
نَّفْسِهِۦkendi nefsine
وَٱللَّهُve Allah
ٱلْغَنِىُّzengindir
وَأَنتُمُve sizler
ٱلْفُقَرَآءُfakirsiniz
وَإِنve eğer
تَتَوَلَّوْا۟yüz çevirecek olursanız
يَسْتَبْدِلْyerinize getirir
قَوْمًاbir toplum
غَيْرَكُمْsizden başka
ثُمَّsonra
لَاonlar olmazlar
يَكُونُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَمْثَٰلَكُمsizin gibi

İşte sizler, mallarınızın bir kısmını Allah yolunda infak etmeye davet ediliyorsunuz ve sizden mallarınızın tamamını infak etmeniz de istenmiyor. Sizden kimileri, kendisinden bir cimrilik olarak infak etmekten kendisini alıkoyuyor. Her kim, malının bir kısmını Allah yolunda infak etmek hususunda cimrilik ederse; gerçekte o, kendisini infak etmenin sevabından mahrum kılarak kendi aleyhine cimrilik etmiş olur. Allah çok zengindir. O'nun, sizin infak etmenize ihtiyacı yoktur. Sizler ise O'na muhtaçsınız. Eğer sizler, İslam'dan (çıkar da) küfre dönecek olursanız; O, sizi yok eder ve sizin yerinize sizin gibi olmayacak olan aksine Allah'a itaat eden bir topluluk getirir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Muhammed adı Hz. Muhammed'in adı anlamını taşır. 38 ayetten oluşan sûre, yaygın kabule göre Medine döneminde inmiştir. Muhammed adı dikkat çekici bir sahneyi öne çıkarır; sûre boyunca birbirini tamamlayan başka temalar da gelişir. Medine döneminin çatışma şartlarında iman, savaş hukuku, itaat, infak ve münafıkların tavrını ele alır. Sûre, mücadeleyi keyfî şiddet değil, belirli hukukî ve toplumsal sorumluluklarla sınırlar. Savaş ve esirler, müminlerin amelleri, cennet tasviri, münafıkların söz-eylem ayrılığı, infak çağrısı. Muhammed Sûresi'nin ritmi okuyucuyu pasif bırakmaz; geçmiş örnekleri bugünkü niyet ve davranışlarla karşılaştırmaya çağırır. Muhammed içindeki bu kurgu, çatışma hukuku temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Savaş ayetleri barış ortamındaki insanlara karşı sınırsız düşmanlık üretmek için kullanılamaz; siyer, fıkıh ve antlaşma bağlamı zorunludur. Muhammed metnini bugüne taşımak, güncel olayı nüzul sebebi ilan etmek değil; davranış kalıplarını dikkatle karşılaştırmaktır. Bugüne bakan yönü ise zor dönemlerde söylem ile fedakârlık arasındaki farkı, toplumsal yükün birkaç kişiye bırakılmamasını sorgulatır. Bu çerçevede Muhammed, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Çatışma hukuku
  • İtaat ve sorumluluk
  • Münafıklık
  • İnfak
  • Cennet tasviri

Ne Zaman Okunur?

Muhammed Sûresi namaz dışında her zaman okunabilir. Muhammed hakkında özel sonuç için belirli tekrar gerektiğine dair güvenilir delil yoksa böyle bir öneri yapılmamalıdır. Daha verimli yaklaşım, itaat ve sorumluluk temasını sûrenin bütünü içinde takip etmektir.

Sorularla derin okuma yapmak

Muhammed için üç soru yeterli bir başlangıç sağlar: Çatışma hukuku hangi gerçeği kuruyor? Münafıklık insanın hangi zaafını veya imkânını gösteriyor? Cennet tasviri hangi sorumlulukla bitiyor? Cevaplar sûre içinden bulunmalı; dışarıdan eklenen hikâyeler ana metnin önüne geçirilmemelidir.

Ahlâkî ölçüyü önce kendine yöneltmek

Muhammed içindeki münafıklık uyarısı, başkalarını kolayca sınıflandırma aracı yapılmamalıdır. Okuyucu önce kendi alışkanlıklarını, dilini ve kararlarını bu ölçüyle karşılaştırmalıdır. Böylece metin tartışma kazanma aracından kişisel sorumluluk kaynağına dönüşür.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Muhammed Mekki mi Medeni mi?

Yaygın kabule göre Medine sûresidir. Muhammed için bu bilgi muhatap ve konu ortamını anlamaya yardım eder; bütün ayetlerin tek tarihte indiği anlamına gelmez.

Muhammed kelimesinin Türkçe karşılığı nedir?

Kelime Hz. Muhammed'in adı demektir. Adın seçilmesi, sûrenin o kelimeyle sınırlı olduğu anlamına gelmez.

Muhammed Sûresi'nde hangi beş başlık takip edilebilir?

Okuma planı çatışma hukuku, itaat ve sorumluluk, münafıklık, infak, cennet tasviri başlıkları üzerinden kurulabilir. Her başlık için ilgili ayet numaraları ayrıca not edilebilir.

Muhammed Sûresi tek oturumda mı okunmalı?

38 ayetlik yapı okuyucunun hızına göre tek veya birkaç oturumda okunabilir. Bölünüyorsa konu geçişleri dikkate alınmalı ve önceki bölüm kısa notla hatırlanmalıdır.

Muhammed hakkında popüler anlatılar nasıl kontrol edilir?

Muhammed hakkındaki anlatının önce ayette bulunup bulunmadığına, sonra sahih hadis veya güvenilir tefsir kaynağına bakılmalıdır. Kaynağı belirsiz sonuç ve fazilet cümleleri eklenmemelidir.

Tüm sorular →

Kaynaklar