Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

63. Sûre · Medine · 11 Ayet

المنافقون

MÜNÂFİKÛN SÛRESİ

Münafıklar

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

إِذَا جَآءَكَ ٱلْمُنَٰفِقُونَ قَالُوا۟ نَشْهَدُ إِنَّكَ لَرَسُولُ ٱللَّهِ ۗ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ إِنَّكَ لَرَسُولُهُۥ وَٱللَّهُ يَشْهَدُ إِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ لَكَٰذِبُونَ

Münâfıklar sana geldiklerinde: "Şahitlik ederiz ki, sen muhakkak Allah'ın Rasûlü'sün" derler. Allah senin muhakkak kendi peygamberi olduğunu bilir. Bununla beraber Allah münâfıkların kesin yalancı olduklarına şahitlik eder.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذَاzaman
جَآءَكَsana geldikleri
ٱلْمُنَٰفِقُونَmünafıklar
قَالُوا۟derler
نَشْهَدُtanıklık ederiz
إِنَّكَmuhakkak ki senin
لَرَسُولُelçisi olduğuna
ٱللَّهِAllah'ın
وَٱللَّهُve Allah
يَعْلَمُbilir (ki)
إِنَّكَsen muhakkak
لَرَسُولُهُۥonun elçisisin
وَٱللَّهُve Allah
يَشْهَدُtanıklık eder
إِنَّşüphesiz
ٱلْمُنَٰفِقِينَmünafıkların
لَكَٰذِبُونَyalancılıklarına

-Ey Resul!- Müslümanlıklarını izhar edip küfürlerini içlerinde gizleyen kimseler olan münafıklar, senin meclisinde hazır bulunduklarında şöyle dediler: "Senin kesinlikle Allah’ın resulü olduğuna şahitlik ederiz." Allah, senin kendi resulü olduğunu elbette bilir. Allah; münafıkların, senin gerçekten Allah'ın resulü olduğuna yürekten şahitlik ettiklerine dair iddialarında yalancı olduklarına da şahitlik eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

ٱتَّخَذُوٓا۟ أَيْمَٰنَهُمْ جُنَّةًۭ فَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۚ إِنَّهُمْ سَآءَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Onlar, yeminlerini bir kalkan edinip Allah’ın yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları şey ne kötüdür!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱتَّخَذُوٓا۟yaptılar
أَيْمَٰنَهُمْyeminlerini
جُنَّةًۭkalkan
فَصَدُّوا۟engel oldular
عَنyolundan
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
إِنَّهُمْelbette onların
سَآءَne kötüdür
مَاşeyler
كَانُوا۟oldukları
يَعْمَلُونَyapmış

Ettikleri yeminlerini, kendilerini öldürülmekten ve esir edilmekten korunmak için bir örtü ve kalkan edinmişler, şüphe düşürerek ve ürküterek insanları imandan uzaklaştırmışlardır. Şüphesiz onların nifak ve yalan yemin ile yaptıkları amelleri çok çirkindir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ فَطُبِعَ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar hiç anlamazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَbu
بِأَنَّهُمْonların sebebiyledir
ءَامَنُوا۟inanmaları
ثُمَّsonra da
كَفَرُوا۟inkar etmeleri
فَطُبِعَbu yüzden mühürlendi
عَلَىٰüzeri
قُلُوبِهِمْkalblerinin
فَهُمْartık onlar
لَاanlamazlar
يَفْقَهُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Bu; onların iki yüzlülük ederek iman etmeleri, imanın onların kalplerine ulaşmaması ve sonra da Allah'ı inkârlarını kalplerinde gizlemeleri sebebiyledir. Küfürleri sebebi ile Allah, onların kalplerini mühürlemiştir. İman onların kalplerine girmez. Bu mühür sebebi ile onlar, kendilerinin iyiliğine ve hidayetine olan şeyleri anlamazlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

۞ وَإِذَا رَأَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ أَجْسَامُهُمْ ۖ وَإِن يَقُولُوا۟ تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْ ۖ كَأَنَّهُمْ خُشُبٌۭ مُّسَنَّدَةٌۭ ۖ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْ ۚ هُمُ ٱلْعَدُوُّ فَٱحْذَرْهُمْ ۚ قَٰتَلَهُمُ ٱللَّهُ ۖ أَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ

Onları gördüğün zaman cüsseleri hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her çığlığı kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan uzak dur. Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
رَأَيْتَهُمْonları gördüğün
تُعْجِبُكَhoşuna gider
أَجْسَامُهُمْcisimleri
وَإِنve eğer
يَقُولُوا۟konuşsalar
تَسْمَعْdinlersin
لِقَوْلِهِمْsözlerini
كَأَنَّهُمْonlar gibidirler
خُشُبٌۭodunlar
مُّسَنَّدَةٌۭdayatılmış
يَحْسَبُونَsanırlar
كُلَّher
صَيْحَةٍbağırtıyı
عَلَيْهِمْkendi aleyhlerinde
هُمُonlar
ٱلْعَدُوُّdüşmandır
فَٱحْذَرْهُمْonlardan sakın
قَٰتَلَهُمُonları kahretsin
ٱللَّهُAllah
أَنَّىٰnasıl da?
يُؤْفَكُونَdöndürülüyorlar

-Ey münafıklara bakan kimse!- Onları gördüğün zaman şekillerinin güzelliğinden ve üzerinde bulundukları nimetlerden dolayı cüsseleri hoşuna gider. Eğer konuşurlarsa, sözlerinin içerdiği belagatten dolayı onları dinlersin. -Ey Resul!- Onlar senin meclisinde sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Korkaklıklarından dolayı her sesin kendilerini hedef aldığını sanırlar. Onlar, gerçekten düşmandırlar. -Ey Peygamber!- Onların sana tuzak kurmalarından sakın. Allah onlara lanet etsin. Delillerin açık ve anlaşılırlığına rağmen nasıl da imandan uzaklaşıyorlar!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا۟ يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ لَوَّوْا۟ رُءُوسَهُمْ وَرَأَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُم مُّسْتَكْبِرُونَ

Onlara: "Gelin, Allah'ın Rasûlü sizin için mağfiret dilesin." denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
قِيلَdendiği
لَهُمْonlara
تَعَالَوْا۟gelin
يَسْتَغْفِرْmağfiret dilesin
لَكُمْsizin için
رَسُولُElçisi
ٱللَّهِAllah'ın
لَوَّوْا۟çevirirler
رُءُوسَهُمْbaşlarını
وَرَأَيْتَهُمْve onları görürsün
يَصُدُّونَyüz çevirdiklerini
وَهُمve onlar
مُّسْتَكْبِرُونَbüyüklük taslarlar

O münafıklara; "Yaptıklarınızdan özür dileyerek Allah'ın resulüne gelin de sizin günahlarınız için Allah'tan mağfiret dilesin." denildiği zaman onlar alay ederek başlarını çevirirler. Sen onların emrolundukları hakkı kabul edip, ona boyun eğmekten büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

سَوَآءٌ عَلَيْهِمْ أَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ أَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ لَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَهُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Allah, fasıklar topluluğuna hidayet etmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سَوَآءٌeşittir
عَلَيْهِمْonlara
أَسْتَغْفَرْتَmağfiret dilesen de
لَهُمْonlar için
أَمْya da
لَمْmağfiret dilemesen de
تَسْتَغْفِرْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُمْonlar için
لَنasla
يَغْفِرَbağışlamayacaktır
ٱللَّهُAllah
لَهُمْonları
إِنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
لَاyola iletmez
يَهْدِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقَوْمَtopluluğu
ٱلْفَٰسِقِينَyoldan çıkan

-Ey Peygamber!- Senin onların günahları için af dileyip dilememen arasında bir fark yoktur. Çünkü Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Allah Teâlâ, taatinden çıkan ve günahlarında ısrar eden bir kavmi muvaffak kılmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

هُمُ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ لَا تُنفِقُوا۟ عَلَىٰ مَنْ عِندَ رَسُولِ ٱللَّهِ حَتَّىٰ يَنفَضُّوا۟ ۗ وَلِلَّهِ خَزَآئِنُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَٰكِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ لَا يَفْقَهُونَ

Onlar; "Allah’ın Rasûlünün yanındaki kimselere infakta bulunmayın ki dağılıp gitsinler." diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Fakat münafıklar anlayamazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هُمُonlar
ٱلَّذِينَki
يَقُولُونَdiyorlar
لَاbir şey vermeyin
تُنفِقُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَىٰbulunanlara
مَنْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عِندَyanında
رَسُولِElçisinin
ٱللَّهِAllah'ın
حَتَّىٰdağılıp gitsinler
يَنفَضُّوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلِلَّهِAllah'ındır
خَزَآئِنُhazineleri
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
وَلَٰكِنَّfakat
ٱلْمُنَٰفِقِينَmünafıklar
لَاanlamazlar
يَفْقَهُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onlar şöyle derler: "Bedevilerden ve fakirlerden Allah’ın resulünün yanında bulunan kimselere infakta bulunmayın ki dağılıp gitsinler." Oysa göklerin ve yerin hazineleri sadece Allah’ındır. O; kullarından dilediğine bunu rızık olarak verir. Fakat münafıklar, rızkın hazinelerinin Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elinde olduğunu bilmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

يَقُولُونَ لَئِن رَّجَعْنَآ إِلَى ٱلْمَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ ٱلْأَعَزُّ مِنْهَا ٱلْأَذَلَّ ۚ وَلِلَّهِ ٱلْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِۦ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَٰكِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ

"Medine’ye dönersek güçlü olan, zayıf olanı oradan çıkaracaktır." diyorlar. Oysa izzet Allah'ın, O'nun Rasûlünün ve Müminlerindir. Ancak münafıklar bilmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَقُولُونَdiyorlar ki
لَئِنandolsun eğer
رَّجَعْنَآdönersek
إِلَىMedine'ye
ٱلْمَدِينَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَيُخْرِجَنَّmutlaka çıkaracaktır
ٱلْأَعَزُّüstün olan
مِنْهَاoradan
ٱلْأَذَلَّalçak olanı
وَلِلَّهِAllah'a mahsustur
ٱلْعِزَّةُüstünlük
وَلِرَسُولِهِۦve Elçisine
وَلِلْمُؤْمِنِينَve ve mü'minlere
وَلَٰكِنَّfakat;
ٱلْمُنَٰفِقِينَmünafıklar
لَاbilmezler
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Münafıkların başı Abdullah b. Ubey şöyle demektedir: Eğer Medine'ye dönersek üstün/izzetli olan ben ve kavmim, izzetli olmayan Muhammed ve ashabını oradan çıkaracaktır. Hâlbuki asıl izzet ancak Allah'ın, Allah'ın Peygamberinin ve Müminlerindir. Abdullah b. Ubey'in ve ashabının değildir. Fakat münafıklar; izzetin ancak Allah'ın, Allah'ın Peygamberinin ve Müminlerin olduğunu bilmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُلْهِكُمْ أَمْوَٰلُكُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُكُمْ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ ۚ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
لَاsizi alıkoymasın
تُلْهِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَمْوَٰلُكُمْmallarınız
وَلَآve ne de
أَوْلَٰدُكُمْçocuklarınız
عَنanmaktan
ذِكْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ı
وَمَنve kim
يَفْعَلْyaparsa
ذَٰلِكَbunu
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlar
ٱلْخَٰسِرُونَziyana uğrayanlardır

Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Sakın mallarınız ve evlatlarınız sizi, namaz ve namaz dışındaki İslam'ın farzlarını yerine getirmekten alıkoymasın. Bir kimseyi, malları ve evlatları, namaz ve namaz dışında Allah'ın farz kıldığı hususları yapmaktan alıkoyarsa; işte kıyamet günü kendilerini ve ailelerini gerçekten ziyana uğratanlar onlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَأَنفِقُوا۟ مِن مَّا رَزَقْنَٰكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَآ أَخَّرْتَنِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ قَرِيبٍۢ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

Herhangi birinize ölüm gelip de: "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip salih kimselerden olsaydım." demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنفِقُوا۟sadaka verin
مِن0
مَّاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَزَقْنَٰكُمsize verdiğimiz rızıktan
مِّنönce
قَبْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنgelmeden
يَأْتِىَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَحَدَكُمُbirinize
ٱلْمَوْتُölüm
فَيَقُولَve demeden
رَبِّRabbim
لَوْلَآkeşke
أَخَّرْتَنِىٓbeni erteleseydin
إِلَىٰٓkadar
أَجَلٍۢbir süreye
قَرِيبٍۢyakın
فَأَصَّدَّقَsadaka verseydim
وَأَكُنve olsaydım
مِّنَiyilerden
ٱلصَّٰلِحِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Herhangi birinize ölüm gelip de Rabbine şöyle demeden önce sizi rızıklandırdığımız mallardan infak edin: "Rabbim! Beni az bir süreye kadar geciktirsen de malımdan Allah yolunda sadaka verip de Yüce Allah'ın, amelleri düzgün olan salih kullarından olsaydım.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

وَلَن يُؤَخِّرَ ٱللَّهُ نَفْسًا إِذَا جَآءَ أَجَلُهَا ۚ وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ

Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَنve asla
يُؤَخِّرَertelemez
ٱللَّهُAllah
نَفْسًاhiçbir canı
إِذَاgeldiğinde
جَآءَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَجَلُهَاsüresi
وَٱللَّهُve Allah
خَبِيرٌۢhaber alandır
بِمَاşeyleri
تَعْمَلُونَyaptıklarınız

Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, eceli gelen ve ömrü sona eren kimsenin ecelini (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Bunlara göre size karşılığınızı verecektir. Eğer hayır ise (karşılığı) hayır, şer ise şer (ceza) olarak verilir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Mushaf sıralamasında 63. sırada bulunan Münâfikûn Sûresi 11 ayettir ve Medine dönemi sûreleri arasında değerlendirilir. İsmi münafıklar demektir. Münâfikûn adlandırması yalnız bir sahneyi işaret eder; metnin bütünü daha geniş bir inanç ve sorumluluk örgüsü kurar. Münafıkların etkileyici sözleriyle içlerindeki niyet arasındaki farkı anlatır; mal ve çocukların Allah'ı anmaktan alıkoymaması, ölüm gelmeden infak edilmesi çağrısı yapar. Yeminlerin kalkan yapılması, kibirli beden ve söz, Medine'den dışlama tehdidi, servet ve evlat, infak. Münâfikûn, soyut inanç cümlelerini gerçek karar anlarıyla sınar; korku, servet, itibar ve otorite bu sınavın araçlarıdır. Münâfikûn içindeki bu kurgu, söz-niyet ayrılığı temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Münafıklık kavramı, hoşlanılmayan herkese kolayca yapıştırılacak psikolojik teşhis değildir; Kur'an belirli davranış örüntülerini ve toplumsal zararı anlatır. Münâfikûn için sağlıklı okuma geçmiş bağlamı korur ve metni müze nesnesine çevirmeden bugünün sorularına açar. Bugüne bakan yönü ise gösterişli iletişimin güvenilirlik sanılması, kaynakları paylaşmayı sürekli erteleme ve topluluğu ekonomik güçle kontrol etme eğilimini sorgular. Bu çerçevede Münâfikûn, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Söz-niyet ayrılığı
  • Yeminlerin kötüye kullanımı
  • Kibir
  • Mal ve çocuklar
  • İnfak

Ne Zaman Okunur?

Sûrenin okunması için sabit bir gece veya gün tayin edilmemiştir. Okuyucu kibir ve infak başlıklarında not alarak ilerleyebilir; uzun pasajlarda meal ve tefsiri birlikte kullanabilir. Okuma, tedbir veya uzman desteğinin alternatifi gibi sunulmamalıdır.

Bir okuma defteriyle ilerlemek

Münâfikûn okunurken sayfa iki sütuna ayrılabilir: bir tarafta yeminlerin kötüye kullanımı ile ilgili uyarılar, diğer tarafta mal ve çocuklar ile ilgili olumlu örnekler. Sonunda infak başlığının bu iki sütunu nasıl bağladığı yazılabilir. Böyle bir çalışma, uzun metni küçük ama anlamlı adımlara böler.

Kesin bilgi ile yorumu ayırmak

Münâfikûn hakkında anlatılan rivayet, yorum ve popüler uygulamalar aynı güven düzeyinde değildir. Münâfikûn içeriğinde ayetin açık ifadesi, güvenilir tefsir yorumu ve kültürel gelenek ayrı başlıklarla sunulmalıdır. İnfak konusunda sonuç garantisi veren cümlelerden özellikle kaçınılmalıdır.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Münâfikûn Sûresi'nin temel bilgileri nelerdir?

Sûre 11 ayettir, mushaf sırası 63'dir ve yaygın kabule göre Medine döneminde inmiştir. Adı münafıklar anlamına gelir.

Münâfikûn Sûresi'nin ana fikri hangi temalarda görülür?

Ana fikir özellikle söz-niyet ayrılığı, kibir ve infak arasında kurulan bağda görülür.

Münâfikûn Sûresi'ndeki olayları tarih bilgisi olarak okumak yeterli mi?

Hayır. Olaylar, insan davranışının gerekçe ve sonucunu göstermek için anlatılır. Yeminlerin kötüye kullanımı ile ilgili pasajlar bu açıdan ayrıca değerlendirilmelidir.

Münâfikûn ne zaman okunabilir?

Belirli bir vakitle sınırlandırılmaz. Günlük tilavet, hatim veya söz-niyet ayrılığı konulu çalışma içinde okunabilir.

Münâfikûn için kesin fazilet vaadi verilebilir mi?

Yalnız güvenilir kaynakta açıkça bulunan teşvikler ihtiyatlı dille aktarılabilir. Münâfikûn içeriğinde kaynaksız sayı, para, sağlık, evlilik veya korunma garantisi verilemez.

Tüm sorular →

Kaynaklar