Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

64. Sûre · Medine · 18 Ayet

التغابن

TEĞÂBUN SÛRESİ

Aldanma

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۖ لَهُ ٱلْمُلْكُ وَلَهُ ٱلْحَمْدُ ۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌ

Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih ederler. Mülk O’nundur. Hamt ta O’nadır. O’nun her şeye gücü yeter.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يُسَبِّحُtesbih etmektedir
لِلَّهِAllah'ı
مَاbulunanlar
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve bulunanlar
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُO'nundur
ٱلْمُلْكُmülk
وَلَهُve O'nundur
ٱلْحَمْدُhamd
وَهُوَve O
عَلَىٰüzerine
كُلِّher
شَىْءٍۢşey
قَدِيرٌkadirdir

Göklerde ve yerde bulunan mahlukatın tamamı zatına yakışmayan eksiklik ve kusur içeren her türlü özellikten Yüce Allah'ı tenzih eder. Mülkün tek sahibi O'dur. O'nun dışında bir sahip yoktur. Güzel övgüler O'nun içindir. O her şeye kadirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ فَمِنكُمْ كَافِرٌۭ وَمِنكُم مُّؤْمِنٌۭ ۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Sizi yaratan O’dur. Sizden bir kısmınız kâfir, bir kısmınız Mümindir. Allah, tüm yaptıklarınızı görendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هُوَO'dur
ٱلَّذِىsizi yaratan
خَلَقَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَمِنكُمْkiminiz
كَافِرٌۭkafirdir
وَمِنكُمve kiminiz
مُّؤْمِنٌۭmü'min
وَٱللَّهُve Allah
بِمَاşeyleri
تَعْمَلُونَyaptıklarınız
بَصِيرٌgörmektedir

-Ey insanlar!- Sizi yaratan O’dur. Sizden bir kısmınız kâfirdir ki, onun varacağı yer ateştir. Bir kısmınız da Mümindir ki, onun varacağı yer ise cennettir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığınızı verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَأَحْسَنَ صُوَرَكُمْ ۖ وَإِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ

O; gökleri ve yeri hak ile yaratmış, sizi de en güzel sûrette şekillendirmiştir. Dönüş de O’nadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
خَلَقَyarattı
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
بِٱلْحَقِّhak (hikmet) ile
وَصَوَّرَكُمْve sizi biçimlendirdi
فَأَحْسَنَgüzel yaptı
صُوَرَكُمْbiçimlerinizi
وَإِلَيْهِve O'nadır
ٱلْمَصِيرُdönüş

-Ey insanlar!- O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış ve bunları boş yere yaratmamıştır. Sizi de kendisinden bir ihsan ve bir lütuf olmak üzere en güzel surette şekillendirmiştir. Eğer dileseydi sizi çirkin olarak yaratırdı. Kıyamet günü dönüş de sadece O’nadır. Amellerinize karşılık size karşılığınızı verecektir. Hayır (zannederse) hayır (bulur). Şer (zannederse) şer (bulur).

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ ۚ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Göklerde ve yerde olanları bilir. Gizlediklerinizi ve açığa vurduklarınızı da bilir. Allah kalplerde olanı hakkıyla bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَعْلَمُbilir
مَاbulunanları
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
وَيَعْلَمُve bilir
مَاşeyleri
تُسِرُّونَgizlediğiniz
وَمَاve şeyleri
تُعْلِنُونَaçığa vurduğunuz
وَٱللَّهُve Allah
عَلِيمٌۢbilendir
بِذَاتِözünü
ٱلصُّدُورِgöğüslerin

Göklerde olanı ve yeryüzünde olanları bilir. Gizlediğiniz amelleri de açığa vurduğunuz amelleri de bilir. Allah, gönüllerde olan hayrı da şerri de hakkıyla bilendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا۟ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَبْلُ فَذَاقُوا۟ وَبَالَ أَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌۭ

Bundan önce kâfir olanların haberi size gelmedi mi? Onlar bu sebepten amellerinin cezasını tattılar. Onlar için çok acıklı bir azap da vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْsize gelmedi mi?
يَأْتِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَبَؤُا۟haberi
ٱلَّذِينَolanların
كَفَرُوا۟inkar etmiş
مِنdaha önceden
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَذَاقُوا۟taddılar
وَبَالَvebalini
أَمْرِهِمْişlerinin
وَلَهُمْve onlar için vardır
عَذَابٌbir azab
أَلِيمٌۭacı

-Ey müşrikler!- Daha önce inkâr eden Nuh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve diğer kavimler gibi ümmetlerin haberi size gelmedi mi? İşte onlar inkâr etmelerinin cezasını dünyada tattılar. Onlar için ahirette ise elem verici bir azap vardır. Evet! Onların haberi size geldi. O halde onların işlerinin vardığı neticeden ibret alın. Onların başına gelen sizin de başınıza gelmeden önce Allah'a tövbe edin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُۥ كَانَت تَّأْتِيهِمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَقَالُوٓا۟ أَبَشَرٌۭ يَهْدُونَنَا فَكَفَرُوا۟ وَتَوَلَّوا۟ ۚ وَّٱسْتَغْنَى ٱللَّهُ ۚ وَٱللَّهُ غَنِىٌّ حَمِيدٌۭ

Bu, kendilerine apaçık belgelerle peygamberler geldiği halde onların, “Bizi bir beşer mi hidayete ulaştıracak?” demeleri ve bu yüzden küfre saparak yüz çevirmeleri nedeniyledir. Allah hiç bir şeye muhtaç değildir. Allah çok zengindir, hamde layıktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَbu
بِأَنَّهُۥsebepledir ki
كَانَتgetirirlerdi
تَّأْتِيهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رُسُلُهُمelçileri
بِٱلْبَيِّنَٰتِaçık deliller
فَقَالُوٓا۟fakat onlar dediler
أَبَشَرٌۭbir insan mı?
يَهْدُونَنَاbize yol gösterecek
فَكَفَرُوا۟ve inkar ettiler
وَتَوَلَّوا۟ve yüz çevirdiler
وَّٱسْتَغْنَىmuhtaç olmadığını gösterdi
ٱللَّهُAllah da
وَٱللَّهُve Allah
غَنِىٌّzengindir
حَمِيدٌۭövülmüştür

Onlara isabet eden bu azap, Allah katından resulleri onlara apaçık delilleri ve ayan beyan kanıtları getirdiklerinde resullerin insanlardan gelmesini inkâr ederek şöyle demeleri sebebiyledir: "Bize insanlar mı yol gösterecek? Bizi bir beşer mi hakka iletecek?" Böylece onlar küfre sapıp, iman etmekten yüz çevirdiler. Bu yaptıkları ile Yüce Allah'a hiçbir zarar veremediler. Allah, onların imanlarına ve ibadetlerine muhtaç değildir. Çünkü onların taatleri Allah'a hiçbir şey vermez. Allah Teâlâ; zengindir, kullarına muhtaç değildir. Sözlerinde ve fiilerinde çokça övülen, hamde layık olandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

زَعَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَن لَّن يُبْعَثُوا۟ ۚ قُلْ بَلَىٰ وَرَبِّى لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلْتُمْ ۚ وَذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌۭ

Kâfirler, tekrar dirilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Evet! Rabbime andolsun ki, tekrar diriltileceksiniz. Sonra da yaptıklarınız size haber verilecek. Bu, Allah’a çok kolaydır."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
زَعَمَsandılar
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)
أَنkesinlikle
لَّنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُبْعَثُوا۟diriltilmeyeceklerini
قُلْde ki
بَلَىٰhayır
وَرَبِّىRabbim hakkı için
لَتُبْعَثُنَّmutlaka diriltileceksiniz
ثُمَّsonra
لَتُنَبَّؤُنَّsize haber verilecektir
بِمَاşeyler
عَمِلْتُمْyaptıklarınız
وَذَٰلِكَve bu
عَلَىgöre
ٱللَّهِAllah'a
يَسِيرٌۭkolaydır

Kâfirler, ölümlerinden sonra Yüce Allah'ın kendilerini kesinlikle diriltemeyeceğini ileri sürdüler. -Ey Peygamber!- Yeniden dirilmeyi inkâr eden o kimselere de ki: "Hayır! Rabbime ant olsun ki, dünyada yapmış olduklarınıza göre kıyamet günü mutlaka diriltileceksiniz. Bu diriltme Allah'a göre kolaydır. Sizi ilk defa yaratmıştır. O, ölümünüzden sonra sizi hesap ve karşılık için diriltmeye kadirdir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلنُّورِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلْنَا ۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌۭ

Allah’a, Rasûlüne ve indirdiğimiz nura iman edin. Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَـَٔامِنُوا۟artık inanın
بِٱللَّهِAllah'a
وَرَسُولِهِۦve Elçisine
وَٱلنُّورِve nura
ٱلَّذِىٓindirdiğimiz
أَنزَلْنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱللَّهُve Allah
بِمَاşeyleri
تَعْمَلُونَyaptıklarınız
خَبِيرٌۭhaber almaktadır

-Ey insanlar!- Allah'a iman edin. O'nun Peygamberine iman edin. Resulümüze indirdiğimiz Kur'an'a iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, buna göre size karşılığınızı verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ ٱلْجَمْعِ ۖ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلتَّغَابُنِ ۗ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَٰلِحًۭا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًۭا ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

Sizi toplanma günü bir araya getirecektir. İşte o, aldanma günüdür. Kim Allah’a iman edip salih amel yaparsa; onun günahlarını örter ve alt tarafından ırmaklar aktığı Cennetler'e sokar. Orada ebedî kalacaklardır. İşte o, en büyük kurtuluştur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَgün
يَجْمَعُكُمْsizi topladığı
لِيَوْمِgünü için
ٱلْجَمْعِtoplanma
ذَٰلِكَişte o
يَوْمُgünüdür
ٱلتَّغَابُنِaldanma
وَمَنve kim
يُؤْمِنۢinanırsa
بِٱللَّهِAllah'a
وَيَعْمَلْve yaparsa
صَٰلِحًۭاyararlı iş
يُكَفِّرْörter
عَنْهُonun
سَيِّـَٔاتِهِۦkötülüklerini
وَيُدْخِلْهُve onu sokar
جَنَّٰتٍۢcennetlere
تَجْرِىakan
مِنaltlarından
تَحْتِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَنْهَٰرُırmaklar
خَٰلِدِينَkalırlar
فِيهَآorada
أَبَدًۭاebedi
ذَٰلِكَişte budur
ٱلْفَوْزُbaşarı
ٱلْعَظِيمُbüyük

-Ey Peygamber!- Allah'ın kıyamet günü, sizi toplayacağı ve size amellerinizin karşılığını vereceği günü hatırla. O gün, kâfirlerin zararının ve eksikliklerinin ortaya çıktığı gündür. Çünkü Müminler o gün, kâfirlerin cennetteki yerlerine mirasçı olurlar. Kâfirler de Müminlerin cehennemdeki yerlerine mirasçı olurlar. Kim Allah'a iman eder ve salih ameller işlerse Yüce Allah, onun günahlarını örter ve onları, içinde ebedî olarak kalacakları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar oradan çıkmazlar, cennetin nimetleri devamlıdır, onlardan kesilmez. İşte onların elde ettikleri bu kazanç, hiçbir kazancın kendisine yakınlaşamayacağı en büyük kazançtır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ خَٰلِدِينَ فِيهَا ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

Kâfirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedîdirler. Ne kötü bir dönüş yeri.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve kimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
وَكَذَّبُوا۟ve yalanlayanlar
بِـَٔايَٰتِنَآayetlerimizi
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlar
أَصْحَٰبُhalkıdır
ٱلنَّارِateş
خَٰلِدِينَsürekli kalacaklardır
فِيهَاorada
وَبِئْسَne kötü
ٱلْمَصِيرُgidilecek yerdir orası

Allah'ı inkâr edenlere ve resulümüze indirdiğimiz ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Onlar, orada ebedî kalacaklardır. Onların varacakları yer ne kötü ve çirkin bir varış yeridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

مَآ أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ ۗ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ يَهْدِ قَلْبَهُۥ ۚ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌۭ

Hiçbir musibet, Allah’ın izni olmadıkça isabet etmez. Kim, Allah’a iman ederse Allah onun kalbine hidayet verir. Allah, her şeyi bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَآisabet etmez
أَصَابَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنhiçbir
مُّصِيبَةٍmusibet
إِلَّاdışında
بِإِذْنِizni
ٱللَّهِAllah'ın
وَمَنve kim
يُؤْمِنۢinanırsa
بِٱللَّهِAllah'a
يَهْدِdoğruya iletir
قَلْبَهُۥonun kalbini
وَٱللَّهُve Allah
بِكُلِّher
شَىْءٍşeyi
عَلِيمٌۭbilendir

Bir kimsenin canına yahut malına yahut çocuğuna Allah'ın bir hükmü ve kaderi olmadıkça hiçbir musibet isabet etmez. Kim, Allah’a ve O'nun kaza ve kaderine iman ederse; Allah onun kalbini hükmüne karşı rıza ve hoşnutluk ile selamette kılar. Allah, her şeyi hakkıyla bilir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ ۚ فَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَإِنَّمَا عَلَىٰ رَسُولِنَا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

O halde Allah’a itaat edin, Rasûlüne itaat edin. Eğer yüz çevirseniz, elçimize düşen ancak açıkça tebliğ etmektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَطِيعُوا۟o halde ita'at edin
ٱللَّهَAllah'a
وَأَطِيعُوا۟ve ita'at edin
ٱلرَّسُولَElçiye
فَإِنeğer
تَوَلَّيْتُمْdönerseniz
فَإِنَّمَاşüphesiz
عَلَىٰdüşen
رَسُولِنَاElçimize
ٱلْبَلَٰغُduyurmaktır
ٱلْمُبِينُaçıkça

Allah’a itaat edin, resule de itaat edin. Eğer Allah'ın resulünün getirdiklerinden yüz çevirirseniz; bu yüz çevirmenin günahı sizin üzerinizedir. Elçimizin üzerine düşen ise kendisine emrettiğimizi tebliğ etmekten başka bir şey değildir. O'nun tebliğ etmekle emrolunduğu şey ise size kesinlikle ulaşmıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

Allah, O’ndan başka (hak) bir ilah yoktur. O halde Müminler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱللَّهُAllah (ki)
لَآyoktur
إِلَٰهَtanrı
إِلَّاbaşka
هُوَO'ndan
وَعَلَىve
ٱللَّهِAllah'a
فَلْيَتَوَكَّلِdayansınlar
ٱلْمُؤْمِنُونَmü'minler

Allah, kendisinden başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilahın olmadığı tek ilahtır. O halde Müminler, bütün işlerinde yalnızca Allah'a dayanıp güvensinler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ مِنْ أَزْوَٰجِكُمْ وَأَوْلَٰدِكُمْ عَدُوًّۭا لَّكُمْ فَٱحْذَرُوهُمْ ۚ وَإِن تَعْفُوا۟ وَتَصْفَحُوا۟ وَتَغْفِرُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌ

Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar vardır. Onlardan sakının. Eğer affeder, kusurlarına bakmaz ve bağışlarsanız; Allah da bağışlar ve merhamet eder.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)
إِنَّşüphesiz
مِنْeşlerinizden (bazıları)
أَزْوَٰجِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَوْلَٰدِكُمْve çocuklarınızdan
عَدُوًّۭاdüşmandır
لَّكُمْsize
فَٱحْذَرُوهُمْonlardan sakının
وَإِنama
تَعْفُوا۟affederseniz
وَتَصْفَحُوا۟ve hoşgörürseniz
وَتَغْفِرُوا۟ve bağışlarsanız
فَإِنَّmuhakkak ki
ٱللَّهَAllah (da)
غَفُورٌۭbağışlayandır
رَّحِيمٌesirgeyendir

Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar vardır. Bu, onların sizi Allah'ın zikrinden ve Allah'ın yolunda cihat etmekten alıkoydukları ve geciktirdikleri içindir. Onların size etki etmesinden sakının. Eğer onların hatalarını affeder, kusurlarına bakmaz ve onları bağışlarsanız; şüphesiz Allah da sizin günahlarınızı bağışlar ve size merhamet eder. Çünkü karşılık; işlenen amelin türündendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

إِنَّمَآ أَمْوَٰلُكُمْ وَأَوْلَٰدُكُمْ فِتْنَةٌۭ ۚ وَٱللَّهُ عِندَهُۥٓ أَجْرٌ عَظِيمٌۭ

Mallarınız da, evlatlarınız da sizin için ancak bir imtihandır. Allah katında ise büyük ecir vardır.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّمَآelbette
أَمْوَٰلُكُمْmallarınız
وَأَوْلَٰدُكُمْve evladlarınız
فِتْنَةٌۭbir imtihandır
وَٱللَّهُAllah ise
عِندَهُۥٓO'nun yanındadır
أَجْرٌödül
عَظِيمٌۭbüyük

Mallarınız ve evlatlarınız sizin için ancak bir imtihandır ve sizi, haram yoldan kazanmaya ve Allah'a taatte bulunmayı terk etmeye sevk edebilir. Allah'a karşı olan taatini evlatlarına uymaya ve malı ile meşgul olmaya tercih eden kimseye Allah katında büyük bir mükâfat vardır. İşte bu, büyük mükâfat cennettir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ مَا ٱسْتَطَعْتُمْ وَٱسْمَعُوا۟ وَأَطِيعُوا۟ وَأَنفِقُوا۟ خَيْرًۭا لِّأَنفُسِكُمْ ۗ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

O halde, gücünüzün yettiği kadar Allah'tan sakının, dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱتَّقُوا۟öyle ise korkun
ٱللَّهَAllah'tan
مَاgücünüz yettiği kadar
ٱسْتَطَعْتُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱسْمَعُوا۟ve dinleyin
وَأَطِيعُوا۟ve ita'at edin
وَأَنفِقُوا۟ve infak edin
خَيْرًۭاen hayırlı olanı
لِّأَنفُسِكُمْkendiniz için
وَمَنve kim
يُوقَkorunursa
شُحَّcimriliğinden
نَفْسِهِۦnefsinin
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlar
ٱلْمُفْلِحُونَbaşarıya erenlerdir

Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Dinleyin, Allah'a ve Allah'ın resulüne itaat edin. Allah'ın sizi rızıklandırmış olduğu malları hayır yolunda sarf edin. Kim, nefsinin hırsından kendisini koruyacak olursa; işte istediklerini elde edip korktuklarından kurtularak büyük kazancı elde etmiş olanlar onlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

إِن تُقْرِضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًۭا يُضَٰعِفْهُ لَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ۚ وَٱللَّهُ شَكُورٌ حَلِيمٌ

Eğer Allah’a güzel bir şekilde ödünç verirseniz, onu size kat kat arttırır ve günahlarınızı bağışlar. Allah; Şekûr'dur (bol bol verir), Halîm'dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنeğer
تُقْرِضُوا۟borç verirseniz
ٱللَّهَAllah'a
قَرْضًاbir borçla
حَسَنًۭاgüzel
يُضَٰعِفْهُonu kat kat yapar
لَكُمْsizin için
وَيَغْفِرْve bağışlar
لَكُمْsizi
وَٱللَّهُAllah
شَكُورٌkarşılık verendir
حَلِيمٌhalimdir

Eğer yolunda mallarınızı harcayarak Allah'a güzel bir borç verirseniz, Allah her iyiliğin karşılığını size on mislinden yediyüz misline ve daha fazlası ile verir. Sizin günahlarınızı bağışlar. Yüce Allah, az amelin karşılığına çokça karşılık veren Şekûr'dur. Halîm'dir, ceza vermekte aceleci değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Gizliyi de, açığı da bilendir, Azîzdir, Hakîmdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَٰلِمُbilendir
ٱلْغَيْبِgörünmeyeni
وَٱلشَّهَٰدَةِve görüneni
ٱلْعَزِيزُazizdir
ٱلْحَكِيمُhakimdir

Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, görülmeyeni de görüleni de bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz/mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

18 ayetlik Tegâbün Sûresi, aldanmanın ortaya çıktığı gün anlamındaki adıyla Medine döneminin temel inanç ve ahlâk tartışmalarını taşır. Tegâbün adı metni tek konuya kapatmaz; farklı pasajlar aynı ahlâkî soruya farklı açılardan yaklaşır. İman, aile ve mal imtihanı, infak ve kıyamet günündeki gerçek kazanç-kayıp üzerine yoğunlaşır. Aileden gelebilecek engeller konusunda uyarırken affetme ve bağışlamayı da emreder. Yaratılış ve bilgi, yeniden diriliş, tegâbün günü, eş ve çocukların imtihanı, gücün yettiğince takvâ, infak. Tegâbün içindeki her sahne farklı bir insan tipini görünür kılar; cevap bazen şükür, bazen kibir, bazen dürüst dönüştür. Tegâbün içindeki bu kurgu, gerçek kazanç ve kayıp temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Aileyi ‘düşman' ilan eden bir dil kurmak yanlıştır; ayet, bazı ilişkilerin insanı sorumluluktan uzaklaştırabileceğini bildirir ve hemen affı hatırlatır. Tegâbün ayetlerini tartışmada silah yapmak yerine okuyucunun önce kendi sorumluluğunu sorgulaması gerekir. Bugüne bakan yönü ise yakın ilişkilere sınır koyarken kin üretmeme, maddî kararların uzun vadeli ahlâkî sonuçlarını hesaba katma bilinci verir. Bu çerçevede Tegâbün, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.

Ana Temalar

  • Gerçek kazanç ve kayıp
  • Aile imtihanı
  • Affetme
  • Gücün yettiğince takvâ
  • İnfak

Ne Zaman Okunur?

Tegâbün, günlük tilavet, hatim veya konu çalışması içinde serbestçe okunur. Tegâbün için ileri sürülen sayı ve dünyevî sonuçlar kaynakla doğrulanmadıkça aktarılmaz. Ana hedef, gerçek kazanç ve kayıp ile gücün yettiğince takvâ arasındaki bağı kavramaktır.

İddia ve sonuç zincirini takip etmek

Tegâbün Sûresi'nde önce gerçek kazanç ve kayıp hakkında bir temel kurulur, sonra aile imtihanı üzerinden insan tavrı sınanır ve infak ile sonuç ufku açılır. Bu zinciri izlemek, pasaj değişikliklerini rastgele görmeyi engeller. Her bölüm için ‘iddia, cevap, sonuç' şeklinde kısa not alınabilir.

Bugünkü probleme ihtiyatla bağlanmak

Tegâbün Sûresi gücün yettiğince takvâ bakımından güncel tartışmalara ışık tutabilir. Buna rağmen tarihî hüküm bugüne aynen kopyalanamaz. Tegâbün okunurken ilke, amaç ve ahlâkî sınır taşınır; özel savaş, aile veya toplum şartları uzmanlık gerektiren ayrı meseleler olarak korunur.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Tegâbün Sûresi'nin ayet sayısı nedir?

18 ayettir. Kur'an'daki mushaf sırası 64 olup yaygın nüzul sınıflandırması Medine şeklindedir.

Tegâbün ismi neyi ifade eder?

Aldanmanın ortaya çıktığı gün anlamını taşır. İsim, sûreyi diğerlerinden ayıran bir işaret olarak kullanılır.

Tegâbün Sûresi hangi sorulara cevap verir?

Sûre özellikle gerçek kazanç ve kayıp, aile imtihanı ve gücün yettiğince takvâ hakkında insanın nasıl düşünmesi ve davranması gerektiğini tartışır.

Teğâbun Sûresi'nin bağlamı neden önemlidir?

Bağlam, affetme hakkındaki ayetlerin kime, hangi olay veya tartışma içinde yöneldiğini anlamaya yardım eder. Tegâbün bağlamı silindiğinde metin kolayca slogana dönüşebilir.

Tegâbün Sûresi için kısa bir okuma önerisi nedir?

Önce meal baştan sona okunabilir, sonra infak bölümüne güvenilir tefsirle dönülebilir. Son olarak kişisel bir davranış notu yazılabilir.

Tüm sorular →

Kaynaklar