Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

30. Sûre · Mekke · 60 Ayet

الروم

RÛM SÛRESİ

Rumlar

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

الٓمٓ

Elif, Lâm, Mîm.1

  1. [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu. ↩

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
الٓمٓElif Lâm Mîm

(Elif. Lâm. Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

غُلِبَتِ ٱلرُّومُ

Rumlar yenilgiye uğradılar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
غُلِبَتِyenildi
ٱلرُّومُRum(lar)

Farisîler, Rumlar'a karşı galip gelmişlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

فِىٓ أَدْنَى ٱلْأَرْضِ وَهُم مِّنۢ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَ

En yakın yerde. Ancak onlar bu yenilgilerinden sonra yeneceklerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فِىٓen yakın
أَدْنَىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَرْضِbir yerde
وَهُمve onlar
مِّنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
غَلَبِهِمْyenilgilerinden
سَيَغْلِبُونَyeneceklerdir

Farisîlerin/Perslerin, Rumlar'ı yenmesinden sonra Farisî beldesine en yakın Şam topraklarında Rumlar onları yeneceklerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

فِى بِضْعِ سِنِينَ ۗ لِلَّهِ ٱلْأَمْرُ مِن قَبْلُ وَمِنۢ بَعْدُ ۚ وَيَوْمَئِذٍۢ يَفْرَحُ ٱلْمُؤْمِنُونَ

Birkaç yıl (üç ila dokuz sene) içinde. Öncesinde de, sonrasında da emir Allah’ındır. O günde Müminler sevineceklerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فِىiçinde
بِضْعِbirkaç
سِنِينَyıl
لِلَّهِAllah'ındır
ٱلْأَمْرُemir
مِن(bundan) önce
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمِنۢve
بَعْدُsonra
وَيَوْمَئِذٍۢve o gün
يَفْرَحُsevinir(ler)
ٱلْمُؤْمِنُونَmü'minler

Üç seneden az, on seneden fazla olmamak kaydıyla (Rumlar, Persler'e galip gelecektir). Rumlar'ın galip gelmesinden önce de sonra da emir Allah'ındır. Rumlar'ın Persler'i yendiği gün Müminler sevineceklerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

بِنَصْرِ ٱللَّهِ ۚ يَنصُرُ مَن يَشَآءُ ۖ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Allah’ın yardımıyla, Allah dilediğine yardım eder. O; Aziz'dir, Rahim'dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
بِنَصْرِyardımıyle
ٱللَّهِAllah'ın
يَنصُرُyardım eder
مَنkimseye
يَشَآءُdilediği
وَهُوَve O
ٱلْعَزِيزُgaliptir
ٱلرَّحِيمُesirgeyendir

Allah'ın rumlara yardım etmesiyle (Müslümanlar) mutlu olacaklardır. Çünkü onlar ehlikitaptır. Allah, dilediği kimseye dilediğine karşı yardım eder. O; Aziz'dir, kimse O'na galip gelemez. Mümin kullarına karşı da çok merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

وَعْدَ ٱللَّهِ ۖ لَا يُخْلِفُ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

(Bu) Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَعْدَva'didir
ٱللَّهِAllah'ın
لَاcaymaz
يُخْلِفُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
وَعْدَهُۥva'dinden
وَلَٰكِنَّfakat
أَكْثَرَçoğu
ٱلنَّاسِinsanların
لَاbilmezler
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Bu zafer Allah Teâlâ'nın bir vaadidir. Yüce Allah vaadinden dönmez. Allah'ın zafer vaadinin gerçekleşmesi ile Müminlerin kesin inancı artar. Ancak insanların çoğu küfürleri sebebiyle bunu anlamazlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

يَعْلَمُونَ ظَٰهِرًۭا مِّنَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَهُمْ عَنِ ٱلْءَاخِرَةِ هُمْ غَٰفِلُونَ

Onlar dünya hayatından sadece dış görünüşü bilirler. Ahiretten ise gaflettedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
يَعْلَمُونَbilirler
ظَٰهِرًۭاdış yüzünü
مِّنَhayatının
ٱلْحَيَوٰةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلدُّنْيَاdünya
وَهُمْve onlar
عَنِahiretten
ٱلْءَاخِرَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
هُمْonlar
غَٰفِلُونَgafildirler

Onlar şeri hükümleri ve imanı bilmezler. Ancak geçimi kazanmak ve maddi uygarlığın inşası ile alakalı dünya hayatının zahirini bilmektedirler. Onlar, gerçek hayat diyarı olan ahiretten yüz çevirip, ona önem verip aldırış etmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِم ۗ مَّا خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍۢ مُّسَمًّۭى ۗ وَإِنَّ كَثِيرًۭا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ

Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? Allah gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri ancak hak ile ve belirli bir süre için yaratmıştır. İnsanların çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr ederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَوَلَمْhiç düşünmediler mi?
يَتَفَكَّرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىٓiçlerinde
أَنفُسِهِمkendi
مَّاyaratmamıştır
خَلَقَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerde
وَٱلْأَرْضَve yerde
وَمَاve bulunanları
بَيْنَهُمَآbu ikisi arasında
إِلَّاdışında
بِٱلْحَقِّhak olması
وَأَجَلٍۢve bir süre
مُّسَمًّۭىbelirtilmiştir
وَإِنَّve şüphesiz
كَثِيرًۭاçoğu
مِّنَinsanlardan
ٱلنَّاسِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِلِقَآئِkavuşmayı
رَبِّهِمْRabblerine
لَكَٰفِرُونَinkar etmektedirler

Yalanlayan müşrikler, Yüce Allah'ın kendi nefislerini nasıl yarattığını hiç düşünmüyorlar mı? Allah, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri hak ile yaratmıştır. O ikisini oyun olsun diye yaratmamıştır. O ikisi için dünyada belirli bir vakit tayin etmiştir. İnsanların çoğu kıyamet günü Rablerine kavuşmayı inkâr ederler. Bundan dolayı Rableri katında razı olunan salih ameller ile yeniden diriltilecekleri vakit için hazırlık yapmazlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةًۭ وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ ۖ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önceki kimselerin akibetinin nasıl olduğuna bir baksınlar? Onlardan daha güçlü idiler, toprağı yeri sürüp alt üst etmişler ve bunların (Mekke halkının) imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara peygamberleri apaçık delillerle gelmişlerdi. Allah, onlara zulmetmiş değildir. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَوَلَمْgezmediler mi?
يَسِيرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَيَنظُرُوا۟baksınlar
كَيْفَnasıl
كَانَolduğuna
عَٰقِبَةُsonunun
ٱلَّذِينَkimselerin
مِنkendilerinden önceki
قَبْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَانُوٓا۟idiler
أَشَدَّdaha güçlü
مِنْهُمْkendilerinden
قُوَّةًۭkuvvet bakımından
وَأَثَارُوا۟alt-üst etmişlerdi
ٱلْأَرْضَtoprağı
وَعَمَرُوهَآve onu imar etmişlerdi
أَكْثَرَdaha çok
مِمَّاbunların imar ettiklerinden
عَمَرُوهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَجَآءَتْهُمْonlara gelmişti
رُسُلُهُمelçiler
بِٱلْبَيِّنَٰتِdelillerle
فَمَاfakat
كَانَdeğildi
ٱللَّهُAllah
لِيَظْلِمَهُمْonlara zulmedecek
وَلَٰكِنfakat
كَانُوٓا۟onlar
أَنفُسَهُمْkendi kendilerine
يَظْلِمُونَzulmediyorlardı

Onlar, kendilerinden önce yalanlayan ümmetlerin sonlarının nasıl olduğunu düşünmek için yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Bu ümmetler kuvvet olarak onlardan daha güçlü idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve imar etmişlerdi. Hatta bunlardan daha çok imar etmişlerdi. Resulleri Allah'ın birliğine delalet eden apaçık delil ve hüccetler ile onlara gelmişti, ancak onlar bunu yalanlamışlardı. Yüce Allah onları helak ettiğinde onlara zulmetmedi. Fakat onlar, küfürleri sebebiyle nefislerini helaka götürecek yerlere sürükledikleri için kendi nefislerine zulmetmişlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

ثُمَّ كَانَ عَٰقِبَةَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ ٱلسُّوٓأَىٰٓ أَن كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَكَانُوا۟ بِهَا يَسْتَهْزِءُونَ

Sonra, Allah’ın ayetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenin sonu daha da kötü oldu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ثُمَّsonra
كَانَoldu
عَٰقِبَةَsonu
ٱلَّذِينَkimselerin
أَسَٰٓـُٔوا۟kötülük eden(lerin)
ٱلسُّوٓأَىٰٓçok kötü
أَنçünkü
كَذَّبُوا۟yalanladılar
بِـَٔايَٰتِayetlerini
ٱللَّهِAllah'ın
وَكَانُوا۟ve -idiler
بِهَاonlarla
يَسْتَهْزِءُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Sonra Allah'a şirk koşarak ve kötü amel işleyenlerin sonu son derece kötü oldu. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, onlarla alay ederek, dalga geçmişlerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

ٱللَّهُ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Allah yaratmayı ilk olarak başlatır, sonra onu yeniden gerçekleştirir. Sonra O'na döndürülürsünüz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ٱللَّهُAllah
يَبْدَؤُا۟başlar
ٱلْخَلْقَyaratmağa
ثُمَّsonra
يُعِيدُهُۥonu devam ettirir
ثُمَّsonra
إِلَيْهِO'na
تُرْجَعُونَdöndürülürsünüz

Yüce Allah geçmiş bir örneği olmadan yaratmaya ilk olarak başlar. Sonra bu yarattıklarını fani kılar. Ardından onları tekrar eski hallerine döndürür. En sonun da kıyamet gününde hesaba çekilip karşılık almak için ancak O'na döndürülürsünüz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ

Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar umutsuz kesilirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَيَوْمَve gün
تَقُومُbaşladığı
ٱلسَّاعَةُsa'at
يُبْلِسُsusarlar
ٱلْمُجْرِمُونَsuçlular

Kıyametin kopacağı gün mücrimler Allah'ın rahmetinden ümitlerini keseceklerdir. Küfürlerine karşı delilleri kalmadığı için emelleri de yok olmuştur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَلَمْ يَكُن لَّهُم مِّن شُرَكَآئِهِمْ شُفَعَٰٓؤُا۟ وَكَانُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ كَٰفِرِينَ

Onların, Allah’a koştukları ortaklardan kendileri için şefaatçılar da olmayacaktır. Artık onlar, ortak koştuklarını da inkâr edeceklerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَمْve
يَكُنolmaz
لَّهُمkendilerine
مِّنortaklarından
شُرَكَآئِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شُفَعَٰٓؤُا۟hiçbir şefa'atçi
وَكَانُوا۟o zaman oldular
بِشُرَكَآئِهِمْortaklarını
كَٰفِرِينَinkar eder(ler)

-Dünyada kendilerine ibadet ederek- ortak koştuklarından hiç kimse onları azaptan kurtarmak için şefaat edemeyecektir. Ortak koştuklarını inkâr edeceklerdir. Kendilerine ihtiyaç duydukları o vakit onları hayal kırıklığına uğratacaklardır. Zira onlar helak olunmakta eşittirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍۢ يَتَفَرَّقُونَ

Kıyametin kopacağı gün, işte o gün Müminler ve kâfirler birbirinden ayrılacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَيَوْمَve gün
تَقُومُbaşladığı
ٱلسَّاعَةُsa'at
يَوْمَئِذٍۢo gün
يَتَفَرَّقُونَayrılırlar

Kıyametin kopacağı gün, işte o gün insanlar dünyada yapmış oldukları amellere göre hesaplarını vermek için ayrılırlar. İlliyuna (Cennetin en yükseğine) yükseltilmek ve aşağıların en aşağısına indirilmek arasında olacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَهُمْ فِى رَوْضَةٍۢ يُحْبَرُونَ

İman edip salih ameller işleyenler; işte onlar bir bahçede sevinç içinde ağırlanırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَأَمَّاancak
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
وَعَمِلُوا۟ve yapanlar
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
فَهُمْonlar
فِىiçinde
رَوْضَةٍۢbir bahçe
يُحْبَرُونَneş'elendirilirler

Allah'a iman eden ve O'nun katında razı olunan amelleri işleyenlere gelince, işte onlar cennette devamlı, hiç kesintiye uğramayacak nimetlere nail olmakla sevindirilirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَلِقَآئِ ٱلْءَاخِرَةِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ فِى ٱلْعَذَابِ مُحْضَرُونَ

Kâfir olup, ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar daima azapta tutulurlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَأَمَّاfakat
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
وَكَذَّبُوا۟ve yalanlayanlar
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizi
وَلِقَآئِve buluşmasını
ٱلْءَاخِرَةِahiret
فَأُو۟لَٰٓئِكَonlar da
فِىiçine
ٱلْعَذَابِazabın
مُحْضَرُونَgetirilirler

Allah'a iman etmeyip, kâfir olan, resulümüze indirdiğimiz ayetlerimizi, yeniden dirilmeyi ve hesabı yalanlayanlar, azap için hazır bulundurulurlar ve sürekli olarak azap içinde olurlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ

O halde akşama girerken ve sabaha ererken Allah'ı tesbih edin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَسُبْحَٰنَöyle ise tesbih edin
ٱللَّهِAllah'ı
حِينَzaman
تُمْسُونَakşama girdiğiniz
وَحِينَve zaman
تُصْبِحُونَsabaha erdiğiniz

Akşam vaktine girerken Allah'ı tespih edin; o vakit akşam ve yatsı namazlarının vaktidir. Sabah vaktine girerken de O'nu tespih edin; o da sabah namazının vaktidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَعَشِيًّۭا وَحِينَ تُظْهِرُونَ

Göklerde ve yerde hamt O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah’ı tesbih edin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَهُO'na mahsustur
ٱلْحَمْدُhamd
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
وَعَشِيًّۭاve günün sonunda
وَحِينَve zaman
تُظْهِرُونَöğleye erdiğiniz

Övgü yalnızca Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya mahsustur. Göklerde melekleri O'na hamdeder, yeryüzünde ise yaratmış olduğu mahlukat O'na hamdeder. İkindi namazı vaktine girdiğinizde ve öğle namazı vaktine girdiğinizde O'nu tespih edin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَيُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا ۚ وَكَذَٰلِكَ تُخْرَجُونَ

Allah, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Siz de (mezarlarınızdan) işte böyle çıkarılacaksınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
يُخْرِجُçıkarır
ٱلْحَىَّdiri
مِنَölüden
ٱلْمَيِّتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيُخْرِجُve çıkarır
ٱلْمَيِّتَölü
مِنَdiriden
ٱلْحَىِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيُحْىِve diriltir
ٱلْأَرْضَyeri
بَعْدَsonra
مَوْتِهَاölümünden
وَكَذَٰلِكَişte siz de öyle
تُخْرَجُونَçıkarılacaksınız

Yüce Allah, insanı nutfeden ve civcivi yumurtadan çıkardığı gibi ölüden diriyi çıkartır. İnsandan nutfeyi ve tavuktan yumurtayı çıkardığı gibi diriden de ölüyü çıkartır. Yeryüzü kuruduktan sonra yağmur indirerek ve yeşerterek ona hayat verir. Yeryüzüne yeşerterek hayat verdiği gibi hesaba çekmek ve amellerinizin karşılığını vermek için sizi kabirlerinizden çıkaracaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍۢ ثُمَّ إِذَآ أَنتُم بَشَرٌۭ تَنتَشِرُونَ

Sizi topraktan yaratması, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra bir de gördünüz ki, siz beşer olmuş (çoğalıp) yayılıyorsunuz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمِنْO'nun ayetlerinden (biri)
ءَايَٰتِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنْsizi yaratmasıdır
خَلَقَكُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنtopraktan
تُرَابٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثُمَّsonra
إِذَآbir de bakarsın ki
أَنتُمsiz
بَشَرٌۭinsan(lar)
تَنتَشِرُونَyayılıyorsunuz

Allah'ın birliğine ve kudretine delalet eden azametli ayetlerinden biri de -Ey İnsanlar!- Babanızı topraktan yaratarak sizin aslınızı da ondan (topraktan) yaratmasıdır. Ardından sizler üreyerek nesli çoğalan beşer ve yeryüzünün doğu ve batısına yayılan canlılar oldunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًۭا لِّتَسْكُنُوٓا۟ إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةًۭ وَرَحْمَةً ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يَتَفَكَّرُونَ

Sizin için nefislerinizden kendileri ile sükûn/huzur bulacağınız ve aranızda muhabbet ve merhamet kıldığı eşler yaratmış olması da onun ayetlerindendir. Muhakkak bunlarda düşünen bir topluluk için ayetler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمِنْO'nun ayetlerinden (biri de)
ءَايَٰتِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنْyaratmasıdır
خَلَقَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَكُمsizin için
مِّنْnefislerinizden
أَنفُسِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَزْوَٰجًۭاeşler
لِّتَسْكُنُوٓا۟sakinleşeceğiniz
إِلَيْهَاonunla
وَجَعَلَve koymasıdır
بَيْنَكُمaranıza
مَّوَدَّةًۭsevgi
وَرَحْمَةًve acıma
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢibretler
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يَتَفَكَّرُونَdüşünen

Aynı zamanda Yüce Allah'ın birliğine ve kudretine delalet eden büyük ayetlerinden bir tanesi de; sizin için kendi cinsinizden olan uyum içinde yaşadığınız, nefislerinizin huzur bulduğu eşler yaratmış olmasıdır. Sizler ve onlar arasında sevgi ve şefkat meydana getirmiştir. Şüphesiz ki bu zikredilenler, düşünen bir toplum için apaçık ayet ve delilerdir. Çünkü onlar akıllarını kullanarak bundan istifade eden kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ خَلْقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفُ أَلْسِنَتِكُمْ وَأَلْوَٰنِكُمْ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّلْعَٰلِمِينَ

Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمِنْO'nun ayetlerinden (biri de)
ءَايَٰتِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَلْقُyaratılmasıdır
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
وَٱخْتِلَٰفُve değişik olmasıdır
أَلْسِنَتِكُمْdillerinizin
وَأَلْوَٰنِكُمْve renklerinizin
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢibretler
لِّلْعَٰلِمِينَbilenler için

O'nun birliğine ve kudretine delalet eden azametli ayetlerinden biri de gökleri ve yeri yaratmasıdır. Konuşmuş olduğunuz dilleriniz ve renklerinizin farklı olması da bu ayetlerdendir. Bu söylenilenlerde ilim ve basiret sahipleri için apaçık ayet ve deliller vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ مَنَامُكُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱبْتِغَآؤُكُم مِّن فَضْلِهِۦٓ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يَسْمَعُونَ

Geceleyin ve gündüzün uyumanız ve O'nun lütfundan (nasip) aramanız da O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمِنْO'nun ayetlerinden (biri de)
ءَايَٰتِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَنَامُكُمuyumanızdır
بِٱلَّيْلِgeceleyin
وَٱلنَّهَارِve gündüzün
وَٱبْتِغَآؤُكُمve aramanızdır
مِّنO'nun lutfundan
فَضْلِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢibretler
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يَسْمَعُونَişiten

Gece ve işlerinizin yorgunluğundan dinlenmeniz için gündüz vaktinde uyumanız, Allah Teâlâ'nın birliğine ve kudretine delalet eden azametli ayetlerinden biridir. Aynı zamanda gündüzü, Rabbinizden rızık istemek için yeryüzüne yayıldığınız bir vakit kılması O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunlarda kabul ve tefekkür etme kasdıyla işitip, dinleyen topluluk için apaçık ayet ve deliller vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ يُرِيكُمُ ٱلْبَرْقَ خَوْفًۭا وَطَمَعًۭا وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ فَيُحْىِۦ بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يَعْقِلُونَ

Korku ve ümit vermek üzere size şimşeği göstermesi, gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için elbette ibretler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمِنْO'nun ayetlerinden (biri de)
ءَايَٰتِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُرِيكُمُsize göstermesidir
ٱلْبَرْقَşimşeği
خَوْفًۭاkorku
وَطَمَعًۭاve umut
وَيُنَزِّلُve indirmesidir
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۭbir su
فَيُحْىِۦve diriltmesidir
بِهِonunla
ٱلْأَرْضَyeri
بَعْدَsonra
مَوْتِهَآölümünden
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢibretler
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يَعْقِلُونَaklını kullanan

Gökteki şimseği, içinde bulunan yıldırım ile sizi korkutmak, yağmura olan arzunuzu gerçekleştirmek için göndermesi, bulutlardan yağmuru indirip, ardından yeryüzü kurak iken orada ekinler bitirip, hayat vermesi O'nun birliğine ve kudretine delalet eden büyük ayetlerindendir. Şüphesiz bu söylenenlerde, akıl sahipleri için apaçık ayet ve deliller vardır. Onlar bununla ölümden sonra hesap ve karşılık için tekrar dirilecekleri hakkında çıkarımda bulunurlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن تَقُومَ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ بِأَمْرِهِۦ ۚ ثُمَّ إِذَا دَعَاكُمْ دَعْوَةًۭ مِّنَ ٱلْأَرْضِ إِذَآ أَنتُمْ تَخْرُجُونَ

Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O’nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمِنْO'nun ayetlerinden (biri de)
ءَايَٰتِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنdurmasıdır
تَقُومَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلسَّمَآءُgöğün
وَٱلْأَرْضُve yerin
بِأَمْرِهِۦO'nun buyruğuyla
ثُمَّsonra
إِذَاzaman
دَعَاكُمْsizi çağırdığı
دَعْوَةًۭbir tek da'vetle
مِّنَyerden
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِذَآbir de bakarsınız ki
أَنتُمْsiz
تَخْرُجُونَçıkıyorsunuz

Yüce Allah'ın emri ile düşmeden göğün ayakta durması ve yerin yıkılmaması O'nun birliğine ve kudretine delalet eden büyük ayetlerindendir. Sonra Allah -Subhanehu ve Teâlâ- meleğin Sûr'a üflemesiyle sizi yerden çağırdığında hesap ve karşılığınızın görülmesi için hemen kabirlerinizden çıkıverirsiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

وَلَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ كُلٌّۭ لَّهُۥ قَٰنِتُونَ

Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmişlerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَهُۥve O'nundur
مَنkimseler
فِىbulunan
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerde
وَٱلْأَرْضِve yerde
كُلٌّۭhepsi
لَّهُۥO'na
قَٰنِتُونَita'at etmektedirler

Göklerde ve yerde ne varsa mülk, yaratma ve idare etme bakımından yalnızca O'nundur. Gökteki ve yerdeki her şey O'nun mahlukatıdır. O'na boyun eğmiş ve emrine teslim olmuşlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَهُوَ ٱلَّذِى يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ وَهُوَ أَهْوَنُ عَلَيْهِ ۚ وَلَهُ ٱلْمَثَلُ ٱلْأَعْلَىٰ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Yaratmayı ilk başlatan, sonra onu yeniden gerçekleştirecek olan O'dur. Bu, O’na göre (ilk yaratmadan) daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce ve eşsiz sıfatlar O’nundur. O; Azîzdir, Hakîmdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَهُوَve O
ٱلَّذِىki
يَبْدَؤُا۟başlar
ٱلْخَلْقَyaratmağa
ثُمَّsonra
يُعِيدُهُۥonu tekrarlar
وَهُوَve bu
أَهْوَنُdaha kolaydır
عَلَيْهِO'na
وَلَهُve O'nundur
ٱلْمَثَلُdurum
ٱلْأَعْلَىٰen yüce
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
وَهُوَve O
ٱلْعَزِيزُüstündür
ٱلْحَكِيمُhüküm ve hikmet sahibidir

O -Subhanehu ve Teâlâ-, geçmiş bir benzeri olmadan ilk defa yaratan, öldükten sonra onları tekrardan yaratandır. Bu, O'na göre ilk olarak yaratmadan daha kolaydır. Aslında her ikisi de O'nun için kolaydır. Eğer O, bir şeyin olmasını isterse ona; "Ol!" der o da hemen oluverir. Allah -Azze ve Celle-'nin vasfedildiği bütün eşsiz, yüce, celâl ve kemâl sıfatları O'na aittir. O, kendisine, kimsenin galip gelemeyeceği izzet sahibidir. Yaratma ve yönetmesinde hikmet sahibi olandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

ضَرَبَ لَكُم مَّثَلًۭا مِّنْ أَنفُسِكُمْ ۖ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِى مَا رَزَقْنَٰكُمْ فَأَنتُمْ فِيهِ سَوَآءٌۭ تَخَافُونَهُمْ كَخِيفَتِكُمْ أَنفُسَكُمْ ۚ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍۢ يَعْقِلُونَ

(Allah) size kendi nefislerinizden bir misal getirdi. Size rızık olarak verdiklerimizde elinizin altındaki kölelerinizin size ortak olup o rızıkta hep birlikte eşit olmayı ve kendiniz (gibi) hür olan diğer ortaklarınızdan çekindiğiniz gibi onlardan da çekinmeyi kabul eder misiniz? İşte akıllarını kullanan bir topluluk için ayetleri böyle açıklarız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ضَرَبَmisal verdi
لَكُمsize
مَّثَلًۭاbir benzetmeyle
مِّنْkendinizden
أَنفُسِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
هَلsizin için varmı dır?
لَّكُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنbulunanlar (köleler) dan
مَّاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَلَكَتْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَيْمَٰنُكُمsizin ellerinde
مِّنortaklardan
شُرَكَآءَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىşeylerde
مَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَزَقْنَٰكُمْsizi rızıklandırdığımız
فَأَنتُمْsizinle
فِيهِonda
سَوَآءٌۭeşit olan
تَخَافُونَهُمْonlardan çekindiğiniz
كَخِيفَتِكُمْçekindiğiniz gibi
أَنفُسَكُمْbirbirinizden
كَذَٰلِكَişte böyle
نُفَصِّلُbiz açıklıyoruz
ٱلْءَايَٰتِayetleri
لِقَوْمٍۢbir toplum için
يَعْقِلُونَaklını kullanan

-Ey Müşrikler!- Allah size kendi içinizden bir örnek vermektedir. Bu, hür olan ortağınız ile malınızı taksim etmekten endişe duyduğunuz gibi kendileriyle mallarınızı taksim etmekten endişe duyduğunuz ve mallarınıza eşit olarak ortak olan köleleriniz örneğidir. Kendiniz için köleleriniz üzerinden verilen bu örnekten razı olur musunuz? Şüphesiz, siz bundan razı olmazsınız. Yüce Allah'ın da mülkünde mahlukatı ve kullarından böyle bir ortağa razı olması asla düşünülemez. Bu ve benzeri misaller getirerek apaçık delil ve hüccetleri akıl sahibi topluluklar için çeşitlendirerek açıklıyoruz. İşte onlar, bunlardan istifade edenlerin ta kendileridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

بَلِ ٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَهْوَآءَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍۢ ۖ فَمَن يَهْدِى مَنْ أَضَلَّ ٱللَّهُ ۖ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ

Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
بَلِhayır
ٱتَّبَعَuydular
ٱلَّذِينَzulmedenler
ظَلَمُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَهْوَآءَهُمkeyiflerine
بِغَيْرِolmaksızın;
عِلْمٍۢbilgi(leri)
فَمَنkim?
يَهْدِىyola getirebilir
مَنْkimseyi
أَضَلَّşaşırttığı
ٱللَّهُAllah'ın
وَمَاve yoktur
لَهُمonların
مِّنhiçbir
نَّٰصِرِينَyardımcıları

Onların dalalet üzere olmalarının sebebi, delillerin yetersiz olup onlara açıklanmaması değildir. Ancak bunun sebebi Yüce Allah'ın üzerlerindeki haklarından cahil olup babalarını taklit edip hevalarının peşinden gitmeleridir. Yüce Allah'ın saptırdığı kimseyi, kim hidayete muvaffak kılabilir? Kimse muvaffak kılamaz. Allah'ın azabını onlardan giderecek hiçbir yardımcıları da yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًۭا ۚ فِطْرَتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى فَطَرَ ٱلنَّاسَ عَلَيْهَا ۚ لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ ٱللَّهِ ۚ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Sen yüzünü hanif olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtratına dosdoğru çevir. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَأَقِمْçevir
وَجْهَكَyüzünü
لِلدِّينِdine
حَنِيفًۭاHanif olarak
فِطْرَتَyaratmasına
ٱللَّهِAllah'ın
ٱلَّتِىki
فَطَرَyaratmıştır
ٱلنَّاسَinsanları
عَلَيْهَاona göre
لَاdeğiştirilemez
تَبْدِيلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِخَلْقِyaratması
ٱللَّهِAllah'ın
ذَٰلِكَişte odur
ٱلدِّينُdin
ٱلْقَيِّمُdoğru
وَلَٰكِنَّfakat
أَكْثَرَçoğu
ٱلنَّاسِinsanların
لَاbilmezler
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Sen ve seninle birlikte olanlar bütün dinlerden yüz çevirerek Allah'ın sizi yönelttiği dine, insanları fıtratına uygun yarattığı İslam dinine yönelin. Allah’ın yaratışında bir değişiklik olmaz. İşte bu dosdoğru din, kendisinde hiçbir eğrilik yoktur. Fakat insanların çoğu bu dinin hak din olduğunu bilmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

۞ مُنِيبِينَ إِلَيْهِ وَٱتَّقُوهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

O’na ihlasla yönelin. O’ndan sakının ve namazı ikame edin ve asla müşriklerden olmayın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
مُنِيبِينَyönelin
إِلَيْهِyalnız O'na
وَٱتَّقُوهُve O'ndan korkun
وَأَقِيمُوا۟ve kılın
ٱلصَّلَوٰةَnamazı
وَلَاve
تَكُونُوا۟olmayın
مِنَortak koşanlardan
ٱلْمُشْرِكِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Günahlarınızdan tövbe ederek Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya dönün. Emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak O'ndan korkun. Namazı en mükemmel şekilde eda edin. İbadetlerinde başkasını Yüce Allah'a ortak koşan, fıtrata muhalefet eden müşrikler gibi olmayın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

مِنَ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًۭا ۖ كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

O dinlerini parça parça eden ve fırkalara/cemaatlere ayrılanlardan (olmayın). Her grup/cemaat kendi yanında olanla sevinmektedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
مِنَonlar ki
ٱلَّذِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَرَّقُوا۟parçaladılar
دِينَهُمْdinlerini
وَكَانُوا۟ve oldular
شِيَعًۭاbölük bölük
كُلُّher
حِزْبٍۭgurup
بِمَاolanla
لَدَيْهِمْkendi yanında
فَرِحُونَsevinmektedir

Bir kısmına iman edip, bir kısmını inkâr ederek dinlerini değiştiren müşrikler gibi olmayın. Onlar fırka ve cemaatlere bölünmüşlerdir. Onlardan her bir fırka üzerinde olduğu sapıklıkla sevinmekte ve yalnızca kendilerini hak, diğerlerini de batıl üzere görmekteydiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرٌّۭ دَعَوْا۟ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنْهُ رَحْمَةً إِذَا فَرِيقٌۭ مِّنْهُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ

İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O’na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine ortak koşuyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَإِذَاve zaman
مَسَّdokunduğu
ٱلنَّاسَinsanlara
ضُرٌّۭbir zarar
دَعَوْا۟yalvarırlar
رَبَّهُمRablerine
مُّنِيبِينَyönelerek
إِلَيْهِO'na
ثُمَّsonra
إِذَآzaman
أَذَاقَهُمonlara taddırdığı
مِّنْهُkendinden
رَحْمَةًbir rahmet
إِذَاhemen
فَرِيقٌۭbir grup
مِّنْهُمonlardan
بِرَبِّهِمْRablerine
يُشْرِكُونَortak koşarlar

Müşriklere; fakirlik, hastalık, kuraklık gibi sıkıntılı bir durum isabet etse kendilerine isabet edeni kaldırması için yalnızca Rableri olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya boyun bükerek ve yönelerek dönerler. Sonra onlara rahmet ederek kendilerine isabet edeni kaldırdığında, onlardan bir grup dua ederken başkaları da Allah Teâlâ'ya ortak koşmaya geri dönerler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ ۚ فَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler bakalım! Haydi (şimdilik) yararlanın, ama yakında bileceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
لِيَكْفُرُوا۟inkar etmeleri için
بِمَآşeyi
ءَاتَيْنَٰهُمْkendilerine verdiğimiz
فَتَمَتَّعُوا۟şimdi zevk içinde yaşayın
فَسَوْفَyakında
تَعْلَمُونَbileceksiniz

Yüce Allah'ın nimetlerini inkâr edip - ki insanların inkâr ettiği nimetlerden bir tanesi de Yüce Allah'ın sıkıntıları onlardan gidermesidir- ardından bu hayatta sahip oldukları şeylerden yararlananlar kıyamet gününde kendilerinin sapıklık içinde olduğunu kendi gözleri ile göreceklerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

أَمْ أَنزَلْنَا عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنًۭا فَهُوَ يَتَكَلَّمُ بِمَا كَانُوا۟ بِهِۦ يُشْرِكُونَ

Yoksa onlara kesin bir delil indirdik de o mu onlara ortak koşmalarını söylüyor?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَمْyoksa
أَنزَلْنَاindirdik de
عَلَيْهِمْonlara
سُلْطَٰنًۭاbir delil
فَهُوَo (delil)
يَتَكَلَّمُsöylüyor
بِمَاolmalarını
كَانُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦonunla
يُشْرِكُونَortak koşmalarını

Onları, Allah'a şirk koşmaya çağıran şey nedir? Hâlbuki hiçbir delilleri yoktur. Kitapta, Allah'a şirk koşmalarına delil getirebilecekleri hiçbir delil indirmedik. Onların yanlarında şirklerinden bahseden ve üzerlerinde bulundukları küfrün doğruluğunu ikrar eden hiçbir kitapları yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةًۭ فَرِحُوا۟ بِهَا ۖ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌۢ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ إِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ

İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَإِذَآve zaman
أَذَقْنَاbiz taddırdığımız
ٱلنَّاسَinsanlara
رَحْمَةًۭbir rahmet
فَرِحُوا۟sevinirler
بِهَاonunla
وَإِنve eğer
تُصِبْهُمْonlara erişirse
سَيِّئَةٌۢbir kötülük
بِمَاdolayı
قَدَّمَتْöne sürdüklerinden
أَيْدِيهِمْelleriyle (yapıp)
إِذَاderhal
هُمْonlar
يَقْنَطُونَumutsuzluğa düşerler

İnsanlara, zenginlik ve sağlık gibi nimetlerimizden verdiğimizde sevinçte sınırı aşarak bundan mutlu olur ve kibirlenirler. Fakirlik ve hastalık gibi kendi elleri ile işledikleri günahlardan dolayı onları üzecek bir şey isabet ettiğinde ise, Allah'ın rahmetinden ve kendilerine isabet eden şeyin kalkmayacağına dair ümitsizliğe kapılırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يُؤْمِنُونَ

Onlar, Allah'ın, dilediğine rızkı yayıp genişlettiğini ve kıstığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bunda, iman etmekte olan bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَوَلَمْgörmediler mi?
يَرَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّgerçekten
ٱللَّهَAllah
يَبْسُطُgenişletiyor
ٱلرِّزْقَrızkı
لِمَنkimseye
يَشَآءُdilediği
وَيَقْدِرُve daraltıyor
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢibretler
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يُؤْمِنُونَinanan

Görmüyorlar mı ki Allah, kullarından dilediğinin rızkını şükür mü edecek yoksa nankörlük mü edecek diye imtihan etmek için genişletiyor, onlardan dilediğinin rızkını da sabredecek mi yoksa isyan mı edecek diye sınav olması için daraltıyor. Bazı kimseler için rızkın genişletilmesi ve bazıları için daraltılmasında, Müminler için Yüce Allah'ın lütuf ve rahmetine dair birçok deliller vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

فَـَٔاتِ ذَا ٱلْقُرْبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلْمِسْكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ ۚ ذَٰلِكَ خَيْرٌۭ لِّلَّذِينَ يُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Akrabaya, yoksula ve yolculara haklarını ver. Bu Allah’ın rızasını isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَـَٔاتِo halde ver
ذَاakrabaya
ٱلْقُرْبَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَقَّهُۥhakkını
وَٱلْمِسْكِينَve yoksula
وَٱبْنَve yolcuya
ٱلسَّبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ذَٰلِكَbu
خَيْرٌۭdaha hayırlıdır
لِّلَّذِينَiçin
يُرِيدُونَisteyenler
وَجْهَyüzünü (rızasını)
ٱللَّهِAllah'ın
وَأُو۟لَٰٓئِكَve işte
هُمُonlar
ٱلْمُفْلِحُونَbaşarıya erenlerdir

-Ey Müslüman!- İyilik ve akrabalık bağı hakkı için akrabalarına hak ettiklerini, muhtaç olanlara ihtiyaçlarını giderecek kadarını, kendi memleketine gitmek için yol bulamayan yolda kalmış kimseye (yardımcı olmak için) ver. Yüce Allah'ın yüzünü isteyenler için, bu belirtilen konularda yardımcı olmaları kendileri için çok hayırlıdır. Bu yardım ve hakları yerine getirenler, Cennet'te istediklerine nail olup, korktuğu azaptan selamette olarak kurtuluşa erecek olanların ta kendileridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن رِّبًۭا لِّيَرْبُوَا۟ فِىٓ أَمْوَٰلِ ٱلنَّاسِ فَلَا يَرْبُوا۟ عِندَ ٱللَّهِ ۖ وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن زَكَوٰةٍۢ تُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُضْعِفُونَ

İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü isteyerek vermekte olduğunuz zekâta gelince, işte (bu amel sahipleri, sevaplarını) kat kat arttıranlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمَآne ki
ءَاتَيْتُمverdiniz
مِّنriba (faiz)
رِّبًۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِّيَرْبُوَا۟artması için
فِىٓiçinde
أَمْوَٰلِmalları
ٱلنَّاسِinsanların
فَلَاasla
يَرْبُوا۟artmaz
عِندَkatında
ٱللَّهِAllah
وَمَآama
ءَاتَيْتُمverdiğiniz
مِّنzekattan
زَكَوٰةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تُرِيدُونَisteyerek
وَجْهَyüzünü (rızasını)
ٱللَّهِAllah'ın
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlar
ٱلْمُضْعِفُونَkat kat artıranlardır

İnsanlardan herhangi birine, fazlasıyla size geri ödemesi için verdiğiniz mallarınızın, Allah katında ecri/sevabı artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek ihtiyacını karşılamak için bir kimseye mallarınızdan verip ve bu amelinizle insanlardan hiçbir karşılık ve makam beklemediğiniz takdirde, (bu davranış sahipleri) Yüce Allah'ın katında ecirleri kat kat verilecek olan kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ۖ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَفْعَلُ مِن ذَٰلِكُم مِّن شَىْءٍۢ ۚ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Allah sizi yaratan sonra size rızık veren sonra sizi öldüren sonra da sizi diriltecek olandır. Sizin ortaklarınızdan bu işlerden birisini olsun yapabilen var mıdır? O koştukları ortaklardan yüce ve münezzehtir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ٱللَّهُAllah
ٱلَّذِىki
خَلَقَكُمْsizi yarattı
ثُمَّsonra
رَزَقَكُمْbesledi
ثُمَّsonra
يُمِيتُكُمْöldürüyor
ثُمَّsonra
يُحْيِيكُمْdiriltiyor
هَلْvar mı?
مِنortaklarınızdan
شُرَكَآئِكُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّنkimse
يَفْعَلُyapan
مِنbunlardan
ذَٰلِكُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنhiç
شَىْءٍۢbirini
سُبْحَٰنَهُۥO münezzehtir
وَتَعَٰلَىٰve yücedir
عَمَّاşeylerden
يُشْرِكُونَonların ortak koştukları

Allah, sizi tek başına yaratan sonra rızıklandıran sonra sizi öldürecek sonra da yeniden diriltmek için size hayat verecek olandır. Allah'tan başka ibadet ettiğiniz putlarınızdan bunlardan herhangi bir şeyi yapan var mıdır? Allah -Subhanehu ve Teâlâ- müşriklerin inandıkları ve söyledikleri sözlerden yüce ve münezzehtir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

ظَهَرَ ٱلْفَسَادُ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِى ٱلنَّاسِ لِيُذِيقَهُم بَعْضَ ٱلَّذِى عَمِلُوا۟ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

İnsanların ellerinin kazandıklarından dolayı karada ve denizde fesat çıktı. Umulur ki dönerler diye, (Allah) yaptıklarının bazılarını böylece onlara tattırmaktadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ظَهَرَçıktı
ٱلْفَسَادُfesat
فِىkarada
ٱلْبَرِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْبَحْرِve denizde
بِمَاyüzünden
كَسَبَتْkazandıkları
أَيْدِىelleriyle
ٱلنَّاسِinsanların
لِيُذِيقَهُمonlara taddırıyor
بَعْضَbir kısmını
ٱلَّذِىyaptıklarının
عَمِلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَعَلَّهُمْbelki onlar
يَرْجِعُونَdönerler (diye)

Kuraklık, yağan yağmurun azalması, sağlık sorunları ve bulaşıcı hastalıkların çoğalması gibi hususlar baş göstererek karada ve denizde fesat ortaya çıkmıştır. Bütün bunların sebebi işlemiş oldukları günahlarıdır. Bunların ortaya çıkması, dünya hayatında işlemiş oldukları bazı kötü amellerin karşılığını Allah Teâlâ'nın onlara tattırması içindir. Umulur ki tevbe ederek O'na dönerler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلُ ۚ كَانَ أَكْثَرُهُم مُّشْرِكِينَ

De ki: "Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerin sonları nasıl olmuş bir bakın!" Onların çoğu müşriklerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
قُلْde ki
سِيرُوا۟gezin
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَٱنظُرُوا۟ve bakın
كَيْفَnasıl
كَانَolduğuna
عَٰقِبَةُsonunun
ٱلَّذِينَkimselerin
مِنönceki
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَانَidi
أَكْثَرُهُمonların çoğu
مُّشْرِكِينَortak koşanlardan

-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: "Yeryüzünde dolaşın, sizden önce yalanlamış olan kavimlerin akıbeti nasıl oldu bir düşünün? Onların akıbetleri çok kötü olmuştu. Onların çoğunluğu Allah'a şirk koşan ve O'nunla birlikte başkasına ibadet eden kimselerdi. Bu kimseler, Yüce Allah'a şirk koşmalarından dolayı helak edildiler."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ ٱلْقَيِّمِ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌۭ لَّا مَرَدَّ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ ۖ يَوْمَئِذٍۢ يَصَّدَّعُونَ

Allah tarafından (gelecek ve) geri çevirilmesi mümkün olmayan bir gün gelmeden yüzünü o dosdoğru dine çevir. O gün onlar bölük bölük ayrılacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَأَقِمْyönelt
وَجْهَكَyüzünü
لِلدِّينِdine
ٱلْقَيِّمِdosdoğru
مِنönce
قَبْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنgelmesinden
يَأْتِىَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَوْمٌۭgün
لَّاgeri çevirilmeyen
مَرَدَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُۥ-tan
مِنَAllahtan
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَوْمَئِذٍۢo gün
يَصَّدَّعُونَbölük bölük ayrılırlar

-Ey Resul!- Geri çevrilmesi mümkün olmayan kıyamet günü gelmeden önce; yüzünü, hiçbir eğriliğin bulunmadığı dosdoğru İslam dinine çevir. O gün insanlar, cennette nimetlendirilen ve cehennemde azap edilen topluluklar olarak gruplara ayrılacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

مَن كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۥ ۖ وَمَنْ عَمِلَ صَٰلِحًۭا فَلِأَنفُسِهِمْ يَمْهَدُونَ

Kim küfre saparsa, artık onun küfrü kendi aleyhinedir; kim de salih bir amelde bulunursa, ancak kendileri için (Cennet'te yer) hazırlarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
مَنkim
كَفَرَinkar ederse
فَعَلَيْهِkendi aleyhinedir
كُفْرُهُۥinkarı
وَمَنْve kim
عَمِلَyapasa
صَٰلِحًۭاiyi bir iş
فَلِأَنفُسِهِمْkendileri için
يَمْهَدُونَhazırlamaktadırlar

Kim Allah'a iman etmeyip, küfrederse, küfrünün zararı -cehennemde ebedî kalmak- kendisine geri döner. Kim de Allah'ın yüzünü murat ederek ihlasla salih ameller işlerse, işte onlar kendilerine cennete girmeyi ve orada ebedî kalarak nimetlerinden faydalanmayı hazırlamış olurlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِن فَضْلِهِۦٓ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْكَٰفِرِينَ

Bu, (Allah'ın) iman edip salih amel işleyenleri kendi lütfundan mükâfatlandırması içindir. Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
لِيَجْزِىَmükafatlandırması için
ٱلَّذِينَkimseleri
ءَامَنُوا۟inanan(ları)
وَعَمِلُوا۟ve yapanları
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
مِنlutfundan
فَضْلِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّهُۥdoğrusu O
لَاsevmez
يُحِبُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْكَٰفِرِينَkafirleri

Yüce Allah kendisine iman edip, O'nun razı olduğu salih amelleri işleyen kimselere lütuf ve ihsanda bulunarak mükâfatlarını verecektir. Şüphesiz ki Allah -Subhânehû ve Teâlâ-, kendisini ve rasûllerine iman etmeyip, küfre sapanları asla sevmez. Bilakis şiddetli bir şekilde onlara buğzeder ve kıyamet gününde onlara azap edecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن يُرْسِلَ ٱلرِّيَاحَ مُبَشِّرَٰتٍۢ وَلِيُذِيقَكُم مِّن رَّحْمَتِهِۦ وَلِتَجْرِىَ ٱلْفُلْكُ بِأَمْرِهِۦ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Rüzgârları müjdeciler olarak göndermesi, size rahmetini tattırması, buyruğu ile gemilerin yürümesi, lütfundan rızık istemeniz, O'nun ayetlerindendir (varlığının ve kudretinin) delillerindendir.) Belki şükredersiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمِنْO'nun ayetlerinden (biri de)
ءَايَٰتِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنgöndermesidir
يُرْسِلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلرِّيَاحَrüzgarları
مُبَشِّرَٰتٍۢmüjdeler olarak
وَلِيُذِيقَكُمsize tattırması için
مِّنrahmetinden
رَّحْمَتِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلِتَجْرِىَve yürümesi için
ٱلْفُلْكُgemilerin
بِأَمْرِهِۦbuyruğuyla
وَلِتَبْتَغُوا۟ve aramanız için
مِنO'nun lutfundan
فَضْلِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَعَلَّكُمْbelki
تَشْكُرُونَşükredersiniz (diye)

O'nun birliğine ve kudretine delalet eden azametli ayetlerinden birisi de, yağmurun yağmasının yaklaştığını müjdelemek için rüzgârları göndermesidir. -Ey İnsanlar!- Yağmur yağdıktan sonra rahmetinden bolluk ve bereketi size tattırır ve denizde gemiler O'nun dilemesi ile hareket ederler. Sizler böylece denizde ticaret yaparak O'nun lütfundan istersiniz. Umulur ki, Allah'ın size bahşetmiş olduğu nimetlerine şükredersiniz de bunları size arttırır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَآءُوهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَٱنتَقَمْنَا مِنَ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ ۖ وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Andolsun ki biz senden önce nice rasulleri kavimlerine gönderdik. Onlar da kendilerine açık açık delillerle geldiler. Biz de günahkârlardan intikam aldık. Müminlere yardım etmek ise zaten üzerimize bir haktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَقَدْandolsun ki
أَرْسَلْنَاbiz gönderdik
مِنsenden önce
قَبْلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رُسُلًاelçileri
إِلَىٰkavimlerine
قَوْمِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَجَآءُوهُمonlara geldiler
بِٱلْبَيِّنَٰتِdelillerle
فَٱنتَقَمْنَاve biz öc aldık
مِنَkimselerden
ٱلَّذِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَجْرَمُوا۟suç işleyen(ler)
وَكَانَve idi
حَقًّاborç
عَلَيْنَاüzerimize
نَصْرُyardım etmek
ٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlere

-Ey Resul!- Ant olsun ki biz, senden önce nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Bu elçiler, doğruluklarına delalet eden apaçık delil ve hüccetleri kavimlerine getirdiler. Ancak onlar resullerinin getirdiklerini yalanladılar. Günahkarlardan intikam aldık ve onları azabımızla helak ettik. Resullerimizi ve Müminleri helak olmaktan kurtardık. Müminlerin kurtarılması ve kendilerine yardım edilmesi, kendimize gerekli kıldığımız bir haktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

ٱللَّهُ ٱلَّذِى يُرْسِلُ ٱلرِّيَٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابًۭا فَيَبْسُطُهُۥ فِى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ يَشَآءُ وَيَجْعَلُهُۥ كِسَفًۭا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَٰلِهِۦ ۖ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ٱللَّهُAllah
ٱلَّذِىki
يُرْسِلُgönderir
ٱلرِّيَٰحَrüzgarları
فَتُثِيرُkaldırır
سَحَابًۭاbulutu
فَيَبْسُطُهُۥsonra onu yayar
فِىgökte
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَيْفَnasıl
يَشَآءُdiliyorsa
وَيَجْعَلُهُۥve eder
كِسَفًۭاparça parça
فَتَرَىve görürsün
ٱلْوَدْقَyağmurun
يَخْرُجُçıktığını
مِنْarasından
خِلَٰلِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَإِذَآderken
أَصَابَuğratınca
بِهِۦonu
مَنdilediğine
يَشَآءُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْkullarından
عِبَادِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِذَاhemen
هُمْonlar
يَسْتَبْشِرُونَsevinirler

Rüzgârları yollayıp gönderen Allah -Subhânehû ve Teâlâ-'dır. Bu rüzgârlar bulutları hareket ettirir ve gökyüzünde az ya da çok olarak dilediği gibi yayar ve parça parça kılar. -Ey İnsan!- Yağmurun bulutların arasından çıktığını görürsün. Kullarından dilediğine yağmuru indirdiği zaman, kendileri ve hayvanları için ihtiyaç duydukları şeylerin yağmurun akabinde yeryüzünde filizlenmesi ile Allah'ın kendilerine bahşettiği bu rahmeti ile sevinirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلِ أَن يُنَزَّلَ عَلَيْهِم مِّن قَبْلِهِۦ لَمُبْلِسِينَ

Hâlbuki onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَإِنhalbuki
كَانُوا۟onlar idiler
مِنdaha önceden
قَبْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَن(yağmurun) indirilmesinden
يُنَزَّلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْهِمkendilerine
مِّنönce
قَبْلِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَمُبْلِسِينَumutsuz(dular)

Yüce Allah, insanlara yağmuru indirmeden önce onlar kendilerine yağmurun yağmasından ümitlerini kesmiş durumdaydılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

فَٱنظُرْ إِلَىٰٓ ءَاثَٰرِ رَحْمَتِ ٱللَّهِ كَيْفَ يُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ ۚ إِنَّ ذَٰلِكَ لَمُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ ۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌۭ

Allah’ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَٱنظُرْbir bak
إِلَىٰٓeserlerine
ءَاثَٰرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَحْمَتِrahmetinin
ٱللَّهِAllah'ın
كَيْفَnasıl
يُحْىِdiriltiyor
ٱلْأَرْضَyeri
بَعْدَölümünden sonra
مَوْتِهَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّşüphe yok ki
ذَٰلِكَböylece
لَمُحْىِdiriltecektir
ٱلْمَوْتَىٰölüleri
وَهُوَve O
عَلَىٰüzerine
كُلِّher
شَىْءٍۢşey
قَدِيرٌۭkadirdir

-Ey Resul!- Allah'ın kullarına rahmet olarak indirdiği yağmurun eserlerine bir bak! Yeryüzünü çoraklaşıp kuruduktan sonra Allah, nasıl da orada çeşit çeşit bitkiler bitiriyor? Bu kurak yeryüzüne hayat veren, ölüleri yeniden hayat verip diriltecektir. O, her şeye kadirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

51

وَلَئِنْ أَرْسَلْنَا رِيحًۭا فَرَأَوْهُ مُصْفَرًّۭا لَّظَلُّوا۟ مِنۢ بَعْدِهِۦ يَكْفُرُونَ

Andolsun, eğer biz bir rüzgâr göndersek, onlar da ardından onu sararmış görürlerse bundan sonra onlar muhakkak inkâra saparlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَئِنْandolsun eğer
أَرْسَلْنَاgöndersek
رِيحًۭاbir rüzgar
فَرَأَوْهُve (ekini) görseler
مُصْفَرًّۭاsararmış
لَّظَلُّوا۟başlarlar
مِنۢondan sonra
بَعْدِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَكْفُرُونَnankörlük etmeğe

Ekin ve ürünlerinin üzerine onları bozacak bir rüzgâr göndersek ve yeşil olduktan sonra bu ekinleri sararmış olarak görseler hemen bunun ardından nankörlük etmeye başlarlar. Hâlbuki, Yüce Allah'ın daha önceki nimetleri ne kadar da çoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

فَإِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ

Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَإِنَّكَşüphesiz sen
لَاasla
تُسْمِعُsöz dinletemezsin
ٱلْمَوْتَىٰölülere
وَلَاve asla
تُسْمِعُişittiremezsin
ٱلصُّمَّsağırlara
ٱلدُّعَآءَçağrıyı
إِذَاgiderlerken
وَلَّوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُدْبِرِينَarkalarını dönüp

Ölülere duyuramadığın gibi, sağırlara da duyuramazsın. Onlar duyup, dinlememek için senden uzaklaşıp, dururlar. Yüzünü çevirip, istifade etmeyenleri ve onlara bu konularda benzeyenleri de doğru yola iletemezsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِ ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَٰلَتِهِمْ ۖ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ

Sen kör olanları sapıklıktan hidayete iletecek de değilsin. Sen ancak ayetlerimize iman edip, teslim olanlara işittirirsin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمَآve değilsin
أَنتَsen
بِهَٰدِyola getirecek
ٱلْعُمْىِkörleri
عَنsapıklıklarından
ضَلَٰلَتِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنsen işittiremezsin
تُسْمِعُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاbaşkasına
مَنkimseler(den)
يُؤْمِنُinanan(lar)
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimize
فَهُمve onlar
مُّسْلِمُونَmüslüman olurlar

Dosdoğru yoldan sapan kimseyi doğru yolda muvaffak kılacak olan sen değilsin. Sen, ancak ayetlerimize iman eden kimselere faydalanacakları şeyleri duyurabilirsin. Çünkü sadece bu kimseler, senin söylediğinden istifade ederler. İşte onlar bizim emirlerimize itaat eden ve boyun eğenlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

۞ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن ضَعْفٍۢ ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ ضَعْفٍۢ قُوَّةًۭ ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ قُوَّةٍۢ ضَعْفًۭا وَشَيْبَةًۭ ۚ يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ ۖ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْقَدِيرُ

Allah; sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O; hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ٱللَّهُAllah
ٱلَّذِىki
خَلَقَكُمsizi yarattı
مِّنzayıflıktan
ضَعْفٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثُمَّsonra
جَعَلَverdi
مِنۢardından
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ضَعْفٍۢzayıflığın
قُوَّةًۭbir kuvvet
ثُمَّsonra
جَعَلَverdi
مِنۢ(-ten) sonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُوَّةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ضَعْفًۭاzayıflık
وَشَيْبَةًۭve ihtiyarlık
يَخْلُقُyaratır
مَاdilediğini
يَشَآءُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُوَve O
ٱلْعَلِيمُbilendir
ٱلْقَدِيرُgücü yetendir

-Ey İnsanlar!- Allah; sizi değersiz olan bir sudan yaratmıştır. Çocukluğunuzdaki zayıflıktan sonra size erkeklik gücünü vermiştir. Sonra bu erkeklik gücünün akabinde yaşlılık ve ihtiyarlık zayıflığı vermiştir. Yüce Allah, dilediğini zayıf ve kuvvetli yaratmıştır. O, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, her şeye kadir olandır, hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُقْسِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ مَا لَبِثُوا۟ غَيْرَ سَاعَةٍۢ ۚ كَذَٰلِكَ كَانُوا۟ يُؤْفَكُونَ

Kıyametin kopacağı gün günahkârlar, bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَيَوْمَve gün
تَقُومُbaşladığı
ٱلسَّاعَةُsa'at
يُقْسِمُyemin ederler
ٱلْمُجْرِمُونَsuçlular
مَاkalmadıklarına
لَبِثُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
غَيْرَbir sa'atten başka
سَاعَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَذَٰلِكَişte
كَانُوا۟onlar
يُؤْفَكُونَ(böyle) çevriliyorlardı

Kıyametin kopacağı gün mücrimler, kabirlerinde az bir zamandan fazla kalmadıkları hakkında yemin ederler. Kabirlerinde ne kadar kaldıklarını bilmekten çevrildikleri gibi dünyada da haktan böyle çevriliyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَٱلْإِيمَٰنَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْبَعْثِ ۖ فَهَٰذَا يَوْمُ ٱلْبَعْثِ وَلَٰكِنَّكُمْ كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: “Andolsun ki Allah'ın kitabında (yazılı) olana göre siz yeniden diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَقَالَve dedi(ler) ki
ٱلَّذِينَkimseler
أُوتُوا۟verilen(ler)
ٱلْعِلْمَbilgi
وَٱلْإِيمَٰنَve iman
لَقَدْandolsun
لَبِثْتُمْsiz kaldınız
فِىyazgısınca
كِتَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
إِلَىٰkadar
يَوْمِgününe
ٱلْبَعْثِyeniden dirilme
فَهَٰذَاişte bu
يَوْمُgünüdür
ٱلْبَعْثِdirilme
وَلَٰكِنَّكُمْfakat siz
كُنتُمْidiniz
لَاbilmiyor(lar)
تَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah'ın kendilerine ilim verdiği peygamber ve melekler şöyle derler: "Allah'ın ezeli ilmiyle bilip, sizin için yazdığına göre, sizleri yarattığı günden itibaren inkâr ettiğiniz o yeniden diriliş gününe kadar kabirlerinizde kaldınız. Bu insanların kabirlerinden diriltildikleri gündür. Ancak sizler yeniden dirilişin yaşanacağını bilmiyor ve bu günü inkâr ediyordunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

O gün zulmedenlere özürleri bir yarar sağlamaz, onlardan artık (Allah'ı) razı edecek bir şey yapmaları da istenmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَيَوْمَئِذٍۢartık o gün
لَّاasla
يَنفَعُfayda vermez
ٱلَّذِينَkimselere
ظَلَمُوا۟zulmetmiş olan(lara)
مَعْذِرَتُهُمْmazeretleri
وَلَاve ne de
هُمْonlardan
يُسْتَعْتَبُونَrıza talebetmeleri istenir

Yüce Allah'ın mahlukatı hesap ve karşılık için yeniden dirilteceği gün uydurdukları mazeretleri zalimlere fayda sağlamaz. Vakti geçtiği için onlardan tövbe ederek ve O'na yönelerek Yüce Allah'ı razı etmeleri de talep edilmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍۢ ۚ وَلَئِن جِئْتَهُم بِـَٔايَةٍۢ لَّيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُبْطِلُونَ

Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir ayet getirsen, o kâfirler elbette; “Siz ancak batıl şeyler uyduranlarsınız” derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَقَدْve andolsun
ضَرَبْنَاbiz anlattık
لِلنَّاسِinsanlara
فِىbu
هَٰذَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقُرْءَانِKur'an'da
مِنher çeşit
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَثَلٍۢmisali ile
وَلَئِنve eğer
جِئْتَهُمonlara getirsen
بِـَٔايَةٍۢbir ayet
لَّيَقُولَنَّderler
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوٓا۟inkar edenler
إِنْdeğil(siniz)
أَنتُمْsiz
إِلَّاbaşka
مُبْطِلُونَiptal edenler(den)

Ant olsun ki biz, bu Kur'an'da insanlara - onlara verdiğimiz özen sebebiyle- hakkın batıldan açıkça anlaşılması için kendilerine her hususta örnekler verdik. -Ey Resul!- Şayet doğruluğuna işaret eden deliller getirsen, kâfirler sana şöyle der: "Siz ancak asılsız şeyler uydurmaktasınız."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

İşte bilmeyenlerin kalpleri üzerine Allah böyle mühür vurur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
كَذَٰلِكَişte böyle
يَطْبَعُmühürler
ٱللَّهُAllah
عَلَىٰüzerini
قُلُوبِkalbleri
ٱلَّذِينَkimselerin
لَاbilmeyen(lerin)
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İşte onlara bir ayet getirdiğinde ona iman etmeyenlerin kalbine böyle mühür vurulur. Kendilerine getirdiğin hakkı bilmeyen herkesin kalbine Yüce Allah böyle mühür vurur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّۭ ۖ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ

O halde sabret muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe sevk etmesin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَٱصْبِرْsabret
إِنَّşüphe yok ki
وَعْدَva'di
ٱللَّهِAllah'ın
حَقٌّۭhaktır
وَلَاve
يَسْتَخِفَّنَّكَseni telaşa düşürmesin
ٱلَّذِينَkimseler
لَاinanmayan(lar)
يُوقِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Kavminin seni yalanlamasına sabret. Allah'ın sana yardım ve imkân sağlama vaadi şüphe barındırmayan bir gerçektir. Yeniden dirileceklerine inanmayanlar, seni acele etmeye ve sabrı terk etmeye itmesin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Rûm Sûresi, dünya siyasetindeki büyük değişimlerin bile insanı evrenin ve kendi hayatının daha derin işaretlerinden uzaklaştırmaması gerektiğini anlatır. Sûrenin başında Bizanslıların Persler karşısında yenildiği, fakat birkaç yıl içinde yeniden üstün geleceği bildirilir. Mekke müşrikleri ateşperest Perslerin başarısına sevinirken Müslümanlar Ehl-i Kitap olan Bizanslılara yakınlık duyuyordu. Tarihî gelişmenin vahiyde haber verilmesi, güç dengelerinin kalıcı olmadığını gösterir. Sûre kısa süre sonra insanı kendi yaratılışına, evliliğe, dillerin ve renklerin farklılığına, uykuya, rızık arayışına, şimşeğe, yağmura ve göklerle yerin düzenine yönlendirir. "Kendileriyle huzur bulasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması" ayeti, evliliği yalnız hukukî sözleşme veya romantik duygu olarak değil, sükûnet, sevgi ve merhamet ilişkisi şeklinde tanımlar. Bu ayet aile içi şiddeti veya zorlayıcı birlikteliği meşrulaştırmak için kullanılamaz; metnin ölçüsü merhamettir. Karada ve denizde bozulmanın insanların yaptıkları yüzünden ortaya çıktığını bildiren ayet, insan eylemlerinin çevresel ve toplumsal sonuçlarına dikkat çeker. Sûrede faizle artırılmak istenen mal ile Allah rızası için verilen zekât karşılaştırılır. Fıtrat ayeti, insanın yaratılışında tevhidi tanımaya açık bir yön bulunduğunu ifade eder; kültür ve eğitim etkisini inkâr eden basit bir biyolojik determinizm değildir. Rûm Sûresi tarih, aile, ekonomi ve çevreyi aynı ilâhî işaret dili içinde birleştirir. Bir imparatorluğun yükselişi kadar, iki insan arasındaki merhamet ve yağmurla canlanan toprak da düşünmeye değerdir.

Ana Temalar

  • Bizans-Pers mücadelesi ve tarihin değişimi
  • Evlilikte sükûnet, sevgi ve merhamet
  • Dillerin ve renklerin farklılığı
  • İnsan eylemleri ve yeryüzündeki bozulma
  • Fıtrat, ekonomi ve yeniden diriliş

Ne Zaman Okunur?

Rûm Sûresi için özel bir okuma vakti bildirilmez. Aile, evlilik, çevre sorumluluğu, fıtrat veya tarihî değişim konularında okunabilir. Evlilik ayetleri, sorun yaşayan kişiye ilişkiyi ne pahasına olursa olsun sürdürme baskısı yapmak için kullanılmamalıdır; güvenlik, adalet ve karşılıklı merhamet esastır. Hukukî veya psikolojik sorunlarda uzman desteği alınmalıdır.

Hızlı Bağlantılar

Kaynaklar