Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Rûm Sûresi 51–60. Ayetler

51–60. AyetlerSayfa 2 / 2
51

وَلَئِنْ أَرْسَلْنَا رِيحًۭا فَرَأَوْهُ مُصْفَرًّۭا لَّظَلُّوا۟ مِنۢ بَعْدِهِۦ يَكْفُرُونَ

Andolsun, eğer biz bir rüzgâr göndersek, onlar da ardından onu sararmış görürlerse bundan sonra onlar muhakkak inkâra saparlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَئِنْandolsun eğer
أَرْسَلْنَاgöndersek
رِيحًۭاbir rüzgar
فَرَأَوْهُve (ekini) görseler
مُصْفَرًّۭاsararmış
لَّظَلُّوا۟başlarlar
مِنۢondan sonra
بَعْدِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَكْفُرُونَnankörlük etmeğe

Ekin ve ürünlerinin üzerine onları bozacak bir rüzgâr göndersek ve yeşil olduktan sonra bu ekinleri sararmış olarak görseler hemen bunun ardından nankörlük etmeye başlarlar. Hâlbuki, Yüce Allah'ın daha önceki nimetleri ne kadar da çoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

فَإِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ

Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنَّكَşüphesiz sen
لَاasla
تُسْمِعُsöz dinletemezsin
ٱلْمَوْتَىٰölülere
وَلَاve asla
تُسْمِعُişittiremezsin
ٱلصُّمَّsağırlara
ٱلدُّعَآءَçağrıyı
إِذَاgiderlerken
وَلَّوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُدْبِرِينَarkalarını dönüp

Ölülere duyuramadığın gibi, sağırlara da duyuramazsın. Onlar duyup, dinlememek için senden uzaklaşıp, dururlar. Yüzünü çevirip, istifade etmeyenleri ve onlara bu konularda benzeyenleri de doğru yola iletemezsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِ ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَٰلَتِهِمْ ۖ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ

Sen kör olanları sapıklıktan hidayete iletecek de değilsin. Sen ancak ayetlerimize iman edip, teslim olanlara işittirirsin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve değilsin
أَنتَsen
بِهَٰدِyola getirecek
ٱلْعُمْىِkörleri
عَنsapıklıklarından
ضَلَٰلَتِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنsen işittiremezsin
تُسْمِعُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاbaşkasına
مَنkimseler(den)
يُؤْمِنُinanan(lar)
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimize
فَهُمve onlar
مُّسْلِمُونَmüslüman olurlar

Dosdoğru yoldan sapan kimseyi doğru yolda muvaffak kılacak olan sen değilsin. Sen, ancak ayetlerimize iman eden kimselere faydalanacakları şeyleri duyurabilirsin. Çünkü sadece bu kimseler, senin söylediğinden istifade ederler. İşte onlar bizim emirlerimize itaat eden ve boyun eğenlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

۞ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن ضَعْفٍۢ ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ ضَعْفٍۢ قُوَّةًۭ ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ قُوَّةٍۢ ضَعْفًۭا وَشَيْبَةًۭ ۚ يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ ۖ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْقَدِيرُ

Allah; sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O; hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱللَّهُAllah
ٱلَّذِىki
خَلَقَكُمsizi yarattı
مِّنzayıflıktan
ضَعْفٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثُمَّsonra
جَعَلَverdi
مِنۢardından
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ضَعْفٍۢzayıflığın
قُوَّةًۭbir kuvvet
ثُمَّsonra
جَعَلَverdi
مِنۢ(-ten) sonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُوَّةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ضَعْفًۭاzayıflık
وَشَيْبَةًۭve ihtiyarlık
يَخْلُقُyaratır
مَاdilediğini
يَشَآءُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُوَve O
ٱلْعَلِيمُbilendir
ٱلْقَدِيرُgücü yetendir

-Ey İnsanlar!- Allah; sizi değersiz olan bir sudan yaratmıştır. Çocukluğunuzdaki zayıflıktan sonra size erkeklik gücünü vermiştir. Sonra bu erkeklik gücünün akabinde yaşlılık ve ihtiyarlık zayıflığı vermiştir. Yüce Allah, dilediğini zayıf ve kuvvetli yaratmıştır. O, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, her şeye kadir olandır, hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُقْسِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ مَا لَبِثُوا۟ غَيْرَ سَاعَةٍۢ ۚ كَذَٰلِكَ كَانُوا۟ يُؤْفَكُونَ

Kıyametin kopacağı gün günahkârlar, bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَوْمَve gün
تَقُومُbaşladığı
ٱلسَّاعَةُsa'at
يُقْسِمُyemin ederler
ٱلْمُجْرِمُونَsuçlular
مَاkalmadıklarına
لَبِثُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
غَيْرَbir sa'atten başka
سَاعَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَذَٰلِكَişte
كَانُوا۟onlar
يُؤْفَكُونَ(böyle) çevriliyorlardı

Kıyametin kopacağı gün mücrimler, kabirlerinde az bir zamandan fazla kalmadıkları hakkında yemin ederler. Kabirlerinde ne kadar kaldıklarını bilmekten çevrildikleri gibi dünyada da haktan böyle çevriliyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَٱلْإِيمَٰنَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْبَعْثِ ۖ فَهَٰذَا يَوْمُ ٱلْبَعْثِ وَلَٰكِنَّكُمْ كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: “Andolsun ki Allah'ın kitabında (yazılı) olana göre siz yeniden diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالَve dedi(ler) ki
ٱلَّذِينَkimseler
أُوتُوا۟verilen(ler)
ٱلْعِلْمَbilgi
وَٱلْإِيمَٰنَve iman
لَقَدْandolsun
لَبِثْتُمْsiz kaldınız
فِىyazgısınca
كِتَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
إِلَىٰkadar
يَوْمِgününe
ٱلْبَعْثِyeniden dirilme
فَهَٰذَاişte bu
يَوْمُgünüdür
ٱلْبَعْثِdirilme
وَلَٰكِنَّكُمْfakat siz
كُنتُمْidiniz
لَاbilmiyor(lar)
تَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah'ın kendilerine ilim verdiği peygamber ve melekler şöyle derler: "Allah'ın ezeli ilmiyle bilip, sizin için yazdığına göre, sizleri yarattığı günden itibaren inkâr ettiğiniz o yeniden diriliş gününe kadar kabirlerinizde kaldınız. Bu insanların kabirlerinden diriltildikleri gündür. Ancak sizler yeniden dirilişin yaşanacağını bilmiyor ve bu günü inkâr ediyordunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

O gün zulmedenlere özürleri bir yarar sağlamaz, onlardan artık (Allah'ı) razı edecek bir şey yapmaları da istenmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَيَوْمَئِذٍۢartık o gün
لَّاasla
يَنفَعُfayda vermez
ٱلَّذِينَkimselere
ظَلَمُوا۟zulmetmiş olan(lara)
مَعْذِرَتُهُمْmazeretleri
وَلَاve ne de
هُمْonlardan
يُسْتَعْتَبُونَrıza talebetmeleri istenir

Yüce Allah'ın mahlukatı hesap ve karşılık için yeniden dirilteceği gün uydurdukları mazeretleri zalimlere fayda sağlamaz. Vakti geçtiği için onlardan tövbe ederek ve O'na yönelerek Yüce Allah'ı razı etmeleri de talep edilmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍۢ ۚ وَلَئِن جِئْتَهُم بِـَٔايَةٍۢ لَّيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُبْطِلُونَ

Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir ayet getirsen, o kâfirler elbette; “Siz ancak batıl şeyler uyduranlarsınız” derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
ضَرَبْنَاbiz anlattık
لِلنَّاسِinsanlara
فِىbu
هَٰذَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقُرْءَانِKur'an'da
مِنher çeşit
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَثَلٍۢmisali ile
وَلَئِنve eğer
جِئْتَهُمonlara getirsen
بِـَٔايَةٍۢbir ayet
لَّيَقُولَنَّderler
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوٓا۟inkar edenler
إِنْdeğil(siniz)
أَنتُمْsiz
إِلَّاbaşka
مُبْطِلُونَiptal edenler(den)

Ant olsun ki biz, bu Kur'an'da insanlara - onlara verdiğimiz özen sebebiyle- hakkın batıldan açıkça anlaşılması için kendilerine her hususta örnekler verdik. -Ey Resul!- Şayet doğruluğuna işaret eden deliller getirsen, kâfirler sana şöyle der: "Siz ancak asılsız şeyler uydurmaktasınız."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

İşte bilmeyenlerin kalpleri üzerine Allah böyle mühür vurur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَٰلِكَişte böyle
يَطْبَعُmühürler
ٱللَّهُAllah
عَلَىٰüzerini
قُلُوبِkalbleri
ٱلَّذِينَkimselerin
لَاbilmeyen(lerin)
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İşte onlara bir ayet getirdiğinde ona iman etmeyenlerin kalbine böyle mühür vurulur. Kendilerine getirdiğin hakkı bilmeyen herkesin kalbine Yüce Allah böyle mühür vurur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّۭ ۖ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ

O halde sabret muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe sevk etmesin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱصْبِرْsabret
إِنَّşüphe yok ki
وَعْدَva'di
ٱللَّهِAllah'ın
حَقٌّۭhaktır
وَلَاve
يَسْتَخِفَّنَّكَseni telaşa düşürmesin
ٱلَّذِينَkimseler
لَاinanmayan(lar)
يُوقِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Kavminin seni yalanlamasına sabret. Allah'ın sana yardım ve imkân sağlama vaadi şüphe barındırmayan bir gerçektir. Yeniden dirileceklerine inanmayanlar, seni acele etmeye ve sabrı terk etmeye itmesin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir