Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

39. Sûre · Mekke · 75 Ayet

الزمر

ZÜMER SÛRESİ

Gruplar

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 2

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ

Bu kitap; Azîz ve Hakîm olan Allah tarafından indirilmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَنزِيلُindirilmesi
ٱلْكِتَٰبِKitabını
مِنَtarafındandır
ٱللَّهِAllah
ٱلْعَزِيزِaziz
ٱلْحَكِيمِhüküm ve hikmet sahibi

Kur'an; kimsenin kendisine galip gelemediği mutlak galip, yaratmasında, yönetmesinde şeriatinde hikmet sahibi olan Yüce Allah tarafından indirilmiştir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan başkası tarafından indirilmemiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

إِنَّآ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ فَٱعْبُدِ ٱللَّهَ مُخْلِصًۭا لَّهُ ٱلدِّينَ

Şüphesiz biz sana kitabı hak olarak indirdik. O halde dini yalnız O'na halis kılarak Allah'a ibadet et.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّآelbette biz
أَنزَلْنَآindirdik
إِلَيْكَsana
ٱلْكِتَٰبَbu Kitabı
بِٱلْحَقِّhak ile
فَٱعْبُدِsen kulluk et
ٱللَّهَAllah'a
مُخْلِصًۭاhalis kılarak
لَّهُyalnız O'na
ٱلدِّينَdini

Ey Resul! Şüphesiz biz, sana hakkı kapsayan Kur'an'ı indirdik. Onun bütün verdiği haberler doğru ve hükümlerinin tamamı adildir. O halde şirkten arındırılmış tevhit ile kendisini birleyerek Allah'a ibadet et.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

أَلَا لِلَّهِ ٱلدِّينُ ٱلْخَالِصُ ۚ وَٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَآ إِلَى ٱللَّهِ زُلْفَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فِى مَا هُمْ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَنْ هُوَ كَٰذِبٌۭ كَفَّارٌۭ

İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’ndan başka veliler edinenler, : “Biz bunlara ancak bizleri Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” (derler.) Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَاiyi bil ki
لِلَّهِyalnız Allah'ındır
ٱلدِّينُdin
ٱلْخَالِصُhalis
وَٱلَّذِينَve kimseler
ٱتَّخَذُوا۟edinen
مِنO'ndan başka
دُونِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْلِيَآءَdostlar
مَاbiz bunlara tapmıyoruz
نَعْبُدُهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاdışıda (bir sebeple)
لِيُقَرِّبُونَآbizi yaklaştırmaları
إِلَىAllah'a
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
زُلْفَىٰٓdaha yakın
إِنَّşüphesiz ki
ٱللَّهَAllah
يَحْكُمُhükmünü verecektir
بَيْنَهُمْonlar arasında
فِىne ki
مَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
هُمْonlar
فِيهِonun hakkında
يَخْتَلِفُونَayrılığa düşüyorlar
إِنَّşüphesiz ki
ٱللَّهَAllah
لَاdoğru yola iletmez
يَهْدِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَنْolanı
هُوَo
كَٰذِبٌۭyalancı
كَفَّارٌۭnankör

İyi bilin ki, şirkten arındırılmış din yalnız Yüce Allah'ındır. Allah'ı bırakıp da put ve tağutlardan veliler edinenler, Allah'ın dışında bunlara ibadet ederler ve onlara olan bu ibadetlerinin mazereti hakkında şöyle derlerdi: "Biz onlara sadece bizi Allah'a yakın bir makama yaklaştırmaları, ihtiyaçlarımızı O'na yükseltmeleri ve O'nun katında bize şefaat etmeleri için ibadet ediyoruz." Şüphesiz Yüce Allah, kıyamet günü tevhit hususunda ihtilaf ettikleri hususta muvahhit Müminler ile kâfir müşrikler arasında hükmedecektir. Şüphesiz Allah, kendisine ortak nispet eden yalancıları ve vermiş olduğu nimetlere nankörlük edenleri hakka muvaffak kılmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

لَّوْ أَرَادَ ٱللَّهُ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًۭا لَّٱصْطَفَىٰ مِمَّا يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ ۚ سُبْحَٰنَهُۥ ۖ هُوَ ٱللَّهُ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّارُ

Eğer Allah bir evlat edinmek istese idi, elbette yarattıklarından dilediğini seçerdi. O bundan münezzehtir, O Allah’tır, birdir, Kahhâr'dır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّوْeğer
أَرَادَisteseydi
ٱللَّهُAllah
أَنedinmek
يَتَّخِذَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَدًۭاçocuk
لَّٱصْطَفَىٰelbette seçerdi
مِمَّاyarattıklarından
يَخْلُقُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاne
يَشَآءُdiliyorsa
سُبْحَٰنَهُۥO (bundan münezzehtir) yücedir
هُوَO
ٱللَّهُAllah'tır
ٱلْوَٰحِدُtek
ٱلْقَهَّارُkahredici

Eğer Allah, bir çocuk edinmek isteseydi yarattıklarından istediğini seçerdi ve onu çocuk yerine koyardı. O, müşriklerin bu söylediklerinden münezzeh ve yücedir. O; zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve tek olandır, bunların hiçbirisinde O'nun ortağı yoktur. O, bütün yarattıklarına karşı mutlak galip gelendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۖ يُكَوِّرُ ٱلَّيْلَ عَلَى ٱلنَّهَارِ وَيُكَوِّرُ ٱلنَّهَارَ عَلَى ٱلَّيْلِ ۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ كُلٌّۭ يَجْرِى لِأَجَلٍۢ مُّسَمًّى ۗ أَلَا هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ

O, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüze dolayıp örter, gündüzü de geceye örter, Güneşe ve Ay'a da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süreye kadar akar/gider. Bilin ki O; çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
خَلَقَyarattı
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
بِٱلْحَقِّhak ile
يُكَوِّرُörter
ٱلَّيْلَgeceyi
عَلَىüzerine
ٱلنَّهَارِgündüzün
وَيُكَوِّرُve örter
ٱلنَّهَارَgündüzü
عَلَىüzerine
ٱلَّيْلِgecenin
وَسَخَّرَve buyruğu altına almıştır
ٱلشَّمْسَgüneşi
وَٱلْقَمَرَve ayı
كُلٌّۭher biri
يَجْرِىakıp gitmektedir
لِأَجَلٍۢsüreye kadar
مُّسَمًّىbelli bir
أَلَاiyi bil ki
هُوَO
ٱلْعَزِيزُazizdir
ٱلْغَفَّٰرُve çok bağışlayandır

Gökleri ve yeri büyük bir hikmet gereği yaratmıştır, zalimlerin dediği gibi oyun olsun diye değil. Geceyi gündüzün üzerine örter, gündüzü de gecenin üzerine örter. Biri geldiği zaman diğeri batıp kayboluyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir zamana; dünya hayatının sonu gelene kadar akıp gitmektedir. Bilesiniz ki, her noksanlıktan münezzeh olan Allah, düşmanlarından daima intikam alan ve kimsenin kendisine galip gelemediği mutlak güç sahibidir, günahlarından tövbe eden kullarını da çok bağışlayandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍۢ وَٰحِدَةٍۢ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلْأَنْعَٰمِ ثَمَٰنِيَةَ أَزْوَٰجٍۢ ۚ يَخْلُقُكُمْ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ خَلْقًۭا مِّنۢ بَعْدِ خَلْقٍۢ فِى ظُلُمَٰتٍۢ ثَلَٰثٍۢ ۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمْ لَهُ ٱلْمُلْكُ ۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ فَأَنَّىٰ تُصْرَفُونَ

Sizi tek bir nefisten yarattı, sonra da ondan kendi eşini var etti ve sizin için hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karınlarından üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra öbür yaratılışa geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur; mülk de O'nundur. Ondan başka (hak) ilah yoktur. Buna rağmen nereye çevriliyorsunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
خَلَقَكُمsizi yarattı
مِّنcandan
نَّفْسٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٰحِدَةٍۢbir tek
ثُمَّsonra
جَعَلَmeydana getirdi
مِنْهَاondan
زَوْجَهَاeşini
وَأَنزَلَve indirdi
لَكُمsizin için
مِّنَdavarlardan
ٱلْأَنْعَٰمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثَمَٰنِيَةَsekiz
أَزْوَٰجٍۢçift
يَخْلُقُكُمْve sizi yaratmaktadır
فِىkarınlarında
بُطُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أُمَّهَٰتِكُمْannelerinizin
خَلْقًۭاyaratılışla
مِّنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَلْقٍۢbir yaratılıştan
فِىiçinde
ظُلُمَٰتٍۢkaranlık(lar)
ثَلَٰثٍۢüç
ذَٰلِكُمُişte budur
ٱللَّهُAllah
رَبُّكُمْRabbiniz
لَهُO'nundur
ٱلْمُلْكُmülk
لَآyoktur
إِلَٰهَtanrı
إِلَّاdışında
هُوَO'nun
فَأَنَّىٰnasıl?
تُصْرَفُونَçevriliyorsunuz

Ey insanlar! Rabbiniz sizi bir nefisten yarattı ve o da Âdem'dir. Sonra Âdem'den eşi Havva'yı yarattı. Sizin için deve, sığır, koyun ve keçiden sekiz çeşit yarattı ve her çeşitten de bir erkek ve dişi yarattı. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- sizi analarınızın karnında, karın, döl yatağı ve çocuk kesesi gibi üç karanlık içinde bir yaratılıştan sonra öbür yaratılışa geçirerek yarattı. Bunların hepsini yaratan Rabbiniz Allah'ır. Mülk yalnız O'nundur. O'ndan başka hak mabut yoktur. O halde, nasıl oluyor da Allah'a ibadet etmekten, hiçbir şey yaratamayan ve kendileri yaratılmış olanların ibadetine çevriliyorsunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

إِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ عَنكُمْ ۖ وَلَا يَرْضَىٰ لِعِبَادِهِ ٱلْكُفْرَ ۖ وَإِن تَشْكُرُوا۟ يَرْضَهُ لَكُمْ ۗ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌۭ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۗ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۚ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Eğer küfrederseniz, şüphesiz ki Allah size muhtaç değildir. Ama kulları için küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, kalplerde olan her şeyi hakkıyla bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنeğer
تَكْفُرُوا۟inkar ederseniz
فَإِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
غَنِىٌّzengindir
عَنكُمْsizden
وَلَاfakat
يَرْضَىٰrazı olmaz
لِعِبَادِهِkulları için
ٱلْكُفْرَküfre
وَإِنve eğer
تَشْكُرُوا۟şükrederseniz
يَرْضَهُona razı olur
لَكُمْsizin için
وَلَا(günahını) çekmez
تَزِرُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَازِرَةٌۭhiçbir günahkar
وِزْرَgünahını
أُخْرَىٰdiğerinin
ثُمَّsonra
إِلَىٰRabbinizedir
رَبِّكُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّرْجِعُكُمْdönüşünüz
فَيُنَبِّئُكُمsize haber verir
بِمَاşeyleri
كُنتُمْolduğunuz
تَعْمَلُونَyapıyorlar
إِنَّهُۥçünkü O
عَلِيمٌۢbilir
بِذَاتِözünü
ٱلصُّدُورِgöğüslerin

Ey insanlar! Eğer Rabbinizi küfrederseniz, Yüce Allah'ın sizin iman etmenize ihtiyacı yoktur ve sizin O'nu küfretmeniz O'na zarar vermez. Ne var ki, küfrünüzün zararı size döner. Kullarının kendisini küfretmesinden razı olmaz ve onlara küfrü emretmez. Çünkü Allah, fuhşiyatı ve münkeri emretmez. Eğer Allah'ın size vermiş olduğu nimetlerine şükrederseniz ve O'na iman ederseniz; şükrünüzü kabul eder ve sizi ona karşılık sevaplandırır. Hiçbir nefis başka bir nefsin günahını yüklenmez. Hatta her nefis, kazandığına karşılık bir rehindir. Sonra kıyamet gününde dönüşünüz yalnız Rabbinize olacaktır. Dünyada yaptıklarınızı size O haber verecektir. Amellerinize göre karşılığınızı verecektir. Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarının kalplerinde olanları hakkıyla bilir ve bu husus ile alakalı hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

۞ وَإِذَا مَسَّ ٱلْإِنسَٰنَ ضُرٌّۭ دَعَا رَبَّهُۥ مُنِيبًا إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُۥ نِعْمَةًۭ مِّنْهُ نَسِىَ مَا كَانَ يَدْعُوٓا۟ إِلَيْهِ مِن قَبْلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادًۭا لِّيُضِلَّ عَن سَبِيلِهِۦ ۚ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَلِيلًا ۖ إِنَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلنَّارِ

İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden Rabbine yönelerek, O'na dua eder. Sonra ona, kendisinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur da O'nun yolundan saptırmak amacıyla Allah'a ortaklar koşar. De ki: "Küfrünle biraz faydalanıp, eğlene dur. Kuşkusuz sen ateş ehlindensin!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاzaman
مَسَّdokunduğu
ٱلْإِنسَٰنَinsana
ضُرٌّۭbir zarar
دَعَاhemen du'a eder
رَبَّهُۥRabbine
مُنِيبًاiçtenlikle yönelerek
إِلَيْهِO'na
ثُمَّsonra
إِذَاzaman
خَوَّلَهُۥona verdiği
نِعْمَةًۭbir ni'met
مِّنْهُkendisinden
نَسِىَunutur
مَاolduğunu
كَانَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَدْعُوٓا۟yalvarmakta
إِلَيْهِO'na
مِنönceden
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَجَعَلَve koşar
لِلَّهِAllah'a
أَندَادًۭاeşler
لِّيُضِلَّsaptırmak için
عَنO'nun yolundan
سَبِيلِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُلْde ki
تَمَتَّعْyaşa
بِكُفْرِكَküfrünle
قَلِيلًاazıcık
إِنَّكَşüphesiz sen
مِنْhalkından(sın)
أَصْحَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلنَّارِateş

Kâfire; hastalık, mal kaybı, boğulma korkusu gibi bir zarar isabet ettiğinde, tüm noksanlıklardan münezzeh olan Rabbine kendisinden bu zararı defetmesi için dua ederek yalnızca O'na yönelir. Sonra Rabbi ona kendi katından başına gelen o zararı kaldırma nimetini verdiği zaman daha önce Allah'a yalvardığını unutur. Başkalarını da Allah'a ulaştıran yolundan saptırmak için Allah'tan başka kendisine ibadet ettiği ortaklar edinir. Ey Resul! Hali böyle olana de ki: "Ömrünün geri kalan kısmını küfrünle yaşayıp geçir, o az bir süredir. Kesinlikle sen kıyamet gününde sıkı arkadaşın arkadaşından ayrılmadığı gibi cehennemden hiç ayrılmayan cehennem ehlinden olacaksın."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

أَمَّنْ هُوَ قَٰنِتٌ ءَانَآءَ ٱلَّيْلِ سَاجِدًۭا وَقَآئِمًۭا يَحْذَرُ ٱلْءَاخِرَةَ وَيَرْجُوا۟ رَحْمَةَ رَبِّهِۦ ۗ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ ۗ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

(Küfre sapan kimse,) Gece saatlerinde kalkıp da secde ederek ve kıyama durarak gönülden itaat (ibadet) eden, ahiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini umut eden (kimse gibi) midir? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri düşünüp öğüt alır."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمَّنْyoksa gibi midir?
هُوَo
قَٰنِتٌibadet eden
ءَانَآءَsa'atlerinde
ٱلَّيْلِgece
سَاجِدًۭاsecde ederek
وَقَآئِمًۭاve ayakta durarak
يَحْذَرُkorkan
ٱلْءَاخِرَةَahiretten
وَيَرْجُوا۟ve uman
رَحْمَةَrahmetini
رَبِّهِۦRabbinin
قُلْde ki
هَلْeşitmidir?
يَسْتَوِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلَّذِينَkimselerle
يَعْلَمُونَbilen(lerle)
وَٱلَّذِينَve kimseler
لَاbilmeyen(ler)
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّمَاdoğrusu ancak
يَتَذَكَّرُöğüt alır
أُو۟لُوا۟sahipleri
ٱلْأَلْبَٰبِsağduyu

(O mu) Yoksa Allah'a itaat etmiş, gece vakitlerini Rabbine secde ederek ve kıyama durarak ahiretin azabından korkan ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? Yoksa Allah'a sadece sıkıntılı şiddetli vakitlerde ibadet eden ve rahat olduğu zamanda küfredip O'na ortaklar koşan mı daha hayırlıdır? Ey Resulüm! De ki: "Allah'ı tanımaları sebebiyle Allah'ın onların üzerlerine gerekli kıldıklarını bilenlerle ve bundan hiçbir şey bilmeyenler bir olur mu? Ancak aklıselim sahipleri bu iki grubun arasındaki farkı anlar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

قُلْ يَٰعِبَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ ۚ لِلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌۭ ۗ وَأَرْضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٌ ۗ إِنَّمَا يُوَفَّى ٱلصَّٰبِرُونَ أَجْرَهُم بِغَيْرِ حِسَابٍۢ

De ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkup sakının. Bu dünyada iyilik etmekte olanlar için bir iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
يَٰعِبَادِey kullarım
ٱلَّذِينَinanan
ءَامَنُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱتَّقُوا۟korkun
رَبَّكُمْRabbinizden
لِلَّذِينَkimselere vardır
أَحْسَنُوا۟güzel davranan(lara)
فِىbu
هَٰذِهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلدُّنْيَاdünyada
حَسَنَةٌۭgüzellik
وَأَرْضُve yeri
ٱللَّهِAllah'ın
وَٰسِعَةٌgeniştir
إِنَّمَاancak
يُوَفَّىödenecektir
ٱلصَّٰبِرُونَsabredenlere
أَجْرَهُمödülleri
بِغَيْرِolmaksızın
حِسَابٍۢhesabı

Ey Resul! Bana ve resullerime iman eden kullarıma de ki: "Allah'ın emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Rabbinizden sakının. Sizden dünyada iyi amel işleyenler için dünyada zafer, sıhhat ve mal gibi bir iyilik, ahirette de cennet ile mükâfatlandırma vardır. Allah'ın arzı geniştir. Kendinize Allah'a ibadet edeceğiniz bir yer bulmak için hicret edin. Hiçbir engel sizi bundan alıkoymasın. Sabredenlerin sevabı kıyamet gününde çok çeşitli olduğundan dolayı sayısız ve sınırsız verilir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

قُلْ إِنِّىٓ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱللَّهَ مُخْلِصًۭا لَّهُ ٱلدِّينَ

De ki: “Ben, dini yalnızca Allah'a halis kılarak O'na ibadet etmekle emrolundum.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
إِنِّىٓmuhakkak bana
أُمِرْتُemredildi
أَنْkulluk etmem
أَعْبُدَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهَAllah'a
مُخْلِصًۭاhalis kılarak
لَّهُyalnız O'na
ٱلدِّينَdini

Ey Resul! De ki: "Şüphesiz Allah, bana dini yalnız O'na halis kılarak ibadet etmemi emretti."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَأُمِرْتُ لِأَنْ أَكُونَ أَوَّلَ ٱلْمُسْلِمِينَ

“Ve ben, Müslümanların ilki olmakla da emrolundum.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأُمِرْتُve bana emredildi
لِأَنْolmam
أَكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوَّلَilki
ٱلْمُسْلِمِينَmüslümanların

"Bana, bu ümmetten kendisine ilk teslim olan ve boyun eğen olmamı emretti."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

قُلْ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍۢ

De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem, elbette ben büyük bir günün azabından korkarım!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
إِنِّىٓelbette ben
أَخَافُkorkarım
إِنْeğer
عَصَيْتُisyan edersem
رَبِّىRabbime
عَذَابَazabından;
يَوْمٍbir günün
عَظِيمٍۢbüyük

Ey Resul! De ki: "Eğer ben Allah'a isyan eder ve itaat etmezsem büyük bir günün azabından korkarım ve o gün de kıyamet günüdür."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

قُلِ ٱللَّهَ أَعْبُدُ مُخْلِصًۭا لَّهُۥ دِينِى

De ki: “Ben dinimi yalnızca Allah'a halis kılarak O'na ibadet ederim.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلِde ki
ٱللَّهَAllah'a
أَعْبُدُkulluk ediyorum
مُخْلِصًۭاhalis kılarak
لَّهُۥyalnız O'na
دِينِىdinimi

Ey Resul! De ki: "Şüphesiz ben, ibadetimi yalnızca Allah'a halis kılarak O'na ibadet ederim ve O'nunla beraber başkasına ibadet etmem."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

فَٱعْبُدُوا۟ مَا شِئْتُم مِّن دُونِهِۦ ۗ قُلْ إِنَّ ٱلْخَٰسِرِينَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَأَهْلِيهِمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۗ أَلَا ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ

Siz de, ondan başka dilediğinize ibadet edin. De ki: "Hüsrana uğrayacaklar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Dikkat edin! Apaçık hüsran işte budur."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱعْبُدُوا۟siz de kulluk edin
مَاdilediğinize
شِئْتُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنO'ndan başka
دُونِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُلْde ki
إِنَّşüphesiz
ٱلْخَٰسِرِينَziyan edenlerdir
ٱلَّذِينَziyana uğrayanlar
خَسِرُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنفُسَهُمْkendilerini
وَأَهْلِيهِمْve ailelerini
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
أَلَاdikkat edin
ذَٰلِكَişte
هُوَbu
ٱلْخُسْرَانُbir ziyandır
ٱلْمُبِينُapaçık

Ey müşrikler! Siz de O'ndan başka dilediğiniz putlara kulluk edin. (buradaki emir tehdit içindir) Ey Resul! De ki: "Gerçek manada hüsrana uğrayanlar, hem kendileri ve hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Onlardan ayrılıp cennete girdikleri için ya da onlarla birlikte cehenneme girecekleri için orada ebedî olarak buluşamayacaklardır. İşte bu, üzerinde şüphe olmayan apaçık hüsranın ta kendisidir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

لَهُم مِّن فَوْقِهِمْ ظُلَلٌۭ مِّنَ ٱلنَّارِ وَمِن تَحْتِهِمْ ظُلَلٌۭ ۚ ذَٰلِكَ يُخَوِّفُ ٱللَّهُ بِهِۦ عِبَادَهُۥ ۚ يَٰعِبَادِ فَٱتَّقُونِ

Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar vardır. Allah, kullarını işte bununla korkutuyor. Ey kullarım! Benden sakının.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَهُمonların vardır
مِّنüstlerinden
فَوْقِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ظُلَلٌۭgölgeler
مِّنَateşten
ٱلنَّارِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمِنve
تَحْتِهِمْaltlarından
ظُلَلٌۭ(ateşten) gölgeler
ذَٰلِكَişte
يُخَوِّفُkorkutur
ٱللَّهُAllah
بِهِۦbu durumdan
عِبَادَهُۥkullarını
يَٰعِبَادِey kullarım
فَٱتَّقُونِbenden korkun

Onların üstünden duman, alev ve sıcak bir tabaka ve altlarında da duman ve alev ile sıcak bir tabaka vardır. Yüce Allah kullarını işte bu zikredilen azapla korkutuyor. Ey kullarım! Emirlerime uyarak ve yasaklarımdan sakınarak benden korunun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

وَٱلَّذِينَ ٱجْتَنَبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ أَن يَعْبُدُوهَا وَأَنَابُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ لَهُمُ ٱلْبُشْرَىٰ ۚ فَبَشِّرْ عِبَادِ

Tağuta ibadet etmekten kaçınıp Allah'a yönelenlere müjde vardır. Kullarımı müjdele!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَkimselere
ٱجْتَنَبُوا۟kaçınan(lara)
ٱلطَّٰغُوتَTağut'a
أَنkulluk etmekten
يَعْبُدُوهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَنَابُوٓا۟ve yönelenlere
إِلَىAllah'a
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُمُonlar için vardır
ٱلْبُشْرَىٰmüjde
فَبَشِّرْmüjdele
عِبَادِkullarımı

Putlara, Allah'tan başkasına ibadet etmekten kaçınanlara ve tövbe ederek Allah'a dönenler; ölümleri esnasında kabirde ve ahiret gününde cennet ile müjdelenirler. Ey Resul! O halde kullarımı müjdele!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

ٱلَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ ٱلْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُۥٓ ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَىٰهُمُ ٱللَّهُ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah’ın kendilerine hidayet ettiği kimselerdir. Onlar, akıl sahibi kimselerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَonlar ki
يَسْتَمِعُونَdinlerler
ٱلْقَوْلَsözü
فَيَتَّبِعُونَve uyarlar
أَحْسَنَهُۥٓonun en güzeline
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlar
ٱلَّذِينَkimselerdir
هَدَىٰهُمُdoğru yola ilettikleri
ٱللَّهُAllah'ın
وَأُو۟لَٰٓئِكَve işte
هُمْonlar
أُو۟لُوا۟sahipleridir
ٱلْأَلْبَٰبِsağduyu

Sözü dinleyip de sözün en güzel olanı ile kötü olanını birbirinden ayıran ve içinde bulundurduğu faydalardan dolayı en güzeline uyanlar var ya, işte onlar güzel özellikler ile vasıflanan ve Yüce Allah'ın hidayetine muvaffak olan kimselerdir. Aynı zamanda onlar aklıselim kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

أَفَمَنْ حَقَّ عَلَيْهِ كَلِمَةُ ٱلْعَذَابِ أَفَأَنتَ تُنقِذُ مَن فِى ٱلنَّارِ

Üzerine azap kelimesi hak olmuş kimseye (hidayet edemezsin), ateşte olanı da sen mi kurtaracaksın?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَمَنْkimse mi?
حَقَّhak olan
عَلَيْهِüzerine
كَلِمَةُkararı
ٱلْعَذَابِazab
أَفَأَنتَsen mi?
تُنقِذُkurtaracaksın
مَنbulunanı
فِىateşte
ٱلنَّارِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ey Resul! Küfründe ve sapıklığında devam eden bir kimsenin hakkında azap sözü gerçekleştiyse, onu hidayete erdirmeye ve muvaffak kılmaya vesile olman için elinde herhangi bir çaren yoktur. Ey Resul! Bu vasıfta olan bir kimseyi sen cehennem ateşinden kurtarabilir misin?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌۭ مِّن فَوْقِهَا غُرَفٌۭ مَّبْنِيَّةٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۖ وَعْدَ ٱللَّهِ ۖ لَا يُخْلِفُ ٱللَّهُ ٱلْمِيعَادَ

Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَٰكِنِfakat
ٱلَّذِينَonlar ki
ٱتَّقَوْا۟korkarlar
رَبَّهُمْRablerinden
لَهُمْonlara vardır
غُرَفٌۭodalar
مِّنüstüste
فَوْقِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
غُرَفٌۭodalar
مَّبْنِيَّةٌۭyapılmış
تَجْرِىakmaktadır
مِنaltından
تَحْتِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَنْهَٰرُırmaklar
وَعْدَ(bu) va'didir
ٱللَّهِAllah'ın
لَاcaymaz
يُخْلِفُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
ٱلْمِيعَادَva'dinden

Emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Rablerinden sakınanlar için üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır ve bu Yüce Allah'ın bir vaadidir. Allah vaadinden dönmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ فَسَلَكَهُۥ يَنَٰبِيعَ فِى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًۭا مُّخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصْفَرًّۭا ثُمَّ يَجْعَلُهُۥ حُطَٰمًا ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ

Allah'ın gökten su indirdiğini, onu yerden kaynaklara geçirdiğini, sonra onunla değişik renklerde ekinler çıkardığını görmedin mi? Sonra kurur ve sen onu sararmış halde görürsün. Sonra onu bir çöp haline getirir. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmedin mi?
تَرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
أَنزَلَindirdi
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۭbir su
فَسَلَكَهُۥsonra onu geçirdi
يَنَٰبِيعَkaynaklara
فِىiçindeki
ٱلْأَرْضِyerin
ثُمَّsonra
يُخْرِجُçıkarıyor
بِهِۦonunla
زَرْعًۭاekin
مُّخْتَلِفًاçeşitli
أَلْوَٰنُهُۥrenklerde
ثُمَّsonra
يَهِيجُ(ekin) kurur
فَتَرَىٰهُve onu görürsün
مُصْفَرًّۭاsararmış
ثُمَّsonra
يَجْعَلُهُۥonu yapar
حُطَٰمًاbir çöp
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَذِكْرَىٰbir ibret
لِأُو۟لِىsahipleri için
ٱلْأَلْبَٰبِsağduyu

Şüphesiz siz gözlerinizle müşahede ederek biliyorsunuz ki, Allah size gökten yağmur suyunu indirdi de onu yeryüzündeki su pınarlarına ve yerdeki kaynaklara yerleştirdi. Sonra bu suyla türlü türlü renklerde nebatat ve ekinler çıkarıyor. Sonra bu ekin kurur. Ey bunu görüp müşahede eden! Bu ekinlerin ve nebatatın renkleri yeşilken sonra renklerinin sapsarı olduklarını görürsün. Sonra kuruduktan sonra da onu kırıntı bir çer çöpe çeviriyor. Şüphesiz bu zikredilende aydın ve aklıselim sahipleri için bir hatırlatma ve öğüt vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

أَفَمَن شَرَحَ ٱللَّهُ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَٰمِ فَهُوَ عَلَىٰ نُورٍۢ مِّن رَّبِّهِۦ ۚ فَوَيْلٌۭ لِّلْقَٰسِيَةِ قُلُوبُهُم مِّن ذِكْرِ ٱللَّهِ ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍ

Allah'ın kalbini İslâm'a açtığı kimse Rabbinden bir nur üzere değil midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri kaskatı olanların vay hallerine! İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَمَنkimse değil midir?
شَرَحَaçtığı
ٱللَّهُAllah'ın
صَدْرَهُۥgöğsünü
لِلْإِسْلَٰمِİslam'a
فَهُوَo
عَلَىٰüzerinde
نُورٍۢbir nur
مِّنRabbinden
رَّبِّهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَوَيْلٌۭyazıklar olsun
لِّلْقَٰسِيَةِkatılaşmış olanlara
قُلُوبُهُمyürekleri
مِّنkarşı
ذِكْرِanmağa
ٱللَّهِAllah'ı
أُو۟لَٰٓئِكَonlar
فِىiçindedirler
ضَلَٰلٍۢbir sapıklık
مُّبِينٍapaçık

Allah'ın kalbini İslam'a açtığı ve ona hidayet ettiği Rabbi tarafından bir basiret üzerinde olan kimse, kalbi Allah'ın zikrine karşı katılaşmış kimse gibi midir? O ikisi hiçbir zaman denk olmaz. Çünkü kurtuluş, hidayete erenlerin ve hüsranda kalpleri Allah'ın zikrine karşı katılaşan kimselerindir. İşte onlar haktan uzak apaçık bir dalalettedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحْسَنَ ٱلْحَدِيثِ كِتَٰبًۭا مُّتَشَٰبِهًۭا مَّثَانِىَ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ إِلَىٰ ذِكْرِ ٱللَّهِ ۚ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهْدِى بِهِۦ مَن يَشَآءُ ۚ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden kitabı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların bu kitaptan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalpleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu kitap Allah'ın hidayetidir. Onunla istediğini doğru yola hidayet eder. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱللَّهُAllah
نَزَّلَindirdi
أَحْسَنَen güzelini
ٱلْحَدِيثِsözün
كِتَٰبًۭاbir Kitap halinde
مُّتَشَٰبِهًۭاbirbirine benzer
مَّثَانِىَikişerli
تَقْشَعِرُّürperir
مِنْهُondan
جُلُودُderileri
ٱلَّذِينَkimselerin
يَخْشَوْنَkorkanların
رَبَّهُمْRablerinden
ثُمَّsonra
تَلِينُyumuşar
جُلُودُهُمْderileri
وَقُلُوبُهُمْve kalbleri
إِلَىٰzikrine
ذِكْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
ذَٰلِكَişte bu
هُدَىrehberidir
ٱللَّهِAllah'ın
يَهْدِىdoğru yola iletir
بِهِۦbununla
مَنkimseyi
يَشَآءُdilediği
وَمَنama kimi
يُضْلِلِsapıklığında bırakırsa
ٱللَّهُAllah
فَمَاartık olmaz
لَهُۥona
مِنْhiçbir
هَادٍyol gösteren

Yüce Allah, resulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sözün en güzeli olan Kur'an'ı indirdi. Allah onu doğrulukta, güzellikte, uyumlulukta ve ihtilaf olmadan birbirine benzer olarak indirmiştir. Onda birçok kıssalar, hükümler, vaatler, tehditler, hak ehlinin özellikleri, batıl ehlinin sıfatları ve diğer hususlar zikredilmiştir. Rablerinden korkanların onda bulunan vaatleri ve tehditleri duyduklarında tüyleri ürperir. Sonra Kur'an'da zikredilen müjdeleri, temennileri duyduklarında Allah'ın zikriyle kalpleri ve derileri sükûne kavuşur. İşte Kur'an hakkında bu zikredilenler ve bırakmış olduğu tesiri, Allah'ın dilediği, kuluna bahşettiği hidayetidir. Allah'ın bedbaht ettiği, hidayete muvaffak kılmadığı kimsenin hiçbir yol göstericisi olmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

أَفَمَن يَتَّقِى بِوَجْهِهِۦ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۚ وَقِيلَ لِلظَّٰلِمِينَ ذُوقُوا۟ مَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ

Kıyamet günü azabın en kötüsünden yüzünü korumaya çalışan kimse(nin durumu) ne olur? Zalimlere: "Kazanmakta olduklarınızı tadın!" denir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَمَنkimse mi?
يَتَّقِىkorunmağa çalışan
بِوَجْهِهِۦyüzüyle
سُوٓءَen kötü
ٱلْعَذَابِazabdan
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
وَقِيلَve denilir
لِلظَّٰلِمِينَzalimlere
ذُوقُوا۟tadın
مَاşeyleri
كُنتُمْolduğunuz
تَكْسِبُونَkazanıyor

Yüce Allah'ın kendisine hidayet verdiği, hidayete ermesine muvaffak kıldığı ve ahirette cennete koyduğu kimseyle, küfreden ve bu küfrü üzere ölüp elleri ve ayakları kelepçelenmiş halde cehenneme soktuğu, ateşe karşı ancak yüzünü yere bakarak korumaya çalışan kimse eşit olur mu? ‘’Kendi nefislerine kufür ve günahlar işleyerek zulmedenlere yapmış olduğunuz zulüm ve isyanların karşılığında kazandığınızı tadın! İşte bu sizin cezanızdır! ’’ denilir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı da hiç farkında olmadıkları bir yerden azap onlara geliverdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبَyalanladılar
ٱلَّذِينَkimseler
مِنonlardan öncekiler
قَبْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَأَتَىٰهُمُböylece onlara geldi
ٱلْعَذَابُazab
مِنْbir yönden
حَيْثُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَاhiç farkına varmadıkları
يَشْعُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Bu müşriklerden önceki ümmetler de yalanlamışlardı. Azap kendilerine günahlarından tövbe etmek için hiçbir fırsat vermeden aniden ve hiç hesap edemedikleri yerden geldi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

فَأَذَاقَهُمُ ٱللَّهُ ٱلْخِزْىَ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۖ وَلَعَذَابُ ٱلْءَاخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

Allah, onlara dünya hayatında da rezilliği tattırdı. Ahiret azabı ise çok daha büyüktür. Keşke bunu bilselerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَذَاقَهُمُonlara taddırdı
ٱللَّهُAllah
ٱلْخِزْىَrezillik
فِىhayatında
ٱلْحَيَوٰةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلدُّنْيَاdünya
وَلَعَذَابُazabı ise
ٱلْءَاخِرَةِahiret
أَكْبَرُdaha büyüktür
لَوْkeşke
كَانُوا۟bilselerdi
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Allah, onlara dünya hayatında da rezilliği, yüz kararmasını, kepazeliği tattırdı. Şüphesiz onları bekleyen ahiret azabı ise daha büyük ve daha şiddetlidir. Keşke bunu bilselerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍۢ لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Andolsun biz, belki öğüt alırlar diye bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
ضَرَبْنَاbiz anlattık
لِلنَّاسِinsanlara
فِىbu
هَٰذَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقُرْءَانِKur'an'da
مِنher
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَثَلٍۢtemsili
لَّعَلَّهُمْumulur ki
يَتَذَكَّرُونَöğüt alırlar

Ant olsun biz, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an'da hayır ve şer, hak ve batıl, iman ve küfür ve diğer hususlarda insanlara çeşitli örnekler verdik. Umulur ki vermiş olduğumuz misallerden ibret ve öğüt alırlar, hak ile amel eder ve batılı da terk ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

قُرْءَانًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذِى عِوَجٍۢ لَّعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

Sakınıp takvalı olsunlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an. (indirdik)

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُرْءَانًاKur'an'dır (bu)
عَرَبِيًّاArapça
غَيْرَolmayan
ذِىpürüzü
عِوَجٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَّعَلَّهُمْumulur ki
يَتَّقُونَsakınırlar

Biz onu Arapça Kur'an kıldık. Onda hiçbir eğrilik, bozulma ve karışıklık yoktur. Allah'ın emirlerine tabi olmak ve yasaklarından sakınıp karşı gelmekten korunmaları ümidiyle onu indirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا رَّجُلًۭا فِيهِ شُرَكَآءُ مُتَشَٰكِسُونَ وَرَجُلًۭا سَلَمًۭا لِّرَجُلٍ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًا ۚ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Allah, birbiriyle çekişen bir çok ortağa bağlı olan bir adamla, yalnız bir kişiye bağlı bir adamı örnek olarak vermiştir. Bu ikisinin durumu eşit midir? Hamt, Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ضَرَبَörnek verdi
ٱللَّهُAllah
مَثَلًۭا(şöyle bir) misalle
رَّجُلًۭاbir adam (köle)
فِيهِortakları
شُرَكَآءُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُتَشَٰكِسُونَbirbiriyle çekişen
وَرَجُلًۭاve bir adam
سَلَمًۭاbağlı olan
لِّرَجُلٍyalnız bir kişiye
هَلْmidir?
يَسْتَوِيَانِeşit
مَثَلًاikisinin durumu
ٱلْحَمْدُhamd
لِلَّهِyalnız Allah'a mahsustur
بَلْfakat
أَكْثَرُهُمْçokları
لَاbilmiyorlar
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah, müşrik ve muvahhit kimse için iki kişiyi örnek vermiştir. Bunlardan birincisi birbirleriyle çekişip duran birçok ortakların sahip olduğu bir köledir. O ortakların bazısını razı etse bazısını hoşnut edemez. Bu kimse şaşkınlık ve huzursuzluk içindedir. İkincisi ise yalnız bir kişiye ait olan bir köledir. O kimse efendisinin kendisinden ne istediğini bilir, kafası rahat ve huzurludur. Bu iki misali verilen köle kesinlikle eşit değildir. Hamt Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu bu gerçeği bilmezler. Bundan dolayı başkalarını Yüce Allah'a ortak koşarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

إِنَّكَ مَيِّتٌۭ وَإِنَّهُم مَّيِّتُونَ

(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen öleceksin ve şüphesiz onlar da ölecekler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّكَşüphesiz sen
مَيِّتٌۭöleceksin
وَإِنَّهُمve onlar da
مَّيِّتُونَölecekler

Ey Resul! Şüphesiz sen öleceksin ve onlar da ölecekler bundan kaçış yok.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عِندَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ

Sonra siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
إِنَّكُمْşüphesiz siz
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
عِندَdivanında
رَبِّكُمْRabbinizin
تَخْتَصِمُونَdavalaşacaksınız

Şüphesiz ey insanlar! Sonra siz, kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda anlaşamadığınız meselelerde davalaşacaksınız. Böylece haklıyla haksız olan ortaya çıkar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

۞ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَبَ عَلَى ٱللَّهِ وَكَذَّبَ بِٱلصِّدْقِ إِذْ جَآءَهُۥٓ ۚ أَلَيْسَ فِى جَهَنَّمَ مَثْوًۭى لِّلْكَٰفِرِينَ

Allah’a karşı yalan uyduran veya kendisine hak gelince onu yalanlayan kimseden daha zalim kim olabilir? Kâfirler için Cehennem'de barınacak yer mi yok?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَمَنْkim olabilir?
أَظْلَمُdaha zalim
مِمَّنkimseden
كَذَبَyalan uydurandan
عَلَىhakkında
ٱللَّهِAllah
وَكَذَّبَve yalanlayandan
بِٱلصِّدْقِdoğruyu
إِذْzaman
جَآءَهُۥٓkendisine geldiği
أَلَيْسَyok mudur?
فِىcehennemde
جَهَنَّمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَثْوًۭىbir yer
لِّلْكَٰفِرِينَkafirler için

Yüce Allah'a ortak, eş ve çocuk gibi yakışık olmayan şeyleri nispet eden ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği vahyi yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Ateş, Allah'ı ve resulünün getirdiklerini küfreden kâfirlerin meskeni ve kalacak yeri değil midir? Evet! Şüphesiz onlar için orada kalacak yer ve mesken vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

وَٱلَّذِى جَآءَ بِٱلصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِهِۦٓ ۙ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُتَّقُونَ

Doğruyu getiren ve doğrulayanlar (var ya), işte onlar takva sahibi olanlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِىve kimseler
جَآءَgetiren(ler)
بِٱلصِّدْقِdoğruyu
وَصَدَّقَve doğrulayanlar
بِهِۦٓonu
أُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlardır
ٱلْمُتَّقُونَkorunanlar

Peygamber ve diğer kimselerden söz ve fiillerinde doğruyu getiren ve iman etmiş olarak onu tasdik edip gerektirdiği ile amel edenler var ya, işte onlar hakikî muttakilerdir. Rablerinin emirlerini yerine getirir ve yasaklarından sakınırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

لَهُم مَّا يَشَآءُونَ عِندَ رَبِّهِمْ ۚ ذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْمُحْسِنِينَ

Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu ihsan edenlerin mükâfatıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَهُمonlara vardır
مَّاher şey
يَشَآءُونَdiledikleri
عِندَyanında
رَبِّهِمْRablerinin
ذَٰلِكَişte budur
جَزَآءُmükafatı
ٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananların

Rabbleri katındaki daimî lezzetler onlar içindir. İşte bu iyilik edenlerin mükâfatı, onların Rablerine ve O'nun kullarına karşı yapmış oldukları amellerinden dolayıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

لِيُكَفِّرَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ أَسْوَأَ ٱلَّذِى عَمِلُوا۟ وَيَجْزِيَهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Çünkü Allah onların yaptıklarının en kötülerini örtecek ve kendilerine yapmakta olduklarının en güzeliyle karşılık verecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِيُكَفِّرَörtmesi içindir
ٱللَّهُAllah'ın
عَنْهُمْonlardan
أَسْوَأَen kötülerini
ٱلَّذِىyaptıklarının
عَمِلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيَجْزِيَهُمْve mükafatlandırması içindir
أَجْرَهُمecirlerini
بِأَحْسَنِen güzeliyle
ٱلَّذِىolduklarının
كَانُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَعْمَلُونَyapıyorlar

Böylece Yüce Allah, dünyada işlemiş oldukları en kötü günahlarından tövbe etmeleri ve Rablerine (salih ameller ile) döndüklerinden dolayı onların günahlarını silecektir. Yapmakta oldukları amellerin en güzeliyle de onları mükâfatlandıracaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

أَلَيْسَ ٱللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُۥ ۖ وَيُخَوِّفُونَكَ بِٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦ ۚ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍۢ

Allah, kuluna yetmez mi? Seni O’ndan (Allah’tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَيْسَdeğil mi?
ٱللَّهُAllah
بِكَافٍkâfi
عَبْدَهُۥkuluna
وَيُخَوِّفُونَكَve seni korkutuyorlar
بِٱلَّذِينَkinselerle
مِنO'ndan başka
دُونِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَنve kimi
يُضْلِلِşaşırtırsa
ٱللَّهُAllah
فَمَاartık olmaz
لَهُۥonu
مِنْhiçbir
هَادٍۢyola getiren

Yüce Allah, din ve dünya işlerinde kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kâfi ve düşmanlarına karşı onu koruyan değil midir? Evet! Gerçekten O, resulüne kâfidir. -Ey Resul!- Cehalet ve ahmaklıklarından dolayı Allah'tan başka ibadet ettikleri putların sana kötülük etmesi ile seni korkutmaktadırlar. Allah, kimi rezil eder ve onu hidayete muvaffak kılmazsa, artık ona hidayet edecek ve onu muvaffak kılacak kimse yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّضِلٍّ ۗ أَلَيْسَ ٱللَّهُ بِعَزِيزٍۢ ذِى ٱنتِقَامٍۢ

Allah kime de hidayet ederse, artık onu da saptıracak yoktur. Allah Aziz ve intikam sahibi değil midir?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنve kime
يَهْدِyol gösterirse
ٱللَّهُAllah
فَمَاartık olmaz
لَهُۥonu
مِنhiçbir
مُّضِلٍّşaşırtan
أَلَيْسَdeğil midir?
ٱللَّهُAllah
بِعَزِيزٍۢaziz
ذِىsahibi
ٱنتِقَامٍۢintikam

Yüce Allah'ın hidayete muvaffak kıldığı kimseyi saptıracak güce sahip hiç kimse yoktur. Yüce Allah, kimsenin kendisine galip gelemediği mutlak güç sahibi ve kendisini küfreden ve isyan edenden intikam alıcı değil midir? Evet! Gerçekten O, intikam sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ ۚ قُلْ أَفَرَءَيْتُم مَّا تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ إِنْ أَرَادَنِىَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَٰشِفَٰتُ ضُرِّهِۦٓ أَوْ أَرَادَنِى بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَٰتُ رَحْمَتِهِۦ ۚ قُلْ حَسْبِىَ ٱللَّهُ ۖ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ ٱلْمُتَوَكِّلُونَ

Andolsun eğer onlara; “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, elbette “Allah”, derler. De ki: “Peki söyleyin bakalım? Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz var ya; eğer Allah bana herhangi bir zarar dokundurmak isterse, onlar Allah’ın dokundurduğu zararı kaldırabilirler mi? Yahut Allah bana bir rahmet dilese, onlar O’nun rahmetini engelleyebilirler mi?” De ki: “Allah bana yeter. Tevekkül edenler ancak O’na tevekkül ederler.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَئِنve andolsun şayet
سَأَلْتَهُمonlara sorsan
مَّنْkim?
خَلَقَyarattı
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
لَيَقُولُنَّelbette derler
ٱللَّهُAllah
قُلْde ki
أَفَرَءَيْتُمo halde gördünüz mü?
مَّاşeyleri
تَدْعُونَyalvardığınız
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
إِنْeğer
أَرَادَنِىَbana istese
ٱللَّهُAllah
بِضُرٍّbir zarar vermek
هَلْmı?
هُنَّonlar
كَٰشِفَٰتُkaldıracaklar
ضُرِّهِۦٓO'nun zararını
أَوْyahut
أَرَادَنِىbana dilese
بِرَحْمَةٍbir rahmet
هَلْmı?
هُنَّonlar
مُمْسِكَٰتُdurduracaklar
رَحْمَتِهِۦO'nun rahmetini
قُلْde ki
حَسْبِىَbana yeter
ٱللَّهُAllah
عَلَيْهِO'na
يَتَوَكَّلُdayanırlar
ٱلْمُتَوَكِّلُونَtevekkül edenler

-Ey Resul!- Bu müşriklere, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorarsan onlar da "Allah yarattı." diye cevap verirler. İlahlarının acziyetini ortaya çıkarmak için onlara de ki: "Yüce Allah'ın dışında ibadet ettiğiniz bu putlardan bana haber verin bakalım. Eğer Yüce Allah bana bir zarar vermek istese, O'nun zararını ortadan kaldırmaya sahip midir? Ya da Rabbim, katından bana bir rahmet bahşetse; O'nun bu rahmetine mani olmaya güç yetirebilirler mi?" Onlara de ki: "Yüce Allah, tek başına bana yeter. Ben bütün işlerimde O'na itimat ettim. Tevekkül edenler de yalnızca O'na itimat etsinler."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

قُلْ يَٰقَوْمِ ٱعْمَلُوا۟ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمْ إِنِّى عَٰمِلٌۭ ۖ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

De ki: "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım. Elbette yakında bileceksiniz."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
يَٰقَوْمِey kavmim
ٱعْمَلُوا۟yapın
عَلَىٰgöre
مَكَانَتِكُمْdurumunuza
إِنِّىelbette ben de
عَٰمِلٌۭyapıyorum
فَسَوْفَyakında
تَعْلَمُونَbileceksiniz

-Ey Resul!- De ki: "Ey Kavmim! Allah'a şirk koşmaya razı olduğunuz hal üzere amel etmeye devam edin. Şüphesiz ki ben, tevhide davet etme ve ibadeti yalnızca O'na has kılma hususunda Rabbimin bana emrettiğini yapacağım. Bu iki yolu tutanların akıbetlerinin ne olduğunu (yakında) bileceksiniz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

مَن يَأْتِيهِ عَذَابٌۭ يُخْزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌۭ مُّقِيمٌ

Kime rezil edici bir azabın geleceğini, kalıcı azabın kimin üzerine ineceğini ileride bileceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَنkime?
يَأْتِيهِgeliyor
عَذَابٌۭazab
يُخْزِيهِonu rezil eden
وَيَحِلُّve (kimin) konuyor?
عَلَيْهِüzerine
عَذَابٌۭazab
مُّقِيمٌsürekli

Dünyada alçaltıcı ve aşağılayıcı azabın kime geleceğini ve kıyamet günü kesilmeyen ve devamlı olan azabın kime ineceğini bileceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

إِنَّآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ لِلنَّاسِ بِٱلْحَقِّ ۖ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَلِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا ۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِوَكِيلٍ

Şüphesiz biz bu kitabı sana, insanlar için hak olarak indirdik. Artık kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur. Sen onların üzerinde vekil değilsin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّآelbette biz
أَنزَلْنَاindirdik
عَلَيْكَsana
ٱلْكِتَٰبَKitabı
لِلنَّاسِinsanlar için
بِٱلْحَقِّhak ile
فَمَنِartık kim
ٱهْتَدَىٰdoğru yola gelirse
فَلِنَفْسِهِۦkendi yararınadır
وَمَنve kim de
ضَلَّsaparsa
فَإِنَّمَاşüphesiz
يَضِلُّsapmış olur
عَلَيْهَاkendi zararına
وَمَآve değil(sin)
أَنتَsen
عَلَيْهِمonların üzerinde
بِوَكِيلٍvekil

-Ey Resul!- İnsanları hak ile uyarman için sana Kur'an'ı indirdik. Kim doğru yolu şeçerse kendi faydasınadır. O kimsenin hidayet üzere olmasının Allah'a sağladığı bir fayda yoktur. Çünkü O, bundan müstağnidir. Kim de saparsa zararı kendi nefsinedir. O kimsenin sapıklığı Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya zarar veremez. Sen onları hidayete zorlamak için görevlendirilmedin. Senin vazifen tebliğ etmekle emrolunduğun şeyi onlara ulaştırmandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

ٱللَّهُ يَتَوَفَّى ٱلْأَنفُسَ حِينَ مَوْتِهَا وَٱلَّتِى لَمْ تَمُتْ فِى مَنَامِهَا ۖ فَيُمْسِكُ ٱلَّتِى قَضَىٰ عَلَيْهَا ٱلْمَوْتَ وَيُرْسِلُ ٱلْأُخْرَىٰٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّى ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يَتَفَكَّرُونَ

Allah ölümleri vaktinde ruhları alır, ölmeyeninkini de uykusunda (alır). Hakkında ölüm hükmünü verdiğini alıkor, diğerini ise belirli bir süreye kadar salıverir. Muhakkak bunda iyice düşünen bir topluluk için ayetler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱللَّهُAllah
يَتَوَفَّىvefat ettirir
ٱلْأَنفُسَcanları
حِينَsırasında
مَوْتِهَاölümleri
وَٱلَّتِىve kimseleri
لَمْölmeyen(leri)
تَمُتْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىuykularında
مَنَامِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَيُمْسِكُsonra yanında tutar
ٱلَّتِىkimseleri
قَضَىٰhükmettiği
عَلَيْهَاüzerlerinde
ٱلْمَوْتَölümüne
وَيُرْسِلُve salıverir
ٱلْأُخْرَىٰٓötekilerini
إِلَىٰٓkadar
أَجَلٍۢbir süreye
مُّسَمًّىbelirli
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢibretler
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يَتَفَكَّرُونَdüşünen

Yüce Allah, ecelleri son bulduğu vakit ruhları kabzeder. Ecelleri son bulmayan ruhları da uykularında kabzeder. Ölümüne hükmettiklerini tutar, ölümüne hükmetmediklerini ise ilmi doğrultusunda belirli bir vakte kadar bırakır. Şüphesiz ki ruhların kabzedilip bırakılmasında ve öldürülüp diriltilmesinde düşünen toplumlar için ibretler vardır. Öyle ki, bunları yapan öldükten sonra hesap ve karşılıklarını vermek için insanları yeniden diriltmeye de kadirdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

أَمِ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ شُفَعَآءَ ۚ قُلْ أَوَلَوْ كَانُوا۟ لَا يَمْلِكُونَ شَيْـًۭٔا وَلَا يَعْقِلُونَ

Yoksa Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمِyoksa
ٱتَّخَذُوا۟başkami edindiler?
مِنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
شُفَعَآءَşefa'atçiler
قُلْde ki
أَوَلَوْbile mi?
كَانُوا۟olsalar
لَاonlar malik olmayan
يَمْلِكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَيْـًۭٔاhiçbir şeye
وَلَاve
يَعْقِلُونَdüşünmeyen

Muhakkak ki müşrikler, Allah Teâlâ'yı bırakıp putlarını kendilerine fayda sağlayacağını umdukları şefaatçiler edindiler. -Ey Resul!- Onlara de ki: "Kendileri ve sizin için hiçbir şeye malik olmasalar da mı onları şefaatçi edineceksiniz? Onlar (putlar) konuşamayan, duymayan, görmeyen, fayda ve zarar veremeyen cansız varlıklardır. Bundan dolayı akıl edemezler."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

قُل لِّلَّهِ ٱلشَّفَٰعَةُ جَمِيعًۭا ۖ لَّهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

“Şefaat, tümüyle Allah’a aittir. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonra O’na döndürüleceksiniz.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلde ki
لِّلَّهِAllah'ındır
ٱلشَّفَٰعَةُşefa'at
جَمِيعًۭاtamamen
لَّهُۥO'nundur
مُلْكُmülkü
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
ثُمَّsonra
إِلَيْهِO'na
تُرْجَعُونَdöndürüleceksiniz

-Ey Resul!- O müşriklere de ki: Şefaat tamamıyla Yüce Allah'a aittir. O'nun katında izni olmadan hiç kimse şefaat edemez ve razı oldukları haricinde kimseye şefaat edilmez. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'na aittir. Kıyamet günü hesap ve karşılık için O'na döndürüleceksiniz. Amellerinize karşılık size mükâfatınızı verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

وَإِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَحْدَهُ ٱشْمَأَزَّتْ قُلُوبُ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ ۖ وَإِذَا ذُكِرَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

Allah, bir tek (ilah) olarak anıldığında ahirete iman etmeyenlerin kalpleri daralır. Allah’tan başkaları (ilahları) anıldığında ise hemen sevince kapılırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
ذُكِرَanıldığı
ٱللَّهُAllah
وَحْدَهُtek olarak
ٱشْمَأَزَّتْürker
قُلُوبُkalbleri
ٱلَّذِينَkimselerin
لَاinanmayan(ların)
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِٱلْءَاخِرَةِahirete
وَإِذَاve zaman
ذُكِرَanıldığı
ٱلَّذِينَkimseler
مِنO'ndan başka
دُونِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِذَاhemen
هُمْonlar
يَسْتَبْشِرُونَsevinirler

Allah Teâlâ tek olarak anıldığında, ahirete iman etmeyen müşriklerin kalbi yeniden dirilme, hesap ve karşılık olmasından dolayı nefretle dolar. Allah'tan başka ibadet ettikleri putları zikredildiğinde ise mutlu ve neşeli olurlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

قُلِ ٱللَّهُمَّ فَاطِرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ عَٰلِمَ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ أَنتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِى مَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da görünen âlemi de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında Sen hükmedersin.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلِde ki
ٱللَّهُمَّAllah'ım
فَاطِرَyoktan var eden
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضِve yeri
عَٰلِمَbilen
ٱلْغَيْبِgörülmeyeni
وَٱلشَّهَٰدَةِve görüleni
أَنتَ(ancak) sen
تَحْكُمُhükmedersin
بَيْنَarasında
عِبَادِكَkullarının
فِىşeylerde
مَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَانُوا۟oldukları
فِيهِhakkında
يَخْتَلِفُونَayrılığa düştükleri

-Ey Resul- De ki: "Geçmiş bir benzeri olmadan gökleri ve yeri yaratan, gaybı da görünen alemi de bilen Allah'ım! Bunlardan hiçbir şey sana gizli kalmaz. Kıyamet günü kullarının dünyada kendi aralarında ihtilaf ettikleri hususlarda yalnızca Sen hükmedeceksin. Haklı ile haksız, mutlu ve behbaht olanlar birbirinden ayrılacaktır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

وَلَوْ أَنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًۭا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦ مِن سُوٓءِ ٱلْعَذَابِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۚ وَبَدَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مَا لَمْ يَكُونُوا۟ يَحْتَسِبُونَ

Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık hiç hesap etmedikleri şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْve eğer olsaydı
أَنَّve eğer olsaydı
لِلَّذِينَzulmedenlerin
ظَلَمُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاbulunanların
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَمِيعًۭاtümü
وَمِثْلَهُۥve bir misli daha
مَعَهُۥonunla beraber
لَٱفْتَدَوْا۟mutlaka fidye verirlerdi
بِهِۦonu
مِنkötü-dan (kurtulmak için)
سُوٓءِkötü
ٱلْعَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
وَبَدَاve karşılarına çıkmıştır
لَهُمonların
مِّنَAllahtan
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاşeyler
لَمْhiç
يَكُونُوا۟hesabetmedikleri
يَحْتَسِبُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yeryüzündeki bütün değerli eşyalar, mallar, diğer şeyler ve onların bir misli daha şirk ve günahlarla kendi nefislerine zulmedenlerin olsaydı; yeniden diriltildikten sonra şahit oldukları şiddetli azaptan kurtulmak için hepsini feda ederlerdi. Ancak bunlar onların değildir. Farzedelim ki ( bu mallar) onların olsaydı (ve fidye olarak vermek isteselerdi) onlardan kabul edilmezdi. Yüce Allah tarafından hiç hesap etmedikleri azap çeşitleri karşılarına çıkmıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَبَدَاve görünmüştür
لَهُمْkendilerine
سَيِّـَٔاتُkötülükleri
مَاyaptıkları işlerin
كَسَبُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَحَاقَve kuşatmıştır
بِهِمonları
مَّاşey
كَانُوا۟oldukları
بِهِۦonunla
يَسْتَهْزِءُونَalay ediyor(lar)

Şirk ve günahlardan kazandıkları kötülükler açığa çıkmış, Dünyada kendisi ile korkutuldukları zaman alay ettikleri azap kendilerini kuşatıvermiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

فَإِذَا مَسَّ ٱلْإِنسَٰنَ ضُرٌّۭ دَعَانَا ثُمَّ إِذَا خَوَّلْنَٰهُ نِعْمَةًۭ مِّنَّا قَالَ إِنَّمَآ أُوتِيتُهُۥ عَلَىٰ عِلْمٍۭ ۚ بَلْ هِىَ فِتْنَةٌۭ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde; “Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir.” der. Hayır! O bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِذَاzaman
مَسَّdokunduğu
ٱلْإِنسَٰنَinsana
ضُرٌّۭbir zarar
دَعَانَاbize du'a eder
ثُمَّsonra
إِذَاvakit
خَوَّلْنَٰهُona verdiğimiz
نِعْمَةًۭbir ni'met
مِّنَّاbizden
قَالَder
إِنَّمَآelbette
أُوتِيتُهُۥbu bana verildi
عَلَىٰsayesinde
عِلْمٍۭbilgi(m)
بَلْhayır
هِىَo
فِتْنَةٌۭbir imtihandır
وَلَٰكِنَّfakat
أَكْثَرَهُمْçokları
لَاbilmiyorlar
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kâfir olan insana hastalık, fakirlik ve benzeri şeyler isabet ettiğinde, bunları kaldırmamız için bize dua eder. Sonra kendisine sağlık ve mülk gibi nimet verdiğimizde kâfir şöyle der: "Allah, bunu bana hak ettiğimi bildiği için verdi." Oysa ki doğru olan, bu verilen onun için bir imtihan ve istidractır. Ancak kâfirlerin çoğu bunu bilmezler; Allah'ın kendilerine verdiği nimetler ile kibirlenirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

قَدْ قَالَهَا ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

Kendilerinden önce gelenler de böyle söylemişti. Fakat kazandıkları kendilerine fayda sağlamamıştı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَدْelbette
قَالَهَاbunu demişlerdi
ٱلَّذِينَkimseler
مِنonlardan öncekiler
قَبْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَمَآama olmadı
أَغْنَىٰyararı
عَنْهُمkendilerine
مَّاşeyler
كَانُوا۟kazandıkları
يَكْسِبُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kâfirin söylediği bu sözü kendilerinden öncekiler de söylediler. Kazanmış oldukları mallar ve makamlar onları kurtarmadı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Zümer Sûresi, kulluğun yalnız Allah'a tahsis edilmesi, samimi iman, tövbe ve ahiret hesabı üzerinde yoğunlaşır. "Hâlis din Allah'ındır" vurgusuyla başlayan sûre, Allah'a yaklaşmak için aracılar edinme anlayışını eleştirir ve ibadetin gösterişten arındırılmasını ister. İnsanların sıkıntı anında Allah'a yönelip rahatlığa kavuşunca bunu unutabilmeleri, nimet karşısındaki tutarsızlık örneği olarak anlatılır. Sûrenin 53. ayeti, günah işleyerek kendilerine haksızlık eden kullara Allah'ın rahmetinden ümit kesmemeleri çağrısıyla Kur'an'ın en güçlü tövbe ve umut mesajlarından birini taşır. Bununla birlikte umut, sorumluluğu ortadan kaldırmaz; hemen ardından Allah'a yönelme ve azap gelmeden önce teslim olma çağrısı yapılır. Son bölümde kıyamet, sûra üfürülmesi, hesap, cennet ve cehennem topluluklarının sevk edilmesi canlı sahnelerle tasvir edilir. "Zümer" adı da insanların gruplar hâlinde sevk edilmesini anlatan bu bölümlerden gelir. Sûre, korku ile ümit arasında dengeli bir iman bilinci kurar. Sûrede insan psikolojisine ilişkin karşılaştırmalar da dikkat çeker: zorlukta dua edip rahatlıkta unutan kişi, gece saatlerinde secde ve kıyamla Rabbine yönelen kişiyle yan yana getirilir. Bu anlatım, imanı yalnız kriz anındaki talebe değil, nimet ve güven dönemlerinde de sürdürülen bilinçli kulluğa bağlar.

Ana Temalar

  • İhlâslı kulluk
  • Allah'ın rahmetinden ümit kesmemek
  • Tövbe ve sorumluluk
  • Kıyamet ve hesap sahneleri
  • Cennet ve cehennem toplulukları

Ne Zaman Okunur?

Zümer Sûresi için sahih kaynaklarda belirli bir gün veya sayıya bağlı zorunlu okuma programı bulunmaz. Tövbe, ümit ve Allah'ın rahmeti üzerine düşünmek isteyenler özellikle 53-55. ayetleri bağlamıyla birlikte okuyabilir. Bu ayetler günaha devam etmeyi teşvik eden bir güvence değil, samimi dönüş ve sorumluluk çağrısıdır. Ümit mesajı psikolojik veya toplumsal sorunlarda gerekli desteği aramaya engel değildir.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Zümer Sûresi adını nereden alır?

"Zümer", topluluklar ve gruplar anlamına gelir. Sûrenin son bölümünde inkârcıların cehenneme, takvâ sahiplerinin ise cennete gruplar hâlinde sevk edilmesi anlatıldığı için bu adla anılır.

Zümer 53. ayet ne anlatır?

Ayet, günahları sebebiyle kendilerine haksızlık eden kullara Allah'ın rahmetinden ümit kesmemelerini bildirir. Devamındaki ayetler bu umudun samimi tövbe, Allah'a yönelme ve davranışları düzeltme sorumluluğuyla birlikte anlaşılması gerektiğini gösterir.

Zümer Sûresi ne zaman okunur?

Sûrenin belirli bir vakte bağlandığı sahih bir hüküm yoktur. Tövbe, ihlâs, umut ve ahiret bilinci üzerinde düşünmek için her zaman okunabilir; belirli sayıda okuyunca kesin sonuç alınacağı şeklindeki iddialar kaynak gerektirir.

Tüm sorular →

İlgili İçerik

Kaynaklar