Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Zümer Sûresi 51–75. Ayetler

51–75. AyetlerSayfa 2 / 2
51

فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ ۚ وَٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْ هَٰٓؤُلَآءِ سَيُصِيبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ

Sonunda da kazandıkları o amellerin kötülükleri kendilerine gelip çattı. Bunlardan zulmedenleri de kazandıklarının kötülükleri yakında gelip bulacaktır ve onlar (Allah'ı) aciz bırakacak değildir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَصَابَهُمْsonra başlarına geldi
سَيِّـَٔاتُkötülükleri
مَاkazandıklarının
كَسَبُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلَّذِينَkimselere
ظَلَمُوا۟zulmedenlere
مِنْbunlardan
هَٰٓؤُلَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَيُصِيبُهُمْerişecektir
سَيِّـَٔاتُkötülükleri
مَاyaptıklarının
كَسَبُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve değillerdir
هُمonlar
بِمُعْجِزِينَengel olacak

Onlara şirk ve günahlardan kazandıkları kötülüklerin karşılığı isabet etti. İşte bunlardan kendi nefislerine şirk ve günahlarla zulmedenlere de geçmiştekiler gibi yapmış oldukları kötülüklerin karşılığı isabet edecektir. Allah'ın azabından kurtulamayacaklar ve O'na karşı galip gelemeyeceklerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

أَوَلَمْ يَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يُؤْمِنُونَ

Allah’ın, rızkı dilediğine bol verdiğini ve (dilediğine) kıstığını bilmezler mi? Bunda iman eden bir toplum için elbette ibretler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوَلَمْmi?
يَعْلَمُوٓا۟bilmediler
أَنَّelbette
ٱللَّهَAllah
يَبْسُطُaçar
ٱلرِّزْقَrızkı
لِمَنkimseye
يَشَآءُdilediği
وَيَقْدِرُve kısar
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢibretler
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يُؤْمِنُونَinanan

Müşrikler diyeceklerini dediler. Yüce Allah'ın dilediğine rızkı bol verip, şükür mü yoksa nankörlük mü edecek diye imtihan edeceğini, dilediğine de sabredecek mi yoksa Allah'ın kaderine öfkelenecek mi diye rızkı daraltarak sınayacağını bilmezler mi? Bu zikredilenlerde; rızkın bol verilip azaltılmasında iman eden toplum için Allah'ın yönetmesine dair deliller vardır. Çünkü onlar, bu delillerden istifade ederler. Ancak kâfirler, bunları görmelerine rağmen yüz çevirirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

۞ قُلْ يَٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ أَسْرَفُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا۟ مِن رَّحْمَةِ ٱللَّهِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَغْفِرُ ٱلذُّنُوبَ جَمِيعًا ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

De ki: “Ey nefisleri aleyhine ileri giden kullarım. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağfiret eder.” Muhakkak O, çok çok mağfiret edendir, rahmet edendir.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
يَٰعِبَادِىَey kullarım
ٱلَّذِينَaşırı giden
أَسْرَفُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَىٰٓkarşı
أَنفُسِهِمْnefislerine
لَاasla
تَقْنَطُوا۟umut kesmeyin
مِنrahmetinden
رَّحْمَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يَغْفِرُbağışlar
ٱلذُّنُوبَgünahları
جَمِيعًاbütün
إِنَّهُۥçünkü O
هُوَO
ٱلْغَفُورُçok bağışlayandır
ٱلرَّحِيمُçok esirgeyendir

-Ey Resul!- Allah'a şirk koşup günahlar işleyerek haddi aşan kullarıma de ki: Allah'ın rahmetinden ve günahlarınızı bağışlayacak olmasından ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz ki Yüce Allah, kendisine tövbe edenin bütün günahlarını bağışlar. O, tövbe edenlerin günahlarını bağışlayan, onlara karşı merhamet edendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

وَأَنِيبُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّكُمْ وَأَسْلِمُوا۟ لَهُۥ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ

Azap size gelmeden önce Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun. Sonra size yardım olunmaz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنِيبُوٓا۟ve dönün
إِلَىٰRabbinize
رَبِّكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَسْلِمُوا۟ve teslim olun
لَهُۥO'na
مِنönce
قَبْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنsize gelip çatmadan
يَأْتِيَكُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْعَذَابُazab
ثُمَّsonra
لَاasla
تُنصَرُونَsize yardım edilmez

Size kıyamet gününün azabı gelmeden önce tövbe ederek ve salih ameller işleyerek Rabbinize dönün ve O'na itaat edin. Sonra da sizi azaptan kurtarmak için, putlarınızdan ya da ailenizden yardımcı olmaya çalışan birilerini bulamazsınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

وَٱتَّبِعُوٓا۟ أَحْسَنَ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلْعَذَابُ بَغْتَةًۭ وَأَنتُمْ لَا تَشْعُرُونَ

Farkında olmadan ansızın azap size gelmezden önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱتَّبِعُوٓا۟ve uyun
أَحْسَنَen güzeline
مَآindirilenin
أُنزِلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَيْكُمsize
مِّنRabbinizden
رَّبِّكُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنönce
قَبْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنsize gelmezden
يَأْتِيَكُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْعَذَابُazab
بَغْتَةًۭansızın
وَأَنتُمْve siz
لَاhiç
تَشْعُرُونَfarkına varmadan

Rabbinizin resulüne indirdiği Kur'an'a tabi olun. Zira bu Rabbinizin indirdiği en güzel kitaptır. Siz onu fark edemeden ve tövbe ile onun için hazırlık yapamadan ansızın size azabın gelmesinden önce emrettikleri ile amel edin ve yasakladıklarından da sakının.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

أَن تَقُولَ نَفْسٌۭ يَٰحَسْرَتَىٰ عَلَىٰ مَا فَرَّطتُ فِى جَنۢبِ ٱللَّهِ وَإِن كُنتُ لَمِنَ ٱلسَّٰخِرِينَ

Ki sonra hiç kimse, “Allah’a itaat hususunda gerekeni yapmadığım için yazıklar olsun bana! Ben gerçekten de (İslâm ile) alay edenler arasında yer almıştım” diyerek (kendi kendini kınamasın);

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنdemesinden (sakının)
تَقُولَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَفْسٌۭnefsin
يَٰحَسْرَتَىٰeyvah (bana)
عَلَىٰdolayı
مَاkusur edişimden
فَرَّطتُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىyanında
جَنۢبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
وَإِنve gerçekten
كُنتُben oldum
لَمِنَkimselerden
ٱلسَّٰخِرِينَalay edenlerden

Kişi küfrü ve günahları sebebiyle Yüce Allah'a itaat edememesi, iman ve itaat ehli ile alay geçmesinin bir sonucu olarak kıyamet günü derin bir pişmanlık içinde olacak ve "Yazıklar olsun bana!" diyecek. İşte sizler böyle bir günden sakının.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

أَوْ تَقُولَ لَوْ أَنَّ ٱللَّهَ هَدَىٰنِى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُتَّقِينَ

Yahut “Eğer Allah bana hidayet nasip etseydi günahtan sakınanlardan olurdum” diyerek;

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْyahut
تَقُولَdemesinden
لَوْşayet
أَنَّelbette
ٱللَّهَAllah
هَدَىٰنِىbana hidayet etseydi
لَكُنتُben olurdum
مِنَmuttakilerden
ٱلْمُتَّقِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ya da kaderi delil getirip şöyle söyler: "Eğer Allah beni muvaffak kılsaydı, ben de muttakilerden olurdum. Emirlerini yerine getirir, yasaklarından sakınırdım."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

أَوْ تَقُولَ حِينَ تَرَى ٱلْعَذَابَ لَوْ أَنَّ لِى كَرَّةًۭ فَأَكُونَ مِنَ ٱلْمُحْسِنِينَ

Ya da azabı gördüğünde, “Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyilerden biri olsam!” diyerek hayıflanmasın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْyahut
تَقُولَdemesinden
حِينَzaman
تَرَىgördüğü
ٱلْعَذَابَazabı
لَوْkeşke
أَنَّgerçekten
لِىbenim için olsaydı
كَرَّةًۭbir kez daha (dönüş)
فَأَكُونَböylece olsaydım
مِنَgüzel hareket edenlerden
ٱلْمُحْسِنِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yahut azabı gördüğünde temenni ederek şöyle söyler: "Keşke benim için dünyaya dönüş imkânı olsaydı, Allah Teâlâ'ya tövbe ederdim ve amellerinde iyi olan kimselerden olurdum."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

بَلَىٰ قَدْ جَآءَتْكَ ءَايَٰتِى فَكَذَّبْتَ بِهَا وَٱسْتَكْبَرْتَ وَكُنتَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ

(Allah Teâlâ da, şöyle diyecek:) “Hayır, sana ayetlerim gerçekten gelmiş idi. Sen ise onları yalanlamış, büyüklenmiş ve kâfirlerden olmuş idin.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلَىٰhayır
قَدْelbette
جَآءَتْكَsana geldi
ءَايَٰتِىayetlerim
فَكَذَّبْتَfakat sen yalanladın
بِهَاonları
وَٱسْتَكْبَرْتَve büyüklük tasladın
وَكُنتَve oldun
مِنَnankörlerden
ٱلْكَٰفِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"İş, senin hidayeti temenni etmeyi iddia ettiğin gibi değildir. Şüphesiz ayetlerim sana geldi ve sen onları yalanlayıp büyüklük tasladın. Allah'ı, ayetlerini ve resullerini yalanlayanlardan oldun."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ تَرَى ٱلَّذِينَ كَذَبُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ وُجُوهُهُم مُّسْوَدَّةٌ ۚ أَلَيْسَ فِى جَهَنَّمَ مَثْوًۭى لِّلْمُتَكَبِّرِينَ

Kıyamet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenleri, yüzleri simsiyah halde görürsün. Büyüklenenler için cehennemde barınacak yer mi yok?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَوْمَve günü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
تَرَىgörürsün
ٱلَّذِينَyalan uyduranların
كَذَبُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَىkarşı
ٱللَّهِAllah'a
وُجُوهُهُمyüzlerini
مُّسْوَدَّةٌkapkara
أَلَيْسَyok mudur?
فِىcehennemde
جَهَنَّمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَثْوًۭىbir yer
لِّلْمُتَكَبِّرِينَkibirlenenler için

Allah'a ortak ve çocuk nispet edenlerin kıyamet günü yüzlerinin kapkara olduğuna şahit olursun. Bu bedbahtlıklarının alametidir. Cehennem, Allah'a ve resulüne iman etmekte kibirlenenlerin kalacağı yer değil midir? Evet! Muhakkak ki orada onlar için kalacakları bir yer vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

وَيُنَجِّى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ بِمَفَازَتِهِمْ لَا يَمَسُّهُمُ ٱلسُّوٓءُ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Allah, takva sahiplerini kurtuluşa erdirir. Onlara hiçbir fenalık dokunmaz. Onlar mahzun da olmazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيُنَجِّىve kurtarır;
ٱللَّهُAllah
ٱلَّذِينَkimseleri
ٱتَّقَوْا۟korunanları
بِمَفَازَتِهِمْbaşarılarıyle
لَاonlara dokunmaz
يَمَسُّهُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلسُّوٓءُkötülük
وَلَاve
هُمْonlar
يَحْزَنُونَüzülmezler

Yüce Allah, Rablerinin emirlerini yerine getiren, yasaklarından sakınan takva sahiplerini mükâfat olarak cennete koyacak ve azaptan selamette kılacaktır. Onlara azap dokunmayacak ve dünyada kaçırmış oldukları şeylere de üzülmeyecekler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍۢ ۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ وَكِيلٌۭ

Allah her şeyin yaratıcısıdır. O her şeye vekildir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱللَّهُAllah
خَٰلِقُyaratıcısıdır
كُلِّher
شَىْءٍۢşeyin
وَهُوَve O
عَلَىٰüzerine
كُلِّher
شَىْءٍۢşey
وَكِيلٌۭvekildir

Yüce Allah her şeyin yaratıcısıdır. O'ndan başka yaratıcı yoktur ve O, her şeyi koruyan, onun işini idare eden ve onu dilediği gibi yönlendirendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

لَّهُۥ مَقَالِيدُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۗ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. Allah’ın ayetlerini inkâr edenler var ya, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّهُۥO'nundur
مَقَالِيدُanahtarları
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
وَٱلَّذِينَve kimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
بِـَٔايَٰتِayetlerini
ٱللَّهِAllah'ın
أُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlardır
ٱلْخَٰسِرُونَziyana uğrayanlar

Göklerdeki ve yerdeki hayrın hazinelerinin anahtarları yalnızca O'na aittir. Dilediğine bahşeder ve dilediğini de ondan men eder. Allah'ın ayetlerini inkâr edenler dünya hayatlarında imandan mahrum bırakıldıkları ve ahirette ise cehenneme girip orada ebedî kalacaklarından dolayı hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

قُلْ أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ تَأْمُرُوٓنِّىٓ أَعْبُدُ أَيُّهَا ٱلْجَٰهِلُونَ

De ki: “Ey cahiller! Siz bana Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
أَفَغَيْرَbaşkasına mı?
ٱللَّهِAllah'tan
تَأْمُرُوٓنِّىٓbana emrediyorsunuz
أَعْبُدُkulluk etmemi
أَيُّهَاey
ٱلْجَٰهِلُونَcahiller

-Ey Resul!- Kendi putlarına ibadet etme hususunda seni teşvik eden o müşriklere de ki: "Ey Rablerinden habersiz olan cahiller! Bana Yüce Allah'tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz? İbadeti Yüce Allah'tan başkası hak etmez. Ben, asla O'ndan başkasına ibadet etmeyeceğim."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

وَلَقَدْ أُوحِىَ إِلَيْكَ وَإِلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكَ لَئِنْ أَشْرَكْتَ لَيَحْبَطَنَّ عَمَلُكَ وَلَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: “Eğer şirk koşarsan, yaptıkların boşa gider ve elbette hüsrana uğrayanlardan olursun."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve elbette
أُوحِىَşöyle vahyedildi
إِلَيْكَsana
وَإِلَىve
ٱلَّذِينَkimselere
مِنsenden önceki
قَبْلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَئِنْandolsun eğer
أَشْرَكْتَortak koşarsan
لَيَحْبَطَنَّboşa çıkar
عَمَلُكَamelin
وَلَتَكُونَنَّve olursun
مِنَkaybedenlerden
ٱلْخَٰسِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Ant olsun ki Yüce Allah, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyetmiştir: "Allah ile birlikte başkasına ibadet edersen, salih amellerinin sevabı boşa gider. Dünyada dinin ile ve ahirette ise azap ile hüsrana uğrayanlardan olursun."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

بَلِ ٱللَّهَ فَٱعْبُدْ وَكُن مِّنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

Öyleyse, yalnızca Allah’a ibadet et ve şükredenlerden ol.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلِhayır
ٱللَّهَAllah'a
فَٱعْبُدْkulluk et
وَكُنve ol
مِّنَden
ٱلشَّٰكِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yalnızca Yüce Allah'a ibadet et ve hiç kimseyi O'na ortak koşma. Sana vermiş olduğu nimetlerden dolayı O'na şükredenlerden ol.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

وَمَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦ وَٱلْأَرْضُ جَمِيعًۭا قَبْضَتُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَٱلسَّمَٰوَٰتُ مَطْوِيَّٰتٌۢ بِيَمِينِهِۦ ۚ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Yer tümüyle onun avucundadır, kıyamet günü gökler de sağ elinde dürülmüş olacaktır. O şirk koştuklarından münezzehtir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
قَدَرُوا۟takdir edemediler
ٱللَّهَAllah'ı
حَقَّgereği gibi
قَدْرِهِۦO'nun kadrini
وَٱلْأَرْضُve yer
جَمِيعًۭاtamamen
قَبْضَتُهُۥO'nun avucu içindedir
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
وَٱلسَّمَٰوَٰتُve gökler
مَطْوِيَّٰتٌۢdürülmüştür
بِيَمِينِهِۦsağ elinde
سُبْحَٰنَهُۥO münezzehtir
وَتَعَٰلَىٰve yücedir
عَمَّاonların ortak koştuklarından
يُشْرِكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Müşrikler; Yüce Allah'a zayıf ve aciz varlıkları ortak koştuklarında Yüce Allah'ı hakkı ile yüceltip tazim edemediler. Yüce Allah'ın kudretinden gafil oldular. Kudretinin bir göstergesi de kıyamet günü yeryüzü dağlar, ağaçlar, nehirler ve denizlerin O'nun avucunda olmasıdır. Yedi kat göğün tamamı da sağ elinde dürülmüş olacaktır. Yüce Allah, müşriklerin itikat ettikleri ve söyledikleri sözlerden yüce ve münezzehtir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَصَعِقَ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُ ۖ ثُمَّ نُفِخَ فِيهِ أُخْرَىٰ فَإِذَا هُمْ قِيَامٌۭ يَنظُرُونَ

Sur'a üflenir, böylece Allah'ın dilediklerinden başka göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنُفِخَve üflenir
فِىSur'a
ٱلصُّورِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَصَعِقَsonra ölür (bayılır)
مَنolanlar
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَنve olanlar
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاdışında
مَنkimseler
شَآءَdilediği
ٱللَّهُAllah'ın
ثُمَّsonra
نُفِخَüflenir
فِيهِona
أُخْرَىٰbir daha
فَإِذَاbirden
هُمْonlar
قِيَامٌۭkalkmış
يَنظُرُونَbakıyorlardır

Sûr'a üfleme ile görevli olan melek ona üflediğinde, Yüce Allah'ın ölmesini dilemediği kimseler hariç göklerdeki ve yerdeki herkes ölür. Sonra bu melek yeniden dirilmeleri için Sûr'a ikinci kez üfler. Bunun akabinde bütün canlılar ayağa kalkar, Yüce Allah'ın onlara ne yapacağını beklerler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

وَأَشْرَقَتِ ٱلْأَرْضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ ٱلْكِتَٰبُ وَجِا۟ىٓءَ بِٱلنَّبِيِّۦنَ وَٱلشُّهَدَآءِ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve zulme uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَشْرَقَتِve parlar
ٱلْأَرْضُyer
بِنُورِnuru ile
رَبِّهَاRabbinin
وَوُضِعَve (ortaya) konur
ٱلْكِتَٰبُKitap
وَجِا۟ىٓءَve getirilir
بِٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberler
وَٱلشُّهَدَآءِve şahidler
وَقُضِىَve hükmedilir
بَيْنَهُمaralarında
بِٱلْحَقِّadaletle
وَهُمْve onlara
لَاasla
يُظْلَمُونَhaksızlık edilmez

İzzet sahibi olan Rabbimiz, kulları arasında hüküm verip tecelli ettiğinde yeryüzü aydınlanır. İnsanların amel defterleri dağıtılır. Peygamberler getirilir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmeti kavimlerine karşı peygamberlere şahitlik etmek için getirilir. Yüce Allah hepsinin arasında adalet ile hükmeder. O gün onların hiçbirine zulmedilmez. Bir kimseye fazladan kötülük verilmediği gibi iyiliği de eksiltilmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍۢ مَّا عَمِلَتْ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ

Herkes ne yaptıysa, karşılığı tastamam verilir. Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَوُفِّيَتْve tam verilir
كُلُّher
نَفْسٍۢnefse
مَّاkarşılığı
عَمِلَتْyaptığının
وَهُوَve O
أَعْلَمُen iyi bilendir
بِمَاonların ne yaptıklarını
يَفْعَلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah; kişi hayır ya da şer bakımından ne yaptıysa, onun karşılığını hiç eksiltmeden verir. Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilendir. Onların işledikleri hayır ya da şerden hiçbirisi O'na gizli kalmaz. İşte bu günde onlara yaptıklarının karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

وَسِيقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِلَىٰ جَهَنَّمَ زُمَرًا ۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا فُتِحَتْ أَبْوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَآ أَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌۭ مِّنكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِ رَبِّكُمْ وَيُنذِرُونَكُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَا ۚ قَالُوا۟ بَلَىٰ وَلَٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ ٱلْعَذَابِ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

Kâfirler bölük bölük Cehennem'e sürülür. Oraya geldikleri zaman kapıları açılmış ve oranın bekçileri onlara: “Size aranızdan Rabbinizin ayetlerini üzerinize okuyan ve bugününüze kavuşmakla sizi korkutan peygamberler gelmedi mi?” Onlar: “Evet, fakat azap sözü kâfirler üzerine hak olmuştur” diyecekler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَسِيقَve sürülürler
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)
إِلَىٰcehenneme
جَهَنَّمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
زُمَرًاbölük bölük
حَتَّىٰٓnihayet
إِذَاzaman
جَآءُوهَاoraya geldikleri
فُتِحَتْaçılır
أَبْوَٰبُهَاkapıları
وَقَالَve şöyle der
لَهُمْonlara
خَزَنَتُهَآonun bekçileri
أَلَمْgelmedimi?
يَأْتِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رُسُلٌۭelçiler
مِّنكُمْkendi aranızdan
يَتْلُونَokuyan
عَلَيْكُمْsize
ءَايَٰتِayetlerini
رَبِّكُمْRabbinizin
وَيُنذِرُونَكُمْve sizi uyaran
لِقَآءَkavuşacağınıza
يَوْمِكُمْgününüze
هَٰذَاbu
قَالُوا۟derler
بَلَىٰevet
وَلَٰكِنْama
حَقَّتْhak olmuştur
كَلِمَةُsözü
ٱلْعَذَابِazab
عَلَىüzerine
ٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Melekler, Allah'ı küfreden kâfirleri cehenneme aşağılanmış cemaatler halinde sürerler. Cehenneme geldiklerinde görevli melekler tarafından kapıları açılır ve onları azarlayarak karşılar ve şöyle derler: "Rabbiniz tarafından kendilerine indirilen ayetleri size okuyan, sizden olan resuler gelmedi mi? İçindeki azabın şiddetinden dolayı sizi kıyamet günü ile karşılaşacağınız hakkında korkutmadılar mı?" Kâfirler bunu kendi nefislerinin aleyhine ikrar ederek: "Evet! Bunların hepsi oldu. Azap kelimesi kâfirler üzerine hak oldu. Biz de kâfirlerdendik." dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

قِيلَ ٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَا ۖ فَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ

“Haydi! İçinde ebedî kalacağınız Cehennem'in kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!” denilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قِيلَdenilir
ٱدْخُلُوٓا۟girin
أَبْوَٰبَkapılarından
جَهَنَّمَcehennemin
خَٰلِدِينَebedi kalmak üzere
فِيهَاiçinde
فَبِئْسَne kötüdür
مَثْوَىyeri
ٱلْمُتَكَبِّرِينَkibirlenenlerin

Yüce Allah'ın rahmetinden ve cehennemden çıkmaktan ümit kesmeleri için aşağılanılarak kendilerine şöyle denilir: "İçinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Hakka karşı kibirlenip böbürlenenlerin kalacakları yer ne çirkin ve kötüdür."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

وَسِيقَ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ إِلَى ٱلْجَنَّةِ زُمَرًا ۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا وَفُتِحَتْ أَبْوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَٱدْخُلُوهَا خَٰلِدِينَ

Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük Cennet'e sevkedilir. Oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara; "Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin buraya!" derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَسِيقَve sevk edilirler
ٱلَّذِينَkimseler
ٱتَّقَوْا۟korunan(lar)
رَبَّهُمْRablerinin (azabından)
إِلَىcennete
ٱلْجَنَّةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
زُمَرًاbölük bölük
حَتَّىٰٓnihayet
إِذَاzaman
جَآءُوهَاgeldikleri
وَفُتِحَتْve açılır
أَبْوَٰبُهَاonun kapıları
وَقَالَve derler
لَهُمْonlara
خَزَنَتُهَاonun bekçileri
سَلَٰمٌselam
عَلَيْكُمْsize
طِبْتُمْ(ne) hoşsunuz
فَٱدْخُلُوهَاburaya girin
خَٰلِدِينَebedi kalmak üzere

Melekler, Rablerinin emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınan takva sahibi Müminleri, kendilerine değer verilen topluluklar halinde şefkat ile cennete doğru sevk ederler. cennete geldiklerinde onlara cennetin kapıları açılmış ve oradaki görevli melekler: "Kötü gördüğünüz ve size zarar verecek her şeyden selamette olun, kalpleriniz ve amelleriniz güzel olmuştur. İçinde ebedî kalacağınız cennete girin." derler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

وَقَالُوا۟ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى صَدَقَنَا وَعْدَهُۥ وَأَوْرَثَنَا ٱلْأَرْضَ نَتَبَوَّأُ مِنَ ٱلْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَآءُ ۖ فَنِعْمَ أَجْرُ ٱلْعَٰمِلِينَ

(Onlar da) Derler ki: "Bize verdiği vaadi gerçekleştiren ve bizi bu yere mirasçı kılan Allah'a hamt olsun. Salih amel işleyenlerin mükâfatı ne güzelmiş!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالُوا۟ve derler
ٱلْحَمْدُhamdolsun
لِلَّهِAllah'a
ٱلَّذِىo ki;
صَدَقَنَاbize yerine getirdi
وَعْدَهُۥverdiği sözünü
وَأَوْرَثَنَاve bizi varis kıldı
ٱلْأَرْضَyurda
نَتَبَوَّأُoturacağımız
مِنَ(-ten)
ٱلْجَنَّةِcennet
حَيْثُyerinde
نَشَآءُdilediğimiz
فَنِعْمَne güzeldir
أَجْرُücreti
ٱلْعَٰمِلِينَçalışanların

Müminler, cennete girdiklerinde şöyle demişlerdir: "Resullerinin dili ile bize verdiği sözü yerine getiren Yüce Allah'a hamdolsun! Ant olsun ki bize cennete girmeyi vadetti ve bizi cennet arazisine mirasçı kıldı. Burada dilediğimiz yerde konaklayacağız. Rablerinin yüzünü arzulayarak salih amelleri işleyenlerin mükâfatı ne güzeldir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

وَتَرَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ حَآفِّينَ مِنْ حَوْلِ ٱلْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ ۖ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْحَقِّ وَقِيلَ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Melekleri de, Rablerini hamt ile tesbih edip yücelterek Arş’ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve; “Hamt âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” denilmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَتَرَىve görürsün
ٱلْمَلَٰٓئِكَةَmeleklerin
حَآفِّينَdönerek
مِنْçevresinde
حَوْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْعَرْشِArşın
يُسَبِّحُونَtesbih ettiklerini
بِحَمْدِhamd ile
رَبِّهِمْRablerini
وَقُضِىَve hükmedilir
بَيْنَهُمaralarında
بِٱلْحَقِّhak ile
وَقِيلَve denilir
ٱلْحَمْدُHamd
لِلَّهِAllah'a'dır
رَبِّRabbi
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

Melekler bu şahit olunan günde arşı kuşatmış haldedirler. Kâfirlerin Allah Teâlâ'ya layık olmayan yakıştırmalarından Yüce Allah'ı tenzih ederler. Allah Teâlâ, bütün mahlukatı arasında adaletle hükmetmiştir. İkram ettiklerine ikram etmiş, azap ettiklerine de azap etmiştir. Mümin kullarına rahmetiyle ve kâfir kullarına da azabı ile hükmeden mahlukatın Rabbine hamdolsun, denilir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir