Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

En'âm Sûresi 151–165. Ayetler

151–165. AyetlerSayfa 4 / 4
151

۞ قُلْ تَعَالَوْا۟ أَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ ۖ أَلَّا تُشْرِكُوا۟ بِهِۦ شَيْـًۭٔا ۖ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًۭا ۖ وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُم مِّنْ إِمْلَٰقٍۢ ۖ نَّحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَإِيَّاهُمْ ۖ وَلَا تَقْرَبُوا۟ ٱلْفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ ۖ وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۚ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

De ki: “Gelin de Rabbinizin size neyi haram kıldığını okuyayım. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya iyilik edin. Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızıklarını biz veririz! Fuhşiyatın açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Umulur da akıl edersiniz diye size işte bunları emrediyor.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
تَعَالَوْا۟gelin
أَتْلُokuyayım
مَاşeyleri
حَرَّمَharam kıldığı
رَبُّكُمْRabbinizin
عَلَيْكُمْsize
أَلَّاasla
تُشْرِكُوا۟ortak koşmayın
بِهِۦO'na
شَيْـًۭٔاhiçbir şeyi
وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِve ana babaya
إِحْسَٰنًۭاiyilik edin
وَلَاve
تَقْتُلُوٓا۟öldürmeyin
أَوْلَٰدَكُمçocuklarınızı
مِّنْfakirlik korkusuyla
إِمْلَٰقٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَّحْنُbiz
نَرْزُقُكُمْsizi besliyoruz
وَإِيَّاهُمْonları
وَلَاyaklaşmayın
تَقْرَبُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْفَوَٰحِشَfuhuşlara
مَاne
ظَهَرَaçığına
مِنْهَاonun
وَمَاve nede
بَطَنَkapalısına
وَلَاve kıymayın
تَقْتُلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلنَّفْسَcana
ٱلَّتِىyasakladığı
حَرَّمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah'ın
إِلَّاolmadan
بِٱلْحَقِّhak ile
ذَٰلِكُمْişte
وَصَّىٰكُمsize tavsiye etti
بِهِۦbunları
لَعَلَّكُمْumulur ki
تَعْقِلُونَdüşünürsünüz

-Ey Resul!- İnsanlara de ki: "Gelin Allah’ın sizlere haram kıldıklarını okuyayım. O sizlere yaratmış olduğu canlılardan bir şeyi ortak koşmanızı, anne ve babalarınıza kötülük etmenizi haram kıldı. Bilakis onlara iyilikte bulunmanız gerekir. Cahiliye halkının yaptığı gibi fakirlik sebebiyle evlatlarınızı öldürmenizi de haram kıldı. Biz size de, onlara da rızık veririz. Açık veya gizlice olan fuhşa yaklaşmak ve evlilik yaptıktan sonra zina etmek, İslam’a girdikten sonra dinden çıkmak gibi (günahlar sebebiyle ölüm cezası vermenin dışında), haksız olarak Allah’ın öldürülmesini yasakladığı canı almayı da haram kıldı. İşte bu zikredilenler sizlere emirleridir. Umulur ki, Allah’ın emirlerini ve yasaklarını düşünürsünüz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

152

وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ ۖ وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَٱلْمِيزَانَ بِٱلْقِسْطِ ۖ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۖ وَإِذَا قُلْتُمْ فَٱعْدِلُوا۟ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ ۖ وَبِعَهْدِ ٱللَّهِ أَوْفُوا۟ ۚ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Bir de yetimin malına, rüştüne erinceye kadar en güzel olandan başka bir şekilde yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı dosdoğru yapın. Biz hiç kimseye gücünün üzerinde sorumluluk yüklemeyiz. Akraba bile olsa konuştuğunuz zaman adaletli olun ve Allah’a verdiğiniz sözünüzü yerine getirin! Umulur ki, düşünüp öğüt alırsınız diye size, işte bunları emrediyor.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاyaklaşmayın
تَقْرَبُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَالَmalına
ٱلْيَتِيمِyetimin
إِلَّاmüstesna
بِٱلَّتِى(olması)
هِىَonun
أَحْسَنُen güzel biçimde
حَتَّىٰkadar
يَبْلُغَerişinceye
أَشُدَّهُۥerginlik çağına
وَأَوْفُوا۟ve tam yapın
ٱلْكَيْلَölçü
وَٱلْمِيزَانَve tartıyı
بِٱلْقِسْطِadaletle
لَاbiz teklif etmeyiz
نُكَلِّفُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَفْسًاkişiye
إِلَّاdışındakini
وُسْعَهَاgücünün yettiğinden
وَإِذَاve zaman
قُلْتُمْsöylediğiniz
فَٱعْدِلُوا۟adalet yapın
وَلَوْeğer
كَانَolsa da
ذَاakrabanız
قُرْبَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَبِعَهْدِve tutun
ٱللَّهِAllah'a
أَوْفُوا۟verdiğiniz sözü
ذَٰلِكُمْişte
وَصَّىٰكُمsize tavsiye etti.
بِهِۦbunları
لَعَلَّكُمْumulur ki
تَذَكَّرُونَöğüt alırsınız

Yetimin malına -büluğ çağına erişmeden babasını kaybeden kimse- malının ıslahı, faydası ve arttırılması dışında, büluğ çağına erinceye ve reşit olduğu hissedilinceye kadar müdahale etmenizi de haram kılmıştır. Sizlere ölçü ve tartıda haksızlık etmeyi de haram kılmıştır. Bilakis alışveriş esnasında alırken veya verirken adil olmanız gerekir. Biz, her bir nefse ancak gücünün yettiği kadar sorumluluk yükleriz. Tartı ve bunun dışında kullanılan ölçülerde fazlalık veya noksanlık hususunda kaçınılması mümkün olmayan miktarda bir sorumluluk yoktur. Sizlere bir yakın yahut arkadaşın hatırını göz önünde bulundurarak doğru olmayan sözler söylemenizi ya da şahitlikte bulunmanızı da haram kıldı. Allah’a söz verdiğiniz veya Allah adına söz verdiğiniz zaman Allah’ın ahdini bozmanızı da haram kıldı. Bilakis sizin buna vefa göstermeniz gerekir. Bu zikredilenleri Yüce Allah sizlere, sonunuzu düşünüp, öğüt almanız için kesin bir emirle emretti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

153

وَأَنَّ هَٰذَا صِرَٰطِى مُسْتَقِيمًۭا فَٱتَّبِعُوهُ ۖ وَلَا تَتَّبِعُوا۟ ٱلسُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَن سَبِيلِهِۦ ۚ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

İşte bu, benim dosdoğru yolumdur, buna uyun! Sizi, Onun yolundan saptırıp, ayıracak başka yollara uymayın! Umulur da takvalı olursunuz diye işte size bunu emrediyor.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنَّve işte
هَٰذَاbudur
صِرَٰطِىbenim yolum
مُسْتَقِيمًۭاdosdoğru
فَٱتَّبِعُوهُona uyun
وَلَاuymayın
تَتَّبِعُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلسُّبُلَyollara
فَتَفَرَّقَayırmasın
بِكُمْsizi
عَنO'nun yolundan
سَبِيلِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ذَٰلِكُمْböylece
وَصَّىٰكُمsize tavsiye etti
بِهِۦkendisiyle
لَعَلَّكُمْumulur ki
تَتَّقُونَkorunursunuz

Sizlere, dalalet yollarına ve sebeplerine uymanızı da haram kıldı. Bilakis, hiçbir çarpıklık bulunmayan Allah’ın dosdoğru yoluna uymanız gerekir. Dalalet yolları sizleri hak yoldan ayrılmaya ve uzaklaşmaya sürükler. İşte Allah emirlerini yerine getirip yasakladığı şeylerden sakınarak takva sahibi olmanızı dilemiş ve bu dosdoğru olan yola ittiba etmenizi emretmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

154

ثُمَّ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ تَمَامًا عَلَى ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ وَتَفْصِيلًۭا لِّكُلِّ شَىْءٍۢ وَهُدًۭى وَرَحْمَةًۭ لَّعَلَّهُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ

Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman etsinler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
ءَاتَيْنَاverdik
مُوسَىMusa'ya
ٱلْكِتَٰبَKitabı
تَمَامًا(ni'metimizi) tamamlamak için
عَلَىüzerine
ٱلَّذِىٓkimselere
أَحْسَنَiyilik eden(lere)
وَتَفْصِيلًۭاve açıklamak (için)
لِّكُلِّher
شَىْءٍۢşeyi
وَهُدًۭىve yola iletici
وَرَحْمَةًۭve rahmet olarak
لَّعَلَّهُمumulur ki
بِلِقَآءِkavuşacaklarına
رَبِّهِمْRablerine
يُؤْمِنُونَinanırlar

Zikredilen bu şeylerin haberinin ardından size, Musa’ya nimetimizi tamamlamak ve güzel amellerine karşılık olarak, dinde ihtiyaç duyduğu her şeyi belirlemek ve hakka giden yolu göstermek için bir rahmet olarak Tevrat’ı verdiğimizi de haber veriyoruz. Umulur ki, kıyamet günü Rableriyle karşılaşacaklarına iman eder ve salih amellerle buna hazırlanırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

155

وَهَٰذَا كِتَٰبٌ أَنزَلْنَٰهُ مُبَارَكٌۭ فَٱتَّبِعُوهُ وَٱتَّقُوا۟ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Bu, mübarek olarak indirdiğimiz bir kitaptır. O’na tabi olun ve takvalı olun ki size merhamet edilsin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَهَٰذَاişte bu (Kur'an) da
كِتَٰبٌKitaptır
أَنزَلْنَٰهُindirdiğimiz
مُبَارَكٌۭmübarek
فَٱتَّبِعُوهُO'na uyun
وَٱتَّقُوا۟ve korunun
لَعَلَّكُمْumulur ki siz
تُرْحَمُونَmerhamet olunursunuz

Bu Kur'an, içerdiği dinî ve dünyevi faydalardan ötürü çok bereketli olarak indirdiğimiz bir kitaptır. Merhamet olunmayı umarak içinde bulunanlara ittiba edin ve ona muhalefet etmekten sakının!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

156

أَن تَقُولُوٓا۟ إِنَّمَآ أُنزِلَ ٱلْكِتَٰبُ عَلَىٰ طَآئِفَتَيْنِ مِن قَبْلِنَا وَإِن كُنَّا عَن دِرَاسَتِهِمْ لَغَٰفِلِينَ

“Bizden önce kitap yalnız iki topluluğa (Yahudi ve Hristiyanlara) indirildi ve biz onların okuduklarından habersiz kimseler idik” demeyesiniz diye (size Kur’ân’ı indirdik).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنdemeyesiniz
تَقُولُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّمَآyalnız
أُنزِلَindirildi
ٱلْكِتَٰبُKitap
عَلَىٰüzerine
طَآئِفَتَيْنِiki topluluk
مِنbizden önceki
قَبْلِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِنbiz ise idik
كُنَّاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنonların okumasından
دِرَاسَتِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَغَٰفِلِينَhabersiz

-Ey Arap müşrikleri!- "Muhakkak Allah, bizden önce Tevrat ve İncil'i, Yahudi ve Hristiyanlara indirdi ve bize bir kitap indirmedi. Biz onların kitabını okumayı bilmiyoruz. Çünkü o kitaplar onların dilindedir, bizim dilimizde değildir." dememeniz için (size Kur’ân’ı indirdik).

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

157

أَوْ تَقُولُوا۟ لَوْ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْكِتَٰبُ لَكُنَّآ أَهْدَىٰ مِنْهُمْ ۚ فَقَدْ جَآءَكُم بَيِّنَةٌۭ مِّن رَّبِّكُمْ وَهُدًۭى وَرَحْمَةٌۭ ۚ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنْهَا ۗ سَنَجْزِى ٱلَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ ءَايَٰتِنَا سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْدِفُونَ

Yahut da; "Kitap bize indirilmiş olsaydı, onlardan daha fazla hidayet üzere olurduk.” demeyesiniz diye; size, Rabbinizden açık bir belge, hidayet ve rahmet gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü çok kötü bir azapla cezalandıracağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْyahut
تَقُولُوا۟demeyesiniz
لَوْeğer
أَنَّآşüphesiz ki
أُنزِلَindirilseydi
عَلَيْنَاbize
ٱلْكِتَٰبُKitap
لَكُنَّآbiz olurduk
أَهْدَىٰdaha doğru yolda
مِنْهُمْonlardan
فَقَدْişte
جَآءَكُمsize de geldi
بَيِّنَةٌۭaçık delil
مِّنRabbinizden
رَّبِّكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُدًۭىve hidayet
وَرَحْمَةٌۭve rahmet
فَمَنْkim olabilir?
أَظْلَمُdaha zalim
مِمَّنkimseden
كَذَّبَyalanlayıp
بِـَٔايَٰتِayetlerini
ٱللَّهِAllah'ın
وَصَدَفَve yüz çeviren
عَنْهَاonlardan
سَنَجْزِىcezalandıracağız
ٱلَّذِينَkimseleri
يَصْدِفُونَyüz çevirenleri
عَنْayetlerimizden
ءَايَٰتِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سُوٓءَen kötüsüyle
ٱلْعَذَابِazabın
بِمَاötürü
كَانُوا۟yüz çevirmelerinden
يَصْدِفُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ve; “Allah, Yahudi ve Hristiyanlara indirdiği gibi bize de bir kitap indirseydi, elbette bizler onlardan daha fazla istikamet sahibi olurduk.” dememeniz içindir. Kesinlikle sizlere Allah’ın peygamberiniz Muhammed -sallallahu aleyhi ve selem-'e indirdiği kendi dilinizde bir kitap geldi. İşte bu kitap hakka apaçık bir delil, bir irşat ve ümmete bir rahmettir. Sudan bahaneleri mazeret olarak getirmeyin ve batıl sebeplerle avunmayın. Hiç kimse, Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çevirenlerden daha büyük bir zulüm içinde olamaz. Ayetlerimizden kaçanları, ayetlerimizden kaçarak yüz çevirmelerinden ötürü, onları cehennem ateşine sokarak şiddetli bir cezayla cezalandıracağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

158

هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ رَبُّكَ أَوْ يَأْتِىَ بَعْضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ ۗ يَوْمَ يَأْتِى بَعْضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ لَا يَنفَعُ نَفْسًا إِيمَٰنُهَا لَمْ تَكُنْ ءَامَنَتْ مِن قَبْلُ أَوْ كَسَبَتْ فِىٓ إِيمَٰنِهَا خَيْرًۭا ۗ قُلِ ٱنتَظِرُوٓا۟ إِنَّا مُنتَظِرُونَ

Onlar kendilerine meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin gelmesinden yahut Rabbinin âyetlerinden birisinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinin geldiği gün, daha önceden iman etmemiş ya da imanıyla bir iyilik kazanmamış kimseye artık imanı bir fayda sağlamayacaktır. De ki: "Bekleyin bakalım, biz de bekliyoruz!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَلْmı?
يَنظُرُونَbekliyorlar
إِلَّآille
أَنgelmesini
تَأْتِيَهُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerin
أَوْyahut
يَأْتِىَgelmesini
رَبُّكَRabbinin
أَوْya da
يَأْتِىَgelmesini
بَعْضُbazı
ءَايَٰتِayetlerinin
رَبِّكَRabbinin
يَوْمَgün
يَأْتِىgeldiği
بَعْضُbazı
ءَايَٰتِayetleri
رَبِّكَRabbinin
لَاfayda sağlamaz
يَنفَعُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَفْسًاkimseye
إِيمَٰنُهَاinanması
لَمْhiç
تَكُنْetmemiş
ءَامَنَتْiman
مِنdaha önce
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْya da
كَسَبَتْkazanmamış olan
فِىٓimanında
إِيمَٰنِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَيْرًۭاbir hayır
قُلِde ki
ٱنتَظِرُوٓا۟bekleyin
إِنَّاbiz de
مُنتَظِرُونَbeklemekteyiz

-Ey Resul!- O yalanlayıcılar ancak dünyada ölüm meleği ve yardımcılarının onların ruhlarını almak için onlara gelmesini veya Rabbinin, ahirette aralarındaki davalara hükmetmek üzere kıyamet günü gelmesini veyahut kıyamet gününe işaret eden Rabbinin bazı alametlerinin gelmesini bekliyorlar. Oysa güneşin batıdan doğması gibi, Rabbinin ayetlerinden bazılarının geleceği gün, kâfir olan kimsenin iman etmesi ona bir fayda sağlamayacaktır. Mümin olan kimsenin de daha önce yapmadığı hayırlı bir ameli o vakitten sonra yapmasının artık bir faydası olmayacaktır. -Ey Resul!- O yalanlayan müşriklere de ki: “Bunlardan herhangi birisinin gelmesini bekleyip durun bakalım. Bizler de bekliyoruz.”

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

159

إِنَّ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًۭا لَّسْتَ مِنْهُمْ فِى شَىْءٍ ۚ إِنَّمَآ أَمْرُهُمْ إِلَى ٱللَّهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ

Dinlerini parça parça edip fırka fırka ayrılanlar var ya; senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a aittir. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّgerçekten
ٱلَّذِينَkimseler
فَرَّقُوا۟parça parça eden
دِينَهُمْdinlerini;
وَكَانُوا۟ve olanlar (var ya)
شِيَعًۭاgrup grup
لَّسْتَsenin yoktur
مِنْهُمْonlarla
فِىhiçbir (ilişkin)
شَىْءٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّمَآancak
أَمْرُهُمْonların işi
إِلَىAllah'a (kalmış)tır
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثُمَّsonra
يُنَبِّئُهُمonlara haber verecektir
بِمَاşeyleri
كَانُوا۟oldukları
يَفْعَلُونَyapıyorlar

-Ey Resul!- Dinlerinin bir kısmını uygulayıp, bir kısmını terk etmek suretiyle onu paramparça kılan ve birçok ayrı fırkalara bölünen Yahudi ve Hristiyanlarla senin bir ilişkin yoktur. Sen onların içinde bulundukları sapıklıklardan berîsin. Senin sorumluluğun onları uyarmaktan başka bir şey değildir. Onların durumları Allah’a kalmıştır. Sonrasında kıyamet günü gelince dünyada yapmış oldukları şeyleri onlara bildirecek ve yaptıklarının karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

160

مَن جَآءَ بِٱلْحَسَنَةِ فَلَهُۥ عَشْرُ أَمْثَالِهَا ۖ وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَىٰٓ إِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Kim bir iyilikle gelirse, ona on katı (mükâfat) verilecektir. Kim de bir kötülükle gelirse, yalnızca onun karşılığı ile cezalandırılacaktır ve onlara zulmedilmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَنkim
جَآءَgelirse
بِٱلْحَسَنَةِbir iyilikle
فَلَهُۥona vardır
عَشْرُon (katı)
أَمْثَالِهَاo(getirdiği)nin
وَمَنve kim
جَآءَgelirse
بِٱلسَّيِّئَةِbir kötülükle
فَلَاcezalandırılmaz
يُجْزَىٰٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاdışında
مِثْلَهَاonun dengi
وَهُمْve onlar
لَاhaksızlığa uğratılmazlar
يُظْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kıyamet günü Müminlerden her kim bir iyilikle gelirse, Allah o iyiliği on misliyle mükâfatlandıracaktır. Her kim de bir kötülükle gelirse, daha fazlasıyla değil, ancak ağırlık ve büyüklük olarak yaptığının misliyle cezalandırılacaktır. Kıyamet günü onlar iyiliklerinin sevabı azaltılarak yahut kötülüklerinin günahı artırılarak herhangi bir zulme uğratılmayacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

161

قُلْ إِنَّنِى هَدَىٰنِى رَبِّىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ دِينًۭا قِيَمًۭا مِّلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًۭا ۚ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

De ki: “Hiç şüphesiz Rabbim, beni dosdoğru bir yola, dimdik ayakta duran bir dine, hanîf olan İbrahim’in dinine iletti. O, müşriklerden olmadı.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
إِنَّنِىmuhakkak beni
هَدَىٰنِىbeni iletti
رَبِّىٓRabbim
إِلَىٰyola
صِرَٰطٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّسْتَقِيمٍۢdosdoğru
دِينًۭاdine
قِيَمًۭاdosdoğru
مِّلَّةَdinine
إِبْرَٰهِيمَİbrahim'in
حَنِيفًۭاhanif
وَمَاO değildi
كَانَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَortak koşanlardan
ٱلْمُشْرِكِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Seni yalanlayan o müşriklere de ki: “Şüphesiz Rabbim beni dosdoğru bir yola irşat etti. Bu yol dinin yoludur. Öyle ki dünya ve ahiretin yararına olan her şeyi içerir. O hakka yönelen İbrahim'in dinidir. İbrahim kesinlikle müşriklerden olmadı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

162

قُلْ إِنَّ صَلَاتِى وَنُسُكِى وَمَحْيَاىَ وَمَمَاتِى لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

De ki: “Benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
إِنَّşüphesiz
صَلَاتِىbenim namazım
وَنُسُكِىve ibadetim
وَمَحْيَاىَve hayatım
وَمَمَاتِىve ölümüm
لِلَّهِAllah içindir
رَبِّRabbi
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

-Ey Resul!- De ki: “Şüphesiz benim namazım ve kurbanım Allah içindir. Başkası adına değil, yalnızca Allah adınadır. Benim hayatım ve ölümüm de böyledir. Bütün bunlar tek başına mahlukatın Rabbi olan Allah içindir. Bunlardan hiçbirinde O'ndan başkasına bir pay yoktur.”

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

163

لَا شَرِيكَ لَهُۥ ۖ وَبِذَٰلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلْمُسْلِمِينَ

“O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَاyoktur
شَرِيكَortağı
لَهُۥO'nun
وَبِذَٰلِكَve böyle
أُمِرْتُbana emrolundu
وَأَنَا۠ve ben
أَوَّلُilkiyim
ٱلْمُسْلِمِينَmüslümanların

“Ve Allah - Subhanehu ve Teâlâ-‘nın hiçbir ortağı yoktur. Onun dışında hak bir mabut yoktur. Allah bana şirkten uzak halis tevhidi emretti. Ben bu ümmetin içinden O'na teslim olanların ilkiyim.”

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

164

قُلْ أَغَيْرَ ٱللَّهِ أَبْغِى رَبًّۭا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَىْءٍۢ ۚ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ إِلَّا عَلَيْهَا ۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌۭ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

De ki: “O, her şeyin Rabbi iken, ben O’ndan başka bir rab mi arayacağım? Herkesin kazandığı günah yalnızca kendisi aleyhinedir. Günahkâr hiçbir nefis başkasının günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz yalnızca Rabbinize olacak ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri O, size haber verecektir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
أَغَيْرَbaşka mı?
ٱللَّهِAllah'tan
أَبْغِىarayayım
رَبًّۭاRab
وَهُوَ(halbuki) O
رَبُّRabbi iken
كُلِّher
شَىْءٍۢşeyin
وَلَاkazanmaz
تَكْسِبُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كُلُّhiç
نَفْسٍkimse
إِلَّاbaşkasını
عَلَيْهَاkendisine ait olandan
وَلَاve
تَزِرُtaşımaz
وَازِرَةٌۭtaşıyan (hiç kimse)
وِزْرَyükünü
أُخْرَىٰbir başkasının
ثُمَّsonra
إِلَىٰRabbinizedir
رَبِّكُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّرْجِعُكُمْdönüşünüz
فَيُنَبِّئُكُمsize haber verecektir
بِمَاşeyleri
كُنتُمْolduğunuz
فِيهِonda
تَخْتَلِفُونَayrılığa düşüyor

-Ey Resul!- O müşriklere de ki: “Her şeyin Rabbi olan Allah'tan başka bir Rab mi arayayım? O Allah’ın dışında ibadet ettiğiniz bütün mabutların Rabbidir. Suçsuz olan hiç kimse başkasının günahını yüklenmez. Ardından kıyamet günü bir tek olan Rabbinize döneceksiniz ve O dünyada dini meselelerde ayrılığa düşmüş olduğunuz konuları size haber verecek.”

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

165

وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَكُمْ خَلَٰٓئِفَ ٱلْأَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍۢ دَرَجَٰتٍۢ لِّيَبْلُوَكُمْ فِى مَآ ءَاتَىٰكُمْ ۗ إِنَّ رَبَّكَ سَرِيعُ ٱلْعِقَابِ وَإِنَّهُۥ لَغَفُورٌۭ رَّحِيمٌۢ

Sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve size verdikleriyle sizi sınamak için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Çok bağışlayan ve merhamet edendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَهُوَve O'dur
ٱلَّذِىsizi yapan
جَعَلَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَلَٰٓئِفَhalifeleri
ٱلْأَرْضِyeryüzünün
وَرَفَعَve üstün kılan
بَعْضَكُمْkiminizi
فَوْقَüzerine
بَعْضٍۢkiminiz
دَرَجَٰتٍۢderecelerle
لِّيَبْلُوَكُمْsizi denemek için
فِىşeylerde
مَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَاتَىٰكُمْsize verdiği
إِنَّdoğrusu
رَبَّكَRabbin
سَرِيعُçabuk olandır
ٱلْعِقَابِcezası
وَإِنَّهُۥve O
لَغَفُورٌۭbağışlayandır
رَّحِيمٌۢesirgeyendir

Daha önce yaşamış olanların ardından, yeryüzünü imar edesiniz diye sizleri gönderen Allah’tır. Size vermiş olduğu nimetlerde sizi sınamak için yaratılışınızda, rızıklar göndermede ve birçok diğer hususlarda kiminizi yükselterek diğerlerinize derece bakımından üstün kılmıştır. -Ey Resul!- Muhakkak Rabbin cezalandırması çok hızlıdır ve gelmekte olan her şey yakındır. Muhakkak o tövbe eden kullarına karşı pek affedici ve ona karşı pek merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir