23. Sûre · Mekke · 118 Ayet
المؤمنون
MÜ'MİNÛN SÛRESİ
Mü'minler
Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
قَدْ أَفْلَحَ ٱلْمُؤْمِنُونَ
Gerçekten Mü'minler kurtuluşa ermiştir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Gerçekten Allah'a iman eden ve Allah'ın dini ile amel eden Müminler, istediklerini elde etmekle ve korktuklarından kurtulmakla kurtuluşa ermişlerdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱلَّذِينَ هُمْ فِى صَلَاتِهِمْ خَٰشِعُونَ
Onlar namazlarında huşû içinde olanlardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar, namazlarında yakarış halindedirler. Namazda onların uzuvları sükûnet bulmuş, kalpleri kendilerini meşgul eden şeylerden uzaklaşmıştır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ هُمْ عَنِ ٱللَّغْوِ مُعْرِضُونَ
Onlar, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar batıl, boş olan ve günah içeren söz ve fiillerden yüz çevirirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَوٰةِ فَٰعِلُونَ
Onlar zekâtı verirler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar, nefis ve mallarındaki kusurların temizlenmesi için sahip oldukları malların zekâtını verenlerdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ
Onlar, ırzlarını/iffetlerini korurlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar; zina, livata ve fuhşiyattan uzak durarak iffetlerini koruyanlardır. İffetli ve temiz olanlar onlardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ
Ancak kendi eşleri ve ellerinin altındaki (cariyeleri) hariç. Şüphesiz onlar (bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ancak eşleri veya sahip oldukları cariyeleri bunun dışındadır. Şüphesiz ki onlar; bunlar ile cinsel ilişki ve bunun dışındaki istifadelerinden dolayı kınanmazlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ
Artık her kim bundan başkasını isterse işte onlar sınırı aşan kimseler olurlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Artık kim, eşleri ve sahip olduğu cariyeleri dışında başka şeylerden yararlanmayı isterse işte bu kimse; Yüce Allah'ın helal kıldığından istifade etmeyi bırakıp haramdan istifade ettiği için Yüce Allah'ın sınırlarını aşmış olur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ
Onlar, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar, Allah'ın kendilerine farz kıldığı şeyleri yerine getireceklerine dair verdikleri sözü ve kulların kendilerine emanet ettikleri emanetleri yerine getirenlerdir. Aynı şekilde onlar; verdikleri sözlere muhalefet etmeyen aksine sözlerini yerine getiren kimselerdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَوَٰتِهِمْ يُحَافِظُونَ
Onlar, namazlarını eda ederler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar; namazlarını devamlı kılarak muhafaza eden, rükûnları, vacipleri ve müstehapları ile vaktinde kılanlardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْوَٰرِثُونَ
İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İşte bu sıfatlarla nitelenmiş olan kimseler, varislerin ta kendileridir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Onlar, Firdevs’e varis olacaklardır ve onlar orada ebedî kalacaklardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar; cennetin en yüce ve yüksek yerine varis olacak, orada ebedî olarak kalacaklardır. Kendilerine verilecek olan nimetler kesintisiz bir şekilde devam edecektir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن سُلَٰلَةٍۢ مِّن طِينٍۢ
Andolsun biz insanı, (süzülmüş) bir çamurdan yarattık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz biz, beşeriyetin atası olan Âdem'i çamurdan yarattık. Onun toprağı; özü, yerin toprağı ile karıştırılmış olan bir suyun özünden alınmıştır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ جَعَلْنَٰهُ نُطْفَةًۭ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍۢ
Sonra onu bir su damlası/nutfe olarak, sağlam bir yere (rahme) yerleştirdik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sonra onun neslini, doğacağı güne kadar rahime yerleşmiş olan bir nutfeden (su damlasından) yarattık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ خَلَقْنَا ٱلنُّطْفَةَ عَلَقَةًۭ فَخَلَقْنَا ٱلْعَلَقَةَ مُضْغَةًۭ فَخَلَقْنَا ٱلْمُضْغَةَ عِظَٰمًۭا فَكَسَوْنَا ٱلْعِظَٰمَ لَحْمًۭا ثُمَّ أَنشَأْنَٰهُ خَلْقًا ءَاخَرَ ۚ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحْسَنُ ٱلْخَٰلِقِينَ
Sonra nutfeyi/spermi, alaka/embriyo haline getirdik. Embriyoyu bir çiğnem et parçası yaptık. Et parçasından kemik yarattık. Kemiğe et giydirdik. Sonra onu (ruh vererek) bambaşka bir varlık olarak yarattık. Yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Rahimde yerleşmiş olan bu nutfeden (su damlasından) sonra kırmızı alakayı/embriyoyu yarattık. Sonra bu embriyoyu kırmızı bir çiğnem et parçası haline getirdik. Sonra bu et parçası için sert kemikleri yarattık ve sonra da o kemiklere et giydirdik. Sonra onu kendisine ruhun üflenmesi ve hayata çıkarılması ile bambaşka bir varlık olarak inşa ettik. Yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir!
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ إِنَّكُم بَعْدَ ذَٰلِكَ لَمَيِّتُونَ
Sonra siz, bunun arkasından elbette öleceksiniz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ey insanlar! Sonra sizler uğrayacağınız bu aşamalardan ve ecelleriniz geldikten sonra muhakkak öleceksiniz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ تُبْعَثُونَ
Sonra şüphesiz sizler, kıyamet günü yeniden diriltileceksiniz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sonra sizler, ölümünüzün ardından yapmış olduğunuz amellerinizden hesaba çekilmek için kıyamet günü kabirlerinizden diriltileceksiniz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَآئِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ ٱلْخَلْقِ غَٰفِلِينَ
Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık. Biz yarattıklarımızdan gâfil değiliz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ey insanlar! Gerçekten biz, üzerinizde bazısı bazısının üzerinde olmak üzere kat kat yedi gök yarattık. Yarattıklarımızdan gafil olmadık ve onları asla unutmadık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۢ بِقَدَرٍۢ فَأَسْكَنَّٰهُ فِى ٱلْأَرْضِ ۖ وَإِنَّا عَلَىٰ ذَهَابٍۭ بِهِۦ لَقَٰدِرُونَ
Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Gökten, ne çok yağıp sellere ve ne de az olup kuraklığa sebep olacak, bilakis tam ihtiyacı karşılayan yağmuru indirdik ve bu yağmur suyunu, insanların ve hayvanların ondan istifade etmesi için yeryüzünde tuttuk. Şüphesiz biz, bu suyu gidermeye kadiriz. Şayet böyle yaparsan, onlar bu gönderdiğimiz sudan faydalanamaz hale gelirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَنشَأْنَا لَكُم بِهِۦ جَنَّٰتٍۢ مِّن نَّخِيلٍۢ وَأَعْنَٰبٍۢ لَّكُمْ فِيهَا فَوَٰكِهُ كَثِيرَةٌۭ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ
O suyla, sizin için hurma ve üzüm bağları yetiştirdik ki, oralarda sizin için birçok meyveler vardır. Siz de onlardan yersiniz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sizin için o su ile hurmalardan ve üzümlerden oluşan bahçeler meydana getirdik. Oralarda sizin için incir, nar ve elma gibi çeşitli renklerde ve şekillerde çok sayıda meyveler vardır ve siz onlardan yersiniz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَشَجَرَةًۭ تَخْرُجُ مِن طُورِ سَيْنَآءَ تَنۢبُتُ بِٱلدُّهْنِ وَصِبْغٍۢ لِّلْءَاكِلِينَ
Tûri Sînâ'da da yetişen bir ağaç daha meydana getirdik ki, bu ağaç hem yağ hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O su ile, sizin için Sînâ dağı bölgesinde meyvelerinden yağ ve yiyecek elde ettiğiniz zeytin ağacını meydana getirdik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِنَّ لَكُمْ فِى ٱلْأَنْعَٰمِ لَعِبْرَةًۭ ۖ نُّسْقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهَا وَلَكُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ كَثِيرَةٌۭ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ
Şüphesiz hayvanlarda da sizin için ibret vardır. Onların karınlarında olanlardan size içiririz. Onlarda sizin için çok yararlar vardır ve onlardan yersiniz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ey insanlar! Sizin için deve, inek ve koyunlarda Yüce Allah'ın kudreti ve bahşetmiş olduğu lütfu hakkında sizler için delil olacak pek çok ibretler vardır. Biz, bu hayvanların karınlarında içenlere içimi kolay hâlis bir süt içirmekteyiz. Onlarda üzerine binmek, yünlerinden yararlanmak ve etlerinden yemek gibi sizin için pek çok faydalar vardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَعَلَيْهَا وَعَلَى ٱلْفُلْكِ تُحْمَلُونَ
Bir de hem onların üzerinde, hem gemilerin üzerinde taşınıyorsunuz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Karada develerin üzerinde ve denizde ise gemilerde taşınmaktasınız.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ ۖ أَفَلَا تَتَّقُونَ
Şüphesiz biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Hiç sakınmaz mısınız?"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Biz, Nûh -aleyhisselam-'ı kendilerini Allah'a davet etmesi için kavmine gönderdik. O, onlara şöyle dedi: "Ey Kavmim! Sadece Allah'a ibadet edin. Sizin O'ndan başka hak bir ilahınız yoktur. Emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan korkmaz mısınız?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَقَالَ ٱلْمَلَؤُا۟ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ مَا هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٌۭ مِّثْلُكُمْ يُرِيدُ أَن يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَنزَلَ مَلَٰٓئِكَةًۭ مَّا سَمِعْنَا بِهَٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلْأَوَّلِينَ
Kavminden ileri gelen kâfirler: "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Eğer Allah dileseydi melekleri gönderirdi. Biz, daha önceki atalarımızdan da bunu duymadık." dediler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Nuh'un kavminden, Yüce Allah'a iman etmeyip, kâfirlerden olan ileri gelenleri, kendilerine tabi olan halkın geneline şöyle dediler: "Peygamber olduğunu iddia eden bu kimse, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. O, sizin üstünüzde bir hüküm ve üstünlük kurmak istiyor. Eğer Allah bize bir elçi göndermek isteseydi bu elçiyi meleklerden gönderir, insanlardan göndermezdi. Biz, onun iddia ettiği bu şeyi bizden önce gelmiş olan atalarımızdan da işitmedik."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌۢ بِهِۦ جِنَّةٌۭ فَتَرَبَّصُوا۟ بِهِۦ حَتَّىٰ حِينٍۢ
O ancak, cinlenmiş (kendisine delilik isabet eden) bir adam, öyleyse bir müddet onu (bırakıp) bekleyin.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"O, kendisine delilik isabet eden ve bundan dolayı ne dediğini bilmeyen bir adamdan başka bir şey değildir. Onun, insanların yanındaki durumu iyice ortaya çıkıncaya kadar bekleyin." dediler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ
Nûh: "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et." dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Nûh -aleyhisselam- şöyle dedi: "Rabbim! Beni yalanlamaları sebebi ile onlardan intikam alarak onlara karşı bana yardım et!"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِ أَنِ ٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ ۙ فَٱسْلُكْ فِيهَا مِن كُلٍّۢ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ مِنْهُمْ ۖ وَلَا تُخَٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ ۖ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ
Bunun üzerine Nûh’a: “Gözlerimizin önünde, vahyimize göre gemiyi yap!” diye vahyettik. Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca, (sular coşup taştığında Nûh’a) dedik ki: “Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan aileni gemiye al ve zulmeden kimseler hakkında bana hiç yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O'na: Gemiyi nasıl yapacağını sana gösterdiğimiz ve öğrettiğimiz gibi yap! Onların, helak edeceğimize dair emrimiz sana gelip de su, kuvvetle ekmek pişirilen tandırdan kaynayıp taşınca nesillerinin devam etmesi için gemiye yaşayan her varlıktan dişi ve erkek olmak üzere birer çift al. Hanımın ve oğlun gibi aleyhlerinde helak olunacaklarına dair söz verilmiş olanlar dışında kalan aileni gemiye bindir. Kâfir olup, zulmeden zalimlerin helak edilmekten kurtulması için bana hitapta bulunma! Onlar, kaçınılmaz olarak tufanın suyunda boğularak helak edileceklerdir." diye vahyettik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَإِذَا ٱسْتَوَيْتَ أَنتَ وَمَن مَّعَكَ عَلَى ٱلْفُلْكِ فَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى نَجَّىٰنَا مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
Sen ve beraberindekiler gemiye yerleşince: "Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun." de!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sen ve seninle birlikte kurtulan Müminler ile gemiye bindiğin zaman şöyle de: "Kâfir olan kavmi helak ederek bizleri onlardan kurtaran Allah'a hamdolsun."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَقُل رَّبِّ أَنزِلْنِى مُنزَلًۭا مُّبَارَكًۭا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْمُنزِلِينَ
Ve yine şöyle de: "Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. İndirenlerin en hayırlısı sensin!"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ve yine şöyle de: "Rabbim! Beni mübarek bir yere indirip, kondur. İndirenlerin/konuk edenlerin en hayırlısı sensin!"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ وَإِن كُنَّا لَمُبْتَلِينَ
Şüphesiz bunda (Nûh ve kavminin başından geçenlerde) birtakım ibretler vardır. Hakikaten biz (kullarımızı böyle) sınarız.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Nuh -aleyhisselam- ve beraberindeki Müminlerin kurtulmasında, kâfirlerin helakında, peygamberlerimize yardım etmeye ve onları yalanlayanları helak etmeye kadir olduğumuza dair apaçık deliller vardır. Şüphesiz biz, Müminin kâfirden ve itaat edenin isyan edenden ayrılması için Nuh -aleyhisselam-'ın kendilerine gönderilmesi ile Nuh kavmini imtihan etmişizdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ أَنشَأْنَا مِنۢ بَعْدِهِمْ قَرْنًا ءَاخَرِينَ
Sonra onların ardından bir başka nesil meydana getirdik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Nuh kavminin helak edilmesinden sonra başka ümmet meydana getirdik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًۭا مِّنْهُمْ أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ ۖ أَفَلَا تَتَّقُونَ
Onlara kendilerinden; “Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Hâlâ O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onların içinden kendilerini Allah'a davet etmesi için bir peygamber gönderdik. O peygamber onlara şöyle dedi: "Kendisinden başka hak ilah olmayan Allah Teâlâ'ya ibadet edin. Yasaklarından kaçınıp emirlerini yerine getirerek Allah'tan sakınmaz mısınız?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَقَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱلْءَاخِرَةِ وَأَتْرَفْنَٰهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا مَا هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٌۭ مِّثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ
O peygamberin kavminden, Allah’a kâfir olan, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenleri şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O peygamberin kavminden Allah'ı inkâr eden, ahireti ve ahiretteki sevabı ve cezayı yalanlayan ve dünya hayatında nimetlerden kendilerine bolca verdiğimiz zalimler; kendilerine tabi olanlara ve insanlara şöyle dediler: "Bu; sizin yediklerinizden yiyip içtiklerinizden içen ve sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizden üstün ayrı bir özelliği yoktur ki o, size resul olarak gönderilmiş olsun!"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَئِنْ أَطَعْتُم بَشَرًۭا مِّثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًۭا لَّخَٰسِرُونَ
Eğer, sizin gibi bir insana itaat ederseniz; işte o zaman hüsrana uğrarsınız.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Eğer sizin gibi bir insana itaat ederseniz, işte o zaman hüsrana uğrarsınız. İlahlarınızı terk ettiğiniz ve size bir üstünlüğü olmayan kimseye tabi olduğunuz için hiçbir şeyden istifade edemezsiniz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَيَعِدُكُمْ أَنَّكُمْ إِذَا مِتُّمْ وَكُنتُمْ تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَنَّكُم مُّخْرَجُونَ
Siz ölüp, toprak ve kemik olduğunuz zaman tekrar (kabirlerinizden) çıkarılacağınızı mı vadediyor?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Peygamber olduğunu iddia eden bu kimse, size; sizler ölüp de toprak ve çürümüş kemik olduktan sonra kabirlerinizden dirilmiş olarak çıkacağınızı mı vadediyor. Bu akıl edilebilir mi hiç?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
۞ هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ
“Hâlbuki bu size vaadolunan (öldükten sonra tekrar dirilme olayı gerçek olmaktan) ne kadar da uzak!”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ölümünüzün ardından çürümüş kemik ve toprağa dönüştükten sonra kabirlerinizden diri olarak çıkmak gerçekten çok uzak bir vaattir!
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنْ هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ
Onlar; "Hayatımız, ancak dünya hayatıdır. Ölürüz ve yaşarız. Bizler tekrar diriltilecek değiliz." dediler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar; "Hayat, dünya hayatından başka bir şey değildir. Ahiret hayatı yoktur. Yaşayan canlılar ölür ve tekrardan diriltilmezler. Onların ardından başkaları doğar ve (ölünceye kadar) yaşarlar. Bizler, kıyamet günü ölümümüzden sonra hesabın görülmesi için (kabirlerimizden) çıkacak değiliz!" dediler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًۭا وَمَا نَحْنُ لَهُۥ بِمُؤْمِنِينَ
Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona iman etmiyoruz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Size, resul olarak gönderildiğini iddia eden bu adam, ortaya attığı iddiası ile Allah hakkında yalan uyduran bir adamdır. Bizler ona iman etmiyoruz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ
O peygamber: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et!" dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Peygamber şöyle dedi: "Rabbim! Beni yalanlamaları sebebi ile onlardan intikam alarak onlara karşı bana yardım et!"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ عَمَّا قَلِيلٍۢ لَّيُصْبِحُنَّ نَٰدِمِينَ
Allah şöyle buyurdu: "Pek yakında onlar mutlaka pişman olacaklar!"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yüce Allah, onun duasına icabet ederek şöyle buyurdu: "Pek yakında senin getirdiklerini yalanlayanlar, yalanlamalarından dolayı pişman olacaklardır!"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ بِٱلْحَقِّ فَجَعَلْنَٰهُمْ غُثَآءًۭ ۚ فَبُعْدًۭا لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
Derken onları, gerçekleşmesi hak/kaçınılmaz olan bir çığlık yakaladı ve onları bir (sel) süprüntüsü haline getirdik. Uzak olsun öyle zâlim bir kavim!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İnatlarından dolayı azabı hak etmeleri sebebi ile onları şiddetli bir çığlık yakalayıverdi. Böylece helak, onları selin (alıp biriktirdiği) çer çöp taneleri haline getirdi. Zalim kavim helak olsun!
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ أَنشَأْنَا مِنۢ بَعْدِهِمْ قُرُونًا ءَاخَرِينَ
Sonra onların ardından başka nesiller meydana getirdik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onların helakından sonra, Lût -aleyhisselam-'ın kavmi, Şuayb -aleyhisselam-'ın kavmi ve Yunus -aleyhisselam-'ın kavmi gibi başka kavimler ve ümmetler meydana getirdik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
مَا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ
Hiçbir ümmet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yalanlayan bu ümmetlerden herhangi biri, hangi vesilelere sahip olursa olsun; helak edilmeleri için belirlenmiş olan vaktin önüne geçemez ve onu geciktiremez.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَا ۖ كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةًۭ رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُ ۚ فَأَتْبَعْنَا بَعْضَهُم بَعْضًۭا وَجَعَلْنَٰهُمْ أَحَادِيثَ ۚ فَبُعْدًۭا لِّقَوْمٍۢ لَّا يُؤْمِنُونَ
Sonra birbiri ardınca peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete peygamberi geldikçe onu yalanladılar. (Biz de) onları birbiri ardından helâk edip, (ibretlik) konuşulan (olaylar) haline getirdik. Yok olsun iman etmeyen böyle bir toplum!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sonra peygamberlerimizi birbiri ardınca gönderdik. Her ümmete kendilerine gönderilen peygamberi geldikçe onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helak ettik de helak edilmiş olan bu ümmetlerden geriye, Rablerinden peygamberlerinin getirdiklerine iman etmeyen bir toplumun helak edildiğine dair insanların konuştuğu (ibretlik) olaylardan başka bir şey kalmadı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ وَأَخَاهُ هَٰرُونَ بِـَٔايَٰتِنَا وَسُلْطَٰنٍۢ مُّبِينٍ
Sonra Mûsâ'yı ve kardeşi Hârûn'u ayetlerimizle ve apaçık delillerle gönderdik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sonra, Musa ve kardeşi Harun'u dokuz ayet (asa, el, çekirge, bit, kurbağa, kan, tufan, kıtlık ve mahsullerin azalması) ve açık deliller ile gönderdik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا عَالِينَ
Firavun’a ve ileri gelenlerine. Ama onlar büyüklük tasladılar. Zaten onlar kendilerini üstün sayan bir topluluktu.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O ikisini Firavun'a ve kavminin ileri gelenlerine gönderdik. Bunun üzerine onlar büyüklendiler, Musa ve Harun'a iman etmeyi kabul etmediler. Onlar; zulüm ve eziyet ile insanlara üstünlük taslayan bir topluluktu.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَقَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَٰبِدُونَ
Bu yüzden: "Kavimleri bize kölelik edip dururken, bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz?" demişlerdi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Onların bize üstün olacakları bir meziyetleri olmadığı ve kavimleri (İsrailoğulları) de bize boyun eğip itaat eden kimseler olduğu halde bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz?" dediler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا۟ مِنَ ٱلْمُهْلَكِينَ
Böylece o ikisini yalanladılar ve helâk edilenlerden oldular.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O ikisinin Allah katından getirdiklerini yalanladılar. Yalanlamaları sebebi ile boğularak helak edilenlerden oldular.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
Andolsun biz Mûsâ'ya, belki onlar hidayeti bulurlar diye kitabı verdik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ant olsun biz Musa'ya, kavmini hakka iletmesi ve onların bu hak ile amel etmeleri arzusu ile Tevrat'ı verdik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَجَعَلْنَا ٱبْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُۥٓ ءَايَةًۭ وَءَاوَيْنَٰهُمَآ إِلَىٰ رَبْوَةٍۢ ذَاتِ قَرَارٍۢ وَمَعِينٍۢ
Andolsun ki biz Meryem oğlunu da, anasını da birer ayet kıldık ve onları yüksek ve akarsuyu olan rahat bir yerde barındırdık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Meryem'in oğlu İsa'yı ve annesi Meryem'i kudretimize delalet eden birer ayet kıldık. Meryem, ona babasız olarak hamile kaldı. Biz, o ikisini yüksek, akarsuyu olan, düzgün ve meskun bir yere yerleştirdik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
Sûre Hakkında
Mü'minûn Sûresi, "Müminler gerçekten kurtuluşa ermiştir" cümlesiyle açılır ve bu başarının somut özelliklerini sıralar. Namazda derin saygı, boş ve yararsız sözlerden uzak durma, zekât sorumluluğu, iffeti koruma, emanet ve sözleşmelere bağlılık ile namazları gözetme ilk bölümün omurgasını oluşturur. Kurtuluş, yalnız kimlik beyanına değil, ibadet, dil, beden ve toplumsal güvenilirliğin birlikte şekillenmesine bağlanır. İnsanın topraktan ve nutfeden başlayarak aşamalı yaratılışı anlatılır; ardından ölüm ve yeniden diriliş hatırlatılır. Gökyüzü, yağmur, hurma ve üzüm bahçeleri, zeytin ağacı ve hayvanların sağladığı imkânlar nimet delilleri olarak sıralanır. Nûh, Mûsâ, Hârûn ve diğer peygamberlerin tebliğleri aynı temel çağrının devamı şeklinde sunulur. "Bu ümmetiniz tek bir ümmettir" ifadesi peygamberlerin mesajındaki birlik fikrini güçlendirir; insanların dini parçalara ayırıp kendi gruplarıyla övünmesi eleştirilir. Sûrede servet ve çocukların kişiye hemen iyilik kazandırdığı zannı sorgulanır. Allah'ın nimet vermesi her davranışı onayladığı anlamına gelmez. İnananlar ise iyilik yaptıkları hâlde Rablerine döneceklerini bildikleri için kalpleri ürperen kişiler olarak tanımlanır; bu, ibadet ile kendini beğenmişlik arasındaki farkı gösterir. Son bölümde dünya hayatının kısalığı, hesap ve "Rabbim bağışla, merhamet et" duası yer alır. Mü'minûn Sûresi ideal mümini ulaşılmaz bir portre olarak değil, davranış alanları üzerinden okunabilir bir ölçü olarak sunar: Namazdaki huşû, gündelik dildeki ciddiyetle; emanet bilinci, ahiret hesabıyla tamamlanır.
Ana Temalar
- Müminlerin davranış özellikleri
- İnsanın aşamalı yaratılışı
- Nimetler ve şükür
- Peygamberlerin ortak tevhid çağrısı
- Servetin ilâhî onay sanılması yanılgısı
Ne Zaman Okunur?
Mü'minûn Sûresi'nin belirli bir gün veya dilek için okunmasına dair bağlayıcı bir uygulama yoktur. İlk on bir ayet, kişinin ibadet ve ahlâk alışkanlıklarını değerlendirebileceği bir kontrol listesi gibi okunabilir; fakat ayetler başkalarının imanını yargılama aracı yapılmamalıdır. Sûrenin yaratılış bölümleri bilimsel ders kitabı yerine, insanın kökeni ve sorumluluğu üzerine tefekkür çağrısıdır.
Kurtuluş ölçütlerini davranış alanlarıyla okumak
Mü'minûn'un ilk ayetleri imanlı kişiyi tek bir ibadetle tanımlamaz. Namazdaki huşû, boş sözden uzak durma, ekonomik paylaşım, iffet, emanet ve sözleşmeye bağlılık aynı portrede birleşir. Bu liste başkalarını kolayca dışlamak için değil, kişinin kendi dindarlığında hangi alanların birbirinden koptuğunu görmesi için kullanılmalıdır.
Yaratılış ayetlerinin amacı
İnsanın rahimdeki aşamalarından söz eden ayetler modern bilimsel terimlerin birebir sözlüğü değildir. Kur'an burada başlangıçtaki güçsüzlüğü, yaratılışın düzenini ve ölümden sonra diriliş imkânını düşündürür. Bilimsel bulgularla ilişki kurulabilir; ancak değişken teorileri ayetin tek ve kesin anlamı ilan etmek hem bilimi hem tefsiri gereksiz bir çatışmaya sürükleyebilir.
Hızlı Bağlantılar
Sık Sorulan Sorular
Mü'minûn Sûresi'nin ilk ayetleri kimi anlatır?
Namazda huşû gösteren, boş sözlerden uzak duran, zekât sorumluluğunu yerine getiren, iffetini koruyan, emanet ve sözlerine bağlı olan müminlerin özelliklerini sıralar. Kurtuluşu yalnız sözlü aidiyete değil davranış bütünlüğüne bağlar.
Mü'minûn 12–14. ayetler yaratılışı nasıl anlatır?
İnsanın topraktan gelen öz, nutfe ve rahimdeki aşamalar üzerinden yaratıldığı bildirilir. Ayetlerin amacı embriyoloji terimleri öğretmekten önce, insanın başlangıçtaki güçsüzlüğünü ve yaratılışın ilâhî kudrete işaret eden yönünü hatırlatmaktır.
Mü'minûn Sûresi'nde çok mal ve çocuk neden eleştirilir?
Servet ve çocuk sahibi olmak başlı başına kötü sayılmaz. Eleştirilen, bunların Allah'ın kişiden kesin olarak razı olduğunun kanıtı sanılmasıdır. Nimet, aynı zamanda şükür ve sorumluluk sınavıdır.
Mü'minûn 1–11 ayetlerde kaç özellik sayılır?
Ayetlerde namazda huşû, boş sözden uzak durma, zekât, iffet, emanet ve sözlere bağlılık ile namazları koruma gibi birbirini tamamlayan özellikler yer alır. Sayımdan çok, ibadet ve ahlâkın bütünlüğü önemlidir.
Mü'minûn 14'teki "başka bir yaratış" ne anlama gelir?
İnsanın rahimdeki aşamalardan sonra farklı bir yaratılışla meydana getirildiği bildirilir. Tefsirlerde ruhun verilmesi ve insan biçiminin tamamlanması gibi açıklamalar bulunur. Ayetin ana amacı yaratılıştaki kudret ve düzeni düşündürmektir.