Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

23. Sûre · Mekke · 118 Ayet

المؤمنون

MÜ'MİNÛN SÛRESİ

Mü'minler

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 3

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

قَدْ أَفْلَحَ ٱلْمُؤْمِنُونَ

Gerçekten Mü'minler kurtuluşa ermiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَدْandolsun
أَفْلَحَfelaha ulaştı
ٱلْمُؤْمِنُونَmü'minler

Gerçekten Allah'a iman eden ve Allah'ın dini ile amel eden Müminler, istediklerini elde etmekle ve korktuklarından kurtulmakla kurtuluşa ermişlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

ٱلَّذِينَ هُمْ فِى صَلَاتِهِمْ خَٰشِعُونَ

Onlar namazlarında huşû içinde olanlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَki
هُمْonlar
فِىnamazlarında
صَلَاتِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَٰشِعُونَsaygılıdırlar

Onlar, namazlarında yakarış halindedirler. Namazda onların uzuvları sükûnet bulmuş, kalpleri kendilerini meşgul eden şeylerden uzaklaşmıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

وَٱلَّذِينَ هُمْ عَنِ ٱللَّغْوِ مُعْرِضُونَ

Onlar, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve
هُمْonlar
عَنِboş şeylerden
ٱللَّغْوِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُعْرِضُونَyüz çevirirler

Onlar batıl, boş olan ve günah içeren söz ve fiillerden yüz çevirirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَوٰةِ فَٰعِلُونَ

Onlar zekâtı verirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve
هُمْonlar
لِلزَّكَوٰةِzekatı
فَٰعِلُونَverirler

Onlar, nefis ve mallarındaki kusurların temizlenmesi için sahip oldukları malların zekâtını verenlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ

Onlar, ırzlarını/iffetlerini korurlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve
هُمْonlar
لِفُرُوجِهِمْırzlarını
حَٰفِظُونَkorurlar

Onlar; zina, livata ve fuhşiyattan uzak durarak iffetlerini koruyanlardır. İffetli ve temiz olanlar onlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

Ancak kendi eşleri ve ellerinin altındaki (cariyeleri) hariç. Şüphesiz onlar (bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاancak hariç
عَلَىٰٓeşleri
أَزْوَٰجِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْyahut
مَا(cariyeler)
مَلَكَتْsahip oldukları
أَيْمَٰنُهُمْellerinin
فَإِنَّهُمْelbette onlar
غَيْرُdeğildir
مَلُومِينَkınanacak

Ancak eşleri veya sahip oldukları cariyeleri bunun dışındadır. Şüphesiz ki onlar; bunlar ile cinsel ilişki ve bunun dışındaki istifadelerinden dolayı kınanmazlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ

Artık her kim bundan başkasını isterse işte onlar sınırı aşan kimseler olurlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَمَنِo halde kim
ٱبْتَغَىٰgitmek isterse
وَرَآءَötesine
ذَٰلِكَbunun
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlar
ٱلْعَادُونَhaddi aşanlardır

Artık kim, eşleri ve sahip olduğu cariyeleri dışında başka şeylerden yararlanmayı isterse işte bu kimse; Yüce Allah'ın helal kıldığından istifade etmeyi bırakıp haramdan istifade ettiği için Yüce Allah'ın sınırlarını aşmış olur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ

Onlar, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve
هُمْonlar
لِأَمَٰنَٰتِهِمْemanetlerine
وَعَهْدِهِمْve ahidlerine
رَٰعُونَözen gösterirler

Onlar, Allah'ın kendilerine farz kıldığı şeyleri yerine getireceklerine dair verdikleri sözü ve kulların kendilerine emanet ettikleri emanetleri yerine getirenlerdir. Aynı şekilde onlar; verdikleri sözlere muhalefet etmeyen aksine sözlerini yerine getiren kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَوَٰتِهِمْ يُحَافِظُونَ

Onlar, namazlarını eda ederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve
هُمْonlar
عَلَىٰnamazlarını
صَلَوَٰتِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُحَافِظُونَkorurlar

Onlar; namazlarını devamlı kılarak muhafaza eden, rükûnları, vacipleri ve müstehapları ile vaktinde kılanlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْوَٰرِثُونَ

İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlardır
ٱلْوَٰرِثُونَvaris olacaklar

İşte bu sıfatlarla nitelenmiş olan kimseler, varislerin ta kendileridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

ٱلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Onlar, Firdevs’e varis olacaklardır ve onlar orada ebedî kalacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَonlar ki
يَرِثُونَvaris olacaklar
ٱلْفِرْدَوْسَFirdevs'e
هُمْonlar
فِيهَاorada
خَٰلِدُونَebedi kalacaklardır

Onlar; cennetin en yüce ve yüksek yerine varis olacak, orada ebedî olarak kalacaklardır. Kendilerine verilecek olan nimetler kesintisiz bir şekilde devam edecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن سُلَٰلَةٍۢ مِّن طِينٍۢ

Andolsun biz insanı, (süzülmüş) bir çamurdan yarattık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
خَلَقْنَاbiz yarattık
ٱلْإِنسَٰنَinsanı
مِنsüzmesinden
سُلَٰلَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنçamurun
طِينٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şüphesiz biz, beşeriyetin atası olan Âdem'i çamurdan yarattık. Onun toprağı; özü, yerin toprağı ile karıştırılmış olan bir suyun özünden alınmıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

ثُمَّ جَعَلْنَٰهُ نُطْفَةًۭ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍۢ

Sonra onu bir su damlası/nutfe olarak, sağlam bir yere (rahme) yerleştirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
جَعَلْنَٰهُonu koyduk
نُطْفَةًۭbir nutfe (sperm) olarak
فِىbir karar yerine
قَرَارٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّكِينٍۢsağlam

Sonra onun neslini, doğacağı güne kadar rahime yerleşmiş olan bir nutfeden (su damlasından) yarattık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

ثُمَّ خَلَقْنَا ٱلنُّطْفَةَ عَلَقَةًۭ فَخَلَقْنَا ٱلْعَلَقَةَ مُضْغَةًۭ فَخَلَقْنَا ٱلْمُضْغَةَ عِظَٰمًۭا فَكَسَوْنَا ٱلْعِظَٰمَ لَحْمًۭا ثُمَّ أَنشَأْنَٰهُ خَلْقًا ءَاخَرَ ۚ فَتَبَارَكَ ٱللَّهُ أَحْسَنُ ٱلْخَٰلِقِينَ

Sonra nutfeyi/spermi, alaka/embriyo haline getirdik. Embriyoyu bir çiğnem et parçası yaptık. Et parçasından kemik yarattık. Kemiğe et giydirdik. Sonra onu (ruh vererek) bambaşka bir varlık olarak yarattık. Yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
خَلَقْنَاçevirdik
ٱلنُّطْفَةَnutfeyi
عَلَقَةًۭalaka(embriyo)ya
فَخَلَقْنَاsonra çevirdik
ٱلْعَلَقَةَalaka(embriyo)yı
مُضْغَةًۭbir çiğnemlik ete
فَخَلَقْنَاsonre çevirdik
ٱلْمُضْغَةَbir çiğnemlik eti
عِظَٰمًۭاkemiklere
فَكَسَوْنَاsonre giydirdik
ٱلْعِظَٰمَkemiklere
لَحْمًۭاet
ثُمَّsonra
أَنشَأْنَٰهُonu yaptık
خَلْقًاbir yaratık
ءَاخَرَbambaşka
فَتَبَارَكَne yücedir
ٱللَّهُAllah
أَحْسَنُen güzeli
ٱلْخَٰلِقِينَyaratanların

Rahimde yerleşmiş olan bu nutfeden (su damlasından) sonra kırmızı alakayı/embriyoyu yarattık. Sonra bu embriyoyu kırmızı bir çiğnem et parçası haline getirdik. Sonra bu et parçası için sert kemikleri yarattık ve sonra da o kemiklere et giydirdik. Sonra onu kendisine ruhun üflenmesi ve hayata çıkarılması ile bambaşka bir varlık olarak inşa ettik. Yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

ثُمَّ إِنَّكُم بَعْدَ ذَٰلِكَ لَمَيِّتُونَ

Sonra siz, bunun arkasından elbette öleceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
إِنَّكُمşüphesiz siz
بَعْدَardından
ذَٰلِكَbunun
لَمَيِّتُونَöleceksiniz

Ey insanlar! Sonra sizler uğrayacağınız bu aşamalardan ve ecelleriniz geldikten sonra muhakkak öleceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ تُبْعَثُونَ

Sonra şüphesiz sizler, kıyamet günü yeniden diriltileceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
إِنَّكُمْmuhakkak siz
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
تُبْعَثُونَdiriltileceksiniz

Sonra sizler, ölümünüzün ardından yapmış olduğunuz amellerinizden hesaba çekilmek için kıyamet günü kabirlerinizden diriltileceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَآئِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ ٱلْخَلْقِ غَٰفِلِينَ

Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık. Biz yarattıklarımızdan gâfil değiliz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
خَلَقْنَاyarattık
فَوْقَكُمْüstünüzde
سَبْعَyedi
طَرَآئِقَtabaka (gök)
وَمَاve
كُنَّاbiz değiliz
عَنِyaratmaktan
ٱلْخَلْقِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
غَٰفِلِينَgafil

Ey insanlar! Gerçekten biz, üzerinizde bazısı bazısının üzerinde olmak üzere kat kat yedi gök yarattık. Yarattıklarımızdan gafil olmadık ve onları asla unutmadık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۢ بِقَدَرٍۢ فَأَسْكَنَّٰهُ فِى ٱلْأَرْضِ ۖ وَإِنَّا عَلَىٰ ذَهَابٍۭ بِهِۦ لَقَٰدِرُونَ

Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنزَلْنَاve indirdik
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۢsu
بِقَدَرٍۢbelli ölçüde
فَأَسْكَنَّٰهُve onu durdurduk
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِنَّاelbette biz
عَلَىٰgidermeğe de
ذَهَابٍۭAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦonu
لَقَٰدِرُونَkadiriz

Gökten, ne çok yağıp sellere ve ne de az olup kuraklığa sebep olacak, bilakis tam ihtiyacı karşılayan yağmuru indirdik ve bu yağmur suyunu, insanların ve hayvanların ondan istifade etmesi için yeryüzünde tuttuk. Şüphesiz biz, bu suyu gidermeye kadiriz. Şayet böyle yaparsan, onlar bu gönderdiğimiz sudan faydalanamaz hale gelirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

فَأَنشَأْنَا لَكُم بِهِۦ جَنَّٰتٍۢ مِّن نَّخِيلٍۢ وَأَعْنَٰبٍۢ لَّكُمْ فِيهَا فَوَٰكِهُ كَثِيرَةٌۭ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

O suyla, sizin için hurma ve üzüm bağları yetiştirdik ki, oralarda sizin için birçok meyveler vardır. Siz de onlardan yersiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَنشَأْنَاsonra yetiştirdik
لَكُمsize
بِهِۦonunla (suyla)
جَنَّٰتٍۢbahçeleri
مِّنhurma
نَّخِيلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَعْنَٰبٍۢve üzüm
لَّكُمْsizin için
فِيهَاiçlerinde bulunan
فَوَٰكِهُmeyvalar
كَثِيرَةٌۭbirçok
وَمِنْهَاve onlardan
تَأْكُلُونَyiyorsunuz

Sizin için o su ile hurmalardan ve üzümlerden oluşan bahçeler meydana getirdik. Oralarda sizin için incir, nar ve elma gibi çeşitli renklerde ve şekillerde çok sayıda meyveler vardır ve siz onlardan yersiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَشَجَرَةًۭ تَخْرُجُ مِن طُورِ سَيْنَآءَ تَنۢبُتُ بِٱلدُّهْنِ وَصِبْغٍۢ لِّلْءَاكِلِينَ

Tûri Sînâ'da da yetişen bir ağaç daha meydana getirdik ki, bu ağaç hem yağ hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَشَجَرَةًۭve bir ağaç
تَخْرُجُçıkan
مِنTur-i-dan
طُورِTur-i
سَيْنَآءَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَنۢبُتُbiten
بِٱلدُّهْنِyağlı olarak
وَصِبْغٍۢ(ekmeklerini) batıracakları
لِّلْءَاكِلِينَyiyenlerin

O su ile, sizin için Sînâ dağı bölgesinde meyvelerinden yağ ve yiyecek elde ettiğiniz zeytin ağacını meydana getirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَإِنَّ لَكُمْ فِى ٱلْأَنْعَٰمِ لَعِبْرَةًۭ ۖ نُّسْقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهَا وَلَكُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ كَثِيرَةٌۭ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

Şüphesiz hayvanlarda da sizin için ibret vardır. Onların karınlarında olanlardan size içiririz. Onlarda sizin için çok yararlar vardır ve onlardan yersiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
لَكُمْsizin için vardır
فِىhayvanlarda
ٱلْأَنْعَٰمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَعِبْرَةًۭibret
نُّسْقِيكُمsize içiriyoruz
مِّمَّاiçindekinden
فِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بُطُونِهَاkarınlarının
وَلَكُمْve sizin için
فِيهَاonlarda vardır
مَنَٰفِعُfaydalar
كَثِيرَةٌۭdaha birçok
وَمِنْهَاve onlardan
تَأْكُلُونَyersiniz

Ey insanlar! Sizin için deve, inek ve koyunlarda Yüce Allah'ın kudreti ve bahşetmiş olduğu lütfu hakkında sizler için delil olacak pek çok ibretler vardır. Biz, bu hayvanların karınlarında içenlere içimi kolay hâlis bir süt içirmekteyiz. Onlarda üzerine binmek, yünlerinden yararlanmak ve etlerinden yemek gibi sizin için pek çok faydalar vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

وَعَلَيْهَا وَعَلَى ٱلْفُلْكِ تُحْمَلُونَ

Bir de hem onların üzerinde, hem gemilerin üzerinde taşınıyorsunuz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَعَلَيْهَاve onların üzerinde
وَعَلَىve üzerinde
ٱلْفُلْكِgemiler
تُحْمَلُونَtaşınırsınız

Karada develerin üzerinde ve denizde ise gemilerde taşınmaktasınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ ۖ أَفَلَا تَتَّقُونَ

Şüphesiz biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Hiç sakınmaz mısınız?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
أَرْسَلْنَاbiz gönderdik
نُوحًاNuh'u
إِلَىٰkavmine
قَوْمِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَقَالَdedi
يَٰقَوْمِey kavmim
ٱعْبُدُوا۟kulluk edin
ٱللَّهَAllah'a
مَاyoktur
لَكُمsizin için
مِّنْhiçbir
إِلَٰهٍilah
غَيْرُهُۥٓO'ndan başka
أَفَلَاkorunmaz mısınız?
تَتَّقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Biz, Nûh -aleyhisselam-'ı kendilerini Allah'a davet etmesi için kavmine gönderdik. O, onlara şöyle dedi: "Ey Kavmim! Sadece Allah'a ibadet edin. Sizin O'ndan başka hak bir ilahınız yoktur. Emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan korkmaz mısınız?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

فَقَالَ ٱلْمَلَؤُا۟ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ مَا هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٌۭ مِّثْلُكُمْ يُرِيدُ أَن يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَنزَلَ مَلَٰٓئِكَةًۭ مَّا سَمِعْنَا بِهَٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلْأَوَّلِينَ

Kavminden ileri gelen kâfirler: "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Eğer Allah dileseydi melekleri gönderirdi. Biz, daha önceki atalarımızdan da bunu duymadık." dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَقَالَ(şöyle) dedi
ٱلْمَلَؤُا۟ileri gelenler
ٱلَّذِينَkimselerden
كَفَرُوا۟inkar eden
مِنkavminden
قَوْمِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاdeğildir
هَٰذَآbu
إِلَّاbaşka bir şey
بَشَرٌۭbir insandan
مِّثْلُكُمْsizin gibi
يُرِيدُistiyor
أَنüstün gelmek
يَتَفَضَّلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْكُمْsize
وَلَوْve eğer
شَآءَdileseydi
ٱللَّهُAllah
لَأَنزَلَelbette indirirdi
مَلَٰٓئِكَةًۭmelekleri
مَّاyoktur
سَمِعْنَاişitiğimiz
بِهَٰذَاböyle bir şey
فِىٓbabalarımızdan
ءَابَآئِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَوَّلِينَgeçmişteki

Nuh'un kavminden, Yüce Allah'a iman etmeyip, kâfirlerden olan ileri gelenleri, kendilerine tabi olan halkın geneline şöyle dediler: "Peygamber olduğunu iddia eden bu kimse, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. O, sizin üstünüzde bir hüküm ve üstünlük kurmak istiyor. Eğer Allah bize bir elçi göndermek isteseydi bu elçiyi meleklerden gönderir, insanlardan göndermezdi. Biz, onun iddia ettiği bu şeyi bizden önce gelmiş olan atalarımızdan da işitmedik."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌۢ بِهِۦ جِنَّةٌۭ فَتَرَبَّصُوا۟ بِهِۦ حَتَّىٰ حِينٍۢ

O ancak, cinlenmiş (kendisine delilik isabet eden) bir adam, öyleyse bir müddet onu (bırakıp) bekleyin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنْdeğildir
هُوَO
إِلَّاbaşka bir şey
رَجُلٌۢbir adam(dan)
بِهِۦkendisinde
جِنَّةٌۭdelilik bulunan
فَتَرَبَّصُوا۟hele gözetleyin
بِهِۦonu
حَتَّىٰkadar
حِينٍۢbir süreye

"O, kendisine delilik isabet eden ve bundan dolayı ne dediğini bilmeyen bir adamdan başka bir şey değildir. Onun, insanların yanındaki durumu iyice ortaya çıkıncaya kadar bekleyin." dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ

Nûh: "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et." dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَ(Nuh) dedi ki
رَبِّRabbim
ٱنصُرْنِىbana yardım et
بِمَاkarşısında
كَذَّبُونِyalanlamaları

Nûh -aleyhisselam- şöyle dedi: "Rabbim! Beni yalanlamaları sebebi ile onlardan intikam alarak onlara karşı bana yardım et!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

فَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِ أَنِ ٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ ۙ فَٱسْلُكْ فِيهَا مِن كُلٍّۢ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ مِنْهُمْ ۖ وَلَا تُخَٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ ۖ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ

Bunun üzerine Nûh’a: “Gözlerimizin önünde, vahyimize göre gemiyi yap!” diye vahyettik. Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca, (sular coşup taştığında Nûh’a) dedik ki: “Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan aileni gemiye al ve zulmeden kimseler hakkında bana hiç yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَوْحَيْنَآbiz de vahyettik
إِلَيْهِona
أَنِki
ٱصْنَعِyap
ٱلْفُلْكَgemiyi
بِأَعْيُنِنَاgözlerimizin önünde
وَوَحْيِنَاve vahyimizle
فَإِذَاne zaman ki
جَآءَgelince
أَمْرُنَاbizim buyruğumuz
وَفَارَve kaynayınca
ٱلتَّنُّورُtandır
فَٱسْلُكْsok (bindir)
فِيهَاona
مِنher (cins)ten
كُلٍّۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
زَوْجَيْنِçift
ٱثْنَيْنِiki
وَأَهْلَكَve aileni
إِلَّاhariç
مَنkimseler
سَبَقَgeçmiş
عَلَيْهِalehylerine
ٱلْقَوْلُsöz
مِنْهُمْonlar içinde
وَلَاve
تُخَٰطِبْنِىbana yalvarma
فِىhakkında
ٱلَّذِينَkimseler
ظَلَمُوٓا۟zulmeden(ler)
إِنَّهُمonlar mutlaka
مُّغْرَقُونَboğulacaklardır

O'na: Gemiyi nasıl yapacağını sana gösterdiğimiz ve öğrettiğimiz gibi yap! Onların, helak edeceğimize dair emrimiz sana gelip de su, kuvvetle ekmek pişirilen tandırdan kaynayıp taşınca nesillerinin devam etmesi için gemiye yaşayan her varlıktan dişi ve erkek olmak üzere birer çift al. Hanımın ve oğlun gibi aleyhlerinde helak olunacaklarına dair söz verilmiş olanlar dışında kalan aileni gemiye bindir. Kâfir olup, zulmeden zalimlerin helak edilmekten kurtulması için bana hitapta bulunma! Onlar, kaçınılmaz olarak tufanın suyunda boğularak helak edileceklerdir." diye vahyettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

فَإِذَا ٱسْتَوَيْتَ أَنتَ وَمَن مَّعَكَ عَلَى ٱلْفُلْكِ فَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى نَجَّىٰنَا مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Sen ve beraberindekiler gemiye yerleşince: "Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun." de!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِذَاzaman
ٱسْتَوَيْتَyerleştiğiniz
أَنتَsen
وَمَنve kimseler
مَّعَكَyanındaki
عَلَىüzerine
ٱلْفُلْكِgemi
فَقُلِde ki
ٱلْحَمْدُhamdolsun
لِلَّهِAllah'a
ٱلَّذِىbizi kurtaran
نَجَّىٰنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَkavimden
ٱلْقَوْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلظَّٰلِمِينَzalim

Sen ve seninle birlikte kurtulan Müminler ile gemiye bindiğin zaman şöyle de: "Kâfir olan kavmi helak ederek bizleri onlardan kurtaran Allah'a hamdolsun."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

وَقُل رَّبِّ أَنزِلْنِى مُنزَلًۭا مُّبَارَكًۭا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْمُنزِلِينَ

Ve yine şöyle de: "Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. İndirenlerin en hayırlısı sensin!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقُلve de ki
رَّبِّRabbim
أَنزِلْنِىbeni indir
مُنزَلًۭاbir inişle
مُّبَارَكًۭاmübarek
وَأَنتَve sen
خَيْرُen hayırlısısın
ٱلْمُنزِلِينَkonuklayanların

Ve yine şöyle de: "Rabbim! Beni mübarek bir yere indirip, kondur. İndirenlerin/konuk edenlerin en hayırlısı sensin!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ وَإِن كُنَّا لَمُبْتَلِينَ

Şüphesiz bunda (Nûh ve kavminin başından geçenlerde) birtakım ibretler vardır. Hakikaten biz (kullarımızı böyle) sınarız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢnice ibretler
وَإِنgerçi
كُنَّاbiz
لَمُبْتَلِينَ(onları) sınıyorduk

Nuh -aleyhisselam- ve beraberindeki Müminlerin kurtulmasında, kâfirlerin helakında, peygamberlerimize yardım etmeye ve onları yalanlayanları helak etmeye kadir olduğumuza dair apaçık deliller vardır. Şüphesiz biz, Müminin kâfirden ve itaat edenin isyan edenden ayrılması için Nuh -aleyhisselam-'ın kendilerine gönderilmesi ile Nuh kavmini imtihan etmişizdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

ثُمَّ أَنشَأْنَا مِنۢ بَعْدِهِمْ قَرْنًا ءَاخَرِينَ

Sonra onların ardından bir başka nesil meydana getirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
أَنشَأْنَاyetiştirdik
مِنۢonların ardından
بَعْدِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَرْنًاbir nesil
ءَاخَرِينَbaşka

Nuh kavminin helak edilmesinden sonra başka ümmet meydana getirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًۭا مِّنْهُمْ أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ ۖ أَفَلَا تَتَّقُونَ

Onlara kendilerinden; “Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Hâlâ O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَرْسَلْنَاve gönderdik
فِيهِمْkendi içlerinden
رَسُولًۭاbir elçi
مِّنْهُمْonlara
أَنِdiye
ٱعْبُدُوا۟kulluk edin
ٱللَّهَAllah'a
مَاyoktur
لَكُمsizin için
مِّنْhiçbir
إِلَٰهٍilah
غَيْرُهُۥٓO'ndan başka
أَفَلَاkorunmaz mısınız?
تَتَّقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onların içinden kendilerini Allah'a davet etmesi için bir peygamber gönderdik. O peygamber onlara şöyle dedi: "Kendisinden başka hak ilah olmayan Allah Teâlâ'ya ibadet edin. Yasaklarından kaçınıp emirlerini yerine getirerek Allah'tan sakınmaz mısınız?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

وَقَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱلْءَاخِرَةِ وَأَتْرَفْنَٰهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا مَا هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٌۭ مِّثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ

O peygamberin kavminden, Allah’a kâfir olan, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenleri şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالَve dedi ki
ٱلْمَلَأُileri gelenler
مِنkavminden
قَوْمِهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلَّذِينَinkar edenler
كَفَرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَكَذَّبُوا۟ve yalanlayanlar
بِلِقَآءِbuluşmasını
ٱلْءَاخِرَةِahiret
وَأَتْرَفْنَٰهُمْve kendilerine refah verdiklerimiz
فِىhayatında
ٱلْحَيَوٰةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلدُّنْيَاdünya
مَاdeğildir
هَٰذَآbu
إِلَّاbaşka bir şey
بَشَرٌۭbir insandan
مِّثْلُكُمْsizin gibi
يَأْكُلُyiyor
مِمَّاsizin yediğinizden
تَأْكُلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْهُondan
وَيَشْرَبُve içiyor
مِمَّاsizin içtiğinizden
تَشْرَبُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

O peygamberin kavminden Allah'ı inkâr eden, ahireti ve ahiretteki sevabı ve cezayı yalanlayan ve dünya hayatında nimetlerden kendilerine bolca verdiğimiz zalimler; kendilerine tabi olanlara ve insanlara şöyle dediler: "Bu; sizin yediklerinizden yiyip içtiklerinizden içen ve sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizden üstün ayrı bir özelliği yoktur ki o, size resul olarak gönderilmiş olsun!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

وَلَئِنْ أَطَعْتُم بَشَرًۭا مِّثْلَكُمْ إِنَّكُمْ إِذًۭا لَّخَٰسِرُونَ

Eğer, sizin gibi bir insana itaat ederseniz; işte o zaman hüsrana uğrarsınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَئِنْve eğer
أَطَعْتُمita'at ederseniz
بَشَرًۭاbir insana
مِّثْلَكُمْsizin gibi
إِنَّكُمْgerçekten siz
إِذًۭاo takdirde
لَّخَٰسِرُونَmutlaka ziyana uğrayanlarsınız

Eğer sizin gibi bir insana itaat ederseniz, işte o zaman hüsrana uğrarsınız. İlahlarınızı terk ettiğiniz ve size bir üstünlüğü olmayan kimseye tabi olduğunuz için hiçbir şeyden istifade edemezsiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

أَيَعِدُكُمْ أَنَّكُمْ إِذَا مِتُّمْ وَكُنتُمْ تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَنَّكُم مُّخْرَجُونَ

Siz ölüp, toprak ve kemik olduğunuz zaman tekrar (kabirlerinizden) çıkarılacağınızı mı vadediyor?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَيَعِدُكُمْO size va'dediyor mu?
أَنَّكُمْsiz
إِذَاzaman
مِتُّمْöldüğünüz
وَكُنتُمْve olduğunuz
تُرَابًۭاtoprak
وَعِظَٰمًاve kemik
أَنَّكُمsizin
مُّخْرَجُونَ(yeniden hayata) çıkarılacağınızı

Peygamber olduğunu iddia eden bu kimse, size; sizler ölüp de toprak ve çürümüş kemik olduktan sonra kabirlerinizden dirilmiş olarak çıkacağınızı mı vadediyor. Bu akıl edilebilir mi hiç?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

۞ هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ

“Hâlbuki bu size vaadolunan (öldükten sonra tekrar dirilme olayı gerçek olmaktan) ne kadar da uzak!”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَيْهَاتَheyhat (ne kadar uzak)
هَيْهَاتَheyhat (ne kadar uzak)
لِمَاşey
تُوعَدُونَsize va'dedilen

Ölümünüzün ardından çürümüş kemik ve toprağa dönüştükten sonra kabirlerinizden diri olarak çıkmak gerçekten çok uzak bir vaattir!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

إِنْ هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثِينَ

Onlar; "Hayatımız, ancak dünya hayatıdır. Ölürüz ve yaşarız. Bizler tekrar diriltilecek değiliz." dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنْdeğildir
هِىَbu
إِلَّاbaşka bir şey
حَيَاتُنَاhayatımız(dan)
ٱلدُّنْيَاdünya
نَمُوتُölürüz
وَنَحْيَاve yaşarız
وَمَاve değiliz
نَحْنُbiz
بِمَبْعُوثِينَtekrar diriltilecek

Onlar; "Hayat, dünya hayatından başka bir şey değildir. Ahiret hayatı yoktur. Yaşayan canlılar ölür ve tekrardan diriltilmezler. Onların ardından başkaları doğar ve (ölünceye kadar) yaşarlar. Bizler, kıyamet günü ölümümüzden sonra hesabın görülmesi için (kabirlerimizden) çıkacak değiliz!" dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًۭا وَمَا نَحْنُ لَهُۥ بِمُؤْمِنِينَ

Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona iman etmiyoruz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنْdeğildir
هُوَO
إِلَّاbaşka bir şey
رَجُلٌbir adam(dan)
ٱفْتَرَىٰuyduran
عَلَىhakkında
ٱللَّهِAllah
كَذِبًۭاyalan
وَمَاve değiliz
نَحْنُbiz
لَهُۥona
بِمُؤْمِنِينَinanıcı(insan)lar

Size, resul olarak gönderildiğini iddia eden bu adam, ortaya attığı iddiası ile Allah hakkında yalan uyduran bir adamdır. Bizler ona iman etmiyoruz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ

O peygamber: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et!" dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
رَبِّRabbim
ٱنصُرْنِىbana yardım et
بِمَاkarşısında
كَذَّبُونِbeni yalanlamaları

Peygamber şöyle dedi: "Rabbim! Beni yalanlamaları sebebi ile onlardan intikam alarak onlara karşı bana yardım et!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

قَالَ عَمَّا قَلِيلٍۢ لَّيُصْبِحُنَّ نَٰدِمِينَ

Allah şöyle buyurdu: "Pek yakında onlar mutlaka pişman olacaklar!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَ(Allah) dedi ki
عَمَّاaz sonra
قَلِيلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَّيُصْبِحُنَّonlar olacaklar
نَٰدِمِينَpişman

Yüce Allah, onun duasına icabet ederek şöyle buyurdu: "Pek yakında senin getirdiklerini yalanlayanlar, yalanlamalarından dolayı pişman olacaklardır!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ بِٱلْحَقِّ فَجَعَلْنَٰهُمْ غُثَآءًۭ ۚ فَبُعْدًۭا لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Derken onları, gerçekleşmesi hak/kaçınılmaz olan bir çığlık yakaladı ve onları bir (sel) süprüntüsü haline getirdik. Uzak olsun öyle zâlim bir kavim!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَخَذَتْهُمُderken onları yakaladı
ٱلصَّيْحَةُo korkunç ses
بِٱلْحَقِّgerçekten
فَجَعَلْنَٰهُمْve onları getirdik
غُثَآءًۭsel süprüntüsü haline
فَبُعْدًۭاuzak olsun
لِّلْقَوْمِkavim
ٱلظَّٰلِمِينَo zalim

İnatlarından dolayı azabı hak etmeleri sebebi ile onları şiddetli bir çığlık yakalayıverdi. Böylece helak, onları selin (alıp biriktirdiği) çer çöp taneleri haline getirdi. Zalim kavim helak olsun!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

ثُمَّ أَنشَأْنَا مِنۢ بَعْدِهِمْ قُرُونًا ءَاخَرِينَ

Sonra onların ardından başka nesiller meydana getirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
أَنشَأْنَاyetiştirdik
مِنۢonların ardından
بَعْدِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُرُونًاnesiller
ءَاخَرِينَbaşka

Onların helakından sonra, Lût -aleyhisselam-'ın kavmi, Şuayb -aleyhisselam-'ın kavmi ve Yunus -aleyhisselam-'ın kavmi gibi başka kavimler ve ümmetler meydana getirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

مَا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ

Hiçbir ümmet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاileri geçemez
تَسْبِقُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْhiçbir
أُمَّةٍümmet
أَجَلَهَاsüresinden
وَمَاve
يَسْتَـْٔخِرُونَgeri kalamaz

Yalanlayan bu ümmetlerden herhangi biri, hangi vesilelere sahip olursa olsun; helak edilmeleri için belirlenmiş olan vaktin önüne geçemez ve onu geciktiremez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

ثُمَّ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَا ۖ كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةًۭ رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُ ۚ فَأَتْبَعْنَا بَعْضَهُم بَعْضًۭا وَجَعَلْنَٰهُمْ أَحَادِيثَ ۚ فَبُعْدًۭا لِّقَوْمٍۢ لَّا يُؤْمِنُونَ

Sonra birbiri ardınca peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete peygamberi geldikçe onu yalanladılar. (Biz de) onları birbiri ardından helâk edip, (ibretlik) konuşulan (olaylar) haline getirdik. Yok olsun iman etmeyen böyle bir toplum!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
أَرْسَلْنَاgönderdik
رُسُلَنَاelçilerimizi
تَتْرَاardı ardına
كُلَّne zaman
مَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَآءَgeldiyse
أُمَّةًۭbir ümmete
رَّسُولُهَاelçileri
كَذَّبُوهُonlar onu yalanladılar
فَأَتْبَعْنَاbiz de onları devirdik
بَعْضَهُمbirbiri ardınca
بَعْضًۭاbirbiri ardınca
وَجَعَلْنَٰهُمْve hepsini yaptık
أَحَادِيثَbirer ibret hikayesi
فَبُعْدًۭاuzak olsun
لِّقَوْمٍۢtoplum
لَّاinanmayan
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Sonra peygamberlerimizi birbiri ardınca gönderdik. Her ümmete kendilerine gönderilen peygamberi geldikçe onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helak ettik de helak edilmiş olan bu ümmetlerden geriye, Rablerinden peygamberlerinin getirdiklerine iman etmeyen bir toplumun helak edildiğine dair insanların konuştuğu (ibretlik) olaylardan başka bir şey kalmadı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

ثُمَّ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ وَأَخَاهُ هَٰرُونَ بِـَٔايَٰتِنَا وَسُلْطَٰنٍۢ مُّبِينٍ

Sonra Mûsâ'yı ve kardeşi Hârûn'u ayetlerimizle ve apaçık delillerle gönderdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
أَرْسَلْنَاgönderdik
مُوسَىٰMusa'yı
وَأَخَاهُve kardeşi
هَٰرُونَHarun'u
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizle
وَسُلْطَٰنٍۢve bir delille
مُّبِينٍapaçık

Sonra, Musa ve kardeşi Harun'u dokuz ayet (asa, el, çekirge, bit, kurbağa, kan, tufan, kıtlık ve mahsullerin azalması) ve açık deliller ile gönderdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا عَالِينَ

Firavun’a ve ileri gelenlerine. Ama onlar büyüklük tasladılar. Zaten onlar kendilerini üstün sayan bir topluluktu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَىٰFir'avn'e
فِرْعَوْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَلَإِي۟هِۦve ileri gelen adamlarına
فَٱسْتَكْبَرُوا۟onlar büyüklük tasladılar
وَكَانُوا۟ve oldular
قَوْمًاbir topluluk
عَالِينَböbürlenen

O ikisini Firavun'a ve kavminin ileri gelenlerine gönderdik. Bunun üzerine onlar büyüklendiler, Musa ve Harun'a iman etmeyi kabul etmediler. Onlar; zulüm ve eziyet ile insanlara üstünlük taslayan bir topluluktu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

فَقَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَٰبِدُونَ

Bu yüzden: "Kavimleri bize kölelik edip dururken, bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz?" demişlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَقَالُوٓا۟dediler
أَنُؤْمِنُinanacak mıyız?
لِبَشَرَيْنِşu iki insana
مِثْلِنَاbizim gibi
وَقَوْمُهُمَاiki adamın kavmi
لَنَاbize
عَٰبِدُونَkölelik ederken

"Onların bize üstün olacakları bir meziyetleri olmadığı ve kavimleri (İsrailoğulları) de bize boyun eğip itaat eden kimseler olduğu halde bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz?" dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا۟ مِنَ ٱلْمُهْلَكِينَ

Böylece o ikisini yalanladılar ve helâk edilenlerden oldular.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَكَذَّبُوهُمَاonları yalanladılar
فَكَانُوا۟ve oldular
مِنَhelak edilenlerden
ٱلْمُهْلَكِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

O ikisinin Allah katından getirdiklerini yalanladılar. Yalanlamaları sebebi ile boğularak helak edilenlerden oldular.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

Andolsun biz Mûsâ'ya, belki onlar hidayeti bulurlar diye kitabı verdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
ءَاتَيْنَاbiz verdik
مُوسَىMusa'ya
ٱلْكِتَٰبَKitabı (Tevrat'ı)
لَعَلَّهُمْbelki onlar
يَهْتَدُونَdoğru yolu bulurlar diye

Ant olsun biz Musa'ya, kavmini hakka iletmesi ve onların bu hak ile amel etmeleri arzusu ile Tevrat'ı verdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

وَجَعَلْنَا ٱبْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُۥٓ ءَايَةًۭ وَءَاوَيْنَٰهُمَآ إِلَىٰ رَبْوَةٍۢ ذَاتِ قَرَارٍۢ وَمَعِينٍۢ

Andolsun ki biz Meryem oğlunu da, anasını da birer ayet kıldık ve onları yüksek ve akarsuyu olan rahat bir yerde barındırdık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلْنَاve kıldık
ٱبْنَoğlunu
مَرْيَمَMeryem
وَأُمَّهُۥٓve annesini
ءَايَةًۭbir mu'cize
وَءَاوَيْنَٰهُمَآve onları yerleştirdik
إِلَىٰbir tepeye
رَبْوَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ذَاتِoturmaya uygun
قَرَارٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَعِينٍۢve suyu bulunan

Meryem'in oğlu İsa'yı ve annesi Meryem'i kudretimize delalet eden birer ayet kıldık. Meryem, ona babasız olarak hamile kaldı. Biz, o ikisini yüksek, akarsuyu olan, düzgün ve meskun bir yere yerleştirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Mü'minûn Sûresi, "Müminler gerçekten kurtuluşa ermiştir" cümlesiyle açılır ve bu başarının somut özelliklerini sıralar. Namazda derin saygı, boş ve yararsız sözlerden uzak durma, zekât sorumluluğu, iffeti koruma, emanet ve sözleşmelere bağlılık ile namazları gözetme ilk bölümün omurgasını oluşturur. Kurtuluş, yalnız kimlik beyanına değil, ibadet, dil, beden ve toplumsal güvenilirliğin birlikte şekillenmesine bağlanır. İnsanın topraktan ve nutfeden başlayarak aşamalı yaratılışı anlatılır; ardından ölüm ve yeniden diriliş hatırlatılır. Gökyüzü, yağmur, hurma ve üzüm bahçeleri, zeytin ağacı ve hayvanların sağladığı imkânlar nimet delilleri olarak sıralanır. Nûh, Mûsâ, Hârûn ve diğer peygamberlerin tebliğleri aynı temel çağrının devamı şeklinde sunulur. "Bu ümmetiniz tek bir ümmettir" ifadesi peygamberlerin mesajındaki birlik fikrini güçlendirir; insanların dini parçalara ayırıp kendi gruplarıyla övünmesi eleştirilir. Sûrede servet ve çocukların kişiye hemen iyilik kazandırdığı zannı sorgulanır. Allah'ın nimet vermesi her davranışı onayladığı anlamına gelmez. İnananlar ise iyilik yaptıkları hâlde Rablerine döneceklerini bildikleri için kalpleri ürperen kişiler olarak tanımlanır; bu, ibadet ile kendini beğenmişlik arasındaki farkı gösterir. Son bölümde dünya hayatının kısalığı, hesap ve "Rabbim bağışla, merhamet et" duası yer alır. Mü'minûn Sûresi ideal mümini ulaşılmaz bir portre olarak değil, davranış alanları üzerinden okunabilir bir ölçü olarak sunar: Namazdaki huşû, gündelik dildeki ciddiyetle; emanet bilinci, ahiret hesabıyla tamamlanır.

Ana Temalar

  • Müminlerin davranış özellikleri
  • İnsanın aşamalı yaratılışı
  • Nimetler ve şükür
  • Peygamberlerin ortak tevhid çağrısı
  • Servetin ilâhî onay sanılması yanılgısı

Ne Zaman Okunur?

Mü'minûn Sûresi'nin belirli bir gün veya dilek için okunmasına dair bağlayıcı bir uygulama yoktur. İlk on bir ayet, kişinin ibadet ve ahlâk alışkanlıklarını değerlendirebileceği bir kontrol listesi gibi okunabilir; fakat ayetler başkalarının imanını yargılama aracı yapılmamalıdır. Sûrenin yaratılış bölümleri bilimsel ders kitabı yerine, insanın kökeni ve sorumluluğu üzerine tefekkür çağrısıdır.

Kurtuluş ölçütlerini davranış alanlarıyla okumak

Mü'minûn'un ilk ayetleri imanlı kişiyi tek bir ibadetle tanımlamaz. Namazdaki huşû, boş sözden uzak durma, ekonomik paylaşım, iffet, emanet ve sözleşmeye bağlılık aynı portrede birleşir. Bu liste başkalarını kolayca dışlamak için değil, kişinin kendi dindarlığında hangi alanların birbirinden koptuğunu görmesi için kullanılmalıdır.

Yaratılış ayetlerinin amacı

İnsanın rahimdeki aşamalarından söz eden ayetler modern bilimsel terimlerin birebir sözlüğü değildir. Kur'an burada başlangıçtaki güçsüzlüğü, yaratılışın düzenini ve ölümden sonra diriliş imkânını düşündürür. Bilimsel bulgularla ilişki kurulabilir; ancak değişken teorileri ayetin tek ve kesin anlamı ilan etmek hem bilimi hem tefsiri gereksiz bir çatışmaya sürükleyebilir.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Mü'minûn Sûresi'nin ilk ayetleri kimi anlatır?

Namazda huşû gösteren, boş sözlerden uzak duran, zekât sorumluluğunu yerine getiren, iffetini koruyan, emanet ve sözlerine bağlı olan müminlerin özelliklerini sıralar. Kurtuluşu yalnız sözlü aidiyete değil davranış bütünlüğüne bağlar.

Mü'minûn 12–14. ayetler yaratılışı nasıl anlatır?

İnsanın topraktan gelen öz, nutfe ve rahimdeki aşamalar üzerinden yaratıldığı bildirilir. Ayetlerin amacı embriyoloji terimleri öğretmekten önce, insanın başlangıçtaki güçsüzlüğünü ve yaratılışın ilâhî kudrete işaret eden yönünü hatırlatmaktır.

Mü'minûn Sûresi'nde çok mal ve çocuk neden eleştirilir?

Servet ve çocuk sahibi olmak başlı başına kötü sayılmaz. Eleştirilen, bunların Allah'ın kişiden kesin olarak razı olduğunun kanıtı sanılmasıdır. Nimet, aynı zamanda şükür ve sorumluluk sınavıdır.

Mü'minûn 1–11 ayetlerde kaç özellik sayılır?

Ayetlerde namazda huşû, boş sözden uzak durma, zekât, iffet, emanet ve sözlere bağlılık ile namazları koruma gibi birbirini tamamlayan özellikler yer alır. Sayımdan çok, ibadet ve ahlâkın bütünlüğü önemlidir.

Mü'minûn 14'teki "başka bir yaratış" ne anlama gelir?

İnsanın rahimdeki aşamalardan sonra farklı bir yaratılışla meydana getirildiği bildirilir. Tefsirlerde ruhun verilmesi ve insan biçiminin tamamlanması gibi açıklamalar bulunur. Ayetin ana amacı yaratılıştaki kudret ve düzeni düşündürmektir.

Tüm sorular →

Kaynaklar