17. Sûre · Mekke · 111 Ayet
الإسراء
İSRÂ SÛRESİ
Gece Yolculuğu
Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
سُبْحَٰنَ ٱلَّذِىٓ أَسْرَىٰ بِعَبْدِهِۦ لَيْلًۭا مِّنَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ إِلَى ٱلْمَسْجِدِ ٱلْأَقْصَا ٱلَّذِى بَٰرَكْنَا حَوْلَهُۥ لِنُرِيَهُۥ مِنْ ءَايَٰتِنَآ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ
Bir gece kulunu, Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya ayetlerimizi ona göstermek için götüren (Allah her türlü noksanlıktan) münezzehtir. Şüphesiz O, her şeyi işitendir, görendir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, kendisinden başka hiçbir kimsenin gücü yetmeyeceği şeylere gücü yettiğinden dolayı her türlü noksanlıktan beridir ve yücedir. O kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i ruhu ve bedeni ile uyanık olarak gecenin bir bölümünde, etrafını meyveler, ekinler ve peygamberlerin -aleyhimusselam- oraya yerleşmesiyle mübarek kıldığımız Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürmüştür. Bunu da her türlü noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın kudretine delil olan bazı ayetlerini görmesi için yapmıştır. Şüphesiz O, kendisinden hiçbir işitilenin gizlenemeyeceği her şeyi ve yine kendisinden hiçbir görünenin saklanamayacağı her görüneni görendir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلْنَٰهُ هُدًۭى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَلَّا تَتَّخِذُوا۟ مِن دُونِى وَكِيلًۭا
Mûsâ’ya kitap verdik. O kitabı, İsrailoğulları için, "Benden başkasını vekil edinmeyin!" diye hidayet (rehberi) kıldık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Biz, Musa -aleyhisselam-'a Tevrat'ı verdik ve onu İsrailoğulları'na hidayet edici ve rehber kıldık. Ve İsrailoğulları'na şöyle dedik: "İşlerinizi kendisine havale ederek benden başkasını vekil edinmeyin. Bilakis sadece bana tevekkül ediniz."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَبْدًۭا شَكُورًۭا
Ey Nûh’la birlikte taşıdığımız kimselerin soyu/torunları! Doğrusu Nûh, çok şükreden bir kuldu.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Siz, Allah'ın Nuh -aleyhisselam- ile beraber tufanda boğulmaktan kurtardığı kimselerin neslindensiniz. Bu nimeti hatırlayınız. Sadece Allah Teâlâ'ya ibadet ve itaat ederek şükrediniz. Ve bu hususta Nuh -aleyhisselam-'a uyunuz. Doğrusu Nuh, Allah Teâlâ'ya çokça şükrederdi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَقَضَيْنَآ إِلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ فِى ٱلْكِتَٰبِ لَتُفْسِدُنَّ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْلُنَّ عُلُوًّۭا كَبِيرًۭا
Kitapta, İsrailoğulları'na: “Yeryüzünde iki defa bozgunculuk çıkaracaksınız, büyük bir azgınlıkla kibirlenip taşkınlık yapacaksınız” diye bildirmiştik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Biz,Tevrat'ta işledikleri günahlar ve yapmış oldukları şımarıklık sebebiyle yeryüzünde onlardan iki defa kötülüğün vuku bulacağını, zulümle, haksızlıkla insanlara sahip oluyorsunuz ve onların üzerinde hakimiyet kurmada haddi aşıyorsunuz diye İsrailoğulları'na haber verdik ve bildirdik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ أُولَىٰهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًۭا لَّنَآ أُو۟لِى بَأْسٍۢ شَدِيدٍۢ فَجَاسُوا۟ خِلَٰلَ ٱلدِّيَارِ ۚ وَكَانَ وَعْدًۭا مَّفْعُولًۭا
Birincisinin zamanı gelince, üzerinize güç kuvvet sahibi kullarımızı gönderdik de ülkeyi baştan başa dolaşarak (sizi) aradılar. Bu, gerçekleşmiş bir vaad idi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar tarafından birinci bozgunculuk hasıl olunca, üzerlerine güçlü kuvvetli kullarımızı göndeririz ve musallat ederiz. Onları, öldürürler ve onları kovarlar. Bunlar meskenleri arasında dolaşarak geçtikleri yerleri fesada uğratırlar. Bu kullarımız uğradıkları yerleri yıkıp bozarlar. Bu Allah'ın mutlaka yerine getireceği ve gerçekleşecek olan bir vaattir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ ٱلْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَأَمْدَدْنَٰكُم بِأَمْوَٰلٍۢ وَبَنِينَ وَجَعَلْنَٰكُمْ أَكْثَرَ نَفِيرًا
Sonra size bunlara karşı tekrar üstünlük verdik. Mallarla, oğullarla yardımınıza yetiştik, sayınızı da çoğalttıkça çoğalttık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey İsrailoğulları!- Siz Allah'a tövbe ettiğinizde size musallat olanlardan tekrar devletinizi geri alıp, iade ettik. Mallarınız gasp edilip talan edildikten sonra tekrar size mal verdik ve evlatlarınız esir edildikten sonra size tekrar geri verdik. Böylece sizin sayınızı düşmanlarınızdan daha fazla çoğalttık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنْ أَحْسَنتُمْ أَحْسَنتُمْ لِأَنفُسِكُمْ ۖ وَإِنْ أَسَأْتُمْ فَلَهَا ۚ فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ ٱلْءَاخِرَةِ لِيَسُۥٓـُٔوا۟ وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا۟ ٱلْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍۢ وَلِيُتَبِّرُوا۟ مَا عَلَوْا۟ تَتْبِيرًا
Eğer iyilik ederseniz kendinize, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. İkincinin zamanı geldiğinde de yüzünüzü kötü bir duruma soksunlar, birincisinde mescide girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye düşmanlar gönderdik).
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey İsrailoğulları!- Eğer sizden istenilen şekilde iyi amel işlerseniz, bunun sevabı size döner. Sizin yapmış olduğunuz amellerinize yüce Allah'ın hiçbir ihtiyacı yoktur. Eğer kötü amel işlerseniz bunun sonucu size döner. İyi amellerinizin Allah Teâlâ'ya hiçbir faydası olmadığı gibi yaptığınız kötülüğün hiçbiri de O'na zarar veremez. İkinci fesat çıkarmanızın zamanı geldiğinde, sizi zelil etmeleri için tekrar düşmanlarınızı sizin üzerinize musallat ederiz. Size aşağılamanın çeşitlerinden tattırarak kötülük yapıp yüzlerinizi karartacaklardır. İlk geldiklerinde girip tahrip ettikleri gibi Beytu'l-Makdis'e girecekler ve tahrip edecekler ve memlekette ele geçirdikleri her yeri tamamen yıkıp, talan edeceklerdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يَرْحَمَكُمْ ۚ وَإِنْ عُدتُّمْ عُدْنَا ۘ وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَٰفِرِينَ حَصِيرًا
Rabbinizin size merhamet edeceğini umabilirsiniz, ama dönerseniz Biz de döneriz. Öyle ya Biz cehennemi kâfirlere bir zindan yaptık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey İsrailoğulları!- Bu şiddetli intikamdan sonra tövbe ederseniz ve iyi ameller işlerseniz, umulur ki Rabbiniz size merhamet eder. Eğer tekrar üçüncü kere veya daha çok fesat yapmaya dönerseniz, biz de tekrar sizden intikam almaya ve sizi cezalandırmaya döneriz. Cehennemi, Allah'a karşı isyan eden kâfirler için hiç çıkamayacakları ebedî olarak yatacakları bir yer yaptık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ يَهْدِى لِلَّتِى هِىَ أَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًۭا كَبِيرًۭا
Şüphesiz bu Kur’an, en doğru yolu gösterir. Salih amel işleyen Müminlere, büyük mükâfat olduğunu müjdeler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an, en güzel yolu gösterir ve o da İslam'ın yoludur. Aynı zamanda salih amel işleyen Müminlere Allah katından onları sevindiren büyük mükâfatların olduğunu müjdeler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًۭا
Ahirete iman etmeyenlere de acı veren bir azap hazırladık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kıyamet gününe iman etmeyenlere ise onları üzen haberi verir. O haber ise, şüphesiz biz onlar için kıyamet gününde acı veren bir azap hazırlandığıdır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَيَدْعُ ٱلْإِنسَٰنُ بِٱلشَّرِّ دُعَآءَهُۥ بِٱلْخَيْرِ ۖ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ عَجُولًۭا
İnsan hayra dua ediyormuş gibi, (kendisi için) şerre de dua eder. İnsan pek acelecidir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İnsan; iyilik için dua ettiği gibi cahilliğinden dolayı öfkelendiğinde kendi nefsi, çocuğu ve malı üzerine musibet gelmesi/şer gelmesi için dua eder. Şayet biz onun şer için (kendisi aleyhine) yapmış olduğu duasına icabet etmiş olsaydık, kendisi, malı ve çocuğu helak olurdu. İnsanoğlu aceleci yaratıldığından dolayı kendisine zarar verebilen davranışlarda bulunmada dahi acele eder.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ءَايَتَيْنِ ۖ فَمَحَوْنَآ ءَايَةَ ٱلَّيْلِ وَجَعَلْنَآ ءَايَةَ ٱلنَّهَارِ مُبْصِرَةًۭ لِّتَبْتَغُوا۟ فَضْلًۭا مِّن رَّبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا۟ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلْحِسَابَ ۚ وَكُلَّ شَىْءٍۢ فَصَّلْنَٰهُ تَفْصِيلًۭا
Biz geceyi ve gündüzü iki ayet kıldık. Gece ayetini görünmez (karanlık) ve Rabbinizin bol nimetini aramanız ve de yılların sayısını ve hesabı öğrenmeniz için; gündüz ayetini ise aydınlık kıldık. Biz her şeyi yeterince açıkladık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Gece ve gündüzü Allah'ın vahdaniyetini/birliğini ve kudretini gösteren iki işaret olarak yarattık. Çünkü gece ve gündüz arasında, uzama-kısalma, sıcaklık-soğukluk bakımından farklılıklar vardır. Geceyi dinlenip istirahat etmek için karanlık kıldık. Allah'ın lütfuyla sizin için takdir ettiği rızkı aramanız için gündüzü aydınlık, senelerin sayısını ve ihtiyaç duyduğunuz vakitlerin, ayların, günlerin ve saatlerin hesabını öğrenmeniz için gece ve gündüzü birbirlerini takip eder kıldık. Eşyaların ayrılması için her şeyi apaçık ve net olarak birbirinden ayırdık. Böylelikle hak eden, hak etmeyenden ayrılır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَكُلَّ إِنسَٰنٍ أَلْزَمْنَٰهُ طَٰٓئِرَهُۥ فِى عُنُقِهِۦ ۖ وَنُخْرِجُ لَهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ كِتَٰبًۭا يَلْقَىٰهُ مَنشُورًا
Her insanın boynuna amelini dolarız. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Her insanın yaptığı amelini boynunda takılı kolye gibi sürekli kendisine yapışık kılarız. (O kolye) hesaba çekileceği güne kadar ondan hiç ayrılmayacaktır. Kıyamet gününde içerisinde işlemiş olduğu bütün hayır ve şer amelleri olan önünde açılmış, yayılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱقْرَأْ كِتَٰبَكَ كَفَىٰ بِنَفْسِكَ ٱلْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيبًۭا
Kitabını oku! Bugün hesabını görücü olarak kendi kendine yetersin.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O gün kendisine, şöyle diyeceğiz: -Ey insan!- Kitabını oku ve amellerinle ilgili hesabını görücü olarak bu işi sen üstlen. Kıyamet gününde kendi kendini hesaba çekici olarak yetersin.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
مَّنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا ۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌۭ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۗ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّىٰ نَبْعَثَ رَسُولًۭا
Hidayet yoluna giren kimse ancak kendisi için girmiş olur. Sapan kimsenin de sapıklığı ancak kendi aleyhinedir. Hiçbir günahkâr bir başkasının günahını yüklenmez. Biz, rasûl göndermedikçe azap etmeyiz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kim iman ederek, hidayete yönelirse, hidayetinin sevabı kendisine aittir. Kim saparsa, sapıklığının cezası kendisine aittir. Hiçbir nefis başka bir nefsin günahını taşımaz. Biz hiçbir bir topluma hücceti ikame edip onlara bir resul göndermedikçe azap etmeyiz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِذَآ أَرَدْنَآ أَن نُّهْلِكَ قَرْيَةً أَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُوا۟ فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا ٱلْقَوْلُ فَدَمَّرْنَٰهَا تَدْمِيرًۭا
Biz bir ülkeyi helak etmek istediğimiz zaman, oranın ileri gelenlerine (itaat etmelerini) emrederiz ama onlar yoldan çıkarlar. Artık onun üzerine söz (azap) kesinleşir de onu tümüyle helak ederiz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Biz bir memleketi, yapmış olduğu zulümlerinden dolayı helak etmek istediğimiz zaman nimetin azdırdığı kimselere Allah'a itaat etmelerini emrederiz. Onlar ise emrimizi yerine getirmezler. Bilakis isyan eder ve itaat etmekten uzak olurlar. Bundan dolayı onlar kendilerini tamamen yok edecek azabın üzerlerine gelmesini hak etmiş olurlar. Böylece biz onları köklerinden yerle bir eden azapla yok ederiz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِنَ ٱلْقُرُونِ مِنۢ بَعْدِ نُوحٍۢ ۗ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًۭا
Nûh’tan sonra nice nesilleri helak ettik. Rabbinin kullarının bütün günahlarından hakkıyla haberdar ve görücü olması yeter.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Nuh'tan sonra Âd ve Semûd gibi yalanlayan nice ümmetleri/kavimleri helak ettik. -Ey Resul!- Yüce Rabbin kullarının günahlarını hakkıyla bilen ve onlardan hakkıyla haberdar olması yeter. Günahlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. İşlemiş oldukları günahlara göre onlara karşılığını verecektir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
مَّن كَانَ يُرِيدُ ٱلْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُۥ فِيهَا مَا نَشَآءُ لِمَن نُّرِيدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُۥ جَهَنَّمَ يَصْلَىٰهَا مَذْمُومًۭا مَّدْحُورًۭا
Kim, çarçabuk olanı/dünyayı isterse, orada dilediğimiz kimseye acele isteğini veririz. Sonra onu Cehennem'e koyarız. O burayı kınanmış ve kovulmuş olarak boylar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kimin niyetinde yaptığı hayır işlerle ilgili olarak dünya varsa ve ahirete de iman etmeyip, önem vermiyorsa dünya hayatında onun istediklerini değil, bizim onun için dilediğimiz nimetleri ona çabucak veririz. Bunu dilediğimiz kimse için yaparız. Sonra da kıyamet gününde onun gireceği yer ateşinin sıcaklığından sıkıntı çekeceği Cehennem olur. Bu kimse dünyayı tercih edip, ahireti inkâr etmesinden dolayı yerilmiş ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak Cehennem'e girecektir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَمَنْ أَرَادَ ٱلْءَاخِرَةَ وَسَعَىٰ لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌۭ فَأُو۟لَٰٓئِكَ كَانَ سَعْيُهُم مَّشْكُورًۭا
Kim de ahireti ister ve bir Mümin olarak tüm çabasıyla onun için gayret ederse, işte bunların gayretleri makbuldür.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kim yapmış olduğu hayır amellerle ahireti kast edip riyadan, gösterişten uzak durursa ve o Allah'ın iman edilmesini farz kıldığı şeylere iman ederse işte onlar Müminlerin vasıflandıkları vasıflara haiz olanlardır. Çalışmaları Allah katında makbuldür ve Allah Teâlâ bu iyi amellerinin karşılığını onlara verecektir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
كُلًّۭا نُّمِدُّ هَٰٓؤُلَآءِ وَهَٰٓؤُلَآءِ مِنْ عَطَآءِ رَبِّكَ ۚ وَمَا كَانَ عَطَآءُ رَبِّكَ مَحْظُورًا
Her birine, onlara da, bunlara da Rabbinin nimetinden ardarda veririz. Rabbinin ihsanı kimseye yasak kılınmış değildir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Facir olan ve salih olan her iki insan topluluğuna Rabbinin ihsanı olarak kesintisiz bir şekilde artırarak veririz. Rabbinin vermiş olduğu ihsan/rızık dünyada ne salihlerden ve ne de facirlerden hiçbirisine yasaklanmış değildir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱنظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ ۚ وَلَلْءَاخِرَةُ أَكْبَرُ دَرَجَٰتٍۢ وَأَكْبَرُ تَفْضِيلًۭا
Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Şüphesiz ahiret, derece ve üstünlük bakımından daha büyüktür.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Mümin olsun kâfir olsun, dünyada rızık ve makamlar vermede insanları birbirlerine nasıl üstün kıldığımızı iyice düşün. Oysa ahiret verilen nimetlerin dereceleri bakımından dünyadan daha büyük farklılıklara sahiptir ve daha üstündür. Müminler bunu (ahireti) elde etmek için daha hırslı/gayretli olmalıdırlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لَّا تَجْعَلْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَقْعُدَ مَذْمُومًۭا مَّخْذُولًۭا
Allah ile birlikte bir başka ilah edinme! Yoksa, kınanmış ve terkedilmiş olursun.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey kul!- Allah ile birlikte kendisine ibadet ettiğin bir başka ilah edinme. Yoksa Allah katında ve salih kulların nezdinde kınanmış, kötülenmiş, seni hiçbir övenin olmadığı, sana hiçbir yardım edenin olmadığı kendi başına terk edilmiş biri olursun.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
۞ وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًا ۚ إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ ٱلْكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّۢ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلًۭا كَرِيمًۭا
Rabbin, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi ve ana babaya iyilik etmenizi emretmiştir. Eğer, onlardan biri veya her ikisi de senin yanında ihtiyarlayacak olurlarsa, onlara “Öf!” bile deme! Onları azarlama. Onlara güzel söz söyle.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey kul!- Rabbin, kendisinden başkasına ibadet edilmemesini, anne ve babaya özellikle de yaşlandıkları zaman iyilik etmeni emretti. Eğer onlardan biri yahut her ikisi de senin yanında ihtiyarlığa erişirlerse onlardan usandığını ve bıktığını gösteren "Öf" sözüyle dahi onları azarlama ve onlara kaba söz söyleme. Onlara hoşlanacakları yumuşak, güzel ve edep içeren söz söyle.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ ٱلذُّلِّ مِنَ ٱلرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ٱرْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِى صَغِيرًۭا
Onlara merhamet ile tevazu kanadını indir ve şöyle dua et: “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara merhamet et.''
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine merhametten ileri gelen tevazu kanadını indir ve şöyle de: "Ey Rabbim! Küçüklüğümde onlar bana bakıp terbiye ettikleri gibi, şimdi sen de onlara merhamet et."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا فِى نُفُوسِكُمْ ۚ إِن تَكُونُوا۟ صَٰلِحِينَ فَإِنَّهُۥ كَانَ لِلْأَوَّٰبِينَ غَفُورًۭا
İçinizdekini en iyi Rabbiniz bilir. Eğer salih kimseler olursanız, şüphesiz O, kendisine dönenlere çok mağfiret edendir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey insanlar!- Rabbiniz kendisine yaptığınız ibadette, iyi amellerde ve anne babaya yapılan iyilikte kalplerinizdeki ihlasınızı çok iyi bilir. Eğer yapmış olduğunuz ibadetlerinizde, anne babanıza ve başkalarına karşı yapmış olduğunuz muamelelerinizdeki niyetiniz salih olursa, şüphesiz Allah -Subhânehu ve Teâlâ- önceden yapmış olduğu günahlarından dönüp tövbe edenleri bağışlar. Kim Rabbine veya anne babasına itaatinde önceden yapmış olduğu taksirinden dolayı tövbe ederse Yüce Allah onu bağışlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَءَاتِ ذَا ٱلْقُرْبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلْمِسْكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا
Akrabaya, düşküne ve yolda kalmışa hakkını ver. Fakat, saçıp savurma!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Mümin!- Akrabalık bağı olana, ihtiyaç sahibi fakire ve yolda kalmışa hakkını ver. Malını (Allah'a) isyan edilen bir yolda harcama veya israf ederek gereksiz yere saçıp savurma.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ ٱلْمُبَذِّرِينَ كَانُوٓا۟ إِخْوَٰنَ ٱلشَّيَٰطِينِ ۖ وَكَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ لِرَبِّهِۦ كَفُورًۭا
Çünkü saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz mallarını masiyet yollarında harcayanlar ve infakta israf edenler, şeytanların kardeşleridirler. Şeytanların israf ve savurganlık yapmaları için onlara olan emirlerine itaat ederler. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür. Ancak içinde isyan ve günah olan şeyi yapar ve Rabbini öfkelendirip gazaplandıran şeyi emreder.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ٱبْتِغَآءَ رَحْمَةٍۢ مِّن رَّبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُل لَّهُمْ قَوْلًۭا مَّيْسُورًۭا
Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti istemek için onlardan yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak bir söz söyle.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Henüz Allah'ın sana vereceği rızkı beklemekteysen ve şayet onlara verecek bir şeye sahip değilsen, en azından bu durumda onlara yumuşak söz söyle. Onların rızıklarının genişlemesi için dua et. Yahut, yüce Allah'tan sana bir nimet gelmesi halinde, onlara vereceğine dair vaatte bulun.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَىٰ عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ ٱلْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًۭا مَّحْسُورًا
Elini boynuna asıp bağlama (cimri olma), büsbütün eli açık da olma (israf etme); yoksa kınanmış olarak, pişmanlık içinde kalakalırsın.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Elini infak etmemesi için tutup,alı koyma. Elini büsbütün açıp infakta israf etme, yoksa kınananlardan olursun. İsraf ettiğinden dolayı infak edemez duruma gelirsin. Harcayacak bir şey bulamadığında elini infak etmemesi için tutarsan cimriliğinden dolayı insanlar seni kınarlar/ayıplarlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًۭا
Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve (dilediği kimsenin de) daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Rabbin şüphesiz kesin bir hikmetten dolayı dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediği kimsenin de daraltır. Şüphesiz O, kullarını hakkıyla bilendir; onları görendir. Onların hiçbir şeyi kendisine gizli kalmaz. Onlar için emrini istediği gibi sarf eder.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُمْ خَشْيَةَ إِمْلَٰقٍۢ ۖ نَّحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَإِيَّاكُمْ ۚ إِنَّ قَتْلَهُمْ كَانَ خِطْـًۭٔا كَبِيرًۭا
Yoksulluk korkusu ile sakın çocuklarınızı öldürmeyin. Biz onları da rızıklandırırız sizi de. Onları öldürmek büyük günahtır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Gelecekte onlara yapacağınız harcamadan dolayı fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyiniz. Biz onların da sizin de rızkınızı üstlendik. Şüphesiz onların öldürülmesi büyük günahtır. Çünkü öldürülmelerini gerektiren ne bir günahları ve ne de herhangi bir sebep vardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَا تَقْرَبُوا۟ ٱلزِّنَىٰٓ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ فَٰحِشَةًۭ وَسَآءَ سَبِيلًۭا
Zinaya asla yaklaşmayın! Çünkü o, çirkin bir iştir, kötü bir yoldur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Zinadan sakının! Ona teşvik eden şeyden de uzak durun. Şüphesiz zina son derece çirkin bir iştir. Soyların birbirleriyle karışmasına ve Allah'ın azabına götüren kötü bir yoldur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۗ وَمَن قُتِلَ مَظْلُومًۭا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّهِۦ سُلْطَٰنًۭا فَلَا يُسْرِف فِّى ٱلْقَتْلِ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ مَنصُورًۭا
Allah’ın haram kıldığı bir cana, hak ile olmadıkça asla kıymayın! Kim, haksız yere öldürülürse, onun velisine (katil hakkında) bir yetki verdik. Fakat, o da öldürme/kısas konusunda aşırıya gitmesin. Çünkü ona/veliye yardım edilmiştir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yüce Allah'ın iman etme veya eman ile kanını haram kıldığı bir nefsi dinden dönme, ihsan (evli olmak ya da başından evlilik geçmiş olmak) olduktan sonra yahut da kısas gibi canını mübah kılan sebeplerden herhangi birisi olmadan öldürmeyin. Kim öldürülmesini mübah kılan bir sebep olmadan (haksız yere) mazlum olarak öldürülürse, varislerinden velayet hakkı olana katilin kısasla öldürülmesini talep etme, hiçbir karşılık talep etmeden affetme, diyet alıp affetme yetkisi verdik.(Öldürülenin velisinin) öldüren kimseyi kısasla öldürürken temsil yaparak (uzuvlarını kopararak), öldürdüğü şekilden başka bir şekilde öldürerek ya da katilden başkasını öldürerek Allah'ın kendisine mübah kıldığı haddi aşmaması gerekir. Çünkü maktulün velisine sadece meşru kılınan cezalar hususunda destek verilmiş ve yardım edilmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ ۚ وَأَوْفُوا۟ بِٱلْعَهْدِ ۖ إِنَّ ٱلْعَهْدَ كَانَ مَسْـُٔولًۭا
Ergenlik çağına gelinceye kadar, en güzel şekilde olması müstesnâ yetimin malına yaklaşmayın. Bir de ahde vefa gösterin. Çünkü ahitten sorumluluk vardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Babası vefat edip yetim kalan çocukların malını aklının ve olgunluğunun kemale erdiği erginlik çağına gelinceye kadar güzel bir şekilde muhafaza edip, işleterek arattırmak amacı dışında kullanmayın. Allah ile aranızdaki ve kullar ile aranızdaki ahdi bozmadan tam ve eksiksiz olarak yerine getirin. Muhakkak Allah, verilen ahde vefa gösterene kıyamet gününde soracak; vermiş olduğu ahdi yerine getirmişse onu mükâfatlandıracak ve eğer yerine getirmemişse onu cezalandıracaktır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ إِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ ۚ ذَٰلِكَ خَيْرٌۭ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًۭا
Bir şeyi tarttığınız zaman, tam tartın. Doğru terazi ile tartın. Bu hayırlıdır ve sonuç itibariyle de en iyisidir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Başkasına tarttığınız zaman eksiksiz ve tam olarak tartın. Hiç eksik tartmayan ve değerini düşürmeyen teraziyle tartın. Çünkü böyle yapılan ölçü ve tartı, hem dünyada ve hem de ahirette sizin için daha hayırlıdır. Hakkını vererek yapılan iş, ölçülerde ve tartılarda eksik tartarak az vermekten çok daha güzel bir sonuç doğurur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ ۚ إِنَّ ٱلسَّمْعَ وَٱلْبَصَرَ وَٱلْفُؤَادَ كُلُّ أُو۟لَٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْـُٔولًۭا
Bilmediğin bir şeyin ardına düşme! Zira kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Âdemoğlu!- Bilmediğin bir şeyin zanların, varsayımların ve sezgilerin ardına düşme! Şüphesiz insan kulak, göz ve kalbini kullanarak işlediği hayır ve şerden sorumludur. Zira yaptığı hayır üzerine mükâfat verilir ve yaptığı şer üzerine de cezalandırılır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَا تَمْشِ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَحًا ۖ إِنَّكَ لَن تَخْرِقَ ٱلْأَرْضَ وَلَن تَبْلُغَ ٱلْجِبَالَ طُولًۭا
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Sen, ne yeri yarabilirsin ne de boyca dağlara erişebilirsin.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yeryüzünde kibirlenerek ve böbürlenerek yürüme! Eğer kendini üstün görerek yürürsen, sen hiç bir zaman bu yürüyüşünle yeri yaramazsın. Ve boyunun uzunluğuyla da dağların eriştiği uzunluğa ve yüksekliğe erişemezsin. O halde neden kibirlenirsin?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
كُلُّ ذَٰلِكَ كَانَ سَيِّئُهُۥ عِندَ رَبِّكَ مَكْرُوهًۭا
Bunların hepsi de Rabbinin katında kötü olan şeylerdir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey insan!- Burada zikri geçen kötülüklerin hepsi yasaktır. Yüce Allah onları yapandan razı olmaz. Bilakis nefret eder ve sevmez.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ذَٰلِكَ مِمَّآ أَوْحَىٰٓ إِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ ٱلْحِكْمَةِ ۗ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتُلْقَىٰ فِى جَهَنَّمَ مَلُومًۭا مَّدْحُورًا
İşte bu, Rabbinin sana hikmet olarak vahyettiği şeylerdir. Allah ile birlikte bir başka ilah edinme! Yoksa, kınanmış ve kovulmuş olarak Cehennem'e atılırsın.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İşte bu, Rabbinin sana açıklamış olduğu emir-yasak ve hükümler hikmet olarak vahyettiği şeylerdendir. -Ey insan!- Allah ile birlikte bir başka ilah edinme! Kıyamet gününde hem nefsin ve hem de insanlar seni kınarlar ve bütün hayırlardan kovulmuş ve kınanmış olarak Cehennem'e atılırsın.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَفَأَصْفَىٰكُمْ رَبُّكُم بِٱلْبَنِينَ وَٱتَّخَذَ مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنَٰثًا ۚ إِنَّكُمْ لَتَقُولُونَ قَوْلًا عَظِيمًۭا
Rabbiniz, size erkekleri seçti de, meleklerden kız mı edindi? Siz, çok büyük söz söylüyorsunuz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey müşrikler!- Meleklerin Allah'ın kızları olduğunu iddia ediyorsunuz ve Rabbiniz size oğulları tahsis edip de kendisine meleklerden kızlar edindiğini mi söylüyorsunuz? Allah -Subhânuhu ve Teâlâ- söylemiş olduklarınızdan çok yücedir. Kesinlikle siz her noksanlıktan münezzeh Allah -Subhânehu ve Teâlâ- hakkında son derece çirkin ve büyük bir lâf ediyorsunuz. O'na çocuk nispet edip küfürde daha da aşırı giderek kızların Allah'a ait olduğunu iddia ediyorsunuz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ لِيَذَّكَّرُوا۟ وَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا نُفُورًۭا
Bu Kur’an’da, öğüt alsınlar diye ayrıntılı olarak açıklamalar yaptık. Fakat, bu onların sadece kaçışlarını artırdı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İnsanların öğütleri kabul edip ve kendilerine faydalı olanı almaları, zarar vereni de terk edip bırakmaları için biz, bu Kur'an'da, hükümleri, öğütleri, kıssaları ayrıntılı olarak açıkladık. Ne var ki, bu durum fıtratları ters yüz olan kimselerin hakka karşı nefretini arttırmaktan ve ondan uzaklaşmalarından başka bir işe yaramadı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قُل لَّوْ كَانَ مَعَهُۥٓ ءَالِهَةٌۭ كَمَا يَقُولُونَ إِذًۭا لَّٱبْتَغَوْا۟ إِلَىٰ ذِى ٱلْعَرْشِ سَبِيلًۭا
De ki: Eğer O’nunla birlikte, dedikleri gibi başka bir ilah olsaydı, o zaman Arş'ın sahibine (galip gelmek için) bir yol ararlardı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: İftira ve yalan atarak söylediklerine göre eğer Allah Teâlâ ile birlikte başka ilahlar olsaydı, var olduğu iddia edilen o mabutlar (batıl ilahlar) arşın sahibi olan Yüce Allah ile mülkünde çekişip O'na galip gelmek için bir yol ararlardı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يَقُولُونَ عُلُوًّۭا كَبِيرًۭا
Allah, bunların söylediklerinden münezzehtir, pek yücedir/yüksektedir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Fakat Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, müşriklerin O'nu vasfettiklerinden münezzehtir, mukaddestir. Çok yüce ve uludur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ ٱلسَّبْعُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ ۚ وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِۦ وَلَٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ ۗ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًۭا
Yedi gök, yer ve onların içinde kim varsa O’nu tesbih eder. O’na hamt ederek, tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat, siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz O, Halim'dir, çokça mağfiret edendir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Gökler Allah'ı tespih eder. Yer Allah'ı tespih eder. Göklerde ve yerde bulunan yaratılmışların hepsi yüce Allah'ı tespih ederler. Hiçbir varlık yoktur ki Allah'ı övgüyle beraber tenzih etmiş olmasın. Fakat siz onların tespihlerinin keyfiyetini anlayamazsınız. Şüphesiz sizler ancak sizin lisanınızla tespih edenin tespihini anlarsınız. Muhakkak ki Allah -Subhânehu ve Teâlâ- Halîm'dir. (Günahkârları) cezalandırmada acele etmez, kendisine tövbe edenleri çok bağışlayıcıdır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرْءَانَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ حِجَابًۭا مَّسْتُورًۭا
Sen Kur’an okuduğun zaman seninle, ahirete iman etmeyenlerin arasına örtücü bir perde çekeriz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ey Resul! Sen Kur'an'ı okuduğun zaman, onda bulunan yasakları ve öğütleri dinlediklerinde, senin ile kıyamet gününe iman etmeyenlerin arasına hakkı kabul etmeyip yüz çevirmelerinden dolayı onlara ceza olması için Kur'an'ı anlamalarını engelleyen bir perde çekeriz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًۭا ۚ وَإِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَحْدَهُۥ وَلَّوْا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَٰرِهِمْ نُفُورًۭا
Onu anlarlar diye kalplerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk. Kur’an’da Rabbini bir tek olarak andığın zaman kaçarak ardlarına dönüp giderler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kur'an'ı anlamalarına engel olmak için kalplerine örtüler yaptık. Onu duyduklarında faydalanmamaları için de kulaklarına ağırlıklar koyduk. Eğer Kur'an'da Rabbini bir tek olarak zikredip/anıp sözde ilahlarını anmadığında onlar da tevhidi Allah'a halis kılmaktan uzak bir şekilde arkalarını dönüp giderler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَسْتَمِعُونَ بِهِۦٓ إِذْ يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ وَإِذْ هُمْ نَجْوَىٰٓ إِذْ يَقُولُ ٱلظَّٰلِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًۭا مَّسْحُورًا
Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini ve gizli konuşmalarında zalimlerin; "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.” dediklerini de çok iyi biliyoruz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Biz, onların önde gelenlerinin Kur'an'ı dinleme hedeflerini çok iyi biliyoruz. Onlar Kur'an'ı hidayete ermek için dinlemezler. Bilakis sen Kur'an'ı okurken; küçümsemek, hafife alıp eğlenmek için dinlerler. Biz onların gizli konuşmalarında Kur'an''ı yalanlamayı ve engel olmayı amaçladıklarını çok iyi biliyoruz. Küfrederek/inkâr ederek kendi nefislerine zulmeden o kimseler şöyle derler: -Ey insanlar!- "Siz ancak büyülenmiş, aklı karışmış bir adama uyuyorsunuz."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَالَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًۭا
Senin için nasıl misaller verip, dalâlete düştüklerine bir bak! Artık onlar bir daha yol bulamayacaklardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Seni vasfetmiş oldukları yerilmiş olan çeşitli özellikleri bir düşün! Bu yüzden sapıtmışlardır. Şaşkınlık içerisindeler ve doğru yolu da bulamamışlardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا وَرُفَٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًۭا جَدِيدًۭا
“Biz kemik ve (toprak olup) ufalandığımız zaman yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?“ derler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Müşrikler ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr ederek şöyle dediler: Biz kemik olup cesetlerimiz çürüdükten sonra, yeni bir yaratılışla tekrar diriltilecek miyiz? Kesinlikle bu imkansız ve olacak gibi de değildir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
۞ قُلْ كُونُوا۟ حِجَارَةً أَوْ حَدِيدًا
De ki: İster taş olun, ister demir!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- O müşriklere şöyle söyle: "Ey müşrikler! İster bir taşa dönüşüp kas katı çok sert olun, ister bir demir gibi çok kuvvetli olun, hâlbuki bunlara dönüşmeye de asla gücünüz yetmeyecektir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
Sûre Hakkında
İsrâ Sûresi, Hz. Peygamber'in gece yolculuğuna işaret eden ilk ayetle başlar ve insanın Allah, aile, toplum ve kendi vicdanı karşısındaki sorumluluklarını geniş bir çerçevede ele alır. Sûre, İsrâiloğulları tarihinden örneklerle güç, bozulma ve sonuç ilişkisini hatırlatır; ardından Kur'an'ın en doğru yola yönelttiğini bildirir. 23-39. ayetler arasında yalnız Allah'a kulluk, anne babaya iyilik, akrabaya ve ihtiyaç sahibine hakkını verme, israftan kaçınma, cana kıymama, yetim malını koruma, ölçü ve tartıda dürüstlük, bilgi sahibi olunmayan şeyin peşine düşmeme ve kibirlenmeme gibi temel ahlâk ilkeleri sıralanır. 70. ayette insanoğlunun şerefli kılındığı bildirilerek insan onurunun kaynağına dikkat çekilir. 82. ayet Kur'an'ın müminler için şifa ve rahmet oluşunu söyler; bu şifa öncelikle kalbi, düşünceyi ve davranışı dönüştüren manevi rehberlik bağlamındadır. Sûre, ibadet ile ahlâkı, bireysel duyarlılık ile toplumsal adaleti birbirinden ayırmaz; böylece yalnız bir mucize anlatısı değil, inancın günlük hayattaki karşılığını gösteren kapsamlı bir sorumluluk metni olarak okunur. Sûreye "Benî İsrâil" adı da verilir. Gece yolculuğu, geçmiş toplumların tecrübeleri ve ahlâkî ilkeler aynı metinde birleşerek vahyin hem tarih bilinci hem de günlük hayat için rehberlik taşıdığını gösterir.
Ana Temalar
- İsrâ mucizesi ve vahyin rehberliği
- Anne babaya iyilik
- İnsan onuru ve temel haklar
- Ölçülülük, dürüstlük ve bilgi sorumluluğu
- Kur'an'ın şifa ve rahmet oluşu
Ne Zaman Okunur?
İsrâ Sûresi için sahih kaynaklarda özel bir okuma günü veya saati belirlenmemiştir. Anne baba hakkı, insan onuru, israf, dürüstlük ve Kur'an'ın rehberliği üzerinde düşünmek isteyenler için güçlü bir okuma bütünlüğü sunar. 82. ayeti tıbbî tedavinin alternatifi gibi yorumlamak yerine manevi iyileşme ve vahyin yol göstericiliği bağlamında değerlendirmek gerekir.
Hızlı Bağlantılar
Sık Sorulan Sorular
İsrâ Sûresi 23. ayet ne anlatır?
Ayet yalnız Allah'a kulluk etmeyi ve anne babaya iyilik etmeyi emreder. Onlardan biri veya ikisi yaşlandığında "öf" bile denmemesi, azarlanmamaları ve kendilerine güzel söz söylenmesi istenir. Devamındaki ayet anne baba için merhamet duasını öğretir.
"Kur'an müminler için şifadır" hangi ayettir?
Bu ifade İsrâ Sûresi 82. ayette yer alır. Kur'an'ın şifa ve rahmet oluşu; inanç, ahlâk, ümit, anlam ve davranış dünyasını iyileştiren rehberliğiyle ilgilidir. Ayet, gerekli tıbbî değerlendirme ve tedaviyi bırakmayı öğütlemez.
İsrâ Sûresi ile Benî İsrâil Sûresi aynı mı?
Evet. Sûre ilk ayetteki gece yolculuğu sebebiyle "İsrâ", İsrâiloğulları tarihine geniş yer verdiği için "Benî İsrâil" adıyla da anılır. Mushaflarda yaygın adı İsrâ Sûresi'dir.