Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

İsrâ Sûresi 51–100. Ayetler

51–100. AyetlerSayfa 2 / 3
51

أَوْ خَلْقًۭا مِّمَّا يَكْبُرُ فِى صُدُورِكُمْ ۚ فَسَيَقُولُونَ مَن يُعِيدُنَا ۖ قُلِ ٱلَّذِى فَطَرَكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍۢ ۚ فَسَيُنْغِضُونَ إِلَيْكَ رُءُوسَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هُوَ ۖ قُلْ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ قَرِيبًۭا

İsterse kalplerinizde büyüksediğiniz bir yaratık olun! Diyecekler ki: "Bizi tekrar kim diriltecek?" De ki: "Sizi ilk defa yaratan!" Bunun üzerine sana başlarını sallayarak: "O, ne zaman olacak?" diyecekler. De ki: "Yakın olsa gerek!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْveya
خَلْقًۭاyaratık
مِّمَّاherhangi bir
يَكْبُرُbüyüyen
فِىgönlünüzde
صُدُورِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَسَيَقُولُونَdiyecekler ki
مَنkim
يُعِيدُنَاbizi tekrar döndürebilir
قُلِde ki
ٱلَّذِىsizi yaratan
فَطَرَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوَّلَilk
مَرَّةٍۢdefa
فَسَيُنْغِضُونَalaylı alaylı sallayacaklar
إِلَيْكَsana
رُءُوسَهُمْbaşlarını
وَيَقُولُونَve diyecekler
مَتَىٰNe zaman?
هُوَo
قُلْde ki
عَسَىٰٓbelki de
أَنolabilir
يَكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَرِيبًۭاpek yakın

İster taştan ve isterse de demirden veya bu ikisinden başka kalplerinize çok büyük imkânsız gibi görünen bir yaratık olun. Muhakkak Yüce Allah sizi ilk halinize döndürecek ve sizi ilk yarattığı gibi diriltecektir. Bu inatçılar diyecekler ki: Biz öldükten sonra, bizi tekrar kim diriltecek? Onlara de ki: Daha önceden hiçbir benzeriniz olmadan sizi ilk yaratan tekrar sizi diriltir. Senin onlara bu cevabının üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacaklar ve imkânsız olduğuna inanarak şöyle diyecekler: "Bu tekrar dirilme ne zaman?" Onlara de ki: "Yakında olması mümkündür. Ve her gelecek de yakındır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَجِيبُونَ بِحَمْدِهِۦ وَتَظُنُّونَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًۭا

Sizi çağırdığı gün, O’na hamt ederek çağrısına uyup, geleceksiniz ve ancak pek az bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَgün
يَدْعُوكُمْsizi çağıracağı
فَتَسْتَجِيبُونَçağrısına uyarsınız
بِحَمْدِهِۦO'na hamdederek
وَتَظُنُّونَve sanırsınız
إِن(dünyada) kalmadınız
لَّبِثْتُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاdışında
قَلِيلًۭاpek az (bir süre)

Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, size seslendiği gün sizi mahşer yerine çağırdığında tekrar diriltecektir. O'na hamt edip emrine boyun eğerek icabet edeceksiniz. Ve dünyada çok az bir zaman kaldığınızı zannedersiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

وَقُل لِّعِبَادِى يَقُولُوا۟ ٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ ۚ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ يَنزَغُ بَيْنَهُمْ ۚ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلْإِنسَٰنِ عَدُوًّۭا مُّبِينًۭا

Kullarıma de ki: En güzel olanı söylesinler. Çünkü şeytan aralarına ayrılık sokar. Gerçekten şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقُلve söyle
لِّعِبَادِىkullarıma
يَقُولُوا۟söylesinler
ٱلَّتِىo
هِىَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَحْسَنُen güzel (sözü)
إِنَّçünkü
ٱلشَّيْطَٰنَşeytan
يَنزَغُgirer
بَيْنَهُمْaralarına
إِنَّdoğrusu
ٱلشَّيْطَٰنَşeytan
كَانَinsanın
لِلْإِنسَٰنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَدُوًّۭاdüşmanıdır
مُّبِينًۭاapaçık

-Ey Resul!- Bana iman etmiş kullarıma de ki: Başkalarıyla diyalog kurduklarında, nefret ettirici kötü sözlerden kaçınsınlar. Çünkü şeytan, nefret ettirici kötü sözleri fırsat bilip dünya ve ahiret hayatlarını bozacak davranışlarda bulunmaya çalışır. Muhakkak ki şeytan insan için husumeti apaçık olan bir düşmanıdır. Müminin üzerine düşen ondan sakınmasıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِكُمْ ۖ إِن يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ أَوْ إِن يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْ ۚ وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ عَلَيْهِمْ وَكِيلًۭا

Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse azap eder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَّبُّكُمْRabbiniz
أَعْلَمُdaha iyi bilir
بِكُمْsizi
إِنeğer
يَشَأْdilerse
يَرْحَمْكُمْsize acır
أَوْveya
إِنeğer
يَشَأْdilerse
يُعَذِّبْكُمْsize azabeder
وَمَآbiz seni göndermedik
أَرْسَلْنَٰكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْهِمْonların üzerine
وَكِيلًۭاbir vekil

-Ey insanlar!- Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Sizden hiçbir şey O'na gizli değildir. Eğer size merhamet etmeyi dilerse, merhametiyle sizi iman etmeye ve salih amel işlemeye muvaffak kılar. Eğer size azap çektirmek isterse iman etmemeniz için yardımsız bırakır ve sizi küfür üzerine öldürür. -Ey Resul!- Biz seni onları iman etmeleri için mecbur etmek, küfürden engellemek ve yapmış oldukları amellerinin hesabını yapmak için göndermedik. Sen sadece Allah'ın sana tebliğ etmeni emrettiklerini tebliğ edensin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِمَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۗ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ ٱلنَّبِيِّۦنَ عَلَىٰ بَعْضٍۢ ۖ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًۭا

Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri en iyi bilendir. Bazı peygamberleri de diğerlerinden üstün kılmışızdır. Davud’a Zebûr'u verdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَرَبُّكَve Rabbin
أَعْلَمُdaha iyi bilir
بِمَنolanları
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
وَلَقَدْve andolsun ki
فَضَّلْنَاbiz üstün kıldık
بَعْضَkimini
ٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberlerin
عَلَىٰüzerine
بَعْضٍۢkimi
وَءَاتَيْنَاve verdik
دَاوُۥدَDavud'a da
زَبُورًۭاZebur'u

-Ey Resul!- Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri, durumlarını ve neyi hak ettiklerini de en iyi bilendir. Biz kendilerine tabi olan ümmetlerinin çokluğuyla ve onlara indirdiğimiz kitaplarla bazı peygamberleri diğerlerine üstün kıldık. Biz Dâvûd'a bir kitap verdik ve o da Zebûr'dur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِهِۦ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ ٱلضُّرِّ عَنكُمْ وَلَا تَحْوِيلًا

De ki: Allah’tan başka (ibadet edilen ilah olduğunu) ileri sürdüklerinize dua edin bakalım, sizin sıkıntınızı ne giderebilirler ne de değiştirebilirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلِde ki
ٱدْعُوا۟yalvarın
ٱلَّذِينَ(tanrı olduğunu) sandığınız şeylere
زَعَمْتُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنO'ndan başka
دُونِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَلَا(fakat)
يَمْلِكُونَgüçleri yetmez
كَشْفَgidermeye
ٱلضُّرِّsıkıntıyı
عَنكُمْsizden
وَلَاve
تَحْوِيلًاdeğiştirmeye

-Ey Resul!- Bu müşriklere De ki: -Ey Müşrikler!- Allah'tan başka ilahlar olduğunu iddia ettiğiniz şeyler eğer size bir zarar gelirse onu sizin üzerinizden giderme gücüne sahip değildirler. Ve o zararı alıp bir başkasına götürme gücüne de sahip değildirler. Kimin gücü yoksa, o halde ilah da olamaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ ٱلْوَسِيلَةَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُۥ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۥٓ ۚ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًۭا

Onların dua ettikleri de Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O’nun rahmetini dilerler, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılacak bir azaptır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَonların
ٱلَّذِينَkimseler
يَدْعُونَyalvardıkları
يَبْتَغُونَararlar
إِلَىٰRablerine
رَبِّهِمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْوَسِيلَةَbir vesile
أَيُّهُمْhangisi
أَقْرَبُen yakın (diye)
وَيَرْجُونَve umarlar
رَحْمَتَهُۥO'nun merhametini
وَيَخَافُونَve korkarlar
عَذَابَهُۥٓazabından
إِنَّçünkü
عَذَابَazabı
رَبِّكَRabbinin
كَانَcidden korkunçtur
مَحْذُورًۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Müşriklerin yalvardıkları melekler ve benzerleri, kendilerini Allah'a yakınlaştıran salih amelleri yapmayı talep ederler. Hangisi itaat ile Allah'a daha yakın olur. Bunun için birbirleriyle yarışırlar. Yüce Allah'ın kendilerine merhamet etmesini ümit ederler ve azaplandırmasından korkarlar. -Ey Resul!- Muhakkak ki Rabbinin azabı, sakınılması gereken bir azaptır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

وَإِن مِّن قَرْيَةٍ إِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ أَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًۭا شَدِيدًۭا ۚ كَانَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَسْطُورًۭا

Bizim kıyamet gününden önce helak etmeyeceğimiz veya şiddetli bir azabla azaplandırmayacağımız hiç bir ülke (memleket) yoktur. İşte bu, kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنyoktur ki
مِّنhiçbir
قَرْيَةٍkent
إِلَّاancak
نَحْنُbiz
مُهْلِكُوهَاonu yok ederiz
قَبْلَönce
يَوْمِgününden
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
أَوْyahut
مُعَذِّبُوهَاona azab ederiz
عَذَابًۭاazap ile
شَدِيدًۭاşiddetli bir
كَانَBu
ذَٰلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىKitapta
ٱلْكِتَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَسْطُورًۭاyazılmıştır

Ne kadar kâfirlerin yaşadığı köy veya şehir varsa dünya hayatındayken küfürleri sebebiyle hepsinin üzerine azap indireceğiz ve helak edeceğiz. Yine küfürleri sebebiyle onları öldürmek gibi kuvvetli bir cezalandırma ile veya başka bir şekilde imtihan edeceğiz. Bu helak etme ve azap, ilahi bir takdir olup Levh-i Mahfuz'da yazılıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

وَمَا مَنَعَنَآ أَن نُّرْسِلَ بِٱلْءَايَٰتِ إِلَّآ أَن كَذَّبَ بِهَا ٱلْأَوَّلُونَ ۚ وَءَاتَيْنَا ثَمُودَ ٱلنَّاقَةَ مُبْصِرَةًۭ فَظَلَمُوا۟ بِهَا ۚ وَمَا نُرْسِلُ بِٱلْءَايَٰتِ إِلَّا تَخْوِيفًۭا

Bizi mucizeler göndermekten, öncekilerin onu yalanlamasından başka bir şey alıkoymadı. Semûd kavmine açık bir mucize olarak dişi deveyi vermiştik. Ama ona zulmettiler. Oysa biz mucizeyi sadece korkutmak için göndeririz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve yoktur
مَنَعَنَآbizi alıkoyan
أَنgöndermekten
نُّرْسِلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِٱلْءَايَٰتِayetler (mu'cizeler)
إِلَّآdışında
أَنyalanlamaları
كَذَّبَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهَا(onları)
ٱلْأَوَّلُونَevvelkilerin
وَءَاتَيْنَاve verdik
ثَمُودَSemud'a
ٱلنَّاقَةَdişi deveyi
مُبْصِرَةًۭaçık bir mu'cize olarak
فَظَلَمُوا۟o zulmetmelerine sebeb oldu
بِهَاonlara
وَمَاve
نُرْسِلُbiz göndermeyiz
بِٱلْءَايَٰتِmu'cizeleri
إِلَّاdışında
تَخْوِيفًۭاkorkutmak

Peygamberin sadık olduğuna delalet eden müşriklerin talep ettiği ölüyü diriltmek gibi görünen mucizeleri indirmeyi terk etmemizin sebebi evvelki ümmetlere indirmemiz ve onların bu mucizeleri yalanlamalarından başka bir şey değildir. Nitekim Semûd kavmine apaçık bir mucize olarak dişi deve vermiştik de, onu inkâr ettiler. Biz de onları günahlarına karşılık hemen azaplandırdık. Oysa bizim mucizeleri resullerin eliyle göndermemiz sadece ümmetlerini korkutmak içindir. Umulur ki onlar Müslüman olurlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

وَإِذْ قُلْنَا لَكَ إِنَّ رَبَّكَ أَحَاطَ بِٱلنَّاسِ ۚ وَمَا جَعَلْنَا ٱلرُّءْيَا ٱلَّتِىٓ أَرَيْنَٰكَ إِلَّا فِتْنَةًۭ لِّلنَّاسِ وَٱلشَّجَرَةَ ٱلْمَلْعُونَةَ فِى ٱلْقُرْءَانِ ۚ وَنُخَوِّفُهُمْ فَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا طُغْيَٰنًۭا كَبِيرًۭا

Hani sana: "Muhakkak Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı ve Kur'an'da lanetlenmiş ağacı ancak insanlar için bir imtihan kıldık. Biz onları korkutuyoruz ama bu onlarda büyük bir azgınlıktan başka bir şeyi artırmıyor.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذْbir zaman
قُلْنَاdemiştik
لَكَsana
إِنَّşüphesiz
رَبَّكَRabbin
أَحَاطَkuşatmıştır
بِٱلنَّاسِinsanları
وَمَاbiz yapmadık
جَعَلْنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلرُّءْيَاrü'yayı
ٱلَّتِىٓsana gösterdiğimiz
أَرَيْنَٰكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاbaşka bir şey
فِتْنَةًۭsınama (aracı)
لِّلنَّاسِinsanlar için
وَٱلشَّجَرَةَve ağacı
ٱلْمَلْعُونَةَla'netlenmiş
فِىKur'an'da
ٱلْقُرْءَانِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَنُخَوِّفُهُمْbiz onları korkutuyoruz
فَمَاfakat
يَزِيدُهُمْartırmıyor
إِلَّاbaşkasını
طُغْيَٰنًۭاazgınlıklarından
كَبِيرًۭاdaha da fazla

-Ey Resul!- Hani sana : "Muhakkak ki Rabbin bütün insanları güçle kuşatmıştır." demiştik. Hepsi O'nun kabzasındadır/avucundadır. Yüce Allah seni onlardan engelleyip, korumaktadır. Tebliğ etmekle emrolunduğun şeyleri tebliğ et! İsra gecesinde sana gösterdiklerimiz insanlar için ancak bir imtihandan ibarettir. Bu gördüklerini onlara söylediğinde, tasdik mi edecekler yoksa yalanlayacaklar mı? Biz Kur'an'da zikredilen cehennemin dibinde yetişen zakkum ağacını insanlar için sadece bir imtihan kılmıştık. Eğer bu iki mucizeye inanmazlarsa; bu ikisinden başka diğer mucizelere de iman etmeyeceklerdir. Onları gönderdiğimiz mucizelerle korkutuyoruz; fakat bu, onların küfürlerini arttırmak ve ısrarla sapıklığa devam etmelerinden başka bir şeye yaramıyor.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِءَادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ قَالَ ءَأَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ طِينًۭا

Hani meleklere: "Âdem'e secde edin" demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. O: "Ben bir çamur olarak yarattığına mı secde edeyim?" demişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذْbir zaman
قُلْنَاdemiştik
لِلْمَلَٰٓئِكَةِmeleklere
ٱسْجُدُوا۟secde edin
لِءَادَمَAdem'e
فَسَجَدُوٓا۟secde ettiler
إِلَّآdışında
إِبْلِيسَİblis
قَالَdedi
ءَأَسْجُدُben mi secde edeceğim?
لِمَنْkimseye
خَلَقْتَyarattığın
طِينًۭاçamur olarak

-Ey Resul!- Hani biz meleklere "Âdem'e ibadet secdesi değil, selamlama secdesi yapın!" demiştik. Bütün melekler secde etme emrine itaat edip secde ettiler. Fakat İblis kibirlenerek ona secde etmeyi reddetti. Ve şöyle dedi: Çamurdan yarattığına mı secde edeyim. Oysaki, Sen beni ateşten yarattın? Ben ondan daha şerefliyim/üstünüm.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

قَالَ أَرَءَيْتَكَ هَٰذَا ٱلَّذِى كَرَّمْتَ عَلَىَّ لَئِنْ أَخَّرْتَنِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَأَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُۥٓ إِلَّا قَلِيلًۭا

Şu benden üstün kıldığını görüyor musun? Yemin ederim ki, eğer beni kıyamete kadar yaşatırsan, pek azı dışında onun soyunu kendi buyruğum altına alacağım" demişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
أَرَءَيْتَكَgördün mü?
هَٰذَاşu
ٱلَّذِىüstün yaptığını
كَرَّمْتَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَىَّbenden
لَئِنْandolsun eğer
أَخَّرْتَنِbeni ertelersen
إِلَىٰkadar
يَوْمِgününe
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
لَأَحْتَنِكَنَّhakimiyetime alacağım
ذُرِّيَّتَهُۥٓonun zürriyetini
إِلَّاhariç
قَلِيلًۭاpek azı

İblis Rabbine şöyle dedi: "Bana üstün kıldığın ve kendisine secde etmemi emrettiğin yaratılmış adam bu mu? Şurası muhakkak ki, eğer beni kıyamet gününe kadar hayatta bırakırsan, senin koruduğun az sayıdaki kulların hariç ki, onlar ihlaslı kullarındır. Onun evlatlarını mutlaka kendi tarafıma çekeceğim ve senin dosdoğru olan yolundan çıkarıp saptıracağım.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

قَالَ ٱذْهَبْ فَمَن تَبِعَكَ مِنْهُمْ فَإِنَّ جَهَنَّمَ جَزَآؤُكُمْ جَزَآءًۭ مَّوْفُورًۭا

Allah: "(Haydi) git, onlardan kim sana tabi olursa, sizin cezanız Cehennem'dir. Eksiksiz ve tam bir cezadır!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَ(Allah) dedi ki
ٱذْهَبْgit
فَمَنkim
تَبِعَكَsana uyarsa
مِنْهُمْonlardan
فَإِنَّşüphesiz
جَهَنَّمَcehennemdir
جَزَآؤُكُمْcezanız
جَزَآءًۭbir ceza
مَّوْفُورًۭاmükemmel

Rabbi ona şöyle buyurmuştu: "Haydi git! Onlardan sana kim uyarsa, muhakkak senin ve onların amellerinin cezası, tam ve eksiksiz bir ceza olmak üzere cehennemdir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

وَٱسْتَفْزِزْ مَنِ ٱسْتَطَعْتَ مِنْهُم بِصَوْتِكَ وَأَجْلِبْ عَلَيْهِم بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِى ٱلْأَمْوَٰلِ وَٱلْأَوْلَٰدِ وَعِدْهُمْ ۚ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا

İnsanlardan gücünün yettiklerini sesinle davet et. Atlı ve yayalarınla onların üzerine yürü! Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol, onlara vaadde bulun! Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱسْتَفْزِزْyerinden oynat
مَنِkimseyi
ٱسْتَطَعْتَgücünün yettiği
مِنْهُمonlardan
بِصَوْتِكَsesinle
وَأَجْلِبْve yaygarayı bas
عَلَيْهِمonların üzerine
بِخَيْلِكَatlılarınla
وَرَجِلِكَve yayalarınla
وَشَارِكْهُمْve onlara ortak ol
فِىmallarda
ٱلْأَمْوَٰلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَوْلَٰدِve evladlarda
وَعِدْهُمْve onlara va'dler yap
وَمَاonlara va'detmez
يَعِدُهُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلشَّيْطَٰنُşeytan
إِلَّاbaşka bir şey
غُرُورًاaldatıştan

İnsanlardan gücünün yettiklerini sesinle aldatıp aceleyle telaşa kaptırıp onları kötülüklere kaydır. Sana itaat etmeye davet eden atlı ve yayalarınla onlara yüksek bir sesle seslen. Şeriate muhalif olan her türlü davranışı güzel göstererek onların mallarına ortak ol. Yalan iddialarla ve zina yoluyla çocuk elde etmelerini sağlayarak onlara ortak ol. Çocuklarına isim verirken (Abdüşşems) gibi isim vermelerini ve onlara yalan vaatleri, boş ve batıl olan temennileri güzel göster. Ancak şeytan onları aldatan yalan vaatlerde bulunur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌۭ ۚ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ وَكِيلًۭا

Şüphesiz kullarımın üzerinde senin bir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
عِبَادِىbenim kullarıma
لَيْسَyoktur
لَكَsenin
عَلَيْهِمْonların üzerinde
سُلْطَٰنٌۭbir gücün
وَكَفَىٰve yeter
بِرَبِّكَRabbin
وَكِيلًۭاvekil olarak

-Ey İblis!- Şüphesiz bana itaat ederek amel eden gerçek mümin kullarımın üzerine senin bir hükümranlığın yoktur. Çünkü Allah, senin şerrini onlardan def eder. Bütün işlerinde Allah'a tevekkül eden ve itimat eden kuluna vekil olarak Allah yeter.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

رَّبُّكُمُ ٱلَّذِى يُزْجِى لَكُمُ ٱلْفُلْكَ فِى ٱلْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦٓ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًۭا

Denizde lütfunu arayasınız diye gemileri sizin için yürüten Rabbinizdir. Çünkü O, size çok merhamet eder.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَّبُّكُمُRabbiniz
ٱلَّذِىO'dur ki
يُزْجِىyürütür
لَكُمُsize
ٱلْفُلْكَgemileri
فِىdenizde
ٱلْبَحْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِتَبْتَغُوا۟(payınızı) aramanız için
مِنlutfundan
فَضْلِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّهُۥdoğrsu O
كَانَsize
بِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَحِيمًۭاçok acır

-Ey insanlar!- O'ndan rızık talep etmek için, denizde ticaret yapıp kazanç sağlamak ve başka şeyleri de elde etmek beklentisiyle gemileri sizin için denizde yüzdüren şüphesiz Yüce Allah'tır. O, size karşı çok merhametlidir. Zira bu araçları size vesile kılan da O'dur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

وَإِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فِى ٱلْبَحْرِ ضَلَّ مَن تَدْعُونَ إِلَّآ إِيَّاهُ ۖ فَلَمَّا نَجَّىٰكُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ أَعْرَضْتُمْ ۚ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ كَفُورًا

Denizde başınıza bir sıkıntı gelse O’ndan başka dua ettikleriniz kaybolur. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca hemen yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاzaman
مَسَّكُمُsize dokunduğu
ٱلضُّرُّbir sıkıntı
فِىdenizde
ٱلْبَحْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ضَلَّkaybolur
مَنbütün yalvardıklarınız
تَدْعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّآbaşka
إِيَّاهُO'ndan
فَلَمَّاfakat (O)
نَجَّىٰكُمْsizi kurtarıp çıkarınca
إِلَىkaraya
ٱلْبَرِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَعْرَضْتُمْyine yüz çevirirsiniz
وَكَانَgerçekten
ٱلْإِنسَٰنُinsan
كَفُورًاnankördür

-Ey müşrikler!- Denizde başınıza bir felaket, bir aksilik geldiğinde ve helak olmaktan korktuğunuz zaman, Allah'tan başka ibadet ettikleriniz hatırınızdan kaybolurlar. O vakit sadece Allah'ı hatırlar ve yalnız O'ndan yardım istersiniz. Yüce Allah size yardım ederek, korktuğunuz şeyden sizleri emin kılar. Tehlikeli durumdan kurtarır ve ardından karaya çıkarır. Ama siz O'nu birlemek ve O'na dua etmekten yüz çevirir tekrar putlarınıza ibadet etmeye geri dönersiniz. Zaten insan, Allah'ın nimetlerine karşı çok nankördür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

أَفَأَمِنتُمْ أَن يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ ٱلْبَرِّ أَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًۭا ثُمَّ لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ وَكِيلًا

Karada sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz? O zaman bir koruyucu da bulamazsınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَأَمِنتُمْemin misiniz?
أَنbatırmayacağından
يَخْسِفَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِكُمْsizi
جَانِبَters çevirip
ٱلْبَرِّkarayı
أَوْyahut
يُرْسِلَgöndermeyeceğinden
عَلَيْكُمْüzerinize
حَاصِبًۭاtaşlar savuran bir kasırga
ثُمَّsonra
لَاbulamazsınız
تَجِدُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَكُمْkendinize
وَكِيلًاbir koruyucu

-Ey müşrikler!- Sizi kara tarafına doğru kurtardığında (sizi karaya çıkardığında) sizi yerin dibine batırmayacağından yahut gökten Lût kavmine yaptığı gibi başlarınızın üzerine taş yağdırmasından emin misiniz? Sonra sizi bu felakette helak olmaktan koruyacak bir koruyucu ve de yardım edecek bir yardımcı da bulamazsınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

أَمْ أَمِنتُمْ أَن يُعِيدَكُمْ فِيهِ تَارَةً أُخْرَىٰ فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفًۭا مِّنَ ٱلرِّيحِ فَيُغْرِقَكُم بِمَا كَفَرْتُمْ ۙ ثُمَّ لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ عَلَيْنَا بِهِۦ تَبِيعًۭا

Yoksa sizi, bir başka sefer için denize döndürdüğümüzde, üzerinize kırıp geçiren bir fırtına gönderip, küfrünüzden dolayı sizi suda boğmayacağından güvende misiniz? (Böyle olduktan sonra) bize karşı size arka çıkıp, öç alacak birini bulamazsınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
أَمِنتُمْemin misiniz?
أَنsizi gönderip
يُعِيدَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِيهِoraya
تَارَةًbir kez daha
أُخْرَىٰbir kez daha
فَيُرْسِلَsalarak
عَلَيْكُمْüstünüze
قَاصِفًۭاbir fırtına
مِّنَkırıp geçiren
ٱلرِّيحِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَيُغْرِقَكُمve sizi boğmayacağından
بِمَاdolayı
كَفَرْتُمْinkar ettiğinizden
ثُمَّO zaman
لَاbulamazsınız
تَجِدُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَكُمْkendinize
عَلَيْنَاbize karşı
بِهِۦonu
تَبِيعًۭاizleyip koruyacak birini

Yoksa sizi tekrar denize döndürüp de üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve böylece sizi, önceden felaketten kurtarmasından sonra Allah'ın nimetine karşı nankörlük etmeniz sebebiyle sizi suda boğmayacağından emin misiniz? Sonra da bize karşı, sizin öcünüzü alacak bir yardımcı da bulamazsınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

۞ وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِىٓ ءَادَمَ وَحَمَلْنَٰهُمْ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَفَضَّلْنَٰهُمْ عَلَىٰ كَثِيرٍۢ مِّمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلًۭا

Andolsun ki Âdemoğullarını şereflendirdik. Onları karada ve denizde taşıdık. Onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Yarattığımız şeylerin çoğuna onları üstün kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
كَرَّمْنَاbiz çok ikram ettik
بَنِىٓoğullarına
ءَادَمَAdem
وَحَمَلْنَٰهُمْve onları taşıdık
فِىkarada
ٱلْبَرِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْبَحْرِve denizde
وَرَزَقْنَٰهُمve onları besledik
مِّنَgüzel rızıklarla
ٱلطَّيِّبَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَفَضَّلْنَٰهُمْve onları üstün kıldık
عَلَىٰüzerine
كَثِيرٍۢbir çoğu
مِّمَّنْyarattıklarımızın
خَلَقْنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَفْضِيلًۭاtam bir üstünlükle

Gerçekten biz, Âdemoğullarına akıl nimetini vererek, melekleri babaları Âdem'e secde ettirerek ve başka üstünlükler bahşederek şerefli ve değerli kıldık. Onları karada taşıyacak binekler ve hayvanlar, denizde de gemileri emirlerine verdik. Onları temiz yiyecek, içecek, karşı cinsleriyle evlenmek ve benzeri nimetlerle rızıklandırdık. Allah'ın onlara verdiği nimetlerine şükretmeleri için onları (diğer) yarattıklarımızın birçoğundan tam manasıyla üstün kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

يَوْمَ نَدْعُوا۟ كُلَّ أُنَاسٍۭ بِإِمَٰمِهِمْ ۖ فَمَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَقْرَءُونَ كِتَٰبَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًۭا

Bütün insanları, önderleriyle birlikte çağırdığımız gün, kimin kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve onlar hurma çekirdeği üzerindeki iplikçik kadar bile zulme uğratılmazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَgün
نَدْعُوا۟çağırdığımız
كُلَّher
أُنَاسٍۭmilleti
بِإِمَٰمِهِمْimamıyla
فَمَنْkimlerin
أُوتِىَverilirse
كِتَٰبَهُۥKitabı
بِيَمِينِهِۦsağından
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlar
يَقْرَءُونَokurlar
كِتَٰبَهُمْKitaplarını
وَلَاve
يُظْلَمُونَhaksızlığa uğratılmazlar
فَتِيلًۭاen ufak

-Ey Resul!- Her insan topluluğunu dünyada kendilerine uymuş oldukları önderleriyle birlikte çağıracağımız o günü hatırla. Kimlerin amel defteri sağından verilirse; işte onlar kitaplarını sevinerek okurlar. Ecri küçük olması bakımından hurma çekirdeğinin üzerindeki iplikçik kadar bile küçük olsa onların ecirlerinden hiçbir şey eksiltilmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

وَمَن كَانَ فِى هَٰذِهِۦٓ أَعْمَىٰ فَهُوَ فِى ٱلْءَاخِرَةِ أَعْمَىٰ وَأَضَلُّ سَبِيلًۭا

Kim burada kör ise o âhirette de kördür ve yol bakımından daha sapıktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنve kimse
كَانَolan
فِىşu (dünyada)
هَٰذِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَعْمَىٰkör
فَهُوَo
فِىahirette de
ٱلْءَاخِرَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَعْمَىٰkördür
وَأَضَلُّve daha da sapıktır
سَبِيلًۭاyolu

Hakkı reddedip, boyun eğmeyen kimsenin kalbi bu dünyada kördür. Ahirette ise bu körlük daha büyük olacaktır. Bu kimse cennetin yolunu bulamaz ve hidayet yolunu da şaşırmıştır. Yapılan her amele kendi türünden karşılık verilecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

وَإِن كَادُوا۟ لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ لِتَفْتَرِىَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۥ ۖ وَإِذًۭا لَّٱتَّخَذُوكَ خَلِيلًۭا

Onlar neredeyse sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı dizip uydurman için seni fitneye düşüreceklerdi. İşte o zaman seni dost edineceklerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve eğer
كَادُوا۟az daha onlar
لَيَفْتِنُونَكَseni kandıracaklardı
عَنِvahyettiğimizden
ٱلَّذِىٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْحَيْنَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَيْكَsana
لِتَفْتَرِىَiftira atman için
عَلَيْنَاüstümüze
غَيْرَهُۥondan başkasını
وَإِذًۭاişte o zaman
لَّٱتَّخَذُوكَseni edinirlerdi
خَلِيلًۭاdost

-Ey Resul!- Müşrikler, sana vahyettiğimiz Kur'an'dan başka hevâlarına uyan bir şeyi yalan yere bize isnat etmen için neredeyse seni, vahyettiğimizden saptıracaklardı. İşte o zaman seni candan dost kabul edeceklerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

وَلَوْلَآ أَن ثَبَّتْنَٰكَ لَقَدْ كِدتَّ تَرْكَنُ إِلَيْهِمْ شَيْـًۭٔا قَلِيلًا

Eğer sana sebat vermiş olmasaydık, neredeyse onlara az da olsa meyledecektin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْلَآeğer olmasaydık
أَنbiz seni sağlamlaştırmış
ثَبَّتْنَٰكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَقَدْgerçekten
كِدتَّneredeyse
تَرْكَنُyanaşacaktın
إِلَيْهِمْonlara
شَيْـًۭٔاbir parça
قَلِيلًاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Eğer sana hak üzerine sağlam durman için sebat ihsan etmemiş olsaydık, neredeyse onlara biraz meyledecektin. Aldatmada kuvvetli oluşları, sinsilikteki şiddetleri ve senin onların iman ederler diye aşırı hırsın sebebiyle, sana bulundukları öneriye muvafakat edecektin. Fakat biz senin onlara meyletmeni engelleyip seni koruduk.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

إِذًۭا لَّأَذَقْنَٰكَ ضِعْفَ ٱلْحَيَوٰةِ وَضِعْفَ ٱلْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَصِيرًۭا

O zaman ise, sana hayatın da ve ölümün de azabını kat kat tattırırdık. Hem de bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذًۭاo takdirde
لَّأَذَقْنَٰكَsana taddırırdık
ضِعْفَkat kat
ٱلْحَيَوٰةِhayatı
وَضِعْفَve kat kat
ٱلْمَمَاتِölümü
ثُمَّsonra
لَاbulamazdın
تَجِدُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَكَkendine
عَلَيْنَاbize karşı
نَصِيرًۭاbir yardımcı

Şayet sana önerileri sebebiyle onlara meyletmiş olsaydın, o takdirde sana dünya hayatında ve ahirette kat kat azap tattırırdık. Sonra sen, seni bize karşı müdafaa edecek bir savunucu ve bir yardımcı da bulamazdın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

76

وَإِن كَادُوا۟ لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ ٱلْأَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا ۖ وَإِذًۭا لَّا يَلْبَثُونَ خِلَٰفَكَ إِلَّا قَلِيلًۭا

Neredeyse seni (bu) yerden (yurdundan) çıkarmak için tedirgin edeceklerdi; bu durumda kendileri de senden sonra az bir süreden başka kalamazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve
كَادُوا۟neredeyse
لَيَسْتَفِزُّونَكَseni tedirgin edeceklerdi
مِنَyurdundan
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِيُخْرِجُوكَçıkarmak için
مِنْهَاoradan
وَإِذًۭاo takdirde
لَّاkalamazlar
يَلْبَثُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خِلَٰفَكَsenin ardından
إِلَّاancak
قَلِيلًۭاpek az

Kâfirler, Mekke'den çıkarmak için sana karşı olan düşmanlıklarıyla neredeyse seni tedirgin edeceklerdi. Fakat Rabbinin hicret etme emri gelene kadar Yüce Allah onların seni çıkarmalarını engelledi. Sonra sen hicret edebildin. Eğer seni çıkarmış olsalardı, onlar da senin ardından orada ancak az bir zaman kalabilirlerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

77

سُنَّةَ مَن قَدْ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِن رُّسُلِنَا ۖ وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْوِيلًا

(Bu) senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimiz için de uyguladığımız sünnettir. Sen bizim sünnetimizde hiçbir değişiklik bulamazsın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سُنَّةَyasası (budur)
مَنkimsenin
قَدْgönderdiğimiz
أَرْسَلْنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَبْلَكَsenden önce
مِنelçilerimizden
رُّسُلِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَاve asla
تَجِدُbulamazsın
لِسُنَّتِنَاbizim yasamızda
تَحْوِيلًاbir değişiklik

Müşriklerin seni Mekke'den çıkardıktan sonra orada çok az kalacak olabilmeleri Yüce Allah'ın senden önce gönderilen ve kavimleri tarafından şehirlerinden çıkarılan resuller hakkındaki değişmeyen genel kaidesidir. Yani hangi resulü, kavmi aralarından çıkarıp kovmuşlar ise Allah onlara azap indirmiştir. -Ey Resul!- Bu konuyla ilgili sünnetimizde hiçbir değişiklik bulamazsın. Aksine bu sünnetimizi sabit hiç değişmeyen bir kural olarak görürsün.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

78

أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِدُلُوكِ ٱلشَّمْسِ إِلَىٰ غَسَقِ ٱلَّيْلِ وَقُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ ۖ إِنَّ قُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًۭا

Güneşin zevalinden/batıya yönelmesinden, gecenin karanlığına kadar namaz kıl, bir de sabah namazını da (kıl). Zira sabah namazı (meleklerce) şahit olunandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَقِمِkıl
ٱلصَّلَوٰةَnamaz
لِدُلُوكِsarkmasından
ٱلشَّمْسِgüneşin
إِلَىٰkadar
غَسَقِkararmasına
ٱلَّيْلِgecenin
وَقُرْءَانَve Kur'an'ını da (unutma)
ٱلْفَجْرِsabahın
إِنَّçünkü
قُرْءَانَKur'an
ٱلْفَجْرِsabah
كَانَgörülecek şeydir
مَشْهُودًۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Namazı vaktinde tam olarak güneşin göğün ortasından döndüğü zaman (yani zeval vaktinden itibaren) kılarak eda et. Bu öğle ve ikindi, akşam ve yatsı namazlarını kapsamaktadır. Sabah namazını kıl ve onda kıraati uzun oku. Çünkü gece melekleriyle gündüz melekleri sabah namazında hazır bulunurlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

79

وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِۦ نَافِلَةًۭ لَّكَ عَسَىٰٓ أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًۭا مَّحْمُودًۭا

Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus ziyade olarak namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övgüye layık bir mevkiye yükseltir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنَbir kısmında
ٱلَّيْلِgecenin
فَتَهَجَّدْuyan (teheccüd kıl)
بِهِۦözgü olarak
نَافِلَةًۭAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَّكَsana
عَسَىٰٓumulur ki
أَنseni ulaştırır
يَبْعَثَكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَبُّكَRabbin
مَقَامًۭاbir makama
مَّحْمُودًۭاgüzel

-Ey Resul!- Gecenin bir kısmında uykudan kalk da sana mahsus dereceni yükselten bir namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni kıyamet gününde insanların çok korkunç sıkıntılar çektikleri o günde insanlara şefaatçi olarak diriltir. Ve öncekilerin ve sonrakilerin övdüğü büyük şefaat makamı senin için olur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

80

وَقُل رَّبِّ أَدْخِلْنِى مُدْخَلَ صِدْقٍۢ وَأَخْرِجْنِى مُخْرَجَ صِدْقٍۢ وَٱجْعَل لِّى مِن لَّدُنكَ سُلْطَٰنًۭا نَّصِيرًۭا

De ki: “Rabbim! Beni (gireceğim yere) doğrulukla/hoşnutlukla girdir ve beni (çıkacağım yerden) doğrulukla/hoşnutlukla çıkar ve bana katından yardımcı bir hüccet/kuvvet ver.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقُلve de ki
رَّبِّRabbim
أَدْخِلْنِىbeni girdir
مُدْخَلَgirdirişiyle
صِدْقٍۢdoğruluk
وَأَخْرِجْنِىve beni çıkar
مُخْرَجَçıkarışiyle
صِدْقٍۢdoğruluk
وَٱجْعَلve ver
لِّىbana
مِنkatından
لَّدُنكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سُلْطَٰنًۭاbir güç
نَّصِيرًۭاyardımcı

-Ey Resul!- De ki: Rabbim! Benim bütün gireceğim ve çıkacağım yerlerin hepsini senin taatin ve rızan üzerine olan yerler kıl. Bana katından düşmanıma karşı yardım edici apaçık bir delil ver.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

81

وَقُلْ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَزَهَقَ ٱلْبَٰطِلُ ۚ إِنَّ ٱلْبَٰطِلَ كَانَ زَهُوقًۭا

De ki: ''Hak geldi, batıl zail oldu. Zaten batıl zail olandır.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقُلْve de ki
جَآءَgeldi
ٱلْحَقُّHak
وَزَهَقَve gitti;
ٱلْبَٰطِلُbatıl
إِنَّzaten
ٱلْبَٰطِلَbatıl
كَانَyok olmağa mahkumdur
زَهُوقًۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: İslam geldi ve Allah'ın vadettiği zaferi gerçekleşti, şirk ve küfür de yok oldu gitti. Zaten batıl yok olup dağılır ve hakkın karşısında da devamlı kalamaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

82

وَنُنَزِّلُ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ مَا هُوَ شِفَآءٌۭ وَرَحْمَةٌۭ لِّلْمُؤْمِنِينَ ۙ وَلَا يَزِيدُ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا خَسَارًۭا

Kur’an’dan Müminler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنُنَزِّلُve biz indiriyoruz
مِنَKur'andan
ٱلْقُرْءَانِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاşeyler
هُوَo
شِفَآءٌۭşifa (olan)
وَرَحْمَةٌۭve rahmet
لِّلْمُؤْمِنِينَmü'minlere
وَلَاama (bu)
يَزِيدُartırmaz
ٱلظَّٰلِمِينَzalimlerin
إِلَّاbaşka bir şey
خَسَارًۭاziyanından

Biz, kalpler cehaletten, küfürden, şüpheden kurtulsun diye Kur'an'dan şifa indirdik. Rukye yapıldığında o bedenler için şifadır. Onunla amel eden Müminler için şifadır. Bu Kur'an kâfirlerin ancak helakını arttırır. Çünkü onu duymaları onları öfkelendirip kızdırıyor, yalanlamalarını ve yüz çevirmelerini arttırıyor.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

83

وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى ٱلْإِنسَٰنِ أَعْرَضَ وَنَـَٔا بِجَانِبِهِۦ ۖ وَإِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ كَانَ يَـُٔوسًۭا

İnsana bir nimet verdiğimiz zaman yüz çevirir ve uzaklaşır. Başına bir bela gelince de ümitsiz olur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَآne zaman
أَنْعَمْنَاni'met versek
عَلَىinsana
ٱلْإِنسَٰنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَعْرَضَyüz çevirip
وَنَـَٔاdöner
بِجَانِبِهِۦyanını
وَإِذَاve ne zaman ki
مَسَّهُona dokunsa
ٱلشَّرُّbir zarar
كَانَumutsuzluğa düşer
يَـُٔوسًۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İnsana sağlık ve zenginlik nimeti verdiğimiz zaman kibirlenerek Allah'a şükretmekten, itaat etmekten yüzünü çevirir ve uzaklaşır. Onun başına bir hastalık veya fakirlik veya benzeri durumlar geldiğinde de Allah'ın rahmetinden şiddetli bir şekilde ümitsizliğe düşer.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

84

قُلْ كُلٌّۭ يَعْمَلُ عَلَىٰ شَاكِلَتِهِۦ فَرَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ أَهْدَىٰ سَبِيلًۭا

De ki: "Herkes kendi haline göre amel/iş yapar. Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
كُلٌّۭherkes
يَعْمَلُhareket eder
عَلَىٰüzerine
شَاكِلَتِهِۦkendi karakteri
فَرَبُّكُمْRabbiniz
أَعْلَمُdaha iyi bilir
بِمَنْkimin
هُوَo
أَهْدَىٰen doğru
سَبِيلًۭاyoldadır

-Ey Resul!- De ki: Her insan kendisinin hidayet ve sapıklıktaki mizaç ve meşrebine uygun amel işler. Rabbiniz kimin hakka ileten en doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

85

وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلرُّوحِ ۖ قُلِ ٱلرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّى وَمَآ أُوتِيتُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِلَّا قَلِيلًۭا

Sana ruhtan soruyorlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir ilim verilmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَسْـَٔلُونَكَve sana sorarlar
عَنِruhtan
ٱلرُّوحِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُلِde ki
ٱلرُّوحُRuh
مِنْemrindendir
أَمْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَبِّىRabbimin
وَمَآve
أُوتِيتُمsize verilmemiştir
مِّنَilimden
ٱلْعِلْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاdışında
قَلِيلًۭاpek az bir şey

-Ey Resul- Ehlikitabın kâfirleri sana ruhun hakikatinden soruyorlar. Onlara de ki: Ruhun hakikatini Allah'tan başka hiç kimse bilemez. Siz ve sizin gibi tüm yaratılmışlara, bütün noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın ilmi yanında ancak az bir ilim verilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

86

وَلَئِن شِئْنَا لَنَذْهَبَنَّ بِٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِهِۦ عَلَيْنَا وَكِيلًا

Andolsun, dileseydik biz sana vahyettiğimizi tamamen ortadan kaldırırdık; sonra bu konuda bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَئِنandolsun eğer
شِئْنَاbiz dilesek
لَنَذْهَبَنَّtamamen gideririz
بِٱلَّذِىٓvahyettiğimizi
أَوْحَيْنَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَيْكَsana
ثُمَّsonra
لَاbulamazsın
تَجِدُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَكَsana
بِهِۦbu konuda
عَلَيْنَاbize karşı
وَكِيلًاbir yardımcı

-Ey Resul!- Allah'a yemin olsun ki, sana indirdiğimiz vahyi göğüslerden ve yazılı olduğu kitaplardan silip yok etmeyi dileseydik onu ortadan kaldırırdık. Sonra da bu durumda sana yardımcı olacak ve onu tekrar geri döndürecek birini de bulamazdın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

87

إِلَّا رَحْمَةًۭ مِّن رَّبِّكَ ۚ إِنَّ فَضْلَهُۥ كَانَ عَلَيْكَ كَبِيرًۭا

Ancak Rabbinden bir rahmet olarak böyle yapmadık. Gerçekten onun sana lütfu pek büyüktür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاancak hariç
رَحْمَةًۭrahmeti
مِّنRabbinin
رَّبِّكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّçünkü
فَضْلَهُۥO'nun lutfu
كَانَsana olan
عَلَيْكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَبِيرًۭاcidden büyüktür

Rabbin sana rahmet ederek vahyetmiş olduğu Kur'an'ı çekip almadı. Muhakkak biz onu tarafımızdan korunmuş olarak bıraktık. Kesinlikle Rabbinin sana olan lütfu büyüktür. Seni bir resul olarak gönderdi, son peygamber olarak görevlendirdi ve sana Kur'an'ı indirdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

88

قُل لَّئِنِ ٱجْتَمَعَتِ ٱلْإِنسُ وَٱلْجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأْتُوا۟ بِمِثْلِ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِهِۦ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍۢ ظَهِيرًۭا

Andolsun bu Kur’ân’ın bir benzerini getirmek için insanlar ve cinler bir araya toplansalar birbirine yardımcı olsalar dahi yine benzerini getiremezler.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلde ki
لَّئِنِandolsun eğer
ٱجْتَمَعَتِtoplansalar
ٱلْإِنسُinsan(lar)
وَٱلْجِنُّve cin(ler)
عَلَىٰٓüzere
أَنgetirmek
يَأْتُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِمِثْلِbir benzerini
هَٰذَاbu
ٱلْقُرْءَانِKur'an'ın
لَاgetiremezler
يَأْتُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِمِثْلِهِۦonun benzerini
وَلَوْve eğer
كَانَolsalar
بَعْضُهُمْbiri
لِبَعْضٍۢdiğerine
ظَهِيرًۭاarka (destek)

-Ey Resul!- De ki: Şayet insanların ve cinlerin hepsi senin üzerine indirilmiş bu Kur'an'ın belagati, güzel nazmı, fasih sözlü olması bakımından bir benzerini getirmek üzere bir araya gelseler, birbirlerine yardım etseler, asla onun bir benzerini getiremezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

89

وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍۢ فَأَبَىٰٓ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورًۭا

Andolsun Biz bu Kur’ân’da insanlara her örnekten türlü türlü açıklamalar yapmışızdır. Yine insanlardan pek çoğu küfürden başkasını kabul etmediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
صَرَّفْنَاbiz türlü biçimlerde anlattık
لِلنَّاسِinsanlara
فِىbu
هَٰذَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقُرْءَانِKur'an'da
مِنher
كُلِّçeşit
مَثَلٍۢmisali
فَأَبَىٰٓama direttiler
أَكْثَرُçoğu
ٱلنَّاسِinsanlardan
إِلَّاancak
كُفُورًۭاinkarda

Biz, bu Kur'an'da iman etmelerini ümit ederek ders alınan öğütleri, ibretleri, emirleri, yasakları ve kıssaları çeşitlendirdik. Yine de insanların çoğu bu Kur'an'ı inkâr ederek ve reddederek iman etmediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

90

وَقَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّىٰ تَفْجُرَ لَنَا مِنَ ٱلْأَرْضِ يَنۢبُوعًا

Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça asla sana iman etmeyeceğiz, demişlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالُوا۟dediler ki
لَنinanmayız
نُّؤْمِنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَكَsana
حَتَّىٰkadar
تَفْجُرَfışkırtıncaya
لَنَاbize
مِنَyeryüzünden
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَنۢبُوعًاbir göze

Müşrikler şöyle dediler: Bize Mekke'nin toprağından suyu hiç tükenip kurumayan bir su pınarı fışkırtmadıkça sana asla iman etmeyeceğiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

91

أَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌۭ مِّن نَّخِيلٍۢ وَعِنَبٍۢ فَتُفَجِّرَ ٱلْأَنْهَٰرَ خِلَٰلَهَا تَفْجِيرًا

"Veya senin hurma bahçen ya da üzüm bağın olmadıkça ve de aralarından ırmaklar fışkırtmadıkça!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْyahut
تَكُونَolmalı
لَكَsenin
جَنَّةٌۭbir bahçen
مِّنhurmalardan
نَّخِيلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَعِنَبٍۢve üzümlerden
فَتُفَجِّرَfışkırtmalısın
ٱلْأَنْهَٰرَırmaklar
خِلَٰلَهَاaralarından
تَفْجِيرًاgürül gürül

Veya senin hurma ve üzüm ağaçları olan bir bahçen olmalı. Öyle ki, içinden gürül gürül ırmaklar akmalıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

92

أَوْ تُسْقِطَ ٱلسَّمَآءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفًا أَوْ تَأْتِىَ بِٱللَّهِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِ قَبِيلًا

Yahut iddia ettiğin gibi göğü üzerimize parça parça düşürmeli ya da karşımıza Allah’ı ve melekleri getirmelisin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْyahut
تُسْقِطَdüşürmelisin
ٱلسَّمَآءَgökten
كَمَاgibi
زَعَمْتَzannettiğin
عَلَيْنَاüzerimize
كِسَفًاparçalar
أَوْyahut
تَأْتِىَgetirmelisin
بِٱللَّهِAllah'ı
وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِve melekleri
قَبِيلًاkarşımıza

-Söylediğin gibi- göğü üzerimize parça parça azap olarak düşürürsün. Yahut da iddia ettiğinin gerçek olduğuna açıkça şahitlik etmeleri için Allah'ı ve melekleri getirirsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

93

أَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌۭ مِّن زُخْرُفٍ أَوْ تَرْقَىٰ فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَٰبًۭا نَّقْرَؤُهُۥ ۗ قُلْ سُبْحَانَ رَبِّى هَلْ كُنتُ إِلَّا بَشَرًۭا رَّسُولًۭا

Yahut da altından bir evin olsun veya göğe yükselesin. Oradan bize okuyacağımız bir kitap indirmediğin sürece, senin (göğe) yükselmene de inanmayacağız. De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben, peygamber olarak gönderilmiş bir beşerden başkası değilim.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْyahut
يَكُونَolmalı
لَكَsenin
بَيْتٌۭbir evin
مِّنaltından
زُخْرُفٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْya da
تَرْقَىٰçıkmalısın
فِىgöğe
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَنama asla
نُّؤْمِنَinanmayız
لِرُقِيِّكَsenin (göğe) çıkmana
حَتَّىٰindirmedikçe
تُنَزِّلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْنَاüzerimize
كِتَٰبًۭاbir Kitap
نَّقْرَؤُهُۥokuyacağımız
قُلْde ki
سُبْحَانَşanı yücedir
رَبِّىRabbimin
هَلْmiyim?
كُنتُben
إِلَّاbaşka bir şey
بَشَرًۭاbir insan(dan)
رَّسُولًۭاelçi ol(arak gönderil)en

Yahut da altın ile veya başka bir ziynetle süslenip yaldızlanmış bir evin olmalı ya da göğe çıkmalısın. Göğe çıktığında Allah'ın göndermiş olduğu resulü olduğuna dair Allah katından bizim okuyacağımız yazılı bir kitap ile inmedikçe sana asla inanmayacağız. -Ey Resul!- Onlara de ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben sadece diğer resuller gibi beşer bir resulüm, bir şey getirmeye gücüm yoktur. Sizin bana önerdiğiniz şeyi nasıl getirebilirim?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

94

وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرًۭا رَّسُولًۭا

İnsanlara hidayet geldiği halde, onların iman etmesine engel olan şey “Allah, rasûl olarak bir insan mı gönderdi?” demelerinden başkası değildir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
مَنَعَalıkoyan şey
ٱلنَّاسَinsanları
أَنiman etmekten
يُؤْمِنُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِذْzaman
جَآءَهُمُkendilerine geldiği
ٱلْهُدَىٰٓhidayet
إِلَّآancak
أَنdemeleridir
قَالُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَبَعَثَmı gönderdi?
ٱللَّهُAllah
بَشَرًۭاbir insanı
رَّسُولًۭاelçi olarak

Kâfirlerin, Allah'a ve resulüne iman etmelerine ve resulün getirdiğiyle amel etmelerine engel olan sadece kendilerine gönderilen resulün beşer cinsinden olmasıdır. Bunun üzerine inkâr ederek şöyle dediler: "Allah, bize resul olarak bir insan mı gönderdi?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

95

قُل لَّوْ كَانَ فِى ٱلْأَرْضِ مَلَٰٓئِكَةٌۭ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَكًۭا رَّسُولًۭا

De ki: "Şayet yeryüzünde yerleşmiş, yürüyen melekler olsaydı Biz onlara gökten melek bir peygamber gönderirdik."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلde ki
لَّوْeğer
كَانَolsaydı
فِىyer yüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَلَٰٓئِكَةٌۭmelekler
يَمْشُونَyürüyen
مُطْمَئِنِّينَuslu uslu
لَنَزَّلْنَاelbette gönderirdik
عَلَيْهِمonlara
مِّنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَلَكًۭاbir meleği
رَّسُولًۭاelçi

-Ey Resul!- Onlara cevap olarak de ki: Eğer yeryüzünde rahat huzurlu sizin gibi meskenlerinde oturan, dolaşan melekler olsaydı; o zaman hem cinslerinden meleklerden bir resul gönderilirdi. Çünkü ancak o zaman gönderilmiş olduğu şeyi onlara anlatabilirdi. (Eğer yeryüzünde melekler olsaydı) Onlara beşer cinsinden bir resul göndermemiz hikmetten uzak bir davranış olurdu. Sizin de durumunuz böyledir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

96

قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًۭا

De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Zira O, kullarını hakikaten bilip görendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
كَفَىٰyeter
بِٱللَّهِAllah
شَهِيدًۢاşahid olarak
بَيْنِىbenimle
وَبَيْنَكُمْsizin aranızda
إِنَّهُۥşüphesiz O
كَانَkullarını
بِعِبَادِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَبِيرًۢاhaber alır
بَصِيرًۭاgörür

-Ey Resul!- De ki: Benim size bildirmek için gönderildiğim şeyi tebliğ ettiğime ve size resul olarak gönderildiğime dair benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz O, kullarının bütün hallerini kuşatmıştır ve o hallerden herhangi bir şey O'na gizli kalmaz. Onların nefislerinin bütün gizli hallerini bilip görendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

97

وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ ۖ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِهِۦ ۖ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ عُمْيًۭا وَبُكْمًۭا وَصُمًّۭا ۖ مَّأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ ۖ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَٰهُمْ سَعِيرًۭا

Allah kimi doğru yola iletirse, işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, artık onlar için Allah’tan başka veli bulamazsın. Biz onları kıyamet günü yüzleri üzeri, kör, sağır ve dilsiz olarak haşrederiz. Varacakları sığınakları Cehennem'dir. Sönmeye yüz tuttukça onun alevini artırırız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنve kime
يَهْدِhidayet ederse
ٱللَّهُAllah
فَهُوَişte odur
ٱلْمُهْتَدِdoğru yolu bulan
وَمَنkimi de
يُضْلِلْsapıklıkta bırakırsa
فَلَنartık
تَجِدَbulamazsın
لَهُمْonlar için
أَوْلِيَآءَveliler
مِنO'ndan başka
دُونِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَنَحْشُرُهُمْve onları süreriz
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
عَلَىٰüyerine
وُجُوهِهِمْyüzleri
عُمْيًۭاkör
وَبُكْمًۭاve dilsiz
وَصُمًّۭاve sağır
مَّأْوَىٰهُمْvaracakları yer
جَهَنَّمُcehennemdir
كُلَّمَاher seferinde
خَبَتْ(ateş) dindiği
زِدْنَٰهُمْonlara artırırız
سَعِيرًۭاçılgın alevi

Yüce Allah kimi hidayete ermeye muvaffak kılarsa, işte o gerçekten hidayete ermiş olandır. -Ey Resul!- Kimi de hidayete ermekten geri bırakırsa ve saptırırsa onları hakka yönlendirecek, onların üzerinden zararı kaldıracak ve onlara faydalı olanı elde ettirecek veliler bulamazsın. Kıyamet gününde onları yüzleri üstü süründürerek körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşredeceğiz. Onların varacağı ve kalacakları yer cehennemdir. Onun ateşi ve alevi duruldukça, onlar için yeniden alevini artırırız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

98

ذَٰلِكَ جَزَآؤُهُم بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا وَرُفَٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًۭا جَدِيدًا

Cezaları işte budur. Çünkü onlar, ayetlerimizi inkâr etmişler ve sahi bizler, bir kemik yığını ve ufalanmış toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla dirilmiş mi olacağız? demişlerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَişte budur
جَزَآؤُهُمcezaları
بِأَنَّهُمْçünkü onlar
كَفَرُوا۟inkar ettiler
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizi
وَقَالُوٓا۟ve dediler
أَءِذَاsonra mı?
كُنَّاbiz olduktan
عِظَٰمًۭاkemikler
وَرُفَٰتًاve ufalanmış toprak
أَءِنَّاbiz mi?
لَمَبْعُوثُونَdiriltileceğiz
خَلْقًۭاbir yaratılışla
جَدِيدًاyeni

İşte bu, onların resulümüze indirilmiş ayetlerimizi inkâr edip, kafir olmaları, ölümden sonra tekrar dirilmeyi imkânsız kabul etmeleri ve; "Biz öldükten, çürümüş kemikler olduktan ve parçalar halinde ufalanıp toprak haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" demeleri sebebiyle görecekleri cezalarıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

99

۞ أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ وَجَعَلَ لَهُمْ أَجَلًۭا لَّا رَيْبَ فِيهِ فَأَبَى ٱلظَّٰلِمُونَ إِلَّا كُفُورًۭا

Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, onların benzerlerini de yaratmaya ve onlara hiç şüphesiz bir ecel tayin etmeye gücünün yettiğini görmüyorlar mı? Buna rağmen zalimler yine de küfürde direnmektedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوَلَمْgörmediler mi ki?
يَرَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
ٱلَّذِىyaratan
خَلَقَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
قَادِرٌkadirdir
عَلَىٰٓyaratmağa da
أَنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَخْلُقَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِثْلَهُمْkendilerinin benzerini
وَجَعَلَve koymuştur
لَهُمْkendileri için
أَجَلًۭاbir süre
لَّاyoktur
رَيْبَşüphe
فِيهِonda
فَأَبَىama yapmazlar
ٱلظَّٰلِمُونَzalimler
إِلَّاbaşka bir şey
كُفُورًۭاinkardan

Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edenler, gökleri ve yeri çok büyük birer varlık olmalarına rağmen yaratan Allah'ın onların benzerini yaratmaya kadir olduğunu bilmiyorlar mı? Çok büyük bir varlığı yaratmaya kadir olan, daha küçük ve daha azını yaratmaya da kadirdir. Yüce Allah onlar için dünyada hayatlarının biteceği belli bir zaman tayin etmiştir. Hiç şüphe olmayan (ölümlerinden sonraki) dirilişleri için de belli bir zaman tayin etmiştir. Ölümden sonra dirilmeyi ispat eden delillerin ortaya çıkmasına rağmen müşrikler yeniden dirilişi inkâr etmeye devam ettiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

100

قُل لَّوْ أَنتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَآئِنَ رَحْمَةِ رَبِّىٓ إِذًۭا لَّأَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ ٱلْإِنفَاقِ ۚ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ قَتُورًۭا

De ki: "Eğer siz, Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız. O zaman tükenir korkusuyla muhakkak cimrilik ederdiniz." Zaten insan çok cimridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلde ki
لَّوْeğer
أَنتُمْsiz
تَمْلِكُونَsahip olsaydınız
خَزَآئِنَhazinelerine
رَحْمَةِrahmet
رَبِّىٓRabbimin
إِذًۭاo zaman
لَّأَمْسَكْتُمْtutardınız
خَشْيَةَkorkarak
ٱلْإِنفَاقِharcamaktan
وَكَانَgerçekten
ٱلْإِنسَٰنُinsan
قَتُورًۭاçok cimridir

-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: Sizler Rabbimin hiç bitmeyen ve eksilmeyen rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, fakir olmamak için harcamaktan korkardınız. Mümin kimse hariç huyu ve karakterinden dolayı insan cimridir. Mümin ise Allah'ın sevabını umarak infak eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir