Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

31. Sûre · Mekke · 34 Ayet

لقمان

LOKMAN SÛRESİ

Lokman

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

الٓمٓ

Elif, Lâm, Mîm.1

  1. [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
الٓمٓElif Lâm Mîm

Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْحَكِيمِ

Bunlar hikmetli Kitab'ın ayetleridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تِلْكَşunlar
ءَايَٰتُayetleridir
ٱلْكِتَٰبِKitabın
ٱلْحَكِيمِhikmetli

-Ey Resul!- Sana indirilen bu ayetler, hikmet ile konuşan kitabın ayetleridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

هُدًۭى وَرَحْمَةًۭ لِّلْمُحْسِنِينَ

İhsan sahiplerine bir hidayet ve bir rahmettir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هُدًۭىyol göstericidir
وَرَحْمَةًۭve rahmettir
لِّلْمُحْسِنِينَgüzel davrananlara

O; amellerini en iyi şekilde yapan, Rablerinin ve onun kullarının haklarını yerine getirenler için bir hidayet ve rahmettir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْءَاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ

Onlar ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar âhirete kesin olarak iman edenlerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَonlar ki
يُقِيمُونَkılarlar
ٱلصَّلَوٰةَnamazı
وَيُؤْتُونَve verirler
ٱلزَّكَوٰةَzekatı
وَهُمve onlar
بِٱلْءَاخِرَةِahirete
هُمْonlar
يُوقِنُونَkesin olarak inanırlar

Onlar namazlarını en mükemmel şekilde eda eden ve mallarının zekâtını veren kimselerdir. Ve onlar ahirette yeniden dirilmeye, hesaba çekilmeye, sevaba ve cezaya kesin olarak iman ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًۭى مِّن رَّبِّهِمْ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlar
عَلَىٰüzerindedirler
هُدًۭىdoğru bir yol
مِّنtarafından
رَّبِّهِمْRableri
وَأُو۟لَٰٓئِكَve işte
هُمُonlar
ٱلْمُفْلِحُونَumduklarına ereceklerdir

İşte bu özellikler ile vasıflandırılan kimseler, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler. Ve onlar talep ettiklerini elde ederek ve korktukları şeyden uzak olarak kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَشْتَرِى لَهْوَ ٱلْحَدِيثِ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۢ وَيَتَّخِذَهَا هُزُوًا ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌۭ مُّهِينٌۭ

İnsanlardan kimisi bilgisizce Allah’ın yolundan saptırmak ve o ayetleri bir eğlence edinmek için boş sözleri satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنَve
ٱلنَّاسِinsanlardan
مَنkimi
يَشْتَرِىsatın alır
لَهْوَboş
ٱلْحَدِيثِhadisi (sözü)
لِيُضِلَّsaptırmak için
عَنyolundan
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
بِغَيْرِolmaksızın
عِلْمٍۢbilgisi
وَيَتَّخِذَهَاve onu edinmek için
هُزُوًاalay konusu
أُو۟لَٰٓئِكَişte
لَهُمْonlara vardır
عَذَابٌۭbir azab
مُّهِينٌۭküçük düşürücü

İnsanlardan bazıları -Nadr b. Hâris- gibi insanları Allah'ın dininden çevirmek için ilimsizce boş sözler seçerler. Allah'ın ayetlerini eğlence edinip onlarla alay ederler. Bu özelliklerle vasıflanan kimseler için ahirette alçaltıcı bir azap vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا وَلَّىٰ مُسْتَكْبِرًۭا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا كَأَنَّ فِىٓ أُذُنَيْهِ وَقْرًۭا ۖ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki onları işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak sırtını çevirir. Ona, elem dolu bir azabı müjdele.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
تُتْلَىٰokunduğu
عَلَيْهِona
ءَايَٰتُنَاayetlerimiz
وَلَّىٰsırtını döner
مُسْتَكْبِرًۭاbüyüklük taslayarak
كَأَنsanki
لَّمْonları hiç işitmemiş
يَسْمَعْهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَأَنَّsanki
فِىٓkulaklarında
أُذُنَيْهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَقْرًۭاağırlık varmış
فَبَشِّرْهُona müjdele
بِعَذَابٍbir azabı
أَلِيمٍacıklı

Ona ayetlerimiz okunduğunda sanki onu duymuyormuş gibi kibirlenerek dinlemeden arkasını döner. Sanki kulaklarında sesleri duymaya karşı sağırlık vardır. -Ey Resul!- Onu, bekleyen elem dolu bir azap ile müjdele.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتُ ٱلنَّعِيمِ

Gerçekten iman edip salih ameller işleyenler için Naim Cennetleri vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّelbette
ٱلَّذِينَkimselere
ءَامَنُوا۟inanan(lara)
وَعَمِلُوا۟ve yapanlara
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
لَهُمْonlara vardır
جَنَّٰتُcennetler
ٱلنَّعِيمِni'meti bol

Şüphesiz ki Allah'a iman eden ve salih amel işleyenler için Naim cennetleri vardır. Orada Allah'ın onlar için hazırladığı nimetlerden bol bol istifade ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

خَٰلِدِينَ فِيهَا ۖ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّۭا ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Onlar oralarda ebedi kalıcıdırlar. Bu Allah’ın hak vaadidir. O, Azîzdir, Hakîmdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
خَٰلِدِينَebedi kalacaklardır
فِيهَاorada
وَعْدَva'didir
ٱللَّهِAllah'ın
حَقًّۭاgerçek
وَهُوَve O
ٱلْعَزِيزُüstündür
ٱلْحَكِيمُhüküm ve hikmet sahibidir

Orada (ebedî) kalacaklardır. Bu, üzerinde şüphe olmayan hak bir vaattir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- hiç kimsenin kendisiyle mücadele edemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, takdir etmesinde ve din olarak hüküm koymasında hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍۢ تَرَوْنَهَا ۖ وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍۢ ۚ وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۢ كَرِيمٍ

O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Biz gökyüzünden su indirip, orada her faydalı nebattan çift çift bitirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
خَلَقَyarattı
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
بِغَيْرِolmadan
عَمَدٍۢbir direk
تَرَوْنَهَاgörebildiğiniz
وَأَلْقَىٰve attı
فِىyere
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَوَٰسِىَsağlam ve yüksek dağlar
أَنdiye
تَمِيدَsarsar
بِكُمْsizi
وَبَثَّve yaydı
فِيهَاorada
مِنher çeşit
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
دَآبَّةٍۢcanlıyı
وَأَنزَلْنَاve indirdik
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۭbir su
فَأَنۢبَتْنَاve bitirdik
فِيهَاorada
مِنher-ten
كُلِّher
زَوْجٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَرِيمٍgüzel (bitkiler)

Allah -Subhanehu ve Teâlâ- gökleri direksiz bir şekilde yarattı. Yeryüzüne de sabit dağlar yerleştirdi ki sarsılmayasınız. Yeryüzüne çeşit çeşit hayvanlar yaydı. Gökten yağmur suyunu biz indirdik. Bunun akabinde yeryüzünde insanların ve hayvanların faydalanması için hoş manzarası olan her çeşit bitki bitirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

هَٰذَا خَلْقُ ٱللَّهِ فَأَرُونِى مَاذَا خَلَقَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦ ۚ بَلِ ٱلظَّٰلِمُونَ فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍۢ

İşte bu Allah'ın yaratmasıdır. Ondan başkasının ne yarattığını bana gösterin! Hayır! Zalimler, açık bir sapıklık içindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاişte bunlar
خَلْقُyarattıklarıdır
ٱللَّهِAllah'ın
فَأَرُونِىgösterin bana
مَاذَاne?
خَلَقَyarattı
ٱلَّذِينَkimseler
مِنO'ndan başka
دُونِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَلِdoğrusu
ٱلظَّٰلِمُونَo zalimler
فِىiçindedirler
ضَلَٰلٍۢbir sapıklık
مُّبِينٍۢaçık

Bu zikredilenler Yüce Allah'ın yarattıklarıdır. -Ey müşrikler!- Allah'ı bırakıp da taptıklarınız neler yarattı gösterin bana? Hayır! Zalimler, haktan uzak apaçık bir sapıklık içindedirler. Öyle ki, onlar hiçbir şey yaratamayan ve kendileri yaratılmış olan şeyleri Rablerine ortak koşuyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا لُقْمَٰنَ ٱلْحِكْمَةَ أَنِ ٱشْكُرْ لِلَّهِ ۚ وَمَن يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ حَمِيدٌۭ

Andolsun, biz Lokman’a “Allah’a şükret!” diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
ءَاتَيْنَاbiz verdik
لُقْمَٰنَLokman'a
ٱلْحِكْمَةَhikmet
أَنِiçin
ٱشْكُرْşükretmesi
لِلَّهِAllah'a
وَمَنve kim
يَشْكُرْşükrederse
فَإِنَّمَاşüphesiz
يَشْكُرُşükreder
لِنَفْسِهِۦkendisi için
وَمَنve kim
كَفَرَinkar ederse
فَإِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
غَنِىٌّzengindir
حَمِيدٌۭövülmüştür

Ant olsun biz, Lokman'ı dinde fıkıh sahibi ve işlerde doğru karar veren birisi kıldık. Ona şöyle buyurduk: -Ey Lokman!- İtaatine seni muvaffak kılma nimetinden dolayı Rabbine şükret. Kim Rabbine şükrederse, bu şükrü kendisine fayda sağlar. Allah, kulunun şükretmesinden müstağnidir. Kim Allah'ın kendisine bahşettiği nimetine nankörlük edip, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'yı inkâr ederse, bu küfrünün zararı kendisinedir. Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. O, bütün mahlukatından müstağnidir, her halükârda övülmeye layıktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَإِذْ قَالَ لُقْمَٰنُ لِٱبْنِهِۦ وَهُوَ يَعِظُهُۥ يَٰبُنَىَّ لَا تُشْرِكْ بِٱللَّهِ ۖ إِنَّ ٱلشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌۭ

Lokman, oğluna öğüt vererek demişti ki: "Yavrucuğum! Allah’a şirk koşma! Muhakkak, şirk koşmak çok büyük bir zulümdür."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذْve hani
قَالَdemişti ki
لُقْمَٰنُLokman
لِٱبْنِهِۦoğluna
وَهُوَO
يَعِظُهُۥöğüt vererek
يَٰبُنَىَّey yavrum
لَاasla
تُشْرِكْortak koşma
بِٱللَّهِAllah'a
إِنَّçünkü
ٱلشِّرْكَortak koşmak
لَظُلْمٌbir zulümdür
عَظِيمٌۭbüyük

-Ey Resul!- Hani Lokman'ın oğluna, hayırda teşvik ederken ve şerden sakındırırken söylediklerini hatırla! "Ey Yavrucuğum! Allah ile birlikte başkasına ibadet etme. Allah ile başkasına yapılan ibadet büyük bir zulümdür. Kişinin işlediği en büyük günahtır. Zira bu günah ebedî olarak cehennemde kalmaya götürür."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ حَمَلَتْهُ أُمُّهُۥ وَهْنًا عَلَىٰ وَهْنٍۢ وَفِصَٰلُهُۥ فِى عَامَيْنِ أَنِ ٱشْكُرْ لِى وَلِوَٰلِدَيْكَ إِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ

Biz insana anne ve babasını tavsiye ettik. Anası onu zayıflık üstüne zayıflığa düşerek taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yılda olur. "Bana ve ana babana şükret, dönüş yalnız banadır."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَوَصَّيْنَاve biz tavsiye ettik
ٱلْإِنسَٰنَinsana
بِوَٰلِدَيْهِana babasını
حَمَلَتْهُonu taşımıştır
أُمُّهُۥanası
وَهْنًاzayıflık
عَلَىٰüstüne
وَهْنٍۢzayıflıkla
وَفِصَٰلُهُۥve onun sütten kesilmesi
فِىiçindedir
عَامَيْنِiki yıl
أَنِki
ٱشْكُرْşükret
لِىbana
وَلِوَٰلِدَيْكَve anana-babana
إِلَىَّbanadır
ٱلْمَصِيرُdönüş

İnsana, Allah'a masiyet olmayan hususlarda ana-babasına itaat edip, onlara iyilikte bulunmasını emrettik. Annesi onu karnında meşakkat üstüne meşakkatle taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl içindedir. İnsana şöyle buyurduk: "Allah'ın sana bahşetmiş olduğu nimetlerden dolayı O'na şükret. Sonra da seni yetiştirip özen göstermelerinden dolayı ana-babana teşekkür et. Dönüş ancak banadır. Herkese, hak ettiğinin karşılığını vereceğim."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

وَإِن جَٰهَدَاكَ عَلَىٰٓ أَن تُشْرِكَ بِى مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌۭ فَلَا تُطِعْهُمَا ۖ وَصَاحِبْهُمَا فِى ٱلدُّنْيَا مَعْرُوفًۭا ۖ وَٱتَّبِعْ سَبِيلَ مَنْ أَنَابَ إِلَىَّ ۚ ثُمَّ إِلَىَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Eğer onlar bilmediğin şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa; sen sakın onlara itaat etme! Bununla beraber dünyada onlarla iyi geçin ve sen bana dönenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz yine banadır. Ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve eğer
جَٰهَدَاكَseni zorlarlarsa
عَلَىٰٓiçin
أَنortak koşman
تُشْرِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِىbana
مَاbir şeyi
لَيْسَolmayan
لَكَsenin
بِهِۦhakkında
عِلْمٌۭbilgin
فَلَاasla
تُطِعْهُمَاonlara ita'at etme
وَصَاحِبْهُمَاve onlarla geçin
فِىdünyada
ٱلدُّنْيَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَعْرُوفًۭاiyilikle
وَٱتَّبِعْve uy
سَبِيلَyoluna
مَنْkimsenin
أَنَابَyönelen
إِلَىَّbana
ثُمَّsonra
إِلَىَّbanadır
مَرْجِعُكُمْdönüşünüz
فَأُنَبِّئُكُمsize haber vereceğim
بِمَاşeyleri
كُنتُمْolduklarnız
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Eğer ana-baban, Allah'a ortak koşman konusunda seni zorlarlarsa, asla bu hususta onlara itaat etme. Çünkü Allah'a isyanın söz konusu olduğu yerde kula itaat yoktur. İyilik, güzellik ve onlarla olan bağlarını gözeterek dünyada onlarla iyi geçin. Tevhit ve itaat ile bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra kıyamet günü hepinizin dönüşü yalnız banadır. Size dünyada yapmış olduğunuz amelleri haber vereceğim. Bunların karşılığını size vereceğim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

يَٰبُنَىَّ إِنَّهَآ إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍۢ مِّنْ خَرْدَلٍۢ فَتَكُن فِى صَخْرَةٍ أَوْ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ أَوْ فِى ٱلْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا ٱللَّهُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌۭ

(Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş, bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Şüphesiz Allah Latîf'tir/en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰبُنَىَّey yavrum
إِنَّهَآonlar
إِنeğer
تَكُbir şey olsa
مِثْقَالَağırlığınca
حَبَّةٍۢdanesi
مِّنْhardal
خَرْدَلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَتَكُنve bulunsa
فِىbir kayanın içinde
صَخْرَةٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْveya
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْveya
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَأْتِmutlaka getirir
بِهَاonu
ٱللَّهُAllah
إِنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
لَطِيفٌlatiftir
خَبِيرٌۭhaber alır

Ey Oğlum! İyilik ya da kötülük, hardal tanesi kadar küçük dahi olsa ve bu ister hiçbir kimsenin görmediği bir kayanın içinde ya da gökyüzünün herhangi bir yerinde veyahut da yeryüzünde olsa; Yüce Allah bunu kıyamet günü getirecektir. Bunun karşılığını kuluna verecektir. Şüphesiz Allah Latîf'tir, ince ayrıntılar bile O'na gizli kalmaz. Eşyanın hakikatinden ve yerinden hakkıyla haberdardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

يَٰبُنَىَّ أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ وَأْمُرْ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱنْهَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَآ أَصَابَكَ ۖ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ ٱلْأُمُورِ

“Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰبُنَىَّey yavrum
أَقِمِkıl
ٱلصَّلَوٰةَnamazı
وَأْمُرْve emret
بِٱلْمَعْرُوفِiyiliği
وَٱنْهَve vazgeçir
عَنِkötülükten
ٱلْمُنكَرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱصْبِرْve sabret
عَلَىٰbaşına
مَآne
أَصَابَكَgeldiyse
إِنَّçünkü
ذَٰلِكَbunlar
مِنْyapılması gereken
عَزْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأُمُورِişlerdendir

"Ey Yavrum! Namazı eksiksiz olarak tam bir şekilde eda et. İyiliği emret ve münkerden sakındır. Eğer bu hususta sana bir kötülük isabet ederse de ona sabret. Bu emredildiğin hususlar, Yüce Allah'ın sana yapmanı emrettiği şeylerdir. Bunları yapıp yapmamakta seçme hakkın yoktur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَحًا ۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍۢ فَخُورٍۢ

İnsanlara yüzünü çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü Allah kendini beğenip böbürlenen hiçbir kimseyi sevmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاasla
تُصَعِّرْçevirne
خَدَّكَyüzünü
لِلنَّاسِinsanlardan
وَلَاve
تَمْشِyürüme
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَرَحًاböbürlenerek
إِنَّzira
ٱللَّهَAllah
لَاsevmez
يُحِبُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كُلَّhepsini
مُخْتَالٍۢkendini beğenenleri
فَخُورٍۢövünenleri

Kibirlenerek insanlardan yüz çevirme. Kendini beğenmiş bir şekilde yeryüzünde yürüme. Şüphesiz Allah; böbürlenerek yürüyen, kendisine verilen nimet ile insanlara karşı büyüklük taslayıp övünen ve bu nimetlerden dolayı Allah'a şükretmeyen hiçbir kimseyi sevmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

وَٱقْصِدْ فِى مَشْيِكَ وَٱغْضُضْ مِن صَوْتِكَ ۚ إِنَّ أَنكَرَ ٱلْأَصْوَٰتِ لَصَوْتُ ٱلْحَمِيرِ

Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesini kıs! Çünkü seslerin en çirkini eşeklerin sesidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱقْصِدْve tutumlu ol
فِىyürüyüşünde
مَشْيِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱغْضُضْve kıs
مِنsesini
صَوْتِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّçünkü
أَنكَرَen çirkini
ٱلْأَصْوَٰتِseslerin
لَصَوْتُsesidir
ٱلْحَمِيرِeşeklerin

Yürüyüşün çok yavaş ile hızlı olmak arasında ağırbaşlı bir yürüyüş olsun. Sesini alçalt, eziyet verecek derecede yükseltme. Şüphesiz seslerin en çirkini yüksek olmasından dolayı eşeklerin sesidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

أَلَمْ تَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَأَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُۥ ظَٰهِرَةًۭ وَبَاطِنَةًۭ ۗ وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۢ وَلَا هُدًۭى وَلَا كِتَٰبٍۢ مُّنِيرٍۢ

Allah'ın, göklerde ve yerdeki (nice varlık ve imkânları) sizin emrinize verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmediniz mi? Yine de insanlar arasında hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmediniz mi?
تَرَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّelbette
ٱللَّهَAllah
سَخَّرَboyun eğdirdi
لَكُمsize
مَّاbulunanları
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve bulunanları
فِىve yerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَسْبَغَve bol bol verdi
عَلَيْكُمْsize
نِعَمَهُۥni'metlerini
ظَٰهِرَةًۭgörünür
وَبَاطِنَةًۭve gizli
وَمِنَve
ٱلنَّاسِinsanlardan
مَنkimi var ki
يُجَٰدِلُtartışır (durur)
فِىhakkında
ٱللَّهِAllah
بِغَيْرِolmadan
عِلْمٍۢbilgisi
وَلَاve olmadan
هُدًۭىyol göstereni
وَلَاve olmadan
كِتَٰبٍۢbir Kitabı
مُّنِيرٍۢaydınlatıcı

-Ey İnsanlar!- Yüce Allah'ın göklerdeki; Güneş, Ay ve yıldızları, aynı zamanda yeryüzünde hayvan, ağaç ve bitkileri hizmetinize sunduğuna şahit olup görmez misiniz? Güzel şekil ve iyi görünümlü açıkça görülen nimetlerini, akıl ve ilim gibi soyut olan nimetlerini sizin üzerinize tamamlamıştır. Bu nimetleri bahşetmiş olmasına rağmen insanlardan bazıları Allah'ın vahyine dayanmadan, ilimsizce ya da kendisine ışık tutacak akıl yahut Allah katından indirilen açık bir kitap olmadan Allah'ın tevhidi hakkında tartışırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ ۚ أَوَلَوْ كَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ يَدْعُوهُمْ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

Kendilerine; “Allah’ın indirdiğine tabi olun!” denildiği zaman, “Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.” derler. Şeytan, kendilerini Cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاne zaman ki
قِيلَdense
لَهُمُonlara
ٱتَّبِعُوا۟uyun
مَآindirdiğine
أَنزَلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah'ın
قَالُوا۟derler
بَلْhayır
نَتَّبِعُbiz uyarız
مَاşeye
وَجَدْنَاbulduğumuz
عَلَيْهِüzerinde
ءَابَآءَنَآbabalarımızı
أَوَلَوْşayet
كَانَolsa da mı?
ٱلشَّيْطَٰنُşeytan
يَدْعُوهُمْonları çağırmış
إِلَىٰazabına
عَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلسَّعِيرِalevli ateşin

Allah'ın birliği hususunda tartışan bu kimselere, "Allah'ın resulüne indirdiği vahye tabi olun" denildiğinde, Onlar da şöyle cevap verirler: "Ona tabi olmayız. Bilakis ilahlarımıza ibadet ederken bulduğumuz atalarımıza tabi oluruz." Şayet şeytan onların atalarını -yoldan çıkarıp putlara ibadet ederek- kıyamet günü cehenneme davet ediyor olsa bile mi?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

۞ وَمَن يُسْلِمْ وَجْهَهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌۭ فَقَدِ ٱسْتَمْسَكَ بِٱلْعُرْوَةِ ٱلْوُثْقَىٰ ۗ وَإِلَى ٱللَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ

Kim, ihsan sahibi olarak yüzünü Allah’a (ihlasla) teslim ederse, sağlam bir kulpa yapışmış olur. Her işin sonu Allah’a varır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنve kim
يُسْلِمْteslim ederse
وَجْهَهُۥٓyüzünü
إِلَىAllah'a
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُوَve o
مُحْسِنٌۭgüzel davranarak
فَقَدِelbette
ٱسْتَمْسَكَo yapışmıştır
بِٱلْعُرْوَةِkulpa
ٱلْوُثْقَىٰen sağlam
وَإِلَىve döner
ٱللَّهِAllah'a
عَٰقِبَةُsonu
ٱلْأُمُورِişlerin

Kim ihlaslı bir şekilde ibadet ederek ve amelini en güzel şekilde yaparak Yüce Allah'a yönelirse; kurtuluşa ermesi umulan en sağlam kulpa sarılmış olur ki, tutmuş olduğu şeyin kopmasından korkmaz. İşlerin akıbeti yalnızca Allah'a varır. Allah, herkese hak ettiğinin karşılığı verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

وَمَن كَفَرَ فَلَا يَحْزُنكَ كُفْرُهُۥٓ ۚ إِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوٓا۟ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Kim de küfre saparsa, artık onun küfre sapması seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yapmakta olduklarını haber vereceğiz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنve kim
كَفَرَinkar ederse
فَلَاseni üzmesin
يَحْزُنكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كُفْرُهُۥٓonun inkarı
إِلَيْنَاsonunda bizedir
مَرْجِعُهُمْonların dönüşleri
فَنُنَبِّئُهُمve kendilerine haber veririz
بِمَاşeyleri
عَمِلُوٓا۟yaptıkları
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
عَلِيمٌۢbilir
بِذَاتِözünü
ٱلصُّدُورِgöğüslerin

-Ey Resul!- Kim Allah'a (iman etmeyip) küfrederse, onun küfrü seni üzmesin. Kıyamet günü onların dönüşü ancak bizedir. Dünyada işlemiş oldukları günahları onlara haber vereceğiz. Yaptıkları tüm amellerin karşılığını da vereceğiz. Şüphesiz Allah, kalplerde olanı hakkıyla bilir. Onda olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

نُمَتِّعُهُمْ قَلِيلًۭا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ إِلَىٰ عَذَابٍ غَلِيظٍۢ

Biz onları azıcık faydalandırırız, sonra da onları şiddetli bir azaba uğratırız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
نُمَتِّعُهُمْonları yaşatırız
قَلِيلًۭاbiraz
ثُمَّsonra
نَضْطَرُّهُمْsüreriz
إِلَىٰbir azaba
عَذَابٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
غَلِيظٍۢkaba

Dünyada vermiş olduğumuz lezzetlerden az bir zaman onları faydalandırırız. Sonra kıyamet günü onları çetin bir azaba; cehennem azabına sürükleriz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ ۚ قُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Andolsun ki, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan muhakkak: "Allah" diyeceklerdir.De ki: "Hamt Allah'adır." Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَئِنve andolsun
سَأَلْتَهُمonlara sorsan
مَّنْkim?
خَلَقَyarattı
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
لَيَقُولُنَّmutlaka derler
ٱللَّهُAllah
قُلِde ki
ٱلْحَمْدُhamd
لِلَّهِAllah'a layıktır
بَلْhayır
أَكْثَرُهُمْçokları
لَاbilmezler
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- "Bu müşriklere, gökyüzünü ve yeryüzünü kim yarattı?" diye sorsan, onlar: “Allah” diyeceklerdir. De ki: "Size delili gösteren o Allah'a hamdolsun. Bilakis onların çoğu cahil oldukları için hamt edilmeyi, kimin hak ettiğini bilmiyorlar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ

Göklerlerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Muhakkak Allah Ganî'dir, Hamîd'dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِلَّهِAllah'ındır
مَاne varsa
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
هُوَişte O'dur
ٱلْغَنِىُّzengin
ٱلْحَمِيدُövülen

Yaratma, sahip olma ve yönetme bakımından göklerde ve yerdeki her şey Allah'a aittir. Şüphesiz Yüce Allah, bütün kullarından müstağnidir, dünya ve ahirette övülmeye layıktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَلَوْ أَنَّمَا فِى ٱلْأَرْضِ مِن شَجَرَةٍ أَقْلَٰمٌۭ وَٱلْبَحْرُ يَمُدُّهُۥ مِنۢ بَعْدِهِۦ سَبْعَةُ أَبْحُرٍۢ مَّا نَفِدَتْ كَلِمَٰتُ ٱللَّهِ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌۭ

Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah’ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Muhakkak Allah Azîzdir, Hakîmdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْşayet olsa
أَنَّمَاbulunan
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنağaçlar
شَجَرَةٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَقْلَٰمٌۭkalem
وَٱلْبَحْرُve deniz (mürekkep)
يَمُدُّهُۥona katılsa
مِنۢarkasından
بَعْدِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَبْعَةُyedi
أَبْحُرٍۢdeniz (daha)
مَّاyine tükenmez
نَفِدَتْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَلِمَٰتُkelimeleri
ٱللَّهِAllah'ın
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
عَزِيزٌüstündür
حَكِيمٌۭhikmet sahibidir

Eğer yeryüzündeki ağaçlar kesilip kalem haline getirilse, deniz de mürekkep olsa ve buna yedi deniz daha eklense, Yüce Allah'ın sözlerinin, sonsuz olmasından dolayı (yazmakla) bitip tükenmezdi. Şüphesiz ki Allah; Azîz'dir, kimse O'na galip gelemez. Yaratmasında ve idare etmesinde hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

مَّا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ إِلَّا كَنَفْسٍۢ وَٰحِدَةٍ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz ancak bir tek kişi(nin yaratılması ve diriltilmesi) gibidir. Şüphesiz Allah; hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّاdeğildir
خَلْقُكُمْsizin yaratılmanız
وَلَاve değildir
بَعْثُكُمْdiriltilmeniz
إِلَّاbaşka bir şey
كَنَفْسٍۢkişi(nin yaratılmasından)
وَٰحِدَةٍbir tek
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
سَمِيعٌۢişitendir
بَصِيرٌgörendir

-Ey İnsanlar!- Yaratılmanız, kıyamet günü hesap ve karşılık için yeniden diriltilmeniz, kolaylık bakımından ancak bir insanın yeniden yaratılıp diriltilmesi gibidir. Şüphesiz Yüce Allah; hakkıyla işitendir, bir sesi işitmesi başka bir sesi işitmesine mani olmaz. O; hakkıyla görendir, bir şeyi görmesi başka bir şeyi görmesine mani olmaz. İşte böyle bir insanı yaratması ve yeniden diriltmesi, başka bir insanı yaratıp diriltmesine mani değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّۭ يَجْرِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّۭى وَأَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌۭ

Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katıyor? Güneş'i ve Ay'ı sizin hizmetinize sunmuştur. Her biri belli bir süreye (kadar) akıp gider. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmedin mi
تَرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يُولِجُsokuyor
ٱلَّيْلَgeceyi
فِىiçine
ٱلنَّهَارِgündüzün
وَيُولِجُve sokuyor
ٱلنَّهَارَgündüzü
فِىiçine
ٱلَّيْلِgecenin
وَسَخَّرَve emrine boyun eğdirmiştir
ٱلشَّمْسَgüneşi
وَٱلْقَمَرَve ayı
كُلٌّۭher biri
يَجْرِىٓakıp gider
إِلَىٰٓkadar
أَجَلٍۢbir süreye
مُّسَمًّۭىbelli
وَأَنَّve elbette
ٱللَّهَAllah
بِمَاyaptıklarınızı
تَعْمَلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَبِيرٌۭhaber almaktadır

Yüce Allah'ın gündüzü arttırmak için geceden kısalttığını, geceyi uzatmak için gündüzden kısalttığını, Güneş ve Ay'ın yörüngesini takdir ettiğini görmez misin? Öyle ki, her biri kendi yörüngesinde belirli bir vakte kadar akıp gider. Şüphesiz Yüce Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِ ٱلْبَٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ

Bu böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. O'nu bırakıp da taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah; yüksektir/uludur, büyüktür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَböyledir
بِأَنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
هُوَO
ٱلْحَقُّhaktır
وَأَنَّve elbette
مَاyalvardıkları
يَدْعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنO'ndan başka
دُونِهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْبَٰطِلُbatıldır
وَأَنَّve gerçekten
ٱللَّهَAllah'tır
هُوَO
ٱلْعَلِىُّulu
ٱلْكَبِيرُve büyük

İşte bu yönetme ve takdir etme, Yüce Allah'ın hakkın ta kendisi olduğuna şahitlik eder. O; zatında, sıfatlarında ve fiillerinde hak olandır. Müşriklerin O'ndan başka ibadet ettikleri ise aslı olmayan batılın ta kendisidir. Şüphesiz Yüce Allah; zatı, galip gelmesi ve yüceliği ile bütün mahlukatın üstünde olandır. O'ndan daha üstün kimse yoktur. O her şeyden büyüktür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱلْفُلْكَ تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِنِعْمَتِ ٱللَّهِ لِيُرِيَكُم مِّنْ ءَايَٰتِهِۦٓ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّكُلِّ صَبَّارٍۢ شَكُورٍۢ

- Size ayetlerinden bir kısmını göstermek için Allah’ın nimeti ile gemilerin denizde akıp gittiğini görmez misin? İşte bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için muhakkak ayetler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmedin mi?
تَرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّki
ٱلْفُلْكَgemiler
تَجْرِىgidiyor
فِىdenizde
ٱلْبَحْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِنِعْمَتِni'metiyle
ٱللَّهِAllah'ın
لِيُرِيَكُمsize göstersin diye
مِّنْbir kısım
ءَايَٰتِهِۦٓayetlerini
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢibretler
لِّكُلِّherkes için
صَبَّارٍۢsabreden
شَكُورٍۢşükreden

Gemilerin denizde Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın kudret ve lütfu ile yüzüp gitmekte olduğunu görmez misin? -Ey İnsanlar!- Bu, size kudretine ve lütfuna delalet eden ayetlerinden bazısını göstermek içindir. Şüphesiz bunda kendisine isabet eden sıkıntıya hakkıyla sabreden, kendisine verilmiş olan nimetlere hakkıyla şükreden kimse için Allah'ın kudretine delalet eden deliller vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

وَإِذَا غَشِيَهُم مَّوْجٌۭ كَٱلظُّلَلِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ فَمِنْهُم مُّقْتَصِدٌۭ ۚ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا كُلُّ خَتَّارٍۢ كَفُورٍۢ

Onları dağlar gibi bir dalga kapladığında dinlerini yalnız Allah’a halis kılarak O'na dua ederler. Allah; onları kurtarıp karaya çıkarınca, onlardan bir kısmı orta yolu tutar. Ayetlerimizi hain ve çokça nankörlük edenden başkası bilerek inkâr etmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
غَشِيَهُمonları sardığı
مَّوْجٌۭdalga(lar)
كَٱلظُّلَلِgölgeler gibi
دَعَوُا۟yalvarırlar
ٱللَّهَAllah'a
مُخْلِصِينَyalnız has kılarak
لَهُO'na
ٱلدِّينَdini
فَلَمَّاfakat o zaman
نَجَّىٰهُمْonları kurtarınca
إِلَىkaraya çıkarıp
ٱلْبَرِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَمِنْهُمiçlerinden bir kısmı
مُّقْتَصِدٌۭorta yolu tutar
وَمَاzaten
يَجْحَدُinkar etmez
بِـَٔايَٰتِنَآbizim ayetlerimizi
إِلَّاbaşkası
كُلُّher
خَتَّارٍۢgaddarlardan
كَفُورٍۢinkarcıdan

Onları her yönden dağlar gibi dalgalar ve bulutlar kuşattığında, ibadeti ve duayı yalnızca Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar. Allah, onların duasına icabet edip onları karaya çıkarıp boğulmaktan selamette kıldığında, onlardan bazısı üzerine gerekli olan şükrü tam manası ile yerine getirmemiş, bazısı da Allah'ın nimetine nankörlük etmiştir. Ayetlerimizi ancak vefasız olan -kendisini kurtardığında Allah'a şükredenlerden olacağına dair söz veren kimse - Allah'ın nimetlerine nankörlük eden, kendisine nimetleri ile rızık veren Rabbine şükretmeyen kimse inkâr eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱخْشَوْا۟ يَوْمًۭا لَّا يَجْزِى وَالِدٌ عَن وَلَدِهِۦ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَن وَالِدِهِۦ شَيْـًٔا ۚ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّۭ ۖ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِٱللَّهِ ٱلْغَرُورُ

Ey insanlar! Rabbinizden sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı Şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلنَّاسُinsanlar
ٱتَّقُوا۟korkun
رَبَّكُمْRabbinizden
وَٱخْشَوْا۟ve çekinin
يَوْمًۭاgünden (ki)
لَّاödeyemez
يَجْزِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَالِدٌbaba
عَنçocuğunun
وَلَدِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَاdeğildir
مَوْلُودٌçocuk da
هُوَo
جَازٍödeyecek
عَنiçin
وَالِدِهِۦbabası
شَيْـًٔاbir şey
إِنَّşüphesiz
وَعْدَva'di
ٱللَّهِAllah'ın
حَقٌّۭgerçektir
فَلَاasla
تَغُرَّنَّكُمُsizi aldatmasın
ٱلْحَيَوٰةُhayatı
ٱلدُّنْيَاdünya
وَلَاve asla
يَغُرَّنَّكُمsizi aldatmasın
بِٱللَّهِAllah hakkında
ٱلْغَرُورُaldatıcı (şeytan)

Ey İnsanlar! Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Rabbinizden korkun. Babanın evladı, evladın da babası için hiçbir fayda veremeyeceği o günün azabından korkun. Yüce Allah'ın, kıyamet günü karşılıkları verme vaadi haktır, gerçekleşeceğinde hiçbir şüphe yoktur. Dünya hayatı içindeki şehvet ve eğlence sizi aldatmasın. Aynı şekilde Allah'ın sizi cezalandırmada acele etmemesi ve sizden azabı ertelemesi ile de şeytan sizi kandırmasın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

إِنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ ٱلْغَيْثَ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْأَرْحَامِ ۖ وَمَا تَدْرِى نَفْسٌۭ مَّاذَا تَكْسِبُ غَدًۭا ۖ وَمَا تَدْرِى نَفْسٌۢ بِأَىِّ أَرْضٍۢ تَمُوتُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌۢ

Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O; yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
عِندَهُۥO'nun yanındadır
عِلْمُbilgisi
ٱلسَّاعَةِsa'atin
وَيُنَزِّلُve O yağdırır
ٱلْغَيْثَyağmuru
وَيَعْلَمُve bilir
مَاolanı
فِىrahimlerde
ٱلْأَرْحَامِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve
تَدْرِىbilmez
نَفْسٌۭhiç kimse
مَّاذَاne
تَكْسِبُkazanacağını
غَدًۭاyarın
وَمَاve
تَدْرِىbilmez
نَفْسٌۢhiç kimse
بِأَىِّhangi
أَرْضٍۢyerde
تَمُوتُöleceğini
إِنَّşüphesiz yalnız
ٱللَّهَAllah
عَلِيمٌbilendir
خَبِيرٌۢhaberi olandır

Şüphesiz kıyamet saatinin ilmi yalnızca Allah'ın katındadır. Ne zaman kopacağını O bilir. Yağmuru ne zaman dilerse indirir ve rahimlerdeki erkek mi, dişi mi, mutlu mu, bedbaht mı? Onu da bilir. Hiçbir nefis hayır mı, şer mi kazanacak, hangi yerde ölecek bilemez. Bilakis bunların hepsini Yüce Allah bilir. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilen her şeyden hakkıyla haberdar olandır. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Lokmân Sûresi, hikmeti yalnız bilgi biriktirmek değil, şükür ve doğru davranış üretmek olarak tanımlar. Sûre adını, oğluna öğüt veren Lokmân'dan alır. Kur'an onun peygamber olup olmadığını açıkça bildirmez; çoğu gelenekte hikmet sahibi salih bir kişi olarak kabul edilir. Lokmân'a verilen ilk öğüt, Allah'a şükretmesidir. Ardından oğluna şirkten uzak durmasını, anne babaya iyilik etmesini, fakat Allah'a ortak koşmaya zorlarlarsa bu konuda itaat etmemesini söyler. Böylece aile saygısı ile vicdanî sorumluluk arasında dengeli bir sınır kurulur. Lokmân'ın öğütleri soyut nasihatlerden oluşmaz. En küçük davranışın hardal tanesi kadar olup bir kayanın içinde, göklerde veya yerde bulunsa bile Allah tarafından ortaya çıkarılacağı belirtilir. Namazı kılmak, iyiliği teşvik etmek, kötülüğe karşı durmak ve karşılaşılan zorluklara sabretmek istenir. İnsanlara küçümseyerek yüz çevirmemek, yeryüzünde böbürlenerek yürümemek, yürüyüşte ölçülü olmak ve sesi alçaltmak da ahlâk eğitiminin parçasıdır. Bu ayrıntılar, ebeveynliğin yalnız emir vermek değil, karakter inşa eden açıklamalar yapmak olduğunu gösterir. Sûrenin başında boş sözleri insanları Allah'ın yolundan saptırmak için kullanan tutum eleştirilir. Sonunda ise kıyamet bilgisi, yağmur, rahimlerde olan, insanın yarın ne kazanacağı ve nerede öleceği gibi gayb alanları Allah'ın bilgisine bağlanır. Lokmân Sûresi aile içi öğüdü kozmik tevazuya taşır: Çocuğa verilen eğitim, onu ebeveynin kopyasına dönüştürmek değil; Allah'a karşı sorumluluk, insanlara saygı ve kendi sınırlarını bilme yeteneği kazandırmaktır.

Ana Temalar

  • Hikmet ve şükür
  • Lokmân'ın oğluna tevhid öğüdü
  • Anne babaya iyilik ve itaat sınırı
  • Namaz, iyilik ve sabır
  • Kibirden uzak beden ve konuşma dili

Ne Zaman Okunur?

Lokmân Sûresi'nin çocuk sahibi olmak veya aile sorunlarını çözmek için belirli sayıda okunmasına dair sahih bir kural yoktur. Ebeveynlik, ergenlik, aile içi iletişim ve değer eğitimi konuşulurken ayetler bölüm bölüm ele alınabilir. Öğütler çocuğa tek yönlü baskı kurmak için değil, sevgi, açıklama ve örnek davranışla desteklenen bir eğitim çerçevesi olarak anlaşılmalıdır.

Lokmân'ın öğütlerindeki pedagojik sıra

Lokmân oğluna önce tevhidi, ardından anne babaya iyiliği, bireysel sorumluluğu, namazı, toplumsal iyiliği, sabrı ve beden dilini öğretir. Nasihat yalnız yasak cümlelerinden oluşmaz; her davranışın neden önemli olduğu açıklanır. Bu yapı, ebeveynlikte korkutma ve utandırma yerine anlamlandırma, örnek olma ve yaşa uygun konuşma ihtiyacını düşündürür.

Sesini alçaltmak yalnız fiziksel ses düzeyi değildir

Yürüyüşte ölçü ve seste denge öğüdü, insanın kamusal alandaki varoluş biçimini düzenler. Kişinin haklı olması, küçümseyici yüz ifadesi veya ezici bir ton kullanmasını meşrulaştırmaz. Dijital tartışmalarda büyük harf, alay ve teşhir dili de aynı ahlâkî ölçüyle değerlendirilebilir; fakat ayet mağdurun sesini tamamen kısmak için kullanılmamalıdır.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Lokmân peygamber midir?

Kur'an Lokmân'a hikmet verildiğini bildirir, fakat onu açıkça peygamber olarak tanımlamaz. İslamî kaynaklarda çoğunlukla hikmet sahibi salih bir kişi olduğu görüşü benimsenmiştir.

Lokmân'ın oğluna verdiği temel öğütler nelerdir?

Şirkten uzak durmak, anne babaya iyilik etmek, Allah'ın en küçük davranışı bildiğini unutmamak, namazı kılmak, iyiliği teşvik etmek, kötülükten sakındırmak, sabretmek ve kibirli davranmamak öne çıkan öğütlerdir.

Lokmân Sûresi çocuk eğitiminde nasıl okunabilir?

Ayetler yalnız çocuğa emir listesi vermek yerine, her davranışın gerekçesini açıklayan bir eğitim dili gösterir. Tevhid, sorumluluk, ibadet, sabır ve nezaket birlikte ele alınır; ebeveynin kendi davranışı da bu eğitimin parçasıdır.

Lokmân 15 anne babaya itaatin sınırını nasıl çizer?

Anne babaya iyi davranmak emredilir; ancak Allah'a ortak koşmaya zorlama durumunda bu talebe itaat edilmez. Buna rağmen dünya hayatında onlarla iyi geçinmek istenir. Böylece inançta sınır ile ailede nezaket birlikte korunur.

Tüm sorular →

Kaynaklar