Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

32. Sûre · Mekke · 30 Ayet

السجدة

SECDE SÛRESİ

Secde

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

الٓمٓ

Elif, Lâm, Mîm.1

  1. [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
الٓمٓElif Lâm Mîm

(Elif, Lâm, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ لَا رَيْبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Kitabın indirilmesi –ki onda şüphe yoktur- âlemlerin Rabbindendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَنزِيلُindirilişi
ٱلْكِتَٰبِKitabın
لَاyoktur
رَيْبَşüphe
فِيهِonda
مِنRabbindendir
رَّبِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği bu Kur'an'ın, alemlerin Rabbi tarafından kendisine indirildiğinde bir şüphe yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ ۚ بَلْ هُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوْمًۭا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٍۢ مِّن قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

Yoksa; “Onu Muhammed uydurdu mu?" diyorlar. Hayır! O, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbinden gelen haktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa?
يَقُولُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱفْتَرَىٰهُonu uydurdu
بَلْhayır
هُوَo
ٱلْحَقُّgerçektir
مِنtarafından
رَّبِّكَRabbin
لِتُنذِرَuyarman için
قَوْمًۭاbir kavmi
مَّآkendilerine gelmeyen
أَتَىٰهُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنhiçbir
نَّذِيرٍۢuyarıcı
مِّنsenden önce
قَبْلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَعَلَّهُمْumuduyla
يَهْتَدُونَdoğru yola gelirler

Şüphesiz bu kâfirler şöyle demektedirler: "Muhammed, Rabbi adına yalan uydurmaktadır." Ancak işin aslı onların dediği gibi değildir. Bilakis o (Kur'an) üzerinde şüphe bulunmayan haktır. -Ey Resul!- Daha önce Rabbin tarafından sana indirilmiş olan (Kur'an), kendilerini Allah'ın azabı ile korkutan bir resul gelmeyen topluluğu korkutman içindir. Umulur ki hakka yönelip ona tabi olur ve onunla amel ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍۢ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ ۖ مَا لَكُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِىٍّۢ وَلَا شَفِيعٍ ۚ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

Allah; gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra da arşa istivâ etmiştir. Sizin O’ndan başka bir veliniz de şefaatçiniz de yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱللَّهُAllah
ٱلَّذِىki
خَلَقَyarattı
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
وَمَاve
بَيْنَهُمَاbunlar arasındakileri
فِىaltı
سِتَّةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَيَّامٍۢgünde
ثُمَّsonra
ٱسْتَوَىٰistiva etti
عَلَىüzerine
ٱلْعَرْشِArş
مَاyoktur
لَكُمsizin
مِّنO'ndan başka
دُونِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنhiçbir
وَلِىٍّۢdostunuz
وَلَاve yoktur
شَفِيعٍşefa'atçiniz
أَفَلَاdüşünüp öğüt almıyor musunuz?
تَتَذَكَّرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Allah; gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmıştır. O, bunları göz açıp kapanmasından daha az bir vakitte yaratmaya kadirdir. Sonra celaline yakışır bir şekilde arşının üstüne yükselmiştir. -Ey İnsanlar!- Sizin O'ndan başka işlerinizi üstlenen bir veliniz ya da Rabbinizin katında bir şefaatçiniz yoktur. Hâlâ düşünmüyor musunuz ve O'nunla birlikte başkasına ibadet etmeyip sizi yaratan Rabbinize ibadet etmiyor musunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ إِلَى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍۢ كَانَ مِقْدَارُهُۥٓ أَلْفَ سَنَةٍۢ مِّمَّا تَعُدُّونَ

Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يُدَبِّرُtedbir eder (indirir)
ٱلْأَمْرَemri
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىyere
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثُمَّsonra
يَعْرُجُçıkar
إِلَيْهِO'na
فِىiçinde
يَوْمٍۢbir gün
كَانَonun süresi
مِقْدَارُهُۥٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَلْفَbin
سَنَةٍۢyıldır
مِّمَّاsizin hesabınızca
تَعُدُّونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Allah -Subhanehu ve Teâlâ- Göklerdeki ve yerdeki bütün mahlukatın işlerini idare eder. -Ey İnsanlar!- Sonra bu işler, dünyada süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

ذَٰلِكَ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

İşte O, gaybı da görüneni de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَişte O'dur
عَٰلِمُbilen
ٱلْغَيْبِgörünmeyeni
وَٱلشَّهَٰدَةِve görüneni
ٱلْعَزِيزُgüçlü
ٱلرَّحِيمُve esirgeyici

Bunların hepsini idare eden, gizli olanı da açık olanı da bilir. Açık ve gizli olandan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O kimsenin kendisine galip gelemediği düşmanlarından intikam alan Azîz'dir. Mümin kullarına karşı çok merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ ۖ وَبَدَأَ خَلْقَ ٱلْإِنسَٰنِ مِن طِينٍۢ

O ki yarattığı her şeyi güzel yapmıştır. İnsanı yaratmaya da çamurdan başlamıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِىٓO'dur ki
أَحْسَنَgüzel yaptı
كُلَّher
شَىْءٍşeyi
خَلَقَهُۥyarattığı
وَبَدَأَve başladı
خَلْقَyaratmağa
ٱلْإِنسَٰنِinsanı
مِنçamurdan
طِينٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

O (Allah) ki, yarattığı her şeyi mükemmel bir şekilde yaratmış ve Âdem'i geçmiş bir örneği olmadan çamurdan yaratmaya başlamıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُۥ مِن سُلَٰلَةٍۢ مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ

Sonra onun soyunu bayağı bir sudan olan bir özden (nutfeden) yarattı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
جَعَلَyaptı
نَسْلَهُۥonun neslini
مِنbir özünden
سُلَٰلَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنbir suyun
مَّآءٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّهِينٍۢhakir

Sonra onun ardından zürriyetini, insandan çıkan süzülmüş bir sudan (meniden) yarattı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

ثُمَّ سَوَّىٰهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِۦ ۖ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تَشْكُرُونَ

Sonra onu düzenli bir şekle soktu ve ona ruhundan üfledi. Size kulak, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
سَوَّىٰهُona biçim verdi
وَنَفَخَve üfledi
فِيهِona
مِنkendi ruhundan
رُّوحِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَجَعَلَve yarattı
لَكُمُsizin için
ٱلسَّمْعَkulak(lar)
وَٱلْأَبْصَٰرَve gözler
وَٱلْأَفْـِٔدَةَve gönüller
قَلِيلًۭاne kadar az
مَّاşükrediyorsunuz
تَشْكُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Sonra insanın yaratılışını kusursuz bir şekilde tamamladı. Ruh üflemek ile sorumlu olan meleğe emrederek ona ruhundan üfledi. -Ey İnsanlar!- Kendisi ile duyacağınız kulaklar, göreceğiniz gözler ve akıl ettiğiniz gönüller yarattı. Allah'ın sizi nimetlendirdiği bu nimetlere ne kadar da az şükrediyorsunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا ضَلَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍۢ جَدِيدٍۭ ۚ بَلْ هُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ كَٰفِرُونَ

(Kâfirler dediler ki:) “Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız?" Hayır! Onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالُوٓا۟ve dediler
أَءِذَاsonra mı?
ضَلَلْنَاbiz kaybolduktan
فِىtoprakta
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَءِنَّاbiz mi?
لَفِىiçinde olacağız
خَلْقٍۢbir yaratılış
جَدِيدٍۭyeni
بَلْdoğrusu
هُمonlar
بِلِقَآءِkavuşmayı
رَبِّهِمْRablerine
كَٰفِرُونَinkar edenlerdir

Yeniden dirilişi inkâr eden müşrikler şöyle dediler: "Ölüp toprakta yok olduğumuzda ve bedenlerimiz toprak olduğunda yeniden diriltilip hayat mı bulacağız?" Bu olacak şey değildir. Bilakis onlar, içinde bulundukları durum sebebiyle yeniden dirilmeyi inkâr eden, ona iman etmeyen kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

۞ قُلْ يَتَوَفَّىٰكُم مَّلَكُ ٱلْمَوْتِ ٱلَّذِى وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

De ki: “Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
يَتَوَفَّىٰكُمcanınızı alır
مَّلَكُmeleği
ٱلْمَوْتِölüm
ٱلَّذِىvekil edilen
وُكِّلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِكُمْüzerinize
ثُمَّsonra
إِلَىٰRabbinize
رَبِّكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تُرْجَعُونَdöndürülürsünüz

-Ey Resul!- Yeniden dirilişi inkâr eden müşriklere de ki: "Allah'ın ruhlarınızı kabzetme görevini verdiği melek sizin canınızı alacak, sonra kıyamet günü hesap ve karşılık için yalnız bize döndürüleceksiniz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ

Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْve eğer
تَرَىٰٓbir görsen
إِذِ(demekte) iken
ٱلْمُجْرِمُونَsuçluları
نَاكِسُوا۟öne eğmiş
رُءُوسِهِمْbaşlarını
عِندَhuzurunda
رَبِّهِمْRablerinin
رَبَّنَآRabbimiz
أَبْصَرْنَاgördük
وَسَمِعْنَاve işittik
فَٱرْجِعْنَاbizi geri döndür
نَعْمَلْyapalım
صَٰلِحًاiyi iş
إِنَّاartık biz
مُوقِنُونَkesin olarak inandık

Kıyamet günü mücrimler yeniden dirilişi inkâr etmeleri sebebiyle başları öne eğilmiş zelil bir şekilde ortaya çıkacak, rezil ve rüsvalığı hissederek şöyle diyeceklerdir: "Rabbimiz! Yeniden diriliş ile ilgili yalanladığımız şeyleri gördük ve resullerin senin katından getirdiği tasdik edilmiş şeyleri işittik. Bizi dünya hayatına geri gönder ki, bizden razı olacağın salih amelleri işleyelim. Bizler şimdi dirilişin ve resullerin getirdiğinin doğru olduğuna yakinen iman ediyoruz." Eğer mücrimleri o halde görseydin, büyük bir şey görmüş olurdun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَلَوْ شِئْنَا لَءَاتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدَىٰهَا وَلَٰكِنْ حَقَّ ٱلْقَوْلُ مِنِّى لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ أَجْمَعِينَ

Eğer biz dileseydik her nefse elbette hidayetini verirdik, fakat benden sadır olan: “Cehennemi bütünü ile cinlerden ve insanlardan elbette dolduracağım” sözü hak olmuştur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْve şayet
شِئْنَاdileseydik
لَءَاتَيْنَاverirdik
كُلَّher
نَفْسٍnefse
هُدَىٰهَاhidayetini
وَلَٰكِنْfakat
حَقَّhak oldu
ٱلْقَوْلُsöz
مِنِّىbenden
لَأَمْلَأَنَّmutlaka dolduracağım
جَهَنَّمَcehennemi
مِنَbir kısmiyle
ٱلْجِنَّةِcinlerden
وَٱلنَّاسِve insanlardan
أَجْمَعِينَtamamen

Eğer her nefsin hidayetini ve doğru yolda ilerlemesini isteseydik, kendisini buna yönlendirerek ona hidayetini verirdik. Ancak adalet ve hikmet gereği; kıyamet günü, cehennemi insanlardan ve cinlerden küfür ehli ile dolduracağım sözüm gerçekleşecektir. Bunun sebebi; onların iman ve istikamet yolu yerine, küfür ve sapıklık yolunu tercih etmeleridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

فَذُوقُوا۟ بِمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَآ إِنَّا نَسِينَٰكُمْ ۖ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْخُلْدِ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

O halde siz bugününüze kavuşmayı unuttuğunuz için tadın. Gerçekten biz de sizi unuttuk. .Şimdi yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın" deriz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَذُوقُوا۟o halde tadın
بِمَاkarşılığını (cezasını)
نَسِيتُمْunutmanızın
لِقَآءَkarşılaşmayı
يَوْمِكُمْgününüzle
هَٰذَآbu
إِنَّاbiz de
نَسِينَٰكُمْsizi unuttuk
وَذُوقُوا۟ve tadın
عَذَابَazabı
ٱلْخُلْدِebedi
بِمَاötürü
كُنتُمْoluklarınızdan
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Kıyamet günü onlar kınanıp, azarlanılarak şöyle denilir: "Kıyamet günü Yüce Allah'a kavuşup sizi hesaba çekeceğinden dünya hayatında gaflette olmanız sebebiyle haydi tadın azabı. Şüphesiz ne kadar çok acı çekeceğinizi hiç umursamadan sizi azapta bıraktık. Dünya hayatında yaptıklarınız sebebiyle kesintiye uğramayan ebedî cehennem azabını tadın."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِهَا خَرُّوا۟ سُجَّدًۭا وَسَبَّحُوا۟ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩

Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamt ederek tespih edenler iman ederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّمَاancak
يُؤْمِنُinanırlar
بِـَٔايَٰتِنَاbizim ayetlerimize
ٱلَّذِينَo kimseler ki
إِذَاzaman
ذُكِّرُوا۟öğüt verildiği
بِهَاkendilerine
خَرُّوا۟derhal kapanırlar
سُجَّدًۭاsecdeye
وَسَبَّحُوا۟ve tesbih ederler
بِحَمْدِöverek
رَبِّهِمْRablerini
وَهُمْve onlar
لَاasla
يَسْتَكْبِرُونَbüyüklük taslamazlar

Resullerimize indirilen ayetlere ancak kendisi ile öğüt verdiği zaman Allah'a secde eden, O'na hamt ederek tespih eden kimseler iman ederler. Onlar, Allah'a ibadet etmekten ve hangi halde olursa olsunlar O'na secde etmekten kibirlenmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

تَتَجَافَىٰ جُنُوبُهُمْ عَنِ ٱلْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًۭا وَطَمَعًۭا وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

Yanları yataklarından uzak kalır. Rablerine korkarak ve ümit ederek dua ederler. Onlara verdiğimiz rızıktan infak da ederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَتَجَافَىٰuzaklaşır
جُنُوبُهُمْyanları
عَنِyataklardan
ٱلْمَضَاجِعِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَدْعُونَdu'a ederler
رَبَّهُمْRablerine
خَوْفًۭاkorkarak
وَطَمَعًۭاve umarak
وَمِمَّاve şeylerden
رَزَقْنَٰهُمْrızıklandırdığımız
يُنفِقُونَhayır için harcarlar

Uyumuş oldukları yatakları terk ederek Yüce Allah'a yönelirler. Namazlarında ve onun dışında azabından korkar ve rahmetini talep ederek O'na yalvarırlar. Kendilerine vermiş olduğumuz servetten Allah yolunda harcarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌۭ مَّآ أُخْفِىَ لَهُم مِّن قُرَّةِ أَعْيُنٍۢ جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Hiç kimse yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَاve asla
تَعْلَمُbilemez
نَفْسٌۭhiç kimse
مَّآne
أُخْفِىَsaklandığını
لَهُمonlar için
مِّنaydınlatıcı
قُرَّةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَعْيُنٍۢgözler
جَزَآءًۢkarşılık olarak
بِمَاşeylere
كَانُوا۟oldukları
يَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Yüce Allah'ın onlar için hazırladığı göz aydınlıklarını hiç kimse bilemez. Bu, Allah tarafından dünyada işlemiş oldukları salih amellerinin karşılığı olarak onlar için bir mükâfattır. Bu mükâfatı, büyüklüğünden dolayı yalnızca Yüce Allah bilir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

أَفَمَن كَانَ مُؤْمِنًۭا كَمَن كَانَ فَاسِقًۭا ۚ لَّا يَسْتَوُۥنَ

Hiç Mümin, fasık gibi olur mu? Bunlar asla bir olmazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَمَنhiç olur mu?
كَانَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُؤْمِنًۭاinanan kişi
كَمَنkimse gibi
كَانَolan
فَاسِقًۭاfasık
لَّاelbette
يَسْتَوُۥنَbir olmazlar

Allah'a iman eden, emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan kimse, O'na itaatsizlik eden kimse gibi değildir. Görecekleri karşılık olarak bu iki grup Allah katında asla eşit değillerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

أَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمْ جَنَّٰتُ ٱلْمَأْوَىٰ نُزُلًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için yaptıklarına karşılık konak olarak içinde barınacakları Cennetler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمَّاfakat
ٱلَّذِينَinananlar
ءَامَنُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَعَمِلُوا۟ve yapanlar
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
فَلَهُمْonlar
جَنَّٰتُcennetlerde
ٱلْمَأْوَىٰdurulmağa değer
نُزُلًۢاağırlanırlar
بِمَاkarşılık
كَانُوا۟olduklarına
يَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Allah'a iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah'ın ikramı olarak içinde kalacakları cennetler, onlar için hazırlanmış mükâfattır. Bu da, dünyada yapmış oldukları salih amellerin karşılığıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فَسَقُوا۟ فَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ ۖ كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَآ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَقِيلَ لَهُمْ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara; “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!” denir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَمَّاve fakat
ٱلَّذِينَyoldan çıkanların
فَسَقُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَمَأْوَىٰهُمُbarınacakları yer
ٱلنَّارُateştir
كُلَّمَآher
أَرَادُوٓا۟istediklerinde
أَنçıkmak
يَخْرُجُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْهَآoradan
أُعِيدُوا۟yine geri çevrilirler
فِيهَاoraya
وَقِيلَve denilir
لَهُمْonlara
ذُوقُوا۟tadın
عَذَابَazabını
ٱلنَّارِateş
ٱلَّذِىolduğunuz
كُنتُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦonu
تُكَذِّبُونَyalanlamakta

Küfre girerek ve günah işleyerek Allah'a itaatsizlik edenlere gelince, kıyamette onların kalması için hazırlanan yer cehennemdir ve orada ebedî kalacaklardır. Oradan her çıkmak istediklerinde tekrar geri döndürülürler. Azarlamak için onlara şöyle denilir: "Dünyada resullerinizin sizi kendisi ile korkuttuğu zaman yalanladığınız cehennemin azabını haydi tadın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

وَلَنُذِيقَنَّهُم مِّنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَدْنَىٰ دُونَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Andolsun ki biz onlara –belki dönerler diye- en büyük azaptan önce yakın azaptan mutlaka tattıracağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَنُذِيقَنَّهُمmutlaka onlara taddıracağız
مِّنَazabdan
ٱلْعَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَدْنَىٰdaha yakın
دُونَayrı olarak
ٱلْعَذَابِazabdan
ٱلْأَكْبَرِbüyük
لَعَلَّهُمْbelki
يَرْجِعُونَdönerler

Rablerine itaatsizlik eden bu yalancılar eğer tövbe etmezlerse; ahirette kendileri için hazırlanmış büyük azaptan önce dünyada, onlara sıkıntı ve belalar veririz. Umulur ki Rablerine itaat etmeye dönerler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ ثُمَّ أَعْرَضَ عَنْهَآ ۚ إِنَّا مِنَ ٱلْمُجْرِمِينَ مُنتَقِمُونَ

Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Şüphesiz ki biz, günahkârlardan intikam alıcıyız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنْve kim olabilir?
أَظْلَمُdaha zalim
مِمَّنkimseden
ذُكِّرَöğüt verilen
بِـَٔايَٰتِayetleriyle
رَبِّهِۦRabbinin
ثُمَّsonra
أَعْرَضَyüz çeviren
عَنْهَآonlardan
إِنَّاmuhakkak ki biz
مِنَsuçlulardan
ٱلْمُجْرِمِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُنتَقِمُونَöç alıcıyız

Allah'ın ayetleri kendisine hatırlatıldığında ondan öğüt almayan ve umursamadan yüz çevirenden daha zalim bir kimse yoktur. Muhakkak ki biz, -küfre girerek ve günah işleyerek Allah'ın ayetlerinden yüz çevirmekte olan- günahkârlardan intikam alacağız. Bunda hiç şüphe yoktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ فَلَا تَكُن فِى مِرْيَةٍۢ مِّن لِّقَآئِهِۦ ۖ وَجَعَلْنَٰهُ هُدًۭى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Andolsun biz Mûsâ'ya Kitab'ı vermiştik, şimdi sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Onu (Tevrat'ı) İsrailoğullarına yol gösterici kılmıştık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
ءَاتَيْنَاbiz verdik
مُوسَىMusa'ya
ٱلْكِتَٰبَKitabı
فَلَاsakın
تَكُنolma
فِىiçinde
مِرْيَةٍۢkuşku
مِّنonun ulaşmasından
لِّقَآئِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَجَعَلْنَٰهُve onu yaptık
هُدًۭىyol gösterici
لِّبَنِىٓoğullarına
إِسْرَٰٓءِيلَİsrail

Ant olsun biz Musa'ya Tevrat'ı verdik. -Ey Resul!- İsra ve Miraç Gecesi Musa ile buluşacağından hiç şüphen olmasın. Musa'ya indirilen kitabı, İsrailoğulları için sapıklıktan hidayete götüren bir rehber kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ أَئِمَّةًۭ يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا۟ ۖ وَكَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا يُوقِنُونَ

Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarından ötürü, aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلْنَاve yetiştirmiştik
مِنْهُمْonların içinden
أَئِمَّةًۭönderler
يَهْدُونَdoğru yola ileten
بِأَمْرِنَاbuyruğumuzla
لَمَّاzaman
صَبَرُوا۟sabrettikleri
وَكَانُوا۟ve olduklarında
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimize
يُوقِنُونَkesinlikle inanıyor

İsrailoğulları'ndan, hak yolda insanların kendilerini örnek aldıkları, bizim kendilerine izin verdiğimiz ve onları güçlendirdiğimiz hak yolu gösteren önderler tayin ettik. Allah'ın emirlerini yerine getirmede, yasaklarından sakınmada ve davet yolunda başa gelen eziyetlerde sabrettikleri için onları hak yola iletiyorlardı. Onlar, rasûllerine indirilmiş olan Allah Teâlâ'nın ayetlerine kesin bir şekilde iman ediyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
رَبَّكَRabbin
هُوَO
يَفْصِلُhükmedecektir
بَيْنَهُمْonların aralarında
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
فِيمَاşeylerde
كَانُوا۟oldukları
فِيهِkonularda
يَخْتَلِفُونَayrılığa düştükleri

-Ey Resul!- Şüphesiz Rabbin, dünyada iken onların ihtilaf ettikleri hususlarda kıyamet günü hüküm verecek, hak ve batıl olanı açıklayacaktır. Herkese hak ettiğinin karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

أَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ ۖ أَفَلَا يَسْمَعُونَ

Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmiş olmamız onları doğru yola sevketmez mi? Bunlarda şüphesiz ibretler vardır. Dinlemezler mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوَلَمْyola getirmedi mi?
يَهْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُمْonları
كَمْnice
أَهْلَكْنَاhelak etmemiz
مِنdaha önceki
قَبْلِهِمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنَkuşakları
ٱلْقُرُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَمْشُونَdolaştıkları
فِىyurtlarında
مَسَٰكِنِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍibretler
أَفَلَاişitmiyorlar mı?
يَسْمَعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onlar kör mü oldular ki, kendilerinden önce geçmiş ümmetlerden helak ettiklerimiz onlar için açıklayıcı (bir ibret) olmadı? Hâlbuki , onların, helak edilmeden önceki oturmuş oldukları yerlerde gezip dolaşıyorlar. Onların halinden öğüt almadılar. Geçmiş ümmetlerin küfürleri ve işledikleri günahları sebebiyle helak edilmelerinde, Allah tarafından kendilerine gelen peygamberlerin doğruluğuna işaret edilen pek çok ibretler vardır. Allah'ın ayetlerini yalanlayan bu kimseler, kabul etmek ve öğüt almak kasdıyla dinlemezler mi?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَسُوقُ ٱلْمَآءَ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًۭا تَأْكُلُ مِنْهُ أَنْعَٰمُهُمْ وَأَنفُسُهُمْ ۖ أَفَلَا يُبْصِرُونَ

Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hâlâ görmeyecekler mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوَلَمْgörmüyorlar mı?
يَرَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّاbiz
نَسُوقُsürüyoruz
ٱلْمَآءَsuyu
إِلَىyere
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْجُرُزِkuru otsuz
فَنُخْرِجُve bitiriyoruz
بِهِۦonunla
زَرْعًۭاekin
تَأْكُلُyiyor
مِنْهُondan
أَنْعَٰمُهُمْhayvanları da
وَأَنفُسُهُمْkendileri de
أَفَلَاgörmüyorlar mı?
يُبْصِرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yeniden dirilişi yalanlayanlar, yağmur suyunu ekini olmayan kurak toprağa gönderdiğimizi, bu su ile develerinin, ineklerinin, koyunlarının ve kendilerinin yediği ekini çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bütün bu olanları görüp, kurak topraktan ekini çıkartanın ölüleri de diriltmeye kadir olduğunu idrak edemiyorlar mı?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْفَتْحُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Derler ki: “Bu fetih ne zaman olur, eğer doğru söyleyenler iseniz?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَقُولُونَve diyorlar
مَتَىٰne zaman?
هَٰذَاbu
ٱلْفَتْحُfetih
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
صَٰدِقِينَdoğrular(dan)

Öldükten sonra yeniden dirilişi yalanlayıp azap için aceleci davrananlar şöyle derler: "İddia ettiğiniz ve kıyamet günü sizin ile bizim aramızı ayıracak olan hüküm, bizim varış yerimiz olan cehennem ve sizin varış yeriniz cennet ne zamandır?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

قُلْ يَوْمَ ٱلْفَتْحِ لَا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِيمَٰنُهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

De ki: “Fetih (kıyamet) günü, kâfirlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
يَوْمَgünü
ٱلْفَتْحِfetih
لَاfayda vermez
يَنفَعُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلَّذِينَkimselere
كَفَرُوٓا۟inkar eden(lere)
إِيمَٰنُهُمْinanmaları
وَلَاve değildir
هُمْonlar
يُنظَرُونَmühlet verilenler(den)

-Ey Resul!- Onlara de ki: "Bu vaat kıyamet günüdür. O gün kulların arasının ayrıldığı gündür. Dünyada Allah'a iman etmeyip küfredenlerin kıyameti gördükten sonra iman etmeleri kendilerine fayda vermez. Rablerine tövbe edip, O'na dönmeleri için kendilerine mühlet verilmez."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَٱنتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ

Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَعْرِضْsen yüz çevir
عَنْهُمْonlardan
وَٱنتَظِرْve bekle
إِنَّهُمzaten onlar da
مُّنتَظِرُونَbeklemektedirler

-Ey Resul!- Sapıklıklarında devam etmelerinden dolayı onlardan yüz çevir ve onların başına gelecekleri bekle. Şüphesiz onlar da senin onlara vadettiğin azabı bekliyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Secde Sûresi, vahyin ilâhî kaynağını, insanın yaratılışını, ölümden sonra dirilişi ve kulluğun yalnız Allah'a yöneltilmesini birlikte ele alır. Sûrenin başında Kur'an'ın âlemlerin Rabbi tarafından indirildiği vurgulanır; ardından göklerin ve yerin yaratılışı, insanın topraktan başlayan yaratılış süreci ve ona ruh üflenmesi hatırlatılır. İnkârcıların yeniden diriliş konusundaki şüphelerine karşı, ilk yaratılışın kudreti delil gösterilir. Sûre adını, Allah'ın ayetleri kendilerine hatırlatıldığında secdeye kapanıp hamd eden müminlerden söz eden 15. ayetten alır. Gece ibadetine kalkarak korku ve ümit içinde dua edenlerin hâli ile ayetlere sırt çevirenlerin tutumu karşılaştırılır. Böylece secde, yalnız bedensel bir hareket değil; vahyi kabul etmenin, kibri bırakmanın ve kulluğu bilinçli biçimde seçmenin sembolü hâline gelir. Son bölümde geçmiş toplumların akıbetinden ve kurak toprağın suyla canlanmasından söz edilerek dirilişin hem tarihî hem de gözlemlenebilir işaretlerine dikkat çekilir. Sûrenin anlatımında vahiy, yaratılış ve ibadet birbirinden kopuk başlıklar değildir. İnsan nereden geldiğini, hangi bilgiyle yönlendirildiğini ve sonunda nereye döneceğini birlikte düşünür. Bu bütünlük, secdeyi korkudan yapılan geçici bir hareket olmaktan çıkarıp hayatı ilâhî rehberlik altında düzenleme kararına dönüştürür.

Ana Temalar

  • Vahyin ilâhî kaynağı
  • İnsanın yaratılışı ve diriliş
  • Secde ve bilinçli kulluk
  • Gece ibadeti, korku ve ümit
  • Tarih ve tabiatta ilâhî deliller

Ne Zaman Okunur?

Secde Sûresi'nin belirli bir günde okunmasının zorunlu olduğuna dair bir hüküm yoktur. Hz. Peygamber'in cuma sabahı namazında Secde ve İnsan sûrelerini okuduğuna dair sahih rivayetler bulunduğu için bu iki sûre cuma sabahıyla ilişkilendirilir. Bu uygulama bir fazilet ve sünnet örneğidir; her cuma mutlaka okunması gereken bir şart olarak sunulmamalıdır. Namaz içinde okunacaksa ayetlerdeki secde hükmü ve uygulama ayrıntıları güvenilir ilmihal kaynaklarından öğrenilmelidir.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Secde Sûresi adını nereden alır?

Sûre adını 15. ayette, Allah'ın ayetleri hatırlatıldığında secdeye kapanıp Rablerini hamd ile tesbih eden müminlerin tavrından alır. Buradaki secde, vahye teslimiyetin ve kibirden uzak kulluğun görünür ifadesidir.

Secde Sûresi cuma günü mü okunur?

Sahih rivayetlerde Hz. Peygamber'in cuma sabahı namazında Secde ve İnsan sûrelerini okuduğu aktarılır. Bu sebeple cuma sabahıyla ilişkilendirilir; ancak diğer zamanlarda okunmasına engel yoktur ve uygulama zorunlu bir şart değildir.

Secde Sûresi ne anlatır?

Vahyin kaynağı, yaratılış, ölümden sonra diriliş, secde, gece ibadeti ve geçmiş toplumların akıbeti sûrenin ana konularıdır. Sûre, insanı hem evrendeki deliller hem de kendi yaratılışı üzerinde düşünmeye çağırır.

Tüm sorular →

Kaynaklar