Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Mü'minûn Sûresi 51–100. Ayetler

51–100. AyetlerSayfa 2 / 3
51

يَٰٓأَيُّهَا ٱلرُّسُلُ كُلُوا۟ مِنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَٱعْمَلُوا۟ صَٰلِحًا ۖ إِنِّى بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌۭ

Ey rasûller! Temiz şeylerden yiyin ve salih ameller işleyin. Çünkü ben yaptığınız bütün amelleri çok iyi bilirim.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلرُّسُلُelçiler
كُلُوا۟yeyin
مِنَgüzel şeylerden
ٱلطَّيِّبَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱعْمَلُوا۟ve yapın
صَٰلِحًاyararlı iş
إِنِّىçünkü ben
بِمَاşeyleri
تَعْمَلُونَyaptıklarınız
عَلِيمٌۭbilmekteyim

Ey Peygamberler! Sizin için helal kıldığım şeylerden yemesi hoş ve tatlı olanları yiyin ve şeriate uygun salih ameller işleyin. Şüphesiz ben, amel eden kimsenin amelini çok iyi bilenim. Sizin amellerinizden hiçbir şey bana gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

وَإِنَّ هَٰذِهِۦٓ أُمَّتُكُمْ أُمَّةًۭ وَٰحِدَةًۭ وَأَنَا۠ رَبُّكُمْ فَٱتَّقُونِ

Ve gerçekten sizin bu ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde yalnız benden korkun.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
هَٰذِهِۦٓbu
أُمَّتُكُمْsizin ümmetiniz
أُمَّةًۭümmettir
وَٰحِدَةًۭbir tek
وَأَنَا۠ve ben de
رَبُّكُمْsizin Rabbinizim
فَٱتَّقُونِbenden korkun

Ey Peygamberler! Şüphe yok ki sizin dininiz tek bir dindir, o da İslam'dır ve ben, sizin Rabbinizim. Sizin benim dışımda bir Rabbiniz yoktur. O halde emirlerimi yerine getirip yasaklarımdan kaçınarak benden sakının (korkun).

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

فَتَقَطَّعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ زُبُرًۭا ۖ كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

Ne var ki (insanlar) işlerini (dinlerini) aralarında bölük pörçük etmişlerdir. Bu sebeple her grup kendi yanındakiyle sevinip böbürlenmektedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَتَقَطَّعُوٓا۟fakat parçalayıp ayırdılar
أَمْرَهُمişlerini
بَيْنَهُمْaralarında
زُبُرًۭاKitaplara
كُلُّher
حِزْبٍۭgurup
بِمَاbulunanla
لَدَيْهِمْkendi yanında
فَرِحُونَsevinmektedir

Peygambelere tabi olanlar, onlardan sonra dinde ayrılığa düşüp fırkalar ve gruplar haline geldiler. Her grup, Allah katında kendisinden razı olunan din olduğuna inanarak kendi dini ile böbürlenmekte ve kendisi dışındakileri dikkate almamaktadır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

فَذَرْهُمْ فِى غَمْرَتِهِمْ حَتَّىٰ حِينٍ

Bir süreye kadar onları kendi sapıklıklarıyla başbaşa bırak.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَذَرْهُمْonları bırak
فِىiçinde
غَمْرَتِهِمْgafletleri
حَتَّىٰkadar
حِينٍbir süreye

Ey Peygamber! Azap kendilerine ininceye kadar onları içinde bulundukları cehalet ve şaşkınlık içerisinde bırak!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

أَيَحْسَبُونَ أَنَّمَا نُمِدُّهُم بِهِۦ مِن مَّالٍۢ وَبَنِينَ

Zannediyorlar mı ki kendilerine mal ve oğullar sunduk diye?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَيَحْسَبُونَonlar sanıyorlar mı?
أَنَّمَاile
نُمِدُّهُمkendilerine verdiğimiz
بِهِۦmal
مِنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّالٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَبَنِينَve oğullar

Sahip oldukları ile sevinip duran bu gruplar dünya hayatında kendilerine vermiş olduğumuz mal ve evlatları, hak ettikleri iyiliklerin bir an önce verilmiş karşılığı mı zannediyorlar? Hayır! Durum onların zannettiği gibi değildir. Biz onlara, bunları ancak bir oyalama ve onları bu şekilde tutmak için veriyoruz. Fakat onlar, bunun farkında değillerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

نُسَارِعُ لَهُمْ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ ۚ بَل لَّا يَشْعُرُونَ

İyiliklerinde acele ediyoruz. Asla! Fakat onlar anlamıyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
نُسَارِعُkoşuyoruz
لَهُمْonların
فِىiyiliklerine
ٱلْخَيْرَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَلbilakis
لَّاdeğiller
يَشْعُرُونَonlar farkında

Elindeki ile sevinip duran bu gruplar dünya hayatında kendilerine vermiş olduğumuz mal ve evlatları hak ettikleri iyiliklerin bir an önce verilmiş karşılığı mı zannediyorlar? Hayır! Durum onların zannettiği gibi değildir. Biz onlara, bunları ancak bir oyalama ve onları bu şekilde tutmak için veriyoruz. Fakat onlar, bunun farkında değillerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

إِنَّ ٱلَّذِينَ هُم مِّنْ خَشْيَةِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ

Şüphesiz ki Rablerinin korkusundan titreyenler,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَonlar ki
هُمonlar
مِّنْsaygıdan
خَشْيَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَبِّهِمRablerine
مُّشْفِقُونَtitrerler

Şüphesiz imanları ve ihsanları (iyilikleri) ile Rablerinin (korkusundan) titreyenler,

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ

Rablerinin ayetlerine iman edenler,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve onlar ki
هُمonlar
بِـَٔايَٰتِayetlerine
رَبِّهِمْRablerinin
يُؤْمِنُونَinanırlar

O'nun kitabının ayetlerine iman edenler,

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

وَٱلَّذِينَ هُم بِرَبِّهِمْ لَا يُشْرِكُونَ

Ve Rablerine şirk koşmayanlar,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve onlar ki
هُمonlar
بِرَبِّهِمْRablerine
لَاortak koşmazlar
يُشْرِكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ve onlar Rablerini birleyip O'na hiçbir şeyi şirk koşmayanlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

وَٱلَّذِينَ يُؤْتُونَ مَآ ءَاتَوا۟ وَّقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَىٰ رَبِّهِمْ رَٰجِعُونَ

Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve onlar ki
يُؤْتُونَverirler
مَآşeyi
ءَاتَوا۟verdikleri
وَّقُلُوبُهُمْkalbleri
وَجِلَةٌürpererek
أَنَّهُمْşüphesiz onlar
إِلَىٰRablerinin huzuruna
رَبِّهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَٰجِعُونَdönecekler

Onlar; iyi ameller işlemekte gayret sarf eden ve salih amellerle Allah'a yakınlaşan kimselerdir. Onlar; kıyamet günü Allah'a döndüklerinde infaklarının ve salih amellerinin Allah tarafından kabul edilmemesinden korkarlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

أُو۟لَٰٓئِكَ يُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ وَهُمْ لَهَا سَٰبِقُونَ

İşte, iyilik hususunda yarışanlar ve (iyilikte) öne geçenler bunlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlar
يُسَٰرِعُونَkoşarlar
فِىhayır işlerine
ٱلْخَيْرَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُمْve onlar
لَهَا(hayır) için
سَٰبِقُونَönde giderler

İşte bu yüce özellikler ile sıfatlanmış olanlar; salih amelleri işlemek hususunda acele edenlerdir. Bu hususta yarışırlar. Bundan dolayı (hayırlı amelleri işlemekte) diğerlerini geçmişlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا ۖ وَلَدَيْنَا كِتَٰبٌۭ يَنطِقُ بِٱلْحَقِّ ۚ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Biz, hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve
نُكَلِّفُbiz teklif etmeyiz
نَفْسًاhiç kimseye
إِلَّاbaşkasını
وُسْعَهَاgücünün yetiğinden
وَلَدَيْنَاve katımızda vardır
كِتَٰبٌۭbir Kitap
يَنطِقُsöyleyen
بِٱلْحَقِّgerçeği
وَهُمْve onlara
لَاasla
يُظْلَمُونَhaksızlık edilmez

Hiçbir nefse güç yetirebileceğinden başka amelleri yüklemeyiz. Katımızda her amel eden kimsenin amelini kaydettiğimiz, içerisinde hiçbir şüphe olmaksızın sadece hak ile konuşan bir kitap vardır. Onlar, ne iyilikleri eksiltilerek ve ne de kötülükleri arttırılarak bir haksızlığa uğratılırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

بَلْ قُلُوبُهُمْ فِى غَمْرَةٍۢ مِّنْ هَٰذَا وَلَهُمْ أَعْمَٰلٌۭ مِّن دُونِ ذَٰلِكَ هُمْ لَهَا عَٰمِلُونَ

Hayır, onların (o inkârcıların) kalpleri bu hususta cehalet içindedir. Ayrıca onların bundan (bu şirk ve inkârcılıklarından) öte birtakım (kötü) işleri vardır ki, onlar bu işleri yapar dururlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلْfakat
قُلُوبُهُمْonların kalbleri
فِىiçindedir
غَمْرَةٍۢgaflet
مِّنْbundan
هَٰذَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَهُمْonların vardır ki
أَعْمَٰلٌۭişleri
مِّنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ذَٰلِكَbundan
هُمْonlar
لَهَا(hep) o (işler) için
عَٰمِلُونَçalışırlar

Bilakis o kâfirlerin kalpleri, hakkı söyleyen bu kitap ve kendilerine indirilen kitap hususunda gaflet içerisindedir. Onların, üzerinde bulundukları küfürden başka yapmakta oldukları başka amelleri de vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذْنَا مُتْرَفِيهِم بِٱلْعَذَابِ إِذَا هُمْ يَجْـَٔرُونَ

Nihayet refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki hemen feryadı basarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
حَتَّىٰٓnihayet
إِذَآzaman
أَخَذْنَاyakaladığımız
مُتْرَفِيهِمvarlıklılarını
بِٱلْعَذَابِazab ile
إِذَاhemen
هُمْonlar
يَجْـَٔرُونَferyada başlarlar

Onların, dünyada refaha erdirilmiş olanlarını kıyamet günü azap ile yakaladığımız zaman; onlar, imdat dileyerek seslerini feryat ile yükseltirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

لَا تَجْـَٔرُوا۟ ٱلْيَوْمَ ۖ إِنَّكُم مِّنَّا لَا تُنصَرُونَ

Bugün feryat etmeyin, çünkü tarafımızdan size yardım olunmaz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَاartık feryadetmeyin
تَجْـَٔرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْيَوْمَbugün
إِنَّكُمşüphesiz size
مِّنَّاbize karşı
لَاyardım olunmaz
تُنصَرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Allah'ın rahmetinden ümit kesmeleri için onlara şöyle denir: "Bugün feryat etmeyin ve yardım dilemeyin. Şüphesiz sizi, Allah'ın azabından alıkoyacak bir yardımcınız yoktur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

قَدْ كَانَتْ ءَايَٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَكُنتُمْ عَلَىٰٓ أَعْقَٰبِكُمْ تَنكِصُونَ

Ayetlerim size okunuyordu da topuklarınızın üstünde gerisin geri dönüyordunuz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَدْgerçekten
كَانَتْidi
ءَايَٰتِىayetlerim
تُتْلَىٰokunuyor
عَلَيْكُمْsize
فَكُنتُمْfakat siz
عَلَىٰٓüzere
أَعْقَٰبِكُمْarkanız
تَنكِصُونَdönüyordunuz

Yüce Allah'ın kitabının ayetleri dünyada size okunuyordu, fakat sizler bunları işittiğinizde ondan hoşlanmayarak yüz çeviriyordunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

مُسْتَكْبِرِينَ بِهِۦ سَٰمِرًۭا تَهْجُرُونَ

Bununla büyüklük taslar, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مُسْتَكْبِرِينَkibirlenerek
بِهِۦona (ayetlerime) karşı
سَٰمِرًۭاgeceleyin
تَهْجُرُونَsaçmalıyordunuz

Harem (Kâbe) ehli olduğunuzu iddia ederek insanlara karşı büyüklük taslayarak bunu yapıyordunuz. Sizler Harem ehli değilsiniz; çünkü oranın ehli, takva sahipleridir. Sizler, geceleyin onun etrafında kötü sözler söylüyor ve onu yüceltmiyorsunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

أَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا۟ ٱلْقَوْلَ أَمْ جَآءَهُم مَّا لَمْ يَأْتِ ءَابَآءَهُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

Onlar bu sözü (Kur'an'ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَلَمْonlar iyice düşünmediler mi?
يَدَّبَّرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقَوْلَo sözü (Kur'an'ı)
أَمْyoksa
جَآءَهُمonlara geldi (mi)?
مَّاbir şey
لَمْgelmeyen
يَأْتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَابَآءَهُمُatalarına
ٱلْأَوَّلِينَönceki

O müşrikler, iman etmeleri ve içindekiler ile amel etmeleri için Yüce Allah'ın kendilerine indirmiş olduğu Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa onlara, kendilerinden önce gelmiş olan atalarına gelmeyen bir şey mi geldi de ondan yüz çevirdiler ve onu yalanladılar?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا۟ رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُۥ مُنكِرُونَ

Yahut onlar rasûllerini tanımıyorlardı da bunun için mi şimdi onu inkâr ediyorlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
لَمْtanımadıkları (için mi?)
يَعْرِفُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَسُولَهُمْelçilerini
فَهُمْonlar
لَهُۥonu
مُنكِرُونَinkar ediyorlar

Yoksa onlar; Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Allah'ın kendilerine gönderdiği elçisi olduğunu bilemediler de mi onu inkâr ediyorlar? Şüphesiz onlar; onu, onun doğruluğunu ve güvenilirliğini bilip anlamışlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

أَمْ يَقُولُونَ بِهِۦ جِنَّةٌۢ ۚ بَلْ جَآءَهُم بِٱلْحَقِّ وَأَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَٰرِهُونَ

Yahut onun cinlenip, delilik isabet ettiğini mi söylüyorlar? Bilakis o kendilerine hakkı getirmiştir. Hâlbuki onların çoğunluğu haktan hoşlanmazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
يَقُولُونَ(-mı) diyorlar?
بِهِۦonda
جِنَّةٌۢbir delilik var
بَلْhayır
جَآءَهُمo kendilerine getirdi
بِٱلْحَقِّhakkı
وَأَكْثَرُهُمْfakat çokları
لِلْحَقِّhaktan
كَٰرِهُونَhoşlanmıyorlar

"Hayır! O, delidir." dediler ve O'nu kesin bir şekilde yalanladılar. Aksine, o Peygamber, onlara Allah'tan geldiği hususunda hiçbir şüphe olmayan hakkı getirmiştir. Onların çoğu kendi nefislerinden bir haset ve batıllarına karşı bir taassup ile haktan hoşlanmazlar ve hakka karşı buğuz ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

وَلَوِ ٱتَّبَعَ ٱلْحَقُّ أَهْوَآءَهُمْ لَفَسَدَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ ۚ بَلْ أَتَيْنَٰهُم بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَن ذِكْرِهِم مُّعْرِضُونَ

Eğer hak, onların hevâ ve heveslerine tâbi olsaydı, gökler, yer ve içindeki herkes, mutlaka bozguna uğrardı. Oysa biz onlara, şan ve şereflerini ihtiva eden Kur'an'ı getirdik. Fakat onlar, bundan yüz çevirmektedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوِve eğer
ٱتَّبَعَuysaydı
ٱلْحَقُّhak
أَهْوَآءَهُمْonların keyiflerine
لَفَسَدَتِbozulur giderdi
ٱلسَّمَٰوَٰتُgökler
وَٱلْأَرْضُve yer
وَمَنve kimseler
فِيهِنَّbunların içinde bulunan
بَلْbilakis
أَتَيْنَٰهُمbiz onlara getirdik
بِذِكْرِهِمْZikir'lerini
فَهُمْfakat onlar
عَنZikirlerinden
ذِكْرِهِمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّعْرِضُونَyüz çeviriyorlar

Eğer Allah; işleri, onların nefislerinin arzuladığı gibi düzenlemiş olsaydı, işlerin akıbetleri ve idaresi hakkında neyin doğru ve neyin de yanlış olduğu hususundaki cehaletleri sebebi ile gökler, yer ve bu ikisinde bulunan her şey bozguna uğrardı. Bilakis onlara, izzet ve şereflerini içinde barındıran Kur'an'ı verdik de ondan yüz çevirirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ خَرْجًۭا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌۭ ۖ وَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

Yoksa sen onlardan bir karşılık mı istiyorsun? Rabbinin vereceği daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
تَسْـَٔلُهُمْonlardan istiyor musun?
خَرْجًۭاbir vergi
فَخَرَاجُvergisi
رَبِّكَRabbinin
خَيْرٌۭdaha hayırlıdır
وَهُوَve O
خَيْرُen hayırlısıdır
ٱلرَّٰزِقِينَrızık verenlerin

Ey Resul! Yoksa sen, kendilerine getirdiğin şeyin karşılığında onlardan bir karşılık mı istedin ki bu durum onları daveti reddeden kimseler haline getirdi? (Hayır) Sen böyle bir şey yapmadın. Rabbinin sana vereceği karşılık, onların ve onların dışındakilerin sana vereceklerinden daha hayırlıdır. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

وَإِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ

Sen onları şüphesiz ki dosdoğru yola davet edersin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّكَve şüphesiz sen
لَتَدْعُوهُمْonları çağırıyorsun
إِلَىٰbir yola
صِرَٰطٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّسْتَقِيمٍۢdoğru

Ey Resul! Muhakkak ki sen, onları ve diğerlerini içerisinde hiçbir eğrilik olmayan dosdoğru yola davet ediyorsun ki o yol; İslam yoludur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

وَإِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ عَنِ ٱلصِّرَٰطِ لَنَٰكِبُونَ

Muhakkak ki âhirete iman etmeyenler doğru yoldan sapanlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve kuşkusuz
ٱلَّذِينَkimseler
لَاinanmayan(lar)
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِٱلْءَاخِرَةِahirete
عَنِyoldan
ٱلصِّرَٰطِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَنَٰكِبُونَsapıyorlar

Ahiret gününe ve oradaki hesap, ceza ve mükâfata iman etmeyenler; İslam yolundan yüz çevirip, eğri olan yollara sapmıştır. Bu saptıkları eğri yol onları ateşe ulaştıracaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

۞ وَلَوْ رَحِمْنَٰهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِم مِّن ضُرٍّۢ لَّلَجُّوا۟ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

Eğer onlara rahmet edip, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine de onlar; azgınlıkları içinde bocalayıp dururlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْve eğer
رَحِمْنَٰهُمْbiz onlara acısaydık
وَكَشَفْنَاve kaldırsaydık
مَاolanı
بِهِمkendilerinde
مِّنsıkıntıdan
ضُرٍّۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَّلَجُّوا۟yine devam ederlerdi
فِىazgınlıklarında
طُغْيَٰنِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَعْمَهُونَbocalamaya

Eğer onlara rahmet etseydik ve onlardaki kıtlık ve açlığı gidermiş olsaydık, yine de onlar tereddüt edip bocalayarak haktan sapmaya devam eder dururlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

76

وَلَقَدْ أَخَذْنَٰهُم بِٱلْعَذَابِ فَمَا ٱسْتَكَانُوا۟ لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ

Andolsun ki onları azap ile aldığımız halde yine de Rablerine itaatle boyun eğmediler. Yalvarıp, yakarmadılar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْandolsun
أَخَذْنَٰهُمbiz onları yakaladık
بِٱلْعَذَابِazab ile
فَمَاama yine
ٱسْتَكَانُوا۟boyun eğmediler
لِرَبِّهِمْRabblerine
وَمَاve
يَتَضَرَّعُونَO'na yalvarmıyorlar

Biz, onları musibet çeşitleri ile imtihan ettik de onlar; Rablerine boyun eğip itaat etmediler ve musibetlerin indiği anda kendilerinden bu musibetlerin kaldırılması için huşu ile O'na yalvarmadılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

77

حَتَّىٰٓ إِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًۭا ذَا عَذَابٍۢ شَدِيدٍ إِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ

Nihayet üzerlerine şiddetli bir azap kapısı açtığımızda o zaman azabın içinde şaşkın ve ümitsiz kalıverirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
حَتَّىٰٓnihayet
إِذَاzaman
فَتَحْنَاaçtığımız
عَلَيْهِمüzerlerine
بَابًۭاkapısı
ذَاbir azab
عَذَابٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَدِيدٍşiddetli
إِذَاderhal
هُمْonlar
فِيهِO'nun içinde
مُبْلِسُونَşaşkın ve umutsuz kalırlar

Sonunda onların üzerlerine şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman onlar feraha kavuşmaya ve hayra dair bütün ümitlerini kaybetmiş olurlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

78

وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تَشْكُرُونَ

Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler var eden O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَهُوَve O'dur
ٱلَّذِىٓinşa eden
أَنشَأَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَكُمُsizin için
ٱلسَّمْعَkulağı
وَٱلْأَبْصَٰرَve gözleri
وَٱلْأَفْـِٔدَةَve gönülleri
قَلِيلًۭاaz
مَّاne kadar
تَشْكُرُونَşükrediyorsunuz

Ey öldükten sonra dirilmeyi yalanlayanlar! Allah -Subhanehu ve Teâlâ- size; işitmeniz için kulaklar, görmeniz için gözler ve anlamanız için kalpler verdi. Bununla birlikte sizler, O'nun size vermiş olduğu bu nimetlere ne kadar az şükrediyorsunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

79

وَهُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

Sizi yeryüzünde yaratıp yayan da O'dur. Ve yine O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَهُوَve O'dur
ٱلَّذِىsizi yaratıp yayan
ذَرَأَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِلَيْهِve O'nun (huzurunda)
تُحْشَرُونَtoplanacaksınız

Ey insanlar! Yeryüzünde sizi yaratan O'dur. Kıyamet gününde hesap ve karşılık için sadece O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

80

وَهُوَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَلَهُ ٱخْتِلَٰفُ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ ۚ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Dirilten de öldüren de O’dur. Gece ve gündüzün art arda gelmesi de O’na aittir. Hâlâ akletmiyor musunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَهُوَve O'dur
ٱلَّذِىyaşatan
يُحْىِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيُمِيتُve öldüren
وَلَهُve O'nun(eseri)dir
ٱخْتِلَٰفُdeğişmesi
ٱلَّيْلِgecenin
وَٱلنَّهَارِve gündüzün
أَفَلَاaklınızı kullanmıyor musunuz?
تَعْقِلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yaşatan (dirilten) sadece O'dur, O'nun dışında dirilten yoktur. Yine öldüren de O'dur, O'nun dışında bir öldüren yoktur. Karanlık ve aydınlık; uzun ve kısa olmak üzere gece ve gündüzün birbiri ardınca gelmesi de O'na aittir. O'nun kudretini, yaratmada ve idaresinde tek olduğunu akıl etmiyor musunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

81

بَلْ قَالُوا۟ مِثْلَ مَا قَالَ ٱلْأَوَّلُونَ

Aksine bunlar da öncekilerin dedikleri gibi dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلْhayır
قَالُوا۟onlar da dediler
مِثْلَgibi
مَاne
قَالَdedi (ise)
ٱلْأَوَّلُونَevvelkiler

Aksine atalarının ve geçmişlerinin küfürde dedikleri gibi dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

82

قَالُوٓا۟ أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

"Ölüp, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman, biz yeniden mi diriltileceğiz?" dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوٓا۟dediler ki
أَءِذَاzaman mı?
مِتْنَاöldüğümüz
وَكُنَّاve olduğumuz
تُرَابًۭاtoprak
وَعِظَٰمًاve kemik
أَءِنَّاbiz mi?
لَمَبْعُوثُونَdiriltileceğiz

(Öldükten sonra dirilmeyi) Uzak görüp, inkâr ederek şöyle dediler: "Ölüp toprağa dönüşüp çürümüş kemikler haline geldikten sonra hesap için diriltilecek miyiz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

83

لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَءَابَآؤُنَا هَٰذَا مِن قَبْلُ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

Bu, bize ve atalarımıza daha önce de vadedilmişti. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَقَدْandolsun
وُعِدْنَاyapıldı
نَحْنُbize
وَءَابَآؤُنَاve atalarımıza
هَٰذَاbu (tehdid)
مِنbizden önce
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنْdeğildir
هَٰذَآbu
إِلَّآbaşka bir şey
أَسَٰطِيرُmasallarından
ٱلْأَوَّلِينَevvelkilerin

Bize ve daha önce de atalarımıza ölümden sonra diriltileceğimiz vadedilmişti. Biz, bu vaadin gerçekleşeceğini düşünmüyoruz. Bu; eskilerin boş sözlerinden ve yalanlarından başka bir şey değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

84

قُل لِّمَنِ ٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهَآ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), yeryüzü ve onda bulunanlar kime aittir?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلde ki
لِّمَنِkimindir?
ٱلْأَرْضُdünya
وَمَنve bulunanlar
فِيهَآiçinde
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
تَعْلَمُونَbiliyor

Ey Resul! Öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden o kâfirlere de ki; "Eğer ilminiz var ise (söyleyin bakalım) bu yeryüzü ve oradakiler kime aittir?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

85

سَيَقُولُونَ لِلَّهِ ۚ قُلْ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

“Allah’ındır.” diyecekler. “Öyle ise siz hiç düşünüp öğüt almaz mısınız?” de.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سَيَقُولُونَdiyecekler
لِلَّهِAllah'ındır
قُلْde ki
أَفَلَاdüşünmüyor musunuz?
تَذَكَّرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onlar: "Yeryüzü ve yeryüzünün üzerindekiler Allah'a aittir." diyeceklerdir. Onlara de ki: "Yeryüzü ve yeryüzünün üzerindekilerin kendisine ait olduğu Allah'ın, ölümünüzden sonra sizleri diriltmeye kadir olduğunu düşünmez misiniz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

86

قُلْ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلسَّبْعِ وَرَبُّ ٱلْعَرْشِ ٱلْعَظِيمِ

"Yedi göğün Rabbi ve yüce arşın Rabbi kimdir?" de!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
مَنkimdir?
رَّبُّRabbi
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöğün
ٱلسَّبْعِyedi
وَرَبُّve Rabbi
ٱلْعَرْشِArş'ın
ٱلْعَظِيمِbüyük

Onlara de ki: "Yedi göğün Rabbi kimdir? Kendisinden daha büyük yaratılmış varlık olmayan yüce arşın Rabbi kimdir?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

87

سَيَقُولُونَ لِلَّهِ ۚ قُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ

"Allah’ındır." diyecekler. (Onlara:) Hâlâ düşünüp öğüt almaz mısınız? de!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سَيَقُولُونَdiyecekler
لِلَّهِAllah'ındır
قُلْde ki
أَفَلَاkorkmuyor musunuz?
تَتَّقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şöyle diyeceklerdir: "Yedi gök ve yüce arş, Allah'ın mülküdür." O halde onlara de ki; "Azabından selamete ermek için emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan korkmaz mısınız?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

88

قُلْ مَنۢ بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍۢ وَهُوَ يُجِيرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيْهِ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin): Her şeyin hükümranlığı elinde olan, koruyup kollayan ama kendisi korunmaya (muhtaç olmayan) kimdir?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
مَنۢkimdir?
بِيَدِهِۦelinde olan
مَلَكُوتُmelekutu (mülkü ve yönetimi)
كُلِّher
شَىْءٍۢşeyin
وَهُوَve O
يُجِيرُkoruyup kollayan
وَلَاfakat
يُجَارُkorunup kollanmayan
عَلَيْهِkendisi
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
تَعْلَمُونَbiliyor

Onlara de ki: "Eğer ilminiz varsa söyleyin bakalım. Her şeyin mülkünü elinde bulunduran, mülkündeki hiçbir şeyin O'nun mülkünün dışına çıkıp ayrılamadığı, kullarından dilediğini koruyup, yardım eden, hakkında kötü bir şey dilediği kimsenin kendisinden kaçamadığı ve (azap ettiğinde) azabını savamadığı kimdir?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

89

سَيَقُولُونَ لِلَّهِ ۚ قُلْ فَأَنَّىٰ تُسْحَرُونَ

"Allah’ındır." diyecekler. “Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?” de.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سَيَقُولُونَdiyecekler
لِلَّهِAllah'a aittir
قُلْde ki
فَأَنَّىٰnasıl?
تُسْحَرُونَbüyüleniyorsunuz

Her şeyin mülkü Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elindedir, diyeceklerdir. O halde de ki: "Bunu ikrar ettiğiniz halde nasıl oluyor da aklınız gidiyor ve O'nun dışındakilere ibadet ediyorsunuz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

90

بَلْ أَتَيْنَٰهُم بِٱلْحَقِّ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

Doğrusu biz onlara hakkı (gerçeği) getirdik. Onlar ise hakikaten yalancılardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلْdoğrusu
أَتَيْنَٰهُمbiz onlara getirdik
بِٱلْحَقِّhakkı
وَإِنَّهُمْonlarsa
لَكَٰذِبُونَyalancıdırlar

Durum onların iddia ettiği gibi değildir. Aksine biz onlara, içerisinde şüphe olmayan hakkı getirdik. Onlar ise Allah hakkında O'nun bir çocuğu ve ortağı olduğu iddiasında bulunarak (hakkı) yalanlamaktadırlar. Allah, onların söylediklerinden berîdir, yücedir, büyüktür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

91

مَا ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ مِن وَلَدٍۢ وَمَا كَانَ مَعَهُۥ مِنْ إِلَٰهٍ ۚ إِذًۭا لَّذَهَبَ كُلُّ إِلَٰهٍۭ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ ۚ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

Allah, bir çocuk edinmemiştir ve O'nunla beraber hiçbir ilah yoktur. Eğer öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır, elbette onlardan biri diğerine galebe çalardı. Allah onların niteleye geldiklerinden münezzehtir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاedinmemiştir
ٱتَّخَذَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
مِنhiçbir
وَلَدٍۢçocuk
وَمَاve
كَانَyoktur
مَعَهُۥO'nunla beraber
مِنْhiçbir
إِلَٰهٍtanrı
إِذًۭاöyle olsaydı
لَّذَهَبَgötürürdü
كُلُّher
إِلَٰهٍۭtanrı
بِمَاkendi yarattığını
خَلَقَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَعَلَاve üstün gelmeğe çalışırdı
بَعْضُهُمْonlardan biri
عَلَىٰüzerine
بَعْضٍۢdiğeri
سُبْحَٰنَmünezehtir (uzaktır)
ٱللَّهِAllah
عَمَّاonların tanımlamalarından
يَصِفُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kâfirlerin iddia ettikleri gibi Allah, bir evlat edinmemiştir ve O'nunla birlikte başka hak bir ilah da yoktur. Eğer O'nunla birlikte başka bir hak ilah daha olsaydı, her mabut (ibadet edilen) yaratılmışlardan kendi nasibine düşen ile gider ve onlardan bazısı diğerine üstün gelirdi. Alemin nizamı da altüst olurdu. Gerçekte ise böyle bir şey vuku bulmamıştır. Allah'tan başka hak bir mabut (ibadet edilen) yoktur. O; müşriklerin O'nu vasfettikleri gibi bir çocuğu ve ortağı olmasından beridir (münezzehtir), yücedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

92

عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Allah, gizliyi ve açığı bilendir. O, (müşriklerin) ortak koştukları şeylerden yüksektir, çok yücedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَٰلِمِ(O) bilir
ٱلْغَيْبِgörünmeyeni
وَٱلشَّهَٰدَةِve görüneni
فَتَعَٰلَىٰve yücedir
عَمَّاşeylerden
يُشْرِكُونَonların ortak koştukları

O (Allah); yaratmış olduklarından tüm gözükmeyen varlıkları, duyu organları ile algılanan ve müşahede edilen her şeyi hakkıyla bilendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Allah; bir ortağı olmasından münezzehtir, yücedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

93

قُل رَّبِّ إِمَّا تُرِيَنِّى مَا يُوعَدُونَ

De ki: “Rabbim! Eğer onların tehdit olundukları şeyi bana göstereceksen;"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلde ki
رَّبِّRabbim
إِمَّاeğer
تُرِيَنِّىmutlaka bana göstereceksen
مَاşeyi
يُوعَدُونَonların tehdidedildikleri

Ey Resul! De ki: "Rabbim! Eğer o müşriklere vadettiğin azabı bana göstereceksen;"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

94

رَبِّ فَلَا تَجْعَلْنِى فِى ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

“Rabbim! O halde beni o zalimler topluluğu arasında kılma!”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَبِّRabbim
فَلَاbeni bırakma
تَجْعَلْنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىiçinde
ٱلْقَوْمِkavmin
ٱلظَّٰلِمِينَzalim

"Rabbim! Eğer onları cezalandıracaksan ve ben de buna şahit olacaksam; bu durumda beni, onların içerisinde bulundurma! Yoksa onlara isabet eden azap bana da isabet eder."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

95

وَإِنَّا عَلَىٰٓ أَن نُّرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَٰدِرُونَ

Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّاşüphesiz biz
عَلَىٰٓsana göstermeğe
أَنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نُّرِيَكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاşeyi
نَعِدُهُمْonları tehdidettiğimiz
لَقَٰدِرُونَelbette kadiriz

Şüphesiz biz; azaptan onlara vadetmiş olduğumuzu senin görüp müşahede edeceğin şekilde sana göstermeye kadiriz. Biz bunu ve bunun dışındakileri yapmaktan aciz değiliz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

96

ٱدْفَعْ بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ ٱلسَّيِّئَةَ ۚ نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ

Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱدْفَعْsavuştur
بِٱلَّتِىşeyle
هِىَo
أَحْسَنُen güzel
ٱلسَّيِّئَةَkötülüğü
نَحْنُbiz
أَعْلَمُbiliyoruz
بِمَا(seni) nasıl vasıflandıracaklarını
يَصِفُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ey Resul! Sana kötülük yapanı görmezden gelerek ve onun ezasına karşı sabredek en güzel şekilde sav. Biz; onların şirk ve yalan ile vasfetmelerini ve seni, sihir ve deli olmak gibi sana yakışmayacak şeyler ile nitelemelerini en iyi şekilde bilmekteyiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

97

وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَٰتِ ٱلشَّيَٰطِينِ

Ve de ki: "Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقُلve de ki
رَّبِّRabbim
أَعُوذُsığınırım
بِكَsana
مِنْkışkırtmalarından
هَمَزَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلشَّيَٰطِينِşeytanların

Ve de ki: "Rabbim! Şeytanların vesveselerinden, kışkırtmalarından sana sığınırım!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

98

وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ

“Rabbim yanımda hazır olmalarından da sana sığınırım.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَعُوذُve sığınırım
بِكَsana
رَبِّRabbim
أَنyanıma uğramalarından
يَحْضُرُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"Ve Rabbim ben, işlerimde onların benim yanımda olmalarından sana sığınırım."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

99

حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَهُمُ ٱلْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ٱرْجِعُونِ

Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında şöyle der: "Rabbim! Beni geri gönder."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
حَتَّىٰٓnihayet
إِذَاzaman
جَآءَgeldiği
أَحَدَهُمُonlardan birine
ٱلْمَوْتُölüm
قَالَder ki
رَبِّRabbim
ٱرْجِعُونِbeni geri döndür

O müşriklerden birine ölüm gelip de kendisine inen şeyi bizzat görünce ömründen geçip giden zamana ve Allah'ın yanında işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Rabbim! Beni dünya hayatına geri döndür!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

100

لَعَلِّىٓ أَعْمَلُ صَٰلِحًۭا فِيمَا تَرَكْتُ ۚ كَلَّآ ۚ إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَآئِلُهَا ۖ وَمِن وَرَآئِهِم بَرْزَخٌ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

“Belki geride bıraktıklarımla salih amel işlerim.” Asla, bu onun söylemiş olduğu bir sözden ibarettir. Onların önlerinde de diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَعَلِّىٓböylelikle
أَعْمَلُyapayım
صَٰلِحًۭاyararlı bir iş
فِيمَاyerde (dünyada)
تَرَكْتُterk ettiğim
كَلَّآhayır
إِنَّهَاşüphesiz bu
كَلِمَةٌbir sözdür
هُوَo
قَآئِلُهَاonun söylediği
وَمِنve
وَرَآئِهِمönlerinde vardır
بَرْزَخٌbir berzah
إِلَىٰkadar
يَوْمِgüne
يُبْعَثُونَdiriltilecekleri;

"Belki ben, dünya hayatına dönersem salih ameller işlerim." der. (Ona;) "Hayır asla! Bu durum, senin istediğin gibi değildir." (denir). Şüphesiz onun söylediği (boş) bir sözdür. Eğer o, dünya hayatına geri döndürülecek olsaydı; verdiği sözü yerine getirmezdi. Vefat ettirilen bu kimseler yeniden diriliş gününe kadar dünya ile ahiretin arasında berzah aleminde olacaklar ve terk ettikleri şeyleri elde etmek ve ifsad etttikleri şeyleri düzeltmek için dünyaya geri dönemeyeceklerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir