Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Nahl Sûresi 51–100. Ayetler

51–100. AyetlerSayfa 2 / 3
51

۞ وَقَالَ ٱللَّهُ لَا تَتَّخِذُوٓا۟ إِلَٰهَيْنِ ٱثْنَيْنِ ۖ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌۭ وَٰحِدٌۭ ۖ فَإِيَّٰىَ فَٱرْهَبُونِ

Allah: İki ilah edinmeyin! dedi. O, ancak tek ilahtır. Öyleyse benden korkun!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالَve dedi
ٱللَّهُAllah
لَاedinmeyin
تَتَّخِذُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَٰهَيْنِ(iki) tanrı
ٱثْنَيْنِiki
إِنَّمَاşüphesiz
هُوَO
إِلَٰهٌۭTanrıdır
وَٰحِدٌۭtek
فَإِيَّٰىَyalnız benden
فَٱرْهَبُونِkorkun

Allah -Subhanehu ve Teâlâ- bütün kullarına şöyle buyurdu: "İki ayrı mabut edinmeyin. Doğrusu O, ikincisi ve ortağı olmayan ibadete layık tek hak ilahtır. Yalnızca benden korkun ve benden başkasından korkmayın.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

وَلَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَهُ ٱلدِّينُ وَاصِبًا ۚ أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ تَتَّقُونَ

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İtaat de daima O’na olmalıdır. Öyle iken siz Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَهُۥve hepsi O'nundur
مَاne varsa
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
وَلَهُve O'nundur
ٱلدِّينُdin (kulluk)
وَاصِبًاdaima
أَفَغَيْرَbaşkasından mı?
ٱللَّهِAllah'tan
تَتَّقُونَkorkuyorsunuz

Göklerde ve yerde bulunan her şeyin yaratılması, mülkiyeti ve düzenlenmesi bir tek O'na aittir. Öyleyse sürekli olarak itaat etmek, boyun eğmek ve ihlaslı olmak yalnızca O'nun içindir. Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz? Hayır! Bilakis bir tek O'ndan korkun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

وَمَا بِكُم مِّن نِّعْمَةٍۢ فَمِنَ ٱللَّهِ ۖ ثُمَّ إِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فَإِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَ

Size ulaşan her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O’na yalvarır yakarırsınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَا(ulaşan)
بِكُمsize
مِّنher ni'met
نِّعْمَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَمِنَAllahtandır
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثُمَّsonra
إِذَاzaman
مَسَّكُمُsize dokunduğu
ٱلضُّرُّbir sıkıntı
فَإِلَيْهِyalnız O'na
تَجْـَٔرُونَyalvarırsınız

-Ey İnsanlar!- Sizler dinî ve dünyevi nimetlerden neye sahipseniz onların tümü, sadece Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın tarafındandır. Sonrasında size bir bela, hastalık veya fakirlik isabet etse, başınıza gelenden sizi kurtarması için bir tek O'na dua ederek yalvarırsınız. Nimeti bağışlayan ve belaları önleyen kim ise, ibadet edilmesi gereken de yalnızca O'dur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

ثُمَّ إِذَا كَشَفَ ٱلضُّرَّ عَنكُمْ إِذَا فَرِيقٌۭ مِّنكُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ

Sonra, sıkıntıyı sizden giderdiği zaman içinizden bir grup hemen Rablerine şirk koşarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
إِذَاzaman
كَشَفَkaldırdığı
ٱلضُّرَّo sıkıntıyı
عَنكُمْsizden
إِذَاhemen
فَرِيقٌۭbir grup
مِّنكُمiçinizden
بِرَبِّهِمْRablerine
يُشْرِكُونَortak koşarlar

Sonrasında duanıza karşılık verip başınıza gelen zarardan sizi kurtarınca, bir de bakarsın içinizden bir grup O'nunla beraber başkasına ibadet ederek Rablerine ortak koşarlar. Bu nasıl bir alçaklıktır!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ ۚ فَتَمَتَّعُوا۟ ۖ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِيَكْفُرُوا۟nankörlük etmek için
بِمَآkarşı
ءَاتَيْنَٰهُمْkendilerine verdiğimize
فَتَمَتَّعُوا۟öyleyse eğlenin
فَسَوْفَyakında
تَعْلَمُونَbileceksiniz

Allah’a ortak koşmaları, Yüce Allah’ın onlar üzerine olan nimetlerini inkâr etmelerine sebep oldu. Bu nimetlerden biri de sıkıntıların giderilmesi idi. Bu yüzden onlara şöyle denildi: "Allah’ın ileride göndereceği azaba veya şimdi hemen indireceği azap gelene kadar içinde bulunduğunuz nimetlerin tadını çıkarın bakalım!''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَصِيبًۭا مِّمَّا رَزَقْنَٰهُمْ ۗ تَٱللَّهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَفْتَرُونَ

Kendilerine verdiğimiz rızıklardan o hiç bir şey bilmeyenlere pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki uydura geldiğiniz şeylerden elbette sorguya çekileceksiniz

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَجْعَلُونَve ayırıyorlar
لِمَاşeylere
لَاbilmedikleri
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَصِيبًۭاbir pay
مِّمَّاverdiğimiz rızıktan
رَزَقْنَٰهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَٱللَّهِAllah'a andolsun ki
لَتُسْـَٔلُنَّsiz mutlaka sorulacaksınız
عَمَّاşeylerden
كُنتُمْolduğunuz
تَفْتَرُونَuyduruyorlar

Müşrikler, hiçbir şey bilmeyen putlara -onlar cansız varlıklar olup fayda ve zarar veremezler- yakınlaşma vesilesi edinerek bizim onları rızıklandırdığımız mallarından bir kısmını ayırıyorlardı. -Ey müşrikler!- Muhakkak Yüce Allah, bu putların ilah olduklarına ve onların mallarınızda belli bir kısım haklarının olduğuna dair iddialarınızdan ötürü kıyamet günü sizi hesaba çekecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ ٱلْبَنَٰتِ سُبْحَٰنَهُۥ ۙ وَلَهُم مَّا يَشْتَهُونَ

Bir de onlar Allah’a kızlar isnat ederler. O, bundan münezzehtir. Hâlbuki candan arzuladıklarını da kendileri için isterler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَجْعَلُونَve isnad ediyorlar
لِلَّهِAllah'a
ٱلْبَنَٰتِkızları
سُبْحَٰنَهُۥşanı yüce olan
وَلَهُمve kendilerine de
مَّاhoşlandıklarını
يَشْتَهُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Müşrikler, Allah Teâlâ’ya kız çocukları nispet eder ve bunların melekler olduklarına inanırlar. Kendilerine de erkek çocukları nispet ederler. Kendileri için beğenmedikleri şeyleri Yüce Allah için seçerler. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- onların yakıştırdıkları bu şeylerden münezzeh ve mukaddestir. Kendilerine nefislerinin hoşlandığı erkek çocuklarını yakıştırırlar. Hangi suç bundan daha büyüktür?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِٱلْأُنثَىٰ ظَلَّ وَجْهُهُۥ مُسْوَدًّۭا وَهُوَ كَظِيمٌۭ

Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاzaman
بُشِّرَmüjdelendiği
أَحَدُهُمonlardan birine
بِٱلْأُنثَىٰkız çocuğu
ظَلَّkesilir
وَجْهُهُۥyüzü
مُسْوَدًّۭاkapkara
وَهُوَve o
كَظِيمٌۭiçi öfkeyle dolar

Eğer müşriklerden birine bir kız çocuğunun doğduğu haber verilse, kendisine verilen haberin üzüntüsünün şiddetinden yüzü simsiyah kesilir, kalbi keder ve hüzün dolar. Sonra da bu kimse, kendisi için razı olmadığı şeyi Yüce Allah’a nispet eder!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

يَتَوَٰرَىٰ مِنَ ٱلْقَوْمِ مِن سُوٓءِ مَا بُشِّرَ بِهِۦٓ ۚ أَيُمْسِكُهُۥ عَلَىٰ هُونٍ أَمْ يَدُسُّهُۥ فِى ٱلتُّرَابِ ۗ أَلَا سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

Kendisine verilen kötü müjde yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Dikkat et, verdikleri hüküm ne kötüdür!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَتَوَٰرَىٰgizlenir
مِنَkavminden
ٱلْقَوْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنdolayı
سُوٓءِkötülüğünden
مَاverilen müjdenin
بُشِّرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦٓona
أَيُمْسِكُهُۥonu tutsun mu?
عَلَىٰhakaretle
هُونٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَمْyoksa
يَدُسُّهُۥonu gömsün mü?
فِىtoprağa
ٱلتُّرَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَلَاbak
سَآءَne kötü
مَاhüküm veriyorlar
يَحْكُمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kendisine kız çocuğunun doğduğu haberi verilince bu haberin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir ve saklanır. Kendi kendine şöyle söylenir: "Utanç ve kırgınlıkla bu kızı yanımda mı tutayım, yoksa onu diri diri gömerek toprağın altına mı saklayayım?" Müşriklerin verdikleri hüküm ne kadar da kötüdür. Öyle ki, kendi nefisleri için hoş görmedikleri hükmü Rableri için vermişlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

لِلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ مَثَلُ ٱلسَّوْءِ ۖ وَلِلَّهِ ٱلْمَثَلُ ٱلْأَعْلَىٰ ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Kötü sıfatlar ahirete iman etmeyenlere aittir. En yüce sıfatlar ise Allah’ındır. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِلَّذِينَiçindir
لَاinanmayanlar
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِٱلْءَاخِرَةِahirete
مَثَلُsıfatlar
ٱلسَّوْءِen kötü
وَلِلَّهِ(oysa) Allah'ındır
ٱلْمَثَلُsıfatlar
ٱلْأَعْلَىٰen yüce
وَهُوَve O
ٱلْعَزِيزُazizdir
ٱلْحَكِيمُhikmet sahibidir

Ahirete iman etmeyen kâfirlerin, çocuğa muhtaç olmak, cehalet ve inkârcılık gibi kötü sıfatları vardır. Oysa Allah’ın, büyüklük, mükemmellik, zenginlik ve ilim gibi, övülen yüce sıfatları vardır. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği; mülkünde izzet, yaratmasında, idare etmesinde ve hüküm koymasında hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

وَلَوْ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِظُلْمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيْهَا مِن دَآبَّةٍۢ وَلَٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّۭى ۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَـْٔخِرُونَ سَاعَةًۭ ۖ وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْve eğer
يُؤَاخِذُcezalandırsaydı
ٱللَّهُAllah
ٱلنَّاسَinsanları
بِظُلْمِهِمyaptıkları (her) haksızlıkla
مَّاbırakmazdı
تَرَكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْهَاüzerinde (yeryüzünde)
مِنhiçbir
دَآبَّةٍۢcanlı
وَلَٰكِنfakat
يُؤَخِّرُهُمْonları erteler
إِلَىٰٓbir süreye kadar
أَجَلٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّسَمًّۭىtakdir edilen
فَإِذَاzaman
جَآءَgeldiği
أَجَلُهُمْsüreleri
لَاasla
يَسْتَـْٔخِرُونَgeri kalmazlar
سَاعَةًۭbir sa'at (dahi)
وَلَاne de
يَسْتَقْدِمُونَileri geçerler

Allah -Subhânehu ve Teâlâ- yaptıkları haksızlıklar ve kendisine karşı küfürleri sebebiyle insanları cezalandıracak olsa, yeryüzünde hiçbir insanı ve üzerinde yürüyen hiçbir hayvanı bırakmazdı. Fakat Allah -Subhânehu ve Teâlâ- onlara, kendi ilminde belirli olan bir zaman verir. Eğer O'nun ilminde belirli olan bu müddet dolarsa, kısa bir süre bile olsa ondan geri kalamazlar veya öne geçemezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ أَلْسِنَتُهُمُ ٱلْكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ ٱلْحُسْنَىٰ ۖ لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ ٱلنَّارَ وَأَنَّهُم مُّفْرَطُونَ

Onlar hoşlanmadıkları şeyleri Allah’a isnad ederler. Dilleri de yalan yere en güzel akıbetin kendilerinin olduğunu söyler. Şüphesiz ateş onlaradır ve onlar (cehenneme) önden gönderilecek olanlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَجْعَلُونَve isnad ediyorlar
لِلَّهِAllah'a
مَاşeyi
يَكْرَهُونَhoşlanmadıkları
وَتَصِفُve uyduruyorlar
أَلْسِنَتُهُمُonların dilleri
ٱلْكَذِبَyalan
أَنَّhakkında
لَهُمُkendilerinin olacağı
ٱلْحُسْنَىٰen güzel sonucun
لَاhiç yok ki
جَرَمَşüphe
أَنَّmutlaka
لَهُمُonlara vardır
ٱلنَّارَateş
وَأَنَّهُمve onlar
مُّفْرَطُونَona sürüleceklerdir

Onlar, kendilerine nispet edilmesinden hoşlanmadıkları kız çocuklarını, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya nispet ederler. Dilleri ile kendileri için Allah katında -şayet tekrardan bir diriliş var ise- güzel bir makam vardır diyerek yalan söyler. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır. Onlar oraya terk edilecekler ve kesinlikle oradan çıkamayacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

تَٱللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍۢ مِّن قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌۭ

Allah’a andolsun ki, biz senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Şeytan onların yaptıklarını kendilerine süsleyip, hoş göstermiştir. İşte o bugün de onların velisidir. Onlara çok acıklı bir azap da vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَٱللَّهِAllah'a andolsun ki
لَقَدْmuhakkak
أَرْسَلْنَآelçi gönderdik
إِلَىٰٓmilletlere
أُمَمٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنsenden önceki
قَبْلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَزَيَّنَsüsledi
لَهُمُonlara
ٱلشَّيْطَٰنُşeytan
أَعْمَٰلَهُمْyaptıklarını
فَهُوَO
وَلِيُّهُمُonların dostudur
ٱلْيَوْمَbugün
وَلَهُمْve onlar için vardır
عَذَابٌbir azab
أَلِيمٌۭacıklı

-Ey Peygamber!- Allah’a yemin olsun ki, biz senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara şirk, inkâr ve günahlar gibi yaptıkları çirkin amelleri güzel gösterdi. Kuruntularına göre şeytan, kıyamet günü onların yardımcıları olacaktır. Öyleyse haydi ondan yardım isteyin! Şüphesiz kıyamet günü onlar için çok acı veren bir azap vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ ۙ وَهُدًۭى وَرَحْمَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يُؤْمِنُونَ

Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve
أَنزَلْنَاindirmedik
عَلَيْكَsana
ٱلْكِتَٰبَKitabı
إِلَّاdışında
لِتُبَيِّنَaçıklaman
لَهُمُonlara
ٱلَّذِىşeyi
ٱخْتَلَفُوا۟ayrılığa düştükleri
فِيهِhakkında
وَهُدًۭىve yol gösterici
وَرَحْمَةًۭve rahmet
لِّقَوْمٍۢbir kavim için
يُؤْمِنُونَinanan

-Ey Peygamber!- Biz Kur’an’ı ancak, aralarında ayrılığa düştükleri tevhit, yeniden diriliş ve dini hükümler gibi konuları, bütün insanlara açıklaman ve Allah'a, peygambere ve Kur’an’ın getirdiklerine iman eden Müminlere hidayet ve rahmet olması için sana indirdik. İşte haktan faydalananlar da onlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

وَٱللَّهُ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَسْمَعُونَ

Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱللَّهُve Allah
أَنزَلَindirdi
مِنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۭbir su
فَأَحْيَاve diriltti
بِهِonunla
ٱلْأَرْضَyeri
بَعْدَsonra
مَوْتِهَآölümünden
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَةًۭelbette ibret(ler)
لِّقَوْمٍۢbir millet için
يَسْمَعُونَişiten

Yüce Allah gökyüzünden yağmur indirdi ve onunla kıraç kupkuru toprağın üzerinde bitkiler bitirip yeryüzüne can verdi. Muhakkak gökyüzünden yağmurun indirilmesinde ve yerden bitkilerin bitirilmesinde, Allah’ın kelamını işiten ve onu düşünüp akıl eden topluluklar için Allah Teâlâ’nın kudretine dair apaçık deliller vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

وَإِنَّ لَكُمْ فِى ٱلْأَنْعَٰمِ لَعِبْرَةًۭ ۖ نُّسْقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهِۦ مِنۢ بَيْنِ فَرْثٍۢ وَدَمٍۢ لَّبَنًا خَالِصًۭا سَآئِغًۭا لِّلشَّٰرِبِينَ

Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki işkembe ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
لَكُمْsizin için
فِىvardır
ٱلْأَنْعَٰمِhayvanlarda
لَعِبْرَةًۭibret(ler)
نُّسْقِيكُمsize içiriyoruz
مِّمَّاolandan
فِىonların karınlarında
بُطُونِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنۢarasıdan
بَيْنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَرْثٍۢfışkı
وَدَمٍۢile kan
لَّبَنًاsüt
خَالِصًۭاhalis
سَآئِغًۭاlezzetli
لِّلشَّٰرِبِينَiçenler için

-Ey İnsanlar!- Muhakkak devede, inekte ve koyunlarda da sizin ibret alacağınız öğütler vardır. Onların karınlarının içinde bulunan bağırsaktaki pisliklerin ve vücuttaki kanın arasından memelerinden çıkan sütü sizlere içiririz. Bununla beraber içen kimseler için süt; saf, tertemiz, lezzetli ve güzel bir şekilde çıkar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

وَمِن ثَمَرَٰتِ ٱلنَّخِيلِ وَٱلْأَعْنَٰبِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًۭا وَرِزْقًا حَسَنًا ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَعْقِلُونَ

Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنve
ثَمَرَٰتِmeyvalarından
ٱلنَّخِيلِhurma ağaçlarının
وَٱلْأَعْنَٰبِve üzümlerden
تَتَّخِذُونَelde edersiniz
مِنْهُonlardan
سَكَرًۭاsarhoşluk
وَرِزْقًاve bir rızık
حَسَنًاgüzel
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَةًۭelbette ibret(ler)
لِّقَوْمٍۢbir toplum için
يَعْقِلُونَaklını kullanan

Sizi rızık olarak verdiğimiz hurma ve üzüm ağacının meyvelerinde de bir ibret vardır. Bu meyvelerden aklı gideren içkiler elde ediyorsunuz. Ancak bu hiç iyi bir şey değildir. Bir de kendisinden faydalandığınız hurma, kuru üzüm, sirke, pekmez gibi güzel rızıklar da elde edersiniz. İşte bu zikredilenlerde, düşünüp ibret alan topluluklar için Yüce Allah’ın kudretine ve kullarını nimetlendirmesine dair deliller vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

وَأَوْحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحْلِ أَنِ ٱتَّخِذِى مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًۭا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ

Rabbin, bal arısına şunu vahyetti: ''Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَوْحَىٰşöyle vahyetti
رَبُّكَRabbin
إِلَىbal arısına
ٱلنَّحْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنِedin
ٱتَّخِذِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَdağlardan
ٱلْجِبَالِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بُيُوتًۭاevler
وَمِنَve
ٱلشَّجَرِağaçlardan
وَمِمَّاve
يَعْرِشُونَkurdukları çardaklardan

-Ey Peygamber!- Rabbin bal arısına ilham edip onu şöyle yönlendirdi: "Sen dağlarda, ağaçlarda ve insanların bina ettiği evler ve onların çatılarında kendine yuva edin!''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسْلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًۭا ۚ يَخْرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌۭ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌۭ لِّلنَّاسِ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَتَفَكَّرُونَ

'Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.'' Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
كُلِىye;
مِنher çeşit
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلثَّمَرَٰتِmeyvalardan
فَٱسْلُكِىve yürü
سُبُلَyollarında
رَبِّكِRabbinin
ذُلُلًۭاboyun eğerek
يَخْرُجُçıkar
مِنۢonun karınlarından
بُطُونِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَرَابٌۭbir içecek
مُّخْتَلِفٌçeşit çeşit
أَلْوَٰنُهُۥrenkleri
فِيهِonda vardır
شِفَآءٌۭşifa
لِّلنَّاسِinsanlara
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَةًۭelbette bir ibret
لِّقَوْمٍۢbir millet için
يَتَفَكَّرُونَdüşünen

Sonra canının çektiği her meyveden ye. Ve ardından Rabbinin sana girilmesini ilham ettiği kolaylaştırılmış yollara gir. Bu arının karnından içinde beyaz, sarı ve diğer renkler ve içinde şifa olan, insanların hastalıklarını tedavi ettikleri çeşitli renklerde ballar çıkar. Şüphesiz (Yüce Allah'ın) bu arılara ilham etmesinde ve arının karnından çıkan balda, bunlardan ibret alan ve düşünen bir toplum için Allah’ın kudretini ve yarattığı mahlukatının işlerini çekip çevirdiğini gösteren deliller vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ ثُمَّ يَتَوَفَّىٰكُمْ ۚ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَىْ لَا يَعْلَمَ بَعْدَ عِلْمٍۢ شَيْـًٔا ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۭ قَدِيرٌۭ

Allah sizi yaratmıştır, sonra öldürecektir. İçinizden kimi ömrünün en kötü çağına kadar geri çevrilir. Bildikten sonra hiçbir şey bilmez olsun diye. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱللَّهُve Allah
خَلَقَكُمْsizi yarattı
ثُمَّsonra
يَتَوَفَّىٰكُمْöldürür
وَمِنكُمve içinizden
مَّنkimi
يُرَدُّitilir
إِلَىٰٓen reziline
أَرْذَلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْعُمُرِömrün
لِكَىْdiye
لَاhiçbir şeyi bilmez olsun
يَعْلَمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَعْدَsonra
عِلْمٍۢbilgiden
شَيْـًٔاbiraz
إِنَّdoğrusu
ٱللَّهَAllah
عَلِيمٌۭbilendir
قَدِيرٌۭkadirdir

Allah Teâlâ sizleri, benzer bir örneğiniz olmaksızın yoktan var etti. Ardından ecelinizin takdir edildiği vakit geldiğinde sizleri öldürecektir. Sizlerden bazılarının ömrü, ömrün en kötü çağı olan bildiği şeylerden hiçbir şeyi hatırlayamadığı kocama vaktine kadar uzayacaktır. Şüphesiz Allah her şeyi çok iyi bilir, kullarının amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, her şeye kadirdir, hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ فِى ٱلرِّزْقِ ۚ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُوا۟ بِرَآدِّى رِزْقِهِمْ عَلَىٰ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَهُمْ فِيهِ سَوَآءٌ ۚ أَفَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere (köle ve cariyelerine) vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱللَّهُAllah
فَضَّلَüstün kıldı
بَعْضَكُمْkiminizi
عَلَىٰüzerine
بَعْضٍۢkiminiz
فِىrızıkta
ٱلرِّزْقِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَمَاdeğildir
ٱلَّذِينَüstün kılınanlar
فُضِّلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِرَآدِّىverip de
رِزْقِهِمْkendi rızıklarını
عَلَىٰaltında bulunanlara
مَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَلَكَتْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَيْمَٰنُهُمْellerinin
فَهُمْonlar
فِيهِonda
سَوَآءٌeşit olacak şekilde
أَفَبِنِعْمَةِni'metini mi?
ٱللَّهِAllah'ın
يَجْحَدُونَinkar ediyorlar

Allah -Subhânehu ve Teâlâ- sizlere bağışladığı rızıklarda kiminizi diğerlerine daha üstün kılmıştır. Sizlerden kiminizi zengin, kiminizi fakir, kiminizi yönetici, kiminizi ise yönetilen olarak yaratmıştır. Allah’ın rızıkta üstün kıldığı kimseler, sahip oldukları servetlerini kölelerine vermezler. Çünkü onlar köleleriyle denk olmak istemezler. Öyleyse nasıl olur da Yüce Allah hakkında bir ortağının olduğuna razı olurlar. Hâlbuki onlar kölelerinin kendilerine eşit ve denk olmalarından razı değildirler. Bu nasıl bir zulümdür. Allah’ın nimetlerine karşı olan hangi inkâr bundan daha büyüktür?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًۭا وَجَعَلَ لَكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم بَنِينَ وَحَفَدَةًۭ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ ۚ أَفَبِٱلْبَٰطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ ٱللَّهِ هُمْ يَكْفُرُونَ

Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyle iken, onlar batıla iman edip de Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱللَّهُAllah
جَعَلَyarattı
لَكُمsize
مِّنْkendi nefislerinizden
أَنفُسِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَزْوَٰجًۭاeşler
وَجَعَلَve yarattı
لَكُمsize
مِّنْeşlerinizden
أَزْوَٰجِكُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَنِينَoğullar
وَحَفَدَةًۭve torunlar
وَرَزَقَكُمve sizi besledi
مِّنَgüzel rızıklarla
ٱلطَّيِّبَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَفَبِٱلْبَٰطِلِhâlâ batıla mı?
يُؤْمِنُونَinanıyorlar
وَبِنِعْمَتِve ni'metine
ٱللَّهِAllah'ın
هُمْonlar
يَكْفُرُونَnankörlük ediyorlar

-Ey insanlar!- Yüce Allah sizin için kendi cinsinizden birbirinize alışıp ünsiyet kurduğunuz eşler yarattı. Yine sizlere hanımlarınızdan evlatlar ve torunlar verdi. Sizi et, tahıl ve meyveler gibi, tertemiz yiyeceklerle rızıklandırdı. Buna rağmen batıl put ve tasvirlere mi iman ediyorsunuz? Yüce Allah'ın size verdiği saymaya dahi gücünüzün yetmediği pek çok nimetlerini inkâr mı ediyorsunuz? Yalnız O'na iman ederek Allah’a şükretmiyor musunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَهُمْ رِزْقًۭا مِّنَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ شَيْـًۭٔا وَلَا يَسْتَطِيعُونَ

Allah'tan başka kendilerine göklerden ve yerden rızık olarak bir şey vermeye güç yetiremeyen ve bunu yapamayacak olan şeylere taparlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَعْبُدُونَve tapıyorlar
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
مَاasla
لَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَمْلِكُveremeyecek
لَهُمْkendilerine
رِزْقًۭاrızık
مِّنَgöklerden
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerden
شَيْـًۭٔاhiçbir
وَلَاve
يَسْتَطِيعُونَbunu asla yapamayacak olan

O müşrikler, Allah’ın dışında onlara göklerden ve yerden rızık vermeye güç yetiremeyen putlara ibadet ederler. O putlar buna asla sahip de olamayacaklar. Çünkü onlar yaşamayan ve bilgi sahibi olmayan cansız varlıklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

فَلَا تَضْرِبُوا۟ لِلَّهِ ٱلْأَمْثَالَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Allah'a benzerler koşup durmayın. Çünkü Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَاbenzetmeler yapmayın
تَضْرِبُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِلَّهِAllah'a
ٱلْأَمْثَالَmeseller
إِنَّçünkü
ٱللَّهَAllah
يَعْلَمُbilir
وَأَنتُمْsiz ise
لَاbilmezsiniz
تَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey İnsanlar!- Fayda ve zarar veremeyen bu putlardan Allah’a benzerler/eşler koşmayın. Yüce Allah'ın bir benzeri yoktur. Dolayısıyla ibadetlerinizde O'na ortak koşmamalısınız. Şüphesiz Allah Teâlâ, kendisinin yücelik ve kemal sıfatlarını bilir ve siz bunları hakkıyla bilmezsiniz. Bu yüzden O'na şirk koşar ve O'nun putlarınıza eş olduğunuzu iddia edersiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

۞ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا عَبْدًۭا مَّمْلُوكًۭا لَّا يَقْدِرُ عَلَىٰ شَىْءٍۢ وَمَن رَّزَقْنَٰهُ مِنَّا رِزْقًا حَسَنًۭا فَهُوَ يُنفِقُ مِنْهُ سِرًّۭا وَجَهْرًا ۖ هَلْ يَسْتَوُۥنَ ۚ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının mülkiyetinde bulunan bir kul ile kendisine tarafımızdan güzel bir rızık verip de ondan gizli ve açık verip, duran kişiyi örnek verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamt Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ضَرَبَmisal verir
ٱللَّهُAllah
مَثَلًاmisaliyle
عَبْدًۭاbir köle
مَّمْلُوكًۭاbaşkasının malı olan
لَّاgücü yetmeyen
يَقْدِرُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَىٰhiçbir şeye
شَىْءٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَنve kimseyi
رَّزَقْنَٰهُrızıklandırdığımız
مِنَّاkatımızdan
رِزْقًاrızık ile
حَسَنًۭاgüzel
فَهُوَki o
يُنفِقُinfak eder
مِنْهُondan
سِرًّۭاgizli
وَجَهْرًاve açık
هَلْolurlar mı?
يَسْتَوُۥنَbunlar eşit
ٱلْحَمْدُHamd
لِلَّهِAllah'adır
بَلْfakat
أَكْثَرُهُمْçokları
لَاbilmezler
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, müşriklerin iddialarını reddetmek için, infak edebileceği hiçbir şeyi bulunmayan, herhangi bir tasarrufta bulunmaktan aciz, sahipli bir köle ile kendi katımızdan verdiğimiz helal mallarından dilediğince tasarrufta bulunan, gizli ve açıkça dilediğince harcayan hür bir kimseyi örnek olarak vermektedir.” Bu iki adam asla eşit olmaz. Öyleyse her şeyin maliki ve mülkünde dilediğince tasarruf sahibi olan Allah ile aciz olan putlarınızı nasıl eşit tutuyorsunuz? Övgü, yegâne övülmeye layık olan Allah'a mahsustur. Bilakis müşriklerin çoğu, Allah'ın ibadet edilmeyi hak eden tek hak ilah olduğunu bilmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

76

وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا رَّجُلَيْنِ أَحَدُهُمَآ أَبْكَمُ لَا يَقْدِرُ عَلَىٰ شَىْءٍۢ وَهُوَ كَلٌّ عَلَىٰ مَوْلَىٰهُ أَيْنَمَا يُوَجِّههُّ لَا يَأْتِ بِخَيْرٍ ۖ هَلْ يَسْتَوِى هُوَ وَمَن يَأْمُرُ بِٱلْعَدْلِ ۙ وَهُوَ عَلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ

Allah, şu iki adamı da örnek verir: Birisi hiçbir şeye gücü yetmeyen, efendisine yük olan bir dilsiz. Onu nereye yönlendirse bir hayır elde edemez. Hiç onunla adaleti emredip dosdoğru bir yol üzerine olan kimse eşit olur mu?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَضَرَبَve misal verir
ٱللَّهُAllah
مَثَلًۭاmisaliyle
رَّجُلَيْنِ(şu) iki adamı
أَحَدُهُمَآbirisi
أَبْكَمُdilsizdir
لَاgücü yetmez
يَقْدِرُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَىٰhiçbir şeye
شَىْءٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُوَve o
كَلٌّbir yüktür
عَلَىٰüzerine
مَوْلَىٰهُefendisinin
أَيْنَمَاnereye
يُوَجِّههُّonu gönderse
لَاgetirmez
يَأْتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِخَيْرٍbir hayır
هَلْgibi olur mu?
يَسْتَوِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
هُوَo
وَمَنve kimse
يَأْمُرُemreden
بِٱلْعَدْلِadaleti
وَهُوَve o (kimse)
عَلَىٰüzere (giden)
صِرَٰطٍۢyol
مُّسْتَقِيمٍۢdoğru

Allah -Subhânehu ve Teâlâ- müşriklere reddiye vermek için onlara başka bir örnek daha vermiştir. Bu (örnek) iki adamın örneğidir: Birisi sağırdır, duymaz, konuşmaz ve anlamaz. Sağırlığı ve dilsizliği sebebiyle kendisine ve başkasına bir fayda sağlamaktan da aciz kalmış bir kimsedir. Bu kimse, onun bakımını sağlayan ve sorumluluğunu üstlenen kimseler için de ağır bir yüktür. Onu nereye yönlendirse bir hayır getirmez ve istediğini elde edemez. Hiç, bu kimsenin durumuyla, duyması ve konuşması sağlıklı olan, başkalarına faydası dokunan, insanlara adaleti emreden, dosdoğru, apaçık, hiçbir gizliliği ve eğriliği olmayan bir yol üzerine olan kişinin durumu eşit olur mu? -Ey müşrikler!- Nasıl olur da yücelik ve kemal sıfatlarıyla nitelenen Yüce Allah ile duymayan ve konuşmayan, hiçbir fayda getirmeyen ve zararı gideremeyen putlarınızı eş tutarsınız?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

77

وَلِلَّهِ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَمَآ أَمْرُ ٱلسَّاعَةِ إِلَّا كَلَمْحِ ٱلْبَصَرِ أَوْ هُوَ أَقْرَبُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌۭ

Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. Kıyamet’in kopması, bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلِلَّهِAllah'a aittir
غَيْبُgaybı
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
وَمَآve değildir
أَمْرُişi
ٱلسَّاعَةِsa'atin (kıyametin)
إِلَّا(başka değil) ancak
كَلَمْحِaçıp yumma gibidir
ٱلْبَصَرِbir göz
أَوْyahut
هُوَo
أَقْرَبُdaha yakın(kısa)dır
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
عَلَىٰüzerine
كُلِّher
شَىْءٍۢşey
قَدِيرٌۭgücü yetendir

Göklerde ve yeryüzünde gizli kalmış bütün işlerin bilgisi bir tek Allah’ta vardır. Bütün mahlukatının dışında bu ilim sadece O'na mahsustur. Allah’a mahsus sırlardan biri olan kıyametin Allah’ın istediği zaman süratle gelişi de, göz kapağının açılıp kapanması kadardır. Bilakis kıyamet (kopuşu) bundan daha yakındır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz. Bir şey olmasını istediği zaman ona "Ol!" der ve o da oluverir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

78

وَٱللَّهُ أَخْرَجَكُم مِّنۢ بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـًۭٔا وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱللَّهُve Allah
أَخْرَجَكُمsizi çıkardı
مِّنۢkarınlarından
بُطُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أُمَّهَٰتِكُمْannelerinizin
لَاbilmezken
تَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَيْـًۭٔاhiçbir şey
وَجَعَلَve verdi
لَكُمُsize
ٱلسَّمْعَişitme
وَٱلْأَبْصَٰرَve gözler
وَٱلْأَفْـِٔدَةَve gönüller
لَعَلَّكُمْumulur ki
تَشْكُرُونَşükredersiniz

-Ey insanlar!- Allah sizi hamilelik süresinin dolmasının ardından annelerinizin karnından hiçbir şeyi idrak edemeyen bebekler olarak çıkarmıştır. Verdiği nimetlerden ötürü O'na şükretmenizi isteyerek, size duymanız için işitme duyusu, görmeniz için görme duyusu ve düşünmeniz için kalpler verdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

79

أَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ مُسَخَّرَٰتٍۢ فِى جَوِّ ٱلسَّمَآءِ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱللَّهُ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يُؤْمِنُونَ

Gök boşluğunda, boyun eğdirilmiş kuşları görmüyorlar mı? Onları, Allah’tan başka kimse tutmuyor. İşte bunda da iman eden bir toplum için ayetler/işaretler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْbakmadılar mı?
يَرَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىkuşlara
ٱلطَّيْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُسَخَّرَٰتٍۢO'nun emrine boyun eğdirilmiş
فِىboşluğunda
جَوِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلسَّمَآءِgöğün
مَاyoktur
يُمْسِكُهُنَّonları tutan
إِلَّاbaşka
ٱللَّهُAllah'tan
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢayetler
لِّقَوْمٍۢbir kavim için
يُؤْمِنُونَinanan

Müşrikler, Allah’ın kuşlara iki kanat verip, uçmaları için havayı uygun kılmasına ve böylece kuşları uçmaya hazır hale getirmesine bakmazlar mı? Onlara kanat açıp kapamayı ilham eden Yüce Allah'tır. Onları havada düşmeden tutup, uçurmaya sadece Yüce Allah'ın gücü yeter. Şüphesiz onlara uçmayı kolaylaştırmasında ve havada tutarak düşmekten korumasında, Allah’a iman etmiş topluluklar için kesin deliller vardır. Çünkü delillerden ve ibretlerden faydalanan sadece onlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

80

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنۢ بُيُوتِكُمْ سَكَنًۭا وَجَعَلَ لَكُم مِّن جُلُودِ ٱلْأَنْعَٰمِ بُيُوتًۭا تَسْتَخِفُّونَهَا يَوْمَ ظَعْنِكُمْ وَيَوْمَ إِقَامَتِكُمْ ۙ وَمِنْ أَصْوَافِهَا وَأَوْبَارِهَا وَأَشْعَارِهَآ أَثَٰثًۭا وَمَتَٰعًا إِلَىٰ حِينٍۢ

Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Hayvanların derilerinden gerek göç gününüzde, gerek ikamet gününüzde kolayca taşıyacağınız evler; onların yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir süreye kadar yararlanacağınız ev eşyası ve geçimlikler meydana getirdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱللَّهُve Allah
جَعَلَyaptı
لَكُمsizin için
مِّنۢevlerinizi
بُيُوتِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَكَنًۭاoturma yeri
وَجَعَلَve yaptı
لَكُمsizin için
مِّنderilerinden
جُلُودِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَنْعَٰمِhayvan
بُيُوتًۭاevler
تَسْتَخِفُّونَهَاkolayca kullanacağınız hafif
يَوْمَgününüzde
ظَعْنِكُمْgöç
وَيَوْمَve gününüzde
إِقَامَتِكُمْikamet
وَمِنْve
أَصْوَافِهَاyünlerinden
وَأَوْبَارِهَاve yapağılarından
وَأَشْعَارِهَآve kıllarından
أَثَٰثًۭاgiyilecek döşenecek eşya'
وَمَتَٰعًاve geçimlik
إِلَىٰbir süreye kadar
حِينٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Allah, -Subhânehu ve Teâlâ- taşlardan ve başka şeylerden yaptığınız evlerinizin içinde sizlere istikrar ve rahatlık verdi. Sizlere, deve, inek ve koyun derilerinden, şehirdeki evler gibi, çöllerde kurulan çadırlar ve evler verdi. Yolculuklarınızda onları bir yerden başka bir yere taşıması size kolay gelir. Bir yerde konakladığınız zaman da onları kurmasını size kolaylaştırdı. Sizlere, belli bir zaman boyunca yararlanmanız ve koyunların yünlerinden, develerin tüylerinden ve keçilerin kıllarından evleriniz için ev eşyaları, giysiler ve örtüler verdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

81

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّمَّا خَلَقَ ظِلَٰلًۭا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلْجِبَالِ أَكْنَٰنًۭا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَٰبِيلَ تَقِيكُمُ ٱلْحَرَّ وَسَرَٰبِيلَ تَقِيكُم بَأْسَكُمْ ۚ كَذَٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ

Allah yarattığı şeylerden sizin için gölgeler yaydı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar verdi. Böylece Allah, itaat ederek teslim olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱللَّهُAllah
جَعَلَyaptı
لَكُمsizin için
مِّمَّاyarattıklarından
خَلَقَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ظِلَٰلًۭاgölgeler
وَجَعَلَve var etti
لَكُمsizin için
مِّنَdağlarda
ٱلْجِبَالِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَكْنَٰنًۭاoturulacak barınaklar
وَجَعَلَve var eyledi
لَكُمْsizin için
سَرَٰبِيلَelbiseler
تَقِيكُمُsizi koruyan
ٱلْحَرَّsıcaktan
وَسَرَٰبِيلَve elbiseler
تَقِيكُمsizi koruyan
بَأْسَكُمْsavaşınızda
كَذَٰلِكَböyle
يُتِمُّtamamlıyor
نِعْمَتَهُۥni'metini
عَلَيْكُمْsize
لَعَلَّكُمْumulur ki siz
تُسْلِمُونَteslim (müslüman) olursunuz

Yüce Allah, sıcaktan korunup gölgelenesiniz diye size ağaçlardan ve binalardan gölgelikler yaptı. Dağlarda sizin için soğuktan, sıcaktan ve düşmandan gizlendiğiniz, örtündüğünüz tüneller, mağaralar ve sığınaklar yaptı. Size pamuktan ve başka şeylerden soğuğu ve sıcağı engelleyen gömlekler ve elbiseler verdi. Sizlere, savaşta birbirinizin saldırısından koruyan zırhlar verdi. Böylece silah darbeleri vücudunuza tesir etmez. Nitekim Yüce Allah zikri geçen o nimetleri sizlere bahşederek vermiş olduğu nimetleri tamamlamaktadır. Böylece Allah Teâlâ, bir tek O'na boyun eğmenizi ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamanızı sizlerden istemektedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

82

فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنeğer yine
تَوَلَّوْا۟yüz çevirirlerse
فَإِنَّمَاartık
عَلَيْكَsenin üzerine düşen
ٱلْبَلَٰغُduyurmaktır
ٱلْمُبِينُaçık bir şekilde

-Ey Peygamber!- Eğer iman etmekten ve senin getirdiğini doğrulamaktan yüz çevirirlerse, senin sorumluluğun tebliğ etmekle emrolunduğun şeyi apaçık bir şekilde tebliğ etmekten başka bir şey değildir. Onlara hidayeti benimsetmek/inandırmak senin görevin değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

83

يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ ٱللَّهِ ثُمَّ يُنكِرُونَهَا وَأَكْثَرُهُمُ ٱلْكَٰفِرُونَ

Onlar, Allah’ın nimetini bilirler, sonra da inkâr ederler. Onların çoğu kâfirlerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَعْرِفُونَbilirler
نِعْمَتَni'metini
ٱللَّهِAllah'ın
ثُمَّsonra da
يُنكِرُونَهَاbunu inkar ederler
وَأَكْثَرُهُمُve çokları da
ٱلْكَٰفِرُونَinkar ederler

Müşrikler, Allah’ın onları nimetlendirdiği nimetlerini bilirler. Bunlardan biri de onlara Peygamber - sallallahu aleyhi ve sellem-'i göndermesidir. Ardından da şükretmeyerek ve peygamberini yalanlayarak, Allah’ın nimetlerini inkâr ederler. Onların çoğu Allah -Subhânehu ve Teâlâ-’nın nimetlerini inkâr ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

84

وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٍۢ شَهِيدًۭا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra o kâfirlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَوْمَve gün
نَبْعَثُgetirdiğimiz
مِنher
كُلِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أُمَّةٍۢümmetten
شَهِيدًۭاbir şahid
ثُمَّartık
لَاizin verilmez
يُؤْذَنُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِلَّذِينَkimselere
كَفَرُوا۟inkar eden(lere)
وَلَاve ne de
هُمْonların
يُسْتَعْتَبُونَözür dilemeleri istenir

-Ey Peygamber!- Allah’ın her bir topluluktan iman edenlerin imanına, küfredenlerin de küfürlerine şahitlik etmek için gönderdiği peygamberleri dirilteceği o günü hatırla. Bunun ardından kâfirlerin üzerinde bulundukları küfürden özür dilemeleri ve Rablerinin razı olduğu amelleri yerine getirmek için tekrar dünyaya dönmelerine izin verilmeyecektir. Ahiret yurdu, amel etme yeri değil, bir hesap verme yurdudur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

85

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
رَءَاgördükleri
ٱلَّذِينَkimseler
ظَلَمُوا۟zulmedenler
ٱلْعَذَابَazabı
فَلَاartık
يُخَفَّفُhafifletilmez
عَنْهُمْonlardan
وَلَاve asla
هُمْonlara
يُنظَرُونَfırsat verilmez

O zalim müşrikler, kendi gözleriyle azabı gördükleri zaman, artık azap onlara hafifletilmeyecek ve de ertelenmesi için onlara vakit verilmeyecektir. Bilakis oraya kalıcı olarak ebediyen çıkmamak üzere gireceklerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

86

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ شُرَكَآءَهُمْ قَالُوا۟ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ شُرَكَآؤُنَا ٱلَّذِينَ كُنَّا نَدْعُوا۟ مِن دُونِكَ ۖ فَأَلْقَوْا۟ إِلَيْهِمُ ٱلْقَوْلَ إِنَّكُمْ لَكَٰذِبُونَ

Şirk koşanlar koştukları ortaklarını görünce diyecekler ki: “Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.” Koştukları ortaklar da onlara: “Siz elbette yalancılarsınız” diye söz atarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
رَءَاgördükleri
ٱلَّذِينَkimseler
أَشْرَكُوا۟ortak koşanlar
شُرَكَآءَهُمْortak koştuklarını
قَالُوا۟derler ki
رَبَّنَاRabbimiz
هَٰٓؤُلَآءِişte (bunlar)
شُرَكَآؤُنَاortaklarımız
ٱلَّذِينَolduğumuz
كُنَّاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَدْعُوا۟tapıyor
مِنsenden başka
دُونِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَأَلْقَوْا۟söz atarlar
إِلَيْهِمُonlara
ٱلْقَوْلَşu sözle
إِنَّكُمْsiz
لَكَٰذِبُونَtamamen yalancılarsınız

Müşrikler, Allah’ın dışında ibadet ettikleri mabutlarını ahirette kendi gözleriyle görünce şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizim senin dışında kendilerine ibadet ederek ortak kıldıklarımız işte bunlardır." Bu sözleri, günahların onlara yüklenmesi için söylerler. Yüce Allah da onların mabutlarını konuşturur da onlara cevap verirler: "Ey müşrikler! Muhakkak sizler Allah'a ortak kıldığınız ibadetlerinizde yalancısınız. Oysa O'nun hiçbir ortağı yoktur ki ibadet edilerek şirk koşulsun."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

87

وَأَلْقَوْا۟ إِلَى ٱللَّهِ يَوْمَئِذٍ ٱلسَّلَمَ ۖ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

Onlar o gün Allah’a teslim olurlar ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَلْقَوْا۟ve olurlar
إِلَىAllah'a
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَوْمَئِذٍo gün
ٱلسَّلَمَteslim
وَضَلَّve sapıp gider
عَنْهُمkendilerinden
مَّاşeyler
كَانُوا۟oldukları
يَفْتَرُونَuyduruyor(lar)

Müşrikler, bir tek Allah’a boyun eğerek teslim olurlar ve putlarının hakkında uydurmuş oldukları Allah’ın katında şefaat edeceği iddiaları onlardan kaybolup gider.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

88

ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ زِدْنَٰهُمْ عَذَابًۭا فَوْقَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يُفْسِدُونَ

Kâfir olup da Allah’ın yolundan alıkoyanların işledikleri bozgunculuklara karşılık azaplarına azap katarız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
وَصَدُّوا۟ve engel olanlar
عَنyolundan
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
زِدْنَٰهُمْartırırız onlara
عَذَابًۭاazabı
فَوْقَüstüne
ٱلْعَذَابِazaplarının
بِمَاdolayı
كَانُوا۟yaptıkları
يُفْسِدُونَbozgunculuklarından

Kâfir olup, başkalarını da Allah’ın yolundan alıkoyanlara, -kendi bozuklukları ve ifsat edip, başkalarını da saptırmaları sebebiyle- küfürlerinden ötürü müstahak oldukları azaplarının üstüne azap katarak cezalarını arttıracağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

89

وَيَوْمَ نَبْعَثُ فِى كُلِّ أُمَّةٍۢ شَهِيدًا عَلَيْهِم مِّنْ أَنفُسِهِمْ ۖ وَجِئْنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ ۚ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ تِبْيَٰنًۭا لِّكُلِّ شَىْءٍۢ وَهُدًۭى وَرَحْمَةًۭ وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ

Her ümmetin üzerine kendi içlerinden bir şahit getirdiğimiz gün seni de onların üzerlerine şahit getiririz. Sana Kitab'ı her şeyi açıklayıcı, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak gönderdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَوْمَve gün
نَبْعَثُgetireceğimiz
فِىiçinde
كُلِّher
أُمَّةٍۢümmet
شَهِيدًاbir şahid
عَلَيْهِمüzerlerine
مِّنْkendi aralarından
أَنفُسِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَجِئْنَاgetireceğiz
بِكَseni de
شَهِيدًاşahid
عَلَىٰüzerine
هَٰٓؤُلَآءِbunların
وَنَزَّلْنَاve indirdik
عَلَيْكَsana
ٱلْكِتَٰبَbu Kitabı
تِبْيَٰنًۭاaçıklayan
لِّكُلِّher
شَىْءٍۢşeyi
وَهُدًۭىve yol gösterici olarak
وَرَحْمَةًۭve rahmet olarak
وَبُشْرَىٰve müjde olarak
لِلْمُسْلِمِينَmüslümanlara

-Ey Peygamber!- Her ümmete, onlara karşı küfür veya iman üzerine olup olmadıklarına şahitlik eden bir peygamber gönderdiğimiz o günü hatırla. Bu peygamber onların kendi soylarındandır, onların dilinden konuşur. -Ey Peygamber!- Biz seni de bütün ümmetlere karşı şahitlik etmen için getirdik. Helal ve haram, sevap ve günah olan ve bunların dışında açıklamaya ihtiyaç duyulan her şeyi açıklaman için sana Kur'an'ı indirdik. Biz onu insanları hakka hidayet etmesi için indirdik. Ona iman ederek onunla amel edenlere bir rahmet olması ve (cennette bulunan) kalıcı nimetleri arzulayarak, Allah’a iman eden Müminlere bir müjde olması için indirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

90

۞ إِنَّ ٱللَّهَ يَأْمُرُ بِٱلْعَدْلِ وَٱلْإِحْسَٰنِ وَإِيتَآئِ ذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَٱلْبَغْىِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Şüphesiz Allah; adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يَأْمُرُemreder
بِٱلْعَدْلِadaleti
وَٱلْإِحْسَٰنِve ihsanı
وَإِيتَآئِve vermeyi
ذِىakrabaya
ٱلْقُرْبَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيَنْهَىٰve meneder
عَنِedepsizlikten
ٱلْفَحْشَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْمُنكَرِve fenalıktan
وَٱلْبَغْىِve azgınlıktan
يَعِظُكُمْsize böyle öğüt verir
لَعَلَّكُمْumulur ki
تَذَكَّرُونَöğüt alırsınız (diye)

Şüphesiz Allah kullarına, Allah’ın ve kullarının haklarını yerine getirip, üstün tutmayı gerektiren durumlar dışında verilen hükümde hiç kimseyi diğerinden üstü tutmayarak adaletli olmayı emrediyor. Gönüllü olarak sadaka vermek, zalimi affetmek gibi, kul için zorunlu olmayan lütuflarda bulunarak ihsan etmeyi ve akrabalarının ihtiyaçlarını karşılamayı emrediyor. Ayrıca, hayâsızca söylenen sözleri söylemeyi, zina gibi, çirkin olan işleri, şeriatın kabul etmediği bütün günahları yasaklıyor. Haksızlık etmeyi ve insanlara karşı büyüklük taslamayı da yasaklıyor. Yüce Allah, size verdiği öğüde itibar etmenizi umarak, emrettikleri ve yasakladıklarıyla bu ayette size öğüt veriyor.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

91

وَأَوْفُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ إِذَا عَٰهَدتُّمْ وَلَا تَنقُضُوا۟ ٱلْأَيْمَٰنَ بَعْدَ تَوْكِيدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ ٱللَّهَ عَلَيْكُمْ كَفِيلًا ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ

Ahitleştiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin ve pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Çünkü Allah'ı üzerinize kefil gösterdiniz. Şüphesiz Allah, tüm yaptıklarınızı bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَوْفُوا۟tam yerine getirin
بِعَهْدِahdini
ٱللَّهِAllah'ın
إِذَاzaman
عَٰهَدتُّمْandlaşma yaptığınız
وَلَاve asla
تَنقُضُوا۟bozmayın
ٱلْأَيْمَٰنَyeminleri
بَعْدَsonra
تَوْكِيدِهَاpekiştirdikten
وَقَدْçünkü
جَعَلْتُمُyaptınız
ٱللَّهَAllah'ı
عَلَيْكُمْüzerinize
كَفِيلًاkefil (şahid)
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يَعْلَمُbilir
مَاşeyleri
تَفْعَلُونَyaptıklarınız

Allah’a ve insanlara verdiğiniz bütün sözlerinizi yerine getirin ve Allah adına yemin ederek pekiştirmenizin ardından yeminlerinizi sakın bozmayın. Sizler, verdiğiniz söze vefa göstereceğinize dair Allah’ı kendinize şahit kıldınız. Şüphesiz Allah, sizin yaptığınız her şeyi bilir ve bunların hiçbiri O'na gizli kalmaz. Bütün bunların karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

92

وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّتِى نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنۢ بَعْدِ قُوَّةٍ أَنكَٰثًۭا تَتَّخِذُونَ أَيْمَٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِىَ أَرْبَىٰ مِنْ أُمَّةٍ ۚ إِنَّمَا يَبْلُوكُمُ ٱللَّهُ بِهِۦ ۚ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ مَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

Bir topluluğun diğer bir topluluktan daha çok olmasından dolayı yeminlerinizi hile aracı yaparak ipliğini sağlamca büktükten sonra söküp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve asla
تَكُونُوا۟olmayın
كَٱلَّتِىgibi
نَقَضَتْçözen kadın
غَزْلَهَاipliğini
مِنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُوَّةٍkuvvetli
أَنكَٰثًۭاbüktükten
تَتَّخِذُونَbir vasıta yaparak
أَيْمَٰنَكُمْyeminlerinizi
دَخَلًۢاbozucu
بَيْنَكُمْaranızda
أَنolduğu için
تَكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أُمَّةٌbir topluluk
هِىَdaha çok
أَرْبَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْdiğer bir topluluktan
أُمَّةٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّمَاçünkü
يَبْلُوكُمُsizi dener
ٱللَّهُAllah
بِهِۦbununla
وَلَيُبَيِّنَنَّve açıklayacaktır
لَكُمْsize
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
مَاşeyleri
كُنتُمْolduğunuz
فِيهِhakkında
تَخْتَلِفُونَayrılığa düştüğünüz

İpini çok sağlam eğirmiş sonra da onu bozmuş ve eğirmekten önceki çözülmüş haline geri çevirmiş yününü veya pamuğunu eğirmekten yorulmuş ahmak bir kadın gibi verdiğiniz sözleri bozarak hafif akıllı sefih kimseler olmayın. Bu kadın onu eğirirken de, söküp bozarken de yorulmuş, sonuçta da istediği şeyi elde edememiştir. Topluluğunuzun, düşmanınız olan topluluktan sayıca daha kalabalık ve daha kuvvetli olması için yeminlerinizi birbirinizi aldattığınız tuzak olarak kullanmayın. Şüphesiz Yüce Allah sizleri, verdiğiniz sözlere vefa göstermenizle imtihan eder. Verdiğiniz sözleri yerine mi getiriyorsunuz, yoksa onları bozuyor musunuz? Elbette Allah, kıyamet günü sizlere, dünyada ayrılığa düştüğünüz konuları açıklayacak ve kimin haklı, kimin haksız olduğunu, kimin doğru, kimin de yalan söylediğini beyan edecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

93

وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةًۭ وَٰحِدَةًۭ وَلَٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Eğer Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْşayet
شَآءَdileseydi
ٱللَّهُAllah
لَجَعَلَكُمْhepinizi yapardı
أُمَّةًۭümmet
وَٰحِدَةًۭbir tek
وَلَٰكِنfakat
يُضِلُّşaşırtır
مَنkimseyi
يَشَآءُdilediği
وَيَهْدِىve doğru yola iletir
مَنkimseyi
يَشَآءُdilediği
وَلَتُسْـَٔلُنَّve siz mutlaka sorulacaksınız
عَمَّاşeylerden
كُنتُمْolduğunuz
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Eğer Allah dileseydi, sizleri hak üzerine birleşmiş tek bir millet yapardı. Fakat O -Subhânehu ve Teâlâ- dilediğini haktan ve verdiği sözlere bağlılık göstermekten mahrum kılarak onu adaletiyle saptırır. Dilediğini de ihsanı ve keremiyle muvaffak kılar. Kıyamet günü dünyada yapmakta olduğunuz amellerden muhakkak hesaba çekileceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

94

وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ أَيْمَٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌۢ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۖ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌۭ

Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayaklarınız kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötülüğü tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاyapmayın
تَتَّخِذُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَيْمَٰنَكُمْyeminlerinizi
دَخَلًۢاbozan bir şey
بَيْنَكُمْaranızı
فَتَزِلَّkayar
قَدَمٌۢayak
بَعْدَsonra
ثُبُوتِهَاsağlam bastıktan
وَتَذُوقُوا۟ve tadarsınız
ٱلسُّوٓءَkötülüğü
بِمَاdolayı
صَدَدتُّمْengel olduğunuzdan
عَنyoludan
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
وَلَكُمْve sizin için vardır
عَذَابٌbir azab
عَظِيمٌۭbüyük

Ettiğiniz yeminleri, arzularınıza uyup da dilediğiniz zaman bozup, dilediğiniz zaman da onlara vefa göstererek birbirinizi dolandırdığınız birer tuzağa dönüştürmeyin. Şüphesiz siz eğer böyle yaparsanız; ayaklarınız sabit olmasının ardından dosdoğru yoldan kayıverir de azabın tadına bakarsınız. Allah’ın yolundan sapmanız ve başkalarını da saptırmanız sebebiyle sizin için iki misli azap vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

95

وَلَا تَشْتَرُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ ثَمَنًۭا قَلِيلًا ۚ إِنَّمَا عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرٌۭ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

Allah’a verdiğiniz sözü az pahaya satmayın. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve asla
تَشْتَرُوا۟satmayın
بِعَهْدِverdiğiniz sözü
ٱللَّهِAllah'a
ثَمَنًۭاbir paraya
قَلِيلًاaz
إِنَّمَاşüphesiz
عِندَyanında olan
ٱللَّهِAllah'ın
هُوَo
خَيْرٌۭdaha hayırlıdır
لَّكُمْsizin için
إِنeğer
كُنتُمْbilirseniz
تَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Allah'a verdiğiniz sözleri bozarak ve onlara bağlı kalmayarak az bir dünya malına değiştirmeyin. Biliniz ki Allah’ın katından, sizin için dünyada olan zafer, ganimetler ve ahirette Allah’ın katında olan daimî nimetler, sözlerinizi bozarak elde ettiğiniz az bir dünya malından daha hayırlıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

96

مَا عِندَكُمْ يَنفَدُ ۖ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٍۢ ۗ وَلَنَجْزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓا۟ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاbulunan
عِندَكُمْsizin yanınızda
يَنفَدُtükenir
وَمَاbulunan ise
عِندَyanında
ٱللَّهِAllah'ın
بَاقٍۢkalıcıdır
وَلَنَجْزِيَنَّelbette vereceğiz
ٱلَّذِينَkimselerin
صَبَرُوٓا۟sabreden(lerin)
أَجْرَهُمkarşılığını
بِأَحْسَنِen güzeliyle
مَاolduklarının
كَانُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَعْمَلُونَyapıyor(lar)

-Ey İnsanlar!- Sahip olduğunuz mallar, lezzetler ve nimetler ne kadar çok olsalar da tükenecektir. Oysa Allah’ın katında olan mükâfatlar kalıcıdır. Nasıl olur da fani olanı kalıcı olana tercih edersiniz? Muhakkak verdikleri söze ve onları bozmamaya sabır gösterenleri yaptıkları ibadetlerin en güzeliyle mükâfatlandırarak ödüllendireceğiz. Onları, her bir iyiliğe karşılık on mislinden yedi yüz misline ve daha çok katlarına kadar ödüllendireceğiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

97

مَنْ عَمِلَ صَٰلِحًۭا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌۭ فَلَنُحْيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةًۭ طَيِّبَةًۭ ۖ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Erkek veya kadın, kim Mümin olarak salih amel işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَنْher kim
عَمِلَbir iş yaparsa
صَٰلِحًۭاiyi
مِّنerkekten
ذَكَرٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْveya
أُنثَىٰkadından
وَهُوَo
مُؤْمِنٌۭinanmış olarak
فَلَنُحْيِيَنَّهُۥonu yaşatırız
حَيَوٰةًۭbir hayatla
طَيِّبَةًۭhoş
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْve elbette veririz
أَجْرَهُمonların ücretini
بِأَحْسَنِen güzeliyle
مَاolduklarının
كَانُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Allah’a iman etmiş olan erkek veya kadın, her kim dine uyan salih bir amel işlerse, ona dünyada Allah’ın kaderine razı olduğu, kanaat ettiği ve ibadetlerini yapmaya muvaffak kıldığımız güzel bir hayat yaşatacağız. Muhakkak o kimseleri ahirette, dünyadaki salih amellerden yaptıkları en güzel amelin mükâfatlarıyla mükâfatlandıracağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

98

فَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرْءَانَ فَٱسْتَعِذْ بِٱللَّهِ مِنَ ٱلشَّيْطَٰنِ ٱلرَّجِيمِ

Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş Şeytan'dan Allah’a sığın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِذَاzaman
قَرَأْتَokuduğun
ٱلْقُرْءَانَKur'an
فَٱسْتَعِذْsığın
بِٱللَّهِAllah'a
مِنَşeytandan
ٱلشَّيْطَٰنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلرَّجِيمِkovulmuş

-Ey Mümin!- Kur’an okumak istediğin zaman, Allah Teâlâ’dan seni Allah’ın rahmetinden kovulmuş şeytanın vesveselerinden korumasını iste.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

99

إِنَّهُۥ لَيْسَ لَهُۥ سُلْطَٰنٌ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Gerçek şu ki; Şeytan'ın, iman eden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّهُۥçünkü
لَيْسَyoktur
لَهُۥo(şeyta)nın
سُلْطَٰنٌbir gücü
عَلَىüzerinde
ٱلَّذِينَinananlar
ءَامَنُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَعَلَىٰve üzerinde
رَبِّهِمْRablerine
يَتَوَكَّلُونَdayananlar

Muhakkak ki Şeytan, Allah'a iman ederek, bütün işlerinde bir tek Rablerine güvenip, itimat etmiş olan kimseler üzerinde hakimiyet kuramaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

100

إِنَّمَا سُلْطَٰنُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يَتَوَلَّوْنَهُۥ وَٱلَّذِينَ هُم بِهِۦ مُشْرِكُونَ

Şeytan'ın hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah’a şirk koşanlar üzerindedir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّمَاsadece
سُلْطَٰنُهُۥonun gücü
عَلَىüzerinde
ٱلَّذِينَkimselere
يَتَوَلَّوْنَهُۥonu dost tutan(lar)
وَٱلَّذِينَve kimselere
هُمonlar
بِهِۦonu
مُشْرِكُونَortak koşan(lar)

Şeytan kendisini dost edinenlere ve yoldan çıkarmasında ona itaat edenlere verdiği vesvese ile hakimiyetini kurar. Zira onlar, şeytanın yoldan çıkartması sebebiyle Allah’a ortak koşarlar ve Yüce Allah ile beraber başkalarına ibadet ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir