Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Nisâ Sûresi 101–150. Ayetler

101–150. AyetlerSayfa 3 / 4
101

وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِى ٱلْأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُوا۟ مِنَ ٱلصَّلَوٰةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ ۚ إِنَّ ٱلْكَٰفِرِينَ كَانُوا۟ لَكُمْ عَدُوًّۭا مُّبِينًۭا

Yeryüzünde bir yolculuğa çıktığınız zaman, kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
ضَرَبْتُمْsefere çıktığınız
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَلَيْسَyoktur
عَلَيْكُمْsize
جُنَاحٌbir günah
أَنkısaltmanızdan ötürü
تَقْصُرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَnamazdan
ٱلصَّلَوٰةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنْeğer
خِفْتُمْkorkarsanız
أَنsize bir kötülük yapmalarından
يَفْتِنَكُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلَّذِينَkimselerin
كَفَرُوٓا۟inkar eden(lerin)
إِنَّmuhakkak ki
ٱلْكَٰفِرِينَkafirler
كَانُوا۟sizin
لَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَدُوًّۭاdüşmanınızdır
مُّبِينًۭاaçık

Eğer yeryüzünde bir yolculuğa çıkarsanız kâfirlerin size bir kötülük yapmasından korktuğunuzda dört rekâtlı namazları iki rekât olarak kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirlerin size olan düşmanlığı çok açık bir düşmanlıktır. Sahih sünnette yolculuğa çıkıldığında eman, güven anında da namazların kısaltılmasının caiz olduğu sabittir

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

102

وَإِذَا كُنتَ فِيهِمْ فَأَقَمْتَ لَهُمُ ٱلصَّلَوٰةَ فَلْتَقُمْ طَآئِفَةٌۭ مِّنْهُم مَّعَكَ وَلْيَأْخُذُوٓا۟ أَسْلِحَتَهُمْ فَإِذَا سَجَدُوا۟ فَلْيَكُونُوا۟ مِن وَرَآئِكُمْ وَلْتَأْتِ طَآئِفَةٌ أُخْرَىٰ لَمْ يُصَلُّوا۟ فَلْيُصَلُّوا۟ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا۟ حِذْرَهُمْ وَأَسْلِحَتَهُمْ ۗ وَدَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ أَسْلِحَتِكُمْ وَأَمْتِعَتِكُمْ فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُم مَّيْلَةًۭ وَٰحِدَةًۭ ۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن كَانَ بِكُمْ أَذًۭى مِّن مَّطَرٍ أَوْ كُنتُم مَّرْضَىٰٓ أَن تَضَعُوٓا۟ أَسْلِحَتَكُمْ ۖ وَخُذُوا۟ حِذْرَكُمْ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابًۭا مُّهِينًۭا

Sen (savaş meydanında) onların aralarında olup da namazlarını kıldırdığın zaman, bir kısmı seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar; secdeyi yaptıktan sonra onlar arkanıza geçsinler;kılmayan öbür kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar, tedbirli olsunlar, silahlarını alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer yağmur dolayısıyla size bir eziyet/zorluk olursa veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir günah yoktur. Yine de tedbirli olun. Allah, Kâfirlere aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
كُنتَsen
فِيهِمْiçlerinde
فَأَقَمْتَkıldırdığın
لَهُمُonlara
ٱلصَّلَوٰةَnamazı
فَلْتَقُمْnamaza dursun
طَآئِفَةٌۭbir bölük
مِّنْهُمonlardan
مَّعَكَseninle beraber
وَلْيَأْخُذُوٓا۟ve (yanlarına) alsınlar
أَسْلِحَتَهُمْsilahlarını da
فَإِذَاsecde edince
سَجَدُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَلْيَكُونُوا۟geçsinler
مِنarkanıza
وَرَآئِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلْتَأْتِbu kez gelsin
طَآئِفَةٌbölük
أُخْرَىٰöteki
لَمْnamaz kılmayan
يُصَلُّوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَلْيُصَلُّوا۟ve namaz kılsınlar
مَعَكَseninle beraber
وَلْيَأْخُذُوا۟ve alsınlar
حِذْرَهُمْkorunma(tedbir)lerini
وَأَسْلِحَتَهُمْve silahlarını da
وَدَّistediler ki
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوا۟inkar eden(ler)
لَوْkeşke
تَغْفُلُونَsiz gaflet etseniz de
عَنْsilahlarınızdan
أَسْلِحَتِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَمْتِعَتِكُمْve eşyanızdan
فَيَمِيلُونَbirden yapsalar
عَلَيْكُمüzerinize
مَّيْلَةًۭbaskın
وَٰحِدَةًۭbir
وَلَاbir günah yoktur
جُنَاحَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْكُمْsize
إِنeğer
كَانَsiz
بِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَذًۭىzahmet çekerseniz
مِّنyağmurdan
مَّطَرٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْya da
كُنتُمolursanız
مَّرْضَىٰٓhasta
أَنbırakmanızda
تَضَعُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَسْلِحَتَكُمْsilahlarınızı
وَخُذُوا۟ama alın
حِذْرَكُمْkorunma tedbirinizi
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
أَعَدَّhazırlamıştır
لِلْكَٰفِرِينَkafirlere
عَذَابًۭاbir azab
مُّهِينًۭاalçaltıcı

-Ey Peygamber!- orduda askerlerle beraber düşmanla savaş zamanı onlara namaz kıldırmak istersen, orduyu iki cemaate ayır: Onlardan bir cemaat silahlarını namazlarında yanlarında bulundurarak seninle beraber namaza dursun. Diğer cemaat ise sizi korusun. Birinci cemaat imamla beraber ilk rekâtı kılınca namazın geri kalanını kendi başlarına tamamlasınlar. Namazı bitirince arkanızda düşmanın karşısına geçsinler ve bu defa koruyan namaz kılmamış olan cemaat gelsin. Onlarda imamla beraber bir rekât kılsın ve imam selam verdiği zaman namazlarından geri kalanını tamamlasınlar. Düşmanlarına karşı tedbir alarak, silahlarını yanlarında taşısınlar. O kâfirler siz namaz kılarken silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil olduğunuz bir an hemen üzerinize tek bir saldırıyla saldırıp sizi gaflet halindeyken yakalamayı temenni ederler. Yağmur sebebiyle bir zorluk olur, hastaysanız veya bunlara benzer durumlarda silahlarınızı taşımayıp onları bir kenara bırakmanızda size bir günah yoktur. Yine de dikkatli olun ve gücünüz yettiğince düşmanlarınızın yapabileceği şeylerden sakının. Şüphesiz Allah kâfirler için küçük düşürücü bir azap hazırlamıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

103

فَإِذَا قَضَيْتُمُ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ قِيَٰمًۭا وَقُعُودًۭا وَعَلَىٰ جُنُوبِكُمْ ۚ فَإِذَا ٱطْمَأْنَنتُمْ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ ۚ إِنَّ ٱلصَّلَوٰةَ كَانَتْ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ كِتَٰبًۭا مَّوْقُوتًۭا

Namazı tamamladıktan sonra, ayakta, otururken ve yatarken de Allah’ı zikredin. Emniyete ve sükuna kavuştuğunuz zaman namazı dosdoğru şekliyle kılın. Namaz şüphesiz iman edenlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِذَاzaman
قَضَيْتُمُbitirdiğiniz
ٱلصَّلَوٰةَnamazı
فَٱذْكُرُوا۟anın
ٱللَّهَAllah'ı
قِيَٰمًۭاayakta
وَقُعُودًۭاve oturarak
وَعَلَىٰve üzerinde (uzanarak)
جُنُوبِكُمْyanlarınız
فَإِذَاzaman
ٱطْمَأْنَنتُمْgüvene kavuştuğunuz
فَأَقِيمُوا۟(tam) kılın
ٱلصَّلَوٰةَnamazı
إِنَّşüphesiz
ٱلصَّلَوٰةَnamaz
كَانَتْüzerine
عَلَىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمُؤْمِنِينَmü'minler
كِتَٰبًۭاfarz kılınmıştır
مَّوْقُوتًۭاvakitli olarak

-Ey Müminler!- Namazınızı bitirdiğiniz zaman, her durumunuzda ayakta, oturarak veya yanınız üzerine uzanmış olarak, tespih ederek, hamt ederek ve kelime-i tevhidi söyleyerek Allah’ı zikredin. Eğer korkunuz geçer ve güven içinde olursanız namazlarınızı bütün rükûları, farzları ve müstehaplarıyla beraber, emrolunduğunuz üzere tam bir şekilde eda edin. Şüphesiz namaz, belli ve sınırlı vakitlerle Müminlere farz kılınmıştır. Mazeretsiz olarak onu geciktirmek caiz değildir. Bu hüküm yerleşik hayatta böyledir. Fakat yolculukta namazlarınızı cem edebilirsiniz ve kısaltabilirsiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

104

وَلَا تَهِنُوا۟ فِى ٱبْتِغَآءِ ٱلْقَوْمِ ۖ إِن تَكُونُوا۟ تَأْلَمُونَ فَإِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَ ۖ وَتَرْجُونَ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا يَرْجُونَ ۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

O topluluğu aramada/takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Siz (yaralanıp) acı duyuyorsanız onlar da sizin hissettiğiniz gibi acı duyuyor. Onların ümit etmediği şeyi (sevap ve zaferi) siz Allah Teâlâ'dan ümit edersiniz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاgevşeklik göstermeyin
تَهِنُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىtakibetmekte
ٱبْتِغَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقَوْمِo topluluğu
إِنeğer
تَكُونُوا۟siz
تَأْلَمُونَacı çekiyorsanuz
فَإِنَّهُمْonlar da
يَأْلَمُونَacı çekmektedirler
كَمَاgibi
تَأْلَمُونَsizin acı çektiğiniz
وَتَرْجُونَve siz ummaktasınız
مِنَAllah'tan
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاşeyleri
لَاonların ummayacakları
يَرْجُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَكَانَAlah
ٱللَّهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلِيمًاbilendir
حَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

-Ey Müminler!- Düşmanlarınızdan kâfir olanların peşine düşmede zayıflık gösterip, tembellik etmeyin. Başınıza gelen ölüm ve yaralanmalardan ızdırap çekiyorsanız muhakkak ki, onlar da sizin ızdırap çektiğiniz gibi, aynı şekilde ızdırap çekiyorlar. Ve onların başına da sizin başınıza gelenler geliyor. Onların sabrı sizin sabrınızın üzerinde olmasın. Şüphesiz siz onların ummadığı sevap, yardım ve desteği yüce Allah’tan umuyorsunuz. Allah Teâlâ kullarının durumlarını çok iyi bilir. Hükümlerinde ve yönetmesinde hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

105

إِنَّآ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ ٱلنَّاسِ بِمَآ أَرَىٰكَ ٱللَّهُ ۚ وَلَا تَكُن لِّلْخَآئِنِينَ خَصِيمًۭا

Şüphesiz biz, sana kitabı insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin diye hak olarak indirdik. Hainlerin savunucusu olma!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّآmuhakkak biz
أَنزَلْنَآindirdik ki
إِلَيْكَsana
ٱلْكِتَٰبَKitabı
بِٱلْحَقِّgerçek ile
لِتَحْكُمَhüküm veresin diye
بَيْنَarasında
ٱلنَّاسِinsanlar
بِمَآbiçimde
أَرَىٰكَsana gösterdiği
ٱللَّهُAllah'ın
وَلَاolma
تَكُنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِّلْخَآئِنِينَhainlerin
خَصِيمًۭاsavunucusu

-Ey Peygamber!- İnsanların bütün işlerinde hevâ ve görüşüne göre değil de, Allah’ın sana öğrettiği ve ilham ettiği şekilde onların aralarında hükmetmen için biz sana tamamen doğruları içeren Kur’an’ı indirdik. Öyle ise sen de, onlardan haklarını arayıp, isteyenleri geri çevirerek, hainlerin canlarını ve emanetlerini savunma.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

106

وَٱسْتَغْفِرِ ٱللَّهَ ۖ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًۭا رَّحِيمًۭا

Allah’tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çokça bağışlayan ve merhamet edendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱسْتَغْفِرِve mağfiret dile
ٱللَّهَAllah'tan
إِنَّkuşkusuz
ٱللَّهَAllah
كَانَbağışlayandır
غَفُورًۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَّحِيمًۭاesirgeyendir

Yüce Allah'tan bağışlanma ve af dile. Allah kullarından kendisine tövbe edeni bağışlar, ona merhamet eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

107

وَلَا تُجَٰدِلْ عَنِ ٱلَّذِينَ يَخْتَانُونَ أَنفُسَهُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ مَن كَانَ خَوَّانًا أَثِيمًۭا

Nefislerine (günah işleyerek) hainlik edenleri savunma. Şüphesiz Allah, hainlik eden günahkârları sevmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاsavunma
تُجَٰدِلْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنِkimseleri
ٱلَّذِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَخْتَانُونَhainlik eden(leri)
أَنفُسَهُمْkendilerine
إِنَّzira
ٱللَّهَAllah
لَاsevmez
يُحِبُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَنkimseyi
كَانَhainlik yapan
خَوَّانًاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَثِيمًۭاgünah işleyen

Sen, kim olursa olsun ihanet eden ve ihanetini gizlemek için aşırı çaba gösteren kimseyi savunma! Çünkü Allah, çokça hainlik eden ve günah işleyenleri sevmez

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

108

يَسْتَخْفُونَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَلَا يَسْتَخْفُونَ مِنَ ٱللَّهِ وَهُوَ مَعَهُمْ إِذْ يُبَيِّتُونَ مَا لَا يَرْضَىٰ مِنَ ٱلْقَوْلِ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطًا

İnsanlardan gizlerler de Allah'tan gizlemezler. Hâlbuki onlar O'nun razı olmayacağı sözü, geceleyin konuşup düzenledikleri zaman da O onlarla beraberdi. Allah yapacakları her şeyi kuşatıcıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَسْتَخْفُونَgizleniyorlar
مِنَinsanlardan
ٱلنَّاسِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَاgizlenmiyorlar
يَسْتَخْفُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَAllah'tan
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُوَoysa O
مَعَهُمْonlarla beraberdir
إِذْzaman
يُبَيِّتُونَgeceleyin söyledikleri
مَاşeyleri
لَا(O'nun) istemediği
يَرْضَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَsözü
ٱلْقَوْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَكَانَAllah
ٱللَّهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِمَاherşeyi
يَعْمَلُونَonların yaptıkları
مُحِيطًاkuşatmıştır

Onlar bir günah işleyecekleri zaman insanlardan korkarak ve utanarak gizlenirler ama Allah’tan bir şey gizleyemezler. Allah onları kuşatmış olarak onların yanı başındadır. Günahkârı savunmak, suçsuz kimseleri itham etmek gibi, gizli işler çevirdikleri zaman Allah’ın razı olmadığı sözlerden söyledikleri hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Allah onların gizlice ve açıkça yaptıkları bütün işleri kuşatmıştır. O'na hiç bir şey gizli kalmaz. Yaptıkları amellerin karşılığında onları cezalandıracaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

109

هَٰٓأَنتُمْ هَٰٓؤُلَآءِ جَٰدَلْتُمْ عَنْهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا فَمَن يُجَٰدِلُ ٱللَّهَ عَنْهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ أَم مَّن يَكُونُ عَلَيْهِمْ وَكِيلًۭا

İşte siz, dünya hayatında onları savunuyorsunuz. Kıyamet gününde kim onları Allah'a karşı müdafaa eder, kim onlara vekil olur?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰٓأَنتُمْhaydi siz
هَٰٓؤُلَآءِsavundunuz
جَٰدَلْتُمْsavundunuz
عَنْهُمْonları
فِىhayatında
ٱلْحَيَوٰةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلدُّنْيَاdünya
فَمَنya kim
يُجَٰدِلُsavunacak
ٱللَّهَAllah'a karşı
عَنْهُمْonları
يَوْمَgünü
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
أَمya da
مَّنkim
يَكُونُolacak
عَلَيْهِمْonlara
وَكِيلًۭاvekil

Ey suç işleyen bu kimselerin durumu kendilerini ilgilendiren kimseler! İşte siz, onların suçsuz olduklarının ispatlanması ve cezalarının geri çevrilmesi için onları dünya hayatında müdafaa ettiniz. Peki, kıyamet günü, kim gerçek hallerini bilen Allah'a karşı onları savunacak? Kim o gün onlara vekil olacak? Şüphesiz buna hiç kimsenin gücü yetmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

110

وَمَن يَعْمَلْ سُوٓءًا أَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُۥ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ ٱللَّهَ يَجِدِ ٱللَّهَ غَفُورًۭا رَّحِيمًۭا

Kim bir kötülük işler veya kendi nefsine zulmeder de ardından Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah’ı çokça bağışlayıcı ve merhamet eden olarak bulur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنve kim
يَعْمَلْyaparsa
سُوٓءًاbir kötülük
أَوْyahut
يَظْلِمْzulmederse
نَفْسَهُۥnefsine
ثُمَّsonra
يَسْتَغْفِرِmağfiret dilerse
ٱللَّهَAllah'tan
يَجِدِbulur
ٱللَّهَAllah'ı
غَفُورًۭاbağışlayıcı
رَّحِيمًۭاve esirgeyici

Kim kötü bir iş yapar veya bir günah işleyerek kendine zulmeder de sonrasında günahından dönmüş pişman bir halde onu itiraf ederek Allah'tan bağışlanma dilerse, ebediyete kadar yüce Allah’ı günahları çokça bağışlayan ve ona karşı çokça merhamet eden olarak bulacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

111

وَمَن يَكْسِبْ إِثْمًۭا فَإِنَّمَا يَكْسِبُهُۥ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًۭا

Kim bir günah işlerse, o günahı sadece kendi aleyhine işlemiş olur. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنve kim
يَكْسِبْişlerse
إِثْمًۭاbir günah
فَإِنَّمَاmuhakkak
يَكْسِبُهُۥonu kazanır
عَلَىٰaleyhine
نَفْسِهِۦkendi
وَكَانَAllah
ٱللَّهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلِيمًاbilendir
حَكِيمًۭاhüküm ve hikmet sahibidir

Kim küçük veya büyük bir günah işlerse o günahın cezasını sadece kendisi çekecektir. Bu ceza ondan başkasını etkilemez. Allah, kullarının yaptıklarını çok iyi bilir, hükümlerinde ve yönetiminde hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

112

وَمَن يَكْسِبْ خَطِيٓـَٔةً أَوْ إِثْمًۭا ثُمَّ يَرْمِ بِهِۦ بَرِيٓـًۭٔا فَقَدِ ٱحْتَمَلَ بُهْتَٰنًۭا وَإِثْمًۭا مُّبِينًۭا

Kim de bir hata veya günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki, büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنve kim
يَكْسِبْişlerse
خَطِيٓـَٔةًbir hata
أَوْya da
إِثْمًۭاgünah
ثُمَّsonra
يَرْمِüstüne atarsa
بِهِۦonu
بَرِيٓـًۭٔاbir suçsuzun
فَقَدِmuhakkak ki
ٱحْتَمَلَyüklenmiş olur
بُهْتَٰنًۭاbüyük bir iftira
وَإِثْمًۭاve bir günah
مُّبِينًۭاaçık

Kim istemeden bir hata yapar veya bilerek bir günah işler de ardından o günahla suçsuz bir insanı itham ederse, bu yaptığı işle kesinlikle büyük bir yalan ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

113

وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُۥ لَهَمَّت طَّآئِفَةٌۭ مِّنْهُمْ أَن يُضِلُّوكَ وَمَا يُضِلُّونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمْ ۖ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِن شَىْءٍۢ ۚ وَأَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُن تَعْلَمُ ۚ وَكَانَ فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكَ عَظِيمًۭا

Eğer Allah’ın lütfu ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışmıştı. Onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar ve sana hiçbir şeyle zarar veremezler. Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş, önceden bilmediklerini öğretmiştir. Allah’ın senin üzerindeki lütuf ve ihsanı çok büyüktür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْلَاve olmasaydı
فَضْلُlutfu
ٱللَّهِAllah'ın
عَلَيْكَsana;
وَرَحْمَتُهُۥve acıması
لَهَمَّتyeltenmişti
طَّآئِفَةٌۭbir grup
مِّنْهُمْonlardan
أَنseni saptırmağa
يُضِلُّوكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاonlar saptıramazlar
يُضِلُّونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّآbaşkasını
أَنفُسَهُمْkendilerinden
وَمَاsana zarar veremezler
يَضُرُّونَكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنhiçbir
شَىْءٍۢşey
وَأَنزَلَve indirdi
ٱللَّهُAllah
عَلَيْكَsana
ٱلْكِتَٰبَKitabı
وَٱلْحِكْمَةَve hikmeti
وَعَلَّمَكَve sana öğretti
مَاşeyleri
لَمْolmadığın
تَكُنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَعْلَمُbiliyor
وَكَانَve
فَضْلُlutfu
ٱللَّهِAllah'ın
عَلَيْكَsana
عَظِيمًۭاbüyüktür

-Ey Peygamber!- Şayet Allah’ın seni masum kılarak sana lütfu olmasaydı, kendi nefislerine ihanet edenlerden bir topluluk seni haktan saptırmaya azmederlerdi de böylece sen de adaletsizce hükmedenlerden olurdun. Gerçekte onlar yalnızca kendilerini saptırıyorlar. Çünkü onların saptırma girişimlerinin sonucu kendilerine dönmektedir. Allah senin üzerine Kur’an’ı ve sünneti indirmiştir. Sana doğru yolu, aydınlığı ve daha önceden bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Peygamberlik ve masumiyet ihsan ederek, Allah’ın sana olan lütfu çok büyüktür

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

114

۞ لَّا خَيْرَ فِى كَثِيرٍۢ مِّن نَّجْوَىٰهُمْ إِلَّا مَنْ أَمَرَ بِصَدَقَةٍ أَوْ مَعْرُوفٍ أَوْ إِصْلَٰحٍۭ بَيْنَ ٱلنَّاسِ ۚ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ ٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِ ٱللَّهِ فَسَوْفَ نُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًۭا

Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenler dışında, onların fısıldaşmalarının çoğunda hayır yoktur. Kim Allah’ın rızasını gözeterek böyle yaparsa Biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاyoktur
خَيْرَhayır
فِىçoğunda
كَثِيرٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنgizli konuşmalarının
نَّجْوَىٰهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاyalnız hariç
مَنْkimse
أَمَرَemreden
بِصَدَقَةٍsadakayı
أَوْyahut
مَعْرُوفٍiyiliği
أَوْya da
إِصْلَٰحٍۭdüzeltmeyi
بَيْنَarasını
ٱلنَّاسِinsanların
وَمَنve kim
يَفْعَلْyaparsa
ذَٰلِكَbunu
ٱبْتِغَآءَamacıyle
مَرْضَاتِrızasını kazanmak
ٱللَّهِAllah'ın
فَسَوْفَyakında
نُؤْتِيهِona vereceğiz
أَجْرًاbir mükafat
عَظِيمًۭاbüyük

Bir sadaka vermeyi veya şeriatın getirdiği ve aklın delalet ettiği bir iyilikte bulunmayı emretmek ya da aralarında anlaşmazlık bulunan insanların arasını ıslah etmeye çağırmak dışında insanların gizledikleri birçok konuşmanın onlara bir hayrı ve faydası yoktur. Kim de bunu Allah’ın rızasını umarak yapıyorsa ona çok büyük sevap vereceğiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

115

وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلْهُدَىٰ وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ ٱلْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصْلِهِۦ جَهَنَّمَ ۖ وَسَآءَتْ مَصِيرًا

Kim, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra rasûle muhalefet eder ve Müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu girmiş olduğu bu yolda bırakır ve Cehennem'e atarız. O, ne kötü bir dönüş yeridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنkim de
يُشَاقِقِkarşı gelir
ٱلرَّسُولَElçi'ye
مِنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاbelli olduktan
تَبَيَّنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُkendisine
ٱلْهُدَىٰdoğru yol
وَيَتَّبِعْve uyarsa
غَيْرَbaşkasına
سَبِيلِyolundan
ٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerin
نُوَلِّهِۦonu yöneltiriz
مَاdöndüğü (yola)
تَوَلَّىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَنُصْلِهِۦve sokarız
جَهَنَّمَcehenneme
وَسَآءَتْne kötü
مَصِيرًاbir gidiş yeridir

Kim, hak ona apaçık beyan olduktan sonra getirdiği şeylerde peygamberle inatlaşır ve ona muhalefet eder, Müminlerin gittikleri yoldan başka bir yola tabi olursa, kendisi için tercih ettiği yolda onu bir başına bırakırız. Bilerek yüz çevirdiği için onu hakka ulaşmaya muvaffak kılmayız. Onu ateşinde ızdırap çekeceği cehenneme sokarız. Orası, ahalisi için kötü bir dönüş yeridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

116

إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِۦ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُ ۚ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz, bunun dışındaki (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa büsbütün sapıtmıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüpheiz
ٱللَّهَAllah
لَاbağışlamaz
يَغْفِرُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنortak koşulmasını
يُشْرَكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦkendisine
وَيَغْفِرُve bağışlar
مَاherşeyi
دُونَbaşka
ذَٰلِكَbundan
لِمَنkimseye
يَشَآءُdilediği
وَمَنve kim
يُشْرِكْortak koşarsa
بِٱللَّهِAllah'a
فَقَدْmuhakkak
ضَلَّsapıklığa düşmüştür
ضَلَٰلًۢاbir sapkınlıkla
بَعِيدًاuzak

Şüphesiz yüce Allah, bir kimsenin kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bilakis müşrikleri cehennemde ebediyen tutacaktır. Şirk ve küfrün dışında o kalan günahları ise, lütfu ve merhametiyle dilediği kimseden affedecektir. Kim bir kimseyi Allah'a ortak koşarsa haktan ayrılmış ve çokça uzaklaşmış olur. Çünkü o, yaratıcıyla yaratılanı birbirine eş tutmuştur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

117

إِن يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦٓ إِلَّآ إِنَٰثًۭا وَإِن يَدْعُونَ إِلَّا شَيْطَٰنًۭا مَّرِيدًۭا

Onlar, Allah'ı bırakırlar da, yalnız dişilere taparlar (isimleri dişi ismi olan batıl tanrılardan istiyorlar). Böylece ancak inatçı şeytana ibadet ediyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنeğer
يَدْعُونَçağırıyorlar
مِنO'nu bırakıp da
دُونِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّآyalnızca
إِنَٰثًۭاbirtakım dişilere
وَإِنve çağırıyorlar
يَدْعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاyalnızca
شَيْطَٰنًۭاşeytana
مَّرِيدًۭاasi

Bu müşrikler Allah’la beraber ancak Lât, Uzza gibi dişi isimleriyle isimlendirilmiş, hiçbir faydası ve zararı olmayan putlara ibadet ediyorlar. Gerçekte ise onlar Allah'a itaat etmekten ayrılmış hiçbir hayrı olmayan şeytana ibadet ediyorlar. Çünkü şeytan onlara putlara ibadet etmeyi emretmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

118

لَّعَنَهُ ٱللَّهُ ۘ وَقَالَ لَأَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَصِيبًۭا مَّفْرُوضًۭا

Allah ona lanet etmiştir. O da: “Andolsun, kullarından belli bir pay alacağım” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّعَنَهُona la'net etti
ٱللَّهُAllah
وَقَالَve (o da) dedi
لَأَتَّخِذَنَّelbette alacağım
مِنْsenin kullarından
عِبَادِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَصِيبًۭاbir pay
مَّفْرُوضًۭاbelirli

Bu sebeple Allah onu rahmetinden kovmuş/uzaklaştırmıştır. Bu şeytan da Rabbine yemin ederek şöyle demiştir: "Yemin olsun ki senin kullarından haktan saptıracağım belli bir kesim elde edeceğim."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

119

وَلَأُضِلَّنَّهُمْ وَلَأُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَءَامُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ ءَاذَانَ ٱلْأَنْعَٰمِ وَلَءَامُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ ٱللَّهِ ۚ وَمَن يَتَّخِذِ ٱلشَّيْطَٰنَ وَلِيًّۭا مِّن دُونِ ٱللَّهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًۭا مُّبِينًۭا

Ve onları saptıracağım, onları boş kuruntularla aldatacağım. Onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler. Kim Allah’ı bırakıp da Şeytan'ı veli edinirse, apaçık bir hüsrana uğramıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَأُضِلَّنَّهُمْve onları mutlaka saptıracağım
وَلَأُمَنِّيَنَّهُمْve mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım
وَلَءَامُرَنَّهُمْve onlara emredeceğim
فَلَيُبَتِّكُنَّyaracaklar
ءَاذَانَkulaklarını
ٱلْأَنْعَٰمِhayvanların
وَلَءَامُرَنَّهُمْve onlara emredeceğim
فَلَيُغَيِّرُنَّdeğiştirecekler
خَلْقَyaratışını
ٱللَّهِAllah'ın
وَمَنve kim
يَتَّخِذِtutarsa
ٱلشَّيْطَٰنَşeytanı
وَلِيًّۭاdost
مِّنyerine
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ın
فَقَدْmuhakkak ki
خَسِرَziyana uğramıştır
خُسْرَانًۭاbir ziyanla
مُّبِينًۭاaçık

"Yemin olsun ki onları senin dosdoğru yolundan alıkoyup, geri çevireceğim. Onlara sapıklıklarını güzel gösteren sahte vaatlerle güven vereceğim. Onlara Allah’ın helal kıldığını haram kılmak için hayvanların kulaklarını yarmayı emredeceğim. Onlara, Allah’ın yarattığını ve fıtratı değiştirmeyi emredeceğim.” Kim şeytanı işlerini vekil kıldığı ve kendisine itaat ettiği bir veli edinirse, kovulmuş şeytana dostluğundan dolayı apaçık bir şekilde hüsrana uğramış olur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

120

يَعِدُهُمْ وَيُمَنِّيهِمْ ۖ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا

Şeytan onlara vaadeder ve onları kuruntuya düşürür. Halbuki, şeytan onlara bir aldatmadan başka bir şey vaadetmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَعِدُهُمْ(Şeytan) onlara söz verir
وَيُمَنِّيهِمْve umut verir
وَمَاve değildir
يَعِدُهُمُsözü
ٱلشَّيْطَٰنُşeytanın
إِلَّاbaşka bir şey
غُرُورًاaldatmadan

Şeytan onlara sahte vaatlerde bulunur ve onları uydurma kuruntularla oyalar. Gerçekte ise onlara hiçbir hakikati olmayan batıl vaatlerde bulunur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

121

أُو۟لَٰٓئِكَ مَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنْهَا مَحِيصًۭا

İşte onların barınacakları yer Cehennem'dir ve ondan kurtulmak için hiçbir yer bulamayacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَişte onların
مَأْوَىٰهُمْvaracağı yer
جَهَنَّمُcehennemdir
وَلَاasla bulamazlar
يَجِدُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنْهَاondan
مَحِيصًۭاkaçmak (imkanı)

Şeytanın adımlarına ve onlara emrettiği şeylere tabi olanların sonu cehennem ateşidir. Onlar oradan kaçarak kendisine sığınabilecekleri hiçbir yol bulamazlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

122

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًۭا ۖ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّۭا ۚ وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ ٱللَّهِ قِيلًۭا

İman edip salih ameller işleyenlere gelince onları, altından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacağız. Allah'ın vaadi haktır. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَkimseleri
ءَامَنُوا۟inanan(ları)
وَعَمِلُوا۟ve yapanları
ٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işler
سَنُدْخِلُهُمْsokacağız
جَنَّٰتٍۢcennetlere
تَجْرِىakan
مِنaltlarından
تَحْتِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَنْهَٰرُırmaklar
خَٰلِدِينَkalacaklardır
فِيهَآorada
أَبَدًۭاebedi
وَعْدَbu va'didir
ٱللَّهِAllah'ın
حَقًّۭاgerçek
وَمَنْkim olabilir?
أَصْدَقُdaha doğru
مِنَAllahtan
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قِيلًۭاsözlü

Allah'a iman edip O'na yaklaştıran salih amel işleyenleri, Allah’ın bir vaadi olarak saraylarının altından ırmaklar akan, içinde ebediyen kalacakları cennetlere sokacağız. Allah Teâlâ’nın bütün vaatleri gerçektir, O verdiği sözlere muhalefet etmez. Hiç kimse Allah’tan daha doğru sözlü değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

123

لَّيْسَ بِأَمَانِيِّكُمْ وَلَآ أَمَانِىِّ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ ۗ مَن يَعْمَلْ سُوٓءًۭا يُجْزَ بِهِۦ وَلَا يَجِدْ لَهُۥ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيًّۭا وَلَا نَصِيرًۭا

İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّيْسَ(İş) olmaz
بِأَمَانِيِّكُمْsizin kuruntularınızla
وَلَآve olmaz
أَمَانِىِّkuruntularıyla
أَهْلِehlinin
ٱلْكِتَٰبِKitap
مَنkimse
يَعْمَلْyapan
سُوٓءًۭاkötülük
يُجْزَcezalandırılır
بِهِۦonunla
وَلَاve bulamaz
يَجِدْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُۥkendisine
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
وَلِيًّۭا(ne) bir dost
وَلَاne de
نَصِيرًۭاbir yardımcı

Ey Müslümanlar! Kurtuluş ve başarı sizin temenniniz veya ehlikitabın temennisine göre değildir. Bilakis bu, yapılan amele bağlıdır. Sizlerden kim kötü bir amel işlerse kıyamet günü onun karşılığını görecektir. Kendisi için Allah’ın dışında ona fayda sağlayacak bir veli ve ondan zararları uzaklaştıracak bir yardımcı da bulamayacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

124

وَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌۭ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ نَقِيرًۭا

Mümin olarak kim bir salih amel işlerse erkek olsun, kadın olsun işte bunlar Cennet'e girecekler ve bir hurma çekirdeğinin üzerindeki çukur kadar bile haksızlık görmeyeceklerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنve her kim
يَعْمَلْyaparsa
مِنَgüzel işler
ٱلصَّٰلِحَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنerkekten
ذَكَرٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْveya
أُنثَىٰkadından
وَهُوَve onlar
مُؤْمِنٌۭinanarak
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte öyle kimseler
يَدْخُلُونَgirerler
ٱلْجَنَّةَcennete
وَلَاve haksızlığa uğratılmazlar
يُظْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَقِيرًۭاzerre kadar

Gerçekten Allah Teâlâ’ya iman etmiş kadın veya erkek kim salih ameller işlerse, imanla ameli bir araya toplayan işte o kimseler cennete girecekler ve yaptıkları amellerinin sevabından hiçbir şey eksiltilmeyecektir. Hurma çekirdeğinin üzerindeki çukur kadar az oranda dahi herhangi bir şey eksiltilmeyecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

125

وَمَنْ أَحْسَنُ دِينًۭا مِّمَّنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُۥ لِلَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌۭ وَٱتَّبَعَ مِلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًۭا ۗ وَٱتَّخَذَ ٱللَّهُ إِبْرَٰهِيمَ خَلِيلًۭا

Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah’a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim’in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah, İbrahim’i dost/halil edindi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنْve kim
أَحْسَنُdaha güzeldir?
دِينًۭاdin yönünden
مِّمَّنْkimseden
أَسْلَمَteslim eden
وَجْهَهُۥyüzünü
لِلَّهِAllah'a
وَهُوَo
مُحْسِنٌۭiyilik edici olarak
وَٱتَّبَعَve tabi olan
مِلَّةَdinine
إِبْرَٰهِيمَİbrahim
حَنِيفًۭاdosdoğru
وَٱتَّخَذَedinmişti
ٱللَّهُAllah
إِبْرَٰهِيمَİbrahim'i
خَلِيلًۭاdost

Hiç kimse, kalbi ve bedeniyle Allah'a teslim olmuş, amelinde şeriatına ittiba eden ve niyetini O'nun için halis tutan kimseden daha güzel din sahibi değildir. Şirk ve küfürden tevhit ve imana meyletmiş İbrahim’in dinine tabi ol ki; bu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in dininin temeli ve aslıdır. Allah peygamberi İbrahim –aleyhisselam-‘ı tam bir sevgiyle mahlukatının arasından seçmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

126

وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍۢ مُّحِيطًۭا

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah bütün her şeyi kuşatmıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلِلَّهِAllah'ındır
مَاhepsi
فِىolanların
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerde
وَمَاhepsi
فِىolanların
ٱلْأَرْضِve yerde
وَكَانَAllah
ٱللَّهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِكُلِّher
شَىْءٍۢşeyi
مُّحِيطًۭاkuşatmıştır

Göklerin ve yeryüzünün bütün mülkü bir tek Allah'a aittir. Allah bütün mahlukatını ilim, kudret ve yönetim olarak kuşatmıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

127

وَيَسْتَفْتُونَكَ فِى ٱلنِّسَآءِ ۖ قُلِ ٱللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِيهِنَّ وَمَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فِى ٱلْكِتَٰبِ فِى يَتَٰمَى ٱلنِّسَآءِ ٱلَّٰتِى لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ أَن تَنكِحُوهُنَّ وَٱلْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ ٱلْوِلْدَٰنِ وَأَن تَقُومُوا۟ لِلْيَتَٰمَىٰ بِٱلْقِسْطِ ۚ وَمَا تَفْعَلُوا۟ مِنْ خَيْرٍۢ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِهِۦ عَلِيمًۭا

Kadınlar hakkında senden fetva isterler, de ki: "Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor: "Bu fetva, kendilerine yazılan şeyi vermeyip kendileriyle evlenmeyi arzuladığınız yetim kadınlara ve bir de zavallı çocuklara ve yetimlere doğrulukla bakmanız hususunda Kitap'da size okunandır". Ne iyilik yaparsaniz Allah onu şüphesiz çok iyi bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَسْتَفْتُونَكَsenden fetva istiyorlar
فِىhakkında
ٱلنِّسَآءِkadınlar
قُلِde ki
ٱللَّهُAllah
يُفْتِيكُمْsize hükmünü açıklıyor
فِيهِنَّonlar hakkında
وَمَاvardır
يُتْلَىٰokunan(ayet)ler
عَلَيْكُمْsize
فِىKitapta
ٱلْكِتَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىhakkında
يَتَٰمَىöksüz
ٱلنِّسَآءِkadınlar
ٱلَّٰتِىonlar ki
لَاonlara vermiyorsunuz
تُؤْتُونَهُنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاolanı
كُتِبَyazılmış
لَهُنَّkendilerine
وَتَرْغَبُونَve istiyorsunuz
أَنkendileriyle evlenmek
تَنكِحُوهُنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْمُسْتَضْعَفِينَve zavallı
مِنَhakkında
ٱلْوِلْدَٰنِçocuklar
وَأَنve hakkında
تَقُومُوا۟yerine getirmeniz
لِلْيَتَٰمَىٰöksüzlere karşı
بِٱلْقِسْطِadaleti
وَمَاyapacağınız
تَفْعَلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْher
خَيْرٍۢhayrı
فَإِنَّmuhakkak ki
ٱللَّهَAllah
كَانَonu
بِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلِيمًۭاbilir

-Ey Peygamber!- Sana kadınlar konusunda onların yapmaları gereken ve onlara karşı yapılması gerekenleri soruyorlar. De ki: "Allah sizlere hakkında soru sorduğunuz konuyu ve sizin velayetiniz altındaki yetim kadınlar hakkındaki Kur’an’da okunan ayetleri açıklayacak. Allah’ın onlara verilmesini farz kıldığı mehir veya mirasları vermiyorsunuz ama onlarla evlenmeyi arzu ediyorsunuz. Ayrıca sahip oldukları malları elde etmeyi umarak onları (başkalarıyla) evlenmekten de alıkoyuyorsunuz. Savunmasız küçüklere karşı mirastan düşen hakkı onlara vermenin sizlerin üzerine farz olduğunu ve onların mallarına el koyarak onlara zulmetmemeniz gerektiğini açıklıyor. Yetimlerin dünya ve ahiret işlerini ıslah eden şeylerle onların bakımını adaletle yerine getirmenin sizin üzerinize farz olduğunu bildiriyor. Yetimler ve diğerleri için yaptığınız bütün hayırları muhakkak Allah bilir ve sizlere bunların karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

128

وَإِنِ ٱمْرَأَةٌ خَافَتْ مِنۢ بَعْلِهَا نُشُوزًا أَوْ إِعْرَاضًۭا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَآ أَن يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًۭا ۚ وَٱلصُّلْحُ خَيْرٌۭ ۗ وَأُحْضِرَتِ ٱلْأَنفُسُ ٱلشُّحَّ ۚ وَإِن تُحْسِنُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًۭا

Eğer bir kadın, kocasının geçimsizliğinden veya yüz çevirmesinden korkuyorsa, bir anlaşma ile aralarını düzeltmelerinde bir günah yoktur. Anlaşma daha iyidir. Nefisler kıskançlığa meyyaldir. Eğer iyilik eder ve geçimsizlikten sakınırsanız, şüphesiz Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنِve eğer
ٱمْرَأَةٌbir kadın
خَافَتْkorkarsa
مِنۢkocasının
بَعْلِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نُشُوزًاhuysuzluğundan
أَوْyahut
إِعْرَاضًۭاyüz çevirmesinden
فَلَاyoktur
جُنَاحَgünah
عَلَيْهِمَآikisine de
أَنdüzeltmelerinde
يُصْلِحَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَيْنَهُمَاaralarını
صُلْحًۭاanlaşma ile
وَٱلصُّلْحُve barış
خَيْرٌۭdaima iyidir
وَأُحْضِرَتِve hazırdır
ٱلْأَنفُسُnefisler
ٱلشُّحَّcimriliğe
وَإِنeğer
تُحْسِنُوا۟güzel geçinir
وَتَتَّقُوا۟ve sakınırsanız
فَإِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
كَانَşeyleri
بِمَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَعْمَلُونَyaptıklarınız
خَبِيرًۭاhaber alır

Eğer bir kadın kocasının uzaklaşma ve isteksizliğinden korkarsa, kadının nafaka ve geceleme hakkı gibi bazı haklarından vazgeçerek uzlaşmalarında ikisi için de bir günah yoktur. Bu durumda uzlaşmak, boşanmaktan daha hayırlıdır. Nefisler hırs ve cimriliğe elverişli yaratılmıştır. Asla kendi hakkından ödün vermeyi arzulamaz. Evli olan eşlere bu ahlakın bir ilacı olan nefsi terbiye ederek müsamaha ve iyilik etmesi yakışır. Eğer bütün işlerinizi güzel yaparsanız ve emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkarsanız, şüphesiz Allah sizin bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. O'na hiçbir şey gizli kalmaz. Sizlere amellerinize göre karşılık verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

129

وَلَن تَسْتَطِيعُوٓا۟ أَن تَعْدِلُوا۟ بَيْنَ ٱلنِّسَآءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ ۖ فَلَا تَمِيلُوا۟ كُلَّ ٱلْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَٱلْمُعَلَّقَةِ ۚ وَإِن تُصْلِحُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًۭا رَّحِيمًۭا

Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında (sevgide) eşit davranamazsınız. O halde büsbütün birine meyledip de diğerlerini askıda (kocasızmış gibi) bırakmayın. Eğer (amellerinizi) düzeltir ve (haksızlıktan) sakınırsanız bilin ki, Allah affedici ve merhametlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَنve yapamazsınız
تَسْتَطِيعُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَن(tam) adalet
تَعْدِلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَيْنَarasında
ٱلنِّسَآءِkadınlar
وَلَوْne kadar
حَرَصْتُمْisteseniz de
فَلَاöyle ise meylemeyin
تَمِيلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كُلَّ(birine) tamamen
ٱلْمَيْلِyönelişle
فَتَذَرُوهَاötekini bırakmayın
كَٱلْمُعَلَّقَةِaskıda (kocasızmış) gibi
وَإِنeğer
تُصْلِحُوا۟arayı düzeltir
وَتَتَّقُوا۟sakınırsanız
فَإِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
كَانَbağışlayandır
غَفُورًۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَّحِيمًۭاesirgeyendir

-Ey kocalar!- Ne kadar gayret etseniz de eşlerinize karşı kalbinizin meyletmesinde, sizin kontrolünüzün dışında olan sebeplerden ötürü tam bir şekilde adil davranarak adaletli olmayı başaramazsınız. Öyleyse sevmediğiniz hanımınızı tamamıyla bırakıp ondan uzaklaşmayın. Onu, ne ihtiyaçlarını yerine getirecek bir kocası olan, ne de kocası olmayıp evlenmeyi bekleyen bir kadın gibi askıda kalmış olarak bırakmayın. Hanımınızın hakkı olup sizin yapmak istemediğiniz şeyler için kendinizi zorlayarak aranızı düzeltir, hanımınız hakkında Allah'tan korkarsanız, şüphesiz Yüce Allah sizi bağışlayandır ve merhamet edendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

130

وَإِن يَتَفَرَّقَا يُغْنِ ٱللَّهُ كُلًّۭا مِّن سَعَتِهِۦ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ وَٰسِعًا حَكِيمًۭا

Eğer (eşler) birbirinden ayrılırsa, Allah lütfuyla her birini zenginleştirir, Allah’ın ihsanı geniştir, Hakîm'dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنeğer
يَتَفَرَّقَا(eşler) ayrılırlarsa
يُغْنِzengin eder
ٱللَّهُAllah
كُلًّۭاonların her birini
مِّنbol ni'metiyle
سَعَتِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَكَانَAllah(ın)
ٱللَّهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٰسِعًا(ni'meti) geniştir
حَكِيمًۭاhüküm ve hikmet sahibidir

Eğer eşler talak veya hulu' (kocaya verilmek üzere bedel mukabilinde koca ile karı arasındaki evlilik hayatına son verme) kadının boşanma isteğiyle ayrılırsa, Allah her iki tarafı da geniş lütfuyla müstağni kılar. Allah geniş fazilet ve rahmet sahibidir. Hükümlerinde ve yönetiminde hikmet sahibidir

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

131

وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۗ وَلَقَدْ وَصَّيْنَا ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَإِيَّاكُمْ أَنِ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ۚ وَإِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ غَنِيًّا حَمِيدًۭا

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de Allah’tan korkun diye tavsiye ettik. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Hamt edilmeye layık olandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلِلَّهِAllah'ındır
مَاolanlar
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve olanlar
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَقَدْmuhakkak
وَصَّيْنَاtavsiye ettik
ٱلَّذِينَkimselere
أُوتُوا۟verilen(lere)
ٱلْكِتَٰبَKitap
مِنsizden önce
قَبْلِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِيَّاكُمْve size de
أَنِdiye
ٱتَّقُوا۟korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَإِنeğer
تَكْفُرُوا۟inkar ederseniz
فَإِنَّşüphesiz
لِلَّهِAllah'ındır
مَاolanlar
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve olanlar
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَكَانَAllah
ٱللَّهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
غَنِيًّاzengindir
حَمِيدًۭاövgüye layıktır

Göklerde, yerde ve ikisinin arasında her ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah’a aittir. Yahudi ve Hristiyan olan ehlikitap'tan ve sizlerden de Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınacağınıza dair söz aldık. Bu sözünüzü inkâr ederseniz kendinizden başkasına bir zarar veremezsiniz. Allah’ın sizin ibadetlerinize ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa O'nun mülküdür. O'nun hiçbir mahlukatına ihtiyacı yoktur. O bütün sıfatları ve fiilleriyle övülmüştür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

132

وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلِلَّهِAllah'ındır
مَاolanlar
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve olanlar
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَكَفَىٰve yeter
بِٱللَّهِAllah
وَكِيلًاvekil olarak

Göklerde, yerde her ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah'a aittir. O, itaat edilmeyi hak edendir. mahlukatının bütün işlerinin yönetimini yüklenmiş olarak Allah yeter.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

133

إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ أَيُّهَا ٱلنَّاسُ وَيَأْتِ بِـَٔاخَرِينَ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ ذَٰلِكَ قَدِيرًۭا

Ey insanlar! Eğer O dilerse sizi yok eder ve (yerinize) başkalarını getirir. Allah’ın buna elbette gücü yeter.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنeğer
يَشَأْ(Allah) dilerse
يُذْهِبْكُمْsizi götürür
أَيُّهَاey
ٱلنَّاسُinsanlar
وَيَأْتِve getirir
بِـَٔاخَرِينَbaşkalarını
وَكَانَve
ٱللَّهُAllah
عَلَىٰbuna
ذَٰلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَدِيرًۭاhakkıyla kadirdir

-Ey insanlar!- Eğer Allah dilerse hepinizi yok eder ve ardından Allah'a itaat eden ve O'na isyan etmeyen başkalarını getirir. Şüphesiz Allah’ın bunu yapmaya gücü yeter.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

134

مَّن كَانَ يُرِيدُ ثَوَابَ ٱلدُّنْيَا فَعِندَ ٱللَّهِ ثَوَابُ ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ سَمِيعًۢا بَصِيرًۭا

Kim dünya mükâfatını isterse, bilsin ki dünyanın da, ahiretin de mükâfatı Allah'ın katındadır. Allah herşeyi, işitendir, görendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّنkim
كَانَisterse
يُرِيدُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ثَوَابَsevabını
ٱلدُّنْيَاdünya
فَعِندَ(bilsin ki) katındadır
ٱللَّهِAllah
ثَوَابُsevabı
ٱلدُّنْيَاdünya
وَٱلْءَاخِرَةِve ahiret
وَكَانَAllah
ٱللَّهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَمِيعًۢاişitendir
بَصِيرًۭاgörendir

-Ey insanlar!- Sizlerden kim yaptığı ameliyle sadece dünya hayatının mükâfatını arzuluyorsa şunu iyi bilsin ki, Allah’ın katında hem dünya hem de ahiret hayatının mükâfatı vardır. Her ikisinin sevabı da O'ndan istenir. Allah sizin sözlerinizi işitir, yaptıklarınızı görür ve size bunların karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

135

۞ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُونُوا۟ قَوَّٰمِينَ بِٱلْقِسْطِ شُهَدَآءَ لِلَّهِ وَلَوْ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمْ أَوِ ٱلْوَٰلِدَيْنِ وَٱلْأَقْرَبِينَ ۚ إِن يَكُنْ غَنِيًّا أَوْ فَقِيرًۭا فَٱللَّهُ أَوْلَىٰ بِهِمَا ۖ فَلَا تَتَّبِعُوا۟ ٱلْهَوَىٰٓ أَن تَعْدِلُوا۟ ۚ وَإِن تَلْوُۥٓا۟ أَوْ تُعْرِضُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًۭا

Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti ayakta tutanlardan olunuz. Zengin olsun fakir olsun doğru şahitlik edin. Allah, her ikisine de sizden daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten ayrılmayın. Eğer (şahitlik konusunda) dilinizi eğip bükerseniz ve (yerine getirmekten) yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاEy
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
كُونُوا۟olun
قَوَّٰمِينَayakta tutarak
بِٱلْقِسْطِadaleti
شُهَدَآءَşahidler
لِلَّهِAllah için
وَلَوْbile olsa
عَلَىٰٓaleyhinde
أَنفُسِكُمْkendinizin
أَوِveya
ٱلْوَٰلِدَيْنِana babanızın
وَٱلْأَقْرَبِينَve yakınlarınızın
إِنeğer
يَكُنْolsalar
غَنِيًّاzengin
أَوْveya
فَقِيرًۭاfakir de
فَٱللَّهُçünkü Allah
أَوْلَىٰdaha yakındır
بِهِمَاikisine de
فَلَاöyle ise sapmayın
تَتَّبِعُوا۟uyarak
ٱلْهَوَىٰٓkeyfinize
أَنadaletten
تَعْدِلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِنve eğer
تَلْوُۥٓا۟eğip bükerseniz
أَوْya da
تُعْرِضُوا۟doğruyu söylemezseniz
فَإِنَّmuhakkak ki
ٱللَّهَAllah
كَانَolandır
بِمَاyaptıklarınızdan
تَعْمَلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَبِيرًۭاhaberdar

Ey Allah’a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Her hâlükârda adaletli olun ve hak, sizin, anne babanızın veya akrabalarınızın aleyhine olsa bile herkese karşı hak olan şahitliği yerine getirin. Bir kişinin fakir veya zengin olması sizi şahitlik etmeye veya şahitlik etmemeye taşımasın. Allah sizin için fakirden ve zenginden daha evladır ve onların yararlarına olanı sizden daha iyi bilir. Yaptığınız şahitliklerde haktan ayrılmamak için arzularınıza tabi olmayın. Şahitlik yaparken olduğu halin dışında gerçeği çarptırırsanız veya şahitlik yapmaktan yüz çevirirseniz şüphesiz Allah sizin yaptıklarınızdan haberdardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

136

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ ءَامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلَّذِى نَزَّلَ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِن قَبْلُ ۚ وَمَن يَكْفُرْ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim, Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, şüphesiz uzak bir sapıklığın içine düşmüştür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاEy
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)
ءَامِنُوا۟inanın
بِٱللَّهِAllah'a
وَرَسُولِهِۦve Elçisine
وَٱلْكِتَٰبِve Kitaba
ٱلَّذِىo ki
نَزَّلَindirdi
عَلَىٰElçisine
رَسُولِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْكِتَٰبِve Kitaba (inanın)
ٱلَّذِىٓo ki
أَنزَلَindirdi
مِنdaha öncekilere
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَنve kim
يَكْفُرْinkar ederse
بِٱللَّهِAllah'ı
وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦve meleklerini
وَكُتُبِهِۦve Kitaplarını
وَرُسُلِهِۦve elçilerini
وَٱلْيَوْمِve gününü
ٱلْءَاخِرِahiret
فَقَدْmuhakkak
ضَلَّsapıtmıştır
ضَلَٰلًۢاsapıklıkla
بَعِيدًاuzak bir

Ey İman edenler! Allah’a, resulüne, peygamberine indirdiği Kur'an'a ve daha önceki peygamberlere indirdiği kitaplara olan imanınızda sebat gösterin. Kim Allah’ı, kitaplarını, peygamberlerini, kıyamet gününü inkâr ederse, dosdoğru yoldan çok büyük bir mesafeyle uzaklaşmış olur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

137

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ ثُمَّ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ ثُمَّ ٱزْدَادُوا۟ كُفْرًۭا لَّمْ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَبِيلًۢا

İman edip ardından kâfir olanlar sonra tekrar iman edip daha sonra da kâfir olup küfürlerini artıranları Allah bağışlamayacaktır ve onlara bir yol da göstermeyecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَo kimseler
ءَامَنُوا۟inandılar
ثُمَّsonra
كَفَرُوا۟inkar ettiler
ثُمَّsonra
ءَامَنُوا۟inandılar
ثُمَّyine
كَفَرُوا۟inkar ettiler
ثُمَّsonra
ٱزْدَادُوا۟arttı
كُفْرًۭاinkarları
لَّمْdeğildir
يَكُنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
لِيَغْفِرَbağışlayacak
لَهُمْonları
وَلَاiletmeyecektir
لِيَهْدِيَهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَبِيلًۢا(doğru) yola

İman ettikten sonra kendilerinden defalarca küfür sadır olan, iman ettikten sonra ondan dönüp sonra tekrar iman edip sonra tekrar küfre dönenler ve küfürde ısrar edip bu hal üzere ölenlerin günahlarını yüce Allah bağışlamayacaktır. Onları kendisine (Allah) Teâlâ'ya ulaştıran dosdoğru yola da muvaffak kılmayacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

138

بَشِّرِ ٱلْمُنَٰفِقِينَ بِأَنَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

Münafıklara, kendileri için çok elem verici bir azabın olduğunu müjdele!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَشِّرِmüjdele
ٱلْمُنَٰفِقِينَMünafıklara
بِأَنَّşüphesiz
لَهُمْkendilerinin olacağını
عَذَابًاbir azabın
أَلِيمًاacıklı

-Ey Peygamber!- İman etmiş gibi görünüp küfürlerini gizleyen münafıklara, onlar için Allah’ın katında kıyamet günü olan elem verici bir azabı müjdele.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

139

ٱلَّذِينَ يَتَّخِذُونَ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۚ أَيَبْتَغُونَ عِندَهُمُ ٱلْعِزَّةَ فَإِنَّ ٱلْعِزَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًۭا

Onlar, Müminleri bırakıp kâfirleri dost/veli edinirler. Kâfirlerin yanında güç/zafer mi arıyorlar? İzzet bütünüyle Allah’a aittir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَonlar
يَتَّخِذُونَtutuyorlar
ٱلْكَٰفِرِينَkafirleri
أَوْلِيَآءَdost
مِنbırakıp
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمُؤْمِنِينَmü'minleri
أَيَبْتَغُونَmi arıyorlar?
عِندَهُمُonların yanında
ٱلْعِزَّةَşeref
فَإِنَّşüphesiz
ٱلْعِزَّةَşeref
لِلَّهِAllaha aittir
جَمِيعًۭاtamamen

Bu azap, onların müminleri bırakıp, kâfirleri yardımcı ve yaren edinmelerinden ötürüdür. Onları dost edinmeleri şaşılacak bir iştir. Kendisi ile yükselmeleri için onlardan kuvvet ve koruyuculuk mu istiyorlar? Oysa güç ve koruma bütünüyle Allah’ındır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

140

وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلْكِتَٰبِ أَنْ إِذَا سَمِعْتُمْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَأُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا۟ مَعَهُمْ حَتَّىٰ يَخُوضُوا۟ فِى حَدِيثٍ غَيْرِهِۦٓ ۚ إِنَّكُمْ إِذًۭا مِّثْلُهُمْ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ جَامِعُ ٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱلْكَٰفِرِينَ فِى جَهَنَّمَ جَمِيعًا

Allah, size kitabında şunu da indirmiştir: Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve ayetleriyle alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka konuya geçinceye kadar onlarla oturmayın. (Eğer oturursanız) siz de onlar gibi olursunuz. Allah, bütün münafıkları ve kâfirleri Cehennem'de toplayacaktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَدْmuhakkak
نَزَّلَindirmiştir
عَلَيْكُمْsize
فِىKitapta
ٱلْكِتَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنْdiye
إِذَاzaman
سَمِعْتُمْişittiğiniz
ءَايَٰتِayetlerinin
ٱللَّهِAllah'ın
يُكْفَرُinkar edildiğini
بِهَاonların
وَيُسْتَهْزَأُve alay edildiğini
بِهَاonlarla
فَلَاoturmayın
تَقْعُدُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَعَهُمْonlarla beraber
حَتَّىٰkadar
يَخُوضُوا۟onlar dalıncaya
فِىbir söze
حَدِيثٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
غَيْرِهِۦٓbaşka
إِنَّكُمْsiz de
إِذًۭاo zaman
مِّثْلُهُمْonlar gibi olursunuz
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
جَامِعُbütün
ٱلْمُنَٰفِقِينَiki yüzlüleri
وَٱلْكَٰفِرِينَve kafirleri
فِىcehennemde
جَهَنَّمَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَمِيعًاtoplayacaktır

-Ey Müminler!- Yüce Allah sizlere indirdiği Kur'an-ı Kerim’de şunu bildirmiştir: Bir mecliste oturduğunuzda Allah’ın ayetlerini inkâr eden ve onlarla alay eden kimseler duyarsanız, onlar Allah’ın ayetlerini inkâr etmekten ve onlarla alay etmekten vazgeçip başka konularda konuşuncaya dek, sizin orada onlarla beraber oturmayı terk etmeniz ve meclislerinden ayrılmanız gerekir. Onlar Allah’ın ayetlerini inkâr edip alay ettikleri halde onları işittikten sonra onlarla oturmaya devam ederseniz Allah’ın emrine karşı gelmede onlarla aynı olursunuz. Çünkü onların inkâr ederek Allah’a karşı geldikleri gibi, siz de orada oturarak Allah’a karşı gelmiş olursunuz. Şüphesiz Allah kıyamet günü İslam’ı (Müslümanlıklarını) gösterip küfürlerini gizleyen münafıkları kâfirlerle beraber cehennem ateşinde toplayacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

141

ٱلَّذِينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمْ فَإِن كَانَ لَكُمْ فَتْحٌۭ مِّنَ ٱللَّهِ قَالُوٓا۟ أَلَمْ نَكُن مَّعَكُمْ وَإِن كَانَ لِلْكَٰفِرِينَ نَصِيبٌۭ قَالُوٓا۟ أَلَمْ نَسْتَحْوِذْ عَلَيْكُمْ وَنَمْنَعْكُم مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۚ فَٱللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۗ وَلَن يَجْعَلَ ٱللَّهُ لِلْكَٰفِرِينَ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ سَبِيلًا

Sizi gözetleyen (münafık) kimseler, eğer size Allah’tan bir zafer gelirse: "Sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer kâfirlere (savaşta) bir hisse düşerse: “Size (yardım ederek) üstünlük sağlayıp sizi Müminlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir. Allah, kâfirlere Müminlerin aleyhine bir yol vermeyecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَonlar ki
يَتَرَبَّصُونَgözetleyip dururlar
بِكُمْsizi
فَإِنeğer
كَانَ(nasib)olursa
لَكُمْsize
فَتْحٌۭbir fetih
مِّنَAllah'tan
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَالُوٓا۟derler
أَلَمْdeğil miydik?
نَكُنbiz de
مَّعَكُمْsizinle beraber
وَإِنve eğer
كَانَolursa
لِلْكَٰفِرِينَkafirlerin
نَصِيبٌۭ(savaşta) bir payı
قَالُوٓا۟derler
أَلَمْbiz üstünlük sağlamadık mı
نَسْتَحْوِذْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْكُمْsize
وَنَمْنَعْكُمve sizi korumadık mı?
مِّنَmü'minlerden
ٱلْمُؤْمِنِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَٱللَّهُartık Allah
يَحْكُمُhükmedecek
بَيْنَكُمْaranızda
يَوْمَgününde
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
وَلَنve asla
يَجْعَلَvermeyecektir
ٱللَّهُAllah
لِلْكَٰفِرِينَkafirlere
عَلَىkarşı
ٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlere
سَبِيلًاbir yol

Sizin başınıza gelecek olan hayır veya şerri bekleyenler, size Allah’tan bir zafer geldiğinde ganimetten bir pay elde edebilmek için sizlere şöyle derler: "Biz sizinle beraber değil miydik? Şahit olduklarınıza biz de şahit olmadık mı?" Eğer kâfirler kazanırsa onlara şöyle derler: "Sizin işlerinizi yüklenmedik mi? Sizleri yardım ve desteğimizle çepeçevre kuşatmadık mı? Sizlere yardım ederek ve onların sizi zelil kılmasına karşı Müminlerden korumadık mı?" Oysa Allah kıyamet günü hepinizin arasında hükmedecek ve Müminleri Cennet ile ödüllendirecektir. Münafıkları da Cehennem'in en dibine sokarak cezalandıracaktır. Allah, kıyamet günü lütfuyla kâfirleri Müminlere delil kılmaz. Bilakis, şeriata bağlı oldukları ve imanda samimi oldukları müddetçe güzel neticeyi Müminlere verecektir

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

142

إِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ يُخَٰدِعُونَ ٱللَّهَ وَهُوَ خَٰدِعُهُمْ وَإِذَا قَامُوٓا۟ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ قَامُوا۟ كُسَالَىٰ يُرَآءُونَ ٱلنَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ ٱللَّهَ إِلَّا قَلِيلًۭا

(Doğrusu münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmak isterler. Hâlbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Namaza kalktıkları zaman, üşenerek kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلْمُنَٰفِقِينَiki yüzlüler
يُخَٰدِعُونَaldatmağa çalışırlar
ٱللَّهَAllah'ı
وَهُوَoysa O
خَٰدِعُهُمْonları aldatır
وَإِذَاzaman
قَامُوٓا۟kalktıkları
إِلَىnamaza
ٱلصَّلَوٰةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَامُوا۟kalkarlar
كُسَالَىٰüşene üşene
يُرَآءُونَgösteriş yaparlar
ٱلنَّاسَinsanlara
وَلَاanmazlar
يَذْكُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهَAllah'ı
إِلَّاancak
قَلِيلًۭاbiraz

Münafıklar İslam’ı izhar edip küfürlerini gizleyerek Allah’ı aldatmaya çalışıyorlar. Oysa Allah onları aldatmaktadır. Çünkü O, onların küfürlerini bildiği halde kanlarını korumuş ve ahirette onlara en şiddetli azabı hazırlamıştır. Onlar namaza kalktıkları zaman, namazı kerih görerek/istemeyerek tembel tembel kalkarlar. İnsanların görmelerini ve kendilerini tazim etmelerini isterler, Allah'a karşı samimi değillerdir. Müminleri görünce de Allah’ı çok az zikrederler

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

143

مُّذَبْذَبِينَ بَيْنَ ذَٰلِكَ لَآ إِلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ وَلَآ إِلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ ۚ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ سَبِيلًۭا

İmanla küfür arasında tereddüt ederek, ne Müminlere ne de kâfirlere bağlıdırlar. Allah, kimi saptırırsa onun için asla hidayetin bir yolunu bulamazsın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مُّذَبْذَبِينَyalpalayıp dururlar
بَيْنَarada
ذَٰلِكَbu
لَآne
إِلَىٰbunlara
هَٰٓؤُلَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَآne de
إِلَىٰonlara
هَٰٓؤُلَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَنve kimseye
يُضْلِلِşaşırttığı
ٱللَّهُAllah'ın
فَلَنbulamazsın
تَجِدَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُۥona
سَبِيلًۭاbir (çıkar) yol

Bu münafıklar ne yapacaklarını bilmez bir halde tereddüt içindedirler. Onlar ne görünüşte, ne de kalben Müminlerle beraberdirler, ne de kâfirlerle beraberdirler. Bilakis görünüşte müminlerle beraber, kalben ise kâfirlerle beraberlerdir. -Ey Peygamber!- Yüce Allah her kimi saptırırsa onu sapmış olduğu dalaletten doğru yola iletecek bir yol bulamazsın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

144

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۚ أَتُرِيدُونَ أَن تَجْعَلُوا۟ لِلَّهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَٰنًۭا مُّبِينًا

Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri veli edinmeyin. (Böyle yaparak) Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاEy
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
لَاedinmeyin
تَتَّخِذُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْكَٰفِرِينَkafirleri
أَوْلِيَآءَdost
مِنbırakıp
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمُؤْمِنِينَmü'minleri
أَتُرِيدُونَmi istiyorsunuz?
أَنvermek
تَجْعَلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِلَّهِAllah'a
عَلَيْكُمْaleyhinizde olacak
سُلْطَٰنًۭاbir delil
مُّبِينًاapaçık

Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Müminleri bırakıp da Allah’ı inkâr eden kâfirleri Müminler dışında yakınlık ettiğiniz seçkin dostlar edinmeyin. Böyle yaparak Allah’a cezalandırılmaya müstahak olduğunuzu gösteren apaçık delil vermek mi istiyorsunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

145

إِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ فِى ٱلدَّرْكِ ٱلْأَسْفَلِ مِنَ ٱلنَّارِ وَلَن تَجِدَ لَهُمْ نَصِيرًا

(Münafıklar Cehennem'in en aşağı tabakasındadırlar. Artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın.)

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّdoğrusu
ٱلْمُنَٰفِقِينَiki yüzlüler
فِىtabakasındadırlar
ٱلدَّرْكِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَسْفَلِen aşağı
مِنَateşin
ٱلنَّارِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَنve asla
تَجِدَbulamazsın
لَهُمْonlar için
نَصِيرًاhiçbir yardımcı

Şüphesiz Allah kıyamet günü münafıkları cehennem ateşinin en alt tabakasına sokacaktır. Onlar kendilerinden bu azabı önleyecek hiçbir yardımcı da bulamayacaklardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

146

إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ وَأَصْلَحُوا۟ وَٱعْتَصَمُوا۟ بِٱللَّهِ وَأَخْلَصُوا۟ دِينَهُمْ لِلَّهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مَعَ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۖ وَسَوْفَ يُؤْتِ ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ أَجْرًا عَظِيمًۭا

Ancak, tevbe edenler, (hallerini) düzeltip, Allah’a bağlananlar ve dinlerini Allah'a halis kılanlar işte onlar Müminlerle beraberdir. Allah, Müminlere büyük bir mükâfat verecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاancak hariçtir
ٱلَّذِينَkimseler
تَابُوا۟tevbe edenler
وَأَصْلَحُوا۟ve uslananlar
وَٱعْتَصَمُوا۟ve yapışanlar
بِٱللَّهِAllah'a
وَأَخْلَصُوا۟ve yapanlar
دِينَهُمْdinlerini
لِلَّهِsırf Allah için
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlar
مَعَberaberdir
ٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerle
وَسَوْفَyakında
يُؤْتِverecektir
ٱللَّهُAllah da
ٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlere
أَجْرًاbir mükafat
عَظِيمًۭاbüyük

Nifaklarından Allah’a tövbe ederek dönen, kalplerini ıslah ederek Allah’ın ahdine tutunan ve amellerini riyadan arındırarak sadece Allah için halis kılanlar bundan müstesnadır. İşte bu sıfatlarla nitelenen kimseler dünya ve ahirette Müminlerle beraberlerdir. Yüce Allah Müminlere çok büyük bir mükâfat verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

147

مَّا يَفْعَلُ ٱللَّهُ بِعَذَابِكُمْ إِن شَكَرْتُمْ وَءَامَنتُمْ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ شَاكِرًا عَلِيمًۭا

Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niye azap etsin ki? Allah, şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّاne?
يَفْعَلُyapacak
ٱللَّهُAllah
بِعَذَابِكُمْsize azabetmeyi
إِنeğer
شَكَرْتُمْsiz şükreder
وَءَامَنتُمْve inanırsanız
وَكَانَve
ٱللَّهُAllah
شَاكِرًاşükrün karşılığını verendir
عَلِيمًۭا(herşeyi) bilendir

O'na şükredip, iman ederseniz Allah’ın sizlere azap etmeye ihtiyacı yoktur. Allah Teâlâ iyilik sahibidir, merhametlidir. Doğrusu O, sizlere günahlarınız sebebiyle azap eder. Amellerinizi ıslah edip nimetlerinden ötürü ona şükreder, bedenen ve kalben O'na iman ederseniz size azap etmeyecektir. Allah nimetlerini kabul edenlere karşılığını verir. Kullarının imanlarını bilir ve herkese amellerine göre karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

148

۞ لَّا يُحِبُّ ٱللَّهُ ٱلْجَهْرَ بِٱلسُّوٓءِ مِنَ ٱلْقَوْلِ إِلَّا مَن ظُلِمَ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ سَمِيعًا عَلِيمًا

Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak haksızlığa uğrayan başka. Allah her şeyi işitendir, bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاsevmez
يُحِبُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
ٱلْجَهْرَaçıkça
بِٱلسُّوٓءِkötü
مِنَsöz söylenmesini
ٱلْقَوْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاdışında
مَنkendisine
ظُلِمَhaksızlık edilen
وَكَانَdoğrusu Allah
ٱللَّهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَمِيعًاişitendir
عَلِيمًاbilendir

Allah açıktan kötü söz söylenmesini sevmez. Bilakis hoşlanmayıp bunu yapanı da tehdit etmiştir. Lakin zulme uğrayan kimse için açıktan kötü söz söylemesi caiz olur. Kendisine yapılan zulümden dolayı, o kimse hakkında şikayette bulunabilir, ona beddua edip, söylenenlere misliyle karşılık verebilir. Fakat mazlumun kendisine yapılan zulme sabretmesi açıktan kötü söz söylemesinden daha evladır. Şüphesiz Allah, söylemiş olduğunuz bütün sözlerinizi işitir. Bütün niyetlerinizi bilir. Bu yüzden kötü söz söylemekten veya kast etmekten sakınınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

149

إِن تُبْدُوا۟ خَيْرًا أَوْ تُخْفُوهُ أَوْ تَعْفُوا۟ عَن سُوٓءٍۢ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَفُوًّۭا قَدِيرًا

Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنeğer
تُبْدُوا۟açığa vurursanız
خَيْرًاbir iyiliği
أَوْveya
تُخْفُوهُonu gizlerseniz
أَوْyahut
تَعْفُوا۟affederseniz
عَنbir kötülüğü
سُوٓءٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَإِنَّ(bilin ki) şüphesiz
ٱللَّهَAllah da
كَانَaffedicidir
عَفُوًّۭاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَدِيرًاgüçlüdür

Eğer sözlü ya da fiili olarak yapılan bir iyiliği izhar eder ya da gizlerseniz veya size kötülük yapandan intikam almaktan vazgeçerseniz muhakkak ki Allah Teâlâ affedendir ve her şeye hakkıyla kadir olandır. Affetmek sizin ahlaki ilkeniz olsun. Umulur ki Allah sizi bağışlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

150

إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْفُرُونَ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيُرِيدُونَ أَن يُفَرِّقُوا۟ بَيْنَ ٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيَقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍۢ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍۢ وَيُرِيدُونَ أَن يَتَّخِذُوا۟ بَيْنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا

Allah’ı ve rasûllerini inkâr edenler, Allah ile rasûllerinin arasını ayırmak isteyenler; "Bir kısmına iman eder; bir kısmını inkâr ederiz” diyerek (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isterler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱلَّذِينَokimseler ki
يَكْفُرُونَinkar ederler
بِٱللَّهِAllah'ı
وَرُسُلِهِۦve elçilerini;
وَيُرِيدُونَve isterler
أَنayırmak
يُفَرِّقُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَيْنَarasını
ٱللَّهِAllah
وَرُسُلِهِۦile elçilerinin
وَيَقُولُونَve derler
نُؤْمِنُinanırız
بِبَعْضٍۢkimine
وَنَكْفُرُve inkar ederiz
بِبَعْضٍۢkimini
وَيُرِيدُونَve isterler
أَنtutmak
يَتَّخِذُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَيْنَarasında
ذَٰلِكَbunun (ikisinin)
سَبِيلًاbir yol

Şüphesiz Allah'ı ve rasûllerini inkâr edenler, Allah ve rasûlleri arasını ayırmak isteyenler, bir yandan hem onlara iman ediyorlar ve diğer yandan da onları yalanlıyorlar. Şöyle diyorlar: Bizler rasûllerin bazılarına iman eder ve bazılarını inkâr ederiz. Böylece kendilerini kurtaracağını zannederek küfür ile iman arasında bir yol tutmak isterler

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir