Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

20. Sûre · Mekke · 135 Ayet

طه

TÂ-HÂ SÛRESİ

Tâ-Hâ

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

1–50. AyetlerSayfa 1 / 3

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

طه

Tâ-hâ 1

  1. [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
طهTa Ha.'

(Tâ-hâ) benzerleri hakkında bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

مَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لِتَشْقَىٰٓ

Biz sana Kur’ân’ı güçlük çekmen için indirmedik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَآbiz indirmedik
أَنزَلْنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْكَsana
ٱلْقُرْءَانَ(bu) Kur'an'ı
لِتَشْقَىٰٓgüçlük çekesin diye

-Ey Resul!- Kavminin sana iman etmekten yüz çevirmesine üzülüp sıkıntı çekmen için sana Kur'an'ı indirmedik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

إِلَّا تَذْكِرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰ

Ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاancak (indirdik)
تَذْكِرَةًۭbir öğüt
لِّمَنkimseler için
يَخْشَىٰkorkan(lar)

Allah'ın kendisinden korkmaya muvaffak kıldığı kimselere bir öğüt olsun diye indirdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

تَنزِيلًۭا مِّمَّنْ خَلَقَ ٱلْأَرْضَ وَٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلْعُلَى

O, yeri ve yüksek gökleri yaratan Allah tarafından indirilmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَنزِيلًۭا(O) indirilmiştir
مِّمَّنْtarafından
خَلَقَyaratan
ٱلْأَرْضَyeri
وَٱلسَّمَٰوَٰتِve gökleri
ٱلْعُلَىyüce

Bu kitabı yeryüzünü ve yüksek gökleri yaratan Allah indirmiştir. O azim olan Kur'an'dır. Çünkü o Azim olan Allah katından indirilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

ٱلرَّحْمَٰنُ عَلَى ٱلْعَرْشِ ٱسْتَوَىٰ

Rahman Arş'a istivâ etmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلرَّحْمَٰنُRahman
عَلَىüzerine
ٱلْعَرْشِArş
ٱسْتَوَىٰistiva etmiş(kurulmuş)tur

Rahman olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ- celaline yakışır bir şekilde arşının üzerine yükselmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ ٱلثَّرَىٰ

Göklerde, yerde ve ikisinin arasında ve toprağın altında olan her şey O’nundur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَهُۥhep O'nundur
مَاne varsa
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve ne varsa
فِىyerde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve ne varsa
بَيْنَهُمَاikisinin arasında
وَمَاve ne varsa
تَحْتَaltında
ٱلثَّرَىٰtoprağın

Gökyüzünde, yeryüzünde ve toprağın altındaki bütün canlıların yaratılışı, mülkü ve idaresi yalnızca Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya aittir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

وَإِن تَجْهَرْ بِٱلْقَوْلِ فَإِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلسِّرَّ وَأَخْفَى

Sen sözünü açığa vursan bile muhakkak O saklı olanı da gizli olanı da bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve eğer
تَجْهَرْaçık da söylesen
بِٱلْقَوْلِsözü
فَإِنَّهُۥmuhakkak O
يَعْلَمُbilir
ٱلسِّرَّgizliyi
وَأَخْفَىve daha gizlisini

-Ey Resul!- Sen sözünü açıktan söylesen de gizlesen de Allah -Subhanehu ve Teâlâ- hepsini bilmektedir. O, gizli olanı ve gizliden de daha gizli olan düşünceleri dahi bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ لَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ

Allah odur ki Ondan başka (hak) ilâh yoktur. En güzel isimler yalnız Onundur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱللَّهُAllah (ki)
لَآyoktur
إِلَٰهَtanrı
إِلَّاbaşka
هُوَO'ndan
لَهُO'nundur
ٱلْأَسْمَآءُisimler
ٱلْحُسْنَىٰen güzel

Allah'tan başka hak mabut yoktur. Güzellikte en üst makama sahip isimler yalnızca O'na aittir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

وَهَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَهَلْmi?
أَتَىٰكَsana geldi
حَدِيثُhaberi
مُوسَىٰٓMusa'nın

-Ey Resul! Ant olsun ki Musa b. İmrân -aleyhisselam-'ın haberi sana geldi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

إِذْ رَءَا نَارًۭا فَقَالَ لِأَهْلِهِ ٱمْكُثُوٓا۟ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًۭا لَّعَلِّىٓ ءَاتِيكُم مِّنْهَا بِقَبَسٍ أَوْ أَجِدُ عَلَى ٱلنَّارِ هُدًۭى

Hani bir ateş görmüştü de ailesine: "Siz durun, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum." demişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
رَءَاgörmüştü
نَارًۭاbir ateş
فَقَالَdemişti
لِأَهْلِهِailesine
ٱمْكُثُوٓا۟siz durun
إِنِّىٓelbette ben
ءَانَسْتُgördüm
نَارًۭاbir ateş
لَّعَلِّىٓbelki
ءَاتِيكُمsize getiririm
مِّنْهَاondan
بِقَبَسٍbir kor
أَوْyahut
أَجِدُbulurum
عَلَى(yanında)
ٱلنَّارِateşin
هُدًۭىbir yol gösteren

Yolculuk ettiği esnada ateş gördüğünde ailesine: "Bu bulunduğunuz yerde bekleyin. Ben bir ateş gördüm, belki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum." demişti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِىَ يَٰمُوسَىٰٓ

Ateşin yanına geldiği zaman: "Ey Mûsâ!" diye seslenildi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَمَّآne zaman ki
أَتَىٰهَاo(ateşin yanı)na gelince
نُودِىَkendisine seslenildi
يَٰمُوسَىٰٓEy! Musa

Ateşin yanına gelince Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ona: "Ey Musa!" diye seslendi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

إِنِّىٓ أَنَا۠ رَبُّكَ فَٱخْلَعْ نَعْلَيْكَ ۖ إِنَّكَ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًۭى

"Ben senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar. Sen mukaddes Tûvâ Vadisi'ndesin."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنِّىٓşüphesiz ben
أَنَا۠ben
رَبُّكَsenin Rabbinim
فَٱخْلَعْçıkar
نَعْلَيْكَpabuçlarını
إِنَّكَçünkü sen
بِٱلْوَادِvadide
ٱلْمُقَدَّسِkutsal
طُوًۭىTuva'dasın

"Şüphesiz ki ben senin Rabbinim! Benimle münacat etmeye hazırlanman için ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen tertemiz olan (Tuvâ) vadisindesin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

13

وَأَنَا ٱخْتَرْتُكَ فَٱسْتَمِعْ لِمَا يُوحَىٰٓ

Ben seni seçtim. Şimdi sana vahyolunanı dinle.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنَاve ben
ٱخْتَرْتُكَseni seçtim
فَٱسْتَمِعْşimdi dinle
لِمَاvahyolunanı
يُوحَىٰٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Musa!- Risaletimi ulaştırmak için seni seçtim. O halde sana vahyolunanı dinle.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

14

إِنَّنِىٓ أَنَا ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدْنِى وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِذِكْرِىٓ

"Şüphesiz ben, Allah’ım. Benden başka (hak) ilah yok! Bana ibadet et, beni anmak için namazı ikame et."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّنِىٓmuhakkak ben
أَنَاben
ٱللَّهُAllah'ım
لَآyoktur
إِلَٰهَtanrı
إِلَّآbaşka
أَنَا۠benden
فَٱعْبُدْنِىbana kulluk et
وَأَقِمِve kıl
ٱلصَّلَوٰةَnamaz
لِذِكْرِىٓbeni anmak için

"Şüphesiz ki ben kendimden başka hak ilah olmayan Allah'ım. O halde yalnızca bana ibadet et ve beni anmak için en mükemmel şekilde namazını eda et."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

15

إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا تَسْعَىٰ

"Muhakkak kıyamet saati gelecektir. Her nefis yaptığının karşılığını görsün diye vaktini neredeyse büsbütün gizli tutacağım."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmutlaka
ٱلسَّاعَةَSa'at
ءَاتِيَةٌgelecektir
أَكَادُneredeyse
أُخْفِيهَاonu gizleyeceğim
لِتُجْزَىٰcezalanması için
كُلُّher
نَفْسٍۭnefsin
بِمَاşeylerle
تَسْعَىٰpeşinde koştuğu

Şüphesiz ki kıyamet gelip vuku bulacaktır. Hiçbir canlı, vaktini bilmesin diye neredeyse onu büsbütün gizleyecektim. İnsanlar peygamberin kendilerine haber vermesiyle onun alametlerini bilirler. Kıyamet gelecek ve her nefis hayır ya da şer olarak yaptığının karşılığını alacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

16

فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَن لَّا يُؤْمِنُ بِهَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ فَتَرْدَىٰ

“Ona iman etmeyen ve hevâsına uyan kimse ondan seni alıkoymasın. O takdirde helâk olursun.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَاasla
يَصُدَّنَّكَseni alıkoymasın
عَنْهَاon(a inanmak)dan
مَنkimse
لَّاinanmayan
يُؤْمِنُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهَاona
وَٱتَّبَعَve uyan
هَوَىٰهُkeyfine
فَتَرْدَىٰsonra helak olursun

Kâfirlerden kıyamete iman etmeyen ve haramlar hususunda nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni onu tasdik edip salih ameller ile ona hazırlık yapmaktan sakın alıkoymasın. Yoksa bundan dolayı helak olursun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

17

وَمَا تِلْكَ بِيَمِينِكَ يَٰمُوسَىٰ

Şu sağ elindeki nedir Ey Mûsâ?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاnedir?
تِلْكَşu
بِيَمِينِكَsağ elindeki
يَٰمُوسَىٰey Musa

Sağ elinde olan şey nedir ey Musa?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

18

قَالَ هِىَ عَصَاىَ أَتَوَكَّؤُا۟ عَلَيْهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِى وَلِىَ فِيهَا مَـَٔارِبُ أُخْرَىٰ

"O asamdır. Ona dayanırım. Onunla koyunlarıma yaprak silkerim ve ondan başka işlerimde de yararlanırım." dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
هِىَO
عَصَاىَasa'mdır
أَتَوَكَّؤُا۟dayanıyorum
عَلَيْهَاona
وَأَهُشُّve yaprak silkeliyorum
بِهَاonunla
عَلَىٰiçin
غَنَمِىdavarım
وَلِىَve benim var
فِيهَاonda
مَـَٔارِبُihtiyaçlarım
أُخْرَىٰdaha başka

Musa -aleyhisselam- şöyle dedi: "O benim asamdır. Yürürken ona dayanırım. Onunla ağaçlara vurarak silkelerim. Böylece ağaç yaprakları koyunlarım için yere düşer. Ayrıca benim için onda söylediklerimden başka faydalar da vardır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

19

قَالَ أَلْقِهَا يَٰمُوسَىٰ

"Onu at, ey Mûsâ!" dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَ(Allah) buyurdu
أَلْقِهَا(yere) at onu
يَٰمُوسَىٰey Musa

Yüce Allah şöyle buyurdu: "Onu at, ey Musa!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

20

فَأَلْقَىٰهَا فَإِذَا هِىَ حَيَّةٌۭ تَسْعَىٰ

Mûsâ da onu attı. O bir anda hızla hareket eden bir yılan oluverdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَلْقَىٰهَاonu attı
فَإِذَا(bir de ne görsün)
هِىَo
حَيَّةٌۭkocaman bir yılan
تَسْعَىٰkoşan

Musa onu yere attı, asa bir anda hızlıca ve çabuk hareket eden bir yılana dönüştü.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

21

قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ ۖ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا ٱلْأُولَىٰ

"Onu al ve korkma!" dedi. "Onu ilk haline döndüreceğiz."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
خُذْهَاal onu
وَلَاve
تَخَفْkorkma
سَنُعِيدُهَاbiz onu sokacağız
سِيرَتَهَاdurumuna
ٱلْأُولَىٰilk

Yüce Allah Musa -aleyhisselam-'a şöyle buyurdu: "Asanı al. Onun yılana dönüşmesinden korkma. Onu aldığında ilk haline geri döndüreceğiz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

22

وَٱضْمُمْ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ ءَايَةً أُخْرَىٰ

"Başka bir alâmet olmak üzere de elini koltuğunun altına götür. Kusursuz, hastalıksız, bembeyaz olarak çıkacaktır."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱضْمُمْve sok
يَدَكَelini
إِلَىٰböğrüne
جَنَاحِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَخْرُجْçıksın
بَيْضَآءَbembeyaz olarak
مِنْolmadan
غَيْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سُوٓءٍbir hastalık
ءَايَةًbir mu'cize olarak
أُخْرَىٰayrı

Elini koltuğunun altına sok, ikinci bir mucize olarak abraş hastalığı olmadan bembeyaz çıksın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

23

لِنُرِيَكَ مِنْ ءَايَٰتِنَا ٱلْكُبْرَى

Böylece sana büyük mucizelerimizden gösterelim.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِنُرِيَكَsana göstermek için
مِنْbazılarını
ءَايَٰتِنَاmu'cizelerimizden
ٱلْكُبْرَىen büyük

-Ey Musa!- Biz sana bu iki ayeti gösterdik. Zira bu iki büyük ayet kudretimize delalet eden büyük ayetlerimizin bir kısmıdır. Bir de Yüce Allah katından gönderilmiş bir resul olduğunu gösteren birer mucizedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

24

ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

Firavun’a git, çünkü o iyice azdı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱذْهَبْsen git
إِلَىٰFir'avn'e
فِرْعَوْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّهُۥçünkü o
طَغَىٰazdı

-Ey Musa!- Firavun'a git. Şüphesiz ki o küfürde haddi aşmış ve Allah'a karşı isyan etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

25

قَالَ رَبِّ ٱشْرَحْ لِى صَدْرِى

"Rabbim gönlüme ferahlık ver!" dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
رَبِّRabbim
ٱشْرَحْ
لِىbenim
صَدْرِىgöğsümü

Musa -aleyhisselam- dedi ki: "Rabbim! Eziyetlere sabretmem için gönlümü genişlet."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

26

وَيَسِّرْ لِىٓ أَمْرِى

İşimi kolaylaştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَسِّرْve kolaylaştır
لِىٓbana
أَمْرِىişimi

Bana işimi kolaylaştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

27

وَٱحْلُلْ عُقْدَةًۭ مِّن لِّسَانِى

Dilimdeki düğümü çöz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱحْلُلْve çöz
عُقْدَةًۭdüğümünü
مِّنdilimin
لِّسَانِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Düzgün bir dille konuşmaya beni muktedir kıl!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

28

يَفْقَهُوا۟ قَوْلِى

Sözümü iyi anlasınlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَفْقَهُوا۟anlasınlar
قَوْلِىsözümü

Senin risaletini onlara ulaştırdığımda sözümü iyi anlasınlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

29

وَٱجْعَل لِّى وَزِيرًۭا مِّنْ أَهْلِى

Bana ailemden bir yardımcı ver.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱجْعَلve ver
لِّىbana
وَزِيرًۭاbir vezir
مِّنْailemden
أَهْلِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ailemden bana bir yardımcı ver, işlerimde bana yardımcı olsun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

30

هَٰرُونَ أَخِى

Kardeşim Hârûn’u.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰرُونَHarun'u
أَخِىkardeşim

Kardeşim Harun b. İmran'ı (bana yardımcı olsun).

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

31

ٱشْدُدْ بِهِۦٓ أَزْرِى

Onunla arkamı güçlendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱشْدُدْkuvvetlendir
بِهِۦٓonunla
أَزْرِىarkamı

Onunla sırtımı güçlü kıl.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

32

وَأَشْرِكْهُ فِىٓ أَمْرِى

Ve onu işimde ortak yap ki

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَشْرِكْهُve onu ortak yap
فِىٓişime
أَمْرِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Risaleti (tebliğ etmede) onu bana ortak kıl.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

33

كَىْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًۭا

Seni çokça tesbih edebilelim.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَىْki
نُسَبِّحَكَseni tesbih edelim
كَثِيرًۭاçok

Ta ki seni çokça tespih edelim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

34

وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا

Ve seni çokça zikredelim.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنَذْكُرَكَve seni analım
كَثِيرًاçok

Ve seni çokça zikredip, analım.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

35

إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرًۭا

Çünkü sen bizi hakkıyla görensin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّكَşüphesiz sen
كُنتَsensin
بِنَاbizi
بَصِيرًۭاgören

Şüphesiz ki sen bizi görmektesin. Bizim hiçbir işimiz sana gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

36

قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُؤْلَكَ يَٰمُوسَىٰ

"Ey Mûsâ! İstediklerin sana verilmiştir." diye buyurdu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَbuyurdu ki
قَدْmuhakkak
أُوتِيتَsana verildi
سُؤْلَكَistediğin
يَٰمُوسَىٰEy Musa

Allah Teâlâ: "Ey Musa! Talep ettiğin şeyi sana verdik." diye buyurdu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

37

وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰٓ

"Andolsun ki sana başka bir sefer daha lütufta bulunmuştuk.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْzaten
مَنَنَّاbiz lutufta bulunmuştuk
عَلَيْكَsana
مَرَّةًbir kez
أُخْرَىٰٓdaha

Ant olsun, biz sana bir kere daha lütufta bulunmuştuk.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

38

إِذْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰٓ

"Bir zaman, annene ilham edilmesi gerekeni şeyi ilham etmiştik."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
أَوْحَيْنَآvahyetmiştik
إِلَىٰٓannene
أُمِّكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاşeyi
يُوحَىٰٓvahyedilen

Firavun tarafından kurulan hilelerinden Yüce Allah'ın seni nasıl koruyacağına dair annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

39

أَنِ ٱقْذِفِيهِ فِى ٱلتَّابُوتِ فَٱقْذِفِيهِ فِى ٱلْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ ٱلْيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّۭ لِّى وَعَدُوٌّۭ لَّهُۥ ۚ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةًۭ مِّنِّى وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِىٓ

Mûsâ'yı bir sandığa koy ve nehre (Nil'e) bırak. Nehir onu kıyıya atsın da, onu benim ve onun bir düşmanı alsın. Sana da ey Mûsâ! Gözümün önünde yetiştirilmen için tarafımdan sana bir sevgi bıraktım."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنِki
ٱقْذِفِيهِonu koy
فِىsandığa
ٱلتَّابُوتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَٱقْذِفِيهِve at
فِىsuya
ٱلْيَمِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَلْيُلْقِهِonu bıraksın
ٱلْيَمُّsu
بِٱلسَّاحِلِsahile
يَأْخُذْهُonu alacaktır
عَدُوٌّۭdüşman olan
لِّىbana
وَعَدُوٌّۭve düşman olan
لَّهُۥona
وَأَلْقَيْتُve koydum
عَلَيْكَsenin üzerine
مَحَبَّةًۭbir sevgi
مِّنِّىbenden
وَلِتُصْنَعَyetiştirilmen için
عَلَىٰönünde
عَيْنِىٓgözümün

Annesine ilham ederek şöyle buyurduk: Onu doğurduktan sonra bir sandığa koy ve nehre bırak. Bizim emrimizle nehir onu kıyıya çıkaracaktır. Benim ve onun düşmanı onu alacaktır. Bu düşman Firavun'dur. Kendi katımdan sana bir sevgi bahşettim ve bunun üzerine insanlar seni sevdi. Gözetimim, korumam ve gözümün önünde yetişmen için bunu yaptım.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

40

إِذْ تَمْشِىٓ أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَن يَكْفُلُهُۥ ۖ فَرَجَعْنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ ۚ وَقَتَلْتَ نَفْسًۭا فَنَجَّيْنَٰكَ مِنَ ٱلْغَمِّ وَفَتَنَّٰكَ فُتُونًۭا ۚ فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍۢ يَٰمُوسَىٰ

Kız kardeşin gitmiş ve: "O’na bakacak birini size göstereyim mi?" demişti. Böylece seni, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye annene geri döndürdük. Sen bir adam öldürmüştün de, seni yine üzüntüden kurtarmıştık. Bu şekilde seni (önceden de) imtihan etmiştik. Senelerce Medyen halkı arasında kalmıştın. Sonra da bir takdir üzere geldin ey Mûsâ!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
تَمْشِىٓgidiyordu
أُخْتُكَkızkardeşin
فَتَقُولُve diyordu
هَلْmi?
أَدُلُّكُمْsize göstereyim
عَلَىٰbirini
مَنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَكْفُلُهُۥona bakacak
فَرَجَعْنَٰكَböylece seni geri verdik
إِلَىٰٓannene
أُمِّكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَىْki
تَقَرَّaydın olsun
عَيْنُهَاgözü
وَلَاve asla
تَحْزَنَüzülmesin
وَقَتَلْتَve sen öldürmüştün
نَفْسًۭاbir adam
فَنَجَّيْنَٰكَseni kurtarmıştık
مِنَtasadan
ٱلْغَمِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَفَتَنَّٰكَve seni denemiştik
فُتُونًۭا(iyi bir) deneyişle
فَلَبِثْتَsonra kaldın
سِنِينَyıllarca
فِىٓarasında
أَهْلِhalkı
مَدْيَنَMedyen
ثُمَّsonra
جِئْتَbize geldin
عَلَىٰbelirlediğimiz vakitte
قَدَرٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَٰمُوسَىٰey Musa

Hani kız kardeşin sandık ilerledikçe onunla ilerleyip takip ediyordu. Onu alanlara dedi ki: Onu yetiştirecek, koruyacak ve emzirecek birisini size göstereyim mi? Senin kendisine dönmenden mutlu olması ve üzülmemesi için annene geri döndürmeyi sana bahşettik. Yumruk atarak öldürdüğün Kıptî’den ötürü ceza almaktan kurtulmayı sana bahşettik. Başına gelen her imtihandan seni kurtardık. Çıkıp senelerce Medyen halkı arasında kaldın. Sonra -Ey Musa!- sana takdir edilen vakitte seninle konuşulması için o vadiye geldin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

41

وَٱصْطَنَعْتُكَ لِنَفْسِى

Ve seni kendim için (rasûl olarak) seçtim.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱصْطَنَعْتُكَve seni yetiştirdim
لِنَفْسِىkendim için

Sana vahyettiğimi insanlara tebliğ etmen için resulüm olarak seni seçtim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

42

ٱذْهَبْ أَنتَ وَأَخُوكَ بِـَٔايَٰتِى وَلَا تَنِيَا فِى ذِكْرِى

Sen ve kardeşin âyetlerimle gidin. Beni anmakta gevşeklik göstermeyin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱذْهَبْgötürün
أَنتَsen
وَأَخُوكَve kardeşin
بِـَٔايَٰتِىayetlerimi
وَلَاve asla
تَنِيَاgevşeklik etmeyin
فِىbeni anmakta
ذِكْرِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Musa!- Sen ve kardeşin Harun, Allah'ın kudret ve vahdaniyetine delalet eden ayetlerimizle gidin. Bana davet etmede ve beni zikretmede gevşek davranmayın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

43

ٱذْهَبَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

İkiniz Firavun’a gidin. Çünkü o haddini aşmıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱذْهَبَآikiniz gidin
إِلَىٰFir'avn'a
فِرْعَوْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّهُۥçünkü o
طَغَىٰazdı

Siz ikiniz Firavun'a gidin. Şüphesiz ki o küfürde haddi aşmış ve Allah'a karşı isyan etmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

44

فَقُولَا لَهُۥ قَوْلًۭا لَّيِّنًۭا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىٰ

Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alır ve korkar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَقُولَاve söyleyin
لَهُۥona
قَوْلًۭاbir söz
لَّيِّنًۭاyumuşak
لَّعَلَّهُۥbelki
يَتَذَكَّرُöğüt alır
أَوْveya
يَخْشَىٰkorkar

Ona, içinde sertlik olmayan güzel söz söyleyin. Umulur ki öğüt alır ve Allah'tan korkar da tövbe eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

45

قَالَا رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفْرُطَ عَلَيْنَآ أَوْ أَن يَطْغَىٰ

“Rabbimiz, biz, bize karşı aşırı gitmesinden yahut azgınlığını arttırmasından korkarız” dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَاdediler ki
رَبَّنَآRabbimiz
إِنَّنَاşüphesiz biz
نَخَافُkorkuyoruz
أَنdiye
يَفْرُطَtaşkınlık eder
عَلَيْنَآbize
أَوْyahut
أَنdiye
يَطْغَىٰiyice azar

Musa ve Harun -aleyhimasselam- şöyle dediler: "Ona davetimizi tamamlamadan bizi cezalandırmada acele etmesinden, ölüm veya başka şeyler ile bize zulüm etmede haddi aşmasından korkuyoruz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

46

قَالَ لَا تَخَافَآ ۖ إِنَّنِى مَعَكُمَآ أَسْمَعُ وَأَرَىٰ

"Korkmayın! Ben sizinle beraberim. İşitir ve görürüm." diye buyurdu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
لَاkorkmayın
تَخَافَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّنِىben
مَعَكُمَآsizinle beraberim
أَسْمَعُişitir
وَأَرَىٰve görürüm

Yüce Allah o ikisine şöyle buyurdu: "Korkmayın! Şüphesiz ben yardım ve desteğim ile sizinle beraberim, sizin ile onun arasında ne olduğunu görür ve duyarım."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

47

فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ ۖ قَدْ جِئْنَٰكَ بِـَٔايَةٍۢ مِّن رَّبِّكَ ۖ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ

Haydi gidin ona ve deyin ki: "Biz, Rabbinin rasûlleriyiz. İsrailoğulları'nı bizimle gönder, onlara eziyet etme. Biz sana Rabbinden bir ayet getirdik. Selam hidayete uyanlarındır."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأْتِيَاهُhaydi varın ona
فَقُولَآdeyin ki
إِنَّاşüphesiz biz
رَسُولَاelçileriyiz
رَبِّكَsenin Rabbinin
فَأَرْسِلْgönder
مَعَنَاbizimle
بَنِىٓoğullarını
إِسْرَٰٓءِيلَİsrail
وَلَاve
تُعَذِّبْهُمْonlara azab etme
قَدْkuşkusuz
جِئْنَٰكَbiz sana getirdik
بِـَٔايَةٍۢbir ayet
مِّنRabbinden
رَّبِّكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلسَّلَٰمُve Esenlik
عَلَىٰüzerinedir
مَنِkimseler
ٱتَّبَعَuyan
ٱلْهُدَىٰٓhidayete

O ikisi Firavun'un yanına gelerek şöyle dediler: "-Ey Firavun!- Biz Rabbimizin iki resulüyüz. İsrailoğulları'nı bizimle gönder, erkek çocuklarını öldürerek ve kadınlarını yaşatarak onlara eziyet etme. Rabbinden bizim doğruluğumuza delalet eden ayet getirdik. Allah'ın azabından ancak iman eden ve hidayete uyanlar güvende olurlar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

48

إِنَّا قَدْ أُوحِىَ إِلَيْنَآ أَنَّ ٱلْعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

"Bize vahyolundu ki, kim yalanlar ve yüz çevirirse ona azap vardır."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاgerçekten biz
قَدْdoğrusu
أُوحِىَvahyolundu
إِلَيْنَآbize
أَنَّmuhakkak
ٱلْعَذَابَazabın
عَلَىٰüzerine (olacağı)
مَنkimsenin
كَذَّبَyalanlayan
وَتَوَلَّىٰve yüz çevirenin

"Şüphesiz ki Allah, bize dünyada ve ahirette azabın, Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve resullerinin getirdiklerinden yüz çevirenler için olacağını vahyetti."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

49

قَالَ فَمَن رَّبُّكُمَا يَٰمُوسَىٰ

"Sizin Rabbiniz kim ey Mûsâ?" dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
فَمَنkimdir?
رَّبُّكُمَاRabbiniz
يَٰمُوسَىٰey Musa

Firavun o ikisinin getirdiğini inkâr ederek şöyle dedi: "Ey Musa! Sizi bana gönderdiğini iddia ettiğiniz Rabbiniz kimdir?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

50

قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِىٓ أَعْطَىٰ كُلَّ شَىْءٍ خَلْقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ

"Bizim Rabbimiz, her şeye yaratılışını veren ve sonra da doğru yolu gösterendir." dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
رَبُّنَاRabbimiz
ٱلَّذِىٓo ki
أَعْطَىٰverendir
كُلَّher
شَىْءٍşeye
خَلْقَهُۥyaratılışını
ثُمَّsonra
هَدَىٰonu doğru yola iletendir

Musa dedi ki: "Rabbimiz her şeye uygun olan şekli ve sureti veren, sonra da yaratmış olduğu maksat için onlara doğru yolu gösterendir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Tâhâ Sûresi, Kur'an'ın insanı sıkıntıya düşürmek için değil, Allah'a saygı duyanlara öğüt olmak üzere indirildiğini bildirerek başlar. Sûrenin en geniş bölümünde Hz. Mûsâ'nın hayatından kesitler yer alır: ailesiyle yolculuk sırasında ateş görmesi, Tuvâ vadisinde vahiy alması, Firavun'a gönderilmesi, kardeşi Hârûn'u yardımcı istemesi, sihirbazlarla karşılaşması, denizin yarılması ve İsrâiloğulları'nın buzağıya yönelmesi. Hz. Mûsâ'nın 25-28. ayetlerdeki "Rabbim, göğsüme genişlik ver; işimi kolaylaştır; dilimdeki düğümü çöz ki sözümü anlasınlar" duası, zor bir görev öncesinde açıklık, kolaylık ve etkili iletişim talebini birleştirir. Sûre, tebliğde bile yumuşak söz ilkesini vurgular; Hz. Mûsâ ve Hârûn'dan Firavun'a karşı ölçülü konuşmaları istenir (44. ayet). Son bölümde Hz. Âdem kıssası, şeytanın aldatması, tövbe ve yeryüzündeki sorumluluk ele alınır. Namazı aileye emretmek ve bunda sabırlı olmak yönündeki 132. ayet, ibadetin süreklilik isteyen bir eğitim olduğunu gösterir. Tâhâ Sûresi genel olarak vahyin rahmet oluşunu, görev bilincini, duayı, cesareti ve hatadan sonra dönüş imkânını işler. Sûre, büyük bir görev karşısında hazırlığın yalnız cesaret değil; doğru söz, ekip desteği ve Allah'a güven gerektirdiğini anlatır.

Ana Temalar

  • Vahyin rahmet ve öğüt oluşu
  • Hz. Mûsâ'nın görevlendirilmesi
  • Zor görev öncesi dua ve iletişim
  • Firavun karşısında hakikat ve ölçülü dil
  • Hz. Âdem, hata ve tövbe

Ne Zaman Okunur?

Tâhâ Sûresi için evlilik, sınav veya başka bir dileğin gerçekleşmesini garanti eden özel bir okuma düzeni sahih kaynaklarla sabit değildir. Bununla birlikte 25-28. ayetlerdeki dua, konuşma, sunum, sınav veya ağır sorumluluk öncesinde anlamı bilinerek okunabilir; dua hazırlık ve emeğin yerini tutmaz, onları destekler.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

"Rabbim göğsüme genişlik ver" duası hangi ayetlerdir?

Tâhâ Sûresi 25-28. ayetlerde Hz. Mûsâ, göğsünün genişletilmesini, işinin kolaylaştırılmasını ve sözünün anlaşılması için dilindeki düğümün çözülmesini ister. Dua; iç huzur, işin kolaylaşması ve doğru iletişimi birlikte talep eder.

Tâhâ Sûresi evlilik için okunur mu?

Kur'an okumak ve hayırlı bir evlilik için dua etmek meşrudur. Fakat Tâhâ Sûresi'nin belirli sayıda okunmasının evliliği kesin biçimde gerçekleştireceğine dair sahih bir delil yoktur. Evlilikte dua kadar karakter, uyum, açık iletişim, aile hukuku ve sorumlu karar verme önemlidir.

Allah neden Mûsâ ve Hârûn'a Firavun'a yumuşak söz söylemelerini emretti?

Tâhâ 44. ayette iki peygambere Firavun'a yumuşak söz söylemeleri emredilir. Bu, zulmü onaylamak anlamına gelmez; tebliğde amacın hakarete karşı hakaret etmek değil, gerçeği açık ve etkili biçimde ulaştırmak olduğunu gösterir. Mesaj kararlı, üslup ise ölçülü olmalıdır.

Tüm sorular →

Kaynaklar