Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

65. Sûre · Medine · 12 Ayet

الطلاق

TALÂK SÛRESİ

Boşanma

Çevrimdışı okuma için sûreyi bu cihaza kaydedebilirsin.

Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحْصُوا۟ ٱلْعِدَّةَ ۖ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ رَبَّكُمْ ۖ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنۢ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ إِلَّآ أَن يَأْتِينَ بِفَٰحِشَةٍۢ مُّبَيِّنَةٍۢ ۚ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ ۚ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۥ ۚ لَا تَدْرِى لَعَلَّ ٱللَّهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَٰلِكَ أَمْرًۭا

Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah’tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin; olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلنَّبِىُّpeygamber
إِذَاzaman
طَلَّقْتُمُboşa(mak iste)diğiniz
ٱلنِّسَآءَkadınları
فَطَلِّقُوهُنَّonları boşayın
لِعِدَّتِهِنَّiddetleri içinde
وَأَحْصُوا۟ve sayın
ٱلْعِدَّةَiddeti
وَٱتَّقُوا۟ve korkun
ٱللَّهَAllah'tan
رَبَّكُمْRabbiniz
لَاonları çıkarmayın
تُخْرِجُوهُنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنۢevlerinden
بُيُوتِهِنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَاve
يَخْرُجْنَkendileri de çıkmasınlar
إِلَّآancak başkadır
أَنgelmeleri
يَأْتِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِفَٰحِشَةٍۢbir edepsizlikle
مُّبَيِّنَةٍۢapaçık
وَتِلْكَbunlar
حُدُودُsınırlarıdır
ٱللَّهِAllah'ın
وَمَنve kim
يَتَعَدَّgeçerse
حُدُودَsınırlarını
ٱللَّهِAllah'ın
فَقَدْgerçekten
ظَلَمَyazık etmiştir
نَفْسَهُۥkendisine
لَاbilmezsin
تَدْرِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَعَلَّbelki
ٱللَّهَAllah
يُحْدِثُortaya çıkarır
بَعْدَsonra
ذَٰلِكَbundan
أَمْرًۭاyeni bir iş

Ey Peygamber! Sen yahut ümmetinden biri hanımını boşamak isterse iddetinin başında boşasın. Kadının iddetini saysın ve bu boşama işlemi kadının temiz olduğu (hayız dönemi dışında) ve kocasının kendisi ile cinsel ilişkiye girmediği bir halde olsun. Eğer eşlerinizi boşadıktan sonra geri döndürmek isterseniz bu durumda emin olmak için iddetlerini iyice sayın. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Zina gibi apaçık bir hayasızlık yapmaları hali dışında boşadığınız kadınları iddetlerini tamamlayıncaya kadar oturdukları evlerinden çıkarmayın. Kadınlar kendileri de çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın kulları için koymuş olduğu sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa; işte o, Rabbine isyan etmesi sebebi ile kendi nefsini helaka sürükleyerek kendisine zulmetmiş bir kimsedir. -Ey eşini boşayan kimse!- Bilemezsin; bu boşamadan sonra Allah Teâlâ hiç beklemediğin şeyler karşına çıkarır ve boşadığın hanımını geri almak zorunda kalırsın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

2

فَإِذَا بَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ أَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۢ وَأَشْهِدُوا۟ ذَوَىْ عَدْلٍۢ مِّنكُمْ وَأَقِيمُوا۟ ٱلشَّهَٰدَةَ لِلَّهِ ۚ ذَٰلِكُمْ يُوعَظُ بِهِۦ مَن كَانَ يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ ۚ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّهُۥ مَخْرَجًۭا

İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği de Allah için doğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimseler için öğüt veriliyor. Kim Allah’tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu gösterir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِذَاzaman
بَلَغْنَvardıkları
أَجَلَهُنَّsürelerinin sonuna
فَأَمْسِكُوهُنَّonları (yanınızda) tutun
بِمَعْرُوفٍgüzelce
أَوْyahut
فَارِقُوهُنَّonlardan ayrılın
بِمَعْرُوفٍۢgüzellikle
وَأَشْهِدُوا۟ve şahid tutun
ذَوَىْsahibi iki kişiyi
عَدْلٍۢadalet
مِّنكُمْiçinizden
وَأَقِيمُوا۟ve yapın
ٱلشَّهَٰدَةَşahidliği
لِلَّهِAllah için
ذَٰلِكُمْişte budur
يُوعَظُöğütlenen
بِهِۦonunla
مَنkimseye
كَانَinanan
يُؤْمِنُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِٱللَّهِAllah'a
وَٱلْيَوْمِve gününe
ٱلْءَاخِرِahiret
وَمَنve kim
يَتَّقِsakınırsa
ٱللَّهَAllah'dan
يَجْعَلyaratır
لَّهُۥona
مَخْرَجًۭاbir çıkış

İddet müddetlerinin sona erme vakti yaklaşınca onları ya meşru ölçüler içerisinde kendinize geri döndürün (nikâhınız altında tutun) veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın ki, böylece onlar iddetlerini tamamlasınlar. Onları geri döndürmek yahut terk etmek isterseniz anlaşmazlığı sona erdirmek için içinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. -Ey şahitler!- Sizler de Allah için şahitliği doğru yapın. İşte bununla Allah’a ve kıyamet gününe iman eden kimseler için öğüt veriliyor. Çünkü öğütten ve hatırlatmadan Allah'a ve kıyamet gününe iman eden kimse faydalanır. Kim emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah’tan sakınırsa, Allah içinde bulunduğu bütün darlık ve sıkıntılı durumlardan kurtulması için ona bir çıkış yolu gösterir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

3

وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ ۚ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُۥٓ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ بَٰلِغُ أَمْرِهِۦ ۚ قَدْ جَعَلَ ٱللَّهُ لِكُلِّ شَىْءٍۢ قَدْرًۭا

Ve ona hiç beklemediği bir yerden rızık verir. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şey için bir süre/ölçü koymuştur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَرْزُقْهُve onu rızıklandırır
مِنْyerden
حَيْثُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَاummadığı
يَحْتَسِبُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَنve kim
يَتَوَكَّلْdayanırsa
عَلَىAllah'a
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَهُوَO
حَسْبُهُۥٓona yeter
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
بَٰلِغُyerine getirendir
أَمْرِهِۦbuyruğunu
قَدْelbette
جَعَلَkoymuştur
ٱللَّهُAllah
لِكُلِّiçin
شَىْءٍۢherşey
قَدْرًۭاbir ölçü

Ve onu, düşünmediği ve hesap etmediği yerden rızıklandırır. Kim, bütün işlerinde Allah'a dayanırsa Allah ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Hiçbir şeyi yapmada aciz değildir. Hiçbir şey ondan kaçamaz. Yüce Allah, kesinlikle her şey için bir süre ve ölçü koymuştur. Zorluk için bir ölçü ve kolaylık için bir ölçü vardır. Bu iki şeyden hiçbiri insan üzerine sürekli değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

4

وَٱلَّٰٓـِٔى يَئِسْنَ مِنَ ٱلْمَحِيضِ مِن نِّسَآئِكُمْ إِنِ ٱرْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلَٰثَةُ أَشْهُرٍۢ وَٱلَّٰٓـِٔى لَمْ يَحِضْنَ ۚ وَأُو۟لَٰتُ ٱلْأَحْمَالِ أَجَلُهُنَّ أَن يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ ۚ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّهُۥ مِنْ أَمْرِهِۦ يُسْرًۭا

Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlar hakkında (hüküm nedir diye) tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Henüz âdet görmemiş olanlar da böyledir. Hamile kadınların bekleme süresi, yüklerini bırakıncaya kadardır. Kim Allah’tan sakınırsa, ona işinde bir kolaylık sağlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّٰٓـِٔىve onlar
يَئِسْنَkesilenler
مِنَadetten
ٱلْمَحِيضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنkadınlarınızdan
نِّسَآئِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنِeğer
ٱرْتَبْتُمْşüphe ederseniz
فَعِدَّتُهُنَّonların bekleme süresi
ثَلَٰثَةُüç
أَشْهُرٍۢaydır
وَٱلَّٰٓـِٔىve olanlar da
لَمْhenüz adet görmeyenler
يَحِضْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأُو۟لَٰتُve olanların
ٱلْأَحْمَالِgebe
أَجَلُهُنَّsüresi
أَنdoğumlarına kadardır
يَضَعْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَمْلَهُنَّyüklerini
وَمَنve kim
يَتَّقِkorkarsa
ٱللَّهَAllah'tan
يَجْعَلyaratır
لَّهُۥona
مِنْişinde
أَمْرِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُسْرًۭاbir kolaylık

Yaşlı olmaları sebebi ile hayız görmekten ümidini kesmiş olan boşanmış kadınların iddet süreleri hakkında tereddüt ederseniz, onların iddet/bekleme süreleri üç aydır. Yaşlarının küçük olması sebebi ile henüz âdet görmeyenlerin süresi de böyledir. Hamile kadınların boşanma yahut eşlerinin ölmesi sebebi ile bekleme süreleri ise doğuruncaya kadardır. Kim, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah’tan sakınıp korkarsa, Yüce Allah onun işlerini kolaylaştırır ve her zorluğu ona kolay kılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

5

ذَٰلِكَ أَمْرُ ٱللَّهِ أَنزَلَهُۥٓ إِلَيْكُمْ ۚ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُعْظِمْ لَهُۥٓ أَجْرًا

Bu, Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'tan sakınırsa (Allah) onun kötülüklerini örter ve onun ecrini büyütür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَbu
أَمْرُbuyruğudur
ٱللَّهِAllah'ın
أَنزَلَهُۥٓindirdiği
إِلَيْكُمْsize
وَمَنve kim
يَتَّقِkorkarsa
ٱللَّهَAllah'tan
يُكَفِّرْörter
عَنْهُonun
سَيِّـَٔاتِهِۦkötülüklerini
وَيُعْظِمْve büyütür
لَهُۥٓonun
أَجْرًاmükafatını

-Ey Müminler!- Burada zikredilen boşama, geri döndürme ve iddet, bilmeniz için Allah'ın size indirmiş olduğu hükümleridir. Kim, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakınırsa Yüce Allah, onun işlemiş olduğu günahlarını siler. Ahirette ona büyük bir mükâfat verir. Bu mükâfat cennete girmek ve sonu gelmeyen nimetleri elde etmektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

6

أَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنتُم مِّن وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَآرُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُوا۟ عَلَيْهِنَّ ۚ وَإِن كُنَّ أُو۟لَٰتِ حَمْلٍۢ فَأَنفِقُوا۟ عَلَيْهِنَّ حَتَّىٰ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ ۚ فَإِنْ أَرْضَعْنَ لَكُمْ فَـَٔاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ ۖ وَأْتَمِرُوا۟ بَيْنَكُم بِمَعْرُوفٍۢ ۖ وَإِن تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُۥٓ أُخْرَىٰ

Boşadığınız kadınları, gücünüz ölçüsünde (iddet süresince) oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıntıya düşürmek için zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler doğuruncaya kadar nafakalarını verin. Eğer sizin için (ücretle) emzirirlerse, onlara ücretlerini verin. Aranızda maruf/bilinen bir şekilde emredin. Eğer güçlük içine girerseniz, bu durumda (çocuğu) onun (babası) için bir başkası emzirebilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَسْكِنُوهُنَّonları oturtun
مِنْyerde
حَيْثُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَكَنتُمoturduğunuz
مِّنgücünüz ölçüsünde
وُجْدِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَاve
تُضَآرُّوهُنَّonlara zarar vermeyin
لِتُضَيِّقُوا۟sıkıntıya sokmak için
عَلَيْهِنَّonları
وَإِنve şayet
كُنَّiseler
أُو۟لَٰتِonlar
حَمْلٍۢgebe
فَأَنفِقُوا۟geçimini sağlayın
عَلَيْهِنَّonların
حَتَّىٰkadar
يَضَعْنَbırakıncaya
حَمْلَهُنَّyüklerini
فَإِنْeğer
أَرْضَعْنَ(çocuğunuzu) emzirirlerse
لَكُمْsizin için
فَـَٔاتُوهُنَّonlara verin
أُجُورَهُنَّücretlerini
وَأْتَمِرُوا۟ve konuşup anlaşın
بَيْنَكُمaranızda
بِمَعْرُوفٍۢgüzellikle
وَإِنeğer
تَعَاسَرْتُمْgüçlük çekerseniz
فَسَتُرْضِعُo zaman emzirecektir
لَهُۥٓonu
أُخْرَىٰbaşka biri

-Ey kocalar!- Boşadığınız kadınları, gücünüz ölçüsünde (iddet süresince) oturduğunuz yerde oturtun. Allah, sizi bundan başkası ile sorumlu tutmaz. Onları sıkıntıya düşürmek için nafaka, oturacakları yer ve diğer hususlarda onlara zarar vermeye kalkışmayın. Eğer boşamış olduğunuz kadınlar hamile iseler doğuruncaya kadar onlara nafakalarını verin. Eğer sizin çocuklarınızı ücretle emzirirlerse, onlara emzirmelerinin karşılığı olarak ücretlerini verin. Ücret hususunda aranızda adaletli bir şekilde hareket edin. Eğer koca, eşin istediği ücreti vermek hususunda cimrilik eder ve eşi de istediği ücretten başkasına razı olmazsa bu durumda baba, ücretiyle çocuğunu emzirecek başka bir kadın tutabilir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

7

لِيُنفِقْ ذُو سَعَةٍۢ مِّن سَعَتِهِۦ ۖ وَمَن قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُۥ فَلْيُنفِقْ مِمَّآ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ۚ لَا يُكَلِّفُ ٱللَّهُ نَفْسًا إِلَّا مَآ ءَاتَىٰهَا ۚ سَيَجْعَلُ ٱللَّهُ بَعْدَ عُسْرٍۢ يُسْرًۭا

İmkânı geniş olan, imkânının genişliğine göre nafaka versin. Rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah, hiç kimseyi verdiği (imkândan) fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık verir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِيُنفِقْnafaka versin
ذُوsahip (olan)
سَعَةٍۢgeniş imkana
مِّنgöre
سَعَتِهِۦgenişliğine
وَمَنve kimse
قُدِرَkısıtlı olan
عَلَيْهِaleyhine
رِزْقُهُۥrızkı
فَلْيُنفِقْversin
مِمَّآşeyden
ءَاتَىٰهُkendisine verdiği
ٱللَّهُAllah'ın
لَاsorumlu tutmaz
يُكَلِّفُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
نَفْسًاbir kişiye
إِلَّاbaşkasıyla
مَآverdiğinden
ءَاتَىٰهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَيَجْعَلُyaratacaktır
ٱللَّهُAllah
بَعْدَsonra
عُسْرٍۢbir güçlükten
يُسْرًۭاbir kolaylık

Mal bakımından imkânı geniş olan, boşadığı kadına ve çocuğuna imkânının genişliğine göre nafaka versin. Rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah, hiç kimseyi kendisine verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü tutmaz. Yüce Allah, onun zor durumunun ardından ona bir kolaylık ve bolluk verir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

8

وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ أَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِهِۦ فَحَاسَبْنَٰهَا حِسَابًۭا شَدِيدًۭا وَعَذَّبْنَٰهَا عَذَابًۭا نُّكْرًۭا

Rabbinin ve rasullerinin emrine karşı baş kaldıran nice ülke halkı vardır ki biz onları en şiddetli bir hesaba çekmiş ve onları görülmemiş bir azapla azaplandırmışızdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَأَيِّنnicesi
مِّنkentlerden
قَرْيَةٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَتَتْbaş kaldırdı
عَنْbuyruğuna
أَمْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَبِّهَاRabbinin
وَرُسُلِهِۦve elçilerinin
فَحَاسَبْنَٰهَاbiz de onu hesaba çektik
حِسَابًۭاbir hesabla
شَدِيدًۭاçetin
وَعَذَّبْنَٰهَاve ona azabettik
عَذَابًۭاbir azabla
نُّكْرًۭاkorkunç

Yüce Rabbinin ve O'nun elçilerinin -Allah'ın selâmı onların üzerine olsun- emrine isyan eden nice memleketler vardır ki, kötü amelleri sebebi ile biz onları çetin bir hesaba çekmişizdir. Onları dünyada ve ahirette çok korkunç bir azaba çarptırmışızdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

9

فَذَاقَتْ وَبَالَ أَمْرِهَا وَكَانَ عَٰقِبَةُ أَمْرِهَا خُسْرًا

Sonunda onlar yaptıklarının cezasını tatmış oldular. İşlerin sonu da hüsran oldu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَذَاقَتْtaddı
وَبَالَvebalini
أَمْرِهَاişinin
وَكَانَve idi
عَٰقِبَةُsonucu
أَمْرِهَاişinin
خُسْرًاbir ziyan

Böylece işledikleri kötü amellerinin cezasını tattılar ve dünyada da ahirette de onların sonu hüsran oldu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

10

أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمْ عَذَابًۭا شَدِيدًۭا ۖ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَٰٓأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ۚ قَدْ أَنزَلَ ٱللَّهُ إِلَيْكُمْ ذِكْرًۭا

Allah onlar için çok şiddetli bir azap hazırlamıştır. Ey iman etmiş akıl sahipleri –o halde- Allah’tan korkun, gerçek şu ki Allah size bir zikir indirmiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَعَدَّhazırlamıştır
ٱللَّهُAllah
لَهُمْonlara
عَذَابًۭاbir azab
شَدِيدًۭاşiddetli
فَٱتَّقُوا۟o halde korkun
ٱللَّهَAllah'tan
يَٰٓأُو۟لِىey sahipleri
ٱلْأَلْبَٰبِsağduyu
ٱلَّذِينَinanmış olan
ءَامَنُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَدْandolsun
أَنزَلَindirdi
ٱللَّهُAllah
إِلَيْكُمْsize
ذِكْرًۭاbir uyarı

Allah, onlar için güçlü bir azap hazırlamıştır. -Ey emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'a ve O'nun resulüne iman eden akıl sahipleri! Allah'tan korkun ki, onların başına gelen sizin de başınıza gelmesin. Allah, size kendisine isyan edenin kötü akıbetini ve taatte bulunanın ulaşacağı güzel sonucu hatırlattığı bir zikir indirmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

11

رَّسُولًۭا يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مُبَيِّنَٰتٍۢ لِّيُخْرِجَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ ۚ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَٰلِحًۭا يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًۭا ۖ قَدْ أَحْسَنَ ٱللَّهُ لَهُۥ رِزْقًا

İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık ayetlerini okuyan bir rasul göndermiştir. Kim Allah’a iman eder ve salih amel işlerse Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetler'e sokar. Allah o kimse için gerçekten güzel bir rızık vermiştir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَّسُولًۭاbir elçi (gönderdi)
يَتْلُوا۟okuyan
عَلَيْكُمْsize
ءَايَٰتِayetlerini
ٱللَّهِAllah'ın
مُبَيِّنَٰتٍۢaçık açık
لِّيُخْرِجَçıkarsın diye
ٱلَّذِينَkimseleri
ءَامَنُوا۟inanan(ları)
وَعَمِلُوا۟ve yapanları
ٱلصَّٰلِحَٰتِyararlı işler
مِنَkaranlıklardan
ٱلظُّلُمَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىaydınlığa
ٱلنُّورِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَنve kim
يُؤْمِنۢinanır
بِٱللَّهِAllah'a
وَيَعْمَلْve yaparsa
صَٰلِحًۭاyararlı iş
يُدْخِلْهُonu sokar
جَنَّٰتٍۢcennetlere
تَجْرِىakan
مِنaltlarından
تَحْتِهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَنْهَٰرُırmaklar
خَٰلِدِينَkalacakları
فِيهَآiçinde
أَبَدًۭاebedi
قَدْgerçekten
أَحْسَنَen güzeli vermiştir
ٱللَّهُAllah
لَهُۥona
رِزْقًاrızık olarak

Bu zikir, Allah tarafından gönderilen bir elçidir. O elçi, Allah'a iman edip O'nun peygamberini tasdik eden ve salih amel işleyenleri sapıklığın karanlıklarından hidayetin nuruna çıkarmak için size içerisinde karışıklığın olmadığı apaçık ayetleri okur. Kim Allah’a iman eder ve salih amel işlerse Allah onu, içinde ebedî olarak kalacakları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Allah o kimseyi nimetleri kesilmek bilmeyen cennete koyarak ona gerçekten güzel bir rızık vermiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

12

ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍۢ وَمِنَ ٱلْأَرْضِ مِثْلَهُنَّ يَتَنَزَّلُ ٱلْأَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌۭ وَأَنَّ ٱللَّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمًۢا

Allah, yedi kat göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Onun emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, böylece Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱللَّهُAllah
ٱلَّذِىO'dur ki
خَلَقَyarattı
سَبْعَyedi
سَمَٰوَٰتٍۢgöğü
وَمِنَve yerden
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِثْلَهُنَّonların benzerini
يَتَنَزَّلُiner
ٱلْأَمْرُbuyruğu
بَيْنَهُنَّbunlar arasında
لِتَعْلَمُوٓا۟bilesiniz diye
أَنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah'ın
عَلَىٰüzerine
كُلِّher
شَىْءٍۢşey
قَدِيرٌۭkadir olduğunu
وَأَنَّve şüphesiz
ٱللَّهَAllah'ın
قَدْmuhakkak
أَحَاطَkuşatmış bulunduğunu
بِكُلِّher
شَىْءٍşeyi
عِلْمًۢاbilgice

Allah, yedi kat göğü yaratandır. Yedi kat yeri de yedi kat gök gibi yaratmıştır. Allah'ın kevnî ve şeri emri bunların arasında inip durmaktadır ki, böylece Allah'ın her şeye kadir olduğunu, hiçbir şeyin O'nu aciz bırakamayacağını ve O -Subhanehu ve Teâlâ-'nın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz. Göklerde ve yerde hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

Sûre Hakkında

Talâk Sûresi, evliliğin sona ermesi gibi hassas bir süreçte hukuk, süre, barınma, nafaka ve insan onurunun korunmasına ilişkin ilkeler getirir. Boşamanın gelişigüzel ve öfke anında yürütülen bir işlem olmaması; iddet sürelerinin doğru hesaplanması ve kadınların bu süre içinde evlerinden çıkarılmaması istenir. Tarafların ayrılık sürecinde dahi sınırları aşmaması, tanıklık ve hakkaniyete dikkat etmesi gerektiği vurgulanır. Hamile kadınların bekleme süresi doğumla sona erer; barınma ve emzirme konularında imkân ölçüsünde sorumluluk üstlenilmesi emredilir. Sûrede sıkça tekrarlanan takvâ ve tevekkül vurgusu, hukuki tedbir ile Allah'a güvenmenin birbirine alternatif olmadığını gösterir. 2-3. ayetlerde "Kim Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde olursa Allah ona bir çıkış yolu yaratır ve onu beklemediği yerden rızıklandırır" anlamındaki ayetler de bu bağlamda yer alır. Bu ifadeler, sebepleri terk eden pasif bir bekleyiş değil; ilâhî sınırlara riayet eden kişinin zorluk içinde ümidini koruması çağrısıdır. Sûrenin dili, ayrılık kararını teşvik etmekten çok süreçte keyfîliği sınırlamayı amaçlar. İddet, tanıklık ve barınma hükümleri duygusal çatışma sırasında hak kaybını azaltan çerçevelerdir. Ayetler, taraflardan birinin ekonomik gücünü diğerini cezalandırmak için kullanmasını meşrulaştırmaz; imkân ölçüsünde hakkaniyet ister.

Ana Temalar

  • Boşanma sürecinde hukuk
  • İddet ve barınma hakkı
  • Nafaka ve emzirme sorumluluğu
  • Takvâ ve çıkış yolu
  • Tevekkül ile tedbir dengesi

Ne Zaman Okunur?

Talâk Sûresi'nin belirli bir vakitte okunmasına dair özel bir hüküm yoktur. Aile hukuku veya ayrılık süreciyle ilgili ayetler, kişisel fetva yerine genel ilke sunar. Gerçek bir boşanma, nafaka veya velayet meselesinde ülke hukuku ve güvenilir dinî danışmanlık birlikte değerlendirilmelidir. Sûreyi belirli bir eş veya aile üyesi aleyhine manevi baskı aracı hâline getirmekten kaçınılmalıdır.

Hızlı Bağlantılar

Sık Sorulan Sorular

Talâk Sûresi ne anlatır?

Boşanmanın usulü, iddet süreleri, barınma, hamilelik, emzirme, nafaka, tanıklık ve tarafların haklarını koruma sûrenin temel konularıdır. Ayrılık sırasında bile adalet ve insan onurunun korunması istenir.

"Beklemediği yerden rızıklandırır" ayeti hangi bağlamdadır?

Talâk 2–3. ayetlerde, Allah'ın sınırlarına riayet eden ve sorumluluğunu yerine getiren kişi için çıkış yolu ve beklenmedik rızık vurgulanır. Ayet, tedbiri bırakmayı değil; hukuk ve takvâ içinde ümitli olmayı öğretir.

Talâk Sûresi boşanma için tek başına yeterli rehber midir?

Sûre temel dinî ilkeleri açıklar; ancak somut boşanma, nafaka, mal paylaşımı ve velayet meseleleri ayrıntılı hukuk bilgisi gerektirir. Kişisel durumlarda güvenilir uzman ve yürürlükteki hukuk dikkate alınmalıdır.

Tüm sorular →

İlgili İçerik

Kaynaklar