Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Zuhruf Sûresi 51–89. Ayetler

51–89. AyetlerSayfa 2 / 2
51

وَنَادَىٰ فِرْعَوْنُ فِى قَوْمِهِۦ قَالَ يَٰقَوْمِ أَلَيْسَ لِى مُلْكُ مِصْرَ وَهَٰذِهِ ٱلْأَنْهَٰرُ تَجْرِى مِن تَحْتِىٓ ۖ أَفَلَا تُبْصِرُونَ

Firavun kavmine seslenerek: "Ey kavmim! Mısır’ın ve altımda akan şu ırmakların mülkü bana ait değil mi? Bunu görmüyor musunuz?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَنَادَىٰve seslendi
فِرْعَوْنُFir'avn
فِىiçinde
قَوْمِهِۦkavminin
قَالَdedi ki
يَٰقَوْمِey kavmim
أَلَيْسَdeğil mi?
لِىbenim
مُلْكُmülkü
مِصْرَMısır
وَهَٰذِهِve şu
ٱلْأَنْهَٰرُırmaklar
تَجْرِىakıp giden
مِنaltımdan
تَحْتِىٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَفَلَاgörmüyor musunuz?
تُبْصِرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Firavun kavmine karşı övünerek seslendi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Mısır'ın mülkü ve saraylarımın altından akan Nil nehrinin ırmakları benim değil mi? Benim bu mülkümü görüp ve büyüklüğümü bilmiyor musunuz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

أَمْ أَنَا۠ خَيْرٌۭ مِّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى هُوَ مَهِينٌۭ وَلَا يَكَادُ يُبِينُ

"Yoksa ben, şu hakir ve neredeyse konuşamayan adamdan daha iyi değil miyim?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَمْyahut (değil miyim?)
أَنَا۠ben
خَيْرٌۭdaha iyi
مِّنْşundan
هَٰذَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلَّذِىki
هُوَo
مَهِينٌۭaşağılıktır
وَلَاve olmayandır
يَكَادُnerdeyse
يُبِينُsöz anlatacak durumda

"Ben kovulmuş, zayıf ve iyi konuşamayan Musa'dan daha iyiyim."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

فَلَوْلَآ أُلْقِىَ عَلَيْهِ أَسْوِرَةٌۭ مِّن ذَهَبٍ أَوْ جَآءَ مَعَهُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ مُقْتَرِنِينَ

Ona altın bilezikler verilmeli veya onunla birlikte yakınında yer alan (yardımcı) melekler gelmeli değil miydi?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَلَوْلَآdeğil miydi?
أُلْقِىَatılmalı
عَلَيْهِüzerine
أَسْوِرَةٌۭbilezikler
مِّنaltından
ذَهَبٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْyahut
جَآءَgelmeli (değil miydi?)
مَعَهُyanında
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُmelekler
مُقْتَرِنِينَyakın

Yüce Allah, resul olarak göderdiğine resul olduğunu gösteren altın bilezikler vermeli ve onunla beraber birbirlerini takip eden melekler gelmeli değil miydi?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

فَٱسْتَخَفَّ قَوْمَهُۥ فَأَطَاعُوهُ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًۭا فَٰسِقِينَ

O kavmini küçümsedi onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavimdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَٱسْتَخَفَّküçümsedi
قَوْمَهُۥkavmini
فَأَطَاعُوهُonlar da ona boyun eğdiler
إِنَّهُمْçünkü onlar
كَانُوا۟idiler
قَوْمًۭاbir kavim
فَٰسِقِينَyoldan çıkmış

Firavun; kavmini aldattı, onlar da sapıklığında ona boyun eğdiler. Şüphesiz onlar, Allah'ın yolundan çıkmış bir toplum idi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

فَلَمَّآ ءَاسَفُونَا ٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ أَجْمَعِينَ

Onlar bizi öfkelendirdikleri zaman, onların hepsini suda boğarak onlardan intikam aldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَلَمَّآonlar bizi kızdırınca
ءَاسَفُونَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱنتَقَمْنَاbiz de öc aldık
مِنْهُمْonlardan
فَأَغْرَقْنَٰهُمْve onları boğduk
أَجْمَعِينَhepsini

Onlar küfre devam ederek bizi öfkelendirdikleri zaman onlardan intikam aldık ve onların hepsini suda boğduk.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

فَجَعَلْنَٰهُمْ سَلَفًۭا وَمَثَلًۭا لِّلْءَاخِرِينَ

Böylece onları sonradan geleceklere (ibret olarak) selef ve örnek kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَجَعَلْنَٰهُمْonları yaptık
سَلَفًۭاgeçmiş ataları
وَمَثَلًۭاve örneği
لِّلْءَاخِرِينَsonradan gelenlerin

Firavun ve toplumunu, kafir insanların önünde giden bir topluluk kıldık. Senin kavminin kâfirleri de onların peşinden gittiler. Onların ameliyle başkalarının amel etmemesi ve onların başlarına gelen de kendi başlarına gelmemesi için onları öğüt alanlar için bir ders/ibret kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

۞ وَلَمَّا ضُرِبَ ٱبْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا إِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ

Meryem oğlu bir misal olarak verilince hemen senin kavmin bundan dolayı bağrışıp çağrışmaya koyuldu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَمَّاve ne zaman ki
ضُرِبَanlatılınca
ٱبْنُoğlu
مَرْيَمَMeryem
مَثَلًاbir misal olarak
إِذَاhemen
قَوْمُكَkavmin
مِنْهُondan ötürü
يَصِدُّونَyaygarayı bastılar

Müşrikler, Hristiyanların ibadet etmiş oldukları İsa'nın Allah Teâlâ'nın şu ayetinin umumuna dahil olduğunu zannettiler: "Siz ve Allah'ı bırakıp da kulluk ettiğiniz şeyler, Cehennem'in odunusunuz. Oraya gireceksiniz." (Enbiyâ Suresi: 98) Yüce Allah, putlara ibadet etmeyi nehyettiği gibi ona ibadet etmeyi de yasakladı. -Ey Rasûl!- Kavmin tartışmada gürültü ve bağırtı çıkararak sözlerini şöyle sürdürürler: "Biz ilahlarımızın İsâ'nın derecesinde olmalarına razıyız." Yüce Allah onlara cevap olarak bu ayeti indirdi: "Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükâfat hazırlanmış olanlar var ya; işte bunlar Cehennem'den uzaklaştırılmışlardır.'' (Enbiya Suresi: 101)

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

وَقَالُوٓا۟ ءَأَٰلِهَتُنَا خَيْرٌ أَمْ هُوَ ۚ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ إِلَّا جَدَلًۢا ۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌ خَصِمُونَ

"Bizim ilahlarımız mı daha iyidir; yoksa o mu?" dediler. Bunu sana sadece tartışmak için söylüyorlar. Zaten onlar, kavgacı bir toplumdur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَقَالُوٓا۟ve dediler
ءَأَٰلِهَتُنَاbizim tanrılarımız mı?
خَيْرٌhayırlıdır
أَمْyoksa
هُوَo mu?
مَاbunu misal vermediler
ضَرَبُوهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَكَsana
إِلَّاdışında bir sebeple
جَدَلًۢاtartışmak
بَلْdoğrusu
هُمْonlar
قَوْمٌbir toplumdur
خَصِمُونَkavgacı

Müşrikler şöyle demişlerdi: "Bizim ibadet ettiklerimiz mi yoksa İsa mı daha hayırlıdır?" İbn Ziba'râ ve benzerlerinin vermiş oldukları misaller ile amaçları hakka varmak değildir. Bilakis cedelleşmek için ortaya atıyorlardı. Bunlar zaten cibilliyetleri ve tabiatları gereği kavgacı kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

إِنْ هُوَ إِلَّا عَبْدٌ أَنْعَمْنَا عَلَيْهِ وَجَعَلْنَٰهُ مَثَلًۭا لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

O, yalnızca kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları’na örnek kıldığımız bir kuldur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِنْdeğildir
هُوَO
إِلَّاbaşkası
عَبْدٌbir kul(dan)
أَنْعَمْنَاni'met verdiğimiz
عَلَيْهِkendisine
وَجَعَلْنَٰهُve kıldığımız
مَثَلًۭاörnek
لِّبَنِىٓoğullarına
إِسْرَٰٓءِيلَİsrail

Oysa Meryem oğlu İsa, ancak Allah'ın kullarından bir kuldur. Kendisine peygamberlik ve resullük nimetini vermiştik. Yüce Allah, Âdem'i ebeveynsiz yarattığı gibi onu da babasız yaratmıştı. Biz de onu Allah'ın kudretini görmeleri için İsrailoğulları'na örnek kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

وَلَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَا مِنكُم مَّلَٰٓئِكَةًۭ فِى ٱلْأَرْضِ يَخْلُفُونَ

Eğer dileseydik, yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler var ederdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَوْve eğer
نَشَآءُdileseydik
لَجَعَلْنَاelbette yapardık
مِنكُمsizden
مَّلَٰٓئِكَةًۭmelekler
فِى(şu) dünyada
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَخْلُفُونَyerinize geçen

-Ey âdemoğulları!- Eğer sizi helak etmek isteseydik, sizi helak ederdik ve yeryüzünde melekleri de sizin yerinize halife kılardık. O'na hiçbir şeyi ortak koşmadan Yüce Allah'a ibadet ederlerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

وَإِنَّهُۥ لَعِلْمٌۭ لِّلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَٱتَّبِعُونِ ۚ هَٰذَا صِرَٰطٌۭ مُّسْتَقِيمٌۭ

Şüphesiz o (İsa), kıyamet için bir ilimdir/delildir. O halde, kıyametten yana bir şüpheniz olmasın. Bana uyun. Dosdoğru yol budur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَإِنَّهُۥve şüphesiz O
لَعِلْمٌۭilmidir
لِّلسَّاعَةِkıyametin
فَلَاhiç
تَمْتَرُنَّşüphe etmeyin
بِهَاondan
وَٱتَّبِعُونِve bana uyun
هَٰذَاbudur
صِرَٰطٌۭyol
مُّسْتَقِيمٌۭdoğru

Şüphesiz İsa, ahir zamanda indiği zaman kıyametin büyük alametlerinden birisidir. Bu itibarla sakın kıyamet gününden şüphe etmeyin, mutlaka gerçekleşecektir. Size Allah katından getirdiğime uyun. Çünkü size bu getirdiğim içerisinde hiçbir eğrilik olmayan dosdoğru bir yoldur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ ۖ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّۭ مُّبِينٌۭ

Şeytan sakın sizi saptırmasın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَاsizi (bundan) alıkoymasın
يَصُدَّنَّكُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلشَّيْطَٰنُşeytan
إِنَّهُۥçünkü o
لَكُمْsizin için
عَدُوٌّۭbir düşmandır
مُّبِينٌۭaçık

Sakın şeytan, hileleri ve fitneleri ile sizi dosdoğru yoldan çıkarmasın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

وَلَمَّا جَآءَ عِيسَىٰ بِٱلْبَيِّنَٰتِ قَالَ قَدْ جِئْتُكُم بِٱلْحِكْمَةِ وَلِأُبَيِّنَ لَكُم بَعْضَ ٱلَّذِى تَخْتَلِفُونَ فِيهِ ۖ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

İsa, apaçık delillerle geldiği zaman şöyle demişti: "Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Allah’tan sakının ve bana itaat edin."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَمَّاne zaman ki
جَآءَgelince
عِيسَىٰÎsa
بِٱلْبَيِّنَٰتِaçık kanıtlarla
قَالَdedi ki
قَدْelbette
جِئْتُكُمben size geldim
بِٱلْحِكْمَةِhikmet ile
وَلِأُبَيِّنَve açıklamak için (geldim)
لَكُمsize
بَعْضَbir kısmını
ٱلَّذِىşeylerden
تَخْتَلِفُونَayrılığa düştünüğünüz
فِيهِonda
فَٱتَّقُوا۟o halde korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَأَطِيعُونِve bana ita'at edin

İsa -aleyhisselam- kavmine kendisinin resul olduğunu gösteren apaçık deliller ile geldiği zaman onlara şöyle demişti: "Ben size kesin olarak Allah tarafından hikmeti getirdim ve dininiz hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emrettiğim ve yasakladığım şeylerde bana itaat edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ ۚ هَٰذَا صِرَٰطٌۭ مُّسْتَقِيمٌۭ

"Şüphesiz Allah; benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O’na ibadet edin! Doğru yol budur."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
هُوَO'dur
رَبِّىbenim Rabbim
وَرَبُّكُمْve sizin Rabbiniz
فَٱعْبُدُوهُO'na tapın
هَٰذَاbudur
صِرَٰطٌۭyol
مُّسْتَقِيمٌۭdoğru

"Şüphesiz Allah, benim de sizin de Rabbinizdir. O'ndan başka bir Rabbimiz yoktur. İbadeti yalnız O'na yapınız. İşte bu tevhit, hiçbir eğriliği olmayan dosdoğru olan yoldur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ ۖ فَوَيْلٌۭ لِّلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ أَلِيمٍ

Fırkalar/gruplar, aralarında (İsa hakkında) anlaşmazlığa düştüler. O acı günün azabına uğrayacak zalimlerin vay haline.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَٱخْتَلَفَbirbirleriyle ihtilafa düştüler
ٱلْأَحْزَابُguruplar
مِنۢaralarından çıkan
بَيْنِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَوَيْلٌۭvay haline
لِّلَّذِينَzulmedenlerin
ظَلَمُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْazabından
عَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَوْمٍbir günün
أَلِيمٍacıklı

Hristiyan gruplar, İsa hakkında kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Bir kısmı o bir ilahtır dediler. Bir kısmı o Allah'ın oğludur dediler. Bir kısmı da o ve annesi ile birlikte iki ilahtır dediler. İsa'yı ilahlık, oğulluk veya üçün üçüncüsüdür diye vasfederek kendi nefislerine zulmedip kıyamet gününde kendilerini bekleyen acı verici azabı çekecek olanların vay haline.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةًۭ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Onlar, farkında olmadıkları bir anda ansızın kendilerine gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
هَلْbekliyorlar-mı?
يَنظُرُونَbekliyorlar
إِلَّاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلسَّاعَةَsa'atin
أَنbaşlarına gelmesinden
تَأْتِيَهُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَغْتَةًۭansızın
وَهُمْve onlar
لَاhiç
يَشْعُرُونَfarkında değillerken

İsa hakkında ayrılığa düşmüş olan bu gruplar, farkında olmadıkları bir sırada kıyamet vaktinin ansızın kendilerine gelip çatmasını mı bekliyorlar? Eğer kıyamet, onlar küfürleri üzerindeyken gelirse şüphesiz onların akıbetleri acı verici bir azaptır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

ٱلْأَخِلَّآءُ يَوْمَئِذٍۭ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ إِلَّا ٱلْمُتَّقِينَ

O gün, takva sahibi olan kimselerden başka bütün dostlar birbirine düşmandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ٱلْأَخِلَّآءُdostlar
يَوْمَئِذٍۭo gün
بَعْضُهُمْbir kısmı
لِبَعْضٍdiğerine
عَدُوٌّdüşmandır
إِلَّاdışında
ٱلْمُتَّقِينَmuttakiler

Küfür ve sapıklık üzerine dost olup samimi olanlar kıyamet gününde birbirlerine düşman olurlar. Ancak Allah'ın emirlerine uyan ve yasaklarından sakınanların dostluğu ise hiç kesintiye uğramaz, daimîdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

يَٰعِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَآ أَنتُمْ تَحْزَنُونَ

Ey kullarım, bugün size bir korku yoktur, siz üzülmezsiniz de.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
يَٰعِبَادِey kullarım
لَاyoktur
خَوْفٌkorku
عَلَيْكُمُsize
ٱلْيَوْمَbugün
وَلَآve ne de
أَنتُمْsiz
تَحْزَنُونَüzülmeyeceksiniz

Yüce Allah, onlara şöyle buyurmaktadır: "Ey kullarım! Bugün karşılaşacağınız şeylerden dolayı sizin üzerinize hiçbir korku yoktur. Ve siz dünyada kaçırmış olduğunuz şeylere de üzülmeyeceksiniz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ مُسْلِمِينَ

Onlar ki, ayetlerimize iman etmişler ve teslim olmuşlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟iman eden(ler)
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimize
وَكَانُوا۟ve olanlar
مُسْلِمِينَmüslüman

Onlar kendi resullerine indirilen Kur'an'a iman edenler, Kur'an'a boyun eğip emirlerine uyanlar ve yasaklarından da sakınanlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ أَنتُمْ وَأَزْوَٰجُكُمْ تُحْبَرُونَ

Siz ve eşleriniz ağırlanmış olarak sevinç içinde girin Cennet'e!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
ٱدْخُلُوا۟haydi girin
ٱلْجَنَّةَcennete
أَنتُمْsiz
وَأَزْوَٰجُكُمْve eşleriniz
تُحْبَرُونَağırlanıp sevindirileceksiniz

Siz ve sizin gibi iman edenler ile beraber orada hiç kesintiye uğramayan ve hiç tükenmeyen devamlı nimetler ve sevinç içerisinde cennete giriniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

يُطَافُ عَلَيْهِم بِصِحَافٍۢ مِّن ذَهَبٍۢ وَأَكْوَابٍۢ ۖ وَفِيهَا مَا تَشْتَهِيهِ ٱلْأَنفُسُ وَتَلَذُّ ٱلْأَعْيُنُ ۖ وَأَنتُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Etraflarında altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Orada canların çektiği ve gözlerin zevk aldığı her şey vardır. Siz, orada ebedî kalacak olanlarsınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
يُطَافُdolaştırılır
عَلَيْهِمonların önünde
بِصِحَافٍۢtepsiler
مِّنaltından
ذَهَبٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَكْوَابٍۢve kadehler
وَفِيهَاorada vardır
مَاher şey
تَشْتَهِيهِcanların çektiği
ٱلْأَنفُسُnefislerinin
وَتَلَذُّve hoşlandığı
ٱلْأَعْيُنُgözlerin
وَأَنتُمْve siz
فِيهَاorada
خَٰلِدُونَebedi kalacaksınız

Etraflarında hizmetçiler altın kaplarla, kulpsuz kadehlerle dolaşırlar. Cennette nefislerin çektiği, gözlerin görüp hoşlandığı her şey vardır. Siz orada ebedî olarak kalacaksınız ve oradan hiç çıkmayacaksınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

وَتِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِىٓ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Yapmakta olduklarınız dolayısıyla sizin varis olduğunuz Cennet işte budur!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَتِلْكَişte
ٱلْجَنَّةُcennet
ٱلَّتِىٓsize miras verilen
أُورِثْتُمُوهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِمَاkarşılık
كُنتُمْolduklarınıza
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Yapmış olduğunuz amellerinize karşılık Yüce Allah katından bir lütuf olarak size miras bırakılan ve vasıflandırılan cennet işte budur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

لَكُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌۭ كَثِيرَةٌۭ مِّنْهَا تَأْكُلُونَ

Orada sizin için bir çok meyveler vardır, onlardan yersiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
لَكُمْsizin için vardır
فِيهَاorada
فَٰكِهَةٌۭmeyva
كَثِيرَةٌۭçok
مِّنْهَاonlardan
تَأْكُلُونَyersiniz

Orada sizin için hiç kesintiye uğramayan pek çok meyveler vardır, onlardan yersiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى عَذَابِ جَهَنَّمَ خَٰلِدُونَ

Suçlular/günahkârlar ise Cehennem azabında ebedîdirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
إِنَّşüphesiz
ٱلْمُجْرِمِينَsuçlular
فِىazabında
عَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَهَنَّمَcehennem
خَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Şüphesiz küfür ve günah ile suçlu olanlar, kıyamet gününde cehennem azabında kalıcıdırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ

Onlardan (azap) hafifletilmeyecek ve orada onlar ümitlerini kaybetmiş kimselerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
لَاhiç
يُفَتَّرُhafifletilmeyecektir
عَنْهُمْkendilerinden
وَهُمْve onlar
فِيهِonun içinde
مُبْلِسُونَumutsuzdurlar

Üzerlerindeki azap hiç hafifletilmeyecektir. Onlar bu sebeple ateşin içinde kurtulmaktan ve Yüce Allah'ın rahmetinden ümit kesmişlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

76

وَمَا ظَلَمْنَٰهُمْ وَلَٰكِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلظَّٰلِمِينَ

Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmettiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَمَاbiz onlara zulmetmedik
ظَلَمْنَٰهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَٰكِنfakat
كَانُوا۟idiler
هُمُonlar
ٱلظَّٰلِمِينَzalimler

Biz cehenneme soktuğumuz zaman onlara zulmetmedik. Fakat onlar inkâr etmekle kendi nefislerine zulmettiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

77

وَنَادَوْا۟ يَٰمَٰلِكُ لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَ ۖ قَالَ إِنَّكُم مَّٰكِثُونَ

"Ey Malik! Rabbin işimizi bitirsin." diye haykırırlar. O da: "Siz, kalıcısınız!" der.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَنَادَوْا۟ve seslendiler
يَٰمَٰلِكُey Malik
لِيَقْضِhüküm versin
عَلَيْنَاbizim hakkımızda
رَبُّكَRabbin
قَالَdedi
إِنَّكُمsiz
مَّٰكِثُونَkalacaksınız

Cehennemin bekçisi Malik'e şöyle söyleyerek seslenirler: "Ey Malik! Rabbin bizi öldürsün ki, bu azaptan rahat edelim." Malik de onlara şu sözüyle cevap verir: "Şüphesiz siz, bu azabın içerisinde daimî kalıcısınız ve hiç ölmeyeceksiniz. Ve sizden azap da kesilmeyecektir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

78

لَقَدْ جِئْنَٰكُم بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَٰرِهُونَ

Size hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmamıştınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
لَقَدْandolsun
جِئْنَٰكُمbiz size getirdik
بِٱلْحَقِّhakkı
وَلَٰكِنَّfakat
أَكْثَرَكُمْsizin çoğunuz
لِلْحَقِّhaktan
كَٰرِهُونَhoşlanmıyorsunuz

Hakikat şu ki, biz size dünyada içerisinde hiçbir şüphe bulunmayan hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmadınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

79

أَمْ أَبْرَمُوٓا۟ أَمْرًۭا فَإِنَّا مُبْرِمُونَ

Onlar (size hile kurmakta) işi sağlama aldıklarını mı düşünüyorlar? İşte biz de işi sağlam tutuyoruz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَمْyoksa
أَبْرَمُوٓا۟kararlaştırdılar (mı?)
أَمْرًۭاbir iş
فَإِنَّاelbette biz de
مُبْرِمُونَkararlıyız

Doğrusu onlar, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı bir tuzak hazırladılar ise gerçekten biz de onların hazırlamış oldukları tuzaklarına karşı kat kat daha sağlam bir tuzak ile tedbir almada kararlıyız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

80

أَمْ يَحْسَبُونَ أَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوَىٰهُم ۚ بَلَىٰ وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ

Yoksa onlar, bizim kendilerinin sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Hayır! Elçilerimiz de onların yanında yazıyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
أَمْyoksa
يَحْسَبُونَsanıyorlar (mı?)
أَنَّاbiz
لَاişitmiyoruz
نَسْمَعُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سِرَّهُمْonların sırlarını
وَنَجْوَىٰهُمve gizli konuşmalarını
بَلَىٰhayır (işitiriz)
وَرُسُلُنَاve elçilerimiz
لَدَيْهِمْyanlarında bulunan
يَكْتُبُونَyazarlar

Yoksa bizim onların kalplerinde gizledikleri sırlarını veya aralarındaki gizli ve açık yaptıkları konuşmalarını işitmeyeceğimizi mi zannediyorlar? Aksine onun hepsini işitiyoruz ve melekler de yanlarında yaptıklarının hepsini yazıyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

81

قُلْ إِن كَانَ لِلرَّحْمَٰنِ وَلَدٌۭ فَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلْعَٰبِدِينَ

De ki: "Eğer Rahman’ın bir oğlu olsaydı, ona ibadet edenlerin ilki ben olurdum."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
قُلْde ki
إِنeğer
كَانَolsaydı
لِلرَّحْمَٰنِRahman'ın
وَلَدٌۭçocuğu
فَأَنَا۠ben olurdum
أَوَّلُilki
ٱلْعَٰبِدِينَtapanların

-Ey Rasûl!- Yüce Allah'a kızları nispet edenlere Allah'ın onların söyledikleri sözlerden münezzeh ve çok yüce olduğunu söyle. Yüce Allah'ın bir oğlu da yoktur. Yüce Allah kendisine evlat edinmeden uzaktır ve bundan münezzehtir. Ben Allah Teâlâ'ya ibadet eden ve O'nu her şeyden tenzih edenlerin ilkiyim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

82

سُبْحَٰنَ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

Göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi onların vasıflandırmalarından münezzehtir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
سُبْحَٰنَmünezzehtir
رَبِّRabbi
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
رَبِّRabbi
ٱلْعَرْشِArş'ın
عَمَّاonların nitelendirmelerinden
يَصِفُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Göklerin ve yerin Rabbi ve arşın Rabbi bu müşriklerin kendisine ortak eş ve çocuk nispet etmelerinden münezzehtir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

83

فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

Bırak onları, kendilerine vadedilen güne kavuşuncaya kadar dalsınlar ve oynaya dursunlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَذَرْهُمْbırak onları
يَخُوضُوا۟dalsınlar
وَيَلْعَبُوا۟ve oynasınlar
حَتَّىٰkadar
يُلَٰقُوا۟kavuşuncaya
يَوْمَهُمُgünlerine
ٱلَّذِىkendilerine vadedilen
يُوعَدُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Bırak onları, kendilerine vadolunan günlerine kavuşuncaya kadar batıllarına dalsınlar ve oynaya dursunlar. O gün ise kıyamet günüdür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

84

وَهُوَ ٱلَّذِى فِى ٱلسَّمَآءِ إِلَٰهٌۭ وَفِى ٱلْأَرْضِ إِلَٰهٌۭ ۚ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْعَلِيمُ

O gökte de ilâh olandır/ibadet olunandır, yerde de ilâhtır/ibadet olunandır. O Hakîmdir, Alîmdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَهُوَve O'dur
ٱلَّذِىki
فِىgökte
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَٰهٌۭTanrı'dır
وَفِىve
ٱلْأَرْضِyerde
إِلَٰهٌۭTanrı'dır
وَهُوَve O
ٱلْحَكِيمُhakimdir
ٱلْعَلِيمُbilendir

O Allah -Subhenehu ve Teâlâ- gökte hak ile ibadet edilendir ve O yerde de hak ile ibadet edilendir. O; mahlukatında yarattıklarında, takdiren de ve düzenlemesinde hikmet sahibidir. Kullarının hallerini bilendir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

85

وَتَبَارَكَ ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü kendisine ait olan ne yücedir. Kıyamet saatinin ilmi O’nun katındadır ve O’na döndürüleceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَتَبَارَكَve ne yücedir
ٱلَّذِىkendisine ait olan
لَهُۥAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُلْكُmülkü
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
وَمَاve bulunan her şeyin
بَيْنَهُمَاikisi arasında
وَعِندَهُۥO'nun yanındadır
عِلْمُbilgisi
ٱلسَّاعَةِsa'atin
وَإِلَيْهِve O'na
تُرْجَعُونَdöndürüleceksiniz

Her noksanlıktan münezzeh olan Yüce Allah'ın hayırları ve bereketleri sınırsız bir şekilde çoğalıp, artmıştır. Göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların hepsinin mülkü yalnız O'nundur. Kıyamet saatin ilmi yalnız O'ndadır ve O'ndan da başkası da bilemez. Ahirette hesap ve karşılık için yalnız O'na döndürüleceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

86

وَلَا يَمْلِكُ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِ ٱلشَّفَٰعَةَ إِلَّا مَن شَهِدَ بِٱلْحَقِّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

Allah'ı bırakıp da dua/ibadet ettikleri (ilahlar) şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler bunun dışındadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَاve değillerdir
يَمْلِكُsahip
ٱلَّذِينَşeyler
يَدْعُونَyalvardıkları
مِنO'ndan başka
دُونِهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلشَّفَٰعَةَşefa'at (yetkisin)e
إِلَّاancak bunun dışındadır
مَنkimseler
شَهِدَşahidlik eden
بِٱلْحَقِّhakka
وَهُمْve onlar
يَعْلَمُونَbilerek

Müşriklerin Allah'tan başka ibadet ettikleri ilahları Allah katında şefaat edemezler. Ancak İsa, Uzeyir ve melekler gibi bilerek Allah'tan başka hak bir ilahın olmadığına şahitlik müstesnadır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

87

وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَهُمْ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ ۖ فَأَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ

Onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan, elbette “Allah” derler. Buna rağmen (haktan) nasıl çeviriliyorlar?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَلَئِنve andolsun
سَأَلْتَهُمonlara sorsan
مَّنْkim?
خَلَقَهُمْonları yarattı
لَيَقُولُنَّelbette derler
ٱللَّهُAllah
فَأَنَّىٰo halde nasıl?
يُؤْفَكُونَçevriliyorlar

Onlara: "Kendilerini kim yarattı?" diye soracak olsan, muhakkak ki şöyle derler: "Bizi Allah yarattı." Bu itiraftan sonra nasıl olur da yalnızca Allah'a ibadet etmekten döndürülüyorlar?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

88

وَقِيلِهِۦ يَٰرَبِّ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌۭ لَّا يُؤْمِنُونَ

(Rasûlullah'ın:) "Ya Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir." demesini de (Allah biliyor).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
وَقِيلِهِۦve onun demesi(ne andolsun)
يَٰرَبِّya Rab
إِنَّşüphesiz
هَٰٓؤُلَآءِbunlar
قَوْمٌۭbir kavimdir
لَّاinanmayan
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Her noksanlıktan münezzeh olan Allah, kavminin resulünü yalanlamalarından dolayı; "Ya Rabbi! Şüphesiz bunlar, beni onlara gönderdiğin hakka iman etmeyen bir kavimdir." diye şikayet etmesini biliyor.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

89

فَٱصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَٰمٌۭ ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Şimdilik sen onlara aldırma/yüz çevir ve selam de. Yakında bilecekler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
فَٱصْفَحْşimdi sen geç
عَنْهُمْonlardan
وَقُلْve de ki
سَلَٰمٌۭselam olsun
فَسَوْفَyakında
يَعْلَمُونَbileceklerdir

Şimdilik sen onlardan yüz çevir ve onlara şerlerini defedecek bir şey söyle. -Bu durum Mekke'de idi- Yakında karşılaşacakları cezayı bilecekler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir