85. Sûre · Mekke · 22 Ayet
البروج
BURÛC SÛRESİ
Burçlar
Çevrimdışı okuma şu an popüler sûrelerle sınırlı. Audio dosyaları çevrimdışı kaydedilmez.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ
Burûc sahibi/yıldızların (yörüngelerine) sahip göğe yemin olsun.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Allah Teâlâ, Güneş’in, Ay’ın ve diğer yıldızların yörüngelerini barındıran gökyüzüne yemin etmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ
Vadedilmiş güne (kıyamete) yemin olsun.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yüce Allah içinde bütün varlıkları toplayacağını vadettiği kıyamet gününe yemin etmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَشَاهِدٍۢ وَمَشْهُودٍۢ
Şahit olana ve şahit olunana.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ümmeti hakkında şahitlik eden peygamber gibi bütün şahitlere ve haklarında peygamberinin şahitlik ettiği ümmetler gibi bütün şahitlik edilenlere yemin etmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ
Kahrolsun o hendek sahipleri!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Toprağa büyük bir çukur kazan o kimselere lanet olsun.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ
Tutuşturulmuş ateşin.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar hendeklerin içinde ateş yakıp, Müminleri canlı canlı ateşe attılar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۭ
O vakit onlar, onun (ateşin) etrafında oturmuşlardı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar ateşle dolu o çukurun kenarında oturmuşlardı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌۭ
Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Orada hazır bulunarak, Müminlere yapılan işkence ve kötü muameleyi seyretmekte idiler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ
Onlardan; sırf göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan, Aziz ve Hamîd olan Allah’a iman ettikleri için intikam aldılar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O kâfirler, Müminleri hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz/mutlak galip olan, her konuda övülen Allah'a iman etmeleri dışında başka bir şeyden dolayı kınamadılar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ شَهِيدٌ
Allah ki; göklerin ve yerin mülkü ona aittir ve Allah her şeyin üzerine şahittir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Göklerin ve yeryüzünün mülkü bir tek O'na aittir. O her şeyden haberdardır. Kullarının yaptıklarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ
Şüphesiz Mümin erkeklerle Mümin kadınlara işkence edip, sonra da tevbe etmeyenlere Cehennem azabı ve yakıcı azap vardır.
Ayet sayfası →Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Mümin erkek ve kadınlara; onları bir olan Allah’a iman etmekten döndürmek için ateşle işkence edip, sonra da günahlarından Allah’a tövbe etmeyenler için kıyamet günü cehennem azabı vardır. Müminleri ateşte yakmalarının bir karşılığı olarak onları yakacak olan ateşin azabı vardır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ
İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan Cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Allah’a iman eden ve salih amel işleyenler için saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlara hazırlanmış olan bu karşılık başka hiçbir başarının yaklaşamadığı en büyük başarıdır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ
Şüphesiz, Rabbinin tutup, yakalaması çok çetindir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Peygamber!- Bazen zalime belli bir mühlet veriyor olsa da, şüphesiz Rabbinin onu tutup, yakalaması çok kuvvetlidir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ
İlkin var eden, sonra yeniden dirilten O'dur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz ilk olarak O, yaratmaya ve azap etmeye başlamıştır. Bu ikisini (yaratmayı ve azabı) tekrar O döndürecektir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ
O; çok bağışlayandır, çok seven ve sevilendir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Elbette O, kullarından tövbe edenlerin günahlarını bağışlar ve takva sahibi veli kullarını sever.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ
Yüce Arş'ın sahibidir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yüce arşın sahibidir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَعَّالٌۭ لِّمَا يُرِيدُ
Dilediğini muhakkak yapandır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Günahlarını affetmek istediğini affederek ve cezalandırmak istediğini de cezalandırarak dilediğini yapandır. Bütün noksanlıklardan münezzeh olan Allah'a zorla bir şey yaptıracak hiç kimse yoktur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ
Sana o orduların haberi geldi mi?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Peygamber!- Hakla savaşmak ve ona engel olmak için silahlanan o askerlerin haberi sana geldi mi?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ
Firavun ve Semûd’un askerlerinin haberi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun ve Salih -aleyhisselam-'ın ashabı Semûd'un askerleri.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍۢ
Hayır, bu kâfir olanlar hâlâ yalanlamaktadırlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yalanlayan ümmetlerin haberlerinin kendilerine ulaşmaması ve helak olmaları onların iman etmemesine mani değildir. Bilakis onlar, hevâlarına ittiba ederek peygamberlerinin onlara getirdiklerini yalanlıyorlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Oysa Allah, onların sayılı amellerini çok iyi bilmektedir. Yapmakta oldukları hiçbir şeyi kaçırmaz. Onlara bu amellerinin karşılığını verecektir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
بَلْ هُوَ قُرْءَانٌۭ مَّجِيدٌۭ
Hayır! O (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur’an’dır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kur'an, o yalanlayanların söylediği gibi bir şiir veya kafiyeli sözler değildir. Bilakis o, çok değerli olan Kur'an'dır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فِى لَوْحٍۢ مَّحْفُوظٍۭ
O, korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz’da) dır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Değiştirilmekten ve tahrif edilmekten, eksiltilmekten ve arttırılmaktan muhafaza edilen bir levhadadır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
Sûre Hakkında
Bürûc Sûresi, 22 ayetten oluşan Mekke dönemine ait bir sûredir. Adını burçlar ifadesinden alır. Bürûc adı metni tek konuya kapatmaz; farklı pasajlar aynı ahlâkî soruya farklı açılardan yaklaşır. Hendek sahiplerinin iman edenleri ateşte yakmasını anlatarak inanç uğruna zulme maruz kalmayı, Allah’ın şahitliğini ve zalimin tövbe imkânını işler. Gökteki burçlar, Ashâbü’l-Uhdûd, müminlere işkence, tövbe, Firavun ve Semûd, korunmuş levha. Bürûc bölümleri arasında konu değişse de insanın hakikat karşısındaki tutumu ortak eksen olarak korunur. Bürûc içindeki bu kurgu, ashâbü’l-uhdûd temasını kavram listesinden çıkarır; seçimin gerekçesi ve sonucu birlikte görünür hâle gelir. Okuma sırasında özellikle şu yanlış yoldan kaçınmak gerekir: Tarihî kimlikler hakkında kesin olmayan ayrıntıları çoğaltmak yerine, metnin dinî zulüm, seyirci kalma ve hesap mesajını öne çıkarmak gerekir. Bürûc hakkında modern benzetme yapılırken tarihî bağlam silinmemeli; yorum açık anlamın yerine geçirilmemelidir. Bugüne bakan yönü ise inanç veya kimlik nedeniyle hedef gösterilenlere karşı sessiz kalmama; zulmü izleyen kalabalığın sorumluluğunu düşünmeye çağırır. Bu çerçevede Bürûc, geçmişi anlatırken bugünün dil, güç, aile, ekonomi veya inanç sorunlarına da ölçü sunan bağımsız bir içerik katmanı oluşturur.
Ana Temalar
- Ashâbü’l-Uhdûd
- İnanç zulmü
- Allah’ın şahitliği
- Tövbe
- Levh-i Mahfûz
Ne Zaman Okunur?
Bürûc için sahih kaynaklarda bütün okuyuculara bağlanan zorunlu bir gün veya tekrar sayısı yoktur. Ashâbü’l-Uhdûd, inanç zulmü ve Allah’ın şahitliği üzerinde çalışırken sûreyi bölüm bölüm okumak mümkündür. Tilavet, mekanik sonuç beklentisiyle değil, anlam ve davranış muhasebesiyle desteklenmelidir.
Kıssa ile hükmü aynı çizgide görmek
Bürûc içindeki anlatı parçaları yalnız tarihî bilgi değildir. Ashâbü’l-Uhdûd ile tövbe yan yana okunduğunda, sûrenin hem düşünceyi hem davranışı dönüştürmek istediği görülür. Bürûc okuyucusu olay adlarını ezberlemek yerine onaylanan ve eleştirilen tutumları işaretleyebilir.
Güncel örneği ölçü olarak kullanmak
Bürûc bugüne taşınırken ashâbü’l-uhdûd konusu modern bir örnekle açıklanabilir; fakat örnek ayetin yerine geçmez. Bürûc güncele taşınırken kişi veya kurumlar geçmiş topluluklarla birebir özdeşleştirilmemeli; davranış kalıpları ihtiyatla karşılaştırılmalıdır.
Hızlı Bağlantılar
Sık Sorulan Sorular
Bürûc Sûresi kaç ayettir ve hangi dönemde inmiştir?
Bürûc 22 ayettir ve yaygın kabule göre Mekke döneminde inmiştir. Özel ayetlerin nüzul zamanı hakkında ayrıntı gerektiğinde sûre tefsirine bakılmalıdır.
Bürûc adı ne anlama gelir?
İsim burçlar anlamına gelir. Bürûc adı ayırt edici bir kelime veya sahneyi gösterir; metnin tamamının tek cümlelik özeti değildir.
Bürûc Sûresi’nde hangi konular öne çıkar?
Ashâbü’l-Uhdûd, İnanç zulmü, Allah’ın şahitliği, Tövbe, Levh-i Mahfûz başlıkları öne çıkar. Bürûc içindeki bu konular inanç, davranış ve sonuç ilişkisini farklı açılardan kurar.
Bürûc Sûresi nasıl çalışılabilir?
Önce ashâbü’l-uhdûd ile ilgili ayetler, sonra Allah’ın şahitliği ve levh-i mahfûz bölümleri işaretlenebilir. Aynı kelimenin farklı pasajlarda nasıl kullanıldığı karşılaştırılabilir.
Bürûc için özel bir tekrar sayısı var mı?
Bürûc hakkında güvenilir kaynakta sabit bir tekrar sayısı yoksa sayı veya kesin sonuç vaadi verilmez. Sûre genel tilavet, hatim ve anlam çalışması içinde okunabilir.