Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Enbiyâ Sûresi 101–112. Ayetler

101–112. AyetlerSayfa 3 / 3
101

إِنَّ ٱلَّذِينَ سَبَقَتْ لَهُم مِّنَّا ٱلْحُسْنَىٰٓ أُو۟لَٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَ

Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükâfat hazırlanmış olanlar var ya; işte bunlar Cehennem'den uzaklaştırılmışlardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّkuşkusuz
ٱلَّذِينَkimseler
سَبَقَتْgeçmiş olan(lar)
لَهُمkendilerine
مِّنَّاbizden
ٱلْحُسْنَىٰٓgüzellik
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlar
عَنْهَاondan (cehennemden)
مُبْعَدُونَuzaklaştırılmışlardır

Müşrikler: "Kendilerine ibadet edilen İsa ve melekler de cehenneme gireceklerdir" deyince, Yüce Allah onlara şöyle cevap vermiştir: Şüphesiz ki Allah'ın ezeli ilminde İsa -aleyhisselam- gibi saadet ehli olan kimseler cehennemden uzak olacaklardır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

102

لَا يَسْمَعُونَ حَسِيسَهَا ۖ وَهُمْ فِى مَا ٱشْتَهَتْ أَنفُسُهُمْ خَٰلِدُونَ

Onlar Cehennem'in uğultusunu dahi duymazlar. Nefislerinin arzu ettiği şeyler içinde ebedî kalırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَاduymazlar
يَسْمَعُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَسِيسَهَاonun uğultusunu
وَهُمْve onlar
فِىiçinde
مَاçektiği (ni'metler)
ٱشْتَهَتْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنفُسُهُمْcanlarının
خَٰلِدُونَebedi kalırlar

Cehennemin uğultusunun sesi onlara ulaşmaz. Onlar cennette nefislerinin arzuladığı nimet ve lezzetler içinde yaşarlar. Onların içinde bulundukları nimetler kesinlikle kesintiye uğramaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

103

لَا يَحْزُنُهُمُ ٱلْفَزَعُ ٱلْأَكْبَرُ وَتَتَلَقَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ هَٰذَا يَوْمُكُمُ ٱلَّذِى كُنتُمْ تُوعَدُونَ

En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları: “İşte bu, size vadedilen (mutlu) gününüzdür.” diyerek karşılarlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَاasla
يَحْزُنُهُمُonları tasalandırmaz
ٱلْفَزَعُkorku
ٱلْأَكْبَرُen büyük
وَتَتَلَقَّىٰهُمُonları şöyle karşılar
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُmelekler
هَٰذَاişte bu
يَوْمُكُمُgününüzdür
ٱلَّذِىsize
كُنتُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تُوعَدُونَva'dedilen

Cehennem ehlinin üzerine cehennem ateşi kapatıldığı zaman en büyük korku bile onları korkutamaz. Melekler onları tebrik ederek: İşte bu dünyada iken size vadedilen gündür, derler. Orada kendilerini bekleyen nimetlerle onları müjdelerler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

104

يَوْمَ نَطْوِى ٱلسَّمَآءَ كَطَىِّ ٱلسِّجِلِّ لِلْكُتُبِ ۚ كَمَا بَدَأْنَآ أَوَّلَ خَلْقٍۢ نُّعِيدُهُۥ ۚ وَعْدًا عَلَيْنَآ ۚ إِنَّا كُنَّا فَٰعِلِينَ

Gökleri kitap sayfalarının katlandığı gibi katlayacağımız günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَo gün
نَطْوِىdüreriz
ٱلسَّمَآءَgöğü
كَطَىِّdürer gibi
ٱلسِّجِلِّtomarlarını
لِلْكُتُبِyazı
كَمَاgibi
بَدَأْنَآbaşladığımız
أَوَّلَilk
خَلْقٍۢyaratmaya
نُّعِيدُهُۥonu iade ederiz
وَعْدًاsözdür
عَلَيْنَآüzerimize
إِنَّاşüphesiz
كُنَّاbiz bunu
فَٰعِلِينَyapacağız

O gün kağıdın dürüldüğü gibi göğü düreriz. İlk defa yarattığımız şekilde mahlukatı haşrederiz. Bunu biz vadettik. Bu sözünde durulmayan bir vaat değildir. Şüphesiz ki biz, vadettiğimiz şeyi gerçekleştiririz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

105

وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِى ٱلزَّبُورِ مِنۢ بَعْدِ ٱلذِّكْرِ أَنَّ ٱلْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِىَ ٱلصَّٰلِحُونَ

Andolsun, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebûr’da da, “Arza muhakkak benim salih kullarım mirasçı olacaktır.” diye yazmıştık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
كَتَبْنَاyazmıştık
فِىZebur'da
ٱلزَّبُورِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلذِّكْرِZikir'den (Tevrat'tan)
أَنَّmutlaka
ٱلْأَرْضَarza
يَرِثُهَاvaris olacak
عِبَادِىَkullarım
ٱلصَّٰلِحُونَiyi

Ant olsun ki Levh-i Mahfuz'da yazdıktan sonra resullere indirdiğimiz kitaplarda: "Ona itaat ile amel eden salih kullar yeryüzünün mirasçılarıdır." diye yazmıştık. Onlar Muhammed- sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmetidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

106

إِنَّ فِى هَٰذَا لَبَلَٰغًۭا لِّقَوْمٍ عَٰبِدِينَ

Şüphesiz bunda Allah’a kulluk eden bir toplum için yeterli bir bildiri/öğüt vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
هَٰذَاbunda
لَبَلَٰغًۭاelbette bir öğüt
لِّقَوْمٍkavimler için
عَٰبِدِينَkulluk eden

İndirdiğimiz öğütlerde, Rableri tarafından din olarak belirlenen ibadetlerle O'na kulluk eden kimseler için yeterli ve faydalı bir mesaj vardır. Bundan faydalanacak olanlar onlardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

107

وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا رَحْمَةًۭ لِّلْعَٰلَمِينَ

(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve
أَرْسَلْنَٰكَbiz seni göndermedik
إِلَّاbaşka sebeple
رَحْمَةًۭrahmetten
لِّلْعَٰلَمِينَalemler için

-Ey Muhammed!- Seni insanların hidayetinde hırslı olman ve onları Allah'ın azabından kurtarman için bütün mahlukata rahmet olarak gönderdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

108

قُلْ إِنَّمَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌۭ وَٰحِدٌۭ ۖ فَهَلْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ

De ki: “Bana ancak, ilâhınızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyolunuyor. Artık Müslüman oluyor musunuz?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
إِنَّمَاşüphesiz
يُوحَىٰٓvahyolunur
إِلَىَّbana
أَنَّمَآancak
إِلَٰهُكُمْTanrınız
إِلَٰهٌۭTanrıdır
وَٰحِدٌۭbir tek
فَهَلْsiz-mısınız?
أَنتُمsiz
مُّسْلِمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul! şöyle de: "Rabbim tarafından bana hak olan ilahınız bir tek ilahtır diye vahyolunuyor. O hiçbir ortağı bulunmayan Yüce Allah'tır. O'na iman ederek boyun eğin ve itaat ederek amel edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

109

فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقُلْ ءَاذَنتُكُمْ عَلَىٰ سَوَآءٍۢ ۖ وَإِنْ أَدْرِىٓ أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٌۭ مَّا تُوعَدُونَ

Eğer yüz çevirirlerse De ki: “Ben size eşit şekilde bildirip, açıkladım. Size vaat olunan yakın mıdır, uzak mıdır bilemiyorum.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنeğer
تَوَلَّوْا۟yüz çevirirlerse
فَقُلْde ki
ءَاذَنتُكُمْben size açıkladım
عَلَىٰeşit biçimde
سَوَآءٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَإِنْartık
أَدْرِىٓbilmem
أَقَرِيبٌyakın mı (olduğunu)
أَمyoksa
بَعِيدٌۭuzak (mı olduğunu)
مَّاşeyin
تُوعَدُونَtehdid edildiğiniz

Ey Resul! Eğer onlar kendilerine getirdiğin şeyden yüz çevirirlerse de ki: Ben ve sizler uyardığım konularda eşitiz. Yüce Allah'ın size vadettiği azabın ne zaman ineceğini ben bilmiyorum.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

110

إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ

'Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّهُۥşüphesiz O
يَعْلَمُbilir
ٱلْجَهْرَaçığını
مِنَsözün
ٱلْقَوْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيَعْلَمُve bilir
مَاne
تَكْتُمُونَgizliyorsanız

Şüphesiz Allah Teâlâ açığa vurduğunuz sözü ve O'ndan gizlediğinizi de bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Şüphesiz bunun karşılığını size verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

111

وَإِنْ أَدْرِى لَعَلَّهُۥ فِتْنَةٌۭ لَّكُمْ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٍۢ

“Bilmiyorum, belki de o sizin için bir imtihandır. Bir süreye kadar bir faydalanmadır.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنْve
أَدْرِىbilmem
لَعَلَّهُۥbelki de o
فِتْنَةٌۭdenemek içindir
لَّكُمْsizi
وَمَتَٰعٌve yaşatmak içindir
إِلَىٰbir süreye kadar
حِينٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Bilmiyorum azap için süre tanıması sizin için bir imtihan, bir istidrâctır. küfrünüzde ve sapıklığınızda devam etmeniz için Allah'ın ilmiyle belirli bir zamana kadar sizi faydalandırmasıdır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

112

قَٰلَ رَبِّ ٱحْكُم بِٱلْحَقِّ ۗ وَرَبُّنَا ٱلرَّحْمَٰنُ ٱلْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ

(Peygamber): “Ey Rabbim! Hak ile hüküm ver. Bizim Rabbimiz, sizin türlü nitelemelerinize karşı yardımı istenecek olan Rahman’dır.” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَٰلَdedi ki
رَبِّRabbim
ٱحْكُمhükmet
بِٱلْحَقِّhak ile
وَرَبُّنَاve Rabbimiz
ٱلرَّحْمَٰنُçok merhamet edendir
ٱلْمُسْتَعَانُO'nun yardımına sığınılır
عَلَىٰkarşı
مَاşeye
تَصِفُونَsizin nitelendirdiğiniz

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Rabbine dua ederek şöyle dedi: Rabbim! Bizim ile küfründe ısrar eden kavmimiz arasında hak ile hükmet. Söylemiş oldukları küfür ve yalandan ancak Rahman olan Rabbimizden yardım dileriz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir