Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Hicr Sûresi 51–99. Ayetler

51–99. AyetlerSayfa 2 / 2
51

وَنَبِّئْهُمْ عَن ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ

Onlara İbrahim’in misafirlerinden (meleklerden) de haber ver.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنَبِّئْهُمْonlara haber ver
عَنkonuklarından
ضَيْفِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِبْرَٰهِيمَİbrahim'in

İbrahim -aleyhisselam-’a bir erkek çocuk ile müjdelemek ve Lut -aleyhisselam-'ın kavmini helak etmek için gelen melek misafirlerinin haberini de bildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًۭا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ

Onun yanına girdikleri zaman ona: "Selam!" dediklerinde, o da onlara: “Biz, sizden korkuyoruz.” demişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْne zaman ki
دَخَلُوا۟girmdiler
عَلَيْهِonun yanına
فَقَالُوا۟ve dediler
سَلَٰمًۭاSelam
قَالَdedi ki
إِنَّاelbette biz
مِنكُمْsizden
وَجِلُونَkorkuyoruz

Onun yanına girdikleri zaman ona şöyle dediler: "Sana selam olsun!" O da, onların verdiği selamdan daha güzel bir selamla onlara karşılık verdi ve onları beşer zannederek yemeleri için onlara kızarmış bir buzağı sundu. Ondan yemediklerini gördüğü zaman onlara şöyle dedi: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

قَالُوا۟ لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٍۢ

Onlar: "Endişelenme, biz sana bilgin bir erkek evlat müjdeliyoruz." dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
لَاkorkma
تَوْجَلْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّاbiz
نُبَشِّرُكَsana müjdeleriz
بِغُلَٰمٍbir çocuk
عَلِيمٍۢbilgin

Elçi olan melekler ona şöyle dedi: "Korkma! Biz sana seni sevindirecek bir haber vereceğiz. Muhakkak senin ilim sahibi erkek bir evladın olacak.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِى عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِىَ ٱلْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

İbrahim: “Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
أَبَشَّرْتُمُونِىbeni mi müjdelediniz?
عَلَىٰٓ(rağmen)
أَنbana dokunasına
مَّسَّنِىَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْكِبَرُihtiyarlık
فَبِمَne tuhaf
تُبَشِّرُونَmüjdeliyorsunuz

-Kendisine bir erkek çocuk müjdelemelerine şaşıran- İbrahim onlara şöyle dedi: "Benim yaşım geçtiği ve yaşlılık bana gelip çattığı halde mi beni bir erkek çocukla müjdeliyorsunuz? Beni ne yönden müjdelemektesiniz?''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

قَالُوا۟ بَشَّرْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْقَٰنِطِينَ

"Sana gerçeği müjdeliyoruz. Ümitsizliğe düşenlerden olma!" dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
بَشَّرْنَٰكَsana müjdeledik
بِٱلْحَقِّgerçeği
فَلَاasla
تَكُنolma
مِّنَumut kesenlerden
ٱلْقَٰنِطِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Elçi melekler İbrahim’e şöyle dediler: "Sana içinde hiçbir şüphe bulunmayan gerçeğin müjdesini verdik. Sakın sana müjdelediğimiz konuda ümitsizliğe kapılanlardan olma!''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ

O da: “Yoldan çıkmışlardan başka, Rabbinin rahmetinden kim ümidini keser ki?” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
وَمَنkim
يَقْنَطُumut keser
مِنrahmetinden
رَّحْمَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَبِّهِۦٓRabbinin
إِلَّاbaşka
ٱلضَّآلُّونَsapıklardan

İbrahim şöyle dedi: "Allah’ın dosdoğru yolundan sapmış olandan başkası, Rabbinin rahmetinden hiç ümit keser mi?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

İbrahim, “Ey elçiler! O halde göreviniz nedir?” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
فَمَاnedir?
خَطْبُكُمْişiniz
أَيُّهَاEy
ٱلْمُرْسَلُونَelçiler

İbrahim onlara şöyle dedi: "Ey Allah Teâlâ tarafından gönderilen elçiler! O halde sizi buraya getiren nedir?''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍۢ مُّجْرِمِينَ

"Biz, günahkâr bir topluma gönderildik.” dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوٓا۟dediler
إِنَّآşüphesiz biz
أُرْسِلْنَآgönderildik
إِلَىٰbir kavme
قَوْمٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّجْرِمِينَsuç işleyen

Meleklerden olan elçiler şöyle dediler: "Allah bizi, fesadı ve kötülüğü çok büyük bir topluluk olan Lût'un kavmini helak etmek için gönderdi.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ

“Ancak Lût ailesi hariç (Onlar suçlu değillerdir). Kesinlikle onların hepsini bundan kurtaracağız.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّآyalnız hariç
ءَالَailesi
لُوطٍLut
إِنَّاelbette biz
لَمُنَجُّوهُمْonları kurtaracağız
أَجْمَعِينَhepsini

Ancak Lût ailesi ve ona tabi olan müminler ise bunun dışındadır. Helak onları kapsamayacaktır. Muhakkak ki biz onların hepsini helak olmaktan kurtaracağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَآ ۙ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

"Yalnız onun karısını kurtarmayacağız. Onun geri kalanlardan olmasını takdir ettik.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاancak hariç
ٱمْرَأَتَهُۥkarısı
قَدَّرْنَآolmasını uygun gördük
إِنَّهَاonun
لَمِنَgeri kalanlardan
ٱلْغَٰبِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Bundan yalnız karısı müstesnadır. Onun helakın kapsadığı (kurtarılmayıp) kalan kimselerden olmasına hükmettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ

Elçiler (melekler) Lût’un ailesine gelince...

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَمَّاne zaman ki
جَآءَgeldiklerinde
ءَالَailesine
لُوطٍLut
ٱلْمُرْسَلُونَElçiler

Gönderilmiş (elçi) melekler erkek suretinde Lût'un ailesinin yanına geldikleri zaman...

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌۭ مُّنكَرُونَ

Lût onlara: "Doğrusu siz, hiç tanınmayan kimselersiniz" dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
إِنَّكُمْşüphesiz siz
قَوْمٌۭkimselersiniz
مُّنكَرُونَhiç tanınmamış

Lût -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: "Sizler tanınmayan bir topluluksunuz.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ

Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler ki
بَلْdoğrusu
جِئْنَٰكَbiz sana getirdik
بِمَاolduklarını
كَانُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِيهِhakkında
يَمْتَرُونَşüphe etmekte

Elçi melekler Lût'a şöyle dediler: "Korkma ey Lût! Biz sana, kavminin hakkında şüphe içinde oldukları helak edici azabı getirdik.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

وَأَتَيْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ

“Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَتَيْنَٰكَve sana getirdik
بِٱلْحَقِّgerçeği
وَإِنَّاve biz elbette
لَصَٰدِقُونَdoğru söyleyenleriz

Sana içinde bir şaka olmayan hakikati getirdik. Şüphesiz biz sana verdiğimiz haberde doğru söylüyoruz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍۢ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌۭ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

'Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَسْرِhemen yürüt
بِأَهْلِكَaileni
بِقِطْعٍۢbir parçasında
مِّنَgecenin
ٱلَّيْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱتَّبِعْve git
أَدْبَٰرَهُمْarkalarından
وَلَاardına dönüp bakmasın
يَلْتَفِتْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنكُمْiçinizden
أَحَدٌۭhiç kimse
وَٱمْضُوا۟ve gidin
حَيْثُyere
تُؤْمَرُونَemredildiğiniz

Gecenin bir bölümü geçtikten sonra aileni gönder ve sen de onların arkasından git. Sizlerden hiç kimse onların başına ne geldiğini görmek için arkasına da bakmasın. Allah’ın size gitmenizi emrettiği yere kadar da ilerleyin gidin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌۭ مُّصْبِحِينَ

Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: ''Sabaha çıkarken onların arkası/kökü kesilmiş olacak.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَضَيْنَآve bildirdik
إِلَيْهِona
ذَٰلِكَşu
ٱلْأَمْرَbuyruğu
أَنَّmutlaka
دَابِرَarkaları
هَٰٓؤُلَآءِşunların
مَقْطُوعٌۭkesilecektir
مُّصْبِحِينَsabaha girerlerken

Lût -aleyhisselam-'a vahiy yoluyla takdir ettiğimiz şu durumu da öğrettik. Sabaha girdiklerinde (sabahladıklarında) o kavmin en sonuncusu da helak edilerek kökü kurutulacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ

Şehir halkı sevinerek geldiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَآءَve geldiler
أَهْلُhalkı
ٱلْمَدِينَةِşehrin
يَسْتَبْشِرُونَsevinerek

Sedum halkı, Lût'un misafirleriyle çirkin fiili (erkeklerin erkekler ile yaptığı) yapma umuduyla sevinerek geldiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

قَالَ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ ضَيْفِى فَلَا تَفْضَحُونِ

Lût, dedi ki: “Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
إِنَّşüphesiz
هَٰٓؤُلَآءِbunlar
ضَيْفِىbenim konuğumdur
فَلَاbeni mahcubetmeyin
تَفْضَحُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Lût ise onlara şöyle dedi: "Bu topluluk benim misafirimdir. Onlara yapmak istediğiniz şeyle beni rezil rüsva etmeyin.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ

"Allah’tan korkun da, beni utandırmayın!''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱتَّقُوا۟ve korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَلَاve
تُخْزُونِbeni rezil etmeyin

"Bu çirkin ameli terk ederek Allah’tan korkun ve bu iğrenç davranışınızla beni küçük düşürmeyin.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ ٱلْعَٰلَمِينَ

Onlar: "Biz sana insanları misafir etmeni yasaklamadık mı?" dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوٓا۟dediler
أَوَلَمْseni menetmemiş miydik?
نَنْهَكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنِalemlerden
ٱلْعَٰلَمِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kavmi ona şöyle dedi: "Biz sana herhangi bir kimseyi misafir etmeni yasaklamamış mıydık?''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

قَالَ هَٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمْ فَٰعِلِينَ

Lût: "Eğer evlilik yapacaksanız, işte kızlarım!" dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
هَٰٓؤُلَآءِişte
بَنَاتِىٓkızlarım
إِنeğer
كُنتُمْsiz
فَٰعِلِينَyapacaksanız

Lût -aleyhisselam- onlara misafirleri önünde alttan alarak şöyle dedi: "İşte bunlar size eş olabilecek kadınlar arasından benim kızlarım. Eğer şehvetinizi gidermek amacındaysanız onlarla evlenin.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

(Ey Muhammed!) Hayatına yemin olsun ki onlar sarhoşlukları içerisinde bocalayıp duruyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَعَمْرُكَömrüne andolsun ki
إِنَّهُمْonlar
لَفِىiçinde
سَكْرَتِهِمْsarhoşlukları
يَعْمَهُونَbocalıyorlardı

-Ey Peygamber!- Senin hayatına yemin olsun ki Lût kavmi, şehvetlerinin azgınlığında gelip gitmektedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ

Derken Güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَخَذَتْهُمُonları yakaladı
ٱلصَّيْحَةُkorkunç bir ses
مُشْرِقِينَgüneşin doğarken

Güneşin doğma vakti girince onları helak edici şiddetli bir ses alıverdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

فَجَعَلْنَا عَٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةًۭ مِّن سِجِّيلٍ

Böylece (şehrin) üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَجَعَلْنَاve getirdik
عَٰلِيَهَاüstünü
سَافِلَهَاaltına
وَأَمْطَرْنَاve yağdırdık
عَلَيْهِمْüzerlerine
حِجَارَةًۭtaşlar
مِّنçamurdan pişmiş
سِجِّيلٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Altını üstüne getirerek şehirlerini ters çevirdik ve üzerlerine sertleşmiş çamurdan taşlar yağdırdık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ

Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
فِىbunda
ذَٰلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَءَايَٰتٍۢibretler vardır
لِّلْمُتَوَسِّمِينَişaretten anlayanlara

Şüphesiz Lût kavminin yok oluşu hakkında zikredilen bu ayetlerde iyice düşünüp taşınan kimseler için ibretler vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

76

وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍۢ مُّقِيمٍ

O (şehir, herkesin gelip geçtiği) bir yol üzerinde durmaktadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّهَاve şüphesiz o
لَبِسَبِيلٍۢbir yol üzerinde
مُّقِيمٍdurmaktadır

Lût kavminin şehri, oradan geçmekte olan yolcuların gördüğü sabit bir yol üzerindedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

77

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّلْمُؤْمِنِينَ

Şüphesiz bunda, Müminler için de bir işaret vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّelbette
فِىbunda
ذَٰلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَءَايَةًۭbir ibret vardır
لِّلْمُؤْمِنِينَinananlar için

Şüphesiz bu olayda Müminlerin ibret alacakları işaretler vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

78

وَإِن كَانَ أَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَٰلِمِينَ

(Şuayb'ın kavmi olan) Eyke halkı zalimlik etti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve gerçekten
كَانَidiler
أَصْحَٰبُhalkı
ٱلْأَيْكَةِEyke
لَظَٰلِمِينَzalim kimseler

Sık ağaçlıklı orman içinde olan şehrin halkı, Şuayb’ın Kavmi de Allah’ı inkâr edip, peygamberleri Şuayb -aleyhisselam-‘ı yalanlamaları sebebiyle zalimlerdendi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

79

فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍۢ مُّبِينٍۢ

Onlardan da intikam aldık. Her ikisi de hala görülüp, tanınan bir yol üzerindedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱنتَقَمْنَاöcümüzü aldık
مِنْهُمْonlardan
وَإِنَّهُمَاher ikisi de
لَبِإِمَامٍۢ(gözler) ön(ün)dedir
مُّبِينٍۢapaçık

Bu yüzden onları da azapla yakalayarak onlardan intikam aldık. Şüphesiz Lût kavminin şehri ve Şuayb’ın vatanı oradan geçen kimselerin görebileceği apaçık bir yol üzerindedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

80

وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ

Şüphesiz Hicr (Semud) halkı da peygamberleri yalanlamışlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
كَذَّبَyalanladılar
أَصْحَٰبُhalkı
ٱلْحِجْرِHicr
ٱلْمُرْسَلِينَpeygamberleri

Doğrusu Hicr şehrinin halkı olan (Hicaz ve Şam arasında bir yer) Semûd kavmi de peygamberleri olan Salih -aleyhisselam-’ı yalanlamakla bütün peygamberleri yalanlamış oldular.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

81

وَءَاتَيْنَٰهُمْ ءَايَٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

Onlara ayetlerimizi gönderdik ama onlardan yüz çevirmişlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَءَاتَيْنَٰهُمْve onlara verdik
ءَايَٰتِنَاayetlerimizi
فَكَانُوا۟fakat idiler
عَنْهَاonlardan
مُعْرِضِينَyüz çeviriyorlar

Onlara gönderilen peygamberlerin Rabbinden getirmiş olduğu dinin doğruluğuna dair kanıtlar ve deliller verdik. Bunlardan biri de dişi devedir. Fakat onlar bu delillerden ibret almadılar ve onları umursamadılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

82

وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ

Onlar, dağları oyarak evler yapıyorlardı. Güven içindeydiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَانُوا۟ve
يَنْحِتُونَyontuyorlardı
مِنَdağlardan
ٱلْجِبَالِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بُيُوتًاevler
ءَامِنِينَgüvenli

Onlar kendilerine, korktukları şeylerden güven içinde yaşayacakları evler yapmak için dağları kesip oyuyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

83

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ

Derken sabaha girdiklerinde onları da bir çığlık yakalayıverdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَخَذَتْهُمُfakat onları da yakaladı
ٱلصَّيْحَةُ(o) korkunç ses
مُصْبِحِينَsabaha girerlerken

Sabahladıklarında onları korkunç bir azap çığlığı yakalayıverdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

84

فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

Kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَمَآhiçbir şeyi savamadı
أَغْنَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَنْهُمkendilerinden
مَّاşeyler
كَانُوا۟oldukları
يَكْسِبُونَkazanıyor(lar)

Elde etmiş oldukları mallar ve evler, onlardan Allah’ın azabını engelleyemedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

85

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَءَاتِيَةٌۭ ۖ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ

Biz, gökleri, yeri ve arasındakileri ancak hak ile yarattık. Kıyamet elbette gelecektir. Sen (Ey Muhammed!) güzel bir şekilde affederek muamele et.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
خَلَقْنَاbiz yaratmadık
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
وَمَاve ne de
بَيْنَهُمَآbunlar arasındakileri
إِلَّاancak (yarattık)
بِٱلْحَقِّhak ile
وَإِنَّve mutlaka
ٱلسَّاعَةَo sa'at
لَءَاتِيَةٌۭgelecektir
فَٱصْفَحِşimdi sen hareket et
ٱلصَّفْحَbir hoşgörü ile
ٱلْجَمِيلَgüzel

Biz; gökleri, yeri ve onların arasında olan her şeyi hikmetsizce boşu boşuna yaratmadık. Biz bütün bunları yalnızca hak ile yarattık. Kuşkusuz kıyamet kaçınılmaz olarak gelmektedir. -Ey Peygamber!- Seni yalanlayanlardan yüz çevir ve onları güzel bir şekilde bağışla.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

86

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْخَلَّٰقُ ٱلْعَلِيمُ

Elbette Rabbin, her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
رَبَّكَRabbin
هُوَO
ٱلْخَلَّٰقُyaratandır
ٱلْعَلِيمُbilendir

-Ey Peygamber!- Her şeyi yaratan ve her şeyi bilen senin Rabbindir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

87

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَٰكَ سَبْعًۭا مِّنَ ٱلْمَثَانِى وَٱلْقُرْءَانَ ٱلْعَظِيمَ

Sana, tekrarlanan yedi ayeti (Fâtiha Suresi'ni) ve Kur’an-ı Azîm'i verdik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
ءَاتَيْنَٰكَsana verdik
سَبْعًۭاyedi
مِّنَikililerden
ٱلْمَثَانِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْقُرْءَانَve Kur'an'ı
ٱلْعَظِيمَbüyük

Elbette biz sana, yedi ayetten oluşan Fatiha suresini verdik. O Yüce Kur'an'dır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

88

لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًۭا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ

Kâfirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve Müminlere (şefkat) kanadını indir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَاdikme
تَمُدَّنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَيْنَيْكَgözlerini
إِلَىٰverdiğimiz dünyalığa
مَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَتَّعْنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦٓonunla
أَزْوَٰجًۭاbazı çiftlere
مِّنْهُمْonlardan
وَلَاve
تَحْزَنْüzülme
عَلَيْهِمْonlara
وَٱخْفِضْve indir
جَنَاحَكَkanadını
لِلْمُؤْمِنِينَmü'minlere

Kâfirlerin bazı sınıflarına verdiğimiz geçici dünya malına göz dikme, seni yalanlamalarına üzülme ve Müminlere karşı da mütevazı ol.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

89

وَقُلْ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلْمُبِينُ

De ki: ''Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقُلْve de ki
إِنِّىٓben ancak
أَنَاben
ٱلنَّذِيرُbir uyarıcıyım
ٱلْمُبِينُapaçık

-Ey Peygamber!- Onlara de ki: "Şüphesiz ben, azaptan açıkça sakındıran bir uyarıcıyım.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

90

كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ

Nitekim biz, (Kur'an'ı) kısımlara ayıranlara azabı indirmişizdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَمَآgibi
أَنزَلْنَاindirdiğimiz
عَلَىkısımlara ayıranlara
ٱلْمُقْتَسِمِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Allah’ın kitaplarını kısımlara ayırarak, bir kısmına iman edip bir kısmını inkâr edenlerin başına Allah’ın indirdiği azap gibi bir azabın sizin de başınıza gelmesine karşı sizleri uyarıyorum.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

91

ٱلَّذِينَ جَعَلُوا۟ ٱلْقُرْءَانَ عِضِينَ

Onlar, Kur'an'ı kısım kısım ayırdılar. (Bir kısmına sihir, bir kısmına yalan dediler)

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَonlar ki
جَعَلُوا۟ettiler
ٱلْقُرْءَانَKur'an'ı
عِضِينَbölük bölük

Kur’an’ı parça parça ayırdılar ve şöyle dediler: "Bu sihirdir, kehanettir ve yahut şiirdir.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

92

فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

Rabbine andolsun ki, onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَوَرَبِّكَRabbin hakkı için
لَنَسْـَٔلَنَّهُمْbiz mutlaka soracağız
أَجْمَعِينَhepsine

-Ey Peygamber!- Rabbine yemin olsun ki, kıyamet gününde Kur’an’ı parça parça bölenlerin hepsine hesap soracağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

93

عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Bu yaptıklarından ötürü...

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَمَّاşeylerden
كَانُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَعْمَلُونَyaptıkları

Elbette dünyada yaptıkları küfür/inkâr ve günahların hesabını soracağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

94

فَٱصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ

Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah’a ortak koşanlara aldırış etme.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱصْدَعْaçıkça söyle
بِمَاşeyi
تُؤْمَرُemrolunduğun
وَأَعْرِضْve aldırma
عَنِortak koşanlara
ٱلْمُشْرِكِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey peygamber!- Artık sen, Allah’ın kendisine çağırmanı emrettiği şeyi ilan et ve müşriklerin söylediklerine de, yaptıklarına da aldırma.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

95

إِنَّا كَفَيْنَٰكَ ٱلْمُسْتَهْزِءِينَ

Elbette o alay edenlere karşı biz sana yeteriz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاşüphesiz biz
كَفَيْنَٰكَsana yeteriz
ٱلْمُسْتَهْزِءِينَalay edenler(e karşı)

Onlardan korkma! Seninle alay eden Kureyş’in kâfir önderlerinin tuzaklarına karşı muhakkak biz sana yeteriz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

96

ٱلَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Onlar Allah ile beraber başka bir ilah edinenlerdir. İleride öğrenecekler!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَkimseler
يَجْعَلُونَedinen(ler)
مَعَile beraber
ٱللَّهِAllah
إِلَٰهًاtanrı
ءَاخَرَbaşka
فَسَوْفَyakında
يَعْلَمُونَbileceklerdir

Allah ile birlikte başka mabutlar (ibadet edilen batıl ilahlar) edinenler bu işledikleri kötü şirkin sonunun ne olduğunu bilip, anlayacaklar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

97

وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ

Onların söyledikleri şeyler sebebiyle göğsünün daraldığını bilmekteyiz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
نَعْلَمُbiliyoruz (ki)
أَنَّكَsenin
يَضِيقُdaralıyor
صَدْرُكَgöğsün
بِمَاşeylere
يَقُولُونَonların söylediklerine

-Ey Peygamber!- Şüphesiz bizler, onların seni yalanlayıp seninle alay etmelerinden dolayı içinin daraldığını biliyoruz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

98

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ

Öyleyse hamt ile Rabbini tesbih et ve secde edenlerden ol!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَسَبِّحْ(o halde) tesbih et
بِحَمْدِhamd ile
رَبِّكَRabbini
وَكُنve ol
مِّنَsecde edenlerden
ٱلسَّٰجِدِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Öyleyse Allah’a layık olmayan şeylerden O'nu tenzih ederek ve mükemmel sıfatlarıyla sena ederek sığın. Yüce Allah'a ibadet edenlerden, O'nun için namaz kılanlardan ol! İşte senin içinin daralmasının ilacı/çaresi budur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

99

وَٱعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ ٱلْيَقِينُ

Sana yakin/ölüm gelene kadar Rabbine ibadet et!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱعْبُدْve kulluk et
رَبَّكَRabbine
حَتَّىٰkadar
يَأْتِيَكَsana gelinceye
ٱلْيَقِينُyakîn

Rabbine ibadet etmeye devam et ve ölüm sana gelinceye dek, hayatta olduğun sürece bu hal üzerine kalmayı sürdür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir