Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Neml Sûresi 51–93. Ayetler

51–93. AyetlerSayfa 2 / 2
51

فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ مَكْرِهِمْ أَنَّا دَمَّرْنَٰهُمْ وَقَوْمَهُمْ أَجْمَعِينَ

Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu. Biz, onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱنظُرْbak
كَيْفَnasıl
كَانَoldu
عَٰقِبَةُsonucu
مَكْرِهِمْtuzaklarının
أَنَّاbiz
دَمَّرْنَٰهُمْonları yıktık yok ettik
وَقَوْمَهُمْve kavimlerini
أَجْمَعِينَhepsini

-Ey Resul!- Kurmuş oldukları tuzaklarının ve planlarının sonu nasıl oldu? Bir bak! Muhakkak ki biz, onları ve toplumlarını kendi katımızdan bir azapla tamamen yok ettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةًۢ بِمَا ظَلَمُوٓا۟ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَعْلَمُونَ

İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için ibret vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَتِلْكَişte şunlar
بُيُوتُهُمْevleridir
خَاوِيَةًۢçökmüş ıssız kalmış
بِمَاyüzünden
ظَلَمُوٓا۟zulümleri
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَةًۭibret
لِّقَوْمٍۢbir kavim için
يَعْلَمُونَbilen

Şunlar onların evleridir. Duvarları çatılarının üzerine yıkılmış. Zulümleri sebebiyle ahalisinin içinde yaşamadığı bir hale gelmiş. Şüphesiz zulümleri sebebiyle başlarına gelen azapta iman eden kavim için bir ibret vardır. Zira onlar (kâfirlerin başına gelen) azaptan ibret alırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

وَأَنجَيْنَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ يَتَّقُونَ

İman edip Allah’a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنجَيْنَاve kurtardık
ٱلَّذِينَkimseleri
ءَامَنُوا۟inanan(ları)
وَكَانُوا۟ve
يَتَّقُونَkorunanları

Salih -aleyhisselam-'ın kavminden olup Allah Teâlâ'ya iman edenleri kurtardık. Onlar emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak Allah'a karşı takva sahibi olan kimselerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَتَأْتُونَ ٱلْفَٰحِشَةَ وَأَنتُمْ تُبْصِرُونَ

Lût'u da (an). Hani o kavmine şöyle demişti: "Siz göre göre bu çirkin kötülüğü yapıyor musunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلُوطًاve Lut
إِذْhani
قَالَdemişti ki
لِقَوْمِهِۦٓkavmine
أَتَأْتُونَo aşırı kötülüğümü yapıyorsunuz?
ٱلْفَٰحِشَةَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَنتُمْsiz
تُبْصِرُونَgöre göre

-Ey Resul!- Kavmini kınayan, yapmış olduklarını inkâr eden Lût'u da hatırla. Hani onlara şöyle diyordu: "Birbirinizi görüp, bakarken aleni olarak toplantılarınızda o çirkin işi mi yapıyorsunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

أَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلرِّجَالَ شَهْوَةًۭ مِّن دُونِ ٱلنِّسَآءِ ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌۭ تَجْهَلُونَ

“Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Doğrusu siz cahillik eden bir kavimsiniz.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَئِنَّكُمْsiz mi?
لَتَأْتُونَerkeklere-mi yaklaşıyorsunuz?
ٱلرِّجَالَerkeklere
شَهْوَةًۭşehvetle
مِّنbırakıp
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلنِّسَآءِkadınları
بَلْgerçekten
أَنتُمْsiz
قَوْمٌۭbir toplumsunuz
تَجْهَلُونَcahil

Şüphesiz siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Doğrusu siz, iffetli yaşamayı ve çocuk sahibi olmayı istemiyorsunuz. Siz sadece hayvani şehvetinizi gidermek istiyorsunuz. Bilakis siz, üzerinize farz olan iman etmeyi, temizlenmeyi ve günahlardan uzaklaşmayı bilmeyen cahil bir toplumsunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

۞ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَخْرِجُوٓا۟ ءَالَ لُوطٍۢ مِّن قَرْيَتِكُمْ ۖ إِنَّهُمْ أُنَاسٌۭ يَتَطَهَّرُونَ

Kavminin cevabı, ancak şöyle demek oldu: "Lût ailesini memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar pek temiz kalan insanlardır."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَمَاfakat
كَانَoldu
جَوَابَcevabı
قَوْمِهِۦٓkavminin
إِلَّآsadece
أَنşöyle
قَالُوٓا۟demek
أَخْرِجُوٓا۟çıkarın
ءَالَailesini
لُوطٍۢLut
مِّنkentinizden
قَرْيَتِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّهُمْçünkü onlar
أُنَاسٌۭkimselermiş
يَتَطَهَّرُونَtemiz kalmak isteyen()

Kavminin: "Lût ailesini memleketinizden çıkartın! Şüphesiz onlar günahkârlardan ve pisliklerden uzak duran kimselerdir.” demekten başka bir cevabı yoktu. Bunu, işledikleri günahlara ortak olmayan, bilakis işledikleri bu günahı inkâr eden, Lût ailesiyle dalga geçerek söylediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَٰهَا مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

O’nu ve ailesini kurtardık. Yalnız, geride kalanlardan olmasını takdir ettiğimiz karısı hariç.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَنجَيْنَٰهُbiz de onu kurtardık
وَأَهْلَهُۥٓve ailesini
إِلَّاdışında
ٱمْرَأَتَهُۥkarısı
قَدَّرْنَٰهَاona takdir ettik
مِنَkalanlardan olmasını
ٱلْغَٰبِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Biz de onu ve karısı hariç bütün ailesini kurtardık. Karısının helak olanlardan biri olması için, azaba uğrayanlar arasında olmasına hükmettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًۭا ۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ

Üzerlerine de bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَمْطَرْنَاve yağdırdık
عَلَيْهِمüzerlerine
مَّطَرًۭاyağmur
فَسَآءَne kötü oldu
مَطَرُyağmur
ٱلْمُنذَرِينَuyarılanlara

Onların üzerine gökten taşlar yağdırdık. Azaba karşı uyarıldığı halde icabet etmeyen kimseler için helak eden çok kötü bir yağmurdu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

قُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ وَسَلَٰمٌ عَلَىٰ عِبَادِهِ ٱلَّذِينَ ٱصْطَفَىٰٓ ۗ ءَآللَّهُ خَيْرٌ أَمَّا يُشْرِكُونَ

De ki: “Allah’a hamdolsun ve selam olsun seçkin kullarına. Allah mı hayırlıdır; yoksa onların ortak koştukları mı?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلِde ki
ٱلْحَمْدُhamd olsun
لِلَّهِAllah'a
وَسَلَٰمٌve selam
عَلَىٰüzerine
عِبَادِهِO'nun kulları
ٱلَّذِينَseçtiği
ٱصْطَفَىٰٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَآللَّهُAllah mı?
خَيْرٌhayırlı
أَمَّاyoksa
يُشْرِكُونَortak koştukları mı?

-Ey Peygamber!- De ki: “Nimetlerinden ötürü Allah’a hamdolsun. Lût ve Salih’in kavmine gönderdiği azaptan Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabına da esenlik olsun. Bütün her şeyin mülkü elinde olan hak mabut Yüce Allah mı hayırlıdır, yoksa müşriklerin ibadet ettiği bir fayda ve zarara malik olmayan mabutları mı hayırlıdır?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

أَمَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ فَأَنۢبَتْنَا بِهِۦ حَدَآئِقَ ذَاتَ بَهْجَةٍۢ مَّا كَانَ لَكُمْ أَن تُنۢبِتُوا۟ شَجَرَهَآ ۗ أَءِلَٰهٌۭ مَّعَ ٱللَّهِ ۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌۭ يَعْدِلُونَ

(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa gökleri ve yeri yaratan, size gökten su indiren (Allah) mı? Onunla sizin bir ağacını bile bitiremeyeceğiniz güzel görünüşlü bahçeler bitirdik. Allah ile birlikte bir ilah mı var? Hayır, onlar yoldan sapan bir topluluktur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمَّنْyahut kim?
خَلَقَyarattı
ٱلسَّمَٰوَٰتِgökleri
وَٱلْأَرْضَve yeri
وَأَنزَلَve indirdi
لَكُمsize
مِّنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَآءًۭsu
فَأَنۢبَتْنَاve bitirdik
بِهِۦonunla
حَدَآئِقَbahçeler
ذَاتَgönül açıcı
بَهْجَةٍۢgönül açıcı
مَّاolmayan
كَانَmümkün
لَكُمْsizin için
أَنbitirmeniz
تُنۢبِتُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَجَرَهَآbir ağacını (bile)
أَءِلَٰهٌۭtanrı mı var?
مَّعَile beraber
ٱللَّهِAllah
بَلْhayır
هُمْonlar
قَوْمٌۭbir kavimdir
يَعْدِلُونَ(haktan) sapan

(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa gökleri ve yeri bir benzeri olmadan yaratan, üzerinize yağmur olarak su indiren, bu suyla sizlere nice güzellik ve iyiliklerle dolu bahçeler bitiren (Allah) mı? Sizler acizliğinizden dolayı bu bahçelerde bir ağaç bile bitiremezsiniz. Onları bitiren Yüce Allah’tır. Yoksa Allah’la beraber bunları yapan başka bir mabut mu var? Hayır. Bilakis onlar, adaletsizce yaratan ile yaratılanı birbirine denk tutan ve haktan sapmış bir topluluktur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

أَمَّن جَعَلَ ٱلْأَرْضَ قَرَارًۭا وَجَعَلَ خِلَٰلَهَآ أَنْهَٰرًۭا وَجَعَلَ لَهَا رَوَٰسِىَ وَجَعَلَ بَيْنَ ٱلْبَحْرَيْنِ حَاجِزًا ۗ أَءِلَٰهٌۭ مَّعَ ٱللَّهِ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa yeryüzünü yerleşim yeri yapan, aralarında ırmaklar akıtan, orada sabit dağlar yerleştiren, iki deniz arasına engel koyan (Allah) mı? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var? Hayır! Onların çoğu bilmiyorlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمَّنyahut kimdir?
جَعَلَyapan
ٱلْأَرْضَdünyayı
قَرَارًۭاdurulacak yer
وَجَعَلَve yapan
خِلَٰلَهَآarasında
أَنْهَٰرًۭاırmaklar
وَجَعَلَve yaratan
لَهَاüstünde
رَوَٰسِىَsağlam dağlar
وَجَعَلَve yaratan
بَيْنَarasında
ٱلْبَحْرَيْنِiki deniz
حَاجِزًاbir perde olarak
أَءِلَٰهٌۭtanrı mı var?
مَّعَile beraber
ٱللَّهِAllah
بَلْhayır
أَكْثَرُهُمْçokları
لَاbilmiyorlar
يَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa yeryüzü ve üzerinde bulunanları savurmayan, onu istikrarlı ve sabit bir hale dönüştüren, nehirler akıtan ve dünyayı sabit kılan dağlar yaratan, biri diğerini bozarak, içilmeyecek hale getirmesin diye suyu tatlı ve tuzlu olan ik ayrı deniz suyunu birbirine karıştırmayan Yüce Allah mı? Bütün bunları Yüce Allah’la beraber yapan başka bir mabut mu var? Hayır, Bilakis onların çoğu hakkı bilmezler. Eğer bilselerdi Allah’a, hiçbir şeyi ortak koşmazlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

أَمَّن يُجِيبُ ٱلْمُضْطَرَّ إِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ ٱلسُّوٓءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَآءَ ٱلْأَرْضِ ۗ أَءِلَٰهٌۭ مَّعَ ٱللَّهِ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تَذَكَّرُونَ

(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa darda kalana kendisine dua ettiği zaman icabet eden, sıkıntıyı gideren ve sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var? Ne kadar da az düşünüyorsunuz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمَّنyahut kimdir?
يُجِيبُyetişen
ٱلْمُضْطَرَّdarda kalmışa
إِذَاzaman
دَعَاهُdu'a ettiği
وَيَكْشِفُve kaldıran
ٱلسُّوٓءَkötülüğü
وَيَجْعَلُكُمْve sizi yapan
خُلَفَآءَsahipleri
ٱلْأَرْضِyeryüzünün
أَءِلَٰهٌۭtanrı mı var?
مَّعَile beraber
ٱللَّهِAllah
قَلِيلًۭاne de az
مَّاdüşünüyorsunuz
تَذَكَّرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa sıkışmış ve zora düşmüş kimse dua ettiği zaman ona karşılık veren, hastalık, fakirlik ve benzeri sıkıntıları gideren, sizleri birbirinizin ardından nesilden nesile yeryüzünde halifeler kılan (Allah) mı? Yoksa bunları Allah’la beraber yapan başka bir mabut mu vardır? Hayır, ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

أَمَّن يَهْدِيكُمْ فِى ظُلُمَٰتِ ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَمَن يُرْسِلُ ٱلرِّيَٰحَ بُشْرًۢا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِهِۦٓ ۗ أَءِلَٰهٌۭ مَّعَ ٱللَّهِ ۚ تَعَٰلَى ٱللَّهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ

(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa karanın ve denizin karanlıkları içinde size yol gösteren, rüzgârları rahmetinin öncesinde müjdeleyici olarak gönderen mi? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var? Ne kadar da az düşünüyorsunuz. Allah, sizin şirk koştuklarınızdan çok münezzehtir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمَّنyahut kimdir?
يَهْدِيكُمْsize yol gösteren
فِىiçinde
ظُلُمَٰتِkaranlıkları
ٱلْبَرِّkaranın
وَٱلْبَحْرِve denizin
وَمَنve kimdir?
يُرْسِلُgönderen
ٱلرِّيَٰحَrüzgarları
بُشْرًۢاmüjdeci
بَيْنَönünde
يَدَىْönünde
رَحْمَتِهِۦٓrahmetinin
أَءِلَٰهٌۭtanrı mı var?
مَّعَile beraber
ٱللَّهِAllah
تَعَٰلَىyücedir
ٱللَّهُAllah
عَمَّاşeylerden
يُشْرِكُونَortak koştukları

(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa karanın ve denizlerin karanlığında sizin için diktiği işaret ve yıldızlarla yol gösteren, kullarına rahmet ederek yağmurun yağmasından önce müjdeleyici rüzgârları gönderen (Allah) mı? Yoksa bunları Allah’la beraber yapan başka bir mabut mu vardır? Yüce Allah, kendisine ortak koşulan her şeyden münezzeh ve mukaddestir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

أَمَّن يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ وَمَن يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ ۗ أَءِلَٰهٌۭ مَّعَ ٱللَّهِ ۚ قُلْ هَاتُوا۟ بُرْهَٰنَكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

(Onlar mı hayırlı) Yoksa, yaratılışı başlatan, sonra onu yaratmayı tekrar eden ve size gökten ve yerden rızık veren mi? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var? De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz haydi delilinizi getirin.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمَّنyahut kimdir?
يَبْدَؤُا۟başlayan
ٱلْخَلْقَyaratmağa
ثُمَّsonra
يُعِيدُهُۥonu iade eden
وَمَنve kimdir?
يَرْزُقُكُمsizi rızıklandıran
مِّنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerden
أَءِلَٰهٌۭtanrı mı var?
مَّعَile beraber
ٱللَّهِAllah
قُلْde ki
هَاتُوا۟getirin
بُرْهَٰنَكُمْdelilinizi
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
صَٰدِقِينَdoğrular(dan)

(Onlar mı hayırlı) Yoksa rahimlerde aşama aşama yaradılışı başlatan, sonra da ona öldürdükten sonra tekrar hayat veren, sizleri kendi katından gökyüzünden yağmur yağdırarak ve yeryüzünden orada bitirdiği bitkilerle sizi rızıklandıran (Allah) mı hayırlıdır? Yoksa Allah’la beraber başka bir mabut mu yapıyor bunları? -Ey Peygamber!- O müşriklere de ki: “Üzerinde olduğunuz şirke dair iddia ettiğiniz şeyde hak üzere olduğunuz konusunda doğru söylüyorsanız kanıtlarınızı getirin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

قُل لَّا يَعْلَمُ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ٱلْغَيْبَ إِلَّا ٱللَّهُ ۚ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

Yine de ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka hiç kimse gaybı bilemez. Ve onlar, ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلde ki
لَّاbilmez
يَعْلَمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَنkimse
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
ٱلْغَيْبَgaybı
إِلَّاbaşka
ٱللَّهُAllah'tan
وَمَاve
يَشْعُرُونَbilmezler
أَيَّانَne zaman
يُبْعَثُونَdirileceklerini

-Ey Peygamber!- De ki: "Göklerde olan melekler ve yerde olan insanlardan hiç kimse gaybı bilemez. Sadece Yüce Allah, onu bilir. Ayrıca göklerde ve yerde olanların hiçbirisi karşılıklarını almak üzere Yüce Allah’ın huzurunda ne zaman yeniden diriltileceklerini bilemezler."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

بَلِ ٱدَّٰرَكَ عِلْمُهُمْ فِى ٱلْءَاخِرَةِ ۚ بَلْ هُمْ فِى شَكٍّۢ مِّنْهَا ۖ بَلْ هُم مِّنْهَا عَمُونَ

Hayır, onların ahiret hakkındaki bilgileri yetersiz kalmıştır. Dahası, bu hususta şüphe içindedirler. Bunun da ötesinde, onlar ahiretten yana kördürler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بَلِdoğrusu
ٱدَّٰرَكَardarda geldi
عِلْمُهُمْonların bilgileri
فِىhakkındaki
ٱلْءَاخِرَةِahiret
بَلْfakat
هُمْonlar
فِىiçindedirler
شَكٍّۢbir kuşku
مِّنْهَاondan
بَلْdaha doğrusu
هُمonlar
مِّنْهَاondan yana
عَمُونَkördürler

Yoksa onların ahiret hakkındaki bilgileri art arda geldi de, böylece onun hakkında kesin bir inanç sahibi mi oldular? Bilakis onlar, ahirete dair şüphe ve hayretler içindedirler. Bilakis onların ahirete dair gözleri körleşmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبًۭا وَءَابَآؤُنَآ أَئِنَّا لَمُخْرَجُونَ

Kâfirler: "Biz ve atalarımız, toprak olduktan sonra (mezarlarımızdan) mı çıkarılacağız?" dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالَdediler ki
ٱلَّذِينَkimseler
كَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)
أَءِذَاzaman mı?
كُنَّاolduğumuz
تُرَٰبًۭاtoprak
وَءَابَآؤُنَآve babalarımız
أَئِنَّاbiz mi?
لَمُخْرَجُونَ(diriltilip) çıkarılacağız

Kâfirler inkâr ederek şöyle dediler: “Ölüp, toprak olduktan sonra canlı olarak tekrar dirilmemiz hiç mümkün mü?''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

لَقَدْ وُعِدْنَا هَٰذَا نَحْنُ وَءَابَآؤُنَا مِن قَبْلُ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

And olsun, bize de, daha önceki atalarımıza da bu vadedilmişti. Ama bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَقَدْandolsun
وُعِدْنَاvadedildi (yapıldı)
هَٰذَاbu (tehdid)
نَحْنُbize
وَءَابَآؤُنَاve atalarımıza
مِنönceden
قَبْلُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنْdeğildir
هَٰذَآbu
إِلَّآbaşka bir şey
أَسَٰطِيرُmasallarından
ٱلْأَوَّلِينَöncekilerin

Muhakkak hepimizin yeniden dirileceği, bize ve daha önce yaşamış atalarımıza vadedilmişti. Biz bu vaadin gerçek olduğunu düşünmüyoruz. Hepimize vadedilen bu vaat, eskilerin kitaplarında yazdıkları yalanlarından başka bir şey değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ

De ki: “Yeryüzünde gezip, günahkârların sonunun nasıl olduğunu bir görün.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
سِيرُوا۟yürüyün (gezin)
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَٱنظُرُوا۟ve görün
كَيْفَnasıl
كَانَolduğunu
عَٰقِبَةُsonunun
ٱلْمُجْرِمِينَsuçluların

-Ey Peygamber!- Öldükten sonra yeniden dirilişi inkâr edenlere de ki: “Yeryüzünün her tarafına gidin ve yeniden dirilişi yalanlayan mücrimlerin sonlarının nasıl olduğuna dikkatlice bir bakın. Bunu yalanlamaları sebebiyle onları helak ettik.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُن فِى ضَيْقٍۢ مِّمَّا يَمْكُرُونَ

Onlar için üzülme, kurdukları tuzaklardan da sıkıntıya düşme!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاüzülme
تَحْزَنْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْهِمْonlar(ın sözlerin)e
وَلَاve
تَكُنolma
فِىsıkıntıda
ضَيْقٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّمَّاtuzaklarından
يَمْكُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Müşriklerin senin davetinden yüz çevirmelerine üzülme! Kurdukları tuzaklarından ötürü de için daralmasın! Yüce Allah, onlara karşı sana yardım edecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

"Eğer, doğru söylüyorsanız bu vaat/tehdit ne zaman?" derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَقُولُونَve diyorlar
مَتَىٰne zaman?
هَٰذَاbu
ٱلْوَعْدُtehdid(ettiğiniz azab)
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
صَٰدِقِينَdoğrular(dan)

Kavminden yeniden dirilişi inkâr eden kâfirler, aceleci davranarak şöyle diyorlar: “Eğer bu konuda vaadinizde/tehditinizde doğru söylüyorsanız, sen ve Müminlerin bize vadettiği azap ne zaman gerçekleşecek?''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

قُلْ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ رَدِفَ لَكُم بَعْضُ ٱلَّذِى تَسْتَعْجِلُونَ

De ki: "(Kim bilir?) Belki de çabucak istemekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size pek de yakındır!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
عَسَىٰٓbelki de
أَنolmuştur
يَكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَدِفَardınıza takılmıştır
لَكُمsizin
بَعْضُbir kısmı
ٱلَّذِىacele ettiğiniz(azab)ın
تَسْتَعْجِلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Peygamber!- Onlara de ki: “Belki de acele ettiğiniz azabın bir bölümü size çok yaklaşmıştır.''

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ

Şüphesiz Rabbin, insanlara karşı lütuf sahibidir. Fakat, onların çoğu şükretmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
رَبَّكَRabbin
لَذُوsahibidir
فَضْلٍlutuf
عَلَىkarşı
ٱلنَّاسِinsanlara
وَلَٰكِنَّfakat
أَكْثَرَهُمْçokları
لَاşükretmezler
يَشْكُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Peygamber!- Şüphesiz Rabbin, onlardan küfür ve günah üzere olanlara, hemen ceza göndermemektedir. Zira O, insanlara karşı çok lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu verdiği nimetlere karşılık Allah Teâlâ’ya şükretmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ

Şüphesiz Rabbin, onların içlerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da elbette bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve elbette
رَبَّكَRabbin
لَيَعْلَمُbilir
مَاşeyleri
تُكِنُّgizlediği
صُدُورُهُمْonların göğüslerinin
وَمَاve şeyleri
يُعْلِنُونَaçığa vurdukları

Şüphesiz Rabbin, kullarının kalplerinde gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.Tüm insanlara bundan dolayı karşılıklarını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

وَمَا مِنْ غَآئِبَةٍۢ فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّا فِى كِتَٰبٍۢ مُّبِينٍ

Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve yoktur
مِنْhiçbir şey
غَآئِبَةٍۢgizli
فِىgökte
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
إِلَّاolmayan
فِىKitapta
كِتَٰبٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّبِينٍapaçık

Göklerde ve yeryüzünde insanlara gizli kalan her bir şey, muhakkak Levh-i Mahfuz olarak isimlendirilen o apaçık kitapta bulunmaktadır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

76

إِنَّ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ يَقُصُّ عَلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَكْثَرَ ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Doğrusu bu Kur'an İsrailoğullarına hakkında ayrılığa düştüklerinin çoğunu anlatmaktadır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
هَٰذَاbu
ٱلْقُرْءَانَKur'an
يَقُصُّanlatmaktadır
عَلَىٰoğullarına
بَنِىٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِسْرَٰٓءِيلَİsrail
أَكْثَرَbirçoğunu
ٱلَّذِىşeylerin
هُمْkendilerinin
فِيهِonda
يَخْتَلِفُونَayrılığa düştükleri

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an, İsrâiloğulları'nın hakkında ihtilaf ettikleri konuların birçoğunu anlatmakta ve onların yoldan çıktıklarını açığa çıkarmaktadır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

77

وَإِنَّهُۥ لَهُدًۭى وَرَحْمَةٌۭ لِّلْمُؤْمِنِينَ

Ve o, Müminler için bir hidayet ve rahmettir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّهُۥve elbette O
لَهُدًۭىbir yol göstericidir
وَرَحْمَةٌۭve rahmettir
لِّلْمُؤْمِنِينَmü'minlere

Muhakkak o, içinde gelenlerle amel eden Müminler için bir hidayet ve rahmettir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

78

إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُم بِحُكْمِهِۦ ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْعَلِيمُ

Şüphesiz Rabbin, onların arasında hükmünü verecektir. O çok güçlüdür, her şeyi bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
رَبَّكَRabbin
يَقْضِىicra eder
بَيْنَهُمonlar arasında
بِحُكْمِهِۦhükmünü
وَهُوَve O
ٱلْعَزِيزُazizdir
ٱلْعَلِيمُhakkiyle bilendir

-Ey Peygamber!- Muhakkak Rabbin, kıyamet günü Mümin ve kâfiriyle bütün insanlar arasında adil olan hükmüyle hükmedecektir. Müminlere merhamet, kâfirlere ise azap edecektir. O, düşmanlarından intikam alan izzet sahibidir. O'na kimse galip gelemez. O, hak sahibi ile haksız olan kimsenin kendisine asla gizli/kapalı kalmayacağı el-Alîm'dir/her şeyi hakkıyla bilendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

79

فَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ ۖ إِنَّكَ عَلَى ٱلْحَقِّ ٱلْمُبِينِ

Sen artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz sen apaçık olan hak üzeresin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَتَوَكَّلْo halde tevekkül et
عَلَىAllah'a
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنَّكَçünkü sen
عَلَىüzerindesin
ٱلْحَقِّgerçek
ٱلْمُبِينِapaçık

Öyleyse Allah’a tevekkül et ve bütün işlerinde O'na dayan. Muhakkak sen, apaçık hak üzerine bulunuyorsun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

80

إِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ

Sen, ölülere duyuramazsın, arkalarını dönüp gitmekte olan sağırlara da daveti duyuramazsın.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّكَelbette sen
لَاduyuramazsın
تُسْمِعُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمَوْتَىٰölülere
وَلَاve
تُسْمِعُişittiremezsin
ٱلصُّمَّsağırlara
ٱلدُّعَآءَçağrıyı
إِذَاzaman
وَلَّوْا۟kaçtıkları
مُدْبِرِينَarkalarını dönerek

-Ey Peygamber!- Şüphesiz sen, Yüce Allah’a iman etmeyip, küfürleri sebebiyle kalpleri ölmüş olan ölülere asla duyuramazsın. Senden yüz çevirip, arkalarını dönen, Yüce Allah'ın hakka karşı kulaklarını sağır ettiği kimselere de davetini duyuramazsınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

81

وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِى ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَٰلَتِهِمْ ۖ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ

Sen, körleri sapıklıklarından doğru yola hidayet edici de değilsin. Ancak ayetlerimize iman edenlere duyurabilirsin. Onlar teslim olan kimselerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve değilsin
أَنتَsen
بِهَٰدِىdoğru yola getirecek
ٱلْعُمْىِkör(ler)i
عَنsapıklıklarından
ضَلَٰلَتِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنsen duyuramazsın
تُسْمِعُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاdışındakilere
مَنinananlar
يُؤْمِنُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimize
فَهُمişte onlar
مُّسْلِمُونَmüslümanlardır

Sen, hakka karşı gözleri kör olmuş kimselere hidayet edecek değilsin. Onlar için üzülme ve kendini yorma. Sen hakkı ancak, Yüce Allah’ın emirlerine boyun eğmiş ayetlerimize iman etmiş kimselere anlatabilirsin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

82

۞ وَإِذَا وَقَعَ ٱلْقَوْلُ عَلَيْهِمْ أَخْرَجْنَا لَهُمْ دَآبَّةًۭ مِّنَ ٱلْأَرْضِ تُكَلِّمُهُمْ أَنَّ ٱلنَّاسَ كَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا لَا يُوقِنُونَ

O söz başlarına gelip çattığı zaman, yerden bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız da onlara konuşarak, insanların ayetlerimize kesin olarak iman etmediklerini söyler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
وَقَعَgeldiği
ٱلْقَوْلُsöz
عَلَيْهِمْbaşlarına
أَخْرَجْنَاçıkarırız
لَهُمْonlara
دَآبَّةًۭbir Dabbe (canlı)
مِّنَyerden
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تُكَلِّمُهُمْo onlara söyler
أَنَّelbetteki
ٱلنَّاسَinsanların
كَانُوا۟olduklarını
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimize
لَاinanmıyor(lar)
يُوقِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Küfür ve günahlarda ısrar etmelerinden ötürü onların üzerine azap gerekip sabit olduğunda ve insanların sadece en şerlileri geride kaldığında, kıyamet saati yaklaştığı zaman kıyametin büyük alametlerinden birini onlar için çıkartırız. O alamet, yerden çıkan bir dabbe (yaratık) dir. Onların anlayacağı bir dilde onlara: “İnsanlar, Peygamberimize indirilmiş ayetlerimizi tasdik etmiyorlardı.” der.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

83

وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِن كُلِّ أُمَّةٍۢ فَوْجًۭا مِّمَّن يُكَذِّبُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ

O gün her ümmetten, ayetlerimizi yalanlayanlardan bir grubu toplarız. Onlar toplu olarak (hesap yerine) sevkedilirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَوْمَo gün
نَحْشُرُtoplarız
مِنher-ten
كُلِّher
أُمَّةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَوْجًۭاbir cemaat
مِّمَّنyalanlayanlardan
يُكَذِّبُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizi
فَهُمْonlar
يُوزَعُونَ(ilahi huzura) sevk edilirler

-Ey Peygamber!- Ümmetlerden ayetlerimizi yalanlayanların önde gelenlerinden oluşan her bir topluluğu bir araya topladığımız o günü zikret. Onların ilkinden sonuncusuna kadar hepsi bir arada tutulur ve ardından hesap/sorgu için sevk edilirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

84

حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُو قَالَ أَكَذَّبْتُم بِـَٔايَٰتِى وَلَمْ تُحِيطُوا۟ بِهَا عِلْمًا أَمَّاذَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Nihayet geldikleri zaman: "Ayetlerimi iyice kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?" der.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
حَتَّىٰٓnihayet
إِذَاgeldiklerinde
جَآءُوAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَالَ(Allah onlara) der ki
أَكَذَّبْتُمyalanladınız mı?
بِـَٔايَٰتِىayetlerimi
وَلَمْanlamadığınız halde
تُحِيطُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهَاonları
عِلْمًاilmen
أَمَّاذَاyoksa nedir?
كُنتُمْolduğunuz
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Bu kimseler hesap verecekleri yere gelene kadar sürülüp, sevk edilirler ve Allah Teâlâ onları azarlayarak şöyle der: "Benim birliğime delalet eden ve hükümlerimi içeren ayetlerimi, batıl olduklarına dair bir bilgiye ulaşmadığınız halde nasıl oldu da yalanladınız? Yahut bu ayetleri onaylama veya yalanlama konusunda ne yapıyordunuz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

85

وَوَقَعَ ٱلْقَوْلُ عَلَيْهِم بِمَا ظَلَمُوا۟ فَهُمْ لَا يَنطِقُونَ

Zulmetmelerinden dolayı aleyhlerinde söz (azap) gerçekleşmiş olur ve onlar artık konuşamazlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَوَقَعَve vuku bulmuştur
ٱلْقَوْلُkarar
عَلَيْهِمbaşlarına
بِمَاyüzünden
ظَلَمُوا۟zulmetmeleri
فَهُمْonlar artık
لَاkonuşmazlar
يَنطِقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onlar, Allah ve ayetlerine (iman etmeyip) küfre düşerek yaptıkları zulümlerinden ötürü azap gördüler. Konuşmaktan aciz ve kanıtlarının geçersiz olmasından dolayı kendilerini savunmak için ağızlarını açıp, konuşamazlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

86

أَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا جَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِيَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّقَوْمٍۢ يُؤْمِنُونَ

Bizim geceyi o vakitte dinlensinler diye yarattığımızı, gündüzü de aydınlık kıldığımızı görmediler mi? İşte bunda iman eden bir toplum için ayetler/deliller vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmediler mi?
يَرَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَّاelbette biz
جَعَلْنَاyarattık
ٱلَّيْلَgeceyi
لِيَسْكُنُوا۟istirahat etmeleri için
فِيهِiçinde
وَٱلنَّهَارَve gündüzü
مُبْصِرًاaydınlık yaptık
إِنَّşüphesiz
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَٰتٍۢayetler
لِّقَوْمٍۢbir kavim için
يُؤْمِنُونَinanan

Yeniden dirilişi inkâr edenler, geceyi onların uykuyla sükûnet bulması için, gündüzü ise görsünler ve işlerine koştursunlar diye aydınlık kıldığımıza bakmazlar mı? Muhakkak bu sürekli tekrar eden ölümde ve ardından gelen dirilişte iman eden topluluklar için apaçık deliller vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

87

وَيَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَفَزِعَ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُ ۚ وَكُلٌّ أَتَوْهُ دَٰخِرِينَ

Sur'a üflendiği gün Allah'ın diledikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa korkuya kapılır. Hepsi boyun bükmüş olarak O'na gelirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَوْمَve gün
يُنفَخُüfleneceği
فِىSur'a
ٱلصُّورِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَفَزِعَkorku içinde kalırlar (bayılır)
مَنkimseler
فِىgöklerde bulunan
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَنve kimseler
فِىve yerde bulunan
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاdışındaki
مَنkimseler
شَآءَdiledikleri
ٱللَّهُAllah'ın
وَكُلٌّve hepsi
أَتَوْهُO'na gelirler
دَٰخِرِينَboyun bükerek

-Ey Peygamber!- Sûr'a üflemekle görevlendirilmiş meleğin ona ikinci defa üfleyeceği gün, ondan bir lütuf olarak Allah’ın korkmaktan müstesna kıldığı kimseler dışında, göklerde ve yeryüzünde bulunan herkesin dehşete kapılacağını hatırla. Bütün mahlukat o gün, Allah Teâlâ’ya itaat ederek ve boyun eğerek geleceklerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

88

وَتَرَى ٱلْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةًۭ وَهِىَ تَمُرُّ مَرَّ ٱلسَّحَابِ ۚ صُنْعَ ٱللَّهِ ٱلَّذِىٓ أَتْقَنَ كُلَّ شَىْءٍ ۚ إِنَّهُۥ خَبِيرٌۢ بِمَا تَفْعَلُونَ

Dağları görürsün de yerlerinde durduğunu sanırsın. Oysa onlar bulutlar gibi geçip giderler. Bu, her şeyi sapasağlam/noksansız yapan Allah’ın işidir. Muhakkak O, yaptıklarınızdan haberdardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَتَرَىgörürsün
ٱلْجِبَالَdağları
تَحْسَبُهَاsandığın
جَامِدَةًۭcansız
وَهِىَo
تَمُرُّyürümektedir
مَرَّyürümesi gibi
ٱلسَّحَابِbulutun
صُنْعَyapısıdır
ٱللَّهِAllah'ın
ٱلَّذِىٓgayet iyi yapan
أَتْقَنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كُلَّher
شَىْءٍşeyi
إِنَّهُۥdoğrusu O
خَبِيرٌۢhaber almaktadır
بِمَاşeyleri
تَفْعَلُونَyaptıklarınız

O gün, hareketsiz sabit olduklarını zannettiğin dağlar görürsün. Oysa onlar gerçekte, bulutların ilerlediği gibi süratle akıp giderler. İşte Allah’ın yapması böyledir. Dağları hareket ettiren Yüce Allah’tır. Şüphesiz O, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

89

مَن جَآءَ بِٱلْحَسَنَةِ فَلَهُۥ خَيْرٌۭ مِّنْهَا وَهُم مِّن فَزَعٍۢ يَوْمَئِذٍ ءَامِنُونَ

Kim iyilik getirirse ona ondan daha hayırlısı vardır. Ve onlar o gün, korkudan güvendedirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَنkim
جَآءَgetirirse
بِٱلْحَسَنَةِiyilik
فَلَهُۥona vardır
خَيْرٌۭdaha hayırlısı
مِّنْهَاondan
وَهُمve onlar
مِّنkorkudan uzaktırlar
فَزَعٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَوْمَئِذٍo gün
ءَامِنُونَgüven içindedirler

Her kim, kıyamet günü iman ve salih amelle gelirse, ona cennet vardır ve bu kimseler, kıyamet gününün dehşetinden, Allah’ın emin kılması sayesinde güven içindedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

90

وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَكُبَّتْ وُجُوهُهُمْ فِى ٱلنَّارِ هَلْ تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Kim de kötülük getirirse onlar, yüz üstü Cehennem'e atılır. Yapmış olduklarınızdan başka bir şeyle mi karşılık göreceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَنve kim
جَآءَgetirirse
بِٱلسَّيِّئَةِkötülük
فَكُبَّتْyıkılır
وُجُوهُهُمْonların yüzleri
فِىcehenneme
ٱلنَّارِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
هَلْcezalandırılıyorsunuz-mi?
تُجْزَوْنَcezalandırılıyorsunuz
إِلَّاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاşeylerden
كُنتُمْolduğunuz
تَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Her kim de küfür ve günahlarla gelirse, onun için yüzleri üzerine içine atılacağı cehennem ateşi vardır. Azarlanıp, tahkir edilerek onlara şöyle denir: "Sizler dünya hayatında küfür ve günah olarak işlemiş olduklarınızdan başka bir şeyle mi karşılık göreceksiniz.?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

91

إِنَّمَآ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ رَبَّ هَٰذِهِ ٱلْبَلْدَةِ ٱلَّذِى حَرَّمَهَا وَلَهُۥ كُلُّ شَىْءٍۢ ۖ وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

(De ki:) "Ben ancak, haram kıldığı bu şehrin Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Her şey O’nundur. Müslümanlardan olmakla emrolundum."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّمَآelbette
أُمِرْتُben emrolundum
أَنْsadece kulluk etmekle
أَعْبُدَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رَبَّRabbine
هَٰذِهِbu
ٱلْبَلْدَةِkentin
ٱلَّذِىO
حَرَّمَهَاburayı saygıdeğer kıldı
وَلَهُۥve O'nundur
كُلُّher
شَىْءٍۢşey
وَأُمِرْتُve bana emredildi
أَنْolmam
أَكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَmüslümanlardan
ٱلْمُسْلِمِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Peygamber!- Onlara de ki: "Ben, içinde kan akıtılmayı, zulmetmeyi, av hayvanının öldürülmesini ve ağaçların kesilmesini haram kılan Mekke’nin Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Bütün her şeyin mülkü Allah -Subhanehu ve Teâlâ-‘ya aittir. Ayrıca Yüce Allah’a teslim olmak ve O'na itaat edip boyun eğmekle emrolundum.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

92

وَأَنْ أَتْلُوَا۟ ٱلْقُرْءَانَ ۖ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن ضَلَّ فَقُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

Ve Kur'an'ı okumam da (emrolundu). Kim hidayet bulursa ancak kendi lehine hidayet bulur. Kim de sapıklığa düşerse De ki: “Ben ancak uyarıcılardanım."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنْve (emredildi)
أَتْلُوَا۟okumam;
ٱلْقُرْءَانَKur'an
فَمَنِşimdi kim
ٱهْتَدَىٰyola gelirse
فَإِنَّمَاelbette
يَهْتَدِىyola gelmiş olur
لِنَفْسِهِۦkendi yararına
وَمَنve kim
ضَلَّsaparsa
فَقُلْde ki
إِنَّمَآelbette
أَنَا۠ben
مِنَancak uyarıcılardanım
ٱلْمُنذِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ve insanlara Kur'an okumakla emrolundum. Kim onun hidayetiyle hidayet bulur ve içinde bulunanlarla amel ederse, onun hidayetinin faydası kendisi içindir. Doğru yoldan sapıp, bu kitabın içinde bulunan hayırdan yüz çeviren ve inkârda bulunan, getirdikleriyle amel etmeyen kimselere de şöyle de: "Hiç şüphesiz ben sadece sizi, Allah’ın azabına karşı uyaranlardan bir uyarıcıyım. Sizin hidayet bulmanız benim elimde değildir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

93

وَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ سَيُرِيكُمْ ءَايَٰتِهِۦ فَتَعْرِفُونَهَا ۚ وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Ve de ki: "Hamt Allah’a aittir. O, size ayetlerini gösterecek; siz de onları bilip tanıyacaksınız. Rabbin, yaptıklarınızdan gafil değildir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقُلِve de ki
ٱلْحَمْدُhamdolsun
لِلَّهِAllah'a
سَيُرِيكُمْO size gösterecek
ءَايَٰتِهِۦayetlerini
فَتَعْرِفُونَهَاsiz de onları tanıyacaksınız
وَمَاve değildir
رَبُّكَRabbin
بِغَٰفِلٍgafil
عَمَّاşeylerden
تَعْمَلُونَyaptıklarınız

-Ey Peygamber!- De ki: “Allah’ın sayılamayacak kadar çok olan nimetlerine hamdolsun. Allah size, sizin nefislerinizde, göklerde, yeryüzünde ve vermiş olduğu rızıklarda ayetlerini/delillerini gösterecektir. Sizler bunları hakkıyla tanıyıp bileceksiniz. Bunu bilmeniz sizi hakka ittiba etmeye yönlendirecek” Rabbin yaptıklarınızdan gafil değildir. Bilakis O, her şeyi bilir, ve yaptıklarınızın tümünden haberdardır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Sonunda yaptıklarınıza karşılık olarak size karşılığınızı verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir